Son Dakika
|
İnşaatta kafasına mutfak tüpü düşen işçi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Şemdinli’de dereye düşen çocuğun cansız bedeni bulundu
Devler Ligi’nde 9 gollü maçın kazananı PSG
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Çocukların silahla oyunu faciayla bitti
Yaklaşık 7 yılın ardından ABD-Venezuela arasında yolcu uçuşları yeniden başladı
Kosova'da halk, 7 Haziran'da erken genel seçimler için sandık başına gidecek
Parası çalınan askerin imdadına taksi şoförü yetişti
Bayraklı Belediyesi’nde memurların hak arayışı sürüyor
Siirt’te heyelan: Minibüs mahsur kaldı
Mabel Matiz’e 3 yıla kadar hapis talebi
POLİTİKA
Sosyal Hizmetler Kanunu Resmi Gazete’de yayımlandı
01 Mayıs 2026 Cuma - 00:22:18
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Resmi Gazete’de yayımlarak yürürlüğe giren Sosyal Hizmetler Kanunu hakkında, "Ailelerimizi, annelerimizi, çocuklarımızı ve büyüklerimizi yakından ilgilendiren önemli düzenlemeleri kapsıyor" dedi. ’Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’ Resmi Gazete’de yayımlandı. Bakan Göktaş, kanuna ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Hizmetler Kanunu, ailelerimizi, annelerimizi, çocuklarımızı ve büyüklerimizi yakından ilgilendiren önemli düzenlemeleri kapsıyor. Bu kıymetli adım, Aile ve Nüfus On Yılı vizyonumuzun güçlü bir yansıması. Ailelerimizi güçlendiren, annelerimizi destekleyen, çocuklarımızın güvenliğini önceleyen, yaşlılarımızın yaşam kalitesini artıran sosyal hizmetlerimizi kararlılıkla hayata geçirmeye devam edeceğiz. Bu sürece destek veren AK Parti Grubumuz ve Cumhur İttifakımız başta olmak üzere tüm milletvekillerimize gönülden teşekkür ediyorum. Ülkemize ve aziz milletimize hayırlı, uğurlu olsun" ifadelerini kullandı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 00:06
CHP, Arif Kocabıyık’ın üyelik işlemlerinin durduğunu açıkladı
CHP, Antalya’dan partiye katılmak istediği belirtilen Arif Kocabıyık’a grup toplantısı sonrası rozet takıldığını, ancak yapılan inceleme sonucunda sürecin durdurulduğunu ve üyelik işlemlerinin iptal edildiğini açıkladı. CHP Genel Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamada, "Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, salı günü grup toplantısının ardından, her hafta olduğu gibi makamında, Meclis’e gelen konuklarını kabul etmiştir. Akşam saatlerine kadar süren yoğun kabul programı sırasında, pek çok vatandaşa olduğu gibi, Antalya’dan gelen partiye katılmak istediği iletilen Arif Kocabıyık’a da rozet takılması rica edilmiştir. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, kalabalık ve yoğun görüşme trafiği içinde, üyelik talebinde bulunan çok sayıda yurttaşımıza olduğu gibi Arif Kocabıyık’a da rozet takmıştır. Ancak daha sonra, söz konusu kişinin geçmiş dönemdeki tutumları ve sosyal medya paylaşımları hakkında bilgi edinilmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin ilkeleri ve değerleriyle bağdaşmayan davranışlar kabul edilemez. Bu nedenle gerekli değerlendirme derhal yapılmış; henüz resmi kayıt işlemi yapılmayan Arif Kocabıyık’ın parti üyelik işlemleri durdurulmuştur" ifadelerine yer verildi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 23:32
İstanbul’da kendini hakim, savcı olarak tanıtan şahıs hakkında soruşturma başlatıldı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Bugün İstanbul Ataşehir’de meydana gelen olayda; yargı mensubu olmadığı halde ‘hakim, savcı’ sıfatını kullanarak bir vatandaşımızı tehdit eden şahıs hakkında derhal adli soruşturma başlatılmıştır" dedi. Bakan Gürlek sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bugün İstanbul Ataşehir’de meydana gelen olayda; yargı mensubu olmadığı halde ‘hakim, savcı’ sıfatını kullanarak bir vatandaşımızı tehdit eden şahıs hakkında derhal adli soruşturma başlatılmıştır. Hakimlik ve savcılık mesleği, hukuk devletinin teminatı ve milletimizin adalet duygusunun en güçlü güvencelerinden biridir. Hiç kimse bu sıfatı istismar ederek kendisine nüfuz devşiremez. Adalet teşkilatının adını kullanarak toplumsal huzuru bozmaya çalışanlara asla müsamaha gösterilmeyecek; yargı teşkilatımızın saygınlığını hedef alan her türlü girişime karşı gerekli tüm adli ve idari işlemler kararlılıkla yürütülecektir. Hukukun üstünlüğünü, yargı mensuplarımızın onurunu ve vatandaşlarımızın haklarını korumaya kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
30 Nisan 2026 Perşembe - 22:58
11 ülkenin dışişleri bakanları Sumud Filosu’na yönelik saldırıyı kınadı
Türkiye, Bangladeş, Brezilya, Kolombiya, Ürdün, Libya, Malezya, Maldivler, Pakistan, Güney Afrika Cumhuriyeti ve İspanya dışişleri bakanları, Küresel Sumud Filosu’na İsrail tarafından uluslararası sularda düzenlenen saldırıyı en güçlü biçimde kınadı. 11 ülkenin dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak açıklamada, "Türkiye Cumhuriyeti, Brezilya Federal Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Pakistan İslam Cumhuriyeti, İspanya Krallığı, Malezya, Bangladeş Halk Cumhuriyeti, Kolombiya Cumhuriyeti, Maldivler Cumhuriyeti, Güney Afrika Cumhuriyeti ve Libya Devleti Dışişleri Bakanları; Gazze’deki insani felakete uluslararası toplumun dikkatini çekmeyi amaçlayan barışçıl ve sivil bir insani girişim olan Küresel Sumud Filosu’na yönelik İsrail saldırısını en güçlü biçimde kınamaktadır. Söz konusu gemilere yönelik İsrail saldırıları ile insani yardım aktivistlerinin hukuka aykırı şekilde uluslararası sularda gözaltına alınması, uluslararası hukukun ve uluslararası insancıl hukukun açık ihlalidir. Bakanlar, sivil aktivistlerin güvenliğinden derin endişe duymakta ve İsrail makamlarını, bu kişilerin derhal serbest bırakılmasını teminen gerekli tedbirleri almaya çağırmaktadır. Bakanlar ayrıca, uluslararası toplumu, uluslararası hukuku muhafaza etme, sivilleri koruma ve bu ihlaller karşısında hesap verebilirliği sağlama yönündeki ahlaki ve hukuki yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırmaktadır" denildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
30 Nisan 2026 Perşembe- 00:14
Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararına göre, Ankara İl Emniyet Müdürü Engin Dinç, Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alındı, yerine Konya İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek atandı.
2
30 Nisan 2026 Perşembe- 00:30
Resmi Gazete'de yeni atama kararları: Ankara Valisi ve Emniyet Genel Müdürü değişti
3
30 Nisan 2026 Perşembe- 00:09
Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararına göre Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş görevden alındı, yerine Nevşehir Valisi Ali Fidan atandı.
4
30 Nisan 2026 Perşembe- 00:06
Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararlarına göre; Ankara Valisi Vasip şahin Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanlığı’na atandı. Aydın Valisi Yakup Canbolat, Ankara Valisi olarak atandı.
5
30 Nisan 2026 Perşembe- 18:49
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP lideri Bahçeli görüşmesi sona erdi
07 Ekim 2025 Salı - 16:17
CHP Lideri Özel: "Yaz boyunca mücadele eden, çalışan, direnen milletvekillerimin huzurunda, 70 gün deniz, kum, güneş ile yaşayan, buna doyan iktidar milletvekillerini hatırlatmak gerekiyor"
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Yaz boyunca mücadele eden, çalışan, direnen milletvekillerimin huzurunda, 70 gün deniz, kum, güneş ile yaşayan, buna doyan iktidar milletvekillerini hatırlatmak gerekiyor" dedi. CHP Lideri Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu. 70 gün aradan sonra yeniden Meclis çatısı altında olduklarını hatırlatan Özel, "Maalesef bu 70 günde can sıkan sorunlar seyrelmedi, aksine arttı ve çoğaldı. Üç büyük krizi yaşamaya devam ettik: Demokrasi krizi, adalet krizi ve bunlara bağlı olan ve kötü yönetimin sonucu ekonomik kriz. 70 gündür ülkenin sorunları büyürken bizler de mücadelemizi büyüttük. Yaz boyunca 81 ilde çalıştık. Derdi olanların ayağına gittik, sorunlarını dinledik. Partimize yönelen saldırılara karşı bir arada durduk ve kenetlendik. Birileri klimalı salonlarda kendi atadıklarına kendini alkışlatırken, biz 70 günde 20 büyük eylem yaptık. 19 Mart sonrası 60’ıncı eylem için de yarın yine İstanbul’dayız, meydanlardayız. Biz milletten aldığımız güçle meydanları doldururken, bizimle siyasi rekabet edemeyenler saldırılarını sürdürdüler. Biz mücadeleyi büyütürken onlar kumpasları büyüttüler. Yaptıklarıyla milletin gönlünden düşmüşlerdi, gözünden de düştüler. Okyanus ötesinde meşruiyet aramaya giriştiler" ifadelerini kullandı. Türkiye’de işsizlikten dolayı evine ekmek götüremeyenlerin, aldığı maaşla geçinemeyenlerin olduğunu dile getiren Özel, "Bu ülkede yedi milyon asgari ücretli, en düşük maaşı alan 4 milyon emekli, ama hemen onun üstündeki dilimlerde 11 milyon emekli, ürünü para etmediği için topraktan kopan milyonlarca çiftçi, geleceğinden umutsuz gençler varken bu Meclis nasıl saygın olabilir? Meclis’i saygın, vatandaşı perişan bir ülke olmaz. Vatandaş perişansa o mecliste saygınlık aranmaz. Yaz boyunca mücadele eden, çalışan, direnen milletvekillerimin huzurunda 70 gün deniz, kum, güneş ile yaşayan, buna doyan iktidar milletvekillerini hatırlatmak gerekiyor. Bu Meclis’i kapatıp kaçtığınızda 26 bin 400 lira olan açlık sınırı, şu an 28 bin lira oldu. 89 bin lira olan yoksulluk sınırı 91 bin liraya ulaştı. Bugün beş asgari ücretli ya da altı emekli maaşlarını birleştirseler, yoksulluktan altısı birden ancak birini kurtarabiliyorlar" dedi. "Okul kantini enflasyonu yüzde 68" Türkiye’deki 22 milyon çocuğun 8,5 milyonunun yoksulluk sınırının altında yaşadığını söyleyen Özel, "Neredeyse 10 çocuğumuzdan dördü yoksun. Ve sonra çıkıp ‘Türkiye yüzyılı’ diyorlar. Hangi yüzle? Hangi yüzyıl? Aç kalan çocukların yüzyılı mı? Bakın genel merkezimizde çaycı arkadaşımızın kızı Defne’nin eline bir kağıt vermişler. Arkadaşımız da kağıdı bize getirdi. Diyorlar ki Defne’ye, Defne’ye söyledikleri şu, ‘Sandviç, meyve suyu, elma, fındık, su.’ Bunların toplamı; sandviç 70 lira, meyve suyu 20 lira, elma 20 lira, fındık 50 lira, su 15 lira. Toplamı 175 lira. Sandviç, meyve suyu, elma, fındık, su. Toplam 175 lira. İkinci sınıftaki Defne’nin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ‘Okula gelirken bunları getir’ diye eline verilen pusula, 175 liraya bu çantayı dolduruyor. Bir avuç değil fındık, bir su, bir küçük meyve suyu, sandviç, elma. Peki, bunu yapmayalım, o zaman Defne’ye verelim kantinden kendisi alsın. Bakın TÜİK‘e söylüyorum. Hani enflasyonu, Tayyip’i üzmeyen istatistik kurumu olarak belirliyorsunuz. Ona göre de zam verilmesini sağlıyorsunuz. Hatta o da değil hedef enflasyona gidiyorlar daha da aşağısını veriyorlar. Geçen sene tost 45’miş, bu sene 80. Ayran 10 liradan, 20 lira olmuş. Simit 15 liradan, 20 lira olmuş. Şişe suyu 10 liradan, 15 lira olmuş. Bisküvi 15 liradan, 25 lira olmuş. Okul kantini enflasyonu yüzde 68. Bugün okullar bu ayın başında açıldı. Ve cebinde para olmayan, işi olmayan, asgari ücretle geçinmeye uğraşan insanların, hatta çocuğu işsiz diye toruna emekli maaşıyla harçlık veren insanların muhatap olduğu enflasyon bu enflasyon" diye konuştu. "Erdoğan kendi geleceği için ülkenin nadir elementlerini satamaz" Nadir elementlerin, Türkiye’nin geleceği olduğunu ve satılmaması gerektiğinin altını çizen Özel, "Dünyada nadir toprak elementleri diye bir gerçek var artık. Bazı çalışmalar bu elementlere en çok sahip olan beşinci ülkenin Türkiye olduğunu söylüyor. Üstünde durduğumuz bu topraklarda bir talih kuşu var. Trump o kadar kanın gözyaşının arasında, Ukrayna’ya ’Nadir elementleri bana ver’ diyor. Teknoloji bunlar üzerinden ilerliyor. Gitmiş kapalı kapılar ardında, bunların pazarlığını yapmış. En çok olduğu yer Eskişehir Beylikova’daki madenleri Trump’a veriyor, karşılık olarak meşruiyet alıyor. Erdoğan kendi geleceği için bu ülkenin geleceğini satamaz. Nadir elementler Türkiye’nin geleceğidir, sattırmayalım" ifadelerine yer verdi. "Ar-Ge‘ye önem verildiğinde Türkiye bu teknolojilere kavuşacak" Kurtuluş Savaşı sonrasında 100 yıl önce Gazi Mustafa Kemal’in Cumhuriyet’i kurduğunda toplu iğnenin dahi olmadığını söyleyen Özel, "Atın nalına çakacak çivi de yoktu. Ama doğru, dürüst, namuslu çalışıldı. Gençlere güvenildi. Eğitim seferberliği yapıldı. Doğru işler yapıldı. En sonunda Türkiye uçak da vagon da üretebilen, kendine yetebilen bir ülke haline geldi kısa sürede. Bu milletin evlatları 100 yıl sonra biz bir kez daha büyük bir kalkınma hamlesini başlattığımızda bu örümcek kafa Milli Eğitim Bakanlığı’ndan kurtulup yerine dünyayı gören, nasıl çalışılması gerektiğini bilen kadrolar geldiğinde, Ar-Ge‘ye önem verildiğinde Türkiye bu teknolojilere kavuşacak. Bunlar 20 yıl sonra dün bir arkadaş söyledi; ‘maddenin ışınlanması.’ Türkiye’den Avrupa’ya buradan bir madde filmlerde olduğu gibi ışınlanıp oluşacaksa burada da kullanılan teknoloji nadir elementler olacak. Şimdiden altın yumurtlayan tavuğu Trump‘a verip iki yumurtasına razı olmak olmaz. Buradan yalvarıyorum ana muhalefet lideri olarak. Vicdanı olan herkese, aklı olan herkese. Bu ülkenin geleceğini kendi geleceği ile Trump‘a, trampa yapan Erdoğan’a mani olun. Mani olun. Türkiye nadir elementlerle ilgili ayağa kalkmalıdır. Erdoğan kendi geleceği için bu ülkenin nadir elementlerini satamaz" dedi.
07 Ekim 2025 Salı - 15:43
DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları: "Komisyon, zaman kaybetmeksizin Öcalan’ı dinlemelidir"
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, "Siyasi ve hukuki eşiği atlama zamanı gelmiş, hatta geçmektedir; demokratik entegrasyon için demokratik yasaları yapmak gerekir. Komisyon, zaman kaybetmeksizin Öcalan’ı dinlemelidir" dedi. Hatımoğulları, partisinin grup toplantısında konuştu. Meclisin tarihi sorumluluğunu yerine getirmesi gerektiğini söyleyen Hatımoğulları, "86 milyon yurttaşımızın beklentisi olan, hayati ihtiyaçlar olan bu beş şeyin topluma verilmesi ve sağlanması için gece gündüz demeden meclis çalışmalıdır. Biz biliyoruz ki barış toplumun onurudur. Ve cumhuriyetin ikinci yüzyılında verilecek en büyük armağandır. Demokratik cumhuriyetin inşasının kapılarını ardına kadar açacak olan barıştır. Demokrasi yalnızca bir yönetim işi değil, birlikte eşit ve ortak yaşamın inşasının ta kendisidir. Ekonomi sadece kuru rakamlardan ibaret değildir. Sofrasında emeği ekmeği eksilenin, işsiz kalan gencin, emeği görünmeyen kadının bizatihi hayatının kendisidir. Okul masraflarını karşılayamayan velinin, bastıran soğuklarda doğalgaz ve elektrik faturasını ödeyemeyen yurttaşın, geçinemeyen emeklinin, barınamayan öğrencinin hayatının ta kendisidir. İktidarın açıkladığı doğru olmayan enflasyon rakamlarıyla, büyüme oranlarıyla, orta vadeli programıyla, alıp gücü azalan ücretlerle, insafsız vergilerle yurttaşın açlığı daha da derinleşiyor. Ve bu halkın iktidara güveni kalmadı. Bakın, halk siyaseten çözülmesi gereken, atılması gereken somut adımlarla ilgili beklenti içindedir. Hangi konularda acil bir beklenti içindedir? Durmadan alarm veren açlık ve yoksullukla etkin mücadele. Yaşama felç eden antidemokratik uygulamalara son verme. Muhalif belediye başkanlarını hapse atmaya, kayım atamaya son verme. Yerel demokrasiyi güçlendirme. Yargı sopasını siyasi partilerin muhalefetin başında sallamaktan vazgeçme. Siyasi partilerin önünü açacak yasal düzenlemelerin hayata geçmesi. Barış hukukunu oluşturma konusunda acil adımlar atılmalıdır. Barış Komisyonu 14. oturumunu yapıyor. Dinlenenlerin çoğu, ‘Kürt meselesi amasız, fakatsız çözülmelidir; demokratik haklar ve eşit yurttaşlık konusunda hukuki adımlar mutlaka atılmalıdır’ dedi. O halde barış için ne zaman eyleme geçilecek? Geldiğimiz eşik budur. Unutmamak gerekir ki Öcalan ve hareketi attıkları adımlarla büyük bir eşiğin aşılmasına katkı sundu; komisyonun kurulmasıyla kurumsal eşiğin de önemli bir kısmı geçildi. Artık siyasi ve hukuki eşiği atlama zamanı gelmiş, hatta geçmektedir; demokratik entegrasyon için demokratik yasaları yapmak gerekir. Komisyon, zaman kaybetmeksizin Öcalan’ı dinlemelidir" dedi. Hatimoğulları şöyle konuştu: "Barışın anahtarı muhatapta, baş aktördedir; dünyadaki örneklerde görüldüğü gibi İmralı’ya uzanacak doğrudan diyalog, silahları susturup hukuki zemini kuracak en bağlayıcı adım olabilir. Bu, kişisel bir tercih değil; barışın ciddiyetinin ve devlet aklının kurumsallığının gereğidir. Komisyonun, Öcalan ile görüşerek önemli bir eşiğin daha aşılmasına katkı sunmasını bekliyoruz. Öcalan 27 yıldır, halkları karşı karşıya getirmeye çalışanlara karşı çözümü ve barışı ısrarla savunmuştur. Evet; Öcalan’ın umut hakkı tanınmalıdır. ‘Umut hakkı’ sıradan bir hukuk maddesi değil, evrensel hukukun merkezindeki ilkelerdendir. 17 Eylül’de Avrupa Bakanlar Komitesi umut hakkıyla ilgili kararını açıkladı ve komisyondan, Meclis’ten bu konudaki beklentilerini ifade etti. Bu çok önemli bir karardır. Ömür boyu kapıyı kilitleyip anahtarı denize atamazsınız; toplumsal barış süreçleri, yeniden düşünme ve yeniden düzenleme perspektifi ile cesur adımlar atıldıkça ilerler. Öcalan için umut hakkı düzenlemesi bir an evvel acilen hayata geçirilmelidir."
07 Ekim 2025 Salı - 15:08
Dışişleri Bakanlığı kaynakları: "Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, Gazze’de ateşkes sağlanmasına yönelik planla ilgili müzakere süreci ele alındı."
Dışişleri Bakanlığı kaynakları: "Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, Gazze’de ateşkes sağlanmasına yönelik planla ilgili müzakere süreci ele alındı."
07 Ekim 2025 Salı - 15:05
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: "Daha fazla üretmek zorundayız"
Aydın’ın net bir ihracatçı şehir olduğuna dikkat çeken Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, bakanlık olarak organize sanayi bölgelerini büyütmeye devam ettiklerini vurgulayarak "Türkiye’nin yatırıma ihtiyacı var, Türkiye’nin daha fazla üretmeye ve katma değerli üretimi daha fazla ihraç etmeye ihtiyacı var. Daha fazla üretmek zorundayız" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Güney Ege Kalkınma Ajansı’nın (GEKA) toplu açılış töreni için Aydın’a geldi. Bakan Kacır’ın ilk durağı Aydın Valiliği oldu. Aydın Valiliği’nin ardından Bakan Kacır, Aydın Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret etti. Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ile makamında görüşen Bakan Kacır, daha sonra AK Parti Aydın İl Başkanlığı’na geçti. Burada partililerle bir araya gelen Bakan Kacır, Aydın’da yatırımların hızla devam ettiğini vurguladı. Aydın’ın Türkiye’nin ihracatına önemli katkılar sunan net ihracatçı bir şehir olduğunu ifade eden Bakan Kacır, "Türkiye’nin en güzel köşelerinden birinde Aydın’da sizlerle buluşmuş olmaktan mutluluk duyuyorum. Aydın’da sabah saatlerinden itibaren valiliğimizi ziyaret ettik, organize sanayi bölgelerimizin yöneticileriyle bir araya geldik. Organize Sanayi Bölgelerimizde yürüttüğümüz çalışmaları hep birlikte değerlendirdik. Aydın bir tarım şehri, bereketli toprakların bulunduğu ve bir turizm şehri ama bunların yanında bir sanayi şehri. Türkiye’nin ihracatına önemli katkılar sunan net ihracatçı olan şehirlerimizden biri. Aydın’ın üretim kabiliyetinde şüphesiz organize sanayi bölgelerinin de çok önemli bir yeri var. 7 organize sanayi bölgemizde 20 binden fazla kardeşimiz istihdam ediliyor, 300’den fazla fabrikamız üretime devam ediyor. Bizler çevre dostu yatırımlarıyla, arıtma tesisi yatırımlarıyla organize sanayi bölgelerimizi desteklemeye, imkan olduğu ölçekte yeni organize sanayi bölgeleri kurmaya veya mevcut bölgeleri büyütmeye gayret ediyoruz. Çünkü Türkiye’nin yatırıma ihtiyacı var, Türkiye’nin daha fazla üretmeye ve katma değerli üretimi daha fazla ihraç etmeye ihtiyacı var. Daha fazla üretmek zorundayız" dedi. "Müjdelerimiz olacak" Aydın için el ele çalışmaya devam edeceklerini vurgulayan Kacır, "Valilik ziyaretimizin ardından Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı ve ekibini ziyaret ettik. Orada Büyükşehir Belediyemizin yürüttüğü çalışmalarla ilgili başkanımız bizlerle paylaşımda bulundular. Beraber önümüzdeki dönemde neler yapabiliriz bunları konuştuk. Müjdelerimiz olacak. Birazdan imzasını atacağımız yeni projelerimiz olacak. Aydın için beraber el ele, gönül gönüle Aydın için çalışmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "Aslan payı müteşebbislerimizin ve emekçilerimizindir" AK Parti iktidarı olarak 22 yıl boyunca ektikleri tohumların yeşerdiğini sözlerine ekleyen Bakan Kacır, "AK Parti iktidarı Türkiye’nin muazzam bir üretim hamlesini hayat geçirdiği bir dönem oldu. Türkiye’de organize sanayi bölgesinin sayısını 192’den 369’a çıkardık. Organize sanayi bölgelerinde üretimde olan fabrikaların sayısını 11 binden 60 bine yükselttik. OSB’lerde istihdamı 415 binden 2 milyon 700 bine çıkardık. Türkiye’nin toplam sanayi istihdamını 3 milyon 900 binden 6 milyon 700 bine yükselttik ve Türkiye’nin küresel imalat sanayi katma değerindeki payını iki misline çıkarttık. Yani bir Türkiye’nin üzerine adeta bir Türkiye daha ilave ettik hep beraber. Şüphesiz bunda hükümetlerimizin yatırımcı dostu yaklaşımının, sanayicinin, üreticinin önünü açmaya dönük attığı adımların çok önemli bir payı var. Elbette bunda aslan payı alın teriyle, elini değil gövdesini taşın altına koyan müteşebbislerimizin ve emekçilerimizindir. Yatırım teşviklerimizle, KOBİ desteklerimizle üreticinin güçlenmesi için gayret gösteriyoruz. Bütün bunlar hamdolsun meyvelerini verdi. 22 yıl boyunca ektiğimiz tohumların, attığımız temellerin şimdi yeşerdiğini yükseldiğini, netice vermeye başladığını büyük bir iftiharla görüyoruz. Bizler her daim Aydın’ın yanındayız. Sanayicimizi desteklemeye yerel kalkınmayı güçlendirmeye devam edeceğiz" dedi.
07 Ekim 2025 Salı - 14:45
DEM parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları: "Komisyon mutlaka İmralı’ya gitmelidir"
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, "Komisyon mutlaka İmralı’ya gitmelidir" dedi. Hatimoğlulları DEM Parti grup çıkışında gazetecilerin sorularını cevapladı. Hatimoğulları, Bahçeli’nin İmralı SDG’ye mesaj vermesi ve komisyonun İmralı’ya gitmesi yönündeki ifadelerini değerlendirerek, "Bahçeli’nin grupta yaptığı komisyonla ilgili konuşma çok önemli bir konuşmaydı. 1 Ekim’de bu süreci başlatan bir yaklaşıma denk düşen bir uygun bir konuşmaydı. Komisyonun İmralı’ya gidebileceği, bunun önünde engel olmadığı, Türkiye toplumu adına istediği soruları sorabileceğini, isterse bunu kamuoyuyla paylaşabileceğini bu anlama gelen şekilde özetledi. Komisyon mutlaka İmralı’ya gitmelidir. Baş muhatap olarak Öcalan ile bu görüşmenin gerçekleşmesi bir eşiğin aşılması bakımından önemli olacaktır" dedi. SDG’nin silah bırakmasına ilişkin soruya Hatimoğulları, "Şam yönetimi ile SDG güçleri bir araya gelmiş, görüşmeleri sürdürüyorlar. Suriye için demokratik müzakere ve entegrasyon sürecini destekledik" ifadelerini kullandı. Demirtaş hakkında AİHM’nin verdiği kararın süresinin dolduğunu hatırlatan gazeteciye Hatimoğulları, "Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve Kobani kumpas davasında tutuklu bulunan arkadaşlarımızın AİHM verdiği ilk karar göze alınarak bırakılması gerekiyordu. AİHM büyük dairesi üçüncü kez kararını açıklıyor, yarın süre doluyor. Bizler bugün ya da yarın AİHM kararlarının yerine getirilmesini ve toplum vicdanının rahatlatılmasını bekliyoruz. AİHM kararının hayata geçmesi bize çok güzel hediye olur" şeklinde konuştu.
07 Ekim 2025 Salı - 14:43
Karatay Belediyesi’nden Filistin’e anlamlı destek
Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediye Meclisi, Ekim ayı oturumunda örnek bir karara imza attı. Belediye işletmelerinden Kafe Karatay şubelerinin 3 günlük gelirinin Filistin’e bağışlanmasının yanı sıra, meclis üyelerinin huzur haklarının da Filistin halkına bağışlanması kararlaştırıldı. Karatay Belediyesi’nin Ekim ayı meclis toplantısının ilk oturumu, Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda, belediyenin ilçe genelinde yürüttüğü çalışmaların yanı sıra İsrail’in Filistin halkına ve Gazze’ye yönelik saldırıları da ele alındı. Oturumda Başkan Kılca’nın önerisiyle, Kafe Karatay şubelerinin 3 günlük gelirinin ve meclis huzur haklarının Filistin’e bağışlanması kararı alındı. "Filistin’deki zulme sessiz kalmayacağız" Oturumda Filistin’de yaşanan insanlık dramına değinen Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, İsrail’in saldırılarını sert bir dille kınadı. Kılca, "Terör devleti İsrail 75 yıldır zulmünü sürdürüyor. 7 Ekim 2023’te başlatılan saldırılarla birlikte bu soykırım ikinci yılına girdi. Bugüne kadar 67 binden fazla kardeşimizi kaybettik. Bunların büyük bir kısmı savunmasız kadınlar ve çocuklardan oluşuyor. Artık dünyanın birçok ülkesi Filistin’i tanımaya başladı. Vicdan sahibi herkes bu zulmün son bulması gerektiği fikrinde birleşiyor" dedi. Sumud Filosu’nun İsrail tarafından engellenmesine de tepki gösteren Başkan Kılca, "Sadece yardım amacıyla yola çıkan kardeşlerimize zulmettiler. Biz tüm bu engellemelere rağmen elimizden gelen her türlü yardımı yapmaya, dualarımızla kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Kafe Karatay gelirleri ve meclis huzur hakları Filistin’e bağışlanacak Karatay Belediyesi olarak Filistin’e destek için yeni adımlar attıklarını açıklayan Başkan Hasan Kılca, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu zulme sessiz kalmamak için üzerimize düşeni yapıyoruz. Bu kapsamda belediye işletmelerimiz olan Kafe Karatay şubelerinin üç günlük gelirini Filistin’e bağışlama kararı aldık. Yine belediyemizde görevli memur ve işçi personelimiz arasında da bir kampanya düzenleyeceğiz. Meclisimiz de bugünkü huzur haklarını Filistinli kardeşlerimize bağışlama kararı aldı. Biz her zaman dualarımızla, tüm gayretimizle Filistinli kardeşlerimizin yanındayız" diye konuştu.
07 Ekim 2025 Salı - 14:25
İlkadım’ın 2026 yılı bütçesi 2 milyar 873 milyon TL
Samsun’un İlkadım Belediyesi, 2026 mali yılı için gelir ve gider bütçesini 2 milyar 873 milyon 849 bin TL olarak belirledi. Belediye, yeni bütçeyi kendi kaynaklarıyla denk bütçe olarak oluştururken tek bir lira borçlanmaya ya da kredi kullanımına gitmedi. İlkadım Belediye Meclisi Ekim Ayı 2. Dönem 10. Toplantısı, Başkan İhsan Kurnaz yönetiminde gerçekleştirildi. Toplantıda komisyonlardan gelen 9 gündem maddesi görüşülürken, 2026 yılı bütçe tasarısı da oy birliğiyle kabul edildi. "Tek 1 TL borçlanmadık, 1 TL de kredi kullanmadık" Bu sene içerisinde borçlanma yapmadıklarını ve kredi kullanmadıklarına değinen Başkan İhsan Kurnaz, "Bütçe bir uzmanlık işi. Geçen sene 2025 yılı için ilk hazırlanan bütçe taslağı 3 milyar 550 milyon TL’ydi. Geçmişte hep böyle yapılmış. Yani tahmini bütçeler üzerinden bütçeler, yeni bütçeler oluşturulmuş. Ama maalesef performanslar hiçbir zaman yüzde 60’ı geçmemiş. Sağlıklı, 2025 yılında yapılacak yatırımları belirleyerek, enflasyon hesaplarını hesaplayarak geçen sene bir bütçe oluşturduk ve görüyoruz ki önemli bir oranda bir performansa erişeceğiz, yani sene sonunda. Bu sene de 2026 yılında yapacağımız projeleri, onların bedellerini hesapladık. Bütçenin iki tarafı var. Biri gelir, biri gider. Gideriniz olur 5 milyar TL. Eğer geliriniz yoksa bu belediyeyi borçlandıracağınız anlamına gelir. Biz geçen sene denk bütçe yaptık. Bir tek lira borçlanma yok. Bugün itibariyle de bir tek lira kredi kullanmadık. Kullandığımız kredi, 2024 yılında sadece temizlik araçlarına aldığımız krediydi. O parayla 50 araç aldık" dedi. "SGK, vergi ve piyasa borcumuz yok, emeklilerin de tazminatını ödedik" Belediyeyi belli bir mali disipline getirdiklerini ve ayrıca kendi kaynaklarıyla emekli olan personellerin tazminatlarını da ödediklerini açıklayan Kurnaz, "Bütçemizi gerçekleştirirken hiçbir yabancı kaynak kullanmadık. Piyasadan borçlanmadık. Kredi kullanmadık. Yani denk bir bütçe yapmıştık geçen sene. Bugüne kadar o bütçeyi muhafaza ettik. Hiç borçlanmadan. Hatta hatırı sayılır bir paramız da bankamızda var. Bugün vergi dairesine ne şirketimizin ne belediyemizin bir tek lira borcu yok. Belediyemizin ne SGK’ya ne vergi dairesine bir tek lira borcu yok. Geldiğimiz günden itibaren vergi dairesine yaklaşık her ay 6-7 milyon TL vergi ödüyoruz. Sadece geçmiş dönemden kalan SGK borçlarını şirketin, onları bitiremedik. Bugün piyasaya günü geçmiş bir tek lira borcu olmayan, vergi dairesine borcu olmayan, ayrıca şubat, mart, nisan aylarında da 100 milyon TL kendi öz kaynağıyla emekli olanların tazminatını ödeyen bir belediye olduk" diye konuştu. Mali bütçe teklifi ve diğer gündem maddeleri meclis üyeleri tarafından kabul edilerek, Ekim ayı toplantıları sona erdi.
07 Ekim 2025 Salı - 14:02
Partilisinin yönettiği belediyeyi eleştiren CHP İl Başkanından Yörüklere büyük saygısızlık
CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum, Bozkurt ilçesinde katıldığı festivalde, belediye başkanını övmek isterken gafları peş peşe sıraladı. CHP’li Çardak Belediye Başkanı Ali Altıner’i yeterli hizmet üretememekle suçlayarak partililerini kızdıran Horzum, "Yörükler, tuvaleti bile göçmenlerden öğrendi" sözleriyle sosyal medyada tepki topladı. Denizli’nin Bozkurt ilçesinde bu yıl ilk kez düzenlenen Enerji, Tarım, Spor ve Kültür Festivaline katılan CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum, Bozkurt Belediye Başkanı Birsen Çelik’i övmeye çalışırken pot kırdı. Komşu ilçe Çardak’ın CHP’li Belediye Başkanı Ali Altıner’i yeteri kadar hizmet üretememekle suçlayınca partililerinin hedefi olan Horzum, Yörükleri küçümseyen sözleriyle ise sosyal medyada eleştiri oklarının hedefi oldu. "Ali Başkanım alınmasın ama" CHP’li Bozkurt Belediye Başkanı Birsen Çelik’i övmek isterken partililerini kızdıran bir gafa imza atan İl Başkanı Horzum, "Bozkurt’ta enerji, spor, tarım ve kültür festivalini hepsini bir arada yürüten çok tecrübeli bir belediye başkanımız var. Kendisi gerçekten de diğer tüm belediye başkanlarımızın da örnek aldığı bir başkanımız. Bozkurt halkına her geçen gün güzelliklerle buluşturmaya devam ediyor. Burada Ali Başkanım alınmasın ama bir şey söylemek istiyorum; Çardak ile Bozkurt yan yana, neredeyse bitişik ilçeler ama bir Bozkurt’a bakın, bir de Çardak’a bakın. Aradaki farkı çok bariz bir şekilde görebiliyorsunuz. Bozkurt’ta yaşayan hiçbir vatandaşımız, Denizli’ye gidip gezip yiyip içmek ihtiyacı hissetmiyor. Vatandaşımızın ihtiyacı olan her şey Bozkurt’umuzda var, o yüzden Başkanımızı tebrik ediyorum; ellerine, yüreğine sağlık" dedi. Gafını Yörükleri küçümseyerek sürdürdü Başkanı öveyim derken yaptığı gafını Türk kültürünün önemli bir parçası olan Yörükleri küçümseyerek sürdüren Horzum’un "Ben bir Yörük çocuğuyum, Yörük’üm. Bozkurt’un bugün geldiği noktaya en çok muhacirler ve göçmenlere borçluyuz. Çünkü bize gerçekten medeniyeti öğretenler, göçmenlerdir. Rahmetli babamın deyimiyle ‘Oğlum biz ne avluyu bilirdik, ne evi bilirdik. Af edersiniz ne de tuvaleti bilirdik’ Biz ne sanatı bilirdik, ne de fırını bilirdik. Yakın köylere muhacirler geldi de bize medeniyeti öğrettiler" sözleri, sosyal medyada büyük tepki topladı.
07 Ekim 2025 Salı - 13:53
Davası ertelenen Tanju Özcan: "Pişman değilim, bugün olsa yine aynı kararları alırım"
Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın, yabancı uyruklulara yönelik bazı kararları nedeniyle "nefret ve ayrımcılık" suçlamasıyla yargılandığı dava, dosyadaki usul eksiklikleri gerekçesiyle 24 Nisan 2026’ya ertelendi. Duruşma sonrası açıklama yapan Tanju Özcan, "Sığınmacılarla ilgili aldığım kararlardan pişman değilim, bugün olsa yine aynı kararları alırım" dedi. Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın, kentte yaşayan yabancı uyruklulara yönelik ayni ve nakdi yardımları kesme, su ücretlerine 10 kat zam uygulama ve nikah ücretlerini 100 bin lira olarak belirleme yönündeki kararları, sivil toplum kuruluşları tarafından yargıya taşınmıştı. Kuruluşlar, bu kararların ardından Özcan hakkında "nefret ve ayrımcılık" suçlamasıyla suç duyurusunda bulunmuştu. Özcan hakkında, bugünkü duruşma öncesinde 29 Eylül’de, Bolu 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından adli kontrol tedbiri olarak yurt dışına çıkış yasağı kararı verilmişti. "Biz neye göre savunma yapacağız" Bolu 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuksuz sanık Tanju Özcan ile taraf avukatları katıldı. Duruşmada söz alan Özcan’ın avukatı, dosyada müştekilerin ifadelerinin bulunmadığını belirterek, bu nedenle savunma yapamayacaklarını söyledi. Avukatı, "Yine usul yönünden bu dava başlatılamaz. Çünkü dosyada müştekilerin ifadeleri yok. Biz neye göre savunma yapacağız? Dosyadaki eksiklerin tamamlanmasını ve bize de ulaştırılmasını istiyoruz. Bu yüzden davanın ertelenmesini talep ediyoruz" dedi. Duruşma 24 Nisan’a ertelendi Mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin tamamlanması için duruşmayı 24 Nisan 2026’ya erteledi. Heyet, Özcan hakkındaki yurt dışına çıkış yasağı adli kontrol tedbirinin devamına ve bir sonraki celsede gazeteci Fatih Altaylı’nın tanık olarak dinlenmesine karar verdi. "Savunma yapamadım" Duruşma sonrasında Bolu Adalet Sarayı’nın önünde gazetecilere açıklamalarda bulunan Tanju Özcan, "Müşteki diye birilerinin ifadesini dosyaya koymuşlar ama taramamışlar. Ne avukatlar görüyor ne biz görebiliyoruz. Bu nedenle bugün savunmamı yapamadım, usul eksiklikleri tamamlanamadığı için" dedi. "Ben neden yargılanıyorum" Özcan, açıklamalarına şöyle devam etti: "Zaten garip olan bir şey var. Ben neden yargılanıyorum? İddia o ki, sığınmacıların iş yeri açma ruhsatlarını iptal etmişim, iş yeri açmalarına izin vermemişim. Sularına ve nikah ücretlerine zam yapmışım. Zaten bu konularla ilgili daha önce soruşturma geçirdim ve eski adıyla söylüyorum, takipsizlik kararı verildi. Ama savcılık makamı davayı açarken müşteki bulamamış, öğrencileri getirmiş. İçeride bir öğrenci kardeşimiz de vardı. Kardeşim, şunu bile anlamadınız mı? Geçici sığınmacı ayrı bir şeydir, ülkemize tahsil için gelen yabancı öğrenciler ayrı bir şeydir. Hukuki statüleri bile farklı. Böyle bir dava olmaz ama savunmamızı yapamadık çünkü usul eksiklikleri o kadar çok ki." "Bugün olsa yine aynı kararları alırım" Vicdanen rahat olduğunu dile getiren Başkan Özcan, "Bir de olmayacak bir şey oldu. Yargılamaya 10 gün kala bu soruşturma 5 Ocak’ta başladı, 4 Haziran’da dava açıldı, duruşma 7 Ekim’e, yani bugüne bırakıldı. Ben duruşmaya geldim, hazırdım. Ama bir hafta önce hakim bey dosyayı resen ele aldı ve savcının talebine aykırı şekilde bana yurt dışına çıkış yasağı koydu. Bugün duruşma 24 Nisan’a ertelendi ama yurt dışına çıkış yasağım devam ediyor. Neden devam ediyor, anlamak mümkün değil. Tabii sözüm hakim beye değil ama şunu söylüyorum; bana yurt dışına çıkış yasağı konuluyor sığınmacılarla ilgili tepkilerimden dolayı, ama onlara hala yurda giriş yasağı konmuyor. Garip olan bu. O yüzden vicdanen de rahatım, aldığım kararlardan dolayı hukuken de rahatım. Sığınmacılarla ilgili aldığım kararlardan pişman değilim. Bugün olsa yine aynı kararları alırım" ifadelerini kullandı.
07 Ekim 2025 Salı - 13:38
DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatımoğulları: "Komisyon Imralı’ya gitmelidir"
DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatımoğulları: "Komisyon Imralı’ya gitmelidir"
07 Ekim 2025 Salı - 13:34
Emine Erdoğan: "Her coğrafyadan, denizden, karadan, havadan Gazze için harekete geçen gönüllüler, karanlığa ışık tutuyor"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırımın ikinci yılına ilişkin paylaşımında, "Ahlaki pusulasını kaybetmiş bir devlet, dünyanın gözü önünde Filistin halkını yok etmeye çalışıyor. Lakin zalimin zulmü arttıkça, soykırıma karşı birleşen yüreklerin sesi de daha güçlü yükseliyor. Her coğrafyadan, denizden, karadan, havadan Gazze için harekete geçen gönüllüler, karanlığa ışık tutuyor" ifadelerine yer verdi. Emine Erdoğan, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Gazze’nin iki senede, 20 binden fazlası çocuk olmak üzere 67 bin 160 masumun öldürüldüğü bir mezarlığa, insanlığın vicdanının diri diri gömüldüğü topraklara döndüğünü belirtti. Gazze’de aşılmadık tek bir ahlaki, hukuki, insani ve etik kırmızı çizgi kalmadığını kaydeden Emine Erdoğan, paylaşımında şunları kaydetti: "Ahlaki pusulasını kaybetmiş bir devlet, dünyanın gözü önünde Filistin halkını yok etmeye çalışıyor. Lakin zalimin zulmü arttıkça, soykırıma karşı birleşen yüreklerin sesi de daha güçlü yükseliyor. Her coğrafyadan, denizden, karadan, havadan Gazze için harekete geçen gönüllüler, karanlığa ışık tutuyor. Vicdan sahibi herkesi, kalıcı ve adil bir barış sağlanana kadar bu mücadeleye katılmaya, Filistin için tek yürek olmaya davet ediyorum. İsrail saldırılarında şehit edilen Filistinli kardeşlerimizi rahmetle anıyor, Yüce Rabbim’den sabırla dimdik duran Filistin halkına ferahlık ve zafer niyaz ediyorum." Paylaşımda ayrıca, Emine Erdoğan’ın çeşitli platformlarda Gazze’yle ilgili yaptığı konuşmalardan ve bölgede yaşanan yıkımlardan görüntülerin olduğu bir video da yer aldı.
07 Ekim 2025 Salı - 13:33
Sinop’ta yerel gündem zirvesi
AK Parti Sinop İl Başkanı Yakup Üçüncüoğlu başkanlığında "Yerel Gündemli Daraltılmış Danışma Meclisi Toplantısı" düzenlendi. AK Parti Sinop İl Başkanlığı Toplantı Salonunda gerçekleşen toplantıya, Sinop İl Genel Meclis Başkanı Ersin Yaman, ilçe başkanları, belediye başkanları, İl Genel Meclisi ve Belediye Meclisi üyeleri, il/ilçe kadın ve gençlik kolları başkanları ile üç kademeden yönetim kurulu üyeleri katıldı. Toplantıda İl Genel Meclis Başkanı Ersin Yaman, Belediye Meclis Üyeleri Grup Başkan Vekili ve Yerel Yönetimler Başkanı Fatih Özçelik, Durağan Belediye Başkanı Necmettin Ermiş sunumlarını yaparak, teşkilata yürütülen çalışmalar hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Program, soru-cevap ve istişare bölümüyle devam ederken, katılımcılar yerel yönetim çalışmaları ve önümüzdeki dönem projeleri üzerine fikir alışverişinde bulundu. AK Parti Sinop İl Başkanı Yakup Üçüncüoğlu, toplantı sonrası yaptığı açıklamada, "Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda azimle ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyoruz" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder