POLİTİKA
17 Mart 2026 Salı - 20:33 İçişleri Bakanı Çiftçi: "Gençlerimizi suça sürükleyen her türlü yapı ile mücadele ediyoruz" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Samsun’da katıldığı AK Parti Geleneksel Teşkilat İftar Programı’nda, "Bugün Türkiye’de artık suçla mücadelede yeni bir dönemi konuşuyoruz. Önleyici güvenlik anlayışıyla; gençlerimizi suça sürükleyen her türlü yapı ile mücadele ediyoruz. Sokaklarımızı huzurun, mahallelerimizi güvenin mekânı haline getirmek için gece gündüz çalışıyoruz" dedi. Bakan Mustafa Çiftçi, bir dizi programa katılmak için geldiği Samsun’da Samsun Büyükşehir Belediyesi Şehit Ömer Halisdemir Toplantı Salonu’nda düzenlenen AK Parti Geleneksel Teşkilat İftar Programı’na katıldı. İftarın ardından açıklamalarda bulunan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Samsun, Türk milletinin hafızasında ve milli mücadelesinde çok özel ve önemli bir yere sahip şehrimizdir. İstiklal mücadelemizin meşalesinin yakıldığı bu şehir sıradan bir şehir değildir. Bir millete esaret prangalarının vurulmak istendiği, vatanına göz dikildiği yerde Anadolu’yu ayağa kaldıran ses ve kararlı duruş bu şehirden, Samsunlu kardeşlerimin yüreğinden yükselmiştir. İşte tam da o günlerden bugüne Samsun bize şunu öğretmiştir: Bu millet esareti kabul etmez, bu millet diz çökmez, bu millet tarihin omuzlarına yüklediği iddiasından vazgeçmez. Anadolu’yu bize vatan kılan Malazgirt’te Sultan Alparslan’ın, o kutlu müjdeye mazhar olmak için gemileri karadan yürüten Sultan Fatih’in, Kudüs’ü doruklarda bekleyen son Hakan Abdülhamid-i Sani’nin, İstiklal meşalesini yakan Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın ve nice kahramanın inancıyla, ruhuyla yolumuza devam ediyoruz. ’Yeter söz de karar da milletindir’ diyerek Türkiye Yüzyılı’nı başlatan muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde büyük ve güçlü Türkiye’ye ilerliyoruz, Allah’ın izniyle" diye konuştu. "Gençlerimizi suça sürükleyen her türlü yapı ile mücadele ediyoruz" Suçla mücadelede yeni bir sisteme geçtiklerinin altını çizen Bakan Mustafa Çiftçi, "İçişleri Bakanlığı olarak en büyük sorumluluğumuz, bu güzel ülkenin huzurunu ve güvenliğini güçlü bir şekilde sağlamaktır. Çünkü biz biliyoruz ki; huzur yoksa kalkınma olmaz, güvenlik yoksa istikrar olmaz. Bu anlayışla Türkiye’nin her köşesinde yeni bir güvenlik vizyonu ile çalışıyoruz. Sadece suçla mücadele eden değil; suçu oluşmadan engelleyen, toplumu koruyan, gençlerimizi geleceğe hazırlayan bir anlayışı hayata geçiriyoruz. Bugün Türkiye’de artık suçla mücadelede yeni bir dönemi konuşuyoruz. Önleyici güvenlik anlayışıyla; gençlerimizi suça sürükleyen her türlü yapı ile mücadele ediyoruz. Sokaklarımızı huzurun, mahallelerimizi güvenin mekânı haline getirmek için gece gündüz çalışıyoruz. Polisimiz, jandarmamız, sahil güvenliğimiz; milletimizin huzuru için fedakârca görev yapıyor. Bu vesileyle görev başındaki tüm güvenlik güçlerimize buradan şükranlarımı gönderiyorum" şeklinde konuştu. "Kaybedecek zamanımız yok, her geçen gün feryatları arşı titreten mazlumlar bizi bekliyor" Türkiye’nin çok güçlü bir ülke olduğunun altını çizen Bakan Çiftçi, ayrıca şunları söyledi: "Türkiye büyük bir ülkedir. Türkiye güçlü bir devlettir. Ama Türkiye’nin en büyük gücü milletidir. Çünkü bu millet mazluma Yunus, zalime Yavuz’dur. Arakan’dan Bosna’ya, Gazze’den Kosova’ya, Halep’ten Buhara’ya varıncaya kadar bu millete dua edilir. Bütün dünya bilir ki bu millet; adaletin, vicdanın, merhametin son kalesidir. Anadolu darülinsandır, darüsselamdır, darülislamdır. Bizim kaybedecek zamanımız yok, her geçen gün feryatları arşı titreten mazlumlar bizi bekliyor. Ayaklar altına alınan insanlık onurunu, ahlakı, fıtratı ihya ve inşa etmek yine bizim vazifemizdir. Türkiye Yüzyılı hedefiyle yolumuza kararlılıkla devam ederken; daha güvenli şehirler, daha huzurlu mahalleler, daha güçlü bir Türkiye için durmadan, yorulmadan çalışacağız. Birliğimizi koruduğumuz, kardeşliğimizi yaşattığımız sürece Allah’ın izniyle bu milletin aşamayacağı hiçbir engel yoktur." Toplantıya, AK Parti Samsun milletvekilleri Mehmet Muş, Yusuf Ziya Yılmaz, Çiğdem Karaaslan, Orhan Kırcalı, Ersan Aksu, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse, ilçe belediye başkanları, partililer ve davetliler katıldı.
17 Mart 2026 Salı - 19:59 Bursa Büyükşehir Meclisi’nde 22 madde görüşüldü: Bazıları oy birliğiyle geçti, bazıları tartışma oluşturdu Bursa Büyükşehir Belediyesi Mart Ayı Meclis Toplantısı’nın ikinci birleşiminde 22 gündem maddesi görüşülürken, bazı maddeler oy birliğiyle kabul edildi, bazıları ise partiler arasında tartışmalara sahne oldu. Mecliste özellikle imar planı değişiklikleri, belediye iştiraklerine ilişkin finansman kararları ve sosyal destek projeleri gündemin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Toplantıda Nilüfer Balat Mahallesi’ndeki nazım imar planı değişikliği maddesi tartışmaların merkezinde yer aldı. Söz konusu madde, AK Parti ve MHP grubunun ret oyuna karşılık CHP ve İYİ Parti’nin oylarıyla oy çokluğu ile kabul edildi. Nilüfer Balkan Mahallesi’ne ilişkin nazım imar planı düzenlemesi ise mecliste oy birliğiyle kabul edilen maddeler arasında yer aldı. Mustafakemalpaşa Muradiyesarnıç ve çevresini kapsayan rüzgar enerji santrali ve yol alanı düzenlemesi maddesi ise CHP’nin çekimser oyuna karşılık diğer partilerin desteğiyle oy çokluğuyla kabul edildi. Toplantıda bazı maddeler geri çekildi. Yenişehir Yenigün Mahallesi’ndeki nazım imar planı değişikliği, komisyondan geçmesine rağmen mecliste geri çekildi. Ayrıca Bursa’nın B40 Balkan Şehirleri Ağı’na üyeliği ile ilgili gündem maddesi de geri çekilerek yeniden değerlendirilmek üzere ertelendi. Mecliste oy birliğiyle kabul edilen önemli maddeler arasında Harmancık Belediyesi’ne akaryakıt desteği verilmesi, Tip 1 diyabetli üniversite öğrencilerine glikoz sensörü desteği sağlanması, 2026 mali yılı ilk yardım eğitim ücretleri ve Gemlik Karsak Deresi ıslahı için kamulaştırma yapılması da yer aldı. Toplantıda ayrıca belediye iştiraklerinden Bursa Kültür Sanat Ürünleri ve Turizm Ticaret A.Ş. için gayri nakdi kredi kullanımı ve Bursa Jeotermal Enerji A.Ş.’nin sermaye artırımı gibi maddeler de oylamaya sunuldu. Bu maddelerde partiler arasında farklı oy kullanıldığı görüldü. Meclis gündeminde yer alan bazı imar planı değişiklikleri ve mali düzenlemeler ise detaylı görüşmelerin ardından kabul edilerek yürürlüğe girdi.
AK Parti Yalova İl Başkanı Güçlü: "Yalova’yı bu hale tedbirsizlik getirdi"
10 Ocak 2026 Cumartesi - 19:48 AK Parti Yalova İl Başkanı Güçlü: "Yalova’yı bu hale tedbirsizlik getirdi" AK Parti Yalova İl Başkanı Umut Güçlü, yaşanan su krizinin kuraklıktan değil, Yalova Belediyesi’nin ihmali ve yönetim zafiyetinden kaynaklandığını söyledi. AK Parti Yalova İl Başkanı Umut Güçlü, Yalova’da yaşanan su sorunu, DSİ tarafından açılıp Yalova Belediyesi’ne devredilen kuyular, baraj projeleri ve Belediye Başkanı Mehmet Gürel’in açıklamalarıyla ilgili açıklamada bulundu. Belediye Başkanı Gürel’i eleştiren Güçlü, "Mehmet Başkanın durumlardan haberi yok. Belediye başkanlığı yapıyor ama DSİ’nin Yalova Belediyesi’ne devrettiği kuyularla alakalı hiçbir bilgisi yok. Ben o kuyuların nerede olduğunu biliyorum ama şu an Yalova Belediyesi’ne DSİ tarafından 2014 yılında teslim edilmiş kuyuların kendi nerede olduğunu biliyor mu acaba? Ben o kuyuların hangisinin nerede olduğunu çok iyi biliyorum. 2014 yılında hep birlikte bir kuraklık yaşadık. O süreçte DSİ, Yalova genelinde kuyular açmıştı. 2014 yılında yaşadığımız kuraklık ciddi bir kuraklıktı. Şu an dip suyu için kullanılan motorlar da 2014 yılında alınmıştı. Mehmet Başkan genelde her zaman yaptığı gibi bir hizmet yapamadığı zaman ‘Benim önüm mü açık?’ diyerek topu taca atıyor. Hizmet yaparak değil, gündem oluşturarak bir şeyler yapmaya çalışıyor. Biz her zaman şunu söylüyoruz: Yalova’yı ilgilendiren, kentsel dönüşüm dahil kitleyi ilgilendiren her konuda elimizden geleni yaparız. Mehmet Başkan ‘Bu iş için siyaset yapılmasın’ diyor ama her zaman siyaseti yapan taraf kendisi oluyor. 2014 yılında DSİ Yalova’da bu kuyuları açtı. Açtıktan sonra da bir protokolle bu kuyuların tamamını Yalova Belediyesi’ne devretti. Dolayısıyla kuyularla ilgili DSİ’ye soru sormasının da bir anlamı yok. Kendi bünyesinde olan bir şey için neden DSİ’ye soruyor?" dedi. "Hizmetle alakalı bir şey sorulduğunda ‘önüme engel çıkıyor’ diyor. Yalova’da iki yıl genel olarak böyle geçti. Yapılanı da yapılmayanı da vatandaş görüyor" diyen Güçlü, "Ne yazık ki kalan yıllar da böyle geçecek. Yapacak bir şey yok. Mehmet Bey seçimden önce videolar paylaşıyordu. Derenin kenarına geçip burnunu tutuyordu. Bu yaz dere ağzından denize nelerin aktığını hepimiz gördük. ‘İşin ehliyim’ diye ortaya çıktı ama kendi ehli olduğu durumda bile Yalova’ya hiçbir şey yapmadığını gördük. Kalan yılları da izlemek zorundayız. DSİ bu konuyla ilgili de bir açıklama yaptı. Kamuoyunun yanlış yönlendirildiğini söyledi. İddia edildiği gibi ortada 6 yıldır hazır bekleyen bir proje, Ankara’da onaylanmış bir yatırım ya da raflarda tozlanan bir dosya yok. Bir baraj ya da içme suyu tesisi, hazır bir kararla, tek bir proje denilerek yapılamaz. Böyle büyük yatırımlar kanunlarla ve bilimsel kurullarla ilerlemek zorundadır. Bu süreç aşamalardan oluşur. Önce master planlama yapılır. Yalova havzasında ne kadar su var bakılır. Hangi alanların baraj yapımına uygun olduğu tespit edilir. Planlama aşaması yapılır, ÇED süreci yürütülür, zemin etütleri yapılır. Türkiye’de bir barajın yapılma süresi ortalama 12 yıldır. Mehmet Bey barajlarla ilgili konuşuyor ama yanlış konuşuyor. Yalova’da baraj yapımıyla alakalı aşamalardan biri bile eksikse, o projeye ‘hazır’ demek yanlıştır. Şu an Yalova’da Şenköy ve Kurtköy projeleri master plan aşamasındadır. Çağlayan ve Esenköy barajlarında ilk aşamalar tamamlandı, planlama aşamasına geçildi. Kınalı Barajı proje aşamasındadır. Karadere Göleti ise şu an inşaat halindedir. Yalova’da DSİ’nin yaptığı yatırımlar bunlardır. Yalova’da her şeyi bitmiş, Ankara’da bekleyen bir proje yoktur. Altınova’daki barajımız da 2026 yılında yapılması planlanan projelerden biridir. Altınova için de her şey bitmiştir, sadece stratejiden ödenek beklenmektedir" ifadelerine yer verdi. Yalova’da yaşanan kuraklığın tedbirsizlik yüzünden olduğunu söyleyen Güçlü, sözlerini şöyle sürdürdü: "Başkan Bey aylar öncesinden ‘Yağış olacağını biz mi öngörecektik’ gibi açıklamalar yapıyor ve yaşanan süreci doğal bir süreç gibi göstermeye çalışıyor. Gerçek şudur: Bu bir kuraklık meselesi değil, Yalova’yı bu hale getiren tedbirsizliktir. DSİ, 11 Nisan’da bir yazı gönderdi. 27 Mart’ta DSİ’den bilgi istemiştik. Başkan Gürel’in bahsettiği 15 adet kuyu, Yalova’ya ilave su kaynağı olsun diye DSİ tarafından açılmış ve ardından protokol ile Yalova Belediyesi’ne devredilmiştir. Bu kuyuların bakımı, onarımı, çalışır halde tutulması ve gerektiğinde devreye alınması, ayrıca nerede olduklarının bilgisi tamamen Yalova Belediye Başkanı’nın sorumluluğundadır. Yalova Belediyesi, kuyuların akıbetiyle ilgili DSİ’den bilgi talep ediyor. Ama kuyular belediyenin kendi bünyesinde. Bunun mantığı nedir? Bu, başkanın konuya vakıf olmadığını gösteriyor. Kuyularla ilgili DSİ’ye bilgi sorması tamamen bir yönetim zafiyetidir. DSİ zamanında uyarısını yapmıştır. Olası bir kuraklık durumunda kuyuların acilen bakım ve onarımdan geçirilmesi gerektiğini bildirmiştir. Ancak Yalova Belediyesi bu yazıyı ciddiye almamıştır. Yalova Belediye Başkanı, Yeşil Körfez Su Birliği’ne yazı yazıyor. Yeşil Körfez Su Birliği, Yalova Belediyesi’ne yazı yazıyor. Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel, Yeşil Körfez Su Birliği Başkanı da Mehmet Gürel. Hıdırlar bize, biz Hıdırlar’a." Güçlü, sözlerini şöyle tamamladı: "Yapılması gereken çok açıktı. Kasım-aralık ayları gelmeden, protokolle belediyeye devredilen kuyular çalışır hale getirilecekti. Bu kuyulardan alınan su içme ve sanayi suyuna verilerek, Gökçe Barajı üzerindeki yük azaltılacaktı. ‘Ben o kuyuları Yalova’ya mı aktarayım’ diyor. Teknik olarak işin farkında olmadığı buradan belli. Oradan buraya aktarmaktan bahsetmiyoruz. Kuyuları mevcut şebekeye bağlayacaksın. Şebekeden giden su miktarı azalacak. Suyun bir kısmı kuyulardan karşılandığında barajdaki su daha sakin bir şekilde korunur. Ama her şeyi çarpıtıyor. Bu sağlıklı bir yaklaşım değil. Acil durum önlemi, acil durum gelmeden alınır. Bu kuyulardan alınan su doğrudan şebekeye verilmek zorunda da değildir. Gerekli teknik düzenlemelerle bu sular depolara aktarılabilir, depolardan arıtmalara, oradan da içme suyuna dönüştürülebilir. Mehmet Gürel’in Kurtköy hattında yaşanan bir sabotaj nedeniyle 35 günlük su kaybı olduğu yönündeki açıklaması da gerçeği yansıtmıyor. Yalova’nın günlük su ihtiyacı yaklaşık 100 bin metreküptür. 35 günlük kayıp denildiğinde bu 3 milyon 500 bin metreküp su demektir. Bu kadar büyük bir kayıp için sistemin çok uzun süre devre dışı kalması gerekir. Oysa arıza 2-3 gün içinde giderilmiştir. Bu durumda şu soru ortaya çıkıyor: Kurtköy hattından neden su alınmaya devam edilmedi?" AK Parti İl Başkanı Umut Güçlü, Yalova’da yaşanan su krizinin yanlış yönetim ve ihmal sonucu olduğunu vurgulayarak, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi.
Kaymakam Soysal, basın mensuplarıyla bir araya geldi
10 Ocak 2026 Cumartesi - 16:26 Kaymakam Soysal, basın mensuplarıyla bir araya geldi Adıyaman Kahta Kaymakamı Muhammed Üsame Soysal, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla yerel ve ulusal basın temsilcileriyle Kahta Öğretmenevi’nde düzenlenen programda bir araya geldi. Samimi bir atmosferde gerçekleşen programda konuşan Kaymakam Muhammed Üsame Soysal, basın mensuplarının toplumun doğru, hızlı ve tarafsız bilgilendirilmesinde hayati bir rol üstlendiğini vurguladı. Gazeteciliğin büyük bir sorumluluk ve fedakârlık gerektiren bir meslek olduğunu ifade eden Soysal, "Basın mensuplarımız, her türlü zorluğa rağmen kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi için gece gündüz demeden önemli bir kamu görevini yerine getirmektedir. Demokrasinin güçlenmesi, toplumsal farkındalığın artması ve şeffaf yönetim anlayışının yerleşmesi noktasında basının çok büyük katkısı var. Bu anlamlı günde, ilçemizde ve ülkemizde görev yapan tüm gazetecilerimize emekleri için teşekkür ediyor, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyorum" şeklinde konuştu. Programda söz alan Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı Mustafa İşeri ise gazeteciler adına düzenlenen buluşmadan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Başkan İşeri, "Gazeteciler, halkın sesi ve gözü olarak önemli bir sorumluluk üstlenmektedir. Zaman zaman zor şartlar altında görev yapan basın mensuplarının hatırlanması ve değer görmesi bizler için son derece kıymetlidir. Sayın Kaymakamımızın bu anlamlı günde bizlerle bir araya gelmesi, basına verilen değerin açık bir göstergesidir. Kendilerine tüm gazeteciler adına teşekkür ediyoruz" dedi. Program, basın mensupları ile Kaymakam Soysal arasında gerçekleşen karşılıklı sohbet, görüş alışverişi ve iyi dilek temennileriyle sona erdi.