GÜNDEM - 01 Mart 2025 Cumartesi 09:11

91 yaşındaki kaşık ustası unutulmaya yüz tutmuş mesleğini sürdürüyor

A
A
A

Rize’de yaşayan 91 yaşındaki kaşık ustası unutulmaya yüz tutmuş mesleğini sürdürmeye devam ediyor.

Rize’nin Fındıklı ilçesine bağlı Beydere Köyü’nde yaşayan 91 yaşındaki Mustafa Ceyran, elleriyle kaşık oyarak unutulmaya yüz tutmuş kaşıkçılık mesleğini sürdürüyor. Kendisi henüz 15 yaşındayken babasının ağaçtan düşerek hayatını kaybetmesinin ardından babasının malzemelerini aldı. İlk iş olarak babası solak olduğu için kullanamayacağı malzemeleri kendisine göre ayarladı. Sonrasında işe koyulan Ceyran şimşir ağacından kaşık yapmaya başladı. Yonta yonta, törpüleye törpüleye kaşık yapan Ceyran mesleğini 76 yıldır sürdürüyor.

91 yaşındaki kaşık ustası unutulmaya yüz tutmuş mesleğini sürdürüyor

Yörede Şimşir ağaçlarının kurumasıyla farklı ağaçlar üzerinde çalışmaya devam eden Ceyran, kaşık yapılabilecek her ağacı değerlendiriyor. 91 yaşındaki ustanın 12 yaşındaki torunu Güney Ceyran da okuldan arda kalan vakitlerde dedesinin yanına gelerek meslek öğreniyor.

Kaşıkçılığa ilk başladığı zamanlarda günde 6-7 kaşık yaptığını ancak yaş ilerledikçe bu sayının düştüğünü dile getiren Mustafa Ceyran "Babam ağaçtan düştü. Sonrasında 1 hafta yaşadı. Babamda bir sol eğri vardı. Onu sağa çevirttirdim. Sonra ufak ufak öğrendim. 15 yaşından beri bu işi yapıyorum. Aslında kolay iştir ama zor yönleri de var. Yaş ilerledikçe günde 2 tane zor yapıyorum. Çok ağaçlardan denedim. Şimşir, armut, gürgen, kızılağaç ile yapmayı denedim. En iyisi şimşir ama ondan sonra armut. Şimşir kurudu gitti, şimdi armut ile yapıyorum. Şimdi günde 2 tane yapıyorum ama eskiden 6-7 tane yapardım. İsteyenler oluyor. Köylerde çok kullanılıyor hala ama şehirde daha ucuzları var. Onları kullanıyorlar, bunları tercih etmiyorlar" dedi.

91 yaşındaki kaşık ustası unutulmaya yüz tutmuş mesleğini sürdürüyor

"Okuldan çıkınca hemen geliyorum ve dedemi izliyorum"

Şimdilik dedesine zımpara ile yardımcı olduğunu, ileride ise tamamen bir kaşık ustası olmayı hedeflediğini dile getiren torun Güney Ceyran ise "Kaşık yapımını izliyorum. Şimdilik kaşıklara zımpara vuruyorum. İlerleyen zamanlarda bana fazlasını da öğretecek. Okuldan çıktığım zaman hemen geliyorum ve dedemi izlemeye başlıyorum. Arada bende yapmayı deniyorum. Kaşığı yontmak, içerisini çıkarmak zor ama gerisi kolay" ifadelerini kullandı.

91 yaşındaki kaşık ustası unutulmaya yüz tutmuş mesleğini sürdürüyorHasan Fehmi Demir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta İstanbul Boğazı’nda yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla gündeme geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çeken tarihi yapı dron ile görüntülendi. İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Kandilli sahilinde yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla tekrar gündem geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Tarihi yapı, Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çekti. Boğaz yalıları arasında özgün mimarisiyle öne çıkan yapı, 1835 ile 1855 yılları arasında Osmanlı saray mimarisinin önemli isimlerinden Garabet Balyan tarafından inşa edildi. Boğaz’ın seçkin yalıları arasında gösterilen yapı, iki katlı ahşap mimarisi, beyaz cephe kaplaması ve kırmızı kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Yalı, 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınarak Abud Ailesi’nin ikameti olarak 1981 yılına kadar kullanıldı. Yaklaşık 1 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde bulunan yapı, 270 metrekare taban alanına ve toplam 540 metrekare kullanım alanına sahip. Kâgir olarak inşa edilen alt katta iki ayrı kayıkhane yer alırken, üst kat yarı dikdörtgen formda bir sofa etrafında şekilleniyor. Dronla havadan çekilen görüntülerde yalının denize sıfır konumu ve geniş rıhtımı net şekilde görüldü. Üst açıdan yapılan çekimlerde simetrik pencere düzeni, cumbalı bölümleri ve Boğaz’a açılan geniş terası dikkat çekti. Yalının hemen yanında bulunan müştemilat ve arka bahçedeki ağaçlık alan da görüntülere yansıdı. Sahil hattı boyunca uzanan iskele ve mermer rıhtım bölümü ise yapının tarihi kimliğini gözler önüne serdi. Dizilerle özdeşleşen yalı Yalı, özellikle Kurtlar Vadisi dizisinde geçen sahnelerle geniş kitleler tarafından tanındı. Dizide güç ve otoriteyi simgeleyen konsey sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, yıllar içinde televizyon tarihinin simge mekanlarından biri haline geldi. Hisselerinin satışa çıkarılmasıyla yeniden gündeme gelen yalıda yüzde 15,23’lük payın 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz hattındaki tarihi yapıların yatırım değeri her geçen gün artarken, söz konusu yalının hem tarihi geçmişi hem de televizyon hafızasındaki yeri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Havadan çekilen görüntülerde Boğaz’daki dalga hareketleriyle birlikte yalının suya yansıyan silueti dikkat çekerken, çevresindeki tarihi ağaç dokusu ve sahil şeridi de kadraja yansıdı.
Erzurum Azerbaycan Tıp Üniversitesi ile akademik iş birliği görüşmesi gerçekleştirildi Atatürk Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu ve küresel akademik iş birliklerini güçlendirme hedefi doğrultusunda önemli bir akademik temasa daha ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda, Azerbaycan Tıp Üniversitesi Farmakoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Kamandar Yaqubov, Doç. Dr. Gülbeniz Hüseynova ve Doç. Dr. Aydın Aliyev ile Pato-Fizyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Sevinç Hacıyeva, Atatürk Üniversitesini ziyaret ederek bir dizi görüşmede bulundu. Ziyaret programı çerçevesinde konuk akademisyenler, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede; iki üniversite arasında bilimsel iş birliğinin geliştirilmesi, ortak araştırma projelerinin hayata geçirilmesi, akademik personel ve öğrenci değişim programlarının artırılması ile disiplinler arası çalışmaların teşvik edilmesi gibi başlıklar ele alındı. Oldukça verimli bir atmosferde gerçekleşen toplantıda, özellikle farmakoloji ve patofizyoloji alanlarında yürütülebilecek ortak bilimsel çalışmaların stratejik önemi vurgulandı. Taraflar, bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, uluslararası fon kaynaklarına yönelik projelerde birlikte yer alınması ve sürdürülebilir akademik iş birliklerinin tesis edilmesi konusunda karşılıklı mutabakat sağladı. Rektör Hacımüftüoğlu, nazik ziyaretlerinden dolayı Azerbaycan Tıp Üniversitesi heyetine teşekkür ederek, iki köklü kurum arasında tesis edilen bu temasların, önümüzdeki süreçte somut iş birliklerine dönüşeceğine olan inancını ifade etti. Ziyaret, iyi niyet temennilerinin ardından sona erdi.