GÜNDEM - 01 Mayıs 2025 Perşembe 16:07

HAK-İŞ 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü Rize’de kutladı

A
A
A
HAK-İŞ 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü Rize’de kutladı

Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamaları çerçevesinde "Vergisiz devlet olmaz ama adaletli bir vergi sistemi olsun" dedi.


HAK-İŞ Konfederasyonu ‘1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’ çerçevesinde Rize 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydan’ında toplandı. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ üye sendikaların başkanları ve yönetim kurulu üyeleri, HAK-İŞ üyesi işçiler ve birçok vatandaşın katılımıyla gerçekleşen programda, tüm işçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlandı.


"Müzakere edelim, çözümler bulalım, buradaki Çaykur işçilerinin mağduriyetini giderelim"


Burada bir konuşma gerçekleştiren Arslan, Çaykur’da sendika olarak yetkiyi aldıkları andan itibaren bütün güçleriyle geçici mevsimlik işçi statüsünü çalışanların lehine değiştirmek için büyük bir mücadele başlattıklarını aktardı.


Geçici mevsimlik çay işçilerinin SGK’ya kayıtlı olmadığını ve çay mevsiminin geçmesinin ardından sorunlar yaşadıklarını da öne süren Arslan, şu ifadelere yer verdi:


"Aslında yönetmenlikle, genelgeyle 12 ay çalışma imkanımız bize sağlandı 2023 yılında. Resmi gazeteye baktığınız zaman kıdemlerine göre geçici işçiler boş olan kadrolara yerleştirilir diyor. Sorun Tarım ve Orman Bakanlığı ve Çaykur Genel Müdürlüğü’nün insiyatisine bırakıldı. Biz diyoruz ki gelin oturalım. Çaykur işçilerinin çalışmasını sağlayacak model geliştirelim. Biz şunu isteyemeyiz; kampanya bitti ama biz 6 ay daha çalışalım demiyoruz. Diyoruz ki oturalım bunu müzakere edelim. Cumhurbaşkanımız, milletvekillerimiz, bakanlarımız, sayın genel müdürümüze tekrar buradan çağrı yapıyoruz. Oturalım, müzakere edelim, çözümler bulalım, buradaki Çaykur işçilerinin mağduriyetini giderelim. 12 ay çalışacağız, bana ne demiyoruz. Hiç değilse bu sene bu altı ayı yedi ay çıkaralım, başlangıç yapalım diyoruz."


"1 Mayıs bizim için birlik, mücadele ve dayanışma günüdür"


Arslan, 1 Mayıs’ın 139 yıl önce tekstil işçilerinin insan onuruna yaraşır bir iş ve çalışma süresi talebiyle başlattıkları eylemlerin sonucunda doğduğunu hatırlatarak, "1886 Amerika Birleşik Devletleri Şikago’da tekstil işçilerinin insan onuruna yaraşır bir iş ve çalışma süresi talebiyle başlattıkları eylemlerin sonunda yaşanan kaos provokasyonlar yapılan bitiklerdeki tezgahlar sonucu kaybettiğimiz sendika liderleri var. İdam edilenler var. Cezaevlerinde hayatları sona erenler var. Hasılı bir Mayıs’a adını veren onurlu ve haysiyetli mücadelelerinden dolayı onları bir kez daha saygıyla alıyoruz. HAK-İŞ olarak 1 Mayıs’ı bazı ideolojik grupların kendi anlayışlarının aracı olarak görmelerine karşı HAK-İŞ emekçilerin, emek hareketinin birliği, dayanışması ve geleceğe birlikte inşa etme iradesinin anlamına uygun şekilde Türkiye’nin her köşesinde etkinliklerimizi devam ettiriyoruz. 1 Mayıs bizim için birlik, mücadele ve dayanışma günüdür" ifadelerine yer verdi.


"Vergiyi az kazanandan çok çok kazanandan azalan bir vergi sistemi var"


Türkiye’deki vergi sistemini de eleştiren Arslan, "Ne yazık ki Türkiye vergi konusunda adaletsiz bir ülkedir. Vergi adaletsizliği var. Vergiyi az kazanandan çok, çok kazanandan az alan bir vergi sistemi var. Ne yazık ki Türkiye vergi konusunda adaletsiz bir ülkedir. Vergi adaletsizliği var. Vergiyi az kazanandan çok çok kazanandan azalan bir vergi sistemi var. Bu vergi sistemini kabul etmiyoruz. 2002 yılında bir çalışan 17 ay çalıştıktan sonra yüzde 20 dilime giriyoruz. Bugün beşinciye gelince yüzde yirmi dilimi buluyoruz. 7’inci ayda yüzde 25 yılın sonunda yüzde 35’lere varan vergi dilimlerinden mağduruz. Cebimizden vergi adıyla paralarımız alınıyor. Buna itiraz ediyoruz. Vergide adalet istiyoruz" diye konuştu.


"Vergisiz devlet olmaz ama adaletli bir vergi sistemi olsun"


Vergi sisteminin yeniden ve daha adil bir şekilde düzenlenmesi gerektiğinin de altını çizen Arslan, "Diyoruz ki çalışanların emekçilerin temel harcamaları da vergiden düşsün. Kiralar düşsün. Temel gıda maddelerine verdiğimiz paralarımız vergiden düşsün. Nasıl ki işverenlere yapılıyor? Vergiden düşerek vergi vermiyorlarsa biz vergi verelim. Vergisiz devlet olmaz ama adaletli bir vergi sistemi olsun" değerlendirmesinde bulundu.


"İşler kötüye giderse sorunlar çıkarsa bizim tek dayanağımız işçiler"


Arslan, Kamu Çerçeve Protokolü’ne ilişkin işçinin isteklerini sonuna kadar savunacaklarını söyleyerek, protokolün arzu ettikleri şekilde sonuçlanması temennisinde bulundu. Arslan, "İşler kötüye giderse sorunlar çıkarsa bizim tek dayanağımız sizsiniz. Siz ne derseniz o olacak. Kamu çerçevede kamu işçileri ne isterse o olacak. Biz sizinle beraberiz. Ama mücadeleyi birlikte ve güçlü bir şekilde yapmamız gerekiyor" dedi.


Kamu Çerçeve Protokolü için koordinasyon kurulu kurduklarını hatırlatan Arslan, TÜRK-İŞ ile birlikte taleplerini TÜHİS’e verdiklerini kaydetti. Sürecin geri kalanında işçilerle beraber mücadele etmeleri gerektiğine dikkati çeken Arslan, istedikleri sonuçları almak için işçilerle koordinasyon içerisinde olmaları gerektiğini vurguladı.


Belediyedeki işçilerin de Kamu Çerçeve Protokolüne dahil etmek istediklerini söyleyen Arslan, Ne yazık ki TÜRK-İŞ ile DİSK kamu çerçeveye belediyelerin girmesini istemiyorlar. Dolayısıyla yalnız kaldık. Yine de belediyelerin de kamu çerçeve kapsamına alınması için mücadele edeceğiz" diye konuştu.


"Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda bütün sendikalar, sivil toplum kuruluşları olsun"


Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısına da değinen Arslan, yaklaşık 50 yıldır HAK-İŞ olarak Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısına itiraz ettiklerini dile getirdi. Şu ifadelere yer verdi:


"Asgari ücret tespit komisyonu bütün ülkenin asgari ücretini belirliyor. O zaman bütün sendikalar olsun, sivil toplum kuruluşlarından ilgililer olsun, uzmanlar olsun, komisyon öyle kurulsun. Bunu inletemedik. Hükümetler de dinlemedi, muhataplar da dinlemedi. 2024 yılı asgari ücreti belirlenirken en büyük konfederasyon vazgeçti. 50 senedir söylediğimizi yeni anladılar. Yine de anladıkları için teşekkür ediyoruz. Artık asgari ücret tespit komisyonu güçlü yapısını değiştirmeden toplanamayacak. TÜEK-İŞ’in 50 yıl sonra bizi anlamasını bizim taleplerimizin ne kadar haklı olduğunu görmüş olması için teşekkür ediyoruz."


TÜRK-İŞ’in katılmamasıyla birlikte olası bir Asgari Ücret Tespit Komisyonu çağrısına ise Arslan, komisyonun yapısının değişmediği sürece katılmayacaklarını dile getirdi.


"Kamu da taşeron sistemini tamamen yok edene kadar mücadele edeceğiz"


Arslan, 696 Sayılı Kanun Hükmündeki Kararname’yle bir milyona yakın taşeron işçinin kadro aldığını ve bundan dolayı çok mutlu olduklarını ifade etti. Fakat kadroya giren taşeron işçilerinin mevcut sorunlarını da giderilmesi gerektiğinin altını çizen Arslan, "Bu sorunların çözümü için Kamu Çerçeve Protokolü (KÇP) müzakerelerinde özel olarak maddeleri koyduk. İnşallah kadro alan arkadaşlarımızın sorunlarını çözüp onların eşit hakları kullanmasını sağlamaya mücadele etmeye devam edeceğiz. Bir de kadro alamayan benim tabirimle ülkenin kunda kitleleri var. Özellikle kitlerde çalışan kadro alamamış yemekhane işçileri bizim şoförler, EBS işçileri ve kitlerde çalışan kardeşlerimiz onların da kadro sorunlarını çözmek bize HAK-İŞ’e düştü. HAK-İŞ olarak inşallah bütün bu zor dönemlere rağmen kamu da taşeron sistemini tamamen yok edene kadar mücadele edeceğiz" şeklinde konuştu.


"Emekli maaş bağlama sistemini topyekun değiştirmemiz gerekiyor"


Emeklilik sistemine ilişkin de eleştirilerde bulunan Arslan enflasyondan dolayı geçen sene emekli olan birinin 2025’te emekli olan birinden yüzde 35 oranında daha yüksek maaş aldığını söyledi. Bunun daha fazla çalışan emekliye haksızlık olduğunu dile getiren Arslan, "Bu nasıl bir sistem? Bir yıl daha fazla çalışıyoruz. Prim ödüyoruz. Daha fazla sistemde kalıyoruz. Enflasyon gerekçesiyle maaşımız düşüyor. Onun için emekli maaş bağlama sistemini topyekun değiştirmemiz gerekiyor ve bunu talep ediyoruz. Bu haksızlığı giderin. Bu yanlışlıktan dönün. Emekliler insan onuruna yaraşır bir maaş alsın istiyoruz. Ya uzun yıllar emekliler asgari ücretin üstünde maaş alıyordu. Son yıllarda maalesef emeklilerimizin maaşları asgari ücretin altına düştü. Bunu düzeltelim" diye kaydetti.


Arslan sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kalkması gerektiğinin altını çizerek, işçilerin sendikaya üye olduğu için işten çıkarılamaması gerektiğini, işe iade mekanizmalarının liyakat içerisinde çalışması gerektiğini ve iş kolu davalarının, yıllarca sürmemesi gerektiğini vurguladı. Arslan, sendikal baskılar yapanlara ise ceza yolunun açılmasını ve bu konuda gereğinin yapılmasını istediklerini de dile getirdi.


Arslan, Altındağ, Diyarbakır ve Van belediyelerinde 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinden beri 80 bin üye kaybettiklerini ve 10 bin üyelerinin de işten çıkarılarak işsiz bırakıldığını söyledi.


Belediyedeki işçilerin haklarını savunmak adına yeni düzenlemelere ihtiyaç olduğunun altını çizen Arslan, onun için de için sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini yineledi.


"52 bin ev işçisini sendikalarımıza üye yaparak kayıt dışı sektörle mücadelede liderlik yapıyoruz"


Arslan, kayıt dışı istihdam konusunda Türkiye olarak OECD ortalamasının üzerinde olduklarını söyleyerek, "Kayıt dışı istihdam kayıtlı çalışanlara gerçekten haksız bir rekabettir. Kayıtlı işçileri çalıştıran işletmeleri haksızlıktır. Sosyal güvenlik sistemimize haksızlıktır. Bu ülke kayıtlı istihdamı tam olarak başarmak zorunda. Onun için de HAK-İŞ olarak kayıt dışı sektörlerde çalışanları sendikal örgütlenmeye davet ediyoruz. Bunların en önemlisini konfederasyonumuzun liderlik ettiği ev işçilerine örgütlenme konusunda büyük bir başarı hikayesine imza attılar. Yaklaşık 52 bin ev işçisini sendikalarımıza üye yaparak kayıt dışı sektörle mücadelede liderlik yapıyoruz. Bu kardeşlerimize iş kanunu kapsamını almak, onların sendikal haklarını, sosyal güvenlik haklarını elde etmek için mücadeleye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.


Türkiye’de iş kazalarının çokluğuna da değinen Arslan, Türkiye’de 16 milyon çalışanın olduğunu ve 2023’te toplam 1980 kişinin hayatını kaybettiğini dile getirdi. Bu rakamın Türkiye’ye yakışmadığını belirten Arslan, bu konudaki zihniyetin ülkece değişmesi gerektiğini açıkladı.


Program, HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan’ın konuşmasının ardından ‘HAK-İŞ 1 Mayıs Bildirisi’nin okunmasıyla son buldu.



HAK-İŞ 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü Rize’de kutladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Nevşehir ’Dur’ ihtarına uymadı, 122 bin lira ceza yedi Nevşehir’de polisin ’dur’ ihtarına uymayan 15 yaşındaki motosiklet sürücüsü, önce motosiklet ile daha sonra da yaya kaçmaya çalıştı. Yakalanan sürücüye 122 bin lira para cezası kesildi. Güzel Yurt Mahallesi 80. Yıl Bulvarı üzerinde uygulama yapan trafik polisi ekiplerinin ’dur’ ihtarına uymayan 15 yaşındaki plakasız motosiklet sürücüsü İbrahim P., kaçmaya başladı. Polis ekiplerinin ihbarı üzerine bölgeye polis ekipleri sevk edildi. Sevk edilen ekiplerin de ’dur’ ihtarına uymayan sürücü, mahalle aralarına girerek izini kaybettirmeye çalıştı. Polis ekiplerinin kendilerini takip ettiğini fark eden sürücü tekrar kaçmaya başladı. Ürgüp Caddesi üzerinde ters şeritten kaçan ve kavşaklara ters şeritten giren çocuk sürücü kırmızı ışıklarda da durmadı. Polis ekipleri motosikletin gidiş istikametinde gerekli tedbirleri alarak motosiklet sürücüsünü durdurmaya çalıştı. Yaklaşık 15 dakika kadar polis ekiplerinden kaçan sürücü Cevher Dudayev Mahallesi Aksaray Caddesi üzerinde yakalanacağını anlayınca motosikleti yol kenarına bırakarak, motosiklette yolcu olarak bulunan 15 yaşındaki arkadaşı ile birlikte kaçmaya devam etti. Ekiplerin kovalamacası sonrasında yakalanan sürücü ve motosiklette yolcu olarak bulunan arkadaşı ekipler tarafından gözaltına alınarak çocuk şube ekiplerine teslim edildi. Yapılan sorgulamada çocuk sürücünün ehliyetinin olmadığı ve bu nedenle kaçtığı belirlendi. 15 yaşındaki sürücüye çeşitli maddelerden 122 bin lira ceza yazıldı. Motosiklet trafikten men edildi.
Kütahya Kütahya’da şehir içi toplu taşıma ücretlerine zam Kütahya’da şehir içi toplu taşımada uygulanacak yeni bilet ücretleri, Belediye Meclisi’nde yapılan görüşmelerin ardından oy çokluğuyla kabul edilerek yürürlüğe girdi. Kütahya Belediye Meclisi’nin 3. Dönem 1. Olağan Toplantısı, Belediye Başkanı Eyüp Kahveci başkanlığında gerçekleştirildi. Yeni yılın ilk meclis toplantısında gündem maddeleri tek tek ele alınırken, şehir içi ulaşımı doğrudan ilgilendiren ücret tarifesi görüşmeleri öne çıktı. Toplantının üçüncü gündem maddesinde, Kütahya Minibüsçüler, Servis Araçları ve Halk Otobüsleri Esnaf Odası Başkanlığı tarafından sunulan fiyat artışı talebi müzakere edildi. Söz konusu talep, Belediye Meclisi’nin 3 Aralık 2025 tarihli ve 354 sayılı kararıyla Plan ve Bütçe Komisyonu’na sevk edilmişti. Eşel Mobil Sistemi kapsamında değerlendirilen talep doğrultusunda hazırlanan komisyon raporu, meclis üyelerinin onayına sunuldu. Yapılan oylama sonucunda yeni tarife oy çokluğuyla kabul edildi. Kabul edilen düzenlemeye göre, şehir içi toplu ulaşımda tam biniş ücreti 30 lira olarak belirlendi. İlkokul ve lise öğrencileri için indirimli kart ücreti 17 liraya, üniversite öğrencileri için biniş ücreti 24 liraya yükseltildi. Üniversite öğrencilerine yönelik ikamet kartı ücreti 22 lira olarak güncellenirken, üniversite hattı olarak bilinen 16 numaralı hatta biniş bedeli 12 lira oldu. Basın kartı kullanan yolcular için ücret 20 lira olarak belirlenirken, kredi kartı ile yapılan binişlerde ücret 30 lira, banka komisyonu ise 6 lira olarak uygulanacak. NFC ve QR kod ile yapılan temassız ödemelerde biniş ücreti 38 lira olarak belirlendi. Aktarma ücretinde ise herhangi bir değişikliğe gidilmedi ve bu bedel 10 lira olarak korunmaya devam edecek. Yeni ücretlerin, belediye tarafından belirlenecek tarihten itibaren uygulanacağı bildirildi.