POLİTİKA
12 Mayıs 2026 Salı - 18:15 CHP Genel Başkanı Özel: "Türkiye’de gıda enflasyonu dünyanın 17 katı" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Türkiye’de gıda enflasyonu dünyanın 17 katı" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. Geçen hafta Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayii Fuarı’nı ziyaret ettiklerini ifade eden Özel, "Orada yerli teknolojilerimizi inceledik, firma ve kurumlarımızı ziyaret ettik. ASELSAN’dan HAVELSAN’a, TUSAŞ’ımızından TÜBİTAK’ımıza kadar tüm kurumlarımızı ve bu ekosisteme katkı sağlayan, çok önemli görevler yapan şirketleri, pırıl pırıl mühendisleri, gözleri pırıl pırıl gencecik insanları gördük. Çok önemli saatler geçirdik orada. Elbette savunma sanayiini bir partiye, bir döneme mal edenlere rağmen 1973’te kurulan TUSAŞ’ı, Cumhuriyet’in ilk yıllarında gökleri işaret eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten başlayarak TUSAŞ’taki büyük atılımla birlikte bugünlere kadar nasıl geldiğimizi konuştuk. Kimin emeği, katkısı varsa ayırmadan, sakınmadan hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Orada da kimseyi ayırmadan ziyaretlerde bulunduk" ifadelerini kullandı. "Türkiye’de gıda enflasyonu dünyanın 17 katı" Yıllık enflasyonun yüzde 32,4’e yükseldiğini belirten Özel, "Dört ay önce 30’un biraz altındayken, yıl sonunda yüzde 16’ya düşecek demişlerdi. Yüzde 30’dan 16’ya doğru düşeceğini iddia ettikleri enflasyonu dört ayın sonunda yıllık yüzde 32,4’e getirdiler. Son dört aydaki enflasyon yüzde 14,6. Ancak bu sene her ay üst üste binen enflasyonlar büyük bir tehlikeye dikkat çekiyor. Yüzde 14,6 ile bir yılda hedeflenen yüzde 16’lık enflasyonu dört ayda tüketmiş, dört ayda oraya ulaşmış noktadayız. Bundan sonra enflasyondaki her artış kar topu gibi büyüyerek fiyatları daha yüksek, maaşları daha yetersiz bir hale getirecek. Nisan ayı enflasyonumuz yüzde 4,2 olarak gerçekleşti. Yani dünyadaki 100 ülkenin bir yıllık enflasyonundan fazla. Hani diyorlar ya ‘Enflasyon bütün dünyada sorun’, dünyadaki 100 ülke bir yılda bizim bir ayda yaşadığımız enflasyondan azını yaşıyor. O yüzden dünyanın gelişmiş ülkelerinde böyle bir sorun yok. Kaldı ki işsizlikte, yüksek enflasyonda, yüksek faizde, yoksullukta, gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa birincisiyiz.. En önemli sorunlardan bir tanesi de birazdan çiftçilerimizden bahsederken bahsedeceğim. Gıda enflasyonu. Dünyanın 17 katı bir gıda enflasyonu ile boğuşmak durumundayız" dedi. "Diyanet İşleri kesim bedelini 18 bin lira olarak belirlemiş, 21 kat artırmış" Ak Parti iktidara geldiğinde en düşük emekli maaşının 257 lira ve en düşük emekli maaşı ile iyi bir koçun 150 lira olduğunu söyleyen Özel, "Bugün aynı iyi koç 45 bin lira, en düşük emekli maaşı 20 bin lira. 1,5 koç alan emekli, yarım koç alamayan, iki emekli birleşse bir kurbanlık alamayan duruma geldiler. Ak Parti iktidara geldiğinde asgari ücret emekli maaşından düşüktü ve 187 liraydı. İyi bir koç, 150 liraydı. Bir asgari ücret, bir kurbanlığın fazlasını alıyordu. Bugün asgari ücretli kurban almaya gittiğinde, elinde 28 bin lira var. Kurbanlık 45 bin lira. Bu sene Diyanet İşleri kesim bedeline 18 bin lira demiş. 21 kat artırmış. O Diyanet İşleri Başkanı’nı atayan bu hükümet, ikramiyeyi sadece dört kat artırmış. Sekiz yılda 21 kat artan Diyanet İşleri’nin hesabı, dört kat artan emeklinin ikramiye hesabı. Bu duruma getirdiler" şeklinde konuştu. "Kendi çalışmasıyla dünya kadar servet yapmış, malına çöktüler" Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ve oğlunun hukuk süreci hakkında değerlendirmede bulunan Özel, "Böcek’in oğlunun ve gelininin kaydettiği, eşiyle mahrem görüntülerinden bir tanesini kamuoyuna verdiler. Hatta dilim varmıyor ama bu iftirayı atan siteyi hâlâ engellemiyorlar. Ele geçirilmiş bir delinin bir sitesi var. Oradan gelininin aslında Muhittin Böcek’in sevgilisi olduğu, çocuğun Muhittin Böcek’ten olduğu, oğluyla evlendirdiği gibi iğrenç iftirayla bir video servis ettiler. ‘Devamı gelecek’ dediler. Biz de basından okuduk, Gökhan Böcek’in sinir krizi geçirdiği, ‘Tamam getirin ne istiyorsanız imzalayacağım’ dediği ortaya çıktı. Sonra Muhittin Böcek’in ifadesi alınıyor. Muhittin Böcek’i okudunuz. ‘Adaylığımla ilgisi yok, partiye her zaman olan bağışlardı. Oğluma geniş zamanlı, ‘Parti bir şey isterse ver, demiştim. Genel Başkan, ‘Partimize sahip çıkın, maddi manevi arkasında olun kampanyanın’ demişti. Geniş zamanlı talimatım vardı geniş zamanlı aldı. Almış, götürmüş benim haberim yok.’ Çünkü Muhittin Bey’e mal varlığına el konulana kadar, kamyon muavinliği, otobüs şoförlüğü ile başlamış. Kendi çalışmasıyla dünya kadar servet yapmış, malına çöktüler. Torununa iftira attılar. Büyüyecek o çocuk, büyüyecek. Tarih önünde biz bunları ispatlamazsak o çocuk bu iftiralarla büyüyecek" ifadelerini kullandı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Acar: "Komisyon iyi bir destek oranına sahip"
04 Eylül 2025 Perşembe - 15:59 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Acar: "Komisyon iyi bir destek oranına sahip" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Faruk Acar, (Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu)"Türkiye genelinde de bölgede de komisyonun vatandaşın büyük bir desteğiyle karşı karşıya olduğunu söyleyebiliriz" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Faruk Acar, Şanlıurfa’da Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’nda konuştu. Acar, yaklaşık bir aydır söz konusu buluşmaları farklı şehirlerde gerçekleştirdiklerini söyledi. "Terörsüz Türkiye" sürecini en önemli faaliyet olarak gördüklerini vurgulayan Acar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde süreci tüm teşkilat olarak vatandaşa en iyi şekilde anlatmaya gayret ettiklerini söyledi. Komisyonun kurulmasıyla sürecin siyasal olarak konuşulmaya başlandığını aktaran Acar, "Tüm siyasi partiler burada komisyonda tüm tartışmalarını yapmaya devam ediyor. Dolayısıyla biz de buradan aldığımız geri bildirimlerle sokaktaki vatandaşımızın bize bu konuyla alakalı yaklaşımlarını, desteklerini ve aynı zamanda soru işaretlerini giderebilmek için gayret ediyoruz. Komisyon iyi bir destek oranına sahip, Türkiye genelinde de bölgede de komisyonun vatandaşın büyük bir desteğiyle karşı karşıya olduğunu söyleyebiliriz. Bu da bizi sorumluluk açısından bizim daha farklı bir yerde durmamızı sağlıyor. O nedenle hem vatandaşlarımızın diğer gündelik hayatları içerisindeki tüm sorunları, dertleri, talepleri, beklentileri doğru şekilde anlamaya çalışıyoruz. Ekonomiyle alakalı bir süreç yaşadık. Bir program var, bunu anlatmaya çalışıyoruz. Şehrimizde yapılacak hükümet organizasyonları, projeleri varsa bunları anlatmaya çalışıyoruz, notlarımızı alıyoruz. Bu notlar çerçevesinde Cumhurbaşkanımıza gidip sağlıklı bir şekilde aktarmaya çalışıyoruz. En kıymetli olan, vatandaşlarımızla her daim temas halindeyiz, tüm sorunların farkındayız, gündemimize hakimiz. Vatandaşlarımızdan bu değerli destekleri dolayısıyla hem terörsüz Türkiye hem de bizim iktidarımızın, bakış açımızın, vizyonumuzun ve Cumhurbaşkanı’mıza olan güvenlerini muhafaza etmeleri dolayısıyla teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
CHP Genel Başkanı Özel: "4- 9 Eylül tarihleri arası CHP’nin kuruluş haftası olarak kutlanacak"
04 Eylül 2025 Perşembe - 15:32 CHP Genel Başkanı Özel: "4- 9 Eylül tarihleri arası CHP’nin kuruluş haftası olarak kutlanacak" Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, burada yaptığı konuşmada, 4-9 Eylül tarihleri arasının CHP’nin kuruluş haftası olarak kutlanacağını ifade etti. Özel, "Bir mevzi olarak Cumhuriyet Halk Partisi’ni savunma peşinde ve niyetinde değiliz. Bir cephe olarak demokratik siyaseti savunmaya devam edeceğiz" dedi. Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, 4 - 9 Eylül Kuruluş Haftası etkinliklerinin açılışına katıldı. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özel, burada yaptığı konuşmada, 4 - 9 Eylül tarihleri arasının CHP’nin kuruluş haftası olarak kutlanacağını ifade etti. Özel, Kuruluş haftası dolayısıyla parti Genel Merkez binasında tüm paydaşların emeğiyle hazırlanan CHP Programları serginin 29 Ekim’e kadar günde 4 saat boyunca mihmandarlar eşliğinde gezilebileceğini kaydetti. "Kararlılığımız ve demokrasiyi inşa hedefimiz tüm programlarımızda yer aldı" CHP’nin dünyanın önde gelen program partilerinden bir tanesi olduğunu dile getiren Özel, "Parti programlarımız Cumhuriyetimizin kuruluşundan bu yana hedeflediğimiz; demokratikleşme, kalkınma, adalet ve sosyal devlet vizyonlarını hep içermiştir. Kalkınmacı anlayışımız ve kalkınma hamlelerimiz, kimsesizlerin kimsesi olan güçlü sosyal devlet arzumuz, adaleti tesis etmek için kararlılığımız ve demokrasiyi inşa hedefimiz tüm programlarımızda yer aldı. Kuşkusuz bundan sonra da yer almaya devam edecek. En önemlisi Cumhuriyet Halk Partisi programlarında benimsediği bu vizyonunu, hedeflerini, her zaman gerçekliğe dönüştürmek için gerekli iradeyi ortaya koydu" dedi. "Cumhur İttifakı’nın çıkar ve hedefleri ile milletin beklentileri birbirinden ayrışmıştır" Türkiye olarak hem ekonomik, yargı bağımsızlığı ve kuvvetler ayrılığı başta olmak üzere tarihin en zorlu günlerinden birinin yaşandığına dikkati çeken Özel, "Ne yazık ki demokrasi ile göreve gelen bir iktidarın, demokrasi treninden inmesinin ve ülkeyi sandıkla değil baskıyla yönetme tercihinin ağır sonuçları bunlar. Ne yazık ki iktidara demokratik tehdit olan her kişi, her kurum ortadan kaldırılmak isteniyor. Bir kişi ve onun yanındakiler iktidarda kalsın diye milletimize ağır bedeller ödetilmeye çalışılmaktadır. Yaşadıklarımızın özeti şudur; Türkiye’de artık Erdoğan’ın çıkarlarıyla milletin çıkarları birbirinden ayrılmıştır. Cumhur İttifakı’nın çıkar ve hedefleri ile milletin beklentileri birbirinden ayrışmıştır" açıklamasında bulundu. "Bir mevzi olarak CHP’yi savunma niyetinde değiliz, demokratik siyaseti savunmaya devam edeceğiz" Türkiye’de çok partili siyasetin tehdit altında olduğunu söyleyen Özel, "Rezervler biraz toparlanınca yeni şoklara hazırlıklıyız dedikleri ve onlarla aynı yerden talimat alan savcıların ‘Yeni şoklara hazırlıklıyız’ dedikleri, ve onlarla aynı yerden talimat alan savcıların yeni şokları ülkeye yaşattığı günlerdeyiz. Buna karşılık ne yapacağız? Kararlılığımız kesin. Bir mevzi olarak Cumhuriyet Halk Partisi’ni savunma peşinde ve niyetinde değiliz. Bir cephe olarak demokratik siyaseti savunmaya devam edeceğiz. Bu cephe savunuculuğu elbette sadece bir siyasi partinin değil; milletin ve demokratik siyaseti savunan tüm partilerin ortak kararlılığıyla olacaktır, eylemliliğiyle olacaktır" diye konuştu. "Cumhurbaşkanı adayını hapse atsanız ne olur?" Özel, sözlerine şöyle devam etti: "Bir siyasi partinin iki yıl önce yaptığı, şimdi yenisini yaptığı, bin mahalleden 950’sinin seçimlerinin şeffaf, tıkır tıkır, barış, sulh içerisinde olduğu bir süreçte, gelecek hafta sonu bütün ilçe kongreleri bitiyorken, yeni il kongresi yapılacak, iki yıl önceki il kongresini bir meczup beyanıyla ortadan kaldırıp, 16 milyonluk bir kentte o kenti yöneten partinin il başkanına kayyım atamak, il binasını mahkemeye vermek, kongresini iptal etmek, o partinin orayı kazanan belediye başkanını hapiste tutmak, kendi korkusundan millete korku salmak için yapılan iş ve eylemler değil de, nedir? Bu yüzden biz bu korkuyu örgütleyenlere karşı umudu örgütlemek için bir hafta boyunca bu binadayız. Keyfimizi kaçırmaya, moralimizi bozmaya, yüzümüzdeki gülümsemeyi, gencecik arkadaşlarımızın geleceğe umutla bakacakları bu bir haftada bizim umudu örgütlememize karşı korkuyu örgütleyenlerin dün yaptıklarının, bugün yapacaklarının, yarın yapacaklarının bir önemi yok. Öyle olsaydı 100 yıl önce, bundan 106 yıl önce Samsun’a çıkılırken elde bulunan şey, o günkü iktidar yargısının ölüm fermanıydı. Boynuna idam fermanını takıp Samsun’a kurtuluşu ve kuruluşu örgütlemeye giden bir partinin il başkanına kayyım atasanız ne olur, Cumhurbaşkanı Adayını hapse atsanız ne olur, Genel Başkanını tehdit etseniz, ‘Böyle siyaset yapacaksan alaşağı ederiz. Sus, Ankara’da otur. Partinin başında dur’ diyerek ahlaksız tehdit ve şantajlarda bulunsanız ne olur?." Özel, konuşmanın ardından parti muhabirleri ile parti Genel Merkez binasında açıklan ve 29 Ekim’e kadar devam edecek olan CHP Programları sergisini gezdi.
Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy: "2025 yıl sonu hedefimiz olan 64 milyar dolar gelire doğru emin adımlarla ilerliyoruz"
04 Eylül 2025 Perşembe - 14:18 Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy: "2025 yıl sonu hedefimiz olan 64 milyar dolar gelire doğru emin adımlarla ilerliyoruz" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 2025 yılının ilk altı ayında 25.8 milyar dolar gelir elde ettiklerini belirterek, "Yıl sonu hedefimiz olan 64 milyar dolar gelire doğru emin adımlarla ilerliyoruz" dedi. Bir dizi ziyaret için Artvin’e gelen Bakan Ersoy, ilk olarak Valiliği ziyaret etti. Bakan Ersoy, ardından Artvin Gençlik Merkezi toplantı salonunda turizm sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelerek kentteki turizm çalışmalarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Artvin’in doğasıyla, kültürüyle, yeşiliyle, mavisiyle, tarihiyle her alanda çok güçlü imkanlara sahip olduğunu ifade eden Bakan Mehmet Nuri Ersoy, "Artvin’de Kafkasör Yaylası başta olmak üzere birçok doğa harikası yayla bulunuyor. Karagöl gibi eşsiz bir doğa harikası, Borçka’daki güzellikler, Çoruh Nehri, Deliklikaya Şelalesi, Kaçkar Dağları ve özellikle ormanları, bitki çeşitliliği, yaban hayatı da Artvin’i ayrıcalıklı kılan özelliklerden bazılarıdır. Ayrıca Artvin, doğal güzelliklerinin yanında gastronomi açısından da bir kültür hazinesidir. Çok köklü bir geçmişten gelen kültürü yansıtan yöresel lezzetlerin yanında folkloru, tarihi yapıları, anıtları ve kültürel çeşitliliği de yine bu şehrin zenginliğini göstermektedir. Tüm bu özellikler güzellikler şehri Artvin’in nasıl güçlü bir kültür turizm potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir. Katıldığım birçok toplantıda şunu çok açık bir şekilde ifade ediyorum. Bir turizm potansiyeline sahip olmak tek başına yeterli değildir. Önemli olan bu potansiyelin en doğru ve etkin şekilde yönetilmesidir. İşte Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak bizim bu tarz toplantılarla yapmaya çalıştığımız bu bakış açısını yaygınlaştırmaktır" diye konuştu. "Sayın Cumhurbaşkanımızın turizmi stratejik bir sektör olarak ilan etmesinin ardından, biz de bakanlık olarak yeni bir yol haritası belirledik" diyen Ersoy, "Ülkemizin ve şehirlerimizin turizm potansiyelini en doğru şekilde yönetmek adına bazı radikal kararlar aldık. İşte bu değişim hamlesinin ardından turizm alanında rekorlar kırmaya başladık. Turizm kapasitemiz her geçen gün daha da yukarılara çıkıyor. 2025 yılının ilk altı ayında 25.8 milyar dolar gelir elde ettik. Yıl sonu hedefimiz olan 64 milyar dolar gelire doğru emin adımlarla ilerliyoruz" şeklinde konuştu. "Neden şehirlerimizi anlatıyoruz?" Artık turizmde rekabetin yalnız ülkeler arasında değil şehirler arasında da yaşandığını ifade eden Ersoy, "Neden şehirlerimizi anlatıyoruz? Çünkü günümüzde turizm sektörünün dinamiklerini kökten değiştiren yeni bir gerçeklikle karşı karşıyayız. Artık turizmde rekabet yalnız ülkeler arasında değil şehirler arasında yaşanıyor. Geçmişte ülke bazlı turizm pazarlaması yapılıyordu. Ama şimdi şehirlerin de tanıtılmasına ayrı bir önem veriliyor. İnternetin, sosyal medyanın ve en önemlisi ulaşım imkanlarının gelişmesiyle birlikte insanlar dünyanın dört bir yanından kalkıp Artvin’in yaylalarını görmeye geliyor. Farklı ulaşım imkanlarından da yararlanarak iki günlük hafta sonu tatilinde farklı şehirleri ziyaret ediyor. Bu yeni gelişen durumlar karşısında bizde Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak artık şehirlerimizin bu rekabette fark oluşturması, turizm pastasından daha fazla pay alabilmesi için çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda Artvin’in turizm potansiyelini doğru bir şekilde yönetmek adına tanıtım faaliyetlerini profesyonel bir anlayışla sürdürüyoruz. Ayrıca restorasyon ve kazı çalışmalarının yanında kültür ve turizm alanında farklı alanlarda da çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. "Eğer bizler Artvin’e daha fazla turist gelmesini istiyorsak bunun için yapmamız gereken, belirleyeceğimiz hedefler doğrultusunda ortak hareket etmektir" çağrısında bulunan Bakan Ersoy, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Artvin’i seven, kalbi Artvin için atan, Artvin’in sahip olduğu bu güçlü turizm potansiyelinin etkin bir şekilde kullanılması gerektiğini düşünen herkesin bu hedeflere karşı birlik ve beraberlik içinde hareket etmesi gerekir. Milletvekillerimizle yapmış olduğum görüşmelerde de ifade ettim ve ediyorum, biz şehirlerimizin, Artvin’in bu rekabette geri durmasını istemiyoruz. Gerçekten çok güçlü bir potansiyele sahip bir şehirden söz ediyoruz. Yaptıklarımızın daha fazlasını yapabileceğimize de inanıyorum. Bunun için Artvin’in potansiyeline uygun politikalar geliştirmek ve bu politikaların arkasında istikrarlı bir şekilde durmamız gerekmektedir. Eğer bu şehre daha fazla turist gelirse, elbette buradan kazançlı çıkacak olan Artvin şehridir Artvinli hemşehrilerimizdir."