POLİTİKA
Bakan Ersoy Nazilli’de festival açılışına katıldı 02 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:19:38 Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aydın’ın Nazilli ilçesinde İsabeyli Yöresel Ürünler ve Kültür Sanat Festivali’nin açılışına katıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aydın’ın Nazilli ilçesi İsabeyli Mahallesi’nde bu yıl ilki gerçekleştirilen "İsabeyli Yöresel Ürünler ve Kültür Sanat Festivali"ne katıldı. Bakan Ersoy ve beraberindeki heyet, açılışın ardından stantları gezerek ilçenin ve bölgenin yöresel ürünleri hakkında bilgi aldı. Aydın Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Taner Sayın’ın ev sahipliğinde İsabeyli Mahallesi’nde ilk kez düzenlenen etkinlik yoğun katılımla gerçekleştirildi. Etkinliğe, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanı sıra Dünya Etnospor Birliği Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, AK Parti İstanbul Milletvekili Zafer Sırakaya, AK Parti Aydın Milletvekilleri Mustafa Savaş, Ömer Özmen, Seda Sarıbaş, Aydın eski milletvekilleri, Aydın Valisi Yakup Canbolat, Nazilli Kaymakamı Huriye Küpeli Kan, ADÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, ilçelerin belediye başkanları, protokol üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı. "Her bir değerimiz kültürel mirasımızın yaşayan bir parçası" Festivalin açılışında konuşan Bakan Ersoy, Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin açılışı için Aydın’a geldiğini ifade ederek, "Aydın, tarihin derin izlerini, doğanın cömertliğini ve çalışkan insanlarının emeğini aynı anda harmanlayan, geçmişiyle geleceği arasında güçlü bir köprü kuran özel bir şehrimiz. İsabeyli Yöresel Ürünler ve Kültür Sanat Festivali, sadece bir etkinlik olmanın çok ötesinde bu toprakların ruhunu, emeğini ve irfanını geleceğe taşıyan güçlü bir iradenin de tezahürü. Aydın tarih boyunca bereketiyle, üretimiyle ve kültürel zenginlikleri ile öne çıkmış nadide şehirlerimizden biri. Bu topraklar sadece ürün yetiştiren değil aynı zamanda değer üreten, kültür inşa eden ve medeniyet taşıyan bir anlayışın merkezi. Nazilli ise çalışkan insanıyla, üretim gücüyle ve sağlam toplumsal yapısıyla her zaman milletimizin yanında durmuş, değerlerine sahip çıkmış güzide ilçelerimizden biri. Bu festivalde yer alan her bir stant alınterinin, sabrın ve ustalığın bir hikayesini anlatmaktadır. Sergilenen her ürün bu toprakların hafızasını, kimliğini ve ruhunu taşımaktadır. Yöresel lezzetlerimizden el sanatlarımıza kadar her bir değerimiz kültürel mirasımızın yaşayan bir parçası. Bizler bu mirası korumayı, geliştirmeyi ve gelecek nesillere en güçlü şekilde aktarmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz" dedi. Dünyanın zor ve çalkantılı bir dönemden geçtiğine de dikkat çeken Bakan Ersoy, kültürün ve ortak değerlerin bu süreçte daha da önemli hale geldiğini belirtti. Ersoy, bu tür etkinliklerin, toplumların birlik ve beraberliğini güçlendiren önemli buluşmalar olduğuna vurgu yaptı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:21 Bakan Yumaklı: "Soykırıma ‘dur’ diyen tek lider Erdoğan’dır" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan çoluk çocuk, yaşlı, kadın, erkek; velhasıl bir milletin hepimizin gözü önünde nasıl bir soykırıma uğradığını görüyoruz, takip ediyoruz. Bir kez daha dönüp kendimize bakıyoruz. Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece dur diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. Van’a gelen Bakan Yumaklı, Uygulama Oteli’nde düzenlenen AK Parti Van İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, "Birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan çoluk çocuk, yaşlı, kadın, erkek; velhasıl bir milletin hepimizin gözü önünde nasıl bir soykırıma uğradığını görüyoruz, takip ediyoruz. Bir kez daha dönüp kendimize bakıyoruz. Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece dur diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. "AK Parti’de samimiyet var, AK Parti’de vizyon var, AK Parti’de liyakat var" Küresel çalkantıların milletin görev verdiği, liyakatine güvendiği AK Parti kadrolarıyla birlikte minimum hasarla atlatıldığını ve atlatılmaya devam ettiğini belirten Bakan Yumaklı, "Çünkü AK Parti’de samimiyet var, AK Parti’de vizyon var, AK Parti’de liyakat var. Ama bütün bunların hepsinin toplandığı bir cümle var, onu da yine Cumhurbaşkanımız söylüyor, ‘Biz milletimize efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik.’ İşte Cumhurbaşkanımızdan başlayarak hepimizin şiarı da, görevi de budur. Çünkü AK Parti, kökü mazide olan bir ati olma ülküsündedir. AK Parti iktidarları; 23 yılı aşan bir süreyle güçlü ve büyük Türkiye hedefini her hâlükârda yerine getirmek, bu hedefe ulaşmak için gecesini gündüzüne katarak çalışmaya devam ediyor. Şimdi ben Van özelinde söyleyeyim; gerçekten Van’ın bütün sorunlarıyla alakalı vekillerimiz Ankara’da, il başkanımız ve teşkilatı burada sizlerle beraber her konuya son derece yakından ilgi göstererek, onların çözülmesi için hem gayret sarf ediyorlar hem de bunun takibini birebir yapıyorlar. Bizlerin hakikaten vekillerimizle, il başkanımızla, teşkilatımızla olan iletişimimiz sadece benim bakanlığım için değil, eminim bütün diğer bakanlıklar için de hepimizin görevlerini yerine getirme anlamında bir motivasyon kaynağı oluyor. Hiç kimse Türkiye’yi birtakım emperyalist güçlerin keyfine ve çıkar hedeflerine amade bir ülke haline getirmeye kalkışmamalıdır. Çünkü önünde dağ gibi duran bir AK Parti teşkilatı vardır. Buna ne içeriden ne de dışarıdan hiç kimsenin gücü yetmeyecektir" diye konuştu. "Unutmayalım; bizlerin ve bizlerden sonraki nesillerimizin bu memlekette hür ve özgür bir şekilde yaşamasının temel noktası, istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkmaktır" diyen Bakan İbrahim Yumaklı, şöyle devam etti: "Bunun için ‘terörsüz Türkiye’ hedefini, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın oluşturmuş olduğu milli mutabakatı tahrip edecek olan hadiseleri; devletin, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın her hâlükârda hassas bir şekilde takip ettiğini mutlaka bilmemiz gerekir. Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Alevisi, Sünnisi ile bu ülkenin insanları, bu topraklarda doğmuş, büyümüş, yetişmiş, bu toprakların suyundan içmiş, havasını teneffüs etmiş herkes bu ülkenin onurlu ve birinci sınıf vatandaşıdır. Sahip olduğu eşit haklar vardır; hiç kimsenin de kimseye bir üstünlüğü yoktur. 23 senedir başta Cumhurbaşkanımız bunu ifade etmiştir, bizler de her platformda ifade etmeye devam etmekteyiz. AK Parti, vesayet rejiminin dayanaklarını ortadan kaldırarak ‘eşit vatandaşlık’ ne demektir, bu ülkenin bütün unsurlarına 23 senedir bunu anlatan partidir. Bunları hem söylemleriyle hem de hükümet ettiği bu 23 yıllık dönem içerisinde yaptığı hukuksal reformlarla, kurumsal çalışmalarla ve dahi biraz önce söylemiş olduğum ‘bu ülkenin bütün vatandaşları birinci sınıftır’ ilkesiyle yerine getirmiştir. Ülkemizin doğusu da bizimdir, batısı da bizimdir, kuzeyi de bizimdir, güneyi de bizimdir; yani hepimizindir. Buna karşı söylem geliştiren kimler olursa olsun, onların karşısında hep beraber duracağız." AK Parti olarak 86 milyonun birliği, beraberliği ve kardeşliği için çalışmaya devam ettiklerini vurgulayan Bakan Yumaklı, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, onun vizyonunda Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için gece gündüz çalışıyoruz. Bu anlamda kendimize her zaman daha ileri hedefler koyan bir partiyiz. Kendi muhasebemizi de, doğrumuzu da yanlışımızı da açık bir şekilde işte bu ortamlarda konuşup daha iyiye ulaşmayı kendimize hedef edinmişiz. Bu davanın ruhunda samimiyet var, bu davanın ruhunda fedakarlık var. Sizleri buraya, bu salona toplayan şey bu davaya olan inancınızdır. Hepinize gösterdiğiniz ilgi için, samimiyet için; vaktinizden, zamanınızdan, ailenizden ayırdığınız her türlü kaynağı bu ülke için, bu parti için, bu dava için harcamanızdan dolayı çok teşekkür ediyorum. Bunun kıymetini en iyi biz biliriz, bunu ifade etmek istiyorum" dedi. "Kendi kendine yeten bir ülkeyi oluşturmaya çalışıyoruz" Güçlü Türkiye’yi oluşturmaya çalıştıklarını belirten Bakan Yumaklı, "Kendi kendine yeten bir ülkeyi oluşturmaya çalışıyoruz. Savunma sanayiinden eğitimine kadar, ulaştırmasından sağlığına kadar, sanayisinden adaletine kadar her başlıkta bu ülkenin güzel insanlarına en iyi hizmet etme imkanını oluşturmaya çalışıyoruz. Benim bakanlığımla alakalı da çok geniş bir görev alanımız olması ve Van gibi özellikle tarımsal üretim konusunda son derece büyük potansiyele sahip illerimizin olması hasebiyle; güçlü Türkiye’nin güçlü tarımdan geçtiği gerçeğiyle birlikte yatırımlarımıza, hizmetlerimize devam ediyoruz. Her ilimizin, her ilçemizin kendine özgü potansiyeli var, imkanı var. Buraya bir önceki gelişim yanılmıyorsam 2024 yılının Şubat ya da Mart ayıydı. Buradaki potansiyeli gördüğümde gerçekten daha fazla çalışmamız gerektiğini düşünerek geri döndük. Oturduk ve ‘Van’a ilişkin ne yapabiliriz, Van’a hangi yatırımları yapabiliriz ki buradaki kardeşlerim hem iş imkanına sahip olsunlar hem de ülke ekonomisine katkıda bulunsunlar?’ diye düşündük. Bugün de buraya geldik. Uzunca bir süredir Van’ın büyükbaş hayvancılıkla ilgili potansiyeline dair bir projemiz vardı, hamdolsun Van bunu gerçekleştirdi. Ben emeği geçen bütün kardeşlerime teşekkür ediyorum. Ancak bir konu daha vardı; Türkiye’de mera varlığında birinci olan bu şehir, küçükbaş hayvan varlığında birinci olan bu şehir, aslında mevcudun iki katı kadar daha fazla üretim yapma kabiliyetine ve kapasitesine sahip. İşte biz bunu gerçekleştireceğiz" dedi. "2002’ye kıyasla tarımsal destekler 23 kat arttı" "Van’ın çok kıymetli, çok çalışkan, çok değerli halkına da inşallah yatırımlarımızla katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Son 23 yılda tarım alanında 76 milyar civarında bir yatırımı Van’a getirmişiz. 2002’ye kıyasla tarımsal desteklerin 23 kat arttığını söylemek istiyorum" ifadelerini kullanan Bakan Yumaklı, "İlimize 7 baraj, 3 gölet, 17 sulama tesisi ve diğer yapılan yatırımlarla birlikte yaklaşık 400 bin dekarlık araziyi sulamaya açmışız. Yeter mi? Yetmez. İşte onun için biraz önce değerli vekilimin söylediği yatırımları inşallah planlıyoruz. Her birini tek tek buraya gelip sadece temel atmasını değil, hep birlikte açılışını gerçekleştireceğiz inşallah. Uzun yıllardır beklenen Çaldıran Çubuklu Barajı’nda inşaat çalışmalarına başladık. Bununla ilgili hedefimiz en kısa sürede bunu bitirmek. Değerli kardeşlerim, bizler Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşlarıyız. Bizler söyleyip arkamızı dönüp gitmeyiz. Bizler yapabileceğimizin sözünü veririz ve bunu yapar, bitirir, hizmete açarız inşallah. Bunu da hep birlikte gerçekleştirmiş oluyoruz. Erciş Pay Sulaması; bunda da 6 bin hektarlık bir alanı sulamaya açacağız. İpekyolu Bakraçlı Göleti; bunda da çalışmalara inşallah bu sene başlıyoruz. Saray Örenburç Göleti’nde çalışmalara geçen senenin sonunda başlamıştık, bu yıl devam edeceğiz. Gevaş İkizler Göleti; onu da yatırım programına aldık, inşallah ihalesini önümüzdeki ay yapmış olacağız. Bütün bu yatırımların yanında birçok şeyi sayabilirim, planladıklarımız da var; ama danışma meclisimizin o istişaresinin de hızlıca başlayabilmesi için bu kadarla iktifa ediyorum. AK Parti saflarında Türkiye’nin istiklalini ve istikbalini inşa etmek, bütün dava arkadaşlarımın onur olarak gördüğü bir husustur. Aynı zamanda bunun bir sorumluluk olduğunu, bir dava meselesi olduğunu da hepimiz biliyoruz. Bu anlayışla, ben öncelikle Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı olmaktan ve sizler gibi bir teşkilatın mensubu olmaktan gurur ve onur duyduğumu tekrar ifade ediyorum. Bu Danışma Meclisi’nin hayırlara vesile olmasını diliyor; hepinizi sevgiyle, saygıyla, hürmetle selamlıyorum" şeklinde konuştu. Konuşmanın ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:18 Bakan Yumaklı: "Soykırıma ‘dur’ diyen tek lider Erdoğan’dır" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan bir milletin herkesin gözü önünde soykırıma uğradığını belirterek, "Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece ‘dur’ diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. Öğle saatlerinde Van’a gelen Bakan Yumaklı, Uygulama Oteli’nde düzenlenen AK Parti Van İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, "Birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan çoluk çocuk, yaşlı, kadın, erkek; velhasıl bir milletin hepimizin gözü önünde nasıl bir soykırıma uğradığını görüyoruz, takip ediyoruz. Bir kez daha dönüp kendimize bakıyoruz. Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece dur diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. "Biz milletimize efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik" diyen Bakan Yumaklı, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu küresel çalkantılar; elbette milletimizin görev verdiği, liyakatine güvendiği AK Parti kadrolarıyla birlikte minimum hasarla atlatıldı, atlatılmaya devam ediyor. Çünkü AK Parti’de samimiyet var, AK Parti’de vizyon var, AK Parti’de liyakat var. Ama bütün bunların hepsinin toplandığı bir cümle var, onu da yine Cumhurbaşkanımız söylüyor, ‘Biz milletimize efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik.’ İşte Cumhurbaşkanımızdan başlayarak hepimizin şiarı da, görevi de budur. Çünkü AK Parti, kökü mazide olan bir ati olma ülküsündedir. AK Parti iktidarları; 23 yılı aşan bir süreyle güçlü ve büyük Türkiye hedefini her hâlükârda yerine getirmek, bu hedefe ulaşmak için gecesini gündüzüne katarak çalışmaya devam ediyor. Şimdi ben Van özelinde söyleyeyim; gerçekten Van’ın bütün sorunlarıyla alakalı vekillerimiz Ankara’da, il başkanımız ve teşkilatı burada sizlerle beraber her konuya son derece yakından ilgi göstererek, onların çözülmesi için hem gayret sarf ediyorlar hem de bunun takibini birebir yapıyorlar. Yani bizlerin hakikaten vekillerimizle, il başkanımızla, teşkilatımızla olan iletişimimiz sadece benim bakanlığım için değil, eminim bütün diğer bakanlıklar için de hepimizin görevlerini yerine getirme anlamında bir motivasyon kaynağı oluyor. Hiç kimse Türkiye’yi birtakım emperyalist güçlerin keyfine ve çıkar hedeflerine amade bir ülke haline getirmeye kalkışmamalıdır. Çünkü önünde dağ gibi duran bir AK Parti teşkilatı vardır. Buna ne içeriden ne de dışarıdan hiç kimsenin gücü yetmeyecektir" diye konuştu. "Unutmayalım; bizlerin ve bizlerden sonraki nesillerimizin bu memlekette hür ve özgür bir şekilde yaşamasının temel noktası, istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkmaktır" diyen Bakan İbrahim Yumaklı, şöyle devam etti: "Bunun için ‘terörsüz Türkiye’ hedefini, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın oluşturmuş olduğu milli mutabakatı tahrip edecek olan hadiseleri; devletin, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın her hâlükârda hassas bir şekilde takip ettiğini mutlaka bilmemiz gerekir. Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Alevisi, Sünnisi ile bu ülkenin insanları, bu topraklarda doğmuş, büyümüş, yetişmiş, bu toprakların suyundan içmiş, havasını teneffüs etmiş herkes bu ülkenin onurlu ve birinci sınıf vatandaşıdır. Sahip olduğu eşit haklar vardır; hiç kimsenin de kimseye bir üstünlüğü yoktur. 23 senedir başta Cumhurbaşkanımız bunu ifade etmiştir, bizler de her platformda ifade etmeye devam etmekteyiz. AK Parti, vesayet rejiminin dayanaklarını ortadan kaldırarak ‘eşit vatandaşlık’ ne demektir, bu ülkenin bütün unsurlarına 23 senedir bunu anlatan partidir. Bunları hem söylemleriyle hem de hükümet ettiği bu 23 yıllık dönem içerisinde yaptığı hukuksal reformlarla, kurumsal çalışmalarla ve dahi biraz önce söylemiş olduğum ‘bu ülkenin bütün vatandaşları birinci sınıftır’ ilkesiyle yerine getirmiştir. Ülkemizin doğusu da bizimdir, batısı da bizimdir, kuzeyi de bizimdir, güneyi de bizimdir; yani hepimizindir. Buna karşı söylem geliştiren kimler olursa olsun, onların karşısında hep beraber duracağız" ifadelerini kullandı. AK Parti olarak 86 milyonun birliği, beraberliği ve kardeşliği için çalışmaya devam ettiklerini vurgulayan Bakan Yumaklı, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, onun vizyonunda Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için gece gündüz çalışıyoruz. Bu anlamda kendimize her zaman daha ileri hedefler koyan bir partiyiz. Kendi muhasebemizi de, doğrumuzu da yanlışımızı da açık bir şekilde işte bu ortamlarda konuşup daha iyiye ulaşmayı kendimize hedef edinmişiz. Bu davanın ruhunda samimiyet var, bu davanın ruhunda fedakarlık var. Sizleri buraya, bu salona toplayan şey bu davaya olan inancınızdır. Hepinize gösterdiğiniz ilgi için, samimiyet için; vaktinizden, zamanınızdan, ailenizden ayırdığınız her türlü kaynağı bu ülke için, bu parti için, bu dava için harcamanızdan dolayı çok teşekkür ediyorum. Bunun kıymetini en iyi biz biliriz, bunu ifade etmek istiyorum" dedi. Güçlü Türkiye’yi oluşturmaya çalıştıklarını belirten Bakan Yumaklı, "Kendi kendine yeten bir ülkeyi oluşturmaya çalışıyoruz. Savunma sanayiinden eğitimine kadar, ulaştırmasından sağlığına kadar, sanayisinden adaletine kadar her başlıkta bu ülkenin güzel insanlarına en iyi hizmet etme imkanını oluşturmaya çalışıyoruz. Benim bakanlığımla alakalı da çok geniş bir görev alanımız olması ve Van gibi özellikle tarımsal üretim konusunda son derece büyük potansiyele sahip illerimizin olması hasebiyle; güçlü Türkiye’nin güçlü tarımdan geçtiği gerçeğiyle birlikte yatırımlarımıza, hizmetlerimize devam ediyoruz. Her ilimizin, her ilçemizin kendine özgü potansiyeli var, imkanı var. Buraya bir önceki gelişim yanılmıyorsam 2024 yılının Şubat ya da Mart ayıydı. Buradaki potansiyeli gördüğümde gerçekten daha fazla çalışmamız gerektiğini düşünerek geri döndük. Oturduk ve ‘Van’a ilişkin ne yapabiliriz, Van’a hangi yatırımları yapabiliriz ki buradaki kardeşlerim hem iş imkanına sahip olsunlar hem de ülke ekonomisine katkıda bulunsunlar?’ diye düşündük. Bugün de buraya geldik. Uzunca bir süredir Van’ın büyükbaş hayvancılıkla ilgili potansiyeline dair bir projemiz vardı, hamdolsun Van bunu gerçekleştirdi. Ben emeği geçen bütün kardeşlerime teşekkür ediyorum. Ancak bir konu daha vardı; Türkiye’de mera varlığında birinci olan bu şehir, küçükbaş hayvan varlığında birinci olan bu şehir, aslında mevcudun iki katı kadar daha fazla üretim yapma kabiliyetine ve kapasitesine sahip. İşte biz bunu gerçekleştireceğiz. Van’ın çok kıymetli, çok çalışkan, çok değerli halkına da inşallah yatırımlarımızla katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Son 23 yılda tarım alanında 76 milyar civarında bir yatırımı Van’a getirmişiz. 2002’ye kıyasla tarımsal desteklerin 23 kat arttığını söylemek istiyorum. İlimize 7 baraj, 3 gölet, 17 sulama tesisi ve diğer yapılan yatırımlarla birlikte yaklaşık 400 bin dekarlık araziyi sulamaya açmışız. Yeter mi? Yetmez. İşte onun için biraz önce değerli vekilimin söylediği yatırımları inşallah planlıyoruz. Her birini tek tek buraya gelip sadece temel atmasını değil, hep birlikte açılışını gerçekleştireceğiz inşallah. Uzun yıllardır beklenen Çaldıran Çubuklu Barajı’nda inşaat çalışmalarına başladık. Bununla ilgili hedefimiz en kısa sürede bunu bitirmek. Değerli kardeşlerim, bizler Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşlarıyız. Bizler söyleyip arkamızı dönüp gitmeyiz. Bizler yapabileceğimizin sözünü veririz ve bunu yapar, bitirir, hizmete açarız inşallah. Bunu da hep birlikte gerçekleştirmiş oluyoruz. Erciş Pay Sulaması; bunda da 6 bin hektarlık bir alanı sulamaya açacağız. İpekyolu Bakraçlı Göleti; bunda da çalışmalara inşallah bu sene başlıyoruz. Saray Örenburç Göleti’nde çalışmalara geçen senenin sonunda başlamıştık, bu yıl devam edeceğiz. Gevaş İkizler Göleti; onu da yatırım programına aldık, inşallah ihalesini önümüzdeki ay yapmış olacağız. Bütün bu yatırımların yanında birçok şeyi sayabilirim, planladıklarımız da var; ama danışma meclisimizin o istişaresinin de hızlıca başlayabilmesi için bu kadarla iktifa ediyorum. AK Parti saflarında Türkiye’nin istiklalini ve istikbalini inşa etmek, bütün dava arkadaşlarımın onur olarak gördüğü bir husustur. Aynı zamanda bunun bir sorumluluk olduğunu, bir dava meselesi olduğunu da hepimiz biliyoruz. Bu anlayışla, ben öncelikle Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı olmaktan ve sizler gibi bir teşkilatın mensubu olmaktan gurur ve onur duyduğumu tekrar ifade ediyorum. Bu Danışma Meclisi’nin hayırlara vesile olmasını diliyor; hepinizi sevgiyle, saygıyla, hürmetle selamlıyorum" şeklinde konuştu. Yapılan konuşmanın ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti.
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu akademisyenleri dinledi
02 Ekim 2025 Perşembe - 17:41 Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu akademisyenleri dinledi TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, bugünkü toplantısında hukuk dernekleri temsilcilerinin ardından akademisyenleri dinledi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, 13’üncü toplantısında hukuk dernekleri temsilcilerinin ardından akademisyenleri dinledi. İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdurrahman Eren, Kürt sorununun hak sorunu olduğunu söyleyerek, "Anayasa’nın 83. maddesinin 14. fıkrasının kaldırılması belirsizliği sonlandıracaktır. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuruların, kararların uygulanması bağlamında, yeniden yargılama kurumuna ilişkin mevzuattaki belirsizliğin giderilmesi mağduriyetleri giderecektir. İdari özerklik bağlamında, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi için hak temelli yasal düzenlemelerin yapılması destekleyen grupları memnun edecektir" ifadelerini kullandı. Dicle Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fazıl Hüsnü Erdem, Anayasa ile ilgili konunun gündeme gelmesinin doğal olduğunu belirterek, "Kürt sorununun çözümünde iki boyut düşünülmelidir. Silahsızlandırma, Anayasa ve yasal düzenleme. Anayasal talepler, kültürel kimlik, vatandaşlık ve idari yapı. Kültürel kimlik, ana dilde eğitim. Resmi dil-ana dil arasında karşıtlık yoktur. Doğru bir düzenleme yapıldığında bu iki dil birbirini besler. İdeal bir Anayasa bu konuyu ihtiva etmelidir. Öneri olarak, şayet olmuyorsa Anayasa’nın 42. maddesinde yer alan ’Türkçe’den başka hiçbir dil öğretilemeyeceğine’ dair yasakların kaldırılması düzenlemesi yapılabilir" şeklinde konuştu. Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan Üzülmez, siyasi alanda yapılacak müzakerelerin Anayasa değişikliği getirebileceğini veya yasa değişikliğine gidilebileceğini söyleyerek, "Kapsamı ve sınırı belli olmayan bir konu hukuki düzenlemelere konu edilemez. Küresel sorunları yaşamış, sorunun çözümüne yönelik belli süreçler yürütmüş ülkeler var. Bu olayların tarihsel süreçlerin anlatıldığı, siyasilerin konunun çözümüne yönelik mücadelenin ele alındığı, hukuki süreçlerin teğet geçildiği değerlendirmeler var. En azından yararlanabilmek açısından süreçlerle ilgili hukuki düzenlemelerin gözden geçirilmesi fayda sağlayabilecektir" diye konuştu. İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahmut Koca, PKK mensuplarının topluma kazandırılmasının sıhhatli bir şekilde sağlanabileceğine işaret ederek, "Ceza adaleti sistemindeki mevcut hukuki düzenlemeler, terör örgütünün tasfiyesi ve yeniden topluma kazandırılması bakımından yeterli olmayacağından, bu konuda özel bir kanuni düzenlemenin yapılması gerektiğini düşünüyorum. Çıkartılacak topluma kazandırma kanunu üç aşamayı düzenlemelidir. Bunlar; silahların bırakılması, örgüt mensuplarının adli mercilere teslimi ve örgüt mensuplarının rehabilitasyon süreci şeklinde belirlenebilir. PKK, siyasi amaçlarla kurulmuş bir terör örgütüdür. Bu örgüt, devletin varlığını, milletin siyasi birliğini ve bütününü parçalama hedefinden vazgeçtiğini ilan etmiştir. Bu vazgeçmenin sözle topluma açıklanması önemli olmakla birlikte, kuşkusuz yeterli değildir. Örgütün kontrolünde bulunan her türlü silah ve mühimmatın, diğer mal değerlerinin emniyet birimlerine tamamen teslim edilmesi ve böylece bilgi verilmesi gerekmektedir. Örgütün sadece Türkiye’de bulunan mensuplarının değil, yurt dışında ve kontrolünde bulunan diğer örgütsel yapılardaki mevcut kişilerin de katılmaları gerekir. Bu tespitlere binaen teslim olan örgüt mensupları sonrası örgütün varlığının sona erdiğinin ilan edilmesi gerekir" ifadelerini kullandı. Koca, genel af ya da özel kanun çıkartarak düzenleme yapılabileceğini söyleyerek, "Genel affın düşünülmemesi gerektiğini söylüyorum. Affın hukuku zayıflattığını, hukuka güveni zayıflattığını, davranış normlarında karmaşa oluşturduğuna inanıyorum. Ortada çalışmalar var. 40-50 yıldır cinayet işleyen bir örgüt var. Denetimli serbestlik adı altında rehabilitasyona tabi tutmazsanız, ekonomik olarak desteklemezseniz başka oluşumlarla karşı karşıya kalırsınız" şeklinde konuştu. İstanbul Kültür Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bahri Öztürk, yasal düzenlemelerin yeterli olmadığına işaret ederek, "Gerçekten de çözüm yolu sürece dahil edecek kişinin hükümlü olup olmadığına göre değişmektedir. Hükümlüyse az veya koşullu olmaya ilişkin düzenlemeler kullanılabilecek. Hükümlü değilse o zaman kişi ya şüphelidir ya da sanık. Bu durumda örneğin Almanya’da olduğu gibi etkin pişmanlık veya af gündeme gelebilecek. Ancak etkin pişmanlık kavramını burada yeniden tarif etmek icap edecektir. Bu işte özel bir yasal olay. Bu çalışmalara başlanmasının ilk ve en önemli şartı silahların tümüyle gömüldüğünden emin olunmalı. İkincisi bu çalışmanın genel afla dönüşmesi eklenmelidir. Bu nedenle hüküm pişmanlıkta bile benzer bir şekilde sürece aktif olarak katılmayanların bundan yararlanması kabul edilmemelidir. Kim örgütü samimi olarak bırakıp örgüt üyelerinin silahı gömmesini sağladıysa, sadece o örgüt ve mensupları sürece katılabilmelidir diye düşünmelidir. Bunlar yapıldıktan sonra başta anayasa olmak üzere Ceza Muhakemesi Kanunu ve İnfaz Kanunu’nda ve mevzuatta yapılacak düzenlemelerle, ki bu ancak özel bir yasayla olabilir, en zorlu virajlardan belki de sonuncusu hasarsız geçilmiş olmalıdır" diye konuştu. Öztürk, genel affın kimin ne yaptığına bakılmaksızın yapılması gerektiğini belirterek, "Biz sürekli pişmanlıktan bahsettik. Silahı bırakıyor mu? Etkin bir şey yapıyor mu? Yeni özel düzenleme lazım. Pişmanlık silahın yakılmasıdır. Eğer af çıkarılacaksa, özel bir şey olmalı" ifadelerini kullandı.
TİHEK Başkanı Altun: "İsrail’in hukuk tanımaz bu saldırılarını kınıyor ve lanetliyorum"
02 Ekim 2025 Perşembe - 17:01 TİHEK Başkanı Altun: "İsrail’in hukuk tanımaz bu saldırılarını kınıyor ve lanetliyorum" Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) Başkanı Fahrettin Altun, "İsrail’in hukuk tanımaz bu saldırılarını kınıyor ve lanetliyorum. İsrail güçlerince alıkonulan vatandaşlarımızın ve diğer yolcuların da bir an önce serbest bırakılmasını diliyorum" dedi. TİHEK Başkanı Altun, sosyal medya hesabı üzerinden Gazze’ye insani yardım ulaştırmak için yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na yönelik İsrail saldırıları hakkında paylaşımda bulundu. "İsrail’in küresel barış karşısında nasıl bir tehdit oluşturduğunu bir kez daha açıkça ortaya koymaktadır" Altun, saldırının yalnızca gemilere değil, insan haklarına ve insanlığın ortak vicdanına yapılmış bir saldırı olduğuna dikkat çekerek, "Uluslararası sularda sivillere müdahale etmek, insan haklarının ve uluslararası hukukun en temel ilkelerini ihlal etmektedir. Gazze’de binlerce masum sivilin hayatına mal olan saldırıların ardından insani yardım girişimlerinin engellenmesi, soykırımın devamı niteliğindedir. Bu eylemler, uluslararası hukukun ve insan haklarının sistematik biçimde ihlal edildiğini, İsrail’in küresel barış karşısında nasıl bir tehdit oluşturduğunu bir kez daha açıkça ortaya koymaktadır" ifadelerinde bulundu. "İsrail’in hukuk tanımaz bu saldırılarını kınıyor ve lanetliyorum" Küresel Sumud Filosu’nun yalnızca bir insani yardım girişimi değil, uluslararası adaletin, insan onurunun ve özgür Filistin mücadelesinin sembolü olduğuna dikkat çeken Altun, "İsrail’in hukuk tanımaz bu saldırılarını kınıyor ve lanetliyorum. İsrail güçlerince alıkonulan vatandaşlarımızın ve diğer yolcuların da bir an önce serbest bırakılmasını diliyorum. Uluslararası toplum artık somut ve kararlı adımlar atmak, İsrail’in Gazze’deki işgalini ve sivillere yönelik katliamlarını durdurmak için ortak hareket etmek mecburiyetindedir" dedi.
Otostop çeken öğrencilere başkandan sürpriz
02 Ekim 2025 Perşembe - 16:52 Otostop çeken öğrencilere başkandan sürpriz Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, otostop çeken üniversite öğrencilerini evlerine bırakmakla kalmadı, aynı zamanda onların davetini kırmayarak akşam sofralarına da konuk oldu. Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi önünde otostop çeken iki üniversite öğrencisini fark eden Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, öğrencileri evlerine kadar bıraktı. Öğrencilerin, kendisini evlerine davet etmeleri üzerine bu samimi teklifi geri çevirmeyen Başkan Balaban, gençlerin evine misafir oldu. Ziyarette Başkan Balaban’a, CHP Yunusemre İlçe Başkanı Yalçın Arcak ve İlçe Gençlik Kolları Başkanı Ceren Saldıran da eşlik etti. Evde Başkan Balaban’ı karşılarında gören diğer öğrenciler ise kısa süreli bir şaşkınlık yaşasa da, belediye başkanlarını ağırlamaktan büyük mutluluk duyduklarını ifade etti. Gençlerle akşam yemeği yiyen Başkan Semih Balaban, öğrencilerle sohbet etti ve kendi üniversite anılarını paylaştı. Başkan Balaban, üniversite öğrencilerinin misafirperverliğinden memnuniyet duyduğunu belirterek şunları söyledi: "İlçe Başkanımız Yalçın Arcak ve Gençlik Kolları Başkanımız Ceren Saldıran ile bir programa giderken, iki üniversite öğrencisi otostop yaparak bizden kendilerini evlerine bırakmamızı rica etti. Gençlerimizi evlerine bıraktık. Onların daveti üzerine evlerine konuk olduk, pırıl pırıl arkadaşlarıyla tanıştık, sohbet ettik. Mühendislik fakültesinde öğrenim gören gençlerimize eğitim hayatlarında başarılar diliyorum."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "CHP, safralarından kurtulmadıkça ana muhalefet görevini de layıkıyla ifa edemeyecek" (2)
02 Ekim 2025 Perşembe - 16:06 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "CHP, safralarından kurtulmadıkça ana muhalefet görevini de layıkıyla ifa edemeyecek" (2) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "CHP, safralarından kurtulmadıkça ana muhalefet görevini de layıkıyla ifa edemeyecek" dedi. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuştu. Değişimin hayatın değişmez gerçeği olduğunu belirten Erdoğan, bugünlere değişerek, kadroları yenileyerek geldiklerini, bunu yaparken yol ve dava arkadaşlığını daima gözettiklerini, kardeşlik hukukunu ise korumaya özen gösterdiklerini ifade etti. "Hemen her arkadaşım bayrağı yeni gelen arkadaşımıza kucaklaşarak, helalleşerek, gönül rahatlığı içerisinde birbirlerine sarılarak teslim etti" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Mesela CHP’de yaşanan ve artık gelenekselleşen kavgaların, hareketlerin hiçbiri hamdolsun bizde yaşanmadı. Partimize zerre miskal katkısı olan kardeşlerimizin hak ve hukukuna her zaman riayet ettik. Bu, tam 24 yıldır üzerine hassasiyetle titrediğimiz en temel vasfımızdır. Burada şu hissiyatımı içtenlikle ifade etmek istiyorum; bu teşkilatın her bir mensubu, AK Parti’nin her bir emektarı benim yol arkadaşımdır, kardeşimdir, kaderdaşımdır. Onunla aramızda inşallah son nefese kadar sürecek kopmaz bir bağ vardır. Bugün bir kez daha kuruluşundan beri bu harekete görev veren herkese teşekkür ediyorum. Bilhassa geçtiğimiz günlerde bayrak değişimi yaşanan illerimizdeki kardeşlerime emekleri, çabaları ve görev süreleri boyunca partimize yapmış oldukları hizmetleri için şükranlarımı sunuyorum. Yeni atanan arkadaşlarımıza yüce Allah’tan başarılar diliyor, devraldıkları bayrağı daha da ileri götürmek için koşacaklarına yürekten inanıyorum. Milletin emanetini omuzlayanlarda yorgunluk, yılgınlık, rehavet hiç olmaz. Hem teşkilatımızın hem de belediyelerimizin röntgenini çekmeye devam edeceğiz. Geçtiğimiz haftalarda AK Parti ailesine katılan belediye başkanlarımıza aramıza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum." "Belediyeleri hısım akraba çiftliğine çeviren haramilerin baskılarına teslim olmak istemeyenlere kapımız ardına kadar açıktır" Türkiye’de hizmet adresinin AK Parti ve Cumhur İttifakı olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "AK Partili belediye rantçı değil, halkçı belediye demektir. Şehrine ve seçmenine aşk ile hizmet etmek isteyen, partimizin ilkelerini benimsemiş herkese bizim kapımız ardına kadar açıktır. Belediyeleri hısım akraba çiftliğine çeviren haramilerin baskılarına teslim olmak istemeyenlere bizim kapımız ardına kadar açıktır. Bu anlayışla saflarımızı genişletmeye devam edeceğiz. Ailemize katılan arkadaşlarımızın tehdit, tedhiş ve psikolojik şiddete maruz kalmasına izin vermeyeceğiz. Yorulmadan, bıkmadan, usanmadan, rotamızdan şaşmadan ve milletimizle gönül bağımızı koparmadan Allah’ın izniyle gece gündüz çalışacağız" diye konuştu. "Bizim kendimizi hesaba çekme, varsa hatamızı kabullenme noktasında hiçbir çekincemiz yok" Erdoğan, AK Parti olarak yaz ayları boyunca yoğun tempoda çalıştıklarını ve Genel Merkez Teşkilat Başkanlığı koordinasyonunda genel başkan yardımcılarından bakanlara, MKYK’dan milletvekillerine kadar herkesin 49 gün boyunca tam kadro sahada olduğunu söyleyerek, "Türkiye Yüzyılı buluşmalarımız vesilesiyle 81 ilimizin hepsinde esnaftan çiftçiye, akademiden iş insanlarına, işçiden emekliye, kadınlara ve gençlere kadar yüz binlerce vatandaşlarımızla buluştuk, kucaklaştık ve istişare ettik. 81 ilimizde merkez ilçeler dahil 973 ilçemizde toplantılar gerçekleştirdik. Bu toplantılarda çalışmalarımızı anlattık, talepleri ve görüşleri dinledik. Büyük bir gayretle 49 gün gibi kısa bir zamanda ülkemizin dört bir yanındaki buluşmalarımızı tamamladık. Yaz döneminde Kadın ve Gençlik Kollarımızda yoğun bir mesai içerisindeydi. Bir devlet projesi olarak yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye sürecine dair bilgilendirmelerde bulunduk, soru işaretlerini giderdik. Yine aynı dönemde şehit yakınlarımız ve gazilerimizi ziyaret ederek hem dayanışmamızı gösterdik hem de onların hayır dualarını aldık. Halkımızın nabzını tuttuğumuz buluşmalarda topladığımız öneri, tespit ve eleştirilere göre değerlendirmelerimizi yapıyoruz. Bizim kendimizi hesaba çekme, varsa hatamızı kabullenme noktasında hiçbir çekincemiz yok, olmadı ve olmayacak" ifadelerine yer verdi. "CHP, safralarından kurtulmadıkça ana muhalefet görevini de layıkıyla ifa edemeyecek" TBMM Genel Kurulu’nda 28. Dönem 4. Yasama Yılı’nın başlaması dolayısıyla açılış konuşmasını gerçekleştirerek, cumhurbaşkanlığı makamı için iftihar verici bir teamülü yerine getirdiklerini dile getiren Erdoğan, "Meclis’teki atmosfer umutlarımızın daha da artmasına vesile olmuştur. Buradan demokrasi kültürünün ne manaya geldiğini bir kez daha ortaya koyan tüm milletvekillerine ve genel başkanlara teşekkür ediyorum. Dünkü tabloyu çok kıymetli bulduğumuzu özellikle ifade ediyorum. Ana muhalefet partisinin daha ilk günde uyduruk bir bahane üreterek Meclis’i kırıp kaçması aslında bunların zihniyetlerinin de görülmesini sağlamıştır. Yaklaşık 28 milyon vatandaşımızın oyunu alan bir cumhurbaşkanı olarak bunların Meclis açılışından firar etmek için öne sürdükleri saçmalıkların bizim nazarımızda kıymeti harbiyesi yoktur. Bunların siyaset yapma tarzı maalesef böyle, kendilerini hiç geliştiremiyorlar. Kantin solculuğu havasından bir türlü çıkamıyorlar. Burada asıl üzüntü verici durum yapılan ayıbın doğrudan Meclis’e ve millete karşı olmasıdır. CHP, en büyük saygısızlığı bize değil, bizden daha ziyade dillerinden düşürmedikleri milli iradeye ve gazi Meclis’e karşı sergilemişlerdir. Ne yazık ki CHP, ortaya saçılan onca pisliğe rağmen belediyeleri soyup soğana çeviren suç örgütünün vesayetinden halen çıkamadı. Türkiye’nin ana muhalefet partisinin demokratik siyaset yerine rüşvet, irtikap, iltimas, yolsuzluk, sahtekarlıkla anılması utanç verici olduğu kadar Türk demokrasisi adına endişe vericidir. Anlaşılan CHP, safralarından kurtulmadıkça ana muhalefet görevini de layıkıyla ifa edemeyecek" değerlendirmesinde bulundu. "AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak siyasette nezaket ikliminin oluşmasına öncülük edeceğimizin altını çizdik" CHP’nin dün gerçekleştirilen özel oturum ile Türk demokrasisinin eriştiği olgunluğu görmeleri açısından bir fırsat sunduğunu kaydeden Erdoğan, "Oturumun ardından siyasi partilerimizin genel başkanları ile çok samimi bir sohbet gerçekleştirdik. Yeni yasama yılı boyunca siyasete nezaket, hoşgörü, empati ve karşılıklı saygının hakim olması temennilerimizi ilettik. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bu iklimin oluşmasına öncülük edeceğimizin özellikle altını çizdik. 28. Dönem 4. Yasama Yılı’nın bir kez daha ülkemiz, milletimiz ve milletvekillerimiz için tekrar hayırla vesile olmasını diliyorum. Yeni yasama yılında daha önce genel çerçevesini paylaştığımız Türkiye Yüzyılı Reform Programımızı peyderpey hayata geçirmeye başlayacağız. Bu reform hamlesinin önemli bir veçhesini yerel yönetimlerde mali disiplini güçlendirecek adımlar teşkil edecektir. Geçtiğimiz aylarda gündeme getirdiğimiz ve büyük ilgi uyandıran Mahalli İdareler Reform Paketimizi de tekemmül ettiriyoruz. Bu süreçte sizden gelen öneri ve katkıları titizlikle değerlendiriyoruz. İnşallah hem belediye başkanlarımızın daha verimli hizmet etmesini hem de halkımızın daha iyi hizmet almasını sağlayacağız" dedi. "Son seçimlerde el değiştiren birçok belediye şimdiden dökülmeye başladı" Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Son seçimlerde el değiştiren birçok belediye şimdiden dökülmeye, hizmet noktasında iflas bayrağını çekmeye başladı. Konserinden asfaltına, reklamından imarına kadar elinizi nereye atsanız oradan bir yolsuzluk skandalı fışkırıyor. Ortada harcanan milyarlar, on milyarlar var, ama hizmet yok, eser yok. Seçim meydanlarında ‘Allah’ın suyundun para mı alınır’ diyorlardı, şimdi millet fahiş fiyatla bile olsa neredeyse içecek su bulamıyor. Su kamyonları, su bidonları, çöp dağları, yolda kalan otobüsler istisna olmaktan çıktı, rutin haline geldi. Öyle pişkinler ki, daha çöpleri toplayamıyorlar. Daha musluktan düzenli su akıtmayı beceremiyorlar. Daha otobüsleri vaktinde durağa getiremiyorlar. Bir de utanmadan bize itibar dersi vermeye kalkıyorlar. CHP Genel Başkanı bunlarla uğraşacağına, sabah-akşam kriz duasına çıkıyor. AK Parti yıpransın, hükümet yıpransın da Türkiye’ye ne olursa olsun havasında. Bir gün bakıyorsunuz balıkları bahane ederek nükleer enerjiyi eleştiriyor, ertesi hafta Türkiye’nin doğal gaz tedarik anlaşmaları diline dolaşıyor. Türk Hava Yollarının iki yıldır sürdürdüğü ve dünyaya ilan ettiği uçak alım görüşmelerini çarpıtarak kendince senaryolar yazıyor. Ne uluslararası ticaret bilgisi var ne de diplomasinin kurallarına vakıf. Uluslararası piyasalardan gaz almayı bakkaldan gazoz almak kadar basit zannedecek bir cehalet çukurunda. Ne diyelim? İnşallah bir an önce kendini toparlar, biraz siyaset öğrenir. Yoksa CHP’li vatandaşlarımıza Allah sabır versin demekten başka bize bir yol kalmayacak."