Son Dakika
|
Ünlü yapımcı Erol Köse hayatını kaybetti
İran Dışişleri Bakanlığı'ndan müzakare açıklaması!
Trump’tan İran kararı!
Galatasaray, Osimhen’in ameliyata alındığını duyurdu
Konya’da akraba kavgasında 1 kişi vuruldu
Fatih’te çöken binaların ardından çevrede hasar tespit çalışması başlatıldı
Bursa’da bıçaklı kavga...Boğazı kesilen kişi hayatını kaybetti
Hakkari ve Yüksekova’da eğitime kar engeli
İsrail ordusu: "Tahran’a geniş çaplı bir saldırı dalgası başlatıldı"
İran’ın son füze saldırıları İsrail’deki birçok bölgede maddi zarara yol açtı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Bisikletli genci sıkıştırıp aracından indi: Pahalıya patladı!
"Makas atmadım, sadece hız yaptım" dedi: Cezadan kaçamadı
Konya’da akraba kavgasında 1 kişi vuruldu
ABD, İran'da Kum Türbin Motoru Üretim Tesisi'ni hedef aldı
TEM otoyolunda iki aracın çarpışma anı kamerada
Bogdan Stancu: "Türkiye soğukkanlı ve ofansif oynamayı seviyor"
Hakkari ve Yüksekova’da eğitime kar engeli
SAĞLIK
Bahar aylarında çocuk sağlığı için dikkat zamanı
23 Mart 2026 Pazartesi - 16:49:09
Mevsim geçişlerinde çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları ve ateşli hastalıklar artış gösterebiliyor. Uzmanlar, ebeveynlerin belirtileri yakından takip etmesi ve günlük alışkanlıklara özen göstermesinin önemine dikkat çekiyor. Mevsim geçişleriyle birlikte çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları ve ateşli hastalıklarda artış gözlenebiliyor. Özel Adatıp Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Erbil Sak, bahar aylarında çocuk sağlığında dikkat edilmesi gereken konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Sak, hava sıcaklıklarındaki ani değişimlerin ve artan polen yoğunluğunun çocukları etkileyebildiğini belirterek, "Mevsim geçişlerinde özellikle soğuk algınlığı, boğaz enfeksiyonları, öksürük ve ateş gibi şikâyetler daha sık görülebiliyor. Bağışıklık sistemi bu dönemde daha hassas hale gelebilir. Uzun süren öksürük, yüksek ateş, halsizlik ve iştahsızlık gibi durumlarda mutlaka uzman değerlendirmesi yapılmalıdır. Erken dönemde yapılan muayene sürecin sağlıklı ilerlemesine katkı sağlar" dedi. "Günlük alışkanlıklar önemli rol oynar" Bahar aylarında çocukların sağlığını korumak için düzenli uyku, dengeli beslenme ve yeterli sıvı tüketiminin önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Sak, "Hijyen alışkanlıklarının sürdürülmesi ve çocukların dinlenmesine özen gösterilmesi bu dönemde koruyucu bir yaklaşım olabilir. "Bazı çocuklar bu süreci hafif geçirirken, bazıları daha sık enfeksiyon yaşayabilir. Bu nedenle belirtiler bireysel olarak değerlendirilmelidir" diye konuştu.
23 Mart 2026 Pazartesi - 16:48
DEHB çocukların okul ve sosyal hayatını etkileyebiliyor
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun (DEHB) çocukların hem akademik başarısını hem de sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebileceğini belirten Psikolog İrem Güler, "Sosyal ilişkilerde dürtüsellik nedeniyle akran ilişkilerinde sorunlar yaşanabilir. Ancak doğru destekle çocuklar hem akademik hem de sosyal alanlarda önemli gelişmeler gösterebilir" dedi. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun (DEHB) yalnızca çocukluk dönemine özgü bir durum olmadığına dikkat çekiliyor. Medical Park Ankara Hastanesi’nden Psikolog İrem Güler, bu nörogelişimsel tablonun ergenlik ve yetişkinlikte de devam edebileceğini, ancak doğru tanı ve çok yönlü destekle bireylerin yaşam kalitesinin belirgin şekilde artırılabileceğini vurguladı. "DEHB dikkat, dürtü ve aktiviteyi etkileyen bir durumdur" DEHB’nin dikkat süreçlerini, dürtü kontrolünü ve aktivite düzeyini etkileyen bir durum olduğunu belirten Güler, "DEHB; yalnızca çocuklara özgü değildir, pek çok bireyde ergenlik ve yetişkinlik döneminde de varlığını sürdürür. Tanı için belirtilerin genellikle 12 yaşından önce başlaması beklenir ancak her zaman bu dönemde fark edilmeyebilir" diye konuştu. "‘Çok hareketli değilse DEHB değildir’ düşüncesi doğru değildir" DEHB’nin belirtilerinin dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsellik olmak üzere üç ana başlıkta toplandığını ifade eden Güler, "Dikkatini sürdürmekte zorlanma, sık hata yapma, eşyaları kaybetme ve görevleri organize edememe dikkat alanındaki güçlükler arasındadır. Hiperaktivite yerinde duramama ya da içsel huzursuzluk şeklinde ortaya çıkabilir. Dürtüsellik ise söz kesme, sırasını bekleyememe ve sonuçlarını düşünmeden hareket etme gibi davranışlarla kendini gösterir. Her bireyde aynı belirtiler görülmeyebilir. Dikkat eksikliği ile hiperaktivite her zaman birlikte görülmez. Bu nedenle ‘çok hareketli değilse DEHB değildir’ düşüncesi doğru değildir" açıklamasında bulundu. "Okul başarısı ve sosyal ilişkiler etkilenebilir" DEHB’nin akademik performansı dolaylı olarak etkileyebileceğini aktaran Güler, "Dikkatini sürdürememe, ödevleri organize edememe ve zaman yönetiminde zorlanma notlara yansıyabilir. Sosyal ilişkilerde ise dürtüsellik nedeniyle akran ilişkilerinde sorunlar yaşanabilir. Ancak doğru destekle çocuklar hem akademik hem de sosyal alanlarda önemli gelişmeler gösterebilir" dedi. "Tanı süreci çok yönlü değerlendirme gerektirir" Güler, tanının tek bir teste dayanmadığını vurgulayarak "Tanı süreci uzman tarafından yürütülür. Gelişim öyküsü, aile ve öğretmen gözlemleri ile belirtilerin birden fazla ortamda görülüp görülmediği birlikte değerlendirilir. Bazı durumlarda bilgisayar tabanlı testler de süreci desteklemek amacıyla kullanılabilir" şeklinde konuştu. Tedavi sürecine ilişkin bilgi veren Güler, şu bilgileri paylaştı: "İlaçlar dikkat ve dürtü kontrolünü düzenlerken, psikolojik destek bireye zaman yönetimi ve başa çıkma becerileri kazandırır. Hafif durumlarda yalnızca psikolojik destek yeterli olabilirken, orta ve ağır vakalarda iki yöntemin birlikte uygulanması daha etkili sonuçlar verir." Ailelere önemli uyarılar Ebeveynlerin ev ortamında sağlayacağı düzenin önemine dikkati çeken Güler, "Tutarlı bir günlük rutin oluşturmak, görevleri küçük parçalara bölmek, görsel hatırlatıcılar kullanmak ve çocuğun başarılarını takdir etmek motivasyonu artırır. Ekran süresinin sınırlandırılması ve düzenli uyku alışkanlığı da belirtilerin kontrolünde önemli rol oynar" ifadelerini kullandı. DEHB’li bireylerin güçlü yönlerine de değinen Güler, "Bu bireyler ilgi duydukları alanlarda yoğun odaklanma geliştirebilir. Hızlı problem çözme ve farklı düşünme becerileri sık görülen özellikler arasındadır. Doğru destekle bu özellikler önemli bir avantaja dönüşebilir" diye konuştu. Toplumda DEHB ile ilgili yanlış bilgilerin yaygın olduğunu söyleyen Güler, "DEHB tembellik ya da yaramazlık değildir. Nörobiyolojik temelli bir durumdur. ‘Sadece çocuklarda görülür’ ya da ‘ilaçlar çocuğu robotlaştırır’ gibi yanlış inanışlar, bireylerin destek almasını geciktirebilir" ifadelerine yer verdi. Güler, doğru tanı ve uygun destekle DEHB’li bireylerin hem eğitim hem de sosyal yaşamda başarılı ve üretken bireyler olabileceğinin altını çizdi.
23 Mart 2026 Pazartesi - 16:17
Alanya’da bayram tatili süresince 3 bin 768 hastaya sağlık hizmeti sunuldu
Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz, Ramazan Bayramı tatili süresince Acil Servis’te 3 bin 768 hastaya sağlık hizmeti sunulduğunu açıkladı. Bayram tatili süresince hastanede verilen sağlık hizmetlerini değerlendiren Başhekim Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz, "Arife günü de dâhil olmak üzere bayram tatili boyunca bin 221 sağlık personelimizle birlikte; Acil Servis, ameliyathane, yoğun bakım, doğumhane, diyaliz ve tüm yataklı servislerimizde kesintisiz sağlık hizmeti sunduk’’ dedi. 3 bin 768 hastaya sağlık hizmeti verildi Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde bayram tatili boyunca 3 bin 768 hastaya sağlık hizmeti verildiğini aktaran Karakuş ‘’Bayram tatilinde Acil Servis’te 3 bin 768 hastaya sağlık hizmeti verirken, 81 hastamızın ameliyatını başarıyla gerçekleştirdik. Ayrıca 121 hastamızın yatışı yapılarak tedavilerine yataklı servislerimizde devam edildi. Bu süreçte 4 bebeğimiz hastanemizde dünyaya gözlerini açtı ve ailelerinin mutluluğuna ortak olduk. 86 hastamıza diyaliz hizmeti verilirken, 5 hastamıza da anjiyo işlemi uygulandı. Yönetim ekibimiz, bayram süresince görev yapan sağlık personelimizle koordineli bir şekilde çalışarak hasta yoğunluğuna göre gerekli planlamaları ve takviyeleri gerçekleştirdi. Sağlık tesisimiz ve birimlerimiz yerinde incelenerek hizmetlerin aksamaması sağlandı. Bu yoğun süreçte büyük bir özveri ve ekip ruhuyla çalışan, Ramazan Bayramı’nı hastalarımızla birlikte geçirerek kesintisiz sağlık hizmeti sunan tüm meslektaşlarıma ve sağlık çalışanlarımıza şahsım ve vatandaşlarımız adına teşekkür ediyorum. Tedavisi devam eden hastalarımıza da acil şifalar diliyorum" ifadesini kullandı.
23 Mart 2026 Pazartesi - 16:07
"Mevsimsel grip sanılıyor, kronik astıma dönüşebiliyor"
Karadeniz Bölgesi’nde artan nem ve hava değişimlerinin alerjik hastalıkları tetiklediğini belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Aziz Uluışık, "Karadeniz’in nemli iklimi, bitki örtüsü ve mevsim geçişlerindeki hava değişimleri, alerjik hava yolu hastalıklarının daha sık görülmesine yol açabiliyor. Sürekli tekrarlayan öksürük ve nefes darlığı gibi belirtiler sadece mevsimsel bir durum olmayabilir. Bu belirtiler alerjik astımın habercisi olabilir" dedi. Liv Hospital Samsun Göğüs Hastalıkları Kliniği’nden Uzm. Dr. Aziz Uluışık, Karadeniz Bölgesi’nde son yıllarda artış gösteren alerjik solunum yolu hastalıklarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bölgenin nemli iklimi ve yoğun bitki örtüsünün alerjik hastalıkları tetiklediğini belirten Uzm. Dr. Uluışık, özellikle geçmeyen solunum şikayetlerinin mevsimsel hastalıklarla karıştırılmaması gerektiğini vurguladı. Karadeniz’in iklim özelliklerinin alerjik hastalıkların görülme sıklığını artırdığını ifade eden Uzm. Dr. Uluışık, "Karadeniz’in nemli iklimi, bitki örtüsü ve mevsim geçişlerindeki hava değişimleri, alerjik hava yolu hastalıklarının daha sık görülmesine yol açabiliyor. Bölgede özellikle astım ve alerjik rinit vakalarında son yıllarda önemli bir artış gözlemleniyor" şeklinde konuştu. "Belirtiler grip ile karıştırılmamalı" Alerjik hastalık belirtilerinin çoğu zaman grip ile karıştırıldığını dile getiren Uzm. Dr. Uluışık, "Burun tıkanıklığı, hapşırık, öksürük, hırıltı ve nefes darlığı gibi şikayetler mevsimsel grip ile karıştırılmamalıdır" ifadelerine yer verdi. Bu tür şikayetlerin uzun sürmesi halinde mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Uluışık, "Sürekli tekrarlayan öksürük ve nefes darlığı gibi belirtiler sadece mevsimsel bir durum olmayabilir. Bu belirtiler alerjik astımın habercisi olabilir" ifadelerini kullandı. "Tedavi edilmeyen alerji kronik astıma dönüşebilir" Alerjik hastalıkların ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Uluışık, "Erken dönemde tedavi edilmeyen alerjik hastalıklar zamanla kronik astıma dönüşebiliyor. Özellikle risk grubunda yer alan bireylerin dikkatli olmalı ve düzenli kontrollerini aksatmamalı" diye konuştu. "Polen, nem ve ev tozu en önemli tetikleyiciler" Uzm. Dr. Uluışık, bahar aylarında artan polen yoğunluğunun alerjik hastalıkları tetiklediğine dikkat çekerek, "Samsun’da özellikle bahar aylarında polen yoğunluğu, kıyı bölgelerde ise nem ve ev içi toz akarları hastalıkları tetikleyen başlıca faktörler arasında yer alıyor" şeklinde konuştu. Alerjik hastalıklardan korunmak için bazı önlemlerin alınması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Uluışık, "Risk grubundaki kişilerin sigara dumanından uzak durmaları, yaşam alanlarını düzenli havalandırmaları ve kontrollerini aksatmamaları önemlidir" ifadelerine yer verdi. "Erken tanı ile kontrol mümkün" Alerjik hastalıkların erken tanı ile kontrol altına alınabileceğini belirten Uzm. Dr. Uluışık, şu ifadelere yer verdi: "Sürekli tekrarlayan öksürük, nefes darlığı veya burun akıntısı sadece mevsimsel bir durum olmayabilir. Erken tanı ile astım ve alerjik hastalıkların kontrol altına alınması mümkündür. Sağlıklı nefes, güçlü bir yaşamdır. Nefesinizi ihmal etmeyin."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
22 Mart 2026 Pazar- 11:35
Dünyada şu ana kadar 60 kişide olan bu vakanın sonuncusu Diyarbakır’da görüldü
2
22 Mart 2026 Pazar- 11:01
Çocuğunuzu bahar alerjisinden korumanın yolları
3
22 Mart 2026 Pazar- 10:24
Alışılmış öfke normalleşiyor
4
22 Mart 2026 Pazar- 09:32
Bayram sonrası sıvı tüketimine dikkat
5
22 Mart 2026 Pazar- 10:56
Bayburt’ta vatandaşlar koruyucu sağlık hizmetleri konusunda bilgilendirildi
25 Kasım 2025 Salı - 11:14
Eğil’de sağlıkta yeni bir seviye: 25 yataklı yeni devlet hastanesi yükseliyor
Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde sağlık hizmetlerini çok daha güçlü ve modern bir yapıya kavuşturacak olan yeni 25 yataklı devlet hastanesi, Sağlık Bakanlığının yatırım programı kapsamında hızla yükseliyor. İlçede uzun yıllardır temel sağlık hizmetleri mevcut hastane binası üzerinden yürütülürken, yeni proje ile bu hizmetlerin kapasitesi ve niteliği önemli ölçüde artırılacak. Eğil’de mevcut hastane, yıllarca vatandaşların temel sağlık ihtiyaçlarını karşılayan önemli bir birim oldu. Ancak artan nüfus, gelişen sağlık teknolojileri ve vatandaşların daha kapsamlı ve hızlı hizmet beklentileri doğrultusunda artık çok daha donanımlı bir yapıya ihtiyaç duyuluyordu. Yeni hastane bu anlamda Eğil’e büyük bir sıçrama imkanı sunuyor. "Eğil, sağlık hizmetlerinde yeni bir standarda kavuşuyor" Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, yeni hastanenin ilçeye sağlayacağı katkıyı şu sözlerle ifade etti: "Eğil, bugüne kadar temel sağlık hizmetlerini karşılayan bir yapıya sahipti. Şimdi bu kapasiteyi çok daha ileri bir seviyeye taşıyoruz. Sağlık Bakanlığımızın güçlü yatırımıyla modern, erişilebilir ve kapsamlı bir hastane inşa ediyoruz. Bu tesis, Eğil ve kırsal mahallelerimiz için çok önemli bir kazanım olacak." İnşaatı hızla devam eden Eğil Devlet Hastanesi yeni hizmet binası, modern mimarisi ve gelişmiş teknik altyapısıyla dikkat çekiyor. Projenin 2026 yılı sonunda tamamlanarak hizmete açılması planlanıyor. Hastanenin yeni hizmet binası tamamlandığında otel konforunda 25 yataklı nitelikli yatan hasta odaları, 4 üniteli modern diyaliz merkezi, ilk kez ilçeye kazandırılacak ameliyathane, 1 doğum salonu, 4 ana branşta poliklinik, 2 diş üniti, tam donanımlı acil servis ve resüsitasyon birimi, görüntüleme ve laboratuvar birimleri sayesinde hızlı tanı ve tetkik imkanı sağlanacak. Hastane yeni hizmet ile birlikte Eğil’de sağlık hizmetlerinin erişilebilirliği ve kalitesi önemli ölçüde artacak. Özellikle tetkik, doğum, diyaliz ve acil müdahale gibi hizmetlerin artık ilçe içinde karşılanacak olması, vatandaşların zamandan tasarruf etmesini ve çok daha konforlu hizmet almasını sağlayacak.
25 Kasım 2025 Salı - 10:59
İl Sağlık Müdürlüğü, afetlere hazırlık kapasitesini güçlendirdi
Karabük İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE), afetlere hazırlık çalışmaları kapsamında yeni ekipman ve çadırların envantere eklenmesiyle sahra hastanesi kapasitesini artırdı. 2025 yılı Kasım ayında envantere kazandırılan 54 metrekarelik ve 36 metrekarelik çadırlarla birlikte toplam 8 ünite ve 350 metrekare kapalı alandan oluşan tam donanımlı bir sahra hastanesi oluşturuldu. İl Sağlık Müdürü Op. Dr. İsmail Kara, UMKE personelinin Van, Elazığ, İzmir ve Kahramanmaraş depremleri başta olmak üzere birçok afette gösterdiği özverili çalışmalardan dolayı teşekkür etti. Kara, ihtimal afetlere karşı 140 personel, sahra hastanesi çadırları, 3 UMKE aracı, 1 lojistik aracı, 1 acil müdahale ünitesi aracı ve güçlü ekipmanlarla 7/24 göreve hazır olunduğu vurgulayarak Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere Karabük Valisi Mustafa Yavuz, Karabük milletvekilleri Cem Şahin ve Dr. Ali Keskinkılıç ile tüm personele desteklerinden dolayı teşekkür etti. Kara, çalışmalarla ilgili yaptığı değerlendirmede de, "Karabük ilimiz her türlü kötü senaryoya hazırlıklıdır ve bu hazırlıklarımızı güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz. UMKE ekiplerimizin başarılı çalışmalarıyla afetlere karşı her zaman hazır bir şekilde müdahale edecek gücümüz bulunmaktadır" ifadelerini kullandı.
25 Kasım 2025 Salı - 10:47
Renkli tabak kuralı ile bağışıklık güçlendirilebilir
Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuğçe Arabalı, mevsim geçişlerinde bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek "Sonbahar, rengarenk sebze ve meyveleriyle antioksidan açısından oldukça zengindir. Renkli tabak kuralı uygularsanız yani tabağınızda ne kadar farklı renkte gıda varsa, o kadar çok antioksidan alırsınız" dedi. Acıbadem Bodrum Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuğçe Arabalı, havaların serinlediği sonbaharın bağışıklık sisteminin en çok desteğe ihtiyaç duyduğu dönem olduğuna dikkat çekerek "Sonbaharda günlerin kısalmasıyla birlikte enerji seviyemiz düşer, uyku düzenimiz değişir ve grip gibi mevsimsel hastalıklar sık görülür. Bu dönemde doğru beslenme, vücudun savunma hattını güçlendirmenin en etkili yollarından biridir" dedi. Vitamin ve mineraller bağışıklığın temelini oluşturuyor Bağışıklık sisteminin sağlıklı çalışabilmesi için yeterli C vitamini, D vitamini, çinko ve demir alınması gerektiğini vurgulayan Diyetisyen Arabalı, C vitamininin serbest radikallerle savaşarak bağışıklık hücrelerini koruduğunu belirtti. Nar, portakal, kivi, brokoli ve kırmızı biberin sonbahar sofralarında sıkça yer alması gerektiğini söyledi. D vitamininin güneşin azaldığı aylarda en fazla eksikliği görülen vitamin olduğunu dile getiren Arabalı, haftada 2-3 kez balık tüketimi, yumurta sarısı ve takviyelerin D vitamini ihtiyacını karşılamaya yardımcı olacağını ifade etti. Çinko ve demirin enfeksiyonlara karşı savaşan akyuvarların etkinliğini artırdığını, kırmızı et, kabak çekirdeği ve kuru baklagillerin bu minerallerin önemli kaynakları olduğunu söyledi. "Sarımsak doğal antibiyotik" Zencefil, zerdeçal ve karabiber üçlüsünün antienflamatuar etkileri sayesinde hem solunum yollarını koruduğunu hem de vücut direncini artırdığını kaydeden Arabalı, sarımsağın "allicin" bileşiği sayesinde doğal bir antibiyotik olduğunu vurguladı. Yoğurt, turşu ve kombucha gibi fermente gıdaların bağırsak florasını desteklediğini, sağlıklı bağışıklığın sağlıklı bağırsakta başladığını söyledi. "Sofrada ne kadar renk varsa o kadar antioksidan var" Sonbaharın antioksidan açısından zengin sebze ve meyveler sunduğunu belirten Arabalı, balkabağı, pancar, havuç ve ıspanak gibi sebzelerin A vitamini ve beta karoten içerikleriyle hücre yenilenmesini desteklediğini aktardı. Elma, nar ve armut gibi meyvelerin lif bakımından zengin olduğunu söyleyen Arabalı "Renkli tabak kuralı çok önemlidir; tabağınızda ne kadar farklı renk varsa, o kadar fazla antioksidan alırsınız" dedi. Bitki çayları bağışıklığı destekliyor Havaların soğumasıyla birlikte ıhlamur, zencefil, adaçayı ve kuşburnu çaylarının günlük rutine eklenebileceğini belirten Arabalı, bu çayların hem bağışıklığı desteklediğini hem de vücudu ısıttığını ifade etti. Ancak fazla tüketimin bazı ilaçlarla etkileşime girebileceğini, bu nedenle ölçülü içilmesi gerektiğini söyledi. Bağışıklık sistemini güçlendirmeye hastalandıktan sonra değil, mevsim geçişinden önce başlamak gerektiğini vurgulayan Arabalı "Unutmayın, en güçlü ilaç tabakta başlar. Yeterli su tüketimi, kaliteli uyku, stres yönetimi ve düzenli egzersizle vücudumuz doğanın değişen temposuna kolayca uyum sağlar" dedi.
25 Kasım 2025 Salı - 10:30
Kalp ameliyatında ECMO başarısı, bir ilk oldu
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesinde ilk kez ECMO cihazı ile başarılı kalp ameliyatı gerçekleştirildi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesinde, Sivas’ta ilk kez uygulanan ECMO (Ekstrakorporeal Membran Oksijenasyonu) cihazı kullanılarak gerçekleştirilen kalp ameliyatında bir hasta sağlığına kavuştu. Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Fatih Ada, operasyon süreciyle ilgili şu bilgileri paylaştı, "Hastamız Orhan Akbulut, nefes darlığı şikâyetiyle başvurduğu kardiyoloji bölümünde yapılan değerlendirmeler sonucunda ameliyat olması gerektiği belirtildi. Tarafımızca yapılan incelemelerde hastanın kalp kapağının değiştirilmesi ve koroner damarına bypass yapılması gerektiği tespit edildi. Titizlikle yapılan hazırlıkların ardından 60 yaşındaki hastamızın ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi. Ancak yoğun bakım sürecinde akciğerlerindeki sorun nedeniyle solunum cihazından ayrılması mümkün olmadı. Bu durum, açık kalp ameliyatları sırasında nadiren görülen ‘kapiller leak sendromu’ olarak adlandırdığımız bir tabloydu. Bunun üzerine hastaya solunum sistemini desteklemek amacıyla ECMO cihazı takıldı. ECMO ile birlikte hastanın akciğerleri toparlama sürecine girdi ve 4. günün sonunda cihaz desteğine ihtiyaç kalmadı. Hastamız kendi kendine nefes alabilir hale geldi, yoğun bakım süreci tamamlandıktan sonra servise alındı ve ameliyatın 12. gününde taburcu edildi"
25 Kasım 2025 Salı - 10:07
Osmangazi’de gıda güvenliği için harekete geçildi
Gıda zehirlenmelerinin artmasıyla birlikte halk sağlığını korumaya yönelik çalışmalarını sıklaştıran Osmangazi Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, çevre sağlığı ve denetim hizmetleri birimi ile Soğanlı Mahallesi’nde kapsamlı gıda denetimleri gerçekleştirdi. Osmangazi Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, vatandaşların güvenilir ve sağlıklı gıdaya ulaşmasını sağlamak amacıyla Soğanlı Mahallesi’nde bulunan işletmelerin ruhsatlarından üretim alanlarına, çalışanların kişisel hijyeninden ürünlerin saklama koşullarına kadar pek çok alanı titizlikle inceledi. Bunun yanı sıra ekipler; ürün tazeliği, gramaj kontrolü, etiketleme, son kullanma tarihleri gibi kritik noktaları ayrıntılı bir şekilde değerlendirdi. Denetimler sonunda ise hijyen ve kalite standartlarına uygun üretim yapan işletmelere teşekkür edilirken, eksiklik tespit edilen işletmelere gerekli uyarılar iletilerek en kısa sürede gerekli düzenlemelerin yapılması istendi. Halk sağlığını ilgilendiren konularda denetimlerini taviz vermeden sürdürdüklerini söyleyen Osmangazi Belediyesi Zabıta Müdürü Erhan Altıparmak, "Son zamanlarda ülke genelinde gündeme gelen gıda zehirlenmeleri nedeniyle denetimlerimizi artırarak sürdürüyoruz. Rutin olarak yaptığımız kontrollerin yanı sıra çevre sağlığı ve denetim hizmetleri birimi ile gerçekleştirdiğimiz denetimleri daha kapsamlı şekilde devam ettiriyoruz. Vatandaşlarımızdan gelen tüm ihbarlar anında değerlendirilerek, yerinde incelemeler yapılacaktır. Halk sağlığını tehdit edecek şekilde merdiven altı üretim yapan işletmelere gerekli cezai işlemler uygulanacaktır" dedi. Ayrıca Zabıta Müdürü Erhan Altıparmak, ihbar ve şikayetlerini iletmek isteyen vatandaşların 444 16 01 ve ya (0224) 270 70 88 numaralı telefonlardan kendilerine ulaşabileceklerini ifade etti.
25 Kasım 2025 Salı - 09:56
Pankreas kanseri tedavisinde umutları artıran gelişmeler anlatıldı
Pankreas Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında hastalarla uzmanların katıldığı "Bu öykülerde bilim, cesaret, umut var" başlıklı söyleşi gerçekleştirildi. Sunucu Leyla Yıldırım’ın moderatörlüğünde söyleşiye katılan Genel Cerrahi Uzmanları Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan ve Prof. Dr. Mert Erkan, Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Er, Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Enis Özyar ile Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Çolak, bilim alanındaki yeni gelişmeleri anlatırken, hastalar da şaşırtıcı ve umut dolu hikayelerini paylaştılar.
25 Kasım 2025 Salı - 09:34
Uzmanından diyabet tedavisi için 3 altın kural
Beslenme ve Diyet Uzmanı Çisem Gündüz, diyabet tedavisinde "düzenli ilaç, kişiye özel diyet ve düzenli egzersiz" olmak üzere 3 altın kural bulunduğunu belirterek, diyet programının, diyetisyen tarafından kişinin fiziksel durumu ve sağlık sorunlarını göz önünde tutarak hazırlanması gerektiğini söyledi. Diyabet hastalığında beslenmenin önemi büyük rol oynuyor. Acıbadem Adana Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Çisem Gündüz’de bu konuda açıklamalarda bulundu. Gündüz, "Sağlıklı kişilerde yenilen gıdaların bir kısmı sindirildikten sonra şeker yani glikoz olarak kana geçer ve çeşitli dokular tarafından enerji kaynağı olarak kullanılır. Diyabetli kişilerde ise kandaki glikoz (kan şekeri) düzeyini dengeleyen insülin hormonunun eksik veya az salgılanmasına rağmen, vücutta kullanılamaması sonucu bu kronik metabolizma bozukluğu ortaya çıkar" dedi. Diyetisyen Gündüz diyabetin tedavisinde kan şekeri kontrolünü sağlayarak diyabet ve beraberinde gelen çeşitli komplikasyonları önlemek ve geciktirmenin temel olduğunu, bu sayede kişinin yaşam kalitesinin yükseldiğini de ifade etti. "Kişiye özel diyet programı şart" Diyabet tedavisinin temelinde 3 altın kuralın yattığına dikkat çeken Diyetisyen Gündüz, daha sonra şunları söyledi: "Düzenli ilaç kullanımı, kişiye özel beslenme programı ile yeterli ve dengeli beslenme ve düzenli egzersiz çok önemli. Kişiye özel bir beslenme planının diyabetli kişiler için olmazsa olmaz. Yaş, cinsiyet, kullanılan ilaç ve kronik hastalıkları gibi kişinin bireysel özellikleri uygulanacak diyette farklılık oluşturabilir. Bu nedenle diyabetli kişilerin yeterli ve dengeli beslenme programı mutlaka bir diyetisyen tarafından oluşturulmalıdır." "Ara öğünler kan şekerini dengeler" Ara öğünlerin beslenme düzeninde oynadığı role işaret eden Diyetisyen Çisem Gündüz, "Gün içerisinde ana öğünlerinize ek yapacağınız ara öğünler kan şekeri seviyenizi dengede tutmanızı sağlar. Öğünler arası sürenin artması ve uzun süren açlıklar kişide hipoglisemi oluşturabilir. Bu nedenle diyabetli kişiler insülin düzeylerine göre muhakkak ara öğün yapmalıdır. Ara öğüne örnek olarak da "2 adet grisini yanında 1 dilim peynir ve şekersiz çay, 1 avuç leblebi, yanında 1 bardak ayran, 1 porsiyon meyve ve 10 adet kavrulmamış badem" tüketilebilir" diye konuştu. "Her öğün düzenli salata tüketin" Posa tüketiminin diyabetik bireyler için hem kan şekerini dengelemesi hem de kan kolesterol seviyelerini aşağıya çekmesi bakımından faydalı olduğuna değinen Gündüz, vücudumuza daha fazla posa almak için beyaz un yerine tam buğday unuyla yapılmış yiyecekleri tercih etmek gerektiğini belirtti. Ayrıca Gündüz, kuru baklagilleri haftada 2 kez tüketmek, her öğün düzenli salata tüketmek ve meyveleri kabuğuyla birlikte yemenin önemli olduğunu kaydetti. Pişirme yöntemlerinin diyabet ile ilişkisinden bahseden Diyetisyen Gündüz, yemek pişirirken kızartma veya kavurma yerine haşlama, buğulama veya fırınlama yönteminin tercih edilmesi gerektiğini ve evde pişen tüm sağlıklı yemeklerin diyabetli bireyler için uygun olduğunu dile getirdi. Ayrıca Gündüz, turşu, şalgam gibi salamura, konserve yiyecekler ile salam, sosis, sucuk, pastırma gibi şarküteri ürünlerinin tuz içeriği yüksek olduğu için diyabetli bireylerin bu ürünlerden kaçınması gerektiğini söyledi. "Meyve şekeriyle hazırlanan içecekleri tercih edin" Diyabetli kişilerin şeker ve şeker içeren tüm yiyecek ve içeceklerden uzak durması gerektiğinin altını da çizen Gündüz" Şerbetli veya sütlü tatlıların yerini meyvenin kendi şekerinden yararlanılarak yapılan doğal tatlılar almalıdır. Basit şekerler tüketilmemelidir; bunun yerine kompleks karbonhidratlar tüketilmelidir. Örneğin beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmek yemek kan şekeri seviyesini dengede tutmak için oldukça doğru bir alternatiftir" diyerek sözlerini tamamladı.
25 Kasım 2025 Salı - 09:28
Gıda zehirlenmeleri hafife alınmamalı
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl 600 milyonun üzerinde insan gıda kaynaklı hastalıklardan etkileniyor ve en az 420 bin kişi hayatını kaybediyor. Türkiye’de de toplu beslenme alanlarında görülen zehirlenmelerin önemli bir halk sağlığı sorunu olarak varlığını sürdürdüğünü belirten Medicana Sağlık Grubu Acil Bölümü Hekimlerinden Uzm. Dr. S. Nur Çetinkaya Bodur, gıda güvenliğinin bir seçenek değil, yaşam kalitesinin ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çekti. Gıda zehirlenmesi çoğu zaman birkaç gün süren basit bir bağırsak enfeksiyonu gibi algılansa da yanlış saklanan veya uygun şartlarda hazırlanmayan gıdalar ciddi sağlık sorunlarına ve hatta ölüme yol açabiliyor. Medicana Konya Hastanesi Acil Bölümü’nden Uzm. Dr. S. Nur Çetinkaya Bodur, gıda zehirlenmesinin ihmal edilen küçük ayrıntıların sonucu olduğunu vurguladı. Gıdadan gelen sessiz tehlike Son günlerde Türkiye’de toplu beslenme kaynaklı birçok olay yaşanmasına rağmen, toplumun önemli bir bölümünün hala risklerin farkında olmadığını, gıda zehirlenmelerinin hafife alınmaması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. S. Nur Çetinkaya Bodur, "Gıda zehirlenmesi basit bir mide şikayeti değildir. Hızlı sıvı kaybı, elektrolit bozuklukları ve böbrek yetmezliği gibi ağır sonuçlara neden olabilir. İlk belirtiler başladığında özellikle risk gruplarının vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurması hayat kurtarır’’ dedi. Özellikle dışarıdan tüketilen hazır gıdalarda görünmeyen risklerin bulunduğunu belirten Uzm. Dr. Bodur, açık büfelerde uzun süre bekleyen yemekler, sokak lezzetlerinin uygun olmayan şartlarda saklanması ve toplu yemek hizmetlerinde tek bir hatanın yüzlerce kişiyi etkileyebilmesi nedeniyle dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. "Ev ortamında da gerekli önlemler alınmazsa zehirlenmeler yaşanabilir" Ev mutfağının daha kontrol edilebilir görünse de en sık yapılan hataların yine burada ortaya çıktığını, basit hataların zararlı mikroorganizmaların hızla çoğalması için uygun ortamı hazırladığını kaydeden Uzm. Dr. Bodur, şu bilgileri verdi: "Ev ortamında da gerekli önlemler alınmazsa zehirlenmeler yaşanabilir. Sıcak yemeklerin doğru şekilde soğutulmadan buzdolabına konması, çiğ ve pişmiş gıdaların aynı yüzeyde hazırlanması veya yemeklerin oda sıcaklığında uzun süre bekletilmesi de bakterilerin hızla çoğalmasına yol açar. Soğuk zinciri bozulmuş gıdalar kesinlikle tüketilmemelidir. Temel kural soğuk gıdalar soğuk, sıcak gıdalar ise sıcak tüketilmelidir. Ilık bölge en tehlikeli alandır. Gıdalar doğru sıcaklıkta saklanmalıdır’’ şeklinde konuştu. Gıda zehirlenmesi belirtilerinin genellikle bir ila iki gün içinde ortaya çıktığını, ancak özellikle çocuklar, yaşlılar, hamileler ve kronik hastalığı olan kişilerde hafif bulguların bile ciddiye alınması gerektiğini hatırlatan Uzm. Dr. S. Nur Çetinkaya Bodur, özellikle toplu zehirlenme şüphesi olan durumlarda sağlık profesyonellerine hızlı bildirim yapılmasının halk sağlığı açısından zorunlu olduğunu belirtti.
25 Kasım 2025 Salı - 09:26
Kütahya Şehir Hastanesi Göz ve Dermatoloji Kliniğine el hijyeni teşekkürü
Kütahya Şehir Hastanesi Enfeksiyon Kontrol Komitesi tarafından takip edilen, "Sağlık Hizmeti İlişkili Enfeksiyonlar" önleme programı çerçevesinde klinikler arası yapılan değerlendirmelerde en yüksek skoru elde eden Göz ve Dermatoloji Kliniği çalışanları, el hijyeni teşekkürünü almaya hak kazandı. Sağlık Hizmeti İlişkili Enfeksiyonlar" önleme programı çerçevesinde klinikler arası yapılan değerlendirmelerde, beş endikasyon kuralı kapsamında haberli el hijyeni gözlemi sonuçlarına göre en yüksek skoru elde eden Göz ve Dermatoloji Kliniği çalışanları, 2025 yılının 3. dönem (Temmuz-Ağustos-Eylül ) el hijyeni teşekkürünü almaya hak kazandı. Gösterilen özen ve özverili çalışmalarından dolayı Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürlüğü tarafından klinik çalışanlarına Teşekkür Belgesi takdim edildi.
25 Kasım 2025 Salı - 09:25
Halk sağlığı için birlik zamanı
Erzurum’da Aile Hekimleri, SHM, KETEM ve hastaneler aynı masada buluştu. Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı tarafından Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM) ve Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) faaliyetlerine ilişkin hastanedeki hekimlere ve yöneticilere kapsamlı bir bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Artık aile hekimleri hastane ve SHM’lerden, hastanedeki hekimler ise aile hekimliği ve SHM’lerden randevu oluşturabiliyor. Erzurum Sağlık Müdürlüğü tarafından konu ile ilgili yapılan paylaşımda, "Böylece farklı alanlardaki uzmanlar kişiyi bütüncül olarak değerlendirebilmekte. Bu vesileyle vatandaşlarımıza tüm hastanelerimizde ücretsiz Sağlık Tarama Birimi kurulduğunu bildirmek isteriz" denildi.
25 Kasım 2025 Salı - 08:16
Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi resmi açılış töreni
Erzincan’ın sağlık altyapısını güçlendirecek 500 yataklı Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, törenle resmi olarak hizmete açıldı. Türkiye’nin son Başbakanı ve Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallılar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım ve eşi Semiha Yıldırım, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Vali Hamza Aydoğdu ve eşi Emine Aydoğdu, Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman, Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun ve il protokolü, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin resmi açılış programına katıldı. Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Vali Hamza Aydoğdu ve protokol üyeleri hastane içerisinde incelemelerde bulundu. Erzincan’ın sağlık kapasitesini daha yüksek standartlara taşıyacak olan 500 yataklı modern hastanenin, şehre hayırlı olması temenni edildi.
25 Kasım 2025 Salı - 08:07
Erzincan’da sağlık yöneticileri toplantısı: "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı Vizyonu masaya yatırıldı"
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun başkanlığında düzenlenen toplantıda, Erzincan’da yürütülen sağlık hizmetleri ve devam eden çalışmalar kapsamlı şekilde değerlendirildi. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun başkanlığında; Vali Hamza Aydoğdu, Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Dr. Hakan Usta, Sağlık Yatırımları Genel Müdürü Mehmet Fidan, EBYÜ Rektörü Prof. Dr. Akın Levent, Sağlık Bakanlığı Baş Saha Koordinatörü Dr. Osman Açıkgöz, EBYÜ Tıp ve Diş Hekimliği Fakülteleri dekanları, İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin, birim başkanları, hastane başhekimleri ve ilgili personelin katılımıyla Sağlıklı Türkiye Yüzyılı Erzincan Sağlık Yöneticileri Toplantısı gerçekleştirildi. Valilik Toplantı Salonu’nda düzenlenen programda, sağlık alanında yürütülen çalışmalar ile Erzincan’da sunulan sağlık hizmetlerinin daha etkin, verimli ve sürdürülebilir şekilde devam ettirilmesine yönelik başlıklar ele alındı. Toplantıda ayrıca mevcut ihtiyaçlar, devam eden projeler ve planlanan yatırımlar hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder