POLİTİKA
Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu başladı 12 Mayıs 2026 Salı - 22:14:24 Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu, siyasetçiler, yerel yöneticiler, sivil toplum örgütleri ve uluslararası temsilcilerin katılımıyla başladı. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen ve 16 Mayıs’a kadar sürecek olan Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu’nun açılış töreni, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Ali Emiri Konferans Salonu’nda düzenlendi. Açılışa, Büyükşehir Belediyesi Başkanı Serra Bucak, Başkan Yardımcısı Doğan Hatun, DEM Parti Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, Barış Anneleri Meclisi, milletvekilleri, siyasi parti ve sivil toplum temsilcileri, uluslararası alanda faaliyet yürüten demokratik kitle örgütleri temsilcileri ile çok sayıda kişi katıldı. Forumda cemiyetin kutuplaşmadan kurtulması, demokratik çözüm, yerel yönetimlerin rolü ve Kürt meselesinin hukuk temelinde çözümü görüşüldü, kayyım politikaları, birlikte hayat, yerel demokrasi ve demokratik toplum başlıkları öne çıktı. Forumda ayrıca Amed’in "kalıcı ve onurlu barışın adresi" olduğu mesajı verildi. Forumun açılışında konuşan Büyükşehir Belediyesi Başkanı Serra Bucak, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi olarak barış ve demokratik toplumu hep birlikte gerçekleştirme sürecine yerelden, yerel yönetimlerden güçlü bir ses ve yanıt vermeyi hedeflediklerini kaydetti. Bucak, "Bu çabamıza destek verdiğiniz için hepinize tek tek, ayrı ayrı çok teşekkür ediyoruz. Forumun çıktılarını elbette bizler de sizler gibi heyecanla bekliyoruz. Ve bu dayanışmanın daimi olmasını istiyoruz. Bizler bu barış sürecine, seçilmiş belediye başkanlarının görevlerine yeniden gönderilmesi olarak bakıyoruz. Ve bunun bir an evvel gerçekleşmesini ümit ediyor, bunu talep ediyoruz" dedi. Sivil toplum örgütlerine destekleri için teşekkür eden Başkan Bucak, "Her çalışmamızda yer alan, bizimle dayanışan, dayanışmalarını bizden esirgemeyen, bizden de dayanışma isteyen; gösterdikleri ilgi, alaka ve emeklerinden ötürü teşekkür ediyorum. Forum koordinasyonumuza içten teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu. Form katılımcıların konuşmalarıyla devam etti.
12 Mayıs 2026 Salı - 18:15 CHP Genel Başkanı Özel: "Türkiye’de gıda enflasyonu dünyanın 17 katı" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Türkiye’de gıda enflasyonu dünyanın 17 katı" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. Geçen hafta Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayii Fuarı’nı ziyaret ettiklerini ifade eden Özel, "Orada yerli teknolojilerimizi inceledik, firma ve kurumlarımızı ziyaret ettik. ASELSAN’dan HAVELSAN’a, TUSAŞ’ımızından TÜBİTAK’ımıza kadar tüm kurumlarımızı ve bu ekosisteme katkı sağlayan, çok önemli görevler yapan şirketleri, pırıl pırıl mühendisleri, gözleri pırıl pırıl gencecik insanları gördük. Çok önemli saatler geçirdik orada. Elbette savunma sanayiini bir partiye, bir döneme mal edenlere rağmen 1973’te kurulan TUSAŞ’ı, Cumhuriyet’in ilk yıllarında gökleri işaret eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten başlayarak TUSAŞ’taki büyük atılımla birlikte bugünlere kadar nasıl geldiğimizi konuştuk. Kimin emeği, katkısı varsa ayırmadan, sakınmadan hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Orada da kimseyi ayırmadan ziyaretlerde bulunduk" ifadelerini kullandı. "Türkiye’de gıda enflasyonu dünyanın 17 katı" Yıllık enflasyonun yüzde 32,4’e yükseldiğini belirten Özel, "Dört ay önce 30’un biraz altındayken, yıl sonunda yüzde 16’ya düşecek demişlerdi. Yüzde 30’dan 16’ya doğru düşeceğini iddia ettikleri enflasyonu dört ayın sonunda yıllık yüzde 32,4’e getirdiler. Son dört aydaki enflasyon yüzde 14,6. Ancak bu sene her ay üst üste binen enflasyonlar büyük bir tehlikeye dikkat çekiyor. Yüzde 14,6 ile bir yılda hedeflenen yüzde 16’lık enflasyonu dört ayda tüketmiş, dört ayda oraya ulaşmış noktadayız. Bundan sonra enflasyondaki her artış kar topu gibi büyüyerek fiyatları daha yüksek, maaşları daha yetersiz bir hale getirecek. Nisan ayı enflasyonumuz yüzde 4,2 olarak gerçekleşti. Yani dünyadaki 100 ülkenin bir yıllık enflasyonundan fazla. Hani diyorlar ya ‘Enflasyon bütün dünyada sorun’, dünyadaki 100 ülke bir yılda bizim bir ayda yaşadığımız enflasyondan azını yaşıyor. O yüzden dünyanın gelişmiş ülkelerinde böyle bir sorun yok. Kaldı ki işsizlikte, yüksek enflasyonda, yüksek faizde, yoksullukta, gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa birincisiyiz.. En önemli sorunlardan bir tanesi de birazdan çiftçilerimizden bahsederken bahsedeceğim. Gıda enflasyonu. Dünyanın 17 katı bir gıda enflasyonu ile boğuşmak durumundayız" dedi. "Diyanet İşleri kesim bedelini 18 bin lira olarak belirlemiş, 21 kat artırmış" Ak Parti iktidara geldiğinde en düşük emekli maaşının 257 lira ve en düşük emekli maaşı ile iyi bir koçun 150 lira olduğunu söyleyen Özel, "Bugün aynı iyi koç 45 bin lira, en düşük emekli maaşı 20 bin lira. 1,5 koç alan emekli, yarım koç alamayan, iki emekli birleşse bir kurbanlık alamayan duruma geldiler. Ak Parti iktidara geldiğinde asgari ücret emekli maaşından düşüktü ve 187 liraydı. İyi bir koç, 150 liraydı. Bir asgari ücret, bir kurbanlığın fazlasını alıyordu. Bugün asgari ücretli kurban almaya gittiğinde, elinde 28 bin lira var. Kurbanlık 45 bin lira. Bu sene Diyanet İşleri kesim bedeline 18 bin lira demiş. 21 kat artırmış. O Diyanet İşleri Başkanı’nı atayan bu hükümet, ikramiyeyi sadece dört kat artırmış. Sekiz yılda 21 kat artan Diyanet İşleri’nin hesabı, dört kat artan emeklinin ikramiye hesabı. Bu duruma getirdiler" şeklinde konuştu. "Kendi çalışmasıyla dünya kadar servet yapmış, malına çöktüler" Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ve oğlunun hukuk süreci hakkında değerlendirmede bulunan Özel, "Böcek’in oğlunun ve gelininin kaydettiği, eşiyle mahrem görüntülerinden bir tanesini kamuoyuna verdiler. Hatta dilim varmıyor ama bu iftirayı atan siteyi hâlâ engellemiyorlar. Ele geçirilmiş bir delinin bir sitesi var. Oradan gelininin aslında Muhittin Böcek’in sevgilisi olduğu, çocuğun Muhittin Böcek’ten olduğu, oğluyla evlendirdiği gibi iğrenç iftirayla bir video servis ettiler. ‘Devamı gelecek’ dediler. Biz de basından okuduk, Gökhan Böcek’in sinir krizi geçirdiği, ‘Tamam getirin ne istiyorsanız imzalayacağım’ dediği ortaya çıktı. Sonra Muhittin Böcek’in ifadesi alınıyor. Muhittin Böcek’i okudunuz. ‘Adaylığımla ilgisi yok, partiye her zaman olan bağışlardı. Oğluma geniş zamanlı, ‘Parti bir şey isterse ver, demiştim. Genel Başkan, ‘Partimize sahip çıkın, maddi manevi arkasında olun kampanyanın’ demişti. Geniş zamanlı talimatım vardı geniş zamanlı aldı. Almış, götürmüş benim haberim yok.’ Çünkü Muhittin Bey’e mal varlığına el konulana kadar, kamyon muavinliği, otobüs şoförlüğü ile başlamış. Kendi çalışmasıyla dünya kadar servet yapmış, malına çöktüler. Torununa iftira attılar. Büyüyecek o çocuk, büyüyecek. Tarih önünde biz bunları ispatlamazsak o çocuk bu iftiralarla büyüyecek" ifadelerini kullandı.
Bakan Göktaş, Azerbaycan Çalışma ve Halkın Sosyal Koruması Bakanı Aliyev ile bir araya geldi
04 Eylül 2025 Perşembe - 10:27 Bakan Göktaş, Azerbaycan Çalışma ve Halkın Sosyal Koruması Bakanı Aliyev ile bir araya geldi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Azerbaycan Çalışma ve Halkın Sosyal Koruması Bakanı Anar Aliyev ile görüştü. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Azerbaycan Çalışma ve Halkın Sosyal Koruması Bakanı Anar Aliyev ve beraberindeki heyeti bakanlıkta ağırladı. Görüşmede, Bakan Aliyev’in Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının aile odaklı çocuk koruma politikalarını geliştirme amacıyla oluşturduğu Koruyucu Aile Bakanlar Bildirisi imzalandı. Görüşmede bakanlığın çocuk, kadın engelli, yaşlı, sosyal yardımlar, sosyal hizmetler ve Aile Yılı kapsamında yürütülen çalışmaları ile iki ülke arasında yürütülen iş birlikleri ele alındı. "İki ülke arasındaki güç birliğini sosyal politikalar alanında da geliştirmekte kararlıyız" Bakan Göktaş, konuşmasında Azerbaycan heyetinin ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Dosttan öte kardeş ülkemizle beraber iş birliklerimizi hem Türkiye’de hem uluslararası boyuta taşımaktan çok memnunuz. Mayıs 2024’te İstanbul’da ilkini gerçekleştirdiğimiz Türk Dünyası Sosyal Politika Bakanlar Toplantısında attığımız güçlü adımlar, bu yıl Bakü’deki ikinci toplantı ile devam etti. İki ülke arasındaki güç birliğini her alanda olduğu gibi sosyal politikalar alanında da geliştirmekte kararlıyız" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde hayata geçirilen Gönül Elçileri Projesi ile koruyucu aile kavramına ilişkin Türkiye’de geniş bir farkındalık dalgası oluştuğunu vurgulayan Göktaş, Türkiye’deki koruyucu aile modelinin Azerbaycan’da da uygulandığını hatırlattı. Göktaş, "Bizim koruyucu aile modelimiz hem ülke bazında hem uluslararası boyuta taşıyabildiğimiz çok güzel bir model. Siz de doğrudan uyguluyorsunuz. Biz de bundan büyük memnuniyet duyuyoruz" dedi. Göktaş, ziyaret kapsamında bakanlık olarak koruyucu aile hizmetlerine yönelik küresel bilinci artırmak amacıyla kapsamlı bir şekilde hazırladıkları, koruyucu aile modelini daha da güçlendirecek bakanlar bildirisine imza atılacağını da sözlerine ekledi. Geçtiğimiz ay Yaşat Derneği vesilesiyle Türkiye’den 18 şehit çocuğunun Bakü’ye bir ziyaret gerçekleştirdiğini de hatırlatarak ev sahiplikleri için teşekkür eden Göktaş, bu ziyaretlerin çocukların gelişimine de çok büyük katkı sağladığını bildirdi. Önümüzdeki günlerde tekrar bir grubu daha Bakü’ye göndereceklerini kaydeden Göktaş, "Çocuklarımızın hem psikolojik olarak rehabilitasyonu hem de arkadaşlık ve dostluk kurmaları açısından bu programları çok değerli bulduğunu söylemek istiyorum" diye konuştu. Bakan Aliyev ise göreve geldikten sonra ilk yurt dışı ikili ziyaretini Türkiye’ye yapmış olmalarından ve iki kardeş ülke arasındaki ilişkiden duyduğu memnuniyeti ifade etti. Azerbaycan’dan Koruyucu Aile Bakanlar Bildirisi’ne imza Görüşmede Bakan Aliyev, korunmaya ihtiyacı olan çocuklar için aile temelli bakımın güçlendirilmesi ve koruyucu aile hizmetlerinin yaygınlaştırılması yönünde uluslararası düzeyde farkındalık oluşturmayı ve iş birliğini teşvik etmeyi hedefleyen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığın girişimiyle oluşturulan Koruyucu Aile Bakanlar Bildirisi’ni imzaladı. Aile odaklı çocuk koruma politikalarının geliştirilmesine yönelik ortak bir taahhüdü ifade eden bildiri ile ülkeler arası iş birliğinin artırılması, iyi uygulamaların paylaşılması ve koruyucu aile sisteminin küresel ölçekte görünürlüğünün artırılması hedefleniyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın Türkiye adına ilk imzasını attığı Koruyucu Aile Bakanlar Bildirisi, 22-23 Mayıs 2025’te İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Aile Forumu’nda tüm ülkelerin imzasına açılmış ve 14 ülkenin temsilcisi tarafından imzalanmıştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Sivas Kongresi mesajı
04 Eylül 2025 Perşembe - 10:13 Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Sivas Kongresi mesajı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Sivas Kongresi’nde alınan kararlar ile Türk milletinin esareti kabullenmeyeceği, vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığının her şeyin üzerinde olduğu ilan edilmiştir. Bugün bizlere düşen görev, Sivas Kongresi’nin ruhunu daima canlı tutmak, birlik ve beraberliğimizi güçlendirmek, bağımsızlık ideallerimizi gelecek nesillere aktarmaktır" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sivas Kongresi’nin 106. yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımladı. Milli Mücadele tarihinin dönüm noktalarından biri olan 4 Eylül 1919 Sivas Kongresinin milletin bağımsızlık azmini, millî birlik ve beraberlik iradesini tüm dünyaya duyurduğu, tam bağımsız Türkiye idealinin temellerinin atıldığı tarihi bir meşale olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan," Sivas Kongresi’nde alınan kararlar ile Türk milletinin esareti kabullenmeyeceği, vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığının her şeyin üzerinde olduğu ilan edilmiştir" açıklamasını yaptı. Bu tarihi kongrede, manda ve himaye reddedilerek, milletin kendi iradesine ve gücüne güvenmesi gerektiği ortaya konulmuş, Cumhuriyetin kuruluşuna giden yolun en önemli adımlarından birinin atıldığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında, "Bugün bizlere düşen görev, Sivas Kongresi’nin ruhunu daima canlı tutmak, birlik ve beraberliğimizi güçlendirmek, bağımsızlık ideallerimizi gelecek nesillere aktarmaktır. Sivas Kongresi’nin yıl dönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere, Sivas Kongresi’nin kahramanlarını, İstiklal Mücadelemizin tüm aziz şehitlerini rahmet, gazilerimizi minnet ve şükranla anıyor; bu Kongre’ye ev sahipliği yapan Sivaslıları ve tüm vatandaşlarımı en kalbî duygularla selamlıyorum" ifadelerine yer verdi.
"Rusya-Ukrayna savaşında umuyoruz ki Türkiye’nin de temel tezleri dikkate alınır"
04 Eylül 2025 Perşembe - 09:51 "Rusya-Ukrayna savaşında umuyoruz ki Türkiye’nin de temel tezleri dikkate alınır" Ukrayna-Rusya savaşının bitmesi noktasında Türkiye’nin yapıcı bir rol oynadığını belirten Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden Doç. Dr. Berat Akıncı, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Savaşın kazananı, adil bir barışın kaybedeni olmaz’ mottosu çok önemli. Umuyoruz ki Türkiye’nin de bu noktadaki temel tezleri dikkate alınır" dedi. Şubat 2022’den bu yana devam eden Rusya-Ukrayna Savaşı’nın çözümüne yönelik çabalar son zamanlarda hızlandı. Türkiye’nin savaşın bitmesi için yaptığı girişimlerin yanı sıra artık Amerika Birleşik Devletleri Başkanı (ABD) Donald Trump da devreye girdi. Konuyla ilgili Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Berat Akıncı, İhlas Haber Ajansı muhabirine açıklamalarda bulundu. "Bütün dünya savaşın bitmesinden yana" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Savaşın kazananı, adil bir barışın kaybedeni olmaz’ sözünün çok önemli olduğuna vurgu yapan Doç. Dr. Akıncı, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Savaşın kazananı, adil bir barışın kaybedeni olmaz’ mottosu çok önemli. Savaşın bitmesinin bölgeye ve küresel ekonomilere olumlu etkileri olacaktır. Savaş sadece Ukrayna ve Rusya’yı etkilemiyor. Bütün dünya bu savaşların biran önce bitmesi noktasında hevesli" ifadelerini kullandı. "Trump, Ukrayna’nın kaybettiklerini önemsemiyor" Trump’ın savaşları bitirip ‘Nobel Barış Ödülü’ almak istediğini, ancak savaşları bitirmenin pek kolay olmadığına değinen Doç. Dr. Akıncı, şunları söyledi: "Savaşı başlatmak kolay ama bitirmek zor. Savaşın üzerinden 3 yıl geçti, kayıplar arttı ve her 2 ülke de elini en üst perdeden açıp bir şekilde barış masasına öyle oturmak istiyor. Donald Trump ise bu noktada ‘Ben geldim, dünyadaki savaşları bitirip Nobel Barış Ödülü alacağım’ diyerek çok hevesli. Gördüğümüz kadarıyla Donald Trump’ın ikinci dönem başkanlık koltuğuna oturmasıyla o sözlerinin havada kaldığını görüyoruz. Ukrayna-Rusya savaşını bitirmek gerçekten kolay değil. Çünkü Putin, Ukrayna masasında elinin güçlü olduğunu düşünüyor ve masada kazanmak istiyor. Donald Trump ise Ukrayna’nın enerji kaynaklarının çökmesini, topraklarının kaybetmesini pek umursamıyor. Ukrayna gözünden olaylara bakamıyor. Baktığı zaman Putin ile anlaşmak da kolay değil." "Türkiye bu noktada çok yapıcı bir dış politika uyguluyor" Türkiye’nin Rusya-Ukrayna savaşında yapıcı bir rol aldığına dikkat çeken Doç. Dr. Akıncı, "Burada hem Avrupa Birliği hem de bölge ülkelerinin devrede olduğu ortak kazancın yükseltildiği masaya oturabilmek önemli. Bu yönde atılan adımları yok saymamak gerekiyor. Donald Trump’ın liderleri bir araya getirme noktasındaki isteği çok önemli. Umuyoruz ki Türkiye’nin de bu noktadaki temel tezleri dikkate alınır. Türkiye bu noktada çok yapıcı bir dış politika uyguluyor. Türkiye’nin temel tezi, savaşın kazananı, adil bir barışın kaybedeni olmaz. Savaşın bitmesi aslında sadece Ukrayna-Rusya’nın değil bütün dünyanın bitmesini arzu etmesi gereken bir durum" diyerek sözlerini tamamladı.
İletişim Başkanı Duran: "CHP Genel Başkanı Özel bir kez daha Cumhurbaşkanımıza yönelik hakaret içeren sözler kullanmıştır"
04 Eylül 2025 Perşembe - 01:06 İletişim Başkanı Duran: "CHP Genel Başkanı Özel bir kez daha Cumhurbaşkanımıza yönelik hakaret içeren sözler kullanmıştır" İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "CHP Genel Başkanı Özgür Özel bir kez daha Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik hakaret içeren sözler kullanmıştır" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in açıklamalarının ardından sosyal medya hesabından paylaşım yapan İletişim Başkanı Duran, "CHP Genel Başkanı Özgür Özel bir kez daha Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik hakaret içeren sözler kullanmıştır. Siyasette hakaret dilini kullanmayı alışkanlık haline getiren Özel, bu yaklaşımıyla partisinin içine düştüğü sorunların üstünü örtemeyecektir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bugüne kadar girdiği tüm seçimleri milletimizin hür iradesiyle kazanmış, sandıktan defalarca güvenoyu almış, demokratik meşruiyeti tartışılmaz bir liderdir" ifadelerine yer verdi. "Türk siyasetinde cesaretin sembolü olmuş bir lidere yöneltilen bu seviyesiz dil, siyasi çaresizliğin en dip noktasıdır" CHP Genel Başkanı Özel’in tutumunun kutuplaştırıcı olduğunu ifade eden Duran, "Türk siyasetinde cesaretin sembolü olmuş, 15 Temmuz’da tanklara karşı durmuş, iç ve dış vesayetle mücadele etmiş bir lidere yöneltilen bu seviyesiz dil, siyasi çaresizliğin en dip noktasıdır. Siyaset, her gün yeni hakaret ifadeleri kullanarak değil, yeni vizyon, proje ve hizmet önerisi sunarak yapılır. Türk milletinin ve CHP seçmeninin bu milli irade karşıtı, kutuplaştırıcı ve ayrıştırıcı üslubu hak etmediğini bir kez daha hatırlatıyorum" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Netanyahu denilen gaddarın, kafirin o kıyımına asla seyirci kalamayız"
03 Eylül 2025 Çarşamba - 21:24 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Netanyahu denilen gaddarın, kafirin o kıyımına asla seyirci kalamayız" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Şu anda Filistin’de olan bütün bu, Netanyahu denilen gaddarın, kafirin o kıyımına asla seyirci kalamayız. Şu an kalbimizin yarısı buradaysa, diğer yarısı İslam dünyasının kanayan yaraları olan Gazze’de, Filistin’de, Yemen, Sudan, Afganistan’dadır" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Mevlid-i Nebi Haftası Açılış Programı’nda konuştu. Konuşmasına Taha Suresi’nden ayetler okuyarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnsanlığın ufkuna bir güneş misali doğan Peygamber Efendimizin aleyhissalatü vesselâm, yeryüzünü teşriflerinin sene-i devriyesinde sizlerle böylesine müstesna bir atmosferde bir arada olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Yurt dışından gelerek programımıza iştirak eden Müslüman ülkelerin dini liderlerini ve kıymetli ilim erbabımızı da aramızda görmekten duyduğum memnuniyeti bilhassa ifade etmek istiyorum. Cumhurbaşkanlığı Külliyemize, milletin evine, bu gazi mekâna hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz. Bu mübarek gecede kalplerimizi buluşturan, dualarımızı birleştiren Yüce Rabbimize sonsuz hamdüsenalar olsun. Cenab-ı Allah muhabbetimizi daim, kardeşliğimizi kaim ve kavi eylesin" dedi. "Müslümanlar olarak arzı bir kandil gibi aydınlatan bu müstesna doğuşun bir yıl dönümüne daha ulaşmanın sevinci, mutluluğu, heyecanı içerisindeyiz" diyen Erdoğan, "Bu gece selim bir kalple, yepyeni bir ümitle idrak edeceğimiz leyle-i mevlidin ülkemiz, milletimiz, Müslümanlar ve tüm insanlık için hayırlar getirmesini diliyorum. Gece boyunca edeceğimiz duaların, yapacağımız ibadetlerin kabul ve karin olmasını, semaya açılan ellerin Ahmet ve merhametle dolmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum" dedi. Peygamber Efendimizin aleyhissalatü vesselâm, mümtaz ve mübarek hayatının bütün insanlık için numune-i imtisal olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rabbimizin alemleri yüzü suyu hürmetine yarattığı Peygamberimiz, veladetinden vefatına kadar her anıyla kendisinden öncekilere ve sonrakilere emsal teşkil etmiştir. Dünya hayatında insanın kendini tanıma, bulma ve bilme serüvenine kılavuzluk edecek, anlam arayışına en doğru cevapları verecek örnek şahsiyet hiç şüphesiz Resûlullah Efendimizdir. Peygamber Efendimizin aleyhissalatü vesselâm, tek bir anı dahi kararan kalplere çare olacak, gönül gözünü açacak sonsuz bir şifa kaynağıdır. Şu hususu önemle vurgulamak isterim: Fahri Kainat Efendimiz, hayatının her alanında olduğu gibi aile yaşantısında da üsve-i hasene olarak hepimiz için en güzel örnektir" açıklamasını yaptı. Bu yılı ’Aile Yılı’ olarak ilan ettiklerini, ailenin kendileri için çok önemli olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aileyi merhamet ve fedakarlık yuvası, ülfet ve muhabbet ocağı yapacak tüm çözümleri, tüm reçeteler Allah Resulü’nün aile hayatında mevcuttur. ’Sizin en hayırlınız ailesine karşı en hayırlı olanınızdır. Ben de aileme karşı en hayırlı olanınızım.’ Bu Hadisi Şerif, Efendimizin aile müessesine verdiği değeri çok net gösteriyor. Uzun yıllar Resulü Ekrem Efendimizin hizmetinde bulunan Enes bin Malik radıyallahu anh, Peygamberimizi bakınız nasıl anlatıyor. ’Ailesine karşı Resulüllah’tan daha şefkatli olan bir kimse görmedim. Muhterem zevcelerine karşı daima hürmetkar olan Efendimiz, çocuklara karşı da şefkat ve merhametle yaklaşmış, uyarılarını yavrucuğum diyerek incitmeden, muhatabının narin kalbini kırmadan yapmıştır’" dedi. Hazreti Peygamber’in kız çocuklarının o diri diri toprağa gömüldüğü karanlık bir dönemde zamanı aşan tavsiyeleri ve örnek yaşantısıyla insanlık adına yeni bir çağı başlattığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bilhassa kadına ve çocuğa yönelik şiddetin endişe verici boyutlara ulaştığı günümüzde Peygamber Efendimizin aile hayatını daha fazla öğrenmeye, onu daha çok örnek almaya ihtiyaç duyduğumuza inanıyorum. Mevlid-i Nebi Haftamızın bu yılki temasının Peygamberimiz ve Aile Ahlakı olarak belirlenmesini, bu bakımdan çok isabetli buluyorum. Hafta boyunca doğumunun 1500’üncü yılında ’Alemlere Rahmet Hazreti Muhammed’ başlığıyla yapılacak faaliyetlerin aile konusundaki bilinç ve farkındalığı daha da artırmasını ümit ediyorum. Diyanet teşkilatımızla birlikte Mevlid-i Nebi Haftası’nın en güzel şekilde idrak edilmesi için elini taşın altına koyan tüm kurum ve kuruluşlarımızdan Allah razı olsun diyorum" ifadelerini kullandı. Müslümanların bir ve bütün olduğunu ifade eden Erdoğan, "Peygamberimiz aleyhiselatü vesselam aynı zamanda maşukumuz, sultanımız, en sevgilimizdir. Peygamber aşkı aziz milletimizin yüreğinde adeta kök salmış yüce bir çınardır. Bu çınarın kolları Asya’dan Afrika’ya bütün cihanı sarmıştır. Biz işte bu yüzden dünyadaki bütün Müslümanlara derin bir muhabbet besleriz. İşte bu yüzden dünyanın neresinde bir Müslüman varsa gönlümüz, aklımız, ruhumuz oradadır. İşte bu yüzden tüm Müslümanları bir bedenin azaları olarak görür, bir tarağın dişleri, bir binanın tuğlaları olarak biliriz. Onun için biz şu anda Filistin’deyiz, onun için biz şu anda Gazze’deyiz, onun için biz şu anda Filistin’de olan bütün bu, Netanyahu denilen gaddarın, kafirin o kıyımına asla seyirci kalamayız. Şu anda bizleri ümmet şuuruyla kalplerimizi birleştiren, bizi birbirimize kenetleyen bu bağ dikkatinizi çekiyorum; Muhammedi bir muhabbet bağıdır. Şu an kalbimizin yarısı buradaysa, diğer yarısı İslam dünyasının kanayan yaraları olan Gazze’de, Filistin’de, Yemen, Sudan, Afganistan’dadır. İnşallah bu gece yapacağımız dualarda nerede yaşarsa yaşasın mazlum ve mağdurları unutmayacağız. Ellerimizi semaya inşallah onlar için de açacağız. Seccadelerimizi gözyaşlarımızla onlar için de ıslatacağız. Bölgemizde ve dünyada barışın, huzurun, güvenliğin hakim olması için alemlerin Rabbine niyazda bulunacağız. Müslümanlar olarak her zorlukla beraber bir kolaylığın olduğuna tüm kalbimizle iman ediyoruz. Bugün yaşadığımız sıkıntıların da bir eceli olduğunu çok iyi biliyoruz" şeklinde konuştu. Dünya üzerinde yaşananlara rağmen ümitsiz olmadıklarını, karamsar olmadıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Coğrafyamızdaki haksızlıklara, adaletsizliklere, zulümlere rağmen yeise asla kapılmayacağız. Binlerce yıldır olduğu gibi bugün çekilen çileler de inşallah bitecek. Zulmün karanlığı yerini adaletin gönüllerimizi ısıtan güneşine bırakacaktır. Bu mübarek gecenin Gazzeli kardeşlerimizle birlikte tüm mazlumların sıkıntıdan kurtuluşuna vesile olmasını yürekten temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. Mazlumların yüzünü güldürecek, mağdurların derdine derman olacak, insanlığa yepyeni bir umut penceresi açacak tüm yol ve prensiplerin, Peygamberimizin müşfik ve kuşatıcı davetinde saklı olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "İstiklal Marşı şairimiz merhum Mehmet Akif’in şu dizelerinde tezahür eden hakikati kendimiz için nihai gaye olarak görmemiz gerekiyor: ’Doğrudan doğruya Kur’an’dan alarak ilhamı, asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı.’ Başka yerde ilham aramaya gerek yok. Evet, buradaki her bir kardeşimin tebliğ ve irşat vazifesini bu şuurla icra edeceğinden hiçbir şüphe duymuyorum. Diyanet İşleri Başkanlığımızın rıza-i ilahi yolunda engellere ve karalama kampanyalarına aldırmadan fedakarca çalışan tüm mensuplarına bir kez daha teşekkür ediyorum. Diyanet İşleri Başkanlığımızın koordinesinde yarın gerçekleştirilecek günümüzde aileye yönelik tehditler ve çözüm önerileri isimli çalıştayın da hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum."
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Demir: "Eser üretmek bizim işimiz, hezimet CHP’nin işi"
03 Eylül 2025 Çarşamba - 18:39 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Demir: "Eser üretmek bizim işimiz, hezimet CHP’nin işi" AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Demir, "Hizmet bizim işimiz, eser üretmek bizim işimiz. Hezimet CHP’nin işi, hasar CHP’nin işi, siyasete gölge düşürmek CHP’nin işi" dedi. Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Bingöl’e gelen AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Demir, partililer ile bir araya gelerek açıklamalarda bulundu. Açıklamaların ardından Demir, AK Parti’ye katılan il meclis üyelerine rozetlerini taktı. Türkiye’ye çağ atlattıklarını dile getiren Demir, "Dönüp baktığımızda 25 yıla sığdırılamayacak, eski Türkiye’nin yüzyıllar boyu yapamadığı hizmetleri, koyamadığı eserleri biz 25 yıla Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya koyduk. Olağanüstü gayret, vizyonel bakış ve bu ülkeye olan sevdamızla, hiçbir ülkede mukayese edilemeyecek inanılmaz işler yaptık. Türkiye’mize çağ atlattık. Eksi Türkiye’ye bakın. Biz Diyarbakır veya Kahramanmaraş’tan üniversiteye giderken bir valizimizi alırdık. Nereye gideceğimizi bilmediğimiz, nerede kalacağımızı ve kimden nasıl destek alacağımızı bilmediğimiz dünyalara giderdik. Biz İstanbul’a okumaya öyle gittik. Adeta gurbete gider gibi okumalara gittik. Şu anda üniversite öğrenci öğrencileri sayısı ile bizim dönemimizdeki öğrenci sayısında 30 kat fark var. Şimdi üniversite öğrencilerimizin müracaatlarının yüzde 98’inin karşılandığı bir ülkede yaşıyoruz. Bir Recep Tayyip Erdoğan ülkesinde yaşıyoruz. Üniversite öğrencilerinin müracaat edenlere ayda 3 bin lira verildiği bir ülkede yaşıyoruz. Ocak ayında öğrencilerimizin beklentilerini de göz önünde bulundurarak artacak bir burstan bahsediyorum. Burs alamayan veya şartları müsait olmayan öğrencilerimize de aynı şekilde burs miktarı kadar kredi veriliyor" diye konuştu. Konuşmasına devam eden Demir, "Yani bu milleti bu millete hizmetin en büyük düzeyini biz yapıyoruz. Buna muhaliflerimiz de katılıyorlar. Buna bize asla oy vermeyecekler de katılıyorlar. Şimdi bu yaptığımız çalışmalarda bizim özellikle üzerinde durduğumuz bir konu daha var. Hizmet bizim işimiz, eser üretmek bizim işimiz. Hezimet CHP’nin işi, hasar CHP’nin işi, siyasete gölge düşürmek CHP’nin işi. Şimdi biz bu hizmetleri yaparken bir şey daha yapıyoruz. Milletimizle bütünleşiyoruz arkadaşlar. Biz ne iş yaparsak yapalım eğer bu milletle gönül ilişkimizi kurmazsak gönül ve muhabbet ilişkilerimizi derinleştirmezsek olmaz" şeklinde konuştu.
AK Parti Genel Sekreteri İnan: "CHP bugün rantçıların esir aldığı dar kadrocu anlayışın pençesinde kıvranıyor"
03 Eylül 2025 Çarşamba - 18:33 AK Parti Genel Sekreteri İnan: "CHP bugün rantçıların esir aldığı dar kadrocu anlayışın pençesinde kıvranıyor" AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, CHP’nin rantçıların esir aldığı dar kadrocu anlayışın pençesinde kıvrandığını belirterek, "Yıllarca bu partiye emek vermiş isimler bir kalemde siliniyor, yol arkadaşlarını bile kapı önüne koyuyorlar" dedi. AK Parti’nin "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" programı kapsamında Van’a gelen AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, sabah saatlerinde parti yöneticileriyle bir araya geldi. Ardından sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve merkez ilçe teşkilatlarıyla bir araya geldi. Burada açıklamalarda bulunan AK Parti Genel Sekreteri İnan, bu toprakların tarih boyunca türlü imtihanlardan geçtiğini belirtti. Terörün karanlık yüzüyle en çok bu coğrafyanın karşı karşıya kaldığını hatırlatan İnan, "Son dönemde ülkemizde yeni bir sürece girdik. Türkiye’nin istikbal yürüyüşünde bir dönüm noktasını temsil eden bu hayırlı sürece katkı veren herkes ismini tarihe yazdıracaktır. Ama böylesine önemli bir konuyu gündem dışı konularla yokuşa sürmenin vebali çok ağır olacaktır. Her kim siyasi çıkarları uğruna bunu yaparsa açık söylüyorum, ne bu millet onun yüzüne bakar ne de gelecek nesiller onu affeder. Sırtında yumurta küfesi olmayanların, sorumluluk taşımayanların bizim ilk günden beri sürdürdüğümüz dikkatli, itinalı, fakat bir o kadar da kararlı tavrımızı anlamakta zorlandıklarını görüyoruz. Bakın biz burada çok hassas bir süreç yönetiyoruz. Biz Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla 86 milyonun emanetini taşıyoruz ve o emanete iğne ucu kadar dahi olsa leke bulaştırmamaya sizlerle birlikte gayret ediyoruz. Bu milletin iradesini hiçbir karanlık odak, hiçbir taşeron örgüt teslim alamaz. Terör örgütlerinin yok etmeye çalıştığı kardeşlik ruhu Van’ın sokaklarında dimdik ayaktadır" diye konuştu. "CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bizim icraatlerimizi, bizim çalışmalarımızı yakından takip etmeye devam etsin" diyen İnan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bizim şehirlerimizde attığımız adımları iyi izlesin. Kendisinin belirlediği özgür bir gündemi yok. Kendisi suça bulaşmış kişilerce rehin alınmış biçimde genel başkanlık koltuğunda oturuyor. CHP Genel Merkezi onun esir olduğu bir bina. Odasından dışarı adım atarken izin almak zorunda. Kendine özgü bir siyaset alanı kalmadı. İfade özgürlüğü elinden alındı, artık Özgür Özel’in ne diyeceği ne yapacağı Silivri cezaevlerinden hırsızların, rantçıların kararıyla belirleniyor. Özgür Özel gittiği şehirlere yargı mensuplarını, kamu görevlilerini tehdit etmek için gidiyor. Biz şehirlerimizde gönül köprüleri kurmaya giderken Özgür Özel leke saçıyor ve kirletiyor. Şunun da altını çizmek isterim: CHP Genel Başkanı artık siyasetin değil, hızla psikiyatri biliminin konusu haline gelmektedir. O gırtlağına kadar battığı çamurda debelenip dururken biz işimize bakacağız. Ak kadrolar olarak bu seviyesiz ve sevimsiz siyasetin bizi çekmek istediği kapana hapsolmayacağız. CHP bugün rantçıların esir aldığı dar kadrocu anlayışın pençesinde kıvranıyor. Bunu da dün gece itibariyle gördük. Yıllarca bu partiye emek vermiş isimler bir kalemde siliniyor, yol arkadaşlarını bile kapı önüne koyuyorlar. Dünkü ihraç kararı, aslında CHP’nin içine düştüğü büyük çelişkiyi ortaya koydu."