SAĞLIK
Milas Kemikler Mahallesi içme suyu hattı kamusal alana taşınıyor 23 Mart 2026 Pazartesi - 13:51:57 MUSKİ Genel Müdürlüğü, Milas ilçesi Kemikler Mahallesi’nde vatandaşların parsellerinden geçen içme suyu hatlarını, vatandaşların mülkiyetinden geçtiği için arızalara müdahalenin zorlaşması sorununu ortadan kaldırmak ve su kesintilerini en aza indirmek amacıyla toplam 2 bin 500 metrelik hattı kamusal alana taşıyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın il genelinde içme suyu hatlarının güçlendirilerek yaşanabilecek kesinti sürelerinin en aza indirilmesi yönündeki talimatları doğrultusunda, yatırımlarına devam eden Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü çalışmalarına Milas ilçesinin Kemikler Mahallesi’nde devam ediyor. Hatları kamusal alana taşınmasıyla müdahaleler kolaylaşıyor MUSKİ Genel Müdürlüğü ekipleri, Milas ilçesi Kemikler Mahallesi’nde içme suyu hatlarını modernize ederek daha güvenilir ve sürdürülebilir bir altyapı oluşturmak için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Mahallede uzun yıllardır vatandaşların özel mülklerinden geçen hatlar, özellikle yaz aylarında ve su talebinin arttığı dönemlerde kireçlenmeye bağlı tıkanmalar nedeniyle sık arızalanıyor; müdahale sırasında ekili tarım alanlarına zarar verme riski bulunuyor, bu sebeple arızalar uzun süre giderilemiyordu. Bu kapsamda MUSKİ ekipleri, 2 bin 500 metrelik terfi ve şebeke hattını kamusal sınıra taşıyarak yeniliyor. Hatların yol kamusal sınıra alınmasıyla, arızalara daha hızlı ve sağlıklı müdahale edilerek kesinti sürelerinin kısaltıldığı bir altyapı sistemi oluşturuluyor ve kireç kaynaklı tıkanmaların önüne geçiliyor. Çalışmaların yaklaşık 10 gün içinde tamamlanması planlanıyor. Kemikler Mahallesi Muhtarı Mehmet Kızıldağ, "Bir patlak olduğunda, ekili alanlara zarar veriyordu" Yürütülen şebeke hattı yenileme çalışmaları sayesinde, daha önce ekili ve biçili tarım alanlarından geçen hatlara müdahalede yaşanan zorlukların ortadan kaldırılacağına yönelik memnuniyetini belirten Kemikler Mahallesi Muhtarı Mehmet Kızıldağ, " Uzun yıllardır mahallemizde içme suyu hatları özel mülklerin içinden geçtiği için birçok zorluk yaşıyorduk. Özellikle bir patlak olduğunda, mısır ve buğday gibi ekili alanlara zarar veriyordu. Bu da hem vatandaşlarla zaman zaman sorun yaşamamıza neden oluyordu hem de MUSKİ ekiplerinin müdahale etmesini güçleştiriyordu. Üstelik hatlar çok eski olduğu için sık sık arızalar ve tıkanıklıklar yaşanıyordu. Bu nedenle hatların yenilenmesi artık şarttı. MUSKİ Genel Müdürlüğü’ne yaptığımız görüşmeler sonucunda bu durumu kendilerine ilettik. Bölge müdürlüğümüz ve ekiplerle sürekli iletişim halindeydik. Taleplerimiz değerlendirildi, sağ olsunlar hızlı bir şekilde proje hazırlandı ve çalışmalar başlatıldı. Şu anda da ekiplerimiz çalışmalarını titizlikle sürdürüyor. Başta Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras olmak üzere, MUSKİ Genel Müdürümüz Yılmaz Şengül’e ve sahada görev yapan tüm ekiplerimize şahsım ve mahalle halkım adına teşekkür ediyorum. Bu çalışmalar sayesinde artık hem altyapımız güvenli hale geliyor hem de vatandaşlarımızın günlük yaşamı kesintisiz suya erişimle daha rahat oluyor" dedi.
23 Mart 2026 Pazartesi - 12:39 Aile hekiminin ısrarı hayat kurtardı: "İhmal ettiğim test sayesinde kanserden kurtuldum" Yalova’da yaşayan İlçe Özel İdare Müdürü Burhan Özsoy, aile hekiminin yoğun ısrarı ve yakın takibi sayesinde, ihmal ettiği tarama testiyle erken evrede yakaladığı kanseri yenmeyi başardı. Özsoy, "Eğer doktorumun ısrarını dinlemeseydim, belki de bugün hayatta olmayacaktım" dedi. Yalova İlçe Özel İdare Müdürü Burhan Özsoy, yaklaşık dört ay önce rutin bir kontrol için aile hekimine başvurdu. Özsoy, daha önceki ziyaretlerinde kendisine defalarca önerilmesine rağmen iş yoğunluğu ve çeşitli sebeplerle ihmal ettiği ’gaitada gizli kan’ (GGK) testini bu kez yaptırmaya karar verdi. Yapılan ilk testin pozitif çıkması üzerine, tedbir amaçlı uygulanan ikinci test de aynı sonucu verince süreç hızlandı. Korkup vazgeçecekken doktoru devreye girdi Teşhis sürecinin en kritik noktası ise sevk aşamasında yaşandı. Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne yönlendirilen Özsoy, kolonoskopi ve endoskopi işlemlerinden çekinerek aldığı randevuyu iptal etmek istedi. Ancak Aile Hekimi Dr. Haşim Kabanka, hastasının durumunu yakından takip ederek randevunun iptal edilmesine izin vermedi ve bizzat süreci yöneterek Özsoy’un hastaneye gitmesini sağladı. Hastanede yapılan kolonoskopi sırasında bağırsakta tespit edilen polipler operasyonla alındı. Patoloji incelemesinde poliplerden birinde kanser hücresine rastlanması üzerine, ileri tetkikler için İstanbul Çapa Tıp Fakültesi’nde ameliyat kararı alındı. Yaklaşık 15-20 santimlik bir bölümü alınan Özsoy’un ameliyat sonrası patoloji sonuçları temiz çıktı ve erken teşhis sayesinde kemoterapiye gerek kalmadan sağlığına kavuştu. "Ücretsiz tarama testlerini ihmal etmeyin" Yaşadığı süreci anlatan Burhan Özsoy, aile hekimine minnettar olduğunu belirterek şunları söyledi: "Aile hekimim Dr. Haşim Kabanka’ya çok teşekkür ediyorum. Sadece testi yapmamı istemedi, hastane randevumu bizzat takip etti ve gitmem için ısrarcı oldu. Eğer onun bu kararlı tutumu olmasaydı hastalık ilerleyecekti. Bu basit ve ücretsiz testle kanser önlenebilir. Lütfen kimse ’bana bir şey olmaz’ demesin, düzenli taramalarını yaptırsın." Uzmanlar, 50-70 yaş aralığındaki tüm vatandaşların Aile Sağlığı Merkezleri ve KETEM’lerde ücretsiz olarak sunulan tarama testlerini düzenli olarak yaptırmasının hayati önem taşıdığını hatırlatıyor.
23 Mart 2026 Pazartesi - 11:39 Büyükşehir hizmete açtı, iki haftada bin 500 hasta tedavi edildi Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu tarafından Aydın’a kazandırılan Aydın Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği ücretsiz olarak hizmet vermeye başlarken, vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşan poliklinikte iki hafta bin 500 hasta tedavi edildi. Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından tamamen ücretsiz olarak hizmete açılan Aydın Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği, modern yapısı, çağdaş tıbbi donanımı ve uzman kadrosu ile kent merkezinde hizmet vermeye başladı. Nazilli’nin ardından 4 Mart tarihinde Efeler ilçesinde açılan polikliniğe vatandaşlar yoğun ilgi gösterirken, açıldığı iki haftalık süre içerisinde poliklinikte bin 500 hasta sağlığına kavuştu. Sabahın erken saatlerinden itibaren randevu oluşturan ve başvuruda bulunan vatandaşlar, sunulan hizmetten memnuniyet duyduklarını dile getirirken, ‘hizmetin kötüsü olmaz’ diyerek ücretsiz diş sağlığı hizmeti için Başkan Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti. "Günde yaklaşık 120 hastaya bakıyoruz" Günlük yaklaşık 120 hastaya baktıklarını ifade eden Aydın Büyükşehir Belediyesi Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği Mesul Müdürü Dt. Oktay Ege Mülhim; "Burası Aydın Büyükşehir Belediye Başkanımız Özlem Çerçioğlu’nun sosyal belediyecilik anlayışıyla sağlık alanında yapmış olduğu yatırımlardan birisi olan Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği. 4 Mart’tan bu yana hastalarımıza hizmet veriyoruz ve bugüne kadar yaklaşık bin 500’e yakın hastamız başvurdu, tedavilerini oldular. Tedavi olmak için randevu alan hastalarımız da sırada bekliyor. Burada diş taşı temizliği, dolgu tedavisi, kanal tedavisi, diş çekimi işlemlerini uyguluyoruz. Çocuk ve yetişkin hastalarımıza bakıyoruz. On muayene odamız ve 10 diş hekimimiz ile vatandaşlarımıza hizmet veriyoruz. Günlük yaklaşık 120 tane hastamızı kabul ediyoruz. Hastalarımız bize başvurduğunda muayene odamıza alıp ağız içi muayenelerini yapıyoruz, şikayetlerini dinliyoruz. Sonra son teknoloji panoramik röntgen cihazımızla hastalarımızdan filmlerini alıp, tekrardan muayene odamıza getiriyoruz. Burada gerekli işlemleri uyguladıktan sonra hastalarımızı şifa ile uğurluyoruz. Randevu almak için hastalarımız telefon hattıyla 08.30’dan akşam 18.00’a kadar tedavilerini randevu alarak olabilirler. Randevu sırası bulamayan hastalarımız, buraya başvurarak çok yakın bir tarihte randevusunu alarak tedaviye başlıyorlar. İşlemleri bittikten sonra hastalarımız memnuniyetlerini dile getiriyor ve buradan başkanımıza çok teşekkürlerini iletiyorlar. Kırsal bölgelerden gelen vatandaşlarımız özellikle bu hizmetten çok memnun. Ücretsiz bir şekilde verdiğimiz tedaviler halkımız açısından büyük bir memnuniyetle karşılanıyor. Polikliniğimiz açılalı iki hafta oldu. Bu süreçte vatandaşlarımızdan gelen yoğun taleple, iki haftada yaklaşık bin 500 hasta muayene ettik, tedavilerini yaptık. Başkanımız Özlem Çerçioğlu‘nun desteğiyle vatandaşlarımıza şifa dağıtmaya devam edeceğiz" dedi. "Hizmetin iyisi kötüsü olmaz" Diş sağlığının önemli olduğunu ve anlamlı bir hizmet olduğunu ifade eden vatandaşlardan Reyhan Aydın; "Kontrol için gelmiştim aynı zamanda kardeşimin diş tedavisi vardı. Onları hallettireyim dedim. Uzun süredir zaten başka yerlerde sıra bekliyorduk ama burası bizim kolayımıza geldi. Bir ihtiyaçtı. Diş tedavisi aslında günümüzde lüks gibi görünüyor ama çok büyük ihtiyaçlardan bir tanesi. Zaten sıra beklemekten de çok sıkılmıştık. Çoğu zaman diş tedavilerimizi başka yerde yaptırmak için üç ay, beş ay gibi tarihlerden bahsediliyordu. O da tabii ki hastalığımızın ilerlemesine sebep oluyordu ama burada işimiz kolaylaştırıldı. Bir telefon kadar yakın. Randevularımız hemen zaten gerçekleştiriliyor, haftanın içerisinde memnun kaldık. İnşallah bu şekilde devam eder diye düşünüyorum" şeklinde konuştu. Verilen hizmetten memnun kaldığını ifade eden vatandaşlardan Sacit Bellek ise "Bir hafta önce gelmiştim şimdi de torunumu getirdim. Çok memnun kaldık. Hizmetin iyisi kötüsü olmaz, herkese de tavsiye ederim. Ne kadar çok vatandaşa hizmet gelirse iyi olur" dedi.
23 Mart 2026 Pazartesi - 11:18 Çocuk Hastalıkları Hastanesinde bayramda örnek uygulama Ramazan Bayramının üç günü boyunca Diyarbakır Çocuk Hastalıkları Hastanesinde hayata geçirilen mesai dışı poliklinik hizmeti, sağlık hizmetlerinde örnek bir uygulama olarak dikkat çekti. Bayramın 1., 2. ve 3. gününde, acil servis yoğunluğunu azaltmak amacıyla mesai dışı saatlerde 4 çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı tarafından poliklinik hizmeti sunuldu. Bu kapsamda günlük ortalama 300 çocuk hastaya sağlık hizmeti verildi. Hastanenin acil servisinde ise sağlık hizmetlerinin etkinliğini artırmaya yönelik uygulama kapsamında çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanları tarafından hizmet sunumu gerçekleştirildi. Mesai dışı poliklinik desteği ile birlikte hizmet kapasitesi güçlendirilerek, yoğunluk etkin şekilde yönetildi. Bu model sayesinde, acil servise başvuran elektif hasta yoğunluğu etkin şekilde ayrıştırıldı. Böylece gerçek acil vakalara daha hızlı ve kaliteli müdahale imkânı sağlanırken, vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştı ve hasta memnuniyeti önemli ölçüde artırıldı. Diyarbakır İl Sağlık Müdürümüz Uzm. Dr. Emre Asiltürk, uygulamaya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: ’’Bayram süresince mesai dışı poliklinik hizmetimizi sürdürerek çocuk hastalarımızın sağlık hizmetine erişimini kolaylaştırdık. Bu uygulama ile acil servis yoğunluğunu azalttık ve vatandaşlarımıza daha hızlı, nitelikli hizmet sunduk. Sağlık hizmetlerinde vatandaş odaklı yaklaşımımızı sürdürmeye devam edeceğiz.’’ Diyarbakır Çocuk Hastalıkları Hastanesinde uygulanan bu model, bayram süresince sağlık hizmetlerinin etkin ve hasta odaklı sunumuna önemli katkı sağladı.
Depremden sonra yapılan hastanede 100’üncü açık kalp ameliyatı başarıyla tamamlandı
26 Kasım 2025 Çarşamba - 09:58 Depremden sonra yapılan hastanede 100’üncü açık kalp ameliyatı başarıyla tamamlandı Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası sağlık yatırımları kapsamında bu sene hizmete alınan Kahramanmaraş Devlet Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi (KVC) Kliniği’nde 100’üncü açık kalp ameliyatı (bypass) başarıyla gerçekleştirildi. Şubat ayında hizmete başlayan Kahramanmaraş Devlet Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi (KVC) Kliniği’nin başarılı ameliyatlarına bir yenisi daha eklendi. Devlet Hastanesi KVC ekibinin gerçekleştirdiği 100’üncü açık kalp ameliyatı, Kahramanmaraş’ta deprem sonrası yeniden güçlenen sağlık altyapısının önemli bir kilometre taşı olarak değerlendirildi. Açık kalp ameliyatı sonrası hasta Muammer Haydaroğlu sağlığına kavuştu. Servise alınan Muammer Haydaroğlu, mutlu olduğunu ifade ederek, sağlık çalışanlarına teşekkür etti. Haydaroğlu, "Yıllardır kalp sıkıntımız vardı ve hastaneye başvurdum. İlk geldiğim günden bu yana ekip arkadaşlarımız büyük bir özveri gösterdi. Sağlığımıza yeniden kavuştuk. 100’üncü hastaymışız, o da ayrı bir mutluluk verdi" diye konuştu. Kalp ve Damar Cerrahi Uzmanı Dr. Ahmet Nasrioğlu, "Bu bir doktorun ya da bir sağlık çalışanının yaptığı bir başarı değil, bir ekibin çıkaracağı başarıdır. Ameliyat, yoğun bakım, servis ve biz doktorlarla birlikte 100’üncü hastamızı sağlığına kavuşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Kentimizin atlattığı bu büyük felaketten sonra ekip arkadaşlarımızla beraber böyle şifa dağıtıyor olmamız bizi mutlu ediyor" ifadelerini kullandı.
Van’da ‘sessiz ölüm’ tehlikesi: Uzmanlardan karbonmonoksit uyarısı
26 Kasım 2025 Çarşamba - 09:22 Van’da ‘sessiz ölüm’ tehlikesi: Uzmanlardan karbonmonoksit uyarısı Van’da havaların soğumasıyla soba ve kombi kullanımı artarken halk arasında "sessiz ölüm" olarak bilinen karbonmonoksit zehirlenmelerine karşı uzmanlar uyarıda bulunuyor. Son dönemlerde soba kaynaklı vakaların yanı sıra doğal gaz sızıntılarına bağlı zehirlenmelerde de artış yaşandığına dikkat çekilirken, özellikle kombi bakımı ve değişimi yapılan evlerde kontrolün aksatılmaması gerektiği vurgulanıyor. Kentte yaşanan bu vakaların ardından, Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde hizmet veren Su Altı Hekimliği ve Hiperbarik Oksijen Tedavi Merkezine başvurularda da artış olduğu bildirildi. Merkezde karbonmonoksit zehirlenmesi şüphesiyle gelen hastalara hızlı şekilde hiperbarik oksijen tedavisi uygulanarak hayati risklerin önüne geçiliyor. "Hastanemizde sıkça karşılaştığımız vakalar arasında yer almaya başladı" İHA muhabirine konuşan Hava ve Uzay Hekimliği Uzmanı Dr. Tuğba Özüarı, karbonmonoksit zehirlenmesinin özellikle tam yanma gerçekleşmeyen soba ve ısıtıcılarda ortaya çıkan gazın solunmasıyla oluştuğunu belirtti. Vakaların son haftalarda dikkat çekici seviyelere ulaştığını ifade eden Dr. Özüarı, "Halk arasında soba zehirlenmesi olarak bilinen karbonmonoksit zehirlenmeleri, havaların soğumasıyla birlikte hastanemizde sıkça karşılaştığımız vakalar arasında yer almaya başladı. Karbonmonoksit zehirlenmesi; sobalarda ya da çeşitli ısıtıcılarda yakıtın tam olarak yanmaması sonucu ortaya çıkan karbonmonoksit gazının solunmasıyla meydana gelen bir zehirlenme türüdür. Bu zehirlenmelerde en sık görülen belirtiler arasında baş ağrısı, halsizlik, bulantı, kusma ve ilerleyen durumlarda bilinç bulanıklığı hatta koma yer almaktadır. Hastalar bu belirtileri yaşadıklarında ilk olarak bulundukları ortamdan uzaklaşmalı ve hemen 112’yi aramalıdır. 112 ekiplerinin yönlendirmesiyle hastalar, gerekli görüldüğünde hiperbarik oksijen tedavisine alınmaktadır. Hiperbarik oksijen tedavisi, bu tür hastalarda oldukça kıymetli ve acil olarak uygulanan bir tedavi yöntemidir. Genellikle tek seans yeterli olurken, bazı hastalarda durumun ciddiyetine göre 2-3 seans veya daha fazla uygulama yapılabilmektedir" dedi. "Doğal gaz zehirlenmeleri artış gösterdi" Son dönemlerde sobanın yanı sıra doğalgaz zehirlenmelerinin de artış gösterdiğini dile getiren Özüarı, "Son dönemlerde soba zehirlenmelerinin yanı sıra doğal gaz zehirlenmeleri de artış göstermektedir. Özellikle kombi bakımı veya kombi değişimi yapılan evlerde, işlemlerin ardından doğalgaz sızıntıları yaşanabilmektedir. Bu nedenle bakım sonrasında gerekli kontrollerin titizlikle yapılması büyük önem taşımaktadır" diye konuştu. "Yol açtığı ölümler ‘sessiz ölüm’ olarak adlandırılmaktadır" Karbonmonoksit zehirlenmesinin renksiz ve kokusuz olması nedeniyle fark edilmesinin zor olduğuna söyleyen Özüarı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Karbonmonoksit gazı renksiz ve kokusuz olduğu için yol açtığı ölümler ‘sessiz ölüm’ olarak adlandırılmaktadır. Bu nedenle benzer semptomlar yaşayan kişilerde karbonmonoksit zehirlenmesi ihtimali mutlaka akılda tutulmalıdır."
Van’da ‘sessiz ölüm’ tehlikesi: Uzmanlardan karbonmonoksit uyarısı
26 Kasım 2025 Çarşamba - 09:21 Van’da ‘sessiz ölüm’ tehlikesi: Uzmanlardan karbonmonoksit uyarısı Van’da havaların soğumasıyla birlikte soba ve kombi kullanımının artması sonucu, halk arasında "sessiz ölüm" olarak bilinen karbonmonoksit zehirlenmelerine karşı uzmanlar uyarıda bulunuyor. Son dönemlerde soba kaynaklı vakaların yanı sıra doğalgaz sızıntılarına bağlı zehirlenmelerde de artış yaşandığına dikkat çekilirken, özellikle kombi bakımı ve değişimi yapılan evlerde kontrolün aksatılmaması gerektiği vurgulanıyor. Kentte yaşanan bu vakaların ardından, Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde hizmet veren Su Altı Hekimliği ve Hiperbarik Oksijen Tedavi Merkezine başvurularda da artış olduğu bildirildi. Merkezde karbonmonoksit zehirlenmesi şüphesiyle gelen hastalara hızlı şekilde hiperbarik oksijen tedavisi uygulanarak hayati risklerin önüne geçiliyor. "Hastanemizde sıkça karşılaştığımız vakalar arasında yer almaya başladı" İHA muhabirine konuşan Hava ve Uzay Hekimliği Uzmanı Dr. Tuğba Özüarı, karbonmonoksit zehirlenmesinin özellikle tam yanma gerçekleşmeyen soba ve ısıtıcılarda ortaya çıkan gazın solunmasıyla oluştuğunu belirtti. Vakaların son haftalarda dikkat çekici seviyelere ulaştığını ifade eden Dr. Özüarı, "Halk arasında soba zehirlenmesi olarak bilinen karbonmonoksit zehirlenmeleri, havaların soğumasıyla birlikte hastanemizde sıkça karşılaştığımız vakalar arasında yer almaya başladı. Karbonmonoksit zehirlenmesi; sobalarda ya da çeşitli ısıtıcılarda yakıtın tam olarak yanmaması sonucu ortaya çıkan karbonmonoksit gazının solunmasıyla meydana gelen bir zehirlenme türüdür. Bu zehirlenmelerde en sık görülen belirtiler arasında baş ağrısı, halsizlik, bulantı, kusma ve ilerleyen durumlarda bilinç bulanıklığı hatta koma yer almaktadır. Hastalar bu belirtileri yaşadıklarında ilk olarak bulundukları ortamdan uzaklaşmalı ve hemen 112’yi aramalıdır. 112 ekiplerinin yönlendirmesiyle hastalar, gerekli görüldüğünde hiperbarik oksijen tedavisine alınmaktadır. Hiperbarik oksijen tedavisi, bu tür hastalarda oldukça kıymetli ve acil olarak uygulanan bir tedavi yöntemidir. Genellikle tek seans yeterli olurken, bazı hastalarda durumun ciddiyetine göre 2-3 seans veya daha fazla uygulama yapılabilmektedir" dedi. "Doğalgaz zehirlenmeleri artış gösterdi" Son dönemlerde sobanın yanı sıra doğalgaz zehirlenmelerinin de artış gösterdiğini dile getiren Özüarı, "Son dönemlerde soba zehirlenmelerinin yanı sıra doğalgaz zehirlenmeleri de artış göstermektedir. Özellikle kombi bakımı veya kombi değişimi yapılan evlerde, işlemlerin ardından doğalgaz sızıntıları yaşanabilmektedir. Bu nedenle bakım sonrasında gerekli kontrollerin titizlikle yapılması büyük önem taşımaktadır" diye konuştu. "Yol açtığı ölümler ‘sessiz ölüm’ olarak adlandırılmaktadır" Karbonmonoksit zehirlenmesinin renksiz ve kokusuz olması nedeniyle fark edilmesinin zor olduğuna söyleyen Özüarı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Karbonmonoksit gazı renksiz ve kokusuz olduğu için, yol açtığı ölümler ‘sessiz ölüm’ olarak adlandırılmaktadır. Bu nedenle benzer semptomlar yaşayan kişilerde karbonmonoksit zehirlenmesi ihtimali mutlaka akılda tutulmalıdır." (YLM-MSA-Y)
Zarife nine ’Masada kalırsın’ denildi, fıtık ameliyatıyla yeniden yürümeye başladı
26 Kasım 2025 Çarşamba - 09:21 Zarife nine ’Masada kalırsın’ denildi, fıtık ameliyatıyla yeniden yürümeye başladı Adana’da bel fıtığı nedeniyle yürüme kabiliyetini yitiren ve doktorların ‘Masada kalırsın’ dediği 75 yaşındaki Zarife Satıcı, geçirdiği başırılı ameliyatla yeniden sağlığına kavuştu. Yaşlı kadın, "Bizlere ameliyat olamazsınız demesinler, yaşam çok güzel. Mutlu olmak bizim de hakkımız" dedi. Adana’da yaşayan 75 yaşındaki Zarife Satıcı, geçtiğimiz yıl bel fıtığı rahatsızlığı nedeniyle günden güne kötüleşerek yürüme kabiliyetini yitirdi. Birçok doktora giden yaşlı kadın, ameliyat olması durumunda ‘Masada kalırsın’ denilerek evine gönderildi. 21 sene önce aynı hastalığı yaşayan Satıcı, o dönem ameliyat olduğu Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen’e ulaştı. Yapılan tetkikler sonucu yaşlı kadının ameliyatının riskli olduğu ancak oranların düşük olduğu belirtildi. 3 ay önce ameliyat olan ve mikroskop ile fıtığı çıkartılıp, belindeki sinirler rahatlatılan Satıcı, yeniden yürümeye ve gündelik işlerini halletmeye başladı. "Mutlu olmak bizim de hakkımız" İhlas Haber Ajansı’na konuşan Zarife Satıcı, "8-9 ay boyunca yürüyemedim. En sonunda karar verdim ve ameliyat oldum. Artık yürüyorum, bizlere ‘Siz 75 yaşındasınız, ameliyat olmazsınız’ demesinler. Herkes şansını denesin, yaşam çok güzel. Mutlu olmak bizim de hakkımız" dedi. "Ameliyattan 6 saat sonra yürüdü" Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen ise özellikle yaşlı hastalarda kardiyoloji ve anestezi uzmanı görmeden karar verilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Şen, "Ben 21 sene önce Zarife teyzemizin bel fıtığından ameliyatını yapmışım. Son 8-9 aydır sağ bacak ağrısı olmaya başlamış ve ayakta duramaz hale gelmiş. İlaç tedavisinden fayda görmemiş. Birçok doktora, hastaneye gitmiş ancak ‘Masada kalırsın’ denilerek korkup ameliyattan vazgeçmiş. Bir hastayı anestezi uzmanı, kardiyoloji uzmanı görmeden bu riskleri söyleyemeyiz. Biz ilgili branşlara teyzemizi gösterdik ve ameliyata hazırladık. Ameliyattan 6 saat sonra yürüdü ve artık bütün işlerini kendisi halledebiliyor. Genç meslektaşlarıma önerim, yaşlı hastaları anestezi ve kardiyoloji uzmanına göstermeden olumsuz konuşmayalım. Bu insanların da kaliteli yaşamak hakları" diye konuştu.
ALKÜ’lü Diş Hekimliği Fakültesi öğrencileri beyaz önlüklerini giydi
25 Kasım 2025 Salı - 21:02 ALKÜ’lü Diş Hekimliği Fakültesi öğrencileri beyaz önlüklerini giydi Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Diş Hekimliği Fakültesi birinci sınıf öğrencileri, Beyaz Önlük Giyme Töreni’nde beyaz önlüklerini giyerek diş hekimliğine ilk adımlarını attılar. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesinde (ALKÜ) yeni dönemin başlamasının ardından ALKÜ’lü öğrenciler, mesleklerinde ilk adım atmanın heyecanını yaşamaya devam ediyor. Bu kapsamda ALKÜ Diş Hekimliği Fakültesi tarafından bu yıl fakülteye başlayan öğrencilere 2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı Beyaz Önlük Giyme Töreni düzenlendi. "Beyaz önlük, güven ve özveriyi hatırlatsın" Törende konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Atıf Bayramoğlu, beyaz önlüğün büyük bir sorumluluk, etik değer ve insan sağlığına adanmışlığın sembolü olduğunun altını çizdi. Öğrencilere seslenen Prof. Dr. Bayramoğlu, "Bugün attığınız bu adım; sabır, özveri ve sürekli öğrenmeyi gerektiren uzun bir mesleki yolculuğun başlangıcıdır. Bu mesleğin en değerli yanı, ellerinizle şifa verirken kalbinizle de insanlara umut olmanızdır. Giydiğiniz her beyaz önlük, toplumun sizlere duyduğu güveni ve sizden beklediği özveriyi hatırlatacaktır. Velilerimize, bu anlamlı güne gelirken çocuklarınıza verdiğiniz emek, destek ve güven için ayrıca teşekkür ediyorum. Kıymetli hocalarımıza ise öğrencilerimizin geleceğine ilmek ilmek işledikleri bilgi ve değerler için minnettarız. Sevgili gençler, bugün burada başlayan bu yolculukta bilimin ışığını, vicdanın rehberliğini ve insan sevgisini asla kaybetmemenizi diliyorum. Unutmayın, iyi bir diş hekimi yalnızca el becerisiyle değil, empatisi ve etik duruşuyla da fark oluşturur. Hepinizi tebrik ediyor, beyaz önlüklerinizin sizlere başarı, saygınlık ve mesleki gurur getirmesini temenni ediyorum" dedi. "Aramıza hoş geldiniz" ALKÜ Diş Hekimliği Dekanı Prof. Dr. Mehmet Akın başarılarından dolayı öğrencileri tebrik etti. Beyaz önlüğün önemine değinen Akın, "Bizler, öğretim üyeleriniz olarak, bu yolculukta size rehberlik etmekten, bilgi ve birikimlerimizi aktarmaktan büyük gurur duyuyoruz. Sizlerin mesleğe olan heyecanı, bizlere de güç ve umut veriyor. Bugün beyaz önlüklerinizi giyerken şunu hatırlayın: Bu önlük temizlik ister özen ister, sorumluluk ister. Ama en önemlisi, kalpten gelen bir hekimlik sevgisi ister. Hepinizin bu değerlere sahip olduğuna yürekten inanıyorum. Sevgili öğrenciler, aramıza hoş geldiniz. Mesleğimize, bilimimize ve insanlığa yapacağınız katkılar için sizlerle şimdiden gurur duyuyoruz. Beyaz önlükleriniz size uğur, başarı ve güç getirsin. Hepinizi yürekten tebrik ediyor, başarılarla dolu bir eğitim hayatı diliyorum" dedi. Konuşmaların ardından müzik söylemi gerçekleştirildi. Törenin devamında protokol üyeleri ve diş hekimliği akademisyenleri öğrencilere beyaz önlük giydirdiler. Tören toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. Rektörlük Binası Alev Alatlı Konferans Salonu’nda yapılan törene Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Atıf Bayramoğlu, Prof. Dr. Mehmet Kılıç, Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Akın, önceki dönem dekanlardan Prof. Dr. İhsan Levent Aral, Antalya Diş Hekimleri Odasından Diş Hekimi Mürüvet Turhan, dekanlar, MYO müdürleri, akademisyenler, aileler ve öğrenciler katıldı.
Ağrı’da sağlık alanında bir ilke imza atıldı, böbrek tümörü kapalı yöntemle alındı
25 Kasım 2025 Salı - 15:51 Ağrı’da sağlık alanında bir ilke imza atıldı, böbrek tümörü kapalı yöntemle alındı Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ilk kez uygulanan kapalı böbrek ameliyatı, hem hastanın hızla teşhis edilmesi hem de kısa sürede iyileşmesiyle dikkat çekti. "Normalde başka illere gidilen ameliyat artık Ağrı’da yapılıyor" mesajı verildi. Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ilk kez gerçekleştirilen kapalı böbrek tümörü ameliyatı, 53 yaşındaki Ahmet Eser’e başarıyla yapıldı. Kentte sağlık hizmetlerinin gelişimi açısından önemli bir adım olarak görülen ameliyat, hem hızlı tanı süreci hem de hastanın kısa sürede sağlığına kavuşmasıyla dikkat çekti. Ahmet Eser, haftalardır süren yan ağrısı şikâyetiyle hastaneye başvurdu. Yapılan tomografi sonucunda sol böbreğinde yaklaşık 2 santimetrelik bir kitle tespit edildi. Durumun ciddiyeti görülünce ultrason ve MR gibi detaylı tetkikler de aynı hastanede kısa sürede yapıldı. Bulgular tümör ihtimalini güçlendirince ameliyata karar verildi. Hastanın yaşadığı süreci kendi sözleriyle anlatması, ameliyatın bölgede neden bu kadar önemli olduğunu da ortaya koydu. Eser, "Hocam bana sende kitle var dediğinde çok şaşırdım. Beni sakinleştirdi, ‘Allah’ın izniyle hallederiz’ dedi. Normalde böyle ameliyatların başka illerde yapıldığını biliyordum ama hocam ‘Önce Allah’a sonra bana güvenin, burada yapacağız’ deyince içim rahatladı," dedi. Ameliyat sonrası çok hızlı toparlandığını belirten Eser, "İki gün hastanede kaldım, bir haftada tamamen iyileştim. Daha önce bu tür ameliyatlar için başka şehirlere gidip çok yoruluyorduk. Kendi şehrimde bu ameliyatı olmak beni çok mutlu etti," diye konuştu. Operasyonu gerçekleştiren Üroloji Uzmanı Op. Dr. Kayhan Tarım, böbrek tümörlerinin çoğunun belirti vermeden ortaya çıktığını söyleyerek, "Hastamızda da tomografi sonrası şüphe oluştu. Radyoloji ekibiyle birlikte tüm tetkikleri hızla tamamladık," dedi. Dr. Tarım, kapalı ameliyatın günlük hayatı daha az etkilediğini vurgulayarak, "Açık ameliyat daha ağrılı olur, iyileşme uzun sürer. Kapalı yöntemle yaptığımız ameliyatta hem ağrı azdır hem de hasta kısa sürede ayağa kalkar. Hastamız da ameliyattan sonra iki gün içinde taburcu oldu," ifadelerini kullandı. Patolojide tümörün tamamen temiz alındığının görülmesiyle hastanın ek bir tedaviye ihtiyaç duymadığını belirten Tarım, "Bu ameliyat, Ağrı’da kapalı cerrahi yöntemlerin gelişmesi açısından bir dönüm noktasıdır. Amacımız hastalarımızın başka illere gitmeden burada güvenle tedavi olabilmesi" dedi. Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bu ameliyatın başarıyla yapılması, bölge halkına ileri cerrahi işlemlerin artık kendi şehirlerinde de uygulanabildiğini göstermesi bakımından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Rektör Savaş, diş hastanesi inşaatını yerinde inceledi
25 Kasım 2025 Salı - 14:55 Rektör Savaş, diş hastanesi inşaatını yerinde inceledi Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, inşaatı hızla devam eden Uşak Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi binasında incelemelerde bulunarak çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı. Modern altyapısı ve yüksek kapasitesiyle dikkat çeken yeni hastanenin bölgenin önemli bir ihtiyacını karşılayacağını belirten Rektör Savaş, modern hastanenin kısa sürede hizmete başlayacağını ifade etti. Rektör Prof. Dr. Ekrem Savaş, hastanenin tamamlanma sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, yeni binanın 2026 yılının sonlarına doğru hizmete açılmasının planlandığını belirtti. Yapım sürecinin titizlikle takip edildiğini ifade eden Rektör Prof. Dr. Savaş, "Üniversite olarak her alanda olduğu gibi sağlık yatırımlarında da örnek projeleri hayata geçiriyoruz. Bölgenin önemli bir ihtiyacını karşılayacak olan hastanemizde bölge halkına daha modern bir ortamda tedavi imkanı sunacağız." dedi. Prof. Dr. Savaş, yeni hastane binasının teknik kapasitesi ve sunacağı hizmetler hakkında şu bilgileri paylaştı; "Yeni hastanemiz en az 250 diş ünitesine sahip olacak şekilde inşa ediliyor. Bu sayede hem eğitim hem de sağlık hizmetlerinde önemli bir kapasite artışı sağlayacağız. Aylık poliklinik hasta sayısını 20 binin üzerine çıkararak, bölgenin ağız ve diş sağlığı alanındaki ihtiyaçlarına çok daha güçlü şekilde cevap vereceğiz. Yeni binamız mevcut binadan 5 kat büyüklükte ve hasta tedavi ortamı açısından 3 kat daha büyük olarak inşa edildi. Bu modern binada sınıflar, konferans salonları da olacak. Akademisyenlerimiz daha modern ofislerde çalışmalarını sürdürecek." dedi. Prof. Dr. Savaş, bu yatırımın Uşak’ın yanı sıra tüm Ege Bölgesi için stratejik bir değer taşıdığını belirterek, "Yeni hastanemiz Ege Bölgesi’nin en kapsamlı ve modern diş sağlığı merkezlerinden biri olacak. Eğitim, uygulama ve araştırma açısından Türkiye’ye örnek bir yapı oluşturuyoruz" ifadelerini kullandı. Yeni hastanede sadece muayene ve tedavi bölümlerinin değil, aynı zamanda ileri teknolojilerle donatılmış ameliyathanelerin de yer alacağını vurgulayan Rektör Savaş, "Ameliyathanelerimiz, sedasyon ve genel anestezi üniteleriyle birlikte uluslararası standartlarda hizmet verecek. Bu yapısıyla hastanemiz sadece bölgesel değil, ulusal ölçekte örnek bir sağlık merkezi haline gelecek" diye konuştu. Yeni Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi’nin devreye girmesiyle birlikte, Uşak Üniversitesi’nin sağlık alanındaki altyapısının önemli ölçüde güçleneceğini kaydeden Rektör Prof. Dr. Savaş, hem öğrencilere hem de topluma sunulan hizmetlerin nitelik ve kapsamının daha da artacağını söyledi.
Hasta kadının karnından 15 kilo tümör çıkarıldı
25 Kasım 2025 Salı - 14:25 Hasta kadının karnından 15 kilo tümör çıkarıldı Mardin’den, Şanlıurfa’ya gelerek karın ağrısı şikayeti üzerine hastaneye giden kadının karnından 15 kilo 800 gram ağırlığında tümör çıkarıldı. Tekerlekli sandalyeyle hastaneye giriş yapan kadın, yürüyerek taburcu oldu. Mardin’de yaşayan 45 yaşındaki Gülsüme Önal, karın bölgesinde giderek büyüyen kitlenin yaşamını olumsuz etkilemeye başlaması üzerine Harran Üniversitesi Hastanesi’ne başvurdu. Tekerlekli sandalyeyle hastaneye getirilen Önal’ın yapılan detaylı incelemelerinde, karın boşluğunu büyük ölçüde dolduran, hayati organlara ve ana damarlara ileri derecede yapışık 30x40 santimetre boyutlarında bir retroperitoneal tümör tespit edildi. Tümör, Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Organ Nakli Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Faik Tatlı ve ekibi tarafından gerçekleştirilen başarılı bir operasyonla çıkarıldı. Başarılı operasyon sonrası açıklamada bulunan Tatlı, tümörün kalın bağırsağın bir bölümünü ve büyük damarların çevresini sardığını belirterek, "Hayati yapılara zarar vermeden tüm kitleyi bütün halinde çıkardık. Tümörün ağırlığı 15 kilo 800 gram olarak ölçüldü. Hastamız, ameliyat öncesinde yürüyemez durumdaydı. Operasyon sonrası kendi başına yürüyebilir hale geldi ve sağlıklı şekilde taburcu edildi" dedi. Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Fırat Erkmen ise hastanın hayatına dokunabilmenin kendileri için büyük bir gurur olduğunu ifade etti. Sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşayan Gülsüme Önal da kendisini yeniden doğmuş gibi hissettiğini belirterek, "Yıllardır büyüyen kitle beni hayattan koparmıştı. Artık nefesim rahat, yürüyebiliyorum ve eski kıyafetlerim bile büyük geliyor. Bu ekip benim hayatımı geri verdi" diye konuştu.
Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde erken tanıda kemik sintigrafisi
25 Kasım 2025 Salı - 14:13 Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde erken tanıda kemik sintigrafisi Medical Point Gaziantep Hastanesi Nükleer Tıp Uzmanı Doç. Dr. Füsun Kökçü Aksoy, kemik sintigrafisinin özellikle kanser hastalarında erken tanı ve doğru tedavi planlamasında kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti. Medical Point Gaziantep Hastanesi, nükleer tıp alanındaki teknolojik altyapısını güçlendirerek bölgedeki ileri tanı imkanlarını genişletiyor. Medical Point Gaziantep Hastanesi’nin nükleer tıp biriminde kullanılan yeni nesil görüntüleme cihazları sayesinde kemik sintigrafisi, hem yüksek çözünürlükte hem de daha kısa sürede gerçekleştirilebiliyor. Bu da hastaların hem konforunu artırıyor hem de hastalıkların erken dönemde tespit edilmesine imkan sağlıyor. Kemik sintigrafisi uygulamalarında hastaların sonuçlara aynı gün içinde ulaşabilmesi, Medical Point Gaziantep Hastanesi’nin bölgeye sunduğu önemli avantajlardan biri. Bu sayede hekimler tedavi planlarını hızla oluşturabiliyor ve hastalar için zaman kaybının önüne geçiliyor. Bölgeye değer katan sağlık hizmeti Medical Point Gaziantep Hastanesi yönetimi, nükleer tıp biriminin güçlendirilmesinin yalnızca Gaziantep için değil, çevre iller için de önemli bir sağlık yatırımı olduğunu ifade etti. Hastane, ileri görüntüleme teknikleriyle özellikle onkoloji, ortopedi, romatoloji ve enfeksiyon hastalıkları alanlarında tanı süreçlerini daha etkin hale getirmeyi hedefliyor. Hizmet kapsamı genişliyor Doç. Dr. Füsun Kökçü Aksoy, kemik sintigrafisinin kullanım alanlarını anlatarak, "Kemik sintigrafisinin yanı sıra hastanenin nükleer tıp birimi şu alanlarda da hizmet veriyor. PET/BT görüntüleme, tiroid, böbrek ve kalp sintigrafileri, radyonüklid tedaviler, onkolojik süreçlerin takibi, organ fonksiyon değerlendirmeleri, kemik sintigrafisi, iskelet sistemindeki metabolik değişiklikleri ortaya çıkarmada son derece etkili bir yöntemdir. Kırık şüphelerinden kemik enfeksiyonlarına, romatolojik hastalıklardan kanser metastaz taramalarına kadar birçok durumda başvuruyoruz. Özellikle onkoloji hastalarında, tümör yayılımının erken dönemde tespit edilmesi tedavinin başarısı açısından büyük önem taşıyor. Hastanemizde bu incelemeleri modern cihazlarımızla hızlı, güvenilir ve hasta dostu bir süreçle gerçekleştiriyoruz" dedi.
"Kadınlar, şiddetin sessiz travmasını yıllarca atlatamıyor"
25 Kasım 2025 Salı - 13:54 "Kadınlar, şiddetin sessiz travmasını yıllarca atlatamıyor" Kadına uygulanan şiddetin ‘sessiz ilerleyen bir travma hastalığı’ oluşturduğunu vurgulayan Psikiyatri Uzmanı Dr. Mehmet Çevik, "Şiddete maruz kalan kadınların çoğu yalnızca o anı atlatmaya odaklanıyor. Ancak beyin travmayı bir tehdit olarak kaydediyor ve bu kayıt yıllarca kapanmıyor. Bu durum depresyon, panik bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu, uyku problemleri ve özgüven kaybı gibi birçok ruhsal tabloya yol açıyor" dedi. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’de, Liv Hospital Samsun Psikiyatri Uzmanı Dr. Mehmet Çevik, şiddetin oluşturduğu ruhsal etkilerin toplum tarafından hâlâ yeterince bilinmediğine dikkat çekti. Kadına yönelik şiddetin yalnızca fiziksel yaralanmalarla sınırlı kalmadığına değinen Uzm. Dr. Çevik, "Kadınların beyninde, sinir sisteminde ve psikolojik yapısında uzun vadeli izler bırakıyor" diye konuştu. "Depresyona yol açabilir" Kadına uygulanan şiddetin ‘sessiz ilerleyen bir travma hastalığı’ oluşturduğunu belirten Uzm. Dr. Çevik, şu bilgileri paylaştı: "Şiddete maruz kalan kadınların çoğu yalnızca o anı atlatmaya odaklanıyor. Ancak beyin travmayı bir tehdit olarak kaydediyor ve bu kayıt yıllarca kapanmıyor. Bu durum; depresyon, panik bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu, uyku problemleri ve özgüven kaybı gibi birçok ruhsal tabloya yol açıyor." "Duygusal şiddet etkili olabiliyor" Uzm. Dr. Çevik, "Yapılan son araştırmalar, sürekli psikolojik veya fiziksel şiddet gören kadınlarda beynin stres merkezinin aşırı aktif hale geldiğini, buna bağlı olarak da kişinin gündelik işlevselliğinin belirgin şekilde bozulduğunu gösteriyor. Özellikle duygusal şiddet çoğu zaman fark edilmeyerek, fiziksel şiddet kadar yıkıcı olabiliyor" dedi. "Destek almak bir zayıflık değil" Toplumun şiddet döngüsünü normalleştirmeyi bırakması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Çevik, "Şiddet yaşayan kadınların en büyük ihtiyacı güvenli bir alan ve yargılanmadan dinlenmek. Destek almak bir zayıflık değil, tam aksine iyileşme sürecinin ilk adımıdır" ifadelerini kullandı.
Gençlerde ani ölümler artıyor: "Nedeni ise virüsün damarlarda bıraktığı hasar"
25 Kasım 2025 Salı - 13:06 Gençlerde ani ölümler artıyor: "Nedeni ise virüsün damarlarda bıraktığı hasar" Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, pandemi sonrası genç yaşta ani ölüm vakalarında artış gözlendiğini belirterek bunun nedeninin Kovid-19 virüsünün damarlarda oluşturduğu kalıcı hasar olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Özkaya, son dönemde spor sırasında veya sonrasında yaşanan beklenmedik kalp krizlerinin, virüsün damar yapısı üzerindeki etkilerinden kaynaklandığını söyledi. "5 yıllık yaşlanmaya eşdeğer" Prof. Dr. Özkaya, Kovid-19’un özellikle kılcal damar düzeyinde ciddi hasar bıraktığını belirterek, "Pandemi boyunca takip ettiğimiz binlerce hastada ‘endotelit’ dediğimiz damar iç yüzeyi hasarının ani ölümleri tetiklediğini saptadık ve uluslararası dergilerde yayınladık. Avrupa Kalp Dergisi’nin son verilerinde de bu durum ‘Kovid-19 sonrası damar yaşlanmasının hızlanması’ olarak tanımlanmıştır. Virüsü geçirenlerde damar yaşı, takvim yaşından daha yaşlı hale geliyor. Bu etki bazı kişilerde 5 yıllık yaşlanmaya eşdeğer" dedi. "Ani ölümlerin sebebi virüsün damar yapısına verdiği hasar" Gençlerdeki ani ölümlerin nedeni aşılar olmadığını ifade eden Prof. Dr. Özkaya, "Ani ölümlerin sebebi Kovid-19 aşıları değil, virüsün damar yapısına verdiği hasardır. Aşılar hastalık şiddetini ve damar içi hasarı azaltarak koruyucu rol oynamaktadır" diye konuştu. "Ağır spor sonrası kalp ve akciğer sorunu riski" Özkaya, Kovid-19 sonrasında yoğun egzersiz yapan gençlerde ani kalp krizlerinin görülebildiğini belirterek şunları söyledi: "Pandemi öncesi yaptığı ağır sporları aynı şekilde sürdüren bazı kişilerde ciddi kalp ve akciğer sorunları ortaya çıkabiliyor. Kovid-19 sonrası kalp ve akciğer kılcal damarlarındaki hasar nedeniyle ağır egzersiz sırasında vücut yeterli oksijenlenmeyi sağlayamıyor; bu durum ani ölüme kadar gidebiliyor." "Damar yaşlanması ölçülebilir ve büyük oranda geri döndürülebilir" Prof. Dr. Özkaya, Kovid-19 geçirenlerin yalnızca kısa vadeli komplikasyonlara değil, uzun vadeli damar yaşlanmasına da dikkat etmesi gerektiğini belirtti. Ancak bu hasarın tamamen kalıcı olmadığını vurguladı. Özkaya, "Bazı vasküler bozukluklar zaman içinde kısmen geri dönebiliyor. Yaşam tarzı düzenlemeleri, kan basıncının kontrolü, kalbi aşırı zorlayan egzersizlerden kaçınma ve uygun ilaç tedavileriyle bu süreç yavaşlatılabilir" ifadelerini kullandı.