Son Dakika
|
Bebek Otel’deki kaçak yapılar yıkıldı
Balçova’daki hain saldırının iddianamesi hazır
Küba'dan Trump'a: "Kimse bize ne yapacağımızı dikte edemez"
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Durum tamamen kontrol altına alındı"
Şarkıcı Cansever'den sevindiren haber
Otobüs otomobili kağıt gibi ezdi: 3 ölü, 1 yaralı
Diyarbakır’daki güvercin otelinde çıkan yangında 100’den fazla kuş telef oldu
Bebek Otel’de kaçak bölümler yıkılıyor
İran’daki protestolarda ölü sayısı 544’e yükseldi
5 ildeki FETÖ operasyonunda 81 şüpheli yakalandı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Clay Consumption Remains Common in Parts of Kyrgyzstan
Tamirci çırağı karga
Sırbistan’da kızaktan düşen iki genç, arkadan gelen aracın altında kaldı
’Sazan Sarmalı’ ile 3.5 milyarlık vurgun: Yakayı ele verdiler
Şarkıcı Cansever'den sevindiren haber
Kaza yapınca aracını bırakıp gitti, o anlar kameraya yansıdı
’Dur’ ihtarına uymayan sürücü polis aracına çarptı: 2’si polis 3 yaralı
ABD hükümetinden Minneapolis’e ek güvenlik gücü
SAĞLIK
Buharkent’te kan bağışı seferberliği
12 Ocak 2026 Pazartesi - 18:17:48
Aydın’da kan stokları kritik seviyelere gelirken Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol, Buharkent Pazaryeri’nde kan bağışı etkinliği yapılacağını ifade ederek vatandaşlara kan bağışı çağrısında bulundu. Son yıllarda yaşanan pandemi süreci ile birlikte kan bağışında azalma yaşanırken, kan stokları da kritik seviyelere geldi. Bu çerçevede Aydın’ın Buharkent ilçesinde, belediye ve Kızılay işbirliği ile kan bağışı kampanyası gerçekleştirilecek. Kanın her zaman ihtiyaç olduğuna dikkat çeken Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol, sosyal medya üzerinden paylaşım yaparak vatandaşları kan bağışına davet etti. "Kahraman olmak bu kadar kolay" sloganıyla düzenlenecek kan bağışı etkinliği ise 13 Ocak 2026 Salı günü Buharkent Pazaryeri’nde saat 12.00 ile 18.00 arasında gerçekleştirilecek. Konu ile ilgili Buharkent Belediyesi’nden yapılan açıklamada "Kahraman olmak bu kadar kolay. Sadece 20 dakikanızı ayırarak 3 cana umut olabilirsiniz. Tok karın ve kimlik belgenizle gelmeniz yeterlidir. Bir damla kan, bir hayat demektir. Kan bağışı hayat kurtarır. Tüm vatandaşlarımızı bu anlamlı dayanışmaya bekliyoruz" ifadeleri yer aldı.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 17:24
Trabzon’dan Gaziantep’e şifa yolculuğu
Trabzon’dan Gaziantep’e gelerek Gaziantep Özel ANKA Hastanesi’nde tedavi gören 49 yaşındaki Tülay Şalvarcı, kapalı by-pass ameliyatı sonrası kısa sürede sağlığına kavuştu. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Gökaslan tarafından gerçekleştirilen başarılı operasyonun ardından Şalvarcı sağlığına kavuştu. Sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşayan Şalvarcı, Prof. Dr. Gökhan Gökaslan, Kalp ve Damar Cerrahisi Koordinatörü Mustafa Artar ve Anka Hastanesi kalp merkezi ekibi ile fotoğraf çektirdi. Ameliyat sonrası takip sürecinin ardından hasta, 4 gün sonra taburcu edilerek günlük yaşamına döndü. Taburculuk sonrası sürecini hekim önerileri doğrultusunda sürdüren hasta, Trabzon’a dönüşünü kendi aracıyla gerçekleştirdi. Prof. Dr. Gökhan Gökaslan, kapalı kalp ameliyatlarıyla ilgili yaptığı değerlendirmede, "Kapalı by-pass cerrahisi, uygun hastalarda göğüs kemiği açılmadan uygulanabilen bir yöntemdir. Bu cerrahi teknik, ameliyat sonrası iyileşme sürecinin daha kontrollü ilerlemesine ve hastanın günlük yaşamına daha kısa sürede dönmesine imkan tanıyabilir. Her hasta için yöntem seçimi, detaylı değerlendirme sonrası planlanır." ifadelerini kullandı.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 17:03
Aydın Şehir Hastanesi’nde ilk bebek dünyaya geldi
Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nin Aydın Şehir Hastanesi’nde bugün hasta kabulüne başlamasının ardından ilk bebek dünyaya geldi. Aydın Şehir Hastanesi’nde ilk doğum gerçekleşti. Müşerref ve Murat Serter çiftinin, Kadın Doğum Uzmanı Nilgün Avşar Benzer ve doğum ekibi tarafından gerçekleştirilen normal doğumla sağlıklı olarak dünyaya gelen bebekleri Arya, Aydın Şehir Hastanesi’nde doğan ilk bebek oldu. Hastane yöneticileri tarafından anne ve baba ziyaret edilerek kız bebek için tebrik edildi.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 15:46
Uzmanı uyardı: Kış aylarında artan kusma ve ishal vakalarına dikkat
Kış aylarında özellikle çocuklar ve yaşlıları etkileyen kusma ve ishal vakalarının büyük bölümünün viral kaynaklı olduğunu söyleyen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Manolya Gökrem, "Özellikle okul, kreş ve toplu yaşam alanlarında virüsler çok hızlı bulaşabiliyor. Aynı tuvaletin kullanılması, yeterince yıkanmayan eller ve ortak eşyalar enfeksiyon zincirini büyütüyor. El hijyeni ve bol sıvı tüketimi salgınlardan korunmada kritik rol oynar" dedi. Soğuk kış aylarıyla birlikte kusma ve ishal vakalarında artış yaşandığını belirten Liv Hospital Samsun İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Manolya Gökrem, özellikle son haftalarda çocuklar ve yaşlılar arasında görülen salgınların büyük bölümünün viral kaynaklı mide-bağırsak enfeksiyonlarından oluştuğunu söyledi. Norovirüs ve rotavirüs gibi etkenlerin kış aylarında kapalı alanlarda daha kolay yayıldığına dikkat çeken Gökrem, ani başlayan kusma, sulu ishal, karın ağrısı ve halsizlik şikâyetlerinin bu dönemde sık görüldüğünü ifade etti. "Kapalı alanlar ve hijyen eksikliği bulaşı artırıyor" Uzm. Dr. Gökrem, soğuk havalarda bağışıklık sisteminin zayıflamasının ve el hijyenine yeterince dikkat edilmemesinin salgınların yayılmasını hızlandırdığını belirtti. Uzm. Dr. Gökrem, "Özellikle okul, kreş ve toplu yaşam alanlarında virüsler çok hızlı bulaşabiliyor. Aynı tuvaletin kullanılması, yeterince yıkanmayan eller ve ortak eşyalar enfeksiyon zincirini büyütüyor" diye konuştu. "Bol sıvı tüketimi hayati önem taşıyor" Hastalık süresince bol sıvı tüketiminin büyük önem taşıdığını vurgulayan Gökrem, tedavi sürecinde gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınılması gerektiğinin altını çizdi. Viral enfeksiyonlarda antibiyotiklerin etkili olmadığını hatırlattı. "Bu belirtilerde mutlaka doktora başvurun" Yüksek ateş, şiddetli halsizlik, ağızdan sıvı alamama ve uzun süren ishal durumlarında mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Manolya Gökrem, korunmanın en etkili yolunun el yıkama alışkanlığı, gıdaların iyi yıkanması ve hastalık belirtileri olan kişilerin kalabalık ortamlardan uzak durması olduğunu belirtti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
08 Ocak 2026 Perşembe- 12:33
Psikolog uyardı: "Akran zorbalığına karşı toplumsal iş birliği şart"
2
12 Ocak 2026 Pazartesi- 10:07
Az su, soğuk hava: İdrar yolu enfeksiyonları artıyor
3
12 Ocak 2026 Pazartesi- 10:01
Grip vakaları artıyor; C vitaminini yanlış besinde aramayın
4
12 Ocak 2026 Pazartesi- 10:28
Soğuk havalar diyabeti tetikliyor
5
12 Ocak 2026 Pazartesi- 11:12
Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Barut: "Sık idrara çıkma ve yanma sistit habercisi olabilir"
14 Ekim 2025 Salı - 10:26
Uykudan uyandıran küme baş ağrısına dikkat
Sonbahar aylarının gelmesiyle birlikte bazı baş ağrısı türlerinde belirgin bir artış yaşanıyor. Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Hatice Şap, özellikle sonbahar ve ilkbahar dönemlerinde sıklığı artan küme baş ağrısına karşı uyarılarda bulundu. Küme baş ağrısının, genel baş ağrıları arasında migren ve gerilim tipi baş ağrılarından sonra en sık görülen üçüncü tipteki baş ağrısı olarak bilindiğini belirten Medicana Konya Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Hatice Şap, "Hastalar bu ağrıyı genellikle başın bir tarafında, göz çevresinde hissedilen dayanılmaz bir ağrı olarak tarif eder. Ağrı o kadar şiddetlidir ki, kişi oturamaz hale gelir, sürekli dolaşmak zorunda kalır" dedi. "Biyolojik saatteki dengesizlik rol oynayabilir" Küme baş ağrısının kesin nedeni henüz bilinmese de dönemsel olarak bahar ve sonbahar aylarında artış göstermesinin vücudun biyolojik saatindeki bir dengesizlikle ilişkilendirildiğini belirtilen Nöroloji Uzmanı Dr. Hatice Şap, "Araştırmalar, yüzün duyusunu sağlayan sinirlerde ağrıyla ilişkili hormonlar olan serotonin ve histamin salınımının bu ağrılarda etkili olduğunu düşündürüyor. Ayrıca hipotalamustaki işlev bozuklukları da ağrının ortaya çıkmasında rol oynayabiliyor" şeklinde konuştu. "Gözde kızarma ve yaşarma eşlik edebilir" Küme baş ağrısına sıklıkla gözde kızarma, yaşarma, yüzde terleme, burun akıntısı veya tıkanıklık, göz kapağında düşüklük ve yüzde ödem gibi belirtilerin eşlik ettiğini ifade eden Uzm. Dr. Hatice Şap, "Bu tür ağrılar genellikle uykuda başlar ve kişiyi her gece aynı saatte uyandırabilir. Bir atak 15 dakika ile 3 saat arasında sürebilir ve bazı hastalarda günde 7-8 defa tekrarlanabilir. Özellikle 20-50 yaş aralığındaki bireylerde ve kadınlarda erkeklere nazaran daha nadir görülür. Ancak her iki cinsiyet için de sigara ve alkol önemli tetikleyici unsurlar arasındadır. Bu nedenle tedavi sürecinde bu maddelerden uzak durulması büyük önem taşır" uyarısında bulundu. "Oksijen tedavisi ve sinir blokajı çözüm olabiliyor" Küme tipi baş ağrısı için standart bir tedavi şekli olmadığını kaydeden Uzm. Dr. Hatice Şap, "Küme baş ağrısı yaşayan kişilerin, mutlaka bir nöroloji uzmanına başvurmaları gerekir. Küme dönemi ağrı atakları 6 ile 12 hafta arasında sürebilir. Örnek vermek gerekirse, küme dönemleri her sonbahar başında başlayarak kış dönemi başında bitebilir. Bu ağrılar hastayı uykudan uyandıracak kadar şiddetli olabilir. Erken tanı ve uygun tedavi, hastaların yaşamını önemli ölçüde kolaylaştırır. Bazı hastalarda çok basit bir yöntem olan 15-20 dakikalık oksijen tedavisi atağı sonlandırabiliyor. Ancak bu yöntemden fayda görmeyen hastalarda ilaç tedavileri uygulanır. Dirençli vakalarda ise sinir blokaj tedavisi ile etkili sonuçlar alınabilir" diye konuştu.
14 Ekim 2025 Salı - 10:25
Dr. Öğr. Üyesi Hakan Bozkurt’tan migren hakkında önemli uyarılar
Medical Point Gaziantep Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hakan Bozkurt, baş ağrısı ve migren arasındaki farklar hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Bozkurt, "Her baş ağrısı migren değildir, ancak migren genellikle hafife alınır" dedi. Baş ağrısının stres, uykusuzluk, açlık ve yoğun çalışma gibi çeşitli nedenlerle ortaya çıkabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Hakan Bozkurt, migrenin ise nörolojik bir hastalık olduğunu ve baş ağrısından çok daha fazlasını kapsadığını ifade etti. Migrenin sıklıkla başın tek tarafında zonklayıcı şekilde hissedildiğini, bulantı, kusma, ışığa ve sese karşı hassasiyet gibi belirtilerle seyrettiğini aktardı. Tedavi kişiye özel olmalı Migren tedavisinde standart bir reçeteden söz edilemeyeceğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Hakan Bozkurt, "Bazı hastalar atak sırasında kullanılan ilaçlarla rahat ederken, bazıları için koruyucu tedavi şarttır. Aynı zamanda stres yönetimi, sağlıklı beslenme ve düzenli uyku gibi yaşam tarzı değişiklikleri de tedavinin önemli bir parçasıdır" ifadelerini kullandı. Migrenle yaşam mümkün Migrenin kontrol altına alınabilir bir hastalık olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Hakan Bozkurt, erken tanının önemine değinerek, "Doğru tanı ve düzenli tedavi ile migren ataklarını en aza indirmek mümkün. Hastalarımızın şikâyetlerini ciddiye alarak en uygun çözümü birlikte belirliyoruz" diye konuştu.
14 Ekim 2025 Salı - 10:20
2. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri yoğun ilgiyle tamamlandı
Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği 2. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri, üç gün boyunca yüzlerce vatandaşın katılımıyla tamamlandı. Sağlıklı bir toplumun, mutlu bir kentin temeli olduğuna vurgu yapan Başkan Şadi Özdemir, "Sağlığı her şeyin başına koymak zorundayız. Erken teşhis hayat kurtarır" diyerek etkinliğin önemine dikkat çekti. Nilüfer Belediyesi’nin halk sağlığı konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlediği "2. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri", üç gün boyunca yüzlerce vatandaşın katılımıyla gerçekleşti. 8-10 Ekim tarihleri arasında Nilüfer Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğü ve Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirilen etkinlikte vatandaşlar ücretsiz sağlık taramalarından, eğitimlerden ve atölyelerden faydalandı. Üç günde yüzlerce kişiye ücretsiz sağlık hizmeti Program kapsamında bin 50 kişi kan şekeri, bin 280 kişi tansiyon, 616 kişi vücut kitle indeksi, 652 kişi göz, 536 kişi işitme, 478 kişi düz tabanlık, 329 kişi skolyoz, 411 kişi solunum fonksiyon testi yaptırdı. Ayrıca 450 kişi diş muayenesinden geçti, 187 kişi postür analizi, 246 kişi denge ve koordinasyon testi yaptırdı. 15 kişi ise sigara bırakma polikliniğinden destek aldı. Toplamda bin 500’den fazla Nilüferli etkinlik alanını ziyaret ederken, 500 kişi eğitimlere, yaklaşık 600 kişi de atölyelere katıldı. Çocuklara yönelik el yıkama, doğru diş fırçalama, sağlıklı beslenme, sanat terapisi ve detoks içeceği atölyeleri büyük ilgi gördü. "Sağlığı her şeyin başına koymak zorundayız" Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, etkinliğin kapanışında yaptığı değerlendirmede, halk sağlığını güçlendirmeye yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti. Başkan Şadi Özdemir, "Sağlıklı bir toplum, mutlu bir kentin temelidir. Sağlığı her şeyin başına koymak zorundayız. Bu etkinlikte yapılan her ölçüm, her test, daha sağlıklı bir yaşamın ilk adımıdır. Erken teşhis hayat kurtarır; bu bilinçle hareket ediyoruz" dedi. Başkan Şadi Özdemir, sözlerini sağlık emekçilerine ve etkinliğe katkı veren tüm kurumlara teşekkür ederek tamamladı: "Sağlık olmadan hayatın hiçbir rengi tam değildir. Nilüfer’in sağlıklı yarınları için herkesi bu tür etkinliklere katılmaya davet ediyorum."
14 Ekim 2025 Salı - 10:20
Opr. Dr. Hakan Peker: "Her 8 kadından 1’i meme kanseri riski altında"
Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri ile ilgili bilgiler paylaşan Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Hakan Peker, "Her 8 kadından 1’i, yaşamı boyunca meme kanserine yakalanma riski taşıyor. Meme kanseri erken evrede tespit edildiğinde tedavi başarısı yüzde 90’ın üzerindedir. Bu nedenle kadınların kendi kendine meme muayenesini ihmal etmemesi, yıllık kontrollerini ve mamografi taramalarını düzenli yaptırması hayati önem taşır" dedi. Medical Park Ordu Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Hakan Peker, erken tanının meme kanseri tedavisinde belirleyici rol oynadığını vurgulayarak dikkat edilmesi gerekenler hakkında uyarılarda bulundu. 40 yaş ve üzeri kadınların yılda bir kez mamografi çektirmesi gerektiğini, 20 yaşından itibaren ise her ay kendi kendine meme muayenesi yapmalarının erken teşhis açısından çok önemli olduğunu söyleyen Opr. Dr. Peker, "Ailesinde meme kanseri öyküsü olan kadınlarda risk daha yüksektir. Bu kişiler taramalara daha erken yaşta başlamalı ve düzenli kontrollerini aksatmamalıdır. Erken tanı, hem meme koruyucu cerrahiye imkan tanır, hem de tedavi sürecini kolaylaştırır" ifadelerini kullandı. "Risk faktörleri arasında yaşam tarzı öne çıkıyor" Meme kanserinde genetik yatkınlığın yanı sıra obezite, sigara, alkol tüketimi, fiziksel hareketsizlik ve dengesiz beslenme gibi yaşam tarzı faktörlerinin de önemli rol oynadığını ifade eden Opr. Dr. Hakan Peker, "Kadınların sağlıklı kiloda kalması, düzenli egzersiz yapması ve hormon tedavilerini doktor kontrolünde kullanması gerekir. Emzirmek, meme kanserine karşı koruyucu bir etkidir" diye konuştu. "Tedavide başarı oranı artıyor" Opr. Dr. Peker, son yıllarda meme kanseri tedavisinde cerrahi, kemoterapi, radyoterapi ve hedefe yönelik tedavi yöntemlerindeki gelişmelerin umut verici olduğunun altını çizerek, "Artık birçok hasta, erken evrede tespit edilen meme kanseriyle tam olarak iyileşebiliyor. Bu nedenle farkındalıktan çok, düzenli tarama ve erken tanı bilinci üzerinde durmak gerekir" şeklinde konuştu.
14 Ekim 2025 Salı - 09:36
Kemah’ta erken teşhis için her hafta bir adım; Kanser farkındalık stantları kuruluyor
Kemah Toplum Sağlığı Merkezi, kanserde erken teşhisin hayat kurtardığı bilinciyle her hafta Kemah İlçe Hastanesi’nde bilgilendirme stantları kurarak farkındalık oluşturuyor, aynı zamanda ücretsiz tarama hizmetlerine nasıl ulaşabilecekleri anlatılıyor. Kurulan stantlarda vatandaşlara, kanser türleri, erken belirtiler, tarama programları ve ücretsiz sağlık hizmetlerine nasıl ulaşabilecekleri hakkında bilgi veriliyor. Etkinlik boyunca görevli sağlık çalışanları, gelen soruları yanıtlayarak yönlendirmelerde bulunuyor. Hastanede kurulan stantlarda vatandaşlarla bir araya gelinerek meme, rahim ağzı ve kolon kanseri taramaları hakkında bilgilendirmelerde bulunularak bilgilendirici el broşürleri dağıtıyorlar. Yetkililer, kanserle mücadelede erken teşhisin hayat kurtardığını vurgulayarak, Sağlık Bakanlığı’nın Ulusal Kanser Tarama Programı çerçevesinde Meme Kanseri Taraması; 40-70 yaş arası kadınlara 2 yılda bir mamografi, Rahim Ağzı (Serviks) kanseri Taraması 30-65 yaş arası kadınlara 5 yılda bir HPV-DNA testi ve Kalın Bağırsak (Kolorektal) Kanseri Taraması 50-70 yaş arası kadın ve erkeklere 2 yılda bir gaitada gizli kan testi ile ilgili bilgiler aktarıyor. Her yaştan vatandaşı, sağlığı için sadece birkaç dakikasını ayırarak açılan stantlara uğramaya davet eden yetkililer, "Unutmayın, erken teşhis hayat kurtarır. Halkımızı bilgilendirmeye, birlikte sağlıkla ilerlemeye devam ediyoruz" dedi.
14 Ekim 2025 Salı - 09:24
Uzmanı uyardı: "Her baş dönmesi vertigo değil"
Her baş dönmesinin vertigo olmadığını belirten Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Mustafa Kemal Olgun, "Baş dönmelerini üç ana bölümde incelememiz gerekiyor. Birincisi sistemik hastalıklar, şeker, kalp ya da tansiyon olabiliyor. İkinci bölümde nörolojik hastalıklar var. Üçüncü bölümde ise iç kulağa bakıyoruz, yani işitme ve denge organımıza. Burada sıkıntı varsa ’vertigo’ diyoruz" dedi. Vertigo rahatsızlığı son yıllarda birçok insanın kabusu oldu. Özel Medline Adana Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Mustafa Kemal Olgun, vertigo ile ilgili vatandaşları bilgilendirdi. Vertigonun bir baş dönmesi hastalığı olduğunu, her baş dönmesinin vertigo almadığına değinen Uzman Dr. Olgun, "İnsanlar vertigo deyince kafaları karışabiliyor, ciddi bir hastalık mı var diye düşünüyorlar. Baş dönmesi insanlar için sıkıntılı bir durumdur. Öncelikle hastalardan bir hikayesini dinliyoruz. Çünkü baş dönmelerini üç ana bölümde incelememiz gerekiyor. Birincisi sistemik hastalıklar, şeker, kalp ya da tansiyon olabiliyor. İkinci bölümde nörolojik hastalıklar var. Üçüncü bölümde ise iç kulağa bakıyoruz, yani işitme ve denge organımıza. Diğer iki seçeneği devre dışı bırakırsak hastamıza birkaç soru soruyoruz. Çınlama, baş dönmesi, mide bulantısı ya da denge problemi olup olmadığını soruyoruz. Bunlardan alacağımız cevaba göre hastalarımıza bazı manevralar uyguluyoruz" diye konuştu. "Kristalleri manevralarla yerine oturtuyoruz" Bulgu elde edilmesi durumunda hastalara iki seans uyguladıklarına dikkat çeken Olgun "Kristal demek, iç kulağımızın içerisinde elektron mikroskoplarla görülebilen partiküller demektir. İç kulağımızdaki sıvı dengesini bozarak baş dönmesi yapıyor. Biz de o manevralarla o kristalleri yerine oturtuyoruz. Uzun süreli kullanılması gereken baş dönmesi ilaçları var. Ayrıca vitamin-mineral dengesi var. Vücut bağışıklığına bakıyoruz. Aslında bu işin dördüncü bölümü de var. Hastamızı muayene ediyoruz ama hiçbir sıkıntı bulamıyoruz. Tansiyon, mineral ve diğer her şey iyi ama hasta şikayetçi. İşte o zaman migren türü ya da gerginlik ile stres var mı ona bakıyoruz."
14 Ekim 2025 Salı - 09:18
Gaziantep Şehir Hastanesi, 2 yılda 5,5 milyon hastaya hizmet verdi
Gaziantep Şehir Hastanesi’nin, 2’inci yıl dönümü pasta kesimiyle kutlandı. Geride kalan 2 yılda 5,5 milyon hastaya hizmet verildiğini açıklayan İl Sağlık Müdürü Beytullah Şahin, bin 875 yatak kapasiteli hastanede 180 binin üzerinde ameliyat gerçekleştirildiğini belirtti. Başhekim Prof. Dr. Ilgın Türkçüoğlu ise 6 bin 700 kişilik dev bir sağlık ordusu ile hizmet verdiklerini söyledi. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki en büyük sağlık yatırımı olan ve Türkiye’nin 4’üncü büyük şehir hastanesi olan Gaziantep Şehir Hastanesi’nin hizmette 2’inci yılı kesilen pasta ile kutlandı. Ekim 2023’te hizmete açılan bin 875 yatak kapasiteli Gaziantep Şehir Hastanesi, geride kalan 2 yıllık süreçte 5,5 milyonu aşkın hastaya sağlık hizmeti sundu. Şehir hastanesinin 2 yıllık bilançosu Gaziantep Şehir Hastanesi’nin 2 yıllık bilançosunu açıklayan Gaziantep İl Sağlık Müdürü Beytullah Şahin, geride kalan 2 yılda 5,5 milyonun hasta muayene edildiğini, 150 bin civarında hasta yatışı yapıldığını ve 180 binin üzerinde ameliyat gerçekleştirildiğini açıkladı. Başhekim Prof. Dr. Ilgın Türkçüoğlu ise 6 bin 700 kişilik dev bir sağlık ordusu ile hizmet verdiklerini belirtti. "5,5 milyonun hasta muayene edildi, 150 bin civarında hasta yatışı yapıldı, 180 binin üzerinde ameliyat gerçekleştirildi" Gaziantep Şehir Hastanesi’nin 2 yıl içerisinde 5,5 milyon hastaya hizmet verdiğini belirten Gaziantep İl Sağlık Müdürü Beytullah Şahin, "Hastanemiz hizmette 2 yılını geride bıraktı. Bugüne kadar hastanemizde 5,5 milyonun üzerinde hasta muayene edilmiş, 150 bin civarında hasta yatışı yapılmış, 180 binin üzerinde ameliyat gerçekleştirilmiştir. Bu ameliyatların yüzde 55’i nitelikli diye tabir ettiğimiz büyük ameliyatlardan oluşuyor. Hastanemiz hidroterapi merkezleri, teyitli ameliyatları, Türkiye’de sadece 3 tane olan tıbbı genetik tanı merkezi ile başarılı bir grafik çizmektedir. Ülkemizde ve dünyada nadir olan son teknolojik bir laboratuvara da kavuştuk. Bu da bizim tanı ve tedavi süreçlerimizi hızlandırarak güvenilirliğini de arttırıyor" dedi. "6 bin 700 kişilik dev bir sağlık ordusu ile birçok hastanenin 5 yılda kat edeceği süreci 2 yılda tamamladık" Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ilgın Türkçüoğlu ise 6 bin 700 kişilik dev bir sağlık ordusu ile hizmet verdiklerini belirterek, "Hastanemiz 2 yılını geride bıraktı. Bu süreçte hastanemiz hızlı bir şekilde kalkındı. Özellikli kliniklerin, laboratuvarların kurulması, nitelikli hizmetlerin verilmesi ve özellikli ameliyatların yapılması anlamında özverili bir ekiple çalışıyoruz. Birçok hastanenin 5 yılda kat edeceği süreci biz 2 yılda tamamladık. Biz, 6 bin 700 kişilik dev bir sağlık ordusu ile çalışıyoruz ve hizmet veriyoruz. Eğitim kliniklerinde hoca kadrolarımız da gün geçtikçe artıyor. Herkes özveriyle çalıştığı için memnuniyeti ve nitelikli sağlık hizmetini sağlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin 4’üncü büyük şehir hastanesi olarak önemli hizmetler veriyor" Hastanenin 2’inci yıl dönümü kutlama programına katılan Gaziantep Vali Yardımcısı Abdullah Şen ise şehir hastanelerinin öneminden bahsederek, "Böyle bir hastaneyi hayal ettiği ve ülkemize kazandırdığı için Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a Gaziantep adına, milletimiz adına teşekkür ediyorum. Gaziantep Şehir Hastanesi, Türkiye’nin 4’üncü büyük şehir hastanesi olarak önemli hizmetler veriyor. Bu dev tesis, Osmaniye, Kahramanmaraş, Kilis, Adıyaman gibi çevre illere de sağlık hizmeti sunuyor" şeklinde konuştu. Çok Disiplinli Çocuk ve Genç Ruh Sağlığı Merkezi’nin açılışı yapıldı, 2’inci yıl dönümü kesilen pasta ile kutlandı Konuşmaların ardından Gaziantep Şehir Hastanesi Çok Disiplinli Çocuk ve Genç Ruh Sağlığı Merkezi’nin açılışı yapıldı. Açılışın ardından Gaziantep Şehir Hastanesi’nin 2’inci yıl dönümü kesilen pasta ile kutlandı. Programa, Gaziantep Vali Yardımcısı Abdullah Şen, İl Sağlık Müdürü Dr. Beytullah Şahin, Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ilgın Türkçüoğlu ile sağlık çalışanları katıldı.
14 Ekim 2025 Salı - 09:15
Bayburt’ta okul ve öğrenci yurtlarında gıda denetimleri yapıldı
Bayburt’ta öğrencilerin güvenilir ve sağlıklı gıdaya ulaşmalarını sağlamak amacıyla okul kantinleri ve pansiyon yemekhanelerinde denetimler gerçekleştirildi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce yapılan denetimlere, İl Tarım ve Orman Müdürü Ebubekir Köse, İl Müdür Yardımcısı Gökmen Şengün, Gıda ve Yem Şube Müdürü Ebru Kırpık ile kontrol görevlileri katıldı. Denetimlerde; ürün etiketleri, son tüketim ve tavsiye edilen tüketim tarihleri, hijyen şartları, depo ve mutfak alanları ile izlenebilirlik kayıtları titizlikle incelendi. Denetimlerde ayrıca Alo 174 Gıda İhbar ve Şikâyet Hattı bilgilendirme afişlerinin görünür alanlarda bulundurulması konusunda işletmelere hatırlatmalarda bulunuldu. Öğrencilerin güvenli, hijyenik ve sağlıklı gıdaya ulaşmalarını sağlamak amacıyla gıda denetimlerinin eğitim öğretim yılı boyunca aralıksız süreceği öğrenildi.
14 Ekim 2025 Salı - 08:35
Vali Aydoğdu, hastaları ziyaret etti
Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesini ziyaret etti. Hastanede tedavi gören hastalarla bir süre görüşen, kendilerine geçmiş olsun dileklerini ileterek acil şifalar dileyen Vali Aydoğdu, hastaların sağlıklarına kavuşmaları için fedakarca görev yapan İl Sağlık Müdürü Dr. Sn. Cihan Tekin, Hastane Başhekimi Prof.Dr. Ufuk Kuyrukluyıldız, tüm doktorlara ve sağlık personeline teşekkür ederek, görevlerinde başarılar ve kolaylıklar diledi. Daha sonra hastane içerisinde bulunan kütüphaneyi de ziyaret ederek incelemelerde bulunan Vali Hamza Aydoğdu, kütüphanede bulunan tıp fakültesi öğrencileriyle bir süre hasbihâl ederek öğrencilere başarılar diledi.
13 Ekim 2025 Pazartesi - 19:09
Artritte erken tanı çok önemli
Eklemlerin iltihaplanması (artrit) hakkında bilgiler veren İç Hastalıkları ve Romatoloji Uzmanı Şule Ketenci Ertaş, "Brusella, tüberküloz gibi mikroorganizmalar sonrasında da artrit gelişebilir" dedi. Acıbadem Kayseri Hastanesi İç Hastalıkları ve Romatoloji Uzmanı Şule Ketenci Ertaş, artrit hastalığının erken tanı ile eklemlerde kalıcı hasar bırakmadan tedavi edilebileceğini söyledi. Yaş gruplarına ve ek hastalıkların durumuna göre kişiye özel tedavi planı hazırlandığını belirten Ertaş, "Artrit hastalığı, eklemlerin iltihaplanmasıdır. Bizim alanımıza giren kısım, çoğunlukla bağışıklık sistemine bağlı eklem iltihaplarıdır. Ancak brusella, tüberküloz gibi mikroorganizmalar sonrasında da artrit gelişebilir. Bizim daha çok polikliniğimizi oluşturan kısım mikroorganizma dışı, iltihabi ve bağışıklık sistemi sorunlarından kaynaklanan artritlerdir. Bunların içerisinde romatoid artrit, ankilozan spondilit ya da gut artrit gelmektedir. Bu noktada bize düşen kısım bu artritleri tanımak, onlar arasındaki ayırıcı tanıyı yapabilmek ve tedavi etmektir. Bizler, yaş grubu ya da ek hastalıkların durumuna göre tanı koyma yoluna gitmeye çalışıyoruz. Kronik artritlerde erken tanı oldukça önemli" dedi. "Tedavi aslında kişiye özel" Ertaş, kalıcı hasarın önlenmesi ve hastalığın ilerlemesinin durdurulabilmesi için erken tanının büyük önem taşıdığını belirtti. Artrit tanısı konulan bireylerde bulunan diğer hastalıkların da dikkate alınarak tedavi planının oluşturulduğuna dikkat çeken Ertaş, "Hastalığın ilerlememesi için erken tanı, hastanın yaşam kalitesi için oldukça önemli. Bu iş gücü kaybı, öğrenciler için okuldan uzak kalma ya da günlük hayatın fonksiyonlarını yerine getirememe durumuna neden olur. Bu nedenle biz 12 Ekim gününü Dünya Artrit Günü olarak farkındalığı artırmak amacıyla 1996 yılından beri toplumu bilgilendirerek, farkındalık çalışmalarıyla bu hastalığa dikkati çekmek istiyoruz. Romatolojik hastalıklarda tanı konduktan sonra hastaya uygun tedaviyi seçmeliyiz. Kortizon gibi steroid temelli ilaçları kullanabildiğimiz gibi, kortizon içermeyen ağrı kesiciler verebiliriz. Hastalığı modifiye eden, durduran, ilerlemesini engelleyen ilaçlar kullanıyoruz. Zaman zaman organ tutulumu olduğunda beyin, akciğer ya da böbrek tutulumu durumlarında daha komplike ve bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar kullanıyoruz. Tedavi aslında kişiye özel. Hastalığın başlarında verdiğimiz ilaçlar ile daha geç evrelerde verdiğimiz ilaçlar farklıdır. Gebe hastalara, kalp hastası, böbrek hastalığı olan hastalarımıza verdiğimiz ilaçlar farklıdır. Aslında tedavi, her hastaya özel olarak verilen bir durumdur. En az yan etki ile en kısa sürede etki gösterecek şekilde hastaların tedavilerini düzenliyoruz" şeklinde konuştu.
13 Ekim 2025 Pazartesi - 18:51
Tunceli’de ekipler hastalanan kadın için seferber oldu
Tunceli’de etkisini sürdüren yağış nedeniyle ulaşımın güçlükle sağlandığı köyde hastalanan kadın için ekipler seferber oldu. Pülümür ilçesine bağlı Kırdım köyünün mezrasında hastalanan kadın için yakınları acil yardım istedi. Bölgeye jandarma, AFAD, sağlık ve UMKE ekipleri sevk edildi. Zorlu arazi şartları nedeniyle yaklaşık 3 saat sonra köye ulaşabilen ekipler, ilk müdahaleyi yaptıktan sonra hastayı ambulansla hastaneye götürdü. Hastanın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
13 Ekim 2025 Pazartesi - 16:55
Annesini organ yetmezliğinden kaybetmişti, ablasının 3 organını bağışladı
Düzce’de beyin ölümü gerçekleşen 62 yaşındaki kadının organları, İstanbul ve Ankara’da bulunan 3 hastaya şifa oldu. 1995 yılında annesini organ yetmezliğinden kaybeden ve ablasının beyin ölümünün ardından organlarını bağışlayan Hüsnü Başoğlu, ablasının organlarının 3 hastaya gitmesinden dolayı mutlu olduğunu belirtti. Yaklaşık 10 gün önce 62 yaşında ki Ayşe Gül, beyin kanaması teşhisiyle Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne başvurdu. Yoğun bakıma alınan hastanın beyin ölümü gerçekleşince, hastanenin Yoğun Bakım Uzmanı ve Organ Nakli Koordinatörü Uzm. Dr. Zehra Mermi Bal, aile üyeleriyle irtibata geçti. Organlarının nakil bekleyen hastalara şifa olabileceğinin belirtilmesi üzerine Ayşe Gül’ün kardeşi Hüsnü Başoğlu, ablasının organlarının nakil olmasına onay verdi. Ankara’dan gelen doktorların ameliyatlarıyla birlikte beyin ölümü gerçekleşen Gül’den alınan 3 organ, Ankara ve İstanbul’da nakil bekleyen hastalara gönderildi. Başoğlu ise ablasının cansız bedenini defnetti. "Annemi organ yetmezliğinden kaybettim" Ablasının organlarını bağışladığı için mutlu olduğunu ve annesini de organ yetmezliğinden kaybettiğini belirten Hüsnü Başoğlu: "Ablamın böbreklerinin başka insanlarda yaşadığına seviniyorum. Annemin böbrek yetmezliği hastalığı vardı. Biz de 3-4 sene uygun organ aradık. Ama annemin ömrü yetmedi. 1995 yılında hayatını kaybetti. Bu durum sonrasında başka hastalara da faydamız olsun diye ablamın organlarının alınmasına izin verdim. Organ bağışlamada bir sakınca yok bence daha çok yayılması lazım. Organlar toprağın altında çürüyeceğini bir insana faydalı olması daha güzel. O insana da bir hayır sağlamış olunuyor" dedi. "Türkiye’de 35 bin hasta organ bağışı bekliyor" Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Yoğun Bakım Uzmanı ve Organ Nakli Koordinatörü Uzm. Dr. Zehra Mermi Bal ise, "Hastamız Ayşe Gül’ü 10 gün önce geçirdiği rahatsızlık sonrası yoğun bakımda izlemeye aldık. Yaptığımız tedavilere hastamız yanıt vermedi ve beyin ölümü tanısı koyduk. Hasta yakınlarıyla yaptığımız organ bağışı görüşmemiz olumlu geçti ve organ bağışında bulundular. Organ nakli konusunda ülkemiz canlıdan canlıya nakillerde neredeyse ilk sıralarda yer alıyor. Bu da bizim toplumumuzda aile bağlarımızın güçlü olmasına dayanıyor diyebiliriz. Aileden doku bulamayan veya uygunluk bulamayan hastaların tek şansı kadavradan alınan nakillere bağlı ve ne yazık ki aynı fedakarlığı bu durumda göremiyoruz. Kadavradan organ bağışı verileri çok düşük. Ülkemizde organ bağışı bekleyen 35 bin hasta mevcut. Bu hastalara her gün bir yenisi ekleniyor. Bazı hastalar ise bu şansı elde edemedikleri için hayatlarını kaybediyorlar" şeklinde konuştu. "Duyarlılığın daha çok artması lazım" Atatürk Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. Milas Mafizer, "Organ bağışının kritikliği ihtiyaç sahibi aileler tarafından daha çok ciddiye alınmakta. Maalesef ülkemizde bu oranlar çok düşük. Ülkemizde daha çok nakiller aile bağlarından dolayı canlıdan canlıya yapılıyor. Beyin ölümü olmuş hastalardan nakil oranları çok düşük seviyede. Toplumda duyarlılığı arttırmak için bu konuda daha fazla çalışma yapılmalı" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder