POLİTİKA
BBP Genel Başkanı Destici: "Bir çocuğumuzun daha köpek saldırısında hayatını kaybetmesine tahammülümüz yok" 09 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:52:32 Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Bir çocuğumuzun daha, en son Van’da Hamza evladımızı parçaladı köpekler. Öldürdüler. Bir çocuğumuzun daha köpek saldırısında hayatını kaybetmesine tahammülümüz yok. İçişleri Bakanımızın açıklamaları bir nebze de olsa yüreğimize su serpti. Köpeklerin yüzde 80’inin toplandığını, geriye kalan yüzde 20’sinin de sonbahara kadar toplanacağını söyledi" dedi. Büyük Birlik Partisi Konya Olağan İl Kongresi Mevlana Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kongrede konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Onca yolsuzluğa, onca hırsızlığa, onca ahlaksızlığa rağmen bazı partilerin yöneticileri, belediye başkanları pişkin pişkin, sanki hiçbir şey olmamış gibi ortalıkta gezmekte, televizyonlarda endam etmekte, mahkeme salonlarında şov yapmaktadır. Bunlara asla müsamaha gösterilmemelidir. Yani bunların yaşadığını biz yaşasak ya da herhangi bir normal vatandaşımız yaşasa, utancından sokağa çıkamaz. Ama o kadar pişkinler ki sanki hiçbir şey olmamış, her şey sütlimanmış gibi sağa sola saldırmaya, parmak sallamaya, güya iktidara gelirlerse hesap soracaklarını söylemeye, televizyonlardaki gazetecilere saldırmaya devam etmektedirler. Ama güneş balçıkla sıvanmaz. Adalet gecikir ama mutlaka sonunda gerçekleşir. Kim haklı, kim haksız ortaya çıkar" dedi. "LGBT dediğin düpedüz sapkınlıktır, LGBT dediğin ahlaksızlıktır" Son yıllarda aileye saldırıların arttığını belirten Mustafa Destici, "LGBT diye sapkın düşünceleri bize özgürlük adı altında dayatıyorlar. Ne özgürlüğü, LGBT dediğin düpedüz sapkınlıktır, ahlaksızlıktır. Yeryüzünde ne kadar din varsa, sadece Müslümanlık değil, ne kadar ahlaki öğreti varsa bunların hepsi LGBT’yi reddetmektedir. Çünkü insanın tabiatına aykırıdır. Şimdi çocuklarımızı evlilikten soğutuyorlar. Televizyonlar, sosyal medya, internet aracılığıyla çocuklarımız evlenmesin diye her türlü propaganda yapıyorlar. Evlilik berekettir, rahmettir, çocuk berekettir, rahmettir. Ama yıllardır ne aşılıyorlar, ’sakın evlenmeyin.’ Onun yanında ne aşılıyorlar? Evlilik dışı hayat ve bunu meşru gösteriyorlar. Gençlerimizi inançlarımızdan koparmalarına fırsat vermeyeceğiz ve gençlerimize bunu anlatacağız. Elbette bunu anlatırken ülkemizi her alanda geliştirerek gençlerimizin hepsinin bir işinin olmasını sağlayacağız. Ailelerin ihtiyaçlarını temin edecek gelire sahip olmalarını temin edeceğiz. Sanayiyi destekleyeceğiz. Üretimi destekleyeceğiz. Üreteni destekleyeceğiz ve hakça bölüşülmesi için mücadelemizi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. "Bir çocuğumuzun daha köpek saldırısında hayatını kaybetmesine tahammülümüz yok" Neredeyse her gün bir çocuğun, bir canın köpek saldırılarında ya öldüğünü ya da ağır yaralandığını söyleyen Mustafa Destici, "Bizim buna dur dememiz gerekiyor. Bir çocuğumuzun daha, en son Van’da Hamza evladımızı parçaladı köpekler. Öldürdüler. Bir çocuğumuzun daha köpek saldırısında hayatını kaybetmesine tahammülümüz yok. İçişleri Bakanımızın açıklamaları bir nebze de olsa yüreğimize su serpti. Köpeklerin yüzde 80’inin toplandığını, geriye kalan yüzde 20’sinin de sonbahara kadar toplanacağını söyledi. İnşallah bu gerçekleşir. Ama bir kere daha söylüyorum, kararlılıkla ve hiç çekinmeden söylüyorum. Evet, köpekleri toplayalım, sahipsiz olanları. Sahipli olanlar zaten kendi başına dolaşıyor. Eğer belediyelerin imkanları varsa, valiliklerin imkanları varsa elbette barınaklara alsınlar, beslesinler. Ama bu yapılamıyorsa uyutmaktan başka çare yoktur ve çocuklarımız öleceğine köpeklerin uyutulmasının daha insani, daha doğru olduğunu da yüksek sesle söylüyorum. Bana her gün saldırıyorlar. Aynı bu köpekleri savunanların bir kısmı da onlar gibi saldırgan. Allah şerlerinden muhafaza etsin. Yani mama lobileri bir taraftan ki bunların bir kısmının da böyle dernek kurarak geçimlerini oradan temin ettikleri daha sonra ortaya çıktı. İnanılmaz saldırıyorlardı. Ama onların saldırılarından falan korkacak, tırsacak, geri adım atacak değiliz. Çünkü biz ’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ diyen bir anlayışın devamıyız. İnsan mı, köpek mi; çocuk mu, köpek mi dediğimizde elbette tercihimiz insandır, çocuktur ve öyle olacaktır" şeklinde konuştu.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:23 Cumhurbaşkanı Erdoğan, IKBY Başbakanı Barzani’yi kabul etti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başbakanı Mesrur Barzani’yi kabul etti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, IKBY Başbakanı Mesrur Barzani’yi Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti. Kabulde, bölgedeki son gelişmeler ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, ABD ile İran arasındaki savaşta Erbil dahil Irak topraklarının da hedef alınmasından üzüntü duyduklarını belirterek, Türkiye olarak çatışmaların bölgede diğer ülkelere yayılmasını istemediklerini, bu süreçte IKBY yönetimiyle dayanışmanın süreceğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’taki istikrarın korunmasının tüm bölge açısından önem taşıdığını vurgulayarak, merkezi hükümetin bir an önce kurulmasının Irak’ın birlik ve beraberliğine katkı sağlayacağını kaydetti. Türkiye’nin hem Irak Merkezi Hükümeti hem de IKBY ile iş birliğini geliştirmekte kararlı olduğunu belirten Erdoğan, ticaret, ulaştırma ve enerji başta olmak üzere birçok alanda ilişkilerin ileri taşınması için adımların süreceğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kalkınma Yolu Projesi"nin hayata geçirilmesinin yalnızca Irak için değil Körfez bölgesi için de büyük faydalar sağlayacağını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, "Terörsüz Türkiye" sürecini başarıya ulaştırmakta kararlı olduklarını, hem Türkiye’de hem de komşu ülkelerde huzur ve istikrarı arzu ettiklerini kaydetti.
CHP’li Akay Karabük’ün sağlık yatırımlarında takibini sürdürüyor
12 Eylül 2025 Cuma - 16:20 CHP’li Akay Karabük’ün sağlık yatırımlarında takibini sürdürüyor CHP Karabük Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Cevdet Akay, Karabük merkez ve Safranbolu’da planlanan sağlık yatırımlarıyla ilgili Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun yanıtlaması istemiyle Meclis Başkanlığı’na üç ayrı yazılı soru önergesi verdi. Akay, Karabük Merkez Bayır Mahallesi’nde yapılması planlanan Sağlıklı Hayat Merkezi ve 4 Aile Hekimliği Birimli ASM projesinin hangi aşamada olduğunu, proje bedelinin ne kadar olduğunu ve 2025 yılı yatırım programına ödenek ayrılıp ayrılmadığını sordu. Ayrıca merkezin aşı, obezite ve beslenme danışmanlığı, sigara bırakma, kanser taramaları gibi hangi hizmetleri sunacağı, personel atamaları ve donanım bütçesiyle ilgili ayrıntılı bilgi talep etti. Milletvekili Akay, diğer önergesinde Karabük’ün Safranbolu ilçesine bağlı Ovacuma’ya yapılması planlanan 2 Aile Hekimliği Birimi, ASM ve 112 Acil Sağlık İstasyonu yatırımını gündeme getirdi. Projenin aşaması, ödenek durumu, proje bedeli, kaç ambulans ve personelin görev yapacağı ve istasyonun Safranbolu ile çevre köylerde acil sağlık hizmetine etkileri konusunda bilgi istedi. Yatırımın mevcut sağlık altyapısındaki eksiklikleri giderip gidermeyeceğini de sordu. Üçüncü soru önergesinde ise Safranbolu Bağlarbaşı Harmanlar Mevkii’nde planlanan Sağlıklı Hayat Merkezi, 8 Aile Hekimliği Birimli ASM ve 112 Acil Sağlık İstasyonu projesini gündeme taşıyan Akay, projenin hangi aşamada olduğunu, ne zaman başlayıp ne zaman tamamlanmasının planlandığını, kadro planlamalarının yapılıp yapılmadığını ve merkezin sunacağı hizmetlerin neler olacağını Sağlık Bakanı’na yöneltti. Akay, bölgenin artan nüfus yoğunluğuna dikkat çekerek aile hekimliği, ebe, hemşire ve diğer sağlık personeli atamalarının planlanması gerektiğini belirtti. Yapılacak yatırımların yalnızca fiziki binalardan ibaret olmaması gerektiğini vurgulayan Akay, donanım, test imkânları ve uzman personel desteğiyle sağlık altyapısının güçlendirilmesinin önemine işaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İstanbul için hiçbir zaman yaptıklarımızla yetinmedik, yetinmeyeceğiz"
12 Eylül 2025 Cuma - 15:55 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İstanbul için hiçbir zaman yaptıklarımızla yetinmedik, yetinmeyeceğiz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İstanbul için hiçbir zaman yaptıklarımızla yetinmedik, yetinmeyeceğiz. Allah ömür ve imkan verdikçe İstanbul’un ve İstanbulluların hizmetinde olmaya devam edeceğiz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen "Beş Ressam Bir Şehir Canım İstanbul Programı"nda bir konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan serginin, İstanbul’un eşsiz güzelliklerini ve zengin dokusunu bir araya getirdiğini söyleyerek, "Osmanlı’da sadrazamlık da yapmış diplomat ve şair merhum Koca Ragıp Paşa 3 asır önce kaleme almış beytini şu mısra ile hafızalara kazınmıştı. ’Eğer maksud eserse, mısra-i berceste kafidir’. Buradaki her bir çalışmayı tüm bir kompozisyonuyla ahenkli bir şiiri andıran İstanbul’un en güzel mısraları olarak gördüğümü ifade etmek isterim. İstanbul’da yaşayan sanatseverlerin 16 Eylül’e kadar büyük emek verilen bu sergiyi zaten ziyaret edeceklerdir. Diğer illerimizdeki İstanbul aşıklarının da bu sanat şölenini bizzat yerinde gelip göreceklerine inanıyorum. Sanata ve İstanbul’a gönül veren tüm kardeşlerimi sergiyi ziyaret etmeye davet ediyorum. Evvelemirde şu hakikatin altını çizmemiz gerektiği kanaatindeyim. Bin yıldır üzerinde özgürce yaşadığımız, inşallah kıyamete kadar da milletimizin ana yurdu olacak bu aziz topraklar, dünyanın en eski medeniyetlerine ev sahipliği yapmıştır. Bu medeniyetler felsefeden mimariye, bilimden sanata, siyasetten hukuka hemen her alanda tüm ürünlerini önce bu coğrafyada vermiştir. Anadolu’da üretilen eserler, burada oluşan değerler asırlar boyunca halka halka önce etrafına ardından tüm cihana yayılmıştır. Bin yıllara sari bu sürece biz de millet olarak son derece önemli katkılar yaptık. İnancımızla, dilimizle, geleneğimizle, motiflerimizle, ilmi ve kültürel hazinemizle insanlığa pek çok değer kazandırdık. Kimliğimizi teşkil eden, ruh köklerimizi besleyen ne kadar unsur varsa hepsini de sanatımıza ve eserlerimize yansıtmayı, aktarmayı, dercetmeyi başardık. Bakınız, merhum Ahmet Hamdi Tanpınar 1932 yılında, yani bundan tam 93 sene önce verdiği bir mülakatta sanatın amacını nasıl tarif ediyor, ’Sanatın gayesi güzelliktir. Güzellik bir kemaldir. Sanatın malzemesi de bu kemali nakşetmeye çalışır’ Millet olarak bu anlayışla sanatı iyiye, güzele, hakka ve hakikate giden yolun köşe taşları olarak gördük. Eserlerimize daima bu hikmetli kavrayışla baktık. Üslubumuzu yine buna göre belirledik" dedi. "İstanbul medeniyet demektir, tarih demektir, ilim ve sanat demektir" İstanbul, 86 milyon vatandaşla birlikte Türk-İslam coğrafyasının ortak değeri, ortak zenginliği olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Şiirimizle, müziğimizle, mimari eserlerimiz ve kültür varlıklarımızla sanatın her şubesinde yalnızca Anadolu’da değil, gönül coğrafyamızın dört bir yanında adeta yıldız gibi parladık. Şurası bir gerçek ki bu yıldızların en göz kamaştıranı İstanbul’dur. İstanbul’umuz kutlu fethin ilk günlerinden itibaren tarih ve medeniyet teknemizde yoğurduğumuz sanat hamurunun mayasını oluşturdu. Üstat Necip Fazıl’ın kelimeleriyle ifade edersek, ’Denizle toprağın visale erdiği bu aziz şehir, kültür ve sanat hayatımızın en verimli muhitini, hatta çoğu zaman menbağını teşkil etti’ Seçkin ve zengin mimarisiyle, tarihi ve kültürel derinliğiyle İstanbul, sanat eserlerimizin adeta serlevhası olmuştur. Görenleri kendine hayran bırakan bu güzel şehrin sokakları, meydanları, camileri, çeşmeleri, tepeleri ve daha nicesi şiirlerimiz, romanlarımız ve türkülerimizle birlikte tuvallerimizi de süslemiştir. Bütün medeniyetlerin mirası, milletimizin bin yıllık mührüyle mühürlenmiş, burada, İstanbul’da muhafaza altına alınmıştır. İstanbul medeniyet demektir, tarih demektir, ilim ve sanat demektir. Bu şehir, üç kıtada hutbelerin adına okunduğu şehirdir. Bu şehir, kutsal emanetlere ev sahipliği yapan bir şehirdir. İstanbul, 86 milyon vatandaşımızla birlikte Türk-İslam coğrafyasının ortak değeri, ortak zenginliğidir. Kıymetli dostlar, şunu da burada büyük bir gururla ifade etmek isterim. Asya’dan Amerika’ya, Afrika’dan Avrupa’ya birçok kıtada bulundum. Dünyanın yüzlerce şehrini farklı vesilelerle ziyaret ettim. Ama tarihiyle, tabiatıyla, maneviyatıyla her metrekaresine nakış nakış işlenmiş güzellikleriyle İstanbul gibisini başka hiçbir yerde görmedim. Gözlerimi dünyaya bu şehirde açmaktan, bu şehirde büyümekten, bu aziz şehre hizmet etmekten daima şeref duydum" ifadelerini kullandı. "İstanbul için hiçbir zaman yaptıklarımızla yetinmedik, yetinmeyeceğiz" Dört buçuk yıl boyunca İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, ardından Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak 28 yıldır İstanbul’a ve İstanbullu hemşehrilerine hizmet etmenin onurunu yaşadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Marmaray’ından Avrasya Tüneli’ne, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden Büyük Çamlıca Camii’ne, İstanbul Havalimanı’ndan Atatürk Kültür Merkezi’ne, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin tekrar ibadete açılmasından Rami Kütüphanesi’ne ve daha nicesine İstanbul’da inşallah ileride hep hayırla yad edilecek kalıcı izler ve eserler bırakmanın bahtiyarlığı içindeyim. İstanbul için hiçbir zaman yaptıklarımızla yetinmedik, yetinmeyeceğiz. Allah ömür ve imkan verdikçe İstanbul’un ve İstanbulluların hizmetinde olmaya devam edeceğiz. Hakim-ül İstanbul değil, Hadim-ül İstanbul olarak devam edeceğiz. Bu can bu tende olduğu müddetçe İstanbul’a olan sevdamız bitmeyecek. Dünya güzeli İstanbul’un hizmetkarı olmayı son nefesime kadar bir övünç madalyası olarak göğsümde büyük bir iftiharla taşıyacağım. Şunu da burada açıkça söylemek arzusundayım. Bundan 30 sene önce olduğu gibi bugün de İstanbul’dan aldığımız ilhamla, bu şehre layık olabilmenin şuuruyla, Fatih Sultan Mehmed’in emanetine sahip çıkmanın sorumluluğuyla hareket ediyoruz. Gazze’den Suriye’ye Somali’den Sudan’a Kafkasya’dan Balkanlara nerede varsa orada İstanbullu olmanın hakkını vermeye çalışıyoruz. Çünkü mücadeleyi biz burada öğrendik. Sabrı, dirayeti, pes etmemeyi bu şehrin sokaklarında öğrendik. Bize mazlumun yanında zalimin karşısında durmayı burası öğretti. Büyük düşünmeyi, geleceğe dair iddialı hedefler belirleyip o hedeflere ulaşmak için koşmayı aynı şekilde bize İstanbul öğretti. Hamdolsun bugüne kadar İstanbul’un aziz hatırasına ve emanetine gölge düşürmedik. İnşallah bundan sonra da emanete layıkıyla sahip çıkacağız. Bugünkü sergileri bizim siyaset sahnesinde verdiğimiz mücadelenin sanat alanındaki bir yansıması olarak görüyorum" diye konuştu. "Türkiye Yüzyılı sanat erbabımızın eserleriyle şekillenecek" İstanbul başta olmak üzere kültür ve sanat hayatının zenginlik katacak, bu alanda çeşitliliği artıracak her türlü projeyi teşvik ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Özellikle resim sanatında eskiye nazaran çok daha dinamik iklime sahibiz. Bu alanda ortaya konulan çabaları takdirle karşılıyor, memnuniyetle takip ediyoruz. Dünyadaki yenilikleri çok yakından takip eden, kendisini sürekli geliştiren, sanatında ilerleyen, derinleşen ressamlarımız Türk resmini her geçen gün daha yukarılara taşıyor. Taklitçi, kompleksli, topluma ve öz değerlerine yabancı ürünler artık eskisi kadar rağbet görmüyor. Bunu Türkiye’nin kültür ve sanat birikimi adına çok kıymetli buluyorum. Şurası bir gerçek ki kalıcı işler yapmak, yeni yollar açmak, dünya resmine imzanızı atmak istiyorsanız önce kendiniz olmak zorundasınız. Aksi takdirde mukallitlik girdabından kurtulmanız, bir adım öteye gitmeniz mümkün değildir. Bu anlamda genç ressamlarımızın bugün aramızda bulunan büyük ustaları kendilerine örnek almalarını, onların bilgi ve tecrübelerinden faydalanmalarını çok ama çok önemli görüyorum. Kararlı adımlarla yürüdüğümüz Türkiye Yüzyılı, öyle inanıyorum ki ressamlarımızın, şairlerimizin, ediplerimizin, kültür ve sanat erbabımızın eserleriyle şekillenecektir" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına Necip Fazıl Kısakürek’in "Canım İstanbul" şiirini okuyarak son verdi.
AK Parti Ankara Milletvekili Baykoç: "Ankara enkaza dönüşüyor"
12 Eylül 2025 Cuma - 15:14 AK Parti Ankara Milletvekili Baykoç: "Ankara enkaza dönüşüyor" AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet Fethan Baykoç: "Yaz aylarında tek bir kepçe çalıştırmadan bekleyip, okullar açılırken yolu kapatmak hizmet değil zulümdür. Ankara enkaza dönüşüyor" dedi. Ankara’nın son zamanlarda yaşadığı trafik sıkıntısına değinen ve Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin (ABB) bu duruma el atmadığını belirten AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet Fethan Baykoç, Ankara’nın yaşadığı sıkıntılar ile ilgili yazılı bir açıklama yayımladı. "ABB’nin Yenimahalle-Gimat kavşağında başlattığı köprülü kavşak çalışması trafiği kilitledi" Ankara’da yaşanan trafik sıkıntısına değinen Baykoç, "Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Sincan Yenikent girişinde ve Yenimahalle Gimat Kavşağı’nda başlattığı köprülü kavşak çalışması, bölge trafiğini kilitledi. Vatandaşlar saatlerce yollarda beklerken bazıları evlerine yürüyerek gitmek zorunda kaldı. Yaz aylarında tek bir kepçe çalıştırmadan bekleyip, okullar açılırken yolu kapatmak hizmet değil zulümdür. Ankara enkaza dönüşüyor" ifadelerini kullandı. "Dengeli ve planlı yönetim bir kez daha sorgulanmaya başlandı" Mansur Yavaş’ın uygulamaya koyduğu ‘dengeli ve planlı yönetim’ anlayışının tutmadığını belirten Baykoç, "ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın sık sık dile getirdiği ‘dengeli ve planlı yönetim’ söylemi, bu olayla birlikte bir kez daha sorgulanmaya başladı. Vatandaşlar, yaz aylarında trafiğin daha rahat olduğu dönemde başlanıp bitirilebilecek bu çalışmanın neden okulların açılmasına günler kala başlatıldığını sorarak ABB yönetimine tepki gösterdi. EGO seferlerinin de aksamasıyla Yenikent metrosu duraklarında uzun bekleyişler yaşandı. Yüzlerce vatandaşın ortak tepkisi, ‘neden bu çalışma yazın yapılmadı?’ sorusunda birleşti" değerlendirmelerinde bulundu. "Ankara son 7 yıldır adeta tarih öncesi çağlara döndü" AK Partili Baykoç, Yenikent girişinde yaşanan trafik çilesine tepki göstererek yaptığı açıklamada şunları kaydetti: "Ankara son 7 yıldır adeta tarih öncesi çağlara dönülmüşçesine toz, toprak, çamur ve çukur içinde bırakılmıştır. Büyükşehirlerin 5, 10, 20 hatta 50 yıllık projeksiyonları olur. Gelişim aksları, ulaşım ağları ve alternatif yaşam alanları buna göre planlanır. 2008 yılında AK Parti belediyeciliği döneminde Ankara için hazırlanan ve 2023’e kadar uzanan yol haritası da bunun bir örneğiydi. O dönemde şehrin geleceği hesaplanarak, imar ve altyapı yatırımları ona göre yapılıyordu. Ancak mevcut yönetim, o vizyonun ekmeğini yiyerek bugüne kadar geldi. Artık elde hazırda hiçbir şey kalmadı, plansızlık ve tutarsızlık yüzünden Ankara enkaza dönmeye başladı. Yaz aylarında Ankara nüfusu azalır, trafik yükü hafifler. Normalde en yoğun yol çalışmaları bu dönemde yapılır ki, vatandaş mağdur olmasın. Fakat ABB yönetimi 3 ay boyunca tek bir kepçe bile çalıştırmadan bekledi. Okulların açılmasına günler kala, günlük 400 bin kişinin kullandığı Yenikent-Ankara Ayaş Yolu kapatıldı. Bu yol sadece Sincan ve Yenikent’i değil, Ayaş, Beypazarı, Güdül ve Nallıhan ilçelerimizi de doğrudan etkiliyor. Vatandaşlarımız saatlerce trafikte beklemek, evlerine yürüyerek gitmek zorunda kalıyor. Bu hizmet değil, açıkça zulümdür." "Vardiya sistemi yok" Ankara’da yapılacak projelerin sistemsiz bir şekilde çalıştığını ifade eden Baykoç, "ABB, köprülü kavşak için 240 gün gibi bir süre telaffuz ediyor. Oysa Ankara’nın AK Partili yıllarında 35, 60, 70 günde bitirilen projeleri hepimiz gördük. Bugün ise vardiya sistemi yok, akşam saatlerinde iş makinelerinin çalışmadığı defalarca gözlemleniyor. 8-5 mesaisiyle bu yol bitmez. Bu anlayışla çalışılırsa proje tamamlandığında çoktan bir sonraki seçim gelmiş olacak. Ankara’yı yönetenler, vatandaşa hizmeti değil, seçime dönük algıyı öncelemektedir. Ne yazık ki aynı manzarayı Anadolu Bulvarı’nda görüyoruz. Bütün yaz boyunca hiçbir faaliyet yapılmadı. Son 15 gün kala birkaç kepçe koyarak kazıya başladılar. O yol sanayi bölgesine, Gimat Toptancılar Sitesi’ne ve çevre yolu bağlantısına hizmet ediyor. Gimat esnafı ciddi zarar görüyor, vatandaşlarımız 20 dakikalık yolu 2 saatte gidiyor. Zamanın bu kadar hoyratça harcanması kabul edilemez. Bu, vatandaşa yapılmış büyük bir zulümdür" dedi.