Son Dakika
|
İzmir’de genç doktorun hayatını kaybettiği kazanın görüntüleri ortaya çıktı
İstanbul için şiddetli yağış uyarısı
Ankara’da boya fabrikasında çıkan yangında 1 işçi hayatını kaybetti
Erbaa’da öğrenci servisi ile otomobil çarpıştı: 10 öğrenci yaralandı
Bulgaristan’da seçimin galibi eski Cumhurbaşkanı Radev’in partisi oldu
Japonya'da 7,5 büyüklüğünde deprem: Tsunami uyarısı yapıldı
İran Dışişleri Bakanlığı: "ABD ile bir sonraki müzakere turu için planımız yok"
Eyüpsultan’da İETT otobüsünde korkutan yangın
Eşme Belediye Başkanı Tozan ve 5 şüpheli adliyeye sevk edildi
Uşak Belediyesi’ne ikinci dalga operasyonda gözaltı sayısı 28’e yükseldi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Galibaf’tan ABD’ye uyarı: "Tehditlerin gölgesinde yapılacak herhangi bir müzakereyi kabul etmiyoruz"
Venezuelalılar ABD yaptırımlarının kaldırılması için yürüyüş başlattı
Netanyahu Macaristan’ı ziyaret etmesi halinde tutuklanabilir
Süper Lig’de 30. hafta görünümü
Bulgaristan’da mecliste 5 parti yer alacak
Trump: "İran’la yapmakta olduğumuz anlaşma, JCPOA’dan çok daha iyi olacak"
Bakan Kacır: "Girişimcilerimize 2 milyon liraya kadar destek sunuyoruz"
POLİTİKA
AK Parti’li İnan’dan Özgür Özel’e sert cevap
21 Nisan 2026 Salı - 08:17:10
AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Ataşehir mitinginde yaptığı açıklamalara sosyal medya hesabı üzerinden sert sözlerle karşılık verdi. İnan, paylaşımında CHP yönetimini hedef alarak, "Savunulamayacak boyuta ulaşan rüşvet, irtikap ve yolsuzluk ağları; kamunun helal kaynaklarıyla finanse edilen karanlık özel hayatlar... CHP zihniyetinin içine düştüğü bu yozlaşma, artık mızrağın çuvala sığmadığı ve milletimizin vicdanını kanatan acı bir gerçektir" ifadelerini kullandı. CHP’nin yaşanan tabloyla yüzleşmesi ve özeleştiri vermesi gerektiğini savunan İnan, "Bu çürümüşlükle yüzleşip nedamet getirmek, millî ahlak zemininde bir özeleştiri vermek yerine; hukukun işleyişini siyasi şantaj ve rövanş tehditleriyle gölgelemeye çalışmak, ancak millî değerlerden ve devlet adabından tamamen kopuk bir siyasi aklın ürünü olabilir" değerlendirmesinde bulundu. İnan, açıklamasında CHP Genel Başkanı Özel’i de doğrudan hedef alarak, "İçerideki belediye başkanlarının Özgür Özel’i, Özgür Özel’in ise devletin kurumlarını ve bizleri tehdit etmeye kalkıştığı bu aciz tablo, CHP’nin sürüklendiği siyasi çukurun en net özetidir" dedi. Paylaşımında üç madde halinde değerlendirmelerde bulunan İnan, "Kendisinin belediye başkanlarına diyet borcu var. Bizim kimseye diyet borcumuz yok. Biz siyasi rövanş tehditlerine 1960 darbesinden bu yana şerbetliyiz. Vız gelir. Gündem saptırmaya yönelik ara seçim senaryoları, siyasi rövanş hezeyanları veya Silivri önünde kurduğunuz tiyatro çadırları..." ifadelerini kullandı. İnan, açıklaması şöyle tamamladı: "Şovlarınız ve şantajlarınız; mızrağın çuvalı yırtmasını ve bu yozlaşmış zihniyetinizin kendi kazdığı kuyuya düşmesini durduramayacaktır."
21 Nisan 2026 Salı - 06:36
Denizli İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı gerçekleştirildi
Denizli İl Koordinasyon Kurulu 2026 Yılı I. Dönem Değerlendirme Toplantısı, Vali Yavuz Selim Köşgee başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda, Denizli genelinde yürütülen yatırım ve projeler ele alındı. Vali Köşger, 2026 yılı yatırım projelerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, kurumlar arası koordinasyon ve iş birliği içerisinde yürütülecek çözüm odaklı çalışmaların ilin kalkınması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Vali Köşger’in konuşmasının ardından, ilgili kurumların bölge ve il müdürleri tarafından sunumlar yapıldı. Sunumlarda, devam eden projelerin mevcut durumu değerlendirilirken, uygulama sürecinde karşılaşılan sorunlar ve kurumlar arası koordinasyon gerektiren konular soru-cevap yöntemiyle kapsamlı şekilde ele alındı.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 20:57
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır. Güvenliğin yanı sıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü ve eğitim boyutlarıyla da bu meseleye yaklaşmamız mühimdir. Bu noktada siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerimizin kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyoruz" dedi. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplandı. Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullara yönelik gerçekleştirilen saldırılara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, olayların ilk anından itibaren takip ettiklerini ve takip etmeye de devam edeceklerini söyledi. Bu tür olayların kapsamlı bir şekilde araştırılması gerektiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, alınacak yeni tedbirleri de açıkladı. "Son derece ağır bu imtihan karşısında tüm ailelerimize yüce Allah’tan sabır ve metanet temenni ediyorum" Kabine gündeminde geçen haftaki okullara yönelik saldırıların ele alındığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Menfur saldırıların hayattan koparttığı sevgili yavrularımıza ve kendini öğrencilerine siper ederek şehit olan Ayla öğretmenimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Öğretmenimizin ve çocuklarımızın kederli ailelerine sabrı cemil diliyorum. Millet olarak hepimiz ailelerimizin hüznünü samimiyetle paylaşıyoruz. Ancak ne yaparsak yapalım, ateşin düştüğü yeri yaktığını, eşini, annesini, evladını, kardeşini yitiren vatandaşlarımızın yüreklerindeki yangının belki de hiçbir zaman sönmeyeceğini çok iyi biliyoruz. Son derece ağır bu imtihan karşısında tüm ailelerimize yüce Allah’tan sabır ve metanet temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. "15’i taburcu edildi, 3’ü yoğun bakımda 6 yavrumuzun tedavisi sürüyor" Okul saldırılarında yaralananlar hakkında da bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Siverek’teki saldırıda yaralanan 19 kardeşimizden 14’ü taburcu edildi. 2 öğretmen ile 3 öğrencimizin tedavisi halen devam ediyor. Hamdolsun yaralılarımızın herhangi bir hayati tehlikesi bulunmuyor. Kahramanmaraş’taki menfur olayda ise 9 vefatımız, 21 yaralımız vardı. 15’i taburcu edildi, 3’ü yoğun bakımda 6 yavrumuzun tedavisi sürüyor. Rabbimden tüm yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Kahramanmaraş’ın başı sağ olsun. Ülkemize, milletimize geçmiş olsun" diye konuştu. "Siverek’teki saldırı ile ilgili 8 kişi tutuklanırken, Maraş’taki saldırganın menfur eyleminde kullandığı silahların sahibi olan babası tutuklandı" Okullara yapılan saldırıların sadece Kahramanmaraş’ı ya da Siverek’i değil, 86 milyonun tamamını etkilediğini ifade eden ve olayın ilk anından itibaren takipçisi olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kahramanmaraş’a düşen ateş diğer 80 vilayetimizin de kalbine düştü. Grup toplantımızdan sonra saldırı haberini alır almaz 4 bakanımızı hemen Kahramanmaraş’a gönderdik. Kabine üyelerimiz, genel başkan yardımcılarımız ve milletvekillerimiz ilk andan itibaren ailelerimizin yanında oldu. Bir yandan yaralılarımıza acil müdahaleler yapılırken diğer yandan yargı, emniyet, milli eğitim, siber güvenlik ve istihbarat birimlerimizin çalışmalarını başlattılar. Hiçbir ihtimal dışlanmadan saldırılar tüm yönleriyle araştırılıyor. Her iki saldırganın dijital ayak izleri takip edilerek kimlerle irtibat halinde oldukları, nelerden etkilendikleri kısa sürede ortaya çıkartıldı. Detaylı incelemeler neticesinde çok önemli bulgulara ulaşıldı. Siverek’teki saldırı ile ilgili 8 kişi tutuklanırken, Maraş’taki saldırganın menfur eyleminde kullandığı silahların sahibi olan babası tutuklandı. Cumhurbaşkanı olarak ben de ilk andan itibaren süreci bizzat ve yakinen takip ettim. Sonraki süreçleri de yakından takip etmeyi sürdüreceğim" açıklamasında bulundu. "Daha olay anlaşılmadan hükümetimize karşı bir kampanya başlatılmasının hangi haklı gerekçesi olabilir?" Sosyal medya ve dijital iletişim platformlarında manipülatif ve zararlı içerik yayan hesaplarla ilgili de gerekli önlemleri aldıklarını açıklayan Erdoğan, yaşanan saldırılar üzerinden yapılan eleştirilere değinerek şunları söyledi: "Değerli vatandaşlarım, milletçe gerçekten yabancısı olduğumuz bir durumla karşı karşıyayız. Dijitalleşmenin ve küreselleşmenin sebep olduğu sıkıntıların ülkemize de sirayet ettiği, gençlerimizi de etkisi altına aldığı görülüyor. Her nimetin maalesef bir yan tesiri oluyor. İnternetin, teknolojinin, dünya ile bütünleşmenin yan tesirleri de kimi zaman kendini böylece gösterebiliyor. Şuraya özellikle dikkatlerinizi çekiyorum. Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilenler başta olmak üzere dünyadaki benzer saldırılara baktığımızda, faillerin amaçlarından birinin toplumu terörize etmek olduğunu görüyoruz. Bu tarz caniler sadece masumların kanını dökmeyi değil, bunu yaparak tıpkı terör örgütleri gibi aynı zamanda toplumda infial uyandırmayı, endişe, tedirginlik, korku ve huzursuzluk oluşturmayı da hedefliyorlar. Üzülerek ifade etmek isterim ki bu süreçte kimi medya organlarımız, kimi siyasetçilerimiz, kimi örgütlerimiz pedagojik açıdan sorunlu beyanatları ve yayın çizgileriyle bilerek veya bilmeden saldırganların amacına hizmet etmiş, faillerin ekmeğine adeta yağ sürmüşlerdir. Kimse kusura bakmasın ama daha olay anlaşılmadan hükümetimize karşı bir kampanya başlatılmasının hangi haklı gerekçesi olabilir? Henüz hiçbir şey belli değilken milli ve manevi değerlerimize bağlı gençler yetiştirmeye çalışan sivil toplum kuruluşları niçin hedef tahtasına konur? Daha vahşice öldürülen yavrularımızın cenazesi bile kalkmadan ‘Olayı 14 yaşındaki çocuğa yıkacaklar’ diyerek niyet okuyuculuğuna girişmek hangi vicdana hangi ahlaka sığar? Milletçe yüreğimiz yanıyor fakat üzülerek gördük ki ana muhalefetin kimi aktörlerinin aklına ilk ‘ramazan etkinliklerini’ eleştirmek geliyor. Sanki böyle bir fırsatı kolluyormuş gibi sorumsuzca açıklamalar yapmak geliyor. Nedir bu telaşınız? Nedir bu aceleniz? Böyle bir acı üzerinden milleti tahrik etmek, öğrencilerimiz arasında korku ve endişe yaymak en hafif tabiriyle sorumsuzluktur. Hangi sebeple olursa olsun kimsenin öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi ve ailelerimizi tedirgin etmeye hakkı yoktur. Saldırıyı tüm boyutlarıyla doğru analiz ettikten sonra infiale kapılmadan sağduyumuzu ve soğukkanlılığımızı yitirmeden ortak aklın ve pedagojinin rehberliğinde hep beraber meselenin üzerine gitmemiz gerekiyor. Nice zorluğun üstesinden gelmiş bir millet olarak Allah’a hamdolsun bunu yapacak birikime de, iradeye de, tecrübeye de ziyadesiyle sahibiz. Vatandaşlarımdan gerilim tuzağına düşmemelerini, serinkanlılıktan ödün vermemelerini bir kez daha istirham ediyorum." "Şiddet olayları asla tek boyutlu değildir" Gerçekleşen şiddet eylemlerinde birçok boyutun ele alınması gerektiğini ve gelişen internet çağı ile çocukların ailelerden daha da uzaklaştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şiddet olayları asla tek boyutlu değildir. Bu doğrultuda okul ikliminden aile dinamiklerine, dijital medya mecralarından farkındalık çalışmalarına, caydırıcılığın güçlendirilmesinden kurumsal işbirliğine uzanan geniş bir yelpazede, bütüncül bir stratejiyle hareket etmemiz önem arz ediyor. Şiddet kültürünü besleyen mikropların teşhisinde ne kadar isabetli olursak tedavi sürecinde de o derece başarı sağlarız. Bunun için aile yapısı, sosyal çevre, okul ortamı, dijital maruziyet, medya içerikleri ve kurumsal müdahale kapasitesini birlikte ele almak zorundayız. Önümüzde okulların adeta kışlaya ve karakola çevrilmesi buna benzer pedagojik açıdan problemli, okulların asli karakterine zarar verecek tekil bir adımla çözülemeyecek kadar çok katmanlı bir sınama bulunuyor. Şu gerçeğin hepimiz farkındayız; Dünya artık eski dünya değil. Biz anne babalar olarak evin bir odasında sohbet ederken veya televizyon seyrederken evin diğer odalarındaki çocuklarımızın sanal alemdeki dijital arkadaşlarıyla tesis ettiği ilişkinin mahiyetinden haberdar değiliz. Öyle ki bugün çocuklarımızın çoğunun anne babasıyla geçirdiği zaman maalesef dijital dünyadaki ekran sürelerinden daha az. Dijital arkadaşlar, dijital öğretmenler hatta dijital ebeveynler evlatlarımızın hayatlarına, evlatlarımızın karakter gelişimine daha fazla etki ediyor. Özellikle bazı dijital paylaşım uygulamalarının çocuklarımızın zihinlerini infial ettiği sosyal medya platformlarının amiyane tabirle kanalizasyona dönüştüğü bir dönemi yaşıyoruz. İnternetin denetimsiz ve sınırsız dünyasına algoritmaların manipülasyon gücünü de eklediğimizde karşımıza karmaşık bir sorun çıkıyor" diye konuştu. "Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır" Alınan önlemlerin kapsamının genişletileceğini söyleyen Erdoğan, "Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır. Güvenliğin yanı sıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü ve eğitim boyutlarıyla da bu meseleye yaklaşmamız mühimdir. Bu noktada siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerimizin kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyoruz. İnternetin karanlık dehlizlerinde görünür görünmez varlığımızı yapay zekadan da istifade ederek daha da güçlendireceğiz. Okul kolluk işbirliğinin arttırılması, yeni çalışma modellerinin geliştirilmesi yine bu süreçte atacağımız adımlardan biri olacaktır. İhtiyaç duyulan ne varsa tereddütsüz yapılması için ilgili bakanlarımıza bugün gerekli talimatları verdim" dedi. "Okul, aile, rehberlik hattının yalnızca kriz anlarında değil, diğer zamanlarda da etkili şekilde kullanılması önem taşıyor" Ailenin kişinin ilk okulu olduğunu ve çocukların gelişiminin ailede başladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğitim ailede başlar, sosyalleşme ailede başlar. Adab-ı muaşeret kuralları ailede öğretilir. Birey içinde yaşadığı toplumun bir parçası olmayı önce ailede öğrenir. Aile kültürün, milli ve manevi değerlerin taşıyıcısı, ahlakın, şefkatin, diğer canlılara merhamet ve empatiyle yaklaşmanın öğretildiği ilk mekteptir. Yıllardır güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum dememizin artan saldırılar karşısında aileyi korumaya çalışmamızın sebebi işte budur. Son olaylarda olduğu gibi aile içi iletişimin zayıflaması, sınır koyma ve disiplinin kaybolması çocukları tehditlere karşı kırılgan hale getiriyor. Okul, aile, rehberlik hattının yalnızca kriz anlarında değil diğer zamanlarda da etkili şekilde kullanılması önem taşıyor. Hükümet olarak bu doğrultuda bazı ilave adımlar atacağız. Okul ve veli arasındaki iletişimi güçlendirmek için iki yıl önce başlattığımız Veli Randevu Sistemini daha etkin hale getireceğiz. Dijital bağımlılıkla mücadele kapsamında velilerimize yönelik destek ve danışma hattını kısa süre içinde devreye alacağız. Öğretmenlerimize ve okul yöneticilerimize kriz yönetimi ve sınıf içi müdahale eğitimleri vereceğiz. Öğrencilerimiz için psikososyal destek mekanizmalarını güçlendirecek duygu değer temelli dijital esenlik çalışmalarını yaygınlaştıracağız. Riskleri erkenden fark eden, etkili bir şekilde müdahale eden bir yapıyla rehberlik uyarı sistemi çalışmalarını daha hassas hale getireceğiz" ifadelerini kullandı. "Suç ve şiddet temalı yapımlarda faillerin güçlü, etkileyici, cezadan muaf, hatta saygın bir kişi olarak gösterilmesi gençlerimizin gerçeklikle bağını zedeliyor" Gençlerin ve çocukların internetten etkilendikleri kadar televizyonlarda yayınlanan program ve dizilerden de etkilendiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şiddetin tırmanmasında bir diğer etken çocuklar üzerinde olumsuz etki uyandıran diziler, filmler, haber sunumları ve popüler kültür ürünleridir. Özellikle suç ve şiddet temalı yapımlarda faillerin güçlü, etkileyici, cezadan muaf hatta saygın bir kişi olarak gösterilmesi gençlerimizin gerçeklikle bağını zedeliyor. Benzer şekilde haber bültenlerinde failin suç işlerken kullandığı yöntemin ayrıntılı biçimde verilmesi son olaylarda olduğu gibi saldırı görüntülerinin tekrar tekrar servis edilmesi çocuklarımız için taklit riskini büyütüyor. Bakınız biz tarihimiz boyunca şefkatli, merhametli, insan ilişkilerinde dayanışmayı yücelten iyiliksever, hamiyetperver bir millet olduk. Milletimizin yüce gönüllülüğünden sadece insanlar değil her türlü canlı da istifade etti. Lakin son yıllarda popüler kültürün de etkisiyle kurucu kodlarımıza sahip çıkma noktasında biraz özensiz ve ihmalkar davranıldı. Şu tabloyla iktidarlarımız boyunca defalarca karşılaştık. Milli ve manevi değerlerimize sahip çıkan her adımımız ülkemizdeki belli kesimler tarafından hayat tarzına müdahale olarak yansıtıldı. Özellikle küresel bir despotizme dönüşen LGBT akımlarıyla mücadelemiz en acımasız eleştirilere maruz kaldığımız konulardan biri oldu. Biz bu musibetin önünü kesmeye çalıştıkça birileri de ellerine geçirdikleri her fırsatı cinsiyetsizleştirme akımlarının önünü açmak için kullandı. Köşelerinden o malum yazarlar bize özgürlük dersi vermeye kalktılar. Özgürlük kavramının arkasına siper alınarak hükümetimizin nesilleri, aileyi, toplumu korumaya dönük politikaları adeta yaylım ateşine tutuldu. Özgürlüğün sorumluluk kavramıyla birlikte geldiği, sorumluluk olmadan özgürlüğün de olmayacağı bu çevreler tarafından ısrarla gözden kaçırıldı. Oysa terazinin bir kefesine özgürlük varsa diğerinde sorumluluk vardır. Mesele bu ikisi arasında altın oranı yakalayabilmektir. Biz her zaman bunu yapmaya çalıştık. İnşallah bundan sonra da bu çizgide yolumuza devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. "Reyting kaygısı şiddet kültürünü yaygınlaştırmanın mazereti olamaz" Şiddet içerikli program ve dizilerin yerine aileyi merkeze alan programların ve dizilerin yapılması gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gençlerimizin ruh ve beden sağlığı söz konusu olduğunda kuru gürültüye pabuç bırakmayacağız. Tabi burada şunun da altını çizmekte fayda görüyorum; Reyting kaygısı şiddet kültürünü yaygınlaştırmanın mazereti olamaz. Kuşkusuz bu konuda en büyük görev medya kuruluşlarımıza düşüyor. Şiddeti özendiren, çarpık ilişkileri meşrulaştıran, kötülüğü sıradanlaştıran yapımlardan ziyade aileyi merkeze alan, iyiliği, merhameti, şefkati teşvik eden yapımlara ekranlarda daha fazla yer verilmesi gerekiyor. Biz yaşanan bazı kötü tecrübelere rağmen iyiliği hayatının merkezine yerleştirmiş bir milletiz. İçimizi karartan manzaralara rağmen şehit Ayla öğretmenimiz gibi nice güzel insanımız bu milletin mayasında ne olduğunu bizlere hatırlatıyor. RTÜK başta olmak üzere ilgili kurumlarımızla özellikle ekranda şiddet ve yozlaşma meselesinin üzerine daha tavizsiz gitmekte kararlıyız. Farklı alanlarda üretilen verileri birleştirecek, erken uyarı mekanizmalarını güçlendirecek ve şiddet olayı henüz gerçekleşmeden önce müdahale edilmesini sağlayacak sistematik bir yapı kuracağız. Genelleyici ve tek tip çözümlerden ziyade yerel, bölgesel ve vaka bazlı analizlere dayalı bir politika seti üreteceğiz. Bazı bölgelerde aile destek mekanizmalarının güçlendirilmesi için yeni düzenlemeler yaparken bazı alanlarda ise dijital içerik takibinin daha sıkı yapılmasını temin edeceğiz" diye konuştu. "Önümüzdeki dönemde sosyal ağ platformlarında kimlik doğrulama ve bilgi paylaşma yükümlülüğünü getireceğiz" Dijital dünyada bir içeriğin birkaç dakika içinde çok geniş kitlelere ulaşabildiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dijital dünyaya yönelik yeni tedbirlerin de alınacağını belirterek, "Bu içeriklerin kaldırılması, erişime kapatılması veya yeniden dolaşıma girmesinin engellenmesinde bazen geç kalınabiliyor. Bu gecikmelerin önüne geçilmesi için içerik takibinde tek tek kaldırma mantığıyla değil, hızlı filtreleme araçlarının kullanımı gerekiyor. Aynı şekilde yaş doğrulama kimlik temelli denetim ve VPN ile aşama girişimlerine karşı teknik önlemlerin devreye alınması önem arz ediyor. Meclisimizde görüşmeleri devam eden 15 yaş altı çocuklara sosyal ağı kullanmayı sınırlayan düzeltmenin yürürlüğe girmesiyle birlikte çok önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyorum. Yine önümüzdeki dönemde sosyal ağ platformlarında kimlik doğrulama ve bilgi paylaşma yükümlülüğünü getireceğiz" dedi. "Silah sahiplerine özellikle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi halinde verilecek cezayı artıracağız" Bir diğer konu olan ateşli silahlar meselesinde de yeni adımların atılacağına duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Zaten bir süredir bu sorunun üzerinde kararlılıkla gidiyorduk. Şimdi mevcut yapılanlara ek olarak dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ateşli silah sahiplerine özellikle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi halinde verilecek cezayı artıracağız. Silah sahipliğinin sınırlandırılması konusunda ilave hukuki düzenlemeleri devreye alacağız. Ayrıca tüm bu alanlarda kapsamlı bir politika belgesini ve eylem planını hayata geçireceğiz. Bugünkü kabine toplantımızda atılacak adımları acil, kısa, orta ve uzun vadeli olarak detaylıca planladık. Devlet olarak bu alanların her birinde yeni uygulanabilir etkin ve caydırıcı önlemleri inşallah kararlılıkla hayata geçireceğiz. Bizim bu ülkenin tüm çocuklarına bir sözümüz var. Onları inşallah vatandaşı olmaktan gurur duyacakları müreffeh, huzurlu, itibarlı, kalkınmış, güvenli bir ülkede yaşamalarını temin edeceğiz. Yüreği yaralı annelerimiz için, bu ülkenin gözleri ışıl ışıl, umutla parlayan çocukları için inşallah bu sorunu büyümeden hal yoluna koyacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Siverekli ve Maraşlı kardeşlerime geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Yavrularımızın ve öğretmenimizin kederli ailelerine Cenab-ı Allah’tan tekrar sabır ve başsağlığı diliyorum" ifadelerini kullandı.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 19:40
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ateşli silah sahiplerine özellikle silahın çocuklar tarafından ele geçirilmesi halinde verilen cezayı artıracağız"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır. Güvenliğin yanı sıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü ve eğitim boyutlarıyla da bu meseleye yaklaşmamız mühimdir. Bu noktada siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerimizin kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyoruz" dedi. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplandı. Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullara yönelik gerçekleştirilen saldırılara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, olayların ilk anından itibaren takip ettiklerini ve takip etmeye de devam edeceklerini söyledi. Bu tür olayların kapsamlı bir şekilde araştırılması gerektiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, alınacak yeni tedbirleri de açıkladı. "Son derece ağır bu imtihan karşısında tüm ailelerimize yüce Allah’tan sabır ve metanet temenni ediyorum" Kabine gündeminde geçen haftaki okullara yönelik saldırıların ele alındığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Menfur saldırıların hayattan koparttığı sevgili yavrularımıza ve kendini öğrencilerine siper ederek şehit olan Ayla öğretmenimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Öğretmenimizin ve çocuklarımızın kederli ailelerine sabrı cemil diliyorum. Millet olarak hepimiz ailelerimizin hüznünü samimiyetle paylaşıyoruz. Ancak ne yaparsak yapalım, ateşin düştüğü yeri yaktığını, eşini, annesini, evladını, kardeşini yitiren vatandaşlarımızın yüreklerindeki yangının belki de hiçbir zaman sönmeyeceğini çok iyi biliyoruz. Son derece ağır bu imtihan karşısında tüm ailelerimize yüce Allah’tan sabır ve metanet temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. "15’i taburcu edildi, 3’ü yoğun bakımda 6 yavrumuzun tedavisi sürüyor" Okul saldırılarında yaralananlar hakkında da bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Siverek’teki saldırıda yaralanan 19 kardeşimizden 14’ü taburcu edildi. 2 öğretmen ile 3 öğrencimizin tedavisi halen devam ediyor. Hamdolsun yaralılarımızın herhangi bir hayati tehlikesi bulunmuyor. Kahramanmaraş’taki menfur olayda ise 9 vefatımız, 21 yaralımız vardı. 15’i taburcu edildi, 3’ü yoğun bakımda 6 yavrumuzun tedavisi sürüyor. Rabbimden tüm yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Kahramanmaraş’ın başı sağ olsun. Ülkemize, milletimize geçmiş olsun" diye konuştu. "Siverek’teki saldırı ile ilgili 8 kişi tutuklanırken, Maraş’taki saldırganın menfur eyleminde kullandığı silahların sahibi olan babası tutuklandı" Okullara yapılan saldırıların sadece Kahramanmaraş’ı ya da Siverek’i değil, 86 milyonun tamamını etkilediğini ifade eden ve olayın ilk anından itibaren takipçisi olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kahramanmaraş’a düşen ateş diğer 80 vilayetimizin de kalbine düştü. Grup toplantımızdan sonra saldırı haberini alır almaz 4 bakanımızı hemen Kahramanmaraş’a gönderdik. Kabine üyelerimiz, genel başkan yardımcılarımız ve milletvekillerimiz ilk andan itibaren ailelerimizin yanında oldu. Bir yandan yaralılarımıza acil müdahaleler yapılırken diğer yandan yargı, emniyet, milli eğitim, siber güvenlik ve istihbarat birimlerimizin çalışmalarını başlattılar. Hiçbir ihtimal dışlanmadan saldırılar tüm yönleriyle araştırılıyor. Her iki saldırganın dijital ayak izleri takip edilerek kimlerle irtibat halinde oldukları, nelerden etkilendikleri kısa sürede ortaya çıkartıldı. Detaylı incelemeler neticesinde çok önemli bulgulara ulaşıldı. Siverek’teki saldırı ile ilgili 8 kişi tutuklanırken, Maraş’taki saldırganın menfur eyleminde kullandığı silahların sahibi olan babası tutuklandı. Cumhurbaşkanı olarak ben de ilk andan itibaren süreci bizzat ve yakinen takip ettim. Sonraki süreçleri de yakından takip etmeyi sürdüreceğim" açıklamasında bulundu. "Daha olay anlaşılmadan hükümetimize karşı bir kampanya başlatılmasının hangi haklı gerekçesi olabilir?" Sosyal medya ve dijital iletişim platformlarında manipülatif ve zararlı içerik yayan hesaplarla ilgili de gerekli önlemleri aldıklarını açıklayan Erdoğan, yaşanan saldırılar üzerinden yapılan eleştirilere değinerek şunları söyledi: "Değerli vatandaşlarım, milletçe gerçekten yabancısı olduğumuz bir durumla karşı karşıyayız. Dijitalleşmenin ve küreselleşmenin sebep olduğu sıkıntıların ülkemize de sirayet ettiği, gençlerimizi de etkisi altına aldığı görülüyor. Her nimetin maalesef bir yan tesiri oluyor. İnternetin, teknolojinin, dünya ile bütünleşmenin yan tesirleri de kimi zaman kendini böylece gösterebiliyor. Şuraya özellikle dikkatlerinizi çekiyorum. Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilenler başta olmak üzere dünyadaki benzer saldırılara baktığımızda, faillerin amaçlarından birinin toplumu terörize etmek olduğunu görüyoruz. Bu tarz caniler sadece masumların kanını dökmeyi değil, bunu yaparak tıpkı terör örgütleri gibi aynı zamanda toplumda infial uyandırmayı, endişe, tedirginlik, korku ve huzursuzluk oluşturmayı da hedefliyorlar. Üzülerek ifade etmek isterim ki bu süreçte kimi medya organlarımız, kimi siyasetçilerimiz, kimi örgütlerimiz pedagojik açıdan sorunlu beyanatları ve yayın çizgileriyle bilerek veya bilmeden saldırganların amacına hizmet etmiş, faillerin ekmeğine adeta yağ sürmüşlerdir. Kimse kusura bakmasın ama daha olay anlaşılmadan hükümetimize karşı bir kampanya başlatılmasının hangi haklı gerekçesi olabilir? Henüz hiçbir şey belli değilken milli ve manevi değerlerimize bağlı gençler yetiştirmeye çalışan sivil toplum kuruluşları niçin hedef tahtasına konur? Daha vahşice öldürülen yavrularımızın cenazesi bile kalkmadan ‘Olayı 14 yaşındaki çocuğa yıkacaklar’ diyerek niyet okuyuculuğuna girişmek hangi vicdana hangi ahlaka sığar? Milletçe yüreğimiz yanıyor fakat üzülerek gördük ki ana muhalefetin kimi aktörlerinin aklına ilk ‘ramazan etkinliklerini’ eleştirmek geliyor. Sanki böyle bir fırsatı kolluyormuş gibi sorumsuzca açıklamalar yapmak geliyor. Nedir bu telaşınız? Nedir bu aceleniz? Böyle bir acı üzerinden milleti tahrik etmek, öğrencilerimiz arasında korku ve endişe yaymak en hafif tabiriyle sorumsuzluktur. Hangi sebeple olursa olsun kimsenin öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi ve ailelerimizi tedirgin etmeye hakkı yoktur. Saldırıyı tüm boyutlarıyla doğru analiz ettikten sonra infiale kapılmadan sağduyumuzu ve soğukkanlılığımızı yitirmeden ortak aklın ve pedagojinin rehberliğinde hep beraber meselenin üzerine gitmemiz gerekiyor. Nice zorluğun üstesinden gelmiş bir millet olarak Allah’a hamdolsun bunu yapacak birikime de, iradeye de, tecrübeye de ziyadesiyle sahibiz. Vatandaşlarımdan gerilim tuzağına düşmemelerini, serinkanlılıktan ödün vermemelerini bir kez daha istirham ediyorum." "Şiddet olayları asla tek boyutlu değildir" Gerçekleşen şiddet eylemlerinde birçok boyutun ele alınması gerektiğini ve gelişen internet çağı ile çocukların ailelerden daha da uzaklaştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şiddet olayları asla tek boyutlu değildir. Bu doğrultuda okul ikliminden aile dinamiklerine, dijital medya mecralarından farkındalık çalışmalarına, caydırıcılığın güçlendirilmesinden kurumsal işbirliğine uzanan geniş bir yelpazede, bütüncül bir stratejiyle hareket etmemiz önem arz ediyor. Şiddet kültürünü besleyen mikropların teşhisinde ne kadar isabetli olursak tedavi sürecinde de o derece başarı sağlarız. Bunun için aile yapısı, sosyal çevre, okul ortamı, dijital maruziyet, medya içerikleri ve kurumsal müdahale kapasitesini birlikte ele almak zorundayız. Önümüzde okulların adeta kışlaya ve karakola çevrilmesi buna benzer pedagojik açıdan problemli, okulların asli karakterine zarar verecek tekil bir adımla çözülemeyecek kadar çok katmanlı bir sınama bulunuyor. Şu gerçeğin hepimiz farkındayız; Dünya artık eski dünya değil. Biz anne babalar olarak evin bir odasında sohbet ederken veya televizyon seyrederken evin diğer odalarındaki çocuklarımızın sanal alemdeki dijital arkadaşlarıyla tesis ettiği ilişkinin mahiyetinden haberdar değiliz. Öyle ki bugün çocuklarımızın çoğunun anne babasıyla geçirdiği zaman maalesef dijital dünyadaki ekran sürelerinden daha az. Dijital arkadaşlar, dijital öğretmenler hatta dijital ebeveynler evlatlarımızın hayatlarına, evlatlarımızın karakter gelişimine daha fazla etki ediyor. Özellikle bazı dijital paylaşım uygulamalarının çocuklarımızın zihinlerini infial ettiği sosyal medya platformlarının amiyane tabirle kanalizasyona dönüştüğü bir dönemi yaşıyoruz. İnternetin denetimsiz ve sınırsız dünyasına algoritmaların manipülasyon gücünü de eklediğimizde karşımıza karmaşık bir sorun çıkıyor" diye konuştu. "Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır" Alınan önlemlerin kapsamının genişletileceğini söyleyen Erdoğan, "Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır. Güvenliğin yanı sıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü ve eğitim boyutlarıyla da bu meseleye yaklaşmamız mühimdir. Bu noktada siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerimizin kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyoruz. İnternetin karanlık dehlizlerinde görünür görünmez varlığımızı yapay zekadan da istifade ederek daha da güçlendireceğiz. Okul kolluk işbirliğinin arttırılması, yeni çalışma modellerinin geliştirilmesi yine bu süreçte atacağımız adımlardan biri olacaktır. İhtiyaç duyulan ne varsa tereddütsüz yapılması için ilgili bakanlarımıza bugün gerekli talimatları verdim" dedi. "Okul, aile, rehberlik hattının yalnızca kriz anlarında değil, diğer zamanlarda da etkili şekilde kullanılması önem taşıyor" Ailenin kişinin ilk okulu olduğunu ve çocukların gelişiminin ailede başladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğitim ailede başlar, sosyalleşme ailede başlar. Adab-ı muaşeret kuralları ailede öğretilir. Birey içinde yaşadığı toplumun bir parçası olmayı önce ailede öğrenir. Aile kültürün, milli ve manevi değerlerin taşıyıcısı, ahlakın, şefkatin, diğer canlılara merhamet ve empatiyle yaklaşmanın öğretildiği ilk mekteptir. Yıllardır güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum dememizin artan saldırılar karşısında aileyi korumaya çalışmamızın sebebi işte budur. Son olaylarda olduğu gibi aile içi iletişimin zayıflaması, sınır koyma ve disiplinin kaybolması çocukları tehditlere karşı kırılgan hale getiriyor. Okul, aile, rehberlik hattının yalnızca kriz anlarında değil diğer zamanlarda da etkili şekilde kullanılması önem taşıyor. Hükümet olarak bu doğrultuda bazı ilave adımlar atacağız. Okul ve veli arasındaki iletişimi güçlendirmek için iki yıl önce başlattığımız Veli Randevu Sistemini daha etkin hale getireceğiz. Dijital bağımlılıkla mücadele kapsamında velilerimize yönelik destek ve danışma hattını kısa süre içinde devreye alacağız. Öğretmenlerimize ve okul yöneticilerimize kriz yönetimi ve sınıf içi müdahale eğitimleri vereceğiz. Öğrencilerimiz için psikososyal destek mekanizmalarını güçlendirecek duygu değer temelli dijital esenlik çalışmalarını yaygınlaştıracağız. Riskleri erkenden fark eden, etkili bir şekilde müdahale eden bir yapıyla rehberlik uyarı sistemi çalışmalarını daha hassas hale getireceğiz" ifadelerini kullandı. "Suç ve şiddet temalı yapımlarda faillerin güçlü, etkileyici, cezadan muaf, hatta saygın bir kişi olarak gösterilmesi gençlerimizin gerçeklikle bağını zedeliyor" Gençlerin ve çocukların internetten etkilendikleri kadar televizyonlarda yayınlanan program ve dizilerden de etkilendiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şiddetin tırmanmasında bir diğer etken çocuklar üzerinde olumsuz etki uyandıran diziler, filmler, haber sunumları ve popüler kültür ürünleridir. Özellikle suç ve şiddet temalı yapımlarda faillerin güçlü, etkileyici, cezadan muaf hatta saygın bir kişi olarak gösterilmesi gençlerimizin gerçeklikle bağını zedeliyor. Benzer şekilde haber bültenlerinde failin suç işlerken kullandığı yöntemin ayrıntılı biçimde verilmesi son olaylarda olduğu gibi saldırı görüntülerinin tekrar tekrar servis edilmesi çocuklarımız için taklit riskini büyütüyor. Bakınız biz tarihimiz boyunca şefkatli, merhametli, insan ilişkilerinde dayanışmayı yücelten iyiliksever, hamiyetperver bir millet olduk. Milletimizin yüce gönüllülüğünden sadece insanlar değil her türlü canlı da istifade etti. Lakin son yıllarda popüler kültürün de etkisiyle kurucu kodlarımıza sahip çıkma noktasında biraz özensiz ve ihmalkar davranıldı. Şu tabloyla iktidarlarımız boyunca defalarca karşılaştık. Milli ve manevi değerlerimize sahip çıkan her adımımız ülkemizdeki belli kesimler tarafından hayat tarzına müdahale olarak yansıtıldı. Özellikle küresel bir despotizme dönüşen LGBT akımlarıyla mücadelemiz en acımasız eleştirilere maruz kaldığımız konulardan biri oldu. Biz bu musibetin önünü kesmeye çalıştıkça birileri de ellerine geçirdikleri her fırsatı cinsiyetsizleştirme akımlarının önünü açmak için kullandı. Köşelerinden o malum yazarlar bize özgürlük dersi vermeye kalktılar. Özgürlük kavramının arkasına siper alınarak hükümetimizin nesilleri, aileyi, toplumu korumaya dönük politikaları adeta yaylım ateşine tutuldu. Özgürlüğün sorumluluk kavramıyla birlikte geldiği, sorumluluk olmadan özgürlüğün de olmayacağı bu çevreler tarafından ısrarla gözden kaçırıldı. Oysa terazinin bir kefesine özgürlük varsa diğerinde sorumluluk vardır. Mesele bu ikisi arasında altın oranı yakalayabilmektir. Biz her zaman bunu yapmaya çalıştık. İnşallah bundan sonra da bu çizgide yolumuza devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. "Reyting kaygısı şiddet kültürünü yaygınlaştırmanın mazereti olamaz" Şiddet içerikli program ve dizilerin yerine aileyi merkeze alan programların ve dizilerin yapılması gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gençlerimizin ruh ve beden sağlığı söz konusu olduğunda kuru gürültüye pabuç bırakmayacağız. Tabi burada şunun da altını çizmekte fayda görüyorum; Reyting kaygısı şiddet kültürünü yaygınlaştırmanın mazereti olamaz. Kuşkusuz bu konuda en büyük görev medya kuruluşlarımıza düşüyor. Şiddeti özendiren, çarpık ilişkileri meşrulaştıran, kötülüğü sıradanlaştıran yapımlardan ziyade aileyi merkeze alan, iyiliği, merhameti, şefkati teşvik eden yapımlara ekranlarda daha fazla yer verilmesi gerekiyor. Biz yaşanan bazı kötü tecrübelere rağmen iyiliği hayatının merkezine yerleştirmiş bir milletiz. İçimizi karartan manzaralara rağmen şehit Ayla öğretmenimiz gibi nice güzel insanımız bu milletin mayasında ne olduğunu bizlere hatırlatıyor. RTÜK başta olmak üzere ilgili kurumlarımızla özellikle ekranda şiddet ve yozlaşma meselesinin üzerine daha tavizsiz gitmekte kararlıyız. Farklı alanlarda üretilen verileri birleştirecek, erken uyarı mekanizmalarını güçlendirecek ve şiddet olayı henüz gerçekleşmeden önce müdahale edilmesini sağlayacak sistematik bir yapı kuracağız. Genelleyici ve tek tip çözümlerden ziyade yerel, bölgesel ve vaka bazlı analizlere dayalı bir politika seti üreteceğiz. Bazı bölgelerde aile destek mekanizmalarının güçlendirilmesi için yeni düzenlemeler yaparken bazı alanlarda ise dijital içerik takibinin daha sıkı yapılmasını temin edeceğiz" diye konuştu. "Önümüzdeki dönemde sosyal ağ platformlarında kimlik doğrulama ve bilgi paylaşma yükümlülüğünü getireceğiz" Dijital dünyada bir içeriğin birkaç dakika içinde çok geniş kitlelere ulaşabildiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dijital dünyaya yönelik yeni tedbirlerin de alınacağını belirterek, "Bu içeriklerin kaldırılması, erişime kapatılması veya yeniden dolaşıma girmesinin engellenmesinde bazen geç kalınabiliyor. Bu gecikmelerin önüne geçilmesi için içerik takibinde tek tek kaldırma mantığıyla değil, hızlı filtreleme araçlarının kullanımı gerekiyor. Aynı şekilde yaş doğrulama kimlik temelli denetim ve VPN ile aşama girişimlerine karşı teknik önlemlerin devreye alınması önem arz ediyor. Meclisimizde görüşmeleri devam eden 15 yaş altı çocuklara sosyal ağı kullanmayı sınırlayan düzeltmenin yürürlüğe girmesiyle birlikte çok önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyorum. Yine önümüzdeki dönemde sosyal ağ platformlarında kimlik doğrulama ve bilgi paylaşma yükümlülüğünü getireceğiz" dedi. "Silah sahiplerine özellikle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi halinde verilecek cezayı artıracağız" Bir diğer konu olan ateşli silahlar meselesinde de yeni adımların atılacağına duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Zaten bir süredir bu sorunun üzerinde kararlılıkla gidiyorduk. Şimdi mevcut yapılanlara ek olarak dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ateşli silah sahiplerine özellikle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi halinde verilecek cezayı artıracağız. Silah sahipliğinin sınırlandırılması konusunda ilave hukuki düzenlemeleri devreye alacağız. Ayrıca tüm bu alanlarda kapsamlı bir politika belgesini ve eylem planını hayata geçireceğiz. Bugünkü kabine toplantımızda atılacak adımları acil, kısa, orta ve uzun vadeli olarak detaylıca planladık. Devlet olarak bu alanların her birinde yeni uygulanabilir etkin ve caydırıcı önlemleri inşallah kararlılıkla hayata geçireceğiz. Bizim bu ülkenin tüm çocuklarına bir sözümüz var. Onları inşallah vatandaşı olmaktan gurur duyacakları müreffeh, huzurlu, itibarlı, kalkınmış, güvenli bir ülkede yaşamalarını temin edeceğiz. Yüreği yaralı annelerimiz için, bu ülkenin gözleri ışıl ışıl, umutla parlayan çocukları için inşallah bu sorunu büyümeden hal yoluna koyacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Siverekli ve Maraşlı kardeşlerime geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Yavrularımızın ve öğretmenimizin kederli ailelerine Cenab-ı Allah’tan tekrar sabır ve başsağlığı diliyorum" ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
19 Nisan 2026 Pazar- 21:13
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Akdeniz Üniversitesi’nin CAR-T hamlesi anlatıldı
2
18 Nisan 2026 Cumartesi- 14:49
Anket firması Ege’deki sonuçları açıkladı
3
19 Nisan 2026 Pazar- 18:53
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: "Biz İsrail gibi değiliz, onlar GKRY ile birlikte Müslüman ülkelere karşı bir askeri ittifak kurdular"
4
18 Nisan 2026 Cumartesi- 16:38
Başkan Er: "Kayısı Enstitüsü alanını Malatyalılara nefes olacak bir projeyle açacağız"
5
19 Nisan 2026 Pazar- 22:09
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Dünyanın yeni bir yola, yeni bir anlayışa ve yeni bir çıkışa ihtiyacı vardır"
28 Ekim 2025 Salı - 13:28
Bakan Güler, Katar Savunma Bakanı Al Sani’yi kabul etti
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Şeyh Saud Bin Abdurrahman Bin Hasan Bin Ali Al Sani ile bir görüşme gerçekleştirdi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Şeyh Saud Bin Abdurrahman Bin Hasan Bin Ali Al Sani ile Milli Savunma Bakanlığı’nda bir görüşme gerçekleştirdi.
28 Ekim 2025 Salı - 12:42
MHP’li Ersoy’dan Kayseri’ye ‘öğretmenevi’ müjdesi
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Talas ilçesinde yapılacak olan öğretmenevi için 46 milyon 200 bin TL ödenek tahsis edildiğini duyurdu. Ersoy, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Hayırlı olsun Kayserim. Daha önce ilgili bakanlığa iletmiş olduğumuz Öğretmenevi talebimiz neticesinde, Milli Eğitim Bakanlığımız tarafından Talas’ta bulunan bir binanın onarılarak Öğretmenevi olarak kullanılması için 46.200.000 TL ödenek tahsis edilmiştir. Başta Milli Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin, Kayseri Valimiz Sayın Gökmen Çiçek ve İl Milli Eğitim Müdürümüz Coşkun Esen olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Kayserimizin nüfusu, eğitim camiasının büyüklüğü ve ihtiyaçları dikkate alındığında; şehrimize daha modern, kapsamlı ve kalıcı bir Öğretmenevi kazandırılması yönündeki talebimiz devam edecektir. Sürecin takipçisiyiz."
28 Ekim 2025 Salı - 12:42
Başkan Köksal Aras’tan 29 Ekim mesajı
Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, Cumhuriyet’in ilanının 102. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı kutlama mesajında, Cumhuriyetin demokrasi, eşit yurttaşlık ve bağımsızlık temelinde yükselen büyük bir halk iradesi olduğunu vurguladı. Başkan Köksal Aras, "Cumhuriyet; halkın kendi geleceğini belirleme hakkının tanındığı, eşit yurttaşlık temelinde özgür bireylerin yaşadığı çağdaş bir yönetim biçimidir. 102 yıl önce yakılan bu aydınlanma meşalesi, bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor" dedi. Başkan Köksal Aras, Cumhuriyet’in sadece bir yönetim biçimi olmadığını, aynı zamanda bir çağdaşlaşma projesi ve kadınların, çocukların, emekçilerin, tüm halkın eşit haklara sahip olmasının da temeli olduğunu belirterek; "Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde kurulan Türkiye Cumhuriyeti; laiklik, bilim, sanat ve eğitimle güçlenen, hak temelli bir toplum hedefiyle inşa edildi. Bizler de bu mirası yalnızca korumakla kalmıyor, her gün yeniden büyütmek için çalışıyoruz" diye konuştu. Menteşe Belediyesi olarak Cumhuriyet’in temel ilkelerini kent yönetiminde yaşatmaya devam ettiklerini belirten Köksal Aras, "Cumhuriyetimizi geleceğe taşımak, kadın erkek eşitliğini sağlamak, çocuklarımıza özgür ve adil bir ülke bırakmak hepimizin görevidir. Bu bilinçle; katılımcı, adil, sosyal ve çevreci bir yerel yönetim anlayışıyla çalışıyoruz. Başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve tüm gazilerimizi saygı ve minnetle anıyor; tüm halkımızın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyorum" şeklinde konuştu.
28 Ekim 2025 Salı - 12:27
Başkan Aras’tan Cumhuriyet Bayramı mesajı
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için kutlama mesajı yayımladı. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras; "Atatürk ve yol arkadaşlarının 1919’da Samsun’dan başlattığı yürüyüş, milletimizin bağımsızlık ve özgürlük iradesini tarih sahnesine yeniden yazdığı bir dönüm noktası olmuştur. Yokluk, yoksulluk ve işgal şartlarında filizlenen bu irade, 29 Ekim 1923’te milletimizin tükenmeyen azmi, kararlılığı ve inancıyla ‘Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare’ biçimi, Cumhuriyet ile taçlanmıştır. Atamızın ‘Kimsesizlerin kimsesi’ dediği Cumhuriyet, adaletin ve eşitliğin, toplumun her ferdine uzanan eli olmuştur. Cumhuriyet ile birlikte, milleti tebaa gören anlayış yıkılmış, milletinin özgür iradesi devletin temeline yerleşerek ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ ilkesi hâkim olmuştur. Kadınlar hayatın merkezine taşınmış, eğitimin, üretimin ve toplumsal yaşamın öznesi haline gelmiştir. Cumhuriyet’in ilerici gücü, dün olduğu gibi bugün de kadınlardır. Cumhuriyet; birlikte hareket ettiğimizde ‘olmaz’ denileni başardığımızın kanıtı, özgür ve bağımsız yaşama kararlılığımızın sembolü, çoğulcu, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkelerine bağlılığımızın ifadesidir.Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ‘Cumhuriyeti biz kurduk, onu devam ettirecek sizlersiniz’ diyerek bu büyük emaneti bizlere bırakmıştır. Bu emanete layık olmanın yolu, onun kurucu değerlerine sahip çıkarak çalışmaktan, üretmekten ve adaleti gözetmekten geçer. Bizler, bu sorumluluk bilinciyle Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında; merkezine insanı alan bir anlayışla; doğasıyla barışık, altyapısıyla güçlü, üstyapısıyla modern, sosyal yapısıyla adil ve ekonomik yapısıyla üreten bir Muğla için çalışıyoruz. Cumhuriyet’in kurucu felsefesini yaptığımız her hizmette, benimsediğimiz her politikada ve attığımız her adımda yaşatıyoruz. Atamızın bizlere işaret ettiği çağın ötesine uzanan parlak ufka kararlılıkla yürüyoruz. Bu inanç ve sorumlulukla Cumhuriyetimizin 102. yılını kutluyor; başta Cumhuriyetimizin Kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum" dedi.
28 Ekim 2025 Salı - 11:55
Bakan Uraloğlu açıkladı: Türkiye’nin 14’üncü hava kampüsü Sivas’ta açılıyor
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin 14’üncü hava kampüsünün Sivas’ta açılacağını belirterek, "Divriği’deki hava kampüs ile ülke genelinde 12 ilde 14 hava kampüsümüz ile sportif ve amatör havacılığa destek vermeye devam edeceğiz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 31 Ekim Cuma günü Sivas Divriği’de inşa edilen yeni hava kampüsün açılışını gerçekleştirecek. Bakan Uraloğlu, Divriği’de Türkiye’nin 14’üncü hava kampüsünü hizmete alacaklarını söyleyerek, mevcut hava kampüslerin Antalya Döşemealtı, Tekirdağ Süleymanpaşa, Eskişehir İnönü ve Sivrihisar ile Samsun 19 Mayıs, Konya Selçuklu, Sakarya Pamukova, Çanakkale Bozcaada, Muş, Denizli, İzmir Aliağa, Eskişehir Seyitgazi ve Ardahan’da bulunduğunu hatırlattı. Sportif ve amatör havacılığa destek vermeye devam edeceklerinin altını çizen Uraloğlu, "Sivas Divriği’deki hava kampüs ile ülke genelinde 12 ilde 14 hava kampüsümüz ile sportif ve amatör havacılığa destek vermeye devam edeceğiz. Öte yandan, her ilçeye bir hava kampüsü kazandırma vizyonu ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Niğde, Aksaray, Gaziantep, Kocaeli ve Batı Antalya’ya da hava kampüs kazandırmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Pist bin 180 metre uzunluğunda ve 20 metre genişliğinde inşa edildi" Divriği Hava Kampüsü’nün teknik özelliklerine de değinen Uraloğlu, "Pist bin 180 metre uzunluğunda ve 20 metre genişliğinde beton kaplama olarak inşa edildi. 8 adet parklama alanına sahip olan hava kampüste yalnızca 5 bin 700 kilogramın altındaki hava araçlarıyla sportif ve amatör amaçlı uçuşlar gerçekleştirilecek" açıklamasında bulundu. Uraloğlu, burada ticari uçuşların yapılmayacağını, jet motorlu uçakların iniş-kalkış gerçekleştiremeyeceğini, uçuşların Görerek Uçuş Kuralları (VFR) kapsamında gerçekleştirileceğini söyledi. "Divriği Hava Kampüsü, bölge turizmine katkı sunacak" Bakan Uraloğlu, hava kampüsünün bölgeye sağlayacağı kazanımlardan bahsederek, "Hava kampüsler, bulundukları illerde havacılıkla ilgili sosyal ve kültürel etkinliklere de zemin hazırlıyor. Bu yönüyle, hava kampüsler hem ekonomik gelişime katkı sağlıyor hem de havacılık kültürünün yaygınlaşmasına imkân tanıyor. Divriği Hava Kampüsü, bölge turizmine katkı sunacak. Burada kazanılacak deneyimler, amatör ve sportif havacılığın ülke genelinde yaygınlaşmasında rol oynayacak" dedi.
28 Ekim 2025 Salı - 11:52
Türkiye’nin 14’üncü hava kampüsü Sivas’ta açılıyor
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin 14’üncü hava kampüsünün Sivas’ta açılacağını belirterek, "Divriği’deki hava kampüs ile ülke genelinde 12 ilde 14 hava kampüsümüz ile sportif ve amatör havacılığa destek vermeye devam edeceğiz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 31 Ekim Cuma günü Sivas Divriği’de inşa edilen yeni hava kampüsün açılışını gerçekleştirecek. Bakan Uraloğlu, Divriği’de Türkiye’nin 14’üncü hava kampüsünü hizmete alacaklarını söyleyerek, mevcut hava kampüslerin Antalya Döşemealtı, Tekirdağ Süleymanpaşa, Eskişehir İnönü ve Sivrihisar ile Samsun 19 Mayıs, Konya Selçuklu, Sakarya Pamukova, Çanakkale Bozcaada, Muş, Denizli, İzmir Aliağa, Eskişehir Seyitgazi ve Ardahan’da bulunduğunu hatırlattı. Sportif ve amatör havacılığa destek vermeye devam edeceklerinin altını çizen Uraloğlu, "Sivas Divriği’deki hava kampüs ile ülke genelinde 12 ilde 14 hava kampüsümüz ile sportif ve amatör havacılığa destek vermeye devam edeceğiz. Öte yandan Her ilçeye bir hava kampüsü kazandırma vizyonu ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Niğde, Aksaray, Gaziantep, Kocaeli ve Batı Antalya’ya da hava kampüs kazandırmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Pist bin 180 metre uzunluğunda ve 20 metre genişliğinde inşa edildi" Divriği Hava Kampüsü’nün teknik özelliklerine de değinen Uraloğlu, "Pist bin 180 metre uzunluğunda ve 20 metre genişliğinde beton kaplama olarak inşa edildi. 8 adet parklama alanına sahip olan hava kampüste yalnızca 5 bin 700 kilogramın altındaki hava araçlarıyla sportif ve amatör amaçlı uçuşlar gerçekleştirilecek" açıklamasında bulundu. Uraloğlu, burada ticari uçuşların yapılmayacağını, jet motorlu uçakların iniş-kalkış gerçekleştiremeyeceğini, uçuşların Görerek Uçuş Kuralları (VFR) kapsamında gerçekleştirileceğini söyledi. "Divriği Hava Kampüsü, bölge turizmine katkı sunacak" Bakan Uraloğlu, hava kampüsünün bölgeye sağlayacağı kazanımlardan bahsederek, "Hava kampüsler, bulundukları illerde havacılıkla ilgili sosyal ve kültürel etkinliklere de zemin hazırlıyor. Bu yönüyle, hava kampüsler hem ekonomik gelişime katkı sağlıyor hem de havacılık kültürünün yaygınlaşmasına imkân tanıyor. Divriği Hava Kampüsü, bölge turizmine katkı sunacak. Burada kazanılacak deneyimler, amatör ve sportif havacılığın ülke genelinde yaygınlaşmasında rol oynayacak." dedi. (ECE-
28 Ekim 2025 Salı - 11:33
Eski Bakan Süleyman Soylu’dan CHP’ye "casusluk" yanıtı: Belgeleriyle açıkladı
Ak Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu’nun, İçişleri Bakanlığı döneminde Ekrem İmamoğlu hakkında verilen kararı gündeme taşıyan Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) yanıt verdi. Soylu, "Her ihtimali düşünürdüm de, CHP olarak kendinizi savunmak için beni referans yapacağınızı aklıma hiç getirmezdim. Genç adamlarsınız. Siyasetinizi kirletmeyin" dedi. CHP Merkez Yönetim Kurulu dün çevrimiçi toplandı. CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, MYK’nın ardından değerlendirmelerde bulundu. "Casusluk" soruşturmasına ilişkin konuşan Deniz Yücel, Süleyman Soylu’nun İçişleri Bakanlığı döneminde alınan kararı gündeme taşıyarak, "Burada dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu imzalı bir belge var, İçişleri Bakanlığı’nın başlatmış olduğu sorşuturma nedeniyle bakanlığın verdiği bir soruşturma izni verilmemesine dair bir karar var. Diyor ki ‘İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun büyükşehir ve bağlı kuruluşlarının elektronik veri tabanı ve altyapılarında her türlü inceleme ve araştırma yapma yetkisi verilmesi ve veri tabanı ve altyapının kopyalanması için müfettiş yetkilendirmesine karşı kamuoyunda oluşan tepki Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yapılan suç duyurusu ve idare mahkemesi nezdinde açılan dava ve İçişleri Bakanlığı’nca yürütülen soruşturma üzerine geri adım atarak’ Burada tabii ‘geri adım atarak’ ibaresini buraya sıkıştırmış ama devam ediyorum, ‘Bahsi geçen işlemi ihtas edildiği tarihten geçerli olmak üzere tüm neticeleriyle birlikte yürürlükten kaldırdığı, verilen emir kapsamında herhangi bir tabanı ve altyapının kopyalanmadığı ve denetim yapılmadığı’ diyor. Neticede, ‘Mahkeme kararıyla da tevsik edilen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında soruşturma izni verilmemesine’ dair bir karar veriliyor. Yani bu veri kopyalama iddiası, o dönemdeki İçişleri Bakanının kendi imzasıyla yazdığı belgeyle de tamamen çürütülmüş oluyor" ifadelerini kullandı. Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Yücel’in iddialarına şu yanıtı verdi: "Her ihtimali düşünürdüm de; CHP olarak kendinizi savunmak için beni referans yapacağınızı aklıma hiç getirmezdim. Genç adamlarsınız. Siyasetinizi kirletmeyin. 2019 yerel seçimlerinde işbaşına gelen İBB Başkanı’nın, Mart-Haziran döneminde daha ilk günlerde, İBB verilerinin kanunsuz biçimde kopyalanması için yaptığı görevlendirme üzerine idari mahkemeye itiraz edilmiş; kanuna aykırı işlem o tarihte mahkemece durdurulmuştur. Bunun üzerine İBB Başkanı, hukuksuz görevlendirmeyi geri çekmiş, iptal etmiş; konu ortadan kalktığı için İçişleri Bakanlığı’nın başlattığı soruşturma da doğal olarak, konusu kalmadığından kapatılmıştır. Ayrıca bu tarihten sonra, unutmayınız; İBB’ye tekrar seçime kadar Bakanlık tarafından başkanvekili görevlendirilmiştir. Savunmaya kalktığınız durum sizi daha zor duruma düşürüyor. Çünkü bugünkü yargılamadan da anlaşılıyor ki, yargılama konusu işlemler (casusluk) haziran 2019 seçiminden sonra gerçekleşen işlemlerdir. Üzüntüm şudur: Aklını ve ahlakını yitirmiş tek merkezin, siyasetçileri dahil herkesi trol haline getirme kabiliyetidir. Hepsi belgeleriyle mevcuttur."
28 Ekim 2025 Salı - 10:44
Kahta Belediyesi araç filosuna 14 yeni araç daha katıldı
Geçtiğimiz aylarda 100 milyon TL değerinde 17 iş makinesini hizmete kazandıran Adıyaman’ın Kahta ilçe Belediyesi, şimdi de 34 milyon 500 bin TL değerindeki 1 vidanjör, 10 hizmet aracı ve 3 toplu taşıma aracıyla filosunu daha da güçlendirdi. Yeni araçların tanıtımı için belediye hizmet binası önünde düzenlenen törene; Kâhta Kaymakamı Muhammed Üsame Soysal, Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, AK Parti İlçe Başkanı Gaffar Çelebi, Belediye Başkan Yardımcıları, MHP İlçe Başkanı Sıraç Aslan, İlçe Emniyet Müdürü Mahmut Duru, İlçe Müftüsü Süleyman Turul, Milli Eğitim Müdürü Lütfi Başlı, belediye meclis üyeleri, birim amirleri ve çok sayıda davetli katıldı. Törende konuşan Kâhta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, araç filosunu sürekli yenileyerek hizmet kapasitesini artırdıklarını belirterek, "Kahta Belediyesi olarak her geçen gün daha güçlü bir filoyla halkımıza hizmet ediyoruz. Geçtiğimiz yıl 4 temizlik aracı ve 1 arama kurtarma aracını filomuza katmıştık. Geçtiğimiz ay ise 17 iş makinesini hizmete sunmuştuk, bugün ise 1 vidanjör, 10 hizmet aracı ve 3 toplu taşıma aracını ilçemize kazandırıyoruz. Güçlü belediye demek, çok iş demek, çok hizmet demektir. Biz de bu anlayışla Kâhta halkı için gece gündüz çalışıyoruz" dedi. Başkan Hallaç, göreve geldiklerinden bu yana belediyenin araç parkına yapılan yatırımların toplamda 135 milyon TL’ye ulaştığını ifade etti. Hallaç, "Görev süremiz boyunca 36 yeni aracı filomuza dahil ederek belediyemizin hizmet gücünü önemli ölçüde artırdık. Kâhta’mıza en iyi hizmeti sunmak için ekiplerimizle birlikte var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Tören, Kahta Kaymakamı Muhammed Üsame Soysal’ın yeni araçları incelemesi ve belediyeye ile Kâhta halkına hayırlı olması temennilerinin ardından sona erdi.
28 Ekim 2025 Salı - 09:48
Başkan Altay, Beysu’nun 1 milyar 130 milyonluk dev tesisini hizmete açtı
Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Beysu’nun yeni tesisleri hizmete açıldı. Beyşehir Doğanbey Mahallesi’nde gerçekleştirilen açılışta konuşan Beyşehir Belediye Başkanı Adil Bayındır, tesisin hijyen yönünden dünya ölçeğinin çok üstünde olduğunu ifade etti. "Konya Modeli Belediyecilik" vurgusu yaptı Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Beyşehir’de bulunmaktan ve böyle güzel bir tesisin açılışını gerçekleştirmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. "Konya Modeli Belediyeciliğin" sadece bir slogan değil, tüm Türkiye’ye hatta görevlerinden dolayı Türk dünyasına ve dünyadaki belediyelere örnek bir model olduğunu kaydeden Başkanı Uğur İbrahim Altay, "Bu modelin temelinde birlikte çalışma kültürü var. Burada teşkilatlarımız, milletvekillerimizi temsilen Mustafa Hakan Özer milletvekilimiz, var. İlçe belediye başkanlarımız var. Çalışma arkadaşlarımızla hep beraber buradayız ve Konya için bir iyilik varsa hep beraber hareket etmeyi, ‘ben’ demeden ‘biz’ demeyi başaran bir anlayışla şehrimize hizmet ediyoruz. ‘Konya Modeli Belediyeciliğin’ bir diğer özelliği de geçmişte olan iyiliklerin üstüne koyarak yoluna devam edebilmek" dedi. "Aynı anda birçok sertifikayı almış türkiye’nin ilk tesisi" 18 bin metrekare kapalı alanı ile güncel bedelle 1 milyar 130 milyon liralık bir yatırım gerçekleştirildiğinin altını çizen Başkan Altay, "Böylece Beysu adeta küllerinden yeniden doğdu. Sadece plastik şişeden değil, piyasada olan bütün ürünleri şişeleyebilecek önemli bir tesisi bugün hep birlikte açmış olacağız. Bu tesisin bizim açımızdan bir önemi de aynı anda birçok sertifikayı almış Türkiye’nin ilk tesisi olması. Son dönemde yapılan en yeni tesis. Bütün sağlık, hijyen kuralları dikkate alınarak, el değmeden şişeleme yapılabilen kaynaklarını çeşitlendirdiğimiz bir tesisi burada hayata geçirmiş oluyoruz. Ayrıca çatısına 2.7 megavatlık bir güneş enerjisi paneli ile de tesisimiz enerjisini büyük bir kısmını GES’ten karşılıyor. Ona da çok ciddi bir yatırım gerçekleştirmiş olduk" dedi. "Bugün Konya dışarıdan gıpta ile bakılabilen bir şehir haline geldi" Başkan Altay, Konya için tüm kurumlarla uyum içinde çalıştıklarını belirterek, "Sadece belediyecilik değil ticaretin, ekonominin, turizmin kalkınması için de bu çalışmaları yürütüyoruz ve bugün Konya elhamdülillah dışarıdan gıpta ile bakılabilen bir şehir haline geldi" değerlendirmesini yaptı. "İçme suyunun kesintisiz bir şekilde temini için KOSKİ’miz kahramanca mücadele ediyor" Suyun çok önemli bir stratejik ürün haline geldiğine dikkati çeken Başkan Altay, "Tabii şunu da söylemek lazım, bu yatırıma sadece ticari olarak bakmıyoruz. Su kritik öneme sahip stratejik bir ürün. Görüyorsunuz bölgemizde, belki bu bölgede sorun yaşamıyoruz ama Konya’nın 42 bin kilometrekarelik alanının tamamında özellikle içme suyunun kesintisiz bir şekilde temini için KOSKİ’miz kahramanca mücadele ediyor. Konya, iklim değişikliğinden en çok etkilenecek şehir. Bizler sizlere temiz su kaynaklarından bahçelerinize, çeşmelerinize kadar temiz suyu getiriyoruz, mücadele ediyoruz. İzmir’de yaşananları, Bursa’da, Ankara’da yaşananları görüyorsunuz. Aslında risk en çok Konya’da. Bunu söylerken biraz da temkinli davranıyorum. Bugün sorun yaşamıyor olmamız gelecekte sorun yaşamayacağımız anlamına gelmiyor. Onun için suyu tasarruflu kullanmak, her damlasını tasarruf etmek gerekiyor. Bu manada bu tesis de bizim için aslında stratejik bir yatırıma dönüştü" ifadelerini kullandı. Beyşehir Gölü için çalışmalar titizlikle yürütülüyor Başkan Altay, Beyşehir Gölü’nde yürütülen çalışmalara da değinerek, "Özellikle göl ve çevresine de çok ciddi bir yatırım gerçekleştiriyoruz. Açılışını henüz gerçekleştiremedik ama Beyşehir’imizin içme suyunu sağlayan arıtma tesisimizde çok ciddi bir yenileme çalışması yaptık, tamamladık. İnşallah bir sonraki gelişimizde onu da açmayı planlıyoruz. Yine Beyşehir Gölü etrafında özellikle insan kaynaklı suların gölü kirletmemesi adına Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’mızla birlikte bir master plan çerçevesinde atık su arıtma tesisleri inşa ediyoruz. Huğlu ve Üzümlü’yü tamamladık. İnşallah devamındaki atık su arıtma tesislerinin tamamlanması, kalan kısımların da foseptikle halledilmesi ve Konya tarafından Beyşehir Gölü’ne insan kaynaklı bir kirletme olmaması için çaba sarf ediyoruz. 2028 yılına geldiğimizde bunu başarmış olacağız. Bu bir taraftan gölün kirlenmesini önlerken bir taraftan da göle aslında temiz su deşarjı yaparak gölü de besleyen bir yapı oluşturuyor" dedi. "Beyşehir İçerişehir de ahşapla taşın buluştuğu Türkiye’nin en güzel kentsel dönüşüm alanlarından birisi olacak" Kentsel yenileme projelerinin önemine vurgu yaparak konuşmasına devam eden Başkan Altay, şu değerlendirmelerde bulundu: "Yine İçerişehir’de önemli bir kentsel yenileme çalışması faaliyeti yürütüyoruz. Cumhurbaşkanlığı Kentsel Yenileme kararıyla biraz daha hız kazandı, yüzde 60’ları bulduk. İnşallah orada da anlaşmaları tamamlayarak süreci bir an önce tamamlamayı ve 2026 yılı içerisinde orada da Konya’nın en güzel turizm projelerinden birisini hayata geçirmeyi planlıyoruz. Biz çalışıyoruz, onlar konuşuyorlar. Aynı şeyi Mevlana Çarşısı ve Altın Çarşı’yı yaparken de konuştular. ‘Buradan rant oluşturacaklar, burada vatandaşa haksızlık yapacaklar, burada milletin malına çöküyorlar’ diye. Şimdi gelin görün ki Mevlana Meydanı’na gelen herkes, Konya’ya gelen herkes Mevlana ve Altın Çarşı’nın güzelliğiyle gururlanıyor, teşekkür ediyor. Hiç merak etmeyin Beyşehir, İçerişehir de aynı o standartta ahşapla taşın buluştuğu Türkiye’nin en güzel kentsel dönüşüm alanlarından birisi olacak. Siz bize 17 yıldır güveniyorsunuz, biz de sizi hiç yanıltmadık. Onun için bu vesileyle bir kez daha İçerişehir’deki hemşehrilerimizi anlaşmaya davet ediyorum. Bir an önce bu süreci tamamlayalım ve biz de maliyetler çok fazla yükselmeden oradaki işlemimize devam edelim." Beyşehir’e yeni 450 konut müjdesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı "Yüzyılın Konut Projesi"ne de değinen Başkan Altay, "Cumhurbaşkanımız ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız 500 bin sosyal konutla ilgili bir açıklama yaptı. Şu anda enflasyonu en çok tetikleyen şey kira rakamları. Biz de Bakanımızın davetiyle oradaydık. İnşallah Konya’mıza 13 bin 600 yeni sosyal konut yapılacak. İlçe belediyelerimizle birlikte bunun yerleri konusunda çalışıyoruz. Beyşehir’imizde de yeni konutlar başlamasına rağmen inşallah 450-500 bin konut içerisinde yeni bir 450 konut daha yapılacak. Böylece ilçelerimizde hem nüfusun azalmasına engel olmayı, hem ticarete katkı sunmayı hem de özellikle dar gelirli vatandaşlarımızın kira öder gibi ev sahibi olmasını sağlamış olacağız" şeklinde konuştu. "Biz biliyoruz ki Recep Tayyip Erdoğan bir söz verirse Allah’ın izniyle yapar" "Biz hep birlikte Hatay’da çalıştık. Hatay’ın nasıl ayağa kalktığını, Kahramanmaraş’ta, Adıyaman’da yapılanları görüyoruz. Biz biliyoruz ki Recep Tayyip Erdoğan bir söz verirse Allah’ın izniyle yapar" diyen Başkan Altay, "Bundan hiç endişemiz ve şüphemiz yok, biz de onun dava ve yol arkadaşları olarak bir söz vermişsek bunu yapmak için çalışıyoruz, çabalıyoruz, gayret ediyoruz. Bu tesis bunun en güzel örneklerinden birisi. Kolay söyleniyor ama 1 milyar 130 milyon liralık bir yatırım gerçekleştirdik. Bu birçok ilin 5 yılda yapacağı yatırımdan daha fazla. Ama ortaya ne çıktı? Beysu markası yeniden Konya’nın raflarında, Konya’nın tüm marketlerinde, hatta sadece Konya’nın değil civar illerimizin tamamında bir pazar payı oluşturdu. Adeta siparişe yetişemiyoruz. Konya’ya yeni bir değeri kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum" sözleriyle konuşmasını tamamladı. AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Hakan Özer de tesisin hayırlı olmasını dileyerek, "Potansiyeller, kaynaklar değerlendirildiği zaman anlam ifade ediyor. Konya’mızın en önemli markalarından Beysu’muza bu güzel tesisi kazandıran Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve tüm ekibine teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi. Konuşmaların ardından Beysu Tesislerinin dualarla açılışı yapıldıktan sonra protokol mensupları tesiste incelemelerde bulundu. Açılış programına; ilçe belediye başkanları, AK Parti Konya İl Başkan Yardımcısı Veli Vural, BBP Konya İl Başkan Vekili Mehmet Atasağun, AK Parti Beyşehir İlçe Başkanı Kahraman Şanal, Konyaspor Başkanı Ömer Atiker de katıldı. Beysu; Türkiye’deki üç sertifikaya sahip su fabrikalarından biri 36 bin 396 metrekare kurulu, 18 bin metrekare de kapalı alana sahip tesis, saatte 128 bin 760 litre dolum yapılabilirken günlük 35 ile 60 tır arasında ürün sevkiyatı yapılabiliyor. Sıfır Atık belgesine sahip tesis ayrıca; BRC, FSSC 22000 ve HELAL sertifikalarının üçünün birden olduğu Türkiye’deki ilk su fabrikalarından biri olma özelliği taşıyor.
28 Ekim 2025 Salı - 08:53
AK Parti Ağrı İl Başkanı Yıldız’dan Sağduyu Çağrısı: "Kazanımlarımıza sahip çıkmalıyız"
AK Parti Ağrı İl Başkanı İlhami Yıldız, terörle mücadelede gelinen noktaya ilişkin yaptığı açıklamada, "Terörsüz Türkiye" hedefine doğru ilerlerken toplumsal sağduyu ve birlik çağrısında bulundu. AK Parti Ağrı İl Başkanı İlhami Yıldız, yaptığı açıklamada, terör örgütlerinin silah bırakma ve çekilme sürecine dikkat çekerek, gelinen aşamanın milletin duruşu, devletin kararlılığı ve güvenlik güçlerinin mücadelesinin sonucu olduğunu belirtti. Uzun yıllardır süren terör sorununun sona ermesi yönünde atılan adımların, yalnızca huzur ortamı için değil aynı zamanda demokrasinin, ekonomik kalkınmanın ve toplumsal bütünlüğün güçlenmesi açısından önem taşıdığını vurgulayan Yıldız, "Terörsüz Türkiye hedefine doğru ilerlediğimiz bu süreçte; fitneye, provokasyona ve algı oyunlarına karşı milletçe sağduyulu ve dikkatli olmalı, elde ettiğimiz kazanımları hep birlikte sahiplenmeliyiz." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yeni bir döneme girildiğini ifade eden Yıldız, Türkiye’nin birlik ve dayanışma anlayışıyla güçlenmeye devam edeceğini dile getirdi. Yıldız, açıklamasında ayrıca, terörün gölgesinden tamamen arınmış bir Türkiye’nin, yalnızca ülke içinde değil bölgede de istikrar ve umut kaynağı olmayı sürdüreceğini belirterek, "Birlikte güçlü, birlikte büyük Türkiye için yürümeye devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.
28 Ekim 2025 Salı - 00:13
Bakanlardan depremden etkilenenlere geçmiş olsun mesajı
Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde meydana gelen 6.1’lik depremin ardından bakanlardan geçmiş olsun mesajı yayımladı. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç paylaşımında, "Balıkesir ilimizin Sındırgı ilçesinde meydana gelen ve çevre illerimizde de hissedilen depremden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Rabbim, ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten korusun" ifadelerini kullandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ise paylaşımında, şu ifadeleri kullandı: "Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde meydana gelen ve çevre illerimizden de hissedilen depremden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Rabbim, milletimizi her türlü afetten muhafaza eylesin. Geçmiş olsun Balıkesir." Ticaret Bakanı Ömer Bolat ise paylaşımında, "Balıkesir Sındırgı merkezli meydana gelen ve çevre illerde de hissedilen depremden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Devletimiz tüm imkânlarıyla sahadadır; gerekli çalışmalar titizlikle yürütülmektedir. Rabbim milletimizi her türlü afetten muhafaza eylesin" ifadelerine yer verdi. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ise paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde meydana gelen ve çevre illerimizde de hissedilen depremden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Allah ülkemizi ve milletimizi her türlü afetlerden korusun." Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ise, "Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde meydana gelen ve çevre illerden de hissedilen depremden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Allah ülkemizi her türlü afetten korusun" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise, "Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde meydana gelen ve çevre illerimizde de hissedilen depremden etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Rabbim ülkemizi ve milletimizi her türlü afetlerden korusun inşallah" ifadelerini kullandı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ise, "Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde meydana gelen ve çevre illerimizde de hissedilen depremden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Allah ülkemizi ve milletimizi her türlü afet ve felaketten muhafaza eylesin" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ise, "Balıkesir’de meydana gelen ve çevre illerimizde hissedilen depremden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Rabbim ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten korusun" ifadelerini kullandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ise, "Depremden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun. Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde meydana gelen ve çevre illerden de hissedilen 6,1 büyüklüğündeki depremin ardından hasar tespit ekiplerimiz gelen ihbarlar neticesinde çalışmalarına başladı. Gelişmeleri takip ediyoruz" dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ise, "Balıkesir Sındırgı’da meydana gelen ve çevre illerden de hissedilen depremden etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Depremden hemen sonra, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve Bakanlığımıza bağlı birimlerimiz gerekli kontrolleri yapmak için sahadadır. Rabbim ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten muhafaza eylesin" ifadelerini kullandı.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 23:45
AK Parti Sözcüsü Çelik: "Vatandaşlarımızın devlet kurumları tarafından yapılan açıklamaları takip etmeleri çok önemlidir"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Balıkesir Sındırgı’da meydana gelen 6.1’lik depremin ardından açıklama yaptı. Sözcü Çelik sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde meydana gelen ve çevre illerimizde de hissedilen depremden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun. İlgili tüm devlet kurumlarımız görevlerinin başında ve vatandaşlarımızın yanındadır. Vatandaşlarımızın devlet kurumları tarafından yapılan açıklamaları takip etmeleri çok önemlidir. Sosyal medya ve diğer mecralardan yayılan doğru olmayan açıklamalara itibar edilmemelidir. Allah ülkemizi her türlü afetten muhafaza eylesin" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder