SPOR - 25 Mayıs 2024 Cumartesi 13:05

Rize amatörü altın yılını yaşadı

A
A
A
Rize amatörü altın yılını yaşadı

Rize’de amatör spor kulüpleri, bu yıl elde ettikleri başarılarla altın yılını yaşadı.


Rize amatörde bu yıl futbol ve birçok spor branşında büyük bir başarı elde etti. Futbolda bölgesel amatör ligde (BAL) bu yıl mücadele eden Çayelispor, 30 yıl sonra şampiyon olarak TFF 3. Lig’e yükselirken süper amatör liginde mücadele eden diğer bir Rize takımı olan Veliköyspor’da şampiyon olarak BAL ligine yükseldi. Rize, futbolun yanı sıra diğer spor branşlarında da Türkiye şampiyonları çıkarttı. Dövüş sporlarından, su sporlarına her türlü branştan sporcu yetiştirilmeye çalışılırken şu an ki hedef, olimpiyat sporlarında Rizeli gençlerin Türkiye’yi temsil etmesi. Rize Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (ASKF) başkanı Ali Çelik, Rize’den olimpiyat şampiyonları çıkartmak istediklerini ifade etti.



“Bizim için altın bir yıl oldu”


Amatör spor kulüplerinde bu yıl ki başarılarla birlikte Rize’nin altın bir yıl yaşadığına vurgu yapan Rize ASKF başkanı Ali Çelik, “Bu yılımızı altın yılımız olarak değerlendiriyoruz. Çayelispor’un şampiyon olması bizim için altın bir yıl oldu. Futbolun yanı sıra diğer branşlarda da etkili bir sezon geçirdik. Özellikle 2 takımımız Hentbol’da süper ligde. Su sporlarında, raftingde, boksta bir çok Türkiye şampiyonasını kazandık. Dünya şampiyonları Rize’den çıktı. Güreşte de inanılmaz bir ivme kazandık. Okul sporlarında da çok başarılı olduk. Rize bu yıl altın yılını yaşadı diyebiliriz. Futbolu anlatmaya gerek yok. Dünyada en çok seyircisi olan spor branşı ama diğer branşlar da Rize’de çok etkili. Biz geldiğimizde bu kadar spor tesisi yoktu. Hatta merkezde futbol sahamız yoktu. Bunların hepsi oldu. Üstüne Rize’ye inanılmaz tesisler yapıldı. Yeni bir tesisleşme de olacak. Bu tesisleşmeyle birlikte okul sporlarının da desteklenmesiyle bir ivme yakalayacak. Yeterince başarılı olamadık. Bazı kamu kuruluşlarının eskiden vermiş olduğu desteği şimdi de almış olsak belki de daha farklı bir ambiyans yakalardık. Kulüplerimizin birçoğu ayakta kaldı” ifadelerini kullandı.



“Sporun sadece futbol olmadığı yavaş yavaş görünmeye başladı”


Futbol dışında da diğer spor branşlarında da sporcu yetiştirdiklerini ve birçok alanda şampiyonlar çıkarttıklarını ifade eden Çelik, “Futbolun dışındaki branşlara da ilgi artmaya başladı. Rize’de spor branşlaşması yaşanıyor. Sadece sporun futbol olmadığını yavaş yavaş görünmeye başladı. Burada da destek biraz daha yükseldi. Biz hemen memnun kalmıyoruz. Hedeflerimiz büyük. Bence çok daha iyi olacağımızı düşünüyorum. Rize’nin çocuğu yeteneklidir. İnşallah bundan sonra olimpiyatlara sporcu yetiştiririz. Futbolda da neden ikinci, üçüncü liglerde başka takımlarımız olmasın. İnşallah ilerleyen zamanlarda en büyük hallerimizden bir tanesi merkezden bir futbol takımının 3. Lig’e çıkmasının daha iyi olacağını düşünüyorum. Tesisleşme açısından bir sorunumuz olduğunu düşünmüyorum. Eğitici kısmında biraz eksiğimiz oluyor. Bence spor yapmayan kimsenin kalmaması lazım. Herkesin spor yapması lazım” şeklinde konuştu.



“Tesislerimizden daha çok Barış Alper Yılmaz’lar çıkacağına inanıyorum”


Rize’nin amatör kulübünde yetişerek Galatasaray’ın futbolcusu olan Barış Alper Yılmaz gibi bir çok Rizeli gencin de başarılı birer futbolcu olarak çıkabileceğini dile getiren, Başkan Çelik, “Barış Alper Yılmaz’ın başarısı hepimizi mutlu ediyor çünkü içimizden birisi. Bizim tesislerimizden daha çok Barış Alper Yılmaz’lar çıkacağına inanıyorum. Sadece futbolda değil. Kanoda, raftingde, yelkende bir Rizeli neden bizi olimpiyatlarda olmasın. Hedef bundan sonra olimpik sporlarda sporcu yetiştirmek olmalı. Futbolda da yetenekli çocukların artması” dedi.



Rize amatörü altın yılını yaşadı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye, herkesin din ve vicdan hürriyetine sahip olduğu, inançlarını özgürce yerine getirebildiği örnek bir ülkedir" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye, herkesin din ve vicdan hürriyetine sahip olduğu, inançlarını özgürce yerine getirebildiği, cemaatlerin kendi kurumlarını yaşatabildiği ve karşılıklı saygının hakim olduğu örnek bir ülkedir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da dini azınlık temsilcileri ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ramazan ayı gönülden gönüle köprülerin kurulduğu, paylaşmanın ve dayanışmanın arttığı kardeşliği güçlendiği müstesna bir zaman dilimidir. Savaşların, çatışmaların, ayrışmaların, acıların, zulümlerin insanlığın gündemini belirlediği günümüzde burada verilen birlik beraberlik ve dayanışma görüntüsünün çok anlamlı olduğunu inanıyor ve anlıyorum. Üzerinde yaşadığımız Anadolu toprakları medeniyetlerin buluştuğu, farklı inançların kaynaştığı, aynı sokakta yer alan camiilerin, kiliselerin, sinagogların her birini birbirine yakıştığı bir coğrafyadır. Bu akşam da aynı sofranın etrafında Rum Ortodoks, Ermeni, Musevi, Süryani, Katolik ve farklı cemaatlerimizin kıymetli temsilcileri buluşuyor. Davetimize icabet ettiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Mesele yaratılanı yaratandan ötürü sevebilmektir" Allah’ın yarattığı insanları ayırmanın kimsenin haddi olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizler sadece kendi cemaatlerinizin değil, aynı zamanda Türkiye’nin çok kültürlü ve çok inançlı toplumsal yapısının da temsilcilerisiniz. Bu toprakların mayasında birlikte yaşama kültürü vardır, bu toprakların ruhunda karşılıklı saygı vardır, bu toprakların hafızasında kardeşlik vardır. Mesele yaratılanı yaratandan ötürü sevebilmektir. Allah’ın yarattığı insanları kategorilere ayırmak, ırkçılık yapmak, mezhep ve meşrebine göre ötekileştirmek kimsenin haddi de hakkı da değildir" ifadelerini kullandı. "Cumhuriyet tarihinde ilk kez yeni bir kilise bizim dönemimizde inşa edildi" Türkiye’de farklı inançlara mensup vatandaşların sosyal yaşamın birçok alanında bulunduğunu belirten Erdoğan, "Son 23 yılda bu minvalde çok kapsamlı adımlar attık. Cemaat vakıflarının geçmişten gelen mülklerinin iadesi konusunda önemli düzenlemeler yaptık. Vakıflar mevzuatında gerçekleştirdiğimiz reformlarla cemaat vakıflarının haklarını genişlettik. Uzun yıllar ihmal edilmiş pek çok kilise ve ibadethaneyi restore ederek yeniden cemaatlerin hizmetine sunduk. Cemaatlerin ihtiyaç duyduğu din görevlileri konusunda da ciddi kolaylıklar sağladık. Cumhuriyet tarihinde ilk kez yeni bir kilise bizim dönemimizde inşa edildi. İstanbul Yeşilköy’de ibadete açtığımız Süryani Kilisesi, Türkiye’deki dini özgürlük ortamının güçlü bir sembolü olmuştur. Farklı inançlara mensup vatandaşlarımızın akademide, bürokraside, iş dünyası ve siyasette aktif olmalarından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Yakın zamanda Ermeni kökenli bir vatandaşımızın kaymakam olarak atanması ve Ermeni milletvekillerimizin TBMM’de uzun süredir görevde bulunması bunun en güzel örneklerinden biridir. İnşallah önümüzdeki dönemde sizlerle el birliği ve gönül birliği içerisinde bu iklimi daha da güzelleştirmeye devam edeceğiz" diye konuştu. "Türkiye, herkesin inançlarını özgürce yerine getirebildiği örnek bir ülkedir" "Gerçekler apaçık ortadayken zaman zaman bazı uluslararası çevrelerin dini özgürlükler konusunda ülkemizi haksızca eleştirdiğini görüyoruz" diyen Erdoğan, "Türkiye karşıtlığını siyasetlerinin merkezlerine yerleştirenlerin söylediklerinin bizim nazarımızda hiçbir kıymeti yoktur. Türkiye, herkesin din ve vicdan hürriyetine sahip olduğu, inançlarını özgürce yerine getirebildiği, cemaatlerin kendi kurumlarını yaşatabildiği ve karşılıklı saygının hakim olduğu örnek bir ülkedir. Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Fransuva’nın Türkiye’yi ziyareti sırasında yaşananlar bunun önemli bir göstergesidir. Gerek İznik’teki dua programı, gerekse İstanbul’da gerçekleştirilen ayin devletimizin sağladığı imkanlar sayesinde icra edilmiştir" ifadelerini kullandı. "Camii, kilise, havra demeden bombalayanlara müsamahamız yoktur" Türkiye olarak her türlü ayrımcılığa karşı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün dünya maalesef ayrımcılık, nefret söylemi ve ötekileştirme gibi ciddi sorunlarla karşı karşıyadır. Özellikle son yıllarda tırmanan İslam düşmanlığı, hem bizim insanlarımızı hem de bir arada yaşama kültürünü açıkça tehdit ediyor. Türkiye olarak her türlü ayrımcılığa karşıyız. Bunun da mücadelesini içeride ve dışarıda kararlılıkla veriyoruz. Aynı şekilde camii, kilise, havra demeden bombalayan, ibadethaneler dahi saygısı olmayan DEAŞ vari karanlık yapılara da müsamahamız yoktur. Söylediğim gibi İslam düşmanlığı nasıl bir insanlık suçuysa, Anti-Semitizm de suçtur, makul ve meşru görünemez bir kötülüktür. Bizim hedefimiz açıktır, bu topraklarda yaşayan herkesin kendini eşit, özgür ve güvende hissettiği bir Türkiye’yi inşallah hep birlikte inşa ettik, inşa edeceğiz. Bu akşamki İftar soframızı bu arzumuzun bir nişanesi olarak görüyorum" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iftar programına katılan dini azınlık temsilcilerine teşekkür etti, ramazanın ayının ülkeye, millete ve tüm insanlığa barış, huzur ve bereket getirmesini diledi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş ve birçok davetlinin bulunduğu programa, Fener Rum Patriği Bartholomeos, Türkiye Ermenileri Patriği Sahak Maşalyan, Türkiye Musevileri Hahambaşı David Sevi, Süryani Metropoliti Yusuf Çetin, Papa Türkiye Dini Temsilcisi Latin Katolik Metropoliti Massi Milano, Arkepiskopos İzmir Metropoliti Monsenyör Martin Kmetec, Türkiye Süryani Katolik Metropoliti Orhan Çanlı, Türkiye Ermeni Katolik Cemaati Ruhani Reisi Vartan Kerabaydzar Kirakos Kazancıyan, Kadıköy Metropoliti Emanuel Adamakis, Hatay Katolik Anadolu Havarisi Vekili Antuan Ilgıt, Mardin Süryani Metropoliti Mor Timotheos Samuel, Keldani Kilisesi Başepiskoposu Sabri Anar, Ermeni Vakıflar Birliği Platformu Başkanı Bedros Şirinoğlu, Balıklı Rum Hastanesi Vakfı Başkanı Konstantin Yuvanidis, Türk Musevi Toplumu Başkanı Erol Kohen, Yahudi Cemaati Başkanı İsak İbrahimzadeh, Süryani Vakfı Başkanı Kenan Gürdal, Mor Gabriel Vakfı Başkanı Kuryakus Ergun, Kadıköy Rum Vakfı Başkan Vekili Lena Kaçi Açık, Ermeni Katolik Vakfı Başkanı Antuan Sultanoğlu ve Süryani Katolik Vakfı Başkanı Münir Üçkardeş katıldı.