SAĞLIK
24 Nisan 2026 Cuma - 18:05 Türkiye ile Maldivler arasında sağlık alanında iş birliği USTKON ve SATKOF Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, sağlık turizmi ve sağlık yatırımları alanındaki uluslararası iş birliklerini güçlendirmeye devam ediyor. Prof. Dr. Aysun Bay, Maldivler Büyükelçisi Abdul Raheem Abdul Latheef ile bir araya geldi. Görüşmede başta onkoloji hastanesi projesi olmak üzere sağlık hizmetleri, sağlık eğitimi, medikal sektör ve sağlık turizmi alanlarındaki iş birliği imkanları kapsamlı şekilde ele alındı. Görüşmeler kapsamında, Maldivler’de hayata geçirilmesi planlanan sağlık yatırımları için karşılıklı mutabakatın sağlanmasının ardından proje modeli, finansal yapı ve uygulama süreçlerinin netleştirilmesi konusunda ortak irade ortaya konuldu. Maldivler Hükümeti’nin projeye sağlayacağı destekler ile Türkiye’nin sağlık alanındaki güçlü altyapısının bir araya getirilerek, iki ülke arasında sürdürülebilir ve yüksek katma değerli bir iş birliğinin geliştirilmesinin hedeflendiği belirtildi. Tarafların, önümüzdeki süreçte teknik ve idari çalışmaların hızlandırılması, karşılıklı ziyaretlerin gerçekleştirilmesi ve somut projelerin hayata geçirilmesi konusunda da mutabık kaldığı öğrenildi. Türkiye ile Maldivler arasında kurulacak stratejik iş birliğinin, sağlık turizmi başta olmak üzere birçok alanda uluslararası ölçekte önemli katkılar sağlaması bekleniyor.
24 Nisan 2026 Cuma - 16:25 Sağlık Bakanlığı’ndan İran’a ikinci etap insani yardım amaçlı tıbbi malzeme gönderildi Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı tarafından İran’a 6 tır insani yardım amaçlı tıbbi malzeme ve ilaç gönderilmiştir. Van İl Sağlık Müdürlüğü’nde hazırlanan 107 palet yardım malzemesi Ağrı Doğu Bayazıt Gürbulak Sınır Kapısı’na doğru yola çıktı. İran’a gönderilmek üzere 107 palet ilaç ve tıbbi sarf malzemesi hazırlandı 104 palet 361 kalemden oluşan yaklaşık 1,8 milyon tıbbi sarf malzemesi, 2 palet 78 kalemden oluşan yaklaşık 10 bin ilaç, 1 palet 22 kalemden oluşan 385 soğuk zincir ilaç, İran’a gönderilmek üzere Van İl Sağlık Müdürlüğü’nün deposuna nakledildi. Acil müdahale ve cerrahi işlemler için tıbbi sarf malzemeleri tırlara yüklendi İran’a gönderilen yardım kolilerinde enjektörler, cerrahi maskeler, steril eldivenler, oksijen maskeleri ve koruyucu ekipmanlar başta olmak üzere çok sayıda tıbbi sarf malzemesi yer alıyor. Bu malzemeler, acil müdahale ve cerrahi işlemler başta olmak üzere sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülebilmesi açısından önem taşıyor. Yardım tırlarında temel ilaçlar ve onkoloji ilaçları da bulunuyor İran’a gönderilen tırlarda tıbbi malzemelerin haricinde, antibiyotikler, ağrı kesiciler ve endokrin ilaçları gibi temel ilaçlar yer alırken; soğuk zincir ilaçlar arasında onkoloji ilaçları da bulunuyor. Sağlık Bakanlığı İran’a ilk etapta 3 tır ilaç, tıbbi cihaz ve sarf malzemesi göndermişti Sağlık Bakanlığı İran’a aynı ay içerisinde ikinci kez insani amaçlı tıbbi malzeme gönderdi. İlk etapta 3 tır (60 palet) tıbbi cihaz, ilaç ve sarf malzemesi İran’a gönderilmiş; röntgen, ultrason, ventilatör ve hasta başı monitör gibi kritik ekipmanlar bölgeye ulaştırıldı.
Nazilli’de anne adaylarına ’bilinçli gebelik’ eğitimi
10 Nisan 2026 Cuma - 09:18 Nazilli’de anne adaylarına ’bilinçli gebelik’ eğitimi Aydın’ın Nazilli ilçesinde faaliyet gösteren Nazilli İlçe Sağlık Müdürlüğü Cumhuriyet Sağlıklı Hayat Merkezi Gebe Okulu’nda, anne adaylarının gebelik sürecini daha sağlıklı, bilinçli ve konforlu geçirmeleri amacıyla verilen eğitimler aralıksız sürüyor. Gebe Okulu kapsamında görevli ebeler tarafından anne adaylarına; gebeliğin oluşumu, bebeğin anne karnındaki gelişim süreci, gebelik döneminde yapılması gereken düzenli sağlık kontrolleri ve bağışıklama takvimi hakkında detaylı bilgiler veriliyor. Eğitimlerde ayrıca gebelikte yaşanan fizyolojik ve psikolojik değişimler, günlük yaşamda dikkat edilmesi gereken hususlar ile beslenme, hijyen, uyku ve dinlenme gibi konular ele alınıyor. Anne adaylarına, gebelik sürecinde sık karşılaşılan rahatsızlıklar ve bu durumlara yönelik çözüm önerileri de aktarılırken, risk durumları ve acil hallerde izlenecek yollar da anlatılıyor. Doğum sürecine ilişkin olarak ise doğumun evreleri, doğum yöntemleri ve normal doğumun anne ile bebek sağlığı açısından önemi üzerinde duruluyor. Eğitim programında lohusalık süreci, yeni doğan bakımı ve doğum sonrası aile planlaması yöntemleri hakkında da bilgilendirme yapılıyor. Öte yandan fizyoterapist eşliğinde gerçekleştirilen uygulamalı eğitimlerde anne adaylarına doğru nefes teknikleri, kas-iskelet sistemini destekleyen güvenli egzersizler ve doğum öncesi zihinsel hazırlık konularında pratik bilgiler sunuluyor. Eğitimlerini tamamlayan anne adaylarına katılım belgeleri teslim edilirken, yetkililer tüm gebeleri Nazilli’deki Gebe Okulu’na davet etti.
Karabük’te hastaneye anne ve bebek sağlığında iki başarı belgesi
10 Nisan 2026 Cuma - 09:12 Karabük’te hastaneye anne ve bebek sağlığında iki başarı belgesi Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen "Anne Sütünün Teşviki ve Bebek Dostu Sağlık Kuruluşları Programı" kapsamında iki ayrı teşekkür belgesi alırken "Bebek Dostu Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi" unvanını kazandı. Anne, bebek ve çocuk sağlığı hizmetleri çerçevesinde emzirmeyi korumak, desteklemek ve özendirmek amacıyla yürütülen program kapsamında hastane, ulusal değerlendirme ekiplerince incelendi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda hastanenin hem "Bebek Dostu Hastane" hem de "Bebek Dostu Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi" unvanlarını koruduğu tescillendi. Hastanenin sürdürülebilir başarıları dolayısıyla verilen teşekkür belgeleri, Karabük İl Sağlık Müdürü Op. Dr. İsmail Kara tarafından, Başhekim Doç. Dr. Erkan Doğan ile Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Müyesser Demir’e takdim edildi. Törene, Karabük Sağlık Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Bekir Poçan ve Sağlık Hizmetleri Başkan Yardımcısı Dr. Nermin Seçilmiş de katıldı. İl Sağlık Müdürü Kara, törende yaptığı konuşmada anne sütünün önemine dikkat çekerek, "Hastanemizin hem genel hizmetlerde hem de en kritik birimlerden biri olan yenidoğan yoğun bakım ünitesinde ‘Bebek Dostu’ unvanını koruması, ilimizdeki sağlık hizmetlerinin kalitesini göstermektedir. Bebeklerimize hayatın başında en doğru desteği sunan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.
Bayburt TRSM’nin sunduğu hizmetler tanıtıldı
10 Nisan 2026 Cuma - 09:00 Bayburt TRSM’nin sunduğu hizmetler tanıtıldı Bayburt Devlet Hastanesi bünyesinde hizmet veren Toplum Ruh Sağlığı Merkezinde (TRSM) düzenlenen basın toplantısında, ruhsal hastalıklara yönelik toplumsal damgalama, yanlış inanışlar ve merkezde sunulan hizmetler anlatıldı. Toplum Ruh Sağlığı Merkezi sosyal çalışmacısı Esra Demir Gül ile psikolog Zeynep Ayan Deligöz’ün yaptığı sunumda, ruhsal hastalığın tanımı, damgalamanın ne olduğu, aşamaları, nedenleri ve bireyler üzerindeki sonuçları ele alındı. Medyanın dili, yanlış inanışlar ve bilgi eksikliğinin damgalamayı besleyen unsurlar arasında yer aldığına dikkat çekildi. Toplantıda, ruhsal rahatsızlığı bulunan bireylere yönelik toplumsal bakışın tedavi süreci ve sosyal uyum üzerindeki etkisi de değerlendirildi. Merkezde, psikiyatri uzmanı, hemşire, psikolog, sosyal hizmet uzmanı, ergoterapist ile iş ve uğraşı hocasından oluşan ekiple çalışma yürütülüyor. Merkezde özellikle psikotik bozukluklar, şizofreni, bipolar duygulanım bozukluğu, şizoaffektif bozukluk ve delüzyonel bozukluk tanılı hastalara yönelik takip ve destek hizmeti sunuluyor. Merkezde bireysel ve grup terapileri, poliklinik hizmeti, ilaç takibi, enjeksiyon uygulamaları, öz bakım beceri eğitimleri, bireysel ve aile görüşmeleri ile uğraşı terapileri yürütülüyor. Gerektiğinde ev ve iş yeri ziyaretleri de yapılıyor, hasta ve ailelerine yönelik psiko-eğitim çalışmaları da sürdürülüyor. Hastaların sosyal hayata katılımını güçlendirmeye yönelik resim, el sanatları, mutfak ve müzik gibi uğraşı alanlarının yanı sıra spor, sinema, bowling ve piknik gibi sosyal faaliyetler de düzenleniyor. Merkezde sunulan hizmetler SGK ödeme kapsamında bulunurken, damgalamanın azaltılmasında doğru bilgilendirmenin önemine vurgu yapıldı.
İlişkilerde kritik ayrım: Bağlılık ve bağımlılık
10 Nisan 2026 Cuma - 08:57 İlişkilerde kritik ayrım: Bağlılık ve bağımlılık Psikolog Yeliz Arda, sağlıklı ilişkilerde sınır çizmenin ayrılık değil güvenli bağ kurmanın yolu olduğunu vurguladı. Arda, partnerine "hayır" diyebilmenin bireysel özgürlüğün önemli bir göstergesi olduğunu belirtti. İstanbul Arel Üniversitesi Tepekent Kemal Gözükara Yerleşkesi’nde düzenlenen "Romantik İlişkilerde Bağlılık mı? Bağımlılık mı?" başlıklı atölye çalışması, öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Arel PDR Müdürü Psikolog Yeliz Arda tarafından yürütülen etkinlikte, katılımcılarla sağlıklı ilişkilerin temel dinamikleri ve ipuçları paylaşıldı. "Sınır çizmek ayrılık değil, güvenli bir bağdır" Etkinlikte bireysel sınırların önemine dikkat çeken Arda, sınır çizmenin partnerden uzaklaşmak olarak algılanmasının yanlış olduğunu belirterek, sağlıklı sınırların ilişkiyi daha güvenli ve sürdürülebilir kıldığını ifade etti. Duygusal ihtiyaçların bastırılması yerine "ben dili" ile ifade edilmesi gerektiğini vurgulayan Arda, bu yaklaşımı pratik yöntemlerle anlattı. "Sarmaşık modeli yerine sağlıklı bağlılık" İlişkilerde kendini bilmenin temel unsur olduğunu belirten Arda, sağlıklı bağlılık ile toksik bağımlılık arasındaki farkı da değerlendirdi. Sağlıklı bağlılıkta bireylerin kendi kimliklerini koruyarak bir bütün oluşturduğunu, güven ve ortak kararların ön planda olduğunu kaydeden Arda; toksik bağımlılıkta ise kişilerin birbirine aşırı bağımlı hale geldiğini, kendi başına karar alamama, sürekli onay bekleme ve yoğun kaybetme kaygısının ilişkiyi olumsuz etkilediğini ifade etti. "Kavga üslubu ilişkinin niteliğini gösteriyor" Tartışma biçimlerinin ilişkinin niteliğini yansıttığını belirten Arda, bağımlı ilişkilerde çatışmaların suçlama ve yüksek sesli tartışmalar şeklinde yaşandığını, sağlıklı ilişkilerde ise tarafların "Sakinleşince konuşalım" yaklaşımını benimseyebildiğini söyledi. "‘Hayır’ demek, kendine ‘evet’ demektir" Sınır çizmenin bireysel özgürlük alanı olduğunu dile getiren Arda, iyileşme sürecinin kişinin kendine zaman ayırmasıyla başladığını belirtti. Değer görmediğini hisseden bireylerin benliklerini yeniden kazanmak için ilişkiyi sonlandırma cesareti gösterebileceğini ifade etti. "Bilimsel veriler sağlıklı bağı ortaya koyuyor" Sunumunda 2020 yılında 83 çift üzerinde yapılan bilimsel bir araştırmaya da değinen Arda, saplantılı aşklarda güç ve kontrol isteğinin ön plana çıktığını, sağlıklı bağlanan bireylerde ise sevgi, sakinlik ve karşılıklı güvenin baskın olduğunu aktardı. Etkinlik, öğrencilerin sorularının yanıtlanması ve bireysel farkındalığı artırmaya yönelik tavsiyelerin paylaşılmasıyla sona erdi.
Türkiye’de tek örnekti, Muğla Büyükşehir’e devredildi
09 Nisan 2026 Perşembe - 16:26 Türkiye’de tek örnekti, Muğla Büyükşehir’e devredildi Milas Güllük Mahallesinde su ve kanalizasyon hizmetlerinin özelleştirilmesi ve terfi hatlarını da içeren altyapı işletme imtiyaz sözleşmesi 2005 yılında imzalanmıştı. Türkiye’de su ve kanalizasyon hizmetlerinin özelleştirilen tek mahallesi suyun tonunu 100 liranın üzerinde içmeye başlayınca vatandaşların da talebi ile şirket ile Muğla Büyükşehlir Belediyesi arasında hizmetlerin devri sözleşmesi imzalandı. 35 yıllığına özel bir şirkete devredilen bu proje, Türkiye’de su hizmetlerinin özelleştirilmesi konusunda ilk ve tek örnek olarak biliniyor. 7 kişi yaşamını yitirmişti Muğla’nın Milas ilçesi Güllük mahallesinde, Haziran 2013’te özel şirket tarafından işletilen atık su terfi istasyonunda meydana gelen faciada 7 işçi, metan gazı zehirlenmesi sonucu hayatını kaybetmişti. Depoya bakım için inen işçilerin yüksek miktarda metan gazına maruz kaldığı ve olayın teknik tedbirsizlikten kaynaklandığı açıklanmıştı. 187 milyon TL karşılığında MUSKİ’ye devri yapıldı Yıllar içerisinde şirket tarifelerinin MUSKİ’ye kıyasla yaklaşık iki kat daha yüksek olması, su kesintileri ve altyapı sorunları vatandaşların tepkisine neden oldu. Bölge halkı, artan mağduriyet nedeniyle MUSKİ ve CİMER’e yoğun şikâyetlerde bulundu. Yaşanan sorunlar üzerine Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın talimatıyla bir devir komisyonu kuruldu. Yapılan teknik ve mali incelemeler sonucunda işletmenin değeri belirlenirken, borç ve yükümlülükler düşüldükten sonra 187 milyon TL karşılığında MUSKİ’ye devri konusunda anlaşmaya varıldı. Tüm içme suyu ve kanalizasyon hizmetleri MUSKİ’ye devroldu 1 Nisan 2026 itibarıyla özel şirketin imtiyaz sözleşmesi sona erdirilirken, Güllük, Kıyıkışlacık’ın bir bölümü ve Zeytinlikuyu Mahallesi’nde su ve kanalizasyon hizmetlerinde tek yetkili kurum MUSKİ oldu. Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezinde Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, MUSKİ Genel Müdürü Yılmaz Şengül ve Şirket Yetkilisi İhsan Hızarcıoğlu’nun katılımıyla düzenlenen imza töreni ile Güllük’te yıllardır devam sorun çözüme kavuştu. Böylece yıllardır tartışma konusu olan yüksek su ücretleri sorunu çözüme kavuşmuş oldu. Devir töreninde konuşan Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, "Güllük Mahallesi, Kıyıkışlacık Mahallesi’nin bir bölümü ve Zeytinkuyu Mahallesi’nde içme ve atık su hizmetleri geçmişte yapılan bir imtiyaz sözleşmesiyle 35 yıllık bir süreyle arkadaşlar özel şirketlere devredilmişti. Türkiye’de ilk tek örnektir. O dönem aslında yaygınlaştırma amacıyla başlayan bu uygulama daha sonra durdurulmuş ve başka illere ilçelere sirayet etmemiş. Buradaki hemşehrilerimiz bizim MUSKİ’nin verdiği tabii ki hizmeti hem ücret açısından hem de hizmet açısından yaklaşık arkadaşlar maliyet açısından baktığınızda 110 bine yakın abone Muğla’daki tarifelerin yaklaşık iki katı civarında bir su ve atık su bedeli ödemek zorunda kalıyorlardı. Bugün bu sözleşmeyi imzalıyoruz. Tekrar teşekkür ediyorum. Özellikle MUSKİ Genel Müdürlüğümüz ve ekibine. Karşılıklı toplantılar yapıldı, değer tespitleri yapıldı ve Danıştay’a gönderildi. Danıştay onayladıktan sonra da evet bu devir yapılabilir dedikten sonra da biz artık bugün sizlerin karşısına gururla çıkmış olduk. MUSKİ tekrar bütün Muğla’da tarifeler neyse aynı tarifeleri orada uygulayacak. Aynı zamanda yatırım eksiklikleri varsa onları da tamamlayacak. Firmamızın çalışanlarını da mağdur etmek istemiyoruz. Çünkü oradan firma çekilince onun orada hizmet veren yıllardır emekçileri var. İşte burada arkadaşlarımız var, emekçi arkadaşlarımız. Bu zor şartlarda onların da işlerini kaybetmesine bizim gönlümüz kesinlikle razı vermiyor. 50’ye yakın çalışanımız var. Tabii biz o arkadaşlarımızı da yine aynı bölgede MUSKİ’nin çatısı altında bu sefer istihdam edeceğiz ve oradaki faaliyetleri aynı şekilde o arkadaşlarımızın emeğiyle devamını sağlayacağız. Bu sözleşmenin, bu devrin Miladımıza, Muğla’mıza, ülkemize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" dedi.
Denizli’de 500 yataklı Acil Durum Hastanesi hizmete girdi
09 Nisan 2026 Perşembe - 16:13 Denizli’de 500 yataklı Acil Durum Hastanesi hizmete girdi Denizli’de yapımı tamamlanan Acil Durum Hastanesi hizmet vermeye başladı. 47 bin metrekarelik alanda 3 katlı 7 bloktan oluşan hastanede açıklamalarda bulunan İl Sağlık Müdürü Berna Öztürk, mevcutta 3 poliklinik ile hizmet verdiklerini yaklaşık 4 ay içerisinde Denizli Devlet Hastanesinin tüm birimleriyle taşınmasının planlandığını açıkladı. Denizli’nin Merkezefendi ilçesi Karahasanlı Mahallesi’nde yapımı tamamlanan Acil Durum Hastanesi hizmet vermeye başladı. Denizli Devlet Hastanesindeki mevcut birimlerinin tamamının taşınacağı hastanede cildiye, fizik tedavi, rehabilitasyon ve ağrı anestezi poliklinikleri dün itibariyle hizmet veriyor. Laboratuvar, dijital röntgen, ultrasonografi ve bilgisayarlı tomografi hizmetleri de devreye alındığı hastanenin ilk gününde 111 personelle hizmet sunuldu. 255 kişiye poliklinik hizmeti verilen hastanede, 16 kişiye laboratuvar tetkiki, 39 kişiye ise görüntüleme işlemi yapıldı. 13 Nisan Pazartesi günü itibarıyla romatoloji polikliniklerinin de yeni binaya taşınması hedefleniyor. İl Sağlık Müdürü Öztürk hastanenin detaylarını anlattı Sağlık kompleksinde 106 poliklinik, 14 ameliyathane ve 2 anjiyografi ünitesinin yanı sıra MR, 2 bilgisayarlı tomografi, mamografi, 5 röntgen, 8 ultrasonografi, kemik dansitometri ve ERCP ünitesi gibi ileri teknoloji tıbbi cihazlarla hizmet verecek. Basın mensuplarına hastane hakkında bilgiler veren İl Sağlık Müdürü Berna Öztürk, "Hastanemiz 8 bloktan oluşuyor. 3 bloğun giriş katında acil servislerimiz var. Modern ve geniş yapısıyla Denizli halkına sağlık hizmetini en iyi şekilde sunacağından eminim. Diğer 3 bloğun alt katlarında polikliniklerimiz yer alıyor. Yine Laboratuvar ve görüntüleme servislerimizin hepsi yine alt katlarda yer alıyor. 2 katımızın yarısı servislerden ve büyük bir ekseriyanı ise ameliyathanelerden ve yoğun bakımdan oluşuyor. 3. katta yine yatak servislerden oluşuyor. Zemin artı 2 kattan oluşan toplam 46 bin metrekarelik kapalı alandan oluşuyor binamız. Denizli Devlet Hastanemiz 750 kişilik yatak kapasitesi ile Denizli halkına hizmet sağlıyordu ama bu bina 500 yatak kapasitesiyle hizmet sunacak. Ama Bakıldığı zaman Denizli Devlet Hastanesinin eski yerleşkesinin tüm kapalı alanı 38 bin metrekareydi. Bunun içerisinde yemekhanesi, çamaşırhanesi ve tüm teknik birimleri de bu metrekarenin içerisinde bulunuyordu. Bu bina 46 bin metrekarelik bir kapalı alana sahip. Teknik binamız ise 24 bin metrekarelik kapalı alana sahip. Modern yapısıyla Denizli halkına hizmet verecek olan hastanemizde tüm hasta yatak servisleri 2 yataktan oluşuyor. Yoğun bakım servislerimiz 104 yatak sayısı ile birlikte hiç değişmeden buraya getirdik. Eski yerleşkede de yoğun bakım sayımız yine 104’tü. 14 ameliyathanemiz bulunmakta. İçerisinde sezaryen ameliyathanesi de dahil. Yoğun bakım servisimiz kapalı sistem hastaya özel modern yapısıyla hizmet verecek. Yine görüntüleme sistemlerinin modernliği ile de ön plana çıkıyor" dedi. "Taşınma sürecini 4 ay gibi bir zamanda bitirmeyi planlıyoruz" Şu anda 3 poliklinik ile hizmet veren hastaneye 4 ayda tüm birimlerinin taşınacağını ifade eden İl Sağlık Müdürü Öztürk, "Denizli’nin yükünü çeken, Denizli’nin en büyük hastanesini taşımak çokta kolay bir iş değil. Sağlık Bakanlığımız ile yaptığımız görüşmeler doğrultusunda bir plan oluşturduk. Zamanla taşıdığımız poliklinikler hakkında bilgilendirmeleri de vatandaşlarımızla paylaşmaya devam edeceğiz. Taşınma sürecini 4 ay gibi bir zamanda bitirmeyi planlıyoruz" diye konuştu.
Prof. Dr. Yalnız: "Sağlıklı yaşam için düzenli hareket edilmesi gerekiyor"
09 Nisan 2026 Perşembe - 15:05 Prof. Dr. Yalnız: "Sağlıklı yaşam için düzenli hareket edilmesi gerekiyor" Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Yalnız, "Sağlıklı yaşam için düzenli hareket edilmesi ve dengeli beslenme alışkanlıklarının benimsenmesi gerekiyor" dedi. Fırat Üniversitesi Hastanesi Gastroenteroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Yalnız, en sık görülen sindirim sistemi hastalıkları hakkında açıklamalarda bulundu. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte toplumda hareketsiz yaşam tarzının yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Mehmet Yalnız, "Bu durumun sağlığı olumsuz etkiliyor. Hareketsiz yaşamın yanı sıra beslenme alışkanlıkları da değişiyor. Özellikle batı tipi beslenmenin sindirim sistemi hastalıkların artışında önemli rol oynuyor. Bu yaşam tarzı değişikliklerinin obezite başta olmak üzere birçok sağlık sorununa yol açar. Türkiye obezite oranlarında Avrupa’da üst sıralarda yer alıyor. En çok rastlanan sindirim sistemi hastalıklarının ilk sırasında reflü hastalığı geliyor. Halk arasında reflü olarak bilinen bu hastalığın, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasıyla ortaya çıkıyor. İkinci sırada ise huzursuz bağırsak sendromunun yer alıyor. Bu hastalığın gaz, şişkinlik, kabızlık veya ishal gibi şikayetlerle kendini gösteriyor. Kolon kanserleri de giderek artış gösteriyor. Bu hastalıklar genellikle kolon poliplerinden gelişiyor. Bununla birlikte pankreas kanseri de son yıllarda artış gösterdi fakat tedavi seçenekleri halen sınırlıdır. Pankreas hastalıkları arasında pankreas iltihabı da sık görülüyor. Özellikle safra kesesi taşlarına bağlı tıkanıklıkların bu duruma neden olabilir. Sağlıklı yaşam için düzenli hareket edilmesi ve dengeli beslenme alışkanlıklarının benimsenmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.