Son Dakika
|
ASAYİŞ
İzmir’deki polis merkezi saldırısı davasında ara karar açıklandı
Pezeşkiyan: "Lübnan'a yönelik saldırı, ateşkes anlaşmasının açık bir ihlalidir"
TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan ara seçim açıklaması
Manş Denizi'nde göçmen faciası: 4 ölü
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "Ateşkes Lübnan'ı da kapsamalı"
Yusuf Güney gözaltına alındı
İsrail ordusu: "Hizbullah lideri Naim Kasım'ın yeğeni Beyrut'ta öldürüldü"
İspanya, Tahran Büyükelçiliği'ni yeniden açıyor
İsrail'in kapattığı Mescid-i Aksa, 41 gün sonra yeniden ibadete açıldı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Khartoum’s Marina Park Reopens After Years of War
İran: "Ateşkes ihlaline karşılık verecektik, Pakistan devreye girdi"
Şarkıcı Yusuf Güney tutuklandı!
İngiltere: "Rusya, İngiliz sularında ve çevresinde denizaltı operasyonu yürüttü"
Manş Denizi'nde göçmen faciası: 4 ölü
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "Ateşkes Lübnan'ı da kapsamalı"
Yusuf Güney gözaltına alındı
Kendilerini polis ve savcı olarak tanıtıp 2 milyon liralık vurgun yaptılar
POLİTİKA
Bakan Bak Akkuyu NGS’de konuştu: "Büyüyen, gelişen, güçlü bir Türkiye var"
09 Nisan 2026 Perşembe - 18:55:14
Mersin’de yapımı süren Akkuyu Nükleer Güç Santrali’ni (NGS) mühendis adaylarıyla ziyaret eden Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "İran ile İsrail ve Amerika arasındaki savaş sürecinde Hürmüz Boğazının kapatılması, dünyada enerji güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu ifade eden bir süreç oldu. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür ediyoruz; gerçekten bugüne kadar ne kadar önemli adımlar attığını görüyoruz "dedi. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, ’Genç Enerji-Akkuyu Nükleer Programı’ çerçevesinde Gülnar ilçesinde yapımı devam eden Akkuyu NGS’yi, Diyarbakır’dan gelen mühendislik fakültesi öğrencileri ile gezdi. Akkuyu Eğitim Merkezinde bilgi alan Bakan Bak, öğrencilerin izlenimlerini de sordu. Öğrenciler, Türkiye’nin enerji ihtiyacının yüzde 10’unun karşılayacak NGS’yi ziyaret edip önemli bir tecrübe elde etme fırsatı yakaladıklarını söyledi. Daha sonra santralin seyir terasına geçen Bak, Akkuyu Nükleer A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh ve diğer yetkililerle görüştü, öğrencilere katılım belgesi vererek onlarla özçekim yaptı. Bugün gençlerle beraber Türkiye’nin nükleer yatırımlarının en önemlisi olan Akkuyu Santralini ziyaret ettiklerini belirten Bakan Bak, "Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak Enerji Bakanlığımızla beraber ortak yürüttüğümüz ’Genç Enerji’ projesi çerçevesinde geçen yıldan itibaren üniversitelerden yaklaşık 200 öğrenci nükleer santrali ziyarete getirilmişti. Bu yılki yapılan planlamada ülkemizin mühendislik bölümlerinde okuyan yaklaşık 500 öğrencimizi buraya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Cumhurbaşkanımızın ne kadar önemli adımlar attığını görüyoruz" Çukurova Basketbol Takımının Avrupa Kupası finalini de Mersin’de izleyeceklerini belirten Bakan Bak, "Hem onu izlemeye geldik hem de gençlerimizle beraber buradaki çalışmaları yerinde görmeye geldik. Gerçekten ülkemiz açısından da önemli. Ben de tabii kendim makine mühendisiyim. O zaman okuduğumuz yıllarda nükleer enerji kürsüsü vardı bizim Teknik İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi’nde. Oraya gitmiştim nükleer kürsüye, sormuştuk; ’İşte nükleer çalışmak istiyorum, santral var mı?’. Tabii ülkemizde santral olmadığı için ben fikrimi değiştirmiştim o zaman otomotiv ve endüstri mühendisliği üzerine çalışmaya karar vermiştim. Ama şimdi çok şükür gençlerimizin heyecanını gördük, burada onlara santralin nasıl işlediğini anlattılar. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür ediyoruz; gerçekten bugüne kadar ne kadar önemli adımlar attığını görüyoruz" diye konuştu. "Büyüyen, gelişen, güçlü bir Türkiye var" Dünyada yaşanan krizlerde de enerji arzının ne kadar önemli olduğunun ortaya çıktığını kaydeden Bak, "İran ile İsrail ve Amerika arasındaki bu savaş sürecinde Hürmüz Boğazının kapatılması, dünyada enerji güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu ifade eden bir süreç oldu. Ülkemizin yaklaşık elektrik ihtiyacının yüzde 10’u gibi bir kapasitesini karşılayacak olan tesisi canlı olarak görmek de çok heyecan verici bir mühendis olarak. Bütün gençlerimizi heyecanlandırdı. Onların soruları oldu, ilgililerden cevaplarını aldılar, kafalarında enerjiyle ilgili konular ortaya çıktı. Bu ülkenin enerjiye ihtiyacı var. Büyüyen, gelişen, güçlü bir Türkiye var. Savunma sanayinden teknolojiye kadar pek çok alanda. Ama enerji konusunda da çok büyük yatırımlar yapıldı. Hem hidrolik yatırımlar hem güneş enerjisi hem rüzgar başta olmak üzere yatırımlar yapıldı. Bu da nükleer kısmı. Bundan sonraki süreçte inanıyoruz ki dünyada da bir trend var malumunuz nükleer enerjiye dönüşle alakalı. Almanya’da da bunu görüyoruz. Ama her şeyin özeti şu. Biz gençlerimizin çok iyi yetişmesini istiyoruz. Bu süreçte onlarca, yüzlerce gencimiz Moskova’ya gitti, orada eğitimler aldılar. Siz de onları takip edeceksiniz, gelecekte de bu yapılacak olan santrallerin ülkemizde enerji konusunda sizler görev alacaksınız, sizler yapacaksınız. Ama bu bir hatıra, bu bir tarihi bir gün sizler açısından da. Bunları arkadaşlarınıza, çevrenize anlatın. Türkiye’nin enerji macerasını, nükleer enerji macerasını yaşamış oluyorsunuz" diye konuştu. "Türkiye bu bölgede güçlü olmaya devam edecek" Savunma sanayiinde ve enerji alanında da güçlü bir Türkiye olduğuna değinen Bakan Bak, "Her zaman söylüyorum yaptığımız çalışmalar, Türkiye bir enerji köprüsü, pek çok boru hattının, enerji hattının aktığı bir köprü. Bunu da çok iyi şekilde değerlendirmemiz lazım. Türkiye bu bölgede güçlü olmaya devam edecek. Cumhurbaşkanımıza liderliği için teşekkür ediyoruz, Enerji Bakanlığımıza da bu projedeki çabalarından dolayı teşekkür ediyoruz. Gençlerimize güveniyoruz, size inanıyoruz" diyerek sözlerini tamamladı. Programda Bakan Bak’a, Vali Atilla Toros, AK Parti Mersin milletvekilleri Ali Kıratlı, Hasan Ufuk Çakır ve AK Parti İl Başkanı Adem Aldemir’de eşlik etti.
09 Nisan 2026 Perşembe - 18:32
AK Parti Sözcüsü Çelik: "AK Parti seçimden korkuyor mu diye bir argüman getiriyorlar, biz bugüne kadar sizi sandıkta yenerek iktidar olmuşuz"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ara seçim çağrısına ilişkin, "AK Parti seçimden korkuyor mu diye bir argüman getiriyorlar. Biz bugüne kadar defalarca sizi sandıkta yenerek iktidar olmuşuz" dedi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) devam ederken basın açıklaması gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle AK Parti MYK’da bir değişiklik olduğunu ifade eden Çelik, Çevre ve Şehircilik Başkanlığı’na Sevilay Tuncer’in yerine MKYK Üyesi ve İstanbul Milletvekili Nilhan Ayan’ın geldiğini söyledi. İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde meydana gelen terör saldırısını tüm boyutları ile takip ettiklerini ve bu tür eylemlerin hiçbirinin tesadüfen gerçekleştirilen eylemler olmadığına dikkati çeken Çelik, çeşitli illerde operasyonların yapıldığını ve terörün üzerine kararlılıkla gidildiğinin altını çizdi. "‘Bir gecede sizi taş çağına çeviririz’ söylemlerinin herhangi bir barış perspektifine hizmet etmediği açıktır" İran’ın ABD ve İsrail tarafından uğradığı haksız ve hukuksuz saldırıların insani açıdan vahim sonuçlar doğurduğunu kaydeden Çelik, "Hem bölgesel hem küresel barışı etkileyecek çok kötü neticeler oluşturdu. Bunu tüm boyutlarıyla hep beraber izledik. Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler, tedarik zincirleri, enerji konusu ve gıda konusu son derece önemli ama en önemlisi o bombaların altında sebepsiz yere can veren masumlar var. Dolayısıyla biz, barış dediğimizde bizim anladığımız daha çok masum kanı dökülmesindir. Aynı savaşın ilk günlerinde okuldaki kız çocuklarının bombalamayla öldürülmesi gibi asıl baktığımız yer o masum kız çocuklarının hayatıdır. Tüm boyutları ile takip ediyoruz, inceliyoruz. Değerlendirme yaptığımızda önemli olan kalıcı ateşkesle birlikte barışın çerçevesinin ortaya çıkmasıdır. ‘Bir gecede sizi taş çağına çeviririz’ söylemlerinin herhangi bir barış perspektifine hizmet etmediği açıktır. Bizim de buradaki odaklandığımız nokta esas olarak bir barış çerçevesinin ortaya çıkmasıydı ama geçici ateşkes meselesi konuları çözmüyor, önemli olan kalıcı bir barışa ulaşılmasıdır" ifadelerini kullandı. "İsrail kendi sınırlarına kendi kafasına göre karar veriyor, bunu da dini bir fanatizmle yapıyor" ABD ve İran arasında bir barışın olması gerektiği konusunda bütün dünyanın ortaya irade koyduğu ortamda İsrail’in Lübnan’a saldırılarının devam ettiğini aktaran Çelik, "İsrail kendi sınırlarına kendi kafasına göre karar veriyor. Üstelik bunu teolojik bir şekilde dini bir fanatizmle yapıyor. Bunu açıkça da ifade ediyorlar" dedi. "ABD’nin İran’a tek taraflı olarak ödev verme yaklaşımı var" ABD ile İran arasında Pakistan’da yapılması beklenilen barış görüşmelerinin çok önemli olacağını söyleyen Çelik, "Çok kırılgan bir barış ortamı var. İran, ’şimdiden 10 maddenin 3’ü şimdiden ihlal edildi’ diyor. Barış görüşmesine Pakistan’a gidecek olan ABD heyeti adına yapılan açıklamalarda bir müzakereden ziyade tek taraflı olarak İran’a ödev verme yaklaşımı var. Halbuki barış karşılıklı atılması gereken adımlarla olur. Sonuçta iki taraf da köprüde yürür ve köprünün ortasında buluşur. Ama, sadece bir taraf dönük olarak talimat verir gibi, ‘kırmızı ışıkta dur, sarı ışıkta bekle, yeşil ışıkta geç’ gibisinden bir uluslararası ilişkiler deklarasyonu tek taraflı olmaz. Burada çift taraflı bir yaklaşım gerekir. Asıl sorumluluk bu savaşı başlatanların üzerindedir. Bir devlete barışçıl da olsa şu programlarından vazgeç, savunma sanayiinle ilgili sistemleri yapma, egemenlik alanını üzerindeki boğazların ya da toprakların üzerindeki egemenlik haklarını devret gibi bir yaklaşım barışı getirmez. Barış yapmak istiyorsanız galip gelseniz bile aşırı şartlar dayatmayacaksınız. Hiçbir zaman unutmayalım, saldırıyı İran başlatmadı. Netice itibarıyla İran halkı burada mağdurdur. Burada doğru yolun bulunması için saldırıyı başlatanların bu çerçeveye riayeti esas ölçüdür. İran’ın da riayet etmesi gerekecektir. Bir taraf hiçbir ilkeye riayet etmesin, öbür tarafa verdiğimiz ödevlerin tamamını yerine getirsin demek barış değil demek değildir, o teslimiyettir. Teslimiyet dayatması ile barış çıkmaz" açıklamasında bulundu. "Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kurulmasını önerdiği diplomasi masası krizlerden çıkış için siyasi pusuladır" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kurulmasını önerdiği diplomasi masasının ortaya çıkan krizlerden çıkılması için siyasi pusula olduğunu dile getiren Çelik, "Pakistanlı kardeşlerimizin buradaki iradesi, gayreti, emeği ve yaklaşımı son derece saygı değerdir. Başarılı olmaları için hem dua ediyoruz hem de Cumhurbaşkanımız bütün desteğini veriyor ama bu bütün dünyanın sahip çıkması gereken ve bu iradeyi koyması gereken bir durumdur" diye konuştu. Bölgede ve Körfez ülkelerinde ortaya çıkan fay kırıklıklarının tamirinin uzun yıllar alacağını belirten Çelik, "İran’ın karşı karşıya kaldığı zararların tazmini çok önemli olacaktır. Bu vesileyle Atlantik ve NATO İttifakı içerisinde ABD ile Avrupa Birliği arasındaki çatlakların bu derece belirginleşmiş olması varsa artık bir düzeninin geleceği açısından ya da yeni bir düzenin ne şekilde oluşacağı açısından da problemdir. Bu düzen meselesinde de herkes konuşurken yeni güvenlik mimarileri olur mu? yaklaşımı sergiliyor. Zaten işe buradan başlamak düğmeyi tersten iliklemek oluyor. Önemli olan uluslararası toplumu bundan sonrasında yönetecek temel siyasi ve ahlaki değerler ne olacaktır. Bunların hepsi neredeyse 1-2 sene içerisinde İsrail tarafından çiğnendi ve buna çok az ülke ses çıkardı. Şimdi de kimsenin bununla yüzleşeceği bir ortam kalmadı" değerlendirmesinde bulundu. "Atlantik İttifakı’nın bir bakıma kendi geleceği ile yüzleşeceği bir tablo ortaya çıkacak" Ortaya çıkan yeni düzen tartışmaların gelecek aylarda Türkiye’de gerçekleşecek NATO zirvesini çok daha kritik hale getirdiğini dile getiren Çelik, "Burada Atlantik İttifakı’nın bir bakıma kendi geleceği ile yüzleşeceği, ABD ile Avrupa’nın ilişkilerinin güvenlik mimarisi açısından kendi geleceği ile yüzleşeceği bir tablo ortaya çıkacak. Belki de bazıları açısından tamam mı? Devam mı? gibisinden bir sorunun cevabının bulunacağı bir tablo net bir şekilde ortaya çıkacak. Son zamanlarda Venezuela ve İran’da yapılanlar dünya sistemi için kötü örnekler ortaya koymuştur. Temel değerlerin yıpranması temel güvenlik mimarilerinin de işlemesinde büyük aksaklıkların ortaya çıktığını göstermiştir" diye konuştu. Çelik, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "Silah bırakma aşaması teyit edildiğinde yasal düzenlemeler meclis usulleriyle ortaklaştırılır ve sonuca varılır" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un Terörsüz Türkiye hedefine ilişkin açıklamalarının sorulması üzerine Çelik, "Sembolik olarak bir silah yakma oldu ama onun sonrasında sistematik olarak devam etmesi gerekiyor. Terör örgütünün silah bırakmasıyla ilgili safahatın tam görülmesi gerekiyor. Bu safahatın tam görülmesiyle beraber ki devlet kurumları devlet politikası çerçevesinde görevlerine devam ediyorlar. Teyit ve tekit mekanizması son derece verimli bir şekilde çalışıyor. Dolayısıyla terör örgütünün silah bırakma aşaması teyit edildiğinde zaten yasal düzenlemelerle ilgili partilerin çalışmaları var. Partilerin kendi arasındaki olağan meclis usulleriyle ortaklaştırılır ve sonuca varılır. Bugünün dünyasında terörün ilkelliğinden hem bölgenin hem de Türkiye’nin kurtarılması gerekir" cevabını verdi. "AK Parti seçimden korkuyor mu diye bir argüman getiriyorlar, biz bugüne kadar sizi sandıkta yenerek iktidar olmuşuz" CHP Genel Başkanı Özel’in ara seçim çağrısının sorulması üzerine Çelik, "CHP’nin Türk siyasi hayatında en temel tanımlarından bir tanesi ‘kurultaylar’ partisidir. Canı sıkıldıkça kurultaya giden bir partidir. Biz ‘CHP’nin Türkiye’nin istikrarı hakkında söyleyecek bir sözü yoktur çünkü kendi istikrarını sağlayamamış bir partidir’ deriz. O kurultay mantığı olduğu için de zannediyor ki Türkiye’de o mantıkla yönetiliyor. Siz Türkiye’nin istikrarlı yönetiminden, Türkiye’nin ulaşması gereken hedeflerden bahsettiğinizde AK Parti seçimden korkuyor mu diye bir argüman getiriyorlar. Biz bugüne kadar defalarca sizi sandıkta yenerek iktidar olmuşuz. Bizim en sevdiğimiz şey sandık ama Türkiye’nin istikrarı ve ulaşılması gereken hedefler ve etrafındaki tabloya baktığında biz seçimlerin doğru bir şekilde zamanında yapılması gerektiğini ifade ediyoruz. Hükümetin seçimde vatandaşın verdiği süreyi en iyi şekilde değerlendirmekle ilgili mükellefiyeti vardır. Kendi kurultay simülasyonunu Türkiye siyasetine yansıtmaya çalışıyorlar, bizim açımızdan herhangi bir hükmü yok" ifadelerini kullandı. "Bursa’mız için hayırlı, uğurlu olsun" Mustafa Bozbey’in Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılması nedeniyle yapılan oylama sonucunda Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin AK Parti’ye geçmesinin sorulması üzerine Çelik, "Bursa Belediye Meclisinde çoğunluk Cumhur İttifakındaydı. Belediye Başkanı’nın yargısal süreçleri neticesinde görevden alınmasından sonra demokratik mekanizma işledi. Orada Cumhur İttifakının adayı, ittifakın ve bağımsızların oylarını alarak bu sonucu elde etti. Seçime girip girmemeleri onların bileceği iş, bizi ilgilendirmez. Yargısal süreçler biliniyor, her şey kamuoyu önünde gerçekleşti. Kazanan arkadaşımızı tebrik ediyoruz. Bursa’mız için hayırlı, uğurlu olsun" açıklamasında bulundu.
09 Nisan 2026 Perşembe - 17:50
Dışişleri Bakanı Fidan, Suriyeli mevkidaşı ile bir araya geldi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile bir araya geldi.
09 Nisan 2026 Perşembe - 17:49
DMM: "Uçaklarla kimyasal püskürtme yapıldığı iddiaları açık bir dezenformasyondur"
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin açıklamasında, "‘Uçaklarla kimyasal püskürtme yapıldığı’ ve bunun yağışları etkilediği yönünde ortaya atılan iddialar daha önce de Dezenformasyonla Mücadele Merkezimiz tarafından yalanlanmış olup; açık bir dezenformasyondur" ifadeleri kullanıldı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından bazı sosyal medya hesaplarında paylaşılan görüntüler üzerinden, ‘uçaklarla kimyasal püskürtme yapıldığı’ ve bunun yağışları etkilediği yönünde ortaya atılan iddialara ilişkin açıklama yapıldı. DMM’nin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda görüntülerin daha önce de yalanlandığı belirtilerek "Bazı sosyal medya hesaplarında paylaşılan görüntüler üzerinden ’uçaklarla kimyasal püskürtme yapıldığı’ ve bunun yağışları etkilediği yönünde ortaya atılan iddialar daha önce de Dezenformasyonla Mücadele Merkezimiz tarafından yalanlanmış olup; açık bir dezenformasyondur" açıklamasında bulunuldu. Görüntülerde yer alan izlerin, uçakların yüksek irtifada oluşturduğu ‘kuyruk izi’ olarak bilinen doğal oluşumlar olduğu belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Bu izler, uygun sıcaklık ve nem şartlarında su buharının yoğunlaşmasıyla oluşmakta; atmosfer şartlarına bağlı olarak değişik renkler almakta ve bir süre kalıp dağılabilmektedir. Bu izlerin hava olaylarını kontrol etmek ya da yağışları engellemek gibi bir etkisi bulunmamaktadır. Kamuoyunda korku ve belirsizlik oluşturmayı amaçlayan bu tür asılsız içeriklere itibar edilmemesi önemle rica olunur."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
08 Nisan 2026 Çarşamba- 13:42
CHP’nin 2015 yılında LGBT’liler için verdiği kanun teklifi sosyal medyada gündem oldu
2
08 Nisan 2026 Çarşamba- 17:07
Destici: "Sayın Cumhurbaşkanımızın bu süreçte bir kez daha aday olması gerekiyor"
3
08 Nisan 2026 Çarşamba- 15:39
Avukatsız kalan Leyla’nın ailesine Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı sahip çıktı
4
08 Nisan 2026 Çarşamba- 17:38
Suudi Arabistan Büyükelçisi Abualnasr: "Krallık, Türkiye ve diğer ülkelerle savaşın sona erdirilmesi ve bölgesel istikrarın yeniden tesis edilmesine katkı sağlamaya devam etmektedir"
5
08 Nisan 2026 Çarşamba- 13:51
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "28 Şubat’tan beri bölgemizi yangın yerine çeviren savaşta dün gece ilan edilen ateşkesten memnuniyet duyuyoruz"
19 Kasım 2025 Çarşamba - 16:28
Samsun-Amasya sınırındaki ’toprak’ krizi: "Topraklarımızdan asla vazgeçmeyiz"
Amasya İl İdare Kurulu’nun, Samsun’un Ladik ilçesindeki 3 mahalleyi kapsayan 500 dönümlük alanın Suluova ilçesine bağlanması yönündeki talebi, iki şehir arasında krize yol açtı. Ladik Belediye Başkanı Adnan Topal, karara sert tepki göstererek, "Topraklarımızdan asla vazgeçmeyiz" dedi. Büyükşehir Belediye Meclisi Kasım ayı 3. birleşimi, Meclis Başkanvekili Nihat Soğuk yönetiminde gerçekleştirildi. Toplantıda, "İlimiz Ladik ilçesi (Akyar, Saray, Tüfekçidere Mahalleleri) ile Amasya ili Suluova ilçesi (Derebaşalan ve Soku Köyleri) arasında, özellikle mera vasıflı arazilerin kullanımı ve tescili kaynaklı uzun süredir devam eden bir sınır anlaşmazlığı ile ilgili olarak anlaşmazlığın çözümü amacıyla tarafımıza gelen İl İdare Kurulu kararı hakkında Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi’nin mütalaası" başlıklı teklif de ele alındı. Meclise sunulan teklifte, şehirlerarası sınırların 9 Şubat 1945’te belirlendiği şekliyle korunması gerektiği belirtilerek İçişleri Bakanlığı’na "toprak alınmaması" yönünde görüş bildirilmesi karara bağlandı. "Bu talebin izahı mümkün değil" İhlas Haber Ajansı’na(İHA) konuşan Ladik Belediye Başkanı Adnan Topal, Amasya’nın talebini kabul etmelerinin mümkün olmadığını söyledi. Şehirlerarası sınırların mevcut haliyle kalmasının doğru olacağını ifade eden Adnan Topal, "Samsun ve Amasya arasındaki sınırlar 9 Şubat 1945 tarihinde Cumhurbaşkanı İsmet İnönü tarafından belirlenmiş. Daha sonraki süreçte Amasya İl Özel İdaresi bir rapor düzenleyerek bizim 3 mahallemizi kapsayan yaklaşık 500 dönümlük bir bölgeyi kendi sınırları içerisine, Amasya bölgesine almak istiyor. Bunun izahı mümkün değil, kabul edilebilir bir durum değil. Topraklarımız bize lazım, niye verelim? Bu sınırlar daha önceden belirlenmiş. Biz, Ladik ilçesi olarak buna kesinlikle karşıyız. Ne yapılması gerekiyorsa da yapacağız. Konunun takipçisiyiz. Mecliste görüşülen teklifte biz meclis üyelerinden sadece bir görüş istendi. Burası karar mercii yeri değil. Kararı İçişleri Bakanlığı verecek. Bizler meclis olarak kararımızı ‘olumsuz’ olarak bildirdik. Çalışmalarımız devam edecek. AK Parti İl Başkanlığımızla veya Ankara’daki temaslarımız ile bu konuyu tekrar gündeme getireceğiz. Topraklarımızdan asla vazgeçmiyoruz. Toprağımız bizimdir, sınırlarımız bellidir. Devletler ve ülkeler arasında toprak mücadelesi olurken şimdi iller arasındaki bu mücadelenin de yersiz ve zamansız olduğunu düşünüyorum. Sadece Ladik olarak değil, Samsun’un bütününde 17 ilçe olarak sınırın bozulmasını asla kabul etmiyoruz. Samsun-Amasya sınırı 9 Şubat 1945 yılında nasıl çizildiyse o şekilde kalsın istiyoruz" ifadelerini kullandı. Toplantıda toplam 41 gündem maddesi görüşülerek karara bağlandı ve Kasım ayı meclis toplantıları tamamlandı.
19 Kasım 2025 Çarşamba - 16:04
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy Anıtkabir’de
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, çalışma ziyaretinde bulunduğu Ankara’da temasları öncesi Anıtkabir’i ziyaret etti. Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin güncel gelişmeler başta olmak üzere çeşitli konularda temaslarda bulunmak üzere Ankara’ya geldi. Zelenskiy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yapacağı ikili görüşme öncesinde Anıtkabir’i ziyaret etti. Anıtkabir ziyaretini sosyal medya hesabı üzerinden paylaşan Zelenskiy, Anıtkabir’e Aslanlı Yol’dan giriş yaparak beraberindeki heyetle Atatürk’ün mozolesine çelenk bıraktı. Daha sonra beraberindeki heyetle Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Zelenskiy, burada Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı.
19 Kasım 2025 Çarşamba - 15:48
AK Parti’li Baybatur: "Dünya barışının yolu Filistin’den geçmektedir"
İstanbul’da düzenlenen Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Parlamenter Asamblesi (AGİT-PA) 23. Sonbahar Genel Kurul Toplantısında konuşan AK Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur, "Dünya barışının şah damarı niteliğindeki bu coğrafyada kalıcı barışın yolu Filistin’den geçmektedir." dedi. AK Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur, İstanbul’da düzenlenen Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Parlamenter Asamblesi (AGİT-PA) 23. Sonbahar Genel Kurul Toplantısı’na katıldı. İstanbul’da 50’yi aşkın ülkenin katılımıyla gerçekleştirilen genel kurulun ilk gününde Baybatur, Daimî Komite, Göç Komitesi ve Terörizmle Mücadele Komitesi oturumlarında bölgesel güvenlik, göç yönetimi, terörle mücadele ve parlamenter diplomasi alanlarında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Aynı gün Türkî Cumhuriyetlerin temsilcileriyle bir araya gelen Baybatur, iş birliği konularında görüş alışverişinde bulundu. Genel kurulun ikinci gününde kural temelli küresel ticaretin güçlendirilmesi, adil ve sürdürülebilir büyüme, AGİT-PA İçtüzük Alt Komitesi ve İpek Yolu Grubu toplantıları gerçekleştirildi. Oturumlarda, bölgesel iş birliğinin artırılması, insan onurunun korunması, temel hakların güvence altına alınması ve ailelerin desteklenmesine yönelik konular ele alındı. Toplantının son gününde düzenlenen "Orta Doğu’daki Gelişmeler; Gazze’nin Bugünü ve Geleceği" temalı oturumda konuşan Baybatur, Gazze’de iki yıldır süren çatışmaların ateşkes anlaşmasıyla sona ermiş olmasından memnuniyet duyduklarını belirterek, ateşkesin yaşanan insani trajedinin yaralarını tek başına sarmaya yetmeyeceğini vurguladı. Baybatur, İsrail’in saldırılarında sivillerin hedef alındığını ifade ederek, "7 Ekim 2023’ten bu yana hayatını kaybedenlerin sayısı her geçen gün yüz bine yaklaşmaktadır. Bu kayıpların önemli bir kısmını savunmasız siviller oluşturmaktadır. Binlerce kadın, çocuk, sağlık çalışanı, basın mensubu ve insani yardım görevlisi bu süreçte hayatını kaybetmiştir." dedi. İsrail’in ateşkesi defalarca ihlal ettiğini belirten Baybatur, sivil yerleşim bölgelerine yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu ifade etti. Uluslararası topluma çağrıda bulunan Baybatur, ateşkesin tam anlamıyla uygulanması, kalıcı ve adil bir barış sürecinin desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin insani yardım faaliyetlerini tüm kısıtlamalara rağmen sürdürdüğünü hatırlatan Baybatur, AGİT-PA üyeleri başta olmak üzere tüm ülkelere ateşkesin sürdürülebilirliği ve Gazze’nin yeniden inşası konusunda sorumluluk alma çağrısı yaptı. Baybatur konuşmasını, "Dünya barışının şah damarı niteliğindeki bu coğrafyada kalıcı barışın yolu Filistin’den geçmektedir." sözleriyle tamamladı.
19 Kasım 2025 Çarşamba - 15:47
Bakan Uraloğlu: "Sizin ‘kargalar uçmaz’ dediğiniz Sabiha Gökçen’de 40 milyon insan uçtu"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaşanan tartışmada CHP’li milletvekiline, "Sizin ‘kargalar uçmaz’ dediğiniz Sabiha Gökçen’de 40 milyon insan uçtu. Bu sene 45 milyon uçacak" dedi. AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplanan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Bakanlığa bağlı Karayolları Genel Müdürlüğü, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun 2026 yılı bütçeleri görüşülmeye devam ediyor. Komisyonda konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2003’te 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol ağını 29 bin 947 kilometreye çıkardıklarını ve 30 bin kilometrelik dev eşiğe yalnızca bir adım kaldığını belirtti. CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun’un, "30 kilometre yolu daha bitiremediniz kaç yıldan beri, neyi anlatıyorsun bana" demesi üzerine komisyonda tartışma yaşandı. Bakan Uraloğlu, Aygun’a cevaben, "İnadınıza yapmaya devam edeceğiz. Sizin bütün engellemelerinize rağmen yapmaya devam edeceğiz. İnadınıza 30 bin kilometreyi bitireceğiz" diye konuştu. Aygun, "Vergiyi veriyoruz ama hizmet alamıyoruz; yazıktır, günahtır. Garip gurebanın vergisini harcıyorsun, utan biraz" ifadelerini kullandı. Bunun üzerine Bakan Uraloğlu, "Utanması gereken sizlersiniz. Buna lütfen fırsat verin. Laf kalabalığına getirerek söylemek istediklerimizi engelleyemezsiniz. Biz yaptıklarımızı burada anlatmaya devam edeceğiz" dedi. Devam eden tartışmalarda Aygun’un "İki uçak inmiyor Trakya’ya, yalan dolan bilgi. Vergiyi alırlar, uçak uçmaz" sözlerine Bakan Uraloğlu, "Sizin ‘kargalar uçmaz’ dediğiniz Sabiha Gökçen’de 40 milyon insan uçtu, 40 milyon. Size kalsa kapatacaktınız orayı. Bu sene 45 milyon uçacak orada" cevabını verdi. Komisyon Başkanı Mehmet Muş, tartışmaların son bulması için uyarıda bulunarak, "İç Tüzük maddelerini işletmek zorundayım. Burada herkesin belli bir seviyesi var, herkesin çoluğu var, çocuğu var, torun torba sahibi insanlarız. Sizden rica ediyorum, bize yakışan bir müzakere yürütelim. Yanlış oluyor, olmuyor, yakışmıyor" dedi. Komisyon toplantısı, tartışmanın son bulmasının ardından Bakan Uraloğlu’nun sunumuyla devam etti.
19 Kasım 2025 Çarşamba - 15:34
Başkan Doğan: "2025 hedefimizin yüzde 92’sini tamamladık, 2026 planlamamız hazır"
Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, 2025 yılı yol ve altyapı hedeflerinin yüzde 92’sinin tamamlandığını belirterek, "2026 planlamamız hazır. ’Daha hızlı Samsun’ hedefi ile 17 ilçemizde yol sorunu kalmayana kadar çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz" dedi. Samsun Büyükşehir Belediyesi, eşit hizmet ilkesi doğrultusunda 17 ilçede yol ağlarını güçlendirirken, mevcut güzergâhlarda bakım ve onarım çalışmalarını sürdürüyor. Yeni yol ağlarının kente kazandırılmasıyla ulaşım altyapısının daha hızlı ve güvenli hâle getirilmesi hedefleniyor. Başkan Halit Doğan, devam eden projeleri değerlendirmek ve yeni dönem hedeflerini netleştirmek amacıyla Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ekibiyle kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdi. "Bu başarı ekiplerimizin özverisinin bir sonucudur" Toplantının ardından geniş kapsamlı bir değerlendirme yapan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Göreve geldiğimiz günden bu yana kentimizin ulaşım altyapısını güçlendirmek ve yaşam kalitesini artırmak için kapsamlı bir yatırım hamlesi başlattık. Bir taraftan mevcut sorunları çözerken bir taraftan da geleceğe dönük bir ulaşım ağı için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 2025 yılında 17 ilçemizde sathi, beton ve sıcak asfalt olmak üzere 667 bin 430 kilometre yol çalışması gerçekleştirdik. Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı, Terme Yeni Bulvar Yolu ve Kenan Şara Köprülü Kavşağı gibi dev yol projelerinin startını verdik. 2025 yılı için belirlediğimiz yol ve altyapı çalışmaları planımızın yüzde 92’sini başarıyla tamamladık. Bu başarı, ekiplerimizin özverili çalışmasının bir sonucudur. Hepsine tüm Samsun adına teşekkür ediyorum" diye konuştu. 2026 yol haritamız hazır 2026 için daha fazla yatırım ve hizmet vurgusu yapan Başkan Doğan, "Ekibimizle 2026 yılı programını kapsamlı bir şekilde ele aldık. 2026 planlamamız, yol haritamız hazır. Çok daha kapsamlı, kentimizin ulaşım kalitesini ileri seviyeye taşıyacak bir döneme gireceğiz. Daha hızlı Samsun hedefi ile 17 ilçemizde yol sorunu kalmayana kadar çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz" şeklinde konuştu.
19 Kasım 2025 Çarşamba - 15:14
AK Parti’de yarın 15.00’te komisyon üyeleri ile toplantı yapılacak. Toplantıda İmralı’ya gidiş konusu ele alınacak.
AK Parti’de yarın 15.00’te komisyon üyeleri ile toplantı yapılacak. Toplantıda İmralı’ya gidiş konusu ele alınacak.
19 Kasım 2025 Çarşamba - 14:52
Başkan Ulutaş özel öğrencileri ağırladı
Malatya Akçadağ Belediye Başkanı Hasan Ulutaş, İbni Sina Özel Eğitim Uygulama Okulu öğretmenleri ve öğrencilerini Sultansuyu Sosyal Tesisleri’nde ağırladı. Akçadağ Belediye Başkanı Hasan Ulutaş, İbni Sina Özel Eğitim Uygulama Okulu öğretmenleri ve öğrencilerini Sultansuyu Sosyal Tesisleri’nde ağırladı. Öğrencilerle yakından ilgilenen Başkan Ulutaş, onlarla keyifli vakit geçirerek mutluluklarına ortak oldu. Programda okul idaresi ve öğretmenler de yer alırken, öğrencilerin gün boyunca çeşitli aktivitelerle eğlenceli zaman geçirdi. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Hasan Ulutaş, "Evlatlarımızla güzel bir gün geçirdik. Katılımları için okul idaresine ve özverili emekleri için öğretmenlerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu
19 Kasım 2025 Çarşamba - 14:47
Kaymakam Güldoğan, talepleri yerinde dinliyor
Manisa’nın Salihli İlçe Kaymakamı Ali Güldoğan, ’Vatandaşlarla buluşma programı’ kapsamında Keli Mahallesinde vatandaşlarla bir araya geldi. Kaymakam Güldoğan vatandaşların talep, öneri ve sorunlarını dinleyerek not aldı. Mahalle ziyaretleri ile sorunları ve vatandaşların taleplerini yerinde dinleyen Salihli Kaymakamı Ali Güldoğan Keli Mahallesinde de vatandaşlarla buluştu. Kaymakam Güldoğan, mahalle ziyareti sırasında Mahalle Muhtarı Alim Teker’den bölgeyle ilgili bilgi aldı. Ardından mahalle sakinleriyle görüşen Güldoğan, vatandaşların talep, öneri ve sorunlarını dinleyerek not aldı. Ziyarette Belediye Başkanı Mazlum Nurlu, İlçe Emniyet Müdürü Burhan Demirkıran’ın yanı sıra kurum amirleri de hazır bulunurken, Kaymakam Ali Güldoğan vatandaşların dile getirdiği konuların çözümü için gerekli çalışmaların başlatılacağını belirtti. Güldoğan, ihtiyaçların hızlı bir şekilde karşılanması için sürecin takip edileceğini ifade etti.
19 Kasım 2025 Çarşamba - 14:33
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Terörsüz Türkiye için atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terörsüz Türkiye için atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz" dedi.
19 Kasım 2025 Çarşamba - 14:02
MHP Merkez Disiplin Kurulu Başkanı Alperen: "Terör belasından tamamen kurtulmanın yolu terörsüz Türkiye sürecinin tamamlanmasından geçmektedir"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Merkez Disiplin Kurulu Başkanı Bahadır Alperen, "Terör belasından tamamen kurtulmanın yolu, millet-devlet kenetlenmesinden, irade birlikteliğinden ve yürütülen terörsüz Türkiye sürecinin kararlılıkla tamamlanmasından geçmektedir" dedi. MHP Merkez Disiplin Kurulu Başkanı Bahadır Alperen, ‘terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin açıklama yaptı. Alperen, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin tarihe not düşecek bir irade gösterdiğini belirterek, "Türkiye’nin her alanda köklü değişimlere imza attığı bu dönemde ‘Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben’ diyen Genel Başkanımız Devlet Bahçeli, Türkiye’yi daha güçlü, daha güvenli, daha itibarlı bir geleceğe taşımak adına hiçbir siyasi hesap gözetmeksizin büyük bir vizyon ortaya koymaktadır. Liderimiz Devlet Bahçeli, terörün kökünün kazınması, milli bekamızın teminat altına alınması ve devletimizin ebedi varlığının korunması için tabiri caizse elini değil tüm vücudunu taşın altına koyarak, tarihe not düşecek bir irade göstermiştir" ifadelerini kullandı. "Cumhur İttifakı’nın stratejik birlikteliğini, milli güvenliğin ve devlet istikrarının temel harcı olarak görmekteyiz" Bahçeli’nin gelecek nesilleri düşünerek hareket ettiğini aktaran Alperen, "Liderimiz Devlet Bahçeli, gelecek seçimleri değil, gelecek nesilleri düşünerek hareket etmekte ve bu sürecin bir tercih değil, tarihi bir sorumluluk, ahlaki bir mecburiyet olduğunu her defasında dile getirmektedir. Türkiye Yüzyılı, artık açıkça göstermiştir ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti, sadece bölgesinde değil, küresel ölçekte de sözü dinlenen, ağırlığı hissedilen, karar verici bir aktör haline gelmiştir. Cumhur İttifakı’nın sağlam birlikteliği ve milli duruşu sayesinde devletimiz; devlet aklını, diplomatik kudretini ve askeri caydırıcılığını aynı potada birleştirerek yeni bir jeopolitik denge kurmuştur. Cumhur İttifakı’nın stratejik birlikteliğini, milli güvenliğin ve devlet istikrarının temel harcı olarak görmekteyiz. Bu tablo, yılların birikimiyle yoğrulmuş, tecrübeyle pekişmiş, millet sevgisiyle güçlenmiş liderlik vizyonunun bir sonucudur" dedi. "Terör belasından tamamen kurtulmanın yolu terörsüz Türkiye sürecinin tamamlanmasından geçmektedir" Terörden kurtulmanın yolunun ’terörsüz Türkiye’ sürecinin tamamlanmasından geçtiğini belirten Alperen, "Büyük Türk milleti artık çok iyi bilmektedir ki terör belasından tamamen kurtulmanın yolu, millet-devlet kenetlenmesinden, irade birlikteliğinden ve yürütülen terörsüz Türkiye sürecinin kararlılıkla tamamlanmasından geçmektedir. Bugün gelinen noktada terör, artık Türkiye’yi diz çöktüremeyeceğini anlamış, terör örgütlerini kullanan odaklar Türkiye’nin kararlılığı karşısında şaşkına dönmüşlerdir. Aziz milletimiz ise bu tarihi mücadeleye en yüksek seviyede desteğini vermektedir. Türkiye, terörün tüm unsurlarını etkisiz kılacak kudrete sahiptir ve yarınlara çok daha güvenli, çok daha huzurlu ve çok daha güçlü bir ülke bırakacağımıza dair hiçbir tereddüt yoktur" ifadelerine yer verdi. "Terörsüz Türkiye sürecinde ancak ve ancak ülkenin bölünmezliğinde mutabakat vardır" Terörsüz Türkiye sürecinde MHP olarak tavırlarının net olduğunu ifade eden Alperen şunları kaydetti: "Bilge liderimizin çağrısıyla başlayan terörsüz Türkiye sürecinde Anayasa’nın ilk dört maddesinden taviz yoktur. Ülkenin üniter yapısından taviz yoktur. Şehitlerimizin aziz ruhlarını incitecek hiçbir şey yoktur. Terörsüz Türkiye sürecinde ancak ve ancak ülkenin bölünmezliğinde mutabakat vardır. Silahların örgüt tarafından bırakılması vardır. Terörsüz Türkiye ile Türk milletinin ulusal bütünlüğünün bir kere daha teyit edileceği bir müjde vardır. Devletin yanında, milletin hizasında, hakkın ve hakikatin doğrultusundayız. Milletimizin hassasiyetlerini biliyor, çağrısına kulak veriyor, derdi ile dertleniyor, sorunlarının çözümü için hep bir arada olduğumuzu dile getiriyoruz. Türkiye’nin istiklaline, istikbaline, bekamıza kasteden hiçbir odak karşısında geri adım atmayacağız. Bu millet, terörsüz, huzurlu, güçlü ve müreffeh bir Türkiye’nin çok yakın olduğunu bilmektedir. Bu devlet, bin yıllık devlet aklıyla bu kararlılığı sonuna kadar sürdürecektir ve biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak Liderimiz Devlet Bahçeli’nin çizgisinde, Türk milletinin geleceği için son nefesimize kadar mücadele edeceğiz. Kazanan Türkiye Cumhuriyeti olacak, kazanan aziz Türk milleti olacaktır."
19 Kasım 2025 Çarşamba - 13:44
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Terörsüz Türkiye ile ülkemizi yarım asırlık prangadan, büyük beladan kalıcı olarak kurtaracağız. Adımları büyük titizlikle planlıyoruz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terörsüz Türkiye için atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de Ak Parti Grup Toplantısı’nda konuştu. Konuşmasına Gürcistan’da düşen askeri kargo uçağında şehit olan 20 asker ve Hırvatistan’da meydana gelen uçak kazasında yaşamını yitiren pilot için başsağlığı dileyerek başlayan Erdoğan, "Konuşmamın hemen başında geçen hafta dualar ve gözyaşlarıyla Hakk’a uğurladığımız 20 kahraman askerimizi ve yangın söndürme uçağı pilotumuzu bir kere daha rahmetle yad ediyor. Rabbimden şehitlerimizin ailelerine yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum. Kabine sonrası hitabımızda da belirttiğim gibi uçağımızın düşüş sebebinin tespitine yönelik incelemeler titizlikle ve çok yönlü bir şekilde yapılıyor. Ekiplerimiz, değerlendirmeleri neticesinde ulaşacağı bilgileri Milli Savunma Bakanlığımız kamuoyuyla paylaşacaktır. Yine 8 Kasım’da Kocaeli Dilovası’nda meydana gelen yangın felaketinde vefat eden 7 emekçi kardeşime de Allah’tan rahmet geride kalanlara sabırlar diliyorum. İstanbul’da ikisi çocuk dört gurbetçimizin vefatıyla ilgili soruşturmada büyük bir hassasiyetle yürütülmektedir. İki hafta içinde on bir canımızı yitirdiğimiz her iki olayda ihmali, hatası, kusuru veya kasta olan kim varsa bunlar tek tek tespit edilecek ve kimsenin gözünün yaşına bakılmayacaktır" ifadelerini kullandı."29 aydır işsizlik oranımız tek hanede seyrediyor"Türkiye İstatistik Kurumu’nun ekonomiye dair açıkladığı verilere ilişkin konuşan Erdoğan, "2025 yılı üçüncü çeyrek istatistiklerine göre mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranımız yüzde 8.5 seviyesinde gerçekleşti. Aynı çeyrekte iş gücümüz 35 milyon 568 bine, istihdamımız da 32 milyon 558 bine yükseldi. 29 aydır işsizlik oranımız tek hanede seyrediyor. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve sürdürülebilir büyüme üzerine bina ettiğimiz ekonomi programımızın neticelerini alıyoruz. Turizmde bu sene hem ziyaretçi sayısı hem de gelirde rekor kıracağımız anlaşılıyor. İhracat tarafında da hamdolsun oldukça güçlü gidiyoruz. Geride bıraktığımız son 30 ayın 22’sinde mal ihracatımızı arttırdık. Temmuz ayında 24 milyar 911 milyon dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık. 2025 yılı Ekim ayında ihracatımız yüzde 2,3 artışla 24 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ekim 2025 itibariyle yıllıklandırılmış ihracatımız 270,2 milyar dolarla tarihin en yüksek seviyesine ulaştı. Yılın ilk 9 ayında hizmet ihracatımız 91,9 milyar doları, hizmet ticareti fazlamız ise 48,8 milyar doları bulduk" dedi."İktidar ve ittifak olarak ülkeye hizmet için koştururken ana muhalefet kendi şahsi hesaplarının peşinde koşuyor"Adıyaman’da 350 bininci afet konutunun anahtarlarını hak sahiplerine teslim ettiklerini dile getiren Erdoğan, Böylece konutlarımızın yüzde 78’ini tamamlamış oluyor. Depremzedelerimizi yeni yuvalarına kavuşturmak için 3 bin 481 şantiyede 200 bin mimar, mühendis ve işçi kardeşimiz 7 gün 24 saat esasıyla gece gündüz demeden çalışıyor. Bu rakamların ne manaya geldiğini işin ehli olanlar gayet iyi biliyor. Değerli kardeşlerim, CHP Genel Başkanı ve yol arkadaşları siyaset namına sadece yalan üretirken sadece polemik üretirken 23 bin 550 yeni konut üretiyoruz. Bizler iktidar ve ittifak olarak ülkeye hizmet için millete hizmet için sorunları çözmek için koştururken ala muhalefet cenahı kendi ikballerinin kendi hırslarının kendi şahsi hesaplarının peşinde koşuyor. Bizimle yarışacak hizmet desen yok. Bizimle aşık atacak eser desen yok. Bizim ufkumuzu açacak öneri desen yok. Milletin sorunlarına çözüm üretecek vizyon desen o da yok. Peki bunların yerinde ne var? Bolca hakaret var, küfür var, siyasi nezaketsizlik var. Tehdit ve zorbalıkla aykırı her sesi susturma çabası var. Dün baktım yine bizi taklit etmişler. Grup toplantısında bir video izletmişler. Tabii ortada millete gösterilecek tek bir eser ve hizmetleri olmayınca ellerinde sadece yolsuzluk dosyaları kalıyor" şeklinde konuştu."Karşımızda statükonun temsilcisi CHP’yi bulduk"Darbe ve vesayet heveslerini boşa çıkarttıklarını ifade eden Erdoğan, "Yargıyı siyasi bir kondisyon alanı olmaktan yine biz kurtardık.Ama 23 yıllık bu çabalarımızda karşımızda statüko bulduk. Karşımızda statükonun temsilcisi CHP’yi bulduk. İmtiyazlarını kaybetmek istemediler.Milletle yargı önünde eşitlenmek istemediler. Tarafsız ve bağımsız yargıyı bir türlü kabullenemediler. Daha düne kadar yargıyı yedek kuvvet gibi kullananlar bugün İstanbul’a ve şehrin kaynaklarına karabasan gibi çöken bir suç şebekesinin hukuki akıbetini hiç utanmadan siyasi kumpas olarak yaftalıyorlar. Fakat CHP genel başkanının niçin bizi ısrarla ve inatla bu davaya taraf yapmak istediğini anlayamıyoruz. Bu davanın avukatlığı Sayın Özel’e hayırlı uğurlu olsun. Şebekenin başıyla aralarındaki vekalet ilişkisi zaten biliniyor.Ancak Sayın Özel şunu unutmasın. Biz ne partilerinin içindeki mikro iktidar savaşlarının ne de yüz kızartıcı ithamlarla dolu bu davanın tarafıyız. Talep ve beklentimiz adil ve tarafsız bir yargılamayla, gerçeklerin bir an önce ortaya çıkarılması suçu sabit bulananlardan hukuk önünde hesap sorulmasıdır. Bu hesap siyasi hokkabazlıkla kapatılamaz. Bu hesap inkarla pişkin hırs misali suç bastırmakla kapatılamaz" dedi."Bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yoktur"Türkiye Cumhuriyeti’nin Selçuklu ve Osmanlı gibi iki büyük cihan devletinin mirasını ve tecrübesini taşıdığını belirten Erdoğan, "1918 yılında 30 Ekim’de Osmanlı Cihan Devleti bir ateşkes anlaşması imzalamış böylece 1. Dünya Savaşı’ndan mağlubiyetle ayrılmıştı.B ir istiklal savaşı verdik. Cumhuriyetimizi kurduk. 1000 yıldır üzerinde yaşadığımız toprakların vatan hüviyetini kanımızla canımızla bir kez daha cehit etmiş olduk.Biz burada Anadolu ve Trakya üzerinde müstakil devletimizi kurarken Osmanlı bakiyesi topraklar üzerinde de çok sayıda yeni devlet inşa ediyoruz. 1000 yılı aşkın süredir bir arada yaşadığımız yüzyıllar boyunca kader birliği yaptığımız dost kardeş milletlerle aramıza fiziki sınırlar çözüldü. Bakınız şunu milletimin her bir ferdinin özellikle genç kardeşlerimizin bilmesini idrak etmesini gülden arzu edin. Devletlerden bir devlet değiliz. Milletlerden bir millet değiliz. Selçuklu ve Osmanlı gibi iki büyük cihan devletinin mirasını ve tecrübesini kanında, canında, ruhunda, zihninde hala diri tutan bir milletin fertleriyiz. Bizim millet olarak kökleri milattan önceki asırlara giden bir ordu tecrübemiz var. Bizim devlet kurma, devlet idare etme tecrübemiz var. Bizim medeniyetler inşa etme tecrübemiz var.Hiç kimse bu sözlerimi farklı yerlere çekmeye yeltenmesin. Her zaman ifade ediyorum. Bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yoktur" şeklinde konuştu."Şam’ın, Halep’in, Hama’nın, Humus’un, Lazkiye’nin sokaklarında Türkçe ikinci dil olarak konuşuluyor"Türk milletinin katliamdan kaçan milyonlarca Suriyeliyle kucaklaşarak sabırla misafirlerine sahip çıktığını söyleyen Erdoğan, "Biz gelir gelmez Suriyelileri tekrar memleketlerine göndereceğiz diyenler, ne oldu? Böyle bir şey yapabildiler mi? Yine Suriyeli kardeşlerimiz şu anda bizim misafirimiz olarak topraklarımızda kalıyor. Bir yıl önce Suriye’de o mazlumlar devrim yaptılar.Devrimi Suriyeliler yaptı. Ama bu aziz millet o devrim sayesinde bir kez daha şerefine şeref kattı. Esas ruhuyla o muhacirlere sahip çıktığımız için biz şereflendik. Suriye devriminin gerçekleşmesini sağladığımız için şereflendik. Şimdi misafirlerimiz kendi vatanlarına dönüyorlar. Dönerken bize ve milletimize dua ediyorlar.Şam’ın, Halep’in, Hama’nın, Humus’un, Lazkiye’nin sokaklarında Türkçe ikinci dil olarak konuşuluyor. Suriye’nin kalıcı huzura, refaha, emniyete kavuşması için girişimlerimiz sürüyor. Suriye’nin yeniden inşasında da inşallah yine kardeşlerimizin yanında olacak hem Suriye’yi hem Türkiye’yi birlikte büyüteceğiz. Suriye’nin güvenliği unutmayın. Bizim güvenliğimizdir. Filistin’in Suudi Azerbaycan’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Irak’ın, İran’ın, Ukrayna’nın güvenliği bizim güvenliğimizle doğrudan bağlantılıdır" dedi."Terörsüz Türkiye için atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz"23 yıl gibi kısa süre içinde Türkiye’yi bölgesinin parlayan yıldızı haline getirdiklerini söyleyen Erdoğan, "Şimdi daha büyük bir atılımın daha büyük bir şahlanışın eşiğindeyiz. Terörsüz Türkiye süreciyle inşallah ülkemizi yarım asırlık bir prangadan kanını, canını, kaynaklarını, enerjisini emen büyük bir beladan kalıcı ve kati olarak kurtaracağız. Ne yapıyorsak bunun için yapıyoruz. Atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz. Omuzlarımızda 86 milyonun mesuliyetini ve kutsal emanetini taşıdığımızın bilinciyle davranıyoruz. Ak Parti ve Cumhur İttifakı olarak işte bu samimi çabanın işte bu samimi gayretin içindeyiz. Terörsüz Türkiye sürecinde hamdolsun bugüne kadar gayet olumlu umut ve cesaret verici ilerlemeler kaydettik.Bilhassa Gazi Meclisimizin çatısı altında oldukça geniş bir katılımla Milli Dayanışma, Kardeşlik Ve Demokrasi Komisyonu’nun kurulmasıyla toplumsal bir boyut kazandı. Hem de çok farklı bir ivme yakaladı. Bugüne kadar iç dünyasından insan hakları kuruluşlarına akademi mensuplarından, sendikalara emekli askerlerimizden şehit ve gazi derneklerimize milletimizi temsil eden tüm katılımcılar komisyon tarafından dinlendi. Görüş ve önerileri dikkatle not ediyoruz" ifadelerini kullandı."MHP Genel Başkanı Bahçeli yaptığı cesur ve yol gösterici açıklamalarıyla sürecin bugünlere gelmesine eşsiz katkılar sağladı"TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un ’Terörsüz Türkiye Komisyonu’na başarıyla başkanlık ettiğinin altını çizen Erdoğan, "Meclis Başkanımız maruz kaldığı hadsizliklere ve edepsizliklere rağmen komisyonun bütün bu kıymetli çalışmalarına başarıyla riyaset etti. Dem Parti heyeti ve Grubu aynı şekilde gayet sağduyulu bir tavır içinde oldu. Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’de ilk günden itibaren yaptığı cesur ufuk açıcı yol gösterici açıklamalarıyla sürecin bugünlere gelmesine eşsiz katkılar sağladı. Bizde gerek hükümet gerekse parti olarak son derece hassas bir çizgide yürüyerek sürece mihmandarlık yaptık. Elbette bu dönemde bilinen bilinmeyen pek çok badireyi atlattık.Pek çok sabotajı savuşturduk. Pek çok düğümü çözdük. Değerli kardeşlerim bütün bunlarla beraber dün biliyorsunuz komisyonumuz 17. toplantısını gerçekleştirdi. Milli Savunma Bakanımız İçişleri Bakanımız ile MİT Başkanımız komisyonu ve milletvekillerimizi gelinen son aşamayla ilgili detaylıca bilgilendirdi. Sürecin selameti açısından yapılmasında fayda görülen hususlar komisyon üyeleriyle açık yüreklilikle paylaşıldı. Komisyonun fikir ve hedef birliği içinde çalışmasını son derece kıymetli buluyorum. Komisyonun terörsüz Türkiye süreciyle birlikte ülkemiz demokrasisine birlik ve beraberliğimize toplumumuzun farklı kesimleri arasında diyalog ve empatinin güçlendirmesine yaptığı katkıları takdirle karşılıyor. Meclis başkanımızı ve komisyon üyelerimizi canı gönülden tebrik ediyorum" değerlendirmesinde bulundu."Komisyonunun Türkiye için en doğru ve isabetli kararı vereceğine yürekten inanıyorum"Türkiye’nin sırtında adeta büyük bir belaya dönüşen terör musibetinden tamamen kurtulmasının vakti artık çoktan geldiğini belirten Erdoğan, "Verilen mücadeleyi ödenen bedelleri çekilen çileleri terörsüz Türkiye’yle taçlandırmamız gerekiyor. Bunun sorumluluğu herkesten ve her şeyden önce 86 milyonu temsilen bu yüce çatı altında görev yapan siz milletvekillerimin omuzlarındadır. Terörün açtığı yaraları kardeşlik merhemiyle sarmış güçlü bir Türkiye’nin inşasında yalnızca ülkemizin değil bölgemizin de geleceğini şekillendirecek huzur, refah ve barış ikliminin kökleşmesine hepimize Meclis’teki her bir milletvekiline millete karşı mesuliyet duygusu taşıyan tüm siyasi partilere çok önemli görevler düşüyor. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak en başından beri hep siyaset üstü bir zeminde ele aldığımız bu süreci suhuletle menziline ulaştırmak istiyoruz. Milletimizin bizden beklentilerinin idrakiyle önümüze gelen konularda çözüm odaklı bir yaklaşım içinde olacağız. Samimi temennim odur ki komisyondaki tüm partiler ve üyeler de bizimle aynı sorumlu ve duyarlı davranışı sergiler daha yapıcı bir tutum takınırlar. Biz bu noktada ümit varız. Komisyonun Türkiye için Türkiye’nin güvenli geleceği için milletimizin birlik ve beraberliği için en doğru en isabetli kararı vereceğine yürekten inanıyorum .86 milyonu el ele veren birlik ve dayanışma bayrağımızı hep birlikte yücelterek önce terörsüz Türkiye ve ardından terörsüz bölge hedeflerimize er ya da geç ulaşacağımızdan hiçbir şüphe duymuyorum" diye konuştu."Ülkemizin ve milletimizin menfaatini her türlü çıkarın üzerinde gören bir kadroyuz"Parti ve ittifak olarak tek gayelerinin, milletin bağrına saplanan terör hançerini ebediyen çıkarmak olduğunun altını çizen Erdoğan, "Ülkemizin ve milletimizin menfaatini her türlü çıkarın üzerinde gören bir kadroyuz. Çeyrek asır boyunca hep önce milletim, önce memleketim dedik. Bu ülke için yeri geldi elimizi. Yeri geldi tüm gövdemizi taşın altına koyduk. Terörsüz Türkiye sürecinde de aynı özgüvenle millet ve memleket aşkıyla hareket ediyoruz. Buna daha önce hiç olmadığımız kadar yakınız. Şunu herkes bilsin, anlasın sonuçta kazanan Türkiye olacak, milletimiz olacak, kazanan mutlaka kardeşlik olacaktır. Sizlere veda etmeden önce AK Parti grubumuzun Genel Kurul ve komisyon faaliyetlerine eksiksiz katılımının önemini bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Unutmayınız hepimiz bu çatı altında milletimize hizmet etmek için buluyoruz. Bu görevimizi en güzel şekilde yerine getirmekle mükellefiz. Şayet görevin ifası noktasında bir aksama, tavsama veya özensizlik olursa bunun vebalini hiçbirimiz kaldıramayız" şeklinde konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmanın ardından, AK Parti’ye katılan CHP’li Antalya Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım’a ve Yeniden Refah Partisi’nden seçilen Konya Sarayönü Belediye Başkanı Necati Koç’a rozet taktı.
19 Kasım 2025 Çarşamba - 13:40
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz devletlerden bir devlet değiliz. Bizim millet olarak kökleri milattan önceki asırlara giden ordu tecrübemiz var. Devlet kurma tecrübemiz, medeniyetler inşa etme tecrübemiz var"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terörsüz Türkiye için atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de Ak Parti Grup Toplantısı’nda konuştu. Konuşmasına Gürcistan’da düşen askeri kargo uçağında şehit olan 20 asker ve Hırvatistan’da meydana gelen uçak kazasında yaşamını yitiren pilot için başsağlığı dileyerek başlayan Erdoğan, "Konuşmamın hemen başında geçen hafta dualar ve gözyaşlarıyla Hakk’a uğurladığımız 20 kahraman askerimizi ve yangın söndürme uçağı pilotumuzu bir kere daha rahmetle yad ediyor. Rabbimden şehitlerimizin ailelerine yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum. Kabine sonrası hitabımızda da belirttiğim gibi uçağımızın düşüş sebebinin tespitine yönelik incelemeler titizlikle ve çok yönlü bir şekilde yapılıyor. Ekiplerimiz, değerlendirmeleri neticesinde ulaşacağı bilgileri Milli Savunma Bakanlığımız kamuoyuyla paylaşacaktır. Yine 8 Kasım’da Kocaeli Dilovası’nda meydana gelen yangın felaketinde vefat eden 7 emekçi kardeşime de Allah’tan rahmet geride kalanlara sabırlar diliyorum. İstanbul’da ikisi çocuk dört gurbetçimizin vefatıyla ilgili soruşturmada büyük bir hassasiyetle yürütülmektedir. İki hafta içinde on bir canımızı yitirdiğimiz her iki olayda ihmali, hatası, kusuru veya kasta olan kim varsa bunlar tek tek tespit edilecek ve kimsenin gözünün yaşına bakılmayacaktır" ifadelerini kullandı."29 aydır işsizlik oranımız tek hanede seyrediyor"Türkiye İstatistik Kurumu’nun ekonomiye dair açıkladığı verilere ilişkin konuşan Erdoğan, "2025 yılı üçüncü çeyrek istatistiklerine göre mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranımız yüzde 8.5 seviyesinde gerçekleşti. Aynı çeyrekte iş gücümüz 35 milyon 568 bine, istihdamımız da 32 milyon 558 bine yükseldi. 29 aydır işsizlik oranımız tek hanede seyrediyor. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve sürdürülebilir büyüme üzerine bina ettiğimiz ekonomi programımızın neticelerini alıyoruz. Turizmde bu sene hem ziyaretçi sayısı hem de gelirde rekor kıracağımız anlaşılıyor. İhracat tarafında da hamdolsun oldukça güçlü gidiyoruz. Geride bıraktığımız son 30 ayın 22’sinde mal ihracatımızı arttırdık. Temmuz ayında 24 milyar 911 milyon dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık. 2025 yılı Ekim ayında ihracatımız yüzde 2,3 artışla 24 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ekim 2025 itibariyle yıllıklandırılmış ihracatımız 270,2 milyar dolarla tarihin en yüksek seviyesine ulaştı. Yılın ilk 9 ayında hizmet ihracatımız 91,9 milyar doları, hizmet ticareti fazlamız ise 48,8 milyar doları bulduk" dedi."İktidar ve ittifak olarak ülkeye hizmet için koştururken ana muhalefet kendi şahsi hesaplarının peşinde koşuyor"Adıyaman’da 350 bininci afet konutunun anahtarlarını hak sahiplerine teslim ettiklerini dile getiren Erdoğan, Böylece konutlarımızın yüzde 78’ini tamamlamış oluyor. Depremzedelerimizi yeni yuvalarına kavuşturmak için 3 bin 481 şantiyede 200 bin mimar, mühendis ve işçi kardeşimiz 7 gün 24 saat esasıyla gece gündüz demeden çalışıyor. Bu rakamların ne manaya geldiğini işin ehli olanlar gayet iyi biliyor. Değerli kardeşlerim, CHP Genel Başkanı ve yol arkadaşları siyaset namına sadece yalan üretirken sadece polemik üretirken 23 bin 550 yeni konut üretiyoruz. Bizler iktidar ve ittifak olarak ülkeye hizmet için millete hizmet için sorunları çözmek için koştururken ala muhalefet cenahı kendi ikballerinin kendi hırslarının kendi şahsi hesaplarının peşinde koşuyor. Bizimle yarışacak hizmet desen yok. Bizimle aşık atacak eser desen yok. Bizim ufkumuzu açacak öneri desen yok. Milletin sorunlarına çözüm üretecek vizyon desen o da yok. Peki bunların yerinde ne var? Bolca hakaret var, küfür var, siyasi nezaketsizlik var. Tehdit ve zorbalıkla aykırı her sesi susturma çabası var. Dün baktım yine bizi taklit etmişler. Grup toplantısında bir video izletmişler. Tabii ortada millete gösterilecek tek bir eser ve hizmetleri olmayınca ellerinde sadece yolsuzluk dosyaları kalıyor" şeklinde konuştu."Karşımızda statükonun temsilcisi CHP’yi bulduk"Darbe ve vesayet heveslerini boşa çıkarttıklarını ifade eden Erdoğan, "Yargıyı siyasi bir kondisyon alanı olmaktan yine biz kurtardık.Ama 23 yıllık bu çabalarımızda karşımızda statüko bulduk. Karşımızda statükonun temsilcisi CHP’yi bulduk. İmtiyazlarını kaybetmek istemediler.Milletle yargı önünde eşitlenmek istemediler. Tarafsız ve bağımsız yargıyı bir türlü kabullenemediler. Daha düne kadar yargıyı yedek kuvvet gibi kullananlar bugün İstanbul’a ve şehrin kaynaklarına karabasan gibi çöken bir suç şebekesinin hukuki akıbetini hiç utanmadan siyasi kumpas olarak yaftalıyorlar. Fakat CHP genel başkanının niçin bizi ısrarla ve inatla bu davaya taraf yapmak istediğini anlayamıyoruz. Bu davanın avukatlığı Sayın Özel’e hayırlı uğurlu olsun. Şebekenin başıyla aralarındaki vekalet ilişkisi zaten biliniyor.Ancak Sayın Özel şunu unutmasın. Biz ne partilerinin içindeki mikro iktidar savaşlarının ne de yüz kızartıcı ithamlarla dolu bu davanın tarafıyız. Talep ve beklentimiz adil ve tarafsız bir yargılamayla, gerçeklerin bir an önce ortaya çıkarılması suçu sabit bulananlardan hukuk önünde hesap sorulmasıdır. Bu hesap siyasi hokkabazlıkla kapatılamaz. Bu hesap inkarla pişkin hırs misali suç bastırmakla kapatılamaz" dedi."Bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yoktur"Türkiye Cumhuriyeti’nin Selçuklu ve Osmanlı gibi iki büyük cihan devletinin mirasını ve tecrübesini taşıdığını belirten Erdoğan, "1918 yılında 30 Ekim’de Osmanlı Cihan Devleti bir ateşkes anlaşması imzalamış böylece 1. Dünya Savaşı’ndan mağlubiyetle ayrılmıştı.B ir istiklal savaşı verdik. Cumhuriyetimizi kurduk. 1000 yıldır üzerinde yaşadığımız toprakların vatan hüviyetini kanımızla canımızla bir kez daha cehit etmiş olduk.Biz burada Anadolu ve Trakya üzerinde müstakil devletimizi kurarken Osmanlı bakiyesi topraklar üzerinde de çok sayıda yeni devlet inşa ediyoruz. 1000 yılı aşkın süredir bir arada yaşadığımız yüzyıllar boyunca kader birliği yaptığımız dost kardeş milletlerle aramıza fiziki sınırlar çözüldü. Bakınız şunu milletimin her bir ferdinin özellikle genç kardeşlerimizin bilmesini idrak etmesini gülden arzu edin. Devletlerden bir devlet değiliz. Milletlerden bir millet değiliz. Selçuklu ve Osmanlı gibi iki büyük cihan devletinin mirasını ve tecrübesini kanında, canında, ruhunda, zihninde hala diri tutan bir milletin fertleriyiz. Bizim millet olarak kökleri milattan önceki asırlara giden bir ordu tecrübemiz var. Bizim devlet kurma, devlet idare etme tecrübemiz var. Bizim medeniyetler inşa etme tecrübemiz var.Hiç kimse bu sözlerimi farklı yerlere çekmeye yeltenmesin. Her zaman ifade ediyorum. Bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yoktur" şeklinde konuştu."Şam’ın, Halep’in, Hama’nın, Humus’un, Lazkiye’nin sokaklarında Türkçe ikinci dil olarak konuşuluyor"Türk milletinin katliamdan kaçan milyonlarca Suriyeliyle kucaklaşarak sabırla misafirlerine sahip çıktığını söyleyen Erdoğan, "Biz gelir gelmez Suriyelileri tekrar memleketlerine göndereceğiz diyenler, ne oldu? Böyle bir şey yapabildiler mi? Yine Suriyeli kardeşlerimiz şu anda bizim misafirimiz olarak topraklarımızda kalıyor. Bir yıl önce Suriye’de o mazlumlar devrim yaptılar.Devrimi Suriyeliler yaptı. Ama bu aziz millet o devrim sayesinde bir kez daha şerefine şeref kattı. Esas ruhuyla o muhacirlere sahip çıktığımız için biz şereflendik. Suriye devriminin gerçekleşmesini sağladığımız için şereflendik. Şimdi misafirlerimiz kendi vatanlarına dönüyorlar. Dönerken bize ve milletimize dua ediyorlar.Şam’ın, Halep’in, Hama’nın, Humus’un, Lazkiye’nin sokaklarında Türkçe ikinci dil olarak konuşuluyor. Suriye’nin kalıcı huzura, refaha, emniyete kavuşması için girişimlerimiz sürüyor. Suriye’nin yeniden inşasında da inşallah yine kardeşlerimizin yanında olacak hem Suriye’yi hem Türkiye’yi birlikte büyüteceğiz. Suriye’nin güvenliği unutmayın. Bizim güvenliğimizdir. Filistin’in Suudi Azerbaycan’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Irak’ın, İran’ın, Ukrayna’nın güvenliği bizim güvenliğimizle doğrudan bağlantılıdır" dedi."Terörsüz Türkiye için atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz"23 yıl gibi kısa süre içinde Türkiye’yi bölgesinin parlayan yıldızı haline getirdiklerini söyleyen Erdoğan, "Şimdi daha büyük bir atılımın daha büyük bir şahlanışın eşiğindeyiz. Terörsüz Türkiye süreciyle inşallah ülkemizi yarım asırlık bir prangadan kanını, canını, kaynaklarını, enerjisini emen büyük bir beladan kalıcı ve kati olarak kurtaracağız. Ne yapıyorsak bunun için yapıyoruz. Atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz. Omuzlarımızda 86 milyonun mesuliyetini ve kutsal emanetini taşıdığımızın bilinciyle davranıyoruz. Ak Parti ve Cumhur İttifakı olarak işte bu samimi çabanın işte bu samimi gayretin içindeyiz. Terörsüz Türkiye sürecinde hamdolsun bugüne kadar gayet olumlu umut ve cesaret verici ilerlemeler kaydettik.Bilhassa Gazi Meclisimizin çatısı altında oldukça geniş bir katılımla Milli Dayanışma, Kardeşlik Ve Demokrasi Komisyonu’nun kurulmasıyla toplumsal bir boyut kazandı. Hem de çok farklı bir ivme yakaladı. Bugüne kadar iç dünyasından insan hakları kuruluşlarına akademi mensuplarından, sendikalara emekli askerlerimizden şehit ve gazi derneklerimize milletimizi temsil eden tüm katılımcılar komisyon tarafından dinlendi. Görüş ve önerileri dikkatle not ediyoruz" ifadelerini kullandı."MHP Genel Başkanı Bahçeli yaptığı cesur ve yol gösterici açıklamalarıyla sürecin bugünlere gelmesine eşsiz katkılar sağladı"TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un ’Terörsüz Türkiye Komisyonu’na başarıyla başkanlık ettiğinin altını çizen Erdoğan, "Meclis Başkanımız maruz kaldığı hadsizliklere ve edepsizliklere rağmen komisyonun bütün bu kıymetli çalışmalarına başarıyla riyaset etti. Dem Parti heyeti ve Grubu aynı şekilde gayet sağduyulu bir tavır içinde oldu. Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’de ilk günden itibaren yaptığı cesur ufuk açıcı yol gösterici açıklamalarıyla sürecin bugünlere gelmesine eşsiz katkılar sağladı. Bizde gerek hükümet gerekse parti olarak son derece hassas bir çizgide yürüyerek sürece mihmandarlık yaptık. Elbette bu dönemde bilinen bilinmeyen pek çok badireyi atlattık.Pek çok sabotajı savuşturduk. Pek çok düğümü çözdük. Değerli kardeşlerim bütün bunlarla beraber dün biliyorsunuz komisyonumuz 17. toplantısını gerçekleştirdi. Milli Savunma Bakanımız İçişleri Bakanımız ile MİT Başkanımız komisyonu ve milletvekillerimizi gelinen son aşamayla ilgili detaylıca bilgilendirdi. Sürecin selameti açısından yapılmasında fayda görülen hususlar komisyon üyeleriyle açık yüreklilikle paylaşıldı. Komisyonun fikir ve hedef birliği içinde çalışmasını son derece kıymetli buluyorum. Komisyonun terörsüz Türkiye süreciyle birlikte ülkemiz demokrasisine birlik ve beraberliğimize toplumumuzun farklı kesimleri arasında diyalog ve empatinin güçlendirmesine yaptığı katkıları takdirle karşılıyor. Meclis başkanımızı ve komisyon üyelerimizi canı gönülden tebrik ediyorum" değerlendirmesinde bulundu."Komisyonunun Türkiye için en doğru ve isabetli kararı vereceğine yürekten inanıyorum"Türkiye’nin sırtında adeta büyük bir belaya dönüşen terör musibetinden tamamen kurtulmasının vakti artık çoktan geldiğini belirten Erdoğan, "Verilen mücadeleyi ödenen bedelleri çekilen çileleri terörsüz Türkiye’yle taçlandırmamız gerekiyor. Bunun sorumluluğu herkesten ve her şeyden önce 86 milyonu temsilen bu yüce çatı altında görev yapan siz milletvekillerimin omuzlarındadır. Terörün açtığı yaraları kardeşlik merhemiyle sarmış güçlü bir Türkiye’nin inşasında yalnızca ülkemizin değil bölgemizin de geleceğini şekillendirecek huzur, refah ve barış ikliminin kökleşmesine hepimize Meclis’teki her bir milletvekiline millete karşı mesuliyet duygusu taşıyan tüm siyasi partilere çok önemli görevler düşüyor. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak en başından beri hep siyaset üstü bir zeminde ele aldığımız bu süreci suhuletle menziline ulaştırmak istiyoruz. Milletimizin bizden beklentilerinin idrakiyle önümüze gelen konularda çözüm odaklı bir yaklaşım içinde olacağız. Samimi temennim odur ki komisyondaki tüm partiler ve üyeler de bizimle aynı sorumlu ve duyarlı davranışı sergiler daha yapıcı bir tutum takınırlar. Biz bu noktada ümit varız. Komisyonun Türkiye için Türkiye’nin güvenli geleceği için milletimizin birlik ve beraberliği için en doğru en isabetli kararı vereceğine yürekten inanıyorum .86 milyonu el ele veren birlik ve dayanışma bayrağımızı hep birlikte yücelterek önce terörsüz Türkiye ve ardından terörsüz bölge hedeflerimize er ya da geç ulaşacağımızdan hiçbir şüphe duymuyorum" diye konuştu."Ülkemizin ve milletimizin menfaatini her türlü çıkarın üzerinde gören bir kadroyuz"Parti ve ittifak olarak tek gayelerinin, milletin bağrına saplanan terör hançerini ebediyen çıkarmak olduğunun altını çizen Erdoğan, "Ülkemizin ve milletimizin menfaatini her türlü çıkarın üzerinde gören bir kadroyuz. Çeyrek asır boyunca hep önce milletim, önce memleketim dedik. Bu ülke için yeri geldi elimizi. Yeri geldi tüm gövdemizi taşın altına koyduk. Terörsüz Türkiye sürecinde de aynı özgüvenle millet ve memleket aşkıyla hareket ediyoruz. Buna daha önce hiç olmadığımız kadar yakınız. Şunu herkes bilsin, anlasın sonuçta kazanan Türkiye olacak, milletimiz olacak, kazanan mutlaka kardeşlik olacaktır. Sizlere veda etmeden önce AK Parti grubumuzun Genel Kurul ve komisyon faaliyetlerine eksiksiz katılımının önemini bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Unutmayınız hepimiz bu çatı altında milletimize hizmet etmek için buluyoruz. Bu görevimizi en güzel şekilde yerine getirmekle mükellefiz. Şayet görevin ifası noktasında bir aksama, tavsama veya özensizlik olursa bunun vebalini hiçbirimiz kaldıramayız" şeklinde konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmanın ardından, AK Parti’ye katılan CHP’li Antalya Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım’a ve Yeniden Refah Partisi’nden seçilen Konya Sarayönü Belediye Başkanı Necati Koç’a rozet taktı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder