POLİTİKA
Ege Belediyeler Birliği Denizli’de toplanıyor 17 Nisan 2026 Cuma - 06:45:05 Denizli, Ege’nin yerel yönetim zirvesine ev sahipliği yapıyor. Ege Belediyeler Birliği, bölgesel kalkınma ve iş birliği stratejilerini belirlemek üzere Olağan Meclis Toplantısı’nı, Birlik Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun başkanlığında Denizli’de gerçekleştirecek. Ege Belediyeler Birliği Olağan Meclis Toplantısı, Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun başkanlığında 17 Nisan 2026 Cuma günü Denizli’de yapılacak. 17-18-19 Nisan tarihlerini kapsayan üç günlük program, Ege Bölgesi’ndeki üye belediyelerin başkanlarını, meclis üyelerini ve yerel yönetim temsilcilerini bir araya getirecek. Toplantı kapsamında sadece idari kararlar alınmakla kalmayacak, aynı zamanda Denizli’nin model teşkil eden belediyecilik yatırımları ve kültürel mirası da mercek altına alınacak. Üç günlük yoğun diplomasi ve teknik program Birliğin gelecek dönem stratejileri ve bölgesel iş birliği projelerinin karara bağlanacağı program kapsamında, Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen vizyon projeler ve kentsel dönüşüm alanları, katılımcı belediye başkanlarına yerinde tanıtılacak. Denizli’nin binlerce yıllık geçmişine ışık tutan antik kentler ve restore edilen tarihi yapılar ziyaret edilerek, turizmde yerel yönetimlerin rolü üzerine istişarelerde bulunulacak. 19 Nisan Pazar gününe kadar sürecek olan etkinlikler dizisi, teknik değerlendirme ziyaretlerinin ardından sona erecek.
16 Nisan 2026 Perşembe - 22:44 TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Ümit ediyoruz ki bu ve benzeri toplantılarla dünya adil, hakkaniyetli, insaflı yeni bir sisteme kavuşabilir" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Umut, barış ve adalet bugün herhalde insanoğlunun en fazla ihtiyaç duyduğu temel hususlardır. Ümit ediyorum ki bu görüşmeler vasıtasıyla gelecek nesiller için daha güzel bir dünyanın kurulması mümkün olur; hakkaniyetli, adaletli ve insan onuruna yaraşır bir dünyanın kurulması mümkün olur. Ümit ediyoruz ki bu ve benzeri toplantılarla dünya adil, hakkaniyetli, insaflı yeni bir sisteme kavuşabilir" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Dolmabahçe Sarayı’nda, Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152’nci Genel Kurulu dolayısıyla İstanbul’da bulunan parlamento başkanları, parlamenterler ve uluslararası kuruluş temsilcilerinin onuruna verdiği davette konuştu. Kurtulmuş, insanlığın en önemli, en kadim şehirlerinden birisi olan İstanbul’da PAB Genel Kurulu marjında bir arada olmaktan memnuniyet ve onur duyduğunu söyledi. PAB 152’nci Genel Kurulu’nun tarihi rekora şahit olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "Bu toplantıda 800’ün üzerinde parlamenter, 80’e yakın Meclis Başkanı ve 152 heyet yer aldı. Kayıt yaptıranların toplam sayısı ise 2400 civarında. Çok farklı komisyon çalışmaları, Genel Kurul çalışmaları yanında buraya katılan meclis başkanlarımızın hemen tamamının da ikili görüşmelerle çok sayıda fikri müzakereler ve fikir teatisinde bulunduklarına şahit oluyoruz. İnşallah hafta sonuna kadar devam edecek bu müzakereler ve toplantılar, insanlık için hayırlı fikirlerin üretilmesine, ortaya çıkarılmasına vesile olur" diye konuştu. Kurtulmuş, PAB’ın İstanbul’daki Genel Kurulu’nun hem zamanlama hem de konusu itibarıyla fevkalade önemli olduğunu belirterek, şunları kaydetti: "İnsanlık tarihi boyunca yaşanılan en büyük türbülansların içerisinden bu dönemde geçiyoruz. Büyük kırılmaların, büyük çatışmaların, büyük altüst oluşların yaşandığı bir döneme şahitlik ediyoruz. Denilebilir ki dünyada var olan küresel sistem, bütünüyle çürümüş vaziyettedir, bütünüyle artık işlevsiz hale gelmiştir. Dolayısıyla dünya sistemindeki yapının bozulmasını, kurumların ve kuralların işlevsiz hale gelmesini hep birlikte izliyor ve bunun için yeni birtakım tedbirleri, çareleri ortaya koymak için gayret sarf ediyoruz. Ümit ediyoruz ki bu ve benzeri toplantılarla dünya adil, hakkaniyetli, insaflı yeni bir sisteme kavuşabilir, burada da parlamentolar öncülük yapabilir. Bu toplantı önemlidir; aynı zamanda böylesine farklı bir dönemde, insanlık tarihinin içinden geçtiği bu zor dönemde bir araya gelen çok sayıda parlamenter, sadece kendi görüşlerini değil ülkelerinin görüşlerini, ülkelerinin sahip olduğu öncelikleri ve insanlığın hayrına olacak görüşleri de beraberinde getirdiler ve burada müzakere etme imkanına hep beraber kavuşmuş olduk." PAB 152’nci Genel Kurulu’nun "Gelecek nesiller için umudu yeşertmek, barışı sağlamak ve adaleti tahkim etmek" temasına da dikkati çeken Kurtulmuş, "Umut, barış ve adalet bugün herhalde insanoğlunun en fazla ihtiyaç duyduğu temel hususlardır. Ümit ediyorum ki bu görüşmeler vasıtasıyla gelecek nesiller için daha güzel bir dünyanın kurulması mümkün olur; hakkaniyetli, adaletli ve insan onuruna yaraşır bir dünyanın kurulması mümkün olur. Bu vesileyle bu toplantıya katılan, görüşlerini bizlerle paylaşan ve bu toplantıyı bir uluslararası platform haline dönüştüren bütün katılımcılara yürekten teşekkür ediyorum. Sizleri böylesine önemli bir başkentte, dünyanın başkenti, dünyanın kültür başkenti sayılabilecek İstanbul’da ağırlamaktan da büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu vesileyle bize bu salonu açarak ev sahipliği yapan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a da sizler adına şükranlarımı ifade ediyorum, teşekkür ediyorum" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ahıskalı kardeşlerimizin ana vatanlarına geri dönmeleri ve vatandaşlık almaları konusuyla yakından ilgileniyoruz"
12 Kasım 2025 Çarşamba - 13:31 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ahıskalı kardeşlerimizin ana vatanlarına geri dönmeleri ve vatandaşlık almaları konusuyla yakından ilgileniyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz, vatandaş ve soydaşlarımızın bulundukları ülkelerde kimliklerini, dillerini ve dinlerini korumalarını esas gören bir düşünceye sahibiz. Ahıskalı kardeşlerimizin anavatanlarına geri dönmeleri ve vatandaşlık almaları konusuyla da yakından ilgileniyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Dünya Ahıskalı Türkler Birliği heyetini kabul etti. Dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan Ahıska Türkleriyle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, birlik ve beraberlik mesajı verdi. Ahıskalı Türklerin ana vatanlarına dönüşü ve vatandaşlık süreçleriyle yakından ilgilendiklerini vurgulayan Erdoğan, "Biz, vatandaş ve soydaşlarımızın bulundukları ülkelerde kimliklerini, dillerini ve dinlerini korumalarını esas gören bir düşünceye sahibiz. Ahıskalı kardeşlerimizin anavatanlarına geri dönmeleri ve vatandaşlık almaları konusuyla da yakından ilgileniyoruz. Haklı davanızı hem ikili düzeyde hem de Avrupa Konseyi ve Türk Devletleri Teşkilatı gibi uluslararası kuruluşlar nezdinde takip ediyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Ahıskalı Türkler Birliği heyetine hitabında, "Sizlerle gönül bağımız ve dayanışmamız katidir. Ahıskalı kardeşlerimizi ilgilendiren tüm konularda büyükelçiliklerimiz ve başkonsolosluklarımız kapılarını sizlere her daim açık tutmuştur. Soydaşlarımızın hak ve menfaatlerinin korunması için Dünya Ahıska Türkleri Birliği başta olmak üzere çatı kuruluşlarının rehberliğinde hareket edilmesinde fayda görüyoruz" ifadelerini kullandı. Erdoğan, Ahıskalı gençlerin mills ve manevs değerlerden uzak yetişmemesinin önemine işaret ederek, "Enerjimizi kısır çekişmelerle harcamak yerine Türk toplumunun daha iyi konumlara ulaşması için kullanalım. Bu noktada bilhassa aile bağlarınıza ve gençlerimize özel ihtimam göstermenizi sizlerden rica ediyorum. Bu doğrultuda üreteceğiniz projelere ve çalışmalara katkılarımız sürecektir" diye konuştu. "14 Kasım 1944’te yaklaşık 100 bin Ahıska Türkünün ata vatanlarından uzak diyarlara sürgün edilmesinin acısını hala yüreğimizde hissediyoruz" diyen Erdoğan, "Bu bedbaht sürgünün 81’inci yıl dönümünü idrak ediyoruz. Sürgünde yitirdiklerimizin aziz hatıralarını anmayı, onları yad etmeyi vefa borcu olarak görüyoruz. Bu kapsamda ülkemizde her yıl çok sayıda anma etkinliği ve konferans düzenleniyor. Bu etkinliklerin farklı ülkelere taşınmasının ve özellikle sürgünün yaşandığı coğrafyalara ulaştırılmasının isabetli olacağı kanaatindeyim. Önümüzdeki dönemde Dışişleri Bakanlığımızla birlikte sürgüne dair interaktif bir sergi düzenlemeyi planladığınızı öğrendim" ifadelerini kullandı. Serginin Türkiye’de ve çeşitli ülkelerde sergilendikten sonra kalıcı bir mekanda daimi hale getirilmesini hedeflediklerini belirten Erdoğan, "Böylece Ahıska Türkü kardeşlerimizin çetin mücadelesini kalıcı şekilde sergileyebilir, gelecek nesillere aktarabiliriz. Ukrayna’daki savaştan etkilenerek ülkemize gelen 5 bine yakın Ahıska Türkünün temsilcilerini bugün aramızda görmek de ayrı bir bahtiyarlıktır. Malumunuz, uluslararası koruma talep eden 2 bin 315 Ahıska Türkünü Elazığ’a geçici olarak yerleştirmiştik. Aralarından 703 kardeşimizi TOKİ tarafından Bitlis Ahlat’ta yapılan birinci etap konutlara iskân ettik. İkinci etap konutların inşası da hızla sürüyor" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2015’te alınan kararla Ukrayna’daki çatışmalardan etkilenen toplam 3 bin 215 Ahıskalı soydaşın Erzincan Üzümlü ve Bitlis Ahlat’ta iskân edildiğini hatırlatarak, "Bugüne kadar yaklaşık 170 bin Ahıska Türküne istisnai vatandaşlık, 150 binden fazla kişiye ise uzun dönem ikamet izni verdik. Diğer ülkelerde de desteğimizi TİKA ve Yurtdışı Türkler Başkanlığımız gibi kurumlarımız aracılığıyla sürdüreceğiz. Şunu bilmenizi isterim; Türkiye olarak her zaman yanınızdayız. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin. Ziyaretiniz için teşekkür ediyor, Türkiye’de yapacağınız istişarelerin hayırlara vesile olmasını diliyorum" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür eden Ahıska Türkleri: "Biz sizi herzaman bekledik, Allah razı olsun"
12 Kasım 2025 Çarşamba - 12:58 Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür eden Ahıska Türkleri: "Biz sizi herzaman bekledik, Allah razı olsun" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Biz, vatandaş ve soydaşlarımızın bulundukları ülkelerde kimliklerini, dillerini ve dinlerini korumalarını esas gören bir düşünceye sahibiz. Ahıskalı kardeşlerimizin anavatanlarına geri dönmeleri ve vatandaşlık almaları konusuyla da yakından ilgileniyoruz" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Dünya Ahıskalı Türkler Birliği heyetini kabul etti.Dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan Ahıska Türkleriyle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, birlik ve beraberlik mesajı verdi. Ahıskalı Türklerin ana vatanlarına dönüşü ve vatandaşlık süreçleriyle yakından ilgilendiklerini vurgulayan Erdoğan, Biz, vatandaş ve soydaşlarımızın bulundukları ülkelerde kimliklerini, dillerini ve dinlerini korumalarını esas gören bir düşünceye sahibiz. Ahıskalı kardeşlerimizin anavatanlarına geri dönmeleri ve vatandaşlık almaları konusuyla da yakından ilgileniyoruz. Haklı davanızı hem ikili düzeyde hem de Avrupa Konseyi ve Türk Devletleri Teşkilatı gibi uluslararası kuruluşlar nezdinde takip ediyoruz." dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Ahıskalı Türkler Birliği heyetine hitabında, "Sizlerle gönül bağımız ve dayanışmamız katidir. Ahıskalı kardeşlerimizi ilgilendiren tüm konularda büyükelçiliklerimiz ve başkonsolosluklarımız kapılarını sizlere her daim açık tutmuştur. Soydaşlarımızın hak ve menfaatlerinin korunması için Dünya Ahıska Türkleri Birliği başta olmak üzere çatı kuruluşlarının rehberliğinde hareket edilmesinde fayda görüyoruz." ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahıskalı gençlerin millî ve manevî değerlerden uzak yetişmemesinin önemine işaret ederek, "Enerjimizi kısır çekişmelerle harcamak yerine Türk toplumunun daha iyi konumlara ulaşması için kullanalım. Bu noktada bilhassa aile bağlarınıza ve gençlerimize özel ihtimam göstermenizi sizlerden rica ediyorum. Bu doğrultuda üreteceğiniz projelere ve çalışmalara katkılarımız sürecektir." diye konuştu."14 Kasım 1944’te yaklaşık 100 bin Ahıska Türkünün ata vatanlarından uzak diyarlara sürgün edilmesinin acısını hala yüreğimizde hissediyoruz." diyen Erdoğan, "Bu bedbaht sürgünün 81’inci yıl dönümünü idrak ediyoruz. Sürgünde yitirdiklerimizin aziz hatıralarını anmayı, onları yad etmeyi vefa borcu olarak görüyoruz. Bu kapsamda ülkemizde her yıl çok sayıda anma etkinliği ve konferans düzenleniyor. Bu etkinliklerin farklı ülkelere taşınmasının ve özellikle sürgünün yaşandığı coğrafyalara ulaştırılmasının isabetli olacağı kanaatindeyim. Önümüzdeki dönemde Dışişleri Bakanlığımızla birlikte sürgüne dair interaktif bir sergi düzenlemeyi planladığınızı öğrendim." ifadelerini kullandı.Serginin Türkiye’de ve çeşitli ülkelerde sergilendikten sonra kalıcı bir mekanda daimi hale getirilmesini hedeflediklerini belirten Erdoğan, "Böylece Ahıska Türkü kardeşlerimizin çetin mücadelesini kalıcı şekilde sergileyebilir, gelecek nesillere aktarabiliriz. Ukrayna’daki savaştan etkilenerek ülkemize gelen 5 bine yakın Ahıska Türkünün temsilcilerini bugün aramızda görmek de ayrı bir bahtiyarlıktır. Malumunuz, uluslararası koruma talep eden 2 bin 315 Ahıska Türkünü Elazığ’a geçici olarak yerleştirmiştik. Aralarından 703 kardeşimizi TOKİ tarafından Bitlis Ahlat’ta yapılan birinci etap konutlara iskân ettik. İkinci etap konutların inşası da hızla sürüyor." dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2015’te alınan kararla Ukrayna’daki çatışmalardan etkilenen toplam 3 bin 215 Ahıskalı soydaşın Erzincan Üzümlü ve Bitlis Ahlat’ta iskân edildiğini hatırlatarak, "Bugüne kadar yaklaşık 170 bin Ahıska Türküne istisnai vatandaşlık, 150 binden fazla kişiye ise uzun dönem ikamet izni verdik. Diğer ülkelerde de desteğimizi TİKA ve Yurtdışı Türkler Başkanlığımız gibi kurumlarımız aracılığıyla sürdüreceğiz. Şunu bilmenizi isterim; Türkiye olarak her zaman yanınızdayız. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin. Ziyaretiniz için teşekkür ediyor, Türkiye’de yapacağınız istişarelerin hayırlara vesile olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "170 bin Ahıska Türküne istisnai vatandaşlık verdik"
12 Kasım 2025 Çarşamba - 12:43 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "170 bin Ahıska Türküne istisnai vatandaşlık verdik" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Biz, vatandaş ve soydaşlarımızın bulundukları ülkelerde kimliklerini, dillerini ve dinlerini korumalarını esas gören bir düşünceye sahibiz. Ahıskalı kardeşlerimizin anavatanlarına geri dönmeleri ve vatandaşlık almaları konusuyla da yakından ilgileniyoruz." dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Dünya Ahıskalı Türkler Birliği heyetini kabul etti.Dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan Ahıska Türkleriyle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, birlik ve beraberlik mesajı verdi. Ahıskalı Türklerin ana vatanlarına dönüşü ve vatandaşlık süreçleriyle yakından ilgilendiklerini vurgulayan Erdoğan, Biz, vatandaş ve soydaşlarımızın bulundukları ülkelerde kimliklerini, dillerini ve dinlerini korumalarını esas gören bir düşünceye sahibiz. Ahıskalı kardeşlerimizin anavatanlarına geri dönmeleri ve vatandaşlık almaları konusuyla da yakından ilgileniyoruz. Haklı davanızı hem ikili düzeyde hem de Avrupa Konseyi ve Türk Devletleri Teşkilatı gibi uluslararası kuruluşlar nezdinde takip ediyoruz." dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Ahıskalı Türkler Birliği heyetine hitabında, "Sizlerle gönül bağımız ve dayanışmamız katidir. Ahıskalı kardeşlerimizi ilgilendiren tüm konularda büyükelçiliklerimiz ve başkonsolosluklarımız kapılarını sizlere her daim açık tutmuştur. Soydaşlarımızın hak ve menfaatlerinin korunması için Dünya Ahıska Türkleri Birliği başta olmak üzere çatı kuruluşlarının rehberliğinde hareket edilmesinde fayda görüyoruz." ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahıskalı gençlerin millî ve manevî değerlerden uzak yetişmemesinin önemine işaret ederek, "Enerjimizi kısır çekişmelerle harcamak yerine Türk toplumunun daha iyi konumlara ulaşması için kullanalım. Bu noktada bilhassa aile bağlarınıza ve gençlerimize özel ihtimam göstermenizi sizlerden rica ediyorum. Bu doğrultuda üreteceğiniz projelere ve çalışmalara katkılarımız sürecektir." diye konuştu."14 Kasım 1944’te yaklaşık 100 bin Ahıska Türkünün ata vatanlarından uzak diyarlara sürgün edilmesinin acısını hala yüreğimizde hissediyoruz." diyen Erdoğan, "Bu bedbaht sürgünün 81’inci yıl dönümünü idrak ediyoruz. Sürgünde yitirdiklerimizin aziz hatıralarını anmayı, onları yad etmeyi vefa borcu olarak görüyoruz. Bu kapsamda ülkemizde her yıl çok sayıda anma etkinliği ve konferans düzenleniyor. Bu etkinliklerin farklı ülkelere taşınmasının ve özellikle sürgünün yaşandığı coğrafyalara ulaştırılmasının isabetli olacağı kanaatindeyim. Önümüzdeki dönemde Dışişleri Bakanlığımızla birlikte sürgüne dair interaktif bir sergi düzenlemeyi planladığınızı öğrendim." ifadelerini kullandı.Serginin Türkiye’de ve çeşitli ülkelerde sergilendikten sonra kalıcı bir mekanda daimi hale getirilmesini hedeflediklerini belirten Erdoğan, "Böylece Ahıska Türkü kardeşlerimizin çetin mücadelesini kalıcı şekilde sergileyebilir, gelecek nesillere aktarabiliriz. Ukrayna’daki savaştan etkilenerek ülkemize gelen 5 bine yakın Ahıska Türkünün temsilcilerini bugün aramızda görmek de ayrı bir bahtiyarlıktır. Malumunuz, uluslararası koruma talep eden 2 bin 315 Ahıska Türkünü Elazığ’a geçici olarak yerleştirmiştik. Aralarından 703 kardeşimizi TOKİ tarafından Bitlis Ahlat’ta yapılan birinci etap konutlara iskân ettik. İkinci etap konutların inşası da hızla sürüyor." dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2015’te alınan kararla Ukrayna’daki çatışmalardan etkilenen toplam 3 bin 215 Ahıskalı soydaşın Erzincan Üzümlü ve Bitlis Ahlat’ta iskân edildiğini hatırlatarak, "Bugüne kadar yaklaşık 170 bin Ahıska Türküne istisnai vatandaşlık, 150 binden fazla kişiye ise uzun dönem ikamet izni verdik. Diğer ülkelerde de desteğimizi TİKA ve Yurtdışı Türkler Başkanlığımız gibi kurumlarımız aracılığıyla sürdüreceğiz. Şunu bilmenizi isterim; Türkiye olarak her zaman yanınızdayız. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin. Ziyaretiniz için teşekkür ediyor, Türkiye’de yapacağınız istişarelerin hayırlara vesile olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.
Başkan Kurnaz: "Ekonomik devrim yaptık, hedefimiz borçsuz belediye"
12 Kasım 2025 Çarşamba - 12:42 Başkan Kurnaz: "Ekonomik devrim yaptık, hedefimiz borçsuz belediye" Samsun’un İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, göreve geldiklerinde 850 milyon TL’yi aşan borç yüküyle devraldıkları belediyede, işçi ve emekli ikramiyelerinden piyasa borçlarına, araç alımlarından rutin hizmetlere kadar tüm ödemeleri yerine getirip SGK ve vergi borçlarını sıfırladıklarını, toplam borcu 400 milyon TL’nin altına indirerek "ekonomik devrim" yaptıklarını söyledi. İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, göreve geldikten sonra geçen süre hakkında İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel açıklamalarda bulundu. Mali ve birçok açıdan iç açıcı olmayan bir belediyeyi kısa sürede toparlayarak ekonomik anlamda Türkiye’ye örnek olacak şekilde düzene soktuklarını ifade eden Başkan Kurnaz, "Devrim" olarak nitelendirdiği uygulamalarla 325 bin nüfuslu ilçe belediyesinin yakın zamanda "borçsuz belediye" olacağının müjdesini verdi. "850 milyon TL’den fazla borçla belediyeyi devraldık" Göreve geldiklerinde belediyenin SGK’ya, vergi dairelerine, piyasaya ve personele yüklü miktarda borcu olduğunu dile getiren İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, "İlkadım Belediyesi bir devrim yaptı aslında. Göreve geldiğimizde yaklaşık 850 milyon TL’den fazla SGK, vergi dairesi, piyasaya borçlar, personele ikramiye borçları, kredi borçları, vergi taksitleri, SGK taksitleri gibi yaklaşık 900 milyon TL civarında bir borç vardı. Bunlara ek olarak tüm hizmetler de dışarıya yaptırılıyordu. Yol, kaldırım ve ot biçme dahil. Yani her şey hizmet alımıyla yaptırılıyordu. Temizlik araçlarımız hizmet alımıydı. Büyük paralar ödeniyordu. Bugün belki devam ediyor olsaydık, 15-16 milyon TL sadece kira ödeyecektik. Biz bunların tamamından kurtulduk. 50 tane araç aldık. Sadece geçen sene fen işlerinde yaptığımız hizmette kendi yaptığımız için ihale etmediğimiz için yapımının 100 milyon TL’nin üzerinde kasamızda para kaldı. Bu, milletin cebinde kaldı. Temizlikte kiraya devam ediyor olsaydık 1 yılda 200 milyon TL’ye yakın kira ödeyecektik. Bu para kasamızda kaldı. 170 milyon TL’nin 100’ü çek olmak üzere piyasa borcu vardı. Tamamını ödedik. 5 yıl boyunca köylere yol yapılmamıştı, her köye 2-3 km yol yaptık. Hizmetimiz hiç durmadı. Geçmiş borçlar, 1,5 yıldır yaptığımız hizmetler dahil 35 milyon TL’den fazla sosyal yardım yaptık. Her ay 1,3 milyon TL’lik ekmek kuponu dağıtıyoruz. Ücretsiz düğünler yapıyoruz. Çocuklarımızı evlendiriyoruz. Bütün hizmetler dahil bugün piyasaya günü geçmiş bir tek para borcu yok belediyemizin. Bu çok kıymetli bir şey" dedi. "Yaptığımız iş bir devrim" Belediyenin mali yapısında yaptıkları düzeltmeyi "devrim" olarak adlandıran Başkan Kurnaz, "Vergi dairesine bugün ne şirketin ne belediyenin bir tek lira borcu yok. SGK’ya belediyemizin günü geçmiş bir tek lira borcu yok. Sadece şirketin geçmiş dönemden kalan, çünkü 450 milyon TL’nin üzerinde bir borç vardı, yapılandırmayla birlikte. Onu yarıya indirdik, onu da inşallah yakın zamanda kapatacağız. Bu borçları öderken SGK’ya biraz arsa verdik. Onun dışında ödediğimiz hiçbir borca bir tek lira kredi kullanmadık, finansman kullanmadık, yer satmadık. Ödediğimiz her şeyi belediyemizin bütçesiyle ödedik. ‘Bunu nasıl yaptınız?’ diye soruyorlar. Bunu iyi niyetle, yani cep doldurma ya da başkasının cebini doldurma niyetinde olmayarak başardık. Ayrıca iyi bir planlama da çok önemli. En son da iyi bir takiple ekonomik anlamda başarıya ulaştık. Yaptığımız her şeyi kendi imkanımızla yapıyoruz, hizmet anlamında. Tabii ki ihale edeceğimiz, belediyemizin personeliyle yapamayacağımız işleri dışarıya tabii ki vereceğiz. Gazi Park’ı ve birkaç projeyi ihale ettik. Belediyenin kendi rutin yol, kaldırım, çevre düzenlemesi, park düzenlemesi, temizlik, bunlara milyonlarca lira para gidiyordu. Şu anda şu 50 araç için kullandığım İller Bankası’ndan kredi dahil olmak üzere borcumuz 400 milyon TL’nin altında. Bu bir devrim. Yaptığımız hizmetlerin toplamını toplasanız en az 600-700 milyon da üzerine koyulur. Bunları ödedik biz, borç yok yani. Şöyle yaparsanız çok bir anlamı olmaz: Piyasaya borcunuz var, vergi dairesine borcunuz var, her yeri bir yerleri satarak, kredi kullanarak, borçlanarak, başka borcu kapatarak yaparsanız bir anlamı yok. Ya da arsa satarak, mülk satarak yaparsanız bir anlamı yok" diye konuştu. "Her şeyi kendi imkanlarımızla yaptık, adımız ‘Cimri Başkan’ diye çıktı" Hizmette kullanılan her paranın vatandaşın parası olduğunu ve bu nedenle her kuruşu hesap ederek hareket ettiklerini vurgulayan Kurnaz, sözlerini şöyle tamamladı: "SGK’nın dışında bir tek lira başka yerden finansman kullanmadık. Ne arsa sattık ne borçlandık piyasaya ya da bankalara. Kendi imkanımızla yaptık her şeyi. O yüzden benim adım biraz ‘Cimri Başkan’ diye çıktı. Ben milletin parasına cimriyim. Hep bir sözüm vardı kampanyada: ‘Bu milletin her kuruşu millete hizmet olarak dönecek’ demiştim. Allah’ıma hamdolsun, bugüne kadar mahcup olmadık. Bundan sonra daha iyi olacak inşallah. Mesela bizim araçlarımız için kullandığımız kredi kısa vadeli. Böyle bazı belediyeler 5 yıl, 10 yıl daha az taksit ödeyelim diye kredi kullanıyor. Ben fazla yük olmasın diye 36 ay kullandım bu araçların finansmanında. 15 tanesini ödedik, 16’ncı ayı ödeyeceğiz. 20 taksitim kaldı. Yani 2027’nin Haziran sonunda benim oraya da borcum bitiyor. Sadece eski borçlar, bina yapılırken çok uzun kullanılmış, 2032’ye kadar devam ediyor. Eski dönemden uzun vadeli kullanılan, 2028-2029’a kadar kalanlar var. Onların dışında piyasaya borcumuz hiç kalmıyor. Koskoca 325 bin nüfuslu bir belediye hizmetini hiç aksatmadan, hiç borcu olmadan örnek bir belediye olacak Türkiye’ye."