POLİTİKA
Bakan Uraloğlu: "35 dakika kısalan seyahat süresiyle toplam 1 milyar 58 milyon lira tasarruf sağlayacağız" 02 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:41:32 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Silifke-Mut-Sertavul Yolu’nda devam eden çalışmaları yerinde inceledi. Proje tamamlandığında mevcut 105 dakikalık seyahat süresinin 70 dakikaya düşeceğini belirten Uraloğlu, yıllık toplam 1 milyar 58 milyon lira tasarruf sağlanacağını bildirdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Silifke ile Mut ilçeleri arasında ulaşımı sağlayan mevcut yolun, topografik açıdan zorlu ve heyelan riskinin yüksek olduğu bir bölgede yer aldığını ifade etti. Trafik güvenliğini artırmak ve ulaşım konforunu yükseltmek amacıyla Silifke-Mut-Sertavul Yolu’nun 101 kilometre uzunluğunda, bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yol standardında projelendirildiğini belirten Uraloğlu, proje kapsamında 8 tünel ve 8 viyadük inşa edildiğini söyledi. "Projenin fiziksel gerçekleşme oranı yüzde 49" Çalışmaların son durumuna ilişkin bilgi veren Uraloğlu, "49,2 kilometre bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yolu ve 6 tüneli tamamlamış bulunuyoruz. Şu anda 2. Kılıçarslan Viyadüğü’nün yapımına, Mut-3. Bölge Hududu yolundaki kaçış rampası imalatına ve güzergâhtaki çeşitli kesimlerde heyelan ıslah çalışmalarına aralıksız devam ediyoruz. Projenin fiziksel gerçekleşme oranı şu an yüzde 49 seviyesindedir" dedi. Çalışmaların tüm kesimlerde yoğun şekilde sürdüğünü vurgulayan Uraloğlu, projenin 2030 yılı sonuna kadar tamamlanmasının hedeflendiğini kaydetti. Proje ile keskin virajların ve eğimli kesimlerin azaltıldığını ifade eden Uraloğlu, sürüş konforu ve güvenlik seviyesinin artırılacağını dile getirdi. Uraloğlu, "Yolun tamamını bölünmüş yol standardına kavuşturduğumuzda, bölgenin önemli tarım ürünleri olan zeytin, kayısı ve narenciyeyi pazara daha hızlı ve daha düşük maliyetle ulaştıracağız" diye konuştu. ’Yıllık 1 milyar 58 milyon lira tasarruf sağlanacak’ Taşımacılık maliyetlerini düşürerek bölgesel ticareti canlandıracaklarına dikkati çeken Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Taşucu Limanı ve kıyı turizm bölgeleriyle iç kesimler arasındaki erişimi kolaylaştıracak, bölgemizi turistik açıdan daha cazip hale getireceğiz. Kırsal ve kentsel alanlar arasındaki bağlantıyı güçlendirerek yatırım ve istihdam imkanlarını artıracağız. Güzergâhın kısalması ve yol standardının yükselmesiyle seyahat süresini 105 dakikadan 70 dakikaya düşüreceğiz. 35 dakika kısalan seyahat süresiyle zamandan 800 milyon lira, akaryakıttan 258 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 1 milyar 58 milyon lira tasarruf sağlayacak, karbon emisyonunu ise 13 bin ton azaltacağız. Bu proje ile Mersin’in iç kesimleri ile kıyı bölgeleri arasındaki ulaşım standardını yükseltecek, bölgemizin ekonomik ve sosyal kalkınmasına güçlü bir katkı sunacağız."
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:18 Alaşehir’in 7 yılda çehresi değişti Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, görevdeki 7 yılını değerlendirdi. Altyapıdan üstyapıya, tarımdan sosyal hizmetlere kadar yüzlerce projeyi hayata geçirdiklerini belirten Öküzcüoğlu, "Alaşehir için daha yapacak çok işimiz var" dedi. Manisa’nın Alaşehir ilçesinde Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, görevde geçirdiği 7 yıllık süreci değerlendirdi. İlçeye kazandırılan yatırımları ve projeleri paylaşan Öküzcüoğlu, Alaşehir’i geleceğe hazırlamak için gece gündüz çalıştıklarını söyledi. Göreve geldikleri günden bu yana merkez ve kırsal mahallelerde büyük bir dönüşüm gerçekleştirdiklerini ifade eden Öküzcüoğlu, yaklaşık 2 milyon metrekare kilit parke taşı döşendiğini, 313 kilometre soğuk asfalt ve 79 kilometre sıcak asfalt çalışması yapıldığını belirtti. Altyapı yatırımları kapsamında ise Manisa Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle 232 milyon liralık yatırımla 17 kilometrelik çelik içme suyu hattı ve 7 bin 500 tonluk su deposunun ilçeye kazandırıldığını vurguladı. Şehrin planlı büyümesi adına 2 bin 850 hektarlık alanın imara açıldığını kaydeden Öküzcüoğlu, enerji alanında da önemli bir adım atarak 2.6 megavatlık güneş enerji santrali projesine başladıklarını söyledi. TOKİ iş birliğiyle yeni konut projelerinin yükseldiğini belirten Öküzcüoğlu, önümüzdeki yıllarda 200 konut daha kazandırmayı hedeflediklerini dile getirdi. Sosyal belediyecilik alanında da önemli çalışmalar yaptıklarını ifade eden Öküzcüoğlu, Ilıca Taziye Evi, Kemaliye ve Akkeçili düğün salonları başta olmak üzere 20 çok amaçlı salonun hizmete açıldığını, yıl sonuna kadar 10 yeni salonun daha tamamlanacağını söyledi. İlçeye 22 köprü kazandırarak sel ve taşkın riskini azalttıklarını belirten Öküzcüoğlu, parklar, sosyal tesisler ve yeşil alanlarıyla vatandaşlara yeni yaşam alanları sunduklarını kaydetti. Tarım ve üreticiye verilen desteklere de değinen Öküzcüoğlu, arı kovanından zeytin kırma makinesine, fidan desteğinden mazot desteğine kadar birçok alanda üreticinin yanında olduklarını ifade etti. Kavaklıdere Mahallesi’nde 80 dönümlük alanda gerçekleştirilen cennet elması projesinin örnek bir çalışma olduğunu belirtti. Sosyal destek projeleriyle de dikkat çeken Öküzcüoğlu, Dost Eller, Halk Ekmek, Kent Lokantası gibi uygulamalarla ihtiyaç sahiplerine ulaştıklarını, kadın kooperatifi ile 52 kadına istihdam sağladıklarını söyledi. Kültürel faaliyetler kapsamında tiyatro, müzik koroları ve festivaller düzenlediklerini belirten Öküzcüoğlu, ilçenin tanıtımına katkı sağladıklarını vurguladı. Sokak hayvanları için modern yaşam alanı oluşturduklarını da ifade eden Öküzcüoğlu, denetimlerin artırıldığını ve halk sağlığının korunmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti. Alaşehir için yatırımların artarak devam edeceğini kaydeden Öküzcüoğlu, "Hemşehrilerimizin yaşam kalitesini artırmak ve daha güçlü bir Alaşehir bırakmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
Sumud Filosu’na ve Filistin’e destek için teknelerle Bartın Irmağı’na açıldılar
03 Ekim 2025 Cuma - 21:48 Sumud Filosu’na ve Filistin’e destek için teknelerle Bartın Irmağı’na açıldılar Bartın’da Sumud Filosu’na ve Filistin’e destek amacıyla balıkçılar, teknelerle Bartın Irmağı’nda konvoy oluşturdu. Sumud Filosu’na ve Filistin’e destek amacıyla Bartın Yalı bölgesinde Filistin ve Türk bayrakları ile yapılan etkinliklere, AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, Bartın Vali Yardımcısı Uğur Karakaya, Bartın Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Rufai Şahin, Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, kaymakamlar, ilçe belediye başkanları, Bartın Emniyet Müdürü Hüseyin Adatepe, kurum ve daire müdürleri, amirler, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile vatandaşlar katıldı. Türk ve Filistin bayrakları ile donatılan alanda, tekbirler getirilerek, İsrail ve ABD aleyhine sloganlar atıldı. İsrail’in ablukasını kırmak amacıyla yola çıkan ve İsrail tarafından alıkonulan Sumud Filosu’na ve Filistin’e destek amacıyla tekneler, Bartın Irmağı’na açıldı. Türk ve Filistin bayrakları ile donatılan teknelerde yer alan Bartın Milletvekili Yusuf Aldatmaz, gazetecilerin sorusu üzerine kendisinin de diğer milletvekilleri ile birlikte Gazze’ye gitmek istediğini kaydetti. Aldatmaz, "Zalim İsrail’i kınıyoruz. İsrail zulmünün bir an önce bitmesini, özgür Filistin’in kurulmasını istiyoruz. Gazze’ye özgürlük diyoruz. Milletvekillerinin birlikte filoya katılarak Gazze’ye gitmesi ile ilgili henüz bir şey konuşulmadı. Öyle bir organizasyon olursa biz de katılırız inşallah" dedi. AK Parti İl Başkanı Yaşar Arslan da soru üzerine tüm il teşkilat yöneticileri gibi kendisinin de hazır olduğunu ifade ederek, "Bugünkü etkinliğimizin konusu ’Nehirden Denize Özgür Gazze, Özgür Filistin’di. Bugünkü bizim görevimiz, misyonumuz buydu. Cumhurbaşkanımız ve liderimiz, ne emrederse, ne talimat verirse yapmaya hazırız" şeklinde konuştu. Bartın Üniversitesi Rektörü Prof Dr. Ahmet Akkaya ise, "Hem Müslüman olarak, hem de insan olarak Sumud filosunda olmak isterdim. Sumud’da olmak büyük bir şereftir. Keşke bizler de orada olabilseydik. Öyle bir organizasyon da bulunmaktan biz de büyük bir mutluluk duyarız" diye konuştu. Programda İsrail’in baskın düzenlediği Sumud Filosu’nda en son alınan Marinette isimli gemide bulan 6 aktivist arasında yer alan Sinan Akılotu ile yapılan telefon konuşması ve mesajları alandakilere dinletildi.
Milletvekili Aldatmaz Gazze’ye gitmek istiyor
03 Ekim 2025 Cuma - 21:41 Milletvekili Aldatmaz Gazze’ye gitmek istiyor Bartın’da, İsrail ablukasını kırmak isteyen Sumud filosuna ve Filistin’e destek amacıyla düzenlenen etkinliğe katılan Ak Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, kendisinin de diğer milletvekilleri ile birlikte Gazze’ye giden filolara katılmak istediğini söyledi. Sumud Filosu’na ve Filistin’e destek amacıyla Karadeniz’de sahili bulanan diğer iller gibi Bartın’da etkinlik düzenlendi. Bartın Yalı bölgesinde Filistin ve Türk Bayrakları ile yapılan etkinliklere, Ak Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, Bartın Vali Yardımcısı Uğur Karakaya, Bartın Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Rufai Şahin, Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, kaymakamlar, ilçe belediye başkanları, Bartın Emniyet Müdürü Hüseyin Adatepe, kurum ve daire müdürleri, amirler, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile vatandaşlar katıldı. Türk ve Filistin Bayrakları ile donatılan alanda, tekbirler geitrilerek, İsrail ve ABD aleyhine sloganlar atıldı. Kent protokolü ve vatandaşlar, İsrail’in ablukasını kırmak amacıyla yola çıkan ve İsrail tarafından alıkonulan Sumud Filosu’na ve Filistin’e destek amacıyla teknelerle Bartın Irmağı’na açıldı. Türk ve Filistin bayrakları ile donatılan teknelerde yer alanlardan Bartın Milletvekili Yusuf Aldatmaz, gazetecilerin sorusu üzerine kendisinin de diğer milletvekilleri ile birlikte Gazze’ye gitmek istediğini kaydetti. Aldatmaz, "Zalim İsrail’i kınıyoruz. İsrail zulmunun bir an önce bitmesini, özgür Filistin’in kurulmasını istiyoruz. Gazze’ye özgürlük diyoruz. Milletvekillerinin birlikte filoya katılarak Gazze’ye gitmesi ile ilgili henüz bir şey konuşulmadı. Öyle bir organizasyon olırsa biz de katılırız inşallah" dedi. Ak Parti İl Başkanı Yaşar Arslan da soru üzerine tüm il teşkilat yöneticileri gibi kendisinin de hazır olduğunu ifade ederek, "Bugünkü etkinliğimizin konusu Nehirden denize Özgür Gazze, Özgür Filistin’di. Bugünkü bizim görevimiz, misyonumuz buydu. Cumhurbaşkanımız ve liderimiz, ne emrederse, ne talimat verirse yapmaya hazırız" şeklinde konuştu. Bartın Üniversitesi Rektörü Prof Dr. Ahmet Akkaya ise, "Hem Müslüman olarak, hem de insan olarak Sumud filosunda olmak isterdim. Sumıd’da olmak büyük bir şereftir. Keşke bizler de orada olabilseydik. Öyle bir organizasyon da bulunmaktan biz de büyük bir mutluluk duyarız" diye konuştu. Programda İsrail’in baskın düzenlediği Sumud Filosu’nda en son alınan Marinette isimli gemide bulan 6 aktivist arasında yer alan Sinan Akılotu ile yapılan telefon konuşması ve mesajları alandakilere dinletildi. (EDK-SD-
Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: "Geçen yıl 32,6 milyar dolar tarım ihracatı gerçekleştirdik"
03 Ekim 2025 Cuma - 21:38 Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: "Geçen yıl 32,6 milyar dolar tarım ihracatı gerçekleştirdik" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Ülkemiz tarımsal hasılada Avrupa’da birinci, dünyada yedinci sırada. Geçen yıl 32,6 milyar dolar tarım ihracatı gerçekleştirdik" dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bir dizi temas ve incelemelerde bulunmak üzere Bitlis’e geldi. Cuma namazından sonra Bitlis Belediyesini ziyaret eden Bakan Yumkalı, daha sonra AK Parti Bitlis İl Başkanlığına geçti. Partililerle bir araya gelen Yumaklı, ardından Bitlis İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne geçerek, kentte yürütülen tarım ve hayvancılık projeleriyle ilgili yetkililerden bilgi aldı. Bakan Yumaklı, Bitlis Valiliğini ziyaretinin ardından Ahlat ilçesine geçerek burada kuru fasulye hasadına katıldı. Canevi Tarım işletmesini ziyaret eden Bakanı Yumaklı, traktöre binerek tarlada kuru fasulye hasadı yaptı. Hasat sonrası tarlada basın açıklamasında bulunan Yumaklı, "Burada çiftçilerimizle, üreticilerimizle bir aradayız. Vatandaşlarımızın gıda ihtiyacını karşılamak için ülkemizin dört bir tarafında hasatlar yapıldı. Kimisinde tamamlandı, kimisinde tamamlanmak üzere. Bazı ürünlerde de henüz yeni başlayan bölgelerimiz de var. Güzel ülkemizin 206 çeşit ürün başlığında yüzlerce bitkisel ürün üretimi ülkemizin gıda ihtiyacını karşılıyor. Hatta bunun da ötesinde ihracata çok önemli miktarda da gıda ürünü veriyoruz. Bugün gururla söylüyoruz ki; ülkemiz tarımsal hasılada Avrupa’da birinci, dünyada yedinci sırada. Geçen yıl 32,6 milyar dolar tarım ihracatı gerçekleştirdik. Bu başarının mimarı aziz çiftçilerimize teşekkür diyorum. Bu ülkenin bereketli topraklarında bu ülkenin havasını, suyunu ve emeğini kullanarak ürettiğimiz her ürün hem kendi ihtiyacımız için son derece önemli hem de ülkemize döviz kazandırıcı önemli kalemlerden de bir tanesi. Ben geçtiğimiz yıl 32.6 milyar dolar gıda ürünü ihraç eden bütün üreticilerimizi, bütün paydaşlarımızı tebrik ediyorum. Onların emekleri hem ülkemiz için ülkemizin gıda arz güvenliği için hem de ülkemizin döviz ihtiyacı için son derece önemli" dedi. "Kuru fasulyede geçen yıl dekar başına 732 lira ödenirken bunu yüzde 27 artışta bu yıl 930 liraya çıkarmış durumdayız" Bugün kuru fasulye hasadını gerçekleştirdiklerini belirten Bakan Yumaklı, "Memleketimizin dört bir tarafında bu ürünün ekimi ve hasatı devam ediyor ama Bitlis’in bu anlamda önemi şöyle yaklaşık Türkiye’de üretilen kuru fasulyenin yüzde 14’ü Bitlis’te üretiliyor. Ve bu alanda da ülkemizde 4. sırada kuru fasulye üretimi açısından ama diğer bir önemi de kuru fasulye tohumu üreticisi olarak da Bitlis 1. sırada. Ülkemizin son 10 yıllık kuru fasulye üretimi 246 bin ton. Geçtiğimiz yıl 279 bin tondu. Allah nasip ederse bu yıl bizim tahminlerimiz 283 bin ton civarında bir kuru fasulye üretiminin olacağı yönünde. Biz geçtiğimiz yıl üretim planlaması kapsamında desteklerimizi özellikle üretimi artırmak anlamında farklılaştırmıştık. Bununla ilgili temel destek, üretim planlaması desteği, ürün geliştirme desteği bu üç başlıkta vermeye başlamıştık üretim desteklerimizi. Bu manada da kuru fasulyede geçen yıl dekar başına 732 lira ödenirken bunu yüzde 27 artışta bu yıl 930 liraya çıkarmış durumdayız. Yeni desteklerimizle birlikte hem hasat sezonunun hem de üretilen ürünlerin ülkemize katkısının hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Çiftçilerimizi de hem bu yıl için hem de önümüzdeki yıl için bereketli bir sezon diliyorum. Buradan ülkemiz genelindeki bütün kuru fasulye üreticisi çiftçilerimize de bir mesajımız var. Tabii fiyat hareketleri takip ediyoruz. Özellikle üreticilerimizin emeğini zayi edecek ya da tüketicilerimizin uygun fiyata ürün almasını engelleyecek bütün hareketlere karşı Toprak Mahsulleri Ofisi regülasyon görevini yerine getirecek. Bunu söylemek istiyorum. Özellikle takip ediyoruz. Belli yerlerde hem stok ihtiyacını karşılamak hem de piyasa regülasyonu için Toprak mahsulleri ofisinin bu manada alıma başlayacağını da söylemek istiyorum" diye konuştu. "ÇKS kayıtları 31 Aralık 2025 itibariyle sona erecek" Çiftçilere ÇKS kayıtları için hatırlatmada bulunan Bakan Yumaklı sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir hatırlatmamız da çiftçi kayış sistemi ile alakalı. Malumunuz önümüzdeki yılın çiftçi kayıt sistemine ilişkin başvuruları, beyanları artık başladı. 31 Aralık 2025 itibariyle sona erecek. Ben buradan bütün üreticilerimize bu süreyi geçirmeden çiftçi kayıt sistemine beyanlarını hangi alanda ne üreteceklerinin beyanını yapmalarını özellikle istirham ediyorum. Önceki dönemler gibi değil biliyorsunuz. Artık ne ekeceğimin düşüncesi yok. Biz önümüzdeki 3 yıl için çiftçilerimize hangi ürün için ne destek vereceğimizi açıklamış durumdayız. Hem bunlar hem çiftçi kredileri hem buna ilişkin hibe destekler ve buna bağlı teşvikler de yine aynı şekilde birlikte hareket ediyor. Dolayısıyla çiftçi kayıt sistemine başvuruları mutlaka bu tarihe kadar üreticilerimizin, çiftçilerimizin yapmasını istiyoruz." "Son 55 yılın en sıcak temmuz ayını yaşadık" "Bu yılın yani 2025’in Temmuz ayı son 55 yılın En sıcak Temmuz ayı oldu. Sadece sıcaklıklar değil birbiri peşine takip eden kurak dönemler özellikle iklim değişikliğinin bize yıkıcı etkisini göstermeye başladı" diyen Bakan Yumaklı, "Kurak bir iklim yapısına sahip olmaya doğru gidiyoruz. Yeni normal dediğimiz artık bundan sonra bizi farklı sınamalarla karşı karşıya bırakacak birçok da meteorolojik olayı yaşıyoruz. Yaşamaya da devam edeceğiz. Bu manada özellikle bakanlık olarak bizim kuraklığa dayanıklı tohumlardan başlayarak su ve sulama projelerimize kadar bir dizi tedbirlerimiz de var. Bütün üreticilerimizi risklere karşı onları koruma adına bakanlığımızın yaptığı çalışmaları çok yakından takip etmeleri için davet ediyorum. Özellikle su verimliliğini buradan tekrar hatırlatmak istiyorum. Bir damlanın bile çok büyük öneminin olduğunu tekraren altını çizerek belirtmek istiyorum. Üretim planlaması neden önemli? Çünkü suyu merkeze koyduk. Yeni destekleme modelimizi, teşvik modelimizi, tarımsal kredileri bunlara yönlendirdik. Bugün Bitlis’te de hayata geçirmiş olduğumuz bu uygulamaları sonuçlarında, yansımalarında gördük. Bitlis’e son 23 yılda yapmış olduğumuz yatırımlar ve destekler yaklaşık 16 milyar lira bugünün tutarlarıyla. Su ve sulama alanında 66 tesis hizmete alındı. Bu tesislerle 40 bin dönümlük alan sulamaya açıldı. Yine Kırsal Kalkınma ve Orköy projelerinde 6 bin 100 projeyi destekledik. Önümüzdeki yılın projelerini de desteklemek üzere çalışmalarımıza devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. IPART TKDK hibe destekleri ve teşvikleriyle ilgili 10. çağrı ilanının yayınladığını belirten Bakan Yumaklı, "Bu çağrı ilanının bütçesi 50 milyon euro. Yani yaklaşık 2.5 milyar lira. Çağrı kapsamında et, süt, yumurta, meyve ve sebze ile su ürünlerinin işlenmesine, süt toplama merkezlerine, soğuk hava depolarına yönelik yatırımlara destek vereceğiz. Biliyorsunuz TKDK destekleri bundan önceki dönemde 42 il içindi ama Artık 81 ilde yaygınlaştırdık, uygulamaya devam ediyoruz. İlk kez faydalanmaya başlayan illerimizden birisi de Bitlis’ti. Dolayısıyla Bitlis’te yeni başlayan iller gibi artı 10 puanla projelerini değerlendirerek başlamış olacak. Bu da hayırlı olsun inşallah. Ben bu çağrıya çok yoğun bir ilgi olmasını bekliyorum açıkçası. Çünkü buradaki potansiyeli harekete geçirmemiz gerekir. Şimdiden hayırlı olsun" dedi. Bitlis’e yapılan yatırımlar Bakanlık olarak Bitlis’e yapılan yatırım ve çalışmalar hakkında da bilgiler paylaşan Bakan Yumaklı, şunları kaydetti: "Özellikle 218 milyon lira tutarında 8 adet su ve sulama projesi DSİ programına almış durumdayız. 60 milyon lira maliyetli Merkez ilçesine hizmet verecek Duap Yaylası yeraltı depolaması işini de önümüzdeki ay ihale etmiş olacağız inşallah. 104 milyon lira maliyetli Kümüs Çayı 4. kısım ve Güroymak ilçesi Gölbaşı beldesi taşkın koruma projelerinde ihaleleri yapıldı. Onların da yapımına en kısa zamanda başlayacağız. Yine Bitlis’in çok farklı yerlerine hizmet verecek olan ki çok akarsuların olduğu bir yer burası. 8 Taşkın Koruma Projesi doğal olarak bizim yapmamız gereken 335 milyon lira maliyetli inşallah bunların da önümüzdeki ay ihalesini gerçekleştirmiş olacağız. İnanıyorum ki ben yaptığımız çalışmalarla Bitlis’imizin tarım, orman ve su sektörleri anlamında gelişmesine katkıda bulunacağız. Sadece bunlar değil elbette. Başka diğer büyük projelerimiz de var. Çalıştığımız özellikle Sapur Barajı ile alakalı çalışmaların devam ettiğini buradan söylemek istiyorum. Bir de ayrıca Nemrut Kaldera’sı ile alakalı son bir bilgiyle tamamlayalım. Nemrut Kaldera’sını da biz Milli Park ilanı ile alakalı süreçleri sonuna getirmiş durumdayız. Nemrut Kaldera’sında inşallah Bitlis’in turizmine Milli Parklar Genel Müdürlüğü bünyesinde olan Tarım ve Orman Bakanlığı olarak sunmuş olacağız." Bakan Yumaklı konuşmasının ardından Tarım ve Orman Bakanlığı, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) kapsamında hibe desteği ile yapılan Canevi Patates İşleme, Paketleme ve Depolama Tesisi’nin açılışını yaparak tesisin işleyişi hakkında bilgiler aldı. Bakan Yumaklı daha sonra Örkenler Yaytat Bakliyat işletmesini ziyaret ederek kuru fasulye işleme ve paketleme tesisini gezdi. Bakan Yumaklı işletme sahibi Kenan Örken’den çalışmaları hakkında bilgi aldıktan sonra ilçeden ayrıldı. Bakan Yumaklı’ya ziyaretlerinde Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, AK Parti Bitlis Milletvekili Turan Bedirhanoğlu, Bitkisel Üretim Genel Müdürü Uğur Erdem, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Başkanı Dr. Ahmet Antalyalı, Tarım Reformu Genel Müdürü Osman Yıldız, Hayvancılık Genel Müdürü Salih Çelik, D.S.İ. Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Han Kılıçarslan, Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Barış Soyal, İl Emniyet Müdürü Koray Şensoy, Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Bitlis Belediye Başkanı Nesrullah Tanğlay, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, Bitlis Tarım ve Orman Müdürü Ramazan Çolak, Ahlat İlçe Tarım ve Orman Müdürü Selami Savaş, AK Parti Ahlat İlçe Başkanı Mesut Subaşı, ilgili kurum amirleri ve siyasi parti temsilcileri eşlik etti.
Dışişleri Sözcüsü Keçeli: "Üçüncü ülke vatandaşlarının da İsrail’den ayrılması için yardım sağlamaya hazırız"
03 Ekim 2025 Cuma - 19:54 Dışişleri Sözcüsü Keçeli: "Üçüncü ülke vatandaşlarının da İsrail’den ayrılması için yardım sağlamaya hazırız" Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, "Geçmişte de üçüncü ülkelere çeşitli insani krizlerden, çeşitli doğal felaketlerden kurtarma tahliye edilmesi konusunda çok yardım sağlamıştık. Bu defa da üçüncü ülkeler bizimle temasta bulundular. Biz imkanlar çerçevesinde üçüncü ülke vatandaşlarının da İsrail’den ayrılması için yardım sağlamaya hazırız" dedi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli, Küresel Sumud Filosunda bulunan ve İsrail tarafından rehin alınan Türk vatandaşlar hakkında yapılan çalışmalarla ilgili açıklamada bulundu. Keçeli, "Öncelikle Sumut Filosu’nun Gazze’de devam eden felakete dünya kamuoyuna dikkatini çekmek bakımından son derece önemli bir rol üstlendiğini ifade etmek istiyorum. Biz, gelişmeleri Filo’yla ilgili organizasyonun başladığı ilk günden beri yakından takip ettik. Filo’nun organizasyon komitesiyle ve katılımcılarla baştan beri temas halindeydik. Bakanlığımızın Durum İzleme Merkezi ve kriz masası 7 gün 24 saat esasında gelişmeleri hassasiyetle takip etti. Filo’da vatandaşları bulunan ülkelerle de biz yakın eş güdüm içerisinde olduk. Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Bakanımız yoğun bir telefon diplomasisi yürüttüler. Bu temaslarımız neticesinde de bildiğiniz gibi ortak bir açıklama yapılmasını sağladık. Bu açıklamada İsrail’e katılımcı kimselerin can güvenliğinin tehlikeye atılmaması yönünde güçlü bir uyarıda bulunurdu. Bildiğiniz üzere bölgede faaliyette bulunan gemilerimiz ile arama kurtarma kabiliyetlerimizle insani yardım görevine katkı sağlamak üzere mevcudiyet gösterdiler" dedi. Filo’da bulunan Türk vatandaşlarının durumuyla ilgili soru üzerine Keçeli, "Gelinen aşamada yüzlerce aktivistin İsrail tarafından alıkonulduğunu biliyoruz. Bunun arasında 50’ye yakın vatandaşımız da bulunmakta. Bazı vatandaşlarımızın çifte vatandaş olmasından dolayı kesin bir rakam vermemiz mümkün olamıyor. Teknelere el konulmasının hemen ardından konsolosluk görevlilerimiz devreye girdiler. Filo’nun avukatları ve diğer ilgili ülke büyükelçilikleriyle de eş güdüm içerisinde çalıştılar. Elde edilen bilgileri de biz vatandaşlarımızın aileleriyle hemen paylaşmaya çalıştık. Filo’da yer alan vatandaşlarımız diğer ülke aktivistleriyle beraber 2 Ekim tarihinde Aşot Limanı’nda karaya çıkarıldılar bildiğiniz gibi. Buradaki idari işlemlerin ardından İsrail’in güneyinde yer alan gözaltı merkezine kademeli olarak nakledildiler. Bugün konsolosluk görevlilerimiz vatandaşlarımıza ilk kez bu gözaltı merkezinde bir araya geldiler. Yaklaşık 8 saattir konsolosluk görevlilerimiz orada ve vatandaşlarımızla doğrudan ilk kez temas kurdular. Bize ilk gelen bilgilere göre vatandaşlarımızın genel sağlık durumunda endişe edilecek bir durum bulunmuyor" diye konuştu. Filo’da bulunan Türk vatandaşlarının yurda dönmesi için çalışmaları sürdürdüklerini belirten Keçeli, "Geldiğimiz noktada vatandaşlarımızın İsrail’den en hızlı ve en sağlıklı şekilde tahliye edilmesi için çeşitli alternatifler üzerinde duruyoruz. Bu planlar arasında vatandaşlarımızın yarın yani cumartesi günü öğleden sonra özel bir uçak seferiyle Türkiye’ye getirilmesi de var. Biz en etkin şekilde bu süreç nasıl tamamlanır bunu anlamaya çalışıyoruz. Bu yönde yoğun bir mesai yürütüyoruz. Arkadaşlarımız konuyu hem yerel makamlar nezdinde takip ediyorlar hem de Türkiye’deki ilgili makamlarla ilgili kurumlarla koordinasyonumuz sürüyor. İnşallah gelişmeler netlik kazandıkça kamuoyumuzu bu konuda bilgilendireceğiz" ifadelerini kullandı. İsrail’den tahliye için diğer ülkelerden Türk Dışişleri Bakanlığı ile iletişime geçen ülkelerle ilgili soru üzerine Keçeli, "Evet oldu. Biz biliyorsunuz geçmişte de üçüncü ülkelere çeşitli insani krizlerden, çeşitli doğal felaketlerden kurtarma tahliye edilmesi konusunda çok yardım sağlamıştık. Bu defa da üçüncü ülkeler bizimle temasta bulundular. Biz imkanlar çerçevesinde üçüncü ülke vatandaşlarının da İsrail’den ayrılması için yardım sağlamaya hazırız. Örneğin Malezya makamları bugün bizimle temas sağladılar ve böyle bir ricada bulundular. Biz de elimizden geleni bu konuda yapıyoruz" dedi.
Niyazi Nefi Kara, CHP’den istifa etti
03 Ekim 2025 Cuma - 19:50 Niyazi Nefi Kara, CHP’den istifa etti "Rüşvet" soruşturması kapsamında yürütülen operasyon kapsamında tutuklanıp belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Niyazi Nefi Kara, CHP’den istifa ettiğini açıkladı. Rüşvet soruşturmasında tutuklanarak Manavgat Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Niyazi Nefi Kara, CHP’den istifa etti. Sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile istifasını duyuran Kara, "Değerli Manavgatlı hemşehrilerim, değerli dostlarım. Bugün itibariyle ata ocağım Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etmiş bulunuyorum. Maalesef, Parti üst yönetimi şahsım üzerinden Cumhuriyet Halk Partisi’ne karşı yürütülen itibarsızlaştırma operasyonunda "üyeliğimi askıya alarak" beni gözden çıkardı" dedi. "Partililere küs değilim" Yaşanan olağanüstü gelişmeler gereği alınan kararı olgunlukla karşıladığını belirten Kara, "Ancak süreç içerisinde diğer tutuklu belediye başkanları için ’masumiyet karinesi’ nidaları atılırken şahsımla ilgili herhangi bir mahkeme kararı (hatta iddianame bile) olmamasına rağmen beni suçlu kabul edip yandaş basının önüne atan yönetim anlayışı ile yol yürümem imkansız hale gelmiştir. Partime ve partililerime küs değilim. Tepkim merkezde ve yerelde denge odağı haline gelen ve bu yolda beni feda etmeye değer gören parti yöneticilerine yöneliktir. Ben Niyazi Nefi Kara olarak yargılama sürecinin sonunda aklanıp Manavgat sokaklarında alnı ak ve başı dik yürümeye devam edeceğim. Aynı göğün altında çok yakında yeniden buluşmak üzere" ifadelerini kullandı.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli: "Üçüncü ülke vatandaşlarının da İsrail’den ayrılması için yardım sağlamaya hazırız"
03 Ekim 2025 Cuma - 19:40 Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli: "Üçüncü ülke vatandaşlarının da İsrail’den ayrılması için yardım sağlamaya hazırız" Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, "biliyorsunuz geçmişte de üçüncü ülkelere çeşitli insani krizlerden, çeşitli doğal felaketlerden kurtarma tahliye edilmesi konusunda çok yardım sağlamıştık. Bu defa da üçüncü ülkeler bizimle temasta bulundular. Biz imkanlar çerçevesinde üçüncü ülke vatandaşlarının da İsrail’den ayrılması için yardım sağlamaya hazırız" dedi. -Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli, Küresel Sumud Filosunda bulunan ve İsrail tarafından rehin alınan Türk vatandaşlar hakkında yapılan çalışmalardan bahsetti. Sözcü Keçeli, "Öncelikle Sumut Filosu’nun Gazze’de devam eden felakete dünya kamuoyuna dikkatini çekmek bakımından son derece önemli bir rol üstlendiğini ifade etmek istiyorum. Biz, gelişmeleri Filo’yla ilgili organizasyonun başladığı ilk günden beri yakından takip ettik. Filo’nun organizasyon komitesiyle ve katılımcılarla baştan beri temas halindeydik. Bakanlığımızın Durum İzleme Merkezi ve kriz masası 7 gün 24 saat esasında gelişmeleri hassasiyetle takip etti. Filo’da vatandaşları bulunan ülkelerle de biz yakın eş güdüm içerisinde olduk. Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Bakanımız yoğun bir telefon diplomasisi yürüttüler. Bu temaslarımız neticesinde de bildiğiniz gibi ortak bir açıklama yapılmasını sağladık. Bu açıklamada İsrail’e katılımcı kimselerin can güvenliğinin tehlikeye atılmaması yönünde güçlü bir uyarıda bulunurdu. Bildiğiniz üzere bölgede faaliyette bulunan gemilerimiz ile arama kurtarma kabiliyetlerimizle insani yardım görevine katkı sağlamak üzere mevcudiyet gösterdiler" dedi. Bir muhabir tarafından Filo’da bulunan Türk vatandaşlarının durumunun sorulması üzerine cevap veren Keçeli, "Gelinen aşamada yüzlerce aktivistin İsrail tarafından alıkonulduğunu biliyoruz. Bunun arasında 50’ye yakın vatandaşımız da bulunmakta. Bazı vatandaşlarımızın çifte vatandaş olmasından dolayı kesin bir rakam vermemiz mümkün olamıyor. Teknelere el konulmasının hemen ardından konsolosluk görevlilerimiz devreye girdiler. Filo’nun avukatları ve diğer ilgili ülke büyükelçilikleriyle de eş güdüm içerisinde çalıştılar. Elde edilen bilgileri de biz vatandaşlarımızın aileleriyle hemen paylaşmaya çalıştık. Filo’da yer alan vatandaşlarımız diğer ülke aktivistleriyle beraber 2 Ekim tarihinde Aşot Limanı’nda karaya çıkarıldılar bildiğiniz gibi. Buradaki idari işlemlerin ardından İsrail’in güneyinde yer alan gözaltı merkezine kademeli olarak nakledildiler. Bugün konsolosluk görevlilerimiz vatandaşlarımıza ilk kez bu gözaltı merkezinde bir araya geldiler. Yaklaşık 8 saattir konsolosluk görevlilerimiz orada ve vatandaşlarımızla doğrudan ilk kez temas kurdular. Bize ilk gelen bilgilere göre vatandaşlarımızın genel sağlık durumunda endişe edilecek bir durum bulunmuyor" diye konuştu. Filo’da bulunan Türk vatandaşlarının yurda dönmesi için çalışmaları sürdürdüklerini söyleyen Öncü Keçeli, "Geldiğimiz noktada vatandaşlarımızın İsrail’den en hızlı ve en sağlıklı şekilde tahliye edilmesi için çeşitli alternatifler üzerinde duruyoruz. Bu planlar arasında vatandaşlarımızın yarın yani cumartesi günü öğleden sonra özel bir uçak seferiyle Türkiye’ye getirilmesi de var. Biz en etkin şekilde bu süreç nasıl tamamlanır bunu anlamaya çalışıyoruz. Bu yönde yoğun bir mesai yürütüyoruz. Arkadaşlarımız konuyu hem yerel makamlar nezdinde takip ediyorlar hem de Türkiye’deki ilgili makamlarla ilgili kurumlarla koordinasyonumuz sürüyor. İnşallah gelişmeler netlik kazandıkça kamuoyumuzu bu konuda bilgilendireceğiz" ifadelerini kullandı. İsrail’den tahliye için diğer ülkelerden Türk Dışişleri Bakanlığı ile iletişime geçen ülkelerin sorulması üzerine, Sözcü Keçeli, "Evet oldu. Biz biliyorsunuz geçmişte de üçüncü ülkelere çeşitli insani krizlerden, çeşitli doğal felaketlerden kurtarma tahliye edilmesi konusunda çok yardım sağlamıştık. Bu defa da üçüncü ülkeler bizimle temasta bulundular. Biz imkanlar çerçevesinde üçüncü ülke vatandaşlarının da İsrail’den ayrılması için yardım sağlamaya hazırız. Örneğin Malezya makamları bugün bizimle temas sağladılar ve böyle bir ricada bulundular. Biz de elimizden geleni bu konuda yapıyoruz" dedi. (FD
Bakan Tunç: "Türkiye’yi terörden tamamen kurtaralım"
03 Ekim 2025 Cuma - 19:10 Bakan Tunç: "Türkiye’yi terörden tamamen kurtaralım" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Terörle mücadelede binlerce şehit verildi. Bu uğurda şehitler verdik, gazilerimiz oldu. Trilyonlarca kayıp yaşadık, bu kaybı yaşamasaydık bugün ’enflasyon’ diye hiçbir şey konuşmazdık. Terör fitnesi hem trilyonlarca kayba uğrattı hem de büyük acılar yaşamamıza neden oldu. Şimdi artık diyoruz ki bu kayıpları yaşamayalım. Türkiye’yi terörden tamamen kurtaralım" dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, cuma namazının ardından Edirne Sarayı’nda süren ihya çalışmalarını inceledi. Adalet Kasrı’nı gezen Bakan Tunç, Edirne Valisi Yunus Sezer ve AK Parti heyetiyle birlikte yetkililerden bilgi aldı. Ardından AK Parti Edirne İl Başkanlığı’nı ziyaret eden Tunç, partililerle bir araya geldi. AK Parti Edirne İl Başkanlığı’nda yaptığı konuşan Bakan Tunç, Türkiye’nin 41 yıldan bu yana terörle mücadele ettiğini vurguladı. "Türkiye’yi terörden tamamen kurtaralım" Türkiye’yi terörden tamamen kurtarmak istediklerini ifade eden Bakan Tunç, "Terörle mücadelede binlerce şehit verildi. Bu uğurda şehitler verdik, gazilerimiz oldu. Trilyonlarca kayıp yaşadık, bu kaybı yaşamasaydık bugün ’enflasyon’ diye hiçbir şey konuşmazdık. Ekonomik kalkınmamız ve refahımız kat kat yüksek olurdu. Terör fitnesi hem trilyonlarca kayba uğrattı hem de büyük acılar yaşamamıza neden oldu. Şimdi artık diyoruz ki bu kayıpları yaşamayalım. Türkiye’yi terörden tamamen kurtaralım. O şehitlerimiz terörsüz Türkiye için mücadele ettiler, biz de onların emanetine sahip çıkarak terörsüz Türkiye’yi inşallah başarıya ulaştırmak zorundayız. Hukuk devleti imkanları içerisinde bunlar gerçekleşecek. Milletimizi rahatsız edecek, şehit ailelerimizi rencide edecek hiçbir adımı bugüne kadar atmadık. Bundan sonra da atmayız. Milletimiz ne isterse onu yaparız. Biz milletimizin partisiyiz. Milletimizin taleplerine duyarlı olduğumuz için 23 yıldır iktidardayız, millet bizden vazgeçmedi" dedi. "Anayasayı, darbecilerin yazmış olması bile tek başına değiştirmek için yeterli bir sebeptir" Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu belirten Bakan Tunç, "Bu kadar reforma, bu kadar demokratikleşme adımlarımıza rağmen anayasamızdaki vesayetçi ruhu tamamen silmek yeni bir anayasayla mümkün olacaktır. Demokratik, sivil, katılımcı bir anayasayı, milletin temsilcilerinin yazdığı ve onların oyladığı ve sonra millet tarafından oylanan bir anayasayla Türkiye Yüzyılı’na başlamamız lazım. Bu bizim milletimize olan borcumuz. Anayasayı, darbecilerin yazmış olması bile tek başına değiştirmek için yeterli bir sebeptir. İnşallah parlamentoda bir uzlaşma zemini olur, hem terörsüz Türkiye hedefinde hem de yeni anayasa hedefinde ülkemiz önemli mesafeler alır" dedi. Bakan Tunç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konan hedeflere tek tek ulaşarak Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte inşa edeceklerini belirtti.
Bakan Tekin: "Özel rehabilitasyon merkezlerinde eğitim desteği verdiğimiz yaklaşık 600 bin özel eğitim öğrencimiz var"
03 Ekim 2025 Cuma - 19:07 Bakan Tekin: "Özel rehabilitasyon merkezlerinde eğitim desteği verdiğimiz yaklaşık 600 bin özel eğitim öğrencimiz var" Beşiktaş’ta, özel eğitimde rehberlik çalışmaları iş birliği protokolü imza törenine katılan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Özel rehabilitasyon merkezlerinde eğitim desteği verdiğimiz yaklaşık 600 bin özel eğitim öğrencimiz daha var. Yaklaşık olarak 3 bin 200 tane özel rehabilitasyon merkezimizde bu hizmetleri veriyoruz" dedi. Beşiktaş Şehit Öğretmen Hüseyin Tunç Özel Eğitim Okulu’nda özel eğitimde rehberlik çalışmaları iş birliği protokolü imza töreni düzenlendi. Törene Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Milli Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Mustafa Otrar, öğrenciler ve öğretmenler katıldı. Program saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra müzik gösterisiyle devam etti. Programda konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Bazı insanların engelleri görünüyor bazılarınınki görünmüyor. Mesela kalbinde katılık olan kalbinde vahşet olan İsraillilere baktığımızda engelsiz mi diyeceksiniz? Ben şöyle bakıyorum bazı insanların engellerini görebiliyoruz, bazı insanların göremiyoruz. Cenab-ı Allah hepimizi aynı yaratmış. Bir kısmımız engellerimizle yaşamayı biliyoruz. Bir kısmımız engellerimizi dışarıdan hissettiriyoruz. Bir kısmımızınki hissedilmiyor. Hepimiz aynı dünyada yaşıyoruz. Hepimiz aynı nimetlerle donatılmış dünyada yaşıyoruz ve hepimiz eşitiz" dedi. Milli Eğitim Bakanlığı olarak özel eğitim ve rehabilitasyon alanında yaptıkları faaliyetten söz eden Bakan Tekin, "Genel müdürümüz 724 bin öğrenciden bahsetti. Bu öğrencilerimizin içerisinde bir kısmı kaynaştırma öğrencisi. Bir kısmı özel eğitim okuluna devam ediyor. Bir kısmı özel eğitim sınıfında. Evde bakım hizmeti verdiğimiz öğrencilerimiz var. Hastanede bakım hizmeti verdiğimiz öğrencilerimiz var. Bunu ben uluslararası toplantılarda böyle 5 kategoriden bahsettiğimde, gerçekten Türkiye adına bu ülkede eğitime bu kadar katkı veren sayın Cumhurbaşkanı’mıza bir kez daha teşekkürü borç biliyorum. Bu rakamların dışında özel rehabilitasyon merkezlerinde eğitim desteği verdiğimiz yaklaşık 600 bin özel eğitim öğrencimiz daha var. Yaklaşık olarak 3 bin 200 tane özel rehabilitasyon merkezimizde bu hizmetleri veriyoruz" ifadelerini kullandı.
Bakan Tekin: "Dünyadaki eğitimciler asıl işini unutmasaydı Filistin’de 60 binin üzerinde insanın soykırıma tabi tutulduğu dünyayı yaşamazdık"
03 Ekim 2025 Cuma - 18:39 Bakan Tekin: "Dünyadaki eğitimciler asıl işini unutmasaydı Filistin’de 60 binin üzerinde insanın soykırıma tabi tutulduğu dünyayı yaşamazdık" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Dünyadaki eğitimle ilgili kişiler asıl işlerini düzgün yapsaydı bugün Filistin’de 60 binin üzerinde insanın vahşice bir soykırıma tabi tutulduğu bir dünyayı yaşamazdık" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İstanbul Öğretmen Akademileri ve Atölyeleri’nin 2025-2026 eğitim öğretim yılı açılışı için İstanbul Üniversitesi’nde düzenlenen programda ilk derse katıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e, İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, İstanbul Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Yahya Güldiken ile diğer protokol üyeleri eşlik etti. Program 1 dakikalık saygı duruşunda bulunmasının ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. "Dünyaya adalet getirmek üzere kurgulanan bir medeniyetin parçasıyız" Bakan Tekin ilk derste yaptığı konuşmada "Bizim içinde neşet ettiğimiz medeniyet ve müntesibi olmaktan gurur duyduğumuz medeniyet, dünyaya adalet getirmek üzere kurgulanan bir medeniyetin parçasıyız. Dolayısıyla bizim aslında attığımız her adım, yürüttüğümüz her iş, bugünün özelinde de Türkiye Yüzyılı Maarif Modelini inşa ederken, kurgularken, çıkış noktamız burasıydı. Bir kere devletin varoluş gerekçesi, eğitimin varoluş gerekçesi, bizim Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli için içerisine ısrarla yerleştirdiğimiz insan. İnsan olmamızdan kaynaklanan birbirimize duyduğumuz saygı, insan olmamızdan kaynaklanan etrafımızdaki kişilere duyduğumuz saygı, onların temel hak ve hürriyetlerine duyduğumuz saygı, doğaya, tüm canlılara duyduğumuz saygı. Bizim aslında eğitim ve öğretim sistemimizin odağında olan bir konu" dedi. "Filistin’de 60 binin üzerinde insanın vahşice bir soykırıma tabi tutulduğu bir dünyayı yaşamazdık" Konuşmasına devam eden Bakan Tekin, "Dünyada eğitimle ilgili kişiler asıl işini unutmasaydı bugün Filistin’de 60 binin üzerinde insanın vahşice bir soykırıma tabi tutulduğu bir dünyayı yaşamazdık. Biz eğer asli işlevimiz olan barışı, insan haklarını, insanın yek değerine duyması gereken saygıyı, adaleti önceleyen bir düzeni tesis etmeyi varlık sebebimiz olarak görseydik, eğitim öğretim sistemleri olarak. Bugün bahsettiğimiz şeylerin hiçbirisi yaşanmazdı. Yaklaşık 52 dakikada 1 çocuk şu anda Gazze’de şehit ediliyor. Bunların içerisinde henüz 1 yaşını bile tamamlamamış kişiler var. Dolayısıyla ben şunun altını çizmek istiyorum, biz bir adım attık. Attığımız adımla Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli diye tanımladığımız modelle bunu uluslararası ortamlara da bu şekilde savunuyoruz. Diyoruz ki gelin eğitimle ilgilenen yöneticiler olarak bizler asli işlerimizi yani dünyaya barış getirmek, dünyaya adalet getirmek, dünyada temel hak ve hürriyetlerin korunduğu bir düzeni hep beraber inşa etmek, dünyada demokrasinin egemen olduğu bir düzeni inşa etmek için hep beraber çaba sarf edelim. Biz Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı olarak bunu merkeze alan bir eğitim öğretim programı inşa ettik" ifadelerini kullandı. "Milli Eğitim Akademisi 3 tane işlevi yerine getirecek" Milli Eğitim Akademisinin 3 işlevi yerine getireceğini söyleyen Bakan Tekin, "2016 yılında pilot uygulama olarak başlattığımız öğretmen akademilerini, geçtiğimiz yıl kurumsal hale getirecek bir yasal düzenleme hayata geçirdik. Milli Eğitim Akademisi 3 tane işlevi yerine getirecek. Bunlardan biri öğretmen istihdam süreci. İkincisi öğretmen arkadaşlarımızın 5’er yıllık periyotlarla mesleki gelişimlerinde düzenlemek. Aslında bu öğretmen akademilerinin pilot başlangıç diye tanımlamaya çalıştığım 2016’daki süreç buydu. Eğitim akademisi bu işlevi yerine getirecek. Bu arada İstanbul’daki ilk milli eğitimimiz akademimizde tahmin ediyorum restorasyonu bitti. Sultanahmet’teki binamız onu da yakın bir zamanda hizmete açmış olacağız. Milli eğitim akademilerinin üçüncü işlevi de eğitim kurumu yöneticisi arkadaşlarımızın çok zorlandıkları konular var. Bir test sınavıyla eğitim kurumu yöneticisi oluyorlar ve sonrasında neyle karşılaşacaklarını görmüyorlar. Bizim milli eğitim akademisinde yapacağımız üçüncü iş, eğitim kurumu yöneticisi yetiştirmek" diye konuştu. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, daha sonra Beyazıt Ford - Otosan İlkokulu öğrencilerini ziyaret ederek bayrak törenine katıldı.
Gazze için tekne ile denize açıldılar
03 Ekim 2025 Cuma - 18:38 Gazze için tekne ile denize açıldılar Artvin’in Arhavi ilçesinde Filistin’e destek amacıyla, Türk ve Filistin bayraklarıyla donatılan tekneler denize açıldı. "Sumud Filosuna" destek için düzenlenen programa çok sayıda vatandaş katıldı. Filistin’e Destek Platformu öncülüğünde organize edilen programda Arhavi Balıkçı Barınağı’nda toplanan tekne ve gemiler, Türk ve Filistin bayraklarıyla süslenerek denize açıldı. Karadeniz açıklarında bir süre yol alan tekneler, daha sonra Hopa İskelesi’ne ulaştı. Burada toplanan vatandaşlar, denizden gelen konvoyu alkışlarla karşıladı. İlim Yayma Cemiyeti Artvin Şube Başkanı Hayati Güneri, Filistin davasının insanlığın ortak meselesi olduğunu vurgulayarak, "Bugün burada vicdanımızın sesini duyurmak, insanlığın çağrısını yükseltmek için toplandık. Sumud Filosuna destek vermek, Filistin halkının yanında olduğumuzu göstermek için buradayız" dedi. Gazze’de sivillerin yıllardır abluka altında yaşadığını hatırlatan Güneri, "Onların umudu bizim umudumuzdur, direnişleri bizim direnişimizdir. Dünyanın neresinde olursa olsun, masumlar ölürken susamayız" ifadelerini kullandı. Katılımcılar, üzerinde "İnsanlığın Ortak Vicdanı SUMUD Filosuna Selam Olsun", "Direnişin ve Umudun Filosu SUMUD" yazılı pankartlar açtı. Tekbir getiren grup, "Siyonist İsrail Gazze’den Defol" ve "SUMUD’a Selam Direnişe Devam" sloganları attı. Program, okunan dua ile sona erdi. Etkinliğe Hopa Kaymakamı Abdullah Aslan Türk, Arhavi Belediye Başkanı Turgay Ataselim, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.