Son Dakika
|
Özgür Özel hakkında soruşturma başlatıldı
Özkan Yalım: "Özel’in kullandığı Mercedes marka aracın VIP dönüşüm işlemleri belediye tarafından ödendi"
Pentagon, UFO dosyalarını yayınlamaya başladı
Diyarbakır’da inşaat halindeki otelde yangın
Muhittin Böcek'i oğlu Gökhan Böcek etkin pişmanlıktan yararlandı!
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir"
Baba ve oğlunu öldüren kanser hastası yaşlı adam tahliye edildi
Ankara’da yaşlı adamı ağır yaralayıp parasını gasp eden saldırgan tutuklandı
Bakan Gürlek'ten flaş açıklamalar: ''İBB Davasında ifadesini geri çeken kimse yok''
Önünü kestiği yaşlı adamın parasını çalıp öldüresiye darp etti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Galatasaray’a tebrik mesajı
Jandarma Genel Komutanlığı SAHA EXPO’da sergilediği teknolojik ürünleriyle dikkat çekti
Dünyada ilk hibrit motorlu ALKA-KAPLAN HİBRİT aracı, dronları havada yakarak imha ediyor
İGA: "DHMİ’ye borcumuz bulunmamaktadır"
Macaristan’ın yeni Başbakanı Peter Magyar, yemin ederek göreve başladı
Yüksekova’da patlama: 1 çoban yaralı, 3 koyun telef oldu
Putin: "Zafer her zaman bizimdi ve her zaman bizim olacak"
POLİTİKA
Bakan Fidan, Hamas Şura Meclisi Başkanı Derviş ile görüştü
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 21:48:19
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hamas Şura Meclisi Başkanı Muhammed Derviş başkanlığındaki Hamas heyeti ile görüşme gerçekleştirdi. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Dışişleri Bakan Hakan Fidan, Hamas Şura Meclisi Başkanı Muhammed Derviş başkanlığındaki Hamas heyeti ile bugün bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, Gazze’de kalıcı barışın tesisi için devam eden çalışmalar, Gazze’ye insani yardım ulaştırılması için yürütülen faaliyetler ve bölgedeki diğer gelişmeler ele alındı. Dışişleri Bakanı Fidan, bölgedeki savaşın Filistin meselesinin unutulmasına yol açmaması gerektiğini, Türkiye’nin Gazze ve Batı Şeria’da İsrail’in sebep olduğu felaketleri uluslararası toplumun gündeminde tutmaya devam ettiğini belirtti. Bakan Fidan, İsrail’in Gazze’deki varlığını artırmasının ve Gazze’de ihtiyaç duyulan insani yardımın bölgeye ulaşmasını engellemesinin kabul edilemez olduğunu kaydetti. İslam ülkeleri başta olmak üzere, Filistin’e destek veren tüm devletlerin Filistinlilerin haklı davasını savunmaya devam etmesi gerektiğini belirten Bakan Fidan, Türkiye’nin bu yöndeki çabalara öncülük etmeyi sürdüreceğini kaydetti. Fidan, Türkiye’nin, Filistin halkının Gazze’den ayrılmasını hedefleyen her türlü adıma karşı kararlılıkla mücadele etmeyi sürdüreceğini ifade etti.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 20:15
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Danışma Meclisi’ne telefonla bağlandı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Danışma Meclisi’ne telefonla bağlanarak kadın teşkilatlarının sahadaki çalışmalarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Danışma Meclisi, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda gerçekleştirildi. Program kapsamında İstanbul’un 39 ilçesinde yürütülen saha çalışmaları ve teşkilat faaliyetlerini içeren video gösterimleri paylaşılırken, kadın teşkilatlarının çalışmaları salonda büyük ilgi gördü. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıya telefonla bağlandı Danışma Meclisi programının en dikkat çeken anlarından biri ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın telefon bağlantısıyla programa katılması oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, salondaki teşkilat mensuplarına hitap ederek kadın teşkilatlarının sahadaki çalışmalarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Erdoğan ayrıca Anneler Günü’nü kutlayarak tüm annelere selam ve muhabbetlerini iletti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması salonda uzun süre alkışlandı. Programda konuşan İl Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer, kadın teşkilatlarının İstanbul’un her noktasında büyük bir inanç ve kararlılıkla çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ise kadın kollarının sahadaki emeğine vurgu yaparak teşkilat çalışmalarına verdikleri desteğin artarak devam edeceğini belirtti. Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan da konuşmasında teşkilat mensuplarına teşekkür ederek kadınların siyasette üstlendiği role dikkat çekti. İl Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer’in ev sahipliğinde düzenlenen programa; Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, MYK üyeleri, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, milletvekilleri, il ve ilçe kadın kolları teşkilatları, mahalle başkanları ile çok sayıda teşkilat mensubu katıldı. Danışma Meclisi programı, hediye takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:15
CHP Genel Başkanı Özel: "Çayın kilosu 40 lira olmalıdır"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Çayın kilosu 40 lira olmalıdır. Bunun altındaki her fiyat çayda sömürü demektir" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingine katılmak üzere Rize’ye geldi. 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşen mitingde Özel’in kürsüye çıkmasıyla hemen arka kısmında bulunan binanın terasından pankart açıldı. Açılan pankartlarda "Rizeliye göre bir Özel’liğin yok. Siz heykel yapın durun, Bizum uşağın yaptığı eserlerle böyle fotoğraf çekturun. İşiniz gücünüz talan, çay davanız yalan. Haramla yol alanlar, helal hakkı savunamazlar" yazıları yer aldı. Mitinge katılan partililer pankartlara tepki gösterirken Özel kürsüden, "Siz bana bakarsanız, Türkiye bu meydandaki iktidar değişimini görüyor. Geriye bakmayın, onları geride bırakıyoruz. Biz hep birlikte ileri yürüyoruz. Balıkçıyı perişan edenlere, emeği sömürenlere, onlara, geride kalanlara değil yarınlara bakıyoruz, iktidara bakıyoruz" diyerek seslendi. Bu esnada meydandan çıkan bazı partililer binaya girmek isteyince güvenlik güçleri tarafından durduruldu. Kimliği belirsiz protestocu gurup sonrasında pankartları toplayarak kaldırdı. Mitingde konuşan Özel, "1977’den bu yana Cumhuriyet Halk Partisi olarak Rize’yi kazanamadık. 77’de sandıkla almıştık, 80’de silahla elimizden aldılar. Şimdi bir iktidar yürüyüşündeyiz, yeniden Rize’de iddialıyız, güçlüyüz, birlikteyiz, bir aradayız, iriyiz, diriyiz, hep beraber ayaktayız. Şimdi yine bir darbe girişimiyle yürüyüşümüzü durdurmaya çalışanlar var. Ancak şunu söyleyelim; biz Rize Belediyesi için seçimlere girdik, kazanamadık. Rize’nin kararına sonuna kadar saygılı olduk. Buradan Adalet ve Kalkınma Partisi’nden seçilen Rahmi Metin Başkana, hangi siyasi partiden olursa olsun Rize Belediye Meclisi’nde görev yapan tüm meclis üyelerine tebriklerimizi sunuyoruz. Rize için taş üstüne taş koyanın önünde saygıyla eğiliyoruz" ifadelerini kullandı. "CHP Rize’yi çayla kalkındıran partidir" Çayın Rize ekonomisi açısından önemine değinen Özel, "1947’de Rize’de ilk çay fabrikası açıldı ve Cumhuriyet Halk Partisi bundan sonra Rize ekonomisini ayakta tutacak olan, önceki adı Zihni Derin Çay Fabrikası ile Cumhuriyet’in Rize’ye en büyük katkısını sağladı. Cumhuriyet Halk Partisi Rize’yi çayla tanıştıran, çayla kalkındıran partidir" diye konuştu. "Çayın kilosu 40 lira olmalıdır" 2025 yılı yaş çay alım fiyatına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, yaş çay taban fiyatının kilogram başına 40 TL olması gerektiğini savunarak, "2025’te çay için 35 liradan çay alınsın diye söyledik, sözümüzü dinletemedik. 