SAĞLIK - 07 Ekim 2025 Salı 11:51

Evinde kendi diyalizini kendisi uyguluyor

A
A
A
Evinde kendi diyalizini kendisi uyguluyor

Rize’de 27 yaşındaki diyaliz hastası Edagül Genç, kendi diyalizini 15 dakikada kendisi hazırlayıp evinde kendisi uyguluyor.


Rize İl Sağlık Müdürlüğü tarafından isteyen ve uygun olan hastalar için evde diyaliz hizmeti başlatıldı. Henüz 27 yaşında olan ve böbrek yetmezliği nedeniyle tedavi gören Edagül Genç, daha önce başarısız bir böbrek nakli ameliyatı geçirdi. Hastanede diyaliz tedavisine başlayan Genç bir süre böyle devam etti. Ardından kendisine "Evde diyaliz ister misin?" diye sorduklarında hastane psikolojisinden kurtulmak için hemen kabul ettiğini ifade eden Edagül Genç "Böbrek yetmezliği tanısı konuldu. İlk başta ilaçlarla tedavi edilmeye başlandı, sonra biyopsi oldum. Hemen sonrasında periton diyalizine başladım. Bir buçuk yıl kadar periton diyalizine devam ettim. Abim böbreğini bana verdi ve böbrek nakli oldum. Nakilde de böbreğe giden damarda pıhtı attığı için ameliyat başarısız gerçekleşti. 1, 2 yıl olacak hemodiyalize başladım. Şu an süreç güzel gidiyor. 2 buçuk aydır evde hemodiyalize başladım. Bana ‘Evde diyaliz düşünür müsünüz?’ dediler ve bende ‘Düşünürüm’ dedim. Periton diyalizini de evde yaptığım için onun rahatlığını biliyordum. Yani hastane psikolojisi yok. Eğitimi 3 ay kadar sürdü belki de daha fazla evde cihazın kurulması derken, eğitimini aldık öğrendik her şeyi. Onun sonucunda da geldik evde başladık" dedi.



"Hastaneye diyaliz için gidip gelme yorgunluğundan kurtuldum"


Diyaliz tedavisini evde alarak kendisine zaman ayırabildiğini ve bu sayede çalışmak için işe girdiğini dile getiren Genç "10 dakika falan sürüyor testi geçmesi, toplam 15 dakika sürüyor diyalize bağlanmam. Yani 8 saat evde yapıyoruz. Pazartesi, Çarşamba, Cuma günleri yapıyorum ama saatini kendime göre ayarlıyorum, ne zaman müsaitsem böyle bir rahatlığı var. Bir nakilliyle eş değer oluyor değerlerimiz. Onun dışında diyalizdeyken yani hastaneye giderken dört saat olduğu için vücut yoruluyor ister istemez, evde yok o. Yani gayet normal bir insan gibi hayatıma devam ediyorum. Bazen resim yapıyorum, bilgisayarıma falan bakıyorum. Hastaneye giderken yorgunluk oluyordu. 4 saatte vücut ister istemez yoruluyordu ama evdeyken öyle bir sorun yaşamadım. Gayet normal hayatıma devam ediyorum. Bazen sabah yaptığım zamanlar akşamında çarşıya, AVM’ye gidiyordum normal hayatıma devam ettim yani. Kendi hayatıma devam edebildim, işe girdim. Hastanede olsaydım işe gidemezdim. Hastanenin saatleri belli olduğu için burada kendime göre ayarladığım için işe rahat rahat gidebiliyorum yani" ifadelerini kullandı.



"Evde diyaliz hizmeti dünyada da yaygınlaşıyor"


Rize İl Sağlık Müdürü Gökhan Demiral ise evde diyaliz hizmetinin dünyada revaçta olduğuna dikkat çekerek "Evde diyaliz özellikle son yıllarda dünyada giderek yaygınlaşan bir uygulama. Bizim de ülkemizde son yıllarda SGK’nın ödeme kapsamında uygun hastalarda başladı. Bu uygun hasta seçimini nefroloji kliniğinin değerli hocaları kararlaştırıyor. Bakıyor hastayla birlikte yapılan değerlendirmeler sonrasında hastanın uygun olmasıyla beraber bazı eğitimlere başlıyorlar. Eğer hastamız uygunsa bu eğitimler sonrasında evde diyaliz kapsamına alınıyor" şeklinde konuştu.


Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Tıp Fakültesi Nefroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ekrem Kara ise evde diyaliz tedavisi gören Eda’nın ilk olduğunu ancak toplamda 5 hasta için evde diyaliz hazırlığı yapıldığını söyledi. Kara "Normal konveksiyonel hemodiyaliz dediğimiz hastanedeki hemodiyaliz tedavisine göre çok avantajları olan, yaşam kalitesi ve yaşam süresi olarak neredeyse nakil hastasına eşdeğer bir tedavi. Daha uzun ve daha iyi temizleme yaptığı için daha iyi kan değerleri oluyor ve daha iyi kan basıncı değerleri oluyor. Hasta kendi evinde kendi ortamında bu işi yaptığı için psikolojik olarak daha iyi durumda oluyor. İş gücü artıyor ki Eda’da bir işe girdi akşamları diyaliz olduğu için gündüzleri boş olabiliyor. Diyaliz sonrası olan sersemlik olmuyor. Çok fazla avantajları var. Kullandığı ilaçlar neredeyse yarı yarıya azalacak, kansızlık ve fosfor ilaçları bunlara ihtiyacı kalmayacak. Kendini daha iyi hissedecek. Her türlü avantajıyla birlikte bu tedavi daha üstün olduğu için bizde bu tedaviyi ilimizde başlatma kararı almıştık ve bu tedaviyi başlattık. Uygun hastaları seçtik. Şimdilik beş hastamız var. Bunlardan Eda eve ilk olarak çıkan, ikinci bir hasta yine eve yeni çıktı. Diğer 3 hasta için de eğitim aşamasındayız. Evlerinin de uygun olması gerekiyor. Eve mini bir diyaliz sistemi kuruluyor açıkçası. Bunlar tamamlandıktan sonra sayımız 5’e çıkacak. Daha sonrasında yine uygun gördüğümüz hastaları eğitimden geçirip tedavini devamını sağlayacağız" diye konuştu.



Evinde kendi diyalizini kendisi uyguluyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Belediye başkanının kuzenleri tahliye oldu Kayseri’de Sarız Belediye Başkanı Ömer Faruk Eroğlu’nun kuzenleri arasında çıkan ve bir kişinin ölümüyle sonuçlanan kavgayla ilgili 3’ü tutuklu 4 sanığın yargılanmasına başlandı. Mahkeme, tutuklu sanıkların adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Kayseri’nin Sarız ilçesinde Sarız Belediye Başkanı Ömer Faruk Eroğlu’nun kuzenleri arasında yaşanan kavganın ardından M.E. hayatını kaybetmişti. Olayla ilgili 3’ü tutuklu 4 sanığın yargılanmasına Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Duruşmaya tutuklu sanıklar H.E., S.E., ve olay tarihinde 18 yaşından küçük olan E.E. ile tutuksuz sanık O.E. ile olayda hayatını kaybeden M.E.’nin yakınları ile taraf avukatları katıldı. Sanıklardan H.E., amcasının oğlu M.E. ile ağabeyi S.E.’nin tartıştığını gördüğünü, olay büyümesin diye araya girdiğini M.E.’nin tartışmalar üzerine olay yerine gelen ağabeyi O.E’ye küfrettiğini, silahını çekerek ağabeyi O.E.’yi vuracağını düşündüğü için yumrukla omuzuna vurduğunu, sonra birlikte ayaklarının yere düştüklerini söyledi. Diğer sanıklar ise hiçbir şekilde M.E.’yi darbetmediklerini belirterek, suçsuz olduklarını savundu. M.E.’nin yakınlarının avukatları M.E.’nin yere düştükten sonra darbetmeye devam ettiklerini belirterek, sanıkların yaralama kastını aştığını belirterek, cezalandırılmalarını talep etti. Sanık avukatları ise Adli Tıp Kurumu raporunda M.E.’nin ölümüne neden olabilecek bir darbın söz konusu olmadığını, sadece basit tıbbi müdahale ile geçecek lezyonlara rastlandığının tespit edildiğini belirterek, M.E.’nin kalp krizi sonucu hayatını kaybettiğini belirtti. Yapılan yargılama sonucu mahkeme heyeti tutuklu sanıkların adli kontrol şartı ile tahliyesine karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Samsun Samsun’da 2 çocuğun ölümüne sebep olan sürücünün yargılanmasına başlandı Samsun’da yolun karşısına geçmeye çalışırken kamyonetin çarpması sonucu hayatını kaybeden 13 yaşındaki iki kız çocuğunun ölümüyle ilgili açılan davada sürücünün yargılanmasına başlandı. Kaza, 30 Eylül 2025 akşamı İlkadım ilçesi Atatürk Bulvarı Gar Kavşağı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Sultan Ahmet Y. (20) idaresindeki 55 ADN 702 plakalı kamyonet, yayalara kırmızı ışık yandığı sırada yolun karşısına geçmeye çalışan Gülsüm Sami Kefeli Ortaokulu 8. sınıf öğrencileri Rabia Kaynar (13) ile Elifnaz Aslan’a (13) çarptı. Ağır yaralanan çocuklar ambulansla Gazi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatlarını kaybetti. Kazanın ardından gözaltına alınan sürücü Sultan Ahmet Y., çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklandı. Adli Tıp Kurumu Samsun Grup Başkanlığı tarafından hazırlanan raporda, kızların yayalara kırmızı ışık yanarken yolu karşıya geçmeye çalıştıkları ve kazada asli kusurlu oldukları, kamyonet sürücüsünün ise tali kusurlu olduğu belirtildi. Sanık Aralık ayında adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı ve hakkında "taksirle iki kişinin ölümüne sebep olma" suçundan Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Bugün görülen davanın ilk duruşmasına, tutuksuz sanık ile hayatını kaybeden çocukların anne ve babaları Süleyman Aslan, Yasemin Aslan, Hamdullah Kaynar ve Elif Kaynar ile taraf avukatları katıldı. Sultan Ahmet Y. savunmasında, "Yaşanan olay için gerçekten üzgünüm. Elimden bir şey gelmedi. Kaderin önüne geçilmiyor. 50-60 kilometre hızla gidiyordum, hava yağışlıydı. Orta şeritten ilerliyordum. Çarpmamak için direksiyonu sağa kırdım, frene bastım ancak araç kaydı. Kavşağa girdiğimde karartı gördüm, fren yaptım ama engel olamadım" dedi. Hayatını kaybeden çocukların aileleri sanıktan şikayetçi olduklarını belirterek cezalandırılmasını istedi. Baba Hamdullah Kaynar, "Aylardır evimde uyuyamıyorum. Yağmurlu havada kavşağa yaklaşırken hız sınırını aşmamamız gerekiyor. Şikayetçiyim" ifadelerini kullandı. Anne Elif Kaynar ise, "13 yaşındaki çocuklar karnelerini alamadı. Cezalandırılmasını istiyorum" dedi. Ailelerin avukatı Onur Han, mevcut kusur raporuna itiraz ederek kaza kusuru ile ilgili yeniden rapor alınmasını talep etti. Mahkeme heyeti, dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek kazada kusur oranı ile ilgili rapor alınmasına ve eksik hususların giderilmesine karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.