ASAYİŞ - 13 Ocak 2026 Salı 10:58

Osmaniye’de bir haftada 88 şüpheli yakalandı

A
A
A
Osmaniye’de bir haftada 88 şüpheli yakalandı

Osmaniye’de jandarma sorumluluk bölgesinde son bir haftada meydana gelen 100 asayiş olayıyla ilgili 88 şüpheli yakalanırken, çeşitli suçlardan aranan 40 kişi de gözaltına alınarak adli makamlara sevk edildi.


Osmaniye İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince, 5-11 Ocak tarihleri arasında kent genelinde asayişin sağlanmasına yönelik operasyonlar ve denetimler gerçekleştirildi. Bu kapsamda meydana gelen 100 asayiş olayıyla ilgili 88 şüpheli yakalandı. Yapılan arama ve kontrollerde, 1 kurusıkı tabanca, 1 av tüfeği, 1 gram eroin, 1 gram kubar esrar, 1 gram bonzai, 4 gram metamfetamin, 24 adet uyuşturucu hap, 310 bin adet makaron, 410 paket kaçak sigara ve 1 kilo açık tütün ele geçirildi.


Aranan şahısların yakalanmasına yönelik yürütülen çalışmalarda ise, ifadeye yönelik aranması bulunan 17 kişi, 0-5 yıl arası kesinleşmiş hapis cezası bulunan 22 kişi ve 5-10 yıl arası hapis cezası bulunan 1 kişi olmak üzere toplam 40 kişi yakalanarak adliyeye sevk edildi.



Osmaniye’de bir haftada 88 şüpheli yakalandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Uzm. Dr. Şengül Can Duman: "İki doz KKK aşısı yüzde 97 koruma sağlar" Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Şengül Can Duman, kızamık vakalarındaki artışla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Son dönemde tamamen önlenebilir bir hastalık olan kızamık yeniden yükselişe geçti. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve UNICEF’in 2025 verilerine göre, Avrupa Bölgesi’nde 2024 yılında 127 bini aşkın kızamık vakası bildirildi ve bu sayı son 25 yılın en yüksek seviyesi oldu. Türkiye’de de önceki yıllara kıyasla vaka sayılarının belirgin şekilde arttığı belirtiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Şengül Can Duman, kızamık vakalarındaki artışla ilgili değerlendirmelerde bulundu. 5 yaş altı çocuklar risk altında Kızamığın havayoluyla bulaşan viral bir hastalık olduğunu belirten Uzm. Dr. Şengül Can Duman, "Enfekte bir kişi, ortalama 18 kişiye virüsü yayabilir. Belirtiler yüksek ateş, öksürük, burun akıntısı, gözlerde kızarıklık ve karakteristik döküntüyle başlar. Ancak asıl tehlike komplikasyonlardadır. Zatürre, beyin iltihabı (ensefalit) ve nadir olsa da ölümcül sonuçlar doğurabilir. Özellikle 5 yaş altı çocuklar ve bağışıklığı baskılanmış bireyler risk altındadır. DSÖ’ye göre, küresel olarak kızamık hâlâ çocuk ölümlerinin önde gelen nedenlerinden biridir" dedi. "Aşısız çocuklar salgının ana kaynağı" Kızamığın Türkiye’de yıllardır uygulanan aşılama programıyla önemli ölçüde kontrol altına alındığını hatırlatan Duman, "İki doz kızamık-kızamıkçık-kabakulak (KKK) aşısı sayesinde vaka sayıları tek hanelere kadar düşmüştür. Ancak pandemi sonrası aşı kapsama oranlarında yaşanan düşüş ve aşı tereddüdünün yayılması tabloyu değiştirmiştir. Pandemi sırasında yayılan yanlış bilgiler bu eğilimi körüklemiştir. Mitler; örneğin aşıların otizm yaptığı iddiası yıllardır çürütülmüş olsa da sosyal medya üzerinden hızla yayılmıştır. Sağlık Bakanlığı verileri, birinci doz aşı oranlarının yüzde 95 civarında olduğunu gösterse de, bölgesel eşitsizlikler ve eksik dozlar nedeniyle toplum bağışıklığı zayıflamaktadır. Aşısız veya eksik aşılı çocuklar salgının ana kaynağıdır. Ayrıca göç hareketleri ve uluslararası seyahatler ithal vakaları artırmaktadır" şeklinde konuştu. "Aşı karşıtlığı toplumsal sonuçlar doğuruyor" Aşı karşıtlığının yalnızca bireyleri değil tüm toplumu etkilediğini belirten Duman, "Toplum bağışıklığı için yüzde 95’in üzerinde kapsama gerekir; bu eşik altına düşüldüğünde virüs savunmasız gruplara sıçrar. Hastalık geçiren çocuklar zatürre veya ensefalitle hastaneye yatmaktadır. Uzmanlar, aşıların güvenli ve etkili olduğunu binlerce çalışma ile kanıtlamaktadır. İki doz KKK aşısı yüzde 97 koruma sağlar" ifadelerini kullandı. "Gelecek nesillerin kızamıkla tanışmaması bizim elimizde" Aşıların insanlık tarihindeki en büyük sağlık başarılarından biri olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Şengül Can Duman, "Bu salgın, aşıların değerini bir kez daha hatırlatmaktadır. Kızamık gibi yok edilebilir bir hastalığın geri dönmesine izin vermek sadece bireysel bir tercih değil, topluma karşı bir sorumluluk ihmalidir. Ebeveynler, çocuklarının aşı takvimini gözden geçirerek; sağlık çalışanları doğru bilgiyle tereddütleri gidererek; toplum ise dayanışmayla bu zinciri güçlendirerek harekete geçmelidir. Aşılar güvenlidir, etkilidir ve milyonlarca hayat kurtarmıştır. Gelecek nesillerin kızamıkla tanışmaması ailelerin elindedir" dedi.
Samsun Başkan Sandıkçı’dan karla mücadele çalışmalarına yakın takip Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, kar yağışının etkili olduğu ilçede ekiplerle birlikte sahada karla mücadele çalışmalarını yakından takip ettiklerini ve çalışmaların aralıksız sürdüğünü söyledi. Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, kar yağışının etkili olduğu ilçede ekiplerle birlikte sahada karla mücadele çalışmalarını yakından takip ettiklerini ve çalışmaların aralıksız sürdüğünü söyledi. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçede yürütülen karla mücadele çalışmalarını yerinde inceledi. Çalışmaların koordineli bir şekilde sürdürüldüğünü belirten Sandıkçı, ilçede kapalı yol bulunmadığını ifade etti. Kar küreme, yol açma ve tuzlama çalışmalarının yoğun şekilde devam ettiğini vurgulayan Sandıkçı, "Tüm ekiplerimizle sahada karla mücadele çalışmalarımıza devam ediyoruz" dedi. Etkin mücadele Karla mücadele çalışmalarına ara vermeden devam ettiklerini belirten Başkan Sandıkçı, tüm ekip ve ekipmanlarla sahada olduklarının altını çizdi. Sandıkçı, "Karla mücadele çalışmalarımızı hummalı bir şekilde sürdürüyoruz. 7/24 esasıyla çalışarak yollarımızı her daim açık tutuyoruz. Kar küreme ve yol açma çalışmalarımızın yanı sıra buzlanma ve don olaylarına karşı yol tuzlama çalışmalarımıza da gayretle devam ediyoruz" şeklinde konuştu. Gönülleri ısıtan ikram Soğuk kış şartlarına rağmen sahada görev yapan Canik Belediyesi ekipleri, Gönül Sofrası İkram Aracı ile vatandaşlara sıcak ikramlarda da bulunuyor. İlçenin farklı noktalarında sıcak çorba dağıtımı gerçekleştiren Canik Belediyesi, karla mücadeledeki özverili çalışmasının yanı sıra sosyal destekleriyle de vatandaşların gönlüne dokunuyor.
Kayseri Melikgazi’de 2025 yılında 4 bin çift dünya evine girdi Melikgazi Belediyesi Evlendirme Şefliği tarafından 2025 yılında yoğun bir nikâh trafiği yaşandı. Nikâh salonlarının 2025 yılı içerisinde yenilenerek Mihrimah Sultan Nikâh Salonu ve Mimarsinan Nikâh Salonu adıyla hizmet vermeye başlamasıyla birlikte 4 bin adet nikâh işlemi gerçekleştirildi. Özellikle evlilik tarihleri açısından yoğun talep gören özel günlerde dikkat çeken rakamlara ulaşıldı. 05.05.2025 tarihinde 60 nikâh, 25.05.2025 gibi talebin yoğun olduğu özel günlerde ise 40 nikâh kıyılarak Melikgazi Belediyesi, il genelinde en fazla nikâh kıyan belediye oldu. Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, evlenen tüm çiftlere hayırlı olsun dileklerini ileterek, 2026 yılında da binlerce nikâha ev sahipliği yapacak olmanın heyecanını yaşadıklarını belirtti. Başkan Palancıoğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "Evlilik, hayatın en önemli dönüm noktalarından biridir. Aile kurmak ve topluma faydalı bireyler yetiştirmek büyük bir sorumluluktur. Melikgazi Belediyesi olarak çiftlerimizin en mutlu günlerine şahitlik etmekten büyük mutluluk duyuyoruz. 2025 yılında yenileyerek modern ve nezih bir görünüme kavuşturduğumuz Mihrimah Sultan ve Mimarsinan Nikâh Salonlarımız, vatandaşlarımızdan büyük beğeni aldı. Evlenmek isteyen vatandaşlarımız; nüfus cüzdanı, fotoğraf ve sağlık raporu ile birlikte Melikgazi Belediyesi Evlendirme Şefliğimize başvuruda bulunabilirler. Tüm çiftlerimize hayırlı, mutlu ve uzun ömürlü evlilikler diliyorum."
Gaziantep Mide kanaması geçiren gazinin iğne yapılarak evine gönderildiği iddia edildi Mide rahatsızlığı şikayetiyle Gaziantep’te Özel Düztepe Yaşam Hastanesi Acil Servisi’ne başvuran Gazi Abdullah Çelik’in iğne yapılarak taburcu edildiği ileri sürüldü. Eve gönderilen Çelik, şikayetlerinin artması üzerine Gaziantep Şehir Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Gazinin burada yapılan tetkiklerinde mide kanaması geçirdiği öğrenildi. İddiaya göre, 7 Ocak tarihinde kusma, mide bulantısı ve karın ağrısı şikayetleriyle Özel Düztepe Yaşam Hastanesi Acil Servisi’ne başvuran Abdullah Çelik’e, doktor tarafından "zehirlenme olabilir" denilmesine rağmen herhangi bir kan tahlili veya kapsamlı tetkik yapılmadı. Hastaya yalnızca kusmayı durdurmaya yönelik bir iğne yapıldığı ve şahsın mide bulantısını azaltacak ilaçlar yazılarak taburcu edildiği öne sürüldü. Hasta yakınları, acil serviste kısa süre beklemelerine rağmen kusmanın devam ettiğini tekrar doktora bildirdiklerini, buna rağmen yeni bir müdahale yapılmadığını iddia etti. Eve döndükten sonra da şikayetlerin sürdüğü, ertesi gün hastanın fenalaşması üzerine ambulansla Gaziantep Şehir Hastanesi’ne götürüldüğü belirtildi. Şehir Hastanesi’nde yapılan tetkikler sonucunda Abdullah Çelik’e mide kanaması teşhisi konulduğu ve gerekli tedavinin başlatıldığı ifade edildi. Abdullah Çelik’in yakınları, ilk başvurdukları hastanede zamanında ve yeterli müdahale yapılmaması nedeniyle hastanın durumunun ağırlaştığını savunarak, durumu hastane yönetimine iletmek istediklerini ancak başhekimliğe ulaşamadıklarını, kendilerine yalnızca ertesi güne randevu teklif edildiğini dile getirdi. Yaşananlar nedeniyle mağdur olduklarını belirten aile, yetkililerden gerekli denetimlerin yapılmasını istedi. "Babamın mide kanaması geçirdiğini şehir hastanesinde öğrendik" Babasına mide kanaması geçirmesine rağmen iğne yapılarak gönderildiğini öne süren Celal Çelik, "7 Ocak Çarşamba günü babam, eşim tarafından Düztepe Yaşam Hastanesi’ne götürüldü. Doktora mide bulantısı ve kusma şikayetlerini ilettiler. Ancak hiçbir kan tahlili ya da gözetim olmadan sadece mideyi rahatlatacak bir iğne yapıldı. Kusma devam etmesine rağmen ‘biraz daha bekleyin’ denildi ve ardından taburcu edildi. Ertesi gün babam fenalaştı. Ambulansla Şehir Hastanesi’ne götürdük ve orada mide kanaması geçirdiğini öğrendik. Tedavisi yapıldı, çok şükür şu an taburcu olma ihtimali var. Şehir Hastanesi’nde doktorundan temizlik personeline kadar herkes çok ilgiliydi, kendilerine teşekkür ediyorum" dedi. "Hiçbir şekilde tahlil yapılmadı" Hastanede herhangi bir tetkik yapılmadığını savunan Çelik, "Hastanede hiçbir şekilde tahlil yapılmadı. Bunu belgelemek için e-Nabız üzerinden resmi kayıtlara da baktım. Yapılan işlemler orada net şekilde görülüyor" ifadelerini kullandı. "Biraz daha geç kalınsaydı ölümle sonuçlanabilirdi" Yaşanan ihmalin daha ağır sonuçlar doğurabileceğini belirten Celal Çelik, "bu durum ilk olmadı. Çünkü bundan iki ay önce de benzeri bir durumu yaşadık. Yine ailemden olmak üzere yengem apandisitten dolayı rahatsızlanmıştı. O an hemen ’acil ameliyat’ dediler ama ben o an yengemin ameliyatlık bir durumunu görmedim. Ben doktor değilim ama az çok biliyoruz yani. Yani o an hemen yine şehir hastanesine götürdüm. Oradaki doktor ise bana ’ameliyatlık bir durum ama şu an acil ameliyat olacak bir durum değil’ dedi. O an yengeme bir serum yaptılar. Yengem rahatladı. 20 gün sonra da gitti ameliyatın oldu. Özel Düztepe Yaşam Hastanesi’nden şikayetçiyim ve bu şikayetimin arkasında duracağım" diye konuştu.