Son Dakika
|
Kuyumcukent AVM’de 20 milyonluk soygun
ABD Başkanı Trump: "İran’la görüşebilirim"
Esenler’de İBB şantiyesinde yangın: 3 konteyner zarar gördü
Esenler’de 4 katlı binanın çatısı alev alev yandı
Teknik direktör Engin Fırat son yolculuğuna uğurlandı
İran Ordusu, Hayfa’daki petrol ve gaz rafinerisi ile yakıt depolarını hedef aldı
Niğde’deki patlamanın boyutu gün ağarınca ortaya çıktı
İran Meclis Başkanı Galibaf: "Kesinlikle ateşkes peşinde değiliz"
İran’ın İsrail’e saldırılarında ölenlerin sayısı 13’e yükseldi
İzmir’de taksi şoförü ücret tartışmasında öldürüldü
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Hizbullah'ın İsrail'e ait uydu iletişim merkezine yönelik saldırısının görüntüleri ortaya çıktı
Pentagon, İran saldırılarında 140 ABD askerinin yaralandığını açıkladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı el-Burhan ile telefonda görüştü
İsrail Dışişleri Bakanı Sa’ar: "Sonsuz bir savaş istemiyoruz"
Katar’da mahsur kalan Türk vatandaşları Türkiye’ye döndü
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: "İran'ı yok etme hayaline kapılanlar, tarihten hiç ders çıkarmamışlar
Almanya Başbakanı Merz: "İran'daki savaşı sonlandırma konusunda ortak plan olmamasından endişeliyim"
POLİTİKA
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye, herkesin din ve vicdan hürriyetine sahip olduğu, inançlarını özgürce yerine getirebildiği örnek bir ülkedir"
10 Mart 2026 Salı - 23:36:47
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye, herkesin din ve vicdan hürriyetine sahip olduğu, inançlarını özgürce yerine getirebildiği, cemaatlerin kendi kurumlarını yaşatabildiği ve karşılıklı saygının hakim olduğu örnek bir ülkedir" dedi.
10 Mart 2026 Salı - 22:50
Dutlulu: "2026 Manisa için yatırım yılı olacak"
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Mart ayı meclis toplantısında hem yoğun yağış sürecinde yürütülen çalışmaları değerlendirdi hem de 2026 yılı yatırım projelerini açıkladı. Dutlulu, ulaşım, altyapı, sosyal destek ve kırsal kalkınma alanlarında önemli projelerin hayata geçirileceğini belirtti. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Mart ayı olağan toplantısında geçtiğimiz ay etkili olan yoğun yağış sürecinde yürütülen çalışmaları değerlendirirken, 2026 yılı yatırım projelerini kamuoyuyla paylaştı. Dutlulu, 2026 yılının Manisa için yatırım yılı olacağını vurguladı. Manisa Büyükşehir Belediye Meclisi Mart Ayı Olağan Toplantısı, Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantı öncesinde açıklamalarda bulunan Başkan Dutlulu, geçtiğimiz ay Manisa’da mevsim normallerinin yaklaşık 5 katı üzerinde gerçekleşen yağışlara dikkat çekti. Afet sürecinde Büyükşehir Belediyesi ve MASKİ ekiplerinin yoğun bir çalışma yürüttüğünü ifade eden Dutlulu, 1586 personel ve 750 araçla sahada görev yapıldığını belirtti. Dutlulu, "Bizden önceki dönemden farklı olarak Büyükşehir ve MASKİ’yi tek bir merkezden, tam koordinasyon içinde sahaya sürdük. Kimsenin burnu kanamadan süreci atlattık. Şimdi önceliğimizi selden zarar gören köprüler ve yolların ihalelerine vererek bu bölgeleri hızla onaracağız" dedi. Açıklamanın ardından afet sürecinde yürütülen çalışmaları anlatan bir video gösterimi gerçekleştirildi. Ulaşım ve altyapıda büyük hamle 2026 yılını yatırım yılı ilan ettiklerini belirten Başkan Dutlulu, ulaşım ve altyapı projelerine ilişkin önemli bilgiler verdi. Dutlulu, "Nisan ayında Ahmetli’deki üstgeçidin ihalesi yapılacak. Turgutlu Ergenekon Kavşağı’ndaki elektrik ve doğalgaz hattı deplase protokollerini meclise taşıdık. Hedefimiz yaz aylarında temel atmak. Saruhan Otel önündeki altgeçit ile Akhisar üstgeçidinin proje ihaleleri tamamlandı ve yapım aşamasına geçiliyor" diye konuştu. Salihli, Kula ve Sarıgöl ilçelerine modern otogar kazandırılacağını da açıklayan Dutlulu, Şubat ayında 5 bin 537 ton sıcak asfalt serimi yapıldığını söyledi. Dutlulu ayrıca 27 Mart’ta 1,7 milyon ton agrega ve yeni asfalt plenti ihalesinin yapılacağını belirterek, "Salihli’de açtığımız asfalt plentinin ikincisi Akhisar’da kuruluyor. Üçüncüsünü de Manisa merkezde kurmak için izin süreçlerini takip ediyoruz" dedi. Soma’da ısınma sorunu çözülüyor Soma Bölgesel Isıtma Sistemi ile ilgili yıllardır beklenen çözüm için meclisten protokol yetkisi aldıklarını ifade eden Dutlulu, Soma’nın tamamının doğalgaza geçirilmesi için çalışma başlatıldığını açıkladı. Dutlulu, "AKSA, Soma Belediyesi ve Büyükşehir Belediyesi ile üçlü protokolü imzalıyoruz. Soma halkını ve Soma Belediye Başkanımız Sercan Okur’u yalnız bırakmayacağız. Bu sistemi çok hızlı bir şekilde devreye alacağız" ifadelerini kullandı. Sosyal destekler artarak devam ediyor Sosyal belediyecilik alanında yapılan çalışmaları da sıralayan Başkan Dutlulu, 20 bin öğrenciye kırtasiye yardımı yapıldığını ve üniversite öğrencilerine 27 milyon lira destek sağlandığını söyledi. Ayrıca 14 bin 700 anne kart teslim edildiğini ve 10 bin 219 "Hoş geldin bebek" çantası dağıtıldığını ifade eden Dutlulu, 35 bin 496 haneye gıda ve hijyen desteği, 7 bin 288 taziye kolisi, 22 bin aileye erzak yardımı ve 527 bin 650 kişiye çorba ikramı yapıldığını kaydetti. Dutlulu, 1085 engelli vatandaşa medikal destek verildiğini, amatör spor kulüplerine 40,6 milyon lira nakdi yardım sağlandığını ve yeni hasta nakil ambulanslarının hizmete alındığını da sözlerine ekledi. Kırsal kalkınmada su tasarrufu hedefi Kuraklıkla mücadele kapsamında başlatılan yeni projeye de değinen Başkan Dutlulu, 25 dekar ve altı araziye sahip zeytin, üzüm ve sebze üreticilerine yüzde 100 hibeli damlama sulama borusu desteği verileceğini açıkladı. Proje için başvuruların 31 Mart’a kadar devam edeceğini belirten Dutlulu, projenin hem çiftçinin maliyetini düşüreceğini hem de su kaynaklarının korunmasına katkı sağlayacağını ifade etti. Mecliste 8 Mart vurgusu Toplantının sonunda meclisin kadın üyeleri adına Özge Arslan tarafından bir bildiri okundu. Bildiride Manisa’nın ilk kadın belediye başkanı merhum Gülşah Durbay özlemle anılırken, 91 üyeli mecliste sadece 7 kadın üyenin bulunmasının demokratik temsil açısından yetersiz olduğu ifade edildi. Tüm siyasi partilere yerel yönetimlerde kadın temsilinin artırılması çağrısı yapılırken, Başkan Dutlulu da kadınların toplumdaki gücüne inandığını ve her zaman destekçisi olacaklarını belirtti.
10 Mart 2026 Salı - 22:18
Çaykur Rizespor Kulubü Ankara’da iftarda bir araya geldi
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Adalet Bakanı Akın Gürlek, Çaykur Rizespor Kulübü’nün iftar programına katıldı. Sağlık Bakanı Memişoğlu, "Spor kazanmak için yapılır ama tek amaç sporda kazanmak olmamalı. Mücadele olmalı, kazanmak isteği olmalı ama spor sağlıktır" dedi. Ankara’da bir otelde gerçekleştirilen Çaykur Risespor iftar proğramına, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Çaykur Rizespor Başkanı İbrahim Turgut’un yanı sıra yöneticiler ve davetliler katıldı. İftar programının açılış konuşmasını yapan Çaykur Rizespor Kulubü Başkanı İbrahim Turgut, "Bu mübarek ramazan gününde iftarımızı bizimle paylaştığınız ve davetimize icabet ederek buraya geldiğiniz için hepinize teşekkür ediyorum. Yola çıkarken sadece saha sonuçlarına odaklanmadık. Futbol dışında birlik, beraberlik, barış ve kardeşliği de önemsedik. Tüm takımlarla kardeş olmayı, Türk futbolunun başarısı için öz kaynaşmayı hedefledik. Allah’ın yardımı ve sizlerin desteğiyle iyi bir noktaya geldik. İnşallah daha da iyi yerlere geleceğiz. Bu yolda bizlere destek veren başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere Sayın Osman Bakanımıza, Sayın Kemal Bakanımıza, Sayın Hayati Yazıcı’ya ve tüm büyüklerimize şahsım ve kurumum adına teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Spor kazanmak için yapılır ama tek amaç sporda kazanmak olmamalı. Mücadele olmalı, kazanmak isteği olmalı ama spor sağlıktır. Yani spor sağlık için, mutluluk için yapılır. Toplum olarak spor yapmamız lazım" diye konuştu. Türkiye’nin, dünyanın en iyi sağlık hizmeti sunan ülkesi olduğunu belirten Memişoğlu, Türkiye’deki sağlık hizmetlerine yönelik bilgiler verdi. "Bugünden sigarayı bırakın istiyoruz" Mevcut sağlık hizmetlerini yeterli görmediklerini ve sağlığın teknolojisini ve bilgisini de üretmeleri gerektiğini belirten Memişoğlu, "Türk toplumunun sağlıklı olması için ne yapılmalı? Bunun çabası içindeyiz. Erkeklerin yüzde 46’sının, kadınların yüzde 25’inin sigara içtiği yani insanların ortalama yüzde 33’ünün sigara içtiği bir ülkede sigara illetinden kurtulmamız gerekiyor. Ramazan irademizi güçlendirdiğimiz ay olduğu için de sigara içenlerin sigarayı bırakmak için bayramı beklememesini istiyoruz. Bugünden sigarayı bırakın istiyoruz" diye konuştu. Karadeniz Bölgesi’nin Türkiye’nin en kilolu bölgesi çıktığını aktaran Memişoğlu, "Karadeniz’de eskiden babaannem sabahları muhlama yiyordu, çaylığa gidiyordu, akşama kadar o çaylıkta çalışıyordu. Muhlama dediğiniz esasında bir enerji bombası. Şimdi aynı muhlamayı yiyoruz, gidiyoruz, masada oturuyoruz. O zaman ne oluyor? Bu bize kilo olarak geri dönüyor. Kalp hastalığı, eklem hastalığı olarak geri dönüyor. Onun için sizlerden istirhamım, bize emanet olan bu bedene lütfen iyi bakın. Kilo vermeye, kötü alışkanlıktan uzak durmaya ve hareketli olmaya çalışın. Onun için de sağlıklı hayat merkezlerine gidin lütfen" diyerek sağlıklı hayat merkezlerinde tüm hizmetlerin ücretsiz olduğunu belirtti. Adalet Bakanı Akın Gürlek ise kendisinin Nevşehirli olduğunu ancak "fahri Rizeli" olduğunu belirterek, Türkiye ve bütün hanelere ramazanın huzurunun, bereketinin gelmesini diledi. Konuşmanın ardından Çaykur Rizespor Kulübü Başkanı İbrahim Turgut, Sağlık Bakanı Memişoğlu ve Adalet Bakanı Gürlek’e Rizespor forması hediye etti.
10 Mart 2026 Salı - 22:14
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye, herkesin din ve vicdan hürriyetine sahip olduğu, inançlarını özgürce yerine getirebildiği örnek bir ülkedir"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye, herkesin din ve vicdan hürriyetine sahip olduğu, inançlarını özgürce yerine getirebildiği, cemaatlerin kendi kurumlarını yaşatabildiği ve karşılıklı saygının hakim olduğu örnek bir ülkedir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da dini azınlık temsilcileri ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ramazan ayı gönülden gönüle köprülerin kurulduğu, paylaşmanın ve dayanışmanın arttığı kardeşliği güçlendiği müstesna bir zaman dilimidir. Savaşların, çatışmaların, ayrışmaların, acıların, zulümlerin insanlığın gündemini belirlediği günümüzde burada verilen birlik beraberlik ve dayanışma görüntüsünün çok anlamlı olduğunu inanıyor ve anlıyorum. Üzerinde yaşadığımız Anadolu toprakları medeniyetlerin buluştuğu, farklı inançların kaynaştığı, aynı sokakta yer alan camiilerin, kiliselerin, sinagogların her birini birbirine yakıştığı bir coğrafyadır. Bu akşam da aynı sofranın etrafında Rum Ortodoks, Ermeni, Musevi, Süryani, Katolik ve farklı cemaatlerimizin kıymetli temsilcileri buluşuyor. Davetimize icabet ettiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Mesele yaratılanı yaratandan ötürü sevebilmektir" Allah’ın yarattığı insanları ayırmanın kimsenin haddi olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizler sadece kendi cemaatlerinizin değil, aynı zamanda Türkiye’nin çok kültürlü ve çok inançlı toplumsal yapısının da temsilcilerisiniz. Bu toprakların mayasında birlikte yaşama kültürü vardır, bu toprakların ruhunda karşılıklı saygı vardır, bu toprakların hafızasında kardeşlik vardır. Mesele yaratılanı yaratandan ötürü sevebilmektir. Allah’ın yarattığı insanları kategorilere ayırmak, ırkçılık yapmak, mezhep ve meşrebine göre ötekileştirmek kimsenin haddi de hakkı da değildir" ifadelerini kullandı. "Cumhuriyet tarihinde ilk kez yeni bir kilise bizim dönemimizde inşa edildi" Türkiye’de farklı inançlara mensup vatandaşların sosyal yaşamın birçok alanında bulunduğunu belirten Erdoğan, "Son 23 yılda bu minvalde çok kapsamlı adımlar attık. Cemaat vakıflarının geçmişten gelen mülklerinin iadesi konusunda önemli düzenlemeler yaptık. Vakıflar mevzuatında gerçekleştirdiğimiz reformlarla cemaat vakıflarının haklarını genişlettik. Uzun yıllar ihmal edilmiş pek çok kilise ve ibadethaneyi restore ederek yeniden cemaatlerin hizmetine sunduk. Cemaatlerin ihtiyaç duyduğu din görevlileri konusunda da ciddi kolaylıklar sağladık. Cumhuriyet tarihinde ilk kez yeni bir kilise bizim dönemimizde inşa edildi. İstanbul Yeşilköy’de ibadete açtığımız Süryani Kilisesi, Türkiye’deki dini özgürlük ortamının güçlü bir sembolü olmuştur. Farklı inançlara mensup vatandaşlarımızın akademide, bürokraside, iş dünyası ve siyasette aktif olmalarından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Yakın zamanda Ermeni kökenli bir vatandaşımızın kaymakam olarak atanması ve Ermeni milletvekillerimizin TBMM’de uzun süredir görevde bulunması bunun en güzel örneklerinden biridir. İnşallah önümüzdeki dönemde sizlerle el birliği ve gönül birliği içerisinde bu iklimi daha da güzelleştirmeye devam edeceğiz" diye konuştu. "Türkiye, herkesin inançlarını özgürce yerine getirebildiği örnek bir ülkedir" "Gerçekler apaçık ortadayken zaman zaman bazı uluslararası çevrelerin dini özgürlükler konusunda ülkemizi haksızca eleştirdiğini görüyoruz" diyen Erdoğan, "Türkiye karşıtlığını siyasetlerinin merkezlerine yerleştirenlerin söylediklerinin bizim nazarımızda hiçbir kıymeti yoktur. Türkiye, herkesin din ve vicdan hürriyetine sahip olduğu, inançlarını özgürce yerine getirebildiği, cemaatlerin kendi kurumlarını yaşatabildiği ve karşılıklı saygının hakim olduğu örnek bir ülkedir. Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Fransuva’nın Türkiye’yi ziyareti sırasında yaşananlar bunun önemli bir göstergesidir. Gerek İznik’teki dua programı, gerekse İstanbul’da gerçekleştirilen ayin devletimizin sağladığı imkanlar sayesinde icra edilmiştir" ifadelerini kullandı. "Camii, kilise, havra demeden bombalayanlara müsamahamız yoktur" Türkiye olarak her türlü ayrımcılığa karşı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün dünya maalesef ayrımcılık, nefret söylemi ve ötekileştirme gibi ciddi sorunlarla karşı karşıyadır. Özellikle son yıllarda tırmanan İslam düşmanlığı, hem bizim insanlarımızı hem de bir arada yaşama kültürünü açıkça tehdit ediyor. Türkiye olarak her türlü ayrımcılığa karşıyız. Bunun da mücadelesini içeride ve dışarıda kararlılıkla veriyoruz. Aynı şekilde camii, kilise, havra demeden bombalayan, ibadethaneler dahi saygısı olmayan DEAŞ vari karanlık yapılara da müsamahamız yoktur. Söylediğim gibi İslam düşmanlığı nasıl bir insanlık suçuysa, Anti-Semitizm de suçtur, makul ve meşru görünemez bir kötülüktür. Bizim hedefimiz açıktır, bu topraklarda yaşayan herkesin kendini eşit, özgür ve güvende hissettiği bir Türkiye’yi inşallah hep birlikte inşa ettik, inşa edeceğiz. Bu akşamki İftar soframızı bu arzumuzun bir nişanesi olarak görüyorum" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iftar programına katılan dini azınlık temsilcilerine teşekkür etti, ramazanın ayının ülkeye, millete ve tüm insanlığa barış, huzur ve bereket getirmesini diledi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş ve birçok davetlinin bulunduğu programa, Fener Rum Patriği Bartholomeos, Türkiye Ermenileri Patriği Sahak Maşalyan, Türkiye Musevileri Hahambaşı David Sevi, Süryani Metropoliti Yusuf Çetin, Papa Türkiye Dini Temsilcisi Latin Katolik Metropoliti Massi Milano, Arkepiskopos İzmir Metropoliti Monsenyör Martin Kmetec, Türkiye Süryani Katolik Metropoliti Orhan Çanlı, Türkiye Ermeni Katolik Cemaati Ruhani Reisi Vartan Kerabaydzar Kirakos Kazancıyan, Kadıköy Metropoliti Emanuel Adamakis, Hatay Katolik Anadolu Havarisi Vekili Antuan Ilgıt, Mardin Süryani Metropoliti Mor Timotheos Samuel, Keldani Kilisesi Başepiskoposu Sabri Anar, Ermeni Vakıflar Birliği Platformu Başkanı Bedros Şirinoğlu, Balıklı Rum Hastanesi Vakfı Başkanı Konstantin Yuvanidis, Türk Musevi Toplumu Başkanı Erol Kohen, Yahudi Cemaati Başkanı İsak İbrahimzadeh, Süryani Vakfı Başkanı Kenan Gürdal, Mor Gabriel Vakfı Başkanı Kuryakus Ergun, Kadıköy Rum Vakfı Başkan Vekili Lena Kaçi Açık, Ermeni Katolik Vakfı Başkanı Antuan Sultanoğlu ve Süryani Katolik Vakfı Başkanı Münir Üçkardeş katıldı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
10 Mart 2026 Salı- 12:17
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye’yi düşünseydin bugünkü zırvalarınla rezil olmazdın"
2
09 Mart 2026 Pazartesi- 21:50
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Savaş uzadıkça maalesef tablo daha da kötüleşecektir"
3
09 Mart 2026 Pazartesi- 21:40
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "(Terörsüz Türkiye) Ümit ediyorum Türkiye önemli bir tarihi eşiği geride bırakacak"
4
10 Mart 2026 Salı- 23:36
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye, herkesin din ve vicdan hürriyetine sahip olduğu, inançlarını özgürce yerine getirebildiği örnek bir ülkedir"
5
10 Mart 2026 Salı- 22:03
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı el-Burhan ile telefonda görüştü
30 Ocak 2026 Cuma - 17:40
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Yurtlarımızda 1 milyon kapasiteyi geçmiş durumdayız"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, öğrenci yurtlarının kapasitesinin 1 milyonu aştığına dikkat çekerek, "Kim ne derse desin. Dünyada örgün öğrenimde okuyan öğrenci başına en fazla yurdu olan ülkelerin başında Türkiye geliyor. Başvuranların neredeyse tamamını yerleştiren bir sistemimiz var" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Antalya Ahmet Hamdi Akseki KYK Yurdu’nda düzenlenen Kış Kampı programında gençlerle buluştu. Konuşmasında fırsat eşitliği vurgusu yapan Yılmaz, "Türkiye’nin hangi bölgesinde, hangi köyünde doğmuş olursa olsun, hangi sosyo-ekonomik gruba mensup olursa olsun tüm çocuklarımıza kendilerini geliştirme imkanı sunmak bizim temel görevimizdir. Eğitime yaptığımız yatırımlar bunun en açık göstergesi. AK Parti geldiği sıralarda 70 küsür olan üniversite sayısını bugün 129’u devlet, 79’u vakıf olmak üzere 208’e çıkardık. Sadece sayıyı artırmakla kalmadık; dünyanın birçok ülkesinde üniversite eğitimi paralıyken, biz üniversite eğitimini parasız hale getirdik. Ders kitaplarını ücretsiz olarak sırasına koyduk" ifadelerini kullandı. "KYK yurtları depremde stratejik kalemiz oldu" Öğrenci yurtlarının kapasitesinin 1 milyon eşiğini aştığını belirten Yılmaz, "Kim ne derse desin. Dünyada örgün öğrenimde okuyan öğrenci başına en fazla yurdu olan ülkelerin başında Türkiye geliyor. Başvuranların neredeyse tamamını yerleştiren bir sistemimiz var. Bu yurtlar sadece öğrencinin kaldığı yerler değil; depremde gördük, çok işimize yaradı. Birçok ailemizi buralarda misafir ettik. Bugün de Antalya’da olduğu gibi kış kampları ve sosyal etkinlikler için kullanılması çok anlamlı" dedi. 3 milyon gence 450 milyar TL’lik "GÜÇ" desteği İstihdam projelerine değinen Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından duyurulan "Gençliğin Üretim Gücü (GÜÇ)" programına ilişkin şunları söyledi: "İŞKUR artık sadece iş yönlendiren değil, eğitim ve staj programları düzenleyen gelişmiş bir yapıya dönüştü. Yeni programımızla 3 yılda 450 milyar TL kaynak ayırdık ve 3 milyon gencimize dokunacağız. Ayrıca günlük bin 375 TL cep harçlığıyla kampüslerde uyguladığımız programlarımız devam ediyor. Ulusal Staj Portalı ile gençlerimizin iş hayatına erken yaşta adım atmasını sağlıyoruz." "İş dünyasının ‘tecrübe’ bitiriyoruz" Yılmaz, ayrıca İşe İlk Adım Programı kapsamında 18-25 yaş arasındaki gençlerin istihdam edilmesi halinde devletin 6 ay süreyle ücret ve prim desteği sağlayacağını ifade etti. Gençlerin iş ararken karşılaştığı en büyük engel olan tecrübe sorununa çözüm getirdiklerini belirten Yılmaz, "Gençler işe gittiğinde ’tecrüben var mı?’ diye soruyorlar. İşte bunu 6 aylık destek programlarımızla ortadan kaldırıyoruz. Maliyeti tamamen İŞKUR tarafından karşılanan bu sistemle gençlerimiz iş deneyimi kazanacak" dedi. "Siyasette seçme ve seçilme yaşını biz düşürdük" Gençlerin karar alma süreçlerinde aktif rol almasını istediklerini vurgulayan Yılmaz, "Seçme ve seçilme yaşını düşürürken bize çok karşı çıktılar, eleştirdiler ama biz yaptık. Belediye meclislerinden TBMM’ye kadar her aşamada gençlerin olmasını istiyoruz. Biz gençler için değil, gençlerle birlikte bir şeyler yapıyoruz. Medyaya da sesleniyorum; lütfen olumsuz haberler yerine pırıl pırıl, dünya ile rekabet eden bu gençlerimizin başarılarını, olumlu örneklerini gösterin" diye konuştu. "Haklı olanın güçlü olduğu bir dünya" Türkiye’nin birliği ve beraberliği üzerine mesajlar veren Yılmaz, konuşmasını şöyle tamamladı: "Türk’üyle, Kürt’üyle, Zaza’sıyla, Çerkezi’yle, Alevi’si ve Sünni’siyle bir olacağız. Enerjimizi iç kavgalara değil, ülkemizi geleceğe taşımak için harcayacağız. Sadece haklı olmak yetmiyor, aynı zamanda güçlü olmanız gerekiyor. Haklı olanın güçlü olduğu bir dünya için çalışmaya devam edeceğiz." Programa Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanı sıra Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Halis Yunus Ersöz, Antalya Valisi Hulusi Şahin, AK Parti Antalya Milletvekilleri ve çok sayıda öğrenci katıldı.
30 Ocak 2026 Cuma - 17:33
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Yurtlarımızda 1 milyon kapasiteyi geçmiş durumdayız"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, öğrenci yurtlarının kapasitesinin 1 milyonu aştığına dikkat çekerek, "Kim ne derse desin. Dünyada örgün öğrenimde okuyan öğrenci başına en fazla yurdu olan ülkelerin başında Türkiye geliyor. Başvuranların neredeyse tamamını yerleştiren bir sistemimiz var" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Antalya Ahmet Hamdi Akseki KYK Yurdu’nda düzenlenen Kış Kampı programında gençlerle buluştu. Konuşmasında fırsat eşitliği vurgusu yapan Yılmaz, "Türkiye’nin hangi bölgesinde, hangi köyünde doğmuş olursa olsun, hangi sosyo-ekonomik gruba mensup olursa olsun tüm çocuklarımıza kendilerini geliştirme imkanı sunmak bizim temel görevimizdir. Eğitime yaptığımız yatırımlar bunun en açık göstergesi. AK Parti geldiği sıralarda 70 küsür olan üniversite sayısını bugün 129’u devlet, 79’u vakıf olmak üzere 208’e çıkardık. Sadece sayıyı artırmakla kalmadık; dünyanın birçok ülkesinde üniversite eğitimi paralıyken, biz üniversite eğitimini parasız hale getirdik. Ders kitaplarını ücretsiz olarak sırasına koyduk" ifadelerini kullandı. "KYK yurtları depremde stratejik kalemiz oldu" Öğrenci yurtlarının kapasitesinin 1 milyon eşiğini aştığını belirten Yılmaz, yurtların fonksiyonelliğine dair şu ifadeleri kullandı: "Kim ne derse desin. Dünyada örgün öğrenimde okuyan öğrenci başına en fazla yurdu olan ülkelerin başında Türkiye geliyor. Başvuranların neredeyse tamamını yerleştiren bir sistemimiz var. Bu yurtlar sadece öğrencinin kaldığı yerler değil; depremde gördük, çok işimize yaradı. Birçok ailemizi buralarda misafir ettik. Bugün de Antalya’da olduğu gibi kış kampları ve sosyal etkinlikler için kullanılması çok anlamlı." 3 milyon gence 450 milyar TL’lik "GÜÇ" desteği İstihdam projelerine geniş yer ayıran Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından duyurulan "Gençliğin Üretim Gücü (GÜÇ)" programına ilişkin şunları söyledi: "İŞKUR artık sadece iş yönlendiren değil, eğitim ve staj programları düzenleyen gelişmiş bir yapıya dönüştü. Yeni programımızla 3 yılda 450 milyar TL kaynak ayırdık ve 3 milyon gencimize dokunacağız. Ayrıca günlük 1375 TL cep harçlığıyla kampüslerde uyguladığımız programlarımız devam ediyor. Ulusal Staj Portalı ile gençlerimizin iş hayatına erken yaşta adım atmasını sağlıyoruz." "İş dünyasının ‘tecrübe’ bitiriyoruz" Yılmaz, ayrıca İşe İlk Adım Programı kapsamında 18-25 yaş arasındaki gençlerin istihdam edilmesi halinde, devletin 6 ay süreyle ücret ve prim desteği sağlayacağını ifade etti. Gençlerin iş ararken karşılaştığı en büyük engel olan tecrübe sorununa çözüm getirdiklerini belirten Yılmaz, "Gençler işe gittiğinde ’tecrüben var mı?’ diye soruyorlar. İşte bunu 6 aylık destek programlarımızla ortadan kaldırıyoruz. Maliyeti tamamen İŞKUR tarafından karşılanan bu sistemle gençlerimiz iş deneyimi kazanacak" dedi. "Siyasette seçme ve seçilme yaşını biz düşürdük" Gençlerin karar alma süreçlerinde aktif rol almasını istediklerini vurgulayan Yılmaz, "Seçme ve seçilme yaşını düşürürken bize çok karşı çıktılar, eleştirdiler ama biz yaptık. Belediye meclislerinden TBMM’ye kadar her aşamada gençlerin olmasını istiyoruz. Biz gençler için değil, gençlerle birlikte bir şeyler yapıyoruz. Medyaya da sesleniyorum; lütfen olumsuz haberler yerine pırıl pırıl, dünya ile rekabet eden bu gençlerimizin başarılarını, olumlu örneklerini gösterin" diye konuştu. "Haklı olanın güçlü olduğu bir dünya" Türkiye’nin birliği ve beraberliği üzerine mesajlar veren Yılmaz, konuşmasını şöyle tamamladı: "Türk’üyle, Kürt’üyle, Zaza’sıyla, Çerkezi’yle, Alevi’si ve Sünni’siyle bir olacağız. Enerjimizi iç kavgalara değil, ülkemizi geleceğe taşımak için harcayacağız. Sadece haklı olmak yetmiyor, aynı zamanda güçlü olmanız gerekiyor. Haklı olanın güçlü olduğu bir dünya için çalışmaya devam edeceğiz." Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanı sıra Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Halis Yunus Ersöz, Antalya Valisi Hulusi Şahin, AK Parti Antalya Milletvekilleri ve çok sayıda öğrenci katıldı. (İS-SM-
30 Ocak 2026 Cuma - 17:09
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Dışişleri Bakanı Arakçi’yi kabul etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile İstanbul’da bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’yi kabul etti. Basına kapalı gerçekleşen kabulde, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da yer aldı.
30 Ocak 2026 Cuma - 17:02
Bakan Yumaklı: "Su artık hayati bir başlık haline geldi"
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Artvin’de yaptığı konuşmada iklim değişikliğiyle birlikte suyun hayati önem kazandığını vurgulayarak, Artvin’in tarım potansiyeli, coğrafi işaretli ürünleri, Yusufeli Barajı ve son 23 yılda kente yapılan 418 milyar liralık yatırımlara dikkat çekti. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Artvin’de AK Parti İl Danışma Toplantısı’na katıldı. Toplantıda partililere hitap eden Bakan Yumaklı, iklim değişikliğinin etkilerine dikkat çekerek suyun korunması ve verimli kullanılması gerektiğini söyledi. Bakanı İbrahim Yumaklı, burada yaptığı konuşmada, "Özellikle iklim değişikliğinden kaynaklı, belki de Artvin için en son gündeme gelmesi beklenen konulardan biri olan su meselesi artık hayati bir başlık haline gelmiştir. Dolayısıyla her damla suyumuzu altın değerinde görmeli, koruyarak ve verimli şekilde kullanmalıyız. Özellikle suyun depolanması ve yönetimi konusunda Artvin son derece önemli bir ilimizdir. Artvin’in dünya çapında önemli bir esere ev sahipliği yaptığını biliyoruz. Yusufeli Barajı bu anlamda bizim adeta heykelimizdir. Daha önce de bir kıyaslama yapmıştım. Kendi alanında dünya ölçeğinde olan bu esere ev sahipliği yaptığı için Artvin’e hassaten teşekkür ediyorum. Artvin, kendine özgü coğrafi yapısıyla önemli bir tarım kentidir. Yaş çay üretiminde Türkiye genelinde üçüncü sıradayız. Yaban mersininde yedinci, kızılcık ve fındıkta ise on birinci sıradayız. Bunlar bizim ölçümlerimizdir. Artvin, üretimde olduğu kadar markalaşmayı da başarmış bir şehirdir. Kentimizde 8 ürün coğrafi işaret tescili almıştır. Kestane balı, Arhavi termonisi, Borçka Demir elması, Hatila balı, Hopa hamsili ekmeği, Hopa laz böreği, Puçuko ve Şavşat ketesi artık Artvin’in sınırlarını aşmıştır. Bu ürünlerin adını ilk kez duyanlar merak etsin, biz de onlara Artvin’i adres gösterelim. Devlet Su İşleri yatırımları dahil olmak üzere son 23 yılda hem Artvin’e hem de ülkemize hizmet edecek toplam 418 milyar liralık yatırım bu coğrafyada hayata geçirilmiştir" ifadelerini kullandı. Bakan Yumaklı konuşmasının ardından basına kapalı şekilde partisinin il danışma toplantısına katıldı.
30 Ocak 2026 Cuma - 17:01
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç "Terörden Türkiye’yi kurtarmak istiyoruz"
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Sivas’ta yaptığı konuşmada Türkiye’de adaletin tesisi noktasında gayretli bir şekilde çalışmalarını sürdüreceklerini kaydedip terörden Türkiye’yi kurtarmak istediklerini söyledi. Sivas’ta bir dizi inceleme ve ziyaretlerde bulunan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Toplantıda konuşan AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Sivas’a yeni adalet sarayının müjdesini vererek, yapımında sona gelinen yeni Cumhuriyet Üniversitesi hastanesinin baharda açılacağı müjdesini verdi. Güler, "Biz gerçek manada bir adalet sarayı yapıyoruz. Yeni bir adalet sarayı yapıyoruz, diğer adalet sarayımızda mevcut fonksiyonlarıyla devam edecektir. Yaklaşık 42 metre karelik yeni adalet sarayının projesi inşallah önümüzdeki haftalarda bitiyor. En geç Mayıs-Haziran ayında ihalesini tamamlayarak inşallah temeli yine sayın bakanımızla birlikte atacağız. Yine Ulaş yolunda tüm fonksiyonlarıyla artık işlevini yitirmiş cezaevinin yerine yine nitelikli bir cezaevinin temelini atacağız, Üniversite hastanemizi bitirdik. Son peyzaj düzenlemeleri kaldı. İnşallah onu da Mart-Nisan’la birlikte tamamlayıp, 204 bin metre karelik dev bir sağlık yatırımını Sivas’ın hizmetine kazandıracağız" dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç konuşmasında muhalefetin 24 yıldır karalama siyasetinden vazgeçmediğine vurgu yaparak, "Biz hizmet siyaseti diyoruz, icraat diyoruz. Karşımızdaki muhalefet sürekli engelleme siyaseti, karalama siyaseti, 24 yıldır da muhalefette bir değişiklik yok. Bizde ise ilk gün ki aşkla, heyecanımızdan hiçbir şey eksilmeden, durmak yok yola devam diyoruz" şeklinde konuştu. "AK Parti’yi millet kurdu" Tunç, konuşmasında AK Parti’yi milletin kurduğunu ifade ederek, "28 Şubat sürecini hatırladığımızda bu millet gerek ekonomik refah anlamında gerekse de temel hak ve hürriyetler açısından büyük sıkıntılara rüçhandı. Bu kronik sıkıntılardan bu ülkeyi kurtarsa kurtarsa Erdoğan kurtarır dedi milletimiz ve AK Partinin kurulmasına adeta zorladı. Bir pattı kurda peşinden gelip bu devleti düzlüğe çıkartalım dedi milletimiz. Bu ışığı söndürmek isteyenlere bu millet fırsat vermedi bundan sonrada vermeyecek" dedi. "Biz Türkiye’de adaletin tesisi noktasında gayretli bir şekilde çalışmalarımızı sürdüreceğiz" Tunç, yargıyı eleştirenlerin asıl niyetini ise şu sözlerle açıkladı, "Bugün yargı şişmemizle ilgili bazı eleştirilerde bulunanlar ve haksızca yargı mensuplarımıza, hakim ve savcılarımıza hareket edenler, tehdit edenler, ‘Türkiye’de adalet yok’ diyenlerin aslında rahatsız oldukları nedir değerli arkadaşlar, onlar eski veraseti sistemin emrinde olan, darbecilerin karşısında hazır ol da duran, onlara kol kanat geren bir yargı sisteminden bugün milli iradinin yanında duran, darbeciden de, vesayetçiden de, yolsuzluk yapanlardan da, hırsızdan da hesap soran bir yargı sisteminin varlığından rahatsız olanlardır. Biz Türkiye’de adaletin tesisi noktasında gayretli bir şekilde çalışmalarımızı sürdüreceğiz" "Terörden Türkiye’yi kurtarmak istiyoruz" Tunç, terörsüz Türkiye’yi kurmak istediklerini vurgulayarak sözlerini şu şekilde tamamladı. "Milletimizin birliği, beraberliği ve dirliği. Terörden Türkiye’yi kurtarmak istiyoruz. 41 yıldan bu yana mücadele ettik. Bu uğurda binlerce şehit verdik. Gazilerimiz oldu, ülke olacak çok büyük acılar yaşadık. Bu acıları bir daha yaşamayalım diyoruz. Güvenlik güçlerimiz bir taratan büyük bir gayret gösterirken diğer ir yandan terör örgütünün istismar ettiği alanları birer birer ortadan kaldırdık. Sadece Kürt vatandaşlarımız için değil, ülkemizin tüm vatandaşları için temel hak ve hürriyetleri tahkim ettik, güçlendirdik, özgürlük ortamını, ayrımcılığı ortadan kaldırdık ve bu sayede bugün terörsüz Türkiye’yi konuşabiliyoruz. Sayın devlet bahçelinin grubunda yaptığı konuşmanın ardından, sayın Cumhurbaşkanımızın koyduğu salam iradeyle bir süreç başladı. Bu duruşun ardından terör örgütü fesih kararı aldı. Tabi bu fesih kararından sonra silah bırakma sürecini izlemeye devam ettik. Bu süreçte özellikle devlet kurumları arasında gerek istihbarat gerek ilgili bakanlıklar arasında bir uyum olmasaydı, yine kurulan meclis komisyonunda, bir iki istisna dışındaki partilerin genel bir konsorsiyumu ile bu noktala geldik."
30 Ocak 2026 Cuma - 16:58
Mesleki Eğitim şimdi de Strazburg’da Avrupa Konseyi’nin gündeminde
AK Parti Kayseri Milletvekili ve TBMM Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Üyesi Dr. Murat Cahid Cıngı, Fransa’nın Strazburg kentinde düzenlenen Avrupa Konseyi toplantısında yaptığı konuşmada, genç işsizliği ve mesleki eğitimin stratejik önemi konusunda önemli değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında genç işsizliğinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal dengeleri ve demokratik yapıları etkileyen yapısal bir sorun haline geldiğine dikkat çeken Cıngı, eğitim sistemleri ile iş dünyası arasındaki kopukluğun gençlerde umutsuzluğa ve toplumsal dışlanmaya yol açtığını ifade etti. Mesleki eğitimin ‘ikinci seçenek’ olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Milletvekili Cıngı, meslek sahibi, kendi geçimini sağlayabilen ve geleceğe umutla bakan gençlerin daha özgüvenli, daha katılımcı ve demokrasiye daha bağlı bireyler haline geldiğini belirtti. Bu yaklaşımın güçlü bir toplum ve sağlam bir demokrasi için temel unsur olduğunun altını çizdi. Türkiye’de ve özellikle Kayseri’de eğitimi doğrudan iş dünyasıyla buluşturan modeller üzerinde çalıştıklarını ifade eden Cıngı, klasik üniversite diploması anlayışının ötesine geçilmesi gerektiğini dile getirdi. Amaçlarının, gençleri gerçekten istihdam edilebilir kılan, ülke ekonomisine katkı sağlayan ve onurlu bir yaşam kurmalarına imkân tanıyan mesleklerle donatmak olduğunu söyledi. Mesleki eğitimin toplumda hâlen yeterince değer görmediğine dikkat çeken Cıngı, bu algının değiştirilmesinin ortak bir sorumluluk olduğunu belirterek, mesleki eğitimin ihmal edilmesinin milyonlarca gencin potansiyelinin göz ardı edilmesi anlamına geldiğini ifade etti. Milletvekili Cıngı, konuşmasının sonunda Avrupa Konseyi üyesi ülkeler arasında iş birliğinin artırılması, özel sektörle ortaklıkların güçlendirilmesi ve başarılı mesleki eğitim modellerinin paylaşılmasının önemine değindi. Milletvekili Cıngı, bu alandaki ortak çalışmaların daha kapsayıcı, rekabetçi ve güçlü bir Avrupa’nın inşasına katkı sağlayacağını belirterek, Avrupa Konseyine, ilgili komitelere ve üye ülkelere mesleki eğitim konusuna ağırlık verilmesi ve ortak çalışmalar yapılması için çağrıda bulundu.
30 Ocak 2026 Cuma - 16:47
Antalya Büyükşehir Belediyesi araç filosunu güçlendirdi
Antalya Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde sunulan hizmetlerin daha hızlı, etkin ve verimli şekilde yürütülmesi amacıyla araç filosunu güçlendirdi. Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Büyükşehir Belediyesinin kendi öz kaynaklarıyla 847 milyon TL yatırım bedeliyle 256 yeni aracın Antalya’ya kazandırıldığını kaydetti. Antalya Büyükşehir Belediyesi, araç filosunun gücüne güç katan yeni araç eklemeleri yaptı. Bu kapsamda Antalya Büyükşehir Belediyesi, tamamı kendi öz kaynaklarından karşılanan 847 milyon TL bedelle 256 aracı envanterine ekledi. "Tamamı öz kaynakla alındı" Araç envanterine kazandırılan yeni araçların hizmete alım töreninde konuşan Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Büyükşehir Belediyesinin kendi öz kaynaklarıyla gerçekleştirilen yatırımın önemine dikkat çekti. Özdemir, "ASAT ve Antalya Büyükşehir Belediyesinin hizmet kapasitesini doğrudan güçlendiren çok önemli bir yatırımı sizlerle paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Muhittin Başkanımızın oluşturduğu mali disiplin sayesinde Devlet Malzeme Ofisi’nden satın alımını yaptığımız toplam 847 milyon yatırım bedelli 256 adet aracımızı hizmet için filolarımıza katmış bulunuyoruz. Bunu sadece bir araç alımı olarak da görmüyoruz. Antalya Büyükşehir Belediyesinin ve ASAT’ın planlı, güçlü, sürdürülebilir hizmet anlayışını da net bir şekilde ortaya koyduğunu düşünüyoruz" dedi. "Antalya’ya hayırlı uğurlu olsun" "ASAT ve Büyükşehir’in hizmetlerinde kullanılacak bu araçlarla bizim önceliğimiz, hedefimiz nettir" diyen Özdemir, "Antalya’nın her sokağına, her mahallesine, her vatandaşa kesintisiz, kaliteli hizmeti götürmek. Buradaki ekskavatör, kepçe, arazöz, çekici, tır, damperli çöp kamyonu, forkliftimiz, motosikletimiz, yol temizleme süpürme araçlarımız, kanal açma makinemiz, transitlerimiz ve teleskobik yükleyicilerimiz ile toplam 256 aracımız Antalya’mıza hayırlı uğurlu olsun" şeklinde konuştu. Özdemir, daha sonra Milletvekili Mustafa Erdem ve beraberindeki heyetle birlikte Büyükşehir Belediyesinin yeni araçlarını inceledi. Törene Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Mustafa Erdem, CHP Parti Meclis Üyesi Önder Kurnaz, ASAT Genel Müdürü Cengiz Gülebay ve Antalya Büyükşehir Belediyesi bürokratları katıldı.
30 Ocak 2026 Cuma - 16:44
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: "2002’de 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı bugün 30 bin kilometreye çıkardık"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, "2002’de 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı bugün 30 bin kilometreye çıkardık" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, İstanbul’da 30 Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni’ne katıldı. Programın açılışında konuşan Uraloğlu, "Yıllarca yapılamayarak adeta yılan hikâyesine dönen Karadeniz Sahil Yolu’nu yine sizin iradenizle tamamlayarak 2007 yılında Bolaman-Perşembe arasında muhteşem bir açılışla hep birlikte hizmete sunduk. 10 hükümet ve 17 bakan değişmesine rağmen bitirilemeyen hatta atıl kalan kısımları için ’Patates deposu mu yapalım, limon deposu mu yapalım’ diye ciddi ciddi öneriler getirilen Bolu Tüneli’ni yine sizin kararlılığınızla açtık. ’Olmaz’ dedikleri her şeyi oldurdunuz. Onlar ’yapılamaz’ dedikçe siz ’yapacağız’ dediniz. Onlar küçümsedikçe, Türkiye büyüdü. Vizyonu olan kazandı, vizyonsuzlar tarih oldu, olmaya da devam edecek" dedi. "Mega karayolu projelerini tamamlayarak hizmete sunduk" AK Parti iktidarı döneminde mega projelerin tamamlandığını söyleyen Bakan Uraloğlu, "Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 1915 Çanakkale Köprüsü ile Asya ve Avrupa arasındaki geçişleri birkaç dakikaya düşürdük. Osmangazi Köprüsü, Kömürhan, Tohma, Beğendik-Botan Köprüleri, Eyiste Hadimi ve Bitlis Çayı Viyadüğü, Nissibi gibi teknoloji ve mühendislik harikası köprülerle yolculukları çok daha güvenli ve keyifli bir hale getirdik. Geçit vermeyen dağları Cankurtaran, Ilgaz 15 Temmuz İstiklal, Salarha, Assos, Troya, Sabuncubeli, Ovit ve Zigana gibi tünellerimizin konforuyla geçilebilir kıldık. Üretim merkezleri ile limanlar arasında kesintisiz, hızlı ve konforlu bağlantı sağlayan Kuzey Marmara, İzmir-İstanbul, Ankara-Niğde ve Aydın-Denizli Otoyolları gibi mega karayolu projelerini tamamlayarak hizmete sunduk" şeklinde konuştu. "2002’de 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı bugün 30 bin kilometreye çıkardık" Doğu-batı, kuzey-güney demeden ülkenin yüksek standartlı yollarla donatıldığını söyleyen Bakan Uraloğlu, "2002’de 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı bugün 30 bin kilometreye çıkardık. Sadece 6 il bölünmüş yollarla bağlıyken, şimdi 77 ili birbirine bağladık. Otoyol uzunluğumuzu bin 714 kilometreden 3 bin 796 kilometreye yükselttik. Köprü ve viyadük uzunluğumuzu 311 kilometreden 819 kilometreye, tünel uzunluğumuzu 50 kilometreden 847 kilometreye çıkardık. Sadece geçen sene 57 kilometre tünel yaptık. Bu köprü ve tünelleri uç uca eklesek, İstanbul’dan Iğdır’a uzanan bir mesafeden fazlası ediyor. Bugün bölünmüş yollarımızın uzunluğu yol ağının yüzde 44’ünüoluşturmasına rağmen, bütün yol ağımızda hareket eden trafiğin yüzde 83’üne hizmet sunuyor" ifadelerini kullandı. "Bölünmüş yol yatırımlarımızla trafik güvenliğini, seyahat hızını ve konforunu arttırdık" Bölünmüş yol yatırımlarıyla trafik güvenliğinin arttırıldığını söyleyen Bakan Uraloğlu, "Bölünmüş yol yatırımlarımızla trafik güvenliğini, seyahat hızını ve konforunu arttırdığımız gibi trafik kazalarındaki ölüm oranlarında da büyük düşüş sağladık. 100 milyon taşıt-kilometre başına hayatını kaybeden kişi sayısını yüzde 81 azalttık. 2002 yılında ülkemizdeki toplam araç sayısı yaklaşık 8.5 milyon ve bölünmüş yol uzunluğumuz 6 bin 101 kilometre iken şehirlerarasındaki ortalama hızımız saatte 40 kilometreydi. Yeni yol yatırımlarımız sayesinde bugün ülkemizdeki araç sayısı 33,6 milyonu geçmesine rağmen ortalama seyahat hızımız yaklaşık 90 kilometreye çıkmış durumda. Bu, bölünmüş yolların her 2 dakikadan birini tasarruf ettirdiği anlamına geliyor" diye konuştu. "Bölünmüş yol ağımız ve otoyollarımız sayesinde zamandan ve akaryakıttan her yıl toplam 303 milyar lira ekonomik fayda sağladık" Bakan Uraloğlu, "2002 yılından bugüne kadar karayolları kapsamında tam 171 açılış törenimize katılarak, bu eserleri milletimizin hizmetine sundunuz. Özellikle 90 açılışla 2018 yılı sonrasındaki törenlerimize yoğun katılımınız, iradenizin ve kararlılığınızın en güçlü göstergesidir. Sizin sahada olmanız, projelerin hızını daha da artırmış, engelleri aşmamızı kolaylaştırmış ve ülkemizin ulaşım sektöründeki başarılarını taçlandırmıştır. Bugün ulaştığımız 30 bin kilometrelik bölünmüş yol ağımız da sadece bir rakam değil, ülkemizin kalkınma destanıdır. Her bir kilometresi vatandaşlarımızın günlük hayatına doğrudan dokunan, işine, aşına, ailesine daha güvenli ve hızlı ulaşmasını sağlayan somut bir kazanımdır. 30 bin kilometre demek dünyanın çevresinin dörtte üçü demek. Bölünmüş yol ağımız ve otoyollarımız sayesinde zamandan ve akaryakıttan her yıl toplam 303 milyar lira ekonomik fayda sağladık. Ayrıca yıllık 6,3 milyon ton karbon emisyonunu atmosferimizden bertaraf ediyoruz. Gelecek nesillerimize de daha temiz bir Türkiye bırakıyoruz" dedi. "Bölünmüş yol ağımızı öncelikle 31 bin 250 kilometreye, sonra da 38 bin 60 kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz" Bölünmüş yol ağını 31 bin 250 kilometreden 38 bin 60 kilometreye çıkarmayı hedeflediklerini söyleyen Bakan Uraloğlu, "Biz de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak planlamalarımızı tam bu anlayışla hayata geçiriyoruz. İşte bugün 30 bin kilometreye ulaşan bölünmüş yol ağımız da bu vizyonun somut neticesidir. Bölünmüş yol ağımızı öncelikle 31 bin 250 kilometreye, sonra da 38 bin 60 kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz. Geleceğin ulaşım sistemlerinde entegrasyonu merkeze koyarak bizleri daha ileriye taşıyacak proaktif politikalarımızla bağlantısallığı artıran ve akıllı ulaşım sistemleriyle donatan yeni bir ulaşım çağı başlatacağız" diye konuştu. Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen 30 Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni’ne Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, Karayolları Genel Müdürü Ahmet Gülşen, yüklenici firmaların genel müdürleri ve davetliler katıldı.
30 Ocak 2026 Cuma - 16:44
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Dışişleri Bakanı Arakçi’yi kabul etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’yi kabul etti
30 Ocak 2026 Cuma - 16:39
Bakan Fidan: "Sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurulmasına karşıyız"
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile İstanbul’da bir araya geldi. Görüşmenin ardından her iki bakan da ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Buradan tekrar ediyoruz sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurulmasına karşıyız bunun çok fazla işe yarayacağını da inanmıyoruz müzakereyi ve diplomasi savunuyoruz. Suriye’de, Irak’ta, Afganistan’da ve Gazze’de yaşananlar hafızamızda ve tazeliğini korumakta" dedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile İstanbul’da bir araya geldi. Şişli’de bir otelde gerçekleşen görüşmede tarihi bağlara sahip Türkiye ve İran arasındaki ilişkiler, bölgesel güvenlik, istikrar, refah ve ticaret ve gibi konu başlıkları yer aldı. Toplantıya her iki ülkenin dışişleri yetkilileri, temsilciler ve yurt dışında birçok gazeteci katıldı. . Görüşmelerin tamamlanmasının ardından her iki bakan kameraların karşısına geçip ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda yaptığı konuşmada Türk dış politikasında öncelikli hedeflerinin bölgesel istikrar ve sınır güvenliği olduğuna dikkat çeken Bakan Fidan, İran’ın huzuru ve refahını da ayrıca önemsediklerini söyledi. "PKK terör örgütü sadece Türkiye için değil, İran için de bir tehlike olduğunu bir kez daha göstermiştir" İran’da son günlerde meydana gelen toplumsal olayları takip ettiklerini aktaran Bakan Fidan, "Protestolarda meydana gelen ölümler nedeniyle derin üzüntü duyduğumuzu ve İran halkına baş sağlığında bulunduğumuzu yinelemek isterim. Hadiselerin büyük ölçüde yatışmış olması memnuniyet vericidir. Sükûnetin kalıcı olmasını diliyoruz. İran’ın iç meselelerinin dış müdahale olmaksızın İran halkı tarafından barışçıl şekilde çözülmesini temenni ediyoruz. Diğer taraftan PKK terör örgütünün son gelişmelerden istifade etmeye çalıştığını gördük. Bu durum PKK terör örgütü sadece Türkiye için değil, İran için de bir tehlike olduğunu bir kez daha göstermiştir. PKK ya karşı ortak bir mücadele sergilememiz gerektiğini tekrar hatırlatmak istiyoruz. İran ile ABD arasındaki nükleer müzakerelerin yapıcı bir zeminde tekrar başlaması bölgesel gerilimin azaltılması bakımından hayati önem taşımaktadır. Müzakereler aynı zamanda İran’a yönelik yaptırımların kalkmasının ve İran’ın uluslararası ekonomik sistemle bütünleşmesinin yolunu açacaktır. Bu adımlar tüm taraflara önemli kazanımlar sağlayacaktır" dedi. "Sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurulmasına karşıyız. Suriye’de, Irak’ta, Afganistan’da ve Gazze’de yaşananlar hafızamızda ve tazeliğini korumakta" Türkiye olarak İran’a yönelik askeri müdahaleye karşı olduklarını her fırsatta tüm muhataplara da bu şekilde aktardıklarına dikkat çeken Bakan Fidan,’’ Cumhurbaşkanımız bu sabah Pezeşkiyan’la telefonda görüştüler. Buradan tekrar ediyoruz sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurmasına karşıyız bunun çok fazla işe yarayacağını da inanmıyoruz müzakereyi ve diplomasi savunuyoruz. Suriye’de Irak’ta Afganistan’da Gazze’de yaşananlar hafızamızda ve tazeliğini korumakta. Geçmişin yaralarını sarmaya çalışırken bölgemizde başka bir yaranın açılması hiç kimseye fayda getirmeyecektir. Bölge ülkeleri huzur istikrar ve barış istemektedir. Bu bağlamda tarafları müzakere masasına çağırıyoruz. Müzakere masası kurulduğunda da sorunların ayrı ayrı ele alınmasının çözüme ulaşılmasını kolaylaştıracağını değerlendiriyoruz. Bugün yaptığımız görüşmede bu hususları değerli kardeşim Arakçi’ye bizzat aktardım" diye konuştu. "İsrail bölgedeki istikrarsızlaştırma politikalarına son vermelidir" İsrail’in ABD’ye İran askeri sahaları yapmaya ikna etmeye çalıştığını söyleyen Bakan Fidan, "İsrail’in bu çabaları bölgemizin kırılgan durumdaki istikrarına büyük zarar verme potansiyeli taşımaktadır. ABD yönetiminin sağduyuyla hareket ederek buna fırsat vermeyeceğini ümit ediyoruz. İsrail bölgedeki istikrarsızlaştırma politikalarına son vermelidir" dedi. "Gazze’deki temel hedeflerimiz bellidir. Gazze, Gazzeliler tarafından yönetilmelidir" İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile yaptığı görüşmede Gazze konusunu da gündeme getirdiklerini aktaran Bakan Fidan, ateşkesin sağlanmasında Türkiye’nin çok büyük bir katkı sağladığını vurguladı. Gazze Barış Planı’nın artık ikinci aşamasına geçildiğini belirten Bakan Fidan, "Barış Kurulu mekanizmalarında yer almaktayız, ben de Gazze’nin yönetimi ulusal Komitesi ve yüksek temsilcilerin çalışmalarına destek vermek üzere Gazze Yürütme kurulu çalışmalarına katılacağım. Gazze’deki temel hedeflerimiz bellidir. Gazze, Gazzeliler tarafından yönetilmelidir. Gazze’nin sınırları değiştirilmelidir, Gazze’de yeniden imar Gazze halkının ihtiyaçları ve geleceği esas alınarak Gazzeliler için gerçekleştirilmelidir. Türkiye olarak bu esaslar temelinde sorumluluk almakta ve en iyi hissiyatı üstlenmekteyiz" dedi. "Cezaevindeki tutukluların güvenli şekilde Irak’a transferi tamamlanması büyük önem taşımakta" Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğini hedef alan her türlü çabanın karşısında kararlılıkla durmayı sürdürdüklerini kaydeden Bakan Fidan, "Bilindiği gibi 24 Ocak‘ta uzatılmış bir Çatışmasızlık süreci yaşanmakta bugünde entegrasyon konusunda bir mutabakata varıldığını duyduk. Gece itibarıyla bize mesajlar gelmişti bu mutabakatı tabii ki yakından inceliyoruz. Gerçek bir entegrasyon Suriye’nin yararınadır. Bunun şartlarını zaten taraflar biliyor, cezaevindeki tutukluların güvenli şekilde Irak’a transferi tamamlanması büyük önem taşımakta, diğer taraftan ortak komşumuz Irak’ta parlamento seçimleri sonrasında yeni hükümetin kurulmasına üyelik sürecini de yakından takip etmekteyiz. Değerli dostumla Irak’ta güvenlik ve istikrar ortamının idamesinin hem ülkelerimiz hem bölgemiz için taşıdığı önemin altını da çizdik. Yeni kurulacak Irak hükümeti ile bu doğrultuda yakın çalışma arzusu ve iradesine sahibiz. Değerli basın mensupları Türkiye ve İran bulundukları coğrafyanın iki önemli aktörüdür. Bu çerçevede temasların devamlılığını sadece ikili ilişkilerimiz bakımından değil bölgesel güvenlik ve refah içinde yararlı olduğuna yürekten inanıyorum" diye konuştu.
30 Ocak 2026 Cuma - 16:33
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan muhalefete tepki: "Yolsuzluk yapmadıysanız bu telaş hali niye?''
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP’ye tepki göstererek, "Yolsuzluk yapmadıysanız, rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye? Hukuku çiğnemediyseniz adaletin tecellisinden niçin tedirgin oluyorsunuz?" dedi. Muhalefete "takoz" benzetmesi yapınca birilerinin alındığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz ülkemizdeki muhalefete zaman zaman ’takoz’ benzetmesi yapınca birileri alınıyor. Biz bu sıfatı hakaret etmek için kullanmıyoruz, tam tersine durum tespitinde bulunuyoruz" ifadelerini kullandı.
30 Ocak 2026 Cuma - 16:13
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Para kuleleri, baklava kutuları, rüşvet çarkları dışında “işte bizim meselemiz” diyebilecekleri hiçbir icraatları yok"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde "Karayolları Genel Müdürlüğü Otuz Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni"nde açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan CHP’ye tepki göstererek "Yolsuzluk yapmadıysanız, rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye? Hukuku çiğnemediyseniz adaletin tecellisinden niçin tedirgin oluyorsunuz?" dedi. Muhalefete takoz benzetmesi yapınca birilerinin aldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz ülkemizdeki muhalefete zaman zaman ’takoz’ benzetmesi yapınca birileri alınıyor. Biz bu sıfatı hakaret etmek için kullanmıyoruz, tam tersine durum tespitinde bulunuyoruz" ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen "Karayolları Genel Müdürlüğü Otuz Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni"ne katıldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bugün yapımı tamamlanan bölünmüş yollarımızın 30 bininci kilometresini hizmete almak üzere bir aradayız. Eserlerimize bir yenisini eklemenin gururunu yaşıyoruz. Bugün yatırımlarımızla Türkiye’yi güçlendirmenin, 86 milyonun tamamına aşkla hizmet etmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Bugün bir yandan kalpleri birbirine sıkıca kenetlenen, diğer yandan şehirlerimizi bölünmüş yollarla birbirine bağlamanın sevincini yaşıyoruz. Öncelikle bu yolların yapımında fedakarca çalışan, serdiği asfaltı alın teriyle harmanlayan emekçi kardeşlerime şahsım ve milletim adına canı gönülden teşekkür ediyorum. Aynı şekilde mimar ve mühendislerimize, yol yapım projelerinde görev alan tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Sayın bakanlarımızı ve genel müdürlerimizi, Ulaştırma Bakanlığımızın ve Karayolları Genel Müdürlüğümüzün her bir mensubunu, geçmiş dönemde teşrik-i mesai yaptığımız ulaştırma bakanlarımızı tam 30 bin 49 kilometre uzunluğa erişen bu bölünmüş yollar için tebrik ediyorum. Bölünmüş yol projesini birlikte başlattığımız partimizin kurucularından eski Bayındırlık ve İskan Bakanımız, Bitlis Milletvekilimiz Merhum Zeki Ergezen’i de bu vesileyle bir kez daha rahmetle yad ediyorum" dedi.Tüm Karayolları çalışanlarına tebriklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gece gündüz demeden, yaz kış dinlemeden yollarımızın bakım, inşa ve onarım işlerinde çalışan; sabahın ayazında, akşamın karanlığında, güneşin alnında, yağmurun altında, karın soğuğunda, hülasa en zorlu şartlarda özveriyle görev yapan tüm karayolları çalışanlarımıza buradan şahsım ve milletim adına tebriklerimi iletiyor, ülkemize yaptıkları değerli hizmetler için kendilerine şükranlarımı ifade ediyorum. Bu kardeşlerimizin her biri yollarımızı 7 gün 24 saat açık tutmak, özellikle de kar kış demeden her yolu adeta gün gibi yapma gayreti içerisinde olan bu kardeşlerimiz, vatandaşlarımızın güvenli ve konforlu bir şekilde seyahat etmeleri için var gücüyle çalıştılar. Ve biz ’Acaba nasıl gideceğiz?’ derken yollarımızın açıldığını gördük. Bunu sağlayan tüm karayolları mensuplarımıza, Ulaştırma Bakanlığımızın mensuplarına, Rabbim hepsinden razı olsun, emeklerini inşallah bereketli kılsın diyorum. AK Parti olarak 23 yıldır halka hizmet, Hakka hizmettir şuuruyla çalışan, bu anlayışla hareket eden bir kadroyuz. Milletin emanetini yere düşürmemek, bu aziz millete mahcup olmamak için 86 milyonun tamamını eserin ve hizmetin en iyisiyle buluşturmak için geceyi gündüze katıyor, adeta dişimizi tırnağımıza takıyoruz. En doğusundan en batısına, en kuzeyinden en güneyine, her karışı şehit kanlarıyla sulanan bu vatana aşkla hizmet etmenin çabasındayız" diye konuştu.Türkiye’nin direksiyonuna geçtiğimiz 2002’den bu yana ülkemize her kulvarda ipi göğüslediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğitimden sağlığa, teknolojiden savunma sanayine her alanda başarıdan başarıya koştuk. Başkalarıyla değil, her zaman kendimizle yarıştık. Hep daha iyisini, daha güzelini, ilerisini hedefledik. Eski Türkiye’yi bilen herkes bugün şu gerçeği kabul ediyor: İktidarlarımızın başarı hikayesi yazdığı, Türkiye’ye çağ atlattığı, Türkiye’nin talihini değiştirdiği alanların en başında ulaştırma vardır. Kara, hava, deniz yolları ulaşımında bir yandan proje ve yatırımlarımızla altyapıyı güçlendirirken, diğer yandan yolcu sayısını en yüksek seviyelere getirdik. 10 gün önce Ankara’da Esenboğa Havalimanımızın üçüncü pisti ile yeni kule ve tamamlayıcı tesislerin açılışını gerçekleştirdik. İstanbul Havalimanımız, dünyanın en gözde havalimanlarından biri olarak kendi alanında küresel bir markaya dönüştü. Deniz ulaşımında daha önce hayal dahi edilemeyen projeleri hayata geçirdik. Karayolu ulaşımında ise adeta destan yazdık. Bakın şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum; göreve geldiğimizde bölünmüş yol uzunluğumuz ne kadardı? Sadece 6 bin 101 kilometreydi. Yalnızca 6 vilayetimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlıydı. Tek gidişli gelişli yollarda milletimizin ömründen ömür gidiyordu. Türkiye’ye yakışmayan, milletimize yakışmayan bu tabloyu değiştirdik. Hiç vakit kaybetmeden çalışmaları başlattık ve 23 yılda bölünmüş yollarla birbirine bağlanan il sayımızı 77’ye, bölünmüş yol uzunluğumuzu ise tam 30 bin 49 kilometreye çıkardık. 23 yıldır bu ülkeye hizmet eden bir siyasetçi olarak içimi yakan bir hususu bugün sizlerle paylaşmak arzusundayım. Burayı özellikle genç arkadaşlarımın, ekranları başında bizleri takip eden aziz milletimin çok iyi dinlemesini rica ediyorum. Biz ülkemizdeki muhalefete zaman zaman "takoz" benzetmesi yapınca hemen birileri alınıyor, bundan rahatsız oluyor. Oysa biz takoz sıfatını birilerini kötülemek, birilerine hakaret etmek, birilerini rencide etmek, tahrik etmek amacıyla asla kullanmıyoruz. Tam tersine, sadece bir durum tespitinde bulunuyoruz. 23 yıldır ülke ve millet hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalıştıkları için bunları ifade ediyoruz. Arkaik bir zihniyeti, ülkemiz muhalefetini mefluç eden çarpık bir anlayışı tarif etmek için bu benzetmeyi kullanıyoruz" şeklinde konuştu."Atmadıkları iftira, vermedikleri soru önergesi kalmadı"Bölünmüş yol projesini ilk açıkladığımızda takoz diye tanımladığımız bu zihniyetle hem de çok acı bir şekilde yüz yüze geldiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yapılan her hizmeti karalamayı, her işe bir kulp takmayı maharet zanneden hizmet ve eser düşmanı muhalefet hemen karşımıza dikildi, bize demediğini bırakmadı. Çıktılar koro halinde; "Bu yollar çabucak bozulur, milletin kaynağını israf ediyorsunuz" dediler. "Kendilerine yakın müteahhitleri zengin ediyorlar" dediler. "Petrol lobisine hizmet ediyorlar" dediler. "Bölünmüş yola ne lüzum var, mevcut yolları koruyun yeter" dediler. Hatta muvazeneyi öyle yitirdiler ki; "Bunların bilinçaltında milleti bölmek var, onun için bölünmüş yol adını kullanıyorlar" diye köşe yazıları yazdılar. O günleri hatırlayanlar bilir, sırf iş yaptığımız için atmadıkları iftira, vermedikleri soru önergesi kalmadı. Meclis tutanaklarını açıp bakın. Muhalefetin bölünmüş yol projesi için daha neler söylediğini, hangi akla ziyan cümleleri kurduklarını, hangi saçma sapan argümanlarla bu projeyi kötülediklerini sizler de göreceksiniz" dedi."Yol medeniyettir diyerek yeni yollar yaptık"Eğer biz bunlara kulak assaydık bugün burada olmayacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu bir defa tüm halkımızın bilmesini isterim. Eğer biz bunlara kulak assaydık bugün burada olamazdık. Türkiye’ye hepimizin göğsünü kabartan şu manzarayı yaşatamazdık. Ama biz tek yapabildiği takoz koymak, karalamak, çamur atmak olan bu vizyonsuzlar korosuna aldırmadık. Sadece milletimizi dinledik, sadece milletimize hizmet etmeye odaklandık ve bölünmüş yol projemizi başlattık. Israrla devam ettirdiğimiz bu projede hamdolsun 30 bin kilometreyi aştık. Ne dedik? Yol medeniyettir diyerek yeni yollar yaptık; emniyetli, rahat ve hızlı ulaşımın önünü açtık. "Yol ver dağlar yol ver bana, yollar seni gide gide usandım" diye türküler yakan milletimizin yol mahrumiyeti çektiği o kötü günleri tarihin tozlu raflarına kaldırdık. Rüşvetin, talanın, yağmanın yolunu yapmaya çalışanlara rağmen; irtikapla, ihaleyle milletin kaynaklarını peşkeş çekerek yolunu bulmaya çalışıp yolda kalanlara rağmen; "Ne kadar yol yaparsanız trafik o kadar sıkışır" diyen çapsızlara rağmen; milletin parasıyla tropik adalarda sefa süren jet sosyeteye rağmen ülkemizin dört bir yanını bölünmüş yollarla biz donattık" ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçilmez denilen tepeleri geçerek, aşılmaz denilen dağları, vadileri aşarak milletimizin yolunu açtık. 86 milyonla sırt sırta vererek kelimenin tam manasıyla bir yol destanı yazdık. Milletimiz bize destek oldu, bizi en zor zamanlarımızda yalnız bırakmadı. Biz de milletimize şükran borcumuzu işte böyle ödedik ve ödüyoruz. Bize inanan, bize güvenen, istikbalini bizlere teslim eden milletimize bugün bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu aziz milletimize mahcup etmeyen Cenab-ı Allah’a hamd ediyorum. Rabbim ömür verdikçe "Durmak yok, yola devam. Şunu da ifade etmekte fayda görüyorum: Bakın, bütün bu yolları yaparak sadece ülkemizi kalkındırmakla kalmadık; aynı zamanda ulaşımda vakit ve yakıt israfını önledik, araç yıpranmalarını en aza indirdik, çevre kirliliğini azalttık. Turizmden tarıma kadar hayatın her alanında ilave katma değer üretilmesini sağladık. Şehirlerarası seyahat artık insanlarımız için eziyet olmaktan çıktı, adeta keyfe dönüştü. "Bölünmüş yollar bizi bölecek" diyen tetikçilere en güzel cevabı insanımızı buluşturarak, hasret çeken gönülleri kucaklaştırarak biz verdik. Tüm bunlarla birlikte ülkemizin doğu-batı ve kuzey-güney yönlü ulaşım hatlarındaki merkezi rolünü daha da güçlendirdik. Otobanlarla, yüksek hızlı trenlerle, havalimanlarıyla, Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Selim Köprüsü, Körfez Geçişi, 1915 Çanakkale Köprüsü ve daha nice devasa yatırımla Türkiye’yi bölgesinin en avantajlı ülkelerinden biri haline getirdik. Bunlar elbette mühim kazanımlardı. Fakat bizim için asıl önemlisi; vatandaşlarımızın canlarına mal olan, nice ocağın sönmesine sebep olan trafik kazalarının azaltılmasıdır" diye konuştu."Kameralar önünde mikrofon tokatlıyorlar"Yol kusurundan kaynaklanan kaza oranını neredeyse sıfıra indirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İşte bunun değeri, maliyeti, kazancı parayla ölçülemez. Önüne geçilen her kaza, kurtarılan her hayat bizim için dünyalara bedeldir. Milletimizin şöyle yüreğinden kopararak ettiği "Allah razı olsun" duası her türlü makamın, rütbenin katbekat üstündedir. Hamdolsun, gelecek nesillere yol kusurundan kaynaklı trafik kazalarının asgari düzeye indiği güvenli bir Türkiye inşa etmenin sevinci içindeyiz. Hizmet sevdalısı bir kadro olarak tabii ki bunları yeterli görmüyoruz. Daha önümüzde gidecek çok yolumuz var. Daha ülkemize kazandıracak çok eserimiz var. Daha gerçekleştirmeyi istediğimiz nice hayallerimiz ve hedeflerimiz var. İnşallah sabırla, sevdayla, samimiyetle çalışarak bu hedeflerimize de vasıl olacağız. Şunu burada altını çizerek ifade etmek durumundayım: 23 sene önce 6 bin 101 kilometre ile başladığımızda bizi hayal kurmakla itham edenler olmuştu. Sadece 8 yılda biz bu rakamı 15 bin kilometreye çıkardık. Bugün 30 bin kilometreyi aşmanın gururunu yaşıyoruz. İnşallah yarın milletimize yeni müjdeler verebileceğimiz günler gelecek. Allah’ın izniyle bu tekerlek tümsekte kalmayacak, yolda kalmayacak. Türkiye’yi yeni yollar ve yatırımlarla büyütmeye devam edeceğiz. Bizimle ana muhalefet arasındaki en temel fark işte budur. Onlar iş yapmaktan, eser üretmekten acizler. Onlar millete ufuk çizmekten, vizyon kazandırmaktan acizler. Onlar taş üstüne taş koymaktan acizler. Para kuleleri, baklava kutuları, rüşvet çarkları dışında ’işte bizim eserimiz’ diyebilecekleri hiçbir icraatları yok. İşte sizler de görüyorsunuz; belediyeler üzerinden bir Deli Dumrul düzeni kurup önlerine geleni haraca bağlamışlar. Belediyeye işe düşenin adeta iliğini kurutmuşlar. Yola, köprüye, kavşağa, metroya, otobüse harcanması gereken kaynakları iç edip orada burada keyif sürmüşler. Ortaya saçılan onca pislikten sonra biraz olsun yüzleri kızaracağına, bir de çıkıp utanmadan onu bunu tehdit ediyorlar. Yargı mensuplarına, belediye başkanlarımıza hakaret ediyorlar, kameralar önünde mikrofon tokatlıyorlar" şeklinde konuştu."Rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye?"Muhalefete tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kimse kusura bakmasın, cazgırlık yaparak suç bastırmaya da çalışmasın. Hukukun işlemesine, mahkemelerin Türk milleti adına hesap sormasına, hakkın er veya geç yerini bulmasına engel olamazsınız. Konu artık yargıya intikal etmiş, suçluyu masumdan ayıracak mahkeme süreçleri başlamıştır. Bağımsız ve tarafsız Türk yargısı, inanıyoruz ki deliller ışığında en isabetli kararı verecektir. Her gün çok çirkin ifadelerle, son derece sorumsuz ve sorunlu cümlelerle mahkemeler üzerinde baskı kurmaya çalışmak; ancak yargı süreçlerinden ürkenlerin, korkanların, çekinenlerin başvuracağı bir yöntemdir. Öyle ya; çiğ süt içmediyseniz bu karın ağrısı niye? Yolsuzluk yapmadıysanız, rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye? Hukuku çiğnemediyseniz adaletin tecellisinden niçin tedirgin oluyorsunuz? Kendinize güveniniz tamsa, kendinizden eminseniz ’arınmak’ sözcüğü sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Milleti saf yerine koymaktan artık vazgeçin. Kimin ne yaptığını, ne yapmaya çalıştığını benim milletim çok çok iyi görüyor. Biz de bunların oyunlarını biliyor, giderek daha fazla paniğe kapılmalarının sebebini az çok tahmin edebiliyoruz. Varsın onlar tehditler savurmaya devam etsin, varsın onlar öfke nöbetleri geçirmeye devam etsin; biz işte bugün burada olduğu gibi eserlerimizle konuşmayı sürdüreceğiz. Siyasette nefretin, öfkenin, gerilimin diline asla teslim olmayacağız. İşimize bakacağız, Türkiye Yüzyılı hedefimize ulaşmaya bakacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle hizmete aldığımız 30 bininci kilometremizin bir kez daha ülkemiz, milletimiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu yolların yapımında, bakım ve onarımında emeği geçen tüm kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Ulaştırma Bakanlığımıza ve Karayolları Genel Müdürlüğümüze yürekten teşekkür ediyorum" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder