ÇEVRE - 27 Kasım 2024 Çarşamba 14:33

Kendileri karın tadını çıkarttılar ama girdikleri işletmenin tadını kaçırdılar

A
A
A

Rize’nin Ayder Yaylası’na karın tadını çıkarmak için gelen 3 bayan yaylada bulunan bir işletmenin kapalı olmasına rağmen oluşturduğu çadır alanına izinsiz girerek çöplerini bırakıp gittiler.

Ayder Yaylası’nda kar kalınlığı 1 metreye ulaştı. Hal böyle olunca karın tadını çıkarmak isteyen vatandaşlar da Ayder Yaylası’na gelerek vakit geçirmeye başladı. İnsanlar keyifle vakit geçirirken çevreye karşı olan saygısızlıkları ise Ayder Yaylası esnafını mağdur etti. Gece saat 00.20 sıralarında güvenlik kamerası bildirimi ile uyanan Doğukan Topal isimli işletmeci, kameraya baktığında 3 şahsın işletmesine ait çadır alana girmeye çalıştığını fark etti. Önce kapattığı çitin açıldığını, sonrasında da çadırın fermuarının açılarak içeriye girildiğini fark eden işletmeci hemen Jandarma ekiplerine haber veridi. Bölgeye doğru harekete geçen jandarma gelene kadar 3 şahıs girdikleri alandan çıktı. Şahısların çıkarken kameraya bakarak kendi aralarında gülüştüğünü gördü. Sabahın ilk saatlerinde işletmesine gelen Doğukan Topal gördükleri karşısında şoke oldu. Çadıra giren 3 kadının içeride çekirdek yediğini, kabuklarını yerlere attığını, tükettikleri besinlerin çöplerini ulu orta o alana bıraktıklarını görünce tepki gösterdi.

"İşletmeme izinsiz girmelerine değil ortalığı pis bırakıp gitmelerine üzüldüm"

Gelen vatandaşların işletmeden içeriye izinsiz girmesine değil, giderken pis bırakmasına üzüldüğünü ifade eden Topal “Gece saatlerinde burada kalmıyoruz. Ardeşen ilçesinde kalıyorum. Saat 00.20 civarında telefonuma bir bildirim geldi. Güvenlik kameralarından baktığımda, üç hanımefendinin kapıyı açıp içeri girdiklerini ve fermuarı açarak mekâna girmeye çalıştıklarını gördüm. Bu durumu hemen jandarmaya haber verdim çünkü o saatte ne olacağını bilemediğim için endişelendim. Hanımefendiler içeride bir süre kaldıktan sonra çıktı. Ertesi sabah dükkâna geldiğimde içerinin dağılmış olduğunu, yerlerin kirli olduğunu ve her yerde çekirdek kabukları bulunduğunu gördüm. Ben, genellikle iş yerinde ihtiyaç olması durumunda odun bırakıyorum ki, ani bir sıkıntı olursa ya da yol kapanırsa, içeride mahsur kalanlara yardımcı olabilirim. Sobalar yakılır, ısınırlar diye düşünüyorum. Ancak bir işletmeye girildiğinde, en azından içeri temiz bir şekilde girilip, çıktıktan sonra da düzgün bırakılması gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

İçeriye girenlerin en azından bir not bırakıp teşekkür edebilecekken çöp bırakıp gittiklerinin altını çizen Topal “Sosyal medyada sıkça görüyoruz. İnsanlar bir mekâna girip, bir su alıp not bırakıyorlar. ‘Hakkınızı helal edin, paramızı bıraktık’ diye. Biz para beklemiyoruz ama en azından bir not bırakılmasını, ‘İşletmenizi kullandık, kusura bakmayın, çok soğuktu, mahsur kaldık’ gibi bir açıklama yapılmasını beklerdim. Bu konuda hiçbir sıkıntımız yok. Ancak bir mekâna girip ihtiyacın olsa da, çıkarken orayı kirli bırakmak bence etik değil. İçeri giren misafirlerimize de söylüyorum, Ayder Yaylası hepimizin yaylası. Hep birlikte daha fazla özen göstermeliyiz” diye konuştu.

Hasan Fehmi Demir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kasktan ceza yememek için plakasını kapattı, yediği cezayı görünce hayatının pişmanlığını yaşadı Antalya’nın Manavgat ilçesinde trafik polisinin durdurduğu plakası kağıtla kapatılmış motosikletin sürücüsüne 140 bin TL para cezası uygulanırken, motosiklet 30 günlüğüne trafikten men edildi. Kaskının çalındığını ve ceza yememek için kapattığını belirten motosiklet sürücüsü, "Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" nasihatinde bulundu. Aşağı Hisar Mahallesi Gülveren Caddesi üzerinde devriye görevi yapan Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği’ne bağlı Şahin ekibi, plakası beyaz bir kağıtla kapatılmış olan motosikleti durdurdu. 07 BDL 674 plakalı motosikleti kullanan Dilek Yıldız’a ’Araç plakasının farklı okunmasına veya okunamamasına bilerek neden olacak şekilde plakasında değişiklik yapmak suçundan’ 140 bin TL idari para cezası uygulanırken motosikleti otuz gün süre ile trafikten men edilerek yediemin otoparkına çekildi. "Vallahi bugün kaskım çalındı" Kaskını çaldırdığını belirten motosiklet sürücüsü Dilek Yıldız, trafiğin arkadan ceza yazmaması için plakayı kapattığını belirterek, "Benim yaptığımı başkaları yapmasın" dedi. Yıldız "Vallahi bugün kaskım çalındı. Ehliyetim, muayenem her şeyim tam. Kasktan ceza yemeyeyim diye, ergenlere uydum, ergenler kapatıyor ya plakayı. Ceza 150 bin lira. Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" derken gülmeyi de ihmal etmedi.
Sivas Uzmanı uyardı: "Dikkat edilmezse mide kanaması geçirebilirsiniz" Ramazan ayında bilinçsiz ve ani yemek tüketiminin sindirim sistemini zorladığına dikkat çeken Sivas Medicana Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, geçmişinde mide rahatsızlığı bulunan kişilerin mide kanaması riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Ramazan ayında değişen beslenme düzeni, sindirim sistemi üzerinde önemli etkiler oluşturuyor. Gün boyu süren açlığın ardından iftar sofralarında birden ve fazla miktarda yemek tüketilmesi mide ve bağırsak sorunlarını beraberinde getirebiliyor. Özellikle sahurun atlanması durumunda, uzun süre aç kalan mideye bir anda yüklenilmesi ciddi sindirim problemlerine neden olabiliyor. Uzmanlar, işlenmiş ve ağır yağlı gıdaların özellikle iftar sofralarında sınırlandırılması gerektiğini ve bunun yerine sebze ağırlıklı ve hafif beslenmenin sindirim sistemini rahatlattığı aktarıyor. İftar ile sahur arasında su tüketiminin kademeli olarak artırılması da önem taşıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça eğer oruç tutan hastanın geçmişinde mide rahatsızlıkları varsa iftar zamanı yemek yerken dikkat etmesi gerektiğini söyleyerek, "Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir" dedi. "Ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır" İftarda yemek yerken hafif gıdalar ile başlanması gerektiğini söyleyen Kurtça, "Şu anda on bir ayın sultanı Ramazan ayının içerisindeyiz. Bu ayda da dikkat etmemiz gereken hususlar var. Çünkü yaşam tarzımız ve beslenme alışkanlıklarımız değişmektedir. Burada da uzun süre aç kalmaktayız. Özellikle sahur yapılmadığı dönemlerde oruç tutan hastalarımızda ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır. Bu konuda da dikkatli olmalıyız. Uzun süre aç kalıp daha sonra birden yemek yenildiği zaman midenin de bir sindirim hacmi bulunuyor. Eğer bu hacminin üzerinden fazla bir giriş olursa da sindirim problemleriyle karşılaşmaktayız. Bunu açısından da önce bir ılık bir çorba içilmesi, su içmeyi unutmamak çok önemli. Hafif bir yemekle başlanmalı, ağır bir yağlı yiyecek, kızartmalardan da uzak durmamız gerekiyor. Ön planda kızartma yediğimiz zaman mide olduğundan aşırı bir tepki vermektedir. Bununla beraberde midedeki asit salgısı artmaktadır. Bu da hasta tarafından, oruç tutanlar tarafından aşırı bir yanma, hazımsızlık, şişkinlik rahatsızlık hissi oluşturmaktadır. Özellikle böyle işlenmiş gıdalar, yağlı gıdalar, kızartılmış besinlerden uzak durulması gerekiyor" dedi. "Kanamaya yol açabilir" Bol miktarda su tüketilmesi gerektiğini belirten Kurtça, "Ramazan ayı boyunca sahuru olabildiğince yapmamız gerekiyor. Çünkü en azından iki öğün yemiş oluyoruz. Bununla beraber de bol miktarda su tüketilmeli. Yani bizim iftar zamanımızdan başlayıp sahur zamanımıza kadar kademeli olarak su tüketmemiz gerekiyor. Yeşil gıdalar ile beslenip, hafif şeyler tüketmemiz gerekiyor. Bir de elimizden geldiğince bir hareket katmalıyız. Eğer oruç tutuyoruz diye hiç hareket etmezsek bu sefer kendi vücut metabolizmamız da yavaşlar ve sindirim sistemimiz de yavaşlar. Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir. Sahurda da böyle çok hızlı yemek yemeden, suyumuzu tüketerek, sıvı gıdamızı alarak bir kendimize de sindirim zamanı sağlamamız açısından da çok önemli. Bu süre zarfında susuz kalmaktayız. O onun için su alma miktarımız da saatimizi de ne kadar arttırırsak vücudumuzun sindirim sistemine de o kadar yardımcı oluruz" diye konuştu.