25 lira fiyat verdiler, çay üreticisini perişan ettiler. Bir kilo çayın maliyeti 31 lira. Bu şartlar altında Rizeliler bu sene hiç olmazsa 40 lira fiyat bekliyorlar. Bu yüzden net olarak söylüyoruz: Çayın kilosu 40 lira olmalıdır. Bir kilo çay satan, iki ekmeği koltuğunun altına koyup evine gidebilmelidir. Bizim iktidarımızda üreticiyi kollayacak yeni bir çay kanununu çıkaracağız. Bu kanunda olmazsa olmaz taban fiyat uygulaması olacak. Çaya ilan edilen taban fiyatın yüzde 10’u kadar destekleme verilecek. Dönüm başına 2 bin lira gübre, üstüne çapalama desteği verilecek. Tarım kireçleri tamamen ücretsiz olacak" dedi. "Çay üreticisi en yüksek promosyonu veren bankayı seçecek" ÇAYKUR üzerinden üreticilere yapılan ödemelere ilişkin de konuşan Özel, bu ödemelerin karşılığında üreticilerin banka promosyonu alması gerektiğini dile getirerek "Çay üreticisi çayını ÇAYKUR’a verecek, verirken hangi bankadan çekmek istediğini bildirecek. Hangi banka çay üreticisine en yüksek promosyonu verirse çay parası oradan alınacak" şeklinde konuştu. "Biz vergide adaleti savunuyoruz" Özgür Özel konuşmasında vergi sistemi ve gelir dağılımına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, "Türkiye’de herkes şunu bilsin ki, bu memleketi hep birlikte kurtaracağız. Bir ülkenin, hele hele Türkiye gibi bir ülkenin, doğru planlandığında kaynakları her şeye yeter ama hepsine birden yetmez. İşte burada siyaset karar verir: Kimden yana olacaksın? Bir tarafta güçlü şirketler, bir tarafta onun işçileri. Biz kalkınmayı savunan ekonomide, üretimin artmasını savunan, üretimin kalkınma getirmesini, daha çok kazanmayı ama adil bir vergi sistemiyle verginin çok kazanandan çok, az kazanandan az, kazanmayandan alınmayacağı bir sistemi savunuyoruz. Biz vergide adaleti savunuyoruz" dedi. Türkiye’de vergi yükünün büyük bölümünün vatandaşların omzunda olduğunu ifade eden Özel, "Bugün Türkiye’de 100 liralık verginin 65 lirası dolaylı vergilerden, yani dünyanın en adaletsiz, en acımasız vergisiyle alınmaktadır. Bugün Türkiye’de bir fabrikatörle, bir milyarderle bir asgari ücretli; elektriğe, suya, doğal gaza, giyime kuşama, çocuğunun ayağına aldığı ayakkabıya aynı dolaylı vergiyi ödemekte. Bu, vergi tahsilatının yüzde 65’ine denk gelmektedir. Kalanı yüzde 23 ile gelir vergisidir. Yani sizlerin daha maaşınızı çekmeden, bankadan almadan içinden kesilen gelir vergisidir. Bilhassa beyaz yakalıların, mavi yakalıların ve işçilerin, memurların maaşlarından kesilen gelir vergileri; asgari ücretin üzerindeki her gelirden kesilen gelir vergisi, bankadaki üç kuruş mevduatınızdan kesilen vergiler bu yüzde 23 ile toplamda dolaylı vergilerle birlikte vergilerin yüzde 89’unu oluşturuyor. Onun dışında, çok kazananların verdiği vergi sadece yüzde 11; kurumlar vergisi. Biz bu düzeni ters yüz etmek durumundayız. Kazananların az verdiği, bu meydanın çok vergi verdiği düzen, AK Parti’nin kara düzenidir. İşte bu düzeni altüst edeceğiz. Çok çalışacağız, kalkınacağız, birlikte kazanacağız ama eşit, hakça bölüşeceğiz" şeklinde konuştu.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:01
Özgür Özel: "Çayın kilosu 40 lira olmalıdır"
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, "Çayın kilosu 40 lira olmalıdır. Bunun altındaki her fiyat çayda sömürü demektir" dedi. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Millet iradesine sahip çıkıyor mitingine katılmak üzere Rize’ye geldi. 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşen mitingde Genel Başkan Özel’in kürsüye çıkmasıyla hemen arka kısmında bulunan binanın terasından pankart açıldı. Açılan pankartlarda "Rizeliye göre bir Özel’liğin yok. Siz heykel yapın durun, Bizum uşağın yaptığı eserlerle böyle fotoğraf çekturun. İşiniz gücünüz talan, çay davanız yalan. Haramla yol alanlar, helal hakkı savunamazlar" yazıları yer aldı. Mitinge katılan partililer pankartlara tepki gösterirken Özel kürsüden "Siz bana bakarsanız, Türkiye bu meydandaki iktidar değişimini görüyor! Geriye bakmayın, onları geride bırakıyoruz. Biz hep birlikte ileri yürüyoruz. Balıkçıyı perişan edenlere, emeği sömürenlere, onlara, geride kalanlara değil yarınlara bakıyoruz, iktidara bakıyoruz" diyerek seslendi. Bu esnada meydandan çıkan bazı partililer binaya girmek isteyince güvenlik güçleri tarafından durduruldu. Kimliği belirsiz protestocu gurup sonrasında pankartları toplayarak kaldırdı. konuşan Özel, CHP’nin Rize’deki siyasi geçmişine değinerek, "1977’den bu yana Cumhuriyet Halk Partisi olarak Rize’yi kazanamadık. 77’de sandıkla almıştık, 80’de silahla elimizden aldılar. Şimdi bir iktidar yürüyüşündeyiz, yeniden Rize’de iddialıyız, güçlüyüz, birlikteyiz, bir aradayız, iriyiz, diriyiz, hep beraber ayaktayız. Şimdi yine bir darbe girişimiyle yürüyüşümüzü durdurmaya çalışanlar var. Ancak şunu söyleyelim; biz Rize Belediyesi için seçimlere girdik, kazanamadık. Rize’nin kararına sonuna kadar saygılı olduk. Buradan Adalet ve Kalkınma Partisi’nden seçilen Rahmi Metin Başkana, hangi siyasi partiden olursa olsun Rize Belediye Meclisi’nde görev yapan tüm meclis üyelerine tebriklerimizi sunuyoruz. Rize için taş üstüne taş koyanın önünde saygıyla eğiliyoruz" ifadelerini kullandı. "CHP Rize’yi çayla kalkındıran partidir" Çayın Rize ekonomisi açısından önemine değinen Özel, "1947’de Rize’de ilk çay fabrikası açıldı ve Cumhuriyet Halk Partisi bundan sonra Rize ekonomisini ayakta tutacak olan, önceki adı Zihni Derin Çay Fabrikası ile Cumhuriyet’in Rize’ye en büyük katkısını sağladı. Cumhuriyet Halk Partisi Rize’yi çayla tanıştıran, çayla kalkındıran partidir" diye konuştu. "Çayın kilosu 40 lira olmalıdır" 2025 yılı yaş çay alım fiyatına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, yaş çay taban fiyatının kilogram başına 40 TL olması gerektiğini savunarak "2025’te çay için 35 liradan çay alınsın diye söyledik, sözümüzü dinletemedik. 25 lira fiyat verdiler, çay üreticisini perişan ettiler. Bir kilo çayın maliyeti 31 lira. Bu şartlar altında Rizeliler bu sene hiç olmazsa 40 lira fiyat bekliyorlar. Bu yüzden net olarak söylüyoruz: Çayın kilosu 40 lira olmalıdır. Bir kilo çay satan, iki ekmeği koltuğunun altına koyup evine gidebilmelidir. Bizim iktidarımızda üreticiyi kollayacak yeni bir çay kanununu çıkaracağız. Bu kanunda olmazsa olmaz taban fiyat uygulaması olacak. Çaya ilan edilen taban fiyatın yüzde 10’u kadar destekleme verilecek. Dönüm başına 2 bin lira gübre, üstüne çapalama desteği verilecek. Tarım kireçleri tamamen ücretsiz olacak" dedi. "Çay üreticisi en yüksek promosyonu veren bankayı seçecek" ÇAYKUR üzerinden üreticilere yapılan ödemelere ilişkin de konuşan Özel, bu ödemelerin karşılığında üreticilerin banka promosyonu alması gerektiğini dile getirerek "Çay üreticisi çayını ÇAYKUR’a verecek, verirken hangi bankadan çekmek istediğini bildirecek. Hangi banka çay üreticisine en yüksek promosyonu verirse çay parası oradan alınacak" şeklinde konuştu. "Biz vergide adaleti savunuyoruz" Özgür Özel konuşmasında vergi sistemi ve gelir dağılımına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, "Türkiye’de herkes şunu bilsin ki, bu memleketi hep birlikte kurtaracağız. Bir ülkenin, hele hele Türkiye gibi bir ülkenin, doğru planlandığında kaynakları her şeye yeter ama hepsine birden yetmez. İşte burada siyaset karar verir: Kimden yana olacaksın? Bir tarafta güçlü şirketler, bir tarafta onun işçileri. Biz kalkınmayı savunan ekonomide, üretimin artmasını savunan, üretimin kalkınma getirmesini, daha çok kazanmayı ama adil bir vergi sistemiyle verginin çok kazanandan çok, az kazanandan az, kazanmayandan alınmayacağı bir sistemi savunuyoruz. Biz vergide adaleti savunuyoruz" dedi. Türkiye’de vergi yükünün büyük bölümünün vatandaşların omzunda olduğunu ifade eden Özel, "Bugün Türkiye’de 100 liralık verginin 65 lirası dolaylı vergilerden, yani dünyanın en adaletsiz, en acımasız vergisiyle alınmaktadır. Bugün Türkiye’de bir fabrikatörle, bir milyarderle bir asgari ücretli; elektriğe, suya, doğal gaza, giyime kuşama, çocuğunun ayağına aldığı ayakkabıya aynı dolaylı vergiyi ödemekte. Bu, vergi tahsilatının yüzde 65’ine denk gelmektedir. Kalanı yüzde 23 ile gelir vergisidir. Yani sizlerin daha maaşınızı çekmeden, bankadan almadan içinden kesilen gelir vergisidir. Bilhassa beyaz yakalıların, mavi yakalıların ve işçilerin, memurların maaşlarından kesilen gelir vergileri; asgari ücretin üzerindeki her gelirden kesilen gelir vergisi, bankadaki üç kuruş mevduatınızdan kesilen vergiler bu yüzde 23 ile toplamda dolaylı vergilerle birlikte vergilerin yüzde 89’unu oluşturuyor. Onun dışında, çok kazananların verdiği vergi sadece yüzde 11; kurumlar vergisi. Biz bu düzeni ters yüz etmek durumundayız. Kazananların az verdiği, bu meydanın çok vergi verdiği düzen, AK Parti’nin kara düzenidir. İşte bu düzeni altüst edeceğiz. Çok çalışacağız, kalkınacağız, birlikte kazanacağız ama eşit, hakça bölüşeceğiz" şeklinde konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
08 Mayıs 2026 Cuma- 13:48
CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanları Balıkesir’de buluştu
2
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 14:22
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BAE Başkanı Zayed Al Nahyan ile telefonda görüştü
3
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 00:07
Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararlarına göre, Sermaye Piyasası Kurulu Başkanlığına Mahmut Sütçü, TÜİK Başkanlığına Mehmet Arabacı atandı.
4
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 00:17
Sermaye Piyasası Kurulu Başkanlığına Mahmut Sütcü atandı
5
01 Nisan 2024 Pazartesi- 13:24
Kütahya Belediye Meclisinde üye dağılımı belli oldu
12 Eylül 2025 Cuma - 15:14
AK Parti Ankara Milletvekili Baykoç: "Ankara enkaza dönüşüyor"
AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet Fethan Baykoç: "Yaz aylarında tek bir kepçe çalıştırmadan bekleyip, okullar açılırken yolu kapatmak hizmet değil zulümdür. Ankara enkaza dönüşüyor" dedi. Ankara’nın son zamanlarda yaşadığı trafik sıkıntısına değinen ve Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin (ABB) bu duruma el atmadığını belirten AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet Fethan Baykoç, Ankara’nın yaşadığı sıkıntılar ile ilgili yazılı bir açıklama yayımladı. "ABB’nin Yenimahalle-Gimat kavşağında başlattığı köprülü kavşak çalışması trafiği kilitledi" Ankara’da yaşanan trafik sıkıntısına değinen Baykoç, "Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Sincan Yenikent girişinde ve Yenimahalle Gimat Kavşağı’nda başlattığı köprülü kavşak çalışması, bölge trafiğini kilitledi. Vatandaşlar saatlerce yollarda beklerken bazıları evlerine yürüyerek gitmek zorunda kaldı. Yaz aylarında tek bir kepçe çalıştırmadan bekleyip, okullar açılırken yolu kapatmak hizmet değil zulümdür. Ankara enkaza dönüşüyor" ifadelerini kullandı. "Dengeli ve planlı yönetim bir kez daha sorgulanmaya başlandı" Mansur Yavaş’ın uygulamaya koyduğu ‘dengeli ve planlı yönetim’ anlayışının tutmadığını belirten Baykoç, "ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın sık sık dile getirdiği ‘dengeli ve planlı yönetim’ söylemi, bu olayla birlikte bir kez daha sorgulanmaya başladı. Vatandaşlar, yaz aylarında trafiğin daha rahat olduğu dönemde başlanıp bitirilebilecek bu çalışmanın neden okulların açılmasına günler kala başlatıldığını sorarak ABB yönetimine tepki gösterdi. EGO seferlerinin de aksamasıyla Yenikent metrosu duraklarında uzun bekleyişler yaşandı. Yüzlerce vatandaşın ortak tepkisi, ‘neden bu çalışma yazın yapılmadı?’ sorusunda birleşti" değerlendirmelerinde bulundu. "Ankara son 7 yıldır adeta tarih öncesi çağlara döndü" AK Partili Baykoç, Yenikent girişinde yaşanan trafik çilesine tepki göstererek yaptığı açıklamada şunları kaydetti: "Ankara son 7 yıldır adeta tarih öncesi çağlara dönülmüşçesine toz, toprak, çamur ve çukur içinde bırakılmıştır. Büyükşehirlerin 5, 10, 20 hatta 50 yıllık projeksiyonları olur. Gelişim aksları, ulaşım ağları ve alternatif yaşam alanları buna göre planlanır. 2008 yılında AK Parti belediyeciliği döneminde Ankara için hazırlanan ve 2023’e kadar uzanan yol haritası da bunun bir örneğiydi. O dönemde şehrin geleceği hesaplanarak, imar ve altyapı yatırımları ona göre yapılıyordu. Ancak mevcut yönetim, o vizyonun ekmeğini yiyerek bugüne kadar geldi. Artık elde hazırda hiçbir şey kalmadı, plansızlık ve tutarsızlık yüzünden Ankara enkaza dönmeye başladı. Yaz aylarında Ankara nüfusu azalır, trafik yükü hafifler. Normalde en yoğun yol çalışmaları bu dönemde yapılır ki, vatandaş mağdur olmasın. Fakat ABB yönetimi 3 ay boyunca tek bir kepçe bile çalıştırmadan bekledi. Okulların açılmasına günler kala, günlük 400 bin kişinin kullandığı Yenikent-Ankara Ayaş Yolu kapatıldı. Bu yol sadece Sincan ve Yenikent’i değil, Ayaş, Beypazarı, Güdül ve Nallıhan ilçelerimizi de doğrudan etkiliyor. Vatandaşlarımız saatlerce trafikte beklemek, evlerine yürüyerek gitmek zorunda kalıyor. Bu hizmet değil, açıkça zulümdür." "Vardiya sistemi yok" Ankara’da yapılacak projelerin sistemsiz bir şekilde çalıştığını ifade eden Baykoç, "ABB, köprülü kavşak için 240 gün gibi bir süre telaffuz ediyor. Oysa Ankara’nın AK Partili yıllarında 35, 60, 70 günde bitirilen projeleri hepimiz gördük. Bugün ise vardiya sistemi yok, akşam saatlerinde iş makinelerinin çalışmadığı defalarca gözlemleniyor. 8-5 mesaisiyle bu yol bitmez. Bu anlayışla çalışılırsa proje tamamlandığında çoktan bir sonraki seçim gelmiş olacak. Ankara’yı yönetenler, vatandaşa hizmeti değil, seçime dönük algıyı öncelemektedir. Ne yazık ki aynı manzarayı Anadolu Bulvarı’nda görüyoruz. Bütün yaz boyunca hiçbir faaliyet yapılmadı. Son 15 gün kala birkaç kepçe koyarak kazıya başladılar. O yol sanayi bölgesine, Gimat Toptancılar Sitesi’ne ve çevre yolu bağlantısına hizmet ediyor. Gimat esnafı ciddi zarar görüyor, vatandaşlarımız 20 dakikalık yolu 2 saatte gidiyor. Zamanın bu kadar hoyratça harcanması kabul edilemez. Bu, vatandaşa yapılmış büyük bir zulümdür" dedi.
12 Eylül 2025 Cuma - 15:11
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bize mazlumun yanında, zalimin karşısında durmayı İstanbul öğretti. Büyük düşünmeyi ve geleceğe dair hedefler belirleyip onların peşinden koşmayı da İstanbul öğretti."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bize mazlumun yanında, zalimin karşısında durmayı İstanbul öğretti. Büyük düşünmeyi ve geleceğe dair hedefler belirleyip onların peşinden koşmayı da İstanbul öğretti."
12 Eylül 2025 Cuma - 15:09
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İstanbul için hiçbir zaman yaptıklarımızla yetinmedik''
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İstanbul için hiçbir zaman yaptıklarımızla yetinmedik, yetinmeyeceğiz. Allah ömür ve imkan verdikçe İstanbul'un ve İstanbulluların hizmetinde olmaya devam edeceğiz" dedi.
12 Eylül 2025 Cuma - 15:07
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul tarih demektir, ilim ve sanat demektir. Bu şehir 3 kıtada adına hutbelerin okunduğu şehirdir."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul tarih demektir, ilim ve sanat demektir. Bu şehir 3 kıtada adına hutbelerin okunduğu şehirdir."
12 Eylül 2025 Cuma - 15:06
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul kutlu fethin ilk günlerinden itibaren tarih ve medeniyet teknemizde yoğurduğumuz sanat hamurunun mayasını oluşturdu."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul kutlu fethin ilk günlerinden itibaren tarih ve medeniyet teknemizde yoğurduğumuz sanat hamurunun mayasını oluşturdu."
12 Eylül 2025 Cuma - 15:05
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: "Elazığ’a 54 milyar 252 milyonluk yatırımlar gerçekleştirdik"
Elazığ’da Yeni Nesil Hazardağlı Kavşağının açılışına katılan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak, bu güzel şehrimizin ulaşım ve iletişim altyapısını güçlendirmek için 54 milyar 252 milyon liralık dev yatırımlar gerçekleştirdik" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Karayolları Genel Müdürlüğü ve Elazığ Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan ’Yeni Nesil Hazardağlı Kavşağının’ açılışı için Elazığ’a geldi. İl protokolü tarafından karşılanan Bakan Uraloğlu, daha sonra Elazığ Belediyesi önünde kavşağın resmi açılışını gerçekleştirerek açıklamalarda bulundu. "54 milyar 252 milyon liralık dev yatırımlar gerçekleştirdik" Yeni Nesil Hazardağlı Kavşağı’nın açılışıyla şehri modern ulaşım altyapısına yeni bir projeyi daha kazandırmanın gururunu yaşadıklarını belirten Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, son 23 yılda Elazığ’ımıza tarım, turizm, sanayi ve ticaret alanlarında sayısız yatırım kazandırdık. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak, bu güzel şehrimizin ulaşım ve iletişim altyapısını güçlendirmek için 54 milyar 252 milyon liralık dev yatırımlar gerçekleştirdik. 2002 yılında, 33 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 367 kilometreye çıkardık. Hiç bitümlü sıcak karışım kaplamalı yolu yoktu, 208 kilometre BSK kaplamalı yol ile Elazığlıları yollarda güven ve konforla tanıştırdık. Elazığ’ımızı, Bingöl’e, Erzurum’a, Diyarbakır’a, Mardin’e, Malatya ve Adıyaman’a esasında bütün Türkiye’ye bölünmüş yollarla bağladık. Yeniden inşa ettiğimiz Kömürhan Köprüsü’nün devamında bağlantı tünelleriyle birlikte Elazığ üzerinden Doğu Anadolu’yu Güneydoğu Anadolu, İç Anadolu ve Akdeniz bölgeleriyle entegre ettik. Elazığ Güney Çevre Yolu’nu hizmete açarak şehrimizin Bingöl, Diyarbakır, Muş, Malatya illerinin bağlantısını sağlayıp, şehirlerarası trafikte konforlu, güvenli ve transit bir akış sağladık" diye konuştu. "Proje sayesinde, kavşaktaki trafik çilesine son verdik" Bakan Uraloğlu, "Murat Nehri üzerinde bulunan Tarihi Palu Köprüsünü onararak hem tarihimize sahip çıktık hem de bu yolları kullanan vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini arttırdık. Yine bu yılın başında da Harput’un tarihi ve kültürel dokusuna yakışır bir şekilde Elazığ-Harput İl Yolu’nu hizmete açarak, bu güzergahta seyahat süresini 30 dakikadan 8 dakikaya düşürdük. Şu anda Elazığ Güney Çevre Yolu ile Elazığ-Malatya Devlet Yolu Onarım İşleri, Elazığ-Malatya-Darende Yolu Kavşak İşleri ve Elazığ-Malatya Ayrımı-Baskil yolu gibi 9 karayolu projemizin çalışmaları da devam ediyor. Bugün ise Elazığ’ın ulaşım ağını daha da güçlendiren bir başka önemli projeyi, Yeni Nesil Hazardağlı Kavşağı’nı hizmete açmak için buradayız. Karayolları Genel Müdürlüğümüz ve Elazığ Belediyemizin işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz kavşak, modern ulaşım anlayışımızın göstergesidir. Hızla büyüyen Elazığ’ımızın batı kesiminde, yeni yaşam alanlarının kalbi olan bölgede trafiği düzenlemek için kolları sıvadık. Elazığ-Malatya yolunun Keban ve güney çevre yolları ile kesiştiği Hazardağlı Kavşağı’nı yeni nesil bir kavşak olarak inşa ederek akıcı bir trafik sağladık. Ana yolu bin 200 metre, bağlantı kollarıyla toplam 5 bin 492 metre uzunluğa sahip bu kavşağımız Elazığ’ın trafiğine yeni bir soluk getirdi. Akıllı trafik yönetim sistemleri ve çağdaş yol tasarımıyla donattığımız bu kavşağı, sadece 45 gün gibi kısa bir sürede tamamladık. Asfaltı serdik, sinyalizasyon ve yönlendirme levhalarını yerleştirdik. Tretuvarları, yol çizgilerini, aydınlatmaları ve bordür boyamalarını eksiksiz hayata geçirdik. Bu proje sayesinde, kavşaktaki trafik çilesine son verdik" şeklinde konuştu. "480 milyon lira tasarruf edeceğiz" Kavşak sayesinde bekleme süresini sadece 28 saniyeye indirerek uzun kuyrukları ortadan kaldırdıklarını vurgulayan Uraloğlu, "Zamandan 447 milyon lira akaryakıttan ise 6 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 480 milyon lira tasarruf edeceğiz. Buraya yaptığımız yatırımlar esasında günlerle belki birkaç aylık periyot içerisinde ekonomimize geri kavuşturmuş olduk. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 376 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlayacağız. Böylece şehrin estetik dokusuna yakışır bir şekilde tasarladığımız bu kavşak, Elazığ’a sadece konfor değil, aynı zamanda tasarruf da getirdi. Ayrıca bu projemiz, şehrimizin trafiğine nefes aldırarak modern ve konforlu bir geleceğe adım atmasını sağladığı gibi Elazığ’ın ekonomik büyümesine ve turizm potansiyelinin artmasına da katkı verecektir" dedi. "Elazığ Havalimanında yolcu sayısını yılda 2 buçuk milyona çıkardık" Elazığ’daki yatırımların sadece karayolu çalışmalarıyla da sınırlı olmadığını aktaran Uraloğlu, "Elazığ Havalimanı’nı yeniledik ve Elazığ’a yakışır çağın ihtiyaçlarına hizmet verecek bir havalimanına dönüştürdük. Yolcu kapasitesini yılda 2 buçuk milyon kişiye çıkardık ve geniş gövdeli uçakların inişine uygun hale getirdik. 2024’te 968 bin 140 yolcuya hizmet veren havalimanımız, 2025 yılı ilk sekiz ayında da 721 bin üstünde yolcuyu ağırlayarak Elazığ’ı dünyaya bağlamaya devam ediyor. Hiç şüpheniz olmasın ki geçmişten geleceğe uzanan çok daha güçlü ve gelişmiş bir Elazığ için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Açılışa, Bakan Uraloğlu’nun yanı sıra Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, AK Parti Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı, Milliyetçi Hareket Partisi Elazığ Milletvekili Semih Işıkver, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, AK Parti Elazığ İl Başkanı Şerafettin Yıldırım, Karayolları Genel Müdürü Ahmet Gülşen, Elazığ Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ, karayolları ve belediye personeli katıldı.
12 Eylül 2025 Cuma - 15:04
İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı merkezinde düzenlenen ‘Beş Ressam Bir Şehir Canım İstanbul’ programına katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Anadolu’da üretilen eserler ve değerler asırlar boyunca halka halka önce etrafına ardından tüm
İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı merkezinde düzenlenen ‘Beş Ressam Bir Şehir Canım İstanbul’ programına katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Anadolu’da üretilen eserler ve değerler asırlar boyunca halka halka önce etrafına ardından tüm cihana yayılmıştır" dedi.
12 Eylül 2025 Cuma - 14:59
İçişleri Bakanı Yerlikaya Ağrı’da STK temsilcileriyle buluştu
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, bir dizi ziyarette bulunmak üzere Ağrı’ya gelerek, sivil toplum kuruluşu (STK) temsilcileriyle buluştu. Ağrı’ya gelen İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Cuma namazını Merkez Camii’nde kıldıktan sonra esnafla bir araya geldi. Daha sonra Ağrı Valiliği’ne geçen Yerlikaya, şeref defterini imzaladı. Bakan Yerlikaya, valilikte düzenlenen program kapsamında STK temsilcileriyle bir toplantı gerçekleştirdi. Basına kapalı olarak yapılan toplantıda kentin gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.
12 Eylül 2025 Cuma - 14:38
Emine Erdoğan, 5. Lider Eşleri Zirvesi’ne video mesaj gönderdi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, insanların savaşla, zulümle, açlıkla boğuştuğu, dünya yetim nüfusunun ve mülteci sayılarının hızla arttığı, doğal kaynakların tükendiği ve iyi haberler almaya hasret kalınan dünyada, insanlığı yeniden ayağa kaldıracak yegane gücün, eğitim olduğunu ifade etti. Emine Erdoğan, Ukrayna’nın başkenti Kiev’de "Dünyayı Şekillendiren Eğitim" temasıyla düzenlenen 5. Lider Eşleri Zirvesi’ne video mesajlarla katıldı. Lider eşleri, zirvenin açılışı için gönderdikleri video mesajlarda, hayatlarında kalıcı iz bırakan kişi ya da tecrübeleri anlattı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan da zirvenin açılışına gönderdiği video mesajında, dünyanın, insanın içinde taşıdığı değerlerin özeti olduğunu belirterek, "Adil, güvenli, barışçıl bir düzen empati köprüleri kurabilen rafine akıllarla mümkündür. Bu manevi donanımın yoluysa değer temelli bir eğitimden ve insandaki cevheri kuyumcu titizliğiyle işleyen öğretmenlerden geçer. Bu öğretmenler bazen okulda, bazen de hayatın dönemeçlerinde karşımıza çıkarlar. Tıpkı, her genç gibi benim de zihnimin cevaplanmayı bekleyen nice soruyla dopdolu olduğu gençlik yıllarımda yolumun Şule Yüksel Şenler’le kesişmesi gibi" ifadelerini kullandı. Emine Erdoğan, Şenler’in, 60’lar ve 70’ler Türkiyesinde, cesur bir kadın lider, kanaat önderi ve insan hakları savunucusu olarak tarih sahnesine çıktığını belirterek kendisinin de sivil toplum çalışmalarına olan ilgisi sayesinde, onun çemberinde yetişme bahtiyarlığına sahip olduğunu bildirdi. Şenler’in örnekliğinde, bir insanın başlı başına bir okul olabileceğini gördüğünü aktaran Emine Erdoğan, şunları kaydetti: "Toplumsal sorunlara duyarsız kalmamayı, elini taşın altına koymayı ondan öğrendim. Bugün çevre meselelerinden insani krizlere kadar yürüttüğüm her çalışmanın tohumlarını o günlerde attım. Çünkü o, inandığı ve savunduğu her değeri, birebir hayatına yansıtan, yaşamını bir eğitim yuvasına dönüştüren eşsiz bir rol modeldi. Bu yüzden şükran nişanesi olan kurdeleyi, ömrünü insanlığın çıkmazlarına çözüm üretmeye adamış Şule Yüksel Şenler’e ithaf ediyorum. Zira dünyayı güzelleştiren, insan yetiştirmeyi geleceğe bırakılmış en büyük miras olarak gören eğitimciler, insanlığı ileri taşıyan örnek şahsiyetlerdir." Olena Zelenska’ya teşekkür Emine Erdoğan, zirvenin kapanış programı için de video mesaj gönderdi. Mesajında, insanlığın ortak geleceğine katkı sunan bu anlamlı girişime öncülük ettiği için Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin eşi Olena Zelenska’ya teşekkür eden Emine Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "İnanıyorum ki, insanların savaşla, zulümle, açlıkla boğuştuğu, dünya yetim nüfusunun ve mülteci sayılarının hızla arttığı, doğal kaynakların tükendiği ve iyi haberler almaya hasret kaldığımız dünyamızda, insanlığı yeniden ayağa kaldıracak yegane güç, eğitimdir. Bu öyle bir eğitim olmalıdır ki, genç zihinleri, etik filtrelerden geçmemiş bilginin yığılacağı ambarlar olarak görmesin. Bilakis, insanı bir cevher gibi işlesin, potansiyelinin zirvesine taşısın. Adalet, merhamet, iyilik ve doğruluk gibi değerlerle tanıştırsın. Teknolojiyi, yanlış bilgi yaymak, toplumları manipüle etmek, kutuplaşmayı artırmak ve zenginlik saydığımız farklılıklarımızı yok etmek için kullanmanın, önüne geçsin. Meslekleri icra edecek insan kaynağı değil, insanlığa hizmet edecek şahsiyetler yetiştirsin." Bunu başarmanın, ancak değer ve ahlak temelli eğitim modelleri ve tüm çocukların eğitim hakkına erişmesiyle mümkün olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, mesajında şunları kaydetti: "Şu bir gerçek ki, Ukrayna’nın, Gazze’nin, Suriye’nin, Afrika’nın ve dünyanın tüm çocuklarına umutla bakabildikleri aydınlık bir gelecek borçluyuz. Türkiye olarak, küresel markamız haline gelen Türkiye Maarif Vakfımızla dünya genelinde 55 ülkeye adil, kucaklayıcı ve barışçıl bir eğitim götürüyoruz. Çünkü, meyveleri nesiller boyunca toplanacak bir dönüşümü ancak böyle başlatabiliriz. Bu düşüncelerle, Beşinci Lider Eşleri Zirvesi’nin, yeni başlangıçların vesilesi olmasını temenni ediyorum." "Türkiye olarak, insani değerleri merkeze alan ve ilerletmeyi amaç edinen bir eğitim anlayışını esas alıyoruz" Emine Erdoğan, zirveye ilişkin NSosyal’deki hesabından da paylaşımda bulundu. Bu sene ’Dünyayı Şekillendiren Eğitim’ temasıyla beşinci kez düzenlenen Ukrayna Lider Eşleri Zirvesi’ne video mesaj ile katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Emine Erdoğan, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "İnsanlığın ortak geleceğine katkı sunan bu anlamlı zirvenin, yeni başlangıçların vesilesi olmasını diliyorum. Bugün açlık, yoksulluk, savaş, göç ve iklim krizi gibi nice sorunla sınanan dünyamızda, insanlığı yeniden ayağa kaldıracak yegane güç, hiç şüphesiz eğitimdir. Ancak değer ve ahlak temelli eğitim modelleriyle ve tüm çocukların eğitim hakkına erişmesiyle daha adil bir dünya inşa edebiliriz. Türkiye olarak, insani değerleri merkeze alan ve ilerletmeyi amaç edinen bir eğitim anlayışını esas alıyoruz. Bu hedef doğrultusunda küresel markamız haline gelen Türkiye Maarif Vakfımızla dünya genelinde 55 ülkeye kucaklayıcı ve barışçıl bir eğitim götürüyoruz. Amacımız, imkansızlıklar içindeki çocukları eğitim hakkına kavuşturarak geleceğin dünyasında eşit şartlarda yer alabilmelerini sağlamak. Çünkü, meyveleri nesiller boyunca toplanacak bir dönüşümü ancak böyle başlatabiliriz. Programda emeği geçen herkese teşekkür ediyor, tüm insani krizlerin son bulduğu müreffeh yarınlarda buluşmayı diliyorum."
12 Eylül 2025 Cuma - 14:26
Adalet Bakanı Tunç: "Terörsüz Türkiye’nin kalıcı olması, şehitlerimizin emanetine sahip çıkmaktır"
Çanakkale’de ’AK Parti Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’na katılan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Milletvekillerimiz mecliste 1 Ekim meclis açılıncaya kadar halkın arasında, halkı dinleyerek vakitlerini geçirmiş olacaklar. Bu kapsamda da şu anda milletvekillerimiz Çanakkale’mizin değişik ilçelerinde aynı programları gerçekleştiriyorlar" dedi.AK Parti Türkiye Yüzyılı Buluşmaları Çanakkale’de devam etti. Çanakkale AK Parti İl Binasında gerçekleştirilen buluşmaya Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bakan Yardımcıları Hurşit Yıldırım, Ramazan Can, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, AK Parti İl Başkanı Ömer Faruk Göktürk, AK Parti MKYK üyesi Jülide İskenderoğlu ve çok sayıda partili katıldı.Programın açılış konuşmasını yapan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün Çanakkale’deyiz. Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında AK Parti teşkilat başkanlığımızın gerçekleştirmiş olduğu programlar vesilesiyle bütün bakanlarımız, genel başkan yardımcılarımız, milletvekillerimiz yaz boyunca düzenlenen bu programlarda vatandaşlarımızla ve teşkilatlarımızla bir araya gelerek istişareler ve görüşmeler gerçekleştiriyoruz. Bugün Çanakkale çok önemli bir yerdeyiz. Şehit kanlarıyla sulanmış, Çanakkale geçilmez dedirten ecdadımızın mirasının üzerindeyiz. Şu anda bağımsızlığımızın bir tanesi olan Çanakkale’deyiz. Çanakkale ruhu bizim yıllarca asırlarca taşıyacağımız ecdadımızdan aldığımız bir miras. Tüm şehitlerimizi, gazilerimizi rahmetle anıyoruz, şükranla anıyoruz. Rabbim onların emanetine sahip çıkabilmeyi bizlere nasip etsin. Çanakkalemiz hükümetimizin 23 yıldan bu yana bütün Türkiye’de olduğu gibi yatırımlarından çok büyük oranda istifade ettiği bir ilimiz. Ne gerekiyorsa bugüne kadar Çanakkale için yapıldı. Hem bunları yerinde görmek, gerek Adalet Bakanlığı’na ilişkin yatırımları burada istişare etmek, gerekse hem teşkilatımız da hem vatandaşlarımız da gün boyunca sivil toplum kuruluşlarımızla sohbet etmek için önemli bir günlük bir programı burada gerçekleştireceğiz. Türkiye Yüzyılı Buluşmaları AK Parti Genel Merkezimizin, teşkilat başkanlığımızın, milletvekillerimizin, yaz dönemi çalışmaları kapsamında teşkilatımızla birlikte gerçekleştirmiş olduğu bir program gerçekten bütün illerimizde çok verimli çalışmalar gerçekleştiriliyor. Vatandaşlarımızla bir araya gelerek onları dinleyerek önemli veriler buralarda elde ediyoruz. Özellikle AK Parti’nin her yaz döneminde gerçekleştirmiş olduğu çalışmalardan biri yine bu yaz döneminde eylül ayının sonuna kadar bu devam edecek. Milletvekillerimiz mecliste 1 Ekim meclis açılıncaya kadar halkın arasında, halkı dinleyerek vakitlerini geçirmiş olacaklar. Bu kapsamda da şu anda milletvekillerimiz Çanakkale’mizin değişik ilçelerinde aynı programları gerçekleştiriyorlar. Biz de il merkezinde bugün burada arkadaşlarımızla beraber olacağız. Biraz sonra teşkilatımızla birlikte toplantı yapacağız, ardından esnaf ziyaretleri ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile toplantılar gerçekleştireceğiz. İlimizde gerçekleştirilen yatırımları, il yönetimi ile sayın valimiz başta olmak üzere onlarla beraber değerlendireceğiz. İnşallah programlarımızı Çanakkale’de bugün verimli bir şekilde sonuçlandırmış olacağız" dedi."Demokrasimize kara bir leke çalındı 12 Eylül’de"AK Parti’nin kuruluşundan bu yana 24 yıl geçti. 23 yıldan bu yana da iktidarda 23 yıldan bu yana AK Parti’nin tek başına iktidarda olması ve Cumhur İttifakı ile beraber millete hizmet yolunda kesintisiz yürüyüşünün sürdürmesinin en yegane sebebi halkı dinlemesi, iktidarda halkın taleplerine duyarlı olması, milletin isteklerini yerine getirmesi ve milli irade bayrağını hiçbir zaman yere düşürmemesi. Bugün 12 Eylül, darbenin yıl dönümü, kara bir leke Demokrasimize kara bir leke çalındı 12 Eylül’de. Maalesef siyasi tarihimize, demokrasi tarihimize baktığımız zaman adeta bir darbeler tarihi ama bu darbeler tarihini biz tarihe gömdük, sona erdirdik. 2007’deki elektronik muhtarının çöpe atılmasından tutun da sokak darbesi, gezi kalkışması, 17-25 Aralık masa başında gerçekleştirilmek istenen emniyet yargı darbe kalkışması ve 15 Temmuz hain darbe kalkışması milletimizin direnişiyle ve Sayın Cumhurbaşkanımızın Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü iradesiyle bunlar akamete uğratıldı ve milli irade bayrağı hiçbir zaman son 23 yılda vesayetçi anlayışın müdahalelerine karşı konuldu ve milli irade bayrağı yere düşürülmedi. O nedenle darbelerden ders çıkardık bu millet darbelere karşı darbe yapmayı öğrendi. Darbeler, maalesef ezanların susturmuştu, selaları susturmuştu. 15 Temmuz’da selalar darbeleri susturdu. Dolayısıyla milletimizin şanlı direnişiyle bir demokrasi mücadelesinin, insan hakları mücadelesinin nasıl verildiğini aziz milletimiz bütün dünyaya göstermiş oldu. O nedenle biz milletimize şükran borçluyuz. Bugün burada bu toplantıları gerçekleştiriyorsak milletimiz sayesinde gerçekleştiriyoruz ve milletimize hizmet etmekten onur duyuyoruz.AK Parti’nin siyaseti eser siyaseti"Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde hedefimiz Türkiye Yüzyılını inşa etmek. 23 yılda bunun temelleri atıldı. 23 yılda Türkiye Yüzyılının sürecini başlatmak için büyük bir mücadele gerçekleştirildi" diyen Adalet Bakanı Tunç, "Türkiye’nin fiziki kalkınmasının, altyapısının, üst yapısının dünya projeleri ile işte bugün Çanakkale‘deyiz dünyanın en büyük köprüsü Çanakkale Boğazı’nda inşa edildi. Türkiye’nin dört bir tarafı, dünyanın en büyük havalimanları, Türkiye’nin 81 vilayeti hiçbir ayrım yapılmadan eserlerle donatıldı. Hakkari’ye de Yüksekova‘ya da havalimanı yapıldı, Zonguldak’ın Çaycuma’sına da yapıldı. Çanakkale’ye de yapıldı. Hiçbir ayrım yapılmadı. Şırnak’a da üniversite yapıldı, Sinop’a da üniversite yapıldı. Barajlar, yollar, otobanlar, enerji yatırımları, doğal gaz keşifleri, petrol keşifleri, nükleer santral çalışmaları, enerjide bağımsız olma mücadelesi, savunma sanayinde yüzde 80 yerlilik oranını yakalayabilmemiz, Türkiye’yi güvenlik anlamında da daha güçlü kılabilme mücadelesi, hızla trenler, bölünmüş yollar, şehir hastaneleri, yeni okullar, Türkiye’yi bir baştan bir başa eserlerle donattı AK Parti. AK Parti’nin siyaseti eser siyaseti. Eser siyaseti yaptığı için hizmet siyaseti yaptığı için bu millet Recep Tayyip Erdoğan’dan ve AK Parti’den ve Cumhur İttifakından vazgeçmedi, yine vazgeçmeyecek" diye konuştu."Darbe anayasasıyla yönetilmekten memnun değiliz"Sadece fiziki kalkınma mücadelesiyle yetinmeyerek Türkiye’de vesayetçi anlayışın ortadan kaldırılmasında büyük mücadele ettiklerini belirten Bakan Tunç, "Bu ülkede bir daha karanlık günlerin darbelerin yaşanmaması için büyük bir mücadele yaptık. Türkiye’nin yüksek standartta bir demokrasiye kavuşmasını mücadelesini milletimizle beraber yaptık hem fiziki kalkınmayı ekonomik kalkınmayı sağlamaya çalışırken bir taraftan da demokratik kalkınmayı sağlamaya çalıştık. Anayasamızda gerçekleştirdimiz reformlarla o yüksek standartlı demokrasiye kavuşmanın mücadelesini yaptık. Evet bugün 12 Eylül’ün yıl dönüm. Darbe anayasasıyla yönetilmekten memnun değiliz. Bu anayasanın değişmesi lazım. Demokratik, sivil, katılımcı bir anayasaya cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına başlarken kavuşmamız lazım. Bu anlamda bütün siyasi partiler yeni bir anayasada aslında mutabık ama maalesef yol ve yöntem olarak uzlaşma anlamında bugüne kadar bir başarı sağlanmadı. Girişimler oldu, belli bir noktaya kadar getirildi, mecliste uzlaşma komisyonları kuruldu ancak bu yeni bir anayasaya dönüşme noktasında maalesef ilerleyemedi. Tabii darbecilerin yaptığı bir anayasa ile yönetilmek Türkiye Yüzyılında Türkiye’ye yakışmıyor. Milletimiz demokratik, sivil, katılımcı bir anayasayı sonuna kadar hak ediyor ve bu milletimize olan siyasetçilerimizin, milletvekillerimizin, bizlerin milletimize olan en önemli borçlarından birisi. Anayasamızda son yıllarda gerçekleştirdiğimiz değişikliklerle vesayetçi anlayışı ortadan kaldırmaya yönelik çok önemli reformlara imza attık, küçümsenemeyecek reformlar. Bunlar demokratikleşme adımlarıydı. Kadın haklarından çocuk haklarına varıncaya kadar özel hayatın korunması, kişisel verilerin korunması, bilgi edinme hakkı, bireysel başvuru hakkı gibi temel hak ve özgürlükleri güçlendiren ve hak arama yollarını genişleten bir çok düzenlemeyi değişikliği anayasamızda gerçekleştirdik milletimizin onayıyla. Bu ülkede bir daha 12 Eylül gibi 27 Mayıs gibi darbelerin 15 Temmuz gibi kalkışmalarının olmaması için çok önemli reformlara imza attık. Milletimizin destekleriyle bunları gerçekleştirdik. Gerek 2010 anayasa değişikliklerinde gerek 2017 anayasa değişiklikleri ile gerçekleştirilen reformlar önemli yapısal dönüşümlerdi. Başta Milli Güvenlik Kurulunun yapısının demokratik hukuk devletine uygun hale getirilmesi, Yüksek Askeri Şuranın yapısının, Anayasa Mahkemesi’nin yapısının, Hakimler Savcılar Kurulu’nun yapısının demokratik hukuk devleti ilkesine uyarlanması, anayasamızda gerektiğinde sıkıyönetim ilan edilebilir şeklindeki antidemokratik hükümlerin kaldırılması, darbecilerin yargılanmayacağına yönelik hükümlerin kaldırılması, bunlar çok önemli reformlar. Anayasamızdaki vesayetçi ruhu azaltan reformlar ortadan kaldırmaya yönelik reformlarda ama anayasamızın tam anlamıyla vesayetçi ruhtan arındırılması tümden bir değişiklikle mümkün. Demokratik, katılımcı, sivil bir anayasayı bu ülke hak ediyor. 12 Eylül Anayasası’nın darbecilerin yazdığı bu anayasanın değişmesinin en önemli gerekçelerinden birisi ve yegane sebebi bu anayasanın milletin temsilcileri tarafından yazılı yazılmamış olması. Darbeciler tarafından yazılmış olmasıdır. O nedenle milletin temsilcileri Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, milletvekillerimizin kaleminden çıkacak ve milletin hissiyatına tercüman olacak, temel hak ve özgürlükleri öne alacak Türkiye’yi yüksek standartlı demokrasi yolunda daha da ileriye taşıyacak bir anayasayı inşallah ülkemiz başarırsa darbeler tarihini tamamen geride bırakmış oluruz ve çocuklarımıza, geleceğimize Türkiye Yüzyılını inşallah armağan etmiş oluruz. Cumhuriyetimizin tüm kazanımlarının üzerine demokratik anayasa ile beraber cumhuriyetimizin ikinci yüzyılı Türkiye Yüzyılına inşallah çok daha güvenli bir şekilde başlatmış oluruz. Temennimiz Türkiye’nin büyük bir uzlaşma zemini içerisinde bunu başarabilmesi ve inşallah başaracaktır. Bütün temennimiz, 12 Eylül bu kara günün yıldönümünde, demokratik bir anayasa isteğimizi, talebimizi buradan bir kez daha ifade ediyoruz çünkü AK Parti iktidara gelmeden önce, parti programında, milletimize yeni anayasa vadetmişti. Tüm seçimlerde yeni anayasa, vadetmişti. Bütün siyasi partilerin de bu noktada fikir birliği içerisinde olduğunu görüyoruz ama yöntem ve çalışma konusunda önümüzdeki günlerde böyle bir uzlaşma sağlanırsa Türkiye’nin çok faydasına olacaktır diyoruz. Tekrar bugüne kadar ülkemize o karanlık günleri yaşatan darbeciler bir kez daha lanetliyoruz ve bundan sonra bu ülkemizin milletimizin bu tür karanlık geceleri günleri yaşamaması dileğini tekrar ediyoruz" ifadelerini kullandı."Çanakkale’ye 23 yılda, milyarlarca yatırım gerçekleştirildi"Adalet Bakanı Tunç, AK Parti iktidarı boyunca Çanakkale’ye yapılan yatırımlara değinerek şunları aktardı: "Bugün Çanakkale’deyiz, Çanakkale’miz gözbebeğimiz, Çanakkale geçilmez dedirten ecdadımızın mirasındayız bu mirasa sahip çıkmak, mirası korumak, buraya güzel eserler bırakmak mücadelesini bütün ülkemizde olduğu gibi gerçekleştirdik. Sayın cumhurbaşkanımızın liderliğinde Çanakkale’ye 23 yılda, milyarlarca yatırım gerçekleştirildi. 191 tane okul yapıldı Çanakkalemize. 2316 yeni derslik inşa edildi. Sağlık alanında Çanakkalemiz 10 tane hastaneye kavuştu, Tıp Fakültesi hastanemizde dahil olmak üzere. 1460 yatak kapasiteli toplam 10 tane hastaneye kavuştuğu AK Parti döneminde Çanakkalemiz. Çanakkale köprüsü dünya çapında bir proje, Trakya‘yı Çanakkale’ye bağlayan çok önemli dünyanın orta açıklığı en uzun köprüsüne sahip olduğu ülkemiz Çanakkale köprüsü sayesinde. 101 kilometre Malkara Çanakkale Otoyolu‘nu tamamladık. Çanakkale ve Gökçeada da 2 adet havalimanı bunlar yenilendi ve vatandaşlarımıza hizmet etmeye devam ediyor. Çanakkale sınırları içerisinde 2002’den önce, AK Parti’den önce sadece 20 km bölünmüş yol vardı. Yollarımız hep tek şeritlidi. O yolların hepsi otoban haline, çift şeritli haline geldi. 433 kilometreye yükseldi bölünmüş yol. Yine köy yollarımız Özel İdaremizin KÖYDES projeleri buralarda başarıyla uygulandı. 679 km köy yolu yapıldı. Adalet Bakanlığı yatırımları olarak da tüm ülke genelinde olduğu gibi Çanakkale’miz de Adalet Bakanlığının yatırımlarından yararlandı. Çanakkale Merkez adalet binamız başta olmak üzere Biga adalet binamız, Çan adalet binamız ve Gökçeada‘da adalet binalarımızı hizmete açtık. Yeni binaları Çanakkale’nin hizmetine sunduk. Yine şu anda devam eden Ayvacık adalet binamız var. Yüzde 63 seviyesine ulaştı. İnşallah bu senenin sonuna doğru tamamlamak istiyoruz. 2026 yatırım programına da Bayramiç adalet binamız etüt projeye teklif ettik. Gelibolu adalet binamız İçişleri Bakanlığımızla ortak proje olarak devam ediyor ve Çanakkale’mize adalet personelimizin adalet konutlarını ihtiyacını da karşılayan 36 adet konutu hizmete sunmuş olduk. Çanakkale için yatırımlarımızı hız kesmeden devam edeceğiz. Değerli milletvekilimizle birlikte, burada gerçekleştirdimiz istişare ettiğimiz hususlar var. Bugün de yine vatandaşlarımızdan dinleyeceğimiz hususlar var. Çanakkale ile ilgili talepleri yerinde dinleme fırsatı bulacağız ve hep beraber Çanakkale’de vatandaşlarımızla burada, bugün bütünleşmiş olacağız.""Türkiye’nin terörsüz bir Türkiye’ye kavuşması anlamında inşallah Türkiye Yüzyılı eğer inşa edilecekse elbette ki terörsüz bir Türkiye’de inşa etmek çok daha kolaylaşacaktır"Türkiye Yüzyılında, Terörsüz Türkiye vurgusunu yapan Tunç, "Tabii en önemli hususlardan birisi de önümüzde ‘Terörsüz Türkiye’ süreci. Türkiye’nin 41 yıldan bu yana terörle mücadelesi söz konusu ve teröre kaybettiğimiz yıllar ekonomik kayıplar ve ekonomik kayıpların ötesinde manevi kayıplarımız, şehitlerimiz, gazilerimiz, çok büyük acılar çektik. 41 yılda trilyonlarca, 2 trilyondan fazla ekonomik kaybımız oldu. Eğer o ekonomik kayıp olmasaydı bugün Türkiye’nin ekonomisi kat kat daha yüksek olacaktı. Biraz önce o bahsettiğim eserlere belki 50 yıl önce Türkiye’ye kavuşmuş olacaktı. Ekonomik kaybımız, teröre kaybettiğimiz yıllar olmasaydı, Savunma Sanayinde bugün yüzde 80 oranımızı belki 30 40 yıl önce yakalamış olacaktık. Maalesef hem ekonomik anlamda kaybımız büyük oldu, hem de 50 bine yakın insanımıza kaybettik, şehitler verdik ve büyük acılar yaşadık. Tabi 41 yıldan bu yana terörle mücadelemiz çetin bir şekilde sürdü. 23 yıldan bu yana da teröre mazeret teşkil etmeye çalışılan ve teröre zemin sağlamaya çalışan bütün unsurları ortadan kaldırdık. Türkiye’nin temel hak ve özgürlüklerin güçlendirilmesi noktasında sadece Kürt vatandaşlarımız için değil, bütün vatandaşlarımız için etlik kökeni ne olursa olsun temel hak ve özgürlüklerin güçlendirilmesi, ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü tüm bunlarda ülkemiz kat kat mesafeler aldı ve hiçbir ayrım yapmadan ülkemizin her bir tarafına yatırım götürdük eserler ürettik. Bunu yaparken Güneydoğu bölgemizde gerçekleştirmek istediğimiz yatırımlara engel olunmaya çalışıldı. Barajlarımız bombalandı, şantiyelere saldırılar oldu. Çetin mücadeleyi hiç taviz vermeden gerçekleştirdik. Hem yatırım anlamında hem de temel hak ve özgürlüklerin güçlendirilmesi anlamında önemli mesafeler aldık. AK Parti iktidara geldiğinde ilk iş bölgedeki olağanüstü hali kaldırmak oldu ve 2005 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın Diyarbakır’da gerçekleştirmiş olduğu konuşma aynı geçen sene Ahlat‘ta yaptığı konuşma gibi birlik beraberliğimizi güçlendirelim, iç cephemizi güçlendirelim, içeride güçlü olursak Türkiye’nin güvenliğini daha fazla sağlamış oluruz, tüm bu konuşmalar çabalar temel hak ve özgürlüklerin güçlendirilmesi ayrımcılığın ortadan kaldırılması ve Sayın Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, ekim ayında gerçekleştirmiş olduğu grup konuşmasındaki çağrısı ve İmralı‘dan yapılan terörün fesi ile ilgili açıklamalar ve terör örgütünün kendini fes etmesi ve silahları yakmasıyla beraber Türkiye’de terörün sona erdirilmesi konusunda önemli bir aşamaya geçildi. Terörsüz Türkiye yolunda şu anda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokratikleşme Komisyonunda çalışmalarını sürdürüyor. Milletvekillerimiz bu konuda, bu önemli konuda istişareler yapıyorlar, silahların bırakılmasının kalıcı hale gelmesi noktasında siyasi partilerimizin temsilcileri milletvekillerimiz görüşlerini ifade ediyorlar ve bu anlamda meclisimizin iradesi ve bu konuya el atmış olması da sürecin kalıcı olması anlamında çok önemli. Bu süreçte provokasyonlar bu sürecin kalıcı olmasını istemeyenler gerek içeride gerek dışarıda bu noktada tabii ki bu provokasyonlara hazırlıklı olmak ve bu provokasyonlar karşısında duyarlı ve uyanık olmak lazım bu anlamda özellikle devletimizin tüm kurumları, başta istihbarat teşkilatımız ilgili bakanlıklarımız tam bir koordinasyon içerisinde bu süreci bugünlere kadar getirdi ve bundan sonra da bu süreci büyük bir titizlikle kalıcı hale gelmesi ve Türkiye’nin terörsüz bir Türkiye’ye kavuşması anlamında inşallah Türkiye Yüzyılı eğer inşa edilecekse elbette ki terörsüz bir Türkiye’de inşa etmek çok daha kolaylaşacaktır. Terörsüz Türkiye’nin ve terörün feshinin ve silahların yakılmasının bırakılmasının kalıcı olması noktasındaki çabayı da hep beraber sürdürmenin gayreti içerisindeyiz. Süreçte Sayın Cumhurbaşkanımız defalarca ifade etti, özellikle şehit ailelerimizi, bugün Çanakkale’deyiz şehitler diyarındayız, bu topraklar şehit kanlarımızla sulandı. Şehitlerimiz terörle mücadelede, Terörsüz Türkiye’nin inşasında en büyük rol onlara sahip ve şehit ailelerimize biz şükran borçluyuz. Onlar büyük acıları milletimizle beraber çektiler, onları rahatsız edecek, şehitlerimizin ruhunu incitecek, hiçbir adım atmayız. Bugüne kadar atmadığınız gibi bundan sonra da atmayacağımızı Sayın Cumhurbaşkanımız sürekli kararlılıkla ifade ediyor. Şehitlerimizin emanetine sahip çıkmaya devam edeceğiz çünkü onlar Terörsüz Türkiye’yi istiyor terörü yok etmek için canlarını verdiler, önümüzdeki süreçte de Terörsüz Türkiye’nin kalıcı olması, şehitlerimizin emanetine sahip çıkmaktır ve bu anlamda da onları incitecek ailelerimizi üzecek milletimizi rahatsız edecek hiçbir adım atmayız. Milletimiz de bunu gayet net bir şekilde biliyor ve inşallah bu süreci de başarıyla sonuçlandıracağız" şeklinde konuştu.‘Yargının kararına uymak da hukuk devletinin gereğidir’ sözlerini kaydeden Tunç konuşmasını şöyle tamamladı: "Bu dava süreçleri bizlere soruluyor, gittiğimiz her yerde. Burada yargılamayı ilgilendiren bir konu söz konusu. Yani burada, dün parti sözümüz de ifade etti, Cumhuriyet Halk Partisi delegelerin açmış olduğu davalar, yargıya verdiği dilekçeler, suç duyuruları, kongre iptalleri ile ilgili verdikleri dava dilekçeleri tüm bunlar Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi mensupları tarafından başlatılan süreçler. Dolayısıyla yargı bu dilekçeleri alıp bu davaları görmek durumunda. Şu anda görülen bağımsız ve tarafsız yargı tarafından görülmekte olan davalar, hem İstanbul il kongresi ile ilgili hem de genel merkez kongreleri ile ilgili devam eden davalar var. Bu davaların nasıl neticelenceği ile ilgili bizim buradan bir şey ifade etmemiz söz konusu olamaz. Yargı bağımsızdır, tarafsızdır ve bu iddiaları inceleyecektir çünkü kamuoyuna yansıyan iddialar var biliyorsunuz. Bu kongrelerde kongreyi etkilemek için menfaat teminine yönelik, delege iradelerinin etkilendiğini yönelik bir takım iddialar var, bir takım deliller sunuluyor ve bu delilleri araştıracak olan yargı makamlarımızdır, mahkemelerimizdir. Araştırıyorlar ve sonuçta en doğru kararı yargı verecektir. Yargının kararına uymak da hukuk devletinin gereğidir."
12 Eylül 2025 Cuma - 14:23
Gazzeliler için yola çıkan Milletvekili Ün; "Biz, Kudüs’ü miras sayan bir milletin çocuklarıyız"
DENİZLİ (İHA) – İsrail’in Gazze’ye uyguladığı ablukayı kırmak ve insani yardımları ulaştırmak için Küresel Sumud Filosuyla birlikte yola çıkan Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, "Biz, Kudüs’ü miras sayan bir milletin çocuklarıyız. İnşallah bu yolculuğun sonu mutluluk ve Gazzelilerin umudu olacak" dedi. İsrail ablukasını kırmak, insani yardım ulaştırmak ve Filistin’le dayanışma amacıyla Gazze’ye doğru doğtu yola çıkan Küresel Sumud Filosuna Tunus’tan katılan Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, Tunus’taki eğitimlerin tamamlanmasının ardından Sidi Bu Said Limanı’na geçti. Yola koyulacağı tekneye yerleşen Milletvekili Ün, dünyanın dört bir yanından gelen gönüllerle birlikte olumsuz hava koşulları nedeniyle yolculuğu ertelenen filonun hareket saatini beklemeye başladı. Gazze’ye hareket etmek için beklediği limandan görüntülü bir mesaj paylaşan Milletvekili Ün, "Milletimizin kalbi Filistin ile birlikte atmaya devam edecek. Yapacağınız hiçbir şey bu öfkenin önüne geçmeyecek. Çünkü biz, Kudüs’ü miras sayan bir milletin çocuklarıyız. Biz susarsak tarih susar, biz konuşursak ümmet ayağa kalkar. İnsanlık bizden ayağa kalmamızı bekliyor. Tunus’ta 10 günü geride bıraktık ve şuanda Sidi Bu Said Limanı’nda bulunuyoruz. İnşallah hazırlıkların tamamlanmasının ardından Küresel Sumud Filosu ile birlikte İsrail’in insanlık dışı ablukasını kırmak için Gazze’ye doğru yola çıkacağız. Türkiye’nin gündemi ne olursa olsun, Gazze’de yaşanan katliamları lütfen gündeminizden düşürmeyin. Gazzelilerin umut bağladığı bu Küresel Sumud Filosunu da gündeminizden asla düşürmeyin. Sumud Filosu, her türlü saldırıya rağmen adı gibi kararlılıkla yoluna devam ediyor ama tek başımıza bu ablukayı kırmayı başaramayız. Sizlerin ve Türkiye kamuoyunun desteğine ihtiyacımız var. Gazze ablukasını kırmak için yola çıkan bu filonun dünya gündeminde tutulması gerekiyor. İnşallah sizlere yola çıkacağımız gemiden de anlık bilgilendirmeler yapacağım. İnşallah bu yolculuğun sonu mutluluk ve Gazzelilerin umuduna yelken açmak olacak. Bize destek veren herkese teşekkür ediyorum, haklarınızı helal edin. Bizleri dualarınızda unutmayın. Bu teknelerle yola çıkanların güvendiği tek şey, sizin Sumud Filosunun çabasına sahip çıkmanızdır" şeklinde konuştu.
12 Eylül 2025 Cuma - 13:59
Bakan Bayraktar: "AK Parti olarak her daim sahada olmanın çok önemli olduğunu inanıyoruz"
Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında Denizli’ye gelen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Biz AK Parti olarak her daim sahada olmanın çok önemli olduğunu inanıyoruz. Bu işleri sahada görmek, sahada sizlerle olmak ve sizlerden bazı şeyleri dinlemek bizim için çok daha büyük bir katkı sağlıyor" dedi. Bir dizi ziyaret kapsamında Denizli’ye gelen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, AK Parti Denizli İl Başkanlığında partililer ile bir araya geldi. Bakan bayraktar, kentteki ilk durağında gündeme dair açıklamalarda bulundu. AK Partili milletvekilleri ile Denizli ve ilçelerinde yoğun bir çalışma yapacaklarını ifade eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Türkiye Yüzyılı Buluşmalarının iki özelliği var. Bir tanesi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu yeni yüzyılda Türkiye tasarrufumuz, hedefimiz, idaremiz ve sürecimizin ne olduğunu vatandaşlarımıza birebir buluşmak suretiyle anlatmak. Türkiye yüzyılı inşallah Cumhurbaşkanımızın liderliğinde çıktığımız yolda ülkemizin çok daha güçlü, çok daha büyük, ekonomik anlamda refah düzeyi yükselmiş bir ülke olarak çocuklarımıza, torunlarımıza daha ayrı bir gelecek getireceğimiz bir yüzyıl olacak. Dolayısıyla neyi hedefliyoruz, neyi amaçlıyoruz ve bunları nasıl yapacağız, nerede neye ihtiyacımız var bunları sizlerle yani vatandaşlarımızla anlatmamız açısından önemli bir buluşma. Biz AK Parti olarak her daim sahada olmanın çok önemli olduğunu inanıyoruz. Milletvekillerimiz, il başkanı arkadaşlarımız, ilçe başkanlarımız ile çok sık bir şekilde Ankara’da bir araya geliyoruz. Bu işleri sahada görmek, sahada sizlerle olmak ve sizlerden bazı şeyleri dinlemek bizim için çok daha büyük bir katkı sağlıyor. Bugün dolu dolu bir Denizli günü için buradayız" dedi. "İhracata yaklaşık 4,5 milyar dolar bir katkısı olan Denizli bizler için çok önemli" Denizli’nin Türkiye’nin önemli enerji kentlerinden bir tanesi olduğunu ifade eden Bakan Bayraktar, "Denizli ülkemizin göz bebeği şehirlerinden bir tanesi. Enerji için önemli bir yer. Denizli, enerji ürettiğimiz önemli illerden bir tanesi. Türkiye’nin ekonomi için lokomotif illerinden bir tanesi. Bunu söylerken rakamlara bakarak söylüyorum. 2002 yılında Denizli’de elektrik tüketimi bugüne geldiğimizde 6 kat artmış durumda. Nüfus artışı ve ekonomik, ticari aktiviteleri arttı. Denizli’nin özellikle sanayisi, imalat sanayi ve tekstil sanayisi çok önemli bir ihracat yapan üretim yapan bir yer haline geldi. Dolayısıyla Türkiye’nin ekonomisini bu kadar lokomotif bir yeri olan, istihdama katkısı olan bir yer. İhracata yaklaşık 4,5 milyar dolar bir katkısı olan Denizli bizler için çok önemli. Hem Türkiye yüzyılı buluşmaları kapsamında biz enerjide neyi hedefliyoruz konusunda vatandaşlarımızla paylaşacağız. Enerjideki sorunlar nasıl çözüm yolları bulabiliriz konuşacağız. Sanayicilerimizle istişare edeceğiz. Bu konuları ilk başta teşkilatımızla bir araya gelip detaylı bir şekilde konuşacağız. Türkiye yüzyılı buluşmaları bizlere hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Açıklamaların ardından basına kapalı devam eden programın sonrasında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Denizli Valiliğini ardından ise Denizli Sanayi Bölgesinde bulunan DOSTEK Kolejini ziyaret ederek, Denizlili sanayicilerle bir araya gelecek.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder