GÜNDEM - 12 Şubat 2025 Çarşamba 11:17

İngiliz seyyah yürüyerek ve yüzerek Rize’ye kadar geldi

A
A
A

26 yıl önce yürüyerek dünyayı gezme planıyla yola çıkan İngiliz Seyyah Karl Bushby, yürüyerek geldiği Rize’den yine yürüyerek Trabzon’a geçti. İngiliz Seyyah Karl Bushby, Hazar Denizi’ni yüzerek geçtiğini dile getirirken, İngiltere’ye gitmek için Manş Tüneli’ni kullanabilmeyi umut ediyor.

55 yaşındaki İngiliz gezgin Karl Bushby, 26 yıl önce dünyayı yürüyerek gezme kararı alarak yola çıktı. Geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin Artvin’deki Kafkasya’ya açılan kapısı olan Sarp Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye giriş yapan Bushby, Kemalpaşa ilçesi, Hopa ilçesi ve Arhavi ilçesini geçerek Fındıklı ilçesinden Rize’ye giriş yaptı. Ardından Ardeşen, Pazar, Çayeli, Rize merkezi de geçen seyyah Derepazarı ilçesi ve İyidere ilçesinden geçen yolculuğunu da tamamladı. Trabzon’un Of ilçesine geçen Bushby, yoluna devam ederek Avrupa üzerinden İngiltere’ye dönmeyi planladığını dile getirdi.

İngiliz seyyah yürüyerek ve yüzerek Rize’ye kadar geldi

Gittiği her ilde insanlar tarafından samimi karşılandığı için keyifli zaman geçirdiğine vurgu yapan Bushby "55 yaşındayım ve yaklaşık olarak 26 yıldır yollardayım. Burada iyi zaman geçiriyorum. Gittiğim her ilçede birçok insanla tanıştım ve çay içtim. Bu yüzden çok yavaş ilerledim. Dün yol üzerinde küçük bir ilçede kaldım. Sınıra gitmek için İstanbul’a doğru yürüyorum. Sonra Yunanistan ve Bulgaristan’a oradan sonra Macaristan, Avusturya ve Almanya’ya gideceğim" dedi.

İngiliz seyyah yürüyerek ve yüzerek Rize’ye kadar geldi

Olumsuzluklar yaşadığı yıllarda gezmeye ara vermek zorunda kaldığını sözlerine ekleyen Bushby "26 yılın 17 yılını ciddi manada yürüyerek geçirdim. Birçok problemle karşılaştım. Bütçesel sıkıntılar, pandemi, planlama ve hazırlık yapmak dahi 2 yıl aldı. Bu yüzden çok karışık bir 26 yıl oldu. Aslında 17 yıldır yürüyorum. Bu aslında çok zorlu bir meydan okuma. Gidebileceğim Kuzey’den Güney’e en uç noktalara her hangi bir vasıta kullanmamak ve İngiltere’ye geri dönmek istiyorum. Düşünün hiçbir vasıta yardımı olmadan seyahate devam etmek, bu gerçekten zor" diye konuştu.

İngiliz seyyah yürüyerek ve yüzerek Rize’ye kadar geldi

"Kıtalar arası yer işareti koymak istiyorsanız ya yürüyecek yada yüzeceksiniz"

Darien Geçidi’ni yürüyerek, Hazar Denizi’ni ise yüzerek geçtiğini kaydeden Bushby "Darien Geçidi’ni geçmek, kanalları ve tünelleri kullanmak, bazen yürüyerek hatta bazen yüzerek. Mesela Hazar Denizi’nin yüzerek geçmek gerekeceğini tahmin edememiştim. Bütün bu engellere eğer kıtalar arası yer işareti koymak istiyorsanız ya yürüyecek yada yüzeceksiniz. Şimdi İngiltere’ye gitmek için umarım Manş Tüneli’ni kullanabilirim" şeklinde konuştu.

Hasan Fehmi Demir 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta İstanbul Boğazı’nda yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla gündeme geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çeken tarihi yapı dron ile görüntülendi. İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Kandilli sahilinde yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla tekrar gündem geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Tarihi yapı, Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çekti. Boğaz yalıları arasında özgün mimarisiyle öne çıkan yapı, 1835 ile 1855 yılları arasında Osmanlı saray mimarisinin önemli isimlerinden Garabet Balyan tarafından inşa edildi. Boğaz’ın seçkin yalıları arasında gösterilen yapı, iki katlı ahşap mimarisi, beyaz cephe kaplaması ve kırmızı kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Yalı, 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınarak Abud Ailesi’nin ikameti olarak 1981 yılına kadar kullanıldı. Yaklaşık 1 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde bulunan yapı, 270 metrekare taban alanına ve toplam 540 metrekare kullanım alanına sahip. Kâgir olarak inşa edilen alt katta iki ayrı kayıkhane yer alırken, üst kat yarı dikdörtgen formda bir sofa etrafında şekilleniyor. Dronla havadan çekilen görüntülerde yalının denize sıfır konumu ve geniş rıhtımı net şekilde görüldü. Üst açıdan yapılan çekimlerde simetrik pencere düzeni, cumbalı bölümleri ve Boğaz’a açılan geniş terası dikkat çekti. Yalının hemen yanında bulunan müştemilat ve arka bahçedeki ağaçlık alan da görüntülere yansıdı. Sahil hattı boyunca uzanan iskele ve mermer rıhtım bölümü ise yapının tarihi kimliğini gözler önüne serdi. Dizilerle özdeşleşen yalı Yalı, özellikle Kurtlar Vadisi dizisinde geçen sahnelerle geniş kitleler tarafından tanındı. Dizide güç ve otoriteyi simgeleyen konsey sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, yıllar içinde televizyon tarihinin simge mekanlarından biri haline geldi. Hisselerinin satışa çıkarılmasıyla yeniden gündeme gelen yalıda yüzde 15,23’lük payın 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz hattındaki tarihi yapıların yatırım değeri her geçen gün artarken, söz konusu yalının hem tarihi geçmişi hem de televizyon hafızasındaki yeri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Havadan çekilen görüntülerde Boğaz’daki dalga hareketleriyle birlikte yalının suya yansıyan silueti dikkat çekerken, çevresindeki tarihi ağaç dokusu ve sahil şeridi de kadraja yansıdı.
Erzurum Azerbaycan Tıp Üniversitesi ile akademik iş birliği görüşmesi gerçekleştirildi Atatürk Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu ve küresel akademik iş birliklerini güçlendirme hedefi doğrultusunda önemli bir akademik temasa daha ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda, Azerbaycan Tıp Üniversitesi Farmakoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Kamandar Yaqubov, Doç. Dr. Gülbeniz Hüseynova ve Doç. Dr. Aydın Aliyev ile Pato-Fizyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Sevinç Hacıyeva, Atatürk Üniversitesini ziyaret ederek bir dizi görüşmede bulundu. Ziyaret programı çerçevesinde konuk akademisyenler, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede; iki üniversite arasında bilimsel iş birliğinin geliştirilmesi, ortak araştırma projelerinin hayata geçirilmesi, akademik personel ve öğrenci değişim programlarının artırılması ile disiplinler arası çalışmaların teşvik edilmesi gibi başlıklar ele alındı. Oldukça verimli bir atmosferde gerçekleşen toplantıda, özellikle farmakoloji ve patofizyoloji alanlarında yürütülebilecek ortak bilimsel çalışmaların stratejik önemi vurgulandı. Taraflar, bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, uluslararası fon kaynaklarına yönelik projelerde birlikte yer alınması ve sürdürülebilir akademik iş birliklerinin tesis edilmesi konusunda karşılıklı mutabakat sağladı. Rektör Hacımüftüoğlu, nazik ziyaretlerinden dolayı Azerbaycan Tıp Üniversitesi heyetine teşekkür ederek, iki köklü kurum arasında tesis edilen bu temasların, önümüzdeki süreçte somut iş birliklerine dönüşeceğine olan inancını ifade etti. Ziyaret, iyi niyet temennilerinin ardından sona erdi.