SAĞLIK
Kadınlar bilinçlenerek güçlendi 29 Nisan 2026 Çarşamba - 16:07:51 Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından kadınların yaşam kalitesini artırmak ve koruyucu sağlık bilincini yaygınlaştırmak amacıyla hayata geçirilen "Kadın Sağlığı Eğitimi" programı tamamlandı. 10 hafta süren eğitimlerin ardından katılımcılar sertifikalarını aldı. Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen programa katılan 19 katılımcı, eğitimi başarıyla tamamlayarak sertifika almaya hak kazandı. Altınova TEK Atölye’de düzenlenen sertifika programında katılımcılara sertifikaları, Sosyal Yardımlar Şube Müdürü Zeliha Tümer ile Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürlüğü’nde görevli Sosyal Hizmet Uzmanı Simge Nur Öksüz tarafından takdim edildi. Kadınlara kapsamlı eğitimler verildi Program kapsamında katılımcılara; beden farkındalığı, ruhsal ve fiziksel sağlık, ruhsal iyilik hali, üreme sağlığı, iletişim becerileri ve kadın hakları gibi birçok başlıkta eğitimler verildi. Eğitim sürecinde, kadınların deneyimlerini rahatlıkla paylaşabilecekleri güvenli bir ortam oluşturularak bilgiye çekinmeden erişmeleri sağlandı. Bu sayede katılımcıların sağlık bilinci artırılırken onlara sosyalleşme fırsatı da sunuldu. Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın "Sağlıklı kadın, güçlü aile; güçlü aile, güçlü toplum" vizyonuyla hayata geçirilen eğitim programları önümüzdeki dönemde de devam edecek.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 15:47 Denizli’de parkinson hastaları için yeni dönem Denizli Büyükşehir Belediyesi, parkinson hastalarının yaşam standartlarını yükseltmek ve toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla önemli bir iş birliğine imza attı. Denizli Büyükşehir Belediyesi Engelsiz Spor ve Yaşam Merkezi’nde düzenlenen lansmanla tanıtılan "Parkinson Egzersiz Destek Programı", bilimsel metotlarla hazırlanan özel bir rehabilitasyon sürecini kapsıyor. "ParkinSon değil başlangıç" temasıyla hayata geçirilen proje, DBB Gençlik ve Spor Hizmetleri ile Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlıkları koordinasyonunda, uzman nörologlar, fizyoterapistler ve spor eğitmenleri eşliğinde yürütülecek. "Sporun iyileştirici gücünü hastalarımızla buluşturuyoruz" Programın açılışında konuşan Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanı Ayşe Sarıkaya, projenin fiziksel kazanımlarına dikkat çekerek, "Sporun iyileştirici gücünü parkinson hastalarımızla buluşturuyoruz. Amacımız, hastalarımızın fiziksel hareketliliğini artırırken denge ve koordinasyon becerilerini en üst seviyeye çıkarmaktır" dedi. "Sosyal bir dayanışma ağı oluşturuyoruz" Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Şenay Polatır ise projenin sosyal belediyecilik boyutuna vurgu yaparak, "Dezavantajlı grupların hayatını kolaylaştırmak bizim önceliğimizdir. Bu programla sadece bir egzersiz protokolü değil, aynı zamanda hastalarımızın sosyal hayata tutunabilecekleri bir dayanışma ağı oluşturuyoruz" ifadelerine yer verdi. "Klinik denetim ve bilimsel yaklaşım şart" Tıbbi perspektiften programın önemini anlatan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Göksemin Demir, multidisipliner yaklaşımın altını çizdi. Prof. Dr. Demir, "Parkinson ile mücadelede ilaç tedavisi kadar uzman denetimindeki egzersizler de hayatidir. Nörolojik mekanizmayı destekleyen bu özel hareketler, hastalığın etkilerini minimize ederek yaşam standardını bilimsel olarak yükseltecektir" dedi. Kamu-özel sektör iş birliğine dikkat çeken Prof. Dr. Demir, Denizli Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu’na bu önemli iş birliği için teşekkürlerini iletti. Lansmanda egzersiz demonstrasyonu gerçekleştirildi Konuşmaların ardından program kapsamında uygulanacak olan yoga ve pilates branşlarından kesitlerin sunulduğu bir egzersiz demonstrasyonu gerçekleştirildi. Uzman eğitmenler eşliğinde yapılan egzersizler, katılımcılara hareket kabiliyetlerini yeniden kazanma, denge kontrolünü sağlama ve kas güçlerini artırma noktasında somut bir motivasyon sağladı. Lansman ile start verilen program, parkinson hastalarının düzenli olarak katılacağı eğitim seansları ve takip süreçleriyle Denizli’de toplum sağlığına katkı sunmaya devam edecek.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 15:13 Şırnak’ta sağlık alanındaki öncelikler Sağlık Bakanı Memişoğlu’na aktarıldı AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile gerçekleştirdiği görüşmede kentteki sağlık yatırımları ve öncelikli ihtiyaçları değerlendirdiklerini açıkladı. Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nu ziyaret ederek kentin sağlık alanındaki ihtiyaçları ile devam eden yatırımları görüştü. Tatar, görüşmede 500 yataklı Şırnak Devlet Hastanesinin Eğitim ve Araştırma Hastanesine dönüştürülmesine yönelik çalışmaların ele alındığını belirtti. Tatar ayrıca Silopi Kadın Doğum Hastanesinin mayıs ayı sonunda hasta kabulüne başlayacağını ifade etti. Tatar ayrıca yoğun bakım kapasitesinin artırılması, tıbbi cihaz eksiklerinin giderilmesi ve İdil Devlet Hastanesinin statüsünün yükseltilmesine ilişkin taleplerini de Sağlık Bakanı Memişoğlu’na ilettiklerini söyledi. Milletvekili Tatar, amaçlarının vatandaşların sağlık hizmetlerine il dışına gitmeden hızlı ve etkin şekilde ulaşabilmesi olduğunu ifade etti. Tatar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na desteklerinden dolayı teşekkür etti. Beytüşşebap Devlet Hastanesinin bu yıl hizmete açılacağı, Cizre’de Kadın Doğum Hastanesi ile Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesinin yıl içerisinde hizmet vereceği kaydedildi. İdil Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’nin de yıl içinde vatandaşların hizmetine sunulacağı belirtildi.
Boyun fıtığı sandı, omuriliğinde tümör çıktı: Ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 16:20 Boyun fıtığı sandı, omuriliğinde tümör çıktı: Ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi Ordu’nun Ünye ilçesinde, 67 yaşındaki Nuran Güler, boyun fıtığı şikayetiyle başvurduğu Ünye Devlet Hastanesi’nde omuriliğinde tümör olduğunu öğrendi. Ünye’de yaşayan Nuran Güler, boyun fıtığı şikayetiyle hastaneye başvurdu. Ünye Devlet Hastanesi’nde yapılan muayene ve tetkikler sonucunda, hastanın omuriliğinde bir tümör olduğu tespit edildi. Hastaya öncelikle bu tümörün mikrocerrahi teknikle çıkarılması gerektiği belirtildi. Dr. Öğretim Üyesi Hıdır Özer ve ekibi, başarılı bir operasyonla tümörü tamamen alarak hastayı sağlığına kavuşturdu. Başarılı geçen ameliyatın ardından hasta, bir gün yoğun bakımda ve üç gün de serviste takip edildikten sonra sağlıklı bir şekilde taburcu edildi. Dr. Öğretim Üyesi Hıdır Özer, bu zorlu ameliyatın Ünye Devlet Hastanesi’nde anestezi uzmanları, ameliyathane hemşireleri ve anestezi teknikerlerinin de desteğiyle başarıyla tamamlandığını belirtti. Ünye Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Yılmaz Dündar da Ordu İl Sağlık Müdürlüğü öncülüğünde Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile yapılan protokol sayesinde üniversite bünyesindeki beyin cerrahlarının Ünye Devlet Hastanesi’nde ameliyatlar gerçekleştirdiğini söyledi. Başhekim Dündar, bu başarılı operasyonun kendileri için gurur verici olduğunu ifade ederek, benzer ameliyatların hastanede devam edeceğini belirtti ve emeği geçen tüm ekibi tebrik etti.
Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Kliniği’ne iki yeni uzman
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 15:28 Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Kliniği’ne iki yeni uzman Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Eğitim Kliniği’nde uzmanlık eğitimlerini tamamlayan Araştırma Görevlisi Dr. Ozan Tekin ve Dr. Şamil Camcıoğlu, girdikleri ihtisas bitirme sınavını başarıyla geçerek kliniğin 4. ve 5. uzmanı oldu. Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Sabahattin Sül’ün başkanlığında gerçekleştirilen sınav jürisinde; Göz Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Ahmet Kaderli, Doç. Dr. Sema Tamer Kaderli, Dr. Öğretim Üyesi Göksu Alaçamlı ile Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Melike Korkmaz yer aldı. Dr. Ozan Tekin, tez danışmanı Doç. Dr. Ahmet Kaderli ile hazırladığı "Açık Açılı Glokom Hastalarında Gonyoskopi Asiste Transluminal Trabekülotomi, Kahook Dual Blade ve Trabekülektomi Sonuçlarının Karşılaştırılması" başlıklı tez çalışmasıyla uzmanlık unvanını aldı. Dr. Şamil Camcıoğlu ise tez danışmanları Doç. Dr. Sabahattin Sül ve Dr. Öğretim Üyesi Göksu Alaçamlı ile "Neovasküler Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu Hastalarında İntravitreal Anti-VEGF Tedavisinin Koroidal Neovasküler Membranların Özellikleri Üzerine Etkilerinin OKT ve OKT-A Analiziyle Değerlendirilmesi" başlıklı çalışmasını tamamladı. Dr. Tekin ve Dr. Camcıoğlu, kurumdan uzmanlığını alan 268. ve 269. araştırma görevlisi hekimler oldu. Hastane yönetimi, iki yeni göz hastalıkları uzmanını tebrik ederek meslek hayatlarında başarılar diledi.
Taburcu edildikten sonra kalp krizi geçiren hasta ile hastane karşı karşıya geldi
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 14:48 Taburcu edildikten sonra kalp krizi geçiren hasta ile hastane karşı karşıya geldi Giresun’da göğüs ağrısı ve sol kolunda uyuşma şikâyetiyle başvurduğu Özel Giresun Ada Hastanesi’nden ’kas ağrısı’ ve ’panik atak’ teşhisiyle taburcu edilmesinden sonra kalp krizi geçiren ve stent takılan vatandaş, ’öldürmeye teşebbüs’ ve çeşitli suçlamalarla hastane hakkında savcılığa şikayette bulundu. Hestaneden yapılan açıklamada, suçlamaların gerçeği yansıtmadığı ileri sürüldü. Özel Ada Hastanesi’nde tedavi gören Salih Aydın adlı vatandaş, ’öldürmeye teşebbüs’ ve çeşitli suçlamalarla hastane hakkında Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruda bulundu. Şikayetin ardından Özel Ada Hastanesi’nden yapılan açıklamada, suçlamaların gerçeği yansıtmadığı savunularak, "1 Temmuz 2025 tarihinde göğüs ağrısı ve sol kolda uyuşma şikayetleriyle hastanemiz acil servisine başvuran hasta şüpheli Salih Aydın’ın durumu tıbben öngörülen şekilde değerlendirilmiştir. Acil serviste EKG çekilmiş, kan tahlilleri yapılmış, yaklaşık 1 saat boyunca gözlem altında tutulmuş ve durumu stabil değerlendirilerek taburcu edilmiştir. Ancak hasta kısa bir süre sonra kalp krizi geçirmiş ve tekrar hastanemize getirilmiştir. Bu noktada tüm acil müdahaleler eksiksiz şekilde gerçekleştirilmiş, anjiyografi yapılmış ve tıkanan damara stent yerleştirilmiştir. Devam eden günlerde yapılan tetkiklerle diğer damarların riskli olduğu anlaşılmış, hastaya ve yakınlarına durum şeffaf şekilde anlatılmış, devlet tarafından karşılanmayan özel ilaçlı stent ihtiyacı ve ücret bilgisi açıkça bildirilmiştir. Hasta ve yakınlarının onayları alınmış, imzaları alınmış ve ikinci işlem planlanmıştır. Hasta yeniden anjiyoya alınmış ve gerekli işlemler başarıyla tamamlanmıştır" denildi. "Taahhütte bulunulan ücret ödenmedi" iddiası Hastanın taahhütte bulunduğu ücreti ödemediği de iddia edilen açıklamada, "Tüm bu süreçte acil müdahaleler için hiçbir ücret talep edilmemiştir. Ancak hasta ve yakınları, ikinci işlem sonrasında ücret ödeme taahhüdünde bulunmalarına rağmen taburcu olduktan sonra sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemiştir. Üstelik hasta ve yakınları gerçekle ilgisi olmayan, itibarsızlaştırma amaçlı iddialarda bulunmuştur" ifadelerine yer verildi. "Kalp krizi taburcu sonrası görülebilir" Açıklamada, taburcu edildikten dakikalar sonra kalp krizinin mümkün olabileceği ifade edilerek, "Hasta ilk olarak acil servise başvurmuş, kalp şikayetleri nedeniyle tüm tetkikleri yapılmış, EKG çekilmiş ve sonuçlar normal değerlendirilmiştir. Yaklaşık 1 saat boyunca gözlem altında tutularak tedavisi yapılmış, genel durumu iyi görülüp taburcu edilmiştir. Kalp krizinin tam olarak ne zaman geçireceği tıpta kesin olarak bilinemeyeceğinden, ilk tetkikleri normal gelen bir hastanın dakikalar sonra kriz geçirmesi mümkündür. Hasta ikinci kez hastaneye geldiğinde hemen müdahale edilmiş, anjiyo yapılmış ve kriz geçirmesine neden olan damara stent yerleştirilmiştir. Hayati riski ortadan kaldırıldıktan sonra diğer damarlardaki riskli bölgeler değerlendirilmiş ve hastaya detaylı bilgi verilmiştir. Devletin karşılamadığı özel ilaçlı stentlerle ilgili ücret bilgisi sunulmuş, hasta ve yakınları bunu kabul etmiş ve imzalamıştır. Hastanın hayatı hekimlerimiz tarafından kurtarılmış, başarılı bir tedavi süreci uygulanmış ve 4-5 gün sonunda sağlığına kavuşarak taburcu edilmiştir. Buna rağmen hasta yakınları, ödemeyi yapmadan hastayı hastaneden çıkarmış ve ardından asılsız iddialarla kurumumuzu karalamaya çalışmıştır" denildi. İddiaya göre Giresun’da yaşayan Salih Aydın, göğüs ağrısı ve sol kol uyuşması şikâyetiyle başvurduğu Özel Giresun Ada Hastanesi Acil Servisi’nde kalp krizi belirtileri olmasına rağmen ’kas ağrısı’ ve ’panik atak’ teşhisi konulup taburcu edildi. Taburcu edilmesinden sadece dakikalar sonra kalp krizi geçiren Aydın’la yeniden kaldırıldığı hastanenin yoğun bakımında iddiaya göre stent pazarlığı yapıldı. Yaşananların ardından Aydın, ’öldürmeye teşebbüs’ başta olmak üzere çeşitli suçlamalarla Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Şahıs, ayrıca e-nabız kayıtlarının silindiğini de iddia etti.
’Anne sütü bebeğin zekasını ve bağışıklığını güçlendiriyor’
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 13:10 ’Anne sütü bebeğin zekasını ve bağışıklığını güçlendiriyor’ Uzm. Dr. Filiz Gebeşoğlu, anne sütü ve emzirmenin hem bebek hem de anne sağlığı üzerindeki hayati etkilerine dikkat çekti. "Bebek dostu" ünvanına sahip Büyük Anadolu Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Filiz Gebeşoğlu, anne sütü ve emzirmenin hem bebek hem de anne sağlığı üzerindeki hayati etkilerine dikkat çekti. Anne sütünün yalnızca bir besin olmadığını vurgulayan Dr. Gebeşoğlu, "Anne sütü yalnızca bir besin değil, aynı zamanda bebeğin bağışıklık sistemini güçlendiren, hastalıklara karşı koruyan ve bilişsel gelişimini destekleyen canlı bir gıdadır. Emzirme de, bir annenin kalbinden doğup bebeğinin ruhuna işleyen en saf sevgidir. Anne sütü bağışıklık sistemini güçlendirir. Anne sütü, antikorlar ve savunma hücreleri içerir. Bebekleri enfeksiyonlara karşı korur. Zeka gelişimini destekler. Yapılan araştırmalar, emzirilen bebeklerin bilişsel gelişimlerinin daha güçlü olduğunu ortaya koyuyor. Alerji ve hastalık riski azalır. Astım, obezite ve diyabet gibi kronik hastalıkların görülme riski düşer. Sindirim Sistemine Uyumludur. Anne sütü kolay sindirilir, gaz ve kabızlık gibi sorunlar daha az yaşanır. Emzirmenin anne için faydaları ise; rahmin hızlı toparlanmasına yardımcı olur. Emzirme sırasında salgılanan oksitosin hormonu rahmi eski haline getirir. Doğum sonrası kanamayı azaltır. İlk haftalarda emziren annelerin toparlanma süreci hızlanır. Meme ve over kanseri riskini azaltır. Uzun süreli emzirme, bazı kanser türlerine karşı koruyucu etki sağlar. Doğal doğum kontrolü sağlar. Emzirme, doğurganlığı bir süreliğine baskılayabilir. Anne-bebek bağını güçlendirir. Beden teması ve göz temasıyla kurulan ilişki, annenin ruhsal sağlığını olumlu etkiler. Anne- bebek- çocuk sağlığı konusunda attığı örnek çalışmalara bebek dostu hastane unvanı alan hastanemizde ‘sağlıklı gelecek için sağlıklı anne ve bebek mottosuyla’ anne adaylarımızı hem doğum öncesi hem de doğum sonrası anne sütü ve emzirmenin faydaları konusunda eğitimler vermeye ve bilgilendirmeye devam ediyoruz" dedi.
Uzmanlardan kanser hastaları için uyarılar
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 12:18 Uzmanlardan kanser hastaları için uyarılar Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Onkoloji Kliniği’nden Dr. Öğr. Üyesi Atilla Yıldırım, kanser tanısı alan veya tedavi sürecinde olan hastalar için önemli uyarılarda bulundu. Dr. Öğr. Üyesi Atilla Yıldırım, yaptığı açıklamada "Kanser tanısı aldıysanız ya da tedavi sürecindeyseniz doğru beslenme, vücudunuzun tedaviye daha iyi yanıt vermesi ve kendinizi daha iyi hissetmeniz açısından çok önemlidir. Bu süreçte; vücudunuzun enerjiye, proteine ve bağışıklık sistemini destekleyecek besin öğelerine daha çok ihtiyacı vardır. Ayrıca yaz dönemleri de kanser hastaları için bazı riskler barındırır. Bu hastalar; küçük ve sık öğünler tüketmeli, (günde 3 ana, 2-3 ara öğün şeklinde beslenmeli, açlık hissetmese bile düzenli yemeye çalışmalı) protein alımına özen göstermeli, (vücudun onarımı ve bağışıklık için proteine ihtiyacı olduğundan yumurta, süt, yoğurt, peynir, et, tavuk, balık, baklagiller gibi besinler tüketmeli, her öğünde bir protein kaynağı bulunmasına özen göstermeli) renkli ve dengeli bir tabak hedeflemeli, (farklı renklerde sebze ve meyveler bağışıklığı desteklediğinden her gün sebze ve meyve tüketmeye çalışmalı) bol sıvı tüketmeli, (günde en az 8-10 bardak/1.5-2 litre sıvı almalı: su, çorba, komposto, ayran ve bitki çayları iyi tercihlerdir) bulantı ve ağız yaralarına dikkat etmeli, (bulantı varsa kuru ve kokusuz yiyecekler/kraker, haşlanmış patatesvb. tercih etmeli) ağız yaralarında baharatlı, asitli, sıcak yiyeceklerden kaçınmalı (soğuk ve yumuşak gıdalar tüketmeli) gıda hijyenine dikkat etmeli, (çiğ et, yumurta ve pastörize edilmemiş ürünlerden kaçınmalı, sebze ve meyveleri iyice yıkamalı, açıkta satılan yiyecekleri tüketmemeli, yemekler iyi pişmiş ve taze olmalı) takviyeler ve özel ürünler kullanmalı, (bitkisel ürünleri kullanmadan önce mutlaka doktoruna danışmalı) yemek saatlerinde sevdikleriyle birlikte olmalıdır. Beslenme hem fiziksel hem ruhsal iyilik için önemlidir" dedi. "Beslenme, kanser tedavisinin destekleyici bir parçasıdır" "Beslenme, kanser tedavisinin destekleyici bir parçasıdır" diyen Yıldırım "Kişiye özel planlama için mutlaka doktorunuz ve diyetisyeniniz ile görüşün. Yaz aylarında sıcaklık ve nem artışı, özellikle kanser tedavisi gören bireyler için bazı riskleri beraberinde getirebilir. Kemoterapi, radyoterapi, immünoterapi gibi tedaviler vücut direncini düşürebilir ve vücudun ısıya karşı verdiği yanıtı değiştirebilir. Bu nedenle, yaz mevsiminde kanser hastalarının bazı önlemleri alması son derece önemlidir. Kanser hastaları öncelikle güneşten korunmalıdır. 11.00-16.00 saatleri arası, güneş ışınlarının en dik ve zararlı geldiği zamanlar olduğundan mümkünse dışarı çıkılmamalı, dışarı çıkılması gerekiyorsa geniş kenarlı şapka, güneş gözlüğü ve ince, açık renkli, pamuklu kıyafetler kullanılmalı, cilt hassas veya radyoterapi gördüyse güneşe maruz bırakılmamalı, en az SPF 30 içeren bir güneş koruyucu kullanılmalı ve 2-3 saatte bir yenilenmeli. Bol sıvı tüketmelidir. Sıcak havalarda vücut daha fazla sıvı kaybettiğinden günde en az 2-2.5 litre su içmeye özen gösterilmeli; kola, kahve gibi kafeinli içecekler yerine su, ayran, ev yapımı komposto, maden suyu tercih edilmelidir. Beslenmelerine dikkat etmelidir. Yazın besinlerin bozulma riski arttığından açıkta satılan, taze olmayan gıdalardan uzak durulmalı; sütlü tatlılar, et ve tavuk içeren yemekler taze hazırlanmalı ve uygun koşullarda saklanmalı; meyve ve sebzeler iyice yıkanmalı; bozulmuş, ekşi tat veya koku veren hiçbir gıdayı tüketilmemeli; dışarıda yemek yenilecekse güvenilir yerler tercih edilmeli. Serin ve havalandırılmış ortamlarda bulunmalıdır. Evde, odalar havalandırılmalı, doğrudan güneş alan pencereler, perdeyle kapatılmalı; gerekiyorsa vantilatör veya klima kullanılmalı ama direkt üfleyen hava akımından kaçınılmalı, sıcak havalarda dinlenmeye ve uyku düzenine dikkat edilmelidir. Hijyen kurallarına özen göstermelidir. Terleme nedeniyle cilt tahrişi olabildiğinden günlük banyo yapılmalı ve cilt, temiz ve kuru tutulmalı; kalabalık ve kapalı ortamlarda enfeksiyon riski arttığından bağışıklık zayıfsa bu tür ortamlardan kaçınılmalı; eller, sık sık sabunla yıkanmalı veya alkol bazlı dezenfektan kullanılmalıdır. Yolculuk planlıyorsa doktora danışmalıdır. Seyahat edilecekse öncesinde mutlaka doktor ile görüşülmeli; ilaçlar yanımıza alınmalı ve saklama koşullarına dikkat edilmeli; uzun süreli yolculuklarda güneşe maruz kalınmamalı; bol su içilmeli, sık sık mola verilmelidir. Yaz tatili nedeniyle tedavi ya da kontrol planı aksatılmamalı; gerekirse gidilen yerdeki hastaneler ile iletişime geçilmeli; tatil planı yapmadan önce onkoloji ekibi ile görüşülmelidir" uyarılarında bulundu.
Yaz sıcakları varisleri tetikliyor
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 12:17 Yaz sıcakları varisleri tetikliyor SEAH Kalp Damar Cerrahi Kliniği’nden Doç. Dr. Salih Salihi, yaz sıcaklarının varis hastaları üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekerek, "Basit önlemlerle yaz mevsimini daha konforlu geçirmek mümkün" dedi. Yaz sıcaklarıyla birlikte varisli hastaların şikayetlerinin önemli ölçüde artığına dikkat çeken Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi (SEAH) Kalp Damar Cerrahi Kliniği’nden Doç. Dr. Salih Salihi, sıcak havalarda toplardamarların genişlediğini, bunun da varislerin daha belirgin hale gelmesine yol açtığını belirtti. Doç. Dr. Salihi, "Bu durum; ağrı, şişlik, ağırlık hissi ve kaşıntı gibi şikayetlerin artmasına neden olabilir" diye konuştu. Yaz sıcaklarında şikayetlerin artmasının doğal olduğunu ancak doğru önlemlerle bu sürecin rahat atlatılabileceğini vurgulayan Doç. Dr. Salihi, "Hastalarımız önerilere dikkat ederse, yaz mevsimini sağlıkla ve keyifle geçirebilirler" şeklinde konuştu. Doç. Dr. Salihi, yaz aylarında varis şikayetlerini azaltmak için şu önerilerde bulundu: "Bol su için. Vücudu susuz bırakmayın, pıhtı riskini azaltın. Sağlıklı beslenin. Balık, kiraz, yaban mersini, muz, kavun, zencefil gibi gıdalar tüketin; aşırı tuz, baharat, kahve, alkol ve sigaradan uzak durun. Hafif egzersiz yapın. Yüzme, yürüyüş ve bisiklet gibi aktiviteleri serin saatlerde tercih edin. Bacaklarınızı yüksekte tutun. Dinlenirken kalp seviyesinin üzerinde olmasına özen gösterin. Bacak bacak üstüne atmayın. Kan dolaşımını yavaşlatan bu pozisyondan kaçının. Rahat kıyafetler giyin. Dar giysiler yerine bol ve hafif kumaşları tercih edin. Düz ayakkabı kullanın Sportif ve ortopedik ayakkabılar giyin, yüksek topuktan uzak durun. Gölgede kalın. Güneşe uzun süre maruz kalmayın, serin ortamlarda dinlenin. Sıcak sudan kaçının. Ilık suyla kısa süreli duş yapın. Varis çorabı kullanın. Doktor tavsiyesiyle doğru basınç ve beden seçin."