POLİTİKA
Bakan Yumaklı: "Yiyecek gıdanız yoksa, hiçbirinin bir önemi olmuyor" 30 Nisan 2026 Perşembe - 14:19:26 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Ne yaparsanız yapın her konuda olduğu gibi savunmanızda, sağlığınızda, milli eğitiminizde iyi olmanız gerekir, tarımsal üretiminizde de iyi olmanız gerekir. Eğer bütün bunlar elinizde varken, yiyecek gıdanız yoksa, onların hiçbirinin bir önemi olmuyor maalesef" dedi. TÜGVA’nın düzenlediği ‘İhtisas Akademi 26’ Çukurova Üniversitesi Kongre Merkezi’nde düzenlendi. "Daha fazla gayret sarf etmeliyiz" Açılışta konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, geçtiğimiz gün Van’ın Saray ilçesinde sokak köpeklerinin saldırısında hayatını kaybeden Hamza Özsoy’a (5) ve dün Adana’nın Kozan ilçesinde meydana gelen sel felaketinde hayatını kaybeden Kanber Ünüvar’ın ailelerine başsağlığı dileyerek, "Bunlar toplam içerisinde bizlerin canını yakan hadiseler. Dolayısıyla ilgili olan bütün kurumlar, kuruluşlar, bizler, bu konularda mutlaka ama mutlaka çok daha fazla gayret sarf etmeliyiz. Hayatını kaybeden her iki canımız için de ben gerçekten ailelerine başsağlığı diliyorum ve onların bu acılarını paylaştığımı ifade etmek istiyorum" diye konuştu. "Bizim bakanlığımız ile ilgili olmayan hiçbir şey yok" Daha sonra katılımcılara sunum yapan Bakan Yumaklı, "Tarım ve Orman Bakanlığı ne yapar önce bundan başlayalım. Sizin okulunuzda mezun aranızda milletvekilimiz, il başkanlarımız var. Burada çok kıymetli hocalarım sizleri geleceğe hazırlayacaklar. Yarın aranızda Tarım ve Orman Bakanı olmak isteyen varsa bu resme iyi baksın. Bu resimde Anadolu Parsı var, Doğa Koruma ve Milli Parklar ile alakalı. Balık üretimi çiftliği var, oda Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü ile alakalı. Biberon var, o da buzağı yani hayvansal üretim için. Bizim bakanlığımız ile ilgili olmayan hiçbir şey yok. Bir insanın doğumundan ölümüne kadar, hatta ölümünden sonrasında bile ölümünden sonraki o bütün hayat sürecinde bizim bakanlığımızın değmediği bir alan yok" dedi. "Türkiye, dünyadaki ilk 10 ülke arasında" Tarımsal hasıla verilerine de değinen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Hem kendi ihtiyacımızı karşılıyoruz, hem ekonomik bir gelir olarak ülkemize döviz kazandırıyoruz. Bütün bunları da bu ülkenin eli öpülesi çiftçileri, üreticileri gerçekleştiriyor. Biz bunların toplamına tarımsal hasıla diyoruz. Yani bir gelir elde ediyoruz buradan. Bu tarımsal hasılanın içerisinde dünyadaki 195 ülke arasında Türkiye 2002’de 12. sıradaydı. 2023’te 8. sırada, 2024’te 7. sırada. Daha 2025 açıklanmadı ama bu ülkenin güzel insanlarının ürettiği bu katma değer, dünyadaki ilk 10 ülke arasında Türkiye’yi tutmaya devam edecek" ifadelerini kullandı. "1 yılda 908 milyar doğrudan ya da dolaylı üretim desteği" Sosyal medyada ki dezenformasyon ile alakalı da açıklamalarda bulunan Bakan İbrahim Yumaklı, "Sosyal medyada reels izleme son dönemde arttı. Bazen bende kendimi kaptırıyorum, kızım uyarıyor dikkatimin dağıldığını. Destek sistematiği tarımsal üretimin bel kemiği. Doğrudan ya da dolaylı destekleri siz üreticilerinize sağlarsınız. Her saatte 107 milyon, 1 günde 2 milyar 569 milyon, 1 yılda 908 milyar doğrudan ya da dolaylı üretim desteklerini bu devlet, bu hükümet veriyor" dedi. "Sulama altyapımızın uzunluğu, dünyayı 3 kere döner" Tarımsal sulamada yapılan yatırımları da Togg metaforuyla anlatan Bakan Yumaklı, daha sonra şunları söyledi: "Togg’un 50 gün boyunca saatte 100 kilometre hızla gitmesinden elde edilen bir mesafe olacak. Yaklaşık 120 bin kilometre. 1 Togg’un 50 günde saatte 100 kilometre hızla ulaşacağı rakam, bizim 2002 yılından bu yana sulama projeleri için, bu ülkenin topraklarında gerçekleştirmiş olduğumuz sulama altyapısı, yani borulama sistemi, dünyayı 3 kere dönüyor. İşte onun uzunluğu. Size Togg metaforuyla bunu anlatmak istedim. Özgürlük Heykeli 93 metre uzunluğunda. Bizim özgürlük heykelimiz Yusufeli Barajı 275 metre uzunluğunda. Dünyada kendi kategorisindeki 5.büyük barajı. Ülkemize çağ atlatan en önemli yapılardan bir tanesidir. Artık bu bilgi birikimi bizim insanımızda, bizim kardeşlerimizde. Dünyanın her tarafından bu yapıları yapabilecek kabiliyete sahibiz." "Motivasyonunuzu bozmayın" Vatandaşların dezenformasyonlara kapılmaması gerektiğine de vurgu yapan Bakan Yumaklı, "Iğdır’da Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün Kazım Karabekir İşletmesi’nden bir görüntüyü sizlere gösteriyorum. Şuanda bu işletmede yaklaşık 20 binin üzerinde hayvan var. Ülkemizin üretimine katkıda bulunacak anaç hayvanlar bu ve birkaç işletmede üretilip ülkemizin üreticilerine aktarılıyor. Değerli arkadaşlar, bu dezenformasyonlara kanıp sakın ola ki motivasyonunuzu bozmayın. Bunların hiçbirisi doğru değil. Eksikliğimiz, yapmamız gereken şeylerde vardır. Ancak bu ülke insanına yapılacak olan en büyük kötülük, onun özgüvenini içerisinden alıp, başkalarının hayatına imrendirip, ondan sonra da bağımlı hale getirmektir" dedi. "Geçtiğimiz yıl 500 bin ‘ATA Tohumu’ sattık" Orman yangınlarının her yıl binlerce hektar alanı kül ettiğini belirten Bakan Yumaklı, 2026 yılı sonuna kadar 600 milyon tohum ve fidanı toprakla buluşturacaklarını belirterek, "Ülkemizde her yıl maalesef ormanlarımız yanıyor ve başka amaçlarla kullanılıyor diye bir algı var ancak 1 yılda 500 milyon tohum ve fidanı toprakla buluşturuyoruz. Yeşil vatanın geliştirilmesi için. 2025 yılında 80 bin hektar yandı. Bütün Avrupa için bu rakam 1,5 milyon hektar. İnşallah 2026 sonuna kadar 600 milyon hedefimizi tamamlayacağız. Uçak, helikopter ve İHA sayımız toplamda 147’idi ancak bu yıl 15 yeni hava aracını envantere kattık. Geçtiğimiz yıl son 50-60 yılın en kurak dönemini geçirdim. 28 uçak, 119 helikopter, 14 tane de İHA’mız var. Hükümet ve bakanlık ‘ATA Tohumları’nın satışını yasakladı diyorlar ancak geçtiğimiz yıl 500 bin ‘ATA Tohumu’nu biz sattık. Bu yıl 1 milyon, önümüzdeki yıl 1,5 milyon satış yapacağız. Bu tohumları Tarım Kredi Marketlerinde bulabilirsiniz ya da bizim il/ilçe müdürlüklerimizden bulabilirsiniz. 117 ülkeye bu ülkenin topraklarında üretilen tohumlar ihraç ediliyor. Bizim ihraç ettiğimiz tohum miktarını tırlara aynı anda koymuş olsak 65 bin tır yapar" ifadelerini kullandı. "Temel ve stratejik ürünlerde kendinize yeterli olmalısınız" Dünyada hiçbir ülkenin kendi kendine yetemeyeceğini ancak Türkiye’nin çok iyi durumda olduğuna da vurgu yapan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, daha sonra şunları söyledi: "206 başlıkta bitkisel üretimimiz var. Dünyada hiçbir ülke kendi kendine yüzde 100 yetemez. Çünkü ihtiyaçlar farklılaşır, beklentiler farklılaşır. Ama temel ve stratejik ürünlerde mutlaka ama mutlaka kendinize yeterli olmalısınız. Şurada görmüş olduğunuz ürünler de işte bizim stratejik dediğimiz ürünlerin arasında ve bu ürünlerdeki yeterliliğimiz yüzde yüzün üzerinde. Yetersiz olduğumuz ürünlerle alakalı da verimlilik konusunu öne alarak artırmaya devam ediyoruz, gayret ediyoruz. Yılda 1 milyon 300 bin denetim yapıyoruz. Güvenilir Gıda Uygulaması ile hepiniz birer gıda denetçisi olabilirsiniz. Karşılaştığınız herhangi bir uygunsuzluğu 1-2 dakika içerisinde fotoğraflarını çekerek bize bildirebilirsiniz. Biz ardından gereğini yaparız." "Ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın direktifleri doğrultusunda hareket ettiklerini de anlatan Bakan Yumaklı, "Ne yaparsanız yapın, neye sahip olursanız olun, eğer ambarın anahtarı elinizde değilse güçlü değilsiniz. Cumhurbaşkanımız da bunu "Ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır" diye formüle ederek bizlere bu talimatı vermiş durumda. Bugünlerde hepimiz bütün dünyada güçlünün haklı olduğunu gösteren uygulamaları görüyorsunuz. Ne yaparsanız yapın, ne kadar haklı olursanız olun, sizi yaşam hakkından, bir ülkeye ait olma hakkından, özgür olma hakkından beri tutacak, bunların hiçbirisini önemsemeyerek sizin üzerinize bomba yağdıracak anlayışların hakim olduğu bir dönemdesiniz. Ama mutlaka, ne yaparsanız yapın her konuda olduğu gibi savunmanızda, sağlığınızda, milli eğitiminizde iyi olmanız gerekir, tarımsal üretiminizde de iyi olmanız gerekir. Eğer bütün bunlar elinizde varken, yiyecek gıdanız yoksa, onların hiçbirinin bir önemi olmuyor maalesef. O yüzden ben bütün bu süreçte bu ülkenin gıdasını oluşturmak için, üretmek için çalışan, didinen bütün üreticilerimize, bütün çiftçilerimize çok teşekkür ediyorum" diye konuştu. Konuşmaların ardında program soru cevap ile devam etti.
30 Nisan 2026 Perşembe - 14:01 Başkan Aras’tan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma günü mesajı Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. 1 Mayıs’ın emekçilerin tarih boyunca verdiği mücadelenin simgesi olduğunu belirten Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, mesajında şu ifadelere yer verdi: "1 Mayıs; emekçilerin, tarih boyunca verdiği mücadele iradesinin sembolüdür. 1 Mayıs, emeğin kendi gücüyle gerçekleştiği tarihi bir kazanımdır. Bugün şartlar değişmiş görünse de emeğin karşılığının verilmediği, güvencesiz çalışmanın yaygınlaştığı, sendikal haklar üzerindeki baskıların sürdüğü bir tablo devam etmektedir. Milyonlarca insan, artık yalnızca işsiz kalma korkusuyla değil, çalıştığı halde yoksullaşma gerçeğiyle karşı karşıyadır. Emekçiler, emekliler, gençler, kadınlar ve güvencesiz çalışan kesimler için yaşam şartları her geçen gün daha da ağırlaşmaktadır. Bu nedenle 1 Mayıs, bugün daha güçlü bir anlam taşımaktadır. Geçmişin kazanımlarını hatırlatan, bugüne ve geleceğe dair ortak bir söz kuran bir gündür. Emekçiler; adil bir vergi sistemi, eşit işe eşit ücret, güvenceli çalışma şartları ve sendikal hakların güçlendirilmesini talep etmektedir. Çocukların güven içinde büyüdüğü, gençlerin gelecek kaygısı taşımadığı, kadınların emeğinin görünür olduğu, savaşsız ve sömürüsüz bir yaşam için meydanları doldurmaktadır. Biz de Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman emeğin yanında duran bir anlayışı esas alıyoruz. Kamusal hizmeti güçlendirirken, bu hizmeti üreten emekçilerin haklarını korumayı, alın terini gözetmeyi ve sosyal adaleti sağlamayı temel sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Muğla’mızda her hizmet, emekle hayat buluyor. Bu duygu ve düşüncelerle; çalışan, üreten ve değer katan emekçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyor; sömürüsüz, eşit ve özgür bir gelecek diliyorum" dedi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 14:01 Ataşehir Belediyesi Başkan Vekili CHP’nin adayı Murat Güneş oldu Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in önceki hafta yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanarak görevden uzaklaştırılmasının ardından, Ataşehir Belediye Meclisi yeni başkan vekilini seçmek üzere toplandı. Tartışmalı geçen seçimin ardından Ataşehir Belediyesi Başkan Vekili CHP’nin adayı Murat Güneş oldu. Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve rüşvet" soruşturması kapsamında 22 Nisan’da tutuklanmasının ardından İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılmıştı. Ataşehir Belediye Meclis Salonu’nda bugün, İstanbul Valiliği’nin belirlediği takvim doğrultusunda saat 10.00’da yeni belediye başkan vekili seçimi gerçekleştirildi. Meclis birinci başkan vekili başkanlığında toplanan kurulda Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) grubunun adayı Murat Güneş olurken, AK Parti grubunun adayı ise Serdar Orhan oldu. Yapılan gizli oylama sonucunda meclis üyeleri tarafından 36 imza atıldı ve sandıktan 36 zarf çıktı. İlk tur sonrası yapılan sayım sonucunda CHP adayı Murat Güneş 23 oy, AK Parti adayı Serdar Orhan ise 12 oy aldı. Bir oy ise boş çıktı. Yasaya göre ilk iki turda üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu (25 oy) arandığı için seçim ikinci tura kaldı. İkinci turda da meclis üyeleri tarafından 36 imza atıldı ve sandıktan 36 zarf çıktı. İkinci tur seçim sonuçlarında Murat Güneş 22 oy, Serdar Orhan ise 13 oy aldı. Bir oy ise boş çıktı. Üçüncü tur oylaması sırasında meclis üyeleri arasında çıkan tartışmalar nedeniyle seçim güçlükle ilerledi. Üçüncü turda da meclis üyeleri tarafından 36 imza atıldı ve sandıktan 36 zarf çıktı. Son tur seçim sonuçlarına göre Murat Güneş 22, Serdar Orhan ise 14 oy aldı. Tamamlanan seçim sonucunda Ataşehir’in yeni Belediye Başkan Vekili Cumhuriyet Halk Partili Murat Güneş oldu. Murat Güneş, seçim sonrası yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Bugün burada başkan vekili oylaması yaptık. Burada bütün Ataşehir halkına, öncelikle buraya desteğe gelen bütün Ataşehir halkına çok teşekkür ediyorum. Arkamızda duran, bize güvenen, Onursal Başkanımıza güvenen meclis üyelerime de çok teşekkür ediyorum. Biz Onursal Başkan’dan şu anlık bize emanet edilen bu belediyeyi, gözbebeğimiz olan Ataşehir’de onun gösterdiği vizyonla en iyi şekilde hizmetlerimize devam edeceğiz. Ve Ataşehirli komşularımız da bu hizmetlerden yararlanacak. Biz en kısa sürede haksız hukuksuz bir şekilde alıkonulan başkanımızı geri istiyoruz. Başkanımız gelecek, koltuğuna oturacak, emanetini alacak."
CHP Genel Başkanı Özel: "Anayasa Mahkemesi, Türkiye’de herkesin, her türlü tartışmadan uzak tutması gereken bir mahkeme"
29 Nisan 2026 Çarşamba - 21:04 CHP Genel Başkanı Özel: "Anayasa Mahkemesi, Türkiye’de herkesin, her türlü tartışmadan uzak tutması gereken bir mahkeme" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Anayasa Mahkemesi bugünlerde Türkiye’de herkesin üzerine titremesi, sakınması gereken, her türlü tartışmadan uzak tutması gereken bir mahkeme. Hepimiz, bütün vatandaşlar için son güvence" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya’yı ziyaret etti. Özel, Anayasa Mahkemesi’nde gerçekleştirilen görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Dün Anayasa Mahkemesi’nin kuruluş yıl dönümüne TBMM’deki grup toplantısı saatiyle çakıştığından dolayı katılamadıklarını belirten Özel, bugün bir ziyaret gerçekleştirdiklerini ifade etti. Özel, "Anayasa Mahkemesi bugünlerde Türkiye’de herkesin üzerine titremesi, sakınması gereken, her türlü tartışmadan uzak tutması gereken bir mahkeme. Hepimiz, bütün vatandaşlar için son güvence. Anayasa Mahkemesi’nin kararları yasama, yürütme ve yargı açısından bağlayıcı; son söz hükmünde. Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlalleri noktasında vermiş olduğu kararlar, kararların uygulanması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gittiğinde orada verilen kararların Türkiye’de uygulanması, bunların hepsi aslında hangi siyasi görüşten olursanız olun Türkiye’yi seviyorsanız, Türkiye’nin menfaatlerini düşünüyorsanız, Türkiye’nin ekonomisini düşünüyorsanız, Türkiye’nin dünyadaki itibarını düşünüyorsanız üzerine titrenmesi gereken meseleler" ifadelerini kullandı. Özel, anayasanın bir toplumun birlikte yaşama iradesinin kelimelere dökülmüş şekli olduğunu aktararak, "Anayasa Mahkemesi’nin görev ve yetkilerini tarif eden sayfaya verdiğiniz önem, bir milletvekili için Meclis’e verdiği öneme; eğer yürütmedeyseniz, bakansanız bakanlığa; Cumhurbaşkanıysanız Cumhurbaşkanlığına verdiğiniz öneme; mal ve mülk sahibiyseniz de mülkiyet hakkına karşılık gelir. Sonuçta hepsi bir bütündür ve hepimize hepsi lazımdır" değerlendirmesinde bulundu. Özel’e CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, CHP TBMM Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş eşlik etti.
Bakan Bayraktar: "Maden ruhsatlarını iptal edersek işçi kardeşlerimizin faydasına olmaz, istihdam biter"
29 Nisan 2026 Çarşamba - 19:11 Bakan Bayraktar: "Maden ruhsatlarını iptal edersek işçi kardeşlerimizin faydasına olmaz, istihdam biter" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ankara’da eylem yapan Doruk Madencilik firması işçilerinin durumuna ilişkin, "Maden ruhsatlarını iptal etsek bu işçi kardeşlerimizin faydasına olmaz. Çünkü maden kapandığı zaman istihdam biter. Biz işçilerimizin mağdur olmayacağı bir süreç yürütüyoruz" dedi. Bakan Bayraktar, TBMM’de AK Parti Grup Toplantısı öncesinde basın mensuplarının sorularını cevapladı. Doruk Madencilik işçilerinin maaş ve özlük haklarıyla ilgili eylemlerinin uzlaşmayla sonuçlanmasına ilişkin soru üzerine Bakan Bayraktar, ruhsatını alıp bu alanda faaliyet gösteren firmaların sorumlu davranması gerektiğini kaydetti. Mevcut şirketin bir kömür santrali olduğunu hatırlatan Bayraktar, "Burası bir kömür santrali ve kömür santralinin madeni var. Fakat maalesef bu işletme bu santral alındığı günden beri benzer sıkıntıları yaşadı. Bunlar sizin gündeminize işçi eylemi ile geldi ama bizim zaman zaman müdahalelerimiz, bu konuda firmayı uyarmalarımız, firmayla ilgili yaptığımız uygulamalar neticesinde çözümler üretildi. Ama öyle gözüküyor ki firma bunu alışkanlık haline getirmiş. Daha önce de ifade ettim firmanın başka şehirlerde olan işletmelerinde de esas itibarıyla benzer sıkıntılar yaşanmış. İşçilerimizin alacaklarının ödenmesinde de oldu. Orada bu firmanın nakliye hizmetu aldığı, lojistik hizmeti aldığı yerler de oldu. Biz bunu uzun süredir yönetmeye gayret ediyoruz. Firma devlete olan yükümlülüğünü yerine getirmediği takdirde ruhsat iptali gibi cezalar da uygulandı. Son hadisede işçilerin ödenmeyen borçlarını temin yoluna gittik" açıklamasında bulundu. Maaş ödemelerindeki aksaklıklara değinen Bayraktar, sorumluluğun işveren firmada olduğunu vurgulayarak, "İşçinin maaşını ödemesi gereken firma. Firma bunu 17 gün sonra ödediyse bu onların sorumluluğundadır. Biz bu süreçte işçilerimizin haklarını gözeterek, konuyu yakından takip ediyoruz" diye konuştu. "Maden kapandığı zaman iş biter, istihdam biter, işçinin herhangi bir alacağı kalmaz" Bakan Bayraktar, kamuoyunda Doruk Madencilik firmasının lisansının iptal edilmesine ilişkin değerlendirmeler hakkında ise, "Bazıları ’maden ruhsatları iptal edilsin’ diyor. Şu anda oradaki ruhsatı iptal etsek bunun işçi kardeşlerimize bir faydası olur mu? Olmaz. Çünkü maden kapandığı zaman iş biter, istihdam biter, işçinin herhangi bir alacağı kalmaz. Bu nedenle biz çok hassas bir süreç yürütüyoruz. Bu iş dışarıdan göründüğü gibi basit bir konu değil" dedi. "İş devam edecek, işçi mağdur olmayacak" Bakan Bayraktar, temel amaçlarının işin sürekliliğini sağlamak ve çalışanları korumak olduğunu vurgulayarak, "İşçilerimiz şu an maaşlarını aldılar. Bizim amacımız işin devam etmesi. Eğer maden veya santral kapanırsa bu bizim istediğimiz bir durum olmaz. Dolayısıyla hem istihdamı korumak hem de üretimin devamını sağlamak için süreci titizlikle takip ediyoruz" şeklinde konuştu. "Maden firmasının yüzlerce ruhsatı vardı, şu an çalışan ruhsat sayısı 92’ye kadar inmiş durumda" Maden firmasının geçmişteki ruhsat sayılarına ve TMSF sürecine de değinen Bakan Bayraktar, "Maden firmasının yüzlerce ruhsatı vardı, şu an çalışan ruhsat sayısı 92’ye kadar inmiş durumda. TMSF netice itibarıyla bu şirketi ve diğer birçok şirketi sattı. TMSF uygulaması bu süreçte bir ara çözüm ve uygulama niteliğindedir" ifadelerini kullandı.
Bakan Bayraktar: "Maden ruhsatlarını iptal edersek işçi kardeşlerimizin faydasına olmaz, istihdam biter"
29 Nisan 2026 Çarşamba - 19:09 Bakan Bayraktar: "Maden ruhsatlarını iptal edersek işçi kardeşlerimizin faydasına olmaz, istihdam biter" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ankara’da eylem yapan Doruk Madencilik firması işçilerinin durumuna ilişkin, "Maden ruhsatlarını iptal etsek bu işçi kardeşlerimizin faydasına olmaz. Çünkü maden kapandığı zaman istihdam biter. Biz işçilerimizin mağdur olmayacağı bir süreç yürütüyoruz" dedi. Bakan Bayraktar, TBMM’de AK Parti Grup Toplantısı öncesinde basın mensuplarının sorularını cevapladı. Doruk Madencilik işçilerinin maaş ve özlük haklarıyla ilgili eylemlerinin uzlaşmayla sonuçlanmasına ilişkin soru üzerine Bakan Bayraktar, ruhsatını alıp bu alanda faaliyet gösteren firmaların sorumlu davranması gerektiğini kaydetti. Mevcut şirketin bir kömür santrali olduğunu hatırlatan Bayraktar, "Burası bir kömür santrali ve kömür santralinin madeni var. Fakat maalesef bu işletme bu santral alındığı günden beri benzer sıkıntıları yaşadı. Bunlar sizin gündeminize işçi eylemi ile geldi ama bizim zaman zaman müdahalelerimiz, bu konuda firmayı uyarmalarımız, firmayla ilgili yaptığımız uygulamalar neticesinde çözümler üretildi. Ama öyle gözüküyor ki firma bunu alışkanlık haline getirmiş. Daha önce de ifade ettim firmanın başka şehirlerde olan işletmelerinde de esas itibarıyla benzer sıkıntılar yaşanmış. İşçilerimizin alacaklarının ödenmesinde de oldu. Orada bu firmanın nakliye hizmetu aldığı, lojistik hizmeti aldığı yerler de oldu. Biz bunu uzun süredir yönetmeye gayret ediyoruz. Firma devlete olan yükümlülüğünü yerine getirmediği takdirde ruhsat iptali gibi cezalar da uygulandı. Son hadisede işçilerin ödenmeyen borçlarını temin yoluna gittik" açıklamasında bulundu. Maaş ödemelerindeki aksaklıklara değinen Bayraktar, sorumluluğun işveren firmada olduğunu vurgulayarak, "İşçinin maaşını ödemesi gereken firma. Firma bunu 17 gün sonra ödediyse bu onların sorumluluğundadır. Biz bu süreçte işçilerimizin haklarını gözeterek, konuyu yakından takip ediyoruz" diye konuştu. "Maden kapandığı zaman iş biter, istihdam biter, işçinin herhangi bir alacağı kalmaz" Bakan Bayraktar, kamuoyunda Doruk Madencilik firmasının lisansının iptal edilmesine ilişkin değerlendirmeler hakkında ise, "Bazıları ’maden ruhsatları iptal edilsin’ diyor. Şu anda oradaki ruhsatı iptal etsek bunun işçi kardeşlerimize bir faydası olur mu? Olmaz. Çünkü maden kapandığı zaman iş biter, istihdam biter, işçinin herhangi bir alacağı kalmaz. Bu nedenle biz çok hassas bir süreç yürütüyoruz. Bu iş dışarıdan göründüğü gibi basit bir konu değil" dedi. "İş devam edecek, işçi mağdur olmayacak" Bakan Bayraktar, temel amaçlarının işin sürekliliğini sağlamak ve çalışanları korumak olduğunu vurgulayarak, "İşçilerimiz şu an maaşlarını aldılar. Bizim amacımız işin devam etmesi. Eğer maden veya santral kapanırsa bu bizim istediğimiz bir durum olmaz. Dolayısıyla hem istihdamı korumak hem de üretimin devamını sağlamak için süreci titizlikle takip ediyoruz" şeklinde konuştu. "Maden firmasının yüzlerce ruhsatı vardı, şu an çalışan ruhsat sayısı 92’ye kadar inmiş durumda" Maden firmasının geçmişteki ruhsat sayılarına ve TMSF sürecine de değinen Bakan Bayraktar, "Maden firmasının yüzlerce ruhsatı vardı, şu an çalışan ruhsat sayısı 92’ye kadar inmiş durumda. TMSF netice itibarıyla bu şirketi ve diğer birçok şirketi sattı. TMSF uygulaması bu süreçte bir ara çözüm ve uygulama niteliğindedir" ifadelerini kullandı.
Bakan Gürlek: "(Terörsüz Türkiye süreci) Sahada çok olumlu yansıması var"
29 Nisan 2026 Çarşamba - 19:04 Bakan Gürlek: "(Terörsüz Türkiye süreci) Sahada çok olumlu yansıması var" Adalet Bakanı Akın Gürlek, Terörsüz Türkiye sürecinin sahada çok olumlu yansıması olduğunu söyledi. Bakan Gürlek, Ankara Hakimevi’nde Güneydoğu Anadolu Bölgesi illerinin milletvekilleri ile istişare toplantısında bir araya geldi. Bakan Gürlek, "Öncelikli olarak sizler bölgenin gözlemcisisiniz, temsilcisisiniz. Sizin fikirlerinizi tek tek not aldık. İstişarede hayır var" dedi. Terörsüz Türkiye sürecinin yansımalarına işaret eden Bakan Gürlek, "Ben bizzat Diyarbakır’a gittim. Diyarbakır’da da gördüm. Sahada çok olumlu yansıması var" dedi. Yasa dışı bahisin toplum için çok zararlı olduğuna vurgu yapan Bakan Gürlek, 81 il Başsavcılığının yasa dışı bahisle mücadelesinin devam ettiğini söyledi. Yasa dışı bahis oynamanın suç sayılması için bir düzenleme düşündüklerini ifade eden Bakan Gürlek, yasa dışı bahisin şu an toplumun bulaştığı en büyük illet olduğunu vurgulayarak, "Bu illetten kurtulmamız lazım" dedi. Bakan Gürlek, Türkiye’de uyuşturucu mücadele konusunda en ağır cezaların olduğunu, ancak sadece cezayı daha da ağırlaştırmanın uyuşturucu kullanmayı engellemeye yetmediğini ifade etti. Altı cezaevinde uyuşturucudan ceza alan şahısların henüz şartlı salıverilmeden 6 ay önce içeride tedaviye başladığı bir çalışma başlattıklarını belirten Bakan Gürlek, "Yani tedavi süreci bittikten sonra İdari Gözlem Kurulu raporu olumlu rapor verdikten sonra dışarı çıkacak. Yani uyuşturucuyu içeride bırakacak dışarıya temiz bir halde çıkacak. Rehabiliteye önem veriyoruz, bu konuda da çalışmamız var" şeklinde konuştu. Faili meçhul cinayetlerin çözülmesine de önem verdiklerini vurgulayan Bakan Gürlek, "Cinayet mi, intihar mı böyle arada kalan olaylar var. Bu tip dosyaları biz farklı bir gözle bakıyoruz. Bunlarla ilgili de sizin mutlaka bölgenizde de böyle duyarlılık oluşturan mutlaka olaylar vardır. İnsanların şu olay çözülsün dediği olaylar vardır. Bunlarla ilgili biz bir ekip kurduk. Ekip arkadaşlarımız da hepsi tecrübeli" dedi. Bakan Gürlek, bu dosyalara müdahale etme yetkilerinin olmadığının altını çizerek eksiklikler varsa bunların incelendiğini ifade etti.
Bakan Bayraktar: "Özel; kusura bakmayın ama bu konuda bildiğiniz hiçbir şey yok"
29 Nisan 2026 Çarşamba - 18:28 Bakan Bayraktar: "Özel; kusura bakmayın ama bu konuda bildiğiniz hiçbir şey yok" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "‘Bildiğimiz bir şey var kardeşim’ diyorsunuz ya Özgür Özel; kusura bakmayın ama bu konuda bildiğiniz hiçbir şey yok. Çünkü bugün yine madencilik hukukunu, ruhsat süreçlerini, izin mekanizmalarını ve devletin denetim sorumluluğunu birbirine karıştırarak açık bir karalamaya imza attınız" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "‘Bildiğimiz bir şey var kardeşim’ diyorsunuz ya Özgür Özel; kusura bakmayın ama bu konuda bildiğiniz hiçbir şey yok. Çünkü bugün yine madencilik hukukunu, ruhsat süreçlerini, izin mekanizmalarını ve devletin denetim sorumluluğunu birbirine karıştırarak açık bir karalamaya imza attınız. Dün maden ruhsat sayılarını resmi kaynaklarla açıkça bildirmemize rağmen göz göre göre verileri çarpıtmaya devam ediyorsunuz. Bugün yürürlükte olan ruhsat sayılarını bile isteye abartarak ’kara düzen’ diye pazarlamaya çalıştığınız tablo, sizin uhdenizdeki belediyelerinizin aynadaki yansımasıdır. Asıl ‘kara düzen’ sizin yanınızda, yörenizde, etrafınızda şekillenmektedir. Berat Albayrak dönemi üzerinden kurmaya çalıştığınız ucuz siyasi kurgu ise ayrı bir hazımsızlığın ürünüdür" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin dışa bağımlılığı azaltma iradesinden rahatsızlık duyuyorsunuz" Türkiye’nin enerji ve madencilik alanında yerlileşme, kaynaklarını ekonomiye kazandırma ve dışa bağımlılığı azaltma iradesinden rahatsızlık duyulduğunu ifade eden Bayraktar, "Devletimizin yatırımcıya sağladığı imkanları suistimal eden, işçimizin emeğini ve hakkını hiçe sayan, madencilerimizi mağdur eden hiçbir anlayışa müsamaha göstermeyeceğimizi tekraren ifade ediyoruz. Ayrıca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı olarak; madencilerimizin hakkını, alın terini ve çalışma güvenliğini korumak için bütün denetim ve yaptırım mekanizmalarını kararlılıkla işletmeye devam ediyoruz. Biz ülkemizin kaynaklarını da işçimizin hakkını da kimsenin hoyratlığına, ihmalkarlığına veya siyasi istismarına bugüne kadar bırakmadık, bundan sonra da bırakmayacağız" dedi.