GÜNDEM - 16 Temmuz 2025 Çarşamba 18:35

Gazi Tümgeneral Davut Ala: "15 Temmuz ile tarihi yazan değil tarihi yapan millet olduğumuzu dosta düşmana bir kez daha kanıtladık"

A
A
A

Rize’de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü anma programı çerçevesinde RTEÜ’de düzenlenen konferansta konuşan Samsun Garnizon Komutanı Gazi Tümgeneral Davut Ala, "15 Temmuz ile son devletimiz Türkiye Cumhuriyeti ve 86 milyon hep birlikte tarihi yazan değil tarihi yapan millet olduğumuzu dosta düşmana bir kez daha kanıtladık" dedi.

Rize’de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri çerçevesinde Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) tarafından ‘Destanın içinden: Bir kahraman anlatıyor’ adlı program gerçekleştirildi. Samsun Garnizon Komutanı Gazi Tümgeneral Davut Ala’nın konuşmacı olarak katıldığı programa Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin, İl Jandarma Komutanı Albay Ali Güngör, İl Emniyet Müdürü Murat Türesin, protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda konuşan Samsun Garnizon Komutanı Gazi Tümgeneral Davut Ala Dünya tarihinin incelendiğinde Türk milletinin tarihinde asırlar boyu unutulmayacak, nesiller boyu dilden dile bir destan gibi anlatılacak dönüm olduğunu dile getirerek "Sultan Alparslan Anadolu’nun kapılarında ‘Ya muzaffer olur gayeme ulaşırım, ya şehit olur cennete giderim’ demiştir. Fatih Sultan Mehmet ‘Ey İstanbul ya ben seni alırım ya sen beni alırsın’ demiştir. Örneğin Yıldırım Beyazıt ‘Yenileceğinden korkan daima yenilir’ demiştir. Abdülhamithan ‘Bu topraklar kanla alınmıştır kanla verilir’ demiştir. İstiklal harbimizin başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’te ‘Ya istiklal ya ölüm’ diyerek milletimizin tarihinde destanlar yazmış, milletimizi küresel tarihe nakşetmiştir. 15 Temmuz’da bizim açımızdan kilometre taşıdır. 15 Temmuz ile son devletimiz Türkiye Cumhuriyeti ve 86 milyon hep birlikte tarihi yazan değil tarihi yapan millet olduğumuzu dosta düşmana bir kez daha kanıtladık. O akşam bu aziz millet genciyle, yaşlısıyla tüm dünyaya bir ülkenin tarihini korkaklarla değil o ülke için kendi canını düşünmeden ‘Ölürsem şehit kalırsam gazi’ şiarıyla hareket eden insanlar ile yazılacağını tüm dünyaya ispatlamıştır. Tarihe unutulmayacak bir not düşmüştür. Dünün olduğu gibi yarınında tarihinin Türkiye’siz yazılamayacağını bir kez daha hatırlatmıştır" ifadelerini kullandı.

Sunumların ve video gösterimlerinin yapıldığı program hediye takdimi ile sonbuldu.

Hasan Fehmi Demir



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Seyh’ül Kurra Hafız Yılmaz, Vali Makas’ı ağırladı Düzce Valisi Mehmet Makas, Seyh’ül kurra, Kur’an-ı Kerim’i yedi kıraat ve on rivayet üzere ezberleyip, bu alanda icazet almış hafızların, kıraat ilmi konusunda en üst düzey yetkinliğe sahip olan, en bilgili ve en kıdemli öğretici hayırsever Fahri Yılmaz’ı evinde ziyaret etti. Son Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Düzce’ye atanan Mehmet Makas, Seyh’ül Kurra Hafız Fahri Yılmaz’ı evinde ziyaret etti. Mehmet Makas, "Kıymetlilerimizden Kurra Hafızımız Fahri Yılmaz Hocamıza iadeyi ziyarette bulunarak duasına talip olduk. Rabbim ilim ve kurana hizmet yolunda uzun sağlıklı ömürler versin" dileğinde bulundu. Yılmaz’da ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek teşekkür etti. Ziyarette Fahri Yılmaz’ın oğlu İl Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, Damadı Cihan Karadayı’da hazır bulundu. Vali Mehmet Makas, Yılmaz’ın kütüphanesini inceledi bilgiler aldı. Seyh’ül Kurra Hafız Fahri Yılmaz Kimdir? 1946 yılında Düzce Merkez Beçiyörükler Köyü’nde doğan Fahri Yılmaz, küçük yaşlarda Kur’an-ı Kerim eğitimine başladı. Konuralp Merkez Camii’nde aldığı derslerin ardından Düzce Merkez Kur’an Kursu’nda hafızlığını tamamladı ve 1962 yılında diplomasını aldı. İmam hatip eğitimini bitirdikten sonra çeşitli camilerde görev yaptı. 1980 yılında İzmir Yüksek İslam Enstitüsü’nden mezun oldu. Düzce Cedidiye Camii’nde uzun yıllar imam hatiplik yapan Yılmaz, İstanbul Haseki’de ilmi kıraat eğitimi alarak 1986’da icazetname aldı. Yaklaşık 25 yıl ders veren Yılmaz, çok sayıda öğrenci yetiştirdi. Köy camisinin yeniden inşasına öncülük ederek 2014 yılında ibadete açılmasını sağladı. Halen ilmi ve hayır çalışmalarını sürdürüyor.
Ankara TFMD ‘Yılın Basın Fotoğrafları’ yarışmasında İHA’ya 4 ödül Türkiye Foto Muhabirleri Derneği (TFMD) tarafından 41 yıldır düzenlenen "Yılın Basın Fotoğrafları" yarışmasının sonuçları açıklandı. Yılın basın fotoğrafı ödülü İHA’ya verilirken, İHA foto muhabirleri Ahmet Faruk Sarıkoç ve İsmail Coşkun toplamda 4 ödüle layık görüldü. Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin (TFMD) düzenlediği "Yılın Basın Fotoğrafları" yarışmasının 2026 sonuçları açıklandı. Yarışmanın 41. yılında, ödüller çevre sorunları ve iklim değişikliğine dikkat çeken karelere verildi. Yarışmada, İHA foto muhabiri Ahmet Faruk Sarıkoç’un Arnavutköy’de çektiği fotoğraf "Yılın Basın Fotoğrafı" seçilirken, aynı kare çevre kategorisinde de birincilik ödülüne layık görüldü. İHA foto muhabiri İsmail Coşkun da iki ödüle layık görüldü. Coşkun, İstanbul’da çektiği fotoğraflarla TFMD Özel Ödülü ile Deprem Şehitleri Özel Ödülü’nün sahibi oldu. 5 binin üzerinde fotoğrafın arasından seçildi 2025 yılında meydana gelen olaylardan 5 binin üzerinde fotoğrafın değerlendirildiği Yılın Basın Fotoğrafları’nda 6 farklı kategoride 23 fotoğraf ve 3 fotoğraf serisi ödüle layık görüldü. TFMD’nin her yıl bir isme verdiği Yaşam Boyu Onur Ödülü’ne bu sene 75 yaşındaki tecrübeli foto muhabiri Kadir Can layık görüldü. Organizasyona 343 foto muhabiri ve fotoğrafçının yanı sıra 47 öğrenci olmak üzere toplam 390 kişi katıldı. Spor Toto Teşkilat Başkanlığı, ASKA Lara Resort, AJet, SGDD-ASAM ve Vakıflar Genel Müdürlüğü desteği ile düzenlenen yarışmada verilen toplam para ödülü ise 335 bin lira olarak açıklandı. Yılın basın fotoğrafının hikayesi İhlas Haber Ajansı foto muhabiri Ahmet Faruk Sarıkoç, ödül alan fotoğrafının hikayesini şu sözlerle aktardı: "İstanbul’un kuzeyinde, Arnavutköy ilçesine bağlı Hacımaşlı Mahallesi üzerinde drone ile yaptığım bir çekim sırasında bu kareyi yakaladım. Gökyüzünden baktığınızda İstanbul’un nasıl büyüdüğünü, hatta nasıl yön değiştirdiğini çıplak gözle görmek mümkün oluyor. Bir tarafta henüz yeşilliğini koruyan tarım arazileri, diğer tarafta hızla yükselen yüzlerce konut Ortada ise İstanbul’un su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı. Bu üç unsur aynı kadrajda buluştuğunda, aslında tek bir fotoğraf değil; İstanbul’un dönüşüm hikâyesi ortaya çıkıyor. Dronu yüzlerce metre yükselttiğimde karşıma çıkan manzara çarpıcıydı: Bir zamanlar tarlaların ve boş arazilerin bulunduğu bölgede dev bir şantiye yükseliyordu. İnşaatların oluşturduğu beton dokusu, hemen yanındaki canlı yeşil tarlalarla keskin bir tezat oluşturuyordu. Bu fotoğrafı çekerken amacım sadece bir manzara kaydetmek değildi. İstanbul’un büyümesini, şehirleşmenin doğayla olan sınırını ve geleceğe bırakacağımız manzarayı tek karede anlatabilmekti. Çünkü yukarıdan bakınca şehir, sadece binalardan ibaret değil; kararlarımızın ve tercihlerimizin de bir haritası gibi görünüyor. ‘Büyüyen İstanbul’ adlı bu kare, bir metropolün genişleme hızını ve doğayla kurduğu hassas dengeyi anlatan sessiz bir belge niteliğinde." Yılın Basın Fotoğrafları Genel Jüri Başkanlığını Foto Muhabiri Coşkun Aral, Türkiye Güzellikleri Jüri Başkanlığını ise Fotoğraf Sanatçısı İzzet Keribar üstlenirken, yarışmanın jüri üyeleri arasında Depo Photos Yayın Yönetmeni Tolga Adanalı, Medya İş Genel Başkan Yardımcısı Zihni Oğuz Akın, AFP Foto Muhabiri Adem Altan, İhlas Haber Ajansı Genel Yayın Koordinatörü İrfan Altıkardeş, Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Seçil Deren Van Het Hof, TFMD Başkanı Rıza Özel, Foto Muhabiri Sebati Karakurt, Fotoğraf Sanatçısı Sefa Yamak bulunuyordu. Özel jüri olarak ise Vakıflar Genel Müdürlüğü Temsilcisi Gül Aşık, Gençlik ve Spor Bakanlığı Temsilcisi İlhan Demir, ASKA Otels Temsilcisi Cengiz Kesici, SGDD-ASAM Başkanı Cumhur Özen, AJET Temsilcisi Saffet Yiğit yer aldı.