POLİTİKA
29 Mart 2026 Pazar - 17:26 BBP Genel Başkanı Destici, Erzurum kongresinde konuştu: Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Türkiye’nin hiçbir emperyal ajandanın veya haksız bir işgal stratejisinin "cephe ülkesi" olmayacağını ifade ederek, "Türkiye, ne yapılmak istendiğinin bilincinde, tecrübeli, basiretli ve güçlü bir Cumhurbaşkanına ve yönetime sahiptir" dedi. İbrahim Erkal Kültür Merkezi’nde düzenlenen BBP 13. İl kongresinde konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, yaklaşık bir aydır devam eden ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve bölgede yaşanan süreci değerlendirdi. İçinden geçtiğimiz sürecin bölgemizde güç dengelerinin yeniden şekillendiği, stratejik denklemlerin yeniden yazıldığı bir süreç olduğunu anlatan BBP Genel Başkan Mustafa Destici, "Sadece askeri değil; dezenformasyon, algı yönetimi, psikolojik harp unsurları ve dijital/siber alanı kapsayan çok boyutlu bir enformasyon mücadelesinin yürütüldüğü kritik bir eşiktir. Bu toz duman içerisinde "son günler" Türkiye Cumhuriyeti’nin duruşu, bazı kesimlerce speküle edilmeye çalışılsa da, esasen devletimiz tek bir pusulaya odaklıdır: o da Tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti ve sarsılmaz milli egemenliktir" dedi. Son dönemde bölgemizdeki krizin uzaması ihtimaline binaen dile getirilen "geniş koalisyon" tartışmaları, kamuoyumuzda bazı soruları beraberinde getirdiğini ifade eden BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Şunun altını net bir şekilde çizmek gerekir: Türkiye, hiçbir emperyal ajandanın veya haksız bir işgal stratejisinin "cephe ülkesi" olmamalıdır ve olmayacaktır. Bu çerçevede, Türkiye’nin herhangi bir askeri veya siyasi angajmana dahil olması ancak uluslararası hukukun meşruiyet zemini, doğrudan milli güvenlik tehdidi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin iradesiyle, Cumhurbaşkanımız ve hükümetin kararıyla mümkün olabilir" diye konuştu. "Birilerinin bölgedeki vekalet savaşları üzerinden kurguladığı koalisyon senaryoları, Türkiye’nin milli çıkarları ve bölgesel barış vizyonuyla uyuşmadığı sürece bizim için sadece birer dış gözlemdir" diyen Genel Başkanı Destici konuşmasını şöyle sürdürdü; "İsrail’in saldırgan tutumu karşısında Türkiye ve Türk Milleti olarak sergilediğimiz ilkeli duruş, sadece söylemde değil, bölgedeki dengeleri koruma gayretimizde de vücut bulmaktadır. Ne ABD-İsrail saldırılarının yanında taraf olmalıyız ne de İran karşıtı blok diye oluşturulmaya çalışılan yapı içinde aktif bir şekilde yer almalıyız. Tarafsızlığımızı korumalı ve tarafsızlık sıfatımız algısına zarar verecek hamlelerden ve siyaset dilinden uzak durmalıyız. Bizim için asıl olan, komşularımızın istikrarsızlaştırılması üzerinden ülkemize yönelebilecek tehditlerin önüne geçmektir. Bilhassa saldırgan ABD ve İsrail kaynaklı hem de resmi ve gayri resmi ağızlardan gelen "Sıradaki hedef Türkiye" tehditlerinin farkındayız ve daha da mühimi devlet aklımız, şüphesiz ve tereddütsüz her türlü senaryoya karşı en üst düzeyde teyakkuz halindedir. Bu kapsamda sınır ötesi risk projeksiyonları, göç dalgaları, terör örgütlerinin yeniden yapılandırılması ve enerji arz güvenliği gibi başlıklar devletimiz tarafından bütüncül bir güvenlik perspektifiyle ele alınmaktadır. Kamuoyunda son günlerde artış gösteren; ülkemizde yeni askeri kapasite artırımları veya yabancı güçlere ait yeni üs inşaatları gibi spekülasyonlara dair de bir çift sözümüz bulunmaktadır. Türkiye, NATO üyesi bir devlet olmanın getirdiği sorumlulukları, kendi egemenlik haklarının önüne hiçbir zaman geçirmemiştir, geçirmeyecektir. Topraklarımızdaki her askeri varlık, sadece ve sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin kontrolünde ve milli güvenlik doktrinimize hizmet ettiği sürece mevcudiyetini sürdürebilir. Milli üniter yapımıza ve egemenlik haklarımıza aykırı hiçbir planın parçası olmamız katiyen söz konusu değildir." Gelinen aşamada ne NATO’dan, ne Ankara’dan, ne de uluslararası güvenilir kaynaklardan "Türkiye topraklarına 40 bin NATO askeri konuşlandırılacak" iddialarını doğrulayan resmi bir bilgi bulunmadığını belirten Destici; "Her şey genellikle sosyal medya da yoğunluk gösteren iddialardan ibaret. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz diyenler olabilir. Devletimiz, güvenlik politikalarının doğası son günlerde bilhassa sosyal medyada artan spekülasyon ve iddialar karşısında bazen sessiz kalmayı tercih edebilir. Ancak biliyoruz ki, bilgi çağında oluşan her boşluk, psikolojik harp unsurları tarafından gerçek dışı iddialarla doldurulmaya müsaittir. Binaenaleyh Buradan ilan ediyoruz: Sivil ve askeri makamlarımız, halkımızın tatmin olacağı, şeffaf ve berrak bir bilgilendirme sürecini kararlılıkla devreye sokmalıdır. Kamuoyu indinde dezenformasyona ve spekülasyonlara yol açan iddialara karşı anlaşılır ve şeffaf bir şekilde "resmi" açıklamalar yapılmalıdır. Bu günlerde panik atmosferine yer yoktur; çünkü Türkiye, ne yapılmak istendiğinin bilincinde, tecrübeli, basiretli ve güçlü bir Cumhurbaşkanına ve yönetime sahiptir. Sonuç olarak; bu saatten sonra Türkiye’nin ihtiyacı olan şey panik değil, sağduyulu bir "berrak akıl"dır. Bizler, ne batı merkezli bir dayatmanın figüranı, ne de bölgesel kaos planlarının sessiz izleyicisiyiz. Devlet Kendi stratejik ortaklıklarını yönetebilir. Lakin yönetirken, bağımsızlığımızdan ve milli onurumuzdan asla ödün vermeyecek anlayışta olduğumuzu tüm dünyaya bir kez daha hatırlatıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti, tarihî tecrübesi, kurumsal kapasitesi ve Türk milletinin iradesiyle bu tür küresel kırılma anlarından güçlenerek çıkma potansiyeline sahiptir. İnşallah bu sıkıntılı günlerde de üstümüze başımıza emperyalistlerin ve Türkiye’ye hasım olanların atacağı çamur ve pisliklere mani olup yüzümüzün akıyla ülkemizi ve milletimizi rengini şehitlerimizin kanından alan, ay yıldızlı al bayrağımız altında tek ve birlik içinde ayakta tutacağız. Diri olacağız. Birlik içinde olacağız. Büyük birlik olacağız" şeklinde konuştu. Genel kurul sonunda BBP İl kongresinde mevcut başkan Ahmet Eşref Yılmaz yeniden il başkanlığına seçildi. Kongreye AK Parti İl Başkanı Av. İbrahim Küçükoğlu, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, AK Parti Palandöken ve Aziziye ilçe başkanları, STK temsilcileri ile çok sayıda partili katıldı.
Bakan Tunç: "Yargıyı birilerinin arka bahçesi olmaktan çıkardık, darbeciden kurtardık, milletin yargısı haline getirdik"
04 Aralık 2025 Perşembe - 19:15 Bakan Tunç: "Yargıyı birilerinin arka bahçesi olmaktan çıkardık, darbeciden kurtardık, milletin yargısı haline getirdik" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 560 milyon TL bedelli, 35 bin metrekare alan üzerine inşa edilecek Bayburt Adalet Sarayı temel atma törenine katıldı. Bakan Tunç, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yargıyı birilerinin arka bahçesi olmaktan çıkardık, vesayetçiden kurtardık, darbeciden kurtardık, milletin yargısı haline getirdik" dedi. Bakan Tunç, Bayburt’taki temasları kapsamında yapımına başlanan Bayburt Adalet Sarayı temel atma törenine katıldı. Tunç, yaptığı konuşmada, "Geçen sene tam bu zamanlar valimiz, milletvekilimiz, belediye başkanımız hep beraber geldiler, ‘Bayburt’ta yeni bir adliye binası istiyoruz’ dediler. Biz de ‘Bayburt için ne yapsak azdır’ dedik. Yatırım programına aldık, projelerini ve ihale süreçlerini tamamlayarak 2025 yılını bitirmeden temelini atalım dedik. Bugün de bu güzel günde temelini atıyoruz" dedi. Yeni adliye sarayının 600 gün içinde, kış şartlarının elverişsizliğine rağmen hedeflenen tarihten önce tamamlanarak 2027 yılının ilk aylarında hizmete alınmasının planlandığını belirten Bakan Tunç, ayrıca yargı reformu çalışmalarının da devam ettiğini vurguladı. "Ceza adaleti sisteminin etkinliği toplumsal huzurun teminatıdır" Bakan Tunç, Yargı Reformu Strateji Belgesi ve çıkarılması planlanan yeni yargı paketlerine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "5 temel amacımız, 264 hedefimiz var ve özellikle ceza adaleti sisteminin etkinliğinin arttırılması ile ilgili hedefi önemsiyoruz. Çünkü toplumsal barış ve huzurun teminatı ceza adaleti sisteminin daha etkin işlemesinden geçiyor. 11. Yargı Paketi, ceza adaleti sisteminin etkinliğinin arttırılmasına yönelik önemli düzenlemeler içeriyor. 38 maddeden oluşan bu teklif AK Parti grubunca meclis başkanlığına sunulmuştu. Meclis Başkanlığı, adalet komisyonuna sevk etti, dünden itibaren teklif meclis adalet komisyonumuzda 11. Yargı Paketi ile ilgili görüşmeler devam ediyor. Bu paket ceza adaleti sisteminin etkinliğini arttırmaya yönelik. 12. Yargı Paketi’nin hazırlıklarını da yine milletvekillerimizle paylaştık. Onlar teklif üzerinde çalışmalarını sürdürüyorlar. Hukuk ve idari yargılama süreçlerinin hızlandırılması ile ilgili kanun teklifimizde önümüzdeki günlerde inşallah meclisimizin gündemine gelecek." "’Bugün yargı taraflı, bağımlı hale geldi’ diyenler, bize geçmişi unutturmaya çalışıyorlar" "Türkiye Yüzyılı’nı adaletin yüzyılı yapmanın gayreti içerisinde çalışmalarımızı büyük bir gayret içerisinde sürdürüyoruz" diyen Bakan Tunç, "’Eskiden yargı tarafsızdı, bağımsızdı, bugün yargı taraflı, bağımlı hale geldi’ diyenler, bize geçmişi unutturmaya çalışıyorlar. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yargıyı birilerinin arka bahçesi olmaktan çıkardık, vesayetçiden kurtardık, darbeciden kurtardık, milletin yargısı haline getirdik. 28 Şubat’ta cübbelerini adeta o darbecilerin, vesayetçilerin önüne seren, onlara kol kanat geren darbeci anlayıştan biz bu ülkenin yargısını kurtardık. Geçmişteki yargı sistemi ile bugünkü yargı sistemi arasındaki fark bu. Sizler bunu çok iyi biliyorsunuz değerli Bayburtlu hemşehrilerim. Darbecilerin yargılanamayacağına dair anayasada hüküm vardı, sizler kaldırdınız. Yıllar sonra 12 Eylül darbecilerinin milletin huzurunda yargılanmasını siz sağladınız. Başörtülü üniversite birincisi kızlarımızın kürsülerden yaka paça indirilmesine neden olan o darbecilerin bağımsız, tarafsız Türk yargısı huzurunda hesap vermelerini sizler sağladınız. Ülkemizin geldiği noktayla gurur duyuyoruz ama ülkemiz daha fazlasına layık bu ülke" ifadelerini kullandı. "Türkiye’yi terörün her türlüsünden kurtaracağız" Terörsüz Türkiye sürecine de değinen Bakan Tunç, Terörsüz Türkiye hedeflerine gölge düşürenlere, süreci sabote edenlere fırsat vermeyeceklerini bildirdi. Bakan Tunç, "Terörsüz Türkiye sürecini bir yıldan bu yana konuşuyoruz. Büyük mesafe aldık. Terör örgütünün kendini feshetme kararı ile beraber silahların bırakılması süreci şu anda izleniyor. Bu süreci sabote etmek isteyenler içeride dışarıda var. Türkiye’yi huzursuz etmek isteyenler, Türkiye’nin gelişmesini ve kalkınmasını önlemek isteyenler o şer şebekelerine karşı uyanık olacağız. Süreci baltalamak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz. Türkiye’yi, terörün her türlüsünden kurtaracağız inşallah. Hem içeride hem dışarıda kurtaracağız. Bu mücadele sonuna kadar devam edecek ve çocuklarımıza, gençlerimize daha huzurlu bir geleceği armağan edeceğiz" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından İl Müftüsü Bayram Danacı tarafından dua edildi. Daha sonra Bakan Tunç, il protokolü ile birlikte butona basarak, yeni adliye binasının temelini attı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcıları Zonguldak’ta
04 Aralık 2025 Perşembe - 18:26 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcıları Zonguldak’ta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcıları Ahmet Aydın ve Faruk Özçelik, 4 Aralık Dünya Madenciler Günü dolayısıyla "Emeğin Başkenti" Zonguldak’a ziyaret gerçekleştirdi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcıları Ahmet Aydın ve Faruk Özçelik, Zonguldak Valiliğini ziyaret etti. Ardından AK Parti İl Başkanlığını ziyaret eden bakan yardımcıları burada teşkilat üyeleri ile buluştu. Ziyaretin ilk durağı olan AK Parti Zonguldak İl Başkanlığı’nda konuşan İl Başkanı Mustafa Çağlayan, bakan yardımcılarını ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Çağlayan, "Böylesine önemli bir günde Zonguldak’ta olmanız şehrimiz adına önemli bir gelişmedir. Çalışma şartlarının iyileştirilmesi noktasında bizlere çok büyük destekler verdiniz. Bizler de bakanlarımızın yapmış olduğu çalışmaları kapı kapı anlatmaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Özlük haklarında devrim niteliğinde adımlar attık" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, Zonguldak’ın Türkiye’nin kalkınmasındaki rolüne dikkat çekti. Madenciliğin zorluklarının farkında olduklarını belirten Aydın, geçmişten bugüne yapılan yasal düzenlemeleri hatırlattı. Aydın, "Bugün 4 Aralık Dünya Madenciler Günü. Biz de bu önemli özel gün münasebetiyle alın terinin, emeğin ve fedakarlıkların şehri olan Zonguldak’a geldik. Zonguldak’ın Türkiye’nin gelişiminde, güçlenmesinde, kalkınmasında çok ciddi emeği var, gayreti var. Biz bunu çok iyi biliyoruz. Madencilik toprağın onlarca yüzlerce metre altına bir umutla inen Türkiye’de ülkesine en zor şartlar altında dahi hizmet veren ve gerçekten o emeğini, o alın terini kömür karasıyla adeta yoğuran bir kent. Madencilerimizin zor şartlar altında çalıştığını biliyoruz. Biz de bu zorlukları kolaylaştırmak emeğin hakkını vermek, güvenli bir çalışma ortamında onları çalıştırmak maksadıyla bir dizi kolaylaştırıcı düzenlemeler de yaptık geçmişten bugüne. Çalışma saatlerinin 45 saatten 37 buçuk saate haftalık çalışma süresinin düşmesinden fazla çalışma yasağının getirilmesine kadar. Özlük haklarında iyileştirmeler yapıldı. Aylıkların en düşüğünün en az iki kat asgari ücret olma zorunluluğu gibi pek çok alanda ciddi düzenlemeler yaptık. Güvenli çalışma ortamını sağlamak anlamında iş sağlığı ve güvenliği noktasındaki mevzuatımızı hep güçlendirdik. Denetimleri artırıldık. İşte kıdem şartında bunları muaf tuttuk. 6 aylık kıdem şartlarında gibi. Benzeri pek çok noktada madencilerimizin çok daha rahat, çok daha güvenli bir ortamda çalışması, emeğinin karşılığını alması adına da hakikaten ciddi çalışmalar yaptık. Tabii biz onların emeğini biliyoruz. Kolay değil. O zorlukların farkındayız. Elbette ki yetmez. Daha da yapılacak şeyler var. O konuda da ciddi çalışmalar geçmişten bugüne kadar nasıl ki iyileştirmeler yapıldı, bugünden de daha sonrasında da iyileştirilmeler elbette imkanlar ölçüsünde yapılmaya devam ediyor" dedi. "Kendimizi amelelerden biri gibi hissediyoruz" Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik ise Zonguldak’ı "Madencilerin kenti, madenin başkenti" olarak nitelendirerek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesindeki Amele Birliği’nin önemine değindi. Özçelik, "Biz bugün madencilerin kentine, madenin başkentine geldik. Böyle bir günde madencilerle birlikte olmaya geldik. Şükürler olsun bizim Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde Amele Birliği var burada. Amele Birliği’nde 8 bine yakın madenci üyesi var. Zonguldak’a bir nevi mührünü olan hem madenci olarak hem amele sıfatıyla biz de hepimiz bir amele ruhuyla çalışarak şimdiye kadar kendimizi de o amelelerden biri gibi hissederek hep birlikte bugünü geçirme arzusuyla Bakan Yardımcısı Ahmet bey ile beraber geldik. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın bizim faaliyetlerinden az çok kamuoyundan, ekranlardan bakanımızın çalışmalarını takip ediyoruz. Yereldeki hizmetlerden takip ediyoruz. Elimizden geldiğince sizlere layık olmaya çalışıyoruz. Bir dayanışma içerisinde, bir kaynaşma içerisinde inşallah hep birlikte en yüksek noktaya taşımaya çalışıyoruz" dedi. Bakan yardımcıları maden ocağına indi Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Üzülmez Müessesesi’ne ziyaret eden Bakan Yardımcıları Aydın ve Özçelik, burada işçilere ikram edilen çorbadan içti. Heyet daha sonra 4 Aralık Dünya Madenciler Günü kapsamında maden işçileriyle vardiyada buluşmak üzere maden ocağına indi.
Başkan Er: "Malatya eskisinden daha güzel oluyor"
04 Aralık 2025 Perşembe - 18:04 Başkan Er: "Malatya eskisinden daha güzel oluyor" Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya’nın 6 Şubat 2023 depremleri sonrası küllerinden yeniden ayağa kalktığını ifade ederek, "Yeni bir Malatya oluşuyor, eskisinden daha güzel olacak" dedi. Başkan Er, personel buluşmaları kapsamında Büyükşehir İtfaiye Dairesi Başkanlığında itfaiye erleri ile bir araya geldi. İtfaiye Hizmetleri Dairesi Başkanı Ömer Çoban, 23 şubede 256 personel, 57 araç ile 7/24 görevlerini ifa ettiklerini söyledi. 2025 yılında şu ana kadar 5 bin 382 yangın ve kurtarma faaliyetlerinin olduğunu kaydeden Çoban, şu bilgileri paylaştı: "Yaklaşık 5 bin 900 tehlike arz eden maddeler, su vermeler gibi görevlerimiz oldu. Malatya’mızda bin 250 iş yerinin yangında koruma yönetmeliği çerçevesinde denetimini sağladık. Eğitim noktasında yaklaşık 258 noktada 36 bin vatandaşımıza ulaştık. Yangında korunmayla ilgili eğitim ve tatbikatlar yaptık. Ben arkadaşlarımızın huzurunda tekrar bize vermiş olduğunuz kıymet ve değerden dolayı teşekkürlerimi arz ederim. Göreve geldiğinizden buyana 10 itfaiye binamızdan 3’ü bitmek üzere, diğerlerinin ise ihale ve yapım süreçleri devam ediyor. Sizlerin destekleri ile itfaiye araç parkurumuzu da ciddi anlamda güçlendirdik." İtfaiye personelinin özellikle deprem dönemindeki kahramanlıklarını yakından gördüklerini ifade eden Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "Depremin en sarsıcı günlerinde sergilediğiniz o insanüstü gayreti, o gözü pek duruşu asla unutmadık. Her mesleğin bir ağırlığı vardır; fakat itfaiyecilik hem tehlikenin tam kalbine yürümek hem de canı ve malı ateşin içinden çekip almak demektir. Hepinizden Allah razı olsun. Bugün buraya gelişim, siz kıymetli kardeşlerimle hasbihal etmek, hem de yapılan çalışmalar ile ilgili almak" dedi. Başkan Er, Malatya’nın yeniden inşa sürecinin tamamlanma aşamasında olduğuna işaret ederek, "Tarihi bir süreçten geçiyoruz. Emin olun, bu süreçte yapılan her fedakarlık tarihe not düşülecektir. Malatya küllerinden yeniden doğuyor. Yeniden, daha güçlü bir şekilde ayağa kalkıyor. İnşallah geleceğimiz geçmişimizden daha güzel olacak. Yaptığımız çalışmalar ile ilgili sunumlar yapıyoruz. Hemsehrilerimiz bizlere teşekkür ediyor. Bu teşekkür bana değil, hepimize. Burada şunu ifade etmek istiyorum. Malatya’mız için taş üstüne taş koyan herkesten Allah razı olsun. Ne yaptıysak sizlerle yaptık ve yine ne yapacaksak da sizlerle yapacağız" diye konuştu.
Başkan Gündüz: ’’MHP Genel Başkanımız biz şehit ve gazi ailelerinin kırmızı çizgisidir’’
04 Aralık 2025 Perşembe - 17:18 Başkan Gündüz: ’’MHP Genel Başkanımız biz şehit ve gazi ailelerinin kırmızı çizgisidir’’ Terör gazisi, 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri, Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz, MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’nin şehit ve gazi ailelerinin kırmızı çizgisi olduğunu söyledi. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik nezaketsiz, tahrik edici ve hadsiz ifadeleri şiddetle kınadıklarını belirten Gündüz, ‘’Türk devletinin topraklarında, Türk milletinin egemenliği altında gerçekleşen bir ziyareti bahane ederek Türkiye Cumhuriyetinin milli duruşunu temsil eden bir lidere dil uzatmak kimsenin haddine değildir. Bahçeli’nin, Türkiye’nin itibarını ve devlet egemenliğini savunan açıklamasına ‘şovenizm’ diyebilecek kadar ileri gidenler şunu iyi bilmelidir bu vatanın kimseye verilecek hesabı yoktur. Türkiye’de protokolü, güvenlik şartlarını ve söz hakkını Türk devleti belirler. Misafir olan, ev sahibine saygı duymayı öğrenir. Barzani Ofisi’nin ‘hidayet’ gibi dini kavramları kötü niyetli bir benzetmeye malzeme etmesi ise sadece seviyesizliğin göstergesidir. Türk milleti affeder ama vatanına, bayrağına ve devlet adamlarına uzanan dili asla unutmaz. Unutulmasın, Devlet Bahçeli, 50 yılı aşkın siyasi ömrünü Türk milletinin bekasına adamış bir liderdir. Bu topraklarda şehit kanı vardır, misafirlerin şov yapacağı bir sahne değil. Türkiye Cumhuriyetinin şeref ve haysiyeti, hiçbir sözde yönetimin önünde eğilmez. Kimse, bu aziz millete milliyetçilik dersi veremez. Kimse, Türkiye’ye parmak sallayamaz. Biz bugün de yarın da Devlet Bahçeli’nin devlet onurunu savunan duruşunun yanındayız. Gerisi laf-ı güzaftır. Ne mutlu Türküm diyene’’ dedi.
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplandı
04 Aralık 2025 Perşembe - 17:14 Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplandı TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, 19. toplantısını gerçekleştirdi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplantısında TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un konuşmasından sonra CHP Grup Başkanvekili Murat Emir söz aldı. Komisyon raporunun geniş bir rapor olması gerektiğini söyleyer Emir, CHP’nin önerilerini şöyle sıraladı: "AYM ve AİHM kararlarının uygulanması amacıyla idari ve siyasi engellerin kaldırılması, hak ve özgürlüklerin kullanılmasının önündeki engellerin kaldırılması, Kürt sorununun çözümü için demokratik siyaset ortamının oluşturulması, kayyım uygulamalarına son verilmesi, siyasetin yargıya müdahalesine son verilmesi, 19 Mart’ta tutuklanan tüm siyasetçilerin serbest bırakılması, kadına ve çocuklara karşı şiddetle etkin mücadele edilmesi, yargı ve infaz sistemindeki antidemokratik uygulamalara son verilmesi, devletin inançlara karşı tarafsız olduğu bir düzenin hayata geçirilmesi ve güvenlik bürokrasisinde çalışan sivil memurların özlük haklarının iyileştirilmesi." TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, İmralı ziyaretinin tutanakları hakkında bilgi sahibi olmadan rapora dair önerilerde bulunmanın doğru olmadığına işaret etti. DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, İmralı görüşmesi hakkında komisyona bilgilendirme yapılmadığını belirterek, komisyona bilgilendirme yapılmasını istedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Trabzon Milletvekili Mustafa Şen, örgütün kendi varlığına son verdiğine devletin ilgili birimlerinin somut delillerle kanaat getirmesiyle, devletin ilgili otoritesinin ‘bundan sonra terör yoktur’ demesiyle Meclis’in süreç kapsamındaki kanunu çıkarılabileceğini kaydetti. Şen, "Örgüt üyeliği bir suç. Örgüt kendini feshettiyse suç ortadan kalkar. Aynı şekilde ’yardım ve yataklık’ suçu da düşer. Yargılama devam ediyorsa da mahkeme düşer. Bu suçlar kapsamında tahliye olanlara ya da hayata katılanlara 5 yıllık adli takip öneriyoruz. Örgüte üyelik dışındaki ‘terör’ faaliyetlerine bulaşmış kişilere dair de Türkiye’de bulunmaları halinde TCK geçerli olacak. Ancak örgütün kendini feshetmesi sebebiyle kamu vicdanını incitmeyecek cezai indirimler öneriyoruz" dedi. Şen ayrıca, "Terör örgütü kendi faaliyetine son vermiştir. Dolayısıyla o sebeple bir belediyeye kayyım atanmışsa, artık o uygulamanın düşmesi gerektiği kanaatimizi paylaşıyoruz." MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Feti Yıldız ise, silahların teslim edilerek imha edilmesinin kolluk güçleri tarafından tespit edilmesinden sonraki süreçte bütün sorunların el birliği ile çözüleceğine işaret etti.
Bakan Memişoğlu: "Savunma sanayisi gibi sağlık sanayisini de güçlendiriyoruz"
04 Aralık 2025 Perşembe - 17:13 Bakan Memişoğlu: "Savunma sanayisi gibi sağlık sanayisini de güçlendiriyoruz" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" programı kapsamında ziyaret ettiği Kırıkkale’de sağlık altyapısının yeni yatırımlarla daha da geliştirileceğini belirterek, "Türkiye sağlık teknolojisi konusunda da büyük bir yol katetmeye başladı. Savunma sanayisi gibi sağlık sanayisini de güçlendirmeye çalışıyoruz, o yolda ilerliyoruz" dedi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" programı kapsamında Kırıkkale’yi ziyaret etti. Bakan Memişoğlu, Kırıkkale Valiliği’nde Vali Mehmet Makas, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Ali Durmuş, Belediye Başkanı Ahmet Önal ve il protokolü tarafından karşılandı. Ziyareti sırasında açıklamalarda bulunan Bakan Memişoğlu, Kırıkkale’de bugüne kadar 17 sağlık merkezinin hizmete açıldığını belirterek, "Kırıkkale sağlık anlamında hem üniversitesi hem de Eğitim ve Araştırma Hastanesiyle güçlü bir hizmet sunuyor. Daha iyi olması için yapılacak çalışmaları görüşecek, ziyaretler gerçekleştirecek ve istişarelerde bulunacağız" dedi. "Savunma sanayisi gibi sağlık sanayisini de güçlendirmeye çalışıyoruz" Türkiye’nin sağlık teknolojileri alanında büyük ilerleme kaydettiğini ifade eden Memişoğlu, Makine Kimya Enstitüsü’nün bulunduğu Kırıkkale’nin sağlık sanayisi için de stratejik bir öneme sahip olduğunu dile getirdi. Memişoğlu, "Şimdiye kadar 17 sağlık merkezi yapılmış. Kırıkkale, Makine Kimya Enstitümüzün merkezi. Savunma sanayisiyle ilgili birçok altyapı, üretim tesislerimiz var. Türkiye sağlık teknolojisi konusunda da büyük bir yol katetmeye başladı. Savunma sanayisi gibi sağlık sanayisini de güçlendirmeye çalışıyoruz, o yolda ilerliyoruz. ASELSAN’dan dijital röntgen cihazlarını teslim aldık" diye konuştu. "Birçok malzemeyi yerli ve milli olarak üretmeyi hedefledik" Türkiye’nin sağlık hizmetleri kadar sağlık bilimi ve teknolojisini de üretebilecek insan gücüne sahip olduğunun altını çizen Bakan Memişoğlu, "İnşallah birçok cihazı, birçok ilacı, birçok malzemeyi yerli ve milli olarak üretmeyi hedefledik. Bu konuda Cumhurbaşkanımızın da söylediği gibi koruyan, geliştiren ve üreten sağlık sistemimizle ’Sağlıklı Türkiye Yüzyılı’nı oluşturmaya çalışıyoruz. Türkiye, sağlık hizmetleri kadar sağlığın bilimini, teknolojisini üretebilir kapasiteye ve insan gücüne sahip. Bu konuda gece gündüz çalışmaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. Öncelikli hedeflerinin toplumun hastalanmadan sağlıklı kalmasını sağlamak olduğunu dile getiren Memişoğlu, doğru beslenme, hareketli yaşam ve bağımlılıktan uzak durmanın önemine dikkat çekerek, "Aile sağlığı ve sağlıklı hayat merkezlerimizle vatandaşımıza destek olacağız. Hastalandıklarında ise en güçlü sağlık ordusu ve altyapısıyla yanlarında olacağız" dedi. Bakan Memişoğlu, açıklamalarının ardından basına kapalı olarak gerçekleştirilen "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı Sağlık Yöneticileri Toplantısı"na katıldı.
Bakan Bolat: "Libya ile ilişkilerimizi güçlendirmek, firmalarımızın sahadaki varlığını artırmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz"
04 Aralık 2025 Perşembe - 16:23 Bakan Bolat: "Libya ile ilişkilerimizi güçlendirmek, firmalarımızın sahadaki varlığını artırmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Libya ile ilişkilerimizi daha da güçlendirmek, firmalarımızın sahadaki varlığını artırmak ve ülkemizin dış ekonomik vizyonuna katkı sunmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi. Bakan Bolat, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Libya Devleti Milli Birlik Hükümeti Ulaştırma Bakanı Muhammed Şahubi ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini duyurdu. Bolat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde müteahhitlikten lojistiğe, ihracattan yatırım iş birliklerine kadar geniş bir alanda Libya ile ilişkileri daha da güçlendirmek, firmaların sahadaki varlığını artırmak için çalışmaları kararlılıkla sürdüreceklerini açıkladı. Bakan Bolat, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Libya Devleti Milli Birlik Hükümeti Ulaştırma Bakanı Sayın Muhammed Şahubi ile bugün verimli bir telefon görüşmesi gerçekleştirdik. Ekim ayında yaptığımız toplantıda, Türk müteahhitlerinin Libya’daki faaliyetlerine ilişkin karşılıklı mutabakatımız çerçevesinde kaydedilen gelişmeleri ele aldık ve kısa vadede birlikt atacağımız somut adımları kararlaştırdık. Türkiye’nin bölgesel kalkınmaya katkı sunan güçlü müteahhitlik birikimi, dost ve kardeş Libya’da da her zaman olduğu gibi karşılıklı kazanç anlayışıyla firmalarımızca sürdürülmeye devam edecektir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde müteahhitlikten lojistiğe, ihracattan yatırım iş birliklerine kadar geniş bir alanda Libya ile ilişkilerimizi daha da güçlendirmek, firmalarımızın sahadaki varlığını artırmak ve ülkemizin dış ekonomik vizyonuna katkı sunmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz."