KÜLTÜR SANAT - 29 Eylül 2025 Pazartesi 14:37

Osmaniye’de, Türkiye’nin ilk Devlet Hastanesi kütüphanesine hizmete açıldı

A
A
A
Osmaniye’de, Türkiye’nin ilk Devlet Hastanesi kütüphanesine hizmete açıldı

Türkiye’de ilk kez bir devlet hastanesi bünyesinde açılan kütüphane Osmaniye Devlet Hastanesinde hizmete açıldı.


Osmaniye İl Sağlık Müdürlüğü ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü arasında imzalanan protokol kapsamında Osmaniye Devlet Hastanesi Halk Kütüphanesi açıldı. Türkiye’de ilk kez devlet hastanesi bünyesinde kurulan kütüphanenin açılışına Kültür Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Batuhan Mumcu, Osmaniye Valisi Erdinç Yılmaz, Osmaniye Belediye Başkanı İbrahim Çenet, protokol mensupları ve sağlık çalışanların yanı sıra vatandaşlarda katıldı. Yaklaşık 300 metre kare alanda sağlık çalışanları, tedavi gören vatandaşlar ve hasta yakınlarına hizmet verecek olan kütüphane, hastane ortamında sosyal ve kültürel destek sunmayı hedefliyor.


Kütüphanenin Türkiye’de bir ilk olduğunu belirten Kültür Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Batuhan Mumcu, "Osmaniye’de tarihi boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış, kültürel çeşitliliğiyle fıstık tarlalarından doğan bereketiyle yörük kültüründen gelen misafirperverliğiyle her zaman özel bir yere sahip olmuştur. Bugün açılışını yaptığımız kütüphanede işte bu katmanlı kimliğin üzerine inşa edilen yeni bir kültür durağıdır. Osmaniye’yi elimizde kütüphane hizmetlerinin güçlenmesine büyük önem sarf ediyoruz. Osmaniye Devlet Hastanesi’nde yer alan yaklaşık 300 metre karelik bu alanda kurulan kütüphanemiz 7 bin üzeri kitap koleksiyonuyla ve 50 kişilik oturma kapasitesiyle Osmaniyelilere ve çevre ilçelilere hizmet verecek bir alandır. Danışma bölümünde özellikle tıp alanında başvuru kaynaklarının yer alması da sağlık çalışanlarımız için önemli bir imkan sağlamaktadır. Burası sağlık hizmeti almak için hastanede bulunan vatandaşlarımızın tedavi sürecinde zamanında değerlendirmek isteyen refakatçilerine dinlenme aralarında kitapların dünyasına adım atmak isteyen sağlık çalışanlarımızın dair bir oluşma noktası olacaktır "diye konuştu.



Osmaniye’de, Türkiye’nin ilk Devlet Hastanesi kütüphanesine hizmete açıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.