- 12 Nisan 2023 Çarşamba 09:14

Depremin acı hikayesi: Eşi ve 4 çocuğunu kaybeden Gazi İsmail Kaba o anları anlattı

A
A
A
Depremin acı hikayesi: Eşi ve 4 çocuğunu kaybeden Gazi İsmail Kaba o anları anlattı

Kahramanmaraş merkezli depremlerde binden fazla kişinin yaşamını yitirdiği Osmaniye’de eşi ve 4 çocuğunu kaybeden 45 yaşındaki Gazi İsmail Kaba o anları anlatırken, geriye birlikte çekindikleri bir aile fotoğrafı kaldı.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde binden fazla kişinin yaşamını yitirdiği Osmaniye’de eşi ve 4 çocuğunu kaybeden 45 yaşındaki Gazi İsmail Kaba o anları anlatırken, geriye birlikte çekindikleri bir aile fotoğrafı kaldı.


6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler bir çok ilde geriye acı hikayeler bıraktı. Osmaniye’de de Adnan Menderes Mahallesinde bulunan Metin Tamer Sitesinde deprem sırasında yıkılan B blokun en son katında oturan Gazi İsmail Kaba’da (45), yıkılan binanın enkazında ailesi ile birlikte kaldı. Gazi Kaba enkazdan yaralı olarak çıkartılırken, eşi Şenay (43) ile çocukları Durmuş Ali (21), Özlem (19), Fatma Sena (17) ve Furkan (14) kaybetti.


1996 yılında Hakkari Yüksekova’da bölücü terör örgütüyle girilen silahlı çatışmada Gazi olan ve Osmaniye Türkiye Harp Malülü Gaziler Şehit Dul ve Yetimler Derneği Şube Başkanlığı görevini yürüten İsmail Kaba deprem anında yaşadıklarını anlattı.


Deprem sırasında dua edip Kelime-i Şehadete başladıklarını anlatan İsmail Kaba,“ Depremde oturduğumuz apartman yıkıldı. Saat 4.17 de bina yıkılmadan önce uyandığımızda sallanıyordu. Eşim uyandırdı ’deprem oluyor kalk’ dedi. Kalktık çocukları yanımıza çağırdık. 2 kızım yanımıza geldi. Oğlanları çağırdık onlar gelmediler yanımıza. Deprem durmayınca çıkalım dedik koridora doğru yöneldiğimizde alttan büyük sarsıntı başladı. Binayı sallıyordu. Büyük gürültüyle kulak çınlatan o gürültü sesleri geliyordu. Yatak odasına geri döndük. Eşim ve 2 kızım yatak odasında bitmesini bekliyoruz. Eşim ’dua edin Kelime-i Şehadet e başlayın’ dedi. Çocuklarımızla birlikte dua etmeye başladık, bina yatmaya başladı, hem alttan vuruyor hem sallantı başladı" dedi.



Bina biranda üzerimize çöktü


Metin Tamer Sitesi’nde 7. katta olduklarını hatırlatan Kaba, "Yüksekte olduğumuz için sallantıyı çok belirgin şekilde hissettik binanın yattığını görüyorduk 3 veya 4 defa yattıktan sonra bina zemininden büyük bir gürültü geldi. O esnada ne olduğunu anlamadık bina bir anda üzerimize çöktü. Bilincim açık kaldığı için çocuklarıma seslendim ses yok, eşime seslendim ses yok. Yardıma gelen insanların seslerini duydum yardım istedim. Komşumuz geldi orada sordu. ’İsmail Kaba gaziyim ’dedim. ’Tanıyorum abi seni kurtaracağım’ dedi. Kızımın, eşimin aynı yerde olduğumuzu söyledim. 2 oğlumun salonun yanındaki odada yattıklarını söyledim onları da kurtaracağız dedi. Özel Harekat Polisi geldi yardıma makas ve demir kesici lazım deyince arabadan temin ederek demirleri kesip bizi çıkarttılar. Önce kızımı çıkarttılar kucağımdaydı Özlem ondan sonra diğer kızımı aldılar beni ve eşimi çıkarttılar” diye kaydetti.



Eşim ve çocuklarımın öldüğünü söylemediler


Uzun süre tedavi gördüğünü anlatan Kaba, "Akciğer kanamam vardı, belde ve kaburgalarda kırık vardı. Eşimin ve çocuklarımın hastanede tedavi gördüğünü söylediler. Eşimin, kızlarımın, oğullarımın vefat ettiklerini bilmiyordum. Yürüyemediğim, nefes almada sıkıntı yaşıyordum, akciğerde sorun olduğu için öğrendikten sonra kardeşlerime şehitlerimi ziyaret etmek istediğimi söyledim. Jandarmadan yardım istedim köye gidip şehitlerimi ziyaret etmek istiyorum diye, sağolsun ambulans ayarladılar aldı götürdüler. Ambulansla şehitlerimizin mezarını ziyaret ettim ilk defa orada gördüm mezarlarını" diye konuştu.



Büyük oğlum kardeşini kurtarmak için üzerine kapanmış


Konya’da Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesinde okuyan oğlu Durmuş Ali’nin kardeşini korumak için üstüne kapandığını aktaran Kaba, "Oğlum büyük sarsıntı başlayınca küçük kardeşinin üzerine kapanıyor kardeşini korumaya çalışmış. Deprem esnasında orada kendi canını hiç düşünmemiş, kardeşinin üzerine kapanmış şekilde bulmuşlar. Yaşları küçüktü ama yürekleri büyüktü. Hiç kaçmaya teşebbüs etmemiş kardeşini korumaya çalışmış. İkisi de şehit olmuş orada" ifadelerini kullandı.



Tek tesellim şehit eşi ve şehit babası olduğum


Konuşmasını sürdüren Kaba," Türkiye Harp Malülü Gaziler Şehit Dul ve Yetimler Derneği Genel Başkanı Mustafa Işık telefon etti ’ne mutlu başkanım size şehit eşi oldunuz, şehit babası oldunuz 2 defa gazi oldunuz’ dedi. Burada en çok benim kendimi teselli ettiğim konu çocuklarım , eşim şehit oldular diyorum. Bu şekilde kendimi teselli ediyorum. Başka hiçbir pencereden bakmıyorum. Tek pencereden bakıyorum eşim ve çocuklarım şehit oldular" şeklinde konuştu.


Hastaneye kendilerini ilk ziyarete gelenlerin Jandarmalar ve komutanlar olduğuna değinen Kaba, "Garnizon Komutanımız, Valimiz, Jandarma Genel Komutanımız daha sonra Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Derya Yanık hanımefendi, hepsi ziyaretime geldiler. Hepsine teşekkür ediyorum buradan geldiler, sordular, ilgilendiler" diyerek sözlerini tamamladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Uzmanlar: "Bayramda ikramları olabildiğince hafif tutun" Erzurum Sağlık İl Müdürlüğü, yaptığı paylaşımda bayramda yapılan ikramlara dikkat çekerek, "Yapılan ikramlar gün içerisinde kan şekerinin yüksek seyretmesine neden olabilir" ifadesini kullandı. Erzurum Sağlık İl Müdürlüğü tarafından yapılan paylaşımda, Diyetisyen Melike Karataş, bayram gelenekleri ve Erzurum’un kültüründe. misafire şeker, çikolata ile birlikte karbonhidrat, yağ ve şeker oranı yüksek su böreği, baklava gibi ikramlar sunulmasının vazgeçilmezlerden olduğunu anlatarak, "Ancak bu ikramların ziyaret edilen her evde sunulması ve tüketilmesi gün içerisinde kan şekerinin yüksek seyretmesine sebep olabilir. Gün boyu tekrar eden bu beslenme döngüsüyle özellikle çocuklar, yaşlılar ya da diyabet (şeker hastalığı), hipertansiyon (yüksek kan basıncı) gibi hastalığı bulunanlar için sağlık sorunları yaşama riski artar. Bunun önüne geçmek için ikramlıklar hazırlanırken şerbetli yerine sütlü tatlı hazırlanması; porsiyonların küçük tutulması; sebzeli veya yoğurtlu salataların (kabak tarator, yoğurtlu kereviz salatası, pancar salatası vb.) ikramlıklara eklenmesi; içecek olarak şekeri yüksek meyve suları yerine ayran ya da şekersiz açık çay, şekersiz Türk kahvesi gibi içeceklerin tercih edilmesi daha iyi olacaktır" dedi. Su içmek ihmal edilmemeli Erzurum için yine kültürel alışkanlıklar ve iklim şartları göz önünde bulundurulduğunda Ramazan ayı içerisinde iftar sonrası çayın çok önemli bir yer kapladığının görüldüğünü vurgulayan Karataş, "Hatta çoğu zaman çay içme alışkanlığı su tüketiminin önüne geçer. Bu alışkanlık Bayram’da da devam eder. Her ne kadar sağlıklı bireyler için günlük 6-8 çay bardağına kadar az demli çayın sağlık üzerine olumlu etkisi olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış olsa da içilen çayın demli olması, miktarının 6-8 çay bardağından fazla olması ya da su tüketiminin önüne geçmesi sağlık açısından riskler oluşturur. Su tüketiminin az olması, vücudun susuz kalmasına yol açabilir ya da bağırsak hareketlerinin yavaşlamasına sebep olabilir. Bu sebeple su tüketimi ihmal edilmemeli, günlük olarak en az 2-2,5 litre su içilmelidir" şeklinde konuştu. Hareketin artırılması hedeflenmeli! Bayram nedeniyle değişen beslenme düzeninin yol açabileceği hazımsızlığa dikkat çeken Karataş, "Bağırsak hareketlerinin azalması ya da kan şekeri yükselmesi gibi olumsuz durumlarla mücadelede etkili yöntemlerden biri de hareketin artırılmasıdır. Bayram dolasıyla yapılacak ziyaretler aktif bir gün geçirmek için fırsat olabilir. Bunu sağlamak adına ziyaretler esnasında yürüme mesafesinde olan yerlere araç yerine yürüyerek gitmek, günlük hareketi artırmaya yardımcı olur. Hatta gün içerisinde zaman ayrılarak 30 dakikalık bir yürüyüş planlanabilir. Hayatın her alanında önemli bir yere sahip olan sağlıklı ve dengeli beslenme bir yaşam tarzı hali olmalıdır. Bununla birlikte böyle özel zamanlarda doğru beslenme sağlık için daha da önem arz edebilmektedir" diye konuştu.
Bursa Bursa’da bayram yoğunluğunu fırsat bilen 2 kadın 16 bin liralık ürün çaldı Bursa’da bir giyim mağazasında yaşanan hırsızlık olayı "bu kadarına da pes" dedirtti. Bayram alışverişi nedeniyle oluşan yoğunluğu fırsat bilen iki kadın, mağazadan yaklaşık 16 bin TL değerinde ürünü çalarak kayıplara karıştı. O anlar saniye saniye güvenlik kameralarına yansıdı. Olay Bursa’nın Yıldırım ilçesinde meydana geldi. Giyim mağazasını yeni devralan iş yeri sahibi Melih Bülbül’ün iddiasına göre, komşu esnaf daha önce kendisini bölgede yaşanan hırsızlık olaylarına karşı uyarmıştı. Ancak uyarıdan kısa süre sonra mağaza da hırsızların hedefi oldu. İddiaya göre iki kadın şüpheli, müşteri gibi mağazaya girerek bir süre içeride dolaştı. Bayram yoğunluğu nedeniyle çalışanların başka müşterilerle ilgilenmesini fırsat bilen şüpheliler, seçtikleri ürünleri fark ettirmeden mağaza dışına çıkarmaya başladı. Ürünleri dışarı taşıyan şüphelilerin daha sonra poşetlere koyarak uzaklaştıkları öğrenildi. Durum iş yerinin güvenlik kameralarını izleyen iş yeri sahibinin babası tarafından fark edildi. Hemen mağaza çalışanlarına haber verilse de yoğunluk nedeniyle geç fark edilen olayda şüpheliler çoktan kayıplara karıştı. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, güvenlik kamerası görüntülerini incelemeye alırken, şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı. Yaşanan olaya tepki gösteren iş yeri sahibi Melih Bülbül, "Burayı yeni devraldığımızda komşular hırsızlık olaylarının çok olduğunu söylemişti. Biz de dikkatli oluruz dedik ama ilk ayımızda başımıza geldi. Ramazan ayında olması bizi ayrıca üzdü. Emek veriyoruz, mücadele ediyoruz. İnşallah bir an önce yakalanırlar" dedi. İş yeri sahibi, benzer durumların yaşanmaması için şüphelilerin bir an önce yakalanmasını beklediklerini söyledi.