ÇEVRE - 19 Aralık 2025 Cuma 09:43

Rize havası Türkiye’de ve dünyada kuraklığa çare olacak

A
A
A

Türkiye’nin en fazla yağış alan noktası olan Rize’de geliştirilen yerli mikroorganizmalarla yağmur bulutlarının yağış bırakma kapasitesi artırılarak kuraklık, su krizi ve iklim değişikliğine çevre dostu bir çözüm sunulması hedefleniyor.

Rizeli girişimci Habip Koçal ve danışmanları Prof. Dr. Serkan Naci Koç tarafından yürütülen projede, Rize’de geliştirilen yerli probiyotik mikroorganizmalar sayesinde atmosferdeki su buharını yağmur kapsülleri haline getirerek bulutların yağış bırakma kapasitesi arttırılmaya çalışılıyor. Bu mikroorganizmalar, özellikle ’0’ derece civarındaki daha sıcak yağmur bulutlarında etkili olabiliyor ve klasik gümüş iyodür teknolojisine göre daha düşük maliyetli ve çevre dostu bir alternatif sunuyor. Yağmur bulutlarından yeryüzüne inen bu kapsüller, yalnızca yağışı tetiklemekle kalmıyor; aynı zamanda toprağa ulaştığında biyolojik gübre görevi görerek tarımsal verimliliği destekliyor. İlk denemelerin kuraklık riski taşıyan barajlar ve su havzaları üzerindeki yağmur bulutlarında yapılması planlandığı projenin başarılı olması halinde yağış rejiminin dengelenmesi, baraj doluluk oranlarının artırılması ve su krizinin hafifletilmesi amaçlanıyor. Çalışmanın, yerli ve bilimsel temellere dayalı olması nedeniyle hem ulusal hem de küresel ölçekte iklim değişikliğiyle mücadelede yeni bir yöntem sunabileceği ifade ediliyor.

Rize havası Türkiye’de ve dünyada kuraklığa çare olacak

Geliştirdikleri mikroorganizmaların kapsül formuna getirildiğini belirten Rizeli girişimci Habip Koçal, İlk denemelerin barajlar ve su havzaları üzerinde yapılmasının planlandığını ifade ederek "Türkiye’de ilk yerli probiyotik mikroorganizmaları ürettik. Şimdi geliştirdiğimiz bu ürünü danışman hocamız Prof. Dr. Naci Koç ile kapsül şeklinde havadaki atmosferdeki buharcıkları yağmur kapsülü haline getiriyoruz. Bunlar yeryüzüne indiği zaman hem iklim krizini hem de su krizini önleyecek. İlk denemeler zannediyorum ki barajlar üzerine olacak. Yani barajların kuraklık noktaları üzerine ve su havzaları üzerine olacak. Tarım Bakanımızla ve Cumhurbaşkanlığımıza gerekli bilgileri aktardık. Meteoroloji Genel Müdürlüğümüzle gerekli toplantılarımızı yapıyoruz. İnşallah denemeler başladığı zaman daha detaylı haberleri sizler devletimizin büyüklerinden alacaksınız" dedi.

"Bütün Türkiye’yi bütün dünyayı Rize’den elde ettiğimiz mikroorganizmalar ile bir Ayder havası ve bir Anzer havası yapabiliriz"

Çalışmalarda Rize’ye ait genetik bankaların kullanıldığını vurgulayan Koçal "Buranın genetik bankalarını kullandık yani Rize’nin gen bankalarını gen haline getirdik ve transfer ettik. Bunları da bilimsel verilerle ispat ettik. Bunların mikro biyel gübre olarak da ayrıyeten HB07 HB03 ve HB010 diye ayrı ayrı genetikleri çıkarıldı. Yani 3 tane ayrı ürün var. HB010 havada yağmur kapsüllemeye yarıyor. HB07 havadaki mikroorganizmaları yani zararlı virüsleri bırakıyoruz havaya. Yani şunu diyebiliriz bütün Türkiye’yi bütün Dünya’yı bir Ayder havası ve bir Anzer havası yapabiliriz. Havadaki patojenleri temizleyip havadaki mikroorganizmaları stabil hale getirebiliyoruz. HB03 de ise topraktaki mikroorganizmayı 150 yıl önce hale getirebiliyoruz. Sadece testlerden bir tanesini söyleyeyim kontrol grubu toprakta 2,5 ppm demirken diğer attığımız HB03’de 32’ye çıkıyor. Yani demir miktarını 17 kat neredeyse arttırmış" şeklinde konuştu.

Mikroorganizmalarla yağmur yağdırma üzerine dünyada çok araştırmalar yapılıyor"

Rize havası Türkiye’de ve dünyada kuraklığa çare olacak

Projeye ilişkin bilimsel değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Serkan Naci Koç ise iklim değişikliğinin dünyanın en büyük problemlerinden biri olduğunu söyledi. Koç, özellikle kuraklığın giderek arttığına dikkat çekerek "İklim değişikliği dünyanın en büyük problemlerinden birisi, özellikle en büyük sorunlardan birisi iklim değişikliğinde kuraklıkların giderek atmasıdır. Bu yıl da mesela ülkemizde ciddi anlamda bir kuraklık var. Barajlarda boşalma var. Kuraklığın önüne geçmenin en önemli yollarından bir tanesi yapay yağmur yağdırma. Bizim yağmur bombaları dediğimiz bombalarla yağmur yağdırma günümüzde dünyada gümüş iyodür teknolojisiyle yapılmaktadır. Gümüş iyodürün kristalleri su kristallerine çok benzediği için yağmur yağdırabiliyor. Fakat gümüş teknolojisi pahalı bir teknoloji ’eksi 8 eksi 10’ derecelerde süper soğumuş su buharına ihtiyaç duyuyor. Alternatif teknolojilerden bir tanesi tuz teknolojisi, diğeri de mikroorganizmalarla yağmur yağdırma. Mikroorganizmalarla yağmur yağdırma üzerine dünyada çok araştırmalar yapılıyor. Mikroorganizmaların bir avantajı ’0’ derecelerdeki yani daha sıcak bulutlarda yağmur yağdırma kapasitesine sahipler. En etkili bakteri bir ’Pseudomonas’ tipi bir bakteri fakat o yaprak hastalıklarına neden olabiliyor. Yani yağmur yağdığı zaman yaprak hastalıklarına neden olabiliyor. Dolayısıyla bunun pratik kullanımı mümkün değil. Bazı bakterilerimizin yüzeyinde buz kristallendirici proteinler olduğunu keşfettik ve dolayısıyla bunun yağmurlamada kullanabilecek bakterilerimiz var ve bunlar faydalı bakteriler yağmurla birlikte toprağa yağdıkları zaman bitkilere, ormanlara yağdıkları zaman da biyolojik gübre görevi de görüyorlar. Çevreye de faydaları dokunuyor. Dolayısıyla diğer bilimsel araştırmalarda öne çıkan bakteri gibi zarar vermiyorlar. Bununla ilgili yetkililiklerle girişimlerde bulunduk. Önümüzdeki günlerde yağmurlama için ilgili Ar-Ge çalışmaları yapılacak" diye konuştu.

"Üretilen mikroorganizmaların çevreye zarar vermiyor"

Üretilen mikroorganizmaların çevreye zarar vermediğini vurgulayan Koç, ilgili kurumlarla girişimlerde bulunduklarını ve önümüzdeki günlerde yağmurlama için Ar-Ge çalışmalarının başlayacağının da altını çizerek "Bir avantajımız da bizim ürettiğimiz mikro organizmalar tamamen yerli. Tamamen yerli girdi ile üretilmektedir. Analizleri Türkiye’de yapılamadığı için İtalya’da yapılıyor. Dolayısıyla ciddi bir efor sarf edilmiş durumda. Biz bu buluş ile iklim problemine, yağmur problemine bir çözüm getirmeyi umut ediyoruz. Hem ulusal hem de global çapta bunu yapmayı umuyoruz. Yağmur tohumlayarak yağmur yağdırmak, mikrobiyal toprak gübresi ve hava savunma sisteminde mikro organizmalarımız kullanılabilir durumda ve bunların ilgili çalışmaları da başlamak üzere" ifadelerini kullandı.

Hasan Fehmi Demir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırıkkale Kırıkkale’de 19 Mayıs coşkusu: Yüzlerce vatandaş, metrelerce uzunluğundaki Türk bayrağıyla yürüdü Kırıkkale’de 19 Mayıs coşkusu, metrelerce uzunluğundaki dev Türk bayrağıyla düzenlenen fener alayında sokaklara taştı. Konser programında şarkılara eşlik eden vatandaşlar, bayram sevincini gece boyunca sürdürdü. Kırıkkale’de 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, fener alayı yürüyüşü ve konser programıyla coşkuyla kutlandı. Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlik kapsamında vatandaşlar, Çalılıöz Köprüsü’nde bir araya geldi. Ellerinde Türk bayrakları ve meşaleler taşıyan kalabalık, bando eşliğinde yürüyüş gerçekleştirdi. Metrelerce uzunluğundaki dev Türk bayrağının da taşındığı fener alayı, Atatürk Bulvarı üzerinden devam ederek Büyük Şehir Parkı’nda sona erdi. Programda konuşan Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, 19 Mayıs’ın bağımsızlık mücadelesinin başlangıcı olduğunu belirterek, gençliğin Cumhuriyet’in en büyük güvencesi olduğunu söyledi. Önal, milli bayramların birlik ve beraberliğin güçlenmesi açısından önemli olduğunu ifade etti. Konuşmanın ardından sanatçılar Okan Babacan ve Duygu Kutlu sahne aldı. Alanı dolduran vatandaşlar, seslendirilen şarkılara eşlik ederek bayram coşkusunu yaşadı. Fener alayına elektrikli bisikletini Türk bayraklarıyla donatarak katılan Gülhan Mutlu, "Milliyetçi bir bayan olarak böyle etkinlikleri hiç kaçırmıyorum. Atatürk’ün izinde ilelebet yürümeye devam ediyoruz" dedi. Vatandaşlardan Arap Mustafa Çakır ise, "Atatürk’ün ‘Doğum günüm’ dediği, aslında Türk milletinin doğduğu ve Cumhuriyet ateşinin yandığı gün bugün. 19 Mayıs, tüm gençlerimize kutlu olsun. Allah Atatürk’e rahmet eylesin, yattığı yer nur olsun" diye konuştu. Ertuğrul Baloğlu da, "Bugün 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı. Mutluyuz, gururluyuz. Nice bayramlara diyoruz. Herkesin bayramını buradan kutluyorum" ifadelerini kullandı.
İstanbul UEFA Avrupa Ligi Finali gala yemeği düzenlendi Freiburg ile Aston Villa takımları arasında İstanbul’un ev sahipliğinde yarın Beşiktaş Park’ta oynanacak UEFA Avrupa Ligi Final müsabakası öncesinde Çırağan Sarayı’nda gala yemeği düzenlendi. Gala yemeğine Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, UEFA Başkanı Aleksander Ceferin ile Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun yanı sıra İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı ve Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sadettin Saran da katıldı. Aleksander Ceferin: "İstanbul kıtaları birleştiren çok özel bir şehir" Gecenin açılış konuşmasını yapan UEFA Başkanı Aleksander Ceferin, İstanbul’da bulunmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Aleksander Ceferin, "UEFA Avrupa Ligi Finali için hepimiz büyük heyecan duyuyoruz. İstanbul sadece tarihi bir şehir değil, aynı zamanda iki kıtayı birleştiren, futbolla yaşayan çok özel bir şehir. İstanbul’da gösterilen misafirperverlik için değerli arkadaşım İbrahim Başkan’a ayrıca teşekkür ediyorum. İki takım da çok zorlu maçların ardından finale çıktı. Bizleri çok ilginç bir müsabaka bekliyor. İyi olan kazansın" diyerek finalistlere başarılar diledi. Osman Aşkın Bak: "Avrupa Şampiyonası finallerini en iyi şekilde organize edeceğimize inanıyoruz" Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, konuşmasında Türkiye’nin üst düzey organizasyonları başarıyla düzenlediğinin altını çizdi. Bak, "Bu güzel şehirde, büyük organizasyonlara ev sahipliği yapmaya alışkınız. UEFA Avrupa Ligi Finali’ni de yarın başarıyla gerçekleştireceğiz. Önümüzdeki yıl UEFA Avrupa Konferans Ligi Finali’ne ev sahipliği yapacağız. İtalya ile ortaklaşa düzenleyeceğimiz EURO 2032 organizasyonu için de şimdiden hazırız diyebilirim. Avrupa Şampiyonası finallerini en iyi şekilde organize edeceğimize inanıyoruz. Bu önemli organizasyonları ülkemize kazandıran Türkiye Futbol Federasyonu’na ayrıca teşekkür ediyoruz. Freiburg ve Aston Villa takımları arasında yarın oynanacak final için iki ekibe de başarılar diliyorum. Ayrıca Dünya Kupası’na katılacak olmanın heyecanını şimdiden yaşıyoruz. A Milli Takımımızın çok başarılı maçlar çıkarıp ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceğine yürekten inanıyoruz." ifadelerini kullandı. İbrahim Hacıosmanoğlu: "Şimdiden 2032 Avrupa Şampiyonası’na hazırız" TFF Başkanı Hacıosmanoğlu ise final oynayacak iki takıma da başarılar dileyerek sözlerine başlarken, "Ülke olarak son 20 yılda spor organizasyonları alanında çok önemli bir dönüşüm gerçekleştirildiğini söyledi. Hacıosmanoğlu, "2005 ve 2023 yıllarında UEFA Şampiyonlar Ligi finallerine, 2009’da UEFA Kupası Finali’ne, 2013 FIFA 20 Yaş Altı Dünya Kupası’na ve 2019 UEFA Süper Kupa Finali’ne başarıyla ev sahipliği yaptık. Her organizasyon, ülkemizin spor alanındaki gücünü ve uluslararası güvenilirliğini daha da pekiştirdi. Yarın oynanacak Avrupa Ligi Finali de Türkiye’nin uluslararası spor organizasyonlarındaki gücünü bir kez daha ortaya koyacak. Üç kıtanın buluştuğu ülkemiz, spor altyapısını yeniledi. Eski stadyumlarımız modernize edildi. Birçok şehrimize yeni stadyumlar kazandırıldı. Ulaşım, konaklama ve lojistik yetkinliğimizle, bugün dünyanın en önemli spor organizasyonlarını düzenleyebilecek seviyeye ulaştık. Şimdiden 2032 Avrupa Şampiyonası’na hazırız. Farklı inançları ve kültürleri asırlardır bağrına basan ülkemiz, Avrupa Şampiyonası’nda dünyanın dört bir yanından futbolseveri konuk edecek. Çok kültürlü kimliğimize katkı sağlayacak Avrupa Şampiyonası, organizasyon yeteneğimizi bir üst seviyeye taşıyacak ve Türkiye’nin dünya futbolundaki konumunu daha da güçlendirecek" diye konuştu. Yemekte TFF Başkan Vekilleri Mecnun Otyakmaz, Fuat Göktaş, TFF Yönetim Kurulu Üyeleri Zafer Bahadır Saraç, Mevlüt Aktan, Hasan Surözü, Ural Aküzüm, Bilal Arslan, Murat Şahin, Tahir Ediz Kıray, TFF Genel Sekreteri Abdullah Ayaz, TFF Başdanışmanı Yusuf Yerkel, TFF Genel Sekreter Yardımcısı Erkan Kıraç, MHK Başkanı Dr. Ferhat Gündoğdu, Temsilciler Kurulu Başkanı Şerafettin Bural, kulüp başkanları ve yöneticileri, UEFA Yönetim Kurulu üyeleri, Freiburg ve Aston Villa temsilcileri de yer aldı.