POLİTİKA
17 Mart 2026 Salı - 23:58 Başkan Albayrak: "O çukuru kimin kapatması gerekiyordu diye tartışacağız ama giden bir can; bunu geri getirme şansına sahip değiliz" AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak basın mensupları adına düzenlenen iftar yemeği sonrasında, "O çukuru kimin kapatması gerekiyordu diye tartışacağız ama giden bir can; bunu geri getirme şansına sahip değiliz" dedi AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından basın mensupları için iftar yemeği düzenlendi. Program, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın karşılama konuşması ile başladı. Basın mensuplarının ve protokol üyelerinin iftar açmasıyla devam eden programda Başkan Albayrak, geçtiğimiz gün saat 19.30 sıralarında Zincirlikuyu Mahallesi Çağlayanlar Sokak’ta elektrikli bisikletle sürat yapan 9 yaşındaki Ömer Çelik’in otopark rampasından savrulup sokaktaki çukura düşüp hayatını kaybetmesi hakkında konuştu. "Bir lider olmak, bir genel başkan olmak şov işi değildir" AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak yaptığı konuşmada "Bakınız, bu şehir hepimizin; bu şehir bizim, bu şehir çocuklarımızın şehri. Oynamak zamanı değil, vakit geçirme zamanı değil; bu şehir için hayallerini ortaya koyma zamanı diyoruz. Onun için de üzerimize düşen ne varsa yapmamız lazım. Geçenlerde yine CHP İl Başkanı ’bunlar pazara çıkamaz’ diyor ama biz günde bin 700 tane insanı çadırımızda misafir ediyoruz. Orada belki birkaç tane gazeteci arkadaşımız geldi; hususi bizimle görüşmek isteyen insanlar geliyor oraya. Geliyor, ’Başkanım benim bir sorunum var, konuyla alakalı şöyle bir sıkıntım var’ diyen insanlar geliyor. Aslında biz halkımızla hep iç içe olduk, hâlâ da iç içeyiz. Geçenlerde Cumartesi Pazarı’na girdim; girer girmez adama döndüm, -onu arkadaşlar özellikle çekmişler- dedim ki ’arkadaş merhaba’, dedi ki ’sen CHP’liysen konuşmayacağım seninle.’ ’Yok’ dedim, ’ben AK Parti İl Başkanıyım’, ’o zaman’ dedi, ’Allah işini rast getirsin.’ Biz halkımızla her zaman iç içe olan bir yapıdayız. Niçin biliyor musunuz? Şundan dolayı; biz bu şehrin değil, bu ülkenin geleceğini düşünen insanlarız. Çünkü her zaman söylüyoruz; bir lider olmak, bir genel başkan olmak şov işi değildir. Yalan söylemeyle bir yere varılmaz; bir yere varamadılar da" dedi. "Mazeret üreten insan o işi yapmak istemiyor demektir" Konuşmasına 9 yaşındaki Ömer’in hayatını kaybetmesine neden olan çukur hakkında devam eden Başkan Albayrak, "O çocuğun da bir annesi ve babası var. Biz neyi tartışacağız? O kuyuyu kim açtı, sorumlusu kim, kimin kapatması gerekiyordu diye tartışacağız ama giden bir can; bunu geri getirme şansına sahip miyiz? Değiliz. Bazen siyaset yaptığımızı düşünüyorlar, tabii ki siyaset de yapacağız ama bugün kenar mahallelerdeki sokaklar ve caddeler gerçekten perişan durumda. Kuyunun açılmasıyla alakalı bir doğal gaz, bir elektrik diyorlar; açılmış olabilir ama bunu hemen kapatması gereken kurumlar, görev ve yetki alanları var. Bir şehrin veya bir ilçenin sahibi belediye başkanıdır. Aynı olay bugün Baksan’da da yaşanıyor; Baksan yıllardan beri sıkıntılı, her yer çukur ve çamur içinde. Adamın biri çukura olta atıyor; haber yapılıp sosyal medyada paylaşılınca bakıyoruz ki hemen oraya mıcır dökmüşler. İlla birinin olta atmasını beklemeye gerek yok; bu şehrin içinde gezmiyor musunuz, bu şehirde yaşamıyor musunuz? O küçük yavrumuzu büyüten anneyi, babayı düşünün; dokuz yıl emek veriyor, gece gündüz çalışıp evladını belli bir noktaya getiriyor ve bazı insanların hataları yüzünden biz o çocuğu kaybediyoruz. İnşallah tedbir alırlar çünkü kenar mahallelerde durum hep aynı; bir çukur açılıyor, herkes suçu birbirine atıyor ama sonuç itibarıyla devlet bunun parasını ESGAZ ise ESGAZ’a, OEDAŞ ise OEDAŞ’a veya belediyelere veriyor; belediyeler buraları kapatmak zorunda çünkü yetki alanı onlarda. Mazeret insanın kendine söylediği en büyük yalandır; mazeret üreten insan o işi yapmak istemiyor demektir. Bu yüzden akıllarını başlarına almaları ve bir an evvel teyakkuz haline geçerek belediyeyi yönetmeleri lazım. Bazen CHP İl Başkanı çıkıp ekonomi ve emekliler hakkında konuşuyor. Siz bugün Tepebaşı Belediyesinde çalıştırdığınız insanın parasını veremiyorsunuz, emekli olmuş bir insanın tazminatını ödeyemiyorsunuz ama emekliler hakkında şov yapmaya devam ediyorsunuz. Sandığı getirin diyorlar; evet, bugün Eskişehir’e bir sandık gelmeli ama o sandık belediyeler için olmalı. Ne Odunpazarı ne Tepebaşı ne de Büyükşehir yönetilebiliyor. Yönetilemeyen bir belediye anlayışı olduğu için sandığı bir an evvel getirmeliler ve burada bir belediye seçimi olmalı ki bu şehir bu akıbetten kurtulmalı" ifadelerini kullandı.
17 Mart 2026 Salı - 23:48 Başkan Yılmaz: "Bursa’nın kaynakları maalesef doğru bir şekilde yönetilmiyor" Bursa Büyükşehir Belediyesi Mart Ayı Meclis Toplantısı’nın ikinci birleşimi ardından açıklama yapan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Bursalıları susuz bıraktılar ve geldiğimiz noktada da sudan değil, suyu yönetememekten, şehri yönetememekten, BUSKİ’yi yönetememekten, ulaşımı yönetememekten bahsediyoruz. Aslında problem yönetememedir. Bunun altını çizmek istiyorum. Bu noktada eleştirilerimiz var. Bursa’nın kaynakları maalesef doğru bir şekilde yönetilmiyor" dedi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Mart Ayı Meclis Toplantısı’nın ikinci birleşiminde 22 gündem maddesi görüşülürken, bazı maddeler oy birliğiyle kabul edildi, bazıları ise partiler arasında tartışmalara sahne oldu. Mecliste özellikle imar planı değişiklikleri, belediye iştiraklerine ilişkin finansman kararları ve sosyal destek projeleri gündemin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Meclis toplantısı çıkışı konuşan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa’da su faturalarına gelen fahiş fiyatlara dikkat çekti. Yılmaz, "Bu tüm ilçe belediye başkanının ortak kanaati ve ihtiyaçları ile birlikte konuşulmuş ve yine birlikte karar verilmiş ancak tekrar altını çizmek istiyorum ki burada problem katı atık bedeli değil suya yapılan fahiş zamlar. Biz buna rağmen AK Parti grubu olarak Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi ile birlikte şöyle bir karar aldık, dedik ki tamam su zamları geri alınsın, 2024 seçimleri öncesinde nasıl bir usul takip ediliyorsa ki her ay suya zam yapılıyordu enflasyon oranında burada aynı sistem devam etsin. Evine 300 lira fatura gelirken bin lira gelen, bin 500 lira gelen, 2 bin lira gelen hemşehrilerimizin isyanı var. Burada topu taca atıyor, ipe un seriyor. Ramazan’a yakışmayan bir tablo. Bursa’da birçok şey yönetilemediği gibi Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin de yönetilemediğine maalesef şu aziz günde bile şahitlik etmiş olduk. Sayın Başkan’ın bahsettiği konularla ilgili açıklama yapma gereği duydum. Çünkü mecliste mikrofonumun sesi kısıldı, konuşmamıza fırsat verilmedi, öncelikle bunu ifade etmek istiyorum" dedi. Gündeminin su zammı ve katı atık bedeli olduğunu söyleyen Başkan Oktay Yılmaz, "Tabii öncelikle gündem su zammı ve katı atık bedeli. Aslında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey yine ipe un sermiştir. Bırakın benim sorularıma vatandaşın haklı isyanına cevap vermesini Cumhuriyet Halk Partili Osmangazi Belediye Başkanını bile isyan eder hale getirmiştir. Osmangazi Belediye Başkanı, Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı olarak kendi evindeki su faturasının örneği ile birlikte su zammının fahiş bir zam olduğunu basın mensuplarıyla, sizlerle kendisi de paylaşmıştı. Bunun katı atık bedelinden kaynaklanmadığını suya yapılan fahiş zamlardan kaynaklandığını ifade etmişti. Burada evine gelen su faturasından vatandaş şikayetçi ama Mustafa Bozbey neden örnek veriyor? Bakkala gelen su tüketimi olmayan su faturasından bahsediyor. 100 liradan bahsediyor. Evine 135 lira, 200 lira gelen hiç kimsenin isyanı yok aslında" diye konuştu. CHP’li belediyelerin maaş ödeyememe sıkıntısı çektiklerine de dikkat çeken Yılmaz, "Geçmişe dönük yine isim vermeden geçmişte yaptığımız katı atık bedellerin alınmamasıyla ilgili konuştu. Evet, biz AK Partili belediyeler olarak 2021’de pandemi döneminde vatandaşımıza, hemşehrimize destek olmak adına katı atık bedellerini geri çekmiştik. Yeni dönemde bilhassa Cumhuriyet Halk Partili ilçe belediye başkanlarımızın da talebiyle beraber çünkü maaş ödeyememek gibi sıkıntı daha çok Cumhuriyet Halk Partili belediyelerde söz konusuydu. Buradan gelen talepler, ilçelerin hakikaten kendi yönetimleriyle ilgili durumlarından dolayı katı atık bedelinin, yasal olarak belirlenen bedelinin çok altında bir bedel alınmaya başlandı. Bu Yıldırım, Osmangazi, Nilüfer için 135 TL, diğer ilçeler için 100 TL ve daha sonrasında 70 TL olarak belirlendi. Geçmiş dönem Büyükşehir Belediyesi bir kuruş katı atık topluma bedeli almazken bu dönem Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin talebiyle de artı 30 TL katı atık bedeli alınmaya başlanmıştır" ifadelerini kullandı. Belediye Başkanı Yılmaz, su zammının aynı sistemde enflasyonla beraber artmasını söyleyerek şu ifadeleri kullandı: "Bu tüm ilçe belediye başkanının ortak kanaati ve ihtiyaçları ile birlikte konuşulmuş ve yine birlikte karar verilmiş ancak tekrar altını çizmek istiyorum ki burada problem katı atık bedeli değil suya yapılan fahiş zamlar. Biz buna rağmen AK Parti grubu olarak Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi ile birlikte şöyle bir karar aldık, dedik ki tamam su zamları geri alınsın, 2024 seçimleri öncesinde nasıl bir usul takip ediliyorsa ki her ay suya zam yapılıyordu enflasyon oranında burada aynı sistem devam etsin. Katı atık bedellerini ilçe belediyeleri de almasın. Biz AK Partili belediyeler olarak buna hazır olduğumuzu ifade ettik. Ancak bugün yine Sayın Mustafa Bozbey ipe un serdi, ’bu ikisini karıştırmayın’ dedi. Vatandaş neden şikayetçiyse gelin birlikte geriye dönün. Bu aslında bir suyu siyasete alet etmek değildir. Suyu siyasete alet etmek seçim öncesinde ’ben suya indirim yapacağım’ diyerek, insanları kandırarak oy almak siyasete alet etmektir suyu. Bugün zaten suyu yönetmesini beceremediler. Bursalıları susuz bıraktılar ve geldiğimiz noktada da sudan değil, suyu yönetememekten, şehri yönetememekten, BUSKİ’yi yönetememekten, ulaşımı yönetememekten bahsediyoruz. Aslında problem yönetememedir. Bunun altını çizmek istiyorum. Bu noktada eleştirilerimiz var. Bursa’nın kaynakları maalesef doğru bir şekilde yönetilmiyor." Cumhur İttifakı olarak yapılması gereken ne varsa hazır olduklarını vurgulayan Yılmaz, "Bugün 5 bine yakın personel almış, 2 bine yakın personel çıkarmış. 5 binden fazla personel aldıklarını kendileri de ifade etmişlerdi daha önce. Bu Bursa’nın kaynaklarını verimli yönetemediklerinin de ayrı bir göstergesi suda yaşanan krizin bugün ulaşımda yaşandığına da şahitlik ediyoruz. Biz tartışmalardan uzak çözüm odaklı bir yaklaşımla istişare kültürü içerisinde gelin Bursa’nın problemlerini masaya yatıralım. Suyla ilgili de biz üzerimize düşeni yapmaya hazırız ama siz de yapacaksınız. Ulaşımla ilgili ne gerekiyorsa, kentsel dönüşümle ilgili ne gerekiyorsa biz Cumhur İttifakı olarak taşın altına elimizi koymaya hazırız. Biz sorun üreten değil, çözüm üreten taraftayız. Bunu da hemşehrilerimize buradan paylaşmak istiyorum. Herkesin Ramazan’ını tebrik ediyorum. Birkaç gün sonra inşallah bayramı idrak edeceğiz. Şimdiden tüm hemşehrilerimizin Ramazan Bayramı mübarek olsun" dedi.
17 Mart 2026 Salı - 23:20 Gençlik ve Spor Bakanlığından Bayrampaşa’ya dev yatırım protokolü imzalandı Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Bayrampaşa Belediyesi arasında yapılan protokolle spor altyapısının güçlendirilmesi amacıyla ilçedeki altyapı tesislerine 1 milyar 150 milyon değerinde yatırım yapılacak. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Bayrampaşa Belediyesi arasında spor altyapısının güçlendirilmesi amacıyla bir protokol imzalandı. Bayrampaşa Semiha Erdem Spor Kompleksi’nde düzenlenen imza protokol toplantısına Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Bayrampaşa Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın, Bayrampaşalı milli sporcular, spor camiası temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. İftar ile başlayan programda Bakan Bak ve Belediye Başkan Vekili Akın, kürsüde birer konuşma yaptı. Ardından Bakan Bak ve Belediye Başkan Vekili Akın, yatırımı hayata geçirecek protokolleri imzaladı. Protokol kapsamında Bayrampaşa’da spor altyapısını güçlendirecek büyük yatırım programı hayata geçirilecek. Toplam 1 milyar 150 milyon lira değerindeki yatırımla ilçedeki spor tesisleri yenilenecek, modernize edilecek ve ilçeye yeni spor alanları kazandırılacak. Yatırım programı kapsamında Semiha Erdem Spor Kompleksi, Bayrampaşa Belediyesi Havuz Kompleksi, Bayrampaşa Stadı ve İdari Bina, Zübeyde Hanım Yaşam Merkezi, Necip Uysal Spor Tesisi, Mega Center Spor Tesisi, Cevatpaşa Spor Tesisi, Arda Turan Spor Tesisi başta olmak üzere birçok spor merkezleri yenilenmesi hedefleniyor. Protokol imzalamasının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "Türk sporunda önemli yerlere gelmiş sporcular var. Basketbolda Hidayet Türkoğlu, Semih Erden, yine futbolda Arda Turan, Necip Uysal, diğer branşlarda da var. Potansiyel var, biz çocukken Yıldırım Mahallesi’nde oynardık, takımlarla maç yapardık, deplasmana gelirdik. Şehrin merkezinde, buraya yapılan spor yatırımlarını güncellemek gerekiyor, yenilemek gerekiyor. Şartları ve standartları arttırmak gerekiyor. Amatör spor kulüplerine destek vermek gerekiyor o yüzden başkanımız geldi. Hem gençler hem de amatör sporcular neler yapabileceğini ifade etti. Tamam biz dedik ki, başkan sana destek olalım, çünkü bizim amacımız bu. Gençlik ve Spor Bakanlığının en büyük görevlerinden bir tanesi de, spor yatırımları, spor tesislerini yapmak. Gençleri başta uyuşturucu olmak üzere, dijital bağımlılık, kumar gibi kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için spor çok önemli. Tabi, Cumhurbaşkanımız da sporun içinden geldiği için sporu çok iyi bildiği için ülkenin dört bir yanına devasa spor tesisleri yapılıyor, basketbol gelişim merkezi gibi. Şimdi Ankara’da stadı yapıyoruz, çok modern bir stat. Şu ana kadar 40’a yakın stat yapıldı, devam edenler var. Yeni yapılacaklar var, yüzme havuzları, atletizm pistleri var. Türkiye spor ülkesi olma yolunda hızla ilerliyor" dedi. Konuşmasının devamında Bakan Aşkın Bak, "Bayan basketbol takımımız da Dünya Kupasına gitmeyi garantiledi. Şimdi maçları var, onlara da başarılar diliyoruz. Yarın Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’nde maçları var. İlk maçta Liverpool’u 1-0 yendi. İnşallah yarın tur atlayıp, çeyrek finale yani ilk 8’e kalacak. Daha önce Galatasaray başardı. Tabi, Türkiye’nin spor turizminde spor yatırımında önemli bir ivmesi var. Ayrıca biliyorsunuz, biz 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’nı İtalya ile beraber organize edeceğiz. Dolayısıyla stadyumları modernize ediyoruz. Ama Bayrampaşa özeline baktığımızda başkan, bunları gençlere sunmak zorunda. Bu tür yatırımlar çok önemli, çocuğun dışarı çıktığı zaman, top oynayacağı, futbol oynayacağı bir alan gerekli. Basketbol, voleybol oynayacağı bir alan gerekli. Okul bahçelerinde gerekli. Belediye bunları yaparken de belediyelerimizle birlikte yapıyoruz. Çünkü belediyelerin gençlere dokunması çok önemli" şeklinde konuştu. Sporun gençlerin hayatında çok önemli olduğunu dile getiren Bakan Bak, "Ben inanıyorum ki, spor ilaçtır. Birlik beraberliğin ilacı, iyileştirici gücü var. Topluma dokunan gücü var. Düşünsenize Semih Erden geldi, onu örnek alıp onunla fotoğraf çektirmek isteyen bir sürü genç var, Necip Uysal aynı şekilde. Sporda rol modeller çok önemli. Bizler Türkiye’nin dört bir yanındaki belediyelerimize destek veriyoruz. Amacımız gençlerimizi kötü alışkanlıklardan uzak tutmak, onları oraya yönlendirmek ve sporla beraber onlara bir yaşam tarzı ortaya koymak. Çağımızın hastalığı obezite ile mücadele etmek için spor çok önemli, sporla birlikte o kalorileri yakmanız lazım. Dolayısıyla spor yapmak çok önemli, tabi başkan için de gençlerle bir arada olmak çok önemli. Milli takımımıza da başarılar diliyorum. İnşallah 26 Mart’ta Romanya ile oynayacağız. Burada da söyledim, buraya katılan gençlerden 50 tanesini maça götüreceğiz, başkan otobüsü ayarlayacak ben de biletleri ayarlayacağım. Spor ortak bir dil, herkes bunu seviyor" ifadelerini kullandı. Daha sonra konuşan ve amaçlarının gençlere hizmet olmak olduğunu söyleyen Bayrampaşa Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın ise, "Spora ve sporcuya destek veren Bakanımıza, kendisi de spor camiasının içinden olduğu için sağ olsun kendisi de bizim ihtiyaçlarımıza sonuna kadar destek verdi. Keza, sayın Bakanım bu Bayrampaşa sokaklarında top oynamış, güreş yapmış, Bayrampaşa’yı çok iyi bilen bir insan olduğu için bizim ona sunmuş olduğumuz ihtiyaç listesini de zaten söylemeden biliyordu. ’Ben 20 sene önce sokaklarda top oynuyordum’ dedi ve bu bizim için bir avantaj oldu. Bayrama yaklaştığımız bugünlerde sayın Bakanım Bayrampaşa halkına bir bayram hediyesi vermiş oldu. Amacımız sadece çocuklarımızın kötü alışkanlardan kurtulmasını sağlamak, Türkiye Yüzyılı’nda geleceğin mimarı gençlerimize daha iyi imkanlar sağlamak" dedi.
AK Parti PMD’yi ziyaret etti
09 Ocak 2026 Cuma - 14:33 AK Parti PMD’yi ziyaret etti AK Parti PMD’yi ziyaret etti. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ve milletvekilleri PMD’yi Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla ziyaret ettiler. Güler, Suriye konusunda sorulan soruya, "İmralı’da dedi ki 10 Mart mutabakatına bağlılık ve gereğini yapmak önemli dedi oradaki yapılara. Çünkü biz diyoruz ki biz sadece PKK’nın silah bırakması değil mesele. PKK ile birlikte onun bileşenleri, türevleri ne varsa bu yapısal mağdur tamamının bu sürece dahil olması lazım. Ama çok acı bir şey. Orada sadece Araplar, sadece Kürtler, Müslümanlar yok. Orada Yezidiler var, Musaidiler var, başka mezhep inanç gruplar var. Bunların tamamını toplumsal barış ve huzur için oradan bir arada yaşamalarını arzuluyoruz. Kamu düzeninin sağlanması lazım, orada üniter yapının, toprak bütünlüğünün korunması lazım. Ama ısrarla birileri bize açıkça böyle yalan söyleyerek, bakın söylüyorum üstüne basın, yalan söyleyerek efendim biz barış istiyoruz diyerek arkadan silah gösteriyor. Kimseyi kandıramazsın. Barış diyen insanların da silahı olmaz. Hoşgörü diyen insanların da şiddet çağrısı olmaz" ifadelerini kullandı. Türkiye olarak her türlü desteği vereceklerini söyleyen Güler, "Suriye’nin artık ayağa kalkması lazım. Alt yapıda şehirlerin yeniden inşasına, kamu düzenine sağlanması adına, bütün o kurumsal yapıların yeniden ihdas edilmesine. Biz tüm birikimimizle, tüm imkanımızla destek olacağız diyoruz. Ama yok ısrarla birileri kaos devam etsin, kamu düzeni bozulsun, biz başka ülkelerin taşeronu olmaya meyilliyiz, meraklıyız diyen bir yapı var. Buna da ne Suriye halkları, bakın oradaki hiçbir toplumun, ne de şu andaki meşru Suriye yönetimi izin vermez. Hiçbir ülke izin vermez" şeklinde konuştu. İran saldırı olasılığına ilişkin soruya Güler, "İran’daki dışarıdan müdahalelere normal bakmamız mümkün değil. Ben bir an önce İran’da da o toplumsal güvenliğin, kamu düzeninin, iç huzurun bir an önce sağlanmasını arzu ediyoruz. Bizim İran’la geçmişten bugüne derin bağlarımız ve geçmiş tarihi ilişkilerimiz var. Buradaki bir iç karışıklık, huzursuzluk ciddi manada bizim buradaki hem sınır güvenliğimizi hem milli güvenliğimizi tehdit edecek boyutlara ulaşabilir. Bu konuda bizim de elimizden geldiği kadar bütün komşularımızın kamu düzeni sağlanmış, otoritesi tesis edilmiş, iç karışıklığın, iç savaşın olmayacağı noktasında bizim arzumuz var. Bu konuda elimizden ne geliyorsa bizim bütün bölge ülkelerinde, komşu ülkelerinde biz destek oluyoruz. Çünkü doğrudan bizi ilgilendiriyor, doğrudan bize zarar veriyor. Geçmişte de bunların birçok örneğini yaşadık. Bundan sonra bu kadar tecrübeden sonra tekrar yaşamak, tekrar bu sıkıntıların içerisinde yer almayı biz arzu etmiyoruz" diye konuştu. Site aidatlarına ilişkin soruya Güler, "Kat Mahallelikleri Genel Kurulu’nda genel yetki alınıyor. Sonra da birçok aidat o ihtiyaçları karşılığında yıl ortasında veya belli dönemlerde arttırılıyor. Oradaki site yönetimindeki maliklerine yönlendiriliyor. Burada Kat Mahallelikleri Genel Kurulu’nda açıkça o proje açıklanmak suretiyle, proje Genel Kurulu’na sorulmak suretiyle olay alınarak yapılacak. Böyle oldu bittiyle bir anda yıl içerisinde misalen 5 bin lira aidat alıyorsunuz. Bir anda acil ihtiyaç adı altında farklı sosyal alanlarda yapım işi, farklı bölgelerde tamirat işi gibi veya diğer yerlerde yedek parça değişimi gibi doğal üstü bir anda yıl ortasında farklı aidatlarla karşı karşıya kalınmasını arz etmiyoruz" ifadelerini kullandı.
AK Partili Saygılı: "CHP belediyeciliği eser değil, engel üretiyor"
09 Ocak 2026 Cuma - 14:24 AK Partili Saygılı: "CHP belediyeciliği eser değil, engel üretiyor" AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Bornova’da depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılan Kars Halil Atilla İlkokulu’nun yeniden yapımı sürecinde, Bornova Belediyesi’nin yapı ruhsatı vermeyerek süreci tıkadığını iddia etti. Saygılı, "CHP belediyeciliği eser değil, engel üretiyor" dedi. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Bornova ilçesinde bulunan Kars Halil Atilla İlkokulu’nun yeniden inşa süreciyle ilgili yazılı bir açıklama yaparak Bornova Belediyesi’ne yönelik eleştirilerde bulundu. Milli Eğitim ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlıklarının tüm hazırlıkları tamamlamasına rağmen belediyenin ruhsat vermediğini savunan Saygılı, krizin Bakanlık müdahalesiyle aşıldığını duyurdu. "Sorun CHP belediyeciliği" Açıklamasında "CHP belediyeciliği eser değil, engel üretiyor" ifadelerini kullanan Saygılı, şunları kaydetti: "CHP Belediyeciliği bahane ürettiği kadar eser ve hizmet üretseydi, bugün İzmir’in yerel sorunlarını çoktan çözmüş olurduk. Konumuz: Bornova. Yine aynı hikâye, yine aynı CHP! Bornova’daki Kars Halil Atilla okulumuz depreme dayanıksız olduğu sebebiyle Bakanlığımızca yıkılıyor. Çocukların güvenliği her şeyimiz. Buraya kadar her şey normal. Milli Eğitim ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlıklarımız üzerlerine düşeni yapıp yeniden inşa edilecek okulumuz için yatırım programına alma, ruhsat başvuruları ve diğer bürokratik işlemleri eksiksizce yapıyor. Buraya kadar da her şey normal. Madem öyle hemen okulun yapımına başlayın sorun ne dediğinizi duyar gibiyim. Sorun CHP Belediyeciliği! Sorun, yandaşlara konser adı altında fahiş ödemeler sunarken belediye personellerine maaş ödemeyen CHP’nin İzmir aklı. Sorun, İzmir’in ilçelerinin caddelerini, sokaklarını çöp yığınlarına teslim ederken tatil beldelerinde güneşlenmekten hicap duymayan CHP’nin İzmir kadroları." "Ruhsat vermeyen Bornova Belediyesi" Okulun tüm imkanlarının hazır olduğunu vurgulayan Saygılı, "Sorun, İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzce kendisine sunulan vaziyet planı ve mimari uygulama projelerini işleme koyup ’yapı ruhsatı vermeyen’ Bornova Belediyesi! Yapılacak olan okulun yeri hazır, projesi hazır, yatırım planında yeri hazır, Bakanlığımızca ödeneği de hazır. Ama CHP Belediyeciliği millete hizmet etmeye hazır değil. Bornova Belediyesi, kendi okulunda okuyamadığı için mağdur olan evlatlarımızı, onları farklı lokasyonlardaki okullara götürmek zorunda kalan aileleri mutlu etmeye hazır değil" dedi. "Bakanlık müdahalesiyle çözüldü" Sürecin Ankara nezdindeki girişimlerle çözüldüğünü belirten Saygılı, "AK Parti Genel Başkan Yardımcımız ve Genel Sekreterimiz Eyyüp Kadir İnan ve değerli milletvekillerimizin girişimleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sn. Murat Kurum’un takdirleriyle 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 26. maddesi kapsamında Bornova Belediyesi’nin engel olduğu durum çözüme kavuşturulmuştur. İzmir’in ve Bornova’nın yükünü almak yerine İzmirli öğrencilere ve ailelerine yük olan Bornova Belediyesi’dir. Borçsuz devraldıkları bir belediyeyi gırtlağına kadar borca batıran da Bornova belediyesini yöneten zihniyettir" ifadelerini kullandı. "Hizmet üretin, hezimet üretmeyin" Bornova Belediyesi ve İzmir’deki diğer CHP’li belediyelere çağrıda bulunan Bilal Saygılı, açıklamasını şöyle tamamladı: "Eser verin, hasar vermeyin. Hizmet üretin, hezimet üretmeyin. Yapan olun, bozan olmayın. Sizin siyasetinizin merkezine yerleştirdiğiniz ucuz hesaplara, millete kötülük yapacak kadar içine girdiğiniz haset kuyularına, çarpık yerel siyaset anlayışınıza, beceriksizliği bir politika pratiği olarak savunan karanlığınıza prim vermeyeceğiz. İzmir için çalışmaya, üretmeye, eser ve hizmet siyasetimizin nüvelerini İzmir’in dört bir köşesine taşımaya devam edeceğiz."
Ekrem Alfatlı: "Asgari ücret enflasyonu tetikleyen bir etken değildir"
09 Ocak 2026 Cuma - 14:04 Ekrem Alfatlı: "Asgari ücret enflasyonu tetikleyen bir etken değildir" BBP Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı, 2025’in en büyük sorununun ekonomi olduğunu belirterek, asgari ücret artışının vatandaşın geçim sıkıntısını gidermekten uzak kaldığını ifade etti. Asgari ücretin açlık sınırı değil insanca yaşam ücreti olması gerektiğini ve enflasyonu tetikleyen bir unsur olmadığını vurgulayan Alfatlı, "Asgari ücret açlık sınırı değil insanca yaşam ücreti olması gerekir diyoruz. Asgari ücretin asla enflasyonu tetikleten bir etken olmadığını iddia ediyorum" ifadelerini kullandı. Büyük Birlik Partisi (BBP) Bursa İl Başkanlığı, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla basın mensuplarıyla kahvaltı programında bir araya geldi. Programa katılan BBP Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı, 2025 yılının en önemli gündem maddesinin ekonomi olduğunu belirterek, asgari ücret ve emekli maaşlarındaki artış oranlarının yetersiz kaldığını dile getirdi. Alfatlı, açıklanan asgari ücret artışının vatandaşın geçim sıkıntısını gidermekten uzak olduğunu vurgularken, asgari ücretin açlık sınırı değil insanca yaşam ücreti olması gerektiğini ifade etti. Asgari ücret artışlarının enflasyonu tetikleyen bir unsur olmadığını savunan Alfatlı, ücretlerin mutlaka iyileştirilmesi gerektiğini kaydetti. "Asgari ücretin yüzde 50 artması gerektiğini söyledik" Asgari ücretin vatandaşın derdini çözecek seviyeye gelmesi gerektiğini söyleyen Alfatlı, "2025 denilince ilk akla gelen derin bir ekonomik sıkıntı. 2024 yılında enflasyon yüzde 45’lerdeyken asgari ücret yüzde 30 artış sağlamıştı. Şimdi enflasyon oranı yüzde 31 olarak açıklandı, yüzde 27 asgari ücretliye artış sağlandı. Asgari ücretlinin geçmişten kalan yüzde 50 hakkı var. Biz bunu popülist bir politika olarak söylemedik. Bir gerçeklilik tespiti olarak söyledik. Biz BBP olarak 22 bin 104 lira olan asgari ücretin yüzde 50 artarak 33 bin lira gibi bir rakama gelmesini söyledik. Ancak 28 bin 75 lira olarak açıklandı, zaman geçmiş değil bu rakamın mutlaka iyileştirilmesi lazım, vatandaşın dertlerini çözecek bir rakama gelmesi lazım. 16 bin 881 lira olan emekli maaşları da arttırıldı ancak bu da çok yetersiz. Biz bu rakamın asgari ücret seviyesine yakın olmasını ifade ediyoruz. Asgari ücret açlık sınırı değil insanca yaşam ücreti olması gerekir diyoruz. Asgari ücretin asla enflasyonu tetikleten bir etken olmadığını iddia ediyorum" dedi. "SDG diyerek yumuşatmaya çalışıyorlar" Yapılan iyi niyetlere rağmen karşı tarafın samimiyetsiz olduğunu kaydeden Alfatlı, "Biz BBP olarak terörsüz bir Türkiye’yi savunuyoruz. Biz insanların huzur içerisinde yaşadığı Türkiye’yi savunuyoruz. Tabi ki terör olmasın istiyoruz, çocuklarımız şehit olmasın istiyoruz. Ama karşınızdaki tasması emperyalistlerin elinde olan adeta aparat olarak kullanılan dünyanın en vahşi terör örgütü var. Güvenlik güçlerimiz zaten bu çapulcuları yendiler, kökünü kazıdılar. Kahraman mehmetçiğimiz bunları yerle yeksan etti. Ama karşı tarafın muhataplarına güvenilmeyeceğini son gelişmelerde de hep beraber gördük. Halep’te yaşananları gördük, kaldı ki Halep onların hakim olduğu bir bölge değil. SDG diyerek yumuşatmaya çalışıyorlar ama Suriye’nin kuzeyi PKK’nın yuvalandığı yerler. İran’da PJAK diye çıkıyor, Türkiye’de PYD/YPG diye çıkıyor. Mecliste partisi de bağırmaya başladı. Bütün iyi niyete rağmen ay yıldızlı bayrağımızı teşkilatlarımıza astıramadık. Hani beraberdik, hani kardeştik. Kim bu ülkede kendini nasıl ifade ediyorsa bir ve beraber yaşamak istiyoruz" ifadelerini kullandı.
AK Parti Grup Başkanı Güler: "2026 yılı Ocak döneminden itibaren en düşük emekli maaşı ödemesi 20 bin lira olarak uygulanacaktır"
09 Ocak 2026 Cuma - 13:45 AK Parti Grup Başkanı Güler: "2026 yılı Ocak döneminden itibaren en düşük emekli maaşı ödemesi 20 bin lira olarak uygulanacaktır" AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, "Sosyal devlet ülkesinin bir gereği olarak 2026 yılı Ocak döneminden itibaren en düşük emekli maaşı ödemesi 20 bin lira olarak uygulanacaktır" dedi. TBMM AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, TBMM’de yaptığı basın açıklamasında, en düşük emekli aylıklarına yapılacak zam oranlarını paylaştı. Güler, yaptığı açıklamada, TBMM Başkanlığı’na 2 kanun teklifi sunduklarını belirterek, 31 madde içeren ’Tapu Kanunuyla Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ ve en düşük emekli aylıklarına ilişkin hüküm içeren Bazı Kanunlarda ve 375 Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifini TBMM Başkanlığı’na sunulduğunu aktardı. "2026 yılı Ocak döneminden itibaren en düşük emekli ödemesi 20 bin lira olarak uygulanacaktır" Güler, Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkında bilgi vererek, "Anayasa Mahkemesi’nin son dönemlerde vermiş olduğu bazı iptal kararları vardı. Bu iptal kararlarında esas amaçlara hukuki belirlilik, hukuki güvenlik ve ölçülülük ve elverişlilik prensipleri kapsamında bu maddeleri biz yeniden değerlendirdik. Teklifimizde SSK ve Bağkur emekli aylıkları Ocak ve Temmuz aylarında 6 aylık TÜFE oranlara esas alınarak memur emekli aylıkları emekli sandığı ise enflasyon farkını ilave olarak toplu sözleşmede öngörülen oranlar dikkat alınarak arttırılmaktadır. Buna göre 2026 yılı itibariyle SSK ve Bağkur emekli aylıkları Ocak 2026 tarihinden itibaren yüzde 12,19 oranında memur emekli aylıkları ise emekli sandığı yüzde 6.85 oranındaki enflasyon farkı dahil olmak üzere toplam yüzde 18.60 oranında arttırılmaktadır. Bununla birlikte halen 16 bin 881 lira olan ödenen en düşük emekli aylığı 6 aylık enflasyon oranı olan yüzde 12,19’un üzerinde yaklaşık bu olan emekli sandığı da emekli olan emeklerimize uygulanan zam oranına yaklaşık o da yüzde 18,48 oranında arttırılmak suretiyle 20 bin liraya yükseltilmek lüzumu doğdu. Sosyal devlet ülkesinin bir gereği olarak 2026 yılı Ocak döneminden itibaren en düşük emekli ödemesi 20 bin lira olarak uygulanacaktır" ifadelerini kullandı. Güler şöyle konuştu: "Özellikle bu toplamda 16 bin 881 lira olarak uygulanmış olan en düşük emekli aylığının karşılığı 4 milyon 11 bin 700 küsur kişi idi. Şimdi bu 20 bin liradan yararlanacak olan emekli sayımız 4 milyon 917 bin kişiye çıkmaktadır. Toplamda mevcut bütçe kapsamı içerisinde ki uzun zamandır da çalışıyoruz. Çünkü bizim ekonomi politikalarımız kapsamında Türkiye’nin dezenflasyon süreci ve orta vadeli doğram kapsamında da bütçe disiplinini bozmadan bütçenin kendi kuralları içerisinde herhangi bir olumsuzluğa sevkiyat vermememiz açısından da bazı kalemlerde de uygulamalar yapılmak suretiyle bu aradaki fark Hazine’den ödenecektir. Bu rakamda yaklaşık 69. 5 milyar liradır. Bu 6 aylık dönem içerisinde Hazinenizden Sosyal Güvenlik Kurumu’na 69,5 milyar lira gibi bir rakamda artarmış olacağız." Güler, Tapu Kanunu ile ilgili değişiklikler hakkında ise "Yapı güvenliğinin arttırılmasını, denetimsiz ve plansız yapılaşmanın önlenmesini, yangın güvenliği başta olmak üzere yapılan tüm yaşam döngüsü boyunca etkin şekilde izlenmesini bu çerçevede ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeleri burada olabildiğince yer vermeye çalıştık. Yine kooperatifler ve yapı denetim kuruluşlarına, beton üreticilerine, zemin etkili firmalarına kadar inşaat sürecinin tüm aktörlerine ilişkin sorumlulukta açık ve net şekilde bu kanun teklifinde tanımlanmaktadır. Böylece böylelikle özellikle yapı inşa süreçleri kapsamında beton, demir ve diğer özel durumları da Bakanlığımızın elektronik ortamda yakın takip edilmesi de sağlanmış olacaktır. Bir de Tapu Kanunumuzda yapılan üzerinde bir de yetkili değerleme kuruluşlarındaki bu kamu kuruluşları finans işlerimizin hazırlamış olduğu değerleme raporlarında taşınmaza ilişkin bu verilerin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün elektronik bir ortamda gönderilmesi zorunlu hale getiriliyor. Kat mülkiyeti kavramında yapılan düzenlemelerle site ve apartman yönetimlerinde yaşanan keyfiliğe veya haksız taleplere son vermeye başlıyoruz. Aidat artırma yetkisinin katmalikler kurumuna bırakılması suretiyle özellikle malik sayısının fazla olduğu toplu yapılardan yönetim planlarını değiştirilmesinde yaşanan güçlüklerde de dikkate alınmak suretiyle karar nisabını 5’te 4 yerine 3’te 2 olarak uyguluyoruz. Ve aidat yükseltme hususlarında mutlaka katmalikleri yönetimde bırakılmasını öneriyoruz. Kooperatifler Kanununda yapılan düzenlemeyle de yapı kooperatiflerinin son konu tamamlanmadan ve kesin maliyet insafı ortaya çıkartılmadan ortaklara bireysel tapu devri hususunda da bir önlem yetiştiriyoruz. Dolayısıyla ileride meydana gelecek mülkiyet sorunları ve kooperatiften kaynaklı hukuki sorunları da bu surette engellemiş olacağız. Yine Damga Vergisi kanununda yapılan bazı düzenlemeler var" şeklinde konuştu.
Kamu yatırımlarının merkezi Canik, inovatif projelerle öne çıkıyor
09 Ocak 2026 Cuma - 13:41 Kamu yatırımlarının merkezi Canik, inovatif projelerle öne çıkıyor Samsun’un Canik ilçesi, merkezi ve yerel yönetim iş birliğiyle hayata geçirilen kamu yatırımları ve inovatif projelerle öne çıkıyor. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçenin kamu yatırımlarıyla Türkiye’nin parlayan merkezlerinden biri haline geldiğini belirterek, merkezi hükümet bütçesiyle yapılan Samsun Şehir Hastanesi’nin bölgeye büyük değer katacağını vurguladı. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü" kapsamında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Toplantıda yatırımlar ve projeler hakkında bilgiler veren Başkan Sandıkçı, gazetecilerin sorularını da cevapladı. Sezai Karakoç Canik Kültür Merkezi’nde yapılan toplantıda ilk önce merkezi yatırımlardan Samsun Şehir Hastanesi, Canik Hükümet Konağı, Polis Merkezi, İlçe Jandarma Merkezi, Millet Bahçesi, Şehr-i Bahçe Konutları, Fen Lisesi, Soğuksu Kentsel Dönüşüm Projesi, Mert Irmağı Düzenleme ve Rehabilitasyon Projesi’nin yanı sıra belediye imkânlarıyla yapılan Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü, Orman Okulu, Hanım Konakları, Gençlik Merkezi, Can Sofrası, 26 adet akıl ve zekâ oyunu sınıfı, Sosyal Yaşam Merkezleri, Sıfır Atık Köyü, Halk Kütüphanesi, Doğal Yaşam Merkezi, Hayvan Bakımevi, Meslek Edindirme Kursları, Engelsiz Yaşam Parkı, Ters Ev, Sıfır Atık Marketi, Katı Atık Merkezi projeleri tanıtıldı. "Samsun’da borcu olmayan tek belediyeyiz" 7 yıllık sürede araç filosunu 4 katına çıkarttıklarını ve 80 park yaptıklarını belirterek açıklamalarda bulunan Sandıkçı, "Bugün Samsun’da borcu olmayan tek belediyeyiz. Türkiye’de saygı duyulan belediyeler arasındayız ki aldığımız belediyenin ne durumda olduğunu biliyorsunuz. Bunu hiçbir zaman bir şikâyet konusu olarak gündeme getirmedik. Eğer bu görevleri almışsak gereğini yapmamız gerekiyordu. Hamdolsun biz de bu kadarını ancak yapabildik. İnşallah kalan zamanda da başladığımız projeleri bitireceğiz. Benim tarzım biraz daha farklı. Ben bir şeyi söyleyince onu bitirmeden uyuyamıyorum, rahat edemiyorum" dedi. "Avrupa’dan eksiğimiz yok, fazlamız var" Türkiye’deki şehirlerin Avrupa şehirlerinin gerisinde olmadığına dikkat çeken Canik Belediye Başkanı Sandıkçı, "Samsunspor, Avrupa’da maçlar oynadı. Birçok kişi de bu maçlar için Avrupa’nın çeşitli şehirlerine gitti. Avrupa’ya belki ilk defa gidenlerimiz de oldu. Öyle abarttığımız gibi şehirler yok. Birçoğunun çok çok ötesindeyiz. Evet 1980’li, 1990’lı yıllarda onların bir hamlesi olmuştu 2. Dünya Savaşı’ndan sonra. O hamleyle bize fark atmışlardı ama bugün geldiğimiz noktada özellikle son 25 yılda çok ciddi hamleler yaptık. Bence tek eksikliğimiz şu: Onlarda olup bizde olmayan kurallar var, kurallara uyan insanlar var. Onun haricinde her şeyimiz onların çok çok ötesinde. Tabii, bunun kıymetini bilmek lazım. Özellikle bugün dünyayı yorumladığımızda birlik ve beraberliğin en fazla önem kazandığı bir dönemi yaşıyoruz. Etrafımız ateş çemberi. Onun için birlik ve beraberlik bu dönemde çok daha önemli" diye konuştu. "Teknoloji anlamında en önde gelen belediyelerden biriyiz" İlçe belediyeleri arasında teknolojiye önem veren ve yatırımlarını bu yönde yapan belediyeler arasında en ön sıralarda yer aldıklarını belirten Başkan İbrahim Sandıkçı, "İlçemizdeki projelerimizi sizlere gösterdik. Projeler arasında yol çalışmalarını falan koymayın dedim arkadaşlara. Çöp falan koymayın dedim. Birçok yenilikçi projeyi hayata geçirdik. Bu alanda da hamdolsun özellikle teknoloji, bilim ve eğitim alanında farklı bir formatla ilerliyoruz. Bugün hayatımızın tam içerisinde olan yapay zekâ ile alakalı Türkiye’de en önde olan ilçelerden bir tanesiyiz. Türkiye’nin ilk yapay zekâ festivalini gerçekleştirdik. Türkiye’nin en büyük bilim şenliğini gerçekleştirdik. TEKNOFEST’i ilk gerçekleştiren ilçelerden biriyiz. Bunlar hep Türkiye’de ilktir. Keşif Kampüsümüzü biliyorsunuz. Burada çok ciddi işler yapılıyor. Türkiye’de üç tane var, iki tanesi Samsun’da. Dolayısıyla bunların arasında uygulamalı eğitimleri olan tek kampüstür. Bölgemizden ve bölgemiz dışından çocuklarımıza, bu alanda başarılı olanlara bu teknolojik eğitimi vermeye gayret ediyoruz. Bunu da çok önemsiyoruz. Çünkü artık teknoloji üzerinden her şey yürüyor. Savaşlar da buradan yürütülüyor. Dolayısıyla ülkemizin son beş altı yıldır savunma sanayine verdiği ağırlık doğrultusunda bizler de bu alanda özellikle insansız araçlar üretimi için altyapının desteklenmesi anlamında belediye olarak taşın altına elimizi koymamız gerektiğini biliyoruz. Bunun için de gerekli hamleleri yapıyoruz" şeklinde konuştu. "Canik’i Atakum ile eşdeğer hale getirdik, bazı konularda öne geçtik" Yatırım ve projelerle birlikte Canik’i merkez ilçeler arasındaki en değerli ilçe hâline getirme konusunda büyük adımlar attıklarını vurgulayan Başkan Sandıkçı, "2024 seçimlerinde bir cümle kurmuştum. Demiştim ki inşallah 2029’dan önceki seçimlere kadar Canik’i Atakum’la eşdeğer anılır hâle getireceğiz. İddialı bir cümle ama oraya doğru gidiyoruz. Bugün arazi değerleri anlamında yaklaştık, hatta bazı yerlerimiz onun önüne geçti. Sadece eski bir yerleşim yeri olması sebebiyle kentsel dönüşüm işimiz çok yoğun. Bu anlamda bugüne kadar Samsun’da kentsel dönüşümü yapan tek belediye Canik Belediyesi’ydi. Dört yıldır bu çalışmalar sürüyor. Büyükşehir Belediyemiz de bu çalışmalara başladı. Zor bir süreç ama olması gereken bu. Canik’te bizim önümüzü tıkayan en önemli konu eski yerleşim olması nedeniyle tahliyeler ve yeni inşaat süreçleri. Zor bir süreç çünkü buradaki kentsel dönüşüm ticari alan dönüşümü değil, mesken dönüşümü. Üstelik bu meskenler artık birinci kuşağın elinde değil, üçüncü kuşağı geçmiş durumda. Yani bir dairenin en az 10-15 varisi var. Bu da süreci uzatıyor. Hamdolsun Soğuksu’da 175 dönümlük alanda sona geldik. Şu ana kadar 420’nin üzerinde bina yıktık. Bu da yaklaşık 1200-1300 daire demek. Yeni projeler hazırlanıyor. Boşaltılmış ve yıkılmayı bekleyen 150-200 bina daha var. İnşallah yıl ortasına doğru alan tamamen boşaltılarak yeni binalar yapılacak ve bu şekilde kentsel dönüşümü tamamlamaya ilerliyoruz" ifadelerini kullandı. "Kredi kullanmayan tek belediyeyiz" Mali açıdan da Türkiye’deki örnek belediyeler arasında olduklarına dikkat çeken Sandıkçı, şöyle devam etti: "Canik Belediyesi bugüne kadar bir Türk lirası kredi kullanmamıştır. Ne özel bankalardan ne de İller Bankası’ndan kredi kullanmadık. Son yedi yılda da kredi kullanmayan tek belediyeyiz. Öz kaynaklarımız doğru kullanıldığında belediyelerin çok daha fazlasını yapabileceğini göstermek istiyoruz. Borç yok, kredi yok, icraatlar ortada." "Şehir Hastanesi için kamulaştırdığımız 250 dönüm yerin fiyatı şu anda 5 milyar TL" İlçeye en büyük katkıyı sağlayan Samsun Şehir Hastanesi hakkında da değerlendirmelerde bulunan Başkan Sandıkçı, şunları söyledi: "Şehir Hastanesi gibi bir projeyi 5 yılda bitirdik. Kaynağı merkezi hükümetten geldi ancak imarını yaptık, kamulaştırmasını Canik Belediyesi olarak biz üstlendik. Canik Belediyesi mülkiyetinde olan 250 dönüm araziyi bu yatırım için ayırdık. Bugün o bölgedeki 250 dönüm arazinin değeri 5 milyar TL’dir. Altyapıyı hazırlarsanız merkezi hükümet yatırımları gelir. Şehir Hastanesi bölgeyi uçurdu. Yapılaşma ve ruhsat anlamında büyük bir hareketlilik var. Raylı sistem de bu bölgeye gelecek. Trafik yoğunluğu için altyapı çalışmalarını Büyükşehir Belediyesi ile birlikte sürdürüyoruz. Şehir Hastanesi bizim için çok ciddi bir kazanım oldu."
Bakan Memişoğlu: "2003’den bu yana Balıkesir’e 96 sağlık tesisi yapıldı"
09 Ocak 2026 Cuma - 12:29 Bakan Memişoğlu: "2003’den bu yana Balıkesir’e 96 sağlık tesisi yapıldı" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Balıkesir temasları çerçevesinde AK Parti Balıkesir İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. Partililere hitap eden Bakan Memişoğlu, "2003 yılından bu yana Balıkesir’e 96 sağlık tesisi yapıldı" dedi. Balıkesir Valiliği’ni ziyaret ettikten sonra yürüyerek AK Parti’ye geçen Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, yolda esnaf ziyareti yaptı. Parti önünde İl Başkanı Mehmet Aydemir tarafından karşılanan Bakan Memişoğlu, Balıkesir ile ilgili bilgiler verdi. Kemal Memişoğlu, "2003’den bu yana Balıkesir’e 96 tane sağlık tesisi yapıldı, bunlardan 17’si hastane. Balıkesir’de iki tane üniversite var. 2016 yılının sonunda hizmete girmiş bir şehir hastanesi ve aynı zamanda da Bandırma’da üniversite hastanesi, Balıkesir’in kendi ismini taşıyan üniversitesiyle birlikte hizmet veriyoruz. Daha iyi hizmet vermek için buradayız. Özellikle biz Sındırgı olsun, Edremit olsun, merkezdeki hastanemiz olsun hepsinin inşaatlarını en kısa zamanda bitirip insanlarımızın hizmetine sunacağız. Bunun yanında da Bandırma’da da inşallah 350 yatak üzerinde bir hastaneyi projelendirip inşaatına önümüzdeki sene başında başlamak için çabalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Bakan Memişoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: "Genel başkan yardımcımız, milletvekillerimiz her zaman Ankara’da bizi ziyaret edip Balıkesir’in sorunlarını iletiyorlar. Biz de sahaya gelip sizlerin sorularını, sorunlarını bizzat görerek onları çözmek için çaba harcayacağız. Bilindiği gibi Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı vizyonuyla ortaya çıktık. Bu şu demek; Türkiye artık kendi gücüyle, insanıyla, üretimiyle tam bağımsızlık yolunda gece gündüz çalışarak inşallah bunu gerçekleştirecektir. Baktığınız zaman etrafımızda maalesef çatışmaların olduğu, sorunların olduğu bir bölgede yaşıyoruz. Onun için bir olmalıyız, birlikte hareket etmeliyiz, üretmeliyiz, kuvvetli olmalıyız. Bunun için de gece gündüz çalışmalıyız. Farklılıklarımızı birleştirip güçlü hale gelmemiz lazım. Bu topraklar milletimizin kanıyla, canıyla elde ettiği vatan toprağıdır. Buralar esasında dünyaya barış, huzur getirmiş medeniyetlerin merkezidir. Biz de bu medeniyetin temsilcileri olarak halen daha dünyada barışı temsil eden, ezilmişlerin, haksızlığa uğramışların ümidi olan bir medeniyetiz, bir ülkeyiz. Bununla ilgili de gece gündüz çalışmaya devam ediyoruz. İnşallah dostluğun, kardeşliğin, barışın, huzurun daha iyi olduğu bir dünyaya hep beraber ulaşacağız. Bunun çabası içindeyiz. Hem ülkemizde hem bölgemizde hem dünyada Sayın Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi barış içinde bir dünya, adil bir dünya olması için çabalıyoruz. Onun için de ülkemizin birliği, dirliği için de çaba harcıyoruz" dedi.
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler: "En düşük emekli maaşı 2026 yılı için yüzde 18,48 oranında artırılarak 20 bin lira oldu"
09 Ocak 2026 Cuma - 11:55 AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler: "En düşük emekli maaşı 2026 yılı için yüzde 18,48 oranında artırılarak 20 bin lira oldu" AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, "Toplamda 16 bin 881 TL olarak uygulanmış olan en düşük emekli aylığının karşılığı 4 milyon 11 bin 700 küsur kişi idi. Şimdi 20 bin TL’ye bu oran arttırılmak suretiyle yaklaşık bu 20 bin TL’den yararlanacak olan emekli sayımız 4 "milyon 917 bin kişiye çıkmaktadır" dedi.Güler, 2 kanun teklifi TBMM Başkanlığı’na sunduklarını belirterek, 31 madde içeren Tapu Kanunuyla Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair bir kanun teklifi olduğunu ve ikinci kanun teklifinin de en düşük emekli aylıklarına ilişkin hüküm içeren Bazı Kanunlarda ve 375 Kanun Hükmünde Kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun teklifinin TBMM Başkanlığı’na sunulduğunu aktardı.Güler, Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkında bilgi vererek, "Anayasa Mahkemesi’nin son dönemlerde vermiş olduğu bazı iptal kararları vardı. Bu iptal kararlarında esas amaçlara hukuki belirlilik, hukuki güvenlik ve ölçülülük ve elverişlilik prensipleri kapsamında bu maddeleri biz yeniden değerlendirdik. Teklifimizde SSK ve Bağkur emekli aylıkları Ocak ve Temmuz aylarında 6 aylık TÜFE oranlara esas alınarak memur emekli aylıkları emekli sandığı ise enflasyon farkını ilave olarak toplu sözleşmede öngörülen oranlar dikkat alınarak arttırılmaktadır. Buna göre 2026 yılı itibariyle SSK ve Bağkur emekli aylıkları Ocak 2026 tarihinden itibaren yüzde 12.19 oranında memur emekli aylıkları ise emekli sandığı yüzde 6.85 oranındaki enflasyon farkı dahil olmak üzere toplam yüzde 18.60 oranında arttırılmaktadır. Bununla birlikte halen 16 bin 881 TL olan ödenen en düşük emekli aylığı 6 aylık enflasyon oranı olan yüzde 12.19’un üzerinde yaklaşık bu olan emekli sandığı da emekli olan emeklerimize uygulanan zam oranına yaklaşık o da yüzde 18.48 oranında arttırılmak suretiyle 20 binr TL’ye yükseltilmek lüzumu doğdu. Sosyal devlet ülkesinin bir gereği olarak 2026 yılı Ocak döneminden itibaren en düşük emekli ödemesi yirmi bin TL olarak uygulanacaktır" ifadelerini kullandı.Güler şöyle konuştu:"Özellikle bu toplamda 16 bin 881 TL olarak uygulanmış olan en düşük emekli aylığının karşılığı 4 milyon 11 bin 700 küsur kişi idi. Şimdi 20 bin TL’ye bu oran arttırılmak suretiyle yaklaşık bu 20 bin TL’den yararlanacak olan emekli sayımız 4 milyon 917 bin kişiye çıkmaktadır. Toplamda mevcut bütçe kapsamı içerisinde ki uzun zamandır da çalışıyoruz. Çünkü bizim ekonomi politikalarımız kapsamında Türkiye’nin dezenflasyon süreci ve orta vadeli doğram kapsamında da bütçe disiplinini bozmadan bütçenin kendi kuralları içerisinde herhangi bir olumsuzluğa sevkiyat vermememiz açısından da bazı kalemlerde de uygulamalar yapılmak suretiyle bu aradaki fark Hazine’den ödenecektir. Bu rakamda yaklaşık 69. 5 milyar TL’dir. Bu 6 aylık dönem içerisinde Hazinenizden Sosyal Güvenlik Kurumu’na 69.5 milyar TL gibi bir rakamda artarmış olacağız."Güler, Tapu Kanunu ile ilgili değişiklikler hakkında ise, "Yapı güvenliğinin arttırılmasını, denetimsiz ve plansız yapılaşmanın önlenmesini, yangın güvenliği başta olmak üzere yapılan tüm yaşam döngüsü boyunca etkin şekilde izlenmesini bu çerçevede ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeleri burada olabildiğince yer vermeye çalıştık. Yine kooperatifler ve yapı denetim kuruluşlarına, beton üreticilerine, zemin etkili firmalarına kadar inşaat sürecinin tüm aktörlerine ilişkin sorumlulukta açık ve net şekilde bu kanun teklifinde tanımlanmaktadır. Böylece böylelikle özellikle yapı inşa süreçleri kapsamında beton, demir ve diğer özel durumları da Bakanlığımızın elektronik ortamda yakın takip edilmesi de sağlanmış olacaktır. Bir de Tapu Kanunumuzda yapılan üzerinde bir de yetkili değerleme kuruluşlarındaki bu kamu kuruluşları finans işlerimizin hazırlamış olduğu değerleme raporlarında taşınmaza ilişkin bu verilerin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün elektronik bir ortamda gönderilmesi zorunlu hale getiriliyor. Kat mülkiyeti kavramında yapılan düzenlemelerle site ve apartman yönetimlerinde yaşanan keyfiliğe veya haksız taleplere son vermeye başlıyoruz. Aidat artırma yetkisinin katmalikler kurumuna bırakılması suretiyle özellikle malik sayısının fazla olduğu toplu yapılardan yönetim planlarını değiştirilmesinde yaşanan güçlüklerde de dikkate alınmak suretiyle karar nisabını 5’te 4 yerine 3’te 2 olarak uyguluyoruz. Ve aidat yükseltme hususlarında mutlaka katmalikleri yönetimde bırakılmasını öneriyoruz. Kooperatifler Kanununda yapılan düzenlemeyle de yapı kooperatiflerinin son konu tamamlanmadan ve kesin maliyet insafı ortaya çıkartılmadan ortaklara bireysel tapu devri hususunda da bir önlem yetiştiriyoruz. Dolayısıyla ileride meydana gelecek mülkiyet sorunları ve kooperatiften kaynaklı hukuki sorunları da bu surette engellemiş olacağız. Yine Damga Vergisi kanununda yapılan bazı düzenlemeler var" şeklinde konuştu.
Bakan Uraloğlu: "Aralık ayında 49,8 milyon ton yük elleçlendi"
09 Ocak 2026 Cuma - 11:37 Bakan Uraloğlu: "Aralık ayında 49,8 milyon ton yük elleçlendi" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Aralık ayında limanlarımızda elleçlenen yük miktarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7,6 artışla 49,8 milyon ton olarak gerçekleşti. Böylece, 2025 yılı aralık ayı tüm aylar içerisinde en yüksek elleçlemenin olduğu ay oldu" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 2025 yılı Aralık ayı istatistiklerini değerlendirdi. Türkiye’nin deniz ticaretinden daha fazla pay alması için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Uraloğlu, "Aralık ayında limanlarımızda elleçlenen yük miktarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7,6 artışla 49,8 milyon ton olarak gerçekleşti. 2025 yılı aralık ayı tüm aylar içerisinde en yüksek elleçlemenin olduğu ay oldu. Deniz Ticareti’nde 2025 yılını rekorla noktaladık. Elleçlenen konteyner miktarının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,9 artarak 1,17 milyon TEU’ya ulaştı" ifadelerini kullandı. "Aralık ayında yurt dışı yük taşımaları, 37 milyon 485 bin 725 ton olarak gerçekleşti" 2025 yılı Aralık ayında limanlardan yurt dışı limanlarına giden yük miktarının 11 milyon 596 bin 207 ton olarak gerçekleştiğini kaydeden Bakan Uraloğlu, "Yurt dışı limanlarından limanlarımıza gelen yük miktarı ise 25 milyon 889 bin 518 ton olarak gerçekleşti. Aralık ayında yurt dışı yük taşımaları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,5 artarak 37 milyon 485 bin 725 ton olarak gerçekleşti" açıklamasında bulundu. 2025 yılı Aralık ayında limanlarda denizyolu ile yapılan transit yük taşımalarının da bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,4 artarak 6 milyon 2 bin 394 ton olduğunu belirten Uraloğlu, "Aralık ayında kabotajda taşınan yük miktarı ise 6 milyon 362 bin 341 ton ile geçen aynı ayına göre yüzde 21,5 arttı" şeklinde konuştu. Aliağa Bölge Liman Başkanlığı zirvede Bölge liman başkanlıkları bazında ise Aralık ayında en fazla yük elleçlemesinin 8 milyon 180 bin 242 ton yük ile Aliağa Bölge Liman Başkanlığı idari sınırlarında faaliyet gösteren liman tesislerinde gerçekleştiğini ifade eden Bakan Uraloğlu, "Aliağa Bölge Liman Başkanlığını 7 milyon 351 bin 162 ton ile Kocaeli Bölge Liman Başkanlığı ve 6 milyon 19 bin 671 ton ile İskenderun Bölge Liman Başkanlığı takip etti" değerlendirmesinde bulundu. En fazla artış gösteren yük cinsi sıvılaştırılmış doğal gaz Uraloğlu, Aralık ayında taşınan yük cinsleri arasında 1 milyon 194 bin 989 tonluk artış ile bir önceki aya göre en fazla artış gösteren yük cinsinin LNG (Sıvılaştırılmış doğal gaz) olduğunu kaydederek, limanlarda 2 milyon 553 bin 551 ton LNG elleçlemesi gerçekleştirildiğini belirtti. Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "2025 yılı Aralık ayında limanlarımızdan yurt dışına gitmek üzere gemilerle en fazla taşınan yük 808 bin 786 ton ile portland çimento oldu. Bu yük cinsini sırasıyla, 645 bin 457 ton ile klinker ve 409 bin 83 ton ile fuel oil yük cinsleri takip etti." En fazla yük Rusya’dan geldi Uraloğlu, deniz yolu ile yurt dışına gitmek üzere yapılan yüklemelerde en fazla yük taşımasının İtalya’ya yapılan taşımalarda gerçekleştirildiğini, bunu ABD’ye ve Mısır’a yapılan taşımaların takip ettiğini kaydetti. Uraloğlu ayrıca deniz yolu ile limanlara gelen en fazla yükün Rusya’dan yapılan taşımalar olduğunu da bildirdi.