Son Dakika
|
ASAYİŞ
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Şemdinli’de dereye düşen çocuğun cansız bedeni bulundu
Devler Ligi’nde 9 gollü maçın kazananı PSG
Edirne-İstanbul arası 1,5 saate düşüyor, ilk test sürüşü başarılı geçti
Tefecilere şafak operasyonu: Evden servet çıktı
Bursa’da tekmeli sopalı kavga
Endonezya'da tren kazası: 14 ölü, 84 yaralı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Bakan Fidan, Viyana Diplomasi Akademisi’nde düzenlenen konferansa katıldı
Trump: "(İran’a yönelik) Ablukayı kaldırmak istemiyorum"
İçişleri Bakanı Çiftçi, Atina'da
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Diyanet Vakfına kurban bağışında bulundu
Milli Savunma Bakanlığında "Savunma Sanayii" toplantısı
Rusya OPEC+'ta kalmaya devam edecek
Ederson, PFDK’ya sevk edildi
SAĞLIK
Kadınlar bilinçlenerek güçlendi
29 Nisan 2026 Çarşamba - 16:07:51
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından kadınların yaşam kalitesini artırmak ve koruyucu sağlık bilincini yaygınlaştırmak amacıyla hayata geçirilen "Kadın Sağlığı Eğitimi" programı tamamlandı. 10 hafta süren eğitimlerin ardından katılımcılar sertifikalarını aldı. Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen programa katılan 19 katılımcı, eğitimi başarıyla tamamlayarak sertifika almaya hak kazandı. Altınova TEK Atölye’de düzenlenen sertifika programında katılımcılara sertifikaları, Sosyal Yardımlar Şube Müdürü Zeliha Tümer ile Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürlüğü’nde görevli Sosyal Hizmet Uzmanı Simge Nur Öksüz tarafından takdim edildi. Kadınlara kapsamlı eğitimler verildi Program kapsamında katılımcılara; beden farkındalığı, ruhsal ve fiziksel sağlık, ruhsal iyilik hali, üreme sağlığı, iletişim becerileri ve kadın hakları gibi birçok başlıkta eğitimler verildi. Eğitim sürecinde, kadınların deneyimlerini rahatlıkla paylaşabilecekleri güvenli bir ortam oluşturularak bilgiye çekinmeden erişmeleri sağlandı. Bu sayede katılımcıların sağlık bilinci artırılırken onlara sosyalleşme fırsatı da sunuldu. Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın "Sağlıklı kadın, güçlü aile; güçlü aile, güçlü toplum" vizyonuyla hayata geçirilen eğitim programları önümüzdeki dönemde de devam edecek.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 15:47
Denizli’de parkinson hastaları için yeni dönem
Denizli Büyükşehir Belediyesi, parkinson hastalarının yaşam standartlarını yükseltmek ve toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla önemli bir iş birliğine imza attı. Denizli Büyükşehir Belediyesi Engelsiz Spor ve Yaşam Merkezi’nde düzenlenen lansmanla tanıtılan "Parkinson Egzersiz Destek Programı", bilimsel metotlarla hazırlanan özel bir rehabilitasyon sürecini kapsıyor. "ParkinSon değil başlangıç" temasıyla hayata geçirilen proje, DBB Gençlik ve Spor Hizmetleri ile Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlıkları koordinasyonunda, uzman nörologlar, fizyoterapistler ve spor eğitmenleri eşliğinde yürütülecek. "Sporun iyileştirici gücünü hastalarımızla buluşturuyoruz" Programın açılışında konuşan Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanı Ayşe Sarıkaya, projenin fiziksel kazanımlarına dikkat çekerek, "Sporun iyileştirici gücünü parkinson hastalarımızla buluşturuyoruz. Amacımız, hastalarımızın fiziksel hareketliliğini artırırken denge ve koordinasyon becerilerini en üst seviyeye çıkarmaktır" dedi. "Sosyal bir dayanışma ağı oluşturuyoruz" Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Şenay Polatır ise projenin sosyal belediyecilik boyutuna vurgu yaparak, "Dezavantajlı grupların hayatını kolaylaştırmak bizim önceliğimizdir. Bu programla sadece bir egzersiz protokolü değil, aynı zamanda hastalarımızın sosyal hayata tutunabilecekleri bir dayanışma ağı oluşturuyoruz" ifadelerine yer verdi. "Klinik denetim ve bilimsel yaklaşım şart" Tıbbi perspektiften programın önemini anlatan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Göksemin Demir, multidisipliner yaklaşımın altını çizdi. Prof. Dr. Demir, "Parkinson ile mücadelede ilaç tedavisi kadar uzman denetimindeki egzersizler de hayatidir. Nörolojik mekanizmayı destekleyen bu özel hareketler, hastalığın etkilerini minimize ederek yaşam standardını bilimsel olarak yükseltecektir" dedi. Kamu-özel sektör iş birliğine dikkat çeken Prof. Dr. Demir, Denizli Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu’na bu önemli iş birliği için teşekkürlerini iletti. Lansmanda egzersiz demonstrasyonu gerçekleştirildi Konuşmaların ardından program kapsamında uygulanacak olan yoga ve pilates branşlarından kesitlerin sunulduğu bir egzersiz demonstrasyonu gerçekleştirildi. Uzman eğitmenler eşliğinde yapılan egzersizler, katılımcılara hareket kabiliyetlerini yeniden kazanma, denge kontrolünü sağlama ve kas güçlerini artırma noktasında somut bir motivasyon sağladı. Lansman ile start verilen program, parkinson hastalarının düzenli olarak katılacağı eğitim seansları ve takip süreçleriyle Denizli’de toplum sağlığına katkı sunmaya devam edecek.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 15:13
Şırnak’ta sağlık alanındaki öncelikler Sağlık Bakanı Memişoğlu’na aktarıldı
AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile gerçekleştirdiği görüşmede kentteki sağlık yatırımları ve öncelikli ihtiyaçları değerlendirdiklerini açıkladı. Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nu ziyaret ederek kentin sağlık alanındaki ihtiyaçları ile devam eden yatırımları görüştü. Tatar, görüşmede 500 yataklı Şırnak Devlet Hastanesinin Eğitim ve Araştırma Hastanesine dönüştürülmesine yönelik çalışmaların ele alındığını belirtti. Tatar ayrıca Silopi Kadın Doğum Hastanesinin mayıs ayı sonunda hasta kabulüne başlayacağını ifade etti. Tatar ayrıca yoğun bakım kapasitesinin artırılması, tıbbi cihaz eksiklerinin giderilmesi ve İdil Devlet Hastanesinin statüsünün yükseltilmesine ilişkin taleplerini de Sağlık Bakanı Memişoğlu’na ilettiklerini söyledi. Milletvekili Tatar, amaçlarının vatandaşların sağlık hizmetlerine il dışına gitmeden hızlı ve etkin şekilde ulaşabilmesi olduğunu ifade etti. Tatar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na desteklerinden dolayı teşekkür etti. Beytüşşebap Devlet Hastanesinin bu yıl hizmete açılacağı, Cizre’de Kadın Doğum Hastanesi ile Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesinin yıl içerisinde hizmet vereceği kaydedildi. İdil Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’nin de yıl içinde vatandaşların hizmetine sunulacağı belirtildi.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 14:33
Muğla’nın organ doku nakil hizmet süreçleri değerlendirildi
Muğla İl Sağlık Müdürlüğü ev sahipliğinde; İzmir Organ Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi sorumlusu ve İzmir İl Sağlık Müdürlüğü Doku, Organ Nakli ve Diyaliz Hizmetleri Birimi sorumlusu Uzm. Dr. Burcu Ulugölge ve beraberindeki ekip ile kurum yöneticilerinin katılımıyla Doku ve Organ Nakli Hizmetleri İl Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda açılış konuşmasını yapan Muğla İl Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça, "Organ bağışı, bir hayatın başka hayatlarda yaşamaya devam etmesidir" diyerek organ bağışının hayati önemine dikkat çekti. Gerçekleştirilen toplantıda; Muğla’da yürütülen organ ve doku nakli hizmetleri kapsamlı şekilde değerlendirilerek mevcut süreçler ele alındı, hizmetlerin daha etkin ve verimli yürütülmesine yönelik görüş alışverişinde bulunuldu. Ayrıca kurumlar arası iş birliği ve koordinasyonun güçlendirilmesine yönelik önemli başlıklar istişare edildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
29 Nisan 2026 Çarşamba- 10:56
Op. Dr. Şanal: "Verilen kiloların kalıcı olup olmayacağı hastanın ameliyat sonrasındaki yaşam tarzına bağlı"
2
25 Nisan 2026 Cumartesi- 10:31
Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ebeler unutulmadı
3
29 Nisan 2026 Çarşamba- 12:27
Uzmanlardan ’Kene’ uyarısı: "Vaka sayısı artacak, ölümcül olabiliyor, ciddiye alalım"
4
29 Nisan 2026 Çarşamba- 09:57
Karnında 8 kiloluk böbrekle yