POLİTİKA
Bakan Yumaklı: "Soykırıma ‘dur’ diyen tek lider Erdoğan’dır" 02 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:21:18 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan çoluk çocuk, yaşlı, kadın, erkek; velhasıl bir milletin hepimizin gözü önünde nasıl bir soykırıma uğradığını görüyoruz, takip ediyoruz. Bir kez daha dönüp kendimize bakıyoruz. Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece dur diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. Van’a gelen Bakan Yumaklı, Uygulama Oteli’nde düzenlenen AK Parti Van İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, "Birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan çoluk çocuk, yaşlı, kadın, erkek; velhasıl bir milletin hepimizin gözü önünde nasıl bir soykırıma uğradığını görüyoruz, takip ediyoruz. Bir kez daha dönüp kendimize bakıyoruz. Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece dur diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. "AK Parti’de samimiyet var, AK Parti’de vizyon var, AK Parti’de liyakat var" Küresel çalkantıların milletin görev verdiği, liyakatine güvendiği AK Parti kadrolarıyla birlikte minimum hasarla atlatıldığını ve atlatılmaya devam ettiğini belirten Bakan Yumaklı, "Çünkü AK Parti’de samimiyet var, AK Parti’de vizyon var, AK Parti’de liyakat var. Ama bütün bunların hepsinin toplandığı bir cümle var, onu da yine Cumhurbaşkanımız söylüyor, ‘Biz milletimize efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik.’ İşte Cumhurbaşkanımızdan başlayarak hepimizin şiarı da, görevi de budur. Çünkü AK Parti, kökü mazide olan bir ati olma ülküsündedir. AK Parti iktidarları; 23 yılı aşan bir süreyle güçlü ve büyük Türkiye hedefini her hâlükârda yerine getirmek, bu hedefe ulaşmak için gecesini gündüzüne katarak çalışmaya devam ediyor. Şimdi ben Van özelinde söyleyeyim; gerçekten Van’ın bütün sorunlarıyla alakalı vekillerimiz Ankara’da, il başkanımız ve teşkilatı burada sizlerle beraber her konuya son derece yakından ilgi göstererek, onların çözülmesi için hem gayret sarf ediyorlar hem de bunun takibini birebir yapıyorlar. Bizlerin hakikaten vekillerimizle, il başkanımızla, teşkilatımızla olan iletişimimiz sadece benim bakanlığım için değil, eminim bütün diğer bakanlıklar için de hepimizin görevlerini yerine getirme anlamında bir motivasyon kaynağı oluyor. Hiç kimse Türkiye’yi birtakım emperyalist güçlerin keyfine ve çıkar hedeflerine amade bir ülke haline getirmeye kalkışmamalıdır. Çünkü önünde dağ gibi duran bir AK Parti teşkilatı vardır. Buna ne içeriden ne de dışarıdan hiç kimsenin gücü yetmeyecektir" diye konuştu. "Unutmayalım; bizlerin ve bizlerden sonraki nesillerimizin bu memlekette hür ve özgür bir şekilde yaşamasının temel noktası, istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkmaktır" diyen Bakan İbrahim Yumaklı, şöyle devam etti: "Bunun için ‘terörsüz Türkiye’ hedefini, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın oluşturmuş olduğu milli mutabakatı tahrip edecek olan hadiseleri; devletin, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın her hâlükârda hassas bir şekilde takip ettiğini mutlaka bilmemiz gerekir. Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Alevisi, Sünnisi ile bu ülkenin insanları, bu topraklarda doğmuş, büyümüş, yetişmiş, bu toprakların suyundan içmiş, havasını teneffüs etmiş herkes bu ülkenin onurlu ve birinci sınıf vatandaşıdır. Sahip olduğu eşit haklar vardır; hiç kimsenin de kimseye bir üstünlüğü yoktur. 23 senedir başta Cumhurbaşkanımız bunu ifade etmiştir, bizler de her platformda ifade etmeye devam etmekteyiz. AK Parti, vesayet rejiminin dayanaklarını ortadan kaldırarak ‘eşit vatandaşlık’ ne demektir, bu ülkenin bütün unsurlarına 23 senedir bunu anlatan partidir. Bunları hem söylemleriyle hem de hükümet ettiği bu 23 yıllık dönem içerisinde yaptığı hukuksal reformlarla, kurumsal çalışmalarla ve dahi biraz önce söylemiş olduğum ‘bu ülkenin bütün vatandaşları birinci sınıftır’ ilkesiyle yerine getirmiştir. Ülkemizin doğusu da bizimdir, batısı da bizimdir, kuzeyi de bizimdir, güneyi de bizimdir; yani hepimizindir. Buna karşı söylem geliştiren kimler olursa olsun, onların karşısında hep beraber duracağız." AK Parti olarak 86 milyonun birliği, beraberliği ve kardeşliği için çalışmaya devam ettiklerini vurgulayan Bakan Yumaklı, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, onun vizyonunda Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için gece gündüz çalışıyoruz. Bu anlamda kendimize her zaman daha ileri hedefler koyan bir partiyiz. Kendi muhasebemizi de, doğrumuzu da yanlışımızı da açık bir şekilde işte bu ortamlarda konuşup daha iyiye ulaşmayı kendimize hedef edinmişiz. Bu davanın ruhunda samimiyet var, bu davanın ruhunda fedakarlık var. Sizleri buraya, bu salona toplayan şey bu davaya olan inancınızdır. Hepinize gösterdiğiniz ilgi için, samimiyet için; vaktinizden, zamanınızdan, ailenizden ayırdığınız her türlü kaynağı bu ülke için, bu parti için, bu dava için harcamanızdan dolayı çok teşekkür ediyorum. Bunun kıymetini en iyi biz biliriz, bunu ifade etmek istiyorum" dedi. "Kendi kendine yeten bir ülkeyi oluşturmaya çalışıyoruz" Güçlü Türkiye’yi oluşturmaya çalıştıklarını belirten Bakan Yumaklı, "Kendi kendine yeten bir ülkeyi oluşturmaya çalışıyoruz. Savunma sanayiinden eğitimine kadar, ulaştırmasından sağlığına kadar, sanayisinden adaletine kadar her başlıkta bu ülkenin güzel insanlarına en iyi hizmet etme imkanını oluşturmaya çalışıyoruz. Benim bakanlığımla alakalı da çok geniş bir görev alanımız olması ve Van gibi özellikle tarımsal üretim konusunda son derece büyük potansiyele sahip illerimizin olması hasebiyle; güçlü Türkiye’nin güçlü tarımdan geçtiği gerçeğiyle birlikte yatırımlarımıza, hizmetlerimize devam ediyoruz. Her ilimizin, her ilçemizin kendine özgü potansiyeli var, imkanı var. Buraya bir önceki gelişim yanılmıyorsam 2024 yılının Şubat ya da Mart ayıydı. Buradaki potansiyeli gördüğümde gerçekten daha fazla çalışmamız gerektiğini düşünerek geri döndük. Oturduk ve ‘Van’a ilişkin ne yapabiliriz, Van’a hangi yatırımları yapabiliriz ki buradaki kardeşlerim hem iş imkanına sahip olsunlar hem de ülke ekonomisine katkıda bulunsunlar?’ diye düşündük. Bugün de buraya geldik. Uzunca bir süredir Van’ın büyükbaş hayvancılıkla ilgili potansiyeline dair bir projemiz vardı, hamdolsun Van bunu gerçekleştirdi. Ben emeği geçen bütün kardeşlerime teşekkür ediyorum. Ancak bir konu daha vardı; Türkiye’de mera varlığında birinci olan bu şehir, küçükbaş hayvan varlığında birinci olan bu şehir, aslında mevcudun iki katı kadar daha fazla üretim yapma kabiliyetine ve kapasitesine sahip. İşte biz bunu gerçekleştireceğiz" dedi. "2002’ye kıyasla tarımsal destekler 23 kat arttı" "Van’ın çok kıymetli, çok çalışkan, çok değerli halkına da inşallah yatırımlarımızla katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Son 23 yılda tarım alanında 76 milyar civarında bir yatırımı Van’a getirmişiz. 2002’ye kıyasla tarımsal desteklerin 23 kat arttığını söylemek istiyorum" ifadelerini kullanan Bakan Yumaklı, "İlimize 7 baraj, 3 gölet, 17 sulama tesisi ve diğer yapılan yatırımlarla birlikte yaklaşık 400 bin dekarlık araziyi sulamaya açmışız. Yeter mi? Yetmez. İşte onun için biraz önce değerli vekilimin söylediği yatırımları inşallah planlıyoruz. Her birini tek tek buraya gelip sadece temel atmasını değil, hep birlikte açılışını gerçekleştireceğiz inşallah. Uzun yıllardır beklenen Çaldıran Çubuklu Barajı’nda inşaat çalışmalarına başladık. Bununla ilgili hedefimiz en kısa sürede bunu bitirmek. Değerli kardeşlerim, bizler Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşlarıyız. Bizler söyleyip arkamızı dönüp gitmeyiz. Bizler yapabileceğimizin sözünü veririz ve bunu yapar, bitirir, hizmete açarız inşallah. Bunu da hep birlikte gerçekleştirmiş oluyoruz. Erciş Pay Sulaması; bunda da 6 bin hektarlık bir alanı sulamaya açacağız. İpekyolu Bakraçlı Göleti; bunda da çalışmalara inşallah bu sene başlıyoruz. Saray Örenburç Göleti’nde çalışmalara geçen senenin sonunda başlamıştık, bu yıl devam edeceğiz. Gevaş İkizler Göleti; onu da yatırım programına aldık, inşallah ihalesini önümüzdeki ay yapmış olacağız. Bütün bu yatırımların yanında birçok şeyi sayabilirim, planladıklarımız da var; ama danışma meclisimizin o istişaresinin de hızlıca başlayabilmesi için bu kadarla iktifa ediyorum. AK Parti saflarında Türkiye’nin istiklalini ve istikbalini inşa etmek, bütün dava arkadaşlarımın onur olarak gördüğü bir husustur. Aynı zamanda bunun bir sorumluluk olduğunu, bir dava meselesi olduğunu da hepimiz biliyoruz. Bu anlayışla, ben öncelikle Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı olmaktan ve sizler gibi bir teşkilatın mensubu olmaktan gurur ve onur duyduğumu tekrar ifade ediyorum. Bu Danışma Meclisi’nin hayırlara vesile olmasını diliyor; hepinizi sevgiyle, saygıyla, hürmetle selamlıyorum" şeklinde konuştu. Konuşmanın ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:18 Bakan Yumaklı: "Soykırıma ‘dur’ diyen tek lider Erdoğan’dır" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan bir milletin herkesin gözü önünde soykırıma uğradığını belirterek, "Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece ‘dur’ diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. Öğle saatlerinde Van’a gelen Bakan Yumaklı, Uygulama Oteli’nde düzenlenen AK Parti Van İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, "Birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan çoluk çocuk, yaşlı, kadın, erkek; velhasıl bir milletin hepimizin gözü önünde nasıl bir soykırıma uğradığını görüyoruz, takip ediyoruz. Bir kez daha dönüp kendimize bakıyoruz. Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece dur diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. "Biz milletimize efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik" diyen Bakan Yumaklı, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu küresel çalkantılar; elbette milletimizin görev verdiği, liyakatine güvendiği AK Parti kadrolarıyla birlikte minimum hasarla atlatıldı, atlatılmaya devam ediyor. Çünkü AK Parti’de samimiyet var, AK Parti’de vizyon var, AK Parti’de liyakat var. Ama bütün bunların hepsinin toplandığı bir cümle var, onu da yine Cumhurbaşkanımız söylüyor, ‘Biz milletimize efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik.’ İşte Cumhurbaşkanımızdan başlayarak hepimizin şiarı da, görevi de budur. Çünkü AK Parti, kökü mazide olan bir ati olma ülküsündedir. AK Parti iktidarları; 23 yılı aşan bir süreyle güçlü ve büyük Türkiye hedefini her hâlükârda yerine getirmek, bu hedefe ulaşmak için gecesini gündüzüne katarak çalışmaya devam ediyor. Şimdi ben Van özelinde söyleyeyim; gerçekten Van’ın bütün sorunlarıyla alakalı vekillerimiz Ankara’da, il başkanımız ve teşkilatı burada sizlerle beraber her konuya son derece yakından ilgi göstererek, onların çözülmesi için hem gayret sarf ediyorlar hem de bunun takibini birebir yapıyorlar. Yani bizlerin hakikaten vekillerimizle, il başkanımızla, teşkilatımızla olan iletişimimiz sadece benim bakanlığım için değil, eminim bütün diğer bakanlıklar için de hepimizin görevlerini yerine getirme anlamında bir motivasyon kaynağı oluyor. Hiç kimse Türkiye’yi birtakım emperyalist güçlerin keyfine ve çıkar hedeflerine amade bir ülke haline getirmeye kalkışmamalıdır. Çünkü önünde dağ gibi duran bir AK Parti teşkilatı vardır. Buna ne içeriden ne de dışarıdan hiç kimsenin gücü yetmeyecektir" diye konuştu. "Unutmayalım; bizlerin ve bizlerden sonraki nesillerimizin bu memlekette hür ve özgür bir şekilde yaşamasının temel noktası, istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkmaktır" diyen Bakan İbrahim Yumaklı, şöyle devam etti: "Bunun için ‘terörsüz Türkiye’ hedefini, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın oluşturmuş olduğu milli mutabakatı tahrip edecek olan hadiseleri; devletin, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın her hâlükârda hassas bir şekilde takip ettiğini mutlaka bilmemiz gerekir. Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Alevisi, Sünnisi ile bu ülkenin insanları, bu topraklarda doğmuş, büyümüş, yetişmiş, bu toprakların suyundan içmiş, havasını teneffüs etmiş herkes bu ülkenin onurlu ve birinci sınıf vatandaşıdır. Sahip olduğu eşit haklar vardır; hiç kimsenin de kimseye bir üstünlüğü yoktur. 23 senedir başta Cumhurbaşkanımız bunu ifade etmiştir, bizler de her platformda ifade etmeye devam etmekteyiz. AK Parti, vesayet rejiminin dayanaklarını ortadan kaldırarak ‘eşit vatandaşlık’ ne demektir, bu ülkenin bütün unsurlarına 23 senedir bunu anlatan partidir. Bunları hem söylemleriyle hem de hükümet ettiği bu 23 yıllık dönem içerisinde yaptığı hukuksal reformlarla, kurumsal çalışmalarla ve dahi biraz önce söylemiş olduğum ‘bu ülkenin bütün vatandaşları birinci sınıftır’ ilkesiyle yerine getirmiştir. Ülkemizin doğusu da bizimdir, batısı da bizimdir, kuzeyi de bizimdir, güneyi de bizimdir; yani hepimizindir. Buna karşı söylem geliştiren kimler olursa olsun, onların karşısında hep beraber duracağız" ifadelerini kullandı. AK Parti olarak 86 milyonun birliği, beraberliği ve kardeşliği için çalışmaya devam ettiklerini vurgulayan Bakan Yumaklı, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, onun vizyonunda Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için gece gündüz çalışıyoruz. Bu anlamda kendimize her zaman daha ileri hedefler koyan bir partiyiz. Kendi muhasebemizi de, doğrumuzu da yanlışımızı da açık bir şekilde işte bu ortamlarda konuşup daha iyiye ulaşmayı kendimize hedef edinmişiz. Bu davanın ruhunda samimiyet var, bu davanın ruhunda fedakarlık var. Sizleri buraya, bu salona toplayan şey bu davaya olan inancınızdır. Hepinize gösterdiğiniz ilgi için, samimiyet için; vaktinizden, zamanınızdan, ailenizden ayırdığınız her türlü kaynağı bu ülke için, bu parti için, bu dava için harcamanızdan dolayı çok teşekkür ediyorum. Bunun kıymetini en iyi biz biliriz, bunu ifade etmek istiyorum" dedi. Güçlü Türkiye’yi oluşturmaya çalıştıklarını belirten Bakan Yumaklı, "Kendi kendine yeten bir ülkeyi oluşturmaya çalışıyoruz. Savunma sanayiinden eğitimine kadar, ulaştırmasından sağlığına kadar, sanayisinden adaletine kadar her başlıkta bu ülkenin güzel insanlarına en iyi hizmet etme imkanını oluşturmaya çalışıyoruz. Benim bakanlığımla alakalı da çok geniş bir görev alanımız olması ve Van gibi özellikle tarımsal üretim konusunda son derece büyük potansiyele sahip illerimizin olması hasebiyle; güçlü Türkiye’nin güçlü tarımdan geçtiği gerçeğiyle birlikte yatırımlarımıza, hizmetlerimize devam ediyoruz. Her ilimizin, her ilçemizin kendine özgü potansiyeli var, imkanı var. Buraya bir önceki gelişim yanılmıyorsam 2024 yılının Şubat ya da Mart ayıydı. Buradaki potansiyeli gördüğümde gerçekten daha fazla çalışmamız gerektiğini düşünerek geri döndük. Oturduk ve ‘Van’a ilişkin ne yapabiliriz, Van’a hangi yatırımları yapabiliriz ki buradaki kardeşlerim hem iş imkanına sahip olsunlar hem de ülke ekonomisine katkıda bulunsunlar?’ diye düşündük. Bugün de buraya geldik. Uzunca bir süredir Van’ın büyükbaş hayvancılıkla ilgili potansiyeline dair bir projemiz vardı, hamdolsun Van bunu gerçekleştirdi. Ben emeği geçen bütün kardeşlerime teşekkür ediyorum. Ancak bir konu daha vardı; Türkiye’de mera varlığında birinci olan bu şehir, küçükbaş hayvan varlığında birinci olan bu şehir, aslında mevcudun iki katı kadar daha fazla üretim yapma kabiliyetine ve kapasitesine sahip. İşte biz bunu gerçekleştireceğiz. Van’ın çok kıymetli, çok çalışkan, çok değerli halkına da inşallah yatırımlarımızla katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Son 23 yılda tarım alanında 76 milyar civarında bir yatırımı Van’a getirmişiz. 2002’ye kıyasla tarımsal desteklerin 23 kat arttığını söylemek istiyorum. İlimize 7 baraj, 3 gölet, 17 sulama tesisi ve diğer yapılan yatırımlarla birlikte yaklaşık 400 bin dekarlık araziyi sulamaya açmışız. Yeter mi? Yetmez. İşte onun için biraz önce değerli vekilimin söylediği yatırımları inşallah planlıyoruz. Her birini tek tek buraya gelip sadece temel atmasını değil, hep birlikte açılışını gerçekleştireceğiz inşallah. Uzun yıllardır beklenen Çaldıran Çubuklu Barajı’nda inşaat çalışmalarına başladık. Bununla ilgili hedefimiz en kısa sürede bunu bitirmek. Değerli kardeşlerim, bizler Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşlarıyız. Bizler söyleyip arkamızı dönüp gitmeyiz. Bizler yapabileceğimizin sözünü veririz ve bunu yapar, bitirir, hizmete açarız inşallah. Bunu da hep birlikte gerçekleştirmiş oluyoruz. Erciş Pay Sulaması; bunda da 6 bin hektarlık bir alanı sulamaya açacağız. İpekyolu Bakraçlı Göleti; bunda da çalışmalara inşallah bu sene başlıyoruz. Saray Örenburç Göleti’nde çalışmalara geçen senenin sonunda başlamıştık, bu yıl devam edeceğiz. Gevaş İkizler Göleti; onu da yatırım programına aldık, inşallah ihalesini önümüzdeki ay yapmış olacağız. Bütün bu yatırımların yanında birçok şeyi sayabilirim, planladıklarımız da var; ama danışma meclisimizin o istişaresinin de hızlıca başlayabilmesi için bu kadarla iktifa ediyorum. AK Parti saflarında Türkiye’nin istiklalini ve istikbalini inşa etmek, bütün dava arkadaşlarımın onur olarak gördüğü bir husustur. Aynı zamanda bunun bir sorumluluk olduğunu, bir dava meselesi olduğunu da hepimiz biliyoruz. Bu anlayışla, ben öncelikle Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı olmaktan ve sizler gibi bir teşkilatın mensubu olmaktan gurur ve onur duyduğumu tekrar ifade ediyorum. Bu Danışma Meclisi’nin hayırlara vesile olmasını diliyor; hepinizi sevgiyle, saygıyla, hürmetle selamlıyorum" şeklinde konuştu. Yapılan konuşmanın ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:41 İsrail’in Sumud Filosu’na müdahalesi Yunanistan’da tartışmaya yol açtı Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları, İsrail’in Sumud Filosu’na yönelik müdahalesinin Yunanistan’da tartışmaya yol açtığını bildirdi. Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları İsrail donanmasının, Gazze’ye insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu’na yönelik uluslararası sularda gerçekleştirdiği müdahaleye ilişkin açıklama yaptı. Bakanlık kaynakları, yapılan müdahalenin uluslararası hukuk ve deniz yetki alanları açısından ciddi tartışmaları beraberinde getirdiği belirterek "Girit’in yaklaşık 80 deniz mili batısında ve Yunanistan’ın arama-kurtarma sorumluluk sahası içinde bulunan filoya yönelik müdahalede iletişim sistemlerinin engellendiği, insansız hava araçlarıyla tacizde bulunulduğu ve bazı gemilere fiili çıkma yapıldığı bildirildi. Olayın, insani yardım taşıyan sivil unsurlara yönelik gerçekleşmesi nedeniyle başta Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) olmak üzere uluslararası hukukun temel ilkelerini ihlal ettiği görülmektedir. Uzmanlar, serbest seyrüsefer hakkı, yaşam hakkı ve sivil mülkiyetin korunmasına ilişkin normların bu tür müdahalelerle zedelendiğine dikkat çekmektedir" açıklamasında bulundu. Söz konusu müdahalenin ardından, İsrail unsurlarının alıkoyduğu mürettebatı taşıyan geminin bir Yunan limanına yönlendirilmesi ve bu sürecin Yunan makamlarınca engellenmemesi, Atina yönetiminin tutumuna yönelik eleştirileri artırdığını aktaran Bakanlık kaynakları, "Başbakan Miçotakis ve Savunma Bakanı Dendias’ın politikalarının, Yunanistan’ın deniz yetki alanları ve egemenlik hakları bakımından tartışma oluşturduğu ifade edilmektedir. Yunanistan’ın kendi arama-kurtarma sorumluluk sahasında meydana gelen bir olaya karşı pasif bir tutum sergilemesi uluslararası yükümlülüklerini göz ardı ettiğini göstermektedir. Yunanistan’ın bu tutumu, Yunan kamuoyunda ‘Bölgedeki hassas dengelerin olumsuz etkilendiği ve deniz yetki alanlarına ilişkin Yunanistan’ın iddialarının uluslararası düzlemde zayıflamasına yol açtığı’ şeklinde eleştiriliyor. İsrail’in Gazze’de yürüttüğü askeri faaliyetler ve insani yardım girişimlerine yönelik müdahaleleri birlikte ele alındığında, söz konusu gelişmeler uluslararası hukuk normlarının sahada giderek daha fazla tartışmaya açıldığını göstermektedir. Bu durum, yalnızca bölgesel güvenlik dengelerini değil, aynı zamanda küresel ölçekte hukuk temelli düzenin sürdürülebilirliğini de etkileyebilecek nitelik taşımaktadır. Uzmanlar, artan gerilimin düşürülmesi, insani yardım faaliyetlerinin güvence altına alınması ve uluslararası hukuk kurallarına eksiksiz riayet edilmesinin, bölgesel istikrarın korunması açısından kritik önem taşıdığını vurgulamaktadır" ifadelerini kullandı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:02 Bakan Uraloğlu: "Mersin’de yaklaşık 1 trilyon liralık yatırım yaptık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, AK Parti hükümetleri döneminde Mersin’e yaklaşık 1 trilyon liralık yatırım yapıldığını belirterek, "Bunun 293 milyar liralık bölümünü de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak biz hayata geçirdik" dedi. Bakan Uraloğlu, Mersin programı kapsamında AK Parti İl Başkanlığını ziyaret ederek İl Başkanı Adem Aldemir ve partililerle bir araya geldi. Uraloğlu, buradaki konuşmasında Mersin’e yapılan yatırımları ve devam eden projeleri detaylı şekilde anlattı, ulaştırma alanında kentin çehresini değiştiren projelere imza attıklarını söyledi. "Mersin’e 1 trilyon liralık yatırım yaptık" Konuşmasına Mersin’de yapılan yatırımları anlatarak başlayan Uraloğlu, valilikte gerçekleştirilen değerlendirme toplantısına değinerek, "Biraz önce valiliğimizde Mersin ile ilgili yapılan işlerin bir kısmını istişare ettik. AK Parti hükümetlerimiz döneminde, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Mersin’imize yaklaşık 1 trilyon liralık yatırım yaptığımızı özellikle ifade etmek isterim. Bunun 293 milyar liralık bölümünü de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak biz hayata geçirdik" diye konuştu. Bölünmüş yollar, sıcak asfalt çalışmaları, mevcut yolların iyileştirilmesi, liman yatırımları, demiryolu hatlarının yenilenmesi ve yeni hatların yapımı ile havalimanı projelerinin bir bütün halinde hayata geçirildiğini vurgulayan Uraloğlu, "Bunlar inanç işidir, ekip işidir. AK Parti teşkilatları da bunu en iyi yapan yapılardır" ifadelerini kullandı. "Mersin’i otoyollarla daha erişilebilir hale getirdik" Mersin’in ulaşım ağını güçlendiren projelere değinen Uraloğlu, Ankara-Niğde Otoyolu ile kentin ülkenin diğer bölgelerine daha güçlü bağlandığını belirtti. Bu projeyle yetinmediklerini kaydeden Uraloğlu, Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu çalışmalarının hızla sürdüğünü dile getirerek, "Projede yüzde 80-90 seviyelerine geldik. Bugün de heyetimizle sahada incelemelerde bulunduk" şeklinde konuştu. "Temmuzda kısmi açılış, yıl sonunda tamamı hizmette" Vatandaşların projelerin bitiş tarihine yönelik beklentilerine de değinen Uraloğlu, "Milletimiz, ‘Ne zaman bitireceksiniz?’ diye soruyor. Bu da bizim iş yapma kabiliyetimizin göstergesidir" dedi. Çalışmaların takvimine ilişkin bilgi veren Uraloğlu, "Çeşmeli ile Erdemli girişi arasındaki bölümü temmuz ayında, yaz trafiğine hizmet edecek şekilde açacağız. 52 kilometrelik hattın tamamını da yıl sonu gelmeden, aralık ayında hizmete sunmuş olacağız" ifadelerini kullandı. Projenin teknik detaylarına da değinen Uraloğlu, 52 kilometrelik hattın yaklaşık 13 kilometresinin tünel ve viyadüklerden oluştuğunu belirterek, seraların ve doğal yapının korunması için özel hassasiyet gösterildiğini vurguladı. Karaman-Konya yolunda zorlu coğrafyada çalışma Silifke-Mut-Sertavul güzergahında yürütülen Karaman-Konya yol çalışmalarına da değinen Uraloğlu, dün orada incelemelerde bulunduklarını hatırlatarak, bölgenin hem sert kayalık yapıya hem de heyelan riskine sahip olduğunu söyledi. Bu kapsamda Türkiye’nin en büyük köprülerinden biri olan II. Kılıçarslan Köprüsü projesinin sürdüğünü belirten Uraloğlu, çalışmaların sabır gerektirdiğini ancak tamamlanacağını ifade etti. "Çukurova Havalimanı gelişimini sürdürüyor" Mersin’e kazandırılan önemli yatırımlardan birinin de Çukurova Havalimanı olduğunu belirten Uraloğlu, havalimanının 2024 yılı Ağustos ayında hizmete açıldığını hatırlattı. Uraloğlu, "Her geçen gün daha da gelişiyor. Yolcu ve kargo taşımacılığıyla bölge için çok önemli bir merkez haline geliyor" dedi. Hızlı tren hattı Basra’ya kadar uzanacak Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren Hattının da stratejik projeler arasında yer aldığını belirten Uraloğlu, Adana’ya kadar olan kısmın bu yıl tamamlanmasının hedeflendiğini ve önümüzdeki sene içerisinde hızlı tren testlerinin başlayacağını söyledi. Projenin uluslararası boyutuna dikkat çeken Uraloğlu, hattın ilerleyen süreçte Irak üzerinden Basra Körfezine kadar uzanacağını ifade ederek, "Bu hat Kapıkule’ye kadar uzanacak bağlantılarla Avrupa’ya entegre olacak. Sadece yolcu değil, yük taşımacılığı açısından da büyük bir imkan sağlayacak" diye konuştu. Mersin-Antalya arası 4,5 saate inecek Mersin ile Antalya arasındaki ulaşımın da önemli ölçüde iyileştirileceğini vurgulayan Uraloğlu, mevcutta 483 kilometre olan mesafenin 440 kilometreye düşürüleceğini kaydetti. Projede büyük ilerleme sağlandığını belirten Uraloğlu, "Şu ana kadar yaklaşık 404 kilometrelik kısmı tamamladık. Tünel ve viyadüklerle devam ediyoruz. Tüm projeler bittiğinde Mersin ile Antalya arasındaki ulaşım süresi 4,5 saate kadar düşecek" dedi. Mezarlık Kavşağı için yeni çözüm Mersin’de uzun süredir gündemde olan Mezarlık Kavşağı hakkında da konuşan Uraloğlu, daha önce ihale yapılmasına rağmen çeşitli idari sorunlar nedeniyle projenin hayata geçirilemediğini söyledi. Yeni bir planlama yapıldığını belirten Uraloğlu, "Eski projeyle çözüm mümkün görünmüyor. Yeni projeyi hızlı şekilde netleştirip bu yıl içerisinde çalışmalara başlamayı planlıyoruz" şeklinde konuştu. "Gönül köprülerini de birlikte kuracağız" Konuşmasının sonunda teşkilat mensuplarına seslenen Uraloğlu, fiziki yatırımlar kadar toplumsal bağların da önemli olduğunu vurguladı. Seçim sürecine girildiğini belirten Uraloğlu, vatandaşlarla birebir iletişimin artırılması gerektiğini ifade ederek, "Gönüllere giden yolları, köprüleri birlikte inşa edeceğiz. Mersin olarak Cumhurbaşkanımıza daha güçlü destek vereceğiz" dedi. Uraloğlu, AK Parti İl Başkanlığı ziyaretinin ardından MHP İl Başkanlığını da ziyaret ederek görüşmelerde bulundu.
Bakan Yerlikaya: "Atamalarda Görev Puanı Sistemi’ne geçilmiştir"
03 Ekim 2025 Cuma - 15:01 Bakan Yerlikaya: "Atamalarda Görev Puanı Sistemi’ne geçilmiştir" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "İlk kez Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle atamalarda daha hakkaniyetli ve kurumsal gereksinimlere uygun Görev Puanı Sistemi’ne geçilmiştir" dedi. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda polislerin atamalarına önem verdiklerini aktararak, "Suç ve suçlularla mücadeleyi yılın 365 günü 24 saat sürdüren kahraman polislerimizin çalışma koşullarıyla ilgili konular, ayaküstü konuşularak geçiştirilemeyecek kadar önemlidir. İlk kez Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle atamalarda daha hakkaniyetli ve kurumsal gereksinimlere uygun Görev Puanı Sistemi’ne geçilmiştir" ifadelerini kullandı. Bakan Yerlikaya, polislerin beklentilerini karşılamak adına titizlikle çalıştıklarına dikkati çekerek şunları kaydetti: "Emniyet teşkilatında birimlerin ve personel ihtiyaçlarının belirlenmesi amacıyla standart kadro çalışması 2025 yılı sonunda tamamlanacak ve 2’nci şark konusu ile ilgili değerlendirme kamuoyuna duyurulacaktır. 2025 yılının Aile Yılı olması nedeniyle önceki yıllarda yılda iki kez yapılan mazeret atamaları, bu yıl her ay yapılmaya başlanmıştır ve böyle devam edecektir. Polislerimizin beklentilerini çok iyi biliyorum. Her bir konuyla ilgili titizlikle çalışıyoruz. İnşallah zamanı geldiğinde hep birlikte neler olduğunu göreceğiz."
AK Parti Sözcüsü Çelik: "Yüce Meclis’i protesto eden her odak, kendi siyasi varlığını inkar etmiş olur"
03 Ekim 2025 Cuma - 14:25 AK Parti Sözcüsü Çelik: "Yüce Meclis’i protesto eden her odak, kendi siyasi varlığını inkar etmiş olur" AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Yüce Meclis’i protesto eden her odak, kendi siyasi varlığını inkar etmiş olur. Siyaset yapma iddiasındaki her yapının ‘evi’ Meclis’tir. Meclis’i işlevsiz kılmaya çalışanlar her zaman vesayet odakları olmuştur" dedi. AK Parti Sözcüsü Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanımızın devletimizin başı olarak Yüce Meclis’in açıldığı gün saygıdeğer siyasi parti liderleriyle bir araya gelmesi, siyaset ve devlet hayatımız için kıymetli bir birlikteliktir. Milli iradenin tecelli ettiği mekan olan Yüce Meclis milletimizin yüksek iradesini temsil etmektedir. Milletimizin doğrudan oylarıyla seçilmiş ve dünya siyasi tarihindeki en yüksek meşruiyet oranlarından biriyle görev yapan Cumhurbaşkanımızın, Yüce Meclis’teki birlikteliğe liderlik etmesi ve saygıdeğer siyasi parti liderlerinin buna iştirak etmesi, devlet hayatımızın derinliklerinden süzülen müstesna bir demokratik bilinci ortaya koymuştur. Farklı görüşlere rağmen siyasi partilerin Meclis’in açılış gününde diyalog içinde olması, dış dünyadaki kaoslara da verilmiş net ve milli bir cevaptır. Bu birlikteliğe dönük olumsuz yaklaşımların Meclis’i protesto etmek gibi tarihi bir yanlış içine düşen CHP yönetiminden ve sivil siyaseti yıpratmak isteyen bazı çevrelerden geldiğini görüyoruz. Bunlar "demokrasinin varlığına" ve ‘siyasetin mantığına’ aykırı yaklaşımlardır. Yüce Meclis’i protesto eden her odak, kendi siyasi varlığını inkar etmiş olur. Siyaset yapma iddiasındaki her yapının ‘evi’ Meclis’tir. Meclis’i işlevsiz kılmaya çalışanlar her zaman vesayet odakları olmuştur. Bu zihniyetin herhangi bir siyasi partiye nüfuz etmesi vahimdir. Meclis milletin mekanıdır, demokratik siyaset milletin emanetidir. Bu değerlere katkı veren herkesin yaklaşımı saygıdeğerdir. Aksine davranışlar ise milletin emanetine zarar vermektir" ifadelerine yer verdi.
Bahçeli’den Samsun’a selam
03 Ekim 2025 Cuma - 14:21 Bahçeli’den Samsun’a selam Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Samsun İl Başkanı Burhan Mucur, Genel Başkan Devlet Bahçeli’yi makamında ziyaret ederek teşkilat çalışmaları hakkında bilgi verdi. Mucur, ziyaret sırasında Bahçeli’nin tüm Samsunlulara selam gönderdiğini açıkladı. "Liderimizin izinde yürümeye devam ediyoruz" Ziyaretin ardından açıklama yapan MHP Samsun İl Başkanı Burhan Mucur, "Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Bey’in izinde, ‘Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben’ şiarıyla yürümeye devam ediyoruz. Türk Dünyasının Bilge Lideri, Genel Başkanımızı ziyaret edip çalışmalarımızı arz ettik. Ellerini öpüp hayır dualarını aldık. Genel Başkanımız, tüm Samsunlu hemşerilerimize selamlarını ilettiler. Allah Sayın Genel Başkanımızı başımızdan eksik etmesin" dedi. Samsun Teşkilatı 7 Ekim’de grup toplantısında Mucur, 28. Dönem 4. Yasama Yılı açılışının ardından Samsun teşkilatının 7 Ekim Salı günü Ankara’da yapılacak ilk grup toplantısına katılacağını da duyurdu. Genel Başkan Yardımcısı Yalçın’a ziyaret Başkent programı kapsamında MHP Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Edip Semih Yalçın ile de görüşen İl Başkanı Mucur, teşkilatın çalışmaları hakkında bilgi verdi. Mucur, "Genel Başkan Yardımcımız Sayın Edip Semih Yalçın’dan talimatlarımızı aldık. Çalışmalarımıza buna göre yön vereceğiz" ifadelerini kullandı.
Kırşehir Kaman’a 2,7 milyar liralık karayolu yatırımı
03 Ekim 2025 Cuma - 13:57 Kırşehir Kaman’a 2,7 milyar liralık karayolu yatırımı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kaman Çevre Yolu ve Kaman Giriş Farklı Seviyeli Kavşağı, Kaman-Savcılı-Kırşehir yolunun Savcılı-Kırşehir kesimi ile Kaman Şehir Geçişi projelerinin toplu açılış törenini yarın gerçekleştireceklerini açıkladı. Bakan Uraloğlu, "Toplamda yaklaşık 2,7 milyar liralık yatırımla Kaman’ın ulaşım altyapısını güçlendirdik" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kırşehir’in en büyük ilçesi Kaman’da hayata geçirilen üç ayrı karayolu yatırımının resmi açılış törenini yarın gerçekleştireceklerini bildirdi. Bakan Uraloğlu, Kaman Çevre Yolu ve Kaman Giriş Farklı Seviyeli Kavşağı, Kaman-Savcılı-Kırşehir yolunun Savcılı-Kırşehir kesimi ile Kaman Şehir Geçişi projelerinin tamamlandığını belirterek, "Toplamda yaklaşık 2,7 milyar liralık yatırımla Kaman’ın ulaşım altyapısını güçlendirdik" ifadelerini kullandı. Kaman’ın ulaşım altyapısını güçlendirme hedefiyle 6,6 kilometre uzunluğundaki Kaman Çevre Yolu’nu bitümlü sıcak karışım kaplamalı hale getirdiklerini belirten Uraloğlu, "Bu kapsamda şehir merkezi ile çevre yolunu bağlayan noktada köprülü kavşak inşa ederek trafiğin kesintisiz ve güvenli akışını sağladık. Proje kapsamında 35 metre uzunluğunda bir köprü ve bin metre uzunluğunda kavşak kolları yaptık" dedi. 70,5 kilometre uzunluğundaki Kaman-Savcılı-Kırşehir il yolunun 48,2 kilometrelik Savcılı-Kırşehir kesimini de tamamladıklarını dile getiren Bakan Uraloğlu, "Yolun platform genişliğini 7-8 metreden 10-12 metreye çıkardık. Geometrik standartları yükselttiğimiz yolda ortalama hız 30-50 kilometreden 90 kilometreye ulaştı. Bu sayede güzergâhı kullanan araçların Ankara-Niğde Otoyolu ve Kapadokya bağlantısı kolaylaştı. Projenin tamamının hizmete alınmasıyla zamandan 149 milyon lira, akaryakıttan 29 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 178 milyon lira tasarruf edilecek, karbon emisyonu bin 787 ton azaltılacak" dedi. "Çalışma özellikle bayram ve tatil dönemlerinde şehir merkezindeki trafik yoğunluğunu azaltacak" 3,7 kilometre uzunluğundaki Kaman Şehir Geçişi’nin bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yol standardında yenilendiğini belirten Bakan Uraloğlu, "Güzergahtaki iki hemzemin kavşak ile üstyapı ve sanat yapıları elden geçirilerek, ulaşım konforunu artırdık. Çalışma özellikle bayram ve tatil dönemlerinde şehir merkezindeki trafik yoğunluğunu azaltacak, Kaman’ın sosyal ve ekonomik hayatına katkı sağlayacak" dedi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum: "İsrail, Sumud filosuna da tahammül edemedi"
03 Ekim 2025 Cuma - 13:41 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum: "İsrail, Sumud filosuna da tahammül edemedi" Konya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Orta Doğu ve Batı Asya Teşkilatı (UCLG-MEWA) Kongresi’nin açılışı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum’un katılımıyla yapıldı. Açılışta konuşan Bakan Kurum, "İsrail insanlara yardım götüren Sumud filosuna da tahammül edemedi. Hukuk tanımazlığını tüm dünyaya bir kez daha gösterdi. insanlığın ortak vicdanına yapılan barbar saldırıyı lanetliyorum" dedi. UCLG -MEWA 2025 Kongresi Konya’da düzenlenen program ile başladı. Birçok farklı ülkeden belediye başkanının katıldığı programda konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Hiç şüphesiz bu yolculukta ilham kaynağımız, 1994’ten bugüne ortaya koyduğu hizmet anlayışıyla Türkiye Yüzyılına yön veren Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bugün ülkemizin dört bir yanında görev yapan belediye başkanlarımız, bu anlayışın en güzel örneklerini ortaya koymaktadır. Konya’mız da 1990’lı yıllardan bu yana eser ve hizmet siyasetinin öncüsü olmuş, bugün ’Konya Modeli Belediyecilik’ anlayışıyla ülkemizin her yerine örnek olmuştur. Az evvel bahsettiğim 94 ruhunu yeniden dirilterek Türkiye’nin belediyecilik vizyonuna yön vermiştir, yön vermektedir. Bugün geldiğimiz noktada da Konya’mızın ortaya koyduğu başarılı gönül belediyeciliği, Türkiye sınırlarını aşmış, uluslararası ölçekte parmakla gösterilen bir noktaya ulaşmıştır. Bunun en son örneği Konya Büyükşehir Belediyemizin, Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler dönem başkanlığında yürüttüğü etkin çalışmalardır. Bu süreçte Konya’mız, medeniyetimizin köklü değerlerini küresel vizyonla birleştiren öncü bir şehir haline gelmiş, yerelden yükselen sesimiz artık küresel bir marka haline gelmiştir. Ben bu vesileyle Konya’mızı yalnızca bölgemizin değil, dünyanın da buluşma noktası haline getirdiğimiz bu sürecin mimarları olan tüm başkanlarımıza, yöneticilerimize ve bilhassa Uğur İbrahim Altay Başkanımıza huzurlarınızda yürekten teşekkür ediyorum" dedi. "Devletimiz ve milletimizin gücüyle ayağa kalktık ve gelinen noktada 300 bin konutu tamamladık" UCLG-MEWA çatısı altında bölgesel düzeyde gerçekleştirilen kongrenin yerel yönetimlerle dayanışmayı küresel vizyona dönüştürmek için atılan önemli bir adım olduğuna dikkat çeken Bakan Murat Kurum, "Bugün gündemimizde yer alan afetlere hazırlık, gıda güvenliği, çatışma sonrası toparlanma ve barışın inşası konuları, bölgemizin en acil ihtiyaçlarıdır. Afetlere hazırlık ve afet sonrası inşa konusunda Türkiye’nin ciddi bir tecrübesi, bilgi birikimi vardır. Biliyorsunuz son olarak asrın felaketini yaşadık. 14 milyon insanımızın etkilendiği bu büyük afet sonrasında devletimiz ve milletimizin gücüyle ayağa kalktık ve gelinen noktada 300 bin konutu tamamladık, bir milyondan fazla vatandaşımızı evlerine yerleştirdik. İnşallah yıl sonuna yuvasına girmeyen kardeşimiz kalmayacak, 450 bin yuvamızın anahtarlarını teslim etmiş olacağız. Tabii sadece konutlar yapmıyoruz. Az önce şehircilik anlayışımızı anlattım. Biz şehirlere bir bütün olarak bakıyoruz. Afet sonrası şehirlerimizi inşa ederken de bu anlayışla hareket ettik ve sosyal donatıları, parkları, bahçeleri, okulları, camileri, tarihi-kültürel yapıları, meydanları, çarşılarıyla ayağa kaldırdık. Bugün 11 ilimize gittiğinizde hepsinde bu anlayışı görürsünüz. İnanın bu kadar kısa bir zamanda böyle bir işi hayata geçirmek, bir Avrupa ülkesi büyüklüğünde alanı yeniden inşa etmek büyük bir azim, irade, tecrübe gerektirir. Bu da Türkiye Cumhuriyeti’nin gücü, azmi, kudretidir" şeklinde konuştu. "İsrail, Sumud filosuna da tahammül edemedi" Bakan Kurum, bugünkü toplantıyı büyük bir eksiklikle gerçekleştirdiklerini ifade ederek, "UCLG-MEWA Başkanı Filistin El-Halil Belediye Başkanı, İsrail’in Gazze’de devam eden soykırımı yüzünden alıkonuldu. Bu yüzden kendisi bugün aramızda değil. Gazze’de uygulanan bu katliam, bu zulüm Filistin meselesinin insanlık için ne kadar utanç dolu bir boyuta ulaştığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Geçtiğimiz gün Gazze’yi bombalarla yıkıma uğratan, Gazzelileri açlığa terk eden İsrail; yükü sadece insanlık olan, oradaki insanlara yardım götüren Sumud filosuna da tahammül edemedi. Hukuk tanımazlığını tüm dünyaya bir kez daha gösterdi. Ben buradan insanlığın ortak vicdanına yapılan barbar saldırıyı lanetliyorum. Bu filoda bulunan, küçük teknelerde dünyanın vicdanını taşıyan tüm kardeşlerimi selamlıyorum. Hepsinin bir an önce serbest bırakılmasını diliyorum. Biliyoruz ki, bu yaşatılanlar kimsenin yanına kalmayacak. İnsanlık kazanacak, iyilik kazanacak, Filistin kazanacak, Gazzeli kardeşlerimiz kazanacak" ifadelerini kullandı. "Birçok başlık üzerinde görüş alışverişinde bulunacağız" Türk Dünyası Belediyeler Birliği ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, "Bizler, şehirlerin sesini yükselten, yerelden evrensele uzanan güçlü bir köprüyüz. Şehirler, uygarlığın kalbidir. İnsanın doğduğu, yaşadığı, ürettiği, öğrendiği, sevinçlerini ve acılarını paylaştığı mekanlardır. Dolayısıyla geleceği inşa etmenin yolu, şehirlerden başlar. Tam da bu noktada, UCLG çatısı altında daha adil, daha sürdürülebilir, daha güvenli ve daha kapsayıcı bir gelecek için omuz omuza veriyoruz. UCLG-MEWA, bölgemizdeki yerel yönetimlerin uluslararası alanda temsil edilmesi, işbirliğinin geliştirilmesi ve ortak sorunlara ortak çözümler üretilmesi için çok önemli bir platformdur. Bu kongreyle birlikte sadece bölgesel dayanışmamızı pekiştirmiyor, aynı zamanda dünya ölçeğinde yerel demokrasinin güçlenmesine ve yerel diplomasinin yaygınlaşmasına da katkı sağlıyoruz. Bugün ve önümüzdeki günlerde, çok değerli oturumlarda bir araya gelerek gündemimizi şekillendirecek birçok başlık üzerinde görüş alışverişinde bulunacağız. Afetlerin tarım ve gıda sistemleri üzerindeki etkilerinden barışın inşasına, çatışma sonrası toparlanma süreçlerinden yerel kalkınmaya kadar pek çok kritik meseleyi ele alacağız. Bu oturumların her birinin, bizlere yol gösterici sonuçlar üreteceğine ve geleceğe dair ortak vizyonumuzu güçlendireceğine yürekten inanıyorum. Ayrıca, bu kongrede 2025-2028 dönemi için UCLG-MEWA’nın yeni yönetim organlarını da belirleyeceğiz. Bu seçimler yalnızca bölgemizin yönetim yapısını şekillendirmekle kalmayacak, aynı zamanda 2026 yılında ana teşkilatımız UCLG’de yapılacak seçimlerde oy kullanacak konsey üyelerinin seçimini de etkileyecektir. Dolayısıyla önümüzdeki süreç, yalnızca MEWA bölgesi için değil, dünya teşkilatımız için tarihi bir önem taşımaktadır" dedi. "Gazze’de akan kan, insanlığın ortak vicdanında er ya da geç hakkını arayacaktır" Gazze saldırılarına tepki gösteren Başkan Uğur İbrahim Altay, "Dünyada süregelen savaşlar ve çatışmalar yalnızca gündemimizi değil, inşa etmeye çalıştığımız ortak geleceğimizi de tehdit etmektedir. Özellikle bu çatışmalar soykırım boyutuna ulaştığında, tüm sözlerimiz anlamını yitirmektedir. Filistin’de iki yılı aşkın süredir çocuklar, kadınlar, masum siviller, İsrail zulmünün pençesinde can veriyor. 7 Ekim 2023’ten bu yana, katil Netanyahu ve çetesinin artan saldırıları nedeniyle 65 bini aşkın Filistinli hayatını kaybetmiş, yüz binlercesi yaralanmıştır. Açlıktan ölen çocukların, bombardımanda yıkılan şehirlerin ve hukuksuz tutuklamaların haberleri her gün yüreklerimizi dağlamaktadır. Tarihin gözü önünde, egemen güçlerin eşliğinde işlenen bu katliam, insanlığın vicdanında silinmez bir kara leke olarak durmaktadır. Gazze’de bir annenin feryadı, bir çocuğun çığlığı, bir babanın çaresiz bakışı artık sadece Filistin’in değil, tüm insanlığın ortak acısıdır. Yerel yönetimler olarak; insanın canını, onurunu ve yaşam hakkını korumayan hiçbir düzeni, hiçbir siyaseti kabul etmiyoruz. Bu masum çocukların kanı, dünyanın en güçlü devletlerinin sessizliğiyle birleşerek tarih önünde büyük bir utanca dönüşmektedir. Biz, UCLG çatısı altında, ’adalet’ kavramını bir süs değil, bir hakikatin adı olarak görüyoruz. Bu hakikati her platformda haykırmaya devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler kürsüsünden haykırdığı gibi bizler de buradan haykırıyor ’Dünya 5’ten büyüktür’ diyoruz. İnanıyoruz ki zulüm ile abad olunmaz. Gazze’de akan kan, insanlığın ortak vicdanında er ya da geç hakkını arayacaktır. İşte bizler, yerel yönetimler olarak bu adalet arayışının tarafındayız; mazlumun yanında, zalimin karşısındayız. Bu sorumlulukla Konya Büyükşehir Belediyesi olarak ’Cities Voice for Gaza’ platformunu hayata geçirdik. Amacımız, dünyanın dört bir yanındaki belediye başkanlarını tek bir çatı altında toplayarak Gazze ve Filistin için ortak bir ses oluşturmaktır. Bu platform aracılığıyla dayanışma mesajlarını, yardım projelerini, barış çağrılarını ve yeniden inşa önerilerini bir araya getirmeyi hedefliyoruz. Bu nedenle siz değerli meslektaşlarımı platformumuza katılmaya davet ediyorum. Şehirlerimizin sesini birleştirerek daha gür bir şekilde duyuralım" şeklinde konuştu. Konya Valisi İbrahim Akın ise "Ülkemizin ve bölgemizin geleceğini yakından ilgilendiren çok önemli bir toplantıya ev sahipliği yapıyoruz. Bugün burada ele alacağımız konular aslında hepimizin ortak geleceğini şekillendiren konulardır. Yerel yönetimler çözüm odaklı yaklaşımı sayesinde hem bugüne hem geleceğe matuf işler üretebilme kabiliyetiyle sürdürülebilir kalkınmanın en güçlü teminatıdır. Ve yerelden evrensele uzanan bu yol, bizi ortak geleceğimize taşımaktadır" diye konuştu. Açılışta, protokol mensupları, farklı ülkelerden çok sayıda katılımcı yer aldı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Sumud Filosuna binenler insanlığın ortak vicdanının tercümanı oldular"
03 Ekim 2025 Cuma - 13:30 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Sumud Filosuna binenler insanlığın ortak vicdanının tercümanı oldular" Sumud Filosunun çabalarını yürekten selamladığını belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "O Sumud Filosuna binenler insanlığın ortak vicdanının tercümanı oldular. Ellerinde bir silah yok. Sadece orada açlığın bir silah olarak kullanıp, bebekleri ve sivil halkı katleden bir yönetim karşı bir duruş sergiliyorlar" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, programları kapsamında Bingöl’e geldi. İlk olarak Bingöl Üniversitesi akademik yıl açılışına katılan Yılmaz, açıklamalarda bulundu. Dünyanın en gelişmiş teknoloji ve bilimlerine sahip toplumların en büyük katliamlarına imza atabildiğini aktaran Yılmaz, "Demek bilgi ve teknoloji tek başına yetmiyor. Bilim ve teknolojiyi erdemle, ahlakla, adaletle buluşturmadığınız sürece bu bilim ve teknoloji zulüm aracına dönüşebiliyor. İnsanlara daha çok zulüm ve eziyet etmenize bir araç haline dönüşebiliyor. Dolasıyla biz hem donanımlı hem de erdemli nesiller yetiştirmek zorundayız. İkisini bir arada yapmak durumundayız. Bunu yapmadığımız sürece Gazze’de gördüğümüz manzaralar karşısında kalırız. Geçmişte yine Nazi Almanyası’nın yaptıklarının da bunun bir örneği. O dönemde Yahudi halkına o zulümler yapılıyordu şimdi maalesef İsrail, Gazze’de ve Filistin’de yaşayanlara yapıyor. Dolasıyla bilim ve teknoloji tek başına yeterli değil, bunun yanına mutlaka insani değerleri koymamız gerekiyor" şeklinde konuştu. Yılmaz, "Bu anlamda Sumud Filosunun çabalarını da hepinizi bir temsilcisi olarak yürekten selamlıyorum. O Sumud Filosuna binenler insanlığın ortak vicdanının tercümanı oldular. Ellerinde bir silah yok. Sadece orada açlığın bir silah olarak kullanıp, bebekleri ve sivil halkı katleden bir yönetim karşı bir duruş sergiliyorlar. Gazze’deki insanlara gıda ve bebeklere mama götürüyorlar. Böyle bir filoya yapılan barbarca saldırıyı kabul etmemiz mümkün değil. En güçlü şekilde kınıyoruz ve lanetliyoruz. Biran önce de orada gözaltına alınan insanların serbest bırakılmasını ve ülkelerine sağ salim geri dönmelerini bekliyoruz. Diğer yandan uzun bir zamandır devam eden bu soykırımın ve zulmün sona ermesini, ateşkesin sağlanmasını, insanı yardımların kesintisiz ve yeterli bir düzeyde Gazze halkına ulaşmasını bekliyoruz. Türkiye olarak da buradan en güçlü desteği veriyoruz. Cumhurbaşkanımızda gür bir şekilde Filistin davasını tüm platformlarda savunuyor. Türkiye Cumhuriyeti olarak her zaman barıştan ve diplomasiden yana olduk. Zulmün karşısında mazlumun yanında olduk. Filistin özgürleşene kadar, bu zulümlerden kurtuluncaya kadar bu tavrımız sürdüreceğiz" diye konuştu.
Adalet Bakanı Tunç: "Selimiye’nin gölgesinden İsrail’i lanetliyorum"
03 Ekim 2025 Cuma - 13:10 Adalet Bakanı Tunç: "Selimiye’nin gölgesinden İsrail’i lanetliyorum" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İsrail karşısında uluslararası kuruluşların etkisiz kaldığını belirterek, "7 Ekim 2023’ten bu yana yaşananlar soykırım suçudur. Selimiye’nin gölgesinden İsrail’i lanetliyorum" dedi. Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu tarafından düzenlenen ’İşyurtları Ürün ve El Sanatları Fuarı’ Edirne’de açıldı. Selimiye Meydanı’ndaki açılış törenine Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da katıldı. Fuarda ceza infaz kurumlarında hükümlü ve tutukluların el emeğiyle ürettiği ürünler sergilendi. Açılış töreninde konuşan Bakan Tunç, Gazze’de yaşanan insani drama dikkat çekerek, "Kıymetli hemşehrilerim, bu güzel yağmurlu havada Selimiye’nin gölgesinde fuarımızı gerçekleştiriyoruz. Ancak ne yazık ki Gazze’de insanlık dramı sürüyor. İsrail’in barbarca saldırıları, kadınları ve çocukları hedef alması, açık bir insanlık suçudur. 7 Ekim 2023’ten bu yana yaşananlar soykırım suçudur. Selimiye’nin gölgesinden İsrail’i lanetliyorum" dedi. Bakan Tunç, İsrail’in yalnızca son iki yılda değil yüz yılı aşkın süredir Filistin topraklarında işgal politikası izlediğini söyledi. "Uluslararası hukuk işlemiyor" Uluslararası kuruluşların İsrail konusunda yetersiz kaldığını vurgulayan Bakan Tunç, "Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin onlarca kararına rağmen İsrail işgale devam ediyor. Uluslararası Adalet Divanı’nın aldığı tedbir kararları uygulanmadı, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin yakalama kararları hayata geçirilemedi. Uluslararası mekanizmaların etkisiz hale geldiğini, uluslararası hukukun işlemediğini tüm dünya görüyor" ifadelerini kullandı. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan "Küresel Sumud Filosu"na yapılan müdahaleyi de sert sözlerle eleştiren Bakan Tunç, "Filo içerisinde 46 ülkeden 497 insan hakları savunucusu var. Aralarında 56 Türk de bulunuyor. Onlara yapılan muameleyi bütün dünya gördü. İnsan hakları savunucularının derhal serbest bırakılması gerekir. İsrail, uluslararası hukuku ihlal etmeye devam ediyor" dedi. "Türkiye mazlumların yanında" Bakan Tunç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uluslararası platformlarda dile getirdiği "Dünya beşten büyüktür" sözlerini hatırlatarak, Türkiye’nin her zaman mazlumların yanında olacağını söyledi. Bakan Tunç, "Sayın Cumhurbaşkanımız her platformda insanlığın sesi oldu. Türkiye, adaleti, hakkaniyeti, insan haklarını savunmaya devam edecek. Bizim temennimiz, bir an önce Gazze’deki katliamların sona ermesi" şeklinde konuştu.
Canik Meclisi Gazze için toplanacak
03 Ekim 2025 Cuma - 12:48 Canik Meclisi Gazze için toplanacak Samsun’un Canik Belediye Meclisi, 7 Ekim Salı günü yapacağı Gazze özel oturumunda, Küresel Sumud Filosu’nda tutuklanan aktivistlere destek mesajları verecek. Canik Belediye Meclisi, İsrail’in Gazze Şeridi’nde ve Filistin’de yaptığı soykırıma yönelik yayımladığı kınama bildirisinin ardından bu kez Filistin’de İsrail’in sürdürdüğü soykırım, Gazze’de yaşanan açlık krizi ve Küresel Sumud Filosu’nda tutuklanan aktivistler için kınama ve tepki mesajları verecek. 7 Ekim tarihinde gerçekleştirilecek olan Canik Belediye Meclisi Ekim Ayı Kapanış Toplantısı’nda gündem maddelerinin görüşülmesinin ardından ayrı ayrı söz alacak olan meclis üyeleri, ayrıca Küresel Sumud Filosu’nda yer alan ve İsrail tarafından alıkoyulan aktivistler için de destek mesajları verecek. Gazze’de insanlık onuru ayaklar altında İsrail’in Filistinlileri haksız ve hukuksuz bir şekilde yerlerinden ederken bebekleri, çocukları ve kadınları acımasızca öldürmeye devam ettiğini ifade eden Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "Bebek ve çocuk katili İsrail, yıllardır Filistin’deki ve Gazze’deki soykırımını sürdürüyor. Katil İsrail’in 7 Ekim 2024 tarihinden bu yana ağır bir şekilde sürdürdüğü saldırılarda binlerce Filistinli kardeşimiz şehit oldu. İnsani yardımların bölgeye ulaşmasını engelleyerek bebeklerin ve çocukların açlıktan hayatını kaybetmesine neden oldu. Gazze’de devam eden açlık krizi ve soykırım her geçen gün derinleşmeye devam ediyor. Canik Belediye Meclisimizin Ekim Ayı Kapanış Toplantısı’nda meclis üyelerimizle birlikte cesur yüreklerin bir araya geldiği Küresel Sumud Filosu’nda tutuklanan aktivistlere destek mesajları verecek ve barbar İsrail’in vahşetine hep birlikte tepki göstereceğiz. Unutulmamalıdır ki zulme sessiz kalmak mazluma ihanet, zalime cesaret vermektir" dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu: "Türk devletlerinin kendi aralarındaki ticareti 2024 yılı itibarıyla 70 milyar dolar seviyesindedir"
03 Ekim 2025 Cuma - 12:16 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu: "Türk devletlerinin kendi aralarındaki ticareti 2024 yılı itibarıyla 70 milyar dolar seviyesindedir" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, "Türk devletlerinin kendi aralarındaki ticareti 2024 yılı itibarıyla 70 milyar dolar seviyesindedir" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, AK Parti Genel Merkez Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanlığı tarafından ’3 Ekim Türk Devletleri İşbirliği Günü’ kapsamında Ankara’da bir otelde gerçekleştirilen programa katıldı. Burada konuşan Zorlu, 3 Ekim 2009 tarihinde imzalanan Nahçıvan Anlaşması ile Türk dünyasının resmi bir çatı altında buluşmasıyla ortak geleceği inşa etme iradesini tüm dünyaya ilan ettiğini belirterek, tarih, dil ve kültür birikiminin ortaklığına yaslanan bu günün geleceğe de güvenle bakılmasını sağlayarak, birlik ve dayanışma ruhunun güçlendirilmesine vesile olmasını temenni etti. "Türk dünyası geçmişten beri kederde ve kıvançta daima bir oldu" Türk dünyasının geçmişten beri kederde ve kıvançta daima bir olduğunu, acılarda ve sevinçlerde omuz omuza verdiğini dile getiren Zorlu, "Geçmişte Kıbrıs Türkünün haklı davasında, can Azerbaycan’ın Karabağ’daki zaferinde hep birlikte tek yürek olduk. Yaklaşık 2 yıl önce Türkiye’de meydana gelen büyük deprem felaketinde tüm kardeş ülkelerden gelen yardımları ve duaları hiçbir zaman unutmayacağız" ifadelerini kullandı. "Türk devletlerinin kendi aralarındaki ticareti 2024 yılı itibarıyla 70 milyar dolar seviyesindedir" Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) bünyesinde son yıllarda hayata geçirilen girişimlerin 200 milyonu aşan genç ve dinamik nüfus ile ülkeler arasındaki ekonomik ve stratejik bağları hiç olmadığı kadar güçlendirdiğine dikkati çeken Zorlu, "2009 yılında Nahcıvan Anlaşması’nın imzalandığı yıl Türk devletlerinin toplam hasılası 1 trilyon dolarken, 15 yılda bir mislinden fazla artarak 2024 yılında 2,1 trilyon doları aşmış durumdadır. Dünyanın toplam hasılasından aldıkları pay ise 2009 yılında yüzde 1,68 iken, 2024 yılında yüzde 1,92 olmuştur. Anlaşıldığı üzere dengeler lehimizde değişmektedir ve Türk devletleri hem dünyada hem de bölgelerinde başrol olma yolunda ilerlemektedir. Diğer yandan 2009 yılında 540 milyar dolar olan Türk devletlerinin toplam dış ticaret hacimleri, 2024 yılında 1,2 trilyon dolara ulaşmıştır. 15 yılda cari olarak 2,2 katına çıkan dış ticaret hacmi, aynı zamanda nispi olarak da artış kaydetmiş, Türk devletlerinin toplam dünya ticaretindeki payı yüzde 2,1’den yüzde 2,43’e yükselmiştir. Türk devletlerinin kendi aralarındaki ticareti ise 2024 yılı itibarıyla 70 milyar dolar seviyesindedir" dedi. "Türk devletleriyle toplam ticaret hacmimiz 2024 yılına gelindiğinde 25 milyar dolara ulaşmıştır" Türkiye’nin Türk devletleri ile olan dış ticaret hacminde de 2009-2024 döneminde büyük bir artış yaşandığını vurgulayan Zorlu, "2009 yılında 7,5 milyar dolar olan Türk devletleriyle toplam ticaret hacmimiz, 2024 yılına gelindiğinde neredeyse 3,5 katına çıkarak 25 milyar dolara ulaşmıştır. İstatistiksel verilerin de işaret ettiği üzere son 15 yılda Türk Devletleri Teşkilatı, ülkelerimiz arasında ticaret ve yatırımı teşvik ederek, ekonomik iş birliğinin derinleşmesinde önemli bir rol oynamaktadır" açıklamasında bulundu. Günümüzde ulaştırmadan enerjiye, dijital ekonomiden tarıma, eğitimden turizme kadar 30’dan fazla başlık ve sektörde çok taraflı projelerin yürütüldüğüne değinen Zorlu, ‘Türk Yatırım Fonu’ gibi somut projelerin hayata geçirilmesine kadar pek çok önemli gelişmeye imza attıklarını dile getirdi. "Ortak alfabemiz ve dil birliğimiz, iletişimimizin önündeki engelleri kaldırarak bizleri daha da yakınlaştıracaktır" Türk dünyasının sahip olduğu kültürel mirasın Türk dünyasını birbirine daha da yakınlaştıran bir hazine olduğunu kaydeden Zorlu, sözlerine şöyle devam etti: "Bu mirasa sahip çıkmak ve gelecek nesillere aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Ortak dil ve alfabe konusundaki çalışmalar bu anlamda özel bir önem taşımaktadır. Geçtiğimiz günlerde ülkelerimizin katkısıyla mevcut olan ortak Türk alfabesi, kader ortaklığımızın, ortak istikbalimizin ve geleceğe birlikte adım adım ilerleyişimizin de nişanesi olacaktır. Ortak alfabemiz ve dil birliğimiz, iletişimimizin önündeki engelleri kaldırarak bizleri daha da yakınlaştıracaktır." "Mayıs açında açılması planlanan 50 bin kişilik stadyumumuz ortak etkinliklere ev sahipliği yapacak" ‘Türk Dünyası Kültür Başkenti’ programlarıyla şehirlerin ve sanatın buluşturulduğunu, 2026 yılında ise Ankara’nın ‘Türk Dünyası Turizm Başkenti’ ilan edildiğini ifade eden Zorlu, "Tüm bu çabalar, ’dilde, fikirde, işte birlik’ ülküsünü sadece siyasi alanda değil, toplumsal ve kültürel alanda da gerçeğe dönüştürme irademizin göstergesidir. İnşallah bu kapsamda Ankara’mızda önemli etkinliklere hazırlanıyoruz. En geç mayıs ayında açılması planlanan 50 bin kişilik yeni stadyumumuz, bu kapsamda ortak etkinliklerimize de ev sahipliği yapacak" diye konuştu. Programa Zorlu’nun yanı sıra Türk Devletleri TBMM Dostluk Grubu Başkanları, Türk dünyası kurumlarının temsilcileri ve yabancı misyon temsilcileri katıldı. Programın sonunda günün anısına aile fotoğrafı çekildi.