Son Dakika
|
Kadın avukat cinayetinde zanlının ifadesi ortaya çıktı: ''İstemeden vurdum''
İnşaatta kafasına mutfak tüpü düşen işçi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Şemdinli’de dereye düşen çocuğun cansız bedeni bulundu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Kahramanmaraş’ta okul saldırısında ölenler unutulmuyor
İstanbul’da 1 Mayıs’ta gözaltına alınan 580 kişi serbest bırakıldı
Maltepe’de ormanda erkek cesedi bulundu
Hamaney: "Düşmanlar ekonomik alanda da umutsuzluğa düşmeli"
İran'da patlama: 14 asker hayatını kaybetti!
Nevzat Bahtiyar’a verilen 17 yıl hapis cezasının gerekçesi açıklandı
Trump’tan AB menşeli otomobil ve ağır vasıtalara yüzde 25 gümrük vergisi kararı
POLİTİKA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aile güçlü olduğunda bireyler de toplum da güçlü olur"
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 14:49:37
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Evlilik yaşı yükselmekte, boşanma oranları artmakta, bunların bir sonucu olarak doğurganlık hızımız düşmektedir. Rakamlar hepimiz için tedirgin edicidir" dedi. Erdoğan, "Güçlü ve sağlıklı ailelerde aziz milletimizin mutlu ve müreffeh geleceğinin güvencesi, artan saldırılar karşısında sığınılabilecek en güvenli limandır" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Tanıtım Programı’na katıldı. Programda açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "10 yıllık bir dönemde ailelerimizi güçlendirmek, nüfusumuzu artırmak, sosyal ve ekonomik hayatın her alanında ailenin merkezi rolünü sağlamlaştırmak için güçlü bir irade ortaya koyan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızı gönülden tebrik ediyorum. Aynı şekilde artan tehditler ve tehlikeler karşısında aile müessesesinin asli misyonunu icra etmesine katkı veren sivil toplum kuruluşlarımıza, medyada ve sosyal medyada bu mücadeleye destek olan her bir kardeşime kalpten teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. "Aile güçlü olduğunda bireyler - toplum güçlü olur" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şu bir gerçek ki; bir milletin gücü sadece ordusunun kudreti, ekonomisinin büyüklüğü veya teknolojisinin ileri olmasıyla ölçülemez. Bunların yanı sıra bir milletin gücü; yuvalarında tüten ocakta, beşiklerinde büyüyen evlatlarda, nesilden nesile taşınan değerlerde gizlidir. Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Belgemiz, bunun doğrultusunda atılacak adımların aile kurumuna daha da büyük bir güç katacağına inanıyor; ülkemiz, milletimiz ve tüm ailelerimiz için şimdiden hayırlı olmasını diliyorum. Bugün ayrıca 2025 Aile Yılı kapsamında düzenlenen çeşitli yarışmalarda dereceye giren kardeşlerimize ödüllerini takdim edeceğiz. ’Ailemiz Geleceğimiz’ temalı fotoğraf ve kısa film yarışmaları başta olmak üzere ödüle layık görülen tüm kardeşlerimizi de tebrik ediyorum" dedi. "Aile, insanın hem en korunaklı çatısı hem de ilkokuludur" Aile, insanın hem en korunaklı çatısı hem de ilkokulu olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hepimiz bir annenin, bir babanın evlatlarıyız. Hepimiz varlığımızı ailelerimize borçluyuz. Evlat olmamız da anne baba olmamız da ailelerimiz sayesindedir. Aile, insanın hem en korunaklı çatısı hem de ilkokuludur. Hayata önce ailede hazırlanılır. Merhamet, şefkat, empati kurmak ilkin ailede öğrenilir. Sevgi ve kardeşliğin ilk tohumu ailede atılır. Vatan, millet sevgisinin ilk adresi ailedir. Şahsiyet ailede oluşur ve o çatı altında tekamül eder. İnsan neslinin ayakta durabilmesini sağlayan da yine ailedir. Aile güçlü olduğunda bireyler güçlü olur, dolayısıyla toplum güçlü olur. Aile zayıfladığında, zayıflatıldığında ise birey zayıflar, toplum kan kaybeder. Ailenin huzuru milletin huzurundan, ailenin saadeti milletin saadetinden, ailenin güvenliği milletin güvenliğinden, ailenin birliği milletin birlik ve beraberliğinden ayrı düşünülemez. Anayasamızın 41. maddesinde yer alan ’Aile Türk toplumunun temelidir’ ilkesi hem bir yükümlülüğü hem de milletimizin asli kimliğini ortaya koyan son derece veciz bir ifadedir" ifadelerini kullandı. "Vatanımızın anavatan olması tesadüf değildir" Türk milleti tarih boyunca aile bağlarının güçlülüğü, devamlılığı sayesinde varlığını sürdürmüş, maruz kaldığı tüm tehditleri bertaraf etmiş ve kültürel kodlarını korumayı başardığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Vatanımızın anavatan olması tesadüf değildir. Devletimizin devlet ana olması tesadüf değildir. İnsanımızın gönlünde tüten ocağın aile ocağı, ana ocağı, baba ocağı olması asla ve asla tesadüf değildir. Bu kavramların her birinin temelinde binlerce yıllık hayat tecrübesi, kültür mirası, inanç dünyamızdan neşet eden kadim değerlerimiz vardır. Nasıl güçlü ve sağlıklı bireyler fertleri arasında hak ve ödevlerin dengeli dağıtıldığı, sorun çözme kapasitesi yüksek haneler olarak tarif ettiğimiz güçlü ve sağlıklı ailenin temeli ise, güçlü ve sağlıklı aileler de aziz milletimizin mutlu ve müreffeh geleceğinin güvencesi, artan saldırılar karşısında sığınılabilecek en güvenli limandır. Dijital teknokültür çağında insana ve hayata dair hemen her şey gibi aile de dönüşüyor, form değiştiriyor, elbette ciddi sınamalarla karşılaşıyor. Alışılagelmiş yapıların çözüldüğü, insanın yol ve yön arayışının arttığı bir dönemdeyiz. Böyle bir dönemde 86 milyonun sorumluluğunu taşıyan kadrolar olarak ülkemiz ve milletimiz için en iyisini yapmanın, muhtemel riskleri, tehditleri ve fırsatları öngörerek Türkiye’yi yarınlara hazırlamanın gayretindeyiz" şeklinde konuştu. "Aileyi değersizleştirirken çok çocuklu aileleri cehaletle, taşralılıkla, yobazlıkla suçladılar" Ülkeyi yönetme vazifesini üstlendiğimiz 2002’den beri bunun mücadelesini verdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hatırlarsanız 2007 yılında en az 3 çocuk diyerek hızla yaklaşan bir tehlikeye dikkat çekmiştik. Bu çağrımız ülkeye dair her konuya ideolojik gözlükle bakanların tepkisini çekmiş, bizi son derece seviyesiz ifadelerle eleştirmişlerdi. Hayat tarzına müdahaleden inanç değerlerimizi hedef alan küstahlıklara kadar nice akıl ve ahlak dışı ithama, iftiraya, edepsizliğe maruz kaldık. Sonuçta ne oldu? Aradan geçen sürede 3 çocuk çağrılarımızın haklılığı ispat edilmiş oldu. O günlerde bizi eleştirenler bugün hakkımızı teslim etmek zorunda kalıyor. Şundan emin olunuz ki yarın tarih tekerrür edecek. Aileye önem ve öncelik verdiğimiz için bizi bireyi önemsizleştirmekle veya kadını zayıflatmakla suçlayanların iddialarının absürtlüğü ortaya çıkacak. Ailenin korunmasına ve güçlendirilmesine yönelik çabalarımızın doğruluğu gelecekte çok daha iyi anlaşılacak. Bakınız bunu özellikle şunun için söylüyorum: Türkiye olarak aile ve nüfus meselesinde sadece dünyada yaşanan hızlı değişimlerin etkilerini hissetmekle kalmıyoruz; aynı zamanda 1960’lardan itibaren devreye konulan yanlış politikaların ve algıların olumsuz sonuçlarıyla da yüzleşiyoruz. Bilhassa yaşı ellinin üzerinde olanlar çok iyi hatırlayacaklar; ülkemizde yıllarca şöyle bir propaganda yağmuruna tutulduk. Bize nüfusla kalkınma arasında birbirine zıt bir ilişkinin olduğu söylendi. Yani nüfus ve doğurganlık arttıkça yoksulluğun artacağı, refahın azalacağı ifade edildi. Nüfus kontrol politikalarını bir tabu haline getirerek en küçük bir aykırı sese, fikre müsaade etmediler. Ayrıca aileyi değersizleştirirken çok çocuklu aileleri cehaletle, taşralılıkla, yobazlıkla suçladılar" açıklamasında bulundu. İstanbul’un göbeğindeki hastanelerde sırf ücret ödenmediği için cenazelerin rehin alındığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul’un göbeğindeki hastanelerde sırf ücret ödenmediği için cenazeler rehin alınırken sağlık sisteminin iyileştirilmesi için kullanılması gereken kaynaklar, dışarıdan reçete edilen nüfus kontrol politikalarıyla çarçur edildi. Bugün ise çocuğu aileye, nüfusu ülkeye yük gören anlayış tamamen iflas etmiş durumda. Hatta refah toplumu olarak dünyaya örnek gösterilen ülkelerin hemen hepsi nüfus artış hızının azalmasından dert yanıyorlar. Aynı şekilde küresel cinsiyetsizleştirme akımları karşısında aile kurumunun irtifa kaybetmesine mani olamıyorlar. Kimi ülkelerde sorun öyle bir boyuta ulaştı ki eğer göçmenler olmasa ekonomi çökecek, hayat duracak, en temel hizmetler verilemeyecek. Ekonomik, ticari ve beşeri bakımdan dünya ile bütünleşmiş bir ülke olarak bütün bunlardan maalesef bizler de etkileniyoruz. Aile bağlarımız, evlilik yaşı yükselmekte, boşanma oranları artmakta, bunların bir sonucu olarak doğurganlık hızımız düşmektedir. Doğrusunu söylemek gerekirse rakamlar hepimiz için tedirgin edicidir. Mesela doğurganlık hızımız 2017’den itibaren nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,1’in altına indi. 2024’te 1,48’e düşen oranın maalesef 2025 yılında daha da geriye gittiğini tahmin ediyoruz. Ülkemizde 2014’te yılda 1 milyon 351 bin bebek dünyaya gelirken 2023’te bu rakam 1 milyonun altına düştü. Oysa bizim kültürümüzde çocuk evin neşesi; bunun yanında kızdan torun bahçe gülü, oğuldan torun ise oğul balı olarak görülür. Ancak 10 yılda sofralarımızdan yarım milyona yakın küçük kaşık eksildi. Şurası da endişe vericidir, ortanca yaşımız 2025’te 34,9’a çıktı. Yani her iki vatandaşımızdan biri artık yaklaşık 35 yaşındadır. Yaşlı nüfus oranımız ise 2025 itibarıyla yüzde 11,1’e yükseldi. Üstelik kırsalda yaşayan yaşlı nüfus çocuk nüfusunu geçmiş durumda. Dikkatinizi çekmek istediğim bir başka oran artık 30,08’e düşen hanehalkı büyüklüğüdür. Tek kişilik hanelerin oranı ise yüzde 20,5’a ulaşmıştır. İlk evlenme yaşı erkeklerde 28,5’a, hanımlarda 26’ya çıkarken 20-24 yaş aralığında hiç evlenmemiş kadın oranı yüzde 79, erkeklerde yüzde 94’tür" dedi. "Aile ve Gençlik Fonunu önce deprem bölgemizde, ardından tüm Türkiye’de hayata geçirdik" Milletçe önümüzde geleceğimiz adına endişelenmemiz, bununla kalmayıp çözümü için harekete geçmemiz gereken bir tablonun bulunduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burada ifade etmek isterim ki bu endişe verici tablo sadece Türkiye’nin meselesi değildir. Avrupa’dan Uzak Doğu’ya kadar birçok ülke yaşlanan nüfus, azalan doğum oranları ve çözülmeye başlayan aile yapısıyla karşı karşıyadır. Oralarla kıyaslandığında Türkiye hamdolsun çok iyi bir konumdadır. Örneğin bizde 35’e yaklaşan ortanca yaş Avrupa’da 45’tir. Türkiye Avrupa Birliği’nden halen 10 yaş daha gençtir. Ama buna rağmen biz şimdiden gerekli tedbirleri almaya, tıpkı üç çocuk çağrımızda olduğu gibi yarının risklerini şimdiden azaltmaya çalışıyoruz. Hükümet olarak uzun bir süredir güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum şiarıyla oldukça geniş kapsamlı politikalar uyguluyoruz. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın ismindeki aile ifadesine bile tahammül edemeyen marjinal zihniyete rağmen çok önemli adımlar attık. 2025 senesi aile merkezli politikalarımızda bir dönüm noktası teşkil etti. Aile ve Gençlik Fonunu önce deprem bölgemizde, ardından tüm Türkiye’de hayata geçirdik. 2026 yılında kredi tutarını artırdık ve şartları kolaylaştırdık. Yuva kuracak gençlerimize verdiğimiz 150 bin liralık destek tutarını 200-250 bin liraya yükselttik. Genç çiftlerimize 2 yıl geri ödemesiz 48 ay vadeli kredi sağlıyoruz. 1 Ocak 2025 itibarıyla doğum yardımlarımızın tutarını yükselttik, Temmuz 2025’te yarı zamanlı çalışma yönetmeliğini yürürlüğe koyduk. Sosyal konutlardan yararlanmada 3 ve daha fazla çocuklu ailelerimize öncelik tanıdık. En son biliyorsunuz doğum izni sürelerini yeniden düzenledik. Dün yürürlüğe giren kanuna göre çalışan anneler doğum izinlerini artık 24 hafta olarak kullanabilecek. Düzenleme ile özel sektör çalışanlarının babalık iznini kamu çalışanlarında olduğu gibi 10 güne çıkardık. Ayrıca koruyucu aile olacaklara da 10 gün izin hakkı tanıdık. Yeni yasamızın başta annelerimiz olmak üzere tüm ailelerimize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum" diye konuştu. 2025 Aile Yılı ile ülke genelinde bir bilinçlenmeye vesile olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burada şunun da altını çizmekte fayda görüyorum: 2025 Aile Yılı ile ülke genelinde bir bilinçlenmeye vesile olduk. Aile ve nüfus meselesini toplumun ve siyasetin gündemine taşıdık. Şimdi bunu bir üst seviyeye çıkarmak istiyoruz. Bu amaçla 2026-2035 dönemini ’Aile ve Nüfus 10 Yılı’ olarak belirledik. Aile ve Nüfus 10 Yılı; aileyi toplumun temeli, nüfusu ise milletimizin geleceğinin teminatı olarak gören güçlü bir devlet iradesinin tezahürüdür. Vizyon belgemiz ise insanla başlayan, aileyle köklenen, nesillerle büyüyen, nüfusla güçlenen, istikbale yürüyen Türkiye vizyonunun yol haritasıdır. Belgemizi birbirini tamamlayan beş stratejik öncelik üzerine bina ettik. Birinci stratejik önceliğimiz; aile kurumunun ve nesillerin korunmasıdır. İkinci önceliğimiz; evlilik müessesesinin teşvikidir. Üçüncü önceliğimiz; doğurganlık hızının artırılmasıyken; dördüncüsü gençlerin nitelikli yetiştirilmesi ve yaşlı refahıdır. Beşinci ve son stratejik önceliğimiz ise kırsalın yerinde kalkınması ve nüfusun dengeli dağılımıdır. 10 yılın önceliklerini hayata geçirmek için araştırma, kurumsal kapasite, mevzuat, iletişim ve diplomasi cephelerinde de çalışmalar yürüteceğiz. Bundan böyle mayıs ayının son haftasını ’Milli Aile Haftası’ olarak kutlamak toplumsal farkındalığın artırılmasını da sağlayacaktır. Kamu kurum ve kuruluşlarımız stratejik planlarını, bütçelerini, performans hedeflerini aile ve nüfus eksenini ihtiva edecek biçimde geliştirecektir. Biz de bunun en üst düzeyde takipçisi olmaya devam edeceğiz" dedi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 14:48
CHP ve YRP’den ayrılan 100 kişi AK Parti’ye katılı
Diyarbakır’da Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Yeniden Refah Partisinden (YRP) ayrılan yaklaşık 100 kişi, AK Parti’ye katıldı. Diyarbakır Öğretmenevinde düzenlenen programa AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Suna Kepoğlu Ataman ve Mehmet Galip Ensarioğlu’nun yanı sıra Eğil Belediye Başkanı Fırat Seydaoğlu, AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Ömer İler ile partililer katıldı. Yeniden Refah Partisi ile Cumhuriyet Halk Partisi üyeliklerinden istifa eden yaklaşık 100 kişi AK Parti’ye katıldı. Katılımcılara rozetleri AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Suna Kepolu Ataman, Galip Ensarioğlu tarafından takıldı. Etkinlik hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 14:48
BBP Genel Başkanı Destici: "Türkiye tehdit edilemez"
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, ABD ile Benjamin Netanyahu yönetimi arasındaki ilişkilere sert sözlerle tepki göstererek, terörle mücadelede PKK’ya ‘şartsız silah bırakma’ çağrısı yaptı. Destici, çocukların eğitimi konusunda ise ailelere ve okullara büyük sorumluluk düştüğünü vurguladı. Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Sivas’ta basın mensuplarıyla bir araya gelerek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İl parti binasında düzenlenen toplantıda konuşan Destici önemli mesajlar verdi. Sivas’ta yürütülen yerel çalışmalara değinen Destici, belediye yönetimi, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların uyum içinde hareket ettiğini belirterek, bu birlikteliğin şehre olumlu yansıdığını ifade etti. Destici, konuşmasının Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail arasındaki ilişkilere değinerek, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu üzerinden sert eleştiriler yöneltti. ABD yönetiminin İsrail’in etkisi altında hareket ettiğini öne süren Destici, bu durumun küresel dengeleri olumsuz etkilediğini savundu. Bölgede süren gerilimlerin özellikle İslam dünyasını etkilediğini belirten Destici, savaşların sona ermesi için diplomatik çabaların artırılması gerektiğini ifade etti. "Devlet bu tür tehditlere boyun eğmez" Terörle mücadele konusuna da değinen Destici, PKK’nın şartsız olarak silah bırakması gerektiğini vurguladı. Terör örgütünün ve uzantılarının Türkiye’ye yönelik tehditkar söylemlerini eleştiren Destici, devletin bu tür tehditlere boyun eğmeyeceğini belirtti. Abdullah Öcalan ve örgüt yöneticilerinin açıklamalarına da değinen Destici, Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünden taviz vermeyeceğini söyledi. Destici, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti tehdit edilemez" dedi. "Eğitim ailede başlıyor" Son yaşanan toplumsal konulara dikkat çeken Destici, çocukların eğitimi ve ailelerin sorumluluğuna vurgu yaptı. Eğitimin ailede başladığını ifade eden Destici, okulların ve rehberlik sisteminin de bu süreçte kritik rol oynadığını belirtti. Türkiye’de eğitim sisteminin henüz istenilen seviyeye ulaşamadığını dile getiren Destici, özellikle ailelerin çocuklarıyla daha yakından ilgilenmesi gerektiğini söyledi. Maraş’ta yaşanan bazı üzücü olayın çocuklara yeterli ilgi gösterilmemesinin sonuçlarını ortaya koyduğunu ifade eden Destici, rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi. "Amerika Birleşik Devletleri’nin Başkanı dengesiz ve haydut bir adam" Mustafa Destici, Amerika Birleşik Devletleri’nin 10 milyonluk bir İsrail’in Terörist ve Soykırımcı bir Netanyahu’nun emrine girdiğini söyleyerek, "Gerçekten Sivas Belediyemiz, Belediye Başkanımız ekibiyle, meclis üyelerimizle, teşkilatımızla, Sivas halkıyla birlikte diğer siyasi partilerimiz, işte sivil toplum örgütlerimiz, muhtarlarımız bunların hepsiyle birlikte tam bir uyum içerisinde çok güçlü faydalı ve güzel çalışmalar gerçekleştiriyor. Kıymetli kardeşlerim Amerika Birleşik Devletleri’nin Başkanı dengesiz ve haydut bir adam ve Soykırımcı Netanyahu’yla birlikte el ele vermişler. Netanyahu daha doğrusu bunların artık hangi sırlarına sahipse bunları istediği gibi kullanıyor ve istediğini yaptırıyor. Epstein dosyalarının baş faktör olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama başka herhalde sırlarına da vakıflar ki bu kadar kontrollerini alabilmiş vaziyetteler. Düşünün ki koskoca Amerika koskoca dünya ve 10 milyonluk bir İsrail’in Terörist ve Soykırımcı bir Netanyahu’nun emrine girmiş vaziyette. Onun dediğini yapar hale gelmiş vaziyette. Onun için de her gün farklı bir açıklama yapıyor. Bir gün barıştan bahsediyor, ‘İran’la müzakereler sürüyor, barış sürüyor’ derken bile ‘Savaşı biz kazandık, liderlerini yok ettik, ordularını yok ettik’ gibi karşı tarafı kızdıracak ya da anlaşma masasından kaldıracak açıklamalarına devam ediyor. Ama tabi bizim dileğimiz ve temennimiz, Türkiye’nin de tıpkı kardeş Pakistan gibi bu savaşın bir an önce sona ermesi için uğraşmasıdır. Çünkü bedelini yine bizim bölgemiz ödüyor, bizim insanımız ödüyor. Müslüman kardeşlerimiz, İslam dünyası ödüyor" dedi. "Akıbetlerinin ne olacağını geçmişe bakarak çok net bir şekilde görebilirler" Destici, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne aba altından sopa gösterilemeyeceğini ve tehdit edilemeyeceğini belirterek, "Hem Sayın Cumhurbaşkanımızın hem de devlet yetkililerimizin açıklamaları vardı. PKK baştan şartsız, pazarlıksız ve müzakeresiz olarak içerideki ve dışarıdaki tüm unsurlarıyla silah bırakacak ve tüm uzantıları kendini feshedecek. Ama bugün bakıyoruz ne silah bırakmış vaziyetteler ne de kendilerini feshetmiş durumdalar. Tam tersine Türkiye’ye parmak sallıyorlar. DEM parti eş başkanları ara ara açıklama yapıyor. Öcalan, daha önce bir barış havadisi gibi açıklamalar yaparken artık Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne adeta parmak sallayarak, ‘Şunlar yapılmazsa bu iş farklı noktalara gidebiliriz’ şeklinde aracılarla beyanlarda bulunuyor. Dün en son Kandil’de bulunan karayılanın açıklamaları oldu. Türkiye, onların talep ettiği yasal değişiklikleri yapmazsa, genel af çıkmazsa gibi Türkiye’nin ve Türk milletinin asla kabul edemeyeceği şartlar ileri sürüyorlar ve silah bırakmayacaklarını ifade ediyorlar. Tam tersine, Türkiye’de var olan barış ortamının bozulacağını ya da uluslararası güçlerin burada kastettikleri İsrail ve Amerika Türkiye’ye karşı birtakım yaptırımlarda bulunacağını, hatta terör örgütünü de bu anlamda kullanabileceklerini söylüyorlar. Aslında kendi ağızlarıyla ne kadar kullanışlı aparatlar olduklarını da bu şekilde çok net ifade etmiş oluyorlar. Ama herkes şunu bilsin ki burası Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Bu milletin adı Türk milletidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne aba altından sopa gösterilemez, tehdit edilemez. Hele İsrail ve Amerika üzerinden bunlar hiç yapılamaz. Geçmişte de bunları yaptılar ve derslerini aldılar. Eğer şartsız, pazarlıksız ve müzakeresiz silah bırakmaz ve kendilerini feshetmezlerse, akıbetlerinin ne olacağını geçmişe bakarak çok net bir şekilde görebilirler" diye konuştu. "Ailelere büyük sorumluluk düşüyor" Destici, Maraş’taki yaşanan olaya da değinerek, "Biz elbette her şeyin eğitimle başladığını, öncelikle ailede başladığını ifade etmek istiyoruz. Daha sonra bunun okulla devam ettiğini ve toplumsal hayatın da gençler üzerindeki etkisinden bahsediyoruz. Bu nedenle burada ailelere büyük sorumluluk düşüyor. Çocukların takibi, yetiştirilmesi ve eğitilmesi önemlidir. Okullarımıza da elbette büyük sorumluluklar düşüyor. Maalesef Türkiye’de eğitim sistemimiz, bütün çabalara rağmen istediğimiz noktaya bir türlü gelemedi. Maraş’taki hadisenin acısı hala yüreğimizde. Bakın, baba emniyet müdürü, anne öğretmen ama çocuğa yeterince ilgi göstermemenin, sahip çıkmamanın sonucunun ne olduğunu görüyoruz. Rehberlik öğretmenlerimiz çok önemli. Hem iyi yetiştirilmeleri hem de okullardaki tespit ve raporlarının idare tarafından uygulanması gerekiyor" şeklinde konuştu.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 14:47
TBB seçimlerinde kavga
Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) seçimleri öncesinde eski İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun mektubunun okunması üzerine salonda arbede çıktı. Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Meclisi; Başkan, Meclis Başkanlık Divanı, İhtisas Komisyonu Üyeleri ile Encümen Üyeleri seçimi yapılması için Ankara’da bir araya geldi. TBB Başkanvekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in açılış konuşmasının ardından Divan’da konuşan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, İBB davası kapsamında tutuklu bulunan eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu okumak istemesi üzerine, salonda tepkiler oluştu. Çavuşoğlu’nun mektubu okumaya başlamasıyla birlikte AK Partili belediye başkanlarıyla CHP’li belediye başkanları arasında tartışma yaşandı. Belediye başkanlarının tartışmaları kısa sürede fiziksel arbedeye dönüştü. Tepkilerin ardından salonda bulunan bir grup kürsüye yöneldi ve bunun üzerine fiziksel arbede yaşandı. Yaşanan arbedenin ardından Olağan Meclis Toplantısı’na bir süre ara verildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
01 Mayıs 2026 Cuma- 00:22
Sosyal Hizmetler Kanunu Resmi Gazete’de yayımlandı
2
30 Nisan 2026 Perşembe- 18:14
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
3
30 Nisan 2026 Perşembe- 00:14
Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararına göre, Ankara İl Emniyet Müdürü Engin Dinç, Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alındı, yerine Konya İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek atandı.
4
30 Nisan 2026 Perşembe- 18:49
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP lideri Bahçeli görüşmesi sona erdi
5
01 Mayıs 2026 Cuma- 12:59
Malatya’da rezerv alan projeleri onaylandı
04 Ekim 2025 Cumartesi - 11:27
Bakan Göktaş’tan Milletvekili Gürcan’a hastane ziyareti
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, geçirdiği trafik kazasının ardından Eskişehir Şehir Hastanesi’nde tedavisi süren AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan’ı ziyaret etti. Ankara’dan Eskişehir’e dönerken geçirdiği trafik kazasında yaralanan Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan Eskişehir Şehir Hastanesi’nde tedavi altına alınmıştı. Milletvekili Gürcan’ın tedavisi sürerken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ziyarette bulundu. Bakan Göktaş, Milletvekili Gürcan’ın sağlık durumu hakkında hekimlerden bilgi aldı ve geçmiş olsun dileklerinde bulundu. Milletvekili Gürcan’ın tedavisinin hekimlerin gözetiminde sürdüğü, genel sağlık durumunun ise iyi olduğu belirtildi.
04 Ekim 2025 Cumartesi - 00:09
İçişleri Bakanı Yerlikaya: "Terörsüz Türkiye ile yeni bir sürecin arifesindeyiz"
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Terörsüz Türkiye ile yeni bir sürecin arifesindeyiz. Yıllarca kaynaklarımızı tüketen terör belası geride kaldı. Barut sustuğunda toprağa tohum, gönle umut ekilir. Artık enerjimizi yatırıma, üretime, sanayiye ve eğitime harcayacağız" dedi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, bir dizi ziyaretlerde bulunmak ve MÜSİAD’ın 110. Genel İdare Kurulu’na katılmak üzere Kayseri’ye geldi. Kentte bulunan bir balo salonunda düzenlenen Genel İdare Kurulu’na Bakan Yerlikaya’nın yanı sıra AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri Milletvekili Şaban Çopuroğlu, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, derneğin İl Başkanı Ferhat Akmermer, protokol üyeleri ve dernek üyeleri katıldı. Kuran-ı Kerim tilavetinin ardından Kayseri İl Müftüsü Durmuş Ayvaz’ın dualarıyla başladı. Kurulda açılış konuşmasını yapan derneğin İl Başkanı Ferhat Akmermer, "Bugün 3.7 milyar dolar olan ihracatımızı kurulacak birliğimiz sayesinde 5 yıl içerisinde 5 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Diğer mega projemiz ise Kayseri Şehir Endeksleri projesidir. Bu proje sadece ticari verileri değil, şehrin tüm gelişim alanlarını ölçen bir sistemdir" ifadelerini kullandı. Genel Başkan Özdemir ise, "Dünya tarihi bir kırılımın eşiğinden geçiyor. Küresel düzenin sarsıldığı, ittifakların yeniden şekillendiği, güç dengelerinin özellikle ticarette hemen her gün değiştiği günlerden geçiyoruz. Eski dünya düzeninin yıkıldığı ancak yeni dünya düzeninin ise halen kurulamadığı günler olarak da tarif edebiliriz. Ülkemiz tamda bu çalkantının orta noktasında ve merkezinde bulunuyor. Tüm zorluklara rağmen barışın ve adaletin tek güçlü temsilcisi konumunu koruyor" şeklinde konuştu. İsrail ordusu tarafından Sumud Filosu’na yapılan engellemeler hakkında konuşan AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş da, "Nasıl tarif edilir bilmiyorum. İnsanlık dışı canavarlığın ortaya koyduğu soykırımı engelleyebilmek için uzun zamandır denizde seyahat eden filo maalesef İsrail devletinin zulmüyle karşı karşıya kalıp, engellenmeye çalışıldılar. Dünyadaki 200’e yakın ülkenin devlet başkanlarının vicdanı olsaydı. Sumud Filosunun Gazze’ye gitmesini açlıkla imtihan edilen insanların böylesine bir vahşetin yaşanmasının insanlığa sığmayacağını anlatmasını beklerdim. Bu konuyu yüreğinden hisseden tüm dünyada sesini çıkarmaya çalışan, ‘dünya 5’den büyüktür’ diyerek, 5 ülkeden birisinin söz sahibi olup da diğerlerinin yok sayıldığı bir Birleşmiş Milletlerin artık işlevsiz kaldığını ortaya koyarak, onu daha da genel bir tanıda genel bir tanıma ulaştırmak için gayret gösteriyoruz" dedi. "Birileri kötülükleri içinde boğulurken, Filistin’i tanıyan ülkeler çığ gibi büyüyor " İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ise, "1999 yılında Pınarhisar’a gitmeden önce, MÜSİAD’ın beni ilk fahri üye olarak kabul etmesinin anlamını, mesajını ve kıymetini her zaman şükranla hatırlarım. MÜSİAD alın terinin adıdır. Helal kazancın, yerli duruşun, girişim ruhunun örgütlü gücüdür. Ahlâkı ilke, teknolojiyi hedef gören ve Anadolu’nun bereketini dünyaya taşıyan bir erdemliler hareketisiniz. Ticaret bizim kültürümüzde, medeniyet tasavvurunun asli unsurlarından biridir. Türkiye Yüzyılı vizyonu ise işte bu medeniyet kodlarımızı 21. yüzyılın diliyle yeniden inşa etme iddiasıdır. Bu vizyon, ‘yüksek ahlAk’ ile ‘yüksek teknolojinin’ aynı çatı altında buluşmasıdır. Savunma sanayinden dijitalleşmeye, enerjiden sağlık teknolojilerine, tarımdan lojistiğe uzanan geniş yelpazede ‘yerlileşme, millileşme ve küreselleşmeyi dengeli bir bütünlük içinde ele alan bir yol haritasıdır. Türkiye Yüzyılı; yerli ve milli kurumlarla büyük sıçramalar dönemi olacaktır. Bizim pusulamız hep insanlıktan yana oldu. Bugün Gazze’de süregelen soykırım, vicdan sahibi tüm yürekler tarafından lanetleniyor. Birileri kötülükleri içinde boğulurken, Filistin’i tanıyan ülkeler çığ gibi büyüyor. Türkiye olarak, 7 Ekim 2023 tarihinden itibaren, AFAD’ın koordinesinde, 14 uçak, 16 gemi ve 314 tırdan oluşan insani yardım malzemesini Gazze’ye ulaştırdık. Sağlık Bakanlığımız ve Dışişleri Bakanlığımızın koordinesinde, 2 bin 329 Gazze’li kardeşimizin ülkemize tahliyesini gerçekleştirdik. Biz devlet olarak, sizler gibi yüreği sağlam kuruluşlarla birlikte, mazlumların yanında durmaya, onların sesine ses olmaya devam edeceğiz inşallah" şeklinde konuştu. "Yıllarca kaynaklarımızı tüketen terör belası geride kaldı" Terörsüz Türkiye ile yeni bir sürecin arifesinde olunduğunun altını çizen Bakan Yerlikaya, "Yıllarca kaynaklarımızı tüketen terör belası geride kaldı. Barut sustuğunda; toprağa tohum, gönle umut ekilir. Artık enerjimizi; yatırıma, üretime, sanayiye ve eğitime harcayacağız. Sizler, bu konuda da elinizi taşın altına koydunuz. Hazırladığınız; ‘Terörsüz Türkiye Öneri ve Faaliyet Sunumu’, ‘Kalkınma, Uyum ve Kardeşlik Hukuku’ raporuyla terörsüz bir geleceğin inşasına güçlü katkılar sundunuz. Huzur ve güven olmadan; ne üretim rayına oturur, ne yatırımlar istikrar bulur ne de ihracat vites yükseltir. İçişleri Bakanlığı olarak bizler de; Türkiye’nin huzuru için, milletimizin güvenliği için 675 bin personelimizle, gece gündüz demeden ülkemizin her köşesinde teyakkuzdayız. Terörden organize suçlara, uyuşturucudan siber tehditlere, asayişten göç yönetimine ve trafik güvenliğine kadar her alanda; veriye dayalı, teknoloji destekli, insan odaklı, hukuk temelli bir mücadeleyi kararlılıkla yürütüyoruz. Şehir güvenlik yönetim sistemlerinden sınır güvenlik teknolojilerine; istihbari kapasitenin artırılmasından uluslararası iş birliklerine kadar her kulvarda daha iyinin peşindeyiz. Örneğin son 2 yılda; kişilere karşı işlenen 10 önemli suçta olay sayısını 61 bin 235, malvarlığına karşı işlenen 9 önemli suçta ise olay sayısını 103 bin 111 azalttık. Bu kabine dönemimizde, ülkemiz genelinde yaptığımız operasyonlarla, KOM, Narkotik ve siber alanda faaliyet gösteren bin 308 organize suç örgütünü çökerttik. Yine bu kabine dönemimizde ülkemiz genelinde, sadece zehir tacirlerine karşı yaptığımız operasyonlar sonucu 85 bin 899 şahıs tutuklandı. Suçla mücadelede bizim kadar rakamları böylesine detaylı ve şeffaf bir biçimde açıklayan başka bir ülke kolay kolay bulamazsınız. ABD Başkanı BM kürsüsünde; geçen yıl sadece ABD’de 300 bin insanın uyuşturucu nedeniyle hayatını kaybettiğini açıkladı. Oysa resmi rakamları bunun 4’te 1’i kadardı. Avrupa uyuşturucu raporuna göre, 2023 yılında uyuşturucu bağlantılı ölümlerin 1 milyon kişi başına düşen oranı: Estonya’da 135.2, Letonya’da 129.7, Norveç’te 93.5, Türkiye’de bu oran 5.1. Bizim bütün mücadelemiz, bir insanlık suçu olan uyuşturucudan, başta gençlerimiz olmak üzere tüm vatandaşlarımızı korumak. Sadece ülkemiz için değil, tüm insanlık için yapıyoruz" dedi. Konuşmaların ardından teşekkür plaketlerinin verilmesiyle program son buldu.
03 Ekim 2025 Cuma - 22:53
İnönü’de CHP’li Belediye Meclis Üyesi AK Parti’ye geçti
Eskişehir’de Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa ederek AK Parti’ye geçen İnönü Belediye Meclis Üyesi Murat Dağ, "Gördüğüm lüzum üzerine ve başkanımız Sayın Serhat Hamamcı’nın azimli çalışmaları sayesinde CHP’den istifa ederek büyük bir gururla AK Parti’ye geçtim" dedi. İnönü Belediye Meclis Üyesi Murat Dağ, CHP’den istifa ederek AK Parti’ye geçti. Bu çerçevede, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak ve İnönü Belediye Başkanı Serhat Hamamcı’nın katılımıyla tören programı düzenlendi. AK Parti İnönü İlçe Başkanlığı’nda gerçekleştirilen programda, Murat Dağ’ın rozetini Başkan Albayrak taktı. Program, akşam yemeği ile sona erdi. "Büyük bir gururla AK Parti’ye geçtim" İnönü Belediye Meclis Üyesi Murat Dağ, "2024 seçimlerinde CHP’den seçilmiştim. Ancak gördüğüm lüzum üzerine ve başkanımız Sayın Serhat Hamamcı’nın azimli çalışmaları sayesinde CHP’den istifa ederek büyük bir gururla AK Parti’ye geçtim. Bu süreçte desteklerini esirgemeyen belediye başkanım Sayın Serhat Hamamcı’ya, ilçe başkanımız Sayın Gökhan Aydın’a ve meclis üyelerimize teşekkür ederim" şeklinde konuştu. "Bu kervana katıldığından dolayı kendisine teşekkür ediyoruz" AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, "CHP’den partimize katılan kıymetli meclis üyemiz Murat Dağ kardeşimize hoş geldin diyoruz. AK Parti demek hizmet demek, ilçesine ve iline hizmet için çaba göstermek demek. Bu kervana katıldığından dolayı kendisine ayrıca teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Haklı bir gurur içerisindeyiz" İnönü Belediye Başkanı Serhat Hamamcı, şunları söyledi: "Bugün burada haklı bir gurur içerisindeyiz. Çalışmalarımızdan memnuniyet duyan Murat Dağ kardeşimiz, AK Parti meclis üyesi olarak bizlere katıldı. Kendisine hoş geldin diyor, teşekkür ediyorum." "Bizi yalnız bırakmayan başkanlarımızdan Allah razı olsun AK Parti İnönü İlçe Başkanı Gökhan Aydın, "AK Parti demek hizmet hareketi demek. Bakanlarımızdan, vekillerimizden, il başkanımızdan ve özellikle de belediye başkanımızdan Allah razı olsun. Bizi hiçbir zaman yalnız bırakmadılar" diye konuştu.
03 Ekim 2025 Cuma - 22:18
CHP Genel Başkanı Özel: "Muhalefete muhalefet devrini çok gerilerde bıraktık"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bolu’da düzenlenen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingine katıldı. İzzet Baysal Caddesi’nde düzenlenen mitingde kalabalığa seslenen Özel, "Bugün enflasyon rakamları açıklandı. And olsun ki bu parti iktidar olacak. Bu meydanda bir tane fakir kalmayacak. Bolu’da bir tane fakir kalmayacak" ifadelerine yer verdi. "İktidara muhalefet etmek varken kimse muhalefete muhalefetle uğraşmasın" Özel, "Muhalefete muhalefet devrini çok gerilerde bıraktık. Geçmişte hatalar oldu, kusurlar oldu, tartışmalar oldu. Haklıyı, haksızı orada bıraktık. Biz önümüze bakarken kol kola, omuz omuza, dayanışma içinde başımızdaki bu kötülüğe karşı kendini getiren, sandıktan kaçan, demokrasi treninden inen, bir daha seçim yapmamayı bile hesap eden, yapacaksa da kendinden sonrasına veliahtı bile aileden arayan birine karşı demokratik mücadele ile kazanacağız. Mücadeleyi büyütmeye, bütün muhalefete hep beraber sarılmaya söz mü? Sakın kimse, iktidara muhalefet etmek varken muhalefete muhalefetle uğraşmasın" dedi.
03 Ekim 2025 Cuma - 21:49
Adalet Bakanı Tunç, Kırklareli’nde temaslarda bulundu
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kırklareli’nde çeşitli ziyaretlerde bulundu. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ilk olarak Vali Uğur Turan’ı makamında ziyaret etti. Turan’dan bilgi alan Tunç, daha sonra adliye ve baroyu ziyaret etti. Bakan Tunç, sonrasında AK Parti İl Başkanlığını ziyaret ederek partilerle bir araya geldi.
03 Ekim 2025 Cuma - 21:48
Sumud Filosu’na ve Filistin’e destek için teknelerle Bartın Irmağı’na açıldılar
Bartın’da Sumud Filosu’na ve Filistin’e destek amacıyla balıkçılar, teknelerle Bartın Irmağı’nda konvoy oluşturdu. Sumud Filosu’na ve Filistin’e destek amacıyla Bartın Yalı bölgesinde Filistin ve Türk bayrakları ile yapılan etkinliklere, AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, Bartın Vali Yardımcısı Uğur Karakaya, Bartın Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Rufai Şahin, Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, kaymakamlar, ilçe belediye başkanları, Bartın Emniyet Müdürü Hüseyin Adatepe, kurum ve daire müdürleri, amirler, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile vatandaşlar katıldı. Türk ve Filistin bayrakları ile donatılan alanda, tekbirler getirilerek, İsrail ve ABD aleyhine sloganlar atıldı. İsrail’in ablukasını kırmak amacıyla yola çıkan ve İsrail tarafından alıkonulan Sumud Filosu’na ve Filistin’e destek amacıyla tekneler, Bartın Irmağı’na açıldı. Türk ve Filistin bayrakları ile donatılan teknelerde yer alan Bartın Milletvekili Yusuf Aldatmaz, gazetecilerin sorusu üzerine kendisinin de diğer milletvekilleri ile birlikte Gazze’ye gitmek istediğini kaydetti. Aldatmaz, "Zalim İsrail’i kınıyoruz. İsrail zulmünün bir an önce bitmesini, özgür Filistin’in kurulmasını istiyoruz. Gazze’ye özgürlük diyoruz. Milletvekillerinin birlikte filoya katılarak Gazze’ye gitmesi ile ilgili henüz bir şey konuşulmadı. Öyle bir organizasyon olursa biz de katılırız inşallah" dedi. AK Parti İl Başkanı Yaşar Arslan da soru üzerine tüm il teşkilat yöneticileri gibi kendisinin de hazır olduğunu ifade ederek, "Bugünkü etkinliğimizin konusu ’Nehirden Denize Özgür Gazze, Özgür Filistin’di. Bugünkü bizim görevimiz, misyonumuz buydu. Cumhurbaşkanımız ve liderimiz, ne emrederse, ne talimat verirse yapmaya hazırız" şeklinde konuştu. Bartın Üniversitesi Rektörü Prof Dr. Ahmet Akkaya ise, "Hem Müslüman olarak, hem de insan olarak Sumud filosunda olmak isterdim. Sumud’da olmak büyük bir şereftir. Keşke bizler de orada olabilseydik. Öyle bir organizasyon da bulunmaktan biz de büyük bir mutluluk duyarız" diye konuştu. Programda İsrail’in baskın düzenlediği Sumud Filosu’nda en son alınan Marinette isimli gemide bulan 6 aktivist arasında yer alan Sinan Akılotu ile yapılan telefon konuşması ve mesajları alandakilere dinletildi.
03 Ekim 2025 Cuma - 21:41
Milletvekili Aldatmaz Gazze’ye gitmek istiyor
Bartın’da, İsrail ablukasını kırmak isteyen Sumud filosuna ve Filistin’e destek amacıyla düzenlenen etkinliğe katılan Ak Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, kendisinin de diğer milletvekilleri ile birlikte Gazze’ye giden filolara katılmak istediğini söyledi. Sumud Filosu’na ve Filistin’e destek amacıyla Karadeniz’de sahili bulanan diğer iller gibi Bartın’da etkinlik düzenlendi. Bartın Yalı bölgesinde Filistin ve Türk Bayrakları ile yapılan etkinliklere, Ak Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, Bartın Vali Yardımcısı Uğur Karakaya, Bartın Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Rufai Şahin, Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, kaymakamlar, ilçe belediye başkanları, Bartın Emniyet Müdürü Hüseyin Adatepe, kurum ve daire müdürleri, amirler, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile vatandaşlar katıldı. Türk ve Filistin Bayrakları ile donatılan alanda, tekbirler geitrilerek, İsrail ve ABD aleyhine sloganlar atıldı. Kent protokolü ve vatandaşlar, İsrail’in ablukasını kırmak amacıyla yola çıkan ve İsrail tarafından alıkonulan Sumud Filosu’na ve Filistin’e destek amacıyla teknelerle Bartın Irmağı’na açıldı. Türk ve Filistin bayrakları ile donatılan teknelerde yer alanlardan Bartın Milletvekili Yusuf Aldatmaz, gazetecilerin sorusu üzerine kendisinin de diğer milletvekilleri ile birlikte Gazze’ye gitmek istediğini kaydetti. Aldatmaz, "Zalim İsrail’i kınıyoruz. İsrail zulmunun bir an önce bitmesini, özgür Filistin’in kurulmasını istiyoruz. Gazze’ye özgürlük diyoruz. Milletvekillerinin birlikte filoya katılarak Gazze’ye gitmesi ile ilgili henüz bir şey konuşulmadı. Öyle bir organizasyon olırsa biz de katılırız inşallah" dedi. Ak Parti İl Başkanı Yaşar Arslan da soru üzerine tüm il teşkilat yöneticileri gibi kendisinin de hazır olduğunu ifade ederek, "Bugünkü etkinliğimizin konusu Nehirden denize Özgür Gazze, Özgür Filistin’di. Bugünkü bizim görevimiz, misyonumuz buydu. Cumhurbaşkanımız ve liderimiz, ne emrederse, ne talimat verirse yapmaya hazırız" şeklinde konuştu. Bartın Üniversitesi Rektörü Prof Dr. Ahmet Akkaya ise, "Hem Müslüman olarak, hem de insan olarak Sumud filosunda olmak isterdim. Sumıd’da olmak büyük bir şereftir. Keşke bizler de orada olabilseydik. Öyle bir organizasyon da bulunmaktan biz de büyük bir mutluluk duyarız" diye konuştu. Programda İsrail’in baskın düzenlediği Sumud Filosu’nda en son alınan Marinette isimli gemide bulan 6 aktivist arasında yer alan Sinan Akılotu ile yapılan telefon konuşması ve mesajları alandakilere dinletildi. (EDK-SD-
03 Ekim 2025 Cuma - 21:38
Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: "Geçen yıl 32,6 milyar dolar tarım ihracatı gerçekleştirdik"
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Ülkemiz tarımsal hasılada Avrupa’da birinci, dünyada yedinci sırada. Geçen yıl 32,6 milyar dolar tarım ihracatı gerçekleştirdik" dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bir dizi temas ve incelemelerde bulunmak üzere Bitlis’e geldi. Cuma namazından sonra Bitlis Belediyesini ziyaret eden Bakan Yumkalı, daha sonra AK Parti Bitlis İl Başkanlığına geçti. Partililerle bir araya gelen Yumaklı, ardından Bitlis İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne geçerek, kentte yürütülen tarım ve hayvancılık projeleriyle ilgili yetkililerden bilgi aldı. Bakan Yumaklı, Bitlis Valiliğini ziyaretinin ardından Ahlat ilçesine geçerek burada kuru fasulye hasadına katıldı. Canevi Tarım işletmesini ziyaret eden Bakanı Yumaklı, traktöre binerek tarlada kuru fasulye hasadı yaptı. Hasat sonrası tarlada basın açıklamasında bulunan Yumaklı, "Burada çiftçilerimizle, üreticilerimizle bir aradayız. Vatandaşlarımızın gıda ihtiyacını karşılamak için ülkemizin dört bir tarafında hasatlar yapıldı. Kimisinde tamamlandı, kimisinde tamamlanmak üzere. Bazı ürünlerde de henüz yeni başlayan bölgelerimiz de var. Güzel ülkemizin 206 çeşit ürün başlığında yüzlerce bitkisel ürün üretimi ülkemizin gıda ihtiyacını karşılıyor. Hatta bunun da ötesinde ihracata çok önemli miktarda da gıda ürünü veriyoruz. Bugün gururla söylüyoruz ki; ülkemiz tarımsal hasılada Avrupa’da birinci, dünyada yedinci sırada. Geçen yıl 32,6 milyar dolar tarım ihracatı gerçekleştirdik. Bu başarının mimarı aziz çiftçilerimize teşekkür diyorum. Bu ülkenin bereketli topraklarında bu ülkenin havasını, suyunu ve emeğini kullanarak ürettiğimiz her ürün hem kendi ihtiyacımız için son derece önemli hem de ülkemize döviz kazandırıcı önemli kalemlerden de bir tanesi. Ben geçtiğimiz yıl 32.6 milyar dolar gıda ürünü ihraç eden bütün üreticilerimizi, bütün paydaşlarımızı tebrik ediyorum. Onların emekleri hem ülkemiz için ülkemizin gıda arz güvenliği için hem de ülkemizin döviz ihtiyacı için son derece önemli" dedi. "Kuru fasulyede geçen yıl dekar başına 732 lira ödenirken bunu yüzde 27 artışta bu yıl 930 liraya çıkarmış durumdayız" Bugün kuru fasulye hasadını gerçekleştirdiklerini belirten Bakan Yumaklı, "Memleketimizin dört bir tarafında bu ürünün ekimi ve hasatı devam ediyor ama Bitlis’in bu anlamda önemi şöyle yaklaşık Türkiye’de üretilen kuru fasulyenin yüzde 14’ü Bitlis’te üretiliyor. Ve bu alanda da ülkemizde 4. sırada kuru fasulye üretimi açısından ama diğer bir önemi de kuru fasulye tohumu üreticisi olarak da Bitlis 1. sırada. Ülkemizin son 10 yıllık kuru fasulye üretimi 246 bin ton. Geçtiğimiz yıl 279 bin tondu. Allah nasip ederse bu yıl bizim tahminlerimiz 283 bin ton civarında bir kuru fasulye üretiminin olacağı yönünde. Biz geçtiğimiz yıl üretim planlaması kapsamında desteklerimizi özellikle üretimi artırmak anlamında farklılaştırmıştık. Bununla ilgili temel destek, üretim planlaması desteği, ürün geliştirme desteği bu üç başlıkta vermeye başlamıştık üretim desteklerimizi. Bu manada da kuru fasulyede geçen yıl dekar başına 732 lira ödenirken bunu yüzde 27 artışta bu yıl 930 liraya çıkarmış durumdayız. Yeni desteklerimizle birlikte hem hasat sezonunun hem de üretilen ürünlerin ülkemize katkısının hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Çiftçilerimizi de hem bu yıl için hem de önümüzdeki yıl için bereketli bir sezon diliyorum. Buradan ülkemiz genelindeki bütün kuru fasulye üreticisi çiftçilerimize de bir mesajımız var. Tabii fiyat hareketleri takip ediyoruz. Özellikle üreticilerimizin emeğini zayi edecek ya da tüketicilerimizin uygun fiyata ürün almasını engelleyecek bütün hareketlere karşı Toprak Mahsulleri Ofisi regülasyon görevini yerine getirecek. Bunu söylemek istiyorum. Özellikle takip ediyoruz. Belli yerlerde hem stok ihtiyacını karşılamak hem de piyasa regülasyonu için Toprak mahsulleri ofisinin bu manada alıma başlayacağını da söylemek istiyorum" diye konuştu. "ÇKS kayıtları 31 Aralık 2025 itibariyle sona erecek" Çiftçilere ÇKS kayıtları için hatırlatmada bulunan Bakan Yumaklı sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir hatırlatmamız da çiftçi kayış sistemi ile alakalı. Malumunuz önümüzdeki yılın çiftçi kayıt sistemine ilişkin başvuruları, beyanları artık başladı. 31 Aralık 2025 itibariyle sona erecek. Ben buradan bütün üreticilerimize bu süreyi geçirmeden çiftçi kayıt sistemine beyanlarını hangi alanda ne üreteceklerinin beyanını yapmalarını özellikle istirham ediyorum. Önceki dönemler gibi değil biliyorsunuz. Artık ne ekeceğimin düşüncesi yok. Biz önümüzdeki 3 yıl için çiftçilerimize hangi ürün için ne destek vereceğimizi açıklamış durumdayız. Hem bunlar hem çiftçi kredileri hem buna ilişkin hibe destekler ve buna bağlı teşvikler de yine aynı şekilde birlikte hareket ediyor. Dolayısıyla çiftçi kayıt sistemine başvuruları mutlaka bu tarihe kadar üreticilerimizin, çiftçilerimizin yapmasını istiyoruz." "Son 55 yılın en sıcak temmuz ayını yaşadık" "Bu yılın yani 2025’in Temmuz ayı son 55 yılın En sıcak Temmuz ayı oldu. Sadece sıcaklıklar değil birbiri peşine takip eden kurak dönemler özellikle iklim değişikliğinin bize yıkıcı etkisini göstermeye başladı" diyen Bakan Yumaklı, "Kurak bir iklim yapısına sahip olmaya doğru gidiyoruz. Yeni normal dediğimiz artık bundan sonra bizi farklı sınamalarla karşı karşıya bırakacak birçok da meteorolojik olayı yaşıyoruz. Yaşamaya da devam edeceğiz. Bu manada özellikle bakanlık olarak bizim kuraklığa dayanıklı tohumlardan başlayarak su ve sulama projelerimize kadar bir dizi tedbirlerimiz de var. Bütün üreticilerimizi risklere karşı onları koruma adına bakanlığımızın yaptığı çalışmaları çok yakından takip etmeleri için davet ediyorum. Özellikle su verimliliğini buradan tekrar hatırlatmak istiyorum. Bir damlanın bile çok büyük öneminin olduğunu tekraren altını çizerek belirtmek istiyorum. Üretim planlaması neden önemli? Çünkü suyu merkeze koyduk. Yeni destekleme modelimizi, teşvik modelimizi, tarımsal kredileri bunlara yönlendirdik. Bugün Bitlis’te de hayata geçirmiş olduğumuz bu uygulamaları sonuçlarında, yansımalarında gördük. Bitlis’e son 23 yılda yapmış olduğumuz yatırımlar ve destekler yaklaşık 16 milyar lira bugünün tutarlarıyla. Su ve sulama alanında 66 tesis hizmete alındı. Bu tesislerle 40 bin dönümlük alan sulamaya açıldı. Yine Kırsal Kalkınma ve Orköy projelerinde 6 bin 100 projeyi destekledik. Önümüzdeki yılın projelerini de desteklemek üzere çalışmalarımıza devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. IPART TKDK hibe destekleri ve teşvikleriyle ilgili 10. çağrı ilanının yayınladığını belirten Bakan Yumaklı, "Bu çağrı ilanının bütçesi 50 milyon euro. Yani yaklaşık 2.5 milyar lira. Çağrı kapsamında et, süt, yumurta, meyve ve sebze ile su ürünlerinin işlenmesine, süt toplama merkezlerine, soğuk hava depolarına yönelik yatırımlara destek vereceğiz. Biliyorsunuz TKDK destekleri bundan önceki dönemde 42 il içindi ama Artık 81 ilde yaygınlaştırdık, uygulamaya devam ediyoruz. İlk kez faydalanmaya başlayan illerimizden birisi de Bitlis’ti. Dolayısıyla Bitlis’te yeni başlayan iller gibi artı 10 puanla projelerini değerlendirerek başlamış olacak. Bu da hayırlı olsun inşallah. Ben bu çağrıya çok yoğun bir ilgi olmasını bekliyorum açıkçası. Çünkü buradaki potansiyeli harekete geçirmemiz gerekir. Şimdiden hayırlı olsun" dedi. Bitlis’e yapılan yatırımlar Bakanlık olarak Bitlis’e yapılan yatırım ve çalışmalar hakkında da bilgiler paylaşan Bakan Yumaklı, şunları kaydetti: "Özellikle 218 milyon lira tutarında 8 adet su ve sulama projesi DSİ programına almış durumdayız. 60 milyon lira maliyetli Merkez ilçesine hizmet verecek Duap Yaylası yeraltı depolaması işini de önümüzdeki ay ihale etmiş olacağız inşallah. 104 milyon lira maliyetli Kümüs Çayı 4. kısım ve Güroymak ilçesi Gölbaşı beldesi taşkın koruma projelerinde ihaleleri yapıldı. Onların da yapımına en kısa zamanda başlayacağız. Yine Bitlis’in çok farklı yerlerine hizmet verecek olan ki çok akarsuların olduğu bir yer burası. 8 Taşkın Koruma Projesi doğal olarak bizim yapmamız gereken 335 milyon lira maliyetli inşallah bunların da önümüzdeki ay ihalesini gerçekleştirmiş olacağız. İnanıyorum ki ben yaptığımız çalışmalarla Bitlis’imizin tarım, orman ve su sektörleri anlamında gelişmesine katkıda bulunacağız. Sadece bunlar değil elbette. Başka diğer büyük projelerimiz de var. Çalıştığımız özellikle Sapur Barajı ile alakalı çalışmaların devam ettiğini buradan söylemek istiyorum. Bir de ayrıca Nemrut Kaldera’sı ile alakalı son bir bilgiyle tamamlayalım. Nemrut Kaldera’sını da biz Milli Park ilanı ile alakalı süreçleri sonuna getirmiş durumdayız. Nemrut Kaldera’sında inşallah Bitlis’in turizmine Milli Parklar Genel Müdürlüğü bünyesinde olan Tarım ve Orman Bakanlığı olarak sunmuş olacağız." Bakan Yumaklı konuşmasının ardından Tarım ve Orman Bakanlığı, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) kapsamında hibe desteği ile yapılan Canevi Patates İşleme, Paketleme ve Depolama Tesisi’nin açılışını yaparak tesisin işleyişi hakkında bilgiler aldı. Bakan Yumaklı daha sonra Örkenler Yaytat Bakliyat işletmesini ziyaret ederek kuru fasulye işleme ve paketleme tesisini gezdi. Bakan Yumaklı işletme sahibi Kenan Örken’den çalışmaları hakkında bilgi aldıktan sonra ilçeden ayrıldı. Bakan Yumaklı’ya ziyaretlerinde Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, AK Parti Bitlis Milletvekili Turan Bedirhanoğlu, Bitkisel Üretim Genel Müdürü Uğur Erdem, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Başkanı Dr. Ahmet Antalyalı, Tarım Reformu Genel Müdürü Osman Yıldız, Hayvancılık Genel Müdürü Salih Çelik, D.S.İ. Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Han Kılıçarslan, Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Barış Soyal, İl Emniyet Müdürü Koray Şensoy, Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Bitlis Belediye Başkanı Nesrullah Tanğlay, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, Bitlis Tarım ve Orman Müdürü Ramazan Çolak, Ahlat İlçe Tarım ve Orman Müdürü Selami Savaş, AK Parti Ahlat İlçe Başkanı Mesut Subaşı, ilgili kurum amirleri ve siyasi parti temsilcileri eşlik etti.
03 Ekim 2025 Cuma - 19:54
Dışişleri Sözcüsü Keçeli: "Üçüncü ülke vatandaşlarının da İsrail’den ayrılması için yardım sağlamaya hazırız"
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, "Geçmişte de üçüncü ülkelere çeşitli insani krizlerden, çeşitli doğal felaketlerden kurtarma tahliye edilmesi konusunda çok yardım sağlamıştık. Bu defa da üçüncü ülkeler bizimle temasta bulundular. Biz imkanlar çerçevesinde üçüncü ülke vatandaşlarının da İsrail’den ayrılması için yardım sağlamaya hazırız" dedi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli, Küresel Sumud Filosunda bulunan ve İsrail tarafından rehin alınan Türk vatandaşlar hakkında yapılan çalışmalarla ilgili açıklamada bulundu. Keçeli, "Öncelikle Sumut Filosu’nun Gazze’de devam eden felakete dünya kamuoyuna dikkatini çekmek bakımından son derece önemli bir rol üstlendiğini ifade etmek istiyorum. Biz, gelişmeleri Filo’yla ilgili organizasyonun başladığı ilk günden beri yakından takip ettik. Filo’nun organizasyon komitesiyle ve katılımcılarla baştan beri temas halindeydik. Bakanlığımızın Durum İzleme Merkezi ve kriz masası 7 gün 24 saat esasında gelişmeleri hassasiyetle takip etti. Filo’da vatandaşları bulunan ülkelerle de biz yakın eş güdüm içerisinde olduk. Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Bakanımız yoğun bir telefon diplomasisi yürüttüler. Bu temaslarımız neticesinde de bildiğiniz gibi ortak bir açıklama yapılmasını sağladık. Bu açıklamada İsrail’e katılımcı kimselerin can güvenliğinin tehlikeye atılmaması yönünde güçlü bir uyarıda bulunurdu. Bildiğiniz üzere bölgede faaliyette bulunan gemilerimiz ile arama kurtarma kabiliyetlerimizle insani yardım görevine katkı sağlamak üzere mevcudiyet gösterdiler" dedi. Filo’da bulunan Türk vatandaşlarının durumuyla ilgili soru üzerine Keçeli, "Gelinen aşamada yüzlerce aktivistin İsrail tarafından alıkonulduğunu biliyoruz. Bunun arasında 50’ye yakın vatandaşımız da bulunmakta. Bazı vatandaşlarımızın çifte vatandaş olmasından dolayı kesin bir rakam vermemiz mümkün olamıyor. Teknelere el konulmasının hemen ardından konsolosluk görevlilerimiz devreye girdiler. Filo’nun avukatları ve diğer ilgili ülke büyükelçilikleriyle de eş güdüm içerisinde çalıştılar. Elde edilen bilgileri de biz vatandaşlarımızın aileleriyle hemen paylaşmaya çalıştık. Filo’da yer alan vatandaşlarımız diğer ülke aktivistleriyle beraber 2 Ekim tarihinde Aşot Limanı’nda karaya çıkarıldılar bildiğiniz gibi. Buradaki idari işlemlerin ardından İsrail’in güneyinde yer alan gözaltı merkezine kademeli olarak nakledildiler. Bugün konsolosluk görevlilerimiz vatandaşlarımıza ilk kez bu gözaltı merkezinde bir araya geldiler. Yaklaşık 8 saattir konsolosluk görevlilerimiz orada ve vatandaşlarımızla doğrudan ilk kez temas kurdular. Bize ilk gelen bilgilere göre vatandaşlarımızın genel sağlık durumunda endişe edilecek bir durum bulunmuyor" diye konuştu. Filo’da bulunan Türk vatandaşlarının yurda dönmesi için çalışmaları sürdürdüklerini belirten Keçeli, "Geldiğimiz noktada vatandaşlarımızın İsrail’den en hızlı ve en sağlıklı şekilde tahliye edilmesi için çeşitli alternatifler üzerinde duruyoruz. Bu planlar arasında vatandaşlarımızın yarın yani cumartesi günü öğleden sonra özel bir uçak seferiyle Türkiye’ye getirilmesi de var. Biz en etkin şekilde bu süreç nasıl tamamlanır bunu anlamaya çalışıyoruz. Bu yönde yoğun bir mesai yürütüyoruz. Arkadaşlarımız konuyu hem yerel makamlar nezdinde takip ediyorlar hem de Türkiye’deki ilgili makamlarla ilgili kurumlarla koordinasyonumuz sürüyor. İnşallah gelişmeler netlik kazandıkça kamuoyumuzu bu konuda bilgilendireceğiz" ifadelerini kullandı. İsrail’den tahliye için diğer ülkelerden Türk Dışişleri Bakanlığı ile iletişime geçen ülkelerle ilgili soru üzerine Keçeli, "Evet oldu. Biz biliyorsunuz geçmişte de üçüncü ülkelere çeşitli insani krizlerden, çeşitli doğal felaketlerden kurtarma tahliye edilmesi konusunda çok yardım sağlamıştık. Bu defa da üçüncü ülkeler bizimle temasta bulundular. Biz imkanlar çerçevesinde üçüncü ülke vatandaşlarının da İsrail’den ayrılması için yardım sağlamaya hazırız. Örneğin Malezya makamları bugün bizimle temas sağladılar ve böyle bir ricada bulundular. Biz de elimizden geleni bu konuda yapıyoruz" dedi.
03 Ekim 2025 Cuma - 19:50
Niyazi Nefi Kara, CHP’den istifa etti
"Rüşvet" soruşturması kapsamında yürütülen operasyon kapsamında tutuklanıp belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Niyazi Nefi Kara, CHP’den istifa ettiğini açıkladı. Rüşvet soruşturmasında tutuklanarak Manavgat Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Niyazi Nefi Kara, CHP’den istifa etti. Sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile istifasını duyuran Kara, "Değerli Manavgatlı hemşehrilerim, değerli dostlarım. Bugün itibariyle ata ocağım Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etmiş bulunuyorum. Maalesef, Parti üst yönetimi şahsım üzerinden Cumhuriyet Halk Partisi’ne karşı yürütülen itibarsızlaştırma operasyonunda "üyeliğimi askıya alarak" beni gözden çıkardı" dedi. "Partililere küs değilim" Yaşanan olağanüstü gelişmeler gereği alınan kararı olgunlukla karşıladığını belirten Kara, "Ancak süreç içerisinde diğer tutuklu belediye başkanları için ’masumiyet karinesi’ nidaları atılırken şahsımla ilgili herhangi bir mahkeme kararı (hatta iddianame bile) olmamasına rağmen beni suçlu kabul edip yandaş basının önüne atan yönetim anlayışı ile yol yürümem imkansız hale gelmiştir. Partime ve partililerime küs değilim. Tepkim merkezde ve yerelde denge odağı haline gelen ve bu yolda beni feda etmeye değer gören parti yöneticilerine yöneliktir. Ben Niyazi Nefi Kara olarak yargılama sürecinin sonunda aklanıp Manavgat sokaklarında alnı ak ve başı dik yürümeye devam edeceğim. Aynı göğün altında çok yakında yeniden buluşmak üzere" ifadelerini kullandı.
03 Ekim 2025 Cuma - 19:40
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli: "Üçüncü ülke vatandaşlarının da İsrail’den ayrılması için yardım sağlamaya hazırız"
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, "biliyorsunuz geçmişte de üçüncü ülkelere çeşitli insani krizlerden, çeşitli doğal felaketlerden kurtarma tahliye edilmesi konusunda çok yardım sağlamıştık. Bu defa da üçüncü ülkeler bizimle temasta bulundular. Biz imkanlar çerçevesinde üçüncü ülke vatandaşlarının da İsrail’den ayrılması için yardım sağlamaya hazırız" dedi. -Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli, Küresel Sumud Filosunda bulunan ve İsrail tarafından rehin alınan Türk vatandaşlar hakkında yapılan çalışmalardan bahsetti. Sözcü Keçeli, "Öncelikle Sumut Filosu’nun Gazze’de devam eden felakete dünya kamuoyuna dikkatini çekmek bakımından son derece önemli bir rol üstlendiğini ifade etmek istiyorum. Biz, gelişmeleri Filo’yla ilgili organizasyonun başladığı ilk günden beri yakından takip ettik. Filo’nun organizasyon komitesiyle ve katılımcılarla baştan beri temas halindeydik. Bakanlığımızın Durum İzleme Merkezi ve kriz masası 7 gün 24 saat esasında gelişmeleri hassasiyetle takip etti. Filo’da vatandaşları bulunan ülkelerle de biz yakın eş güdüm içerisinde olduk. Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Bakanımız yoğun bir telefon diplomasisi yürüttüler. Bu temaslarımız neticesinde de bildiğiniz gibi ortak bir açıklama yapılmasını sağladık. Bu açıklamada İsrail’e katılımcı kimselerin can güvenliğinin tehlikeye atılmaması yönünde güçlü bir uyarıda bulunurdu. Bildiğiniz üzere bölgede faaliyette bulunan gemilerimiz ile arama kurtarma kabiliyetlerimizle insani yardım görevine katkı sağlamak üzere mevcudiyet gösterdiler" dedi. Bir muhabir tarafından Filo’da bulunan Türk vatandaşlarının durumunun sorulması üzerine cevap veren Keçeli, "Gelinen aşamada yüzlerce aktivistin İsrail tarafından alıkonulduğunu biliyoruz. Bunun arasında 50’ye yakın vatandaşımız da bulunmakta. Bazı vatandaşlarımızın çifte vatandaş olmasından dolayı kesin bir rakam vermemiz mümkün olamıyor. Teknelere el konulmasının hemen ardından konsolosluk görevlilerimiz devreye girdiler. Filo’nun avukatları ve diğer ilgili ülke büyükelçilikleriyle de eş güdüm içerisinde çalıştılar. Elde edilen bilgileri de biz vatandaşlarımızın aileleriyle hemen paylaşmaya çalıştık. Filo’da yer alan vatandaşlarımız diğer ülke aktivistleriyle beraber 2 Ekim tarihinde Aşot Limanı’nda karaya çıkarıldılar bildiğiniz gibi. Buradaki idari işlemlerin ardından İsrail’in güneyinde yer alan gözaltı merkezine kademeli olarak nakledildiler. Bugün konsolosluk görevlilerimiz vatandaşlarımıza ilk kez bu gözaltı merkezinde bir araya geldiler. Yaklaşık 8 saattir konsolosluk görevlilerimiz orada ve vatandaşlarımızla doğrudan ilk kez temas kurdular. Bize ilk gelen bilgilere göre vatandaşlarımızın genel sağlık durumunda endişe edilecek bir durum bulunmuyor" diye konuştu. Filo’da bulunan Türk vatandaşlarının yurda dönmesi için çalışmaları sürdürdüklerini söyleyen Öncü Keçeli, "Geldiğimiz noktada vatandaşlarımızın İsrail’den en hızlı ve en sağlıklı şekilde tahliye edilmesi için çeşitli alternatifler üzerinde duruyoruz. Bu planlar arasında vatandaşlarımızın yarın yani cumartesi günü öğleden sonra özel bir uçak seferiyle Türkiye’ye getirilmesi de var. Biz en etkin şekilde bu süreç nasıl tamamlanır bunu anlamaya çalışıyoruz. Bu yönde yoğun bir mesai yürütüyoruz. Arkadaşlarımız konuyu hem yerel makamlar nezdinde takip ediyorlar hem de Türkiye’deki ilgili makamlarla ilgili kurumlarla koordinasyonumuz sürüyor. İnşallah gelişmeler netlik kazandıkça kamuoyumuzu bu konuda bilgilendireceğiz" ifadelerini kullandı. İsrail’den tahliye için diğer ülkelerden Türk Dışişleri Bakanlığı ile iletişime geçen ülkelerin sorulması üzerine, Sözcü Keçeli, "Evet oldu. Biz biliyorsunuz geçmişte de üçüncü ülkelere çeşitli insani krizlerden, çeşitli doğal felaketlerden kurtarma tahliye edilmesi konusunda çok yardım sağlamıştık. Bu defa da üçüncü ülkeler bizimle temasta bulundular. Biz imkanlar çerçevesinde üçüncü ülke vatandaşlarının da İsrail’den ayrılması için yardım sağlamaya hazırız. Örneğin Malezya makamları bugün bizimle temas sağladılar ve böyle bir ricada bulundular. Biz de elimizden geleni bu konuda yapıyoruz" dedi. (FD
03 Ekim 2025 Cuma - 19:10
Bakan Tunç: "Türkiye’yi terörden tamamen kurtaralım"
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Terörle mücadelede binlerce şehit verildi. Bu uğurda şehitler verdik, gazilerimiz oldu. Trilyonlarca kayıp yaşadık, bu kaybı yaşamasaydık bugün ’enflasyon’ diye hiçbir şey konuşmazdık. Terör fitnesi hem trilyonlarca kayba uğrattı hem de büyük acılar yaşamamıza neden oldu. Şimdi artık diyoruz ki bu kayıpları yaşamayalım. Türkiye’yi terörden tamamen kurtaralım" dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, cuma namazının ardından Edirne Sarayı’nda süren ihya çalışmalarını inceledi. Adalet Kasrı’nı gezen Bakan Tunç, Edirne Valisi Yunus Sezer ve AK Parti heyetiyle birlikte yetkililerden bilgi aldı. Ardından AK Parti Edirne İl Başkanlığı’nı ziyaret eden Tunç, partililerle bir araya geldi. AK Parti Edirne İl Başkanlığı’nda yaptığı konuşan Bakan Tunç, Türkiye’nin 41 yıldan bu yana terörle mücadele ettiğini vurguladı. "Türkiye’yi terörden tamamen kurtaralım" Türkiye’yi terörden tamamen kurtarmak istediklerini ifade eden Bakan Tunç, "Terörle mücadelede binlerce şehit verildi. Bu uğurda şehitler verdik, gazilerimiz oldu. Trilyonlarca kayıp yaşadık, bu kaybı yaşamasaydık bugün ’enflasyon’ diye hiçbir şey konuşmazdık. Ekonomik kalkınmamız ve refahımız kat kat yüksek olurdu. Terör fitnesi hem trilyonlarca kayba uğrattı hem de büyük acılar yaşamamıza neden oldu. Şimdi artık diyoruz ki bu kayıpları yaşamayalım. Türkiye’yi terörden tamamen kurtaralım. O şehitlerimiz terörsüz Türkiye için mücadele ettiler, biz de onların emanetine sahip çıkarak terörsüz Türkiye’yi inşallah başarıya ulaştırmak zorundayız. Hukuk devleti imkanları içerisinde bunlar gerçekleşecek. Milletimizi rahatsız edecek, şehit ailelerimizi rencide edecek hiçbir adımı bugüne kadar atmadık. Bundan sonra da atmayız. Milletimiz ne isterse onu yaparız. Biz milletimizin partisiyiz. Milletimizin taleplerine duyarlı olduğumuz için 23 yıldır iktidardayız, millet bizden vazgeçmedi" dedi. "Anayasayı, darbecilerin yazmış olması bile tek başına değiştirmek için yeterli bir sebeptir" Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu belirten Bakan Tunç, "Bu kadar reforma, bu kadar demokratikleşme adımlarımıza rağmen anayasamızdaki vesayetçi ruhu tamamen silmek yeni bir anayasayla mümkün olacaktır. Demokratik, sivil, katılımcı bir anayasayı, milletin temsilcilerinin yazdığı ve onların oyladığı ve sonra millet tarafından oylanan bir anayasayla Türkiye Yüzyılı’na başlamamız lazım. Bu bizim milletimize olan borcumuz. Anayasayı, darbecilerin yazmış olması bile tek başına değiştirmek için yeterli bir sebeptir. İnşallah parlamentoda bir uzlaşma zemini olur, hem terörsüz Türkiye hedefinde hem de yeni anayasa hedefinde ülkemiz önemli mesafeler alır" dedi. Bakan Tunç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konan hedeflere tek tek ulaşarak Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte inşa edeceklerini belirtti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder