POLİTİKA
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 21:07 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bugün Avrupa’nın Türkiye’ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye’nin Avrupa’ya olan ihtiyacından daha fazladır" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bugün Avrupa’nın Türkiye’ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye’nin Avrupa’ya olan ihtiyacından daha fazladır. Yarın bu ihtiyaç daha da artacaktır. Avrupa bir yol ayrımındadır. Ya Türkiye’nin büyüyen gücünü ve küresel ağırlığını birliğin dar boğazdan çıkışı için bir fırsat olarak görecekler ya da dışlayıcı söylemlerin Avrupa’nın geleceğini karartmasına müsaade edecekler" dedi. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplandı. Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasının hemen başında dün yaşanan fırtınadan etkilenen Gaziantep, Şanlıurfa ve Adıyaman başta olmak üzere illerdeki vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aşırı yağışların ve fırtınanın da etkisiyle meydana gelen kazalarda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyor, yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar temenni ediyorum. Tarım ve İçişleri Bakanlarımız sahadaki birimlerimizle durumu yakından takip etmekte, hasar tespit çalışmalarını titizlikle yürütmektedirler" ifadelerini kullandı. "Türkiye ezberlerin bozulduğu, belirsizliğin arttığı, insanlığın yol ve yön arayışının hızlandığı günümüzde bölgesinin en güçlü, en istikrarlı ülkesi olarak göz doldurmakta" Türkiye’nin dünyada yaşanan olumsuz gelişmelerden artık eskisi kadar etkilenmediğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyanın ve bölgemizin çatışmaların, siyasi ve ekonomik çalkantıların, sosyal gerilimlerin girdabında sağa sola savrulduğu bir dönemde Türkiye rotasından ayrılmadan emin adımlarla hedeflerine doğru ilerliyor. Yaşadığımız her hadise Türkiye’nin dayanıklılığını ortaya koyuyor. Bölgemizdeki her kriz Türkiye’nin son 23 yılda kat ettiği büyük mesafeyi ispat ederken, ülkemizin istikrar adası konumunu daha da perçinliyor. Türkiye ezberlerin bozulduğu, belirsizliğin arttığı, insanlığın yol ve yön arayışının hızlandığı günümüzde bölgesinin en güçlü, en istikrarlı ülkesi olarak göz doldurmakta, adından söz ettirmektedir. Şunu büyük bir gururla ifade etmek isterim ki bugün artık her alanda kendi ayakları üstünde durabilen, hatta bunun da ötesine geçerek dostlarına ve kardeşlerine en zor zamanlarında destek veren bir Türkiye vardır. Karşılaştığımız onca engele rağmen 23 yıldır sabırla uyguladığımız stratejilerin semerelerini topladığımız bir dönemdeyiz" dedi. "12 aylık ihracat tutarında ilk defa 275,8 milyar dolara çıkarak Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdık" Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin birçok avantaj sağladığını ve bu avantajlar sayesinde tüm dünyayı kara kara düşündüren savaşın yıkıcı etkilerini birçok alanda en düşük seviyede tutmayı başardıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçen hafta açıklanan kritik veriler, Türkiye ekonomisinin küresel krizleri yönetme kapasitesini bir kez daha teyit ve tescil etmiştir. Bölgemizdeki savaşa rağmen ihracatımız nisanda güçlü bir performans sergiledi. Nisan ayında ihracatımız yıllık yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolara ulaştı. Ocak-nisan dönemi ihracatımız ise 88 milyar 630 milyon doları buldu. 12 aylık ihracat tutarında ilk defa 275,8 milyar dolara çıkarak Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdık. İhracatımızın detaylarına baktığımızda ümitvar bir tabloyla karşılaşıyoruz. 166 ülke ve bölgeye ihracatımız arttı. 26 sektörün tamamında ihracatımız yükseldi. Sektörler sıralamasında 3,9 milyar dolarla otomotiv liderliğini sürdürürken, 3,1 milyar dolarla kimyevi maddeler ikinci, 1,8 milyar dolarla elektrik elektronik üçüncü, 1 milyar 451 milyon dolarla hazır giyim dördüncü oldu. Savunma ve havacılık ihracatımızın 962 milyon dolara ulaşmasını ayrıca kıymetli buluyoruz. Böylece yılın ilk dört ayında bu alanda yüzde 28 oranında artış kaydederek önemli bir başarıya imza attık. Bir diğer çarpıcı rakam şudur; bin 18 firmamız ilk kez yurt dışına ürün satma başarısı göstermiştir. Ticarette korumacılık eğilimlerinin güçlendiği, talebin daraldığı ve jeopolitik risklerin tırmandığı bir dönemde bu ihracat rakamları takdire şayandır. Şu da bir gerçek ki Türkiye’nin potansiyeli bunun çok çok üzerindedir. İnşallah yeni pazarlara açılarak ihracatı teşvik ederek, ihracatçılarımıza destek olarak daha yüksek rakamlara ulaşacağız" açıklamasında bulundu. "Turizm gelirimiz yılın ilk çeyreğinde geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 4,2 artarak 9 milyar 896 milyon dolara yükseldi" Türkiye’nin turizm alanında da oldukça verimli bir dönem geçirdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biliyorsunuz 2025 yılını turizmde 64 milyon ziyaretçi ve 65,2 milyar dolar turizm geliriyle kapatmıştık. Sektörü olumsuz etkileyen çeşitli zorluklara rağmen hamdolsun 2026’ya çok güçlü bir giriş yaptık. Turizm gelirimiz yılın ilk çeyreğinde geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 4,2 artarak 9 milyar 896 milyon dolara yükseldi. Yine bu dönemde turist sayımız yüzde 4,2 oranında artışla 9 milyon 219 bine ulaştı. İlk çeyrekte yabancı ziyaretçilerin kişi başı gecelik ortalama harcaması ise 116 dolardan 119 dolara çıktı. Ekonomimize ve sektörümüze hayırlı uğurlu diyorum" dedi. Bu sene Türkiye’nin uluslararası görünürlüğünü artıracak zirvelere ve etkinliklere ev sahipliği yapacağını da hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de düzenlenecek uluslararası etkinliklerin de Türk turizminin yıldızının parlamasına katkı sunacağına inandığını söyledi. "İşsizlik oranımız tek haneli seyrini 35’inci ayında da korumuş oldu" Verilerin sadece ihracat ve turizmde değil, istihdam tarafında da umut verici olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İşsizlik oranı bir önceki aya göre 0,3 puan azalarak yüzde 8,1’e geriledi. İstihdam sayımız aynı dönemde 226 bin kişi artarak 32 milyon 425 bin kişiye, istihdam oranımız ise 0,3 puan artarak yüzde 48 buçuğa yükseldi. Keza iş gücü sayımız mart ayında bir önceki aya göre 129 bin kişi artarak 35 milyon 298 bin kişiye ulaştı. İş gücüne katılma oranımız ise 0,1 puan artışla yüzde 52,8’e çıktı. Böylece işsizlik oranımız tek haneli seyrini 35’inci ayında da korumuş oldu. Bununla birlikte atıl iş gücü oranındaki yükselişi de dikkatle takip ediyoruz" diye konuştu. "Enflasyonla mücadelede küresel atmosfer itibarıyla rüzgara karşı yürüyor olsak da irademizde en küçük bir gerileme yoktur" İhracat, istihdam ve turizmdeki olumlu tabloya rağmen savaşın etkilerinin enflasyon rakamlarında hissedildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün nisan ayı enflasyon oranı yüzde 4,18 olarak açıklandı. Halen çok yüksek seyreden akaryakıt fiyatları dünyada olduğu gibi bizde de enflasyon üzerinde ağır baskı oluşturuyor. Enflasyonla mücadelede küresel atmosfer itibarıyla rüzgara karşı yürüyor olsak da irademizde en küçük bir gerileme yoktur. Karamsarlığa kapılmadan, felaket tellallarına kulak asmadan biz doğru bildiğimiz yolda sağlam adımlarla ilerlemekte kararlıyız" ifadelerini kullandı. "Avrupa içerisinde özellikle belli kesimlerde Türkiye’ye karşı kökleşmiş olan önyargıları bir türlü aşamadık" Avrupa Birliği ve Türkiye ilişkilerine dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde Türkiye’nin Avrupa’daki konumuna dair yine Avrupalı aktörlerin bazı yıpratıcı tartışmaları körüklediğini söyledi. Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine dair süreci tarih tarih sıralayan ve süreç içerisinde Türkiye’nin çeşitli sebeplerle çifte standartlara maruz kaldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Biz maruz kaldığımız onca çifte standarda rağmen tam üyelik yolundaki çalışmalarımızı inatla sürdürdük. Bugün de Avrupa Birliği kurumlarıyla ve ülkeleriyle karşılıklı temaslarımız yoğun bir şekilde devam ediyor. Ancak burada şunu çok net ifade etmem gerekiyor; ilk başvuru tarihimiz olan 1950’den beri Avrupa içerisinde özellikle belli kesimlerde Türkiye’ye karşı kökleşmiş olan önyargıları bir türlü aşamadık. Kimi zaman demokrasimizi dillerine doladılar, kimi zaman ekonomimizi tehdit olarak gördüler, kimi zaman nüfusumuz üzerinden korku yaydılar, kimi zaman inancımızı bahane ederek bizi ötekileştirdiler ama her seferinde Türkiye’yi dışlayacak, Türkiye’nin tam üyelik sürecini yavaşlatacak, Türkiye’yi kapıda bekletecek bir bahane mutlaka buldular. Türkiye değişti, dönüştü. Ekonomisini ve demokrasisini güçlendirdi. Ama bu çevrelerin ülkemize yönelik çarpık yaklaşımında hiçbir değişim olmadı. Biz diğer aday ülkelerden farklı olarak işte bu zihniyetle ve temsilcileriyle de mücadele etmek zorunda kaldık. Merhum Özal’ın dediği gibi sadece uzun ince değil, aynı zamanda suni engeller ve engebelerle dolu bir yolda yürüdük. Teessüfle belirtmeliyim ki bu yolculuk yine aynı zeminde devam ediyor. Türkiye’ye yönelik stratejik şaşılık maalesef birliğin pek çok kurumunda hem de çok bariz biçimde varlığını muhafaza ediyor." "Bugün Avrupa’nın Türkiye’ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye’nin Avrupa’ya olan ihtiyacından daha fazladır" Türkiye olmadan Avrupa Birliği’nin tamamlanamayacağını dile getiren Erdoğan, "Gelinen noktada bir gerçeği açık açık dile getirmek durumundayım. Dün olduğu gibi bugün de mesele Ankara’nın nerede durduğu değildir. Mesele Brüksel’in geleceğin dünyasında nerede olmak istediğidir. Kendini nerede gördüğüdür. Türkiye’nin tam üye olarak yer almadığı bir Avrupa Birliği’nin küresel bir aktör ve çekim merkezi olmayacağı artık anlaşılmalıdır. Biz hini hacette varlığı hatırlanacak, ihtiyaç duyulunca kapısı çalınacak, sahir zamanlarda ötelenecek bir ülke değiliz. Hiçbir zamanda olmayacağız. Avrupa Birliği Türkiye’nin yapıcı tavrının kıymetini çok iyi bilmeli, bunu hor kullanmamalı, bunu zora sokacak eylem ve söylemlerden imtina etmelidir. Unutulmasın ki ne Türkiye eski Türkiye’dir ne de dünya eskisi gibi batılı devletlerin nüfus alanına sıkışmış haldedir. Bölgesel işbirliklerinin önem kazandığı, yeni aktörlerin boy, verdiği küresel sistemin çok kutupluluğa doğru hızla evrildiği yeni bir dünya kuruluyor. Ve Türkiye yeni sistemin kutup başlarından biri olmaya namzet en güçlü ülkeler arasında yer alıyor. Bakın açık söylüyorum. Bugün Avrupa’nın Türkiye’ye duyduğu ihtiyaç Türkiye’nin Avrupa’ya olan ihtiyacından daha fazladır. Yarın bu ihtiyaç daha da artacaktır. Avrupa bir yol ayrımındadır. Ya Türkiye’nin büyüyen gücünü ve küresel ağırlığını birliğin dar boğazdan çıkışı için bir fırsat olarak görecekler ya da dışlayıcı söylemlerin Avrupa’nın geleceğini karartmasına müsaade edecekler. Bizim temennimiz Avrupa’daki karar alıcıların siyasi ve tarihi önyargılarını artık terk ederek Türkiye’yle samimi, sahici ve göz hizasında ilişkiler geliştirmeye odaklanmalarıdır. Böyle bir ilişkinin kazananı Türkiye’nin de ayrılmaz parçası olduğu Avrupa kıtası olacaktır. Biz milletimizin yüksek menfaatlerini rehber edinerek bu yolda sabırla vakarla alnımız ak, başımız dik bir şekilde yürümeye devam edeceğiz" dedi. Kurban Bayramı tatili 9 gün oldu Konuşmasının son kısmında vatandaşlara iki müjdeli haberi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu sene Kurban Bayramı’nı inşallah 27-30 Mayıs tarihleri arasında idrak edeceğiz. Kamu çalışanlarımızın 26 Mayıs Salı günü öğleden sonra başlayacak olan resmi tatillerine 1,5 gün daha eklenmesini kararlaştırdık. Böylece pazartesi tam gün ve salı öğleye kadar olmak üzere bayram öncesi 1,5 günü idari izin kapsamına alarak, toplamda 9 günlük bir tatil imkanı vermiş oluyoruz. Hayırlı uğurlu olsun diyorum. Aile ve Gençlik Fonu’yla yuva kurmak isteyen gençlerimizi 200 ile 250 bin lira arasında bir rakamla destekliyoruz. Krediden faydalanan ve vade döneminde çocuk sahibi olan gençlerimize yönelik bir kolaylık sağlamıştık. Geri ödeme süresi içerisinde ilk çocuk sahibi olan çiftlerin 12 aylık taksitini hibe etmeye ve kalan taksitlerini 12 ay ertelemeye karar vermiştik. Şimdi bunu bir adım öteye taşıyoruz. Geri ödeme dönemi içerisinde ikinci çocuğun da olması halinde kalan taksitlerin tamamını hibe edeceğiz" ifadelerini kullandı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 19:55 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olacağını duyurdu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bugün Avrupa’nın Türkiye’ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye’nin Avrupa’ya olan ihtiyacından daha fazladır. Yarın bu ihtiyaç daha da artacaktır. Avrupa bir yol ayrımındadır. Ya Türkiye’nin büyüyen gücünü ve küresel ağırlığını birliğin dar boğazdan çıkışı için bir fırsat olarak görecekler ya da dışlayıcı söylemlerin Avrupa’nın geleceğini karartmasına müsaade edecekler" dedi. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplandı. Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasının hemen başında dün yaşanan fırtınadan etkilenen Gaziantep, Şanlıurfa ve Adıyaman başta olmak üzere illerdeki vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aşırı yağışların ve fırtınanın da etkisiyle meydana gelen kazalarda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyor, yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar temenni ediyorum. Tarım ve İçişleri Bakanlarımız sahadaki birimlerimizle durumu yakından takip etmekte, hasar tespit çalışmalarını titizlikle yürütmektedirler" ifadelerini kullandı. "Türkiye ezberlerin bozulduğu, belirsizliğin arttığı, insanlığın yol ve yön arayışının hızlandığı günümüzde bölgesinin en güçlü, en istikrarlı ülkesi olarak göz doldurmakta" Türkiye’nin dünyada yaşanan olumsuz gelişmelerden artık eskisi kadar etkilenmediğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyanın ve bölgemizin çatışmaların, siyasi ve ekonomik çalkantıların, sosyal gerilimlerin girdabında sağa sola savrulduğu bir dönemde Türkiye rotasından ayrılmadan emin adımlarla hedeflerine doğru ilerliyor. Yaşadığımız her hadise Türkiye’nin dayanıklılığını ortaya koyuyor. Bölgemizdeki her kriz Türkiye’nin son 23 yılda kat ettiği büyük mesafeyi ispat ederken, ülkemizin istikrar adası konumunu daha da perçinliyor. Türkiye ezberlerin bozulduğu, belirsizliğin arttığı, insanlığın yol ve yön arayışının hızlandığı günümüzde bölgesinin en güçlü, en istikrarlı ülkesi olarak göz doldurmakta, adından söz ettirmektedir. Şunu büyük bir gururla ifade etmek isterim ki bugün artık her alanda kendi ayakları üstünde durabilen, hatta bunun da ötesine geçerek dostlarına ve kardeşlerine en zor zamanlarında destek veren bir Türkiye vardır. Karşılaştığımız onca engele rağmen 23 yıldır sabırla uyguladığımız stratejilerin semerelerini topladığımız bir dönemdeyiz" dedi. "12 aylık ihracat tutarında ilk defa 275,8 milyar dolara çıkarak Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdık" Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin birçok avantaj sağladığını ve bu avantajlar sayesinde tüm dünyayı kara kara düşündüren savaşın yıkıcı etkilerini birçok alanda en düşük seviyede tutmayı başardıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçen hafta açıklanan kritik veriler, Türkiye ekonomisinin küresel krizleri yönetme kapasitesini bir kez daha teyit ve tescil etmiştir. Bölgemizdeki savaşa rağmen ihracatımız nisanda güçlü bir performans sergiledi. Nisan ayında ihracatımız yıllık yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolara ulaştı. Ocak-nisan dönemi ihracatımız ise 88 milyar 630 milyon doları buldu. 12 aylık ihracat tutarında ilk defa 275,8 milyar dolara çıkarak Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdık. İhracatımızın detaylarına baktığımızda ümitvar bir tabloyla karşılaşıyoruz. 166 ülke ve bölgeye ihracatımız arttı. 26 sektörün tamamında ihracatımız yükseldi. Sektörler sıralamasında 3,9 milyar dolarla otomotiv liderliğini sürdürürken, 3,1 milyar dolarla kimyevi maddeler ikinci, 1,8 milyar dolarla elektrik elektronik üçüncü, 1 milyar 451 milyon dolarla hazır giyim dördüncü oldu. Savunma ve havacılık ihracatımızın 962 milyon dolara ulaşmasını ayrıca kıymetli buluyoruz. Böylece yılın ilk dört ayında bu alanda yüzde 28 oranında artış kaydederek önemli bir başarıya imza attık. Bir diğer çarpıcı rakam şudur; bin 18 firmamız ilk kez yurt dışına ürün satma başarısı göstermiştir. Ticarette korumacılık eğilimlerinin güçlendiği, talebin daraldığı ve jeopolitik risklerin tırmandığı bir dönemde bu ihracat rakamları takdire şayandır. Şu da bir gerçek ki Türkiye’nin potansiyeli bunun çok çok üzerindedir. İnşallah yeni pazarlara açılarak ihracatı teşvik ederek, ihracatçılarımıza destek olarak daha yüksek rakamlara ulaşacağız" açıklamasında bulundu. "Turizm gelirimiz yılın ilk çeyreğinde geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 4,2 artarak 9 milyar 896 milyon dolara yükseldi" Türkiye’nin turizm alanında da oldukça verimli bir dönem geçirdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biliyorsunuz 2025 yılını turizmde 64 milyon ziyaretçi ve 65,2 milyar dolar turizm geliriyle kapatmıştık. Sektörü olumsuz etkileyen çeşitli zorluklara rağmen hamdolsun 2026’ya çok güçlü bir giriş yaptık. Turizm gelirimiz yılın ilk çeyreğinde geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 4,2 artarak 9 milyar 896 milyon dolara yükseldi. Yine bu dönemde turist sayımız yüzde 4,2 oranında artışla 9 milyon 219 bine ulaştı. İlk çeyrekte yabancı ziyaretçilerin kişi başı gecelik ortalama harcaması ise 116 dolardan 119 dolara çıktı. Ekonomimize ve sektörümüze hayırlı uğurlu diyorum" dedi. Bu sene Türkiye’nin uluslararası görünürlüğünü artıracak zirvelere ve etkinliklere ev sahipliği yapacağını da hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de düzenlenecek uluslararası etkinliklerin de Türk turizminin yıldızının parlamasına katkı sunacağına inandığını söyledi. "İşsizlik oranımız tek haneli seyrini 35’inci ayında da korumuş oldu" Verilerin sadece ihracat ve turizmde değil, istihdam tarafında da umut verici olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İşsizlik oranı bir önceki aya göre 0,3 puan azalarak yüzde 8,1’e geriledi. İstihdam sayımız aynı dönemde 226 bin kişi artarak 32 milyon 425 bin kişiye, istihdam oranımız ise 0,3 puan artarak yüzde 48 buçuğa yükseldi. Keza iş gücü sayımız mart ayında bir önceki aya göre 129 bin kişi artarak 35 milyon 298 bin kişiye ulaştı. İş gücüne katılma oranımız ise 0,1 puan artışla yüzde 52,8’e çıktı. Böylece işsizlik oranımız tek haneli seyrini 35’inci ayında da korumuş oldu. Bununla birlikte atıl iş gücü oranındaki yükselişi de dikkatle takip ediyoruz" diye konuştu. "Enflasyonla mücadelede küresel atmosfer itibarıyla rüzgara karşı yürüyor olsak da irademizde en küçük bir gerileme yoktur" İhracat, istihdam ve turizmdeki olumlu tabloya rağmen savaşın etkilerinin enflasyon rakamlarında hissedildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün nisan ayı enflasyon oranı yüzde 4,18 olarak açıklandı. Halen çok yüksek seyreden akaryakıt fiyatları dünyada olduğu gibi bizde de enflasyon üzerinde ağır baskı oluşturuyor. Enflasyonla mücadelede küresel atmosfer itibarıyla rüzgara karşı yürüyor olsak da irademizde en küçük bir gerileme yoktur. Karamsarlığa kapılmadan, felaket tellallarına kulak asmadan biz doğru bildiğimiz yolda sağlam adımlarla ilerlemekte kararlıyız" ifadelerini kullandı. "Avrupa içerisinde özellikle belli kesimlerde Türkiye’ye karşı kökleşmiş olan önyargıları bir türlü aşamadık" Avrupa Birliği ve Türkiye ilişkilerine dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde Türkiye’nin Avrupa’daki konumuna dair yine Avrupalı aktörlerin bazı yıpratıcı tartışmaları körüklediğini söyledi. Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine dair süreci tarih tarih sıralayan ve süreç içerisinde Türkiye’nin çeşitli sebeplerle çifte standartlara maruz kaldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Biz maruz kaldığımız onca çifte standarda rağmen tam üyelik yolundaki çalışmalarımızı inatla sürdürdük. Bugün de Avrupa Birliği kurumlarıyla ve ülkeleriyle karşılıklı temaslarımız yoğun bir şekilde devam ediyor. Ancak burada şunu çok net ifade etmem gerekiyor; ilk başvuru tarihimiz olan 1950’den beri Avrupa içerisinde özellikle belli kesimlerde Türkiye’ye karşı kökleşmiş olan önyargıları bir türlü aşamadık. Kimi zaman demokrasimizi dillerine doladılar, kimi zaman ekonomimizi tehdit olarak gördüler, kimi zaman nüfusumuz üzerinden korku yaydılar, kimi zaman inancımızı bahane ederek bizi ötekileştirdiler ama her seferinde Türkiye’yi dışlayacak, Türkiye’nin tam üyelik sürecini yavaşlatacak, Türkiye’yi kapıda bekletecek bir bahane mutlaka buldular. Türkiye değişti, dönüştü. Ekonomisini ve demokrasisini güçlendirdi. Ama bu çevrelerin ülkemize yönelik çarpık yaklaşımında hiçbir değişim olmadı. Biz diğer aday ülkelerden farklı olarak işte bu zihniyetle ve temsilcileriyle de mücadele etmek zorunda kaldık. Merhum Özal’ın dediği gibi sadece uzun ince değil, aynı zamanda suni engeller ve engebelerle dolu bir yolda yürüdük. Teessüfle belirtmeliyim ki bu yolculuk yine aynı zeminde devam ediyor. Türkiye’ye yönelik stratejik şaşılık maalesef birliğin pek çok kurumunda hem de çok bariz biçimde varlığını muhafaza ediyor." "Bugün Avrupa’nın Türkiye’ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye’nin Avrupa’ya olan ihtiyacından daha fazladır" Türkiye olmadan Avrupa Birliği’nin tamamlanamayacağını dile getiren Erdoğan, "Gelinen noktada bir gerçeği açık açık dile getirmek durumundayım. Dün olduğu gibi bugün de mesele Ankara’nın nerede durduğu değildir. Mesele Brüksel’in geleceğin dünyasında nerede olmak istediğidir. Kendini nerede gördüğüdür. Türkiye’nin tam üye olarak yer almadığı bir Avrupa Birliği’nin küresel bir aktör ve çekim merkezi olmayacağı artık anlaşılmalıdır. Biz hini hacette varlığı hatırlanacak, ihtiyaç duyulunca kapısı çalınacak, sahir zamanlarda ötelenecek bir ülke değiliz. Hiçbir zamanda olmayacağız. Avrupa Birliği Türkiye’nin yapıcı tavrının kıymetini çok iyi bilmeli, bunu hor kullanmamalı, bunu zora sokacak eylem ve söylemlerden imtina etmelidir. Unutulmasın ki ne Türkiye eski Türkiye’dir ne de dünya eskisi gibi batılı devletlerin nüfus alanına sıkışmış haldedir. Bölgesel işbirliklerinin önem kazandığı, yeni aktörlerin boy, verdiği küresel sistemin çok kutupluluğa doğru hızla evrildiği yeni bir dünya kuruluyor. Ve Türkiye yeni sistemin kutup başlarından biri olmaya namzet en güçlü ülkeler arasında yer alıyor. Bakın açık söylüyorum. Bugün Avrupa’nın Türkiye’ye duyduğu ihtiyaç Türkiye’nin Avrupa’ya olan ihtiyacından daha fazladır. Yarın bu ihtiyaç daha da artacaktır. Avrupa bir yol ayrımındadır. Ya Türkiye’nin büyüyen gücünü ve küresel ağırlığını birliğin dar boğazdan çıkışı için bir fırsat olarak görecekler ya da dışlayıcı söylemlerin Avrupa’nın geleceğini karartmasına müsaade edecekler. Bizim temennimiz Avrupa’daki karar alıcıların siyasi ve tarihi önyargılarını artık terk ederek Türkiye’yle samimi, sahici ve göz hizasında ilişkiler geliştirmeye odaklanmalarıdır. Böyle bir ilişkinin kazananı Türkiye’nin de ayrılmaz parçası olduğu Avrupa kıtası olacaktır. Biz milletimizin yüksek menfaatlerini rehber edinerek bu yolda sabırla vakarla alnımız ak, başımız dik bir şekilde yürümeye devam edeceğiz" dedi. Kurban Bayramı tatili 9 gün oldu Konuşmasının son kısmında vatandaşlara iki müjdeli haberi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu sene Kurban Bayramı’nı inşallah 27-30 Mayıs tarihleri arasında idrak edeceğiz. Kamu çalışanlarımızın 26 Mayıs Salı günü öğleden sonra başlayacak olan resmi tatillerine 1,5 gün daha eklenmesini kararlaştırdık. Böylece pazartesi tam gün ve salı öğleye kadar olmak üzere bayram öncesi 1,5 günü idari izin kapsamına alarak, toplamda 9 günlük bir tatil imkanı vermiş oluyoruz. Hayırlı uğurlu olsun diyorum. Aile ve Gençlik Fonu’yla yuva kurmak isteyen gençlerimizi 200 ile 250 bin lira arasında bir rakamla destekliyoruz. Krediden faydalanan ve vade döneminde çocuk sahibi olan gençlerimize yönelik bir kolaylık sağlamıştık. Geri ödeme süresi içerisinde ilk çocuk sahibi olan çiftlerin 12 aylık taksitini hibe etmeye ve kalan taksitlerini 12 ay ertelemeye karar vermiştik. Şimdi bunu bir adım öteye taşıyoruz. Geri ödeme dönemi içerisinde ikinci çocuğun da olması halinde kalan taksitlerin tamamını hibe edeceğiz" ifadelerini kullandı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 19:50 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bugün Avrupa’nın Türkiye’ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye’nin Avrupa’ya olan ihtiyacından daha fazladır" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bugün Avrupa’nın Türkiye’ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye’nin Avrupa’ya olan ihtiyacından daha fazladır. Yarın bu ihtiyaç daha da artacaktır. Avrupa bir yol ayrımındadır. Ya Türkiye’nin büyüyen gücünü ve küresel ağırlığını birliğin dar boğazdan çıkışı için bir fırsat olarak görecekler ya da dışlayıcı söylemlerin Avrupa’nın geleceğini karartmasına müsaade edecekler" dedi. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplandı. Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasının hemen başında dün yaşanan fırtınadan etkilenen Gaziantep, Şanlıurfa ve Adıyaman başta olmak üzere illerdeki vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aşırı yağışların ve fırtınanın da etkisiyle meydana gelen kazalarda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyor, yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar temenni ediyorum. Tarım ve İçişleri Bakanlarımız sahadaki birimlerimizle durumu yakından takip etmekte, hasar tespit çalışmalarını titizlikle yürütmektedirler" ifadelerini kullandı. "Türkiye ezberlerin bozulduğu, belirsizliğin arttığı, insanlığın yol ve yön arayışının hızlandığı günümüzde bölgesinin en güçlü, en istikrarlı ülkesi olarak göz doldurmakta" Türkiye’nin dünyada yaşanan olumsuz gelişmelerden artık eskisi kadar etkilenmediğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyanın ve bölgemizin çatışmaların, siyasi ve ekonomik çalkantıların, sosyal gerilimlerin girdabında sağa sola savrulduğu bir dönemde Türkiye rotasından ayrılmadan emin adımlarla hedeflerine doğru ilerliyor. Yaşadığımız her hadise Türkiye’nin dayanıklılığını ortaya koyuyor. Bölgemizdeki her kriz Türkiye’nin son 23 yılda kat ettiği büyük mesafeyi ispat ederken, ülkemizin istikrar adası konumunu daha da perçinliyor. Türkiye ezberlerin bozulduğu, belirsizliğin arttığı, insanlığın yol ve yön arayışının hızlandığı günümüzde bölgesinin en güçlü, en istikrarlı ülkesi olarak göz doldurmakta, adından söz ettirmektedir. Şunu büyük bir gururla ifade etmek isterim ki bugün artık her alanda kendi ayakları üstünde durabilen, hatta bunun da ötesine geçerek dostlarına ve kardeşlerine en zor zamanlarında destek veren bir Türkiye vardır. Karşılaştığımız onca engele rağmen 23 yıldır sabırla uyguladığımız stratejilerin semerelerini topladığımız bir dönemdeyiz" dedi. "12 aylık ihracat tutarında ilk defa 275,8 milyar dolara çıkarak Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdık" Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin birçok avantaj sağladığını ve bu avantajlar sayesinde tüm dünyayı kara kara düşündüren savaşın yıkıcı etkilerini birçok alanda en düşük seviyede tutmayı başardıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçen hafta açıklanan kritik veriler, Türkiye ekonomisinin küresel krizleri yönetme kapasitesini bir kez daha teyit ve tescil etmiştir. Bölgemizdeki savaşa rağmen ihracatımız nisanda güçlü bir performans sergiledi. Nisan ayında ihracatımız yıllık yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolara ulaştı. Ocak-nisan dönemi ihracatımız ise 88 milyar 630 milyon doları buldu. 12 aylık ihracat tutarında ilk defa 275,8 milyar dolara çıkarak Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdık. İhracatımızın detaylarına baktığımızda ümitvar bir tabloyla karşılaşıyoruz. 166 ülke ve bölgeye ihracatımız arttı. 26 sektörün tamamında ihracatımız yükseldi. Sektörler sıralamasında 3,9 milyar dolarla otomotiv liderliğini sürdürürken, 3,1 milyar dolarla kimyevi maddeler ikinci, 1,8 milyar dolarla elektrik elektronik üçüncü, 1 milyar 451 milyon dolarla hazır giyim dördüncü oldu. Savunma ve havacılık ihracatımızın 962 milyon dolara ulaşmasını ayrıca kıymetli buluyoruz. Böylece yılın ilk dört ayında bu alanda yüzde 28 oranında artış kaydederek önemli bir başarıya imza attık. Bir diğer çarpıcı rakam şudur; bin 18 firmamız ilk kez yurt dışına ürün satma başarısı göstermiştir. Ticarette korumacılık eğilimlerinin güçlendiği, talebin daraldığı ve jeopolitik risklerin tırmandığı bir dönemde bu ihracat rakamları takdire şayandır. Şu da bir gerçek ki Türkiye’nin potansiyeli bunun çok çok üzerindedir. İnşallah yeni pazarlara açılarak ihracatı teşvik ederek, ihracatçılarımıza destek olarak daha yüksek rakamlara ulaşacağız" açıklamasında bulundu. "Turizm gelirimiz yılın ilk çeyreğinde geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 4,2 artarak 9 milyar 896 milyon dolara yükseldi" Türkiye’nin turizm alanında da oldukça verimli bir dönem geçirdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biliyorsunuz 2025 yılını turizmde 64 milyon ziyaretçi ve 65,2 milyar dolar turizm geliriyle kapatmıştık. Sektörü olumsuz etkileyen çeşitli zorluklara rağmen hamdolsun 2026’ya çok güçlü bir giriş yaptık. Turizm gelirimiz yılın ilk çeyreğinde geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 4,2 artarak 9 milyar 896 milyon dolara yükseldi. Yine bu dönemde turist sayımız yüzde 4,2 oranında artışla 9 milyon 219 bine ulaştı. İlk çeyrekte yabancı ziyaretçilerin kişi başı gecelik ortalama harcaması ise 116 dolardan 119 dolara çıktı. Ekonomimize ve sektörümüze hayırlı uğurlu diyorum" dedi. Bu sene Türkiye’nin uluslararası görünürlüğünü artıracak zirvelere ve etkinliklere ev sahipliği yapacağını da hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de düzenlenecek uluslararası etkinliklerin de Türk turizminin yıldızının parlamasına katkı sunacağına inandığını söyledi. "İşsizlik oranımız tek haneli seyrini 35’inci ayında da korumuş oldu" Verilerin sadece ihracat ve turizmde değil, istihdam tarafında da umut verici olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İşsizlik oranı bir önceki aya göre 0,3 puan azalarak yüzde 8,1’e geriledi. İstihdam sayımız aynı dönemde 226 bin kişi artarak 32 milyon 425 bin kişiye, istihdam oranımız ise 0,3 puan artarak yüzde 48 buçuğa yükseldi. Keza iş gücü sayımız mart ayında bir önceki aya göre 129 bin kişi artarak 35 milyon 298 bin kişiye ulaştı. İş gücüne katılma oranımız ise 0,1 puan artışla yüzde 52,8’e çıktı. Böylece işsizlik oranımız tek haneli seyrini 35’inci ayında da korumuş oldu. Bununla birlikte atıl iş gücü oranındaki yükselişi de dikkatle takip ediyoruz" diye konuştu. "Enflasyonla mücadelede küresel atmosfer itibarıyla rüzgara karşı yürüyor olsak da irademizde en küçük bir gerileme yoktur" İhracat, istihdam ve turizmdeki olumlu tabloya rağmen savaşın etkilerinin enflasyon rakamlarında hissedildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün nisan ayı enflasyon oranı yüzde 4,18 olarak açıklandı. Halen çok yüksek seyreden akaryakıt fiyatları dünyada olduğu gibi bizde de enflasyon üzerinde ağır baskı oluşturuyor. Enflasyonla mücadelede küresel atmosfer itibarıyla rüzgara karşı yürüyor olsak da irademizde en küçük bir gerileme yoktur. Karamsarlığa kapılmadan, felaket tellallarına kulak asmadan biz doğru bildiğimiz yolda sağlam adımlarla ilerlemekte kararlıyız" ifadelerini kullandı. "Avrupa içerisinde özellikle belli kesimlerde Türkiye’ye karşı kökleşmiş olan önyargıları bir türlü aşamadık" Avrupa Birliği ve Türkiye ilişkilerine dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde Türkiye’nin Avrupa’daki konumuna dair yine Avrupalı aktörlerin bazı yıpratıcı tartışmaları körüklediğini söyledi. Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine dair süreci tarih tarih sıralayan ve süreç içerisinde Türkiye’nin çeşitli sebeplerle çifte standartlara maruz kaldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Biz maruz kaldığımız onca çifte standarda rağmen tam üyelik yolundaki çalışmalarımızı inatla sürdürdük. Bugün de Avrupa Birliği kurumlarıyla ve ülkeleriyle karşılıklı temaslarımız yoğun bir şekilde devam ediyor. Ancak burada şunu çok net ifade etmem gerekiyor; ilk başvuru tarihimiz olan 1950’den beri Avrupa içerisinde özellikle belli kesimlerde Türkiye’ye karşı kökleşmiş olan önyargıları bir türlü aşamadık. Kimi zaman demokrasimizi dillerine doladılar, kimi zaman ekonomimizi tehdit olarak gördüler, kimi zaman nüfusumuz üzerinden korku yaydılar, kimi zaman inancımızı bahane ederek bizi ötekileştirdiler ama her seferinde Türkiye’yi dışlayacak, Türkiye’nin tam üyelik sürecini yavaşlatacak, Türkiye’yi kapıda bekletecek bir bahane mutlaka buldular. Türkiye değişti, dönüştü. Ekonomisini ve demokrasisini güçlendirdi. Ama bu çevrelerin ülkemize yönelik çarpık yaklaşımında hiçbir değişim olmadı. Biz diğer aday ülkelerden farklı olarak işte bu zihniyetle ve temsilcileriyle de mücadele etmek zorunda kaldık. Merhum Özal’ın dediği gibi sadece uzun ince değil, aynı zamanda suni engeller ve engebelerle dolu bir yolda yürüdük. Teessüfle belirtmeliyim ki bu yolculuk yine aynı zeminde devam ediyor. Türkiye’ye yönelik stratejik şaşılık maalesef birliğin pek çok kurumunda hem de çok bariz biçimde varlığını muhafaza ediyor." "Bugün Avrupa’nın Türkiye’ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye’nin Avrupa’ya olan ihtiyacından daha fazladır" Türkiye olmadan Avrupa Birliği’nin tamamlanamayacağını dile getiren Erdoğan, "Gelinen noktada bir gerçeği açık açık dile getirmek durumundayım. Dün olduğu gibi bugün de mesele Ankara’nın nerede durduğu değildir. Mesele Brüksel’in geleceğin dünyasında nerede olmak istediğidir. Kendini nerede gördüğüdür. Türkiye’nin tam üye olarak yer almadığı bir Avrupa Birliği’nin küresel bir aktör ve çekim merkezi olmayacağı artık anlaşılmalıdır. Biz hini hacette varlığı hatırlanacak, ihtiyaç duyulunca kapısı çalınacak, sahir zamanlarda ötelenecek bir ülke değiliz. Hiçbir zamanda olmayacağız. Avrupa Birliği Türkiye’nin yapıcı tavrının kıymetini çok iyi bilmeli, bunu hor kullanmamalı, bunu zora sokacak eylem ve söylemlerden imtina etmelidir. Unutulmasın ki ne Türkiye eski Türkiye’dir ne de dünya eskisi gibi batılı devletlerin nüfus alanına sıkışmış haldedir. Bölgesel işbirliklerinin önem kazandığı, yeni aktörlerin boy, verdiği küresel sistemin çok kutupluluğa doğru hızla evrildiği yeni bir dünya kuruluyor. Ve Türkiye yeni sistemin kutup başlarından biri olmaya namzet en güçlü ülkeler arasında yer alıyor. Bakın açık söylüyorum. Bugün Avrupa’nın Türkiye’ye duyduğu ihtiyaç Türkiye’nin Avrupa’ya olan ihtiyacından daha fazladır. Yarın bu ihtiyaç daha da artacaktır. Avrupa bir yol ayrımındadır. Ya Türkiye’nin büyüyen gücünü ve küresel ağırlığını birliğin dar boğazdan çıkışı için bir fırsat olarak görecekler ya da dışlayıcı söylemlerin Avrupa’nın geleceğini karartmasına müsaade edecekler. Bizim temennimiz Avrupa’daki karar alıcıların siyasi ve tarihi önyargılarını artık terk ederek Türkiye’yle samimi, sahici ve göz hizasında ilişkiler geliştirmeye odaklanmalarıdır. Böyle bir ilişkinin kazananı Türkiye’nin de ayrılmaz parçası olduğu Avrupa kıtası olacaktır. Biz milletimizin yüksek menfaatlerini rehber edinerek bu yolda sabırla vakarla alnımız ak, başımız dik bir şekilde yürümeye devam edeceğiz" dedi. Kurban Bayramı tatili 9 gün oldu Konuşmasının son kısmında vatandaşlara iki müjdeli haberi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu sene Kurban Bayramı’nı inşallah 27-30 Mayıs tarihleri arasında idrak edeceğiz. Kamu çalışanlarımızın 26 Mayıs Salı günü öğleden sonra başlayacak olan resmi tatillerine 1,5 gün daha eklenmesini kararlaştırdık. Böylece pazartesi tam gün ve salı öğleye kadar olmak üzere bayram öncesi 1,5 günü idari izin kapsamına alarak, toplamda 9 günlük bir tatil imkanı vermiş oluyoruz. Hayırlı uğurlu olsun diyorum. Aile ve Gençlik Fonu’yla yuva kurmak isteyen gençlerimizi 200 ile 250 bin lira arasında bir rakamla destekliyoruz. Krediden faydalanan ve vade döneminde çocuk sahibi olan gençlerimize yönelik bir kolaylık sağlamıştık. Geri ödeme süresi içerisinde ilk çocuk sahibi olan çiftlerin 12 aylık taksitini hibe etmeye ve kalan taksitlerini 12 ay ertelemeye karar vermiştik. Şimdi bunu bir adım öteye taşıyoruz. Geri ödeme dönemi içerisinde ikinci çocuğun da olması halinde kalan taksitlerin tamamını hibe edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Başkan Arıkan, Milletvekili Çankırı’yı ağırladı
29 Eylül 2025 Pazartesi - 18:00 Başkan Arıkan, Milletvekili Çankırı’yı ağırladı AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan’ı ziyaret etti. Ziyarette AK Parti Aydın İl ve Söke İlçe Yönetim Kurulu üyeleri ile Belediye Meclis üyeleri de yer aldı. Başkan Arıkan’a destek mesajı veren Milletvekili Çankırı, "Bugünü bizimle beraber yol yürümeye başlayan Sultanhisar, Yenipazar ve Söke Belediyelerimizi ziyarete ayırdım. Hem Genel Başkan Yardımcımızın, hem de Cumhurbaşkanımızın selamlarını ilettim. Söke’de yapılabilecek ne varsa İl Başkanlığımızla istişare halinde, bu birlikteliği taçlandırmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Başkanlarımız hizmet edecek, teşkilatlarımız anlatacak ve biz Aydın’da, Söke’de hizmet etmeye devam edeceğiz" dedi. Çankırı ayrıca, "Belediye Başkanlarımız hizmetin en doğru noktası olan, AK Belediyecilik çatısı altında hizmet etmek için buluşuyorlar. Biz her zaman beraber yol yürümeye hazırız. Aydın, Ege bölgemizin en kıymetli illerinden bir tanesi. Biz Türkiye’nin her metrekaresinde hizmet için varız" ifadelerini kullandı. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan ise, "Söke ve Aydınımızda kısa ve uzun vadede neler yapabileceğimizi değerlendirdik. Kendilerine çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.
CHP’den istifa eden Aksu Belediye Başkanı, meclis üyelerinin istifalarını değerlendirdi
29 Eylül 2025 Pazartesi - 17:21 CHP’den istifa eden Aksu Belediye Başkanı, meclis üyelerinin istifalarını değerlendirdi Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım, CHP’den istifa eden meclis üyelerinin istifasını değerlendirdi. Yıldırım, "Halka hizmetin en büyük görev olduğu bilinciyle, hiçbir siyasi hesap, hiçbir kişisel menfaat gözetmeksizin, yalnızca halkımıza hizmet için yolumuza bağımsız olarak devam edecek, Aksu’nun çıkarlarını, siyaset üstü bir anlayışla savunmaya devam edeceğiz" dedi. Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım’ın partisinden istifasının ardından, CHP’li 7 belediye meclis üyesi daha partiden ayrıldıklarını duyurmuş, üyelerden birisi ise istifasını daha sonar geri çekmişti. "Bağımsız Meclis Üyesi" olarak bizimle birlikte yürüme kararı aldıklarını ifade ettiler" İstifaların ardından sosyal medya hesaplarından istifa eden partililerle birlikte bir fotoğraf ve açıklama yayımlayan başkan İsa Yıldırım, şu ifadelere yer verdi: "Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ederek "Bağımsız Belediye Başkanı" olarak yolumuza devam edeceğimizi kamuoyu ile paylaşmamızın ardından Belediye Meclisimizde görev yapan Mehmet Alptekin, Harun Hor, Mehmet Altay, Hüseyin Yılmaz, Yaşar Karakartal ve Mustafa Ceylan da partilerinden istifa ederek, "Bağımsız Meclis Üyesi" olarak bizimle birlikte yürüme kararı aldıklarını ifade ettiler. Bu istifaların kişisel bir tercih değil, Aksu’nun menfaatlerini her şeyin üstünde tutan bir duruş olduğunu dile getiren meclis üyelerimiz "Bizim için koltuklar, makamlar ya da rozetler değil, Aksu’nun geleceği önemlidir" diyerek şahsımla beraber yol alacaklarını söylediler. Biz gücümüzü ilçe halkımızdan alıyoruz. Halka hizmetin en büyük görev olduğu bilinciyle, hiçbir siyasi hesap, hiçbir kişisel menfaat gözetmeksizin, yalnızca halkımıza hizmet için yolumuza bağımsız olarak devam edecek, Aksu’nun çıkarlarını, siyaset üstü bir anlayışla savunmaya devam edeceğiz."
CHP milletvekili vali, kaymakam ve savcıları hedef almıştı, AK Parti’den tepki geldi
29 Eylül 2025 Pazartesi - 16:54 CHP milletvekili vali, kaymakam ve savcıları hedef almıştı, AK Parti’den tepki geldi AK Parti Bilecik İl Başkanı Serkan Yıldırım, CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün’ün vali, kaymakam ve savcıları hedef alan sözlerine tepki gösterdi. CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün dün 39. Olağan Bozüyük İlçe Başkanlığı Kongresi’nde sarf ettiği sözlerle tepkilere neden olmuştu. Birçok siyasetçi bu konuşmaya tepki gösterirken, Tüzün konuşmasında, "CHP’nin oylarının yükselmesini nasıl engelleriz anlayışıyla sandıkta başaramadıklarını, demokrasiyle başaramadıklarını, siyaset oyunlarıyla önümüze geçmeye, engellemeye çalışıyorlar. Ama yılmadık, mücadeleyi bırakmadık. Bizim rakibimiz AK Parti değil, bizim rakibimiz Recep Tayyip Erdoğan değil. Artık bizim rakibimiz devlet. Devletin valileri, devletin kaymakamları, cumhuriyet savcıları Artık bunlarla biz mücadele ediyoruz. Yargı sopasını kendi zırhları gibi kullanan bir anlayışla mücadele ediyoruz. Hepiniz biliyorsunuz ve yaşıyorsunuz" demişti. Bu konuşma sonrası AK Parti Bilecik İl Başkanı Serkan Yıldırım bir açıklama yaparak, "CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün’ün, partisinin Bozüyük İlçe Kongresi’nde sarf ettiği, ’Bizim rakibimiz AK Parti değil, Recep Tayyip Erdoğan değil, artık bizim rakibimiz Devletin valileri, kaymakamları, savcıları’ sözleri, devletimize ve milletimize karşı yapılmış açık bir saygısızlıktır. Milletvekili Tüzün’ün konuşmalarını söylediklerine bana ilettiklerinde inanmamıştım ama izlediğimde şok oldum. Maalesef sözler doğruymuş. Yıllarca devletin maaşını almış ve hala almaya devam eden Tüzün, defalarca milletvekili emekliliği hak etmiştir. TBMM’nin en eski üyelerinden birisi olan Milletvekili Tüzün, hele hele bir cihan devleti kurmuş olan Bilecik’imizin milletvekili olarak devlete, devlet adına çalışan valiye, kaymakama, hakime, savcıya sarf ettiği sözler hiç yakışmamış. Bizim tanıdığımız Bilecik Milletvekili çıkar özrünü diler" dedi.