Son Dakika
|
Aslı Baş’ın ölümünde Yargıtay’ın kararı bozması sonrası yeni gelişme
AB’nin Giriş-Çıkış Sistemi Schengen bölgesinin tamamında uygulamaya girdi
Pezeşkiyan: "Türkiye'nin tutumunu takdir ediyoruz"
Küçükçekmece’de İETT otobüsünden inen yolcuya motosiklet çarptı
Mersin’in Yenişehir Belediyesi’ne yolsuzluk operasyonu:
Mazota Cuma sabahı 13 TL indirim geliyor
İzmir’deki polis merkezi saldırısı davasında ara karar açıklandı
Pezeşkiyan: "Lübnan'a yönelik saldırı, ateşkes anlaşmasının açık bir ihlalidir"
TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan ara seçim açıklaması
Manş Denizi'nde göçmen faciası: 4 ölü
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Khartoum’s Marina Park Reopens After Years of War
Öğretmenleri taşıyan servis ile otomobil çarpıştı: 1 ölü, 2’si ağır 10 yaralı
Eski Bakan John Kerry’den çarpıcı itiraf!
Mircea Lucescu son yolculuğuna uğurlandı
Barış Alper Yılmaz’ın Galatasaray’da 200. maç heyecanı
Kuzey Marmara Otoyolu’nda yağış kazayı beraberinde getirdi: 3 araç birbirine girdi
Kayserispor ile Fenerbahçe 50. randevuda
Başkent’te kar yağışı
POLİTİKA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İCAAP Kadın Kollar 9. toplantısına katıldı
10 Nisan 2026 Cuma - 19:45:07
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İCAAP Kadın Kollar 9. toplantısına katıldı
10 Nisan 2026 Cuma - 19:22
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: ’’Herkesin diline, üslubuna, yaklaşımına çok dikkat etmesi gereken bir süreçten geçtiğimizi de ifade etmek istiyorum’’
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Diyarbakır’da katıldığı iş dünyası toplantısında yaptığı konuşmada, ‘’Demokratik standartlarının gelişmesini hepimiz arzu ediyoruz. Bunu da hiç tereddüt yok. Ama demokratik standartları silahı bırakmanın ön şartı gibi ortaya koymanın da hiçbir sağlıklı tarafının olmadığını ifade etmek isterim’’ dedi. Bir otelde düzenlenen toplantıya Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Galip Ensarioğlu, Mehmet Sait Yaz, Suna Kepolu Atanman, kamu kurum müdürleri, STK temsilcileri ve davetliler katıldı. Toplantıda konuşan Yılmaz, dünyanın farklı bir dönemden geçtiğini söyledi. Yılmaz, "Dünyayı anlamadan Türkiye’yi ve içinde bulunduğumuz bölgeyi tartışmak eksik kalacaktır. Eski kurumların, kuralların zayıfladığı, aşındığı, yer yer ortadan kalktığı bir dönemden geçiyoruz. Bu, ekonomide böyle olduğu gibi siyasette de böyle. Ekonomik tarafına baktığınız zaman tarife savaşlarının tartışıldığı, korumacılık eğilimlerinin yükseldiği, ticaretteki, ekonomideki eski şartların dönüştüğü bir dönemdeyiz. Siyasi olarak baktığımızda da yine aynı tabloyla karşı karşıyayız. Güç siyasetinin ön plana çıktığı, hukukun, insan haklarının, demokratik kavramların zayıfladığı, adalet ve merhamet gibi kavramların neredeyse hiç akla gelmediği bir dönemden geçiyoruz. Ben güçlüysem her şeyi yapabilirim, her istediğimi yapabilirim gibi bir anlayışın hakim hale geldiğini görüyoruz maalesef. Bu tür dönemler çok riskli dönemlerdir ama aynı zamanda böyle dönemlerde sağlam duruş sergileyenler orta ve uzun vadede mutlaka kazançlı çıkacaklardır. Ben şuna yürekten inanıyorum, bu yaşanan süreç bir gün sona erecek. İnsanlık diye bir kavram var. Bir dip dalga mutlaka gelecektir. Yeni bir küresel, bölgesel düzen mutlaka oluşacaktır. Bu süreç içinde bizim ülke, toplum ve millet olarak sağlam, sağlıklı bir duruş gerçekleştirmemiz son derece kıymetlidir" diye konuştu. ‘’Orta Doğu’daki savaş nedeni ile ekonomik büyümede sorunlar yaşanacak’’ Orta Doğu’daki savaşı nedeniyle ekonomik büyümede sorunlar yaşanacağını aktaran Yılmaz, ‘’Bir taraftan gerçeklerin farkında olacağız, ayaklarımız yere basacak, gözümüzü gerçeklere kapatmayacağız. Ama bir taraftan da orta ve uzun vadede gitmek istediğimiz yeri de hiçbir zaman ihmal etmeyeceğiz. Bu ikisini aynı anda yapmamız gereken bir dönemdeyiz. Bu dönemin ekonomik yansımasına bakacak olursanız, dünyada büyümenin ve ticaretin tarihi ortalamaların altında seyrettiği bir dönemdeyiz. O eski yüksek büyümeler, büyümeyi aşan liberal, küresel düzen ortada yok. Geçen yıl işte yüzde 3 civarında büyüdü dünya ekonomisi. Bu yıl da aşağı yukarı aynı oranda büyümesi bekleniyordu. Muhtemelen bu yaşadığımız savaş, bunun etkileriyle daha aşağıda bile gelme ihtimali var. Ticaret eskiden büyümenin hep önünde giderdi. Büyüme 3 ise ticaret 4-5 olurdu, büyüme hızı olarak söylüyorum. Son dönemlerde ticaretteki büyüme ekonomik büyümenin de altına düşmeye başladı. Çünkü ülkeler kapanıyorlar, korumacılık ön plana çıkıyor, tarife savaşları yaşanıyor. Bu, liberal ekonomik düzenin dönüştüğünü gösteren en önemli göstergelerden biri de bu. Ticaretin büyümenin altında kalması. Böyle bir ortamdayız. Bir taraftan salgınlar yaşadı dünyamız, pandemi diye bir hadise yaşadık. Son yıllara yine damgasını vuran bir hadise oldu. Savaşlar yaşıyoruz. Bölgesel, jeopolitik gerilimler yaşıyoruz. Bunların her biri ekonomik yapıyı da dönüştürücü etki yapıyor. Bu hadiseler yaşanırken siyasette, ekonomide yeni bir tabiri caizse güç dağılımı ve mücadelesi yaşanırken dünya ölçeğinde, Çin ve Uzakdoğu’nun yükselişinin tetiklediği bir güç mücadelesi yaşanırken bir taraftan da teknoloji dönüşüyor. Teknolojide de çok ciddi dönüşümlerin olduğu bir dönemdeyiz. Dijitalleşme dediğimiz hadise, yapay zeka, yeni üretim biçimleri ortaya çıkarıyor. Bazı mesleklerin artık tamamen ortadan kalkacağı söyleniyor. Kalkmasa bile mesleklerin icra ediliş biçiminin değişeceği ifade ediliyor. Dolayısıyla bir taraftan da büyük bir teknolojik dönüşüm yaşıyoruz’’ şeklinde konuştu. ‘’Türkiye Cumhuriyeti olarak bu süreçleri iyi yönettik’’ Sadece ekonomiyi değil, sosyal hayatı, eğitimi, tarımı, hangi alan aklınıza gelirse gelsin, her tarafı değiştiren dijital ve yeşil dönüşüm denilen bir sürecin olduğunu dile getiren Yılmaz, şöyle dedi: ‘’İklim tartışmalarıyla da birlikte karbon salınımı azalmış, enerjiyi çok daha verimli kullanan, dijital imkanları değerlendiren, yapay zekayla bütün işlemleri farklı bir hızla, farklı bir nitelikle gerçekleştiren yeni bir dünyadan bahsediyoruz. Bu ikisi yan yana gidiyor. Bir taraftan çekişmeler, savaşlar bir taraftan teknolojik dönüşümler. İşte bunun için de kendimize bir yol çizmek durumundayız. Türkiye Cumhuriyeti olarak bu süreçleri iyi yönettiğimize inanıyoruz. Pandemiyle 2025 dönemi alacak olursak yani 2020-2025 dönemi, 6 yıl. Bu altı yılda dünya ekonomisi sadece 100’ken 118’e gelebilmiş. Yani birikimli büyüme, kümülatif büyümesi pandeminin olduğu yıl 100 kabul edin öncesini. Geçen yıl sonu itibariyle dünyanın ekonomisinin geldiği yer 118. Türkiye ekonomisi aynı dönemde 100’ken 135 olmuş. Yani reel tarafta dünyanın neredeyse iki katı kadar bir büyüme gerçekleştirmişiz. Bunu yaparken finansal dengelerimizde bazı sorunlar, sıkıntılar ortaya çıkmış. Dolayısıyla şimdi de bu finansal dengelere yoğunlaşmış durumdayız. Makro finansal istikrar dediğimiz istikrarı sağlamaya, enflasyonu daha aşağı seviyelere çekmeye gayret ediyoruz. Bunu yaparken bir taraftan da bu büyümüş, kapasitesi artmış ekonomimizi olabildiğince korumaya ve geliştirmeye de gayret ediyoruz. Bu çerçevede dengeli büyüme dediğimiz bir kavram var. Yani sadece tüketim üzerinden büyümeyen, yatırımla, üretimle, ihracatla büyüyebilen, sadece iç taleple büyümeyen, dış taleple de büyüyen bir anlayış içinde gidiyoruz. Çünkü, böyle bir büyümeyle enflasyonu daha aşağıya çekeceğimize inanıyoruz. Bunlar kolay sorunlar değil gerçekten. Enflasyonu düşürürken büyümeyi belli bir seviyede tutabilmek belli bir çaba gerektiriyor. Kolay bir iş değil ama biz son 3 yıldır bunu başarıyoruz. Belli düzeyde ve dünya ortalamasının üstünde bir büyümeyi devam ettirirken, yatırımlarımızı, ihracatımızı arttırırken, işsizliğimizi tek haneli seviyelerde tutarken bir taraftan da enflasyon oranını düşürüyoruz.’’ ‘’Türkiye olarak savaş çıkmasın diye çok büyük gayret gösterdik’’ Dünya piyasalarında petrol fiyatlarını hep birlikte takip ettiklerini vurgulayan Yılmaz, ‘’ Yapılan günlük açıklamalara göre piyasaların hareket ettiği maalesef günler yaşıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti olarak bu savaşta savaş çıkmasın diye öncelikle çok büyük gayret ettik. Sayın Cumhurbaşkanımız liderler düzeyinde, Dışişleri Bakanımız, bütün kurumlarımız savaş başlamasın diye çok büyük gayretler ortaya koydu, çaba sarf edildi. Ama maalesef İsrail’in kışkırtmasıyla ABD, İsrail, İran saldırılarıyla birlikte savaş başladı ve bugünlere gelindi. İran’la bu arada komşu ülkelere saldırılar yaptı ve iyice karmaşıklaşan bir tam boyuyla karşı karşıya kaldık. Şimdi de tüm gücümüzle bu savaş bir an önce sona ersin diye gayret ediyoruz. Bütün diplomatik imkanlarımızı bu çerçevede kullanıyoruz. Savaş ne kadar uzarsa maliyeti de o kadar artacak ve derinleşecek. Gerek İran’da gerek diğer birtakım çevrelerde özellikle İsrail’e karşı olmak üzere etnik kimlik üzerinden mezhepler üzerinden bölgedeki insanları kışkırtmaya birbirine düşürmeye çalışan güçler olduğunu da görüyoruz. Bizim bu noktada da tavrımız çok net. Biz İran’ın toprak bütünlüğünden, egemenliğinden ve İran’ı oluşturan tüm etnik yapılarına, mezheplerle sağlam bir şekilde bilinci gösteren bölgede yaşayan tüm halklara, tüm inanç gruplarına da şükranlarımızı sunuyoruz. Bu süreçte çok daha uyanık davrandığını gördük. Çeşitli kimliklerin, toplulukların. Bu da gerçekten takdire şayan epey bir tecrübe yaşamış bir bölgedeyiz bu anlamda. Emperyal birtakım güçlerin belli kavramlar üzerinden insanları kullandıkları, toplulukları kullandıkları, sonra da çıkarları değiştirilen hemen politika değiştirebildiği bir bölgedeyiz. Bunu da defalarca görmüş, tecrübe etmiş bir bölgeyiz. Ama bu sebep çok şükür bu tuzaklara düşünmediğini görüyoruz ve bundan dolayı da takdir ediyoruz gerçekten" dedi. ‘’İyi ki terörsüz Türkiye süreci başladı’’ ‘’İyi ki Terörsüz Türkiye süreci başladı’’ siyen Yılmaz, konuşmasına şöyle devam etti: ‘’İyi ki bu süreç belli bir aşamaya gelmiş. Bölgemizde yaşananlar sürecin ne kadar anlamlı ve öngörülü bir süreç olduğunu inanıyorum ki hepimize göstermiştir. Terörsüz Türkiye demişken o konuda da birkaç şey söylemek isterim. Türkiye Cumhuriyeti olarak cumhuriyetin artık ikinci yüzyılındayız. Cumhurbaşkanımız bu ikinci yüzyılı Türkiye yüzyılı vizyonuyla anlamlandırıyor. Böyle çerçeve ortaya koyduk. Bu Türkiye yüzyılı vizyonunun en önemli unsurlarından biri de bu yüzyılın huzuru kardeşliğin yüzyılı olacağı mesajdı. Ve bu çerçevede Devlet Bahçeli’nin tabiri caizse ezber bozan çıkışları ve aldığı çok cesur inisiyatifler yine terör örgütü kurucusunun kurduğu örgüte dönük ortaya koyduğu mesajlarla bu süreç gelişmeye başladı. Geldiğimiz noktada Meclis’te oluşturulan komisyon bu komisyona bütün partilerin bir grup hadisi olmak üzere destek vermesi ve orada gerçekten takdir edilecek bir durum. Keşke birçok konuda daha bunu yapabilse partilerimiz partilerin katkısıyla oluşan bir komisyon raporumuz var şu anda. Orada çizilen bir genel çerçeve ve yol haritası var. Bu kapsamda yeni bir aşamaya geldiğimizi rahatlıkla ifade edebilirim. Önce başka tartışmalara konu olabiliyordu mesele ama Suriye’deki meselelerin daha ne diyelim? Suhuletle bir çözüme gitmesi, İran’da da tahriklere gelinmeyen bir ortamda inanıyorum ki Terörsüz Türkiye süreci daha hızlı bir şekilde, etkili bir şekilde hayata geçecektir. Burada iki unsur var. Bu unsurlar arasındaki ilişkiyi de tabii ki yiyip kurgulamak, görmek durumundayız. Bir taraftan örgütün sahada kendini feshetme silahları bırakma sürecinin gerçekçi bir şekilde işlediğinin görülmesi, izlenmesi, raporlanması, bu mekanizmaların sağlıklı bir şekilde yansıtılması meselesi var. Diğer taraftan da tabii bu sürecin gerektirdiği düzenlemelerin yine sağlıklı, sonuç odaklı bir şekilde gerçekleştirilmesi meselesi var. Bu meseleyi de aşacak tecrübe birikimine anlayışa Türkiye Cumhuriyeti’nin sahip olduğuna ben yürekten inanıyorum. Ancak bu süreçte sabote etmeye çalışan, bozmaya çalışan, provoke etmeye çalışan çeşitli dezenformasyonlarla zehirlemeye çalışan veya bu kesinden insanlar olabilir, çevreler, güç odakları olabilir. Bunlara karşı da herkesin çok uyanık olması gerektiğini ifade etmek istiyorum. Herkesin diline, üslubuna, yaklaşımına çok dikkat etmesi gereken bir süreçten geçtiğimizi de ifade etmek istiyorum. Bu süreçle birlikte hem demokrasi hem de kalkınma açısından yeni bir ortam atmosferin oluşması şeklinde düşünülmelidir. Yeni dönemde güvenlik endişelerinin kalıcı bir şekilde ortadan kalktığı bir ortamda hem Türkiye’nin genel kalkınma süreci hızlanacaktır. Hem de Doğu ve Güneydoğu’nun özellikle uzun yıllardır kullanılmamış potansiyeli çok daha hızlı bir şekilde harekete geçmiş olacaktır. Önümüzdeki dönem Doğu Güneydoğu’nun Türkiye ortalamasının üzerinde bir büyüme, ticaret ve gelişim perspektifi ortaya koyduğuna yürekten inanıyorum.’’ ‘’Demokratik standartlarımızın gelişmesini hepimiz arzu ediyoruz’’ Demokratik standartlarının gelişmesini herkesin arzu ettiğini ifade eden Yılmaz, ‘’Bunu da hiç tereddüt yok. Ama demokratik standartları silahı bırakmanın ön şartlı gibi ortaya koymanın da hiçbir sağlıklı tarafının olmadığını ifade etmek isterim. Hele hele demokrasi, siyasi, siyaset yapma iddiasında olan partilerin DEM Parti dahil olmak üzere bu konuda çok net bir tavır sergilemeleri gerektiğine inanıyorum. Yani şunu da çok açık ifade edeyim. Sürekli bir şekilde kamu kurumlarına, devlete rol biçme ödev yükleme üslubundan çıkıp biz ne yapmalıyız sorusunu kendilerine biraz sormalarında büyük fayda olduğunu da samimiyetle ifade etmek istiyorum. Demokrasi gelişecekse hepimizin katkısıyla gelişecek. Vesayetlerden hepimizin kurtulması, uzaklaşması gerekiyor. Nasıl ki Türkiye bir dönem vesayetçi bir yapıdan daha normal bir demokratik yapıya geçtiyse partilerin de vesayet odaklarından uzaklaşıp demokratik siyaseti gerçek anlamda yapmalarının da çok önemli olduğunu buradan ifade etmek istiyorum" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından toplantı basına kapalı devam etti.
10 Nisan 2026 Cuma - 18:48
Bakan Tekin: "Bütün çocuklar özeldir"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin; durdukları ve baktıkları yerden ana felsefelerinde bütün çocukların özel olduğunu belirterek, "Bütün çocuklar, ayrım gözetmeksizin hepsinin aynı eğitim hakkına erişim hakkı vardır ve bunu temin etmemiz gerekir" dedi. Sabah saatlerinde Van’a gelen çeşitli programların ardından Van Olgunlaştırma Enstitüsünün açılışına katılan Van Özel Eğitim Meslek Lisesi ve Van Özel Eğitim Uygulama Okulu’nun açılışına katılan Bakan Tekin, "Öncelikle kusura bakmayın, geç bir saate kaldık; özür diliyoruz. Sabah buraya indiğimiz andan itibaren Van’da yaptığımız eğitim öğretim yatırımları ve Van’daki eğitim öğretim altyapısı ile ilgili görüşmelerimizi, çalışmalarımızı devam ettirdik. Biraz önce Vali Bey detaylı bir şekilde anlattı, Van’a yaptıklarımızı. Aslında Vali Bey’in anlattıkları sadece Van için değil, bütün Türkiye’de 20 yılda eğitim öğretim altyapısında devrim niteliğinde işler yapıldı. Bunları çok değişik ortamlarda konuştuk. Ancak bugün burada özel eğitim kampüsü açıyoruz. Bununla ilgili birkaç cümle etmek istiyorum. Biz, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bütün insanları eşit, bütün insanları insan olduğu için değerli kabul ediyoruz. Bütün insanların, başta yaşama hakkı olmak üzere bütün temel hak ve hürriyetlerini güvence altına almak için kamusal sorumlulukla, devlet adamı sorumluluğuyla, bir Müslüman sorumluluğuyla hareket etmeye çaba sarf ediyoruz" dedi. "Özel çocuklarımız da bizim için çok önemlidir" diyen Bakan Tekin, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Özel çocuklarımızın da eğitim hakkına, eğitime erişimini sağlayacak tedbirleri almaya özen gösteriyoruz, çaba gösteriyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı olarak, özel çocuklarımızın eğitimiyle ilgileniyoruz. Bu çocuklarımızın bakımla ilgili kısımları Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülüyor. Bu bireylerimizin tedavi ve sağlıkla ilgili hizmetleri Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülüyor. Biz de Milli Eğitim Bakanlığı olarak özel çocuklarımızın eğitime erişim hakkını ve sağlıklı bir ortamda eğitim alma haklarını temin etmeye çalışıyoruz." Bu konuda yürütülen sürece de değinen Bakan Tekin, "İllerde bizim Rehberlik Araştırma Merkezi (RAM) dediğimiz birimlerimiz var. Rehberlik Araştırma Merkezlerimiz özel çocuklarımızın tespitini yapar. Bu tespit yapıldıktan sonra çocuklarımızın durumlarına göre RAM raporları verilir. Bu raporlara göre bu özel çocuklarımız; ya yaşıtlarıyla aynı okullarda, aynı sınıflarda, aynı sıralarda kaynaştırma eğitimi alırlar, yani birlikte eğitim alırlar. Ya yine RAM raporlarımızın verilerine göre kendileri için hazırlanmış özel eğitim okullarında eğitimlerini alırlar. Bunlara ilave olarak, bilinmediği için bu kısmı özellikle söylemek istiyorum, bazı çocuklarımıza, durumlarına göre evinde eğitim veriyoruz. Bazı çocuklarımıza ise hastanelerde, Sağlık Bakanlığı ile beraber eğitim öğretim veriyoruz" diye konuştu. Bakan Tekin, bütün çocukların eğitime erişim hakkını eşit ve adil bir biçimde temin etmeye çalıştıklarını vurgulayarak, "Durduğumuz yerden, baktığımız yerden ana felsefemiz şu, bütün çocuklar özeldir. Bütün çocuklar, ayrım gözetmeksizin hepsinin aynı eğitim hakkına erişim hakkı vardır ve bunu temin etmemiz gerekir. Bugün de burada özel çocuklarımız için hazırlanmış bir kampüste; hem eğitim hem de mesleki eğitim anlamında onlara katkı sunacak güzel bir kampüsün açılışını yapıyoruz. Bunu sağlayan, bu ortamı oluşturan herkese teşekkür ederim. Tesisimizin, okullarımızın, eğitim ortamımızın hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum" şeklinde konuştu.
10 Nisan 2026 Cuma - 18:41
Bakan Çiftçi, 15 Temmuz Gazisi Turgut Aslan’ı ziyaret etti
İçişleri Başkanı Mustafa Çiftçi, Emniyet Teşkilatının 181. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve 15 Temmuz Gazisi Turgut Aslan’ı ziyaret etti. Bakan Çiftçi, 10 Nisan Polis Haftası ve Emniyet Teşkilatının 181. kuruluş yıl dönümü vesilesiyle TEM Daire Başkanlığı görevini yürütürken, darbeciler tarafından başından vurulan 15 Temmuz Gazisi ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Turgut Aslan’ı ziyaret etti. Bakan Çiftçi, ziyarette Aslan’ın Polis Haftası’nı kutladı. Vatanın şehitler ve gaziler sayesinde ayakta durduğunu vurgulayan Bakan Çiftçi, Arslan’ın hizmetlerinin kıymetini vurguladı. Görüşmede 24 Ocak 2001 tarihinde şehit edilen eski Diyarbakır Emniyet Müdür Gaffar Okan’da unutulmadı. Bakan Çiftçi ve Turgut Arslan, Gaffar Okan’ın hatırasına anarak, dua ettiler. Arslan ise, Bakan Çiftçi’ye Türkiye’nin bir an önce terörden kurtulması gerektiğini ifade etti ve Çiftçi’nin görevinde başarılı olacağına inandığını vurguladı. Ziyarete ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yapan Bakan Çiftçi, "10 Nisan Polis Haftası ve Emniyet Teşkilatımızın 181. kuruluş yıl dönümü vesilesiyle, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve 15 Temmuz Gazisi Sayın Turgut Aslan’ı ziyaret ettik. 15 Temmuz gecesi vatanı, bayrağı ve millet iradesini canı pahasına savunan Sayın Turgut Aslan’ın şahsında; milletimizin huzuru, devletimizin güvenliği ve demokrasimizin muhafazası uğruna fedakârca görev yapan kahraman polislerimize bir kez daha şükranlarımızı ifade ettik. Türk Polis Teşkilatımızın 181 yıllık onurlu birikimini, görev aşkını ve milletimize adanmışlığını saygıyla selamlıyor; emniyet mensuplarımızın her zaman yanında olmayı sürdürüyoruz" dedi. Ziyarete ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yapan Turgut Arslan ise, "Şehitlerimize, onların emanetlerine ve gazilerimize verdiği önemi tüm varlığıyla hissettiren, bu aziz vatanın yetiştirdiği müstesna devlet adamlarından olan Sayın Bakanımıza yüce gönlü için şükranlarımı arz ediyorum" ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
09 Nisan 2026 Perşembe- 10:12
Kuşadası Belediyesi Başkan Vekili Demirtaş, Güzelçamlı Mahallesi’nde vatandaşlarla buluştu
2
06 Nisan 2026 Pazartesi- 19:13
CHP Genel Başkanı Özel: "Şu an 8 milletvekili boşta. Bir an önce TBMM’nin boşalan sandalyeler için ara seçim kararı alması ve TBMM Başkanının üzerine düşeni yapması zorunludur"
3
09 Nisan 2026 Perşembe- 13:39
TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan ara seçim açıklaması
4
10 Nisan 2026 Cuma- 13:59
Erdoğan’dan "Terörsüz Türkiye" sürecinde yasal adım vurgusu
5
10 Nisan 2026 Cuma- 12:27
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Emniyet teşkilatımız, suç ve suçluların tamamına karşı gözünü kırpmadan mücadele ediyor"
18 Kasım 2025 Salı - 10:54
MHP Lideri Bahçeli: "İmralı’ya gidecek heyetin tespitinin yapılması muhtemeldir. Günlerdir İmralı’ya gidilsin mi gidilmesin mi tartışmalarına bir nokta koyulmalıdır"
MHP Lideri Bahçeli: "İmralı’ya gidecek heyetin tespitinin yapılması muhtemeldir. Günlerdir İmralı’ya gidilsin mi gidilmesin mi tartışmalarına bir nokta koyulmalıdır"
18 Kasım 2025 Salı - 10:50
Bakan Fidan: "2026 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifiyle Bakanlığımıza 46,8 milyar TL (46.805.514.000) ödenek tahsis edilmesi öngörülmektedir."
Bakan Fidan: "2026 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifiyle Bakanlığımıza 46,8 milyar TL (46.805.514.000) ödenek tahsis edilmesi öngörülmektedir."
18 Kasım 2025 Salı - 10:49
Bakan Fidan: "Harcamamız 26,6 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Dolayısıyla, tasarruf tedbirlerine uyarak etkin şekilde kullandığımız bütçemizin gerçekleşme oranı yüzde 90,3’tür."
Bakan Fidan: "Harcamamız 26,6 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Dolayısıyla, tasarruf tedbirlerine uyarak etkin şekilde kullandığımız bütçemizin gerçekleşme oranı yüzde 90,3’tür."
18 Kasım 2025 Salı - 10:42
Bakan Fidan: "(Türk Devletleri Teşkilatı) Türk Devletleri’nin KKTC ve Kıbrıs Türklerine destekleri Zirve Bildirilerinde vurgulanmıştır"
Bakan Fidan: "(Türk Devletleri Teşkilatı) Türk Devletleri’nin KKTC ve Kıbrıs Türklerine destekleri Zirve Bildirilerinde vurgulanmıştır"
18 Kasım 2025 Salı - 10:21
Dışişleri Bakanı Fidan: "8 Aralık 2024 tarihinden bu yana Türkiye’den 550 binden fazla Suriyeli ülkelerine geri dönmüştür."
Dışişleri Bakanı Fidan: "8 Aralık 2024 tarihinden bu yana Türkiye’den 550 binden fazla Suriyeli ülkelerine geri dönmüştür."
17 Kasım 2025 Pazartesi - 21:32
MHP Genel Başkan Yardımcısı Özdemir: "CHP’nin TRT üzerinde oluşturmaya çalıştığı algı beyhudedir"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, "Türk milletinin sesini sadece Anadolu coğrafyasında değil, dünyanın geri kalanında da gür bir şekilde duyurulmasına imkan tanıyan TRT üzerinde CHP’nin oluşturmaya çalıştığı algı beyhudedir" dedi. MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan’ın TRT Genel Müdürlüğü önünde yaptığı açıklamaya tepki gösterdi. Özdemir, "TRT, Türkiye’nin en önemli marka değerlerinden birisi olan, geleneklerimizle yeniliği buluşturan, son dönemlerde dijital yayıncılık alanında yaşanan küresel rekabette çok değerli çalışma ve projelere imza atarak ülkemize saygın katkılar sunan güzide bir kuruluşumuzdur. Dünya üzerinde muadilleri olan diğer devlet yayın gruplarıyla kıyaslandığında da son derece müspet ve başarılı işler yaptığı bizce malumdur" dedi. "CHP’nin TRT üzerinde oluşturmaya çalıştığı algı beyhudedir" Özdemir, "Hal böyleyken, Türk milletinin sesini sadece Anadolu coğrafyasında değil, dünyanın geri kalanında da gür bir şekilde duyurulmasına imkan tanıyan TRT üzerinde CHP’nin oluşturmaya çalıştığı algı beyhudedir. TRT’nin çalışma ve faaliyetleri 2954 sayılı Kanun’la düzenlenmiş ve yönetim mekanizması da bu kanun gereğince çalışmalarına devam etmektedir. El attığı her yerden şaibe, tembellik ve yozlaşma fışkırtan CHP’nin herşey bir tarafa TRT kanununu doğru okuması, anlaması ve bu ölçüde sorumlu bir anlayışla meseleye yaklaşarak görüş bildirmesi gerekir. Bu vesileyle MHP olarak TRT’nin çalışmalarını başarılı bulduğumuzu, milli kültürümüzü yaşatmanın yanı sıra küresel hedeflerimizin gerçekleştirilmesi için de son derece gayretli çalışmalarını müşahade ettiğimizi belirtiyoruz" şeklinde konuştu.
17 Kasım 2025 Pazartesi - 21:25
Milli Savunma Bakanı Güler: "Kutuların çözümü ve ilk bulgulara ulaşma süreci en az 2 ay sürer"
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Gürcistan’ın Signagi bölgesinde düşen askeri kargo uçağıyla ilgili karakutuların incelemesinin zaman alacağını belirterek, "Kutuların çözümü ve ilk bulgulara ulaşma süreci en az 2 ay sürer" dedi.
17 Kasım 2025 Pazartesi - 21:21
Meclis toplantısına eski içme suyu borularını getiren Başkan Şerifoğulları: "İçme suyu hattı döşeme çalışmalarımız yüzde 99 seviyesine ulaşmıştır"
Meclis toplantısına eski ve yeni içme suyu borularını getirerek aradaki farkı gösteren Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, "Önceliğimiz içme suyu hatlarının yenilenmesi ve kayıp-kaçağın ortadan kaldırılmasıydı. Bugün geldiğimiz noktada içme suyu hattı döşeme çalışmalarımız yüzde 99 seviyesine ulaşmış, tüm hatlara su verilmiştir" dedi. Elazığ Belediye Meclisi, kasım ayı oturumlarını üçüncü birleşim ile tamamladı. Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nın başkanlığında gerçekleşen toplantıda bütçe görüşüldü. Belediyenin altyapı ve üstyapı çalışmaları hakkında bilgi veren Başkan Şerifoğulları, özellikle içme suyu hatlarındaki değişimi göstermek için eski ve yeni boruları salona getirtirdi. Göreve geldikleri günden bu yana hizmet etmek adına tüm gayreti sergilediklerini vurgulayan Başkan Şerifoğulları, "Geçtiğimiz dönemde olduğu gibi 2024 yerel seçimlerinin ardından da hem fiziki yatırımlar hem sosyal belediyecilik hem de kültürel projeler bakımından elimizden gelen tüm gayreti ortaya koymaya devam ettik. Bu süreçte destekleriyle yanımızda olan siz değerli meclis üyelerimize yürekten teşekkür ediyorum. Geçtiğimiz bahar aylarından itibaren hava şartlarının normalleşmesiyle birlikte şehrimizde asfalt seferberliği başlattık. Altyapısı tamamlanan bölgelerde asfalt serimi, yol yenileme ve kaldırım çalışmalarımızı hızlıca başlatarak üstyapıyı güçlendirdik. 2025 yılında toplam 1 milyon 670 bin metrekare asfalt serimi gerçekleştirdik. 174 bin metrekare sathi kaplama 65 bin metrekare kaldırım çalışması gerçekleştirdik. Yeni imar yollarıyla şehrimizin dört bir yanında ulaşım aksını güçlendiriyoruz" diye konuştu. "İçme suyu hattı döşeme çalışmalarımız yüzde 99 seviyesine ulaşmış, tüm hatlara su verilmiştir" Uzun yıllardır şehrin en temel sorunları arasında yer alan içme suyu altyapı yenileme çalışmalarını büyük ölçüde tamamladıklarını dile getiren Başkan Şerifoğulları, "Önceliğimiz içme suyu hatlarının yenilenmesi ve kayıp-kaçağın ortadan kaldırılmasıydı. Bugün geldiğimiz noktada içme suyu hattı döşeme çalışmalarımız yüzde 99 seviyesine ulaşmış, tüm hatlara su verilmiştir. Evsel bağlantılarımızı da yıl sonu itibarıyla tamamlayarak bu süreci sonuçlandıracağız. Şehrimizi sağlıklı ve modern içme suyu hatlarına kavuşturmak, gelecek on yıllara yapılmış en kıymetli yatırımlardan biridir. Bununla birlikte yağmur suyu hatlarındaki sorunların da farkındayız. Bizden önceki dönemlerde toplam 65 kilometre yağmur suyu hattı bulunuyordu. Bizim dönemimizde en küçük çapı 600’lük olan toplam 25 kilometre yeni yağmur suyu hattı döşendi. Şehrimizin bu konuda yaşadığı sıkıntıları çözecek çalışmalarımızı da kararlılıkla sürdürüyoruz. Altyapıya yönelik yatırımlarımız doğrultusunda şehrimizin 2053 yılına kadar ihtiyacını karşılayacak İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi inşa çalışmalarımız önemli ölçüde tamamlandı. Yıl sonuna kadar tesisimiz faaliyete geçecektir" dedi. "2026 yılı tahmini gelir bütçemiz 10 milyar 191 milyon TL" Başkan Şerifoğulları, "2024 mali yılı bütçe performansımız, belediyemizin mali disiplin ve şeffaf yönetim anlayışının güçlü bir göstergesi olmuştu. 2024 yılı gelir bütçemiz 4 milyar 577 milyon TL olarak hedeflenmiş, 4 milyar 779 milyon 647 bin TL olarak gerçekleşmiş ve yüzde 104,42 oranında gelir elde edilmişti. 2024 yılı gider bütçemiz 5 milyar 575 milyon TL olarak ön görülmüştür. 5 milyar 119 milyon 407 bin TL olarak gerçekleşmiştir. Gider bütçemizin gerçekleşme oranı yüzde 90,29’dir. 2024 mali yılı finansman bütçemiz 998 milyon TL’dir. 14 Kasım tarihi itibarıyla 2025 yılı bütçemize baktığımızda 2025 mali yılının henüz tamamlanmamasına rağmen 2025 yılı gelir bütçemiz 7 milyar 497 milyon 460 bin TL olarak hedeflenmiş, 14 Kasım itibarıyla 5 milyar 347 milyon 723 bin TL gelir elde edilmiş ve yüzde 71,32 gerçekleşme sağlanmıştır. 2025 yılı tahmini gider bütçemiz, 8 milyar 983 milyon 104 bin TL olarak planlanmış, 14 Kasım itibarıyla 7 milyar 350 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Gerçekleşme oranı yüzde 81,82’dir. Aynı tarih itibarıyla gerçekleşen bütçemizin 1 milyar 990 milyon 23 bin TL’si yatırım bütçesi olarak değerlendirilmiştir. Yani gerçekleşen bütçenin yüzde 27,07’si yatırımlara ayrılmıştır. 2026 yılı tahmini gelir bütçemiz 10 milyar 191 milyon TL, 2026 yılı tahmini gider bütçemiz 10 milyar 876 milyon TL’dir. Bu bütçe, hem devam eden projelerin tamamlanmasını hem de yeni yatırımların hayata geçirilmesini sağlayacak şekilde planlanmıştır. Hazırladığımız 2026 bütçesinin temelinde de bu şehirde yaşayan herkese ve bu şehrin her köşesine adil bir hizmet anlayışı vardır" şeklinde konuştu. "Sayıştay denetimleri, rutin uygunluk denetimlerdir" Sayıştay denetimlerine değinen Şerifoğulları, "Son günlerde bazı çevrelerin Sayıştay raporları üzerinden belediyemiz üzerinde olumsuz bir algı oluşturmaya çalıştığını görüyoruz. Sayıştay denetimleri tüm belediyelerde düzenli olarak yapılan rutin denetimlerdir. Raporda yer alan teknik değerlendirmeler, iyileştirme süreçlerinin doğal bir parçasıdır. Belediyemiz her zaman olduğu gibi çalışmalarını şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkesiyle yürütmektedir. Bu çarpıtılmış yorumların gerçeği yansıtmadığını, belediyemizin hizmet yolundan asla geri adım atmayacağını kamuoyunun bilmesini isterim. Sayıştay denetimleri, kamu kurumlarının mali işlemlerinin yasal mevzuata uygunluğunu tespit etmeye yönelik rutin uygunluk denetimlerdir. Raporda yer alan söz konusu bulgular herhangi bir usulsüzlük, yolsuzluk, kamu ya da kişi zararı içermeyen, idari ve teknik öneriler olarak değerlendirilmektedir. Mevcut tüm belediyeler ile kamu kurum ve kuruluşlarına ilişkin Sayıştay raporlarında da aynı unsurlar yer almaktadır. 2024 yılı Sayıştay dış denetim genel değerlendirme raporuna dileyen herkes ulaşılabilir. Elazığ Belediyesi’ne ilişkin 2024 yılı Sayıştay raporunda kamu zararına ilişkin yargı raporu bulunmamaktadır. 2024 yılı Sayıştay raporunda herhangi bir kamu zararı tespit edilmediği gibi herhangi bir suç duyurusunda da bulunulmamıştır" ifadelerini kullandı.
17 Kasım 2025 Pazartesi - 21:00
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Karakutunun incelenmesi neticesinde 20 canımızı şehit verdiğimiz elim hadisenin neden yaşandığını çok daha net görebileceğiz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kaza kırım ekibimizin topladığı veriler ışığında ve karakutunun incelenmesi neticesinde 20 canımızı şehit verdiğimiz elim hadisenin neden yaşandığını çok daha net görebileceğiz. Bunları da başta şehit yakınlarımız olmak üzere kamuoyumuzla şeffaf bir şekilde paylaşacağız" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı sonrasında açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yaşadığımız her olay Türkiye’nin sınırlarının çok ötesinde bir büyüklüğe, nüfuza ve gönül halesine sahip olduğunu gözler önüne seriyor. Bunu zafer kutlamalarından dönerken Azerbaycan-Gürcistan sınırına yakın Signagi bölgesinde düşen askeri kargo uçağımız sonrası bir kez daha gördük. Kardeş ülkeler başta olmak üzere dünyanın her tarafından taziye ve dayanışma mesajları aldık" dedi. Erdoğan, Gürcistan ve Azerbaycan’ın facianın ilk anından itibaren tüm imkanlarını seferber ettiğini, arama-kurtarma ekiplerinin ulaştırılması, enkazın bulunması, olay mahallinin güvenliğinin sağlanması noktasında tam bir işbirliği içinde olduklarını bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Uçağın karakutusuna ve şehitlerimizin naaşlarına kısa sürede ulaştık; cuma günü de ebedi istirahatgahlarına uğurlamak üzere şehitlerimizi ülkemize getirdik. Bakanlarımızın, milletvekillerimizin, sivil ve askeri erkan ile vatandaşlarımızın katılımıyla şehitlerimize son görevimizi yerine getirdik. Bir kez daha aziz hatıralarını daima yaşatacağımız kahraman askerlerimizi kemal-i hürmetle yad ediyor, her birine Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Aynı şekilde Hırvatistan dönüşü düşen Orman Genel Müdürlüğümüze ait yangın söndürme uçağında şehit olan pilotumuza da Rabbimden rahmet diliyorum" açıklamasını yaptı. Bin yıldır olduğu gibi bugün de sınırların içinde ve dışında milletin huzuru, devletin bekası uğruna canları pahasına vazife yapan nice vatan evladı olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rabbim hepsini korusun, muhafaza etsin, ayaklarına taş değdirmesin diyorum. Kaza-kırım ekibimizin topladığı veriler ışığında ve karakutunun incelenmesi neticesinde 20 canımızı şehit verdiğimiz elim hadisenin neden yaşandığını çok daha net görebileceğiz. Bunları da başta şehit yakınlarımız olmak üzere kamuoyumuzla şeffaf bir şekilde paylaşacağız. Bu vesileyle telefonla arayarak veya mesaj yollayarak acımızı paylaşan tüm dost ve kardeş ülkelere teşekkür ediyorum. Peygamberlikten sonraki en yüce makam olan şehadet mertebesine ulaşmak ne kadar ulvi ise, geride kalanlar için de sabretmek o kadar büyük bir derecedir. Şehit yakınlarımızın teslimiyeti, vakarı, sabrı ve metaneti karşısında bu milletin bir ferdi olarak, açık söylüyorum duygulanmamak elde değil. Yüreklerine düşen kor ateşe rağmen metanetlerinden asla taviz vermeyen tüm kardeşlerimden Allah razı olsun" ifadelerini kullandı. "Kabine olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin 783 bin kilometrekaresinin tamamına, 86 milyon insanımızın her birine aşkla hizmet ediyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Halka hizmeti Hakk’a hizmet olarak kabul eden bir anlayışın temsilcileri sıfatıyla durmadan, dinlenmeden çalışıyor, eserlerimize her gün bir yenisini ekliyoruz. Son kabine toplantımızdan bu yana geride bıraktığımız iki haftayı yine dolu dolu geçirdik. 4 Kasım’da ülkemize atanan büyükelçilerin güven mektuplarını kabul ettik. Ertesi gün partimizin grup toplantısını büyük bir coşkuyla gerçekleştirdik" açıklamasını yaptı. "Millet Kütüphanemiz, toplam 141 milyon 700 bin kaynakla dünyanın en büyük 3’üncü kütüphanesi haline geldi" 6 Kasım’da düzenlenen "Kütüphane Beş-Sıfır ve İnsan Merkezli Dijital Dönüşüm Uluslararası Konferansı"nın bu alandaki yeni trendlerin görülmesine vesile olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemizin ve dünyanın farklı yerlerinden çok kıymetli isimleri, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanemizde ağırlamaktan memnuniyet duyduk. 5 sene önce Ankara’ya kazandırdığımız Millet Kütüphanemiz, toplam 141 milyon 700 bin kaynakla dünyanın en büyük 3’üncü kütüphanesi haline geldi. Sadece geçen sene çoğu genç 2 milyon kişiyi kütüphanemizde misafir ettik. 15 Kasım itibarıyla toplam 8 milyon 650 bin ziyaretçiyi Millet Kütüphanemizde ağırladık. Biliyorsunuz kütüphanemizde okuyan, yazan, araştırma yapan veya sınavlara hazırlanan bu misafirlerimize günde iki öğün çorba ikram ediyoruz. 15 çeşit içecek ve keklerimizi yine ücretsiz olarak misafirlerimize sunuyoruz" dedi. Bu yıl başından beri 7 milyon 340 bin adet ücretsiz ikramda bulunduklarını kaydeden Erdoğan, "Şurası da oldukça dikkate değerdir: Halk kütüphanelerimizdeki güncel üye sayımız 7,6 milyona, kitap sayımız 25,6 milyona ulaştı. Şu an dağıtımda olan 800 bin yeni kitabımızla bu sayıyı yıl sonunda inşallah 26,4 milyona çıkarmış olacağız. Sadece bu rakamlar bile muhalefetle aramızdaki derin ufuk farkını ortaya koyuyor. Siyasi rakiplerimiz gençleri sarf malzemesi olarak görüp, yolsuzluklarını aklamak için öne sürerken; biz ’gençlerimiz geleceğimizdir’ anlayışıyla onların her alanda en iyi şekilde yetişmeleri için cansiperane çalışıyoruz. Kaliteli eğitim almış, bilgi ve hikmetle donanmış; milli, manevi değerlerine sahip çıkan bir gençliğin yetişmesi için hiçbir fedakarlıktan kaçınmıyoruz. Yeter ki gençlerimiz okusun, araştırsın, kendilerini geliştirsin. İnşallah biz bu şuurla onlara hizmet etmeyi sürdüreceğiz" açıklamasında bulundu. "Güney Kafkasya’da kalıcı barışın tesisi ve ekonomik kalkınmanın ivme kazanması için üzerimize ne düşüyorsa yapmaktan geri durmayacağız" Zafer Günü’nü Azerbaycanlılarla kutlamak ve Azadlık Meydanı’nda tertiplenen Zafer Geçidi törenine iştirak etmek üzere 8 Kasım’da Bakü’de olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "44 günlük Vatan Muharebesi’nde Karabağ’ın işgalden kurtuluşu için toprağa düşen şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi şükranla andık. ’İki devlet tek millet’ düsturuyla inşallah bundan sonra da iyi ve kötü günlerinde tüm imkanlarımızla can Azerbaycan’ın yanında olacağız. Özellikle Güney Kafkasya’da kalıcı barışın tesisi ve ekonomik kalkınmanın ivme kazanması için üzerimize ne düşüyorsa yapmaktan geri durmayacağız. 10 Kasım’da Cumhuriyetimizin banisi ve ilk Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü vefatının 87’nci yıl dönümünde bir kez daha saygıyla yad ettik. İktidarlarımız boyunca ’Millete efendilik yoktur; hadimlik vardır’ prensibinden hareketle aziz milletimize kimsenin patronluk taslamasına, parmak sallamasına, Anadolu insanını hor, hakir görmesine müsaade etmedik. Bu topraklarda kurduğumuz devletler zincirimizin en son halkası olan Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet muzaffer ve muvaffak kılmak için canla başla çalıştık" dedi. "Bir dönem toplu iğne dahi üretemeyen bir ülkeyi, dünyanın en büyük 17’nci, Avrupa’nın en büyük 7’nci ekonomisi haline getirdik" "Bir dönem toplu iğne dahi üretemeyen bir ülkeyi, dünyanın en büyük 17’nci, Avrupa’nın en büyük 7’nci ekonomisi haline getirdik" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2025 yılı ikinci çeyreğinde kişi başı milli gelir 17 bin dolara yaklaştı. 2002 senesinde yılda sadece 36 milyar dolar ihracat yapabiliyorduk. Ekim 2025 itibarıyla yıllıklandırılmış ihracımız 270,2 milyar dolarla rekor kırdı. Savunma sanayiinde bir zamanlar yüzde 80 oranında dışa bağımlı olan Türkiye, bugün bu alanda dünyanın imrenerek takip ettiği bir seviyeye yükseldi" diye konuştu. Türkiye’nin İHA ve SİHA üretiminde dünyanın ilk 3 ülkesi arasında bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sadece ekonomide değil, demokraside de zihniyet dönüşümü gerçekleştirdik. 1940’lardan itibaren siyasete musallat olan faşizan zihniyet yerine milli iradenin gerçek manada egemen olduğu yönetim modelini ülkemize kazandırdık. Tek parti zihniyetinin cumhurla cumhuriyet, devlet ile millet arasına ördüğü duvarları, hayata geçirdiğimiz tarihi nitelikteki reformlarla ortadan kaldırdık" dedi. "Türkiye Yüzyılı vizyonumuz, adım adım gerçeğe dönüşüyor" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin emin, ehil, dürüst, çalışkan kadroların riyasetinde her alanda son asrın en başarılı, hizmet ve eser noktasında en üretken yıllarını yaşadığını belirterek, Türkiye Yüzyılı vizyonlarının adım adım gerçeğe dönüştüğünü dile getirdi. Erdoğan, "İnşallah hiç kimsenin, dahili ve harici hiçbir bedhahın, emperyalistlere taşeronluk yapan hiçbir odağın bu kutlu yürüyüşe ket vurmasına izin vermeyeceğiz" diye konuştu. 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü’nde ülke genelinde 14 milyon 914 bin fidanın toprakla buluşturulduğunu kaydeden Erdoğan şunları söyledi: "Çağrımıza icabet ederek yeşil vatan seferberliğimize katılan 1 milyon 280 bin vatandaşımızın her birine buradan teşekkür ediyorum. Aynı gün partimizin genel merkezinde ’Şehirciliğimizde İnsan ve Mekân’ temasıyla toplanan Şehircilik Zirvemizin açılışını yaptık." "(Kıbrıs’ta) Geçmişte defalarca denenmiş ve netice alınmamış önerilerin tekrar ısıtılmaya çalışılmasını vakit kaybı olarak görüyoruz" 13 Kasım’da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına seçilmesini müteakip ilk resmi yurtdışı ziyareti vesilesiyle Tufan Erhürman’ı Ankara’da misafir ettiklerini hatırlatan Erdoğan, "Sayın Cumhurbaşkanıyla milli davamız Kıbrıs’ta adil, kalıcı ve Ada’daki gerçeklere uygun bir çözüme yönelik atılabilecek ortak adımları değerlendirdik. Sayın Erhürman’ın son dönemde Rum kesimine yönelik mesajlarında, Kıbrıs Türkünün egemen eşitliğinden ödün verilmeyeceğini vurgulaması önemlidir. Geçmişte defalarca denenmiş ve netice alınmamış önerilerin tekrar ısıtılmaya çalışılmasını vakit kaybı olarak görüyoruz" dedi. Kıbrıs meselesinin çözümünün iki devletin bir arada var olmasından geçtiğini bir kez daha vurgulayan Erdoğan, "Kıbrıs Türkünün ilk baştan beri gösterdiği cesaret, irade ve yapıcı tutumu Rum tarafı da gösterirse, Ada’da egemen eşitliğe ve eşit uluslararası statüye dayalı kalıcı, adil ve gerçekçi bir çözüm bulunabilir. Değilse, adaletsizlik üzerine hiçbir çözüm bina edilemez. Bu vesileyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilanının 42’nci yıldönümünü bir kere daha tebrik ediyor, Kıbrıs Türkünün esenlik ve güvenliği için şehit olan tüm Mehmetçik ve mücahitlerimizi rahmetle yad ediyorum" dedi. "Taş üstüne taş koymaktan aciz olanlar, deprem bölgesinde rekor sürede yapılan inşa ve ihya çalışmalarını karalıyor" 14 Kasım’da Atatürk Kültür Merkezi’nde Şule Yüksel Şenler Vakfı ile Doktor Beti Şabaz Merkezinin organize ettiği "Uluslararası İnsan Hakları Konferansı ve Yankılar Sergisinin" açılışını gerçekleştirdiklerini ifade eden Erdoğan, "15 Kasım Cumartesi günü ise Adıyaman’daydık. Deprem bölgemizin yaralarını sarmaya süratle devam ediyoruz. Eylül ayında Malatya’da 304 bininci afet konutumuzun kurasını çekmiştik. Adıyaman’da da 350 bininci yuvamızın anahtarlarını teslim etmenin sevincini yaşadık. Böylece tek seferde toplam 45 bin 342 konut ve iş yerini daha teslim etmiş olduk. Yıl sonunda Adıyaman’ımızda toplam 43 bin 573 konut ve iş yerini daha teslim etmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. 11 il için hedefin yıl başından önce 453 bin bağımsız bölümün anahtar teslimini yapmak olduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Evine kavuşmamış tek bir hak sahibi bırakmayana kadar inşallah gece gündüz çalışacağız. Hal böyleyken gören herkesin takdir ettiği hizmetleri itibarsızlaştırmaya çalışan bir zihniyetin umutsuz çırpınışlarına şahit oluyoruz. Taş üstüne taş koymaktan aciz olanlar, deprem bölgesinde rekor sürede yapılan inşa ve ihya çalışmalarını karalıyor. Bir işin ucundan tutmadıkları gibi bir de 7 gün 24 saat esasına göre şantiyelerde ter döken mühendislerimizin, işçilerimizin emeğine laf ediyorlar. İş yapmayı ’animasyon yapmak’ olarak görenlere ne desek boş. Rabbim hiç kimseyi sırf siyasi ve ideolojik taassubu yüzünden yalan söyleyecek, verilen onca emeğe çamur atacak seviyeye düşürmesin diyorum. Allah’ın izniyle biz bunlara aldırmayacak ve sadece işimize bakacağız. Bir kez daha kuralarını çektiğimiz ev ve iş yerlerinin depremzedelerimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" dedi. "Emniyet birimlerimiz ve savcılarımız gerekli tahkikatı yapacak, ölümlerin neden kaynaklandığı ortaya çıkacaktır" Hükümetlerinin en hassas davrandığı konuların başında temiz ve sağlıklı gıdaya erişim ile gıda güvenliğinin geldiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnsanımızın ücretini ödediği üründe hile, hurda, aldatmaca olmaması için ne yapılması gerekiyorsa yapmanın çabası içindeyiz. Denetimler sonucunda taklit-tağşiş yapılan sağlıksız ürünler, artık anlık olarak Tarım Bakanlığımız tarafından yayınlanıyor. İstanbul’da 2’si çocuk 3 gurbetçimizin hayatını kaybetmesini müteakip basın organlarında yaşanan tartışmalara baktığımızda bu konudaki hassasiyetimizin ne kadar yerinde, doğru ve isabetli olduğunu tekrar görmüş olduk. 3 insanımızın hayatını kaybettiği olayla ilgili soruşturma şu an çok boyutlu bir şekilde devam ediyor. Emniyet birimlerimiz ve savcılarımız gerekli tahkikatı yapacak, ölümlerin neden kaynaklandığı ortaya çıkacaktır. Ama burada şöyle ikircikli bir tavra da şahitlik ediyoruz: Geçen sene kimi meşhur markalar dahil ürünlerde tağşiş, taklit, hile, hurda tespit ettiği için ana muhalefetin insafsızca eleştirdiği devlet kurumlarımız, bugün aynı kesimlerce yine hedef tahtasına konuluyor. Oysa biz, tarladan sofraya uzanan o büyük emek yolculuğunun her adımında denetmenlerimiz vasıtasıyla gerekli kontrollerin titizlikle yapılmasını sağlıyoruz. Vatandaşlarımızdan gelen ihbar ve şikayetleri dikkatlice değerlendiriliyoruz. Herhangi bir sorun, sıkıntı veya yönetmeliklere aykırı bir durum tespit ettiğimizde de kimsenin gözünün yaşına bakmıyoruz" diye konuştu. "2025 yılında ülke genelinde 1 milyon 103 bin gıda kontrolü gerçekleştirildi" 2025 yılında ülke genelinde 1 milyon 103 bin gıda kontrolü gerçekleştirildiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kayıt ve onaydan hijyene, izlenebilirlikten muhafaza şartlarına kadar her detay tek tek incelendi. Kurallara uymadığı tespit edilen 25 bin 750 işletmeye toplam 2 milyar 206 milyon lira idari para cezası uygulandı. Bununla da kalmadık. Suç teşkil eden 495 dosyayı cumhuriyet savcılıklarına intikal ettirdik. Milletimize karşı şeffaflığımızı artırmak için yeni uygulamaları da yakın zamanda devreye aldık. Daha önce belli dönemlerde açıklanan taklit ve tağşiş listesini anlık olarak zaten ilan ediyoruz. Böylece ceza verilen işletmelerin yaptığı sahtekârlığı vatandaşımızın da anında görebilmesini temin ediyoruz" açıklamasını yaptı. Bir diğer önemli yeniliğin gıda işletmelerindeki karekod uygulaması olduğunu, vatandaşların işletmenin en son ne zaman denetlendiğini, hangi şartlarda incelendiğini, sadece bir karekodu okutarak anında öğrenebildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milletimizin sofrasına gelen her lokmanın helal, sağlıklı ve güvenilir olması için yürüttüğümüz çalışmaları hız kesmeden devam ettireceğiz. Sağlıklı ve güvenilir gıda denetimleri yanında fahiş fiyatlara, stokçuluk ve haksız ticari eylemlere de göz açtırmıyoruz. 2025 yılı içerisinde 470 bin firma denetlenerek, 2,4 milyar liralık idari para cezası uygulandı. Ayrıca Rekabet Kurumumuz tarafından yapılan çalışmalar kapsamında bu sene içinde 196 firmaya toplamda 11,5 milyar liralık idari para cezası tatbik edildi" diye konuştu. Gıda güvenliği konusunda en küçük bir ihmale toleransları olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her ne surette olursa olsun daha fazla para kazanmak için insanımızın sağlığını tehlikeye atanlarla mücadelemiz aynı kararlılıkla sürecektir. Vatandaşımızın güvenli gıdaya ulaşmasını temin ederken, elbette evine ekmek götürmeye çalışan esnafımızın da hakkını, hukuku koruyacağız. İstanbul’daki elim olay henüz aydınlatılmamışken, gıda sektörümüzün tamamını itham eden art niyetli yorumları da doğru bulmadığımızı ifade etmek istiyorum. İmparatorluk bakiyesi olan Türkiye çok büyük bir devlettir, Türk milleti de büyük hedefleri ve hayalleri olan bir millettir. Bu hedeflere ulaşabilmek için içeride olduğu kadar yurt dışında da çok boyutlu bir politika yürütüyoruz. Aynı tarihi, aynı kaderi ve aynı istikbali paylaştığımız tüm dost ve kardeşlerimizle barış içinde yaşamanın gayretindeyiz. Irak’tan Suriye’ye güney sınırlarımız boyunca barışı, adaleti, istikrarı ve birlikte kalkınmayı, birlikte kazanmayı savunuyoruz. Komşumuz Irak’ta 11 Kasım’da yapılan Irak Temsilciler Meclisi seçimlerinin sorunsuz ve barışçıl bir ortamda gerçekleşmesinden memnuniyet duyduk. Seçimlerin Irak halkı için hayırlara vesile olmasını diliyor, inşallah bundan sonra da Iraklı kardeşlerimizin yanında olacağımızı vurgulamak istiyorum" dedi. "Gazze’de ülkemizin de katkısıyla sağlanan ateşkesin ihlallere rağmen devam etmesini çok kıymetli buluyoruz" Suriye’nin uluslararası ilişkilerde yakaladığı ivmeyi memnuniyetle takip etiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu komşu ülkenin birlik, beraberlik ve bütünlüğünü güçlendireceğine inandığımız 10 Mart mutabakatının uygulanmasıyla ilgili kararlı duruşumuzu koruyoruz. Türkiye, bu meselenin suhuletle çözümü için her türlü katkıyı sunmaya hazırdır. 8 Aralık devriminin birinci yıldönümü yaklaşırken, artık hiç kimse geçmişe takılıp kalmamalı, ortak gelecek vizyonuyla hareket etmenin yollarını aramalıdır. Bölgemize dair yayılmacı emeller güdenlerin telkin, işmar ve kışkırtmalarına prim verilmemelidir. ’El atına binenin tez ineceği’ gerçeğini hiç ama hiç kimse unutmamalıdır. Türkiye, daha önce defalarca söylediğim gibi Suriye’deki bütün halkları kardeşi olarak görmekte, herkesin huzurunu, güvenliğini, esenliğini istemektedir. Bu anlayışla önümüzdeki dönemde Suriye’de kalıcı huzur ve istikrarın tesisi için bölgedeki tüm aktörlerle diyalog içinde çalışmaya devam edeceğiz. Gazze’de ülkemizin de katkısıyla sağlanan ateşkesin ihlallere rağmen devam etmesini çok kıymetli buluyoruz. Hamas, Netanyahu hükümetinin tüm provokasyonlarına rağmen attığı imzanın arkasında duruyor ve sorumluluklarını yerine getiriyor. Başta Sayın Trump olmak üzere Amerikan yönetiminin de bu konuda yapıcı bir yaklaşım sergilediğini görüyoruz. İnsani yardımlar konusunda İsrail’den kaynaklı çeşitli aksaklıklar yaşansa da biz mevcut tüm imkanları kullanarak Gazze’ye yardımlarımızı ulaştırıyoruz" dedi. Toplam 810 ton insani yardım taşıyan 18’inci İyilik gemisinin cuma günü El Ariş Limanı’na ulaştığını, 47 tır dolusu malzemeyi Refah Sınır Kapısı’na yönlendirdikleri bilgisini paylaşan Erdoğan, "Öte yandan havaların soğuması ve yağışların başlamasıyla birlikte Gazze’deki durum giderek kötüleşiyor. Gazze halkının bir an önce derme çatma çadırlardan kurtarılması gerekiyor. Ülkemizdeki konteynerlerin Gazze’ye sevki, sahada ciddi bir rahatlamaya yol açacaktır. Bununla ilgili temaslarımız da devam etmektedir" değerlendirmesini yaptı. "Filistin’de işgal devam ettikçe, Filistin kanadıkça, Filistinlilerin toprakları gasbedildikçe hiçbir ülke güvenlik içinde olamaz" Filistin devleti kurulmadan bölgeye tam olarak huzur, istikrar ve güven ortamının yerleşmesinin mümkün olmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Filistin’de işgal devam ettikçe, Filistin kanadıkça, Filistinlilerin toprakları gasbedildikçe, açık söylüyorum bölgedeki hiçbir ülke güvenlik içinde olamaz. 1967 sınırları temelinde iki devletli çözüme yaklaştığımız ölçüde barış kapısı aralanacak, uzaklaştığımız ölçüde de bu kapı kapanacaktır. Bu gerçeğin hiçbir şekilde göz ardı edilmemesi gerektiğine inanıyorum. Türkiye’nin bütün çabası, bütün gayreti de bunun içindir. Günü kurtarmayı değil, müreffeh bir geleceği inşa etmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde daha çok çalışacağız, daha fazla emek harcayacağız ve inşallah bölgede kalıcı barışa giden yolun ardına kadar açılmasını sağlayacağız" diyerek sözlerini tamamladı.
17 Kasım 2025 Pazartesi - 20:38
Milli Savunma Bakanı Güler: "Karakutuların çözümü ve ilk bulgulara ulaşma süreci en az 2 ay sürer."
Milli Savunma Bakanı Güler: "Karakutuların çözümü ve ilk bulgulara ulaşma süreci en az 2 ay sürer."
17 Kasım 2025 Pazartesi - 19:49
Eski Bakan Kasapoğlu, Kula Esnaf ve Sanatkârlar Odası’nı ziyaret etti
Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Manisa’nın Kula ilçesinde Esnaf ve Sanatkârlar Odası’nı ziyaret etti. Kasapoğlu, "Esnafımızın her zaman yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Kula’nın potansiyeli yüksek. Bu potansiyeli daha da güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz" dedi. Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Aytekin Şadan ve yönetim kurulu üyeleri tarafından karşılanan AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Kula esnafının durumu ve ilçedeki ekonomik faaliyetler üzerine değerlendirmelerde bulundu. Kasapoğlu, esnafın ülke ekonomisinin bel kemiğini oluşturduğunu vurgulayarak, "Kula’nın gelişiminde esnafımızın emeği büyük. Sizlerin üretimi, hizmeti ve fedakâr çalışmaları ilçemize değer katıyor. Esnafımızın her zaman yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Kula’nın potansiyeli yüksek. Bu potansiyeli daha da güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz" dedi. Oda Başkanı Şadan ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade ederek, "Sayın bakanımızı odamızda ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk. Kula esnafımızın talepleri, sorunları ve çözüm önerileri konusunda kendisine bilgi verdik. İlçemizin gelişimi için verilen her türlü destek bizler için çok kıymetli. Esnafımızın güçlenmesi adına iş birliğimizin devam edeceğine inanıyoruz" diye konuştu. Samimi bir atmosferde geçen ziyaret, karşılıklı görüş alışverişleriyle son buldu. Kasapoğlu, oda yönetimine çalışmalarında başarılar dileyerek, Kula’daki temaslarına devam etti.
17 Kasım 2025 Pazartesi - 19:39
AK Partili Kasapoğlu: "Kula’da hem spor altyapısının hem de gençlik çalışmalarının güçlendirilmesi adına iş birliğimiz sürecek"
Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Manisa’nın Kula ilçesinde esnafla bir araya gelip, mahalle muhtarları ve kurum müdürleri ile toplantı yaptı. Kasapoğlu, "Kula’da hem spor altyapısının hem de gençlik çalışmalarının güçlendirilmesi adına iş birliğimiz sürecek" dedi. Ziyaret programına Kula’ya yeni atanan Kaymakam Talha Altuntaş’a "hayırlı olsun" ziyareti ile başlayan önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem KKasapoğlu, Kaymakam Altuntaş ile ilçenin genel durumu ve yürütülen projeler hakkında istişarelerde bulundu. Kaymakamlık ziyaretinin ardından ilçe merkezine geçen Kasapoğlu, Kula Çarşısı, Yeni Kapalı Pazar Yeri ve Leblebiciler Sitesi’nde esnafla bir araya geldi. Esnafın sorunlarını ve beklentilerini dinleyen Kasapoğlu, Kula’nın ekonomik yapısında önemli bir yere sahip olan küçük esnafın güçlendirilmesi için çalışmaların sürdüğünü söyledi. Vatandaşlar tarafından ilgiyle karşılanan Kasapoğlu’nun son durağı Kula Gençlik Kampı oldu. Mahalle muhtarları ve ilçe kurum müdürlerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda ilçe genelindeki gençlik ve spor yatırımları ele alındı. Kampın mevcut durumu, kullanım kapasitesi, gençlere yönelik faaliyetlerin artırılması ve kampın bölgeye sağladığı katkılar üzerine detaylı bir değerlendirme yapıldı. Toplantı sonrası Kasapoğlu, muhtarlar ve kurum temsilcileriyle birlikte incelemelerde bulunarak kamp alanını gezdi. Kasapoğlu, Kula’nın her alanda gelişime açık bir ilçe olduğunu vurgulayarak, "Gençlerimiz için yapılan her yatırım geleceğimize yapılan yatırımdır. Kula’da hem spor altyapısının hem de gençlik çalışmalarının güçlendirilmesi adına iş birliğimiz sürecek" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder