Son Dakika
|
İstanbul’da polisevinde yangın paniği
Tuzla’da işçi konteynerlerinde yangın: 7 yaralı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''İlahilerden rahatsız olunmamalı''
Şehit Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat’ın görüntüsü ortaya çıktı!
Galatasaray Başkanı Dursun Özbek PFDK’ya sevk edildi
Trump'tan İran'a: "Nükleer silaha sahip olmalarına izin vermeyeceğim"
F-16 uçağının düştüğü bölgede çalışmalar sabahın ilk ışıklarıyla devam ediyor
Balıkesir’de F-16 uçağı düştü: Pilot şehit oldu
Bursa’da film gibi cinayet davasında karar!
MHP lideri Bahçeli: ''MEB'in ramazan genelgesini sonuna kadar destekliyorum''
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Ecuador Prison Crisis and the Rise of Criminal Control
Hollanda Kraliyet Havayolları Amsterdam-Tel Aviv uçuşlarını geçici olarak askıya aldı
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Hem savaşa hem de barışa hazırız"
ABD’li Özel Temsilci Barrack, Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ile görüştü
Uludağ’daki uluslararası kayak organizasyonlarının lansmanı Bursa’da yapıldı
Bakan Güler, şehit aileleri ve gazilerle iftarda bir araya geldi
TİKA’dan Astana’da 500 kişilik iftar programı
Bakan Fidan, İİT üyesi ve gözlemcisi ülkelerin büyükelçileriyle iftarda bir araya geldi
POLİTİKA
Bakan Güler: "Terörün ortadan kaldırılması tarihi bir sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır"
25 Şubat 2026 Çarşamba - 23:16:25
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Terörün tam anlamıyla ortadan kaldırılması tarihi bir sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır. Şu husus unutulmamalıdır ki güvenliğini ve toplumsal bütünlüğünü aynı çizgide koruyabilen ülkeler, böylesine kaotik dönemlerde tehditleri kendinden uzakta tutarak vatandaşlarına umut verecek kudrete sahip olabilmektedirler" dedi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, şehit aileleri ve gazilerle iftarda bir araya geldi. Bakan Güler programda yaptığı konuşmasında, "Bu güzel ve bereketli iftar sofrasında siz değerli ailelerimizi ve kahraman gazilerimizi ağırlamak, bizler için tarifsiz bir mutluluktur. Teşriflerinizden dolayı onur duyduk, bahtiyar olduk. Hoş geldiniz şeref verdiniz. Sözlerimin başında bu gece saat bir sularında Balıkesir 9’uncu Ana Jet Üs Komutanlığımızdan kalkış yaptıktan sonra kaza kırıma uğrayan F-16’mızın pilotu, Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat’a Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve asil milletimize baş sağlığı diliyorum. Hadisenin nedeni kaza kırım ekibinin yapacağı inceleme sonucunda belirlenecektir. Semalarımızın güvenliği için görev yapan kahraman şehidimiz vatan sevgisi ve aşkıyla vazifesini icra etmekteydi. Fedakârlığını daima şükran ve minnetle yad edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Her bir şehidimiz, bugünün ve yarının güçlü Türkiye’sinin mimarlarıdırlar" Şair Arif Nihat Asya’nın ‘Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor’ şiirini okuyan Bakan Güler, "Asil milletimizin en büyük özelliklerinden biri millî ve manevi değerlerine bağlılığı ve bu değerleri uğruna canlarını ortaya koyup mücadele ederek şehitlik ve gaziliği en büyük şeref nişanesi görmesidir. Bayrak şairimiz Arif Nihat Asya’nın, ‘Şehitler tepesi boş değil, toprağını kahramanlar bekliyor ve bir bayrak dalgalanmak için; Rüzgâr bekliyor’ mısralarında da dile getirdiği gibi asil milletimizin istiklaline sevdalı nice yiğit ve kahraman evladı milli ve manevi değerlerimizi korumak uğruna kahramanlıkla mücadele ederek ya şehit ya da gazi olmuşlardır. İstiklal ve istikbalimiz uğrunda şehit ve gazilik payesine ulaşan tüm kahramanlarımız birlik ve beraberliğimizin en büyük teminatıdırlar. Vatanımız ve al bayrağımız için hayatlarını feda eden her bir şehidimiz, bugünün ve yarının güçlü Türkiye’sinin mimarlarıdırlar. Yardan ve serden geçebilen şehitlerimize yoldaş ve şehadete âşık olan siz gazilerimizin yazdığı kahramanlık destanları da şanlı ordumuzun her zaman ilham kaynağı olmuştur" diye konuştu. "Bayrağımız göklerde dalgalanıyorsa şehitlerimiz ile gazilerimize borçluyuz" Bakan Güler, "Çok iyi biliyoruz ki bugün 86 milyon, vatanımızda özgürce yaşıyorsak, bayrağımız göklerde dalgalanıyorsa bunu da aziz şehitlerimiz ile siz kahraman gazilerimize borçluyuz. Sizlerle ne kadar gurur duysak azdır. Dolayısıyla şehitlerimizin ve sizlerin yazdığı kahramanlık destanları hiçbir zaman unutulmayacak, asil milletimizin vefa dolu gönlünde sonsuza dek yaşayacaktır. Şehitlerimizin, gazilerimizin ve siz kıymetli ailelerimizin fedakârlıklarının bedeli hiçbir şeyle ölçülemez. Kıymetli Şehit ve Gazi ailelerimiz; canlarınızdan bir parça olan kıymetlileriniz, ülkemiz için emsalsiz bir mücadele ile fedakârlıklarda bulunurken sizler de bu vatan için kelimelerle tarif edilemez büyük zorluklara göğüs gerdiniz. Yaşadığınız acılar karşısında metanetinizi asla kaybetmediniz, vakur duruşunuzdan asla ödün vermediniz ve milletimizin ferasetini dosta düşmana bir kez daha gösterdiniz" ifadelerini kullandı. Şehit ailelerinin haklarının ödenemeyeceğini ifade eden Bakan Güler, "Sizler, milletimizin baş tacı Türkiye Cumhuriyeti’nin manevi mimarlarının biricik emanetisiniz. Siz kıymetli ailelerimizin hakkını ne yaparsak yapalım asla ödeyemeyiz. Ancak sizlerin hayatını kolaylaştırmak, yaşam standartlarınızı yükseltmek için devletimiz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın koordinatörlüğünde yoğun bir gayret sarf etmektedir. Şunu çok iyi biliyoruz ki acınızı paylaşmak, gözyaşlarınızı dindirmek, sizleri hiçbir zaman yalnız bırakmamak bizim en büyük sorumluluğumuzdur. Aynı şekilde şehit ve gazilerimizin uğruna mücadele ettiği değerleri koruyarak bu mirasa sahip çıkmak, hepimizin en önemli vazifesidir. Nitekim kahraman ordumuz, şehitlerimizin kanlarını yerde bırakmamak ve siz kıymetli ailelerinin gözyaşlarının hesabını sormak için bugüne kadar terör örgütlerine büyük darbeler vurmuş ve örgütün hareket kabiliyetini büyük ölçüde sınırlandırmıştır" şeklinde konuştu. "Süreçte atılacak adımlar şehitlerimizin aziz hatırasına kesinlikle leke düşürmeyecek" Terörsüz Türkiye sürecine değinen Bakan Güler, şunları kaydetti: "40 yılı aşkın süredir ülkemizin huzurunu ve güvenliğini tehdit eden terör belasından kurtulmak ve evlatlarımızın aydınlık geleceğini teminat altına almak için devletimiz, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini başlatmıştır. Bu tarihi süreç kardeşliğimizi pekiştirme, milletimizi güvenli ve müreffeh yarınlara ulaştırma kararlılığımızın da en açık göstergesidir. Altını çizmek isterim ki bu süreçte atılan ve atılacak tüm adımlar şehitlerimizin aziz hatırasına kesinlikle leke düşürmeyecek, gazilerimizin onuruna ve emeklerine asla zarar vermeyecek niteliktedir. Bu yolda milletimizin birliğini, kardeşliğini ve güvenliğini zedeleyecek hiçbir adım atılmamış bundan sonra da atılmayacaktır. Süreç asırlara uzanan köklü tarihimizden ve ferasetli devlet geleneğimizden aldığımız güçle yönetilmektedir. Yegane amacımız artık evlatlarımızı yitirmediğimiz, kanın ve gözyaşının sona erdiği, ayrılık tohumlarının kökünden söküldüğü çocuklarımızın sadece barış ve kardeşlik ortamında büyüdüğü bir geleceği inşa etmektir. Hâlihazırda sahadaki gelişmeleri dikkatle izliyor, tüm tedbirlerimizi her zamanki hassasiyetimizle almaya devam ediyoruz." "Terörün ortadan kaldırılması tarihi bir sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır" "Yakın coğrafyamızda meydana gelen çok boyutlu ve aktörlü gelişmeler, ülkemizin stratejik yaklaşımlarını doğrudan etkilemektedir" diyen Bakan Güler, "Nitekim tehdit yelpazesinin her geçen gün daha da belirginleştiği bu uluslararası ortamda, askeri caydırıcılığımızın artırılması kadar iç barışın ve toplumsal kardeşliğin tahkim edilmesi de bir o kadar hayatidir. İşte bu yüzden terörün tam anlamıyla ortadan kaldırılması tarihi bir sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır. Şu husus unutulmamalıdır ki güvenliğini ve toplumsal bütünlüğünü aynı çizgide koruyabilen ülkeler, böylesine kaotik dönemlerde tehditleri kendinden uzakta tutarak vatandaşlarına umut verecek kudrete sahip olabilmektedirler" ifadelerini kullandı. Türkiye Yüzyılı hedeflerine emin ve kararlı adımlarla ilerlediklerini vurgulayan Bakan Güler, "Türkiye de yakın coğrafyasında krizlerin, çatışmaların ve savaşların yaşanmasına rağmen; Sayın Cumhurbaşkanımızın stratejik liderliğinde yürütülen etkin ve kararlı diplomasi ile şanlı ordumuzun gücü ve etkinliği sayesinde istikrar adası olma vasfını sürdürmekte, böylece milletine güven vermeyi başarabilmektedir. Bu anlayışla ülkemizin hak ve menfaatlerini her koşulda kararlılıkla korumak için üzerimize düşen tüm sorumlulukları yerine getirmeye, aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin mirasına sıkı sıkıya sahip çıkmaya devam ediyoruz. ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimize emin ve kararlı adımlarla ilerlediğimiz bu süreçte; terörsüz Türkiye hedefimizi gerçekleştirmek için çalışmalarımızı sürdürecek, yerli ve milli savunma sanayimizi daha da ileri seviyelere taşımak için gayretlerimize devam edecek, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin gücünü sürekli tahkim edeceğiz" şeklinde konuştu. "Ülkemizi ve asil milletimizi en iyi şekilde temsil ettik" Türk Silahlı Kuvvetlerinin NATO’nun en büyük tatbikatı olan Steadfast Dart 2026 tatbikatına deniz, kara ve hava unsurları ile katıldığını hatırlatan Bakan Güler, şunları kaydetti: "Şu bir gerçek ki bugün, sadece sınırlarımız içinde değil, sınırlarımız dışında da barış ve istikrara katkı sağlayan bir ülke konumundayız. Nitekim en son Türk Silahlı Kuvvetleri olarak NATO’nun en büyük tatbikatı olan Steadfast Dart 2026 tatbikatına deniz, kara ve hava unsurlarımızla iştirak ederek Avrupa güvenlik mimarisine katkı sağlama kabiliyetlerimizi ortaya koyduk. Bu çerçevede Kahraman Mehmetçiğimizin gücünü disiplinini ve hazırlık seviyesini yerli ve milli silahlarımızın etkinliğini ve ileri teknolojisini de göstererek ülkemizi ve asil milletimizi en iyi şekilde temsil ettik. Özellikle belirtmeliyim ki kahraman ordumuzun yaklaşık 2 bin personelden oluşan bir kuvveti sınırlarımızdan 6 bin 450 kilometre ve 3 bin 480 deniz mili mesafeye hızlı bir şekilde ulaştırma kudreti muharebeye ne denli hazır olduğu göstermektedir. İçinde bulunduğumuz dönemde görev ve sorumluluklarımız birbirinden çeşitli ve büyük olsa da motivasyon ve inancımız da bir o kadar kuvvetlidir. Zira başta siz şehit ve gazi ailelerimiz olmak üzere asil milletimizin desteğini her an hissediyor aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin mirasından aldığımız güçle gece gündüz demeden artan bir azim ve şevkle çalışıyoruz. Çalışmaya da devam edeceğiz."
25 Şubat 2026 Çarşamba - 21:44
Bakan Güler, şehit aileleri ve gazilerle iftarda bir araya geldi
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, şehit aileleri ve gazilerle iftarda bir araya geldi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 21:33
MHP Kütahya Milletvekili Erbaş: "Hocalı’da yaşananlar insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmada, Hocalı’da 26 Şubat 1992’de yaşananların sıradan bir savaş olmadığını vurgulayarak, "Bu açık bir katliamdır, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur" dedi. MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada, 26 Şubat 1992’de Azerbaycan’ın Hocalı kentinde yaşanan olayların Türk milletinin hafızasında derin bir yara olarak yer aldığını belirtti. Hocalı’da askerlerin değil; kadınların, çocukların ve yaşlıların hedef alındığını ifade eden Erbaş, 613 Azerbaycanlı sivilin hunharca katledildiğini, esir alınan sivillere insanlık dışı işkenceler yapıldığını ve birçok kişinin akıbetinin hâlâ bilinmediğini söyledi. Erbaş, Hocalı’nın yalnızca Azerbaycan’ın değil, tüm Türk dünyasının ortak acısı olduğunu dile getirerek, "Biz iki devlet olabiliriz ama tek milletiz. Hocalı’da dökülen kan 30 yıldır hafızamızda diri kaldı. Uluslararası mekanizmalar sustu ama Türk milleti susmadı. Adalet yerini bulmadan acılar dinmez" ifadelerini kullandı. "30 yılın acısının, sabrının ve onurunun hesabı görülmüştür" 2020 yılında 44 gün süren Vatan Muharebesi’ne de değinen Erbaş, kahraman Azerbaycan ordusunun işgal altındaki topraklarını kurtararak tarihe geçen bir zafere imza attığını belirtti. Bu mücadelenin bir öfke patlaması değil, haklılığın ve egemenlik hakkının tecellisi olduğunu vurgulayan Erbaş, "30 yılın acısının, sabrının ve onurunun hesabı görülmüştür" dedi. Karabağ’da bugün dalgalanan bayrağın yalnızca bir toprak parçasının geri alınması anlamına gelmediğini kaydeden Erbaş, bunun Hocalı’da hayatını kaybeden masumların onurunun yeniden ayağa kaldırılması olduğunu söyledi. Adaletin gecikebileceğini ancak asla yok olmayacağını ifade etti. Konuşmasında milliyetçilik anlayışlarına da değinen Erbaş, "Bizim milliyetçiliğimiz hamaset ya da saldırganlık değildir. Kardeşimizin hakkı gasp edildiğinde onun yanında durmaktır" dedi. Türkiye’nin her zaman Azerbaycan’ın yanında olduğunu vurgulayan Erbaş, Türkiye Cumhuriyeti’nin bu duruşunun diplomatik bir tercih değil, tarihî bir sorumluluk olduğunu belirterek, "Kardeşliğimiz sözde değil ve tarihte yazılıdır" şeklinde konuştu. Güney Kafkasya’da kalıcı barışın ancak güçlü bir Azerbaycan ile mümkün olabileceğini dile getiren Erbaş, zayıf olanın barışının olmayacağını, güçlü olanın barışının olacağını ifade etti. Erbaş, konuşmasının sonunda Hocalı’da hayatını kaybeden 613 Azerbaycanlıyı rahmetle andıklarını belirterek, "Aziz hatıraları milletimizin vicdanında ebediyen yaşayacaktır. Türk milleti dün vardı, bugün vardır, yarın da var olacaktır. Karabağ Türk’tür. Can Azerbaycan yalnız değildir. Türk milleti birdir, diridir ve ebediyen beraberdir" dedi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 21:32
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz toplumun her kesiminin hak ve özgürlüklerini genişletmeye odaklanıyoruz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz toplumun her kesiminin hak ve özgürlüklerini genişletmeye odaklanıyoruz. İnşallah bundan sonra da aynı hassasiyetle hareket edeceğiz" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
25 Şubat 2026 Çarşamba- 12:47
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''İlahilerden rahatsız olunmamalı''
2
25 Şubat 2026 Çarşamba- 12:03
Bakan Gürlek: "Genel af ya da şahsa özgü bir düzenleme olmayacak"
3
24 Şubat 2026 Salı- 21:36
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Her oyunu bozacak, her komployu boşa çıkaracak hazırlığımız var"
4
25 Şubat 2026 Çarşamba- 18:24
Ankara ve İstanbul’da kar ve karla karışık yağmur uyarısı
5
24 Şubat 2026 Salı- 20:59
Bakan Gürlek: "Yargı bağımsızlığı bizim için bir temenni değil, vazgeçilmez bir ilkedir"
25 Şubat 2026 Çarşamba - 16:24
Bakan Memişoğlu: "Madde bağımlılığı alanında yaklaşık 552 bin danışmanlık hizmeti verilmiştir"
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Madde bağımlılığı alanında danışmanlık hizmeti sunan Alo 191 Danışma Hattı aracılığıyla yaklaşık 552 bin danışmanlık hizmeti verilmiştir" dedi. TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında toplandı. Komisyon toplantısına katılan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sunum yaparak milletvekillerini bilgilendirdi. Sağlık Bakanlığı olarak çocukların bedensel, ruhsal ve sosyal yönden sağlıklı bireyler olarak yetişmelerini, toplumsal yaşama güçlü biçimde katılmalarını temel bir sorumluluk olarak gördüklerini belirten Memişoğlu, "Çocuk sağlığını yalnızca tedavi hizmetleriyle sınırlı bir alan olarak değil; koruma, erken müdahale ve rehabilitasyon süreçlerinin bütünlüğü içinde ele alıyoruz. Çocukluk dönemi bireyin gelişiminin en hassas evresidir. Bu dönemde karşılaşılan ihmal, istismar, bağımlılık riski veya ruhsal sorunlar, ilerleyen yaşlarda sosyal uyum problemlerine ve suça sürüklenmeye zemin hazırlayabilmektedir. Bu nedenle birinci basamak sağlık hizmetlerimizi sürekli güçlendiriyoruz. Aile hekimliği sistemi kapsamında yürütülen izlem programlarıyla çocuklarımızın büyüme ve gelişimleri düzenli olarak takip edilmekte, riskli durumlar erken aşamada tespit edilerek ilgili birimlere yönlendirme yapılmaktadır. Bu çalışmaların önemli bir ayağını 0-6 Yaş Çocuğun Psikososyal Gelişimini Destekleme Programı oluşturmaktadır. Program kapsamında aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları tarafından gebelerin sağlık durumları ile 0-6 yaş aralığındaki çocukların gelişimleri bütüncül bir yaklaşımla izlenmektedir. 2025 yılı içerisinde bu program kapsamında 675 bin 815 bebek ve çocuğumuzun psikososyal izlemi gerçekleştirilmiştir. Programın ülke genelinde etkin biçimde uygulanabilmesi amacıyla 40 bin 87 hekim ile 44 bin 296 ebe ve hemşire olmak üzere toplam 84 bin 383 sağlık personeline eğitim verilmiştir" ifadelerini kullandı. "70 ilimizde toplam 74 Çocuk İzlem Merkezi faaliyet göstermektedir" Çocuk ve ergen ruh sağlığı hizmetlerini yaygınlaştırmaya devam ettiklerini dile getiren Memişoğlu, "Ülkemizde çocuk ve ergen ruh sağlığı alanında kamu, özel ve üniversitelerde toplam 2 bin 260 çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanı hizmet vermektedir. 711 çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanı ile 441 asistan hekim, Bakanlığımıza bağlı 229 sağlık tesisinde aktif olarak hizmet sunmaktadır. Bu hizmetler çok disiplinli ekip anlayışıyla yürütülmektedir. Bakanlığımız bünyesinde görev yapan bin 40 psikolog, 963 sosyal çalışmacı ve 534 çocuk gelişimci, çocuklarımızın ruhsal iyilik hâlinin korunması ve güçlendirilmesinde önemli rol üstlenmektedir. Gençlerin ruhsal dayanıklılığını artırmaya yönelik çalışmalarımızı da kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu kapsamda üniversiteler ve öğrenci yurtlarında yürütülen gençlik ruh sağlığı faaliyetleri kapsamında stant çalışmaları, el rehberleri ve ‘Kendime İyi Bak’ ile ’Psikolojik Dayanıklılık’ başlıklı eğitim programları düzenlenmektedir. Bu çerçevede 2025 yılı içerisinde 144 bin 478 gencimize eğitim ve danışmanlık hizmeti sağladık. Çocukların korunmasına yönelik önemli yapılardan biri de Çocuk İzlem Merkezleridir. Adli süreçlere konu olan çocukların olumsuz etkilenmesini önlemek amacıyla çok disiplinli bir yaklaşımla hizmet sunulmaktadır. Hâlihazırda 70 ilimizde toplam 74 Çocuk İzlem Merkezi faaliyet göstermekte olup, ülke genelinde yaygınlaştırma çalışmalarımız süratle devam etmektedir. Çocuk ihmali ve istismarının önlenmesine yönelik farkındalık faaliyetleri de düzenli olarak yürütülmektedir" dedi. "Madde bağımlılığı alanında danışmanlık hizmeti sunan Alo 191 Danışma Hattı aracılığıyla yaklaşık 552 bin danışmanlık hizmeti verilmiştir" Son bir yılda "Dijital Dünyada Ebeveyn/Çocuk ve Genç Olmak" temasıyla "An Sende Kalsın" sloganı kapsamında yürütülen eğitim ve farkındalık çalışmalarıyla yıl içinde toplam 1 milyon 418 bin 612 kişiye ulaşıldığı bilgisini veren Memişoğlu, "Ayrıca Sağlıklı Hayat Merkezlerinde psiko-sosyal danışmanlık, sigara bırakma danışmanlığı ve bağımlılıkla mücadele danışmanlığı hizmetleri sunulmaktadır. Bunun yanı sıra akran zorbalığı, ergenlik dönemi sorunları, aile içi iletişim, çocuk ihmali ve istismarı, psikososyal kriz durumları ve sınav kaygısı gibi konularda da çocuklara ve ailelerine destek verilmektedir. Madde bağımlılığı alanında danışmanlık hizmeti sunan Alo 191 Danışma Hattı aracılığıyla bugüne kadar yaklaşık 552 bin danışmanlık hizmeti verilmiştir. Bağımlılıkla karşı karşıya kalan vatandaşlarımız için tedavi ve rehabilitasyon altyapımızı sürekli güçlendiriyoruz. Ülke genelinde 64’ü yataklı, 79’u ayaktan olmak üzere toplam 143 Amatem ve Çematem’de bin 582 yatak kapasitesiyle hizmet sunulmaktadır. Çocuk ve ergenlere yönelik hizmetler 22 ilde bulunan 24 Çematem’ler aracılığıyla yürütülmektedir. Bu merkezlerin 15’i yataklı olup, toplam 242 yatak kapasitesine sahiptir. Geride bıraktığımız bir yıllık süre içerisinde bu merkezlere 8 bin 772 ayaktan başvuru yapılmış, bin 128 çocuk ve ergen yatarak tedavi görmüştür. Başvuruların büyük oranı ‘yüzde 77,7’si’ birden fazla madde kullanımına ilişkindir" diye konuştu.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 16:21
Bakan Ersoy: "Bu sene çok daha organize, fazla katılımın olduğu bir etkinlikler silsilesi oluyor"
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Beni sevindiren, bu sene çok daha organize, çok daha fazla katılımın olduğu bir etkinlikler silsilesi oluyor. Ankara’da yaşayan vatandaşlarımızın bu fırsatı kaçırmamaları, Ramazan boyunca etkinliklere katılmaları için buraya davet ediyoruz" dedi. Bakan Ersoy, Cumhurbaşkanlığı koordinasyonunda Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen ‘Külliye’de Ramazan’ etkinlik alanını ziyaret etti. Bakan Ersoy, ziyarette bakanlık kapsamında açılan stantları gezerek inceledi. Bu yıl ikincisi düzenlenen ‘Külliye’de Ramazan’ etkinliğinde bakanlığa bağlı farklı kurumlarla çalışacaklarını belirten Bakan Ersoy, "Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğümüze bağlı kurumlarımız üç tane önemli konser verecekler. Bunlardan bir tanesi Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın senfoni ilahileri, Burak Kut’un solist olduğu bir konser olarak gerçekleşecek. İstanbul Tarihi Türk Müziği Korosu’nun vereceği Ahmet Özhan’ın solist olarak katılacağı bir konserimiz olacak. Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu’nun bir konseri olacak" diye konuştu. "Hocalarımızın halkımızla yapacağı sohbet toplantıları var" Bakanlığa bağlı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü’nün birçok etkinliği olduğunu da belirten Bakan Ersoy, "Bunlardan bir tanesi özel sohbetler. Nihat Hatipoğlu, Fatih Koca, Mehmet Kemiksiz gibi hocalarımızın halkımızla yapacağı sohbet toplantıları var. Etkinlikler Genel Müdürlüğümüzün çocuklar için hazırladığı Kültür Yolu Festivali’nde çocukların ilgiyle takip ettiği etkinliklerin bir yansımasını ‘Külliye’de Ramazan’ etkinliklerinde de görüyoruz. Özellikle küçük çocuklarımız fazla katılım gösteriyorlar" ifadelerini kullandı. "Bu sene çok daha organize, fazla katılımın olduğu bir etkinlikler silsilesi oluyor" Yaşayan Miras ve Etkinlikler Genel Müdürlüğünce düzenlenen Yaşayan Miras Atölyeleri’ne de değinen Ersoy, "Özellikle unutulmaya yüz tutmuş, yaşatmak istediğimiz, gelecek nesillere miras bırakmak istediğimiz, bizim kültürümüze ait zanaatkarlıkların üretildiği atölyeler var. Bu atölyelerde minyatür, çini, ciltleme gibi birçok etkinlik var. Beni sevindiren, bu sene çok daha organize, çok daha fazla katılımın olduğu bir etkinlikler silsilesi oluyor. Ankara’da yaşayan vatandaşlarımızın bu fırsatı kaçırmamaları, Ramazan boyunca etkinliklere katılmaları için buraya davet ediyoruz" şeklinde konuştu.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 16:14
Bakan Göktaş Batman’da temaslarda bulundu
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bir dizi temasta bulunmak üzere Batman’a geldi. Programı kapsamında Batman Valiliği’ni ziyaret eden Bakan Göktaş, valilik bahçesinde Vali Ekrem Canalp ve il protokolü tarafından karşılandı. Valilik Şeref Defteri’ni imzalayan Bakan Göktaş, daha sonra basına kapalı gerçekleştirilen toplantıya geçti. Görüşmede kentte yürütülen kamu hizmetleri ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının Batman’daki çalışmaları ele alındı. Vali Canalp, Bakan Göktaş’a kentte devam eden projeler ve sosyal hizmet faaliyetleri hakkında bilgi verdi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 16:13
Başkan Er: "Ulaşımla ilgili önemli çalışmalarımız olacak"
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "Göreve geldiğimizde MOTAŞ garajında çeşitli arızalar nedeniyle kullanılmayan 40 otobüsü ayağa kaldırdık ve hemen 70 otobüs daha alıp seferlere ekledik. Ayrıca 12 körüklü otobüs daha alacağız, ihalesini yaptık" diyerek, gençlere tavsiyelerde bulundu. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Erkek Öğrenci Yurdu’nda öğrencilerle birlikte sahur yaptı. Sahur sonrası öğrencilerle sohbet eden Başkan Er, üniversite yıllarında İstanbul’da okurken yurtta kaldığını hatırlattı. Hem çalışıp hem de üniversite eğitimi aldığını anlatan Başkan Er, gündüz çalışıp, akşam okula gittiğini anlattı. Otobüs taleplerine hemen geri dönüş yapıldığını ve sorunların çözüme kavuşturulduğunu dile getiren Malatya Turgut Özal Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü öğrencilerinden Abdulsamet Taş, Başkan Sami Er’e teşekkür etti. "Malatya’ya hafif raylı sistemi kuracağız" Gelişen, büyüyen ve yeni yollar açılan Malatya’da otobüs ihtiyacını karşılamak için önemli bir çalışma yürüttüklerini dile getiren Başkan Er, "Göreve geldiğimizde MOTAŞ garajında çeşitli arızalar nedeniyle kullanılmayan 40 otobüsü ayağa kaldırdık ve hemen 70 adet yeni otobüs daha alıp seferlere ekledik. Ayrıca 12 körüklü otobüs daha alacağız, ihalesini yaptık. Vatandaşlarımızın rahat etmesi önemli. Trambüs seferberlerini sıklaştırdık. Trambüsü, İkizce’ye kadar uzatacağız. Malatya’ya hafif raylı sistemi kuracağız. Ulaşımla ilgili önemli çalışmalarımız olacak" bilgisini verdi. "Kütüphane 7/24 hizmet verecek" Bir öğrencinin ’Büyükşehir Belediyesi içerisinde inşa edilen kütüphaneye girişler nasıl olacak, nasıl bir sistem uygulayacaksınız?’ sorusunu cevaplayan Başkan Er, "Göreve geldiğimde ’Malatya kütüphaneler ve spor şehri olacak’ dedim. Bu noktada da ciddi bir çalışma başlattık. Büyükşehir Belediyemizin içerisine bölgenin en büyük kütüphanesini inşa ediyoruz. Bir ay içerisinde kaba inşaatı tamamen bitecek. Kütüphane 7/24 hizmet verecek. Günde birkaç öğün ücretsiz çorba ve sınırsız çay vereceğiz. Güvenli bir yer olacak. Amfi, bilgisayar sınıfları, mini seminer odalarımız sizlere hizmet verecek" şeklinde konuştu. "Çocuk kütüphanesi ile spor köyü yapacağız" Malatya’ya iki adet genç mekân kazandıracaklarını dile getiren Başkan Sami Er, "Buğday Müzesi ve Kent Müzesi aynı zamanda gençlerimize hizmet verecek alanlar olacak. Müze yapılarını bozmadan kitap kafe yapacağız. Gençlerimiz buralarda keyifli vakit geçirecek. Sanat Sokağı içerisinde de Çocuk Kütüphanesi yapacağız. Şehrin birçok yerine onlarca kütüphane ve spor salonları yapıyoruz. Gençlere yönelik çok ciddi çalışmalarımız var çünkü gençlerimizi önemsiyoruz. Kütüphanelerde birlikte spor alanlarını yaygınlaştıracağız. İnönü Üniversitesi’nin karşısındaki 350 dönüm alana Spor Köyü yapacağız. Yeni Malatya Stadyumu’nu yaşanabilir stat haline getireceğiz. Gençlerimiz için su sporları merkezi yapacağız" sözlerini kaydetti. Başkan Er, bir öğrencinin ’İstihdama yönelik projeleriniz var mı?’ sorusuna ise "İstihdam Merkezimiz var. Sahaya çıktığımda iş talepleri geliyor. İstihdam Merkezini açtık. Ciddi manada iş buluyoruz. İstihdam için yardımcı oluyoruz" cevabını verdi. Başkan Er, söyleşinin sonunda öğrencilere, "Okul bitirmek için okumayın, mutlaka bir dil öğrenin. Teknolojiyi iyi kullanın" tavsiyesinde bulundu.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 16:08
MHP’li Büyükataman: "Dervişoğlu’nun şehit edebiyatına sarılması bir istismar politikasıdır"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, "Şehit yakınlarına küfreden birinin hala partisinde milletvekili olduğunu unutan Müsavat Dervişoğlu’nun şehit edebiyatına sarılması bir istismar politikasıdır" dedi. MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup toplantısında partisi ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik sözlerine yanıt verdi. Büyükataman yaptığı yazılı açıklamada, "Terörsüz Türkiye" hedefinin ilk günden itibaren devletin yetkili organları tarafından titizlikle yürütüldüğünü belirterek, bunun devletin beka stratejisiyle uyumlu ve tavizsiz bir hedef olduğunu ifade etti. Bu kapsamda terör örgütünün kendisini feshettiğini ve Türkiye’den çekildiğini açıkladığını kaydeden Büyükataman, sürecin sahada devletin tam kontrolünde olduğunu vurgulayarak, "Terörsüz Türkiye süreci sahada devletimizin tam kontrolündedir. ‘27 Şubat İmralı çağrısı’ süreç içerisinde önemli bir gelişmedir ve bu çağrı KCK açısından da bağlayıcıdır. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli bunu ifade etmiştir. Fakat siyasetteki son günlerini kontrolsüzce Milliyetçi Hareket Partisi’ne ve Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’ye saldırarak geçirmekten başka bir şey üretemeyen Müsavat Dervişoğlu ise yine çuvallamıştır. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ve Terörsüz Türkiye raporu üzerinden partimizi hedef alan bu zat, belli ki gelişmeleri anlama kapasitesinden son derece uzaktır" ifadelerini kullandı. TBMM çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun 5 Ağustos 2025’te çalışmalarına başladığını hatırlatan Büyükataman, komisyonun 6,5 ayda 20 toplantı gerçekleştirdiğini ve 137 kurum temsilcisi ile kişinin bilgi ve görüşüne başvurulduğunu bildirdi. "Dervişoğlu’nun şehit edebiyatına sarılması bir istismar politikasıdır" Komisyonun 17 Şubat 2026’da raporunu tamamladığını kaydeden Büyükataman, "Dervişoğlu’nun sefil iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. Türk devleti hiçbir zaman terörle eşitlenmemiştir, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu iradesi tartışılmazdır. Şehit yakınlarına küfreden birinin hala partisinde milletvekili olduğunu unutan Müsavat Dervişoğlu’nun şehit edebiyatına sarılması bir istismar politikasıdır" dedi. Büyükataman, geçmişte gerçekleşen Millet İttifakı’nı hatırlatarak, "Daha düne kadar ‘Anayasanın ilk 4 maddesini değiştirebiliriz. Yerel yönetimlerde özerklik verebiliriz. Türk kimliğini tartışmaya açarız’ diyenlerle kol kola yürüyen, ittifak kuran, hatta çok yakın zamanda tekrar ittifak kurabileceğinin sinyalini veren Müsavat Dervişoğlu’nun bugün TBMM’de yaptığı konuşma tam anlamıyla bir ikiyüzlülüktür. Cumhur İttifakı ve Milliyetçi Hareket Partisi, milli iradenin gücüyle Terörsüz Türkiye hedefinde kararlıdır. Bu süreçte hiçbir pazarlık söz konusu olmamıştır. Karalama kampanyasından başka çaresi kalmayan zavallı ve çürük muhalefet anlayışının ortaya attığı iddiaların hiçbiri somut değildir. Son çırpınışlarını yapan ip’lilerin çirkef bir şekilde yaptığı istismar siyasetinin aziz milletimizde karşılık bulmadığı da son derece açıktır" dedi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 14:34
BBP Genel Başkanı Destici: "Bu millet ne kimliğinden ne de inançlarından asla vazgeçmeyecektir"
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "80 darbesinde denediler, olmadı. 28 Şubat’ta denediler, olmadı. 27 Nisan’da denediler, olmadı. 15 Temmuz’da denediler, olmadı. Yine Allah’ın inayeti ve milletimizin ferasetiyle olmayacaktır. Bu millet ne kimliğinden ne de inançlarından asla vazgeçmeyecektir" dedi. BBP Genel Başkanı Destici, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Güne üzücü bir haberle uyandıklarını belirten Destici, "Balıkesir 9. Ana Jet Üssü’nden havalanan F-16 savaş uçağımızın gece saat 00.50 civarında kaza kırıma uğraması sebebiyle maalesef pilotumuz Binbaşı İbrahim Bolat’ın hayatını kaybettiğini üzülerek öğrendik. Öncelikle şehit pilotumuza yüce Allah’tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına, kahraman silah arkadaşlarına ve Türk milletine baş sağlığı ve sabır niyaz ediyoruz. Elbette bu düşüşün nedenleri, savcılığımızın başlattığı soruşturma ve hava kuvvetlerimizin yapacağı incelemeler neticesinde ortaya çıkacaktır. Tekrar şehidimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ruhu şad, mekanı cennet olsun. Cenab-ı Hakk, kahraman askerlerimizi, güvenlik güçlerimizi, polisimizi, milletimizin her bir ferdini her türlü kazadan, beladan, doğal afetlerden, saldırılardan muhafaza eylesin. Cenab-ı Hakk kahraman ordumuzun yar ve yardımcısı olsun inşallah" diye konuştu. "Milletimize yönelik iyi niyetli bir tavır göremiyoruz" Türkiye’de İslam ile ilişkili, İslam’ı hatırlatan her şeye düşman ve karşı olan bir toplulukla muhatap olduklarını söyleyen Destici, "Aslında ne düşmanlıklarını ne gerekçelerini ne de argümanlarını doğru dürüst ifade edemiyorlar. Bir laiklik ipi bulmuşlar, ona sarılıyorlar. Kiminle muhatap olduğumuzu, ne istediklerini de net olarak ifade etmiyorlar. Çünkü ne istediklerini net olarak ifade etseler yüzlerindeki maske düşmüş olacak ve gerçek niyetlerini, gerçek yüzlerini görmüş olacağız. Minareye düşmanlar, bayraktaki hilale düşmanlar, besmeleye düşmanlar, cuma namazına düşmanlar, Ramazan’a, oruca, bayrama, bayramlaşmaya, okullarda söylenen ilahilere, hepsine düşmanlar. İtirazlarını zaman zaman Araplaşma, laiklik, çağdaşlık gibi kelimelerle ifade etmeye çalışıp, karşılaştığımız dünya üzerindeki her milletin yaşadığı ve çözebileceğimiz, çözdüğümüz problemleri aklın ve dünya gerçeklerinin çok dışında İslam’a bağlamaya çalışıyorlar. Milli Eğitim Bakanlığımız Ramazan ayı dolayısıyla ‘Maarif’in Kalbinde Ramazan’ temasıyla bir çalışma hazırlamış ve bunu da okullara göndermiş. Bu çalışmaya bir topluluk hem de öyle bir topluluk ki; tam 168 kişi, isimlerinin önünde yazar, çizer, sanatçı, profesör gibi ifadeler ve ünvanlar var. Bu topluluk, bu çalışmaya Talibanlaşma, eğitim sistemini baskıcı ve dayatmacı bir anlayışla yeniden şekillendirme, oruç tutmayan öğrencileri dışlama ve ötekileştirme, açık bir fişleme belgesi, laiklik ilkesine karşı işlenmiş ağır bir suç gibi tuhaf, anlaşılmaz, hatta korkunç ifadelerle itiraz ediyorlar. Bu açıklamada milletimize yönelik iyi niyetli bir tavır göremiyoruz. Bu davranış biçiminin ülkemize de, milletimize de, birliğimize de hiçbir faydası olmadığını herkesin bilmesi gerekir" ifadelerini kullandı. "Bu millet ne kimliğinden ne de inançlarından asla vazgeçmeyecektir" Destici, sözlerini şöyle sürdürdü: "Herkes duysun ve bilsin ki burası Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Türkiye, Müslüman bir ülkedir. Türk milleti Müslüman’dır. Dünya var olduğu sürece de Müslüman kalmaya devam edecektir. İstedikleri kadar rahatsız olabilirler ama gerçek bu ve bu gerçeği bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da değiştirmeye güçleri yetmeyecektir. 80 darbesinde denediler, olmadı. 28 Şubat’ta denediler, olmadı. 27 Nisan’da denediler, olmadı. 15 Temmuz’da denediler, olmadı. Yine Allah’ın inayeti ve milletimizin ferasetiyle olmayacaktır. Bu millet ne kimliğinden ne de inançlarından asla vazgeçmeyecektir." "Bu millet, Türkçemizin yanına ikinci bir eğitim dili eklenmesine müsaade etmeyecek" Destici, Türk milletinin umut hakkını da, teröristlere yapılacak bir genel affı da asla kabul etmeyeceğini vurgulayarak, "Bu millet Anayasa’nın 66. maddesi değiştirilerek kimliğimizin değiştirilmesine, yani ortak adımızın Türk olmaktan çıkarılmasına da asla müsaade etmez ve etmeyecektir. Ve yine bu millet, herkes bilsin ki Türkçemizin yanına ikinci bir resmi ya da eğitim dili eklenmesine müsaade etmemiştir ve etmeyecektir" şeklinde konuştu.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 14:22
Bakan Bolat: "Türkiye-Suriye Ortak Gümrük Komitesi’nin ilk toplantısını en kısa sürede gerçekleştirme hususunda mutabık kaldık"
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "İki ülke arasında geçen aralık ayında imzalanan Türkiye-Suriye Ortak Gümrük Komitesi’nin ilk toplantısını en kısa sürede gerçekleştirme hususunda mutabık kaldık" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Suriye Sınır Kapıları ve Gümrükler Genel İdaresi Başkanı Kuteybe Ahmed Bedevi ve Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Nida Eş-Şaar ile birer telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmelerde karşılıklı ticarette gümrük süreçlerinin iyileştirilmesi ve hızlandırılması, gümrük kapılarının modernizasyonu ve genişletilmesi, transit geçişlerin hızlandırılması başlıklarının ele alındığı belirtildi. "JETCO mekanizması toplantısını ilkbaharda gerçekleştirmek için anlaştık" Türkiye ve Suriye’nin geçmişten gelen bir bağının olduğunu, siyasi ve ticari ortaklıkların ilerleyen yıllarda da söz konusu olması gerektiğini belirten Bakan Bolat, "İki ülke arasında geçen aralık ayında imzalanan Türkiye-Suriye Ortak Gümrük Komitesi’nin ilk toplantısını en kısa sürede gerçekleştirme hususunda mutabık kaldık. Suriye’de yeni yönetimin ülkesinde ve bölgemizde oluşturduğu enerjiden güç alarak, ülkelerimiz arasındaki lojistik ağların güçlendirilmesinin bölgesel bağlantısallığa katkı sağlayacağı hususunu vurguladık. Suriye Ticaret ve Ekonomi Bakanı Nida Eş-Şaar ile gerçekleştirdiğimiz görüşmede ise ülkelerimiz arasında geçen yıl ulaşılan 3,7 milyar dolarlık toplam ticaret hacminin ve yatırım ilişkilerinin daha da güçlendirilmesi için atılacak adımları değerlendirdik. Türkiye-Suriye Ticaret Bakanlıkları arasında kurulan Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi (JETCO) mekanizması toplantısını ilkbaharda gerçekleştirmek için anlaştık. Toplantı marjında geniş kapsamlı bir iş ve yatırım forumu gerçekleştirmeyi de kararlaştırdık. Suriye ile ticaretimizi artırmak ve ikili ortaklıklarımızı güçlendirmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" ifadelerine yer verdi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 14:18
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sürecin yeni aşamasını uhulet ve suhuletle yöneterek Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefimize vasıl olacağız" (2)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin, "Sürecin yeni aşamasını uhulet ve suhuletle yöneterek Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefimize vasıl olacağız" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM’de gerçekleştirilen grup toplantısında konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin sanılandan çok daha büyük olduğunu dile getirerek, "Biz bu büyüklüğü her alanda olduğu gibi milli eğitim alanında da göstermeye, sağlıklı, bilgili, donanımlı, milli ve manevi değerlerini bilen, tanıyan, uygulayan ve yaşatan nesillerle asrın idrakine söyletmeye inşallah devam edeceğiz" dedi. "‘Terörsüz Türkiye sürecinde 16 aylık zaman diliminde kayda değer mesafeler alındı" Türkiye demokrasisine kurulan tuzaklara karşı hedeflerinden sapmayacaklarını vurgulayan Erdoğan, "Cumhur İttifakı olarak geçen yıl başlattığımız ve bir devlet projesi olarak yürüttüğümüz ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinde 16 aylık zaman diliminde kayda değer mesafeler alındı. Hamdolsun ümit verici gelişmeler yaşandı. En son Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, 5 Ağustos’tan bu yana sürdürdüğü müzakere ve mütalaalarını geçen hafta tamamladı. Komisyonda temsil edilen tüm siyasi parti gruplarının mutabakatıyla 47 kabul, 1 çekimser ve 2 ret oyuyla nihayet rapor onaylandı. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak ilk günden itibaren sergilediğimiz yapıcı ve uzlaşmaya açık tutumu rapor aşamasında da aynen devam ettirdik. Komisyonun misyonunu layıkıyla yerine getirebilmesi için kritik kavşaklarda riske girmek dahil üzerimize ne düşüyorsa ziyadesiyle yaptık. Gerek Meclis Başkanımız, gerekse partimizi komisyon bünyesinde temsil eden arkadaşlarımız fevkaladenin fevkinde bir gayret gösterdiler" diye konuştu. "Rapor bir tavsiye belgesi olduğu kadar tarihi bir belge özelliğindedir" Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun odağının sapmasına, kuruluş gayesiyle ilgisi ve alakası olmayan gündemlerle ele alınmasına izin vermediklerini belirterek, şunları söyledi: "Hamdolsun diğer siyasi parti gruplarının da katkısıyla sürecin bir aşamasını daha suhuletle aşmayı başardık. 137 kurum ve kişinin dinlendiği, 4 bin 200 sayfa tutanağın tutulduğu kapsamlı bir istişare sürecinin ardından hazırlanan rapor, bundan sonra yapılması gerekenlere dair çok değerli bir yol haritası ortaya koydu. Şunu açık yüreklilikle ifade etmek isterim ki tam bir demokratik olgunluk, eksiksiz bir istişare ve siyasi tarihimizde örneği az görülen siyasi bir uzlaşma neticesinde kaleme alınan rapor, bir tavsiye belgesi olduğu kadar tarihi bir belge özelliğindedir. Rapor, Türkiye’nin ortak geleceğine, 86 milyonun kardeşliğinin bir kat daha sağlamlaştırılmasına atılan çok değerli bir imzadır." "Raporun içerisinden kelimeleri cımbızla çekerek spekülasyon yapma hevesinde olanların sürecin selametine hizmet etmediği aşikardır" Erdoğan, rapora ilişkin yapılan spekülasyonlar olduğunu sözlerine ekleyerek, "Raporun içerisinden kelimeleri cımbızla çekerek spekülasyon yapma hevesinde olanların sürecin selametine hizmet etmediği aşikardır. Meselenin memnuniyet verici yanı raporu ve süreci gölgelemek isteyenlerin azınlıkta olması, milletimizin ekseri çoğunluğuyla ‘Terörsüz Türkiye’ bölge hedefini tam manasıyla sahiplenmesidir. Rapora damga vuran uzlaşı ruhunu çok kıymetli buluyoruz. Siyaset kurumu özellikle bundan sonra atılacak adımlar açısından hem çok ciddi bir enerji hem de büyük bir güven toplamıştır" ifadelerine yer verdi. "Sürecin yeni aşamasını uhulet ve suhuletle yöneterek önce Terörsüz Türkiye, ardından terörsüz bölge hedefimize vasıl olacağız" Terörsüz Türkiye sürecinin yeni bir aşamasının başlayacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Partimizin ve ittifakımızın sorumluluğu biraz daha artacak. Meclisimiz yeni aşamada da elbette lokomotif rol üstlenecek. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak aramızdaki dayanışmayı, eş güdümü ve iş birliğini doruğa çıkarmamız gereken bir döneme giriyoruz. Allah’ın izniyle sürecin yeni aşamasını da uhulet ve suhuletle yöneterek önce ‘Terörsüz Türkiye’, ardından ‘terörsüz bölge’ hedefimize vasıl olacağız. Bugüne kadar attığımız her adımda, verdiğimiz her kararda uygulamaya koyduğumuz her politikada devletimizin ciddiyetine yakışır biçimde şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi incitmeden hareket ettik. Aynı şekilde devam edeceğiz. Değerli arkadaşlarım bunda kararlıyız. Hep söylüyorum. Büyük devlet olmak büyük düşünmekle mümkündür. Biz tarihiyle olduğu kadar vicdanı ve aklıyla da büyük bir devletiz. İnsanlığa asırlar boyunca nizam vermiş büyük bir milletiz. Onun için büyük düşüneceğiz, Türkiye Cumhuriyeti’nin gücüne güveneceğiz" açıklamasında bulundu. "Türkiye bölgesel ve küresel bir güç olma yolunda tarihi bir fırsat yakalamıştır, bunun önünü kimse kesemez" Türk milletinin ezeli ve ebedi kardeşliğine sonuna kadar inanacaklarının altını çizen Erdoğan, "Şurası bir gerçek ki Türkiye, 23 yıllık çetin mücadeleler neticesinde bölgesel ve küresel bir güç olma yolunda tarihi bir fırsat yakalamıştır. Bunun önünü kimse kesemez. Buna biz izin vermeyeceğiz. İnanıyorum ki milletim de izin vermeyecek. Ortak geleceğimizi özellikle hafızamızda iz bırakan acılar üzerine inşa edemeyiz. Umutları büyütmek, müşterek zeminimizi genişletmek mecburiyetindeyiz. Diğer partilerden de beklentimiz komisyondaki demokratik uzlaşmacı, müspet ve makul duruşlarını Meclis çalışmalarında da aynıyla devam ettirmeleridir. Bin yıllık kardeşliğin önünde bugüne kadar hiçbir fesat odağı duramadı. Bugün de sınırlarımızın ötesine taşan bu kucaklaşma ve muhabbet selinin önünde durmaya çalışanlar olursa o sel herkesi önüne katıp sürükleyecek ve bu topraklardan süpürecektir. Biz 23 yıldır yaptığımız gibi nefreti ve öfkeyi çoğaltan değil adaleti, hakkı, hukuku, demokrasiyi savunan tarafta yer alacak, herkesin bir olduğu, beraber olduğu, barış içinde kardeşçe yaşadığı bir Türkiye için mücadele edecek, bu uğurda gerektiğinde fedakarlıkta bulunmaktan asla çekinmeyeceğiz" şeklinde konuştu.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 14:08
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İmralı şu anda gerekli olduğu şekilde Adalet Bakanlığı tarafından işletiliyor"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İmralı şu anda gerekli olduğu şekilde Adalet Bakanlığı tarafından işletiliyor" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’deki AK Parti Grup Toplantısı sonrası basın mensuplarının sorularını cevapladı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin partisinin grup toplantısında "İmralı’nın statüsü tartışılsın" şeklindeki sözlerinin hatırlatılması üzerine Erdoğan, "İmralı şu anda gerekli olduğu şekilde Adalet Bakanlığı tarafından işletiliyor" cevabını verdi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 14:07
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin" (1)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ‘Maarifin Kalbinde Ramazan’ teması ile çeşitli etkinlikler düzenlenmesi için 81 ile yazı göndermesine gelen tepkilere ilişkin, "Gençlerimizin dilinde küfür, hakaret yerine Allah lafzının olması sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin. Neyse derdiniz çıkın açıkça söyleyin" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM’de gerçekleştirilen grup toplantısında konuştu. Görev uçuşu için 9. Ana Jet Üssü Komutanlığından kalkan F-16 uçağının kaza kırıma uğradığını ve pilot Binbaşı İbrahim Bolat’ın şehit olduğunu hatırlatan Erdoğan, şehide Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı diledi. Erdoğan, kazanın nedenlerinin tespitine yönelik gerekli inceleme ve soruşturmanın başlatıldığını sözlerine ekledi. "Bu Ramazan’da da aklımız, gönlümüz ve dualarımız Filistinli kardeşlerimizle" Yoksulun, ihtiyaç sahibinin, kimsesizin daha çok hatırlandığı, komşuluk ve akrabalık hukukunun daha da güçlendirildiği, paylaşmanın ve dayanışmanın zirveye çıktığı Ramazan ayının aynı zamanda büyük bir fırsat olduğunu dile getiren Erdoğan, "Başta aziz milletimiz olmak üzere tüm İslam aleminin bu rahmet ve bereket ortamından azami derecede istifade etmesi, Ramazan’ın gönüllerimizi kaynaştıran, kalplerimizi yumuşatan manevi atmosferini doya doya yaşaması, en büyük dileğimiz, en büyük arzumuz ve temennimizdir. Ancak Gazze’de 10 Ekim’de varılan ateşkese rağmen devam eden saldırılar ve yapılan tüm anlaşmalara rağmen insani yardımların istendiği şekilde ulaşamaması, maalesef Ramazan-ı Şerif’i buruk geçirmemize sebep oluyor. Bu Ramazan’da da aklımız, gönlümüz ve dualarımız Filistinli kardeşlerimizle" diye konuştu. "Bu fotoğraf bu toprakların fotoğrafıdır, bu milletin fotoğrafıdır" Türkiye genelinde Ramazan ayının çok farklı bir manevi atmosferde idrak edildiğini ve camilerin dolup taştığını kaydeden Erdoğan, "Çocuklarımız, gençlerimiz gittikçe artan oranda camilerimizi şenlendiriyor. Sofralarımız hamdolsun bereketleniyor. İhtiyaç sahibi kardeşlerimiz bu ayın bereketiyle daha çok gözetiliyor. Kur’an-ı Kerim’in o eşsiz sedası kulaklarımıza, kalplerimize adeta şifa oluyor. Bu yıl ayrıca ülkenin her yerinde terennüm edilen ilahilerle coşkuyu, neşeyi, manevi hazzı millet olarak hep birlikte yaşıyoruz. ‘Kabe’de hacılar hu der Allah’ ilahisini yediden yetmişe insanımızın diline ve inşallah kalbine nakşeden, ülkemizi o güzel ilahilerle tek ses, tek yürek haline getiren bestecisinden icracısına kadar tüm kardeşlerime buradan tebriklerimi iletiyorum. Özellikle okul bahçelerinde yavrularımızın hep birlikte bu ilahilere eşlik ettiklerini, hep bir ağızdan coşkuyla Allah lafzı celalini seslendirdiklerini görmek bizi ziyadesiyle memnun etti ve gururlandırdı. Tüm Türkiye’nin aynı ritimde buluşması, aynı sözleri, aynı sesleri terennüm etmesi özlediğimiz, arzuladığımız, hasretini çektiğimiz bir iklimdi. Kimse bundan gocunmamalı, rahatsız olmamalı ve kimse tedirgin olmamalıdır. Bu fotoğraf gerçek Türkiye fotoğrafıdır. Bu fotoğraf bu toprakların fotoğrafıdır, bu milletin fotoğrafıdır" ifadelerine yer verdi. "Ramazan-ı Şerif’in son gününe kadar dayanışma ve paylaşmanın dozunu artıracağız" AK Parti’nin Ramazan ayında tam kadro sahada olduğunu aktaran Erdoğan, "Ramazan ayının rahmet ve merhamet iklimini hep beraber milletimizle teneffüs etmeye çalışıyoruz. Kabine üyelerimiz, milletvekillerimiz, kadın ve gençlik kollarımız, Merkez Yürütme Kurulu ile Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyelerimiz ve elbette AK Parti’nin hizmet siyasetinin lokomotifi olan belediyelerimiz, on bir ayın sultanını idrak ve ihya etmek için bizi biz yapan, bizi diğerlerinden ayıran güzel hasletlerimizi yaşatmak için cansiperane bir gayret sergiliyor. Bilhassa yuvalarına kavuşan depremzedelerimize konuk olduğumuz ‘Yeni Evim İlk İftarım’ programımızın yüreklere dokunduğunu görüyorum. Bu sene ikincisini tertiplediğimiz ‘Külliyede Ramazan’ etkinlikleri de Ankaralı kardeşlerimizin yoğun ilgisine mahzar oluyor. ‘Niyetimiz bir, inancımız bir, yolumuz bir’ diyerek en küçük köyümüzden en büyük şehrimize kadar 86 milyona kardeş olan teşkilatımızın her neferine teşekkür ediyorum. AK Parti teşkilatlarının daha önceki tüm Ramazanlarda olduğu gibi bu senede yoksulları, kimsesizleri, garip gurebayı gözetiyor olmasından bu partinin genel başkanı olarak gurur duyduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. İnşallah aynı tempoda çalışmaya devam edecek, Ramazan-ı Şerif’in son gününe kadar dayanışma ve paylaşmanın dozunu artıracağız" ifadelerini kullandı. "Yapılan doğrudur, yerindedir ve hukukidir" Milli Eğitim Bakanlığı’nın Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında ‘Maarifin Kalbinde Ramazan’ teması altında çeşitli etkinliklerin düzenlenmesi için 81 vilayete yazı göndermesine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu yazıda neler var? Ramazan ayı boyunca öğrenciler için söyleşi programları düzenlenecek. Okul-aile iş birliğini güçlendirmek için iftar sofraları kurulacak. Çocukların milli ve manevi değerlerimizi daha iyi öğrenmeleri, tecrübe etmeleri için okul dışı öğrenme ortamları hazırlanacak. Öğrencilerimizin paylaşma bilinci geliştirilecek; birlik ruhu, adalet, merhamet, vatanseverlik gibi hasletlerin çocuklarımıza aşılanması sağlanacak. Bu etkinlikler gönüllülük esasına dayalı olarak yapılacak. Bu etkinlikler hiç şüphesiz anayasal dayanağı olan etkinliklerdir. Anayasamızın gerek başlangıç kısmında gerekse sonraki diğer maddelerinde her vatandaşın manevi varlığını geliştirme hakkı olduğu açıkça belirtilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığımızda anayasanın kendisine yüklediği sorumluluk mucibince öğrencilerimizin milli ve manevi değerlerini güçlendirme amacıyla tamamen gönüllülük esasına göre böyle güzel bir çalışmayı yapmıştır. Yapılan doğrudur, yerindedir ve hukukidir. Ramazan’ın manevi iklimine uygun olmasının yanı sıra milletimizin hissiyatına da tercüman olan çok hayırlı bir hizmettir. Hangi siyasi görüşten olursa olsun milletimizin kahir ekseriyeti de genelgeye destek vermiş, memnuniyetle sahiplenmiş, fevkalade olumlu karşılamıştır" açıklamasında bulundu. "Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin" "Bu yazının gönderilmesinin hemen akabinde Ramazan-ı Şerif’ten sadece bir gün önce artık nesli tükenmekte olan bir kısım yobaz çıktı, o bayat ‘laiklik elden’ gidiyor şarkısını söyleyen, zehir saçan, baştan aşağı millete nefret kusan o malum bildirilerini yayınladı" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Bunlar Noel süslemeleri yapılınca rahatsız olmazlar. Bunlar güya cadılar bayramı kılıfı altında ne idiği belirsiz saçmalıklar sahnelenirken rahatsız olmazlar. Çocuklarımızı alkole, uyuşturucuya, sigaraya, her türlü sapkınlığa özendiren şarkılardan rahatsız olmazlar. Bunlar sosyal medya ve dijital platformlarda yavrularımızın türlü rezilliklere maruz kalmasından rahatsız olmazlar. Bunlar batıda çocuklara yönelik her gün bir yenisi patlak veren o rezil, o insanlık dışı skandallardan asla rahatsız olmazlar. Ama ne zaman ki Ramazan kapsamında çocuklarımıza bu toprakların milli ve manevi değerleri anlatılacak olsa, işte bundan hemen rahatsız olurlar. Biz bunların derdinin ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Biz bunların karın ağrısının asıl sebebini gayet iyi biliyoruz. Laiklik kavramının arkasına saklanarak, on yıllar boyunca bu millete nasıl zulmettiklerini, bu milletin değerlerini nasıl tahrik ettiklerini, bu milletin çocuklarını özünden uzaklaştırmak için nasıl gayret ettiklerini çok ama çok iyi biliyoruz. Bunların derdi laiklik değil, hiçbir zaman da laiklik olmadı. Bunların derdi bu toprakların kutsallarıyla, bu toprakların milli ve manevi değerleriyle ve bunların derdi bu milletin ta kendisiyledir. Çocuklarımızın namazı, orucu öğrenecek olması sizi neden rahatsız ediyor? Çocuklarımızın Ramazan süslemesi yapması sizi neden rahatsız ediyor? Çocuklarımızın teneffüs saatlerinde okul bahçelerinde hep bir ağızdan ilahiler söylemesi sizi neden rahatsız ediyor? Gençlerimizin dilinde küfür, hakaret yerine Allah lafzının olması sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin. Neyse derdiniz çıkın açıkça söyleyin. Lafı dolandırmayı bırakın, dilinizin altındaki baklayı çıkarın. Kimse kusura bakmasın ama bu milletin hiçbir ferdi, bu milleti var eden milli ve manevi değerlerin öğretilmesinden rahatsız olmaz, olamaz. Rahatsız olan varsa gitsin bu vatanla, bu bayrakla, bu toprakla, bu milletle aidiyetini tekrar sorgulasın." "Hakka tapan milletimin istiklaline hiç kimse el uzatamayacak, dil uzatamayacak, hiç kimse ona kast edemeyecek" Türk milletinin mayasında İslam olduğunu, Türk milletini her türlü farklılığa rağmen bir arada tutan durumun manevi değerler olduğunu söyleyen Erdoğan, "Ordumuz, unutmayın peygamber ocağıdır. Şehitlerimiz ’İslam şehitleri’dir. Zaferlerimiz ’İ’lâ-yi Kelimetullah’ istikametindeki zaferlerdir. Bu milletin temelinden ezanı, Kur’an’ı, peygamber sevgisini, Ramazan’ı, orucu, zekatı, sadakayı çekip aldığınız zaman geriye ne tarih kalır, ne istikbal kalır, ne millet kalır, ne de devlet kalır. İstiklal Marşımız ne diyor? ’Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli, ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.’ Bu ezanlar ebedi yurdumun üstünde inleyecek ve bu sayede Hakk’a tapan milletimin istiklaline hiç kimse el uzatamayacak, dil uzatamayacak, hiç kimse ona kast edemeyecek. Biz büyük imparatorluklar kurmuş, büyük medeniyetler inşa etmiş bir milletin evlatlarıyız. Bizim tarih boyunca üç kıtaya huzur götüren büyük devletlerimizin harcında, dünyaya istikamet çizen medeniyetlerimizin temelinde Kur’an vardır, peygamber aşkı vardır, iman vardır, oruç vardır. Ahmet Yesevi, Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre, Mevlana, Ahmedi Hani ve daha nicesi İslam’ın gür sedasıyla bu vatanın ve bu milletin harcını karmışlardır. Ezanı unutursa, Kur’an’ı unutursa, peygamberi unutursa, Yunus Emre’yi, Hacı Bektaş’ı unutursa bu milletten geriye hiçbir şey ama hiçbir şey kalmaz" dedi. "İnanç özgürlüğü görmek isteyen Türkiye’ye baksın, ders alsın" Kimsenin Türk milletine azınlık hakları ve inanç özgürlüğü dersi vermeye kalkışmaması gerektiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz bu değerleri dışarıdan alıp öğrenecek bir millet değiliz. Biz bu değerleri dünyaya öğretmiş, dünyaya öğretecek bir milletiz. Bin yıldır bu topraklardayız. Bu topraklarda bin yıldır Türk de var, Kürt de var, Arap da var; Sünni, Alevi, Hristiyan, Musevi daha nicesi var. Avrupa’da farklı mezhepler birbirlerini doğrarken, bu topraklarda ecdadımız bir arada yaşamanın eşsiz terazisini kurdular. İnanç özgürlüğü görmek isteyen Türkiye’ye baksın, ders alsın. Farklı inançlara karşı adalet içinde bir yaklaşım görmek isteyen Türkiye’ye baksın, ders alsın. Bizim dışarıdan yabancı kavram, yabancı değer ithal etmeye ihtiyacımız yok. Selçuklu’nun, Osmanlı’nın mirası, Türkiye’nin birikimi bize yeter. Bizim her inanca, her mezhebe, her manevi değere sonsuz saygımız var. Herkesin inanç ve ibadet hakkını koruruz; ama bu vatanı vatan yapan milli ve manevi değerleri de sonuna kadar savunur, sonuna kadar koruruz. İthal projeleriyle, ithal ideolojileriyle kirlenmiş zihinleri, çirkin ve çirkef bildirileriyle kimse bize parmak sallayamaz" ifadelerine yer verdi. "Türkiye Yüzyılı’nı kendi değerlerimizle inşa edeceğiz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Ezandan, Kur’an’dan, camiden, namazdan, oruçtan, Ramazan’dan rahatsız olanlar vardı. Ülkemizi işgal etmeye giriştiler, Anadolu kadınının örtüsüne el uzatmaya kalktılar. İstiklal Savaşı’nda biz onlara gereken dersi verdik. Aynı kirli eller aynı mukaddes ve muazzez değerlere bir daha uzanırsa, bu millet yine aynısını yapacaktır. Tarihten ders almamakta ısrar eden varsa buyursun. Türkiye, Türkiye olarak büyüyecek; bunu hiç kimse aklından çıkarmasın. Kendi özümüzle büyüyeceğiz, kendi ruhumuzla büyüyeceğiz; kendi devlet, millet, medeniyet değerlerimizle büyüyeceğiz. Başkalarına benzeyerek değil; biz olarak, kendimiz olarak, Türkiye olarak düştüğümüz yerden kalkacak, doğrulacak ve 86 milyon el ele, gönül gönüle verip Türkiye Yüzyılı’nı kendi değerlerimizle inşa edeceğiz."
25 Şubat 2026 Çarşamba - 13:53
Cumhurbaşkanı Erdoğan: İmralı şuan gerekli olduğu şekilde Adalet Bakanlığımız tarafından işletiliyor"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İmralı şu anda gerekli olduğu şekilde Adalet Bakanlığı tarafından işletiliyor" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’deki Ak Parti Grup Toplantısı sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtladı. MHP lideri Devlet Bahçeli’nin partisinin grup toplantısında "İmralı’nın statüsü tartışılsın" şeklindeki sözleri hakkındaki soru üzerine Erdoğan, "İmralı şu anda gerekli olduğu şekilde adalet bakanlığı tarafından işletiliyor" cevabını verdi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 13:46
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup toplantısında açıklamalarda bulundu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup toplantısında açıklamalarda bulundu
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder