POLİTİKA
27 Nisan 2026 Pazartesi - 22:17 CHP’de ihraç edilenler partiye geri dönüyor Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Zeynel Emre, "Geçmişte çeşitli nedenlerle partiden ihraç edilmiş ama Parti Meclisine, yönetime başvurmuş. Eğer kendi il ve ilçesindeki yöneticiler de bu duruma olumlu bakıyorsa, biz o bağışlanma taleplerini genel itibarıyla kabul ediyoruz. Bir süre sonra bir şans daha veriyoruz. Dolayısıyla 30 civarında kişi için bu yönde bir düzenleme oldu" dedi. CHP Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplandı. Yaklaşık 7 saat süren toplantının ardından Parti Sözcüsü Zeynel Emre, PM ve MYK gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Emre, "Biz güçlü belediyeciliğe devam edeceğiz. Sosyal hizmetlerimize devam edeceğiz. Büyük bir kararlılıkla almış olduğumuz yerlerdeki emanete sahip çıkacağız. Belediyecilik hizmetlerinin eksiksiz ve kusursuz bir şekilde yürümesi için her türlü çabayı yapacağız" diye konuştu. "Yeni bir hukuki destek ve izleme grubu oluşturacağız" CHP’li belediyelere yönelik operasyonların ardından bir hukuk birimi oluşturduklarını hatırlatan Emre, "Kapsamlı bir şekilde hukukçular sürekli olan biteni raporladı, gerçeği bizlerle paylaştı. Orada bir güncellemeye gideceğiz. Yeni bir hukuki destek ve izleme grubu oluşturacağız ve bir hukuki rehberlik ve raporlama. Bunun iletişimini yapacağız vatandaşlarımızla. Biz bütün bu saldırılar karşısında gerek partinin yetkilileri, gerek partinin seçmenleri, üyeleri büyük bir kararlılık ve bütünlük içerisinde cesaretle bize karşı yürütülen ve ülkedeki esasında milli iradeye yönelik tehdide karşı, darbe girişimine karşı kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz" açıklamasında bulundu. "CHP, 4 Mayıs itibarıyla 81 ilde saha çalışmasına başlayacak" CHP olarak sahaya ineceklerini duyuran Emre, sözlerine şöyle devam etti: "CHP, 4 Mayıs itibarıyla 81 ilde saha çalışmasına başlayacak. Bu kapsamda elbette ki yürüyen davalarda nöbet usulüyle, mecliste nöbet usulüyle arkadaşlarımız görevlerini gerçekleştirecekler ama MYK üyeleri, Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) üyeleri, PM üyeleri, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ndeki arkadaşlarımız sahadaki il ve ilçe başkanlıklarının koordinesiyle birlikte halkımızla buluşacağız ve ülkenin gerçeklerini anlatacağız. Yaşadıklarımızı birinci elden kendileriyle paylaşacağız. 196 bin sandık görevlimiz var. Bu 196 binin önemli bir kısmını güncelledik. 186 bini tekrar görev yapacak şekilde iletişime geçildi, görevlendirmeler yapıldı. Bunlar içerisinde de 106 bin sandık görevlisi, kendi sandık, saha, bölge içerisinde görevlendirilen arkadaşlarla birlikte aktif bir şekilde saha çalışmasına katılacak ve bunun bir sonraki seçime kadar sürmesini hedefliyoruz. CHP yüz binlerce görevlisiyle birlikte 81 ilde de bir dahaki seçim ortamına kadar, ki biz bir an evvel seçimin gelmesi için de gerekli çalışmayı, çabayı sergilemeye devam edeceğiz." Partiden ihraç edilenler geri dönüyor Emre ayrıca geçmiş dönemlerde partiden ihraç edilenlere yönelik şunları söyledi: "Tam rakam olarak 30 civarında geçmişte çeşitli nedenlerle partiden ihraç edilmiş ama Parti Meclisine, yönetime başvurmuş. Bizim çizgimiz gereği bağışlanma talebi ve dosyaları görüşülmüş, eğer kendi il ve ilçesindeki yöneticiler de bu duruma olumlu bakıyorsa, biz o bağışlanma taleplerini genel itibarıyla kabul ediyoruz. Bir süre sonra bir şans daha veriyoruz yani. Dolayısıyla 30 civarında kişi için bu yönde bir düzenleme oldu."
27 Nisan 2026 Pazartesi - 21:17 Milletvekili Hatipoğlu, Eskişehir Hava Hastanesi tartışmalarına cevap verdi AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Hava Hastanesi’nin özelleştirme kapsamına alınması sonrası çıkan tartışmalarla ilgili olarak, "Bu şehirde kamu hakkından, kamusal alanların korunmasından bahsedecek en son kişiler Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) zihniyetinin temsilcileridir" dedi. Eskişehir’de yıllarca Hava Hastanesi olarak hizmet veren ve günümüzde Yunus Emre Devlet Hastanesi 2 Eylül Hizmet Binası olarak kullanılan alan özelleştirme kapsamına alınmış, bu karar kamuoyunda tartışmalara sebep olmuştu. Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan ve AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın girişimleriyle Hava Hastanesi özelleştirme kapsamından çıkarılırken, AK Parti Milletvekili Nebi Hatipoğlu kamuoyundaki tartışmalara yanıt verdi. "Gerçekler saklanmaz, üzeri kirli algı operasyonlarıyla örtülemez" Milletvekili Hatipoğlu, konuyla ilgili sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda, "Son günlerde Devlet Hastanesi ve Hava Hastanesi’nin özelleştirme kapsamına alınmasına ilişkin CHP’li siyasetçilerin sergilediği ’kamu hassasiyeti’ tiyatrosunu ibretle takip ediyorum. Hiç kimse kusura bakmasın bu şehirde kamu hakkından, kamusal alanların korunmasından bahsedecek en son kişiler CHP zihniyetinin temsilcileridir. Eskişehir’in en kıymetli hazinelerinin nasıl parsel parsel satıldığını, şehrin hafızasının nasıl peşkeş çekildiğini çok iyi biliyoruz. Bağlar Mahallesi’nde, Haller’in tam karşısındaki tarihi siloları uluslararası otel zincirlerine satanlar da, halkın elindeki yeri ’Sosyal tesis, yurt yapacağız’ diyerek kamulaştırıp, ardından otele çeviren, altını da eğlence merkezine dönüştürenler de yine aynı CHP zihniyetidir. Dün kamusal alanları parsel parsel satanların bugün çıkıp kamu hassasiyeti üzerinden siyaset üretmeye kalkışması tek kelimeyle pişkinliktir. Ben, bu şehrin bir evladı ve milletvekili olarak altını çizerek ilan ediyorum: Hava Hastanesi alanının özelleştirilmesine karşıyım ve bu alanın kamu niteliğini koruması için tüm girişimleri kararlılıkla sürdüreceğim. Gerçekler saklanmaz, üzeri kirli algı operasyonlarıyla örtülemez. CHP zihniyetinin belediyeler eliyle haraç mezat sattığı 120 arsa, 72 tarla, 38 mesken, 2 otel ve 2 büyük ticari alandan oluşan o utanç listesini kamuoyunun vicdanına sunuyorum. Bu şehir, kimin kamusal alanları koruduğunu, kimin ise şehri parsel parsel sattığını artık tüm çıplaklığıyla görmektedir" ifadelerine yer verdi.
Kıyı tesislerinde ve deniz aracı kiralamalarında kimlik bildirim zorunluluğu geliyor
10 Ekim 2025 Cuma - 17:00 Kıyı tesislerinde ve deniz aracı kiralamalarında kimlik bildirim zorunluluğu geliyor AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Vakıflar Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin TBMM Başkanlığı’na sunulduğunu açıkladı. Güler, yeni kanun teklifi ile kıyı tesislerini işletenlere ve deniz aracı kiralayanlara kimlik bildirim yükümlülüğü geleceğini söyledi. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, AK Parti Grup Başkanlığı fuaye alanında basın toplantısı düzenledi. TBMM Başkanlığı’na iki kanun teklifi sunulduğunu belirten Güler, "Birinci kanun teklifimiz, toplam 30 maddeden oluşuyor. Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükümde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi. İkinci kanun teklifimiz ise yürütme ve yürürlülük maddesiyle birlikte toplam 19 maddeden oluşuyor. Vakıflar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifimiz. Ülkemizin eşsiz doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerini barındıran milli park alanlarının korunması ve bu mirası gelecek nesillere aktar sorumluluğumuz bizim için en büyük öncelikli sorunlardan biridir. Ekolojik dengeyi gözeten, aynı zamanda bölgesel kalkınmayı ve turizmi de destekleyen, sürdürülebilir koruma, bunların dengesini sağlayacak yeni bir hukuki çerçeve oluşturmayı da zorunlu hale getirmiştir. AK Parti döneminden önce 2003’lü yıllarda ülkemizde 30 civarında milli park koruma altındaydı, yaklaşık 150 de tabiat parkı vardı. Bu sayı şu anda 50 milli park ve 262 tabiat parkı. Tarım ve Orman Bakanlığımız ve bünyesindeki Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, mevcut yasalardaki güncel ihtiyaçları karşılamak ve doğal hukuki boşlukları doldurmak amacıyla ve çevre, şehircilik alanındaki yetkili hukukçularımızın da görüşleri alınarak imza sahibi milletvekillerimizle beraber uzun bir çalışmayı ortaya koydu ve 30 maddelik teklifimizi hazırlamış oldular" şeklinde konuştu. "Kıyı tesislerini işletenlere ve deniz aracı kiralayanlara yönelik kimlik bildirim yükümlülüğü gelecek" Vakıflar Kanununda ve Bazı Kanunlara Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 19 maddeden oluştuğunu söyleyen Güler, "Bu kanun teklifiyle toplumsal, ekonomik ve teknolojik gelişmelere paralel olarak ortaya çıkan güncel ihtiyaçlar doğrultusunda hukuki altyapımızın güncellenmesi hem de Anayasa Mahkemesi’nin geçmiş dönemde vermiş olduğu bazı iptal kararları vardı. Bu noktada da bu hukuki boşluğu gidermesi için kanun teklifimizde değişlik çalışmalarına da yer vermiş oluyoruz. Teklifimizin getirdiği ana düzenlemeler; devletimizin koruma, denetim ve kültürel miras yönetim alanlarındaki yetkilerini güçlendirmek ve aynı zamanda etkin hale getirmektir. Teklifle milli güvenlik ve genel asayişin teminatı için kritik bir adım atılmakta. Kimlik Bildirme Kanunu’nda yapılan değişik, sadece kara konaklama tesisleri değil, marinalar, liman tesisleri ve kıyı tesislerini işletenlere ve deniz aracı kiralayanlara yönelik kimlik bildirim yükümlülüğü getirmektedir. Bu sayede giriş-çıkış ve konaklama işlemleri kontrol altına alınarak, suç ve saldırıya karşı da daha caydırıcı, etkin tedbirler geliştirilmektedir. Ayrıca konaklama tesislerinin genel kolluk bilgisayar terminallerine anlık veri gönderme zorunluluğuna uymamaları halinde uygulanacak idare para cezaları arttırılmakta, tekrarı halindeyse işletme ruhsatlarının iptaline kadar gidecek müeyyideler de yine teklifimizde yer alıyor" dedi. "Meclis Başkanlığımıza gelecek her türlü tezkere ve taleplerde biz gerekli desteği vereceğimizi ifade ediyoruz" Açıklamasının ardından basın mensuplarını sorularını cevaplayan Güler, Meclis’e gelme ihtimali olan Gazze Görev Gücü ile ilgili tezkereye ilişkin soru üzerine, "Henüz daha erken, olayın başındayız. Burada İsrail anlaşmanın olduğu tarihte ve saatlerde bile Gazze’yi bombalamaya devam etmişti. İnşallah orada bu saldırganlık ve bombalamalar son bulur. Türkiye, Gazze’deki masum ve mağdur Filistin halkının en üst seviyede hem korunması, hem bu saldırganlıklarının sona ermesi hem ateşkesin sağlanması noktasında ve bundan sonra da çok acil ihtiyaç duyulan noktada her türlü imkanlarıyla Gazze ve Filistin halkının yanında olacaktır. Desteğini bu konuda devam ettirecektir. İnşallah biz bundan sonraki süreçlerde Meclis Başkanlığımıza da gelecek her türlü tezkere ve taleplerde biz gerekli desteği vereceğimizi ifade ediyoruz" dedi. "Gündemimize alırız ve konuşuruz" Bir basın mensubunun "MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ’İmralı’ya komisyondan heyet gönderilsin’ çağrısına AK Parti olarak nasıl yaklaşıyorsunuz?" şeklindeki sorusu üzerine Güler, "Burada yapılan mevcut çalışmanın birinci esas amacı terörün bir daha bu toplumun gündemine gelmeyeceğe şekilde hiçbir şart ve hiçbir koşul altında asla bir daha silahın ve şiddetin oluşmayacağı ortamı ve kalıcı varlığı tesis etmesi lazım. Bizim hedefimiz terörün sonlanması. Komisyon yeri geldiğinde, çalışmalarını tamamladığında ihtiyaçlar neyse tekrar değerlendirir. Ortaya değerlendirmeden sonra bir husus çıkar. Biz de gündemimize alırız ve konuşuruz" dedi.
Adalet Bakanı Tunç: "Türkiye Yüzyılı’nı terör olmadan inşa edeceğiz"
10 Ekim 2025 Cuma - 16:31 Adalet Bakanı Tunç: "Türkiye Yüzyılı’nı terör olmadan inşa edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye’nin terörle mücadelede önemli bir dönemece geldiğini belirterek, "Terörsüz bir Türkiye’ye gidiyoruz inşallah. Türkiye Yüzyılı’nı terör olmadan inşa edeceğiz. Çocuklarımıza, geleceğimize huzurlu bir ülke emanet edeceğiz" dedi. AK Parti Kırıkkale Kadın Kolları Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuşan Bakan Tunç, terörle mücadelede gelinen noktaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve Türkiye Yüzyılı hedefiyle terörsüz bir gelecek vurgusu yaptı. Bakan Tunç, "Terörsüz bir Türkiye’ye gidiyoruz inşallah. Türkiye Yüzyılı’nı terör olmadan inşa edeceğiz. Çocuklarımıza, geleceğimize huzurlu bir ülke emanet edeceğiz. 41 yıldan bu yana çok acılar çektik. Gelişmemizin, kalkınmamızın önünde engel oldu, trilyonlarımız gitti. En önemlisi şehitler verdik. Kırıkkale, en çok şehit veren illerimizden. Onların emanetine sonuna kadar sahip çıkacağız. Onlar terörsüz Türkiye istiyorlar" dedi. "Hiçbir ayrım yapılmadı" Bakan Tunç, iktidar döneminde atılan adımlara ilişkin de, "Sayın Cumhurbaşkanımız 2002’de iktidar olduğunda ilk işi olağanüstü hali kaldırmak oldu. 2005’te Diyarbakır’da yaptığı konuşmada, ’Birlik olalım, beraber olalım, fitneyi ortadan kaldıralım, terör olmasın, buralar gelişsin’ dedi ve bunun gereğini yaptı. Kürtçe televizyon, Türkçe enstitüler, Kürtçe dersler; o bölgedeki siyasetciler kendi dilinde hitap edebildi. Yasaklar kaldırıldı, ayrımcılık ortadan kalktı. Hakkari’ye de üniversite yapıldı, Bartın’a da yapıldı. Yüksekova’ya da Çaycuma’ya da havalimanı yapıldı. Hiçbir ayrım yapılmadı. Güvenlik güçlerimizin çetin mücadelesiyle terörün bir anlamı kalmadı" ifadelerini kullandı. "Yeni bir döneme girdik" Geçen yıl yaşanan gelişmelere dikkat çeken Tunç, "Geçen sene Sayın Cumhurbaşkanımızın Ahlat’ta yaptığı konuşma, Sayın Devlet Bahçeli’nin grupça yaptığı çağrı ve sonrasında terör örgütünün kendisini feshetmesi, silahları yakmasıyla beraber yeni bir döneme girdik. Şimdi ise TBMM’de, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokratikleşme Komisyonu’nda milletvekilleri, bütün partilerle, iktidarıyla muhalefetiyle önemli görüşmeler yapıyorlar. Orada alınacak kararlar, oradan çıkacak sonuçlar terörsüz Türkiye’yi inşallah kalıcı hale getirecek. Bir daha çocuklarımız terörün olmadığı güvenli ortamlarda hayatlarını sürdürecekler. Türkiye Yüzyılı’nın yolu açılmış olacak" diye konuştu. "Türkiye’nin süper güç olmasının önünde hiçbir şey kalmayacak inşallah" Tunç, süreç içinde karşılaşılabilecek sabote ve tehlikelere karşı uyanık olunması çağrısında bulunarak, bölge çocuklarının hayalleriyle barış içinde büyümesinin önemini vurguladı. Bakan Tunç, "Özellikle terörden beslenenler, bu ülkenin iyiliğini düşünmeyen içte, dışta şer şebekeleri niyetlerinden vazgeçmezler. O nedenle onlara karşı uyanık olacağız. Bu süreci baltalamak isteyenler, sabote etmek isteyenler olacaktır; onlara karşı uyanık olacağız" dedi. Hakkari ziyaretiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Bakan Tunç, "Önceki haftalarda Hakkari’deydik. Çocuklarımızla sohbet ettik; ’Ne olmak istiyorsun?’ diye soruyoruz. ’Doktor olmak istiyorum, avukat olmak istiyorum, futbolcu olmak istiyorum’ diyorlar; hedefleri var, hayalleri var. Onların hayalleri ancak terörsüz Türkiye’de hayat bulur. Terör engelini de ortadan kaldırdığımız zaman Türkiye’nin süper güç olmasının önünde hiçbir şey kalmayacak inşallah" şeklinde konuştu. "Bu ateşkes Gazzelilere nefes aldırdı" Dış politika ve insan hakları vurgusuyla Gazze’deki insani duruma da değinen Bakan Tunç, "Dünya mazlumlarının hakkını, hukukunu daha fazla savunacağız. Gazze’de iki yıldan bu yana soykırım yapılıyor. Kadınlar katledildi, 20 binden fazla çocuk katledildi. Çocuk haklarını savunan Batılı örgütler nerede? Kadın hakları diyen o Batılılar nerede? Çifte standart. Filistin, Gazze söz konusu olduğunda hak, hukuk akıllarına gelmiyor. Soykırımcıyı destekliyorlar. Bir asırdan fazla orada insan hakları ihlali yaşandığını, insanların topraklarının işgal edildiğini görüyoruz. İki yıldan bu yana soykırım suçu işlendi. Geçen gün ateşkes anlaşması imzalandı. Bu ateşkes Gazzelilere nefes aldırdı. Bu nefes almanın kalıcı olmasını istiyoruz" dedi. "Filistin devleti kuruluncaya kadar bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler (BM) kürsüsünden "Dünya 5’ten büyüktür" sözünü hatırlatan Bakan Tunç, "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler kürsüsünden defalarca her platformda ’Dünya 5’ten büyüktür, daha adil bir dünya mümkündür’ derken hep bu sorunların bir daha çıkmamasına işaret ediyor. ’Ateşkesin kalıcı olması için Türkiye olarak orada göreve hazırız’ diyor. İnşallah Türkiye görev gücünde olduğunda da oradaki huzurun kalıcı hale gelmesiyle ilgili çabalarını sürdürecek ve Filistin devleti kuruluncaya kadar bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu. Adalet Bakan Yardımcısı Ramazan Can da kadınların siyasetteki yerine dikkat çekerek, hem Türkiye genelinde hem de Kırıkkale özelinde önemli bir rol üstlendiklerini vurguladı. İl Danışma Toplantısı’nda AK Parti Milletvekili Mustafa Kaplan, İl Başkanı Engin Pehlivanlı ve çok sayıda partili yer aldı.
Adalet Bakanı Tunç: "Türkiye Yüzyılı’nı terör olmadan inşa edeceğiz"
10 Ekim 2025 Cuma - 16:15 Adalet Bakanı Tunç: "Türkiye Yüzyılı’nı terör olmadan inşa edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye’nin terörle mücadelede önemli bir dönemece geldiğini belirterek, "Terörsüz bir Türkiye’ye gidiyoruz inşallah. Türkiye Yüzyılı’nı terör olmadan inşa edeceğiz. Çocuklarımıza, geleceğimize huzurlu bir ülke emanet edeceğiz" dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti Kırıkkale Kadın Kolları Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, terörle mücadelede gelinen noktaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve Türkiye Yüzyılı hedefiyle terörsüz bir gelecek vurgusu yaptı. Bakan Tunç, "Terörsüz bir Türkiye’ye gidiyoruz inşallah. Türkiye Yüzyılı’nı terör olmadan inşa edeceğiz. Çocuklarımıza, geleceğimize huzurlu bir ülke emanet edeceğiz. 41 yıldan bu yana çok acılar çektik. Gelişmemizin, kalkınmamızın önünde engel oldu, trilyonlarımız gitti. En önemlisi şehitler verdik. Kırıkkale, en çok şehit veren illerimizden. Onların emanetine sonuna kadar sahip çıkacağız. Onlar terörsüz Türkiye istiyorlar" dedi. "Hiçbir ayrım yapılmadı" Tunç, iktidar döneminde atılan adımlara ilişkin de, "Sayın Cumhurbaşkanımız 2002’de iktidar olduğunda ilk işi olağanüstü hali kaldırmak oldu. 2005’te Diyarbakır’da yaptığı konuşmada ’Birlik olalım, beraber olalım, fitneyi ortadan kaldıralım, terör olmasın, buralar gelişsin’ dedi ve bunun gereğini yaptı. Kürtçe televizyon, Türkçe enstitüler, Kürtçe dersler; o bölgedeki siyasetciler kendi dilinde hitap edebildi. Yasaklar kaldırıldı, ayrımcılık ortadan kalktı. Hakkari’ye de üniversite yapıldı, Bartın’a da yapıldı. Yüksekova’ya da Çaycuma’ya da havalimanı yapıldı. Hiçbir ayrım yapılmadı. Güvenlik güçlerimizin çetin mücadelesiyle terörün bir anlamı kalmadı" ifadelerini kullandı. "Yeni bir döneme girdik" Geçen yıl yaşanan gelişmelere dikkat çeken Tunç, "Geçen sene Sayın Cumhurbaşkanımızın Ahlat’ta yaptığı konuşma, Sayın Devlet Bahçeli’nin grupça yaptığı çağrı ve sonrasında terör örgütünün kendisini feshetmesi, silahları yakmasıyla beraber yeni bir döneme girdik. Şimdi ise TBMM’de, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokratikleşme Komisyonu’nda milletvekilleri, bütün partilerle, iktidarıyla muhalefetiyle önemli görüşmeler yapıyorlar. Orada alınacak kararlar, oradan çıkacak sonuçlar terörsüz Türkiye’yi inşallah kalıcı hale getirecek. Bir daha çocuklarımız terörün olmadığı güvenli ortamlarda hayatlarını sürdürecekler. Türkiye Yüzyılı’nın yolu açılmış olacak" diye konuştu. "Türkiye’nin süper güç olmasının önünde hiçbir şey kalmayacak inşallah" Tunç, süreç içinde karşılaşılabilecek sabote ve tehlikelere karşı uyanık olunması çağrısında bulunarak, bölge çocuklarının hayalleriyle barış içinde büyümesinin önemini vurguladı. Bakan Tunç, "Özellikle terörden beslenenler, bu ülkenin iyiliğini düşünmeyen içte, dışta şer şebekeleri niyetlerinden vazgeçmezler. O nedenle onlara karşı uyanık olacağız. Bu süreci baltalamak isteyenler, sabote etmek isteyenler olacaktır; onlara karşı uyanık olacağız" dedi. Hakkari ziyaretiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Bakan Tunç, "Önceki haftalarda Hakkari’deydik. Çocuklarımızla sohbet ettik; ’Ne olmak istiyorsun?’ diye soruyoruz. ’Doktor olmak istiyorum, avukat olmak istiyorum, futbolcu olmak istiyorum’ diyorlar; hedefleri var, hayalleri var. Onların hayalleri ancak terörsüz Türkiye’de hayat bulur. Terör engelini de ortadan kaldırdığımız zaman Türkiye’nin süper güç olmasının önünde hiçbir şey kalmayacak inşallah" şeklinde konuştu. "Bu ateşkes Gazzelilere nefes aldırdı" Dış politika ve insan hakları vurgusuyla Gazze’deki insani duruma da değinen Bakan Tunç, "Dünya mazlumlarının hakkını, hukukunu daha fazla savunacağız. Gazze’de iki yıldan bu yana soykırım yapılıyor. Kadınlar katledildi, 20 binden fazla çocuk katledildi. Çocuk haklarını savunan Batılı örgütler nerede, "kadın hakları" diyen o Batılılar nerede - çifte standart. Filistin, Gazze söz konusu olduğunda hak, hukuk akıllarına gelmiyor. Soykırımcıyı destekliyorlar. Biz, asırdan fazla orada insan hakları ihlali yaşandığını, insanların topraklarının işgal edildiğini görüyoruz. İki yıldan bu yana soykırım suçu işlendi. Geçen gün ateşkes anlaşması imzalandı. Bu ateşkes Gazzelilere nefes aldırdı. Bu nefes almanın kalıcı olmasını istiyoruz" dedi. "Filistin devleti kuruluncaya kadar bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler (BM) kürsüsünden "Dünya 5’ten büyüktür" sözünü hatırlatan Bakan Tunç, "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler kürsüsünden defalarca her platformda ’Dünya 5’ten büyüktür, daha adil bir dünya mümkündür derken hep bu sorunların bir daha çıkmamasına işaret ediyor. Ateşkesin kalıcı olması için Türkiye olarak orada göreve hazırız’ diyor. İnşallah Türkiye görev gücünde olduğunda da oradaki huzurun kalıcı hale gelmesiyle ilgili çabalarını sürdürecek ve Filistin devleti kuruluncaya kadar bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu" ifadelerini kullandı. Adalet Bakan Yardımcısı Ramazan Can da kadınların siyasetteki yerine dikkat çekerek, hem Türkiye genelinde hem de Kırıkkale özelinde önemli bir rol üstlendiklerini vurguladı. İl Danışma Toplantısı’nda AK Parti Milletvekili Mustafa Kaplan, İl Başkanı Engin Pehlivanlı ve çok sayıda partili yer aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "CHP Genel Başkanının Türkiye Cumhuriyeti hükümetine bir özür borcu yok mu?"
10 Ekim 2025 Cuma - 15:54 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "CHP Genel Başkanının Türkiye Cumhuriyeti hükümetine bir özür borcu yok mu?" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kendilerine bir özür borcu olduğunu belirterek, "Hamas ve Filistinli kardeşlerimiz dahil herkes Türkiye’nin çabalarını takdir etti, kabul etti, ülkemize teşekkürlerini iletti. Şimdi ben burada soruyorum. Hadi bizi bir tarafa bıraktım, CHP Genel Başkanının Türkiye Cumhuriyeti hükümetine bir özür borcu yok mu?" dedi. Rize’de katıldığı toplu açılış ve temel atma töreninde ana muhalefet partisine yönelik eleştirilerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ana muhalefetin vizyonsuzluğuna üzülerek ifade ediyorum bu süreçte bir kez daha şahit olduk. 7 Ekim olayından sonra uzun süre Hamas‘a terör örgütü dediler. Filistin direnişine çok çirkin ifadelerle çamur attılar. Selam çaktıkları yerlerden umduklarını bulamayınca bu sefer hemen ağız değiştirdiler. Yurt dışına firar etmiş yabancı istihbarat örgütlerinin piyonu olmuş tiplerin iftiralarıyla hükümetimizi ve şahsımızı hedef aldılar. Biz bunların yalan olduğunu bilgi ve belgeleri ile ortaya koyduk. Ama buna rağmen itibar suikastlarını maalesef devam ettirdiler. Amerika seyahatimiz öncesinde ve sonrasında CHP Genel Başkanının söylediği hezeyanları sizler de işittiniz. Uzanamadığı üzüme koruk diyen tilki misali her gün yeni bir mazeret üreterek ziyareti kötülüyor, manipülasyon yapıyor. Günlerce bizim Amerika’da Gazze’yi konuşmadığımızı söyledi. Gazze’ye ve Filistin davasına sahip çıkmadığımızı iddia etti. Peki sonuçta ne oldu? Bize attığı çamurlar döndü dolaştı yine kendisini vurdu. Dünkü anlaşma hakikatin ne olduğunu çok net biçimde gösterdi. Hamas ve Filistinli kardeşlerimiz dahil herkes Türkiye’nin çabalarını takdir etti, kabul etti, ülkemize teşekkürlerini iletti. Şimdi ben burada soruyorum. Hadi bizi bir tarafa bıraktım, CHP Genel Başkanının Türkiye Cumhuriyeti hükümetine bir özür borcu yok mu? Sayın Özel‘in ateşkesin sağlanması için haftalardır gece gündüz çalışan devlet görevlilerimize özür borcu yok mu? Uluorta savurduğu mesnetsiz iddialarından ötürü milletimize özür borcu yok mu? Bunun takdirini milletimin ve sizlerin en iyi şekilde yapacağına inanıyorum" diye konuştu. "Sayın Özel adının hakkını verip müstakil siyaset yapmak yerine belli siyaset odaklarının güdümünden maalesef çıkamıyor" diyen Erdoğan, "Zincirlerini kıramadığı için de böyle vahim hatalar yapıyor. Türkiye’nin ana muhalefet partisi liderine yakışmayan bir üslup kullanıyor. Bakın açık söylüyorum biz rakibimiz de olsa kimsenin böyle bir duruma düşmesini istemeyiz. Ama yolunu ve yoldaşlarını değiştirmezse daha çok hata yapar, daha çok mahcup olur, kendini daha çok müşkül duruma düşürür. Sayın Özel’e kulağına her fısıldanana itibar etmemesi gerektiğini Rize’den bir kez daha hatırlatıyorum" ifadelerini kullandı. Erdoğan’ın konuşmasının ardından 38 projenin toplu açılışı ve 2 projenin temel atma töreni gerçekleştirildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Barışa fırsat tanınmalıdır; Sabotajlardan uzak durulmalıdır"
10 Ekim 2025 Cuma - 15:47 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Barışa fırsat tanınmalıdır; Sabotajlardan uzak durulmalıdır" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail’in verdiği sözleri tutmama konusundaki kötü sicili olduğunu hatırlatarak "Sudan bahanelerle verdikleri sözleri çiğnediler, attıkları imzalara maalesef ihanet ettiler. Bir kez daha aynı yanlış yola girmemeleri noktasında gerekli tedbirlerin alınması içinde çaba gösteriyoruz. İki yıldır süren ağır bombardımanın ardından Gazze’de çok büyük bir yıkım ve enkaz var. Bunların kaldırılması ve Gazze’nin yeniden imarında da bize düşen neyse inşallah yerine getireceğiz. Şunu altını çizerek burada söylemek isterim. Tekrar soykırım ortamına dönülmesinin bedeli çok ağır olacaktır" dedi.3 günlük Rize ve Trabzon programları için dün akşam Rize’ye gelerek geceyi Güneysu ilçesindeki evinde geçiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Cuma namazını ilçe merkezindeki Güneysu Merkez Camii’nde kıldıktan sonra Rize Valiliği’ni ziyaret etti. Ardından toplu açılış ve temel atma törenine katılan Erdoğan, 15 aylık aradan sonra hasret gidermek üzere bir kere daha baba ocağı, ana yurdu, ata toprağı Rize’ye geldiğini söyledi.Öncelikle 20-21 Eylül’de Rize’de yaşanan sel felaketi nedeniyle hemşehrilerine "Geçmiş olsun" dileklerini ileten Erdoğan, metrekareye 355 kg yağışın düştüğü afetin zarar ve hasar tespit çalışmalarının tamamlandığını belirtti. Erdoğan "Yaraların sarılması için hükümetimiz gerekeni yapıyor ve yapacak. Rabbim ülkemizi her türlü afetten korusun" diye konuştu.Rize’ye gelirken eli boş gelmediğini ve 38 projenin toplu açılışını, 2 projenin de temel atmasını gerçekleştireceğini kaydeden Erdoğan, toplam yatırım değeri 3 milyar 84 milyon lirayı geçen bu eserleri Rizeli hemşehrilerinin hizmetine vermenin gururunu yaşadığını söyledi."Türkiye’nin uluslararası alandaki itibarını ve ağırlığını artırıyoruz""Sevgili Rizeliler bir taraftan ülkemiz içinde yatırımlarımıza hızla devam ederken yurtdışında da yoğun bir diplomatik atak içindeyiz" diyen Erdoğan "Türkiye’nin uluslararası alandaki itibarını ve ağırlığını artırıyoruz. Dünya liderlerinin katıldığı önemli zirvelerde ülkemizi ve milletimizi gururla temsil ediyoruz. Türk milletinin hakkını, hukukunu ve çıkarlarını kararlılıkla savunuyoruz. Medeni denilen ülkelerin sessiz kaldığı tepkisiz kaldığı trajedileri cesaretle insanlığın gündemine taşıyoruz. Şanghay iş birliği teşkilatı zirvesinde bunu yaptık. İslam iş birliği teşkilatı olağanüstü zirvesinde bunu yaptık. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda bunu yaptık. Önceki gün Türk devletleri teşkilat toplantısında yine bunu yaptık yaptık. Gittiğimiz her yerde, bulunduğumuz her toplantıda kimseden çekinmeden ezilenlerin sesi olduk. Niçin biliyor musunuz sevgili kardeşlerim çünkü biz bu toprakların evladıyız. Nasıl Rize, hakkın hak olanın yanındaysa, nasıl Rize, vicdanın, hamiyetin, haysiyetli duruşun yanındaysa biz de mazlumların ve mağdurların her zaman yanındayız. Devlet ve hükümeti olarak Rize’den aldığımız güçle sizden aldığımız ilhamla zalimlerin karşısında eğilmeden, bükülmeden dimdik duruyoruz" şeklinde konuştu."İki yıl sonra ilk kez Gazze’de yüzler güldü"Dün Mısır’dan hepimizin, tüm Müslümanları hatta vicdan sahibi tüm insanları sevindiren güzel bir haber aldıklarını hatırlatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:"Hamas ile İsrail hükümeti arasındaki görüşmelerde anlaşma sağlandı. İki yıl sonra ilk kez Gazze’de yüzler güldü. İnsanlar korkuyla değil sevinçle sokaklara döküldü. Filistinli kardeşlerimizin mutluluğu bizleri de bahtiyar etmiştir. Çocukların yüzlerinde açan tebessümler bizim de içimizi ısıtmıştır. Hele hele Gazzeli kardeşlerimizin şükür secdesine kapandığını görmek bizi çok farklı bir duygu dünyasına götürdü. Gazze’nin iki yıllık zulmün ardından yeniden nefes alacak olmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. İlk günden itibaren bu sürece en büyük katkıyı veren ülkelerden biriyiz. New York ve Washington’daki temaslarımızın ana gündemi Gazze’de akan kanı durdurmaktı. Orada Amerikan Başkanı sayın Trump‘la çok verimli çok samimi bir görüşme gerçekleştirdik. Ardından MİT Başkanımızı Doha’ya, Dışişleri Bakanımızı Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirliklerine gönderdim. Hamas‘la kapsamlı görüşmeler yaptık. Katar ve Mısır başta olmak üzere bölgedeki kardeş ülkelerle görüştük. Yani Gazze’ye huzur, barış ve güvenliğin bir an evvel gelmesi için bize ne düşüyorsa hamdolsun fazlasıyla yaptık. Tek bir masumum daha ölmemesi için tüm imkanlarımızı, istihbaratımızı, diplomatlarımızı, kurumlarımızı seferber ettik. Sonuçta anlaşma imzalandı ve Gazze’de kalıcı barışa giden yolun kapıları aralandı.""Bizim barıştan, istikrardan ve bölgemizde huzurun hakim kılınmasından başka bir arzumuz yok"Bu gelişmenin önemine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan "Tüm zorluklarına rağmen bunu çok önemli buluyoruz. Çünkü biz artık kan akmasın diyoruz. Biz çocuklar açlıktan ölmesin diyoruz. Biz Filistinli analar yavrularının beyaz kefenlerine sarılmasın diyoruz. Ne yapıyorsak sadece ve sadece bunun için yapıyoruz. Bizim barıştan, istikrardan ve bölgemizde huzurun hakim kılınmasından başka bir arzumuz yok. Bundan sonra önemli olan anlaşmanın harfiyen uygulanmasıdır. Biz inşallah uygulama sürecinde de elimizi taşın altına koyacağız. Mısır’ın El-Ariş Limanında bekleyen gemilerimizdeki insani yardımları hızla Gazze’ye ulaştıracağız. Havalar soğumadan Gazze halkına ne kadar çok yardım ulaştırabilirsek o kadar güzel bir iş yapmış olacağız. İsrail’in verdiği sözleri tutmama konusundaki kötü sicilini elbette biliyoruz. Sudan bahanelerle verdikleri sözleri çiğnediler, attıkları imzalara maalesef ihanet ettiler. Bir kez daha aynı yanlış yola girmemeleri noktasında gerekli tedbirlerin alınması içinde çaba gösteriyoruz. İki yıldır süren ağır bombardımanın ardından Gazze’de çok büyük bir yıkım ve enkaz var. Bunların kaldırılması ve Gazze’nin yeniden imarında da bize düşen neyse inşallah yerine getireceğiz. Şunu altını çizerek burada söylemek isterim. Tekrar soykırım ortamına dönülmesinin bedeli çok ağır olacaktır. Bölgemiz özellikle de Gazze artık kana, katliama, gözyaşına doymuştur. Barışa fırsat tanınmalıdır. Sabotajlardan uzak durulmalıdır. Türkiye olarak nasıl mücadele ve müzakere süreçlerinde Gazze halkının her zaman yanında olduysak bundan sonra da tüm imkanlarımızla Filistinli kardeşlerimizi desteklemeye devam edeceğiz. İki senedir dişleri ve tırnaklarıyla zulme direnen Gazzeli kardeşlerimi buradan saygıyla selamlıyorum. Gazze direnişinde şehit düşen tüm kardeşlerimize Yüce Allah’tan rahmet, yaralı kardeşlerimize ise acil şifalar diliyorum" diye konuştu.
Bakan Yerlikaya’dan şehit jandarmalar için taziye mesajı
10 Ekim 2025 Cuma - 15:33 Bakan Yerlikaya’dan şehit jandarmalar için taziye mesajı İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Sakarya’nın Akyazı ilçesinde görev esnasında geçirdikleri trafik kazasında şehit olan 2 jandarma personeli için taziye mesajı yayımladı. Kaza, saat 11.10 sıralarında Sakarya’nın Akyazı ilçesi Vakıf Mahallesi’nde otoyol üzerinden geçen Vakıf Köprüsü’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sivil jandarma aracı olduğu öğrenilen 54 EP 891 plakalı SUV araç ile 54 ABC 591 plakalı Opel marka otomobil köprü üzerinde kafa kafaya çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle savrulan araçlar hurdaya döndü. Kazada 54 EP 891 plakalı araçtaki Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş Tacettin Gün ve Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş Hakkı Eryılmaz şehit olurken, otomobildeki 2 yaralı ise hastaneye kaldırıldı. Bakan Yerlikaya’dan taziye mesajı İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, kazada şehit olan 2 jandarma personeli için taziye mesaj yayımladı. Yerlikaya, sosyal medya hesabından paylaştığı taziye mesajında, "Milletimizin başı sağ olsun. Sakarya İl Jandarma Komutanlığı emrinde görevli Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş Tacettin Gün ve Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş Hakkı Eryılmaz, görev esnasında geçirdikleri trafik kazasında şehit olmuştur. Kahraman şehitlerimize Allah’tan rahmet; ailelerine, jandarma teşkilatımıza ve milletimize başsağlığı diliyorum. Şehitlerimizin makamı âli olsun" ifadelerini kullandı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: "Her bir vatandaşımıza sahip çıkmak boynumuzun borcu"
10 Ekim 2025 Cuma - 15:15 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: "Her bir vatandaşımıza sahip çıkmak boynumuzun borcu" İstanbul’un Başakşehir ilçesinde Bizim Çınarlar Yaşam Merkezi ve BAKMER hizmete alım törenine katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Her bir vatandaşımıza sahip çıkmak boynumuzun borcu. Büyüklerimize her daim sahip çıkacağız" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Başakşehir’de Bizim Çınarlar Yaşam Merkezi ve BAKMER hizmete alım törenine katıldı. Başakşehir Çam ve Sakura Millet Bahçesi içerisinde yer alan merkezin açılış törenine Bakan Göktaş’ın yanı sıra Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan törende konuşan Bakan Göktaş, "Her bir vatandaşımıza sahip çıkmak boynumuzun borcu. Büyüklerimize her daim sahip çıkacağız. Biliyorsunuz çok kıymetli Başakşehirliler yaşlanıyoruz, 65 yaş üstü vatandaş sayımız yüzde 11. Bu tarz merkezlerin çoğalmasını yürekten destekliyoruz. Bu güzel programlarla beraber inşallah mutlu şehir Başakşehir’e yakışır şekilde büyüklerin, küçüklerin, ailelerin güzel zaman geçirebileceği mekanların çoğalmasını diliyorum. Bu programların da artarak devam etmesini bekliyoruz. Biz de gönülden gelip size burada destek olalım. Yeter ki Başakşehirliler mutlu olsun. Belediye Başkanımız Yasin Kartoğlu ve ekibini yürekten tebrik etmek istiyorum" ifadelerini kullandı. "Modern şehirciliği başarmış bir ilçeyiz" Başakşehir Belediye Başkanı Kartoğlu ise, "Aile Yılı dolayısıyla böyle güzel bir projeye önderlik etmek ve bakanlığımızla birlikte ortak hareket etmek bizim için çok büyük bir gurur. Bu tür açılışlardan önce vatandaşlarımıza soruyoruz ‘Sizin en çok istediğiniz şey nedir?’ Hoşlandıkları şeyler neyse biz hazırlıklarımızı bugüne kadar hep bununla birlikte yaptık. Çınarlar Merkezimizin dördüncüsünü de yapacağız. Orayı da inşallah sizlerle birlikte açmış olacağız. 0-9 yaş grubu için de çocuklarımızın eğlence merkezi olarak kullanabileceği yerimizin açılışını yapacağız. Başakşehir’imizin en büyük kütüphanesi belediye binamızın altındaki merkezimiz bitti. Eğer o şehri imal ettikten sonra içindekileri mutlu kılmazsanız, bunu başaramazsanız o şehirler yok olur gider. Biz İstanbul ilçesi içerisinde modern şehirciliği başarmış bir ilçeyiz" dedi. Konuşmalardan sonra Bakan Mahinur Özdemir Göktaş ve Başkan Kartoğlu, merkezleri gezerek incelemelerde bulundu. Bizim Çınarlar Yaşam Merkezi ve BAKMER kapılarını açtı Başakşehirli büyüklerin yaşam kalitelerini artırmak, sosyal bağlarını güçlendirmek ve aktif yaşlanmayı teşvik etmek amacıyla kurulan Çam ve Sakura Bizim Çınarlar Yaşam Merkezi (BİZMER), ilçedeki üçüncü Bizim Çınarlar tesisi olarak hizmete girdi. Merkezde sosyal etkileşim ve aktiviteler, eğitim programları (okuma-yazma, enstrüman kursları vb.), sanatsal atölyeler (çini, ahşap boyama, kokulu taş, mum yapımı, diyetisyen desteği ve sağlık taramaları, erkek berber hizmeti, fiziksel aktivite ve spor programları, hobi ve el işi atölyeleri, sedirli oda sohbet buluşmaları ile danışmanlık ve destek hizmetleri yer alıyor. Haftanın 6 günü 11.00-20.00 saatleri arasında açık olacak merkez, pazartesi günleri bakım ve temizlik çalışmaları için kapalı olacak. Kadınlara özel yeni bir sosyal alan: Çam ve Sakura BAKMER 16 yaş ve üzeri kadınların kişisel gelişimlerine, sosyal yaşamlarına ve istihdam olanaklarına katkı sağlamak amacıyla kurulan Başakşehir Kadın Aktivite Merkezi (BAKMER) ise, üçüncü tesisini Çam ve Sakura Millet Bahçesi’nde açtı. 2025 yılı itibarıyla hizmet vermeye başlayan merkezde Kadın Etkinlik Merkezi ve Mutfak Atölyesi olarak iki ayrı bölüm bulunuyor. Kadın Etkinlik Merkezi, doğum günü, mevlit, çay saati gibi özel etkinliklerin yıl boyu ücretsiz olarak gerçekleştirebileceği 60 kişilik sosyal bir alan olarak dikkat çekiyor. Aşçılıktan pastacılığa Türk ve dünya mutfağına dair uygulamalı eğitimlerin verildiği 12 kişilik Mutfak Atölyesi ise, kadınlara hem sosyal hem de mesleki beceri kazandırmayı amaçlıyor.