KÜLTÜR SANAT - 06 Temmuz 2025 Pazar 11:19

Tulumcular azalsa da tulum değer kaybetmiyor

A
A
A
Tulumcular azalsa da tulum değer kaybetmiyor

Doğu Karadeniz’in vazgeçilmez enstrümanı tulumun ustası gün geçtikçe azalsa da değeri katlanarak büyüyor.


Genelde düğünlerde, şenliklerde ve yol havalarında çalınan yörenin en eski nefesli halk çalgısı olarak bilinen tulum günümüzde de popülerliğini sürdürüyor. Tulum çalgısı popülerliğini korusa da bu çalgıyı yapan ve çalan sayısı gittikçe azalıyor. Özellikle Rize’nin Çamlıhemşin ve Hemşin ilçelerinde çalınan tulum il dışından gelen turistlerin de gözdesi halinde. Öyle ki gözde turizm mekânlarında da yer almaya başlayan tulum Rize Çay Çarşısında da sergileniyor. Rize Merkez’de bulunan bir tulum dükkânında ziyaretçilere tulum hakkında bilgiler veriliyor ve isteyenlere çibun aleti satılıyor.


Tulum yapım ustası olan Engin Dervişoğlu tulumun her ağaçtan yapıldığını ancak şimşir ağacının geleneksel ve daha kaliteli olduğunu dile getirerek "Tulum esasen üç materyalden oluşuyor. En önemli parçası ise nav kısmı dediğimiz bölüm, bu kısım toprak kamışı ve ahşaptan yapılıyor. İçerisinde iki adet toprak kamışından olma analık dediğimiz kısım yani klavye kısmı, bir de derinin altında olan dil kısmı var. Ahşap kısmını genellikle şimşir ağacından yapıyoruz ama bütün ağaçlardan da yapılabilir. Şimşir ağacı hem geleneksel hem de daha kaliteli. Bir yaşındaki bir oğlak derisi bize geliyor, öncelikle geldiğinde tüylerini fermente ediyoruz. Mısır unu ve tuz yardımıyla kılları bırakmasını sağlıyoruz. Kılları el yordamıyla çektikten sonra bu deriyi peynir suyuna yatırıyoruz ki fermente olsun diye. 3-4 gün sonra şişirip asıyoruz ve kurutmaya bırakıyoruz. Kuruduktan sonra çitileyerek bu deriyi yumuşatıyoruz. Yumuşattıktan sonra özel bağlama yöntemi var ve onu da tamamlayınca tulum meydana geliyor" ifadelerini kullandı.



Tulumun tarihçesinden ve benzer diğer enstrümanlardan farklı olduğundan söz eden Dervişoğlu "Normalde tarih araştırmacılarımızın Orta Asya’dan Karadeniz’e geldiği yönünde görüş bildiriyorlar. Fakat üniversitede de yazdığım tezde de Hemşin yöresinde imal edildiğini iddia ettim. Çünkü bazı özellikleri var, en büyük özelliği ise tüm dünyadaki derili enstrümanlardan farklı olarak nav kısmı yani çalınan klavye kısmının son perdesinin olduğu yer yuvarlak olarak biter. Gürcistan’da, Polonya’da, İngiltere’de Makedonya’da birçok ülkede derili olarak enstrümanlar çalınıyor. Gürcistan’da ‘Çiboni’, İran’da ‘Ney Anban’, Makedonlarınkine ‘Gayda’ denir. Tulumda oğlak derisi kullanılıyor, oğlak derisine de sosyolojik olarak baktığımız zaman insanlık tarihiyle birlikte kullanılan bir materyal zaten. İnsanlar bunun içerisine peynirlerini basmışlar, yağlarını, ballarını koyup saklama kabı olarak kullanmışlar zaten. Son olarak da enstrümanlarına entegre etmişler. Gerçekten ilgi çok büyük bende çok şaşırdım bu ilgiye. İnsanlar çok merak ediyor tulumun yapılışını, kültürel özelliklerini anlatıyorum onlara burada" dedi.



Tulumcular azalsa da tulum değer kaybetmiyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Nevşehir Makam odasında sahur geleneği Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı’nın her yıl geleneksel hale getirdiği gençlerle makam odasında sahur programı bu Ramazan ayında da yoğun katılımla devam etti. Nevşehir Belediyesi makam odasında düzenlenen sahur programına yaklaşık 250 genç katıldı. Yoğun ilgi nedeniyle gençler zaman zaman makam odasına sığmazken, sahur programı samimi ve renkli görüntülere sahne oldu. Gençlerle birlikte sahur yapan Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, Ramazan ayının Nevşehir’de farklı bir atmosferde yaşandığını söyledi. Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı yaptığı açıklamada, "Ramazan’ın ilk günü şöyle bir ifade kullanmıştım; her yerde Ramazan güzeldir ama Nevşehir’de bir başka güzeldir diye. Bu güzelliği yaşatmak maksadıyla gerçekten Nevşehir’de çok keyifli zamanlar geçiriyoruz. Ramazan’ın gündüzü ayrı güzel, akşamı ayrı güzel. İftar sofraları ayrı güzel ama bir de geleneksel hale getirdiğimiz belediyede iftar ve sahur yapma organizasyonumuz vardı. Bu gidişle gördüğünüz gibi yüzlerce gencimizle birlikte belediyenin makam diye tarif ettiğimiz odasını gençlerimizle birlikte sahur sofrasına çevirdik. Gençlerimizle çok keyifli bir sahur yapıyoruz. Bu da Nevşehir’in ve Nevşehir Belediyesi’nin her şehirden farklı olduğunun bir göstergesi. İnanılmaz keyifli bir ortam. İnşallah gençlerimiz de mutludur ama biz de gençlerimizle beraber sahur yapmanın mutluluğunu, keyfini ve o farkını hissediyoruz. Bu da bize mutluluk olarak yetiyor" dedi. Sahur programına katılan Nazlı Hilal Zeren ise etkinlikten memnun kaldıklarını belirterek, "Sahur çok güzel, yemekler çok güzel, ortam çok güzel. Baya kalabalık bir arkadaş grubuyla geldik. Güzel bir şekilde sahur yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Sayit Budak da organizasyondan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Başkanımız her yıl bu organizasyonu düzenli olarak yapıyor. Bugün yine sahurda birlikteyiz. Ortam çok güzel, arkadaşlarımızla birlikte keyifli bir sahur yapıyoruz" diye konuştu.
İstanbul Kadıköy’de ’Aranan araç-şahıs ve trafik güvenliği’ uygulamasında, yüksek sesli müzik sistemi olan araç sürücüsüne ceza yağdı Kadıköy Bağdat Caddesi’nde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen "Aranan araç-şahıs ve trafik güvenliği" uygulamasında, kurallara uymayan sürücülere göz açtırılmadı. Denetimler kapsamında yüksek sesle müzik yayını yapan bir araç sürücüsüne 21 bin TL para cezası kesilirken, araç 30 gün süreyle trafikten menedildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, vatandaşın huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla Kadıköy Şaşkınbakkal mevkii Bağdat Caddesi üzerinde "Aranan araç-şahıs ve trafik güvenliği" uygulaması gerçekleştirdi. Denetim noktalarında şüpheli görülen araçlar tek tek durdurularak arandı, sürücülerin kimlik kontrolleri yapıldı. Uygulama sırasında durdurulan bir otomobilde, çevreye rahatsızlık verecek şekilde yüksek sesli müzik sistemi olduğu tespit edildi. Ekipler, ilgili kanun maddesi uyarınca araç sürücüsüne 21 bin TL idari para cezası uyguladı. Ceza işleminin ardından otomobil, çekici yardımıyla yediemin otoparkına çekilerek 30 gün süreyle trafikten menedildi. Emniyet güçlerinin, bölgedeki huzur ve asayişi korumaya yönelik denetimlerinin kararlılıkla devam edeceği öğrenildi. Yetkililer, bu tür denetimlerin temel amacının kesinlikle cezai işlem uygulamak veya gelir elde etmek olmadığını, aksine İstanbul halkının sokağa çıktığında kendini güvende hissetmesini sağlamak olduğunun altını çizdi. Devletin tüm imkanlarıyla vatandaşın huzurunu tesis etmek için sahada olduğu belirtildi.
Edirne Edirne’de imece usulü iftar: Okul içinde Ramazan bereketi Edirne’de Ramazan ayının manevi atmosferi okul içerisinde düzenlenen imece usulü iftar programıyla yaşadı. Öğrenciler, veliler ve öğretmenler aynı sofrada buluşarak hem oruçlarını birlikte açtı hem de paylaşmanın bereketini hep birlikte hissetti. İlhami Ertem Anadolu Lisesi’nde gerçekleşen programda, velilerin evlerinde hazırladığı yöresel yemeklerle kurulan iftar sofraları, eski mahalle kültürünü aratmayan görüntüler oluşturdu. Okulun salon ve koridorlarında kurulan masalarda öğrenciler aileleriyle birlikte iftar saatini bekledi. Samimi ve sıcak bir ortamda gerçekleşen programda Ramazan’ın birlik ve dayanışma ruhu ön plana çıktı. 12. sınıf öğrencisi Damla Nur Öz, organizasyonun kendileri için farklı bir deneyim olduğunu belirterek, "Bugün çok farklı bir ortam var. Herkes evinde hazırladıklarını getirdi. Aile arasında yapıyorduk ama burada arkadaşlarımızla birlikte olmak çok güzel. Kendi aramızda büyük bir etkinlik oldu" dedi. İftar öncesinde yapılan duada katılımcılar hep birlikte ellerini açarak, "Milletimizi her türlü belalardan, musibetlerden uzak eyle. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cennet olan Ramazan’ı hayırlı eyle Ya Rabbi" duasına amin dedi. Okul yönetimi ve velilerin iş birliğiyle gerçekleştirilen imece usulü iftar programı, yalnızca bir yemek organizasyonu olmanın ötesine geçerek birlik ve beraberlik mesajı verdi. Ramazan ayının manevi ikliminde aynı çatı altında buluşan öğrenciler ve aileler, paylaşmanın ve dayanışmanın en güzel örneklerinden birini sergiledi.