POLİTİKA
Başkan Subaşıoğlu’ndan birlik, beraberlik ve kardeşlik vurgusu 20 Mart 2026 Cuma - 00:36:29 AK Parti Denizli İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, tüm İslam aleminin ve Denizlili hemşehrilerinin bayramını kutlayarak birlik, beraberlik ve kardeşlik vurgusu yaptı. Başkan Subaşıoğlu mesajında, Ramazan ayının manevi ikliminden bayramın neşesine kavuşmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, şu ifadelere yer verdi: "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise cehennem azabından kurtuluş olan bir Ramazan ayını daha geride bıraktık. Bayramlar; kırgınlıkların unutulduğu, sevginin paylaşıldığı ve gönül köprülerinin her zamankinden daha sağlam kurulduğu müstesna günlerdir. Rabbim tuttuğumuz oruçları ve yaptığımız ibadetleri kabul eylesin." Denizli’nin her mahallesinde ve sokağında bayram ruhunun en güzel şekilde yaşandığını ifade eden Subaşıoğlu, şunları kaydetti: "Denizli halkı olarak her zaman olduğu gibi bu bayramda da dayanışmanın en güzel örneğini sergiliyoruz. AK Parti teşkilatları olarak bizler de hemşehrilerimizin sevincine ortak olmak, soframızı ve gönlümüzü paylaşmak için sahadayız. Bu kutsal günlerin ülkemize, milletimize ve tüm mazlum coğrafyalara huzur, barış ve bereket getirmesini temenni ediyorum." Mesajının sonunda bayram ziyareti için yola çıkacak vatandaşlara da seslenen Subaşıoğlu, "Bayram sevincinin acıya dönüşmemesi için trafiğe çıkacak tüm kardeşlerimden trafik kurallarına uymalarını ve dikkatli olmalarını rica ediyorum. Bu vesileyle, tüm hemşehrilerimin Ramazan Bayramı’nı en kalbi duygularımla tebrik eder; sağlık, afiyet ve huzur dolu bir bayram dilerim" dedi.
20 Mart 2026 Cuma - 00:09 Gider: Eleştirilen İhale Karabiga’ya 10 Kat Gelir ve Değer Getirdi AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Karabiga Belediyesi’nin Yakamoz Otel’i yeniden ihaleye çıkararak kira gelirini 15 bin liradan 150 bin liraya yükseltmesini örnek göstererek, bu kazanımın hem belediye bütçesine önemli katkı sağladığını hem de AK Parti iktidarının Anadolu insanına kazandırdığı özgüvenin somut bir göstergesi olduğunu söyledi. AK Parti Biga İlçe Başkanlığı tarafından Ramazan Bayramı dolayısıyla bayramlaşma programı düzenlendi. Bigaspor Tesisleri’nde gerçekleştirilen programa AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi, AK Parti Biga İlçe Başkanı Ahmet Şahin, AK Parti Çanakkale İl Kadın Kolları Başkanı Özlem Karadayı, AK Parti Biga İlçe Kadın Kolları Başkanı Çiğdem Arslan, il yöneticisi Cahit Bilge, Biga Belediye Meclis Üyesi Halil Yağan, İlçe Koordinatörü Orhan Arslan, muhtarlar, gençlik kolları, mahalle başkanları ve çok sayıda partili katıldı. Bayramlaşma programında konuşan Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi, Karabiga’da gerçekleştirilen hizmet ve yatırımlara değinerek, beldede önemli bir değişim yaşandığını söyledi. Başkan Elbi, "Ramazan Bayramınız mübarek olsun. İnşallah bu ay sonu itibariyle görevde yedinci yılımızı dolduruyoruz ve ikinci dönemimizde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Karabiga’da yaptığımız hizmetleri bizi takip edenler, Karabiga’ya gelenler ve beldemizde yaşayan vatandaşlarımız değişimi ve gelişimi gözleriyle görüyor. Biz daha önce de söylediğimiz gibi, hizmet görmek isteyen varsa Karabiga’ya baksın diyoruz. Gelecek seçimler için değil, gelecek nesiller için çalışıyoruz. Bu anlayışla durmadan çalışmaya devam edeceğiz. Proje ve hizmetlerimizde ciddi emeği bulunan milletvekilimiz sayın Ayhan Gider’e sizin huzurunuzda canı gönülden teşekkür ediyorum. Ne zaman Ankara’ya gitsek bizimle yakinen ilgilenip ilgili bakanlıklara götürüp gerekli görüşmeleri yapmamızı sağlıyor. Hep birlikte Karabiga’mıza hizmet getiriyoruz" dedi. Programda konuşan AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider ise AK Parti iktidarının Anadolu insanına kazandırdığı özgüvene dikkat çekerek, Karabiga Belediyesi’nin otel ihalesini örnek gösterdi. Gider, yıllarca düşük kira bedeliyle işletilen ve bakımsız durumda olan belediyeye ait otelin yeniden ihaleye çıkarılmasıyla birlikte önemli bir gelir artışı sağlandığını ifade etti. Milletvekili Gider şunları söyledi: "Karabiga Belediyesi’nin bir tane oteli var. İnternete girin, her tarafının fare dolu olduğunun fotoğrafları olan bir otel. 30 senedir müstecir kullanıyor. 15 bin lira kira veriyor ve otel dökülüyor. Belediye bunu ihaleye çıkmaya kalktı. Yıktılar ortalığı peşkeş çekiyorsunuz diye. Peşkeşin sonucu ne oldu ben size söyleyeyim. 15 bin liralık kira şu anda 150 bin liraya çıktı. Bakın 35 senedir kim kime peşkeş çekmiş. Ama o peşkeş çekti deyince CHP’liler, bizim belediye meclis üyeleri köy çocuğu ya, ’İstifa edeceğiz biz, çocuklarımıza anlatamıyoruz falan’ demeye başladılar. Neyi? 15 bin liralık bu kirayı 150 bin liraya çıkardı. Ve yeni alan 35 milyon lira da masraf ediyor. Biz bunları yapmaktan bile korkan çocuklardık. Yeni pantolon aldığımızda giymeye utanan çocuklardık. Recep Tayyip Erdoğan’ın en önemli yaptığı iş asıl toplum katmanlarına, köy çocuklarına, kasaba çocuklarına, mahalle çocuklarına bu kişiliği kazandırmak oldu, bu özgüveni kazandırmak oldu. İşte sonuç olarak akademi de gelişiyor, savunma da ekonomi de her şey gelişiyor." Bayramlaşma programı, partililerin karşılıklı bayramlaşması ve sohbetlerle sona erdi.
Başkan Er: "Malatya’mız geçmişinden çok daha iyi bir noktaya gelecek"
07 Ocak 2026 Çarşamba - 19:42 Başkan Er: "Malatya’mız geçmişinden çok daha iyi bir noktaya gelecek" Malatya’da, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katılımlarıyla toplam maliyeti 100 milyon lira olan 7 yeni tesisin açılışı yapıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "Malatya’mız hem fiziki yapısıyla hem de yaşam kalitesiyle geçmişinden çok daha iyi bir noktaya gelecek" dedi. Bir dizi temas ve açılış programı katılmak üzere Malatya’ya gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Büyükşehir Belediyesi Nikah Sarayı’nda düzenlenen 6 spor tesisi ile 1 özel eğitim merkezinin açılış törenine katıldı. Programda ilk olarak konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, 6 Şubat depremlerinin etkilediği Malatya’nın artık ayağa kalktığını söyledi. 2026’nın ilk aylarından itibaren Malatya’nın çok daha iyi bir noktaya geleceğini kaydeden Başkan Er, "Gençlerimizin ve çocuklarımızın geleceğini yakından ilgilendiren çok önemli bir açılışı gerçekleştiriyoruz. 6 Şubat depremleriyle derinden sarsılan ilimiz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, bakanlarımızın güçlü destekleriyle, milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız ve Sayın Valimizle kurduğumuz güçlü diyalog ve oluşturduğumuz sinerji sayesinde yeniden ayağa kalktı, kalkmaya da devam ediyor. Hepiniz bunu sahada müşahede ediyorsunuz. Artık final aşamasındayız. Çünkü projelerimizi peyderpey teslim ediyoruz. İnanıyorum ki 2026’nın ilk aylarından itibaren Malatya, Allah’ın izniyle, bambaşka ve tanınmayacak bir şehir haline gelecek" ifadelerini kullandı. "Malatya bir kütüphaneler ve spor şehri olacak" Yalnızca fiziki kalkınmaya odaklanmadıklarını kaydeden Başkan Er, gençlerin çocukların ve ailelerin geleceğini ilgilendiren sosyolojik ve psikolojik iyileşmeye yani insanların ve şehrin normalleşmesine de büyük önem verdiklerini ifade ederek, "Göreve geldiğimiz günden bu yana hep şunu söyledik; ’Malatya bir kütüphaneler ve spor şehri olacak.’ Bu anlayışla toplumun karşısına çıktık ve bugün bunun somut sonuçlarını görüyoruz. Şu anda ilimizde 6 kapalı spor salonu, kapalı halı saha, basketbol ve voleybol sahaları ile bir adet engelli yaşam merkezi bulunuyor. Ancak yaptıklarımız bunlarla sınırlı değil. Malatya’ya yaklaşık 2,5 milyar liralık spor yatırımı kazandırıyoruz. Dört-beş büyük spor kompleksi, yarı olimpik yüzme havuzlarıyla tam donanımlı tesisler inşa ediyoruz. Bunun yanında yaklaşık 40 spor salonu ve gençlik merkezi yapıyoruz. Yakın zamanda Engelsiz Yaşam Merkezi’nin, Tecde’deki spor merkezimizin temelini attık. İnşallah önümüzdeki günlerde temelini atacağımız yeni ve büyük spor komplekslerimiz de olacak. Bugün açılışını yaptığımız bu tesisler ise hızlıca başlayıp, kısa sürede tamamladığımız projelerimizden sadece birkaçı. Bu çalışmalar yalnızca sporla sınırlı değil. Kütüphaneler konusunda da çok ciddi adımlar atıyoruz. Şu anda Malatya’nın değil, bölgenin en büyük kütüphanesini inşa ediyoruz. Belediyemizin altındaki 3 bin 200 metrekarelik alanı güvenli, modern ve son derece nitelikli bir kütüphaneye dönüştürüyoruz. Çocuklarımızın ve gençlerimizin aileleri tarafından gönül rahatlığıyla emanet edilebileceği bir mekân olacak. İnşallah 1-1,5 ay içinde tamamlamayı, hatta daha da erkene çekmeyi hedefliyoruz. Bunun yanında farklı noktalarda yeni kütüphaneler açacağız. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın kütüphanelerine ek olarak, belediye olarak gençlik merkezlerimizde de kütüphaneler oluşturacağız. Ayrıca gençlerimizin zamanlarını verimli geçirebileceği kitap kafeler üzerinde de çalışmalarımız sürüyor. Malatya’mız hem fiziki yapısıyla hem de yaşam kalitesiyle geçmişinden çok daha iyi bir noktaya gelecek" dedi. "Her geldiğimde bambaşka şeyler görüyorum" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise, "Kabinede Malatya’nın temsilcisi benim. Fırsat buldukça buraya geldik. Hem eğitimle ilgili konularda hem de diğer konularda mümkün olduğunca burada hemşerilerimizin problemlerine sahip çıkmaya çaba sarf ettik. Eksiğimiz, kusurumuz varsa affola diyelim. Ama şöyle bir şey söyleyeyim size. Siz burada yaşadığınız için gelişmeleri fark etmeyebilirsiniz. Ben yaklaşık 2 ayda bir geliyorum ve her geldiğimde bambaşka şeyler görüyorum. Valimizin ve büyükşehir belediye başkanımızın gözünde yaptıklarını anlatırken heyecan içerisinde olduğunu görüyorum. Hala 6 Şubattan sonraki günlerde sahip oldukları enerjiyle, heyecanla çalışmaya devam ediyorlar. Ben onlara huzurlarınızda teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi. "Derslik sayısı yüzde 25 daha fazla olacak" Malatya’da, eğitim noktasında yapılanları yakinen takip ettiklerini söyleyen Bakan Tekin, "Bugün sabah itibariyle Milli Eğitim’de yapılanları, nerede tıkanma olduğunu değerlendirdik. Valimizin başkanlığında toplantımızı yaptık. Önümüzdeki Eylül ayında, okullar açıldığında, 6 Şubat’ta deprem olduğu gün Malatya’daki derslik sayısını yüzde 25 daha fazlasına erişmiş olacağız inşallah. Çok şükür bu çok güzel bir nokta. Konut dağıtımıyla ilgili olarak geçtiğimiz hafta içi törenler yaptık. İnanın dünyada örnek gösterilebilecek hızda bütün bu faaliyetler. Bunu devlet, millet, cumhurbaşkanımızdan sahadaki en ücradaki vatandaşa el birliğiyle yaptık. Emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Allah hepsinden razı olsun" diye konuştu. Konuşmaların ardından maliyeti 100 milyon lira olan 6 spor tesisi ile 1 özel eğitim merkezinin açılışı gerçekleştirildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malezya Başbakanı ile ortak basın toplantısında konuştu
07 Ocak 2026 Çarşamba - 19:18 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malezya Başbakanı ile ortak basın toplantısında konuştu Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malezya Başbakanı ile ortak basın toplantısında konuştu Malezya Başbakanı Enver İbrahim’i kabul eden, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bugünkü görüşmelerimizde savunma sanayi konuları da ele aldık. Bu alanlarda Malezya’yla birçok proje gerçekleştirdik, birçoğu da devam ediyor. Önümüzdeki dönemde kazan-kazan ilkesinden hareketle, bu alanda atabileceğimiz müşterek adımları değerlendirmeyi sürdüreceğiz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Malezya Başbakanı Enver İbrahim ile Türkiye-Malezya Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Birinci Toplantısına katıldı. Erdoğan ve Enver toplantının ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malezya ve Türkiye arasındaki ticaret hacmi hedefi olarak belirlenen 10 milyar dolara ulaşacaklarına inandıklarını söyledi. "Malezya’nın ülkemizdeki yatırımlarını artırmasını arzu ediyoruz" Basın toplantısında konuşan Erdoğan Türkiye-Malezya arasındaki dostluktan bahsederek, "Geçtiğimiz sene şubat ayında Kuala Lumpur’u ziyaret etmiştim. Ziyaretimde ülkelerimiz arasında Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyinin kurulmasını kararlaştırmıştık. Nitekim bugün, konseyimizin ilk toplantısını icra ettik. Gücünü kadim tarihimizden alan Türkiye-Malezya dostluğunu bu mekanizmayla daha da perçinleyeceğimize inanıyorum. Az önce ilişkilerimizin ahdi zeminini güçlendirecek belgelere imza attık. Malumunuz Malezya, ASEAN bölgesindeki en büyük ticaret ortağımız konumunda. Ayrıca aramızda bir serbest ticaret anlaşması da mevcut. Kuala Lumpur ziyaretimde de ticaret hacmi hedefi olarak 10 milyar doları açıklamıştık. Ortak çabalarımızla ticaretimizi dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde bu hedefe taşıyabileceğimize samimiyetle inanıyorum. Keza ülkelerimiz arasındaki yatırım ilişkilerine de yeniden bir hareketlilik getirmeyi, Malezya’nın ülkemizdeki yatırımlarını artırmasını arzu ediyoruz. Sayın Başbakan’ın bugün ve yarın Türk iş çevreleriyle toplantılarının ülkelerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. "Görüşmelerimizde savunma sanayi konuları da ele aldık, kazan-kazan ilkesinden hareketle, bu alanda atabileceğimiz müşterek adımları değerlendirmeyi sürdüreceğiz" Gerçekleştirilen görüşmelere dair bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugünkü görüşmelerimizde savunma sanayi konuları da ele aldık. Bu alanlarda Malezya’yla birçok proje gerçekleştirdik, birçoğu da devam ediyor. Önümüzdeki dönemde kazan-kazan ilkesinden hareketle, bu alanda atabileceğimiz müşterek adımları değerlendirmeyi sürdüreceğiz. Ayrıca, Türkiye-Malezya dostluk ve kardeşliğinin temelini teşkil eden beşeri boyutu da görüşmelerimizde istişare ettik. Halklarımız arasındaki diyaloğu güçlendirecek adımları, eğitim, kültür ve turizm alanlarındaki çalışmalarımızı devam ettirme kararı aldık. Bölgesel ve uluslararası gelişmeler de gündemimizin üst sıralarındaydı. Bugün bir kez daha uluslararası meselelerde benzer görüşlerde olduğumuzu memnuniyetle gördüm. Bilhassa Gazze konusunu birlikte takip etmeye devam edeceğiz. 2019 yılında ilan ettiğimiz, ’Yeniden Asya’ girişimimiz çerçevesinde bölge ülkeleri ve ASEAN’la iş birliğimize ayrı bir ehemmiyet veriyoruz. Malezya’da 2025 yılında ASEAN Dönem Başkanı olarak yoğun bir süreç geçirdi. Kendilerini başarılı şekilde tamamladıkları bu dönem başkanlığı için tebrik ediyorum. Ayrıca, Enver kardeşimin Tayland ile Kamboçya arasındaki gerginliğin azaltılmasında büyük katkıları oldu. Sözlerime son verirken Sayın Başbakana ve kıymetli heyetine ülkemizi ziyaretleri için bir kere daha teşekkür ediyorum. Kendilerine Türkiye-Malezya kardeşliğine yaptığı eşsiz katkılardan ötürü Cumhuriyet Nişanemizi de tevcih edeceğiz. Rabbim dayanışmamızı, muhabbetimizi daim eylesin" diye konuştu. "Biz sizin yeteneklerinize, kapasitenize ve gücünüze inanıyoruz" Malezya Başbakanı Enver İbrahim ise, "Biz sizin yeteneklerinize, kapasitenize ve gücünüze inanıyoruz. Türk halkının kapasitesine, Türk sanayinin bilim ve teknoloji konusundaki kapasitesine inanıyoruz. Bu bütün dünyaya yeteneklerini kanıtlamış ve göstermiş bir ülke. Bu vesileyle, ilişkilerimizi, ticareti ve yatırımı genişletmeye ve artırmaya devam edeceğiz. 10 milyar dolar hiçbir zaman iddialı bir hedef değil. Çok büyük bir ekonominiz var. Bizim de daha göreceli olarak küçük ama büyüyen bir ekonomimiz var. Biz şu anda yarı iletkenler konusunda çok önemli bir merkez haline geldik. Bu anlamda yeni teknolojiler konusunda da çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu tür bir iş birliği son derece anlamlı olacaktır" ifadelerini kullandı. Görüşme sonrasında gerçekleşen basın toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Malezya Başbakanı Enver İbrahim Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi Kurulması hakkındaki ortak bildiriyi imzaladı. "Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ile Malezya Yükseköğretim Bakanlığı Arasında Yükseköğretim Alanında İşbirliği I. Ortak Komite Toplantısı Tutanağı" Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile Malezya adına Malezya Yüksek Öğretim Bakanı Dr. Zambry Abd Kadir tarafından imza altına alındı. "Türkiye Cumhuriyeti Yatırım ve Finans Ofisi ile Malezya Yatırım Geliştirme Kurumu Arasında Mutabakat Zaptı"na Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu ile Malezya adına Malezya Yatırım Geliştirme Kurumu Yürütme Kurulu Başkanı Ybhg. Datuk Sikh Shamsul İbrahim Sikh Abdul Majid imza attı. "Türkiye İhracat Kredi Bankası ile Malezya İthalat-ihracat Bankası Arasında Mutabakat Zaptı"nı Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı ve Türkiye İhracat Kredi Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Osman Çelik ile Malezya adına Malezya İthalat-İhracat Bankası Başkanı Datuk Nurbayu Kasim Chang imzaladı. "Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı ve Malezya Uluslararası Stratejik ve Araştırmalar Merkezi Arasında Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı"nı Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı Genel Koordinatörü Doç. Dr. Nebi Miş ile Malezya adına Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mohd Faiz Abdullah tarafından imza altına alındı. "Desan Tersaneleri ve Malezya İçişleri Bakanlığı Arasında Bir Adet Çokamaçlı Görev Gemisi Alımına İlişkin Kabul Mektubu"nu DESAN Tersaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Cenk İsmail Kaptanoğlu ile Malezya adına Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Amran Mohamed Zin imzaladı. "Türkiye Cumhuriyeti Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) İle Malezya İletişim ve Multimedya Komisyonu (MCMC) Arasında Bilgi ve İletişim Teknolojileri Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı"na Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu ile Malezya adına Malezya İletişim ve Multimedya Komisyonu Başkanı Tan Sri Mohamad Salim Bin Fateh Din imza attı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malezya Başbakanı Enver İbrahim’i törenle karşıladı
07 Ocak 2026 Çarşamba - 17:12 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malezya Başbakanı Enver İbrahim’i törenle karşıladı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malezya Başbakanı Enver İbrahim’i törenle karşıladı. Konuk Malezya Başbakanı Enver İbrahim’in içinde bulunduğu makam aracını Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin önündeki caddede karşılayan süvariler, Enver İbrahim’e protokol kapısına kadar eşlik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Enver İbrahim’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin ana giriş kapısında karşıladı. Erdoğan ve Enver İbrahim’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından 21 pare top atışı eşliğinde iki ülkenin milli marşları çalındı. Enver İbrahim, Muhafız Alayı Tören Kıtası’nı ’Merhaba asker’ diyerek selamladı. Törende, tarihte kurulan 16 Türk devletini temsil eden bayraklar ve askerler de yer aldı. Heyetlerini birbirlerine takdim eden Erdoğan ve Enver İbrahim, merdivenlerde Türkiye ve Malezya bayrakları önünde gazetecilere poz verdi. Erdoğan ve İbrahim, Türkiye-Malezya Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Birinci Toplantısı’na katılacak ve daha sonra ortak basın toplantısı düzenleyecek. Törende Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, MİT Başkanı İbrahim Kalın, İletişim Başkanı Burhanettin Duran, YÖK Başkanı Erol Özvar ve Ankara Valisi Vasip Şahin de yer aldı.
Kocagöz’den mecliste güçlü Türkiye vurgusu
07 Ocak 2026 Çarşamba - 17:09 Kocagöz’den mecliste güçlü Türkiye vurgusu Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, belediye meclisi toplantısında dünya genelindeki gelişmelere dikkat çekerek, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Bu toprakların bedel ödenerek vatan olduğunu ifade eden Başkan Kocagöz, "Sadece kınamak yetmez. Bir ders çıkarmalıyız. Bu ders güçlü Türkiye olmalı. Biz aktı, karaydı, oydu buydu demeden birlik ve beraberlik içinde olacağız" dedi. Kepez Belediyesi’nin 2026 yılı Ocak ayı meclis toplantısı, Başkan Mesut Kocagöz başkanlığında yapıldı. Belediyenin meclis salonunda gerçekleştirilen toplantıda grup sözcülerinin yeni yılla ilgili temennilerini dile getirmelerinin ardından söz alan Başkan Kocagöz, 2026 yılının sağlık, mutluluk ve adalet getirmesi temennisinde bulunarak, vatandaşların yaklaşan Miraç Kandili’ni kutladı. Sözlerine emeklilere ve yaşlılara değinerek devam eden Başkan Kocagöz, "Emekliler hepimizin göz nuru. Kepez yaşlı dostu bir ilçe. Bunu meclisimizden de geçirdik. Bununla ilgili Türkiye’de olmayan projeleri tek tek faaliyete geçiriyoruz" dedi. Emekliler Lokalleri’nin yetmediğine değinen Başkan Kocagöz, "Çünkü orada çay 5 lira. Emeklilerimize nasıl faydalı olabiliriz, bununla ilgili birçok projemiz var. Bu projelerimizi tek tek hizmete açacağız. Her hafta bir açılış yapacağız. Bunu hep beraber yaptık. Bütün meclis üyelerimiz, bütün bürokrat arkadaşlarımız hep beraber yaptık. 7 büyük temel atma törenimiz var" diye konuştu. "Kepez değişecek, dönüşecek" Kepez’deki temizlik çalışmalarına da değinen Başkan Kocagöz, "Temizlik temizlemek değil, kirletmemektir. İşte bu kültürü hani hep diyoruz; Kepez değişecek, dönüşecek. Bu kültürü hep beraber kazanacağız. Lütfen Kepez’de gördüğünüz her türlü eksiklikleri bizlere bildiriniz. Meclis üyelerimizin asli görevi budur. Biz buraya çalışmaya geldik. Bizi eleştireceksiniz, biz doğru işler yapacağız" dedi. "Bu topraklar için bedel ödendi" Dünyadaki gelişmelere de değinen Kocagöz, "Bu topraklar bizim topraklarımız, bedel ödenerek vatan oldu. Şehit kanlarıyla mühürlendi. O zaman sadece kınamak yetmiyor. Bizler de kınıyoruz, hem de şiddetle ama buradan bir ders çıkarmalıyız. Bu ders güçlü Türkiye olmalı. Başka hiçbir yolumuz yok. Biz aktı, karaydı, oydu buydu değil, birlik ve beraberlik içinde olacağız. Bu ülkeyi iyi yöneteceğiz, bu insanlara daha çok hizmet edeceğiz. Daha güçlü olmak zorundayız. Bunu nasıl yapacağımızı hepimiz çok iyi biliyoruz. Bayrağımızı, vatanımızı, milletimizi, insanımızı daha çok seveceğiz. Hizmeti hep beraber yapacağız. Biz buraya hizmet etmeye, faydalı olmaya geldik" ifadelerini kullandı. "Denetim komisyonu seçildi" Konuşmaların ardından meclise sunulan 44 yazılı ve 5 önerge olmak üzere 49 gündem maddesinin görüşülmesine geçildi. Toplantıda 1 yıllık görev süresi dolan Denetim Komisyonu’ndaki 5 üye yerine gelecek isimler de seçimle belli oldu. Gizli oylama ile yapılan seçimlerde Denetim Komisyonu’na İbrahim Yılmaz (CHP), Yılmaz Yıldız (CHP), İbrahim Velican (CHP), Yusuf İşeri (AK Parti) ve Ali Baki Sarıca (MHP) seçildi. Belediye meclisinin 2026 yılında 1 aylık tatil süresinin ağustos ayı olması talebi de oybirliğiyle meclisten geçti. Başkan Kocagöz’e yetki Antalya Kepez A.Ş, Kepez İnsan Kaynakları A.Ş, KEPTAŞ İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş, Antalya Pamuklu Dokuma A.Ş, ALDAŞ Altyapı Yönetim ve Danışmanlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş, ANFAŞ Fuarcılık İşletme ve Yatırım A.Ş. ve Kepez Kalkınma ve Dayanışma Vakfı’nın 2026 yılı içerisinde yapacağı tüm olağan ve olağanüstü toplantılarda Kepez Belediye Başkanlığını temsilen görevlendirme yapılabilmesi için Başkan Mesut Kocagöz’e yetki verildi. Kepez halkına sağlanan daha ucuz ve kaliteli ekmek temininin yeni yılda da devam edebilmesi için Kepez Belediyesi ile Kepez Kalkınma ve Dayanışma Vakfı arasında imzalanacak 1 yıllık Ortak İş Protokolü için de Başkan Mesut Kocagöz’e yetki verildi. Kepez’e kardeş şehir Kepez Belediyesi ve Kuzey Makedonya’nın Bitola şehri arasında ‘Kardeş Şehir Protokolü’ yapılması için Başkan Kocagöz yetkilendirildi. Kepez Belediye Meclisi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nde Engelli Hizmetleri kurulması ve ‘Engelli Hizmetleri Birimi Çalışma Yönetmenliği ile ilgili hazırlanan Engelli Farkındalık Komisyonu Raporu da oy birliğiyle kabul edildi. İsimleri Kepez’de yaşayacak Ahatlı Mahallesi 3155. Sokak’taki parka ‘Nene Hatun Parkı’ yine aynı mahalledeki 3157. Sokak üzerindeki parka ‘Bahriye Üçok Parkı’, 3139. Sokak’taki parka ‘Barış Parkı’, Çamlıbel-Göçerler Erenköy, Kanal ve Fatih mahallelerinde yaşayan vatandaşları çoğunluğunun Korkutelili olması dolayısıyla 4906-4907. Sokak kesişimindeki parka ‘Korkuteliler Parkı’, Çamlıbel Mahallesi’ndeki parka ‘Çamlıbel Parkı’, Çamlıbel-Erenköy-Esentepe sınırlarındaki 4875. Sokağa da ‘Şehitler Caddesi’ isminin verilmesi de oy birliğiyle kabul edildi. İsim Tespit Komisyonu’na havale edildi Kirişçiler Mahallesi 9979-9982. sokaklar kesişimindeki parka Şehit Mehmet Ece, yine aynı mahallede 9821-9822. sokaklar kesişimindeki parka Şehit Mustafa Cingöz, Ahatlı Mahallesi 3180. Sokak üzerindeki parka Yunus Emre Parkı, Ahatlı Mahallesi 3180. Sokak üzerindeki parka Umut Parkı, aynı mahalledeki 3119. Sokak’ta bulunan parka da Deniz Parkı isminin verilmesi İsimTespit Komisyonu’na havale edildi. Aktoprak Mahallesi 1021-1026. Sokak kesişimindeki belediyeye ait park alanına hayırsever eliyle semt evi yapılması, Yeni Mahalle’deki sosyal tesis alanının Barınma Evi olarak tadil edilmesi için Başkan Kocagöz yetkilendirildi. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün kısa süre önce vefat eden Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ın adının Kepez’deki bir parka verilmesi önerisi de ocak ayı meclisine taşındı. Karşıyaka Mahallesi’ne hayırsever eliyle Semt Evi yapılması, Fevzi Çakmak Mahallesi’nde mülkiyeti belediyeye ait taşınmazın yine hayırsever eliyle tadil edilerek Aktif Yaşlanma Merkezi olarak kullanılması, Atık Su Alt Yapı ve Evsel Katı Atık Tarifeleri, Santral ve Ünsal mahallesi sınırlarının düzenlenmesi de hususu da önerge ile meclis gündemine taşındı.
Doç. Dr. Emre Saygın, Venezuela’da yaşananları değerlendirdi
07 Ocak 2026 Çarşamba - 16:31 Doç. Dr. Emre Saygın, Venezuela’da yaşananları değerlendirdi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) ESOGÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Emre Saygın, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu kaçırması ile ilgili, "Adeta soğuk savaş günlerine geri döner gibiyiz" değerlendirmesi yaptı. Venezuela gündemini ve ABD’nin Maduro’yu kaçırmasını değerlendiren Saygın, operasyonun kamuoyuna iyi kurgulanmış bir askeri hamle olarak sunulduğunu ifade etti. Doç. Dr. Saygın, söz konusu müdahalenin etkileri ve sonuçları bakımından çok yönlü ve çok katmanlı bir yapıya sahip olduğuna dikkat çekti. Operasyonun 2026 yılının ilk günlerinde gerçekleşmesinin manidar olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Saygın, ABD iç siyasetinde Başkan Trump’ı zorlayan dava ve suçlamaların yoğunlaştığı bir dönemde böyle bir hamlenin küresel ekonomi politiği sarsabilecek etkiler doğurabileceğini ifade etti. Doç. Dr. Saygın, bugünlerde yaşananların 2011 yılından beri olgunlaştırılan bir süreç olduğunu da ekledi. Doç. Dr. Emre Saygın değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: "Olayın perde arkasındaki nedenler aslında küresel güç dengelerine işaret ediyor. Burada ABD’nin Monroe Doktrini Trump’la beraber ilk harfi değişerek Donroe Doktrini, yani Trump’ın bir takım eklemeler yaparak geliştirdiği Donroe Doktrini ön plana çıkıyor. Bu bağlamda yakın dönemde çıkmış, yenilenmiş, güncellenmiş bir Amerikan Ulusal Güvenlik strateji söz konusu. Bu strateji doğrultusunda adeta soğuk savaş günlerine biraz daha geri döner gibiyiz. Bu ne demek? ABD’nin bölgedeki ya da kıtadaki ya da batı bloğundaki diyelim eski tabirle abi ya da hami rolünü tekrar üstlenmesi. Dolayısıyla da buradaki hami rolünü güçlendirecek şekilde elindeki sert güç unsurlarını daha çok müdahaleci biçimde devreye sokması söz konusu. İkincisi olayın petrole bakan tarafı var. Şöyle ki 2010’lu yıllara kadar dünyada kanıtlanmış en büyük petrol rezervleri Suudi Arabistan’a aitti. Ancak yeni yapılan keşiflerle Venezuela dünyada kanıtlanmış petrol rezervleri bakımından en yüksek hacimli rezervlere sahip ülke oldu. Dolayısıyla Venezuela’ya müdahale aynı zamanda petrol kaynaklarına müdahale ve Amerikan şirketlerinin buradaki hegemonyasını tekrar tahkim edilmesini beraberinde getiriyor. Dolayısıyla burada Venezuela petrol gündeminden ve bunun bir devamı olarak Danimarka’nın, Grönland’ın ilhakı ve oradaki nadir toprak altı elementlerini elde etme gündemi üzerinden durumu ABD’nin aslında enerji ticaretinin dolar üzerinden yapılmasını sağlayacak imtiyazlı bir alan oluşturma gayreti olarak görebiliriz. Dolayısıyla biraz da küresel ekonomi politik çerçevede okunabilir." Doç. Dr. Emre Saygın, bu operasyonda aslında ABD-Çin rekabetinin yansımalarının da kısmen görüldüğünü belirterek, "Çin’in ticaret hacminde Latin Amerika büyük bir yer tutuyor. Dolayısıyla Amerikan ana karasını tehdit eden yakın hinterlantta Çin etkisinin kırılması, Rusya’nın verdiği askeri destekle beraber bölge ülkelerinin ABD’ye karşı pozisyon almalarının engellenmesi bakımından da bu operasyon aslında ABD’nin sert gücünü tekrar Latin Amerika’da kullanıp Çin’e ve Rusya’ya bir mesaj vermesi olarak da okunabilir. Bildiğimiz gibi Avrupa’da Rusya ile Ukrayna arasındaki savaştan kaynaklı bir güvenlik boşluğu ya da istikrarsızlık durumu söz konusu. Avrupa Birliği savunma harcamalarına bütçeler içinde çok fazla yer vermeyen ülkelerden oluşuyor. Trump’ın da zaten Avrupa’ya yönelttiği en büyük eleştiri buydu. Amerika’nın enerjisini, gücünü, ilgisini, odağını Latin Amerika’ya kaydırması ve dolayısıyla Pasifik üzerinden Asya’ya kaydırması aslında Avrupa ülkelerinin Rusya’yla baş başa kalmasını getiriyor. Dolayısıyla bu Avrupa açısından da ontolojik bir problem ortaya çıkarıyor. Yani varoluşsal bir problem yaşayacaklar ve tarih boyu aradıkları bütünleşme hamlesine 2. Dünya Savaşı’ndan sonra başlamışken bugün tekrar bunu belki de dağıtmak veya tahkim ederek, üzerine koyarak daha da kuvvetlendirmek yoluna gidecekler. Ancak ilk ihtimal biraz daha ön planda gibi görünüyor" dedi. Mevzunun Türkiye’yi nasıl ilgilendirdiği konusunda ise Doç. Dr. Emre Saygın, şunları kaydetti: "Türkiye geleneksel dış politikası itibariyle bölgesinde bir istikrarsızlık olsun istemiyor. Bölgesel istikrarsızlığın kaynağı olmayı da istemiyor. Dolayısıyla özellikle Cumhurbaşkanımız ile ABD Başkanı Trump arasındaki lider diplomasinin son dönemdeki güçlü trendi ve burada Türkiye’nin bölge dengeleri üzerindeki etkisinin kavranabilmiş olması Türkiye’yi güçlü bir konuma sürüklüyor. Öyle ki Türkiye burada ABD’nin ilgisini Pasifik’e kaydığı bir durumda, Orta Doğu’daki dengelerde belirli bir aktör olarak rol alabiliyor. Bölgesel statükonun sarsılması durumunda ise Türkiye kendi menfaatleri doğrultusunda hedefe yürüyebilme kapasitesi olan bir ülke. Burada da bir yönetim değişikliği potansiyelini olabileceğini varsayıyoruz. Dolayısıyla burada Türkiye’nin pozisyonu komşusu olan İran’ın bir istikrarsızlığa sürüklenmemesi yönünde. Ancak böyle bir durumda Türkiye’nin de yine bölgesel pozisyonunu takip edeceği yani bölgede 1979 devriminden sonra İran’ın bölgedeki yayılmacı doktrinini frenleyecek mekanizmaları daha kuvvetli bir şekilde devreye alabileceğini öngörebiliriz. Dolayısıyla kısaca toparlayacak olursak bu müdahale aslında göründüğünden daha büyük küresel etkileri olabilecek. Uluslararası sistemi soğuk savaş dönemindeki güç rekabetine geri döndürecek. Ancak büyük güçlerin rekabetinin komşu küçük ülkeler üzerindeki vekalet savaşları, hatta yeni tabirle vekalet operasyonları üzerinden yüklenebileceği bir döneme evrilmek üzere olduğumuzu söyleyebiliriz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yılın ilk 9 ayında yüzde 3,7 oranında büyüdük" (2)
07 Ocak 2026 Çarşamba - 15:18 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yılın ilk 9 ayında yüzde 3,7 oranında büyüdük" (2) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bölgedeki krizlere ve çatışmalara rağmen Türk ekonomisinin 2025 yılının ilk 9 ayında yüzde 3,7 oranında büyüdüğünü ve OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen üçüncü ekonomi olduğunu belirterek, "Ülkemizin risk primi son 7,5 yılın en düşük seviyesine geriledi" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) partisinin Grup Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Erdoğan, adalette yargı reformu stratejisi kapsamında 10’uncu ve 11’inci yargı paketlerinin yasalaşarak yürürlüğe girdiğini hatırlatarak, "2025 yılında 997 hakim ve savcı yardımcısı atadık. Ayrıca mesleğe kabulü yapılan 2 bin 432 hakim ve savcı adayı kura çekerek görevlerine başladı. 2 bin 589’u adliye hizmetlerinde ve 3 bin 655’i ceza infaz kurumlarında olmak üzere toplam 6 bin 244 personelin atamasını yaptık. Farklı illerimizde 11 adli hizmet binasını hizmete sunduk. 2025 yılında kurulan ilk derece mahkemesi ve istinaf dairesi sayısı 766’dır. Antalya, Diyarbakır ve Kayseri’yle birlikte bölge idare mahkemelerimizin sayısını 12’ye çıkardık" dedi. "Eğitimde 2025 yılı içinde 9 bin 324 derslik inşa ettik" Eğitimde 2025 yılı içinde 9 bin 324 dersliğin inşa edildiğini aktaran Erdoğan, "Türkiye’nin en büyük lise yerleşkesi olan Esenyurt Recep Tayyip Erdoğan Eğitim Külliyesi’ni ülkemize kazandırdık. Bin 381’i engelli kardeşimiz olmak üzere toplam 16 bin 381 öğretmenimizi öğrencileriyle buluşturduk. Öğretmen istihdamında köklü bir değişikliğe giderek Milli Eğitim Akademisi’ni kurduk. Bir başka çarpıcı rakam toplam 228 milyon kitabı ücretsiz olarak öğrencilerimize dağıttık. İlköğretim ve orta öğretimde 346 bin 614 öğrenciye burs veriyoruz. Pansiyonlarda ise 243 bin 652 öğrencimizi en güzel şekilde misafir ediyoruz. Öğrencilerimiz 2025 yılında katıldıkları uluslararası yarışmalarda spor, bilim ve teknoloji branşlarında 272 madalya kazandı" diye konuştu. "Sağlıkta 2025’in ilk 11 ayında muayene sayısı 1 milyar 24 milyonun üzerine çıktı" Erdoğan, sağlıkta 2025’in ilk 11 ayında muayene sayısının 1 milyar 24 milyonun üzerine çıktığını dile getirerek, "16 milyon 253 bin ameliyat ve cerrahi işlem gerçekleştirdik. Aile sağlığı merkezlerimizde 421 milyon vatandaşımıza hizmet verdik. Ülkemiz genelinde 302 yeni aile sağlığı merkezi açtık. 9 bin 718’i uzman hekim olmak üzere toplam 64 bin 344 sağlık personeli istihdam ettik. 4 milyon 203 bin ziyaret ile evde sağlık hizmeti sunduk. Aynı şekilde 856 ambulansı hizmete alarak ambulans sayımızı 6 bin 308’e çıkardık. 76 acil yardım istasyonunun hizmete girmesiyle bunların sayısını da 3 bin 574’e yükselttik. Merkezi hekim randevu sisteminden 2025 yılında günlük verilen ortalama randevu sayısı 1,7 milyonu buldu. Üreten sağlık modelimizle stratejik öneme haiz 41 adet yerli ürün geliştirme projesini başlattık" şeklinde konuştu. "’Ev Sahibi Türkiye’ sloganıyla 81 ilimizde 500 bin sosyal konut yapacağımız Yüzyılın Konut projesini başlattık" 6 Şubat depremlerinin vurduğu 11 ilde 455 bin 357 bağımsız bölümü tamamladıklarını vurgulayan Erdoğan, "Yerinde dönüşümle 121 bin bağımsız bölümün inşasına destek verdik. ’Ev Sahibi Türkiye’ sloganıyla 81 ilimizde 500 bin sosyal konut yapacağımız Yüzyılın Konut projesini başlattık. Türkiye’nin ilk iklim kanunu yürürlüğe girdi. COP31 Taraflar Konferansı’nın Türkiye’nin ev sahipliği ve başkanlığında yapılmasına hak kazandık. Sıfır atık ile geri kazanım oranını yüzde 36’ya çıkardık. Depozito yönetim sistemini yedi bölgeye yaydık. Türkiye genelinde yapımı tamamlanan millet bahçesi sayısını 38 milyon 696 bin metrekare alanda 314’e yükselttik. Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’ni hizmete sunduk" ifadelerine yer verdi. "Yerli ve milli 5G’nin ihalesini yaptık" Geçen yıl ulaştırmada 308 kilometre bölünmüş yol, 17 kilometre köprü ve viyadük, 57 kilometre tünel inşa ettiklerini söyleyen Erdoğan, "Yurt dışı uçuş noktası sayısına altı yeni destinasyon daha ekledik. Üçlü bağımsız pist operasyonunu hayata geçirerek, İstanbul’un küresel havacılıktaki konumunu pekiştirdik. Aydın-Denizli Otoyolu’nu hizmete açtık. Antalya Havalimanı Genişletme Projemizi ve yeni terminal binamızın açılışını yaptık. İlk milli banliyo tren setimizin teslimini gerçekleştirdik. Deniz ticaret filomuzu dünyada ilk 10’a yükselttik. Yerli ve milli 5G’nin ihalesini yaptık" dedi. "2025 yılında toplamda 517 milyon fidanı toprakla buluşturduk" Tarım ve hayvancılıkta tarım sektörüne doğrudan ve dolaylı olarak 706 milyar lira destek verdiklerini bildiren Erdoğan, "65 ilde 16 üründe hasara yol açan zirai dondan etkilenen üreticilere 47 milyar lira destek ve hasar tazminatı ödedik. Su ve sulama yatırımları alanında 22 baraj, 7 gölet ve bent, 3 yeraltı barajı, 70 sulama tesisi, 8 toplulaştırma projesi, 12 içme suyu ve atık su tesisi, 193 taşkın tesisi ve 6 hidroelektrik santral olmak üzere toplam 321 tesisi tamamladık. Tarımsal kuraklıkla mücadele stratejisi eylem planını hayata geçirdik. Depremden etkilenen 11 ilimiz için 11 milyar lira finansman sağladık. 2025 yılında toplamda 517 milyon fidanı toprakla buluşturduk" diye konuştu. "Dünyanın dördüncü büyük filosuna sahip olduk" Geçen yıl enerjide Abdülhamit Han sondaj gemisinin Karadeniz’deki Göktepe-3 kuyusunda 75 milyar metreküp doğal gaz rezervi keşfettiğini söyleyen Erdoğan, "Gabar’da günlük petrol üretimimizi 70 bin varilden 81 bin varile yükselttik. Yurt içi ve yurt dışında günlük petrol üretimi ise 180 bin varil oldu. Yerli ve milli iki yeni sondaj kulesi Seyit Onbaşı ve Naim Süleymanoğlu, Şırnak’taki sahalarda sondaja başladı. Yeni sondaj gemilerimiz Çağrı Bey ve Yıldırım’ın da eklenmesiyle dünyanın dördüncü büyük filosuna sahip olduk. Ülkemizin enerji arz güvenliğini garanti altına almak amacıyla toplam 155 milyar metreküplük sığlaştırılmış doğal gaz anlaşmaları imzaladık. Türkiye-Suriye doğal gaz boru hattında 2 Ağustos’ta gaz akışını sağladık. 5 Mart’ta Nahçıvan’a Türkiye üzerinden kesintisiz doğal gaz sevkiyatını başlattık" ifadelerini kullandı. "Başvuran öğrencilerimizin yüzde 97’sini devlet yurtlarımıza başarıyla yerleştirdik" Gençlik ve sporda Türkiye genelinde 103 adet gençlik ve spor tesisinin yapımını tamamlayarak hizmete açtıklarını söyleyen Erdoğan, "Başvuran öğrencilerimizin yüzde 97’sini devlet yurtlarımıza başarıyla yerleştirdik. 2025 yılında yurt yatak kapasitemizi 1 milyon 3 bin 259’a ulaştırdık. Üniversite öğrenci toplulukları programıyla 4 bin 444’e projeye yaklaşık 340 milyon liralık destek verdik. Bu destekten 1 milyon 155 bin gencimiz doğrudan istifade etti. 2025 yılında lisanslı sporcu sayımız 20 milyona ulaştı. Milli sporcularımız katıldıkları uluslararası müsabakalarda 2 bin 518 altın, 2 bin 301 gümüş 2 bin 655 bronz olmak üzere toplam 7 bin 474 madalya kazandı. Ayrıca 1 milyon 36 bin öğrencimizin sportif test, tarama ve ölçümlerini gerçekleştirdik" ifadelerine yer verdi. "Aile Yılı’nda 721 bin 396 çocuk için 8,7 milyar liralık ödeme gerçekleştirdik" Aile ve sosyal politikalar alanında 2025 Aile Yılı etkinlikleri kapsamında aileyi güçlendiren 19 bin faaliyetin düzenlenmesine öncülük ettiklerini bildiren Erdoğan, "Doğum ve çocuk destek sistemini güncelledik. İlk çocuk için doğum yardımını 5 bin liraya, yeni sisteme göre ikinci çocuk için her ay bin 500 lira, üçüncü ve sonraki çocuklar için her ay 5 bin lira veriyoruz. Aile Yılı’nda 721 bin 396 çocuk için 8,7 milyar liralık ödeme gerçekleştirdik. Çevrimiçi programlarda çocuklarımızın güvenliğini ve mahremiyetini korumak için Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni imzaladık. Evde bakım yardımı kapsamında 63 milyar liralık ödeme yaptık. Evde bakım yardımıyla 517 bin 103 vatandaşımıza sahip çıkıyoruz. Bin 317 yeni atamayla kamuda istihdam edilen şehit yakını, gazi ve gazi yakınımızın sayısını toplamda 51 bin 947’ye yükselttik" şeklinde konuştu. "Gökdoğan füzemiz hedef uçağı başarıyla vurdu, bunu dünyada ilk gerçekleştiren ülke Türkiye oldu" Savunma sanayiinde atılan stratejik hamlelerin tüm dünya tarafından 2025 yılında da gıptayla takip edildiğinin altını çizen Erdoğan, "Çabalarımız sayesinde ihracatımız 10 milyar dolar sınırını aştı. Milli jet eğitim uçağımız Hürjet için İspanya ile 30 adetlik satış anlaşması imzaladık. Ana muharebe tankımız Altay’ın Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ilk teslimatı yapıldı. ROKETSAN’ın geliştirdiği Tayfun balistik füzemiz hedefi başarıyla vurdu. Çelik Kubbe projemizde 47 hava savunma bileşeninin sistem teslimatlarını gerçekleştirdik. Milli Muharip Uçağımız KAAN için Endonezya ile ihracat ve stratejik iş birliği anlaşması imzalandı. İlk yerli milli haberleşme uydumuz Türksat 6A, test süreçlerini başarıyla tamamlayarak hizmete girdi. Milli denizaltımız MİLDEN’in ilk test bloğunun inşasına başladık. MİLGEM 8. gemimiz TCG İçel ile TCG Murat Reis denizaltımızı mavi sularla buluşturduk. TCG Hızır Reis hizmete girdi. Yeni tip çıkarma gemimiz Ç-159 teslim edildi. ULAK silahlı insansız deniz aracımız envantere alındı. Delta V’nin geliştirdiği hibrit roket sistemi 200 kilometrenin üzerinde irtifaya ulaşarak Türkiye’nin uzay teknolojilerinde yeni bir rekora imza attı. Şurası bir başka gurur kaynağımızdır; insansız savaş uçağımız KIZILELMA, ASELSAN’ın geliştirdiği AESA radar ve TÜBİTAK SAGE’nin geliştirdiği Gökdoğan füzemiz hedef uçağı başarıyla vurdu. Bunu dünyada ilk gerçekleştiren ülke Türkiye oldu" açıklamasında bulundu. "Bugüne kadar 87 binden fazla Togg yollarımızla buluştu" Sanayi ve teknolojide son bir yılda yaklaşık 1,3 trilyon lira tutarında 152 bin ilave istihdam sağlayarak 7 bin 249 yatırım için teşvik belgesi düzenlediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yeni teknoloji girişimleri için 8 teknopark ve 7 girişim ofisi kurduk. Son bir yılda 5 organize sanayi bölgesi, 8 endüstri bölgesi ve 8 sanayi alanı ilan ettik. Bölge Kalkınma İdarelerimiz ile 281 projeye 2,4 milyar lira, Kalkınma Ajansları ile 606 projeye 780 milyon lira, KOSGEB eliyle 54 bin KOBİ’mize 35 milyar lira kaynak sağladık. TÜBİTAK tarafından 190 üniversite ve 3 bin 100 firmanın 10 bin 774 projesine toplam 14,4 milyar liralık destek verdik. Bugüne kadar 87 binden fazla Togg yollarımızla buluştu. Togg’un Sedan modeli T10F’in üretimi başladı" dedi. "Toplam 651 organize suç örgütü çökertildi" İçişlerinde her türlü suç örgütü ve çeteyle mücadeleyi tavizsiz bir şekilde devam ettirdiklerine dikkati çeken Erdoğan, "Emniyet birimlerimiz fedakarca çalışarak 24’ü uluslararası, 81’i ulusal, 143’ü bölgesel ve 403’ü yerel olmak üzere toplam 651 organize suç örgütü çökertildi. 58 ülkede kırmızı bültenle aranan 385 suçluyu yakalayıp ülkemize iadesini sağlarken, 51 ülkeden 559 yabancı şahsı da ülkelerine iade ettik. Uyuşturucu ile mücadelede 43 bin 524 şahıs tutuklandı. 49,8 ton uyuşturucu madde ile 139 milyon adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Asayişte, kişilere karşı suçlarda yüzde 14, mal varlığına karşı suçlarda ise yüzde 48 azalma oldu. Kişilere karşı işlenen suçlarda aydınlatma oranı yüzde 99,2’ye, mal varlığına karşı suçlarda yüzde itibarıyla 93,3’e ulaştı. 14 bin 317’si hizmet aracı, 580’i motosiklet, 65’i zırhlı araç, 795’i hava aracı, 73’ü yüzer araç olmak üzere toplam 15 bin 830 aracı kolluk teşkilatımıza kazandırdık. AFAD, 2025 yılında ülkemizden 6 adet iyilik gemisi seferiyle toplamda 674 tır insani yardım malzemesini Gazze’ye ulaştırdı. 4 bin 567 insan kaçakçılığı organizatörü tutuklandı. 114 bin illegal göçmen sınır dışı edildi. Son bir yıl içinde gönüllü, güvenli, onurlu bir şekilde 600 bini aşkın Suriyeli kardeşimiz anavatanlarına döndü" diye konuştu. "Ticarette 2025 yılında 273,4 milyar dolar ile Cumhuriyet tarihimizin yıllık mal ihracat rekorunu kırdık" Ticarette 2025 yılında 273,4 milyar dolar ile Cumhuriyet tarihinin yıllık mal ihracat rekorunu kırdıklarına değinen Erdoğan, "Mal ve hizmet ihracatçılarımıza 33 milyar liralık kaynak tahsis ettik. 2026 yılında ise ayırdığımız desteği 45 milyar liraya yükselttik. Esnaf ve sanatkarlarımıza 176 milyar lirayı bulan indirimli finansman desteği verdik. Ayrıca işletme kredisi üst limitini 1 milyon liraya, yatırım kredisi üst limitini ise 2,5 milyon liraya çıkardık" şeklinde konuştu. "Yılın ilk 9 ayında yüzde 3,7 oranında büyüdük" Bölgedeki krizlere ve çatışmalara rağmen Türk ekonomisinin 2025 yılında da büyümesini sürdürdüğünü kaydeden Erdoğan, "Yılın ilk 9 ayında yüzde 3,7 oranında büyüdük. OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen üçüncü ekonomi olduk. Milli gelirimiz yıllık bazda ilk kez 1,5 trilyon doları aştı. Yatırım taahhütlü avans kredisi programının büyüklüğünü 500 milyar liraya çıkardık. Enflasyonla mücadelede 2025 yılını yüzde 30,89 oranıyla kapatarak önemli bir mesafe kat ettik. Cari fiyatlarla 3,6 trilyon lirayı bulan deprem harcamalarına rağmen bütçe açığımızın milli gelire oranı azalmaya devam etti. Ülkemizin risk primi son 7,5 yılın en düşük seviyesine geriledi. Merkez Bankamızın brüt rezervleri 193 milyar doların üzerine çıktı" ifadelerine yer verdi. "İş gücümüz 36 milyona, istihdam edilenlerin sayısı ise 33 milyona yükseldi" Çalışma ve sosyal güvenlikte 2025 yılında toplam 1 milyon 479 bin kişinin işe yerleştirilmesinin sağlandığını dile getiren Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "İş gücümüz 36 milyona, istihdam edilenlerin sayısı ise 33 milyona yükseldi. İşsizlik oranımız yüzde 8,6’ya gerileyerek, son 31 aydır tek haneli seyrini sürdürdü. Yalnızca 2025 yılında 474 ilacı geri ödeme listesine ekledik, ki bunların 69’u kanser tedavisinde kullanılan özel ilaçlardır." Kültür ve turizmde yılın üç çeyreğinde turizm gelirinin yüzde 5,7 oranında artışla 50 milyar dolara yükseldiğini aktaran Erdoğan, "50 yeni ve yenilenmiş kütüphaneyi hizmete açtık. Böylelikle kütüphanelerimiz 800 bin metrekare kullanım alanına ve 150 bin oturma kapasitesine ulaştı. Yurt içinde 131 adet, yurt dışında ise 4 adet vakıf kültür varlığının onarımını, restorasyonunu tamamladık. Deprem bölgesinde aralarında Habib-i Neccar Camii’nin de olduğu 109 vakıf kültür varlığının onarımını yaptık. Ülkemizden kaçırılan eserlerden başta Marcus Aurelius heykeli olmak üzere 180 eserimizin ülkemize iadesini temin ettik" diye konuştu. "NATO zirvesinden Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na, Şarm El-Şeyh Barış Zirvesi’nden G20 Liderler Zirvesi’ne uluslararası arenada ülkemizi en güzel şekilde temsil ettik" Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl dışişlerinde Gazze’de kalıcı ateşkesin tesisi başta olmak üzere krizlerin çözümü için diplomasi ve telefon trafiğini yükselttiklerini ifade ederek, sözlerine şöyle devam etti: "Bazılarına birden fazla olmak üzere 17 ülkeye 24 ziyaret gerçekleştirdik. 32 devlet ve hükümet başkanını 41 kez özellikle ülkemizde misafir ettik. NATO zirvesinden Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na, Şarm El-Şeyh Barış Zirvesi’nden G20 Liderler Zirvesi’ne uluslararası arenada ülkemizi en güzel şekilde temsil ettik. Antalya Diplomasi Forumumuzun dördüncüsünü başarıyla gerçekleştirdik. Dışişleri Bakanlığımızın 548 bin metrekare büyüklüğünde bir arsa üzerinde inşa edilecek yeni yerleşkesinin temelini attık." Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından AK Parti’ye katılan Bağımsız İstanbul Milletvekili İsa Mesih Şahin, CHP’den istifa eden Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır ile DEVA Partisi’nden istifa eden Kahramanmaraş Milletvekili İrfan Karatutlu’ya parti rozetlerini taktı.
BBP Genel Başkanı Destici: "Venezuela’daki operasyonun tek nedeni çökme sinyalleri veren ABD ekonomisine nefes aldırmak"
07 Ocak 2026 Çarşamba - 14:24 BBP Genel Başkanı Destici: "Venezuela’daki operasyonun tek nedeni çökme sinyalleri veren ABD ekonomisine nefes aldırmak" BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Venezuela’daki operasyonun tek nedeni çökme sinyalleri veren ABD ekonomisine nefes aldırmak için bu ülkenin yeraltı varlıklarına ABD’nin el koymak istemesinden başka bir şey değildir" dedi. BBP Genel Başkanı Destici, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında Venezuela’da yapılan operasyonun tek nedeninin ABD ekonomisi olduğunu söyledi. Venezuela’daki gelişmelere dair konuşan Destici, "Venezuela’daki operasyonun tek nedeni çökme sinyalleri veren ABD ekonomisine nefes aldırmak için bu ülkenin yeraltı varlıklarına ABD’nin el koymak istemesinden başka bir şey değildir. 1 yıl önce Kanada’ya ’ABD’nin eyaleti’ diyen ve gördüğü tepki üzerine Kanada’ya ağır vergiler koyan, Danimarka’dan Grönland’ı alacağını, son ifade şekliyle ilhak edeceklerini deklare eden siyaset tarzının dünyaya barışça da herhangi bir hayır getireceğini zannetmek ahmaklıktan başka bir şey değildir. Amerika Birleşik Devletleri’nden ve onun haydut başkanı ve yönetiminden dünyaya hayır gelmez. Bunu bileceğiz, buna göre hareket edeceğiz. Türk’ün Türk’ten başka dostu olmadığını bir kez daha görmüş olduk. Trump yönetimiyle ABD politikalarının değiştiği yorumlarını asla doğru ve gerçekçi bulmadığımızı daha önce de ifade etmiştik. Bugün de o ifadelerimizin doğruluğunun bir kez daha test edildiğini görüyoruz. ABD resmi ağızlardan paradigma değişikliği olarak tanımladıkları yeni politikalarını şu cümleyle zaten defalarca deklare ettiler; ‘Artık evrensel değerler üzerinden değil, ABD’nin çıkarları doğrultusunda müdahalede bulunacağız’ diye bunları dile getirdiler" diye konuştu. "Avrupa’ya düşen bir görev vardır" "Mutlaka yine dünyaya adalet Müslüman Türk milletiyle birlikte hakim olacaktır" diyen Destici, "Birleşmiş Milletler’den ses var mı? Yok. Toplantı var mı? Yok. Peki bundan sonra Birleşmiş Milletler’in ne anlamı kalmıştır? Birleşmiş Milletler ne ifade edecektir? Şahsen yapılması gereken, yöneten genel sekreter başta olma üzere tüm kadrolarına da dünya devletlerinin açık bir uyarı vermesi gerekir. Onlara verecek uyarı yeterli midir? Değildir. Çünkü onların da kimler tarafından seçildiği bilinmektedir. O zaman bu 5 veto hakkı bulunan ülke dışındaki tüm ülkeler bir araya gelecek ve Birleşmiş Milletler’in yapısının yeniden şekillendirilmesini isteyecektir. Bu olmazsa Amerika Birleşik Devletleri’nin ve diğer emperyalist devletlerin bu emperyal girişimleri dünyada devam edecek, zayıf olan ezilecek, güçlü olan haksız da olsa istediğini alacaktır. Onun için buraya bir direniş ve başkaldırı gerekmektedir. Avrupa’ya da düşen bir görev vardır. Daha ne kadar Amerika Birleşik Devletleri karşısında pısırık davranmaya devam edeceklerdir? NATO kurallarını işletmeleri gerekir. Eğer bunu işletemiyorlarsa o zaman Avrupa da büyük tehdit altındadır" şeklinde konuştu. "Bizim sarayımızı basacak daha anasından doğmamıştır" Yaşanan hadiseler sonucu bazı şeylerin su üstüne çıktığını ifade eden Destici, "Türkiye düşmanlarının, Türklük düşmanlarının, Türk milletini bölmeye, parçalamaya çalışanların da bunu bir fırsata çevirdiklerini gördüm. Yunanistan’ın ya da PKK ve FETÖ trollerinin Maduro üzerinden Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan hakaret ve imalarla karşılaşıyoruz. Öncelikle bunların tamamını reddediyor ve muhataplarına iade ediyoruz. Herkes karakterinin gereğini yerine getirmektedir. Bizim mayamız sağlamdır. Dolayısıyla da bu benzetmeler aşağılıktan başka bir şey değildir. Onlar kendi özlemlerini dile getiriyorlar. Bizim sarayımızı basacak daha anasından doğmamıştır, buna yeltenen de hesabını en ağır şekilde öder. Bu karikatürü yayınlayan Yunanlılara söylüyoruz. Buyurun gelin eğer cesaretiniz varsa. 100 yıl önce denediniz ve Ege Denizi’nin soğuk sularında boğuldunuz. Akıbetiniz bu oldu. Topuklayıp kaçtınız. Amerika’ya yol göstermeyin, önce siz gelin. Feriştahı gelse Venezuela’ya yaptığını Türkiye’ye yapamaz. Çünkü biz ölürüz ama onurumuzdan vazgeçmeyiz. Biz ölürüz ama milletten aldığımız emaneti bir başkasına teslim etmeyiz. Bunu bu millet 15 Temmuz’da da göstermiştir. Denemek isteyen varsa buyursun gelsin. Biz canımızı veririz ama seçilmiş cumhurbaşkanımızı ya da vatanımızın çakıl taşını dahi hiç kimseye vermeyiz" dedi. "16 milyon emeklinin ya da 5 milyon asgari ücretlinin hepsi aynı durumda değil" Emekli maaşları ve asgari ücrete dair konuşan Destici, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Diyelim 25 binin altında emekli maaşı alanlar, tek emekli maaşı olanlar, evi kira olanlar belirlensin ve dolayısıyla da bunlara destek verilsin. Aynı şey asgari ücretli için de geçerli. Kira yardımı olarak, çocuk yardımı olarak, öğrenci desteği olarak verilebilir. Bu çalışma niye geciktiriliyor? Bir an önce bu çalışma yapılsın. 16 milyon emeklinin ya da 5 milyon asgari ücretlinin hepsi aynı durumda değil. Biz fakirliğin, yoksulluğun, tek maaşı düşük emekli maaşı olup, asgari ücretli olup, evi de olmayan ve geçim sıkıntısını en şiddetli şekilde hisseden ailelerin ve vatandaşlarımızın yanında olup, onların ellerinden tutmak zorundayız. Düşük emekli maaşlarını iyileştirmeyle ilgili bir çalışma yapılıyor cumhurbaşkanı yardımcımızın başkanlığında oluşturulan bir komisyon tarafından. İnşallah emeklimizin yüzünü güldürecek bir sonuç çıkmasını da beklediğimizi buradan ifade etmek istiyorum. Geçim meselesi aslında sadece bir ekonomik mesele değildir. Aynı zamanda ahlakla ve adaletle ilgili bir meseledir. Maaşlar cebe girmeden eriyorsa burada sadece bir hesap hatası değil, bir yönetim ve adalet sorunu da vardır."