SAĞLIK
14 Mayıs 2026 Perşembe - 13:29 "Akıllı mercek uygulaması gözlük ihtiyacını azaltabiliyor" Akıllı mercek uygulamalarının özellikle katarakt ve yaşa bağlı yakın görme problemi yaşayan hastalarda tercih edildiğine değinen Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mehmet Fatih Karadağ, "Akıllı mercekler, göz içerisine yerleştirilen ve görme kalitesini artırmayı hedefleyen özel lenslerdir. Bu uygulama sayesinde hastalar uzak, yakın ve orta mesafede daha kaliteli bir görüş elde edebilmektedir. Günlük yaşam aktiviteleri gözlüğe daha az ihtiyaç duyularak sürdürülebilmektedir" dedi. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte göz kusurlarının tedavisinde kullanılan yöntemler de değişiyor. Özellikle 40 yaş sonrası ortaya çıkan yakın görme problemleri ve katarakt hastalarında uygulanan "Akıllı Mercek" tedavisi, hem görme kalitesini artırmayı hem de gözlük ihtiyacını azaltmayı hedefliyor. Liv Hospital Gaziantep Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mehmet Fatih Karadağ, akıllı mercek tedavisinin doğru hasta seçimiyle başarılı sonuçlar sağlayabildiğini belirterek önemli açıklamalarda bulundu. "Hem uzak hem yakın görme sorunlarına çözüm sağlayabiliyor" Akıllı mercek uygulamalarının özellikle katarakt ve yaşa bağlı yakın görme problemi yaşayan hastalarda tercih edildiğini ifade eden Op. Dr. Mehmet Fatih Karadağ, "Akıllı mercekler, göz içerisine yerleştirilen ve görme kalitesini artırmayı hedefleyen özel lenslerdir. Bu uygulama sayesinde hastalar uzak, yakın ve orta mesafede daha kaliteli bir görüş elde edebilmektedir. Günlük yaşam aktiviteleri gözlüğe daha az ihtiyaç duyularak sürdürülebilmektedir" diye konuştu. "Tedavi kişiye özel planlanmalı" Her hastanın göz yapısının farklı olduğunu vurgulayan Op. Dr. Karadağ, "Kornea yapısından retina sağlığına, hastanın mesleğinden günlük yaşam beklentilerine kadar birçok faktör değerlendirilmelidir. Her hasta akıllı mercek tedavisi için uygun olmayabilir. Bu nedenle ameliyat öncesinde yapılan detaylı göz muayenesi ve tetkikler büyük önem taşır" şeklinde konuştu. "Operasyon kısa sürede gerçekleştiriliyor" Ameliyat sürecine ilişkin bilgi veren Op. Dr. Karadağ, "Akıllı mercek operasyonu genellikle damla anestezisi altında gerçekleştirilmektedir. İşlevini kaybetmiş doğal göz merceği alınarak yerine özel lens yerleştirilir. Hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu olabilmekte ve kısa sürede günlük yaşamlarına dönebilmektedir" açıklamasında bulundu. "40 yaş sonrası görme şikâyetleri ihmal edilmemeli" Yaşa bağlı yakın görme problemlerinin toplumda oldukça yaygın görüldüğünü belirten Op. Dr. Karadağ, "40 yaş sonrası ortaya çıkan bulanık görme, yakın okuma zorluğu, ışık hassasiyeti veya görmede azalma gibi şikâyetler dikkate alınmalıdır. Erken teşhis ve uygun tedavi planlamasıyla başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir" dedi. "Düzenli göz muayenesi önemli" Düzenli göz kontrollerinin önemine dikkat çeken Op. Dr. Karadağ, "Göz hastalıklarının erken dönemde tespit edilmesi hem görme sağlığının korunması hem de uygun tedavi seçeneklerinin zamanında planlanabilmesi açısından önemlidir. Özellikle 40 yaş sonrası düzenli göz muayenesi ihmal edilmemelidir" ifadelerini kullandı.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 13:22 Karacan: "Her yıl yaklaşık 3 bin 800 eczacı mezun oluyor" Samsun Eczacı Odası Başkanı Onur Ferhat Karacan, eczacılık alanında ciddi bir istihdam sorunu yaşandığını belirterek, "Her yıl yaklaşık 3 bin 800 eczacı mezun oluyor. Sağlık alanındaki bir mesleğin mensuplarının işsiz bırakılması, genç insan sermayesinin de heba edilmesi anlamına gelmektedir" dedi. Bilimsel eczacılığın 187’nci yıl dönümü dolayısıyla Samsun’daki Onur Anıtı’nda çelenk sunma töreni düzenlendi. Törende sırasıyla Samsun İl Sağlık Müdürlüğü, Samsun Eczacı Odası, Samsun Tabip Odası, Samsun Diş Hekimleri Odası ve Samsun Bölgesi Veteriner Hekimler Odası tarafından anıta çelenk bırakıldı. Saygı duruşu yapılması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından konuşma gerçekleştirildi. "Her yıl yaklaşık 3 bin 800 eczacı mezun oluyor" Eczacı Odası Başkanı Onur Ferhat Karacan yaptığı konuşmasında eczacılık alanındaki istihdam sorununa dikkat çekerek, "Genç meslektaşlarımızın içinde bulunduğu istihdam darboğazı, mesleğimizin en yakıcı sorunlarının başında gelmektedir. Plansız açılan fakülteler ve kontenjan artışları nedeniyle artık ülkemizde eczacılık alanında ciddi bir istihdam krizi yaşanmaktadır. 2001 yılında yalnızca 8 olan eczacılık fakültesi sayısı bugün 64’e ulaşmıştır. Buna karşın fakültelerin yalnızca 19’u tam akredite eğitim verebilmektedir. 2017 yılında bin 448 olan yıllık mezun sayısı, 2025 yılında 3 bin 868’e yükselmiştir. Son yıllarda her yıl yaklaşık 3 bin 800 eczacı mezun olurken, hâlen fakültelerde öğrenim gören öğrenci sayısı ise 25 binin üzerindedir. Sağlık alanındaki bir mesleğin mensuplarının işsiz bırakılması, ülkenin en büyük gücü olan genç insan sermayesinin de heba edilmesi anlamına gelmektedir" ifadelerini kullandı. Eczacıların sağlık sistemi içerisindeki rolünün artırılması gerektiğini söyleyen Karacan, kamu eczacılarının kadro yetersizliği, özlük hakları ve çalışma koşullarıyla ilgili yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğunu kaydetti. Karacan ayrıca, Türk Eczacıları Birliği’ni oluşturan ilk 8 odadan biri olan Samsun Eczacı Odası’nın bu yıl 70’inci kuruluş yıl dönümünü kutladığını belirterek, "70 yıllık köklü ve güçlü bir çınar olmanın gururunu yaşıyoruz" ifadelerini kullandı. Tören toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Diyarbakır’da tütünle mücadele güçleniyor
09 Şubat 2026 Pazartesi - 14:41 Diyarbakır’da tütünle mücadele güçleniyor Diyarbakır genelinde tütün bağımlılığıyla mücadele çalışmaları, hizmet çeşitliliği, teknolojik altyapı ve erişilebilirlik açısından her yıl daha da güçlenerek devam ediyor. 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, yürütülen çalışmaların bilimsel yöntemler ve profesyonel danışmanlık hizmetleri temelinde sürdürüldüğünü belirtti. Uzm. Dr. Emre Asiltürk, sigaranın birey sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekerek, "Sigara içilen her an, sağlıktan ve gelecekteki mutlu günlerden verilen bir ödündür. Bugün o paketi bir kenara bırakmak, kendinize ve sevdiklerinize verebileceğiniz en değerli hediyedir’’ dedi. İl genelinde hizmet veren Mobil Sigara Bırakma Polikliniği, özellikle sağlık kuruluşlarına erişimde zorluk yaşayan kırsal bölgelerdeki vatandaşlar ile yoğun iş temposu nedeniyle zaman ayıramayan bireyler için önemli bir kolaylık sağlıyor. Uzman ekipler tarafından yürütülen mobil hizmet kapsamında, karbonmonoksit ölçümü, nikotin bağımlılık testleri, bireysel danışmanlık hizmetleri sunuluyor. Tütün bağımlılığı tedavisi eğitimi almış hekimlerce yapılan değerlendirmeler sonucunda gerekli görülen kişilere ilaç tedavisi başlanıyor ve kişiye özel "Bırakma Planları" oluşturuluyor. Düzenli takip ve motivasyon desteği ise tedavi sürecinin sürdürülebilirliğini artırıyor. 2025 yılı boyunca Diyarbakır’da tütün bağımlılığıyla mücadele hizmetlerine yoğun başvuru gerçekleşti. İl genelindeki verilere göre 2 bin 88 kişi sigara bırakma polikliniklerine başvurdu, bin 199 kişiye ilaç tedavisi başlandı, 224 kişi sigarayı tamamen bıraktı. Bu sonuçlarla birlikte Diyarbakır’da sigara bırakma başarı oranı yüzde 10,72 olarak kaydedildi. Tütünle mücadele çalışmaları Yenişehir KETEM, Ergani Sağlıklı Hayat Merkezi, Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Talaytepe Sağlıklı Hayat Merkezi, Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi, 26 Kasım 2025 itibarıyla hizmete giren Çermik İlçe Sağlık Müdürlüğü bünyesinde sürdürülüyor. Hizmet kalitesini artırmak amacıyla 2025 yılında 62 hekime özel eğitim verildiğini belirten Uzm. Dr. Emre Asiltürk, kapasite artırım çalışmaları kapsamında bu eğitimin 24 Şubat 2026 tarihinde yeniden düzenleneceğini ifade etti. Uzm. Dr. Emre Asiltürk, "Sigarayı bırakmak için en doğru zaman, karar verdiğiniz andır. 9 Şubatı sağlığınız için bir milat yapın’’ diye konuştu.
Kilis’te ’Dünya Sigarayı Bırakma Günü’nde vatandaşlar bilgilendirildi
09 Şubat 2026 Pazartesi - 14:38 Kilis’te ’Dünya Sigarayı Bırakma Günü’nde vatandaşlar bilgilendirildi Her yıl milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine neden olan tütün bağımlılığıyla mücadele kapsamında ’9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü’ dolayısıyla Kilis’te vatandaşlara bilgilendirme yapıldı. Kilis’te Aile Sağlığı Merkezleri ve Sağlıklı Hayat Merkezi’nde sigara kullanan vatandaşlara yönelik bilgilendirme çalışması gerçekleştirildi. Yetkililer, sigaranın zararları ve bırakma yöntemleri hakkında vatandaşlara bilgi verdi. Kilis İl Sağlık Müdürü Kadir Söylemez, Dünya Sigarayı Bırakma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, sigaranın içeriğinde 4 binden fazla kimyasal madde bulunduğunu belirterek, bu maddelerin insan sağlığına ciddi zararlar verdiğini söyledi. Söylemez, "Sigaranın kanserojen etkisinden tutun da akciğere ve kalbe ek yük oluşturarak damar sertliği, hipertansiyon ve kalp yetmezliği gibi birçok hastalığa sebebiyet verdiği bilinmektedir. Bu vesileyle vatandaşlarımıza ‘Sigarayı bırak, hayatını değiştir’ çağrısında bulunuyoruz" dedi. Sigara bırakmak isteyen vatandaşların Alo 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı’ndan destek alabileceğini ifade eden Söylemez, Sağlıklı Hayat Merkezleri’nin de bu konuda hizmet verdiğini kaydetti. İl genelinde sigara bırakma hizmetlerinin yaygınlaştırılacağını belirten Söylemez, "Yaklaşık bir ay içerisinde ilimizde tüm aile hekimliklerimizde sigara bırakma polikliniği açmayı planlıyoruz. Hastanemizde şu anda aktif olarak hizmet veren iki sigara bırakma polikliniğimiz bulunmaktadır. Tüm vatandaşlarımızı sigarayı bırakmaya davet ediyoruz" diye konuştu. Sigara kullanan vatandaşlar ise sigarayı bırakmak için çaba göstereceklerini ifade etti.
Dr. Kadriye Kayabaşı: "Asrın pandemisi sigara"
09 Şubat 2026 Pazartesi - 14:23 Dr. Kadriye Kayabaşı: "Asrın pandemisi sigara" Dünyada 8 milyon kişinin ölümüne sebep olan sigara bağımlılığının çok büyük sağlık sorunlarına sebep olduğunu belirten uzmanlar, sigaranın ’asrın pandemisi’ olduğunu ifade ediyor. Çağın en büyük sorunu olarak görülen sigara nedeniyle her yıl 8 milyon kişi hayatını kaybediyor. Pasif içicilik nedeniyle de her yıl 1 milyon kişinin hayatını kaybettiği ifade ediliyor. Bağımlılığın çok büyük sağlık sorunlarına sebep olduğunu belirten uzmanlar, sigaranın ’asrın pandemisi’ olduğunu ifade ediyor. Asrın pandemisi: Sigara 9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü ile ilgili konuşan Doktor Kadriye Kayabaşı, "Ne yazık ki hep griplerden, Covid-19’dan, influenzadan bahsediyoruz ama aslında asrın pandemisi sigara. Dünyada her yıl 8 milyon insanı sigaraya, yine 1 milyon insanı pasif içiciliğe bağlı nedenlerden dolayı kaybediyoruz. O yüzden sigara bizim çağımızın en büyük ölümcül problemi. Sigara Bırakma Polikliniğinde, danışanlarımız hem MHRS üzerinden randevu ile hem de bizzat başvurarak randevu alıp bizimle iletişime geçiyorlar. Şu an yeni başlayan bir sistemimiz de var; uzaktan değerlendirme, eğer ki danışanlar yoğunluklarından, çalışma şartlarından, çocuklarından dolayı gelemiyorlarsa biz de MHRS üzerinden, uzaktan değerlendirmeyle başvurup telefonlarına giden linkle bağlantı kurup görüşme sağlayabiliyoruz" dedi. "Amacımız sigarayı bırakma eyleminin devamlılığını sağlamak" Randevuların MHRS üzerinden alındığını ifade eden Dr. Kayabaşı, "Bu görüşmede de bağımlılıklarını ölçüyoruz; yüksek mi, orta mı yoksa az derecede mi bağımlı diye. Konuşuyoruz neden bırakamadığını ve bırakamama sebepleri arasında neler var. Psikolojik kökenliyse burada psikologlarımız da var, davranış terapi yöntemleriyle onlara destek olmaya çalışıyoruz. Bakıyoruz eğer bağımlılığı yüksekse ve bunu psikolojik yöntemlerle aşamıyorsa farmakolojik tedaviye başvuruyoruz ve Sağlık Bakanlığının bize verdiği ilaçlarla destek sağlıyoruz ve bırakan danışanlarımız oluyor. İlacımıza başladıktan 1 hafta sonra tekrar görüşmeye çağırıyoruz, bırakma günü belirliyoruz, bırakabilip bırakamadığını sorguluyoruz. Eğer ilaçla bıraktırıyorsak 1 ay sonunda ilaç bittikten sonra düzenli olarak kişiyi görüşmelere çağırıyoruz. Aslında amacımız sigarayı bırakma eyleminin devamlılığını sağlamak" ifadelerine yer verdi. "Sigarayı bıraktırmak benim için nesillerimizi kurtarmak anlamına geliyor" ’Sigarasız Türkiye’ sloganı ile yola çıkıldığını söyleyen Kadriye Kayabaşı, "Dünyadaki en büyük ölüm nedenlerinden biri olan sigara asrımızın en büyük pandemisi, problemi. Sigarayı bıraktırmak benim için nesillerimizi kurtarmak anlamına geliyor. Bir kişi sigarayı bıraktığında kendi evlatlarına, torunlarına, ecdadına aslında bir miras bırakıyor. Hem sağlıklı bir nesil hem de sağlıklı bir dünya için sigarayı bırakmamız gerekiyor. Sivas’taki sağlık çalışanları olarak bir hayalimiz var; Sigarasız Sivas, Sigarasız Türkiye diyoruz" şeklinde konuştu.
Denizli’de 5 bin 14 kişi sigarayı bırakmak için başvurdu
09 Şubat 2026 Pazartesi - 14:17 Denizli’de 5 bin 14 kişi sigarayı bırakmak için başvurdu Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, 2025 yılında 5 bin 14 kişinin sigara bırakma polikliniklerine başvurduğunu bunlardan bin 744’ünün sigarayı bıraktığını, 60 bin 801 kez sahada denetim yapıldığını ve sigara yasağına uymayan 431 işletmeye ceza uygulandığını söyledi. 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, tütün ürünleri kullanımının başta akciğer kanseri olmak üzere birçok kanser türüne, kalp ve solunum yolu hastalıklarına yol açtığını söyledi. Sigara kullanımının çok önemli bir toplum sağlığı sorunu olduğuna dikkat çeken Öztürk, sigaranın en önemli önlenebilir ölüm nedenleri arasında yer aldığını vurguladı. 2025 yılında 5 bin 14 kişi sigara bırakma polikliniklerine başvurdu Tütün ürünü kullanılan süre ve tütün ürünü kullanım sıklığının arttıkça kanser ve diğer sağlık risklerinin de artacağını söyleyen Uz. Dr. Berna Öztürk, " Tütün ürünü kullanımı vücudun hemen hemen her organına zarar vermekte ve önlenebilir pek çok hastalık, sakatlık ve erken öleme de sebep olmaktadır. Tüm bu riskler göz önüne alındığında geç kalmadan bırakmak için adım atmak çok önemlidir. İlk sigara bırakma gününden itibaren yüksek kalp atış hızı normale döner, kan basıncı düşer, kan dolaşımındaki karbon monoksit seviyesi normale döner. 2-12 hafta içinde dolaşım düzelir, kanın akışkanlığı artar, el ayak gibi vücudun uç kısımları daha iyi kanlanır, akciğer kapasitesi artar. 1 yıl sonra akciğerler daha sağlıklı hale gelir, koroner kalp hastalığı riski sigara içen birinin yarısına düşer. Ülkemizde tütün ürünü kullananlar ve bırakmak isteyenler Sağlık Bakanlığı Alo 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı’nı arayarak destek alıp ilimizdeki sigara bırakma polikliniklerine başvurabilir. İlimizdeki sigara ile mücadelede rakamlara da bakacak olursak; 2025 yılında 5 bin 14 kişi sigara bırakma polikliniklerine başvurdu. Bunlardan 1744’ü sigarayı bıraktı. Hekimlerimiz tarafından uygun görülen hastalara, sigara bırakma tedavisinde kullanılan ilaçlar da ücretsiz olarak verildi" dedi. 64 bin 364 kez sahada sigara denetimi yapıldı. Denizli’de 4207 sayılı kanun kapsamında 7 gün - 24 saat esasına göre tütün denetimlerinin yapıldığını aktaran Uz. Dr. Berna Öztürk, Rutin denetimlerin yanı sıra kapalı mekanlarda sigara kullanımı olursa vatandaşlarımız tarafından ALO 184 ya da Yeşil Dedektör Mobil Uygulaması üzerinden gelen ihbarlara yönelik denetimler de yapılmaktadır. Gelen ihbarlar en geç 2 saat içinde ekiplerimiz tarafından değerlendirilerek gerekli işlemler yapılmaktadır. Yine bu doğrultuda, 2025 yılında sahada 60 bin 801 kez rutin denetim yapıldı ve bunlardan sigara ihlali yapan 431 işletmeye işlem yapıldı" ifadelerini kullandı.
Dr. Kadriye Kayabaşı: "Asrın pandemisi sigara"
09 Şubat 2026 Pazartesi - 14:11 Dr. Kadriye Kayabaşı: "Asrın pandemisi sigara" Dünyada 8 milyon kişinin ölümüne sebep olan sigara bağımlılığı, çağın en büyük ölümcül problemi olarak görülüyor. Sigara bağımlılığıyla mücadele için kurulan Sigara Bırakma Poliklinikleri, vatandaşların bağımlılıktan kurtulmalarını sağlıyor. Çağın en büyük sorunu olarak görülen sigara nedeniyle her yıl 8 milyon kişi hayatını kaybediyor. Pasif içicilik nedeniyle de her yıl 1 milyon kişinin hayatını kaybettiği ifade ediliyor. Bağımlılığın çok büyük sağlık sorunlarına sebep olduğunu belirten uzmanlar, sigaranın ‘asrın pandemisi’ olduğunu ifade ediyor. Asrın pandemisi: Sigara 9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü ile ilgili konuşan Doktor Kadriye Kayabaşı, "Ne yazık ki hep griplerden, Covid-19’dan, influenzadan bahsediyoruz ama aslında asrın pandemisi sigara. Dünyada her yıl 8 milyon insanı sigaraya, yine 1milyon insanı pasif içiciliğe bağlı nedenlerden dolayı kaybediyoruz. O yüzden sigara bizim çağımızın en büyük ölümcül problemi. Sigara Bırakma Polikliniğinde, danışanlarımız hem MHRS üzerinden randevu ile hem de bizzat başvurarak randevu alıp bizimle iletişime geçiyorlar. Şu an yeni başlayan bir sistemimiz de var; uzaktan değerlendirme, eğer ki danışanlar yoğunluklarından, çalışma şartlarından, çocuklarından dolayı gelemiyorlarsa biz de MHRS üzerinden, uzaktan değerlendirmeyle başvurup telefonlarına giden linkle bağlantı kurup görüşme sağlayabiliyoruz" dedi. "Amacımız sigarayı bırakma eyleminin devamlılığını sağlamak" Randevuların MHRS üzerinden alındığını ifade eden Dr. Kayabaşı, "Bu görüşmede de bağımlılıklarını ölçüyoruz; yüksek mi, orta mı yoksa az derecede mi bağımlı diye. Konuşuyoruz neden bırakamadığını ve bırakamama sebepleri arasında neler var. Psikolojik kökenliyse burada psikologlarımız da var, davranış terapi yöntemleriyle onlara destek olmaya çalışıyoruz. Bakıyoruz eğer bağımlılığı yüksekse ve bunu psikolojik yöntemlerle aşamıyorsa farmakolojik tedaviye başvuruyoruz ve Sağlık Bakanlığının bize verdiği ilaçlarla destek sağlıyoruz ve bırakan danışanlarımız oluyor. İlacımıza başladıktan 1 hafta sonra tekrar görüşmeye çağırıyoruz, bırakma günü belirliyoruz, bırakabilip bırakamadığını sorguluyoruz. Eğer ilaçla bıraktırıyorsak 1 ay sonunda ilaç bittikten sonra düzenli olarak kişiyi görüşmelere çağırıyoruz. Aslında amacımız sigarayı bırakma eyleminin devamlılığını sağlamak" ifadelerine yer verdi. "Sigarayı bıraktırmak benim için nesillerimizin kurtarmak anlamına geliyor" ‘Sigarasız Türkiye’ sloganı ile yola çıkıldığını söyleyen Kadriye Kayabaşı, "Dünyadaki en büyük ölüm nedenlerinden biri olan sigara asrımızın en büyük pandemisi, problemi. Sigarayı bıraktırmak benim için nesillerimizin kurtarmak anlamına geliyor. Bir kişi sigarayı bıraktığında kendi evlatlarına, torunlarına, ecdadına aslında bir miras bırakıyor. Hem sağlıklı bir nesil hem de sağlıklı bir dünya için sigarayı bırakmamız gerekiyor. Sivas’taki sağlık çalışanları olarak bir hayalimiz var; Sigarasız Sivas, Sigarasız Türkiye diyoruz" şeklinde konuştu.
Sigara ve tütün ürünleri akciğer hastalıklarında hayati önem taşıyor
09 Şubat 2026 Pazartesi - 13:29 Sigara ve tütün ürünleri akciğer hastalıklarında hayati önem taşıyor Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Funda Karaduman Yalçın, "Özellikle sigara ve tütün ürünleri gibi risk faktörlerinden uzak durmak, düzenli kontrolleri ihmal etmemek ve belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden doktora başvurmak akciğer hastalıklarında hayati önem taşır" dedi. Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Funda Karaduman Yalçın, 9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü kapsamında bilgilendirmelerde bulundu. Toplumda sağlıklı yaşam bilincini geliştirmek ve tütün kullanımının zararlarına dikkat çeken Uzm. Dr. Funda Karaduman Yalçın, "Sigara ve tütün ürünleri kullanımı akciğer hastalıkları, KOAH (kronik obstrüktif akciğer) ve kanser gelişme ihtimalini yükseltir. Akciğer kanseri basit bir solunum yolu hastalığı değildir. Risk faktörlerinden uzak durmak, düzenli kontrolleri ihmal etmemek ve belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden doktora başvurmak hayati önem taşır" diye konuştu. Sigara ve tütün ürünlerinin yalnızca akciğer kanserine değil, KOAH gibi kronik ve ilerleyici akciğer hastalıklarına da zemin hazırladığını vurgulayan Yalçın, "Akciğer kanseri ve KOAH, erken dönemde belirti vermeden ilerleyebilen, geç tanı konulduğunda yaşam kalitesini ve süresini ciddi şekilde etkileyen hastalıklardır. Uzun süren öksürük, nefes darlığı, balgamda kan, göğüs ağrısı ve istemsiz kilo kaybı gibi belirtiler ciddiye alınmalı, özellikle sigara kullanan bireyler düzenli kontrollerini ihmal etmemelidir. Sigaranın bırakılması hem kanser riskini azaltmakta hem de KOAH’ın ilerlemesini yavaşlatmaktadır. Erken teşhis, her iki hastalıkta da tedavi başarısını belirleyen en önemli faktördür" şeklinde konuştu. "Akciğer dokusundaki hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıkan akciğer kanseri, dünyada en sık görülen ve en çok ölüme yol açan kanser türleri arasında yer alıyor. Erken evrede genellikle belirti vermediği için tanı çoğu zaman geç konuluyor" diyen Uzm. Dr. Funda Karaduman Yalçın, "Sigara ve tütün ürünleri kullanımı, hava kirliliği ve asbest gibi zararlı maddelere maruz kalma, genetik yatkınlık, hastalığın risk faktörleri arasındadır. Özellikle sigara içenlerde uzun süren öksürük, balgamda kan, göğüs ağrısı ve nefes darlığı ve hızlı kilo kaybı gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden doktora başvurulması gerekmektedir. Unutmamak gerekir ki, erken teşhis tedavi başarısını artırıyor. Hastalığın evresine ve hastanın genel durumuna göre cerrahi müdahale, kemoterapi, radyoterapi, hedefe yönelik ilaçlar ve immünoterapi uygulanabiliyor. Son yıllarda immünoterapinin umut verici sonuçlar verdiği bilinmektedir" ifadelerini kullandı.
KOAH riski sigara ile artıyor
09 Şubat 2026 Pazartesi - 13:21 KOAH riski sigara ile artıyor Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Aziz Uluışık, sigara kullanan kişilerin KOAH’a yakalanma riskinin daha fazla olduğunu söyledi. Sigara bağımlılığının önlenebilir ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer aldığını belirten Uzm. Dr. Aziz Uluışık, her yıl dünyada 7 milyondan fazla insanın sigaraya bağlı sebeplerden öldüğünü vurguladı. Dünya Sağlık Örgütü, Amerikan Kanser Topluluğu ve Dünya Akciğer Vakfı’nın hazırladığı Tütün Atlası’na göre Türk erkeklerinin yüzde 31’inin tütün kaynaklı hastalıklardan ölümlerde 2’nci sırada olduğuna dikkat çeken Liv Hospital Samsun Göğüs Hastalıkları Kliniği’nden Uzm. Dr. Aziz Uluışık, ’Dünya Sigara Bırakma Günü’ nedeniyle uyarılarda bulundu. Uluışık, "Sigara içenler solunum yolu hastalıklarına yakalandığında, daha ağır bir hastalık süreci geçiriyorlar. Bu nedenle ülkemizde sigara içenlerin bu konuda dikkatli olması ve nikotin bağımlılığından kurtulma süreçlerini kararlılıkla öne çekmeleri gerekiyor" dedi. Sigaranın akciğer kanseri başta olmak üzere diğer kanserler, KOAH (kronik obstruktif akciğer) hastalığı ve kalp damar hastalıkları riskini artıran en önemli etken olduğunu hatırlatan Uluışık, "Sigara dumanında bulunan 4 binden fazla kimyasal maddenin 80’den fazlasının kanser yapıcı özelliği bulunuyor. Akciğer kanserine yakalanan her 10 hastadan 8’inin sigara kullanıcısı olduğu biliniyor. Sinsi bir hastalık olan akciğer kanserine yüzde 60-70 vakada ancak ileri evrede tanı konulabiliyor" diye konuştu. Günümüzde en ölümcül dördüncü hastalık olan KOAH’ın yüzde 90’ının sebebinin sigara olduğunu belirten Uzm. Dr. Aziz Uluışık, "Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünya genelinde sigara içenlerin sayısı 1 milyar 100 milyon kişidir. Yılda 7 milyon insan sigara tüketimi sebebiyle hayatını kaybediyor. DSÖ, Amerikan Kanser Topluluğu ve Dünya Akciğer Vakfı’nın hazırladığı Tütün Atlası’na göre, Türkiye’deki erkeklerin yüzde 31’i tütün kaynaklı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu oran Kuzey Kore’nin ardından dünyada en yüksek ikinci orandır. Kadınlardaki oran ise yüzde 12 olup orta gelirli ülkelerin ortalamasına denktir. Günümüzde en ölümcül dördüncü hastalık olan KOAH’ın yüzde 90 sebebi sigaradır. Koroner kalp hastalığına bağlı ölümlerin yüzde 10-30’undan sigara sorumludur. Günde 1-4 arası sigara içimi ve hatta pasif sigara içicisi olmak bile kalp ve akciğer hastalıklarına yakalanma riskini artırmaktadır. Gırtlak kanseri, prostat kanseri ve mesane kanseri görülme sıklığı belirgin şekilde artmaktadır. Midede gastrit, ülser ve mide kanseri riskini artırmaktadır. Hamilelikte sigara içiminin bebeğe zararlı olduğu kesin kanıtlanmıştır. Sigara içenlerde alzaymır hastalığına yakalanma ve inme riski artmaktadır. Kısırlık, erken doğum, erken menopoz riski artmaktadır. Gün içinde yorgunluk, halsizlik, stres ve uykusuzluk görülebilir. Sigaranın ciltte kırışıklık, dişlerde sararma ve ağız içinde kötü koku oluşumu gibi estetik zararları da mevcuttur. Her yönden sağlığımıza zararı olan sigara için söyleyebileceğimiz tek şey, sigarayı bırak hayatı bırakma olacaktır" şeklinde konuştu. Sigara ve Covid-19’u da ilişkilendiren Uzm. Dr. Aziz Uluışık, şunları söyledi: "Aralık 2019’dan itibaren görünmeye başlayan Covid-19 enfeksiyonu da hem kalp-damar sistemi hem de solunum sistemine doğrudan hasar vermektedir. Bir diğer yandan mevcut bilgiler göstermektedir ki, sigara kullanımının yol açtığı başlıca hastalıklar olan kalp-damar hastalıkları ve KOAH gibi kronik solunum hastalığı bulunan bireyler, sağlıklı bireylere göre, hastalığın daha ağır seyretme riskine sahiptir. Diğer yandan, sigara kullanımı solunum yollarımızdaki koruyucu mekanizmaları bloke ederek, alt solunum yolu enfeksiyonu gelişimini kolaylaştırmaktadır."
SANKO Üniversitesi Hastanesi saç ekim merkezi hizmet vermeye başladı
09 Şubat 2026 Pazartesi - 13:00 SANKO Üniversitesi Hastanesi saç ekim merkezi hizmet vermeye başladı SANKO Üniversitesi Hastanesi Saç Ekim Merkezi hizmet vermeye başladı. Merkezde saç sağlığı, saç restorasyonu ve estetik kıl ekimi alanlarında, bilimsel temelli uygulamalar sunulmaktadır. Tüm işlemler hasta güvenliği, doğal görünüm ve uzun vadeli memnuniyet esas alınarak, alanında uzman sağlık profesyonelleri tarafından gerçekleştirilmektedir. Saç sağlığı ve yenileyici tedaviler Merkez yapılan PRP (Platelet Rich Plasma) uygulaması ile kişinin kendi kanından elde edilen trombositten zengin plazma ile saç köklerinin uyarılması, saç dökülmesinin azaltılması ve saç kalitesinin artırılması amaçlanır. Mezoterapi ile saç derisine uygulanan vitamin, mineral ve aminoasit içerikli özel karışımlar sayesinde saç köklerinin beslenmesi ve saçın güçlenmesi desteklenir. Kırmızı Işık (LED) terapisi de hücresel düzeyde dolaşımı artırarak saç köklerinin metabolik aktivitesini destekleyen, tamamlayıcı bir tedavi yöntemidir. Eksozom tedavisi hücresel yenilenmeyi destekleyen ileri biyoteknolojik bir uygulama olup, saç köklerinin rejenerasyon kapasitesini artırmayı ve saç dökülmesinin kontrol altına alınmasını hedefler. Özellikle yoğun saç kaybı yaşayan danışanlarda destekleyici tedavi olarak tercih edilmektedir. Merkez yapılan saç ve kıl ekimi uygulamalarından saç ekimi ile kişiye özel planlama ve doğal saç çizgisi tasarımı ile kalıcı, estetik ve yüz hatlarıyla uyumlu sonuçlar hedeflenmektedir. Sakal ekimi ile yüz anatomisine uygun yoğunluk ve dağılım esas alınarak, doğal görünümlü sakal uygulamaları gerçekleştirilmektedir. Kaş ekimi ile kaş seyrekliği, şekil bozukluğu veya travma sonrası oluşan kayıplarda, yüz ifadesini tamamlayan dengeli çözümler sunulmaktadır. Yara, yanık ve sakar dokusu ekimi travma, yanık ya da cerrahi girişimler sonrası oluşan iz bölgelerine kıl kökü transferi yapılarak estetik görünümün yeniden kazandırılması amaçlanmaktadır. Merkezde uygulanan ileri teknikler ise safir FUE tekniği safir uçlarla açılan mikro kanallar sayesinde doku travması en aza indirilir, iyileşme süresi kısalır ve daha doğal yoğunluk elde edilir. DHI (Direct Hair Implantation) yöntemi ile özel implanter kalemler aracılığıyla greftlerin doğrudan ekilmesini sağlayan bu yöntem, yüksek tutunma oranı ve sık ekim avantajı sunar. SANKO Üniversitesi Hastanesi Saç Ekim Merkezi’nde tüm uygulamalar tıbbi etik kurallarına uygunluk, uluslararası kalite ve sterilizasyon standartları, kişiye özel değerlendirme ve tedavi planlaması, doğal görünüm ve hasta memnuniyeti odaklı yaklaşım esas alınarak yürütülmektedir. Her danışan için hedef yalnızca estetik bir sonuç değil, aynı zamanda güven veren, sürdürülebilir ve profesyonel bir sağlık hizmeti deneyimi sunmaktır.