POLİTİKA
07 Mayıs 2026 Perşembe - 23:24 AK Parti’den Karşıyaka Belediyesi’ne ’yönetim krizi’ tepkisi: "Artık yönetilemiyor" AK Parti Karşıyaka İlçe Başkanı Selahattin Köse, Karşıyaka Belediye Meclisinin CHP’li meclis üyelerinin boykotu nedeniyle toplanamamasına tepki göstererek, "Bugün Karşıyaka Belediyesi’nde yaşanan tablo artık bir yönetim zafiyeti değil, doğrudan bir yönetememe krizidir" dedi. İzmir’de Karşıyaka Belediye Meclisinin mayıs ayı ikinci oturumu, CHP’li 18 meclis üyesinin toplantıya katılmaması nedeniyle yeter sayıya ulaşılamadığı için gerçekleştirilemedi. Yaşanan yönetim krizine karşı tavrını ortaya koymak amacıyla AK Parti grubu da meclise katılım sağlamadı. Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan AK Parti Karşıyaka İlçe Başkanı Selahattin Köse, Karşıyaka Belediyesi’nin siyasi çekişmelerin ve şahsi hesapların esiri haline geldiğini belirtti. "Belediye dışarıdan dayatılan isimlerle yönetilmeye çalışılıyor" Meclisin toplanamamasını CHP içerisindeki çatlağın açık bir göstergesi olarak nitelendiren Köse, "Bugün Karşıyaka Belediyesi’nde yaşanan tablo artık bir yönetim zafiyeti değil, doğrudan bir yönetememe krizidir. Belediye Başkanı Behice Yıldız Ünsal, Karşıyaka’yı ortak akılla değil, dışarıdan dayatılan isimlerle ve tek merkezden gelen talimatlarla yönetmeye çalışmaktadır" ifadelerini kullandı. Kararların dar bir kadro tarafından alındığını öne süren Köse, sürecin CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş ve belediyede etkili olduğu iddia edilen Utku Yılmaz üzerinden yürütüldüğünü iddia ederek şunları kaydetti: "Karşıyaka halkının oylarıyla oluşmuş belediye yönetimi bugün fiilen başka isimlerin kontrolüne bırakılmıştır. Meclis iradesi ve Belediye Başkanı’nın iradesi yok sayılmakta, Karşıyaka’nın şansı birkaç kişinin iki dudağı arasına sıkıştırılmaktadır. Özellikle Utku Yılmaz’ın tek imzayla belediyede belirleyici hale gelmesi, CHP’li meclis üyelerinin dahi artık isyan ettiği bir noktaya ulaşmıştır. Karşıyaka’nın taşınmazlarının ve değerlerinin yetkili kişilerin yönettiği iştiraklere devredilmesi, bu yönetim zaafının en somut örneğidir." "Kişisel kavgaların bedelini Karşıyakalılar ödüyor" Mevcut yönetim ile geçmiş dönem Karşıyaka Belediye Başkanı olan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay arasındaki siyasi gerilimin ilçeyi felç ettiğini kaydeden Köse, "Karşıyaka Belediyesi’nin her geçen gün kan kaybetmesinin en büyük sebeplerinden biri de Sayın Cemil Tugay ile mevcut yönetim arasında yaşanan siyasi ve kişisel kavgalardır. Karşıyaka halkına hizmet etmek yerine birbirleriyle hesaplaşan bir anlayış ortaya çıkmıştır. Bu kavganın bedelini ise sokakta çöp gören vatandaş, maaşını alamayan işçi ve hizmet bekleyen Karşıyakalı ödemektedir" değerlendirmesinde bulundu. "Meşruiyet kazandırmamak adına meclise katılmadık" AK Parti grubunun meclise katılmama kararının siyasi bir şov değil, halka karşı sorumluluğun bir gereği olduğunun altını çizen Başkan Köse, açıklamalarını şöyle tamamladı: "Biz AK Parti grubu olarak bu çürümüş yönetim anlayışına meşruiyet kazandırmamak adına meclise katılmadık. Çünkü ortada ne mali disiplin ne kurumsal ciddiyet ne de belediyeyi yönetecek irade kalmıştır. İşçisinin maaşını ödeyemeyen, memuruyla kavgalı, esnafıyla karşı karşıya gelen ve kendi meclis çoğunluğunu dahi bir arada tutamayan bir yönetimle karşı karşıyayız. Karşıyaka Belediyesi bugün borç batağı içerisinde, siyasi hiziplerin savaş alanına dönüşmüş durumdadır. Karşıyaka’nın kaybedecek bir günü dahi kalmamıştır. Belediye kişisel hesapların değil, halkın makamıdır."
07 Mayıs 2026 Perşembe - 22:35 Başkan Boltaç: "Denetimlerimizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz" Tarsus Belediyesi Mayıs Ayı Meclis Toplantısının 2. birleşiminde öğrenci yurdu, Avrupa Birliği projesi ve yeni araç alımları görüşülürken, Başkan Ali Boltaç, "Vatandaşlarımızın sağlığını ilgilendiren hiçbir konuda taviz vermeden denetimlerimizi sürdüreceğiz" dedi. Tarsus Belediye Meclisi Mayıs Ayı Olağan Toplantısının 2. Birleşimi, Belediye Başkanı Ali Boltaç başkanlığında gerçekleştirildi. Meclis toplantısında kent gündemine ilişkin çeşitli başlıklar değerlendirilirken, alınan kararlar ilgili komisyonlara sevk edildi ve oy birliğiyle kabul edilen maddeler meclisten geçti. Mecliste görüşülen gündem maddelerinden biri, Kaleburcu Mahallesi’nde öğrenci yurdu yapılması amacıyla taşınmaz tahsisi konusu oldu. Mülkiyetinin bir kısmı Tarsus Üniversitesine, bir kısmı ise Tarsus Belediyesine ait olan alanın Gençlik ve Spor Bakanlığına tahsisi değerlendirilirken, konunun hukuki ve teknik yönleriyle incelenmesi amacıyla ilgili komisyonlara sevk edilmesine karar verildi. Başkan Boltaç, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, öğrenci yurdu yapılmasına karşı olmadıklarını belirterek sürecin kamu yararı gözetilerek yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Boltaç, "Benim bu konudaki tavrım yurda karşı olmak değil. Bu süreçte kurumlarla diyalog içerisinde hareket ediyoruz. Ancak burası belediyemizin mülkü. Verilecekse de yurt yapılması şartıyla değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum" dedi. Avrupa Birliği projesi kapsamında teknik heyet görevlendirilecek Mecliste, Avrupa Birliği İklim Değişikliği Hibe Programı kapsamında Polonya’ya teknik heyet görevlendirilmesi konusu görüşüldü. Yapılan değerlendirmelerin ardından 5 kişilik teknik heyetin belirlenmesi konusunda Başkan Boltaç’a yetki verilmesi oy birliğiyle kabul edildi. Boltaç, "Teknik bilgi akışını yerinde inceleyip ilgili çalışmaları hızlı bir şekilde başlatmak istiyoruz. Sürecin tüm masrafları da proje kapsamında karşılanıyor" dedi. Belediye envanterine yeni araçlar kazandırılacak Toplantıda, veteriner ve temizlik hizmetlerinde kullanılmak üzere 3 panelvan ile 3 sıkıştırmalı çöp kamyonunun belediye envanterine kazandırılması konusu görüşüldü. Araçların satın alınabilmesi için gerekli işlemlerin yürütülmesi oy birliğiyle kabul edildi. "Denetimlerimizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz" Toplantıda Tarsus Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekiplerinin gerçekleştirdiği denetimler ve uygulanan idari işlemlerle ilgili değerlendirmelerde bulunan Başkan Boltaç, "Ben bu memlekette yaşayan her bir vatandaşımın sağlığından sorumluyum. Bu kentte yaşayan her çocuk bizim evladımız. Vatandaşlarımızın sağlığını ilgilendiren hiçbir konuda taviz vermeden denetimlerimizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz" sözleriyle Tarsus Belediyesinin yaklaşımını ortaya koydu. Mecliste söz alan farklı siyasi partilerden üyeler de zabıta ekiplerine destek verirken, halk sağlığının korunmasının Tarsus’un geleceği açısından siyaset üstü bir sorumluluk olduğu görüşü öne çıktı.
Bakan Yumaklı: "Üreticimizin emeği kırmızı çizgimizdir"
20 Eylül 2025 Cumartesi - 17:54 Bakan Yumaklı: "Üreticimizin emeği kırmızı çizgimizdir" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Sakarya’da tarım sektörü temsilcileriyle buluştu. Bakan Yumaklı, "Hiç kimsenin üreticilerin emeğini yok sayarak Türkiye’de tarımsal üretimin bittiğiyle alakalı dezenformasyonu kabul edebileceğimiz bir şey değildir. Üreticilerimizin alın teri ve emeği bizim kırmızı çizgimiz" dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bir dizi programa katılmak üzere Sakarya’ya geldi. Program kapsamında traktör fabrikasında ve süs bitkileri üretim tesislerinde incelemelerde bulunan Yumaklı, ardından Sakarya Valiliği’ni ziyaret etti. Ardından tarım sektörü temsilcileriyle bir araya gelen Bakan Yumaklı, hem sektöre dair güncel verileri paylaştı hem de destekleme politikaları ve yeni yatırımlar hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasında özellikle iklim değişikliği, tarımsal üretim planlaması, hayvancılık destekleri ve Sakarya’ya yapılan yatırımlara dikkat çeken Yumaklı, üreticilerin emeğinin her zaman öncelikleri olduğunu vurguladı. "2024 yılında suyu merkeze alan üretim planlamasını uygulamaya koyduk" Tarım ve orman sektörünün dünyadaki stratejik konumuyla ilgili artık hiç kimsenin herhangi bir tereddüdünün söz konusu olmadığının altını çizen Bakan Yumaklı, "Bu dönemde küresel ısınma ve iklim değişikliği konusunu çok sıklıkla ifade ediyoruz. Ancak bu yıl bunu sadece dile getirmekle kalmadık, aynı zamanda özellikle dış etkilere açık bir sektör olması hasebiyle tarım, orman ve su sektöründe bizzat yaşadık. Bir tarafta orman yangınlarıyla mücadelemiz sürdü, diğer tarafta kuraklık sorunlarıyla ülkemizin dört bir tarafında üreticilerimizi zorlayan bir yıl geçirmiş olduk. Mutlaka suyu verimli, dengeli bir şekilde kullanmanın bütün yollarını, bütün yöntemlerini, bütün metotlarını uygulamamız gerekecek. Bunun için de 2024 yılında suyu merkeze alan üretim planlamasını uygulamaya koyduk. Suyun tarımda kullanılmasına yönelik verimlilik unsurlarının tamamını hep birlikte gerçekleştirmiş olacağız" diye konuştu. "2024 ve 2025 yıllarında yoğun bir dönem geçirmiş olduk" Hayvansal üretimle alakalı konuşan Bakan Yumaklı, "2024 yılının başında hayvancılık yol haritamızı açıklamıştık ve onu da peyderpey hayata geçiriyoruz. Özellikle anaç hayvan sayımızı artırmak, daha verimli ve kaliteli üretim yapılmasını sağlamak, kadınların ve genç kardeşlerimizin tarımsal üretimin içerisinde olması için bütün destek ve teşvik sistemlerimizi buna göre düzenledik, 2024 ve 2025 yıllarında yoğun bir dönem geçirmiş olduk. Sakarya ilimiz, elbette diğer 80 ilimizde olduğu gibi, hem bitkisel üretimde hem de hayvansal üretimde çok önemli bir potansiyele sahip. Bilinçli üretim anlamında da bizler için uygulamalarıyla örneklik teşkil eden bir ilimizdir" şeklinde konuştu. "Destek katsayısını 2025 yılına göre 2026 yılında dekar başına yüzde 27 artırdık ve 310 liraya çıkardık" Geçen hafta tarımsal bitkisel ve hayvansal üretimle alakalı yeni destek miktarları açıklandığını hatırlatan Bakan Yumaklı, "Üretim maliyetlerinin de göz önüne alınarak önemli artışlar gerçekleştirdik. Destek katsayısını 2025 yılına göre 2026 yılında dekar başına yüzde 27 artırdık ve 310 liraya çıkardık. Organik üretim yapanlara destek katsayısını yüzde 25 ilave olarak belirledik. Soya üretimini teşvik etmek amacıyla yerli sertifikalı tohum kullanımını sağlayacağız ve buna ilişkin desteğimiz olacak. Yine hububat ürünlerinde sertifikalı tohum destek katsayısını 0,50’den 0,56’ya yükselttik. Tarımsal su kısıtı olmayan illerde ve havzalarda tane mısır üretimini teşvik etmek için destek katsayısını 1’den 1,3’e çıkardık. Özellikle Sakarya gibi taban suyunun yüksek olduğu yerlerde bu ürünün üretimi artırmak istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Destek birim miktarında yüzde 21 oranında artış sağladık" En önemli çalışmalarından olan pestisit ile mücadele konusuna değinen Bakan Yumaklı, "Biyolojik ve biyoteknik mücadeleyi öncelediğimizi söyledik. Bununla ilgili çok yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Özellikle son dönemde kahverengi kokarcanın hızlı yayılımı bizim bu konudaki mücadelemizin ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Başarılı sonuçlar da aldık. Bu alandaki destek birim miktarında yüzde 21 oranında artış sağladık. Böylece yalnızca temel destek ve planlı üretim desteği kapsamında 2026 yılında, 2025 yılına göre; buğday ve arpada yüzde 27 artışla 806 lira, tane mısırda yüzde 65 artışla 806 lira, mercimek ve nohutta yüzde 27 artışla 620 lira, patates ve soğanda yüzde 27 artışla 620 lira destek sağlamış oluyoruz" dedi. "Türkiye genelinde 471 bin üreticimiz zirai don hadisesinden olumsuz şekilde etkilendi" Geçen sene hem şubat ayında hem de nisan ayında iki farklı don olayı yaşandığını aktaran Yumaklı, "Özellikle nisan ayındaki don 65 ilimizi etkiledi. Türkiye genelinde 471 bin üreticimiz zirai don hadisesinden olumsuz şekilde etkilendi. TARSİM (Tarım Sigortası) kapsamında sigortası olan bütün üreticilerimizin kayıplarını karşılamaya başladık, Ancak sigortası olmayan veya don sigortası yaptırmamış üreticilerin de o zamana kadar yapmış oldukları maliyetlerini karşılamak için de çiftçi kayıt sistemine kayıtlı olanlar için söylüyorum bir program geliştirdik. Cumhurbaşkanımız bununla ilgili gerekli açıklamayı yapmıştı. Bizler de çalıştık, ödemeleri yakın zamanda başlatacağız" diye konuştu. "Meteorolojik olayın bize olan olumsuz etkisinin bedeli, sadece tazminat bakımından 46,5 milyar lira oldu" Sigorta konusuna değinen Bakan Yumaklı, "TARSİM sigortası ödemeleri, bu zirai don hadisesi ile ilgili 16 ürün için 23 milyar lira civarında olup, kasım ayı sonuna kadar tamamlayacağız. Sigortası olmayan üreticilerimizin maliyet tutarları ise yaklaşık 23,5 milyar liradır. Bunu da kasım ayı sonuna kadar ödemesini bitireceğiz. Maalesef bu olağanüstü meteorolojik olayın bize olan olumsuz etkisinin bedeli, sadece tazminat bakımından 46,5 milyar lira oldu. Bunun ekonomik kayıplarını, gelir kayıplarını saymıyorum bile. Sakarya’da da elbette bu don hadisesinden etkilenen üreticilerimiz oldu. Fındık, ayva, kiraz, ceviz ve şeftali üretimi yapan 6 bin 252 üretici Sakarya’da etkilenmişti. Bunlara da 366 milyon lira ödemeyi kasım ayı sonuna kadar yapmış olacağız" şeklinde konuştu. "Malak desteği yüzde 180 artırıldı" Hayvansal üretimdeki desteklerin önemli ölçüde arttırdıklarını söyleyen Bakan Yumaklı, "Büyükbaş hayvancılık destekleri kapsamında buzağı desteği yüzde 40 artışla bin 400 yüz liraya yükseltildi. Malak desteği yüzde 180 artırıldı ve 2 bin 800 liraya çıkarıldı. Küçükbaş hayvancılık desteklerinde de kuzu ve oğlak desteği yüzde 50 artışta 300 liraya yükseldi. Çoban desteği de yüzde 125 artışla 81 bin liraya çıkmış oldu. TÜİK tarafından yayımlanan haziran ayı verilerine göre 2023 yılının başından itibaren bu yana kadar büyükbaş varlığımızda yüzde 3,65’lik bir artışla 17.2 milyon başa çıkmış olduk. Özellikle aşılamalarla teyit ettiğimiz bu sayılarla ilgili bizim herhangi bir tereddüdümüz yok. Bu rakamlar kesinlikle ve de kesinlikle teyitlidir. Yine küçükbaş hayvan varlığımızda yüzde 11,6 artışla 58,2 milyon başa yükselmiş durumda" ifadelerini kullandı. "Üreticilerimizin alın teri ve emeği bizim kırmızı çizgimiz" Konuşmasını sürdüren Yumaklı, "Hiç kimsenin üreticilerin emeğini yok sayarak Türkiye’de tarımsal üretimin bittiğiyle alakalı dezenformasyonu kabul edebileceğimiz bir şey değildir. Üreticilerimizin alın teri ve emeği bizim kırmızı çizgimiz. Dolayısıyla bu konudaki yapılan yorumlara hiçbir şekilde itibar edilmemesini, devletimizin gerek kendi açıklamaları, gerekse uluslararası kuruluşların açıklamalarında da ifade edildiği üzere Türkiye’nin önemli tarımsal üretim gücünün olduğunu hiçbir zaman unutulmaması gerektiğini tekrar ifade etmek istiyorum" dedi. "Sakarya’da çiftçilere 458 milyon lira prim desteği verdik" Son 23 yılda Sakarya’da yaklaşık 46 milyar lira tarım-orman-su alanında destek verdiklerini ve yatırım yaptıklarını aktaran Bakan İbrahim Yumaklı, "Su ve sulama alanında 96 tesisi hizmete aldık. Bu sulama tesisleri ile 62 bin dekar araziyi sulamaya açtık. Tarımsal üretim alanlarının korunması amacıyla 581 bin dekar alana sahip 13 ovamızı koruma altına aldık. Üreticimizin alın terini ve emeğini TARSİM ile güvenceye kavuşturduk. Bu kapsamda Sakarya’da 2006 yılından bu yana 329 bine yakın poliçe düzenlendi. Bu poliçelere 458 milyon lira prim desteği verdik. Yine bu zaman zarfında üreticimizin zarar gören ürünleri için yaklaşık 247 milyon lira tazminat ödedik" diye konuştu. "Sakarya’nın tarımsal hasılası 21 kat artışla yaklaşık 17 milyar liraya ulaştı" Konuşmasını sürdüren Bakan Yumaklı, "Bakanlık olarak verdiğimiz destekler ve yaptığımız yatırımlarla Sakaryalı üreticilerimiz, hem modern tarımla buluştu hem de üretimde verimini artırdı. Bu sayede; bitkisel üretim miktarımız yüzde 26, büyükbaş varlığımız yüzde 54, küçükbaş varlığımız yüzde 69, kanatlı hayvan varlığımız yüzde 89, arılı kovan varlığımız yüzde 170, su ürünleri üretimimiz yüzde 26 artmış durumda. Yapılan bu çalışmalar ile Sakarya’nın tarımsal hasılası 21 kat artışla yaklaşık 17 milyar liraya ulaşmış durumda. Tarımsal ihracatta da 6 katlık bir artış sağladık" şeklinde konuştu. "Sakarya-Kocaeli içme suyu isale hattı birinci kısım işi inşallah yakında ihale edilecek" Su ve sulama projeleriyle ilgili konuşan "1 milyar 6 milyon liralık, 8 adet su ve sulama projesini Devlet Su İşleri’nin yatırım programına aldık. Toplam maliyeti 8 milyar lira olan Sakarya-Kocaeli içme suyu isale hattı birinci kısım işi inşallah yakında ihale edilecek. 2.4 milyar lira maliyetli Adapazarı ve İzmit’e hizmet verecek olan 143 milyon metreküp depolama kapasitesine sahip Sakarya Ballıkaya Barajı da inşallah önümüzdeki yıldan itibaren su tutmaya başlayacak. 160 milyon lira maliyetli Pamukova ilçesine hizmet verecek Turgutlu Göleti ve ikmal sulaması dün tamamlandı. Çok şükür 98 hektarlık bir alan sulamaya hazır hale getirilmiş oldu. 202 milyon lira maliyetli Taraklı ilçesine hizmet verecek Kayaboğazı Göleti’ne su aktarma işi de kasım ayında tamamlanacak inşallah. Bu konuda arkadaşlarımız yoğun bir şekilde çalışıyor. Bu iş ile de bin 504 hektarlık bir alan sulamaya hazır hale getirilmiş olacak. 215 beş milyon lira maliyetli Adapazarı ilçesine hizmet verecek Kışlaköy Göleti ve Büyükhataplı sulaması ihmali ikinci kısım işini de yine kasım ayına kadar bitirmeyi planlıyoruz. Bu iş ile de 682 hektarlık alan sulanacak. Son olarak da 158 milyon lira maliyeti Adapazarı’nda taşkın kontrol için hizmet verecek Yazlık Mahallesi, Çark deresi ve Yandere’si ıslahı birinci kısım işini de bu yıl bitmeden tamamlamayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.
Bakan Tunç’a Antalya’da esnaf sevgisi: Tatlı ikramı ve Antalyaspor atkısı
20 Eylül 2025 Cumartesi - 17:18 Bakan Tunç’a Antalya’da esnaf sevgisi: Tatlı ikramı ve Antalyaspor atkısı Antalya programı kapsamında esnafla bir araya gelen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Tatlı ikramını geri çevirmeyen Bakan Tunç, kendisine hediye edilen "Aksekililer" yazılı Antalyaspor atkısını da kabul etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" kapsamında Antalya’daki temaslarını sürdürüyor. Antalya Ticaret Borsası ziyaretinde Başkan Ali Çandır ve yönetim kurulu üyeleriyle bir araya gelen Tunç, ardından Kapalıyol’da esnaf ziyaretinde bulundu. Vatandaşlarla selamlaşan ve esnaflarla sohbet eden Bakan Tunç’a, ziyaret sırasında tatlı ikram edildi. İkramı kabul eden Tunç, tattığı tatlıları vatandaşlara da ikram ederek çevresindekilerle sohbet etti. Ziyaret boyunca vatandaşlarla bol bol hatıra fotoğrafı çektiren Tunç, esnaflara sezonun nasıl geçtiğini sordu. Yolda kuyumcu dükkanı bulunan bir esnaf, üzerinde "Aksekililer" yazılı Antalyaspor atkısını Bakan Tunç’a hediye etti. Tunç’a Dışişleri eski Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, AK Parti İl Başkanı Ali Çetin, AK Parti Antalya Milletvekilleri Mustafa Köse ve İbrahim Ethem Taş eşlik etti. Kapalıyol’daki programını tamamlayan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, daha sonra Anadolu Doğu ve Güneydoğu İş İnsanları Derneği’ni ziyaret etti. Program kapsamında daha sonra şehit ailesine konuk olan Bakan Tunç, günün sonunda avukatlarla toplantı yapacak.
Karakaya: "Türkiye’nin hedefi Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Sınırlar’dır"
20 Eylül 2025 Cumartesi - 16:42 Karakaya: "Türkiye’nin hedefi Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Sınırlar’dır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) tarafından düzenlenen ve 81 ili kapsayan ‘Terörsüz Türkiye İçin Milli Birlik ve Dayanışma Buluşmaları’ Ankara programı gerçekleştirildi. MHP’nin ‘Asırlık Birlik, Sonsuz Kardeşlik’ temasıyla 81 ili kapsayan ‘Terörsüz Türkiye İçin Milli Birlik ve Dayanışma Buluşmaları’ devam ediyor. MHP’nin Milli sorumluluk ve yapıcı siyaset anlayışının gereği olarak işaret ettiği buluşmaların biri Ankara’da gerçekleştirildi. Başkent Ankara öncülüğünde yapılan toplantı aynı zamanda Aksaray, Bartın, Çankırı, Çorum, Karabük, Kastamonu, Kırıkkale ve Kırşehir gibi İç Anadolu illerini de kapsadı. Programda bir konuşma gerçekleştiren MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, 81 ilimizi kapsayacak şekilde düzenlenen ‘Terörsüz Türkiye’ toplantılarının Erzurum, İstanbul, Tokat, Van ve Eskişehir illerinde yapıldığını, bugün de Denizli ve Ankara’da icra edildiğini sözlerine ekledi. Karakaya, TBMM’de yürütülen ‘Terörsüz Türkiye’ komisyonunun, ağırlıklı çalışmalarına devam ettiğini dile getirdi. 27 Şubat 2025’te bölücü terör örgütü PKK’nın kurucusu, örgütün ön şartsız şekilde feshedildiğini ve silah bırakma kararı aldığını duyurduğunu da hatırlatan Karakaya, 12 Mayıs’ta yapılan kongrede feshin tüm dünyaya resmen ilan edildiğini ve 11 Temmuz’da ise PKK Terör Örgütünün sembolik olarak silahlarını yakarak teslim sürecini başlattığını anımsattı. "Türkiye’nin hedefi Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Sınırlar’dır" Karakaya, süreç içerisinde herhangi bir taviz verilmediğini ve pazarlık yapılmadığını dile getirerek, şu ifadelere yer verdi: "Bazıları bu süreci değersizleştirmek adına geçmiş süreçle özdeşleştirmeye çalışmaktadır. Bu süreçte bir müzakere masası yoktur; açıkça teslim ol, tasfiye ol, silah bırak çağrısı vardır. Şehitlerimizin aziz hatırlarını ve ruhlarını incitecek hiçbir yanlış yoktur; olmayacaktır. Gazilerimizin ve şehit yakınlarımızın başlarını öne eğdirecek bir davranış olmamıştır; olmayacaktır. Ama şundan emin olun ki bu süreçten en fazla rahatsız olan, soykırımcı İsrail’dir. İsrail, Suriye’nin toprak bütünlüğünü parçalamak, SGD/YPG’yi kışkırtarak bölgemizi kan gölüne çevirmek istemektedir. Ancak unutulmamalıdır ki, 27 Şubat çağrısı yalnız PKK’yı değil, terörün tüm unsurlarını kapsamaktadır. Türkiye’nin hedefi Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Sınırlar’dır." "Terörsüz Türkiye ile bölgemizde kalıcı barış ve istikrar tesis edilecek" Terörsüz Türkiye sürecinin hedeflerini de aktaran Karakaya, "Terörsüz Türkiye ile bölgemizde kalıcı barış ve istikrar tesis edilecek; kardeşlik ve huzur bizimle yükselecektir. Doğu Akdeniz’de hakkaniyet ve güvenlik egemen kılınacak, Mavi Vatan şahlanacaktır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin haklı davası sarsılmaz bir kararlılıkla muhafaza edilecektir. Balkanlar’da kardeşlik ve sükûn tahkim edilecek; tarihi bağlarımız kararlılıkla güçlendirilecektir. Irak’ın toprak bütünlüğü korunacak, Suriye’nin bağımsızlığı ve üniter yapısı yaşatılacaktır. Filistin’in hürriyeti için duruşumuz nettir; Kudüs’ün şerefi ve Mescid-i Aksa’nın dokunulmazlığı devletimizin ve milletimizin teminatı olacaktır" açıklamasında bulundu. "Devlet Bahçeli’nin çağırısıyla yarım asrı bulan terör kabusu sona erme yoluna girmiştir" Terörle mücadelenin, sadece silahla değil; milli şuuru diri tutmakla, kardeşliği yüceltmekle, yalan haberlere karşı, hakikati haykırmakla mümkün olduğunu söyleyen MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul ise, şu ifadelere yer verdi: "Bugün liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin çağrısıyla, neredeyse yarım asrı bulan terör kâbusu sona erme yoluna girmiştir. Türkiye, yıllardır kanla, gözyaşıyla yazılan o karanlık bölümü kapatma iradesini ortaya koymuştur. Bugün, unutmayalım ki; bir dönüm noktasıdır. Artık yeni bir gün doğmuştur. Bu topraklarda kardeşliğin, birliğin ve huzurun temellerini daha sağlam atma vaktidir. Bugün büyük ve güçlü Türkiye’nin önündeki engeller bir bir kalkmakta, Türk milletinin kutlu yürüyüşü yepyeni bir ufka doğru hız kazanmaktadır. Fakat biliyoruz ki, tehlike tamamen bitmiş değil; Ortadoğu’daki yangının dumanı buraya da ulaşabilir. İşte bu yüzden birliğimizi, kardeşliğimizi daha sıkı koruyacağız. Türk’üyle Kürt’üyle bu toprakların evlatları olarak el ele vereceğiz. Şehitlerimizin emaneti olan bu vatanı böldürmeyeceğiz." Programda söz alan MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım ise Türkiye’nin milli güvenliği için çalışmalarına devam etti ve bu konuda sayılı ülkeler arasında yer aldığını aktardı. Yıldırım, bu çerçevede Türkiye’nin sınırların güvenliği ve ekonomik büyüme için Terörsüz Türkiye’nin hayata geçmesi gerektiğini vurguladı.
Başkan Kul: "Terme’yi uluslararası arenada temsil edeceğiz"
20 Eylül 2025 Cumartesi - 15:21 Başkan Kul: "Terme’yi uluslararası arenada temsil edeceğiz" Samsun’un Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, Asya-Pasifik Yerel Yönetimler Birliği (UCLG ASPAC) tarafından Güney Kore’de düzenlenecek 10. UCLG ASPAC Kongresi’ne konuşmacı olarak davet edildi. Başkan Kul, Terme’yi dünyaya tanıtacaklarını belirterek, "Yeni iş birliklerinin kapılarını aralayacağız" dedi. UCLG ASPAC, dünya nüfusunun yarısından fazlasını kapsayan 7 binden fazla yerel yönetimi bünyesinde barındırıyor. Birleşmiş Milletler tarafından tanınan tek yerel yönetim ağı olarak öne çıkan birlik; ekonomik kalkınma, iklim değişikliği ve dijital inovasyon gibi alanlarda dayanıklı ve sürdürülebilir şehirlerin inşasına katkı sağlıyor. Göreve geldiği günden bu yana ulusal ve uluslararası platformlardaki çalışmalarıyla öne çıkan Başkan Kul, daha önce de Türkiye’yi 10 yıl boyunca Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi’nde temsil etmişti. 500’den fazla temsilci katılacak 24-26 Eylül 2025 tarihlerinde Güney Kore’nin Goyang kentinde düzenlenecek kongreye, 500’den fazla yerel yönetim temsilcisi ve uzman katılacak. "Gelecek İçin Sürdürülebilir Küresel Kendi Kendine Yeterli Şehirler ve Bölgeler" temasıyla gerçekleşecek buluşmada, Başkan Kul da 25 Eylül’de yapılacak "Bölgelerarası İş Birliğinin Kilidini Açmak" oturumunda sunum yapacak. "Yeni iş birliklerinin kapıları aralanacak" Davetin Terme için büyük bir onur olduğunu belirten Başkan Şenol Kul, "Bu kongre, şehirlerarası iş birliğini geliştirmek, iklim eylemi, dijital inovasyon ve sürdürülebilir kalkınma gibi küresel konular hakkında fikir alışverişinde bulunmak için eşsiz bir fırsat sunuyor. Bu platformda, Terme’nin başarılı projelerini tanıtacak ve ilçemiz için yeni iş birliği fırsatlarının kapılarını aralayacağız" diye konuştu. Başkan Kul, bu tür uluslararası etkinliklerin Terme’nin dünyaya açılması ve global alanda tanınırlığının artması açısından son derece önemli olduğunu sözlerine ekledi.
Başkan Geçit, "İkinci Güneş Enerji santralimizi ilçemize kazandıracağız"
20 Eylül 2025 Cumartesi - 15:09 Başkan Geçit, "İkinci Güneş Enerji santralimizi ilçemize kazandıracağız" Güneş enerji santrallerinin hem ekonomik hem de çevresel açıdan büyük faydalar sağladığını söyleyen Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, uzun vadede enerji maliyetlerini düşüren ve enerji güvenliğini artıran santrallerin aynı zamanda istihdam ve teknoloji geliştirme alanında da katkı sunduğunu ifade etti. Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, "Mollakasım mahallemizde hizmete sunduğumuz ve yaşadığımız depremin ardından yenileme ve bakım hizmetlerini yaptığımız Güneş Enerji Santralimiz ile belediyemize ait 850 abonenin enerji ihtiyacını karşılamaya devam ediyoruz. İkinci Güneş Enerji Santralimizi de kurarak enerji maliyetlerini düşüreceğiz" dedi. Yeşilyurt ilçesini her alanda olduğu gibi enerji yatırımlarında da geliştirmek için, temiz ve güvenli enerji üretimi ile stratejik bir yatırım olan Güneş Enerji Santrallerini artırmak için harekete geçen Prof. Dr. İlhan Geçit Başkanlığındaki Yeşilyurt Belediyesi, Mollakasım Mahallesinde hizmete sunulan 1.Güneş Enerji Santrali ile enerji üretiminde çevreci ve sürdürülebilir çözümler üretiyor. Güneş enerji santrallerinin hem ekonomik hem de çevresel açıdan büyük faydalar sağladığını söyleyen Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, uzun vadede enerji maliyetlerini düşüren ve enerji güvenliğini artıran santrallerin aynı zamanda istihdam ve teknoloji geliştirme alanında da katkı sunduğunu ifade etti. Sürdürülebilir enerji projeleriyle hem çevre bilincini artırmayı hem de genç nesilleri temiz enerji kaynaklarına yönlendirmeyi hedeflediklerine dikkat çeken Başkan Geçit, ilki Mollakasım Mahallesinde hizmete sunulan Güneş Enerji Santralinde günlük ortalama 6 megavat, aylık ise 170-190 megavat enerji üretildiğini ve belediyeye ait 850 abonenin elektrik ihtiyacını karşıladıklarına dikkat çekti. Enerji ihtiyacını çevreye duyarlı ve ekonomik yöntemlerle karşılamak adına başlattıkları girişimlerin neticesinde ilçeye ikinci bir Güneş Enerji Santrali kurmak için çalışmaların devam ettiğini belirten Başkan Geçit, sürdürülebilirlik odaklı projelerle hem ilçe ekonomisine katkı sağlamaya hem de çevreyi korumaya devam edeceklerini hatırlatarak, "Hepimiz biliyoruz ki, enerji ihtiyacımız gün geçtikçe artıyor. Fosil yakıtlar hem sınırlı hem de çevreye büyük zararlar veriyor. İşte tam bu noktada güneş enerjisi devreye giriyor. Güneş, temiz, tükenmeyen ve herkesin erişebileceği bir kaynaktır. Göreve geldiğimiz ilk günden beri ilçemizi her alanda kalkındırma ve geliştirme sözü vermiştik. Enerji yatırımlarında da ilçemizi hak ettiği konuma ulaştırmak amacıyla güneş enerji santralimizin sayısını artırmak için çok ciddi çalışmalar yapıyoruz. Güneş Enerji santralleri sayesinde hem enerji maliyetlerimizi düşürüyoruz hem de çevremizi korumuş oluyoruz. İlki Mollakasım mahallesinde kurulan santralimiz ile belediyemize ait 850 abonenin enerji ihtiyacını karşılıyoruz, ikinci santralimizi kurarak enerji maliyetlerini daha az bir seviyeye indirmiş olacağız. Bu tür yatırımlar ayrıca şehrimize ekonomik olarak da katkı sağlayacak. Güneş enerjisi yatırımlarımız, gelecek nesillerimize daha yaşanabilir bir dünya bırakmamızın en somut adımlarından biridir. Unutmayalım ki, her küçük adım büyük değişimlerin başlangıcıdır. Bu santraller, sadece enerji üretmekle kalmayacak; aynı zamanda hepimize ilham verecek, çevre bilincini artıracak ve sürdürülebilir bir geleceğe olan inancımızı pekiştirecektir. Güneşimizden aldığımız enerjiyle hem evlerimizi aydınlatacağız hem de doğamızı koruyacağız" diye konuştu. Sadece bugünü değil yarınları da düşünerek hareket ettiklerini, gelecek nesillere temiz bir hava, daha yaşanabilir bir çevre bırakmak için çaba sarf ettiklerini hatırlatan Başkan Geçit, "Enerji yatırımlarımızla yarınlarımızı daha aydınlık kılacak, Yeşilyurt’u her geçen gün daha modern ve yaşanabilir bir ilçe haline getirme hedeflerimize bir adıma daha yaklaşmış olacağız. Bizim için en büyük mutluluk, hemşehrilerimizin hayatına dokunan, onların cebine, sağlığına ve geleceğine katkı sağlayan projelere imza atmaktır. Bu tür yatırımlar da bu anlayışın en somut göstergesidir." şeklinde konuştu.
Adalet Bakanı Tunç: "Bugünkü yargı darbeciye, vesayetçiye geçit vermiyor"
20 Eylül 2025 Cumartesi - 14:16 Adalet Bakanı Tunç: "Bugünkü yargı darbeciye, vesayetçiye geçit vermiyor" "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" kapsamında Antalya’da konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, yargı sistemine yönelik eleştirilere sert tepki göstererek, "Bugünkü yargı sistemimiz, yolsuzluktan da arsızlıktan da hırsızlıktan da hesap soran, darbeciye geçit vermeyen, milli iradeye saygı duyan bir sistemdir" dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" programı çerçevesinde Antalya’da temaslarda bulundu. Sabah saatlerinde kente gelen Bakan Tunç, AK Parti İl Başkanlığı’nı ziyaret ettikten sonra basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye, basın özgürlüğünde 1,5 yılda 250 gazeteciyi öldüren İsrail’den geride olabilir mi Bakan Tunç, Antalya’da iki gündür süren yangınlarla ilgili geçmiş olsun dileklerinde bulunarak başladığı konuşmasında, yargı sistemine yönelik eleştirileri şu sözlerle yanıtladı: "Bugünkü yargı artık öyle bir yargı değil. Bugünkü yargı sistemimiz, adalet sistemimiz yolsuzluktan da hesap soran, arsızlıktan, hırsızlıktan da hesap soran darbeciye geçit vermeyen, vesayetçi anlayışa geçit vermeyen, milli iradeye saygı duyan, demokratik hukuk devleti ilkesine saygı duyan bir yargı sistemidir. Bu hazmedilemiyor. Hazmedilemediği için de maalesef bazı soruşturmaları siyasallaştırarak farklı şekilde göstermeye çalışarak karalama kampanyası yapılıyor. Türkiye’nin hukuk güvenliği endeksinde gerilerde olduğu söyleniyor. Kim yapıyor bu endeksleri? Amerika Birleşik Devletleri eski barolar birliği başkanı kendine göre bir liste yapıyor. Kurduğu derneğe ne kadar bağış kim yapmışsa onlar önder. Türkiye basın özgürlüğünde İsrail’in gerisinde diyorlar. Olabilir mi böyle bir şey? Basın özgürlüğünde Türkiye nasıl İsrail’in gerisinde olur? Böyle bir endeks mi olur? Son bir buçuk iki yılda 250’den fazla gazeteciyi öldüren bir ülkede basın özgürlüğü değil, gazetecinin, basın mensubunun yaşam hakkı yok. Yani böyle bir endeks olur mu? O nedenle Türkiye’yi karalamaya yönelik bu takım listelerle işte muhalefetin de eline tutuşturulan ve televizyon ekranlarında sürekli tekrarlanan bu karalama kampanyalarına karşı da uyanık olacağız. Onlara cevaplarımızı vermeye devam edeceğiz". "Hak arama yollarını arttırdık" Türkiye’de son 23 yılda yapılan reformları hatırlatan Bakan Tunç, "Türkiye 23 yılda hem fiziki kalkınma anlamında alt yapısından üst yapısına barajlarından üniversitelerine, okullarından şehir hastanelerine, organize sanayi bölgelerini dolduran fabrikalarından tarımsal üretim tesislerine kadar her alanda büyük mesafe alırken bir taraftan da bahsettiğim darbelere karşı daha dayanıklı olabilmesi için büyük reformlara sahip oldu. Temel hak özgürlükleri alanını genişleten anayasa değişiklikleri yaptık. Kadın hakları, çocuk hakları, engelli hakları bu dönemde öne çıkan reformlar oldu. Hak arama yollarını arttırdık. Özel hayatın korunması, kişisel verilerin korunması, Kamu Denetçiliği Kurumu, anayasa mahkemesinin yapısı, hakimler ve savcılar kurulunun yapısı, milli güvenlik kurulu, yüksek askeri şura gibi kurumların yapısı demokratik hukuk devletine uygun hale getirildi. Anayasada ‘darbeciler yargılanamaz’ diye madde vardı, kaldırıldı. 12 Eylül darbecileri de, 28 Şubat darbecileri de yargılandı. Bunu her lider yapamaz. Bunu sadece Recep Tayyip Erdoğan yapar. Onun cesur ve kararlı tutumu sayesinde bu reformları gerçekleştirdik" diye konuştu. "Bizim hedefimiz Türkiye Yüzyılıdır" diyen Tunç, "Türkiye’yi bu yüzyılda dünyanın en güçlü ülkeleri arasında görmek istiyoruz. Türkiye Yüzyılı’nın temelleri atıldı. Bu temellerin üzerine Türkiye Yüzyılı inşa edilecek ve gençlerimiz dünyada adaleti, hakkaniyeti, insan haklarını daha güçlü savunacak" ifadelerini kullandı. "Terörsüz Türkiye hedefine adım adım yaklaştık" Terörle mücadeleye de değinen Tunç, şunları söyledi: "41 yıldır mücadele ettiğimiz terör belasını sona erdirmek istiyoruz. Çok acılar çekildi, çok şehitler verdik, ekonomik kayıplar yaşadık. Bundan sonra enerjimizi teröre harcamayalım diyoruz. AK Parti iktidarının ilk işlerinden biri olağanüstü hali kaldırmak oldu. Ayrımcılıklar ortadan kaldırıldı. Doğu’dan Batı’ya her bölgeye eşit hizmet götürüldü. Yasaklar kaldırıldı. Teröre mazeret teşkil eden unsurlar ortadan kaldırıldı. Terörsüz Türkiye hedefine adım adım yaklaştık. Bugün Türkiye bu fırsatı yakalamıştır ve bu fırsatı heba etmemek gerekir. Terörsüz bir Türkiye ile inşallah Türkiye Yüzyılı’nı inşa edeceğiz. Antalya’mız bu noktada en önemli destek veren illerimizden biri olacak." Basın toplantısının ardından Bakan Tunç, Antalya Ticaret Borsası’nı ziyaret edecek. Günün ilerleyen saatlerinde esnaf ziyaretlerinde bulunacak olan Tunç, Güneydoğu ve Doğu Anadolu İş Adamları Derneği üyeleriyle bir araya gelecek. Program kapsamında ayrıca şehit ailelerine ziyaret gerçekleştirecek olan Bakan Tunç, günün sonunda avukatlarla toplantı yapacak. Toplantıya; Dışişleri eski Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, AK Parti İl Başkanı Ali Çetin, çok sayıda milletvekili ve partili katıldı.
Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi’nde yeni dönem
20 Eylül 2025 Cumartesi - 13:40 Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi’nde yeni dönem Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Genel Kurulu’nda Tülin Demir yeni başkan seçildi. 103 delegenin katıldığı genel kurulda, 2025-2027 döneminde görev yapacak yönetim kurulu üyeleri belirlendi. Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi, Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde gerçekleştirdiği genel kurulda yeni dönem yönetimini belirledi. Kurum temsilcileri ve meclis gönüllülerinden oluşan 103 delegenin oy kullandığı seçimde, Tülin Demir başkanlık görevine seçildi. Genel kurula Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Serpil Altun ve Bukle Erman ile Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Elifhan Köse Çal ve Nilüfer Belediye Meclis Üyeleri de katıldı. Yeni dönem başkanı Tülin Demir, görevi devraldığı Nazlı Ünalan ve önceki yönetim kurulu üyelerine teşekkürlerini iletti. Demir yaptığı konuşmada, "Demokrasiye sahip çıkan tüm delegelerimize minnettarız. Dayanışmayla güçlenecek yeni bir döneme adım atıyoruz. Çalışmalarımızla Nilüferli kadınlara daha fazla güç katacağız" ifadelerini kullandı. Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman da, genel kuruldaki yüksek katılıma dikkat çekerek, "Bu seçim, kadınların kent yönetiminde söz sahibi olma iradesini bir kez daha ortaya koydu" değerlendirmesinde bulundu. Kadınların yönetim mekanizmalarına katılmalarının ve buralarda söz sahibi olmalarının önemine dikkat çeken Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Altun ise, "Nilüfer’de kadınların yönetim mekanizmalarına katılımlarının önü çok açık. Nilüfer Belediyesi olarak gerek başkan yardımcıları gerekse de müdürlüklerimizde kadın yöneticilerimizin sayısı oldukça fazla. Bu nedenle Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi’nde görev alan kadınları oldukça önemsiyoruz" diye konuştu. Kadın Meclisi’nin Nilüfer Kent Konseyi’nin en önemli oluşumlarından biri olduğunu belirten Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Elifhan Köse Çal ise, Kadın Meclisi’nin çalışmalarıyla adeta lokomotif görevi gördüğünü söyledi. Çal, Kadın Meclisi’nin yeni dönemde de bu görevi en iyi şekilde yerine getireceğine inandığını sözlerine ekledi. Yeni yürütme kurulu belirlendi 2025-2027 döneminde Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi’ni yönetecek kurulda şu isimler yer aldı: Başkan: Tülin Demir Asil Yürütme Kurulu Üyeleri: Ceyda Altuntaş, Harika Külege, Ayşe Ertüm Şirin, Bilgen Şentürk, Fatma Ergüler Yedek Yürütme Kurulu Üyeleri: Şenel Sevcan, Esra Can Mollaer, Bahise Süle, Sevim Güldoğan, Özge Şayuk
AK Parti Milletvekili Gider: "Biz suç işleyeni ihraç ederiz kahraman ilan etmeyiz"
20 Eylül 2025 Cumartesi - 13:23 AK Parti Milletvekili Gider: "Biz suç işleyeni ihraç ederiz kahraman ilan etmeyiz" AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Çanakkale Merkez İlçe Danışma Kurulu toplantısında yaptığı açıklamada, "Biz adı şaibeye bulaşanları partimizden ihraç ederiz. Kahraman ilan edip de sokaklara adam dökmeye çalışmayız. Biz CHP’nin bugün içine düştüğü durum gibi, birlikte suç örgütü oluşturan adamlar değiliz. Bizim partimizde kimse suçu savunmaz, suçluyu korumaz" dedi. AK Parti Merkez İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen danışma kurulu toplantısına katılan AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, bir dizi açıklamalarda bulundu. AK Parti’nin kitle partisi olmayı becerebilmiş bir dava hareketi olduğunun altını çizen Milletvekili Gider, "Biz Türkiye’de geniş kitlelere hitap edebilirken doğrularımızdan vazgeçmemeyi de becerebilen bir partiyiz. Bu partinin kuruluş şekli bellidir. İçinden geldiği gelenek de bellidir. Bu vesileyle bu geleneğin ilk temsilcilerinden olan şehit Başbakanımız Adnan Menderes’i, mevkidaşı olmaktan gurur duyduğum Çanakkale Milletvekili ve şehit bakanımız Fatin Rüştü Zorlu’yu ve şehit bakanımız Hasan Polatkan’ı da saygı ve minnetle yad ediyorum" şeklinde konuştu. "Bu parti ‘Yeter, söz milletindir’ diyenlerin partisidir" AK Parti’nin belirli bir menfaat ve çıkar odakları tarafından oluşturulmuş bir hareket olmadığına vurgu yapan AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, "Bu parti ‘Yeter, söz milletindir’ diyenlerin partisidir. Bir takım çıkar örgütlerinin şirket kurması gibi kurulmuş bir parti değildir. O tip kurulan partilerin işleyiş şekilleri, kuruluşundan kaç yıl geçerse geçsin kurumsallaşamıyorlar. Daha da acısı, yüzyıllık kuruluş hikâyelerine rağmen politik bir kimlik oluşturamamışlar. Karma bir çıkar hareketi olduklarını bugünlerde çok daha net bir şekilde görüyoruz, gözlemliyoruz" dedi. "Biz adı şaibeye bulaşanları sadece partimizden ihraç ederiz" AK Partili bir belediye başkanı ve ekibinin irtikap gibi ağır bir suçtan gözaltına alındığını ifade eden Milletvekili Gider, konuşmasına şu şekilde devam etti: "AK Parti’den bu konuyla ilgili hiç gürültü yapanı duyan oldu mu? Duyamazsınız; bunun sebebi, biz adı şaibeye bulaşanları sadece partimizden ihraç ederiz. Kahraman ilan edip de sokaklara adam dökmeye çalışmayız. Biz Cumhuriyet Halk Partisi’nin bugün içine düştüğü durum gibi, birlikte suç örgütü oluşturan adamlar değiliz. Bugün o birbirlerinin arkasında duranlar, insanları sokaklara dökmeye çalışanlar, sahte diplomalardan, hırsızlık dosyalarından mağduriyet devşirmeye çalışanlar, birbirlerini çok sevdikleri için bunu yapmıyorlar. Suça bulaştıkları için, hepsinin elleri bu pislikte kirlendiği için dayanışma içindeler." "Bizim partimizde kimse suçu savunmaz, suçluyu korumaz" AK Parti içerisinde suçlunun barınamayacağını belirten AK Partili Gider, "Ben de son yıllarda keşfettim: Suç kardeşliği gibi bir kardeşlik varmış. İnsanlar birlikte bir pisliğe bulaşmışlarsa her şeye rağmen birbirlerini savunmaktan keyif alırlarmış. ‘Ölmedik, bitmedik, hâlâ ayaktayız’ diye bağırmaktan keyif alırlarmış. Neden? Çünkü suç ortaya çıktığında hepsi yanacak. Biri, ikisi değil. Suç bireyseldir; hukukun genel prensibi budur. Ama örgütlü işlenmiş suçlarda bireysellik yoktur. Onun için örgütler birbirini tutmak zorundadır. Oysa AK Parti’nin içinde suça karışanlar olmuyor mu? Oluyor işte. İrtikap gibi ağır bir suça karışan oluyor. Kimse onları koruyor mu? Biz iktidar partisiyiz. Ama hiç kimse suçluyu korumak ve kollamak ihtiyacı hissetmiyor. Bizim partimizde kimse suçu savunmaz, suçluyu korumaz. Biz suçluyu, çeteleri elinin tersiyle itmiş ve ‘Yeter, söz milletin’ diyen bir hareketin evlatlarıyız" ifadelerini kullandı. "AK Parti erdemliler hareketidir" AK Parti’nin bir erdemliler hareketi olduğunu söyleyen Gider, "Biz sokaklardaki lüks arabaları görünce ‘bunlar bir gün bizim olacakmış’ diye heyecanlanan çocuklar değildik. Biz yatlara, kotralara merak saran çocuklar da değildik. Biz annelerimizin, babalarımızın sandığın dibinde sakladığı Menderes’in idam fotoğraflarıyla büyütülmüş çocuklardık. Günün birinde bu memlekete kastedenlere izin vermeyin diyen anne ve babaların çocuklarıyız. 15 Temmuz’da da bunu en güzel şekilde gösterdik. Canımızı ortaya koyduk. Oysa onlar ne yapıyor? Onlar sokaklara ne zaman dökülüyor? Hırsızlıkları ortaya çıkmasın diye dökülüyor. AK Parti erdemliler hareketidir. AK Parti imar dosyalarıyla işi olanların hareketi değildir. AK Parti ihale koşturanların hareketi değildir. AK Parti, kamunun ya da kamuyla işi olanların taşeronluğunu yapmak isteyenlerin hareketi değildir" diye konuştu. "Önce Allah’a güveniriz, çünkü biz O’nun davasını güdenleriz" Danışma kurulu toplantısına konuşan Milletvekili Gider, konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı: "Bunlar içimize bulaştıkları zaman yapacağımız tek iş vardır: Bunları temizlemek. Bunları temizlemeye uğraşırken her türlü saldırıya uğrayacağız. Evlatlarımıza saldıracaklar. Hanemize saldıracaklar; biz zaten bunu biliyoruz. Ama bir şiarımız daha var: ‘Bunlardan korkan, bunlardan beter olsun.’ Biz bu milletin gönlünde taht kurmuş bir hareketin insanlarıyız. Bugün olduğu gibi yarın da içimize karışmış olanlar varsa, onları temizlemekte de çok net duruş sergileriz. Önce Allah’a güveniriz, çünkü biz O’nun davasını güdenleriz. Sonra liderimize güveniriz. Siyaset sahnesinde olduğu günden beri hırsızla, hırsızlıkla mücadele eden bir liderdir Recep Tayyip Erdoğan. Sizlerden ricam, kim ne konuşursa konuşsun, kim ne anlatırsa anlatsın: Bizim davamız hak olduktan sonra hesap vereceğimiz iki tane makam var; bu dünyada millet, ahirette de Rabbimiz."
Sağlık Bakanı Memişoğlu: "İnşallah 2026’nın ilk yarısında Türkiye kendi SMA ilacını üretip nadir hastalıklarla ilgili bir adım atacak"
20 Eylül 2025 Cumartesi - 12:14 Sağlık Bakanı Memişoğlu: "İnşallah 2026’nın ilk yarısında Türkiye kendi SMA ilacını üretip nadir hastalıklarla ilgili bir adım atacak" Çanakkale’ye bir takım temaslarda bulunmak üzere gelen Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, "İnşallah 2026’nın ilk yarısında Türkiye kendi SMA ilacını üretip nadir hastalıklarla ilgili bir adım atacak. Bundan sonra özellikle moleküler tedavilerde, bu nadir hastalıklarda kendi tedavisini, kendi ilacını üretebilen, insanlarına kendisinin ürettiği bu ilaçları rahatlıkla verebilen bir ülke haline geleceğiz" dedi. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Çanakkale programında Çanakkale Valiliği ziyaret ederek basın açıklamasında bulundu. Bakan Memişoğlu, yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Biz sağlıklı Türkiye yüzyılını oluşturmaya çalışıyoruz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bunu sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz." Çanakkale son 20 senede sağlık hizmetini yüzde 100 arttırdı Çanakkale’de sağlıkla ilgili değerlendirmelerde bulunacaklarını belirten Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, "Bugün ‘Sağlıklı Türkiye Yüzyılı’ kapsamında 59’uncu ilimizde sağlıkla ilgili değerlendirmelerimizi yapacağız. Türk tarihinin en önemli destanlarından bir tanesinin yazıldığı, Mehmetçiğin yenilmez olduğunu gösterdiği şehrimiz Çanakkale’deyiz. Çanakkale, Türk’ün bu topraklarda her şeye rağmen yaşayacağını gösterdiği, dünyaya bunu ispat ettiği, geçilmez toprakların olduğunu gösterdiği bir kahramanlık destanı olduğu yer. Burada sağlıkla ilgili değerlendirmeleri yapacağız. Çanakkale’miz tıp fakültesiyle, hastanesiyle sağlıkta gerçekten son 20 senede yaklaşık yüzde 100 sağlık hizmetini arttırmış bir ilimiz. Fiziki yapılarda birkaç tane eksiğimiz var. Onlarla ilgili de planlamalar yapıyoruz. Özellikle Bayramiç ve Gelibolu’da hastane planlamalarımızı son aşamaya getirdik. İnşallah çok kısa zamanda buralara hastane inşaatlarımız başlayacağız. Bunu yanında merkezde yeni bir hastanemiz için bir çalışma yapacağız. Özellikle sağlıklı hayat merkezleri ile aile hekimlikleri ve koruyucu hekimleri ön plana çıkaran bir Çanakkale var. Bugün Çanakkale’de örnek olan bir sağlık hizmeti de var. O da şu, artık biliyorsunuz kilo boyları ölçüyordu. Şimdi sigara içme poliklinikleri de mobil hale getirdik. Böylece insanlara, meydanlara giderek sigara içme alışkanlıkları olan insanlarımıza bunu bırakmayla ilgili yardımcı olmaya çalışacağız. Çünkü maalesef Türkiye’de sigara içme oranlarımız yüksek. Bunu düşürmemiz gerekir. Bunun yanında özellikle kilo sorunumuz da var. Bunu da hep beraber üstesinden geleceğiz. Kilo hareket ve beslenme alışkanlığıyla alakalı bir sorun. Özellikle şekerli yiyeceklerin az tüketilmesi ve içeceklerimizdeki, yiyeceklerimizdeki şeker oranlarıyla ilgili de Tarım ve Orman Bakanlığımızla çalışıyoruz. İnşallah bu konuda da yeni bir söylemle artık insanların çok daha sağlıklı beslenmesini sağlayacağız" şeklinde konuştu. "Biz sağlıkçılar ne kadar çalışırsak çalışalım önce insan kendi bedenine bakacak" Sağlık alanında önemli adımların atıldığını açıklayan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Memişoğlu, "Dün hepinizin malumu çok güzel bir tesis açılışı yaptık. Bu tesis açılışı esasında Türkiye’nin hem ilacını kendisi ürettiği hem ham maddesini kendisi ürettiği, üreten sağlığı modellerinden bir tanesi oldu. İnşallah 2026’nın ilk yarısında Türkiye kendi SMA ilacını üretip nadir hastalıklarla ilgili bir adım atacak. Bundan sonra özellikle moleküler tedavilerde, bu nadir hastalıklarda kendi tedavisini, kendi ilacını üretebilen, insanlarına kendisinin ürettiği bu ilaçları rahatlıkla verebilen bir ülke haline geleceğiz. Sadece ülkemize değil, çevremizdeki diğer ülkelere de ihtiyacı olan bütün insanlara da kendi ürettiğimiz milli teknolojimizle ürettiğimiz ilaçlarımızı 2026’da insanlara ulaştırmış olacağız. Türkiye Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sağlıkta gerçekten büyük bir mesafe kat etti 25 yılda. Hem üreten sağlık modelimizle, TÜSEP koordinasyonunda kendi cihazını, malzemesini, ilacını üretebilen sağlıkta bağımsız bir Türkiye hedefiyle çalışıyoruz. Bunun yanında sağlık hizmetlerine de en iyi şekilde vermeye çalışıyoruz. Ama toplumumuzdan beklentimiz özellikle sağlıklarına dikkat etmeleri, hastalanmadan sağlıklarını korumaları. Bunun için de kilo almadan, sağlıklı beslenerek, hareket ederek, kötü alışkanlıklardan uzak durarak ve özellikle kendi aile hekimlerine ve sağlıklı hayat merkezlerine giderek sağlıklarının sürdürülebilirliğini sağlamalarını sağlıyoruz. Bunu da istiyoruz ve bekliyoruz. Çünkü biz sağlıkçılar ne kadar çalışırsak çalışalım önce insan kendi bedenine bakacak. Toplum kendi sağlığını koruyacak. Bunun için biz onlara her türlü yardım hazırız. Biz sağlıklı Türkiye yüzyılını oluşturmaya çalışıyoruz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bunu sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz" diye konuştu. "Gelecekle uğraşıyoruz, geleceğe adım atıyoruz, gelecek için çalışıyoruz" Sözlerini gençlerin başarısına değinerek sonlandıran Bakan Memişoğlu, "Dün TEKNOFEST’i de ziyaret ettik. Gerçekten Türkiye gençleri özellikle kendi yapabilirliklerini gösteriyorlar. Dünyaya örnek oluyorlar. Hem teknolojisinde hem biliminde Türkiye gerçekten yüzyılını yaşayacak. İnşallah bunu başaracağız hep beraber. Biz kötülüklerle ve çekişmeyle uğraşmıyoruz. Gelecekle uğraşıyoruz, geleceğe adım atıyoruz, gelecek için çalışıyoruz" dedi. Basın açıklamasının ardından Truva Atının önünde bulunan Çanakkale Sağlık İl Müdürlüğü standını ziyaret eden Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, burada Çanakkale Sağlık Elçisi olan 7 yaşındaki Yağmur Yıldız ile de bir araya geldi. Ardından İl Sağlık Müdürlüğüne ait Mobil Sigara Bırakma Polikliniği aracını ziyaret ederek burada hizmet alan bir vatandaşla görüştü. Bakan Memişoğlu ziyaretleri ardından yoldan geçen vatandaşların sorularını da yanıtladı.
AK Parti Diyarbakır Milletvekili Yaz: "Süreç dayanışma ve kardeşlik temelinde ilerliyor"
20 Eylül 2025 Cumartesi - 10:02 AK Parti Diyarbakır Milletvekili Yaz: "Süreç dayanışma ve kardeşlik temelinde ilerliyor" AK Parti Diyarbakır Milletvekili Mehmet Sait Yaz, yeni sürecin dayanışma ve kardeşlik temelinde ilerlediğini söyledi. AK Parti Diyarbakır Milletvekili ve İnsan Hakları Komisyonu Üyesi Mehmet Sait Yaz, "Halk Buluşmaları" kapsamında Bulanık Alparslan Otağı’nda vatandaşlarla bir araya geldi. İlçe yatırımları, toplumsal huzur ve Türkiye’nin geleceği gündeme geldi. Programın açılış konuşmasını AK Parti Bulanık İlçe Başkanı Tahir Korkmaz yaptı. Korkmaz, vatandaşlarla bir araya gelmenin önemine değinerek, ilçeye yapılan yatırımları anlattı. Korkmaz, "Partimize oy verilip verilmediğine bakılmaksızın bütün köylerimize hizmet götürüldü. Stabilize yollar, içme suyu, parke taşı çalışmalarıyla eksiklikler giderildi. Adaletli bir yönetimin göstergesi olarak herkes eşit hizmet aldı. Bulanık yolunun yapımına başlandı, öğretmenevi ihalesinin tamamlandı ve gençlik merkezi ve spor alanları için 18 milyon liralık yatırım yapıldı" dedi. "Eğitim, sağlık ve enerji yatırımları" İlçeye kazandırılacak 100 yataklı öğretmenevi, kız öğrenci yurdu, yeni sağlık yatırımları ve enerji altyapısının güçlendirilmesi toplantıda öne çıkan konular oldu. Korkmaz, "Yaklaşık 140 milyonluk enerji yatırımıyla Bulanık, daha kesintisiz ve güçlü enerji altyapısına kavuşacak" diyerek, sağlık ocağının diş sağlığı merkezine dönüştürüleceğini ve yeni İlçe Sağlık Müdürlüğü binasının hizmete gireceğini söyledi. "Mazisini bilmeyen istikbalini inşa edemez" AK Parti Diyarbakır Milletvekili Mehmet Sait Yaz ise konuşmasında Türkiye’nin yakın tarihine değinerek, 1918’den günümüze yaşanan siyasi ve toplumsal süreçleri hatırlattı. Yaz, "Cumhurbaşkanımız, Diyarbakır meydanında ‘Kürtler vardır ve bu sorunu ben çözeceğim’ diyerek büyük bir adım attı. Olağanüstü hal kaldırıldı, dil üzerindeki yasaklar sona erdi. TRT Kürdi açıldı, özgürlükler genişletildi" ifadelerini kullandı. "Terörsüz bir bölge için mücadele sürüyor" Terörle mücadeleye de değinen Yaz, çözüm sürecinin kardeşlik, dayanışma ve demokrasi temelinde ilerlediğini belirterek, "PKK’nın istibdadı da önceki zulümler gibi sona erdi. Artık hedefimiz terörsüz bir Türkiye değil, terörsüz bir bölge. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde birçok alanda devrim niteliğinde hizmetlerin yapıldı" dedi. "Zorluklar bizi birleştirdi" Son yıllarda yaşanan Suriyeli göçü, pandemi, Rusya-Ukrayna savaşı ve deprem gibi büyük krizlere değinen Yaz, Türkiye’nin bu süreçleri büyük bir dayanışma ruhuyla atlattığını ifade edere, "Bizim yer altı zenginliklerimiz Körfez ülkeleri gibi değil ama milletimiz zorluklardan güçlenerek çıkıyor. Zorluklar milletimizi daha da birleştirdi. Eksiklerimizin farkındayız, bunları gidermek için çalışıyoruz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde daha iyi günlere gidiyoruz" diye konuştu. "Vatandaşlardan sorular ve talepler" Konuşmaların ardından vatandaşlar yeni sürece ilişkin sorularını yöneltti, ilçenin sorunlarını ve taleplerini dile getirdi. Milletvekili Yaz, yöneltilen soruları yanıtladı, sorun ve sıkıntılarla ilgili talepleri not aldı. Yaz, bu taleplerin çözümü için il ve ilçe teşkilatlarıyla birlikte çalışacaklarını belirtti.