EKONOMİ - 03 Haziran 2025 Salı 12:18

Rize’de çay üreticisine "Hasada ara verin" çağırısı

A
A
A
Rize’de çay üreticisine "Hasada ara verin" çağırısı

Çay üreticilerinin teknolojiye ayak uydurmasıyla çay alım yerleri ve fabrikalarda izdiham yaşananınca Rize Ziraat Odası Başkanlığı, üreticilere "Hasada ara verin" çağrısında bulundu.


16 Mayıs itibarıyla başlayan çay sezonu, Çay İşletmeleri (ÇAYKUR) Genel Müdürlüğü’nün de kontenjan uygulaması getirmesi ile sancılı bir hal aldı. Geçmiş dönemlerde makaslarla toplanan çayların teknolojiye ayak uyduran müstahsiller tarafından makinelerle toplanması, çay alım yerleri ve fabrikalarda izdihama yol açtı. Bu nedenle ÇAYKUR tarafından kontenjan dekar başına 25 kilogramlara kadar düşürülürken, özel sektörde de bunu fırsat bilenler fiyatı çay taban fiyatının çok altına çekti.


Rize Ziraat Odası Başkanı Bünyamin Arslan, çay makineleri sayesinde yabancı işçilerin Rize’ye gelmesinin önüne geçildiğini ancak bu kez fabrikaların yoğun hasat nedeniyle sıkıştığını ifade ederek, "Çay sektöründe her yıl yaşadığımız sorunları bu yıl da çok yoğun bir şekilde yaşıyoruz. Çay hasadı, elle başlayan bir serüvenken önce çay makası, ardından makineli tarımla yoğun bir şekilde hasat ettiğimiz bir hale geldi. Makineli tarım, işçi sorununu en aza indirdi. Evet yabancı işçilere verdiğimiz ücretin yurt dışına çıkmasını engelledik. Fakat makineli tarımla yapılan hızlı hasat, bugün sektörü tıkamış durumdadır. ÇAYKUR’un günlük 9 bin 200 ton olan işleme kapasitesi, özel sektörle birlikte toplamda 16 bin ton seviyelerine ulaşsa da üreticilerimiz tarafından toplanan 25 bin tonun üzerindeki yaş çay işlenemez hale gelmiştir. Bu da özel sektör kapılarında yığılmalara neden olmuş, taban fiyatın altında ciddi fiyat düşüşleri yaşanmıştır. Üreticilerimizin yoğun hasat yapması sonucu oluşan bu problemi fırsata çeviren özel sektörün taban fiyatın altında alımlar yaptığını görmekteyiz. Özel sektöre çok fazla yüklenmek istemiyorum; fakat eğer bu çayı işleyemiyorsanız taban fiyatın altında aldığınızda nasıl işliyorsunuz? Buradan özel sektör firma sahiplerine seslenmek istiyorum. Eğer işleyemiyorsak o gün çay satın almayalım" dedi.


Çay üreticilerine çay toplamaya ara verme çağrısında bulunan Arslan, "Üretici de bu durumu fark ederek hasada ara versin. Bu teşkilatlanmayı ÇAYKUR, muhtarlar, ziraat odaları ve üreticiler olarak hep birlikte yürütmeliyiz. Özel sektör, bu yığılmaları düşük fiyattan almaya devam ettiği sürece hem kalitesiz çay üreteceğiz hem de sektör tıkanma noktasına gelecektir. ÇAYKUR, tüm çayı alacağına dair açıklama yapmıştı. Ancak onun da günlük 9 bin tonluk bir işleme kapasitesi var. Eğer biz 20 bin ton çayı ÇAYKUR’a satmaya çalışırsak hem kendi çayımıza hem de yaş çaydan üretilecek kuru çayın kalitesine zarar vermiş oluruz. Biz üreticiler, bu planlamayı yapmak zorundayız. Kendi planlamamızı kendimiz yapmadığımız sürece fırsatçılara zemin hazırlamış oluruz. Bu nedenle lütfen hasat dönemine ara verelim" ifadelerini kullandı.


Çay bahçesine girerek çay toplama işlemini hızlıca bitirmenin yanlış olduğunu, bu düşünce ile çayın kalitesinin düşeceğini kaydeden Arslan, "Önümüz Kurban Bayramı; çiftçilerimiz bayrama kadar çayı bitirmek istiyor ancak böyle bir anlayış olmamalı. Bu kadar kısa sürede bu kadar yoğun hasadı işlememiz mümkün değildir. İşleyemediğimiz için hem taban fiyatın altında alımlardan üretici zarar görecek hem de kuru çay kalitesi düşecektir. Burada herkesin sorumluluğu vardır; ÇAYKUR’un, bölge muhtarlıklarının ve ziraat odalarının. Mayıs çayında genellikle bu problemleri yaşamıyoruz. Don nedeniyle rekoltede düşüş olmasına rağmen bugün bu yığılmayı yaşıyorsak, ikinci ve üçüncü sürgün dönemlerinde çok daha büyük problemler yaşayacağız. İkinci sürgün öncesi muhtarlar, ÇAYKUR, ziraat odaları, borsa ve özel sektör hep birlikte bir eylem planı hazırlamalıyız. Bu eylem planı için herkes masaya oturmak zorundadır. Oturmayanlar, özel sektörü ezmek isteyen fırsatçılardır" şeklinde konuştu.



"Lütfen üretime ara verelim"


Çayın en iyi saklanma şeklinin toplamadan bırakılması olduğunu hatırlatan Arslan, "Şu an yaşadığımız yoğunluk sürecini yalnızca tek bir şekilde atlatabiliriz. Çayı en iyi saklama koşulu dalında saklamaktır. Rizeli hemşehrilerim, değerli çiftçiler lütfen üretime ara verelim. Azami şekilde ÇAYKUR kotaları kadar hasat yapalım ve bu süreci hep birlikte düzlüğe çıkaralım. Eğer biz kotalarımız kadar hasat yapmaz, işleme kapasitesinin üzerinde hasada devam edersek taban fiyatın altında alımlar gerçekleşecektir. Lütfen bir iki gün hasada ara verelim. Eskisi gibi taban fiyat üzerinde alımların gerçekleştiğini hep birlikte göreceğiz. Bu planlamayı ilk olarak biz üreticiler yapmalıyız. Hasat dönemini dalında bekleterek süreyi uzatmak zorundayız. Aksi takdirde fırsatçılar elimizden ekmeğimizi alacaktır" diye konuştu.



Rize’de çay üreticisine "Hasada ara verin" çağırısı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Trendyol Süper Lig: Kocaelispor: 0 - Beşiktaş: 1 (Maç sonucu) Trendyol Süper Lig 24. hafta karşılaşmasında Kocaelispor, konuk ettiği Beşiktaş’a 1-0 mağlup oldu. Maçtan dakikalar (İkinci yarı) 52. dakikada sağdan köşe vuruşu kullanan Vaclav Cerny’nin ortasında arka direkte yükselen Agbadou kafa vuruşunu yaparak topu kaleci Gökhan’ın sağından ağlara gönderdi. 0-1 62. dakikada Ahmet Oğuz’un kullandığı serbest vuruşta ön direkte topa yükselen Serdar Dursun kafayla arka bölgeye gönderdi. Agyei’nin penaltı noktasının solunda indirdiği topla buluşan Darko Churlinov’un şutunda top savunmadan sekerken sol çaprazda Balogh’un sert şutunda meşin yuvarlak kaleye paralel giderek dışarı çıktı. 72. dakikada Kocaelispor’un çıkarken kaptırdığı topla atak başlatan Beşiktaş’ta Mustafa Hekimoğlu’ndan pası alan Hyeon-Gyu Oh hızla topu soldan merkeze taşıdı ve savunma arkasına sarkan Cerny’e gönderdi. Merkezden ceza sahasına giren Cerny penaltı noktasının solundan çok sert şut çekti ancak top üstten az farkla auta gitti. 90+2. dakikada Rashica’nın indirdiği topla merkezden ceza sahasına giren Olaitan, kaleci Gökhan ile karşı karşıya kaldı. Olaitan’ın sol ayağıyla yaptığı vuruşta Gökhan gole izin vermedi. Stat: Kocaeli Hakemler: Cihan Aydın, İbrahim Çağlar Uyarcan, Osman Gökhan Bilir Kocaelispor: Gökhan Değirmenci, Ahmet Oğuz, Botond Balogh, Hrvoje Smolcic, Anfernee Dijksteel, Habib Ali Keita, Cafumana Show (Ahmet Sağat dk. 90+1), Karol Linetty (Joseph Nonge Boende dk. 60), Daniel Agyei, Tayfur Bingöl (Darko Churlinov dk. 60), Serdar Dursun Yedekler: Serhat Öztaşdelen, Muharrem Cinan, Deniz Ceylan, Furkan Gedik, Samet Yalçın, Can Keleş, Rigoberta Rivas Teknik Direktör: Selçuk İnan Beşiktaş: Ersin Destanoğlu, Amir Murillo, Emmanuel Agbadou, Felix Uduokhai, Rıdvan Yılmaz, Kristjan Asllani (Salih Uçan dk. 80), Ndidi, Cengiz Ünder (Mustafa Hekimoğlu dk. 71), Vaclav Cerny (Milot Rashica dk. 80), Junior Olaitan, Hyeon-Gyu Oh (Jota Silva dk. 90+1) Yedekler: Devis Vazguez, Kartal Yılmaz, Gökhan Sazdağı, Tiago Djalo, Devrim Şahin, Yasin Özcan Teknik Sorumlu: Murat Kaytaz Gol: Emmanuel Agbadou (dk. 52) (Beşiktaş) Sarı kartlar: Ahmet Oğuz (Kocaelispor), Rıdvan Yılmaz, Mustafa Hekimoğlu (Beşiktaş)
Edirne 28 Şubat sonrası mağdurlarından Kuzu, o dönem yaşadıklarını anlattı 1999 y’lı yıllarda öğrencilik yapan Gülsevin Kuzu, 28 Şubat sürecinde yaşadığını söylediği baskıları anlattı. Kuzu, başörtüsü nedeniyle eğitim ve çalışma hayatında zorluklarla karşılaştığını belirtti. Ankara’da doğan 46 yaşındaki Gülsevin Kuzu, 28 Şubat dönemi sorası 1999 yılırnda Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde okuduğunu belirterek, o yılları "inancın sorgulandığı, başörtüsünün suç gibi görüldüğü zamanlar" sözleriyle anlattı. Kuzu, okul ortamında dini kimliğe yönelik olumsuz söylemlerle karşılaştığını, bunun kendisini inancını araştırmaya yönelttiğini ifade etti. Yaptığı okumalar sonrasında başörtüsü takmaya karar verdiğini söyleyen Kuzu, bu tercihin o dönem çevresi tarafından "radikal" olarak değerlendirildiğini dile getirdi. 1997 sonrasında baskının arttığını savunan Kuzu, özellikle kamu kurumları ve eğitim alanında başörtülü kadınlara yönelik kısıtlamaların günlük hayatın parçası hâline geldiğini ifade etti. Üniversite hastanelerinde başörtülü ziyaretçilerin içeri alınmadığını, askeri törenlerde bazı ailelerin törenlere katılamadığını gördüğünü belirten Kuzu, bu dönemi "baskının sıradanlaştığı yıllar" olarak nitelendirdi. Sınav günü yaşadığını bir olayı da paylaşan Kuzu, sınava yetişmesine yardımcı olan polislerin aksine sınav salonunda bir görevlinin başörtüsü nedeniyle işlem yapmak istediğini öne sürdü. Yaşanan tartışmanın ardından sınava girmesine izin verildiğini ancak zaman kaybı yaşadığını söyledi. Eğitim sonrasında iş başvurularında da benzer engellerle karşılaştığını ifade eden Kuzu, başörtülü kadınların kamu görevine alınmasının o yıllarda çok zor olduğunu savundu. Bugünkü şartları geçmişle kıyaslayan Kuzu, "Şimdiki özgürlük ortamı o dönem için hayal bile edilemezdi" dedi. Elinde bulunduğunu söylediği resmi bir belgeyi kamuoyuyla paylaşmak istediğini belirten Kuzu, geçmişte yaşananların hatırlanmasının toplumsal hafıza açısından önemli olduğunu vurguladı. Açıklamasının sonunda farklı inanç ve yaşam tarzlarına saygı çağrısı yapan Kuzu, "Artık herkesin birbirine saygı duyduğu bir ortam istiyoruz" ifadelerini kullandı.