Son Dakika
|
Trump: "(İran) Onlar için olabilecek en iyi şey, bizim ateşkesi yürürlükte tutmamızdır"
DÜNYA
Zuhal Böcek’in ifadeleri ortaya çıktı
Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET’e operasyonda 14 şüpheli tutuklandı
Başakşehir’de akaryakıt istasyonunda tekmeli yumruklu kavga
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez Ankara’dan ayrılıyor
İtalya’da şampiyon Inter
Uşak’ta 7 aracın karıştığı zincirleme kaza: 4 ölü, 34 yaralı
Gaziantep'te sağanak: Çatılar uçtu, ağaçlar devrildi, araçlar suya gömüldü
Diyarbakır’da şampiyonluk kutlamalarında 11 yaralı, 10 gözaltı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Trump: "(İran) Onlar için olabilecek en iyi şey, bizim ateşkesi yürürlükte tutmamızdır"
Merz: "Tahran müzakere masasına dönmeli, bölgeyi ve dünyayı rehin almaktan vazgeçmeli"
Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Vershinin’den Anıtkabir’e ziyaret
Gaziantep’te eğitime fırtına engeli
CENTCOM Komutanı Cooper’dan İran’a ABD ordusundan uzak durması uyarısı
İnegöl’de sular altında kalan araziler havadan görüntülendi
Ankara İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek düzenlenen törenle görevine başladı
POLİTİKA
Bakan Fidan, Katarlı mevkidaşı ile telefonda görüştü
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 22:50:33
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile telefonda görüştü. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile bugün bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, bölgedeki durum ve ABD ile İran arasındaki müzakerelerle ilgili gelişmeler değerlendirildi.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 22:00
Milli Savunma Bakan Yardımcısı Ayhan: "Cephelerde savaşlar bitti, akıllı savaşlar olacak"
Bolu’da üniversite ve lise öğrencileriyle bir araya gelen Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, "Artık akıllı makinelerin, bilgisayarların, dronların, yani elektronik harp dönemi olacak. Cephelerde savaşlar bitti" dedi. Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, Bolu’da düzenlenen ’İhtisas Akademi 26’ programında üniversite ve lise öğrencileriyle bir araya geldi. Programda gençlerin merak ettiği soruları yanıtlayan Bakan Yardımcısı Ayhan, gündeme ve geleceğin savunma teknolojilerine dair önemli açıklamalarda bulundu. Dünyadaki harp konseptinin tamamen değiştiğine dikkat çeken Ayhan, savunma sanayisinin önemine vurgu yaptı. "Bu coğrafyada ayakta kalmak için buna ihtiyaç var" Klasik askeri çatışmaların yerini teknolojik ve elektronik sistemlere bıraktığını ifade eden Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, "Şimdi İran-İsrail-ABD savaşını gördünüz. Bir barış, bir savaş. Bugün tekrar gemi vurdu, gemi vurmadı gibi söylenmeler var. Yani yarın bugünden çok farklı olacak. Nasıl 10 yıl, 15 yıl önce farklıysa, yarın da çok farklı olacak. Yani topların, pompaların, askerlerin cephede olduğu bir savaş yok artık. Yani artık akıllı makinelerin, bilgisayarların, dronların, yani artık elektronik harp olacak. Bunu bilim kurgu filmlerinde seyrediyorsunuz. Onların hiçbiri tesadüf değil. Aslında hepsi bir hayalin, bilgisayarların ürettiklerinin bir yansımasıdır. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte dron ve robot orduları olacak. Yani bir komuta kontrol merkezinde oturacaksınız. Yüzlerce, binlerce dron aynı anda kalkacak. Onlara yapay zeka ile harita, hedef gibi veri yüklenecek. Artık bunlar kalkacak. Bu coğrafyada ayakta kalmak için buna ihtiyaç var. Biz yurtta sulh, cihanda sulh kavramını korumak için savunma sanayiinde güçlüyüz" dedi. "Veriye ve teknolojiye hakim olan dünyayı dönüştürüyor" Bölgesel krizlerden çıkarılması gereken derslere ve Türkiye’nin diplomatik gücüne de değinen Ayhan, "Bugün Orta Doğu’da, Türkiye gibi arabulucu ülkede ana motorsa bu güç sayesinde. Sayın Cumhurbaşkanım ne diyor? ‘Sahada değilsen masada olamazsın, masada yoksan benimlesin diyor.’ Bu ifade çok anlamlıdır. İşte sürü dronları olacak, siberli uzay savaşı olacak. Yani bir anda senin telefonunu kesebilir. Artık şehrin her tarafı dijital. Bir anda hat gidebilir. Şehrin elektrik kapasitesi vardır. Kapandığı zaman bir anda şehir karanlık kalır. Trump diyor ya ‘İran’ı Orta Çağ’a göndereceğim’. Onu diyorken neyi kastediyor; aslında elektrik hat yapısını vurduğu anda Orta Çağ’a gitti. 20, 30, 50 yıl sonra çok hızlı karar verenler kazanacak. Yani veriye hakim olan, teknolojiye hakim olan dünyayı dönüştürüyor. İşte İran-İsrail-Amerika savaşı aslında bize çok şey gösterdi. Ukrayna-Rusya savaşı çok şeyler gösterdi. Bunları iyi takip edebilirsek, arka taraftaki dönüşümleri görebilmekteyiz. Yani 20, 30, 50 yıl sonra akıllı savaşlar olacak. Cephelerde savaşlar bitti" diye konuştu.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 21:51
Bakan Göktaş: "İkinci çocuğunu kucağına alan çiftlerimizin kalan taksitlerini hibe ediyoruz"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Aile ve Gençlik Fonu kapsamında sunduğumuz faizsiz kredi desteğinde, geri ödeme dönemi içinde ikinci çocuğunu kucağına alan çiftlerimizin kalan taksitlerinin tamamını hibe ediyoruz" dedi. Bakan Göktaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan evlenecek gençlerimize müjde. Aile ve Gençlik Fonu kapsamında sunduğumuz faizsiz kredi desteğinde, geri ödeme dönemi içinde ikinci çocuğunu kucağına alan çiftlerimizin kalan taksitlerinin tamamını hibe ediyoruz. Bu kapsamda bugüne kadar fondan yararlanan 9 bin 190 çiftimizin 81’i ikiz, 3’ü üçüz olmak üzere toplam 9 bin 310 evladı dünyaya geldi. Aile ve Nüfus On Yılı’nda gençlerimizin yuva kurma yolundaki ilk adımlarını desteklemeye, aile hikayelerimizi çoğaltmaya devam edeceğiz. Milletimize hayırlı uğurlu olsun" ifadelerine yer verdi.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 21:08
Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Vershinin’den Anıtkabir’e ziyaret
Rusya Federasyonu’nun Ankara Büyükelçisi Sergey Vershinin, Anıtkabir’i ziyaret etti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 00:15
Ani kar yağışı nedeniyle bazı yollar ulaşıma kapatıldı
2
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 08:22
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez Ankara’dan ayrılıyor
3
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 21:08
Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Vershinin’den Anıtkabir’e ziyaret
4
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 03:33
Övgü dolu konuşma sosyal medyada farklı yorumlara neden oldu
5
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 16:06
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İpek Yolu Rallisi katılımcılarıyla buluştu
29 Eylül 2025 Pazartesi - 15:57
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı
29 Eylül 2025 Pazartesi - 15:47
Milletvekili Şahin’den Karabük’te köy ziyareti
AK Parti Genel Sekreter Yardımcısı ve Karabük Milletvekili Cem Şahin, eşi Esra Şahin ile birlikte Eskipazar ilçesine bağlı Karasu köyünü ziyaret etti. Ziyaret kapsamında vatandaşlarla bir araya gelen Şahin, hem yapılan çalışmaları anlattı hem de köylülerin talep ve önerilerini dinledi. Karasu köyünde büyük bir ilgiyle karşılanan Milletvekili Şahin, köy halkının misafirperverliğinden dolayı memnuniyetini dile getirdi. Vatandaşlarla samimi sohbetler gerçekleştiren Şahin, köydeki ihtiyaçlar ve beklentiler hakkında bilgi aldı. Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Şahin, "Karasu köyümüzde hemşehrilerimizle bir araya gelerek gönül dolusu sohbetler gerçekleştirdik. Vatandaşlarımızın her talebi bizim için bir yol haritasıdır. Onların ihtiyaçlarını dinlemek, çözüm üretmek ve gereken adımları atmak en temel görevimizdir. Hizmet odaklı anlayışımızla çalışmalarımızı sürdüreceğiz." dedi. Ziyaret sırasında köy halkına yapılan ve yapılması planlanan projeler hakkında da bilgi veren Şahin, özellikle altyapı ve ulaşım konularındaki taleplerin takipçisi olacaklarını vurguladı. Milletvekili Şahin’e ziyaretinde İl Genel Meclisi Üyesi İsmail Bağce, Eskipazar Belediye Başkanı Serkan Cıva ve AK Parti Eskipazar İlçe Başkanı Ahmet Aydemir de eşlik etti.
29 Eylül 2025 Pazartesi - 15:40
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplandı.
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplandı.
29 Eylül 2025 Pazartesi - 15:17
Eski MHP il başkanının avukatından, kanal ve program hakkında suç duyurusu
Eski Milliyetçi Hareket Partisi Diyarbakır İl Başkanı Cihan Kayaalp’in beraat aldığı konunun bir TV programında anımsatılması üzerine avukatı, müvekkili adına suç duyurusunda bulundu. 26 Eylül’de bir TV programında Cihan Kayaalp’in başkanlığı döneminde ortaya atılan iddialar üzerine yargılama süreci yaşandı. Kayaalp, hakkında açılan davada beraat aldı. Gazeteci Cem Özkeskin’in katıldığı bir TV programında olaya değinmesi üzerine Kayaalp’in avukatı Hamza Yılmaz, Diyarbakır Adliyesine giderek suç duyurusunda bulundu. Cihan Kayaalp’ın avukatı Hamza Yılmaz konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Araştırmacı gazeteci olduğunu iddia eden şahsa sormak isteriz, konu ile hiçbir ilgisi olmayan müvekkilim Cihan Kayaalp’in adını böyle bir programda neden bahsetmektedir? Amacı burada ne olabilir? Kendisi madem araştırmacı gazeteci ise müvekkilim Cihan Kayaalp ile ilgili ne tür bir araştırma yapmıştır? Geçmiş dönemde müvekkilim aktif siyasette iken uğradığı bir iftira neticesinde kısa bir süre hapis yatmış, mahkeme kararı ile suçsuz olduğu anlaşılıp beraat etmiştir. Bu gazeteci arkadaş, beraat ettiğine değinmediği gibi olayda algı oluşturmaya çalışmaktadır. Olay hakkında ’küçük bir çocuk’ diye bahsederek toplumda vicdani algılara sebep olmaya çalışmaktadır. Biz burada çok ciddi bir art niyet görmekteyiz. Adeta hedef gösterir gibi müvekkilim hakkında algı oluşturmaya çalışmaktadır. Çirkin bir şekilde, müvekkilim Cihan Kayaalp adeta beraat etmemiş ve olayı dramatize edecek şekilde anlatılmaktadır. Ülkemizde birçok kendine araştırmacı gazeteci diyen ancak tetikçi gibi faaliyet gösteren sözde gazetecinin olduğunu bilmekteyiz. Bu şahıslar, suçsuz günahsız insanları bile işlerine geldiği gibi hedefe koyup, toplum nezdinde adeta suçlularmış gibi yansıtmaktadırlar. Müvekkilim Cihan Kayaalp’in sadece siyasi görüş ve görevlerinden dolayı uğradığı iftiralar, bu gibi sözde araştırmacı gazeteciler tarafından; mensubu olduğu siyasi partiyi veya STK’yı yıpratma gayesiyle kullanılmakta, müvekkilimin ismi üzerinden adeta tetikçilik yapılmaktadır. Toplum üzerinde ahlaki çöküşe sebep olabilecek, masumiyeti toplumda yok edecek, adalet olgusunu yalnızca kendileri için bir ekran veya gazete köşesinde anlatacak bir konu gibi gören bu şahıslar hem adalet sistemimize hem de toplum vicdanında açtıkları ağır yaralara duyarsız mıdır? Yoksa bu misyonu bilerek mi üstlenmişlerdir" dedi. "Acımasız grubun sosyal medya trollerini de kullanarak istedikleri siyasetçi ve iş adamını istedikleri şekilde çirkince topluma yansıttığını" ileri süren Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: "Buradan bir hukukçu olarak Adalet Bakanlığı yetkililerine de seslenmek istiyorum, bu gibi konular adalet sistemimize ciddi zararlar vermektedir. Kendine araştırmacı gazeteci diyen her şahıs, gündeme getireceği olayı araştırmakla mükelleftir. Konuyu araştırmadan gündeme getirip saptırarak yönlendiren ve insanları hedef gösteren şahıslar hakkında mutlaka yargı görevini yapmak zorundadır ve yapacağına da inanıyorum. Biz hem program hakkında, hem kanal hakkında, hem de bahse konu sözde araştırmacı gazeteci hakkında suç duyurusunda bulunduk. Daha önce de birçok benzer şahıs hakkında açtığımız yargı mücadelemiz devam etmektedir. Bazıları ceza almış olsa da, bu cezalar toplum vicdanını tatmin etmediği için onlarla ilgili yargı mücadelemiz sürmektedir. Ayrıca kamuoyunun dikkatine sunmak isterim ki; müvekkilim Cihan Kayaalp, bu yargısız infazlarla ilgili detaylı bir basın açıklaması hazırlamaktadır. Yakın bir tarihte, bu tetikçi grubunun birçoğu hakkında delilleriyle beraber, yüce Türk milletini aydınlatacak açıklamalar yapılacaktır. Bugün bu sebeple Diyarbakır Adliyesi’ne gerekli suç duyurusunu yaptık. Bu haberi yapan kanal ve programın sunucusundan da masumiyet karinesi gözetilerek, müvekkilim Cihan Kayaalp’ten özür dilemelerini bekliyoruz. Ve bir daha hiçbir vatandaş hakkında ağır ve yaralayıcı konuşmaların veya haberlerin yapılmamasını ümit ediyoruz."
29 Eylül 2025 Pazartesi - 15:01
BBP Nazilli, 5. Olağan Genel Kurulunu gerçekleştirdi
Büyük Birlik Partisi’nin Aydın’da ilçe kongreleri Didim’in ardından İncirliova ve Nazilli’de de gerçekleştirildi. Nazilli İlçe Başkanlığı’nın Olağan Kongresinde mevcut Başkan İsmail Bönce güven tazeledi. Nazilli Büyük Birlik Partisi 2. Başkanı Ali Osman Yıldırım’ın sunuculuğunda merkez Yunus Emre Parkı’nda gerçekleştirilen kongreye BBP Genel Başkan Yardımcısı, Dış İlişkiler ve Türk Dünyası Divan Üyesi Doç. Dr. Emin Serin, Aydın İl Başkanı Kerim Tütenk, BBP Nazilli ilçe Başkanı İsmail Bönce, Nazilli Alperen Ocakları Başkanı Tevfik Tamoğlu, Nazilli Alperen ocakları Gençlik Kolları Başkanı Hasan Yavuz, partiler ve davetliler katıldı. Nazilli Büyük Birlik Partisi 2. Başkanı Ali Osman Yıldırım’ın kongrenin hayırlara vesile olmasını dileyerek yaptığı açılış konuşmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Yoklama ve açılış sonrası Divan oluşturuldu. Gündemin okunması ve onayı, yönetim ve denetleme kurulu raporlarının okunması ve ibrasından sonra yapılan konuşmalarda kongrenin hayırlara vesile olması temennilerinde bulunuldu. "Partime ve davama en güzel şekilde hizmet etmek için mücadele vermekteyim" Tek listeyle girilen 5. Olağan Genel Kurulda güven tazeleyen BBP Nazilli ilçe Başkanı İsmail Bönce, "Bu mücadele esnasında beni maddi ve manevi hiç yalnız bırakmayan arkadaşlarıma ve teşkilatıma hepinizin huzurunda bir kez daha teşekkür ederim. Her davaya inanmış birkaç kişiyle yola çıkılır, yolda size başka kitleler katılır. Yaşanılan zorluklar ve çilelerden sonra geriye sadece dava adamları kalır. Partim ve teşkilatım adına Ulvi bir göreve sahip olsam da, şahsım adına şunları söyleyebilirim; hangi makamdan hizmet ettiğiniz değil, hangi makama hizmet verdiğiniz bizim için daha önemlidir. Kongremiz şehrimize, partimize ve memleketimize hayırlı olsun. Hepinizin ayaklarına gönüllerine sağlık, geldiğiniz için çok teşekkür ederim Allah’a emanet olunuz" dedi. Kongre hatıra fotoğrafının çekilmesinin ardından sona erdi.
29 Eylül 2025 Pazartesi - 14:42
Başkan Dal," En güzel hizmetleri ulaştırmak için çalışıyoruz"
Adana’nın Saimbeyli Belediye Başkanı Mahmut Dal, kırsal mahallelerde yapılacak proje alanlarını inceledi. Saimbeyli Belediye Başkanı Mahmut Dal, Yardibi, Karakuy, Kızılağaç ve Kandilli Mahallelerini ziyaret etti. Mahallerde incelemelerde bulunup vatandaşlarla bir araya gelen Başkan Dal, ilçeye kazandırılacak 5 adet halı saha projesinin inşa edileceği alanları da gezdi. Hizmetlerin planlı bir şekilde devam edeceğini belirten Başkan Dal, mahallelerin ihtiyaçlarını yakından takip etmeye ettiklerini söyledi. Dal, "İlçemizin her köşesine en güzel hizmetleri ulaştırmak için gece gündüz çalışmaya devam ediyoruz" dedi.
29 Eylül 2025 Pazartesi - 14:34
ABD’de Türk simidine gösterilen ilgi ülke geneline yayılıyor
ABD’de, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın, "Anadoludakiler" projesi kapsamında New York’taki tanıtımları, simidin Amerika raflarına kadar ulaşmasına ilham oldu. Emine Erdoğan’ın himayelerinde, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu haftasında Times Meydanı’nda ve Türkevi önünde Amerikalılarla buluşturulan simit ve çay, büyük ilgi görmüş; Anadolu’nun paylaşma kültürü ve sıcaklığı binlerce kişiye aktarılmıştı. O gün New York sokaklarında başlayan tanıtım, bugün 50 eyalete yayılan 608 şubeli dev bir zincirin reyonlarına taşındı. Türk yemek kültürünün en ünlü yiyecekleri arasında yer alan simit, zincir marketin şubelerinde, aynı isimle, donmuş gıda reyonundaki ürünler arasında yer aldı. Türk simidi için, marketin hazırladığı tanıtımda, "Türkiye lezzetlerini evinizde tatmak için, sizi Türk Susamlı Ekmeği Simit ile tanıştıralım" ifadesine yer verildi. Ürünün nasıl pişirileceği ve tüketileceğine dair detaylara da yer verilen tanıtımda, "Simitlerimiz Ankara usulü, daha küçük boy, kullanışlı boyutta ve çıtır çıtır bir dokuya sahip olarak üretildi." şeklinde tarif edildi. Simidin Türk ürünü olarak Amerikan pazarına güçlü bir gıda zinciri üzerinden girmesi Türk gastronomi dünyası için önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Simit daha önce, ABD’de Türk girişimciler tarafından küçük ölçekte, ülkenin gıda pazarına sokulan simidin, bu gelişmeyle, ülke geneline yayılması ve bilinirliğinin daha da artması bekleniyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlı Kalkınma Ajansları eliyle hayata geçirilen, "Anadoludakiler" projesinin tanıtımı kapsamında New York’un ünlü Times Meydanı’nda, Türk kültürünün vazgeçilmez ikililerinden simit ve çay ikram edilmişti. Birleşmiş Milletler (BM)80.Genel Kurulu Yüksek Düzeyli Haftası marjında gerçekleşen etkinlikte, meydanda bulunan Amerikalılar, simit ve çay dağıtımını ilgiyle karşılarken, Türk lezzetlerinin yanı sıra Anadolu’nun paylaşma kültürünü ve samimiyetini de deneyimle fırsatı bulmuştu. Times Meydanı’ndaki etkinlik yankı bulurken, simidi ilk kez tadan Amerikalılar bu tadı "çok beğendiklerini" söylemişti. Emine Erdoğan ayrıca, Türkevi’nin yakınında kurulan simit standını ziyaret etmiş, simidin ABD’de yaygın olarak tüketilen "bagel"e rakip olduğunu dile getirmişti.
29 Eylül 2025 Pazartesi - 14:32
Aksu’da istifa eden CHP’li meclis üyesi istifasını geri çekti
Antalya’nın Aksu ilçesinde sabah saatlerinde partisinden istifa eden CHP Aksu Belediye Meclis Üyesi Mehmet Coşkun, İl Başkanı Nail Kamacı ile yaptığı görüşmenin ardından istifasını geri çektiğini açıkladı. Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım’ın CHP’den istifasının ardından, sabah saatlerinde 7 CHP’li Aksu Belediye Meclis Üyesi de partilerinden istifa ettiklerini duyurmuştu. Bu isimler arasında Mehmet Coşkun da yer alıyordu. İstifa sürecinde CHP il binasına giden Coşkun, İl Başkanı Nail Kamacı ile görüştü. Görüşmenin ardından kararından vazgeçen Coşkun, CHP’de kalmaya devam edeceğini belirtti. Aksu Belediye Meclis Üyesi Mehmet Coşkun yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "CHP İl Başkanı Nail Kamacı ile bir görüşme gerçekleştirdim. Süreçle ilgili rahatsızlıklarımı dile getirdim ve istifa etmeyi düşündüğümü kendisine ilettim. Ancak Aksu’nun menfaatleri doğrultusunda hareket edeceğimi, ilçemiz yararına alınacak kararlara olumlu; aksi yöndeki kararlara ise olumsuz oy kullanacağımı belirttim. Sayın Kamacı da bu yaklaşımımı kabul etti. Bu nedenle istifa kararımı geri çektim." Bu gelişmeyle birlikte, CHP’den istifa eden meclis üyesi sayısı 6’ya düştü.
29 Eylül 2025 Pazartesi - 13:22
Bakan Uraloğlu: "Bandırma-Tekirdağ hattı ile Marmara Denizi’nde tren feribotu taşımacılığını başlattık"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bandırma-Tekirdağ arasında Marmara Denizi üzerinden demiryolu yük taşımacılığına imkan tanıyan tren feribotu hakkında, "Feribotun sefer süresi ortalama 4 saat olarak planlandı. 7 gün 24 saat çalışacak sistemde, günde birden fazla sefer yapabiliyor. Yıllık 2,8 milyon ton yük taşıma kapasitesi sunuyor" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bandırma-Tekirdağ arasında Marmara Denizi üzerinden demiryolu yük taşımacılığına imkan tanıyan tren feribotu hakkında açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, Bandırma-Tekirdağ Tren Feribot Hattı’nın 9 Mayıs’ta hizmete alındığını hatırlatarak, "Bu hatla birlikte Türkiye’de Van Gölü’nden sonra Türkiye’nin ikinci tren feribot hattını devreye almış olduk. Bandırma-Tekirdağ hattı ile Marmara Denizi’nde tren feribotu taşımacılığını başlattık" ifadelerini kullandı. "Zaman ve eşya cinsi sınırlaması olmadan taşıma yapılabilen ve askeri ve stratejik taşımalar için alternatif bir güzergah oluşturduk" Bandırma-Tekirdağ Feribot Hattı’nın hizmete alınmasından önce tren ile yük taşımacılığında iki kıta arasındaki deniz geçişi için Marmaray hattının kullanıldığını hatırlatan Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Marmaray hattından parlayıcı, patlayıcı maddeler ve açık yüklerin geçişine izin verilmemekle birlikte sadece bakım aralığında 2-3 saatlik zaman diliminde sınırlı yük treni geçişi yapılabiliyor. Güvertesinde 800 metre uzunluğunda ray bulunan ve 37 vagon taşıma kapasitesine sahip olan feribotun sefer süresi ortalama 4 saat olarak planlandı. 7 gün 24 saat çalışacak sistemde, günde birden fazla sefer yapılabiliyor. Böylece zaman ve eşya cinsi sınırlaması olmadan taşıma yapılabilen ve askeri ve stratejik taşımalar için alternatif bir güzergah oluşturduk." "35 bin ton yük Marmara Denizini geçti" Marmara Denizi üzerinden demiryolu-denizyolu entegrasyonu sağlayan feribot bağlantısı sayesinde kesintisiz, verimli ve çevreci bir lojistik akışının mümkün hale geleceğini belirten Uraloğlu, "Türkiye’nin uluslararası taşımacılıktaki konumu güçlendirecek, İhracatımıza önemli avantajlar kazandıracak, ve lojistik kapasitemiz artıracak bu feribot hattıyla bugüne kadar 21 sefer gerçekleştirildi, 35 bin ton yük Marmara Denizini geçti" ifadelerini kullandı. Yeni hattın, Orta Koridor güzergahındaki taşımalar için de destekleyici nitelikte olduğunu vurgulayan Uraloğlu, "Proje ile hem uluslararası hem de yurt içi taşımacılıkta önemli bir alternatif oluşturduk. Bu hat sayesinde örneğin Manisa-Kapıkule güzergahı bin 119 kilometreden 445 kilometreye, Kayacık-Kapıkule ise bin 23 kilometreden 871 kilometreye iniyor. Mesafelerin kısalmasıyla önemli bir zaman ve maliyet avantajı sağlanacak" dedi. "Orta Koridor’daki demiryolu taşımalarını destekliyoruz" Bakan Uraloğlu, Marmaray hattından taşınan yük miktarının yıllık ortalama 300 bin ton seviyesinde olduğunu belirterek, "Bandırma-Tekirdağ hattı ise yıllık 2,8 milyon ton yük taşıma kapasitesi sunuyor. Yeni tren feribot hattı ile Marmaray’a göre 9 kat daha fazla yük taşıma imkanı sağlayarak Orta Koridor’daki demiryolu taşımalarını destekliyoruz" diye konuştu.
29 Eylül 2025 Pazartesi - 13:20
Bakan Uraloğlu: "Bandırma-Tekirdağ hattı ile Marmara Denizi’nde tren feribotu taşımacılığını başlattık"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Feribotun sefer süresi ortalama 4 saat olarak planlandı. 7 gün 24 saat çalışacak sistemde, günde birden fazla sefer yapabiliyor. Bandırma-Tekirdağ hattı yıllık 2,8 milyon ton yük taşıma kapasitesi sunuyor" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bandırma-Tekirdağ arasında Marmara Denizi üzerinden demiryolu yük taşımacılığına imkan tanıyan tren feribotu hakkında açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, Bandırma-Tekirdağ Tren Feribot Hattı’nın 9 Mayıs’ta hizmete alındığını hatırlatarak "Bu hatla birlikte Türkiye’de Van Gölü’nden sonra Türkiye’nin ikinci tren feribot hattını devreye almış olduk. Bandırma-Tekirdağ Hattı ile Marmara Denizi’nde tren feribotu taşımacılığını başlattık" ifadelerini kullandı. "Zaman ve eşya cinsi sınırlaması olmadan taşıma yapılabilen ve askeri ve stratejik taşımalar için alternatif bir güzergah oluşturduk" Bandırma-Tekirdağ Feribot Hattı’nın hizmete alınmasından önce tren ile yük taşımacılığında iki kıta arasındaki deniz geçişi için Marmaray hattının kullanıldığını hatırlatan Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Marmaray hattından parlayıcı, patlayıcı maddeler ve açık yüklerin geçişine izin verilmemekle birlikte sadece bakım aralığında 2-3 saatlik zaman diliminde sınırlı yük treni geçişi yapılabiliyor. Güvertesinde 800 metre uzunluğunda ray bulunan ve 37 vagon taşıma kapasitesine sahip olan feribotun sefer süresi ortalama 4 saat olarak planlandı. 7 gün 24 saat çalışacak sistemde, günde birden fazla sefer yapılabiliyor. Böylece zaman ve eşya cinsi sınırlaması olmadan taşıma yapılabilen ve askeri ve stratejik taşımalar için alternatif bir güzergah oluşturduk." "35 bin ton yük Marmara Denizini geçti" Marmara Denizi üzerinden demiryolu-denizyolu entegrasyonu sağlayan feribot bağlantısı sayesinde kesintisiz, verimli ve çevreci bir lojistik akışının mümkün hale geleceğini belirten Uraloğlu, "Türkiye’nin uluslararası taşımacılıktaki konumu güçlendirecek, İhracatımıza önemli avantajlar kazandıracak, ve lojistik kapasitemiz artıracak bu feribot hattıyla bugüne kadar 21 sefer gerçekleştirildi, 35 bin ton yük Marmara Denizini geçti" ifadelerini kullandı. Yeni hattın, Orta Koridor güzergahındaki taşımalar için de destekleyici nitelikte olduğunu vurgulayan Uraloğlu, "Proje ile hem uluslararası hem de yurtiçi taşımacılıkta önemli bir alternatif oluşturduk. Bu hat sayesinde örneğin Manisa-Kapıkule güzergahı bin 119 kilometreden 445 kilometreye, Kayacık-Kapıkule ise bin 23 kilometreden 871 kilometreye iniyor. Mesafelerin kısalmasıyla önemli bir zaman ve maliyet avantajı sağlanacak" dedi. "Orta Koridor’daki demiryolu taşımalarını destekliyoruz" Bakan Uraloğlu, Marmaray hattından taşınan yük miktarının yıllık ortalama 300 bin ton seviyesinde olduğunu belirterek "Bandırma-Tekirdağ hattı ise yıllık 2,8 milyon ton yük taşıma kapasitesi sunuyor. Yeni tren feribot hattı ile Marmaray’a göre 9 kat daha fazla yük taşıma imkanı sağlayarak Orta Koridor’daki demiryolu taşımalarını destekliyoruz" diye konuştu.
29 Eylül 2025 Pazartesi - 13:09
Kemer’de Molaevi’nde son aşamaya gelindi
Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, Arslanbucak Mahallesi’nde Kemer Belediyesi’ne ait binada Molaevi yapımı için devam eden çalışmaları inceledi. İnceleme sırasında Başkan Topaloğlu’na, Kemer Belediye Başkan Yardımcıları Emin Gül ile Semih Top, Kemer Belediyesi Fen İşleri Müdürü Aziz Balaman ve Kemer Belediyesi Yazı İşleri Müdürü Turgay Okay eşlik etti. Molavi yapımında çalışan belediye personeliyle selamlaşarak sohbet eden Başkan Topaloğlu ve beraberindekiler, Fen İşleri Müdürü Balaman’dan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Başkan Topaloğlu, inceleme sonrası yaptığı açıklamada, "Verdiğimiz sözleri tek tek yerine getirmeye devam ediyoruz. Çalışmalarımızı tamamlamak üzereyiz. En kısa sürede binamız molaevi olarak hizmete başlayacak. Kemerimize şimdiden hayırlı uğurlu olsun" dedi.
29 Eylül 2025 Pazartesi - 12:23
Kasapoğlu, ABD temaslarını değerlendirdi
Önceki Dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili, Türkiye-ABD Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Dr. Mehmet Kasapoğlu New York ve Washington’da gerçekleşen görüşmelerle ilgili bir makale kaleme aldı. Dr. Kasapoğlu, Türkçe ve İngilizce olarak yayınlanan makalesinde; "21- 25 Eylül arasında New York ve Washington hattında geçen programlarda, sadece diplomasi protokolleri değil, somut sonuç hedefleyen çok katmanlı bir devlet aklını da sahada gördük. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun yüksek düzeyli haftasında Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, önce vicdanın kürsüsünde konuştu. Ardından ekonominin masasında verileri ve hedefleri ortaya koydu. Washington’da ise müttefiklik hukukunun gerektirdiği teknik başlıkları kararlılıkla ele aldı. Bu seyirde atılan her adım, Türkiye’nin hem insani duruşunu hem de stratejik kapasitesini aynı resimde buluşturdu. Sayın Cumhurbaşkanımızın, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu hitabı, Gazze’deki çözümsüzlüğün giderilmesi yolunda meseleyi daha güçlü bir boyuta taşıdı. Cumhurbaşkanımız, iki yıla yaklaşan insani felaketi rakamların soğukluğuna hapsetmeden, hukuk ve vicdan terazisinde anlattı. Ateşkesin tesisi, insani yardımlara kesintisiz erişimin sağlanması ve insan hakları ihlallerine karşı caydırıcı mekanizmaların işletilmesi çağrısını bir kez daha açık ve net bir dille yaptı. Barışın hayata geçmesinin formülünü bir kez daha vurguladı. 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devleti kurulmadan kalıcı barış doğmaz, uluslararası hukuk da işlevini bulmaz. Bu söz bir tespit değildir. Takvime bağlanması ve denetlenmesi gereken hayati bir adımdır. Gazze’de yaşananlara karşı ilkesel netlik hiç vakit kaybetmeden ortaya konmalıdır. İnsanlığın gereği budur. Bu çizgi, Filistin Meselesine Çözüm ve İki Devletli Çözüm Konferansı’nda da korundu. Filistin’i tanıyan ülkeler takdir edildi. Tereddüt edenlere bu anlamdaki çağrı yinelendi. Filistin davasının artık dünyaya mal olduğunun, tüm insanlığın bu konuda sorumlu olduğunun altı çizildi. Netanyahu hükümetinin ilhak ve sürgün siyaseti, iki devletli çözümü boğmaya dönük bir strateji olarak bir kez daha ifşa edildi. Buradaki mesaj açıktı: Uluslararası toplum ya hukuku işletir ve adımı takvime bağlar ya da yeni utanç sayfalarının açılmasına seyirci kalır. Çünkü modern çağın utançları hafızalarımızda ilk günkü gibi duruyor. Daha büyük utançlar ise gözümüzün önünde yeniden yazılıyor. Türkiye, bu gidişatı değiştirmek için hem vicdani hem de hukuki bir hat kurdu ve Cumhurbaşkanımızın ağzından bu hattın gereğini yerine getirdi. Birleşmiş Milletler kürsüsünde yalnızca Gazze konuşulmadı. Sistemin bizzat kendisi de masaya yatırıldı. "Dünya beşten büyüktür" vurgusu sistemin açmazlarını ifade eden en net eleştirilerden biridir ve bir kere daha bu eleştirinin somutlaşmış halidir. Veto düzeni kararları kilitleyip çifte standardı meşrulaştırmaya devam ederse, sonuç yeni Gazze’ler, yeni utanç vesikaları, yeni soykırımlar olacaktır. Bu nedenle Türkiye, "Güçlünün hukukuna" değil "Hukukun gücüne" dayanan bir düzen talep ediyor. Bu talep, kurumları kurucu ilkelerine döndürmek; işlevsizliği onarıp adaleti işler kılmaktır. Aksi halde, Birleşmiş Milletler personelinin dahi can verdiği bir sahada, "Uluslararası toplum" kavramı içi boş bir klişeye dönüşür" ifadelerine yer verdi. "Amerikan iş adamları adeta Türkevi’ne akın etti" Rockefeller Center’daki TASC buluşmasında Türk-Amerikan toplumunun dinamizminin salona sığmadığını belirten Kasapoğlu, "Cumhurbaşkanımızın İslam karşıtlığı ve kültürel ırkçılık konusundaki uyarıları, inanç hürriyeti standartlarına ilişkin beklentiyi net biçimde ortaya koydu. Türkevi’nde iş dünyasıyla gerçekleşen yuvarlak masa toplantısındaysa, ekonomi diplomasisinin dili berraklaştırıldı. Amerikan iş adamları adeta Türkevi’ne akın etti. Sayın Cumhurbaşkanımız çok uluslu şirketlerin CEO’larıyla ve üst düzey yöneticileriyle pek çok önemli görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmeler, Türkiye’nin bölgesindeki yatırım üssü olma halini pekiştirirken, yatırım ekosistemine olan teveccühü de ortaya koydu. 2019’da belirlediğimiz 100 milyar dolarlık ticaret hedefi ortak kararlılıkları içeren somut bir menzil halini aldı. Orta Vadeli Program hedefleri, yeşil ve dijital dönüşüm adımları, lojistik kapasitemiz ve tedarik zinciri avantajlarımız, yatırımcıya güven veren bütüncül bir çerçevede sunuldu. Savunma, enerji, siber ve uzay ekosistemlerinde karşılıklı yatırımların ve ortak üretimin öne çıkması, 21. yüzyılın rekabet başlıklarına Türkiye’nin hazırlıklı girdiğini gösterdi. Bu çerçevenin tamamlayıcı ayağı ise Washington oldu. Cumhurbaşkanımızla ABD Başkanı Donald Trump arasında gerçekleştirilen Beyaz Saray’daki görüşmede ele alınan savunma tedariki ve modernizasyonu, teknik dosyaların çözüm takvimi, sivil havacılıkta iş birlikleri, enerji güvenliği ve yeni yatırımlar ikili ticaretimizi büyüten kalemlerin ötesinde bir boyuta taşındı. Bunlar aynı zamanda NATO içinde yük paylaşımını rasyonelleştiren, bölgesel caydırıcılığı artıran ve tedarik zincirlerini güvenceye alan stratejik sütunlar olarak öne çıktı. Müttefiklik, kriz anlarında "Sorun yönetimi" kadar "fırsat yönetimini" de gerektirir düşüncesiyle; bu görüşme, pek çok farklı başlığın aynı masada, aynı anda, aynı ciddiyetle yürütülebileceğini gösterdi. Bu önemli haftayı geride bırakırken, dikkat edilmesi gereken en önemli hususun Türkiye’nin dış politikada ortaya koyduğu bütüncül tavır olduğunu ifade etmem gerekir. Gazze meselesinden ABD ile ekonomik ilişkilere, Birleşmiş Milletler sistemine yöneltilen eleştirilerden ikili işbirliği başlıklarına kadar uzanan geniş yelpaze, aslında aynı resmin parçalarıdır. Türkiye, yalnızca mazlumların sesi olmayı değil, aynı zamanda küresel düzenin meşruiyetini savunmayı ve istikrarın tesis edilmesini de üstlenmiştir. Bu da hem vicdanın hem de aklın aynı anda konuştuğu bir diplomasi tarzını göstermiştir. Cumhurbaşkanımızın BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında öne çıkan ilk özellik, vicdani söylem ile hukuki söylemin birleşmesiydi. Gazze için dile getirilen ifadeler duygusal tepkiden öte uluslararası hukukun temel maddelerine atıf yapan rasyonel bir çağrı oldu. Bu iki dilin birleşmesi, Türkiye’yi sadece "tepki veren" değil, "çözüm öneren" bir oyun kurucu haline getirdi. İkinci olarak, bu haftanın çizdiği tablo, sürdürülebilirlik ile yeniliğin yan yana gidebildiğini gösterdi. Ekonomide, ticarette, enerjide, savunmada ve yatırımlarda süreklilik ve açılan yeni alanlar diplomasi haftasının öne çıkan kazanımları oldu. Üçüncü olarak, bu hafta boyunca yapılan temaslar ve verilen mesajlar gerek müttefiklikte, gerekse de bölgenin istikrarının güçlendirilmesinde önemli adımlar olarak kayda geçti. Pek çok ikili protokolle hedefler somutlaştırıldı. Türkiye, imza attığı protokollerin her birini somut mekanizmalar, tarihler ve izlenebilir adımlar üzerinden takip edilmesi gereken meseleler olarak ortaya koydu. Sonuç olarak bu haftadan çıkarılacak ders şudur: Türkiye’nin sesi bir çağrı olduğu kadar, bir yol haritası, bir plan ve bir vizyon ifade etmektedir. Gazze’de adalet, BM’de adil temsil ve Türkiye–ABD hattında karşılıklı faydaya dayalı ortaklık, aynı çerçevenin birbiriyle konuşan parçaları haline geldi. Türkiye olarak biz, adalet talebini bir güç gösterisi olarak görmüyoruz. Aynı zamanda bir düzen inşasını gereği olarak ele alıyoruz. Bu anlayışla, hukuku işleten, insani erişimi açan, istikrarı önceleyen, yatırımı hızlandıran, müttefikliği güçlendiren adımları atıyoruz. Küresel belirsizlikler çağında herkesin gözü karar veren ve yol açan Türkiye’ye çevrildi. Sayın Cumhurbaşkanımızın yoğun diplomasi trafiği ise bir kez daha gösterdi ki Türkiye yön veren stratejik bir aktör olarak tarihteki yerini alıyor" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder