POLİTİKA
Bakan Güler: "Terörün ortadan kaldırılması tarihi bir sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır" 25 Şubat 2026 Çarşamba - 23:16:25 Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Terörün tam anlamıyla ortadan kaldırılması tarihi bir sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır. Şu husus unutulmamalıdır ki güvenliğini ve toplumsal bütünlüğünü aynı çizgide koruyabilen ülkeler, böylesine kaotik dönemlerde tehditleri kendinden uzakta tutarak vatandaşlarına umut verecek kudrete sahip olabilmektedirler" dedi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, şehit aileleri ve gazilerle iftarda bir araya geldi. Bakan Güler programda yaptığı konuşmasında, "Bu güzel ve bereketli iftar sofrasında siz değerli ailelerimizi ve kahraman gazilerimizi ağırlamak, bizler için tarifsiz bir mutluluktur. Teşriflerinizden dolayı onur duyduk, bahtiyar olduk. Hoş geldiniz şeref verdiniz. Sözlerimin başında bu gece saat bir sularında Balıkesir 9’uncu Ana Jet Üs Komutanlığımızdan kalkış yaptıktan sonra kaza kırıma uğrayan F-16’mızın pilotu, Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat’a Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve asil milletimize baş sağlığı diliyorum. Hadisenin nedeni kaza kırım ekibinin yapacağı inceleme sonucunda belirlenecektir. Semalarımızın güvenliği için görev yapan kahraman şehidimiz vatan sevgisi ve aşkıyla vazifesini icra etmekteydi. Fedakârlığını daima şükran ve minnetle yad edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Her bir şehidimiz, bugünün ve yarının güçlü Türkiye’sinin mimarlarıdırlar" Şair Arif Nihat Asya’nın ‘Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor’ şiirini okuyan Bakan Güler, "Asil milletimizin en büyük özelliklerinden biri millî ve manevi değerlerine bağlılığı ve bu değerleri uğruna canlarını ortaya koyup mücadele ederek şehitlik ve gaziliği en büyük şeref nişanesi görmesidir. Bayrak şairimiz Arif Nihat Asya’nın, ‘Şehitler tepesi boş değil, toprağını kahramanlar bekliyor ve bir bayrak dalgalanmak için; Rüzgâr bekliyor’ mısralarında da dile getirdiği gibi asil milletimizin istiklaline sevdalı nice yiğit ve kahraman evladı milli ve manevi değerlerimizi korumak uğruna kahramanlıkla mücadele ederek ya şehit ya da gazi olmuşlardır. İstiklal ve istikbalimiz uğrunda şehit ve gazilik payesine ulaşan tüm kahramanlarımız birlik ve beraberliğimizin en büyük teminatıdırlar. Vatanımız ve al bayrağımız için hayatlarını feda eden her bir şehidimiz, bugünün ve yarının güçlü Türkiye’sinin mimarlarıdırlar. Yardan ve serden geçebilen şehitlerimize yoldaş ve şehadete âşık olan siz gazilerimizin yazdığı kahramanlık destanları da şanlı ordumuzun her zaman ilham kaynağı olmuştur" diye konuştu. "Bayrağımız göklerde dalgalanıyorsa şehitlerimiz ile gazilerimize borçluyuz" Bakan Güler, "Çok iyi biliyoruz ki bugün 86 milyon, vatanımızda özgürce yaşıyorsak, bayrağımız göklerde dalgalanıyorsa bunu da aziz şehitlerimiz ile siz kahraman gazilerimize borçluyuz. Sizlerle ne kadar gurur duysak azdır. Dolayısıyla şehitlerimizin ve sizlerin yazdığı kahramanlık destanları hiçbir zaman unutulmayacak, asil milletimizin vefa dolu gönlünde sonsuza dek yaşayacaktır. Şehitlerimizin, gazilerimizin ve siz kıymetli ailelerimizin fedakârlıklarının bedeli hiçbir şeyle ölçülemez. Kıymetli Şehit ve Gazi ailelerimiz; canlarınızdan bir parça olan kıymetlileriniz, ülkemiz için emsalsiz bir mücadele ile fedakârlıklarda bulunurken sizler de bu vatan için kelimelerle tarif edilemez büyük zorluklara göğüs gerdiniz. Yaşadığınız acılar karşısında metanetinizi asla kaybetmediniz, vakur duruşunuzdan asla ödün vermediniz ve milletimizin ferasetini dosta düşmana bir kez daha gösterdiniz" ifadelerini kullandı. Şehit ailelerinin haklarının ödenemeyeceğini ifade eden Bakan Güler, "Sizler, milletimizin baş tacı Türkiye Cumhuriyeti’nin manevi mimarlarının biricik emanetisiniz. Siz kıymetli ailelerimizin hakkını ne yaparsak yapalım asla ödeyemeyiz. Ancak sizlerin hayatını kolaylaştırmak, yaşam standartlarınızı yükseltmek için devletimiz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın koordinatörlüğünde yoğun bir gayret sarf etmektedir. Şunu çok iyi biliyoruz ki acınızı paylaşmak, gözyaşlarınızı dindirmek, sizleri hiçbir zaman yalnız bırakmamak bizim en büyük sorumluluğumuzdur. Aynı şekilde şehit ve gazilerimizin uğruna mücadele ettiği değerleri koruyarak bu mirasa sahip çıkmak, hepimizin en önemli vazifesidir. Nitekim kahraman ordumuz, şehitlerimizin kanlarını yerde bırakmamak ve siz kıymetli ailelerinin gözyaşlarının hesabını sormak için bugüne kadar terör örgütlerine büyük darbeler vurmuş ve örgütün hareket kabiliyetini büyük ölçüde sınırlandırmıştır" şeklinde konuştu. "Süreçte atılacak adımlar şehitlerimizin aziz hatırasına kesinlikle leke düşürmeyecek" Terörsüz Türkiye sürecine değinen Bakan Güler, şunları kaydetti: "40 yılı aşkın süredir ülkemizin huzurunu ve güvenliğini tehdit eden terör belasından kurtulmak ve evlatlarımızın aydınlık geleceğini teminat altına almak için devletimiz, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini başlatmıştır. Bu tarihi süreç kardeşliğimizi pekiştirme, milletimizi güvenli ve müreffeh yarınlara ulaştırma kararlılığımızın da en açık göstergesidir. Altını çizmek isterim ki bu süreçte atılan ve atılacak tüm adımlar şehitlerimizin aziz hatırasına kesinlikle leke düşürmeyecek, gazilerimizin onuruna ve emeklerine asla zarar vermeyecek niteliktedir. Bu yolda milletimizin birliğini, kardeşliğini ve güvenliğini zedeleyecek hiçbir adım atılmamış bundan sonra da atılmayacaktır. Süreç asırlara uzanan köklü tarihimizden ve ferasetli devlet geleneğimizden aldığımız güçle yönetilmektedir. Yegane amacımız artık evlatlarımızı yitirmediğimiz, kanın ve gözyaşının sona erdiği, ayrılık tohumlarının kökünden söküldüğü çocuklarımızın sadece barış ve kardeşlik ortamında büyüdüğü bir geleceği inşa etmektir. Hâlihazırda sahadaki gelişmeleri dikkatle izliyor, tüm tedbirlerimizi her zamanki hassasiyetimizle almaya devam ediyoruz." "Terörün ortadan kaldırılması tarihi bir sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır" "Yakın coğrafyamızda meydana gelen çok boyutlu ve aktörlü gelişmeler, ülkemizin stratejik yaklaşımlarını doğrudan etkilemektedir" diyen Bakan Güler, "Nitekim tehdit yelpazesinin her geçen gün daha da belirginleştiği bu uluslararası ortamda, askeri caydırıcılığımızın artırılması kadar iç barışın ve toplumsal kardeşliğin tahkim edilmesi de bir o kadar hayatidir. İşte bu yüzden terörün tam anlamıyla ortadan kaldırılması tarihi bir sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır. Şu husus unutulmamalıdır ki güvenliğini ve toplumsal bütünlüğünü aynı çizgide koruyabilen ülkeler, böylesine kaotik dönemlerde tehditleri kendinden uzakta tutarak vatandaşlarına umut verecek kudrete sahip olabilmektedirler" ifadelerini kullandı. Türkiye Yüzyılı hedeflerine emin ve kararlı adımlarla ilerlediklerini vurgulayan Bakan Güler, "Türkiye de yakın coğrafyasında krizlerin, çatışmaların ve savaşların yaşanmasına rağmen; Sayın Cumhurbaşkanımızın stratejik liderliğinde yürütülen etkin ve kararlı diplomasi ile şanlı ordumuzun gücü ve etkinliği sayesinde istikrar adası olma vasfını sürdürmekte, böylece milletine güven vermeyi başarabilmektedir. Bu anlayışla ülkemizin hak ve menfaatlerini her koşulda kararlılıkla korumak için üzerimize düşen tüm sorumlulukları yerine getirmeye, aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin mirasına sıkı sıkıya sahip çıkmaya devam ediyoruz. ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimize emin ve kararlı adımlarla ilerlediğimiz bu süreçte; terörsüz Türkiye hedefimizi gerçekleştirmek için çalışmalarımızı sürdürecek, yerli ve milli savunma sanayimizi daha da ileri seviyelere taşımak için gayretlerimize devam edecek, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin gücünü sürekli tahkim edeceğiz" şeklinde konuştu. "Ülkemizi ve asil milletimizi en iyi şekilde temsil ettik" Türk Silahlı Kuvvetlerinin NATO’nun en büyük tatbikatı olan Steadfast Dart 2026 tatbikatına deniz, kara ve hava unsurları ile katıldığını hatırlatan Bakan Güler, şunları kaydetti: "Şu bir gerçek ki bugün, sadece sınırlarımız içinde değil, sınırlarımız dışında da barış ve istikrara katkı sağlayan bir ülke konumundayız. Nitekim en son Türk Silahlı Kuvvetleri olarak NATO’nun en büyük tatbikatı olan Steadfast Dart 2026 tatbikatına deniz, kara ve hava unsurlarımızla iştirak ederek Avrupa güvenlik mimarisine katkı sağlama kabiliyetlerimizi ortaya koyduk. Bu çerçevede Kahraman Mehmetçiğimizin gücünü disiplinini ve hazırlık seviyesini yerli ve milli silahlarımızın etkinliğini ve ileri teknolojisini de göstererek ülkemizi ve asil milletimizi en iyi şekilde temsil ettik. Özellikle belirtmeliyim ki kahraman ordumuzun yaklaşık 2 bin personelden oluşan bir kuvveti sınırlarımızdan 6 bin 450 kilometre ve 3 bin 480 deniz mili mesafeye hızlı bir şekilde ulaştırma kudreti muharebeye ne denli hazır olduğu göstermektedir. İçinde bulunduğumuz dönemde görev ve sorumluluklarımız birbirinden çeşitli ve büyük olsa da motivasyon ve inancımız da bir o kadar kuvvetlidir. Zira başta siz şehit ve gazi ailelerimiz olmak üzere asil milletimizin desteğini her an hissediyor aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin mirasından aldığımız güçle gece gündüz demeden artan bir azim ve şevkle çalışıyoruz. Çalışmaya da devam edeceğiz."
25 Şubat 2026 Çarşamba - 21:33 MHP Kütahya Milletvekili Erbaş: "Hocalı’da yaşananlar insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmada, Hocalı’da 26 Şubat 1992’de yaşananların sıradan bir savaş olmadığını vurgulayarak, "Bu açık bir katliamdır, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur" dedi. MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada, 26 Şubat 1992’de Azerbaycan’ın Hocalı kentinde yaşanan olayların Türk milletinin hafızasında derin bir yara olarak yer aldığını belirtti. Hocalı’da askerlerin değil; kadınların, çocukların ve yaşlıların hedef alındığını ifade eden Erbaş, 613 Azerbaycanlı sivilin hunharca katledildiğini, esir alınan sivillere insanlık dışı işkenceler yapıldığını ve birçok kişinin akıbetinin hâlâ bilinmediğini söyledi. Erbaş, Hocalı’nın yalnızca Azerbaycan’ın değil, tüm Türk dünyasının ortak acısı olduğunu dile getirerek, "Biz iki devlet olabiliriz ama tek milletiz. Hocalı’da dökülen kan 30 yıldır hafızamızda diri kaldı. Uluslararası mekanizmalar sustu ama Türk milleti susmadı. Adalet yerini bulmadan acılar dinmez" ifadelerini kullandı. "30 yılın acısının, sabrının ve onurunun hesabı görülmüştür" 2020 yılında 44 gün süren Vatan Muharebesi’ne de değinen Erbaş, kahraman Azerbaycan ordusunun işgal altındaki topraklarını kurtararak tarihe geçen bir zafere imza attığını belirtti. Bu mücadelenin bir öfke patlaması değil, haklılığın ve egemenlik hakkının tecellisi olduğunu vurgulayan Erbaş, "30 yılın acısının, sabrının ve onurunun hesabı görülmüştür" dedi. Karabağ’da bugün dalgalanan bayrağın yalnızca bir toprak parçasının geri alınması anlamına gelmediğini kaydeden Erbaş, bunun Hocalı’da hayatını kaybeden masumların onurunun yeniden ayağa kaldırılması olduğunu söyledi. Adaletin gecikebileceğini ancak asla yok olmayacağını ifade etti. Konuşmasında milliyetçilik anlayışlarına da değinen Erbaş, "Bizim milliyetçiliğimiz hamaset ya da saldırganlık değildir. Kardeşimizin hakkı gasp edildiğinde onun yanında durmaktır" dedi. Türkiye’nin her zaman Azerbaycan’ın yanında olduğunu vurgulayan Erbaş, Türkiye Cumhuriyeti’nin bu duruşunun diplomatik bir tercih değil, tarihî bir sorumluluk olduğunu belirterek, "Kardeşliğimiz sözde değil ve tarihte yazılıdır" şeklinde konuştu. Güney Kafkasya’da kalıcı barışın ancak güçlü bir Azerbaycan ile mümkün olabileceğini dile getiren Erbaş, zayıf olanın barışının olmayacağını, güçlü olanın barışının olacağını ifade etti. Erbaş, konuşmasının sonunda Hocalı’da hayatını kaybeden 613 Azerbaycanlıyı rahmetle andıklarını belirterek, "Aziz hatıraları milletimizin vicdanında ebediyen yaşayacaktır. Türk milleti dün vardı, bugün vardır, yarın da var olacaktır. Karabağ Türk’tür. Can Azerbaycan yalnız değildir. Türk milleti birdir, diridir ve ebediyen beraberdir" dedi.
Başkan Sunar; "Ramazan sevincini ve bereketini hep birlikte yaşıyoruz"
25 Şubat 2026 Çarşamba - 10:49 Başkan Sunar; "Ramazan sevincini ve bereketini hep birlikte yaşıyoruz" Palandöken Belediye Başkanı Muhammet Sunar, iftar öncesi AK Parti Palandöken İlçe Gençlik Kolları Başkanlığı’nın "İftara 5 Kala" etkinliğine katıldı, teravih sonrası vatandaşlarla buluştu. Ramazan Ayları’nda bir AK Gençlik geleneği olan "İftara 5 Kala" etkinliğine katılan Palandöken Belediye Başkanı Muhammet Sunar, "AK Parti Palandöken İlçe Gençlik Kolları Başkanlığımızın organizasyonunda düzenlenen "İftara 5 Kala" etkinliğine, İlçe Başkanımız Durmuş Kılıç ve İlçe Kadın Kolları Başkanımız Saniye Tokçe ile birlikte katılarak hemşehrilerimizle bir araya geldik. İftar saatine dakikalar kala trafikte, iş çıkışında ve evlerine yetişmeye çalışan vatandaşlarımıza iftarlık ikramında bulunarak Ramazan sevincini ve bereketini hep birlikte yaşadık. Emeği geçen İlçe Gençlik Kolları Başkanımız Ahmet Muhammet Kalkan’a ve tüm gençlerimize teşekkür ediyoruz" dedi. "Ramazan’ı komşularımızla birlikte dolu dolu yaşıyoruz " Belediye Başkanı Muhammet Sunar, iftar sonrası da vatandaşlarla bir araya geldiklerini vurgulayarak, "Ramazan ayının rahmetini, bereketini, manevi huzurunu Palandökenli komşularımızla birlikte dolu dolu yaşıyoruz çok şükür. Müftü Solakzade Camii cemaatimizle bir araya gelerek, aynı safı paylaşmanın, aynı duaya "âmin" demenin sevincini yaşadık. Teravih sonrası gerçekleştirdiğimiz samimi sohbetimize, demli çayın sıcaklığı da ayrı bir lezzet kattı. Bizleri muhabbetlerine ortak eden, yakın ilgi gösteren komşularımıza teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
Başkan Sekmen: "Türkiye artık tek tipçi zihniyetlerin değil; millet iradesinin ülkesidir"
25 Şubat 2026 Çarşamba - 10:34 Başkan Sekmen: "Türkiye artık tek tipçi zihniyetlerin değil; millet iradesinin ülkesidir" Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin Bey’in öncülüğünde hayata geçirilen "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinliklerinin; sadece bir takvim çalışması olmadığını ifade ederek, "Aziz milletimizin mayasını taşıyan bir eğitim anlayışının güçlü bir tezahürüdür" dedi. Başkan Sekmen, eğitimin bir karakter inşası, değer aktarımı ve şahsiyet kazandırmak olduğunu vurgulayarak, "Eğitim; istikbalimizi emanet edeceğimiz evlatlarımızı kökü mazide, gözü atide yetiştirme meselesidir. Ramazan ayı; paylaşmanın, merhametin, dayanışmanın en yoğun yaşandığı mübarek bir zaman dilimidir. Bakanlığımızın yayımladığı rehberlerde açıkça görülmektedir ki bu etkinlikler gönüllülük esasına dayalıdır, öğrencilerimizin gelişim düzeyleri dikkate alınmaktadır ve hiçbir şekilde zorlayıcı ya da ayrıştırıcı bir mahiyet taşımamaktadır. Amaç; adalet duygusu gelişmiş, vatanını seven, sorumluluk sahibi, vicdanlı bir nesil yetiştirmektir" şeklinde konuştu. "Atılan her adımı yürekten destekliyoruz " Türkiye Yüzyılı’nda eğitimin; bilgiyi değerle, aklı vicdanla, başarıyı şahsiyetle buluşturmaya devam edeceğini ifade eden Başkan Sekmen, sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada " Bunun laiklikle çeliştiğini iddia etmek ise meseleyi ideolojik bir zemine çekmekten başka bir şey değildir. Sayın Bakanımızın Gazi Meclisimizde ifade ettiği gibi; eski Türkiye’nin vesayetçi, elitist anlayışı artık geride kalmıştır. Bugün Anadolu’nun bağrından çıkan bir evladın, milletinin değerlerini savunarak bu ülkenin eğitim politikalarını belirlemesi, demokrasimizin geldiği noktayı göstermektedir. Türkiye artık tek tipçi zihniyetlerin değil; millet iradesinin ülkesidir. Bu vesileyle Milli Eğitim Bakanımız Sn. Prof. Dr. Yusuf Tekin Bey’in yanında olduğumuzu açıkça ifade ediyor; geleceğimizin emaneti olan evlatlarımızın hem akademik hem ahlaki yönden güçlü yetişmesi için atılan her adımı yürekten destekliyoruz" diye konuştu.
Başkan Sekmen ve Uçar vatandaşla buluştu
25 Şubat 2026 Çarşamba - 10:23 Başkan Sekmen ve Uçar vatandaşla buluştu Erzurum Büyükşehir Belediye Başkan Mehmet Sekmen ve Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, Ramazan etkinlikleri çerçevesinde vatandaşlarla bir araya geldi. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkan Mehmet Sekmen, Ramazan ayı boyunca vatandaşlarla daha fazla bir araya gelmek için gayret ettiklerini vurgulayarak, "Yakutiye Belediye Başkanımız Mahmut Uçar, AK Parti Yakutiye İlçe Başkanımız Ferit Yıldız kardeşlerim ve kıymetli muhtarlarımız ile birlikte Kazım Karabekir Paşa Mahallesi Kavak Kapı Kültür Evi’mizde kıymetli hemşehrilerimizle bir araya gelerek mahalle sakinlerimizin talep ve önerilerini dinledik. İstişare kültürünü esas alarak, mahallemizin ihtiyaçlarını yerinde değerlendirdik. Bizim belediyecilik anlayışımız; masa başında değil, sahada; vatandaşımızın yanında, gönlünün içindedir. Erzurum’umuzun her mahallesinde çözüm üretmeye, birlikte karar almaya devam edeceğiz. Teravih namazı sonrası Kazım Karabekir Paşa Mahallemizde bulunan Millet Konağımızda hemşehrilerimizle bir araya gelerek hasbihal ettik" dedi. "Erzurum’umuz için hizmet etmeye devam edeceğiz" Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar’ da "Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Sekmen, AK Parti Yakutiye İlçe Başkanımız Sayın Ferit Yıldız ve kıymetli muhtarlarımız ile birlikte hemşehrilerimizin talep ve önerilerini dinleyip istişarelerde bulunduk. Mahallemizin beklenti ve ihtiyaçlarını yerinde değerlendirdiğimiz bu güzel buluşmada, içten muhabbetleriyle bizleri karşılayan tüm hemşehrilerimize gönülden teşekkür ediyor, hayırlı Ramazanlar diliyoruz. Hep birlikte Erzurum’umuz için hizmet etmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Uşak Belediyesi 14 tane yeni hizmet aracını bünyesine katarak araç filosunu genişletti
25 Şubat 2026 Çarşamba - 09:35 Uşak Belediyesi 14 tane yeni hizmet aracını bünyesine katarak araç filosunu genişletti Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, belediyenin hizmet kapasitesini güçlendirmek ve vatandaşlara daha hızlı, etkin hizmetler sunabilmek amacıyla belediye araç filosuna 14 adet yeni hizmet aracını daha kazandırdıklarını duyurdu. Uşak Belediyesi’nin araç filosunu güçlendirme çalışmaları daha önce de kiralık-icralık araç kullanımının bitirilmesi ve belediyenin kendi araç filosunu oluşturma hedefiyle yapılan yatırımlarla dikkat çekmişti. Başkan Yalım’ın belediyenin bütçe disiplinini ve öz kaynaklarını koruyan bu stratejisi, yeni yatırımlar için bütçe oluşturma hamlesi olarak değerlendirilirken, vatandaşlardan da olumlu tepkiler alıyor. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Uşak Belediyesi’nin kullandığı araçların tamamının kiralama hizmeti olarak alındığını ve bunun belediye bütçesine çok ciddi bir yük getirdiğini ifade eden Başkan Yalım; göreve geldikleri günden bu yana yaptıkları çalışmalar sonucunda bu duruma son verdiklerini ve kiralama işini bitirip tüm araçları kendi bünyelerinde kattıklarını belirtti. Bu sayede belediyenin hizmet kalitesini yükselttiklerini anlatan Başkan Yalım, yeni araç takviyesiyle birlikte Uşak Belediyesi’nin kendi öz kaynaklarını daha verimli kullanarak hizmet üretme kapasitesinin artırdığını vurguladı. Başkan Yalım, "Göreve başlayalı 22 ay oldu. Geçen dönemde oluşan borçlardan, özellikle de UTAŞ’tan dolayı 300 aracımızın tamamı hacizliydi. Peki biz ne yaptık, 100’ün üzerinde yeni aracı belediyemiz bünyesine kazandırdık. Bu gün de hizmetlerimiz için kadromuza 14 araç daha katıyoruz. Araçlarımızı ihtiyacı olan vatandaşlarımıza destek olmak amacıyla sosyal yardım işlerimize tahsis edeceğiz. Böylece hasta ve engelli vatandaşlarımızın, dar gelirli vatandaşlarımızın ulaşımlarına yardımcı olmuş olacağız" ifadelerini kullandı. Öte yandan ihtiyaca yönelik hizmetler doğrultusunda iki yeni tam teşekküllü aracın daha sahalarda olacağını belirten Başkan Yalım; hasta, engelli ve yaşlıların hastane ve diğer sağlık kuruluşlarına ulaşımlarını sağlamak amacıyla belediye bünyesine iki yeni araç daha kattıklarını söyledi. Tam teşekküllü iki aracın da vatandaşın tüm ihtiyaçlarına cevap verebilecek donanımda olduğunu kaydeden Yalım, böylece halkın doğrudan konforlu bir hizmet almasını sağladıklarını vurguladı.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, büyükelçilerle iftarda buluştu
24 Şubat 2026 Salı - 21:29 TBMM Başkanı Kurtulmuş, büyükelçilerle iftarda buluştu TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Filistin meselesi insanlığın ortak vicdanıdır. 25 bini aşkın Filistinli şehidin her birisi boşuna ölmemiş, boşuna hayattan koparılmamıştır. Onların her birisi insanlığın ortak hatıralarında, hafızalarında, belleklerinde yer alacak, kıyamete kadar onurlu bir milletin direnişinin sembolü olarak yad edileceklerdir. Bu çerçevede uluslararası camia olarak en temel ödevlerimizden en temel hükümlülüklerimizden birisinin de mutlaka Filistin davasında iki devletli çözüm prensibine yaklaşmak ve bu havada da uluslararası camiadaki dostlarımızın sayısını arttırmaktır" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, büyükelçilerle iftarda buluştu. Kurtulmuş, yaptığı konuşmada, "Her şeyden evvel hemen yanı başımızda Filistin’de bırakın böylesine bir salonun içerisinde iftar edebilmeyi gazetede dizlerine kadar suyun içerisinde uyduruk çadırlarının içerisinde eğer bulabildilerse yarım lokma ekmekle iftarlarını açmak zorunda kalan binlerce on binlerce Gazzeli kardeşimiz var. Hatta onların içerisinde küçük yaştan itibari İslam geleneğinde alıştırmak için sofraya misafir edilen çocukları var. Kimsesiz insanlardır. Böylesine zor bir tablonun içerisinde maalesef insanlık olarak acı bir tecrübeye sahibiz ve çok büyük iftiharlarla bu Ramazan’da da sınanıyoruz. Öncelikle bütün dünyada ve çok katmanlı olarak büyük krizlerin, kaosların yaşandığını biliyoruz. Dünya sisteminin hemen hemen her alanda büyük oluşlar içerisinde büyük devrimler yaşandığına şahit oluyoruz" dedi. Kurtulmuş, uluslararası sistemde, uluslararası ilişkilerde okutulan derslerin hiçbirisinin anlamı kalmadığını kaydederek, "Dünyanın en önemli kuralları zannettiğimiz kuralların hiçbirisinin de geçerli olmadığı bir döneme giriyoruz. Özellikle ülkelerin egemenlik haklarının rahatlıkla herhangi bir ülkenin devlet başkanının kendi yatak odasında alınarak başka bir ülkeye götürüldüğü bir dönemi üzülerek görüyoruz. Yine aynı şekilde uluslararası adalet divanında soykırım suçlusu olarak görülen ve hakkında tutuklama kararı çıkartılmış olan bir başbakanın gayet rahat bir şekilde dünyanın öte ucuna seyahat edebildiğini görüyoruz. Aynı şekilde maalesef Batı Şeria’da da Filistinlilerin mallarına, ülkelerine el koyulduğunu ve buna karşı da dünya sisteminin hiçbir şekilde sesini çıkaramadığını görüyoruz. Bırakın sesini çıkarmayı, dünyanın büyük sayılan ülkelerinden birisinin İsrail’deki büyükelçisinin Orta Doğu’daki bütün topraklarda İsrail’in hakkı vardır, bu tanrı tarafından onlara bağlı edilmiş bir devresinin de yapılan bütün bunları tecavüz ettiğini onayladığını gösteren bir utanç sözü olarak ortada durduğunu görüyoruz" dedi. Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Güçlü olanın sözünün geçtiği, güçlü olanın güçsüzü her şekilde ezmeye çalıştığı bir dünyanın kurulmasına doğru gidiyoruz demektir. Onun için bütün bu dost meclislerimizde sözü nereden açarsak açalım mutlaka üzerinde odaklanmamız gereken konu dünyada yeni, adil, hakkaniyetli, eşitlikçi bir küresel sistemin kurulması mecburiyetidir. Bu sadece Türkiye’nin vazifesi değil. Sadece bu masada yer alan değerli dostlarımızın ülkelerinin vazifesi değil. Dünyadaki bütün ülkelerin hakkaniyeti ve adaleti savunan bütün halkların ortak vazifesidir. Böyle bir sistem olmadan hiçbir ülke, ne kadar büyük olursa olsun, elindeki imkanlar ne kadar güçlü olursa olsun güvenli değildir, güvenli olamayacaktır. Onun için diyoruz ki yeni bir küresel sisteme ihtiyaç var. Temelinde yaradılan bütün insanların yaradılışta eşitliği prensibini ve bütün ülkelerinde de egemenlikte eşitliği prensibinin geçerli olduğu bir uluslararası sistemi kurma mecburiyetimiz var. Bunun için hep beraber el ele ve samimi bir şekilde çalışmak mecburiyetindeyiz. Böylesine bir dünyada Türkiye olarak biz de dünyanın belki en problemli bölgelerinden birisiyle yaşadığımızın farkındayız. Bu bölgedeki sorunların çözümü sadece günübirlik tedbirlerle ya da geçici bir takım tedbirlerle gerçekleşemez. Türkiye olarak çevremizdeki bütün dış sorunların ilkesel bazlı dış politika yaklaşımımızla yaklaşıyoruz." Filistin meselesinin Ortadoğu’nun anahtarı olduğunu belirten Meclis Başkanı Kurtulmuş, "Filistin halklarında en az bölgedeki diğer bütün halklar kadar özgür ve genel bir halk olduğunu kabul etmek insanlığın ilk şartıdır. Biz başkaları gibi ya da seçilmiş insanların yaşadığı bir ülke inancına asla birim vermez. Hiçbir halk tanrı tarafından seçilmiş değildir. Kendi sanrıları içerisinde kendi yankı odalarında konuştukları şeyleri hayata geçireceğini zannedenler yanılıyorlar. Filistin meselesi insanlığın ortak vicdanıdır. 25 bini aşkın Filistinli şehidin her birisi boşuna ölmemiş, boşuna hayattan koparılmamıştır. Onların her birisi insanlığın ortak hatıralarında, hafızalarında, belleklerinde yer alacak, kıyamete kadar onurlu bir milletin direnişinin sembolü olarak yad edileceklerdir. Bu çerçevede uluslararası camia olarak en temel ödevlerimizden en temel hükümlülüklerimizden birisinin de mutlaka Filistin davasında iki devletli çözüm prensibine yaklaşmak ve bu havada da uluslararası camiadaki dostlarımızın sayısını arttırmaktır. Çok şükür sevinerek müşahede ediyoruz ki İsrail’in zulmü ve soykırımı ne kadar şiddetlenirse şiddetlensin, insanlığın vicdanında da Filistin’e karşı sempati o kadar yükselmekte, Filistin halkıyla dayanışma ruhu o kadar yükselmektedir" dedi.
Bakan Çiftçi: "Terörle, siber zorbalıkla, organize suç örgütleriyle ve zehir tacirleriyle mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz"
24 Şubat 2026 Salı - 21:19 Bakan Çiftçi: "Terörle, siber zorbalıkla, organize suç örgütleriyle ve zehir tacirleriyle mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Terörle, siber zorbalıkla, organize suç örgütleriyle, zehir tacirleriyle ve tüm suç odaklarıyla mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde iftar programı kapsamında Jandarma, Polis, Sahil Güvenlik personelleriyle bir araya geldi. Bakan Çiftçi konuşmasında, "Cumhurbaşkanım, İçişleri Bakanlığı ailemizin kıymetli mensupları sizleri; rahmet, mağfiret ve bereketin vesilesi olan bu mübarek Ramazan’ı şerif akşamında hürmetle selamlıyorum. İlahi visalden bir koku taşıyan iftar sofrasında, bizleri birlik, beraberlik ve kardeşlik şuuruyla bir araya getiren Cenab’ı Allah’a sonsuz şükürler olsun. Rabbim, tuttuğumuz oruçları, yaptığımız ibadetleri kabul ve makbul eylesin. Bugün aramızda, gecenin karanlığında milletin huzuru için nöbet tutan, canı pahasına ay yıldızlı bayrağımızı yere düşürmeyen kahramanlarımız var. Polisimiz şehirlerin kalbindeki devriyesinde, jandarmamız dağ başındaki karakolunda, Sahil Güvenliğimiz dalgalarla mücadele eden gemilerinde ve güvenlik korucularımızın sınır hattındaki vakur duruşunda; milletimizin duası, devletimizin vakar ve kararlılığı vardır. Bin yıldır vatan bildiğimiz bu toprakların her karışında aziz şehitlerimizin hatırası, kahraman gazilerimizin izi vardır. İşte bu kahramanlar, o büyük mirasın en büyük varisleridirler" diye konuştu. "Mülkü vatan kılmanın yolu da insanı yaşatmaktan geçer" Türk bayrağının dalgalandığı her yerin vatan toprağı olduğu belirten Bakan Çiftçi, "Bizim güvenlik anlayışımız da işte bu irfanın izindedir. Güçlü ama merhametli, kararlı ama adaletlidir. Çünkü biz biliriz ki gönül kazanmak, huzuru kalıcı kılmanın en büyük yoludur. Mülkü vatan kılmanın yolu da insanı yaşatmaktan geçer. Necip milletimizi tarihin her döneminde mazluma umut yapan bu medeniyet tasavvurudur. Ramazan ayı bize sabrı, fedakarlığı ve kardeşliği öğretir. Devletimizin bekası, milletimizin huzuru için en zor koşullarda bu inanç ve şuurla; sabrı, fedakarlığı ve kardeşliği kuşanan Jandarmamız, Polisimiz, Sahil Güvenliğimiz ve Güvenlik Korucularımız büyük bir vatan sorumluluğuyla görevlerinin başındadır. İçişleri Bakanlığı olarak; şanlı bayrağımızın dalgalandığı her karış toprağımız, bizim için kutsaldır. Büyük ve güçlü Türkiye yolunda çizdiğiniz ufuk, gayretimizin ve mücadelemizin mihengi olmuştur. Bu doğrultuda; terörle, siber zorbalıkla, organize suç örgütleriyle, zehir tacirleriyle ve tüm suç odaklarıyla mücadelemizi, kararlılıkla sürdürüyoruz. Biliyoruz ki; 23 yıldır verdiğiniz mücadele, istiklalimize vurulmak istenen prangaları kırmış, ihanetleri ve kalkışmaları bertaraf etmiş, aydınlık Türkiye’yi inşa etmiştir" ifadelerini kullandı. "Ay yıldızlı bayrağımızı dalgalandırmak için azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz" Şehitleri ve gazileri rahmet ve minnetle yad eden Çiftçi, şunları kaydetti: "Görev başında iftar açan, evladının yüzünü göremeden nöbete giden, bayram sabahını karakolda karşılayan her bir kardeşime şunu ifade etmek isterim: Bu millet sizin fedakarlığınızı biliyor, görüyor ve dua ediyor. Ay yıldızlı bayrağımızı sonsuza kadar dalgalandırmak, ezanımızı bu semalarda ebediyen okutmak için aynı azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Bu sofranın; birliğimizi daha da pekiştirmesini, kalplerimizi daha da yakınlaştırmasını Yüce Rabbimden niyaz ediyorum. Rabbim tuttuğunuz nöbetleri ibadet, attığınız her adımı huzura vesile kılsın. Bu duygu ve düşüncelerle; Bizleri bu rahmet ayında, Milletin evinde iftar sofrasında buluşturan Muhterem Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum. Aziz vatanımız uğruna şehadete eren tüm şehitlerimizi, rahmet, minnet ve saygıyla yad ediyor, kahraman gazilerimize sağlık ve afiyetler diliyorum. Sizleri bir kez daha hürmetle selamlıyorum."