KÜLTÜR SANAT - 12 Ekim 2021 Salı 09:51

(Özel) Kış çaylarının hazırlanmasında doğru bilinen yanlışlar

A
A
A
(Özel) Kış çaylarının hazırlanmasında doğru bilinen yanlışlar

Osmaniye’de sonbahar mevsiminin gelmesiyle birlikte bağışıklık sistemini güçlendiren kış çaylarının hazırlanmasıyla ilgili önemli tavsiyelerde bulunan Aktar Bülent Durna, kök karışımı çayların kaynatılarak bitki karışımı çaylarında demlenerek hazırlanması gerektiğini söyledi.

Osmaniye’de sonbahar mevsiminin gelmesiyle birlikte bağışıklık sistemini güçlendiren kış çaylarının hazırlanmasıyla ilgili önemli tavsiyelerde bulunan Aktar Bülent Durna, kök karışımı çayların kaynatılarak bitki karışımı çaylarında demlenerek hazırlanması gerektiğini söyledi.


Osmaniye’de kış aylarının gelmesiyle birlikte aktarlarda yoğunluk oluşmaya başladı. Özellikle mevsim geçişlerinde bağışıklık sisteminin düşmesiyle birlikte vatandaşların tercihi aktarların özel çay karışımları oldu. Kök ve bitki karışımlarından elde edilen lezzetli çayların doğru hazırlanması konusunda tavsiyelerde bulunan Aktar Bülent Durna, kök karışımı çayların kaynatılarak bitki karışımı çaylarında demlenerek hazırlanması gerektiğini kaydetti.


Kök ve bitki karışım çaylarında doğru bilenenlerin yanlış olduğunu ifade eden Aktar Bülent Durna, “Kış aylarına girdik. Kışın en önemlisi bağışıklık sistemini güçlendirmek. Bağışıklık sistemini arttırdığımız için vücudu birçok hastalıklardan koruruz. İki tane çay yaptım. Birisi kök gurubu birisi bitki gurubu. Ne olursa olsun kök guruplarının hepsi kaynar. Kök gurupları kaynadıkça özünü daha çok verir ve daha fazla faydalanılır. Bitki gurubunda da demleyerek elde edeceğiz. Anlatmak istediğim bitkilerin kullanımda esas şudur. Bitki guruplarının hepsi demlenir, kök guruplarının hepsi kaynatılarak kullanılır. Bunları vurgulamamın sebebi bunlar birçok insanın doğru bildiği yanlışlardır. Bitkileri saatlerce kaynatıyorlar. Oysa bitki kaynadıkça özelliğini kaybeder. Doğru bilenen yanlışların bu şekilde bilinmesi gerekiyor. Kökleri kaynatın bitkileri demleyin” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de Mercan Bilim Merkezi 200 bin ziyaretçiye ulaştı Mersin Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi, kısa sürede 200 bin ziyaretçiyi ağırladı. Bilimi eğlenceli ve erişilebilir hale getiren merkez, çocuklardan yetişkinlere kadar her yaştan ziyaretçiyi deneyimleyerek öğrenmeyle buluşturuyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezinde, 200 bin ziyaretçi sayısına ulaşıldı. Bu kapsamda, merkezde çocukların da katıldığı bir kutlama programı düzenlendi ve pasta kesimi gerçekleştirildi. Kısa sürede yoğun ilgi gören Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi, hem eğitici hem de farkındalık artırıcı çalışmalarıyla Mersin’de bilimin yaygınlaşmasına katkı sağlarken, her yaştan ziyaretçiyi bilimle buluşturarak doğa dostu yaşam bilincini güçlendirmeyi sürdürüyor. 5 yaşından itibaren her yaştan ziyaretçiye açık olması, merkezin erken yaşta bilimle tanışma ve öğrenmeyi teşvik eden yapısını güçlendiriyor. Ziyaretçiler; doğa, enerji verimliliği, iklim, çevre ve astronomi temalı içeriklerle öğrenme sürecine aktif şekilde katılım sağlıyor. Bilim ve çevre farkındalığını bir araya getiren merkez, interaktif sergi alanları, deney düzenekleri ve uygulamalı öğrenme istasyonlarıyla, bilimi eğlenceli ve erişilebilir bir şekilde sunuyor. Özellikle çocuklar ve gençler için hazırlanan atölye çalışmaları sayesinde iklim değişikliği, sıfır atık bilinci ve sürdürülebilir yaşam konuları uygulamalı etkinliklerle aktarılıyor. "Amacımız, bilimi her yaştan insan için eğlenceli ve merak uyandıran bir hale getirmek" Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi Şefi Duygu Ezici, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in bilimi ve eğitimi önceleyen vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen Mercan Bilim Merkezi’nde 200 bin ziyaretçiye ulaşmanın kendileri için büyük bir gurur ve motivasyon kaynağı olduğunu ifade ederek, "Amacımız, bilimi her yaştan insan için erişilebilir, eğlenceli ve merak uyandıran bir hale getirmek. Ziyaretçilerimizin burada deneyimleyerek öğrenmesi, soru sorması ve keşfetmesi, bizim en büyük kazanımımız. Özellikle çocukların gözlerindeki o heyecan, doğru yolda olduğumuzu bize her gün yeniden gösteriyor. Bu başarıda emeği geçen tüm ekip arkadaşlarımıza ve bizi tercih eden tüm ziyaretçilerimize gönülden teşekkür ediyoruz. Bundan sonra daha fazla kişiyi bilimle buluşturmaya devam edeceğiz. Nice 200 binlere" ifadelerine yer verdi.
Bilecik BŞEÜ’den otizmde yenilikçi bilimsel çalışma Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nde (BŞEÜ) otizmde yenilikçi bilimsel çalışma gerçekleştirildi. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Raif Zileli, uluslararası saygın bilimsel dergiler arasında yer alan Q1 kategorisindeki BMC Sports Science, Medicine and Rehabilitation (2026) dergisinde yayımlanan çalışmasıyla önemli bir akademik başarı elde etti. ‘Game-based and individualized movement training improves physiological and motor outcomes in young adults with autism spectrum disorder: an experimental study from Türkiye’ başlıklı çalışmada, oyun temelli ve bireyselleştirilmiş hareket eğitimi programının otizm spektrum bozukluğu tanılı genç yetişkinler üzerindeki etkileri incelendi. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, "Araştırmada bu programın fizyolojik parametreler ile motor beceriler üzerindeki etkilerini değerlendirmeyi amaçladık. Elde ettiğimiz sonuçlar, sekiz haftalık uygulama sürecinin ardından özellikle vücut kompozisyonu ve motor hızda anlamlı iyileşmeler sağlandığını, reaksiyon süresinde ise güçlü bir gelişim eğilimi ortaya koyduğunu göstermektedir. Bu çalışmamız, otizmli bireylerde hareket temelli müdahalelerin yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda bilişsel ve günlük yaşam becerilerine de katkı sağlayabileceğini ortaya koymaktadır. Türkiye’de sınırlı sayıda bulunan kontrollü deneysel çalışmalar arasında yer alan araştırmamızın, rehabilitasyon merkezleri, özel eğitim kurumları ve aile temelli uygulamalar açısından uygulanabilir ve sürdürülebilir bir model sunduğunu değerlendiriyoruz. Üniversitemizin özel ihtiyaçlı bireylere yönelik bilimsel çalışmalarıyla öne çıktığını, sağlık bilimlerinden eğitime uzanan disiplinler arası projelerle hem ulusal hem de uluslararası literatüre katkı sağlamaya devam ettiğini belirtmek isterim. Geliştirdiğimiz bilimsel modellerle özel ihtiyaçlı bireylerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi.