Son Dakika
|
Trump: "ABD Donanması'na Hürmüz Boğazı sularına mayın döşeyen her türlü tekneyi batırma emri verdim"
Galatasaray'dan TFF açıklaması! "İlişkilerimiz askıya alınmıştır"
Almanya'da "muharebeye hazır asker sayısını 460 bine çıkarma" hedefi
Merkez Bankası faizi değiştirmedi, yüzde 37’de sabit bıraktı
İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı
Kan donduran torun dehşetine rekor ceza
İzmir’de taksi şoförü cinayetinin iddianamesi kabul edildi
Avcılar kıyılarında tedirgin eden görüntü
Diyarbakır’da yolcu otobüsü devrildi: 1 ölü, 13 yaralı
Adalet Bakanı Gürlek: "Takipsizlik verilen tüm dosyalar incelenecek"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Yılların hasreti sona erdi, hacı adayları kutsal topraklara uğurlandı
Polis memurunun dikkati hayat kurtardı
ABD Başkanı Trump: "Boğaz üzerinde tam kontrolümüz var"
Hamaney: "Halk arasındaki birlik nedeniyle düşman saflarında kırılma meydana geldi"
THY uçağı 55 gün sonra Türkiye'ye döndü
ABD Orta Doğu'ya 3'üncü uçak gemisini konuşlandırdı
MHP Lideri Bahçeli, DEM Parti heyeti ile bir araya geldi
POLİTİKA
Milli İstihbarat Akademisi: ’Yapay zeka yeni güvenlik açıkları ortaya çıkarıyor’
24 Nisan 2026 Cuma - 10:24:23
Milli İstihbarat Akademisi (MİA) tarafından hazırlanan raporda yapay zekanın yeni güvenlik açıkları ortaya çıkardığı belirtilerek, siber risklere karşı kısa, orta ve uzun vadeli hedefler belirlendi. Milli İstihbarat Akademisi tarafından hazırlanan "Yapay Zeka Çağında Siber Güvenlik ve Türkiye’nin Stratejik Öncelikleri" başlıklı raporda, dijital teknolojilerde yaşanan hızlı gelişmelerin güvenlik anlayışını, risk ortamını ve kurumsal hazırlık ihtiyacını derinden dönüştürdüğü ifade edildi. Raporda, yapay zekanın yalnızca verimlilik, hız, otomasyon ve karar destek kapasitesi sunan bir teknoloji olmadığı, aynı zamanda siber tehditlerin niteliğini, kapsamını ve etkisini daha karmaşık hale getiren yeni bir güvenlik alanı oluşturduğu vurgulandı. Siber güvenliğin artık sadece teknik sistemlerin korunmasıyla sınırlı görülmemesi gerektiği, veri güvenliği, kurumsal süreklilik, kamu hizmetlerinin aksamadan yürütülmesi, toplumsal güvenin korunması ve ulusal kapasitenin güçlendirilmesi gibi başlıklarla birlikte değerlendirilmesinin önem taşıdığı kaydedildi. Rapordaki önsözde Milli İstihbarat Akademisi Başkanı Prof. Dr. Talha Köse de yapay zeka destekli tehditlerin ortaya çıkardığı yeni risk alanlarının, büyük dil modeli tabanlı sistemlerin güvenlik boyutunun, kritik altyapılar üzerindeki etkilerinin ve kurumsal karar alma süreçlerine yönelik muhtemel tehditlerin stratejik bir çerçevede ele alınmasının gerekli olduğuna dikkat çekti. Köse, bugün temel ihtiyacın yalnızca teknolojik gelişmelere uyum sağlamak değil, bu gelişmelerin doğurabileceği riskleri önceden görmek ve gerekli kurumsal tedbirleri zamanında almak olduğunu ifade etti. Türkiye’nin dijital dönüşüm sürecinde güvenlik, düzenleme, koordinasyon ve insan kaynağı alanlarında eş zamanlı ilerleme kaydetmesinin kritik önem taşıdığını ifade eden Köse, söz konusu sürecin kamu kurumları, özel sektör, akademi ve sivil toplumu kapsayan güçlü bir güvenlik ekosistemiyle desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Yapay zeka siber saldırıların maliyetini düşürürken etkisini artırıyor Raporda, yapay zekanın siber güvenlik alanında yeni bir araç olmanın ötesine geçerek saldırı ölçeğini, savunma hızını ve düzenleyici ihtiyaçları aynı anda dönüştüren stratejik bir güç çarpanı haline geldiği ifade edildi. Kamu kurumları, özel sektör ve kritik altyapılarda yapay zeka kullanımının hızla yaygınlaştığı, buna karşılık güvenlik, denetim ve yönetişim mekanizmalarının aynı hızda gelişmemesinin verimlilik artışıyla birlikte kırılganlıkları ve dijital bağımlılığı da büyüttüğü belirtildi. Bu çerçevede yapay zeka çağında siber güvenliğin yalnızca teknik güvenlik önlemleri üzerinden değil, ulusal kapasite, yönetişim ve stratejik hazırlık başlıklarıyla birlikte ele alınması gerektiği kaydedildi. Yapay zeka yeni güvenlik açıkları ortaya çıkarıyor Raporda, büyük dil modeli tabanlı sistemlerin istem enjeksiyonu, güvensiz çıktı işleme, hassas bilgi sızıntısı, tedarik zinciri zafiyetleri, aşırı yetki ve aşırı güven gibi yeni riskler ürettiği ifade edildi. Bu risklerin yalnızca teknik zaaflar olarak görülmemesi gerektiği, veri yönetişimi, denetim, hesap verebilirlik ve kurumsal karar kalitesi sorunları olarak değerlendirilmesinin önem taşıdığı vurgulandı. Yapay zeka destekli siber tehditlerin etkisinin teknik sistemlerle sınırlı kalmadığı, ulusal güvenlik, kritik altyapılar, kurumsal kapasite ve toplumsal güven üzerinde doğrudan sonuçlar ürettiği ifade edildi. Özellikle derin sahte ve sentetik medya üretiminin bilgi ekosistemini bozma, kurumsal meşruiyeti aşındırma ve kriz anlarında kamu güvenini zayıflatma potansiyeli taşıdığı ifade edildi. Raporda, bu çerçevede yapay zeka tabanlı tehditlerin yalnızca siber güvenlik alanında değil, aynı zamanda bilgi güvenliği, kamu otoritesinin sürekliliği ve toplumsal istikrar bakımından da stratejik sonuçlar doğurduğu vurgulandı. Bu nedenle teknolojik yaygınlaşmanın güvenlik boyutunun yalnızca yazılım ve donanım koruması düzeyinde değil, karar süreçlerinden kamu güvenine uzanan daha geniş bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Siber güvenlikte en etkili model: İnsan ve yapay zeka iş birliği Hazırlanan raporda, yapay zeka sistemlerinin büyük veri kümeleri üzerinden saldırı örüntülerini, anomali sinyallerini ve olağan dışı davranışları daha hızlı tespit edebilse de insanların bağlamı yorumlama, yanlış pozitifleri ayıklama, kritik kararları doğrulama ve kurumsal etkileri değerlendirme kapasitesinin halen vazgeçilmez olduğu ifade edildi. Bu nedenle en gerçekçi ve sürdürülebilir yaklaşımın insan uzmanlığını dışlamayan, aksine yapay zekanın hız ve ölçek avantajını insan denetimiyle birleştiren hibrit savunma modeli olduğu vurgulandı. Kurumsal kapasite açısından temel meselenin ise otomasyonun güvenli, denetlenebilir ve sorumluluğu açık biçimde tanımlanmış hale getirilmesi olduğu bildirildi. Türkiye için kısa, orta ve uzun vadeli hedefler belirlendi Raporda, Türkiye için politika yanıtının kısa, orta ve uzun vadeli hedeflere dayanan, çok aktörlü ve güvenlik ekosistemiyle bütünleşik bir yol haritası şeklinde kurgulanması gerektiği ifade edildi. Kısa vadede merkezi koordinasyonun güçlendirilmesi, yapay zeka destekli siber riskler için ortak bir kurumsal çerçevenin oluşturulması ve kamu kurumları ile kritik altyapı işletmecilerinde kullanılan yapay zeka sistemleri için zorunlu envanter çıkarılması gerektiği belirtildi. Ayrıca sistemlerin işlediği veri türü, etki ettiği karar süreçleri, sahip olduğu yetki düzeyi ve bağlı olduğu dış servis sağlayıcıların görünür hale getirilmesinin önem taşıdığı, büyük dil modeli ve ajan tabanlı sistemler için veri sınıflandırması, işlem günlüğü, çıktı doğrulama ve insan onayı gibi asgari güvenlik kurallarının belirlenmesi gerektiği aktarıldı. Orta vadede regülasyon, standart, denetim ve sektörel dayanıklılık mekanizmalarının kurumsallaştırılması; kritik altyapılar ve kamu hizmetlerinde kullanılan yapay zeka sistemleri için sektörel teknik standartların geliştirilmesi; kamu alımlarında güvenlik, denetlenebilirlik, kayıt tutma, olay raporlama, tedarik zinciri görünürlüğü ve insan denetimi şartlarının açık biçimde tanımlanması gerektiği ifade edildi. Uzun vadede ise dış teknoloji bağımlılığının güvenlik sonuçlarını yönetebilen güçlü bir ulusal kapasite oluşturulması, test, doğrulama, sertifikasyon ve denetim kapasitesinin geliştirilmesi, uzman insan kaynağını güçlendiren sürdürülebilir iş birliği mekanizmalarının kurulması ve yerli siber güvenlik ile yapay zeka ekosisteminin desteklenmesinin hedeflendiği belirtildi. Ayrıca kimlik manipülasyonu, derin sahte, sentetik medya ve bilgi güvenliği risklerine karşı toplumsal farkındalığın artırılmasının ve yapay zekanın güvenli, denetlenebilir, hesap verebilir ve dayanıklı bir yönetişim çerçevesi içinde yönetilmesini sağlayacak kalıcı bir ulusal yapının kurulmasının önem taşıdığı vurgulandı. Siber güvenlik ulusal güvenliğin temel unsurlarından biri haline geliyor Raporda sonuç olarak, yapay zeka çağında siber güvenliğin yalnızca sistemleri korumanın ötesinde devlet kapasitesini, kurumsal karar kalitesini, toplumsal güveni ve stratejik özerkliği birlikte yönetme meselesi olduğu ifade edildi. Türkiye açısından başarı ölçütünün yapay zekanın güvenli, denetlenebilir, hesap verebilir ve dayanıklı bir ulusal çerçeve içinde yönetilebilmesi olduğu vurgulandı. Raporda, yapay zekanın teknik bir yenilik alanı olmanın ötesine geçtiği, ulusal hazırlık, stratejik dayanıklılık ve kurumsal eşgüdüm başlıklarıyla birlikte ele alınması gereken çok boyutlu bir güvenlik alanı haline geldiği kaydedildi.
24 Nisan 2026 Cuma - 10:20
Doç. Dr. Berat Akıncı: "Yeni kurulacak düzende hiçbir şey eskisi gibi olmayacak"
Adana Alparslan Türkeş Üniversitesi’nden Doç. Dr. Berat Akıncı, İran’ın mevcut süreci bir rejim ve varlık mücadelesi olarak gördüğünü belirterek, "İran onurlu bir çıkış arıyor ancak yeni kurulacak düzende hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" dedi. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a düzenledikleri saldırılarla başlayan savaş yaklaşık 2 aydır sürüyor. Farklı ülkelere de sirayet eden savaşla ilgili ABD Başkanı Donald Trump, İran ile ateşkesi iki ülke arasındaki görüşmeler ilerleyene ve sonuçlanana dek uzatacağını açıkladı. Dün ise Trump, İran’ın siyasi anlamda bir "karmaşa" içinde olduğunu ve bunun çözülebilmesi için ateşkesi uzattığını savunarak "Zaman daralıyor" dedi. Hürmüz Boğazı’ndaki abluka da sürerken konuyla ilgili Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Berat Akıncı, değerlendirmelerde bulundu. "Kırmızı çizgiler İslamabad’da belirleniyor" Orta Doğu’da tarafların kırmızı çizgilerini İslamabad görüşmelerinde belirlediğini hatırlatan Akıncı, gelinen noktada diplomatik iradenin ön plana çıktığını söyledi. Özellikle Pakistan’ın yürüttüğü mekik diplomasisinin ve ABD Başkanı Trump’ın masaya çözüm iradesi koymasının kritik olduğunu vurgulayan Akıncı, "Taraflar açısından bakıldığında tarafların bölgedeki amaçlarının aslında farklı olduğunu ve bu farklı amaçlarının da gerçekleşme noktasında herkes elinin masada güçlü olmasını istiyor. Masada güçlü olmak içinde sahada da güçlü olmak gerekiyor. İran, Hürmüz Boğazı’nı kapatarak hem ekonomi jeopolitiği hem de enerji jeopolitiğindeki önemini artırıp savaşın küresel maliyetini da arttırmıştı. ABD’nin İran’ın Hürmüz Boğazı kartını tekrar elinden almak için ikinci bir ablukayla dengeleme açısı ve baskı aracı oluşturmasıyla kartları tekrar eline aldığını görüyoruz" diye konuştu. "İran, bu savaşı varlık yokluk savaşı olarak görüyor" ABD’nin barışa yakın olduğunu ifade eden Doç. Dr. Akıncı, "ABD, savaşarak sorunun çözülemeyeceğini anladı ve barışa yakın oldukları yönünde mesajlar gelmeye başladı. Durum İran açısından daha farklı çünkü İran, bu savaşı varlık yokluk savaşı olarak görüyor. Rejim açısından bakıldığında İran ya var olmaya devam edecek ya da bir şekilde rejim düşecek ve rejim ABD isteği doğrultusunda liderlik değişimi olacak. İran mevcut konumundan geri adım atmak istemiyor. İran’ın rejim değişikliğinde 1979’dan itibaren ilmek ilmek uyguladığı bir Orta Doğu politikası ve nükleer çalışması var. Dolayısıyla hem uranyum zenginleştirmesinde hem nükleere yönelik çalışmalarını tam bağımsızlık olarak görüyor. İran bazı noktalarda taviz verse de kendi egemenliğini sıkıntıya sokacak ve ulusal çıkarlarınızı zedeleyecek bir masaya oturmak istemiyor" ifadelerini kullandı. "Yeni bir düzen kurulacak" Bölge ülkelerinin ve Türkiye’nin desteğinin barış için hayati önem taşıdığını kaydeden Akıncı, şunları söyledi: "İran kadim bir devlet geleneğine ve diplomasi mantığına sahip. Ciddi askeri ve yönetsel kayıplar vermiş olsa da süreci ABD ve İsrail aleyhine domine etmeyi bildi. Kurulacak yeni bir barış masasıyla eski düzene dönülmesi bekleniyor ancak İran’ın da altını çizdiği gibi hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Yeni bir düzen kurulacak. Umuyoruz ki bu düzen, halkların Osmanlı dönemindeki gibi kardeşçe yaşadığı bir iklime evrilir. Aksi takdirde bölgedeki sıcak temas, küresel bir savaşı tetikleme riski taşıyor." "Uluslararası hukuk arka plana itildi" Küresel sistemin ve uluslararası hukukun tehdit altında olduğunu belirten Akıncı, Birleşmiş Milletler üyesi ülkelerin, ABD ve İsrail’in savaş hukukunu hiçe sayan politikalarını dengelemek adına sahada ve masada daha aktif olması gerektiğini sözlerine ekledi.
24 Nisan 2026 Cuma - 10:19
Milletvekili Bozgeyik’ten CHP yöneticilerine sert tepki:
AK Parti Gaziantep Milletvekili Bünyamin Bozgeyik, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında düzenlenen çocukların mehteran gösterisine CHP’lilerin sırtını dönerek protesto etmesine sert tepki gösterdi. Gaziantep’te gerçekleştirilen kutlama programında sahne alan çocukların mehteran gösterisi sırasında CHP’lilerin sırtını dönmesi kamuoyunda tartışma oluştururken, konuya ilişkin açıklama yapan Milletvekili Bozgeyik, yaşanan durumu "kabul edilemez" olarak nitelendirdi. "Tam bir gaflet içindeler" Bozgeyik açıklamasında, Gaziantep’in tarihî kimliğine ve milli değerlerine vurgu yaparak, "Adını şanlı direnişinden alan Gaziantep’te; o kahraman gazilerin minik torunlarının alın terine ve Mehteran gösterisine sırt dönen zihniyet, tam bir gaflet içindedir. Çocuklarımızın emeğine saygı, ecdadın mirasına vefa bizler için sarsılmaz bir esastır" dedi. "Bu tavır kabul edilemez" 23 Nisan’ın anlam ve önemine dikkat çeken Bozgeyik, Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu özel günde sergilenen tavrın kabul edilemeyeceğini belirtti. Açıklamasında, çocukların büyük emek ve heyecanla hazırladığı gösteriye sırt çevirenlerin hem bayramın ruhunu hem de toplumun değerlerini kavrayamadığını ifade etti. "Toplumsal birliğimize darbe" Mehteran gösterisinin tarihî ve kültürel önemine de değinen Bozgeyik, "Ecdadın gür sesi olan Mehter, yavrularımızın coşkusuyla birleşmişken sergilenen bu kibirli tavır; sadece o masum yürekleri incitmekle kalmamış, toplumsal birliğimizi de yaralamıştır" dedi. "O Makamları işgal etmeyin" Söz konusu tavrı sergileyenlere çağrıda bulunan Bozgeyik, Gaziantep halkından ve çocuklardan özür dilenmesi gerektiğini belirterek, "Milli değerlerimize ve çocuklarımıza sırt dönenlerin o makamları işgal etmesi kabul edilemez. Gaziantep halkından özür dileyin ve istifa edin" diye konuştu.
24 Nisan 2026 Cuma - 10:11
Başkan Pütün tütün sezonun başlamasıyla birlikte üreticiyle tarlada buluştu
Denizli’nin Beyağaç ilçesinde tütün dikimi başladı. Belediye Başkanı Sezayi Pütün, üreticilerle birlikte tarlaya girerek hem destek verdi hem de bereketli bir sezon temennisinde bulundu. Denizli’nin Beyağaç ilçesinde tütün üreticileri yeni sezon için fideleri toprakla buluşturmaya başladı. Bölge ekonomisi açısından önemli bir yere sahip olan tütün üretimi, üreticilerin yoğun mesaisiyle start aldı. Tütün sezonunun başlamasıyla birlikte Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün de üreticileri yalnız bırakmadı. Dikim yapılan tarlaları ziyaret eden Başkan Pütün, çiftçilerle sohbet ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ziyaret sırasında üreticilerle birlikte tütün dikimi yapan Pütün, emeğin ve alın terinin önemine dikkat çekti. Başkan Pütün yaptığı açıklamada, "Tütün dikimi yapan üreticilerimizi ziyaret ettik, biraz da biz geçtik işin başına. Toprağa dokununca emeğin kıymetini bir kez daha anlıyorsun. Gerçekten büyük emek var. Tüm üreticilerimize bereketli, bol kazançlı bir sezon diliyorum" ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
23 Nisan 2026 Perşembe- 10:28
Anıtkabir’de 23 Nisan töreni
2
23 Nisan 2026 Perşembe- 16:14
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakan Tekin ve çocukları kabul etti
3
23 Nisan 2026 Perşembe- 00:13
Doğum izni ve sosyal medyaya 15 yaş düzenlemesi TBMM’de kabul edildi
4
23 Nisan 2026 Perşembe- 19:04
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de 23 Nisan Resepsiyonu’na katıldı
5
18 Nisan 2026 Cumartesi- 16:38
Başkan Er: "Kayısı Enstitüsü alanını Malatyalılara nefes olacak bir projeyle açacağız"
21 Ekim 2025 Salı - 12:09
Bahçeli: "81 Düzce’den sonra 82’nin KKTC olması artık hayat memat konusu haline gelmiştir"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "81 Düzce’den sonra 82’nin KKTC olması artık hayat memat konusu haline gelmiştir" dedi.
21 Ekim 2025 Salı - 11:47
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu
21 Ekim 2025 Salı - 11:46
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Türkiye Devleti ülkesi ve milleti ile bölünmez bir bütündür. Terörsüz Türkiye hedefimiz bu ebedi bütünlüğü korumak kollamak ve yeni yüzyılda bütün yönleriyle güvenceye kavuşturmaktır"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu.
21 Ekim 2025 Salı - 11:32
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "81 Düzce’den sonra 82’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olması artık hayat memat konusu haline gelmiştir"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuşuyor. Kıbrıs’taki seçim sonuçlarını değerlendiren Bahçeli "81 Düzce’den sonra 82’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olması artık hayat memat konusu haline gelmiştir." dedi.
21 Ekim 2025 Salı - 10:47
Bahçeli: "81 Düzce’den sonra 82 Kuzey Kıbrıs olması hayat memat meselesi olmuştur"
Bahçeli: "81 Düzce’den sonra 82 Kuzey Kıbrıs olması hayat memat meselesi olmuştur"
21 Ekim 2025 Salı - 10:43
Bahçeli: "Kıbrıs Türk’tür, Türk’ün öz vatanıdır. Federasyon tez ve tekliflerinin geçerliliği ve geleceği kesinlikle yoktur"
Bahçeli: "Kıbrıs Türk’tür, Türk’ün öz vatanıdır. Federasyon tez ve tekliflerinin geçerliliği ve geleceği kesinlikle yoktur"
21 Ekim 2025 Salı - 10:42
MHP lideri Bahçeli: "KKTC Türkiye’ye katılmalıdır"
MHP lideri Bahçeli: "KKTC Türkiye’ye katılmalıdır"
21 Ekim 2025 Salı - 09:38
Malatya İş İnsanları Platformu’ndan CHP’li Başarır’a sert tepki
Malatya İş İnsanları Platformu Başkanı Ahmet Özköse, CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik kullandığı ifadelere tepki gösterdi. Özköse, "Eleştiri adı altında hakaret etmek, millete hizmet değil, millete saygısızlıktır. Cumhurbaşkanına dil uzatmak, yalnızca şahsına değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bütününe yapılmış bir saldırıdır" dedi. Malatya İş İnsanları Platformu Başkanı Ahmet Özköse, yaptığı açıklamada Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için kullandığı sözleri ‘hadsizlik’ olarak değerlendirdi. Malatya İş İnsanları Platformu olarak bu ‘hadsizliğin’ karşısında olduklarını söyleyen Özköse, "CHP Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın had bilmez sözlerine cevabımızdır. Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın, milletin oyuyla seçilmiş Cumhurbaşkanımıza yönelik kullandığı çirkin ifadeleri şiddetle kınıyoruz. Bu sözler, siyaset değil; seviyesizliktir. Eleştiri adı altında hakaret etmek, millete hizmet değil, millete saygısızlıktır. Cumhurbaşkanına dil uzatmak, yalnızca şahsına değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bütününe yapılmış bir saldırıdır. Bu makam, milletin birliğini temsil eder. O makama hakaret etmek, millete kafa tutmaktır. Siyaset proje üretme, ülkeye katkı sunma işidir. Bağırmakla, hakaretle siyaset olmaz. Bu millet, hizmet edenin yanında; saygısızlık edenin karşısındadır. Malatya İş İnsanları Platformu olarak, devletimizin yanında, hadsizliğin karşısındayız. Milletin seçtiği lidere dil uzatanın, milletin gönlünde yeri yoktur" dedi.
21 Ekim 2025 Salı - 09:28
CHP Aydın İl Kongresi’nde gergin anlar
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Aydın İl Başkanlığı’nın 39’uncu Olağan Kongresi, zaman zaman sert tartışmalara sahne olurken, eski İl başkanlarından Barkan Kalınomuz ile il başkan adayı İbrahim Gürdal’ın mevcut başkan Hikmet Saatçı’ya yönelik eleştirileri salonda dikkat çekti.
21 Ekim 2025 Salı - 00:07
Cumhurbaşkanlığı’na Cevdet Yılmaz vekalet edecek
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kuveyt, Katar ve Umman ziyaretleri nedeniyle Cumhurbaşkanlığı’na, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz vekalet edecek. Cumhurbaşkanlığı’na, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın vekalet etmesine dair tezkere, Resmi Gazete’de yayımlandı. Yayımlanan tezkereye göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21-23 Ekim tarihleri arasında Kuveyt, Katar ve Umman’a ziyaretlerde bulunacağından, dönüşüne kadar Cumhurbaşkanlığına Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 106’ncı maddesi uyarınca, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz vekalet edecek.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 22:25
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın: "Türkiye, nadir toprak elementlerini kendisi işleyip dünyaya satabilirse Türkiye yüzyılı hayal olmaz"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, "Türkiye, nadir toprak elementlerini kendisi işleyip dünyaya satabilirse Türkiye yüzyılı hayal olmaz" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, Kastamonu’da düzenlenen "Dünya Düzeni ve Türkiye" konulu söyleşiye katıldı. Konuşmasında son dönemde yaşanan gelişmeler çerçevesinde ne dünyanın eski dünya ne de Türkiye’nin eski Türkiye olduğunu söyleyen Yalçın, "Bundan 6 ay önce Amerikan Başkanı, ’Gazze’den Gazzelileri gönderelim, hepsi çıksınlar’ diyordu. Bugün aynı Amerikan Başkanı, Gazze’de ateşkes ilanını sağlamaya çalışmakla övünüyor. Ukrayna gibi bir coğrafyada 1990’larda, 1980’lerde böyle bir silahlı çatışma riski bile olmazdı, olduğunda da kimin ne yapacağı çok belli olurdu. Amerika Birleşik Devletleri müttefiklerine, Avrupa’ya destek çıkardı. Avrupalılar da Amerikalıların peşine takılırdı. Bu meselenin kuralları çok belli oldu. Avrupalılar bile artık ’Amerika’nın dostluğuna güvenebilir miyiz, ona inanabilir miyiz, onun içeride olduğu bir dünya üzerinden hesap yapabilir miyiz?’ diyor. Dünya, kimsenin kimseyle dostluk ilişkilerinin garanti altında olmadığı bir dünya. Türkiye’nin etrafına bir bakın. Karabağ’da bir şeyler oldu, Irak’ta bir şeyler oluyor, Suriye’de bir şeyler oldu, Gazze’de bir soykırım oldu, Libya’da savaş. Ortadoğu’nun neredeyse bütün ülkelerinde iç savaşa benzer görüntüler yaşandı. İran ile İsrail arasında savaş diyebileceğimiz bir şey yaşandı. Türkiye’nin neredeyse sınırlarındaki bütün komşuları ya savaş halinde ya iç savaş halinde ya da savaşa teyakkuz halinde duruyor. Yani kimsenin kendi ülkesinde önümüzdeki dönemde ne olacağını bile kestiremediği bir dünya" dedi. "Dünyaya İHA ve SİHA satan bir Türkiye var" Türkiye’nin savunma sanayii alanında kat ettiği yola dikkat çeken Yalçın, "9 yılın içerisinde dünyanın en büyük İHA ve SİHA ihracatçıları sırasında üçüncü sıraya girdik. Dağlarımızda geziyorlar, terörün surlarını tespit ediyorsunuz. Gerektiğinde üzerlerine hedef bulacak füzeler göndererek terörle mücadele ediyorsunuz. Biz Suriye’de üç tane teröre karşı operasyon yaptık. Birincisinde elimizde bir tane İHA vardı, 700 şehit verdik ve 7 ay sürdü. İkincisinde elimizde 20 kadar İHA ve SİHA vardı, 3 ay sürdü ve 70 şehit verdik. Üçüncüsünde elimizde sınırsız İHA, SİHA, KORAL ya da diğer sistemlerimiz vardı, 7 gün sürdü ve sadece 7 şehit verdik. Aradaki farkı görebiliyor musunuz? Biz uzun yıllar bunları yapmayan, yapamayan, yapmaya cesaret dahi gösteremeyen bir ülkeydik. Tabii ki o zaman terörle mücadele veremezsiniz. Terörle mücadeleyi veremezsen ne olur; 2 trilyon dolar harcamışız. PKK terör örgütü, dolayısıyla terörle mücadeleyi veremezsen ekonomini düzeltemezsin. Ekonomini düzeltemezsen hastaneni inşa edemezsin, hastaneni inşa edemezsen üniversiteni inşa edemezsin. Üniversiteni inşa edemezsen bilim ve teknik üretemezsiniz. Bir kısır döngünün içerisinde yaşar gidersin ama kendi başına ayakta durabilen bir ülke olmak, bundan sonra yürümek ve koşmanın da mümkün olduğu anlamına gelir. Herhangi bir şekilde kendi sınırlarının içerisindeki terör örgütüyle bile mücadele veremeyen, çünkü kendi silahını bile üretemeyen bir Türkiye vardı, şimdi dünyaya İHA ve SİHA satan bir Türkiye var" şeklinde konuştu. "Türkiye, nadir toprak elementlerini kendisi işleyip dünyaya satabilirse Türkiye yüzyılı bir hayal değil" Türkiye’deki nadir elementlerin önemine dikkat çeken Yalçın, "Çip denilen bir şey var. Önümüzdeki dönemde dünya bunun üzerinde mücadele edecek. Nasıl soğuk savaş, nükleer teknoloji ve nükleer silahlar üzerine verilmiş bir mücadele varsa önümüzdeki dönemde de çip teknolojileri üzerine verilecek bir küresel mücadeleyle karşılaşacağız. Dünyada üretilen çiplerin yüzde 70’ini Amerikalılar kullanıyor. Dünyadaki üretilen çiplerin en az yüzde 80’ini Tayvan üretiyor. Peki, bu çipler neden üretiliyor; nadir toprak elementlerinden üretiliyor. Dünyadaki nadir toprak elementlerinin yüzde 90’ı Çin’de. Hammadde Çin’de, üretim Tayvan’da, kullanım Amerika’da. Küresel rekabetin nereye doğru gideceğini biliyor musunuz, anlıyor musunuz? Çin’deki kanıtlanmış rezervler 850 milyon tondur. Türkiye’deki 650 milyon ton. Türkiye, o nadir toprak elementlerini kendisi işleyip dünyaya satabilecek olursa Türkiye için Türkiye yüzyılı bir hayal değil. Tam şurada bir gerçeklik haline dönmüş, Arap coğrafyasında da petrol var dimi. Kendin işleyip satamadığın zaman, başkalarına bağımlı olduğun zaman ne oluyorsun, perişan oluyorsun. Ama eğer onu kendin üretip dünyaya satabiliyorsan bir süper güç haline dönüşür" ifadelerini kullandı. Programın ardından Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette Kastamonu Milletvekili Fatma Serap Ekmekci, AK Parti MKYK Üyeleri ve İnsan Hakları Başkan Yardımcıları Arzu Silin Günaydın ile Mehmet Umur, AK Parti İl Başkanı Ahmet Sevgilioğlu, İl Gençlik Kolları Başkanı İbrahim Türkmenoğlu ve AK Parti Gençlik Kolları İnsan Hakları Başkanı Pırıl Özçelik de yer aldı. Görüşmede, Kastamonu Üniversitesi’nin yürüttüğü çalışmalar ile şehir-üniversite iş birliğine yönelik konular ele alındı.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 22:10
Vali Işın: "Devletimiz güçlü, hükümetimiz gayretli, milletimiz fedakârdır"
Kütahya Valiliği tarafından Muhtarlar Günü dolayısıyla düzenlenen yemek programı, Vali Musa Işın’ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Programda konuşan Vali Işın, "Devletimiz güçlü, hükümetimiz gayretli, milletimiz fedakârdır" dedi. Muhtarlar Günü dolayısıyla düzenlenen programa Vali Musa Işın, AK Parti Kütahya Milletvekilleri İsmail Çağlar Bayırcı ve Mehmet Demir, il protokolü ile Kütahya genelindeki muhtarlar katıldı. Programda konuşan Vali Işın, tüm muhtarların gününü kutlayarak, "Muhtarlarımız, demokrasinin en küçük ama en önemli halkasını oluşturuyor. Halkın doğrudan seçtiği ilk temsilciler olarak büyük bir sorumluluk üstleniyor, fedakârca görev yapıyorsunuz. Hepinizi gönülden tebrik ediyorum" dedi. Vali Işın, Kütahya’da görev yaptığı süre boyunca kurumlar arasında örnek bir uyum olduğunu belirterek, "İlimizde çok güzel bir ahenk ve iş birliği var. Milletvekillerimizden belediye başkanlarımıza, kamu kurumlarından muhtarlarımıza kadar herkes aynı gayretle, nefsi duygulardan uzak bir şekilde halkımıza hizmet ediyor. Bu, gerçekten kıymetli bir ahlâki olgunluktur" dedi. "133 köy okulumuzu sosyal tesise dönüştürüyoruz" Vali Işın, taşımalı eğitim nedeniyle boş kalan köy okullarının sosyal tesislere dönüştürüldüğünü belirterek, "Bu tesislerde taziyeler, mevlitler, düğünler, toplantılar düzenlenebilecek. Bu hizmette emeği geçen tüm muhtarlarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Sahipsiz hayvanların toplanması ve modern barınaklarda bakımı için yürütülen çalışmalar hakkında da bilgi veren Işın, "Belediyelerimizle iş birliği içinde sahipsiz hayvanların toplanması ve bakımı konusunda önemli mesafe kat ettik. İl merkezimiz ve bağlı köylerimizde bu sorunu büyük ölçüde çözdük. Tavşanlı, Şaphane, Simav, Pazarlar ve Emet ilçelerimizde yeni barınaklar inşa edildi. Bu süreçte bizlere destek veren tüm muhtarlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. "Hiçbir köyümüzün susuz kalmasına izin vermeyeceğiz" Bazı köylerde yaşanan su sıkıntılarına da değinen Vali Işın, "Kar ve yağmur suyu eksikliğinden kaynaklı sorunlar yaşansa da devletimizin gücüyle bu problemleri birer birer çözüyoruz. Nerede bir ihtiyaç varsa orada olacağız. Hiçbir köyümüzün susuz kalmasına izin vermeyeceğiz" diye konuştu. Türkiye’nin kalkınma sürecine dikkat çeken Işın, "Devletimiz güçlüdür, hükümetimiz çalışkandır ve milletimiz fedakârdır. Bugün Kütahya’mızda yaşamsal bir problem yok denecek kadar az. Eğitimden sağlığa, altyapıdan sosyal hizmetlere kadar her alanda hizmetler artarak devam ediyor. Bizim görevimiz, vatandaşımızın huzurunu ve refahını teminat altına almaktır" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder