EKONOMİ - 31 Mayıs 2026 Pazar 22:37

Şemsi Bayraktar: "Çiftçilerimiz her türlü afete maruz kaldı; Don, dolu, hortum... Şimdi aşırı yağışlardan dolayı sel felaketleri"

A
A
A
Şemsi Bayraktar: "Çiftçilerimiz her türlü afete maruz kaldı; Don, dolu, hortum... Şimdi aşırı yağışlardan dolayı sel felaketleri"

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, son yıllarda artan doğal afetlerin tarımsal üretimi ciddi şekilde tehdit ettiğini belirterek "Çiftçimizin bu ekonomik faaliyetten para kazanması lazım. Hem sattığı ürünün para etmesi lazım hem de destekleme politikalarıyla çiftçimize destek vermek lazım" dedi.


Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar bir dizi ziyaret kapsamında Rize’ye geldi. Bayraktar, ilk olarak Rize’nin Çayeli ilçesinde Ziraat Odası tarafından düzenlenen ve bu yıl 5’incisi gerçekleştirilen Ata Tohumu Fide Dağıtım Etkinliği’ne katıldı. 20 bin fidanın dağıtıldığı etkinlikte Bayraktar da çiftçilere fidan dağıttı. Buradan Ardeşen Ziraat Odası’na giden Bayraktar, üreticiler ve oda temsilcileriyle bir araya geldi. Ardından Fındıklı Ziraat Odası’nın kurmuş olduğu Meci Tarım Parkı’nı inceledi. Seraları gezen Bayraktar faaliyetler ve işleyiş hakkında detaylı bilgi aldı. Rize’den Artvin’in Borçka ilçesine geçen Bayraktar burada da çiftçiler ve oda yönetimi ile bir araya gelerek fikir alışverişinde bulundu.


Ziraat odalarının artık mali yönden güçlü olduğunu ve çiftçiler için önemli hizmetler verdiğini kaydeden Bayraktar, "Odalarımızın tabii önemli hizmetleri var. Son yıllarda, son 10-15 yılda odalarımız idari ve mali yönden güçlü hale geldi ve önemli hizmetler veriyorlar. Bundan da tabii büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Bugün aşağı yukarı 25 bin civarında bir fidan dağıtım törenine katıldık, odamız tarafından organize edilen. Bu ve benzer hizmetleri tabii vermeye devam ediyoruz. Ziraat Odaları Birliği, çiftçi iletişim sistemini kurdu. Artık Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan ÇKS’yi de aldık. Odalarımız, ÇKS işlemlerini odalarımız yapıyor. Buradaki muradımız şu: Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde çalışan, il müdürlüklerimizde çalışan teknik elemanların sahada olması, sahada daha rahat hizmet verebilmeleri açısından bu yükü almamız önemliydi. Şimdi çok daha rahat bir şekilde sahada hizmet verebiliyorlar. Tabii odalarımız fabrikalar da kuruyor, ürün işleme tesisleri kuruyor, laboratuvarlar kuruyor. Çok farklı hizmetleri de hayata geçiriyorlar" dedi.


Çiftçilerin son yıllarda art arda yaşanan afetlerle mücadele etmek zorunda kaldığını vurgulayan Bayraktar, "Biz bir meslek örgütü olarak, çiftçiye hizmet veren bir örgüt olarak üzerimize düşeni yapmamız lazım. Çiftçimizin her zaman yanında olmamız lazım ki biliyorsunuz son birkaç yıldan beri büyük afetler geçirmeye başladık. Mesela geçen yıl bin 11 afet geçirdik. Yani alanda bu büyük bir rakam ve çiftçilerimiz her türlü afete maruz kaldı; don, dolu, hortum... Şimdi aşırı yağışlardan dolayı meydana gelen sel felaketleri... Dolayısıyla bu sıkıntılı zamanlarda çiftçimizin yanında oluyoruz. Çiftçimizin sorunlarını Sayın Cumhurbaşkanımıza ve ilgili bakanlarımıza götürüyoruz ve gerekli tabii destekleri istiyoruz. Buna da devam edeceğiz. Sahada gezmeye devam ediyoruz, sahada bulunmaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.


Doğal afetlerin yanı sıra bölgedeki jeopolitik gelişmelerin de üreticiyi olumsuz etkilediğini söyleyen Bayraktar "Jeopolitik riskler de çiftçimizi zorlamaya başladı. Dolayısıyla bölgemizdeki savaş bizim maliyetlerimizi artırdı. Yani destekleme, bu manada destekleme politikalarının tekrar gözden geçirilmesinde büyük fayda var. Üreticilerimizin gübre maliyetleri arttı, mazot maliyetleri arttı, ilaç ve tohum gibi girdi maliyetleri arttı. Dolayısıyla bu maliyetleri dikkate alan bir destekleme politikasına ihtiyaç var. Daha doğrusu destekleme bütçesinin artırılması gerekiyor. Zaten bu talepte de bulunduk. Bununla ilgili çalışmalarımız da devam edecek. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz ve ilgili bakanlarla önümüzdeki aylarda yine bir toplantı yapacağız. Bunu 15 gün evvel gerçekleştirdik ama özellikle bu destekleme bütçelerini masaya yatıracağımız, değerlendireceğimiz bir toplantı daha yapacağız. Burada Ziraat Odaları olarak çiftçimizle alakalı taleplerimizi dile getireceğiz. Çiftçimizi desteklemekten başka çare yok. Çiftçimizi desteklemediğimiz takdirde zaten gençlerimiz kalmadı. Yani 18-35 yaş arası gençlerimiz yüzde 5’e kadar düştü. Dışarıdan göçmenler gelmediği takdirde tarımsal işletmelerinde çalışacak insan bulamıyoruz. Bu gerçeği kabul edelim. Ve çiftçimizi desteklemekten başka çaremiz yok. Yaşlılarımız da ki yaş bugün 59-60’a geldi. Yaşlılarımız da çoluğunu çocuğunu alan şehirlere gidiyor" şeklinde konuştu.


Çiftçilerin üretimden gelir elde edebilmesinin büyük önem taşıdığını hatırlatan Bayraktar, "Bu bir ekonomik faaliyet ve çiftçimizin bu ekonomik faaliyetten para kazanması lazım. Hem sattığı ürünün para etmesi lazım hem de destekleme politikalarıyla çiftçimize destek vermek lazım. Bu manada çalışmalarımız ve gayretlerimiz devam ediyor. Bunu sağlarsak ülkemizin gıda güvenliğini sağlarız, insanlarımızı doyurmaya devam ederiz. Aksi takdirde dış piyasalarda, bunu beceremediğimiz takdirde dışarıdan ürün almaya çalışırsınız. Bazen öyle zaman oluyor ki pandemi döneminde gördük, paranız olsa da ürün bulamıyorsunuz. 1 kilo buğday bulamadığımız dönemler oldu, bunu unutmayalım. Onun için bu ülkenin çiftçisine ihtiyacımız var, çiftçimizi destekleyeceğiz" dedi.


Konuşmasında Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki çiftçilerin korkulu rüyası haline gelen kahverengi kokarca tehdidine de dikkat çeken Bayraktar, zararlıyla mücadelenin daha güçlü şekilde sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Bayraktar, "Ziraat odalarımız bu manada zaten üzerlerine düşeni yapıyorlar. Yani her ziraat odamız bütçesi elverdiği ölçüde bu mücadelede, elinden geleni yapıyor ve çiftçimize katkı sağlamaya çalışıyor. Şimdi burada tabii biz bu işi yaparken paydaşlarımızla birlikte hareket ediyoruz, Tarım ve Orman Bakanlığıyla birlikte hareket ediyoruz. Yalnız şunu söyleyeyim; özellikle bu zararlılardan kokarcayla çok iyi mücadele edemezsek bakın fındık üretimimiz de, başka üretim alanlarımız da çok zarar görecek. Sadece fındık değil. Başka ürünler, her ürüne zarar veriyor böyle bir zararlı. Bununla mücadeleyi daha güçlü yapmak zorundayız, bunu net olarak ifade edeyim. Yani bir mücadele var. Hem örgütler hem kamu bu manada, elinden geleni yapıyor ama şimdi kışlak kışlak mücadelesi bitti, şimdi havalar açılır açılmaz bak bu yağışlar biter bitmez, havalar açılır açılmaz bahçelere dadanacak. Dolayısıyla zarar vermeye devam edecek. Bu mücadeleyi hep birlikte daha güçlü vermek zorundayız. Aksi takdirde fındık, üretimini, hatta başka ürünlerimizi de, bakın meyve, sebze, mısır ne bulursa dalıyor, ne bulursa zarar veriyor. Başka ürünlerimizin üretimine de, olumsuz zarar verir. Bu mücadeleyi daha güçlü yapmak zorundayız, bunu ifade edeyim" şeklinde konuştu.


Bayraktar buradaki temaslarının arından tekrar Rize’ye dönerek Rize Ziraat Odası Başkanı Bünyamin Arslan’ın düğün törenine katılarak nikah şahitliğini yaptı.



Şemsi Bayraktar: "Çiftçilerimiz her türlü afete maruz kaldı; Don, dolu, hortum... Şimdi aşırı yağışlardan dolayı sel felaketleri"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Hakan Safi projelerini Bodrum’da anlattı Fenerbahçe’nin başkan adaylarından Hakan Safi, Bodrum’daki sarı-lacivertlilerle bir araya geldiği toplantıda projelerini anlattı. Fenerbahçe Başkan Adayı Hakan Safi, Bitez Mahallesi’ndeki bir otelde düzenlenen toplantıda sarı-lacivertli kongre üyeleri ile taraftarlarla bir araya geldi. Hakan Safi, burada yaptığı açıklamada, kısa vadede şampiyonluk hasretini sona erdirmek için yola çıktıklarını ifade ederek, "Biz adaylık sürecine koşulsuz, şartsız bir şekilde adım attık. Aylardır Fenerbahçe’nin hem kısa vadede şampiyonluk hasretini gidermek hem de kulübümüzü 2050 yılına hazırlamak için projelerimizi geliştiriyoruz. Kısa vadede yapacağımız çok net. Fenerbahçe’nin nakit akışına zarar vermeden tarihin en iddialı kadrolarından birini kuracağız ve Fenerbahçe’yi şampiyon yapacağız. Bunun için ben ve arkadaşlarım finansal güce sahibiz" dedi. "Fenerbahçe, Kerem Aktürkoğlu transferi yüzünden ceza aldı deniyor, bu doğru değil" "Kimsenin Fenerbahçelileri asılsız ve dayanaksız iddialarla tedirgin etmesine izin vermeyeceğiz" diyerek konuşmasına devam eden Safi, "Son dönemde ortaya atılan asılsız bir iddiayı da burada netleştirmek isterim. Fenerbahçe, Kerem Aktürkoğlu transferi yüzünden ceza aldı deniyor, bu doğru değil. Kerem transferinde kurumlar gereken incelemeleri yaptı ve herhangi bir usulsüzlük olmadığı net bir şekilde ortaya konuldu. Fenerbahçe, bunu üzülerek söylüyorum, geçtiğimiz sezon içerisinde kaynak girişini doğru zamana yetiştiremediği için UEFA harcama limitini aştı ve bir cezayla karşı karşıya kaldı. Peki Fenerbahçe Kulübü kaynak girişini neden zamanında yetiştirmedi? Bunu da sanırım hatırlatmak gerekiyor. Geçtiğimiz eylül ayında kongrede 11, 12 ve 13. maddeler oy çokluğuyla reddedildi. Fenerbahçe Spor Kulübü halihazırdaki projelerini hayata geçirmek için bir mali kongre daha düzenlemek zorunda kaldı ve kulübe yapılacak kaynak girişi gecikti. O gün, seçim stratejisi nedeniyle, bu maddeleri onaylatmam diyenler bugün bu cezanın sorumluluğunu da taşımalı diye düşünüyorum. Kongre üyelerinin de bu konuda doğru bilgilendirilmesi çok önemli" şeklinde konuştu. "Fenerbahçe’nin orta vadede şahıslara bağımlılıklarından kurtulması gerek" Kulübe sürekli gelir kaynağı oluşturacaklarını da anlatan Hakan Safi, şöyle devam etti: "Fenerbahçe’nin orta vadede şahıslara bağımlılıklarından kurtulması gerek. Bunun için sağlam bir mali yapı inşa etmemiz lazım. Biz Fenerbahçe’ye yeni kaynak üretmek için Fenerbahçe GYO projesi üzerinde çalışıyoruz. Bunu vaat ettiğimiz 1 milyon metrekare arazi alımıyla birleştirerek kulübümüze sürekli gelir kaynağı oluşturma peşindeyiz. Fenerbahçe’nin mevcut şirketlerinin halka arz meselesi de çok ciddi şekilde değerlendirilmeli. Mevcut durumda Fenerbahçe’nin bir kaynak problemi yok bunun altını çizmek isterim. Bugün 350 milyon Euro seviyelerinde olan gelirlerimizi önce 500 milyon ardından da 1 milyar Euro seviyelerine çıkartmamız lazım" "Biz stadı yapacağız ancak bunu gerçekçi adımlarla hayata geçireceğiz" Stadyumun kapasitesinin arttırılması projesine de değinen Hakan Safi, "Biz, geçen sene hazırladığımız projeyle, stadımızın kendi yerinde, 64 bin 500 kişilik kapasiteye çıkartacağımızı ortaya koymuştuk. Bu projenin beğenilmesi hatta başkaları tarafından sahiplenilmesi de hoşumuza gitti. Ancak yine Fenerbahçelilerin kandırılmasına izin vermemek amacıyla, stadın, Fenerbahçe’nin şampiyonluğunun olmazsa olmazı sezonunda mayıs ayına yetiştirilmesi tamamen hayal satmaktır. Bunu bilmenizi ve bizi şampiyonluk konsantrasyonundan hiçbir şeyin uzaklaştırmasına izin vermeyeceğimizi anlamanızı rica ederim. Biz stadı yapacağız ancak bunu gerçekçi adımlarla hayata geçireceğiz" dedi. "5 pilot takım satın alacağız" "Uzun vadede sportif başarılarımıza katkı sunması için Türkiye’nin farklı bölgelerinde 5 pilot takım satın alacağız" sözleriyle konuşmasını sürdüren Fenerbahçe Başkan Adayı Hakan Safi, Avrupa’daki bir takım alma planından bahsederek, şu ifadeleri kullandı: "Bu hem o bölgelerdeki yetenek havuzuna daha yakın olmamızı hem de rekabetçi ortama sokmakta zorlandığımız gençlerimize oynama süresi sunmamızı sağlayacak. Biz aynı zamanda Avrupa’dan da bir takım alma planı üzerinde çalışıyoruz. Bu konuda yaptığımız incelemeler sonrasında yoğunluğumuzu 3 farklı ülkeye verdik. Avrupa’da yapacağımız bu işbirliği hem oyuncu hem de teknik adam gelişimi konusunda bize büyük avantajlar sunacak. Değerli kongre üyeleri sınırları aşmamız ve kulübümüzü uluslararası seviyede projelerle yan yana getirmemiz gerek. Bu bağlamda, bugün birçok Avrupa kulübünün yaptığı gibi, Batı Afrika’daki bir akademi ile işbirliği oluşturmak istiyoruz. Birçok farklı akademiyi ve farklı modeli inceledik. Bu konuda da en kısa sürede somut adım atacağız." "Fenerbahçe’nin önemli değerlerinden birinin yıpratılması doğru değildir" Sözlerinin devamında Fenerbahçe’nin eski teknik direktörü Aykut Kocaman ile ilgili de parantez açan Hakan Safi, "Gençler yönetsin bizim zamanımız geçti diyenlerin genç isimler aday olunca tecrübesizlik vurgusu yapmasının ilginç bir ironi olduğunu düşünmeden edemiyoruz. Geçmişte Fenerbahçe’ye Ramos, Benzema yakışır diyenlerin, bugün yıldız oyuncuyla olmaz 1 yıldız 10 asker demesi garip bir çelişkidir. 19 şampiyonluk diyerek Fenerbahçeliyi üzenlerin şimdi de 1959 öncesi şampiyonluk demeçleri hepimizi şaşırtmıştır. Şerif kim, Nene’yi kim aldı demeçleri sonrasında her oyuncu değerli, bunları değer görmek lazım denmesi acaba basit bir iletişim hatası olarak mı değerlendirilmelidir? Geçmiş seçimlerde Fenerbahçe’nin artık bizim çocuğumuz diyerek antrenör getirmesi yanlıştır diyenlerin bugün tam tersini savunması sanırım herkesin dikkatini de çekmiştir. Bu konuda bir parantez açıp, bir rahatsızlığımı da dile getirmek isterim. Seçim sürecinde herkesin kendine has bir stratejisi vardır saygı duyarım. Biz şeffaf olup kafalardaki soru işaretlerini gidereceğiz dedik. Belki açıklarız, belki de açıklamayız demek de bir tercihtir. Fakat, bizim teknik adam planlamalarımızda olmasa da Aykut Kocaman üzerinden bir seçim stratejisi yürütmek, oy kaybederiz diyerek Fenerbahçe’nin önemli değerlerinden birinin yıpratılması doğru değildir. Bu tutum birleşmeye değil Fenerbahçe’nin değerleri üzerinde ayrışmaya yol açmaktadır. Biz bunu kabul edemeyiz, etmemeliyiz. Özetle şunu net bir şekilde ifade etmek isterim Fenerbahçe başkanlığı yarım kalmış hırsların değil, büyük hedef ve hayallerin yeridir. Sadece kendi Fenerbahçe’sini sevenlerden olmayacağız, saf Fenerbahçe sevgimiz için her gün mücadele edeceğiz. 8 yıl boyunca gözlerini yuman, kulaklarını kapatanlar gibi davranmayacağız" şeklinde konuştu. Transfer konusuna da değinen Hakan Safi, "2 tane yerli ve milli yıldız getireceğiz. 2 veya 3 tane de dünya yıldızı getireceğiz. Rakiplerimizle kalitemizi aynı seviyeye getirmek bizlerin namus borcudur. Bizler, Fenerbahçe’yi şampiyon yapmaya geliyoruz" dedi. Safi’nin konuşmasının ardından bazı yönetim kurulu üyeleri de söz alarak hedeflerini anlattı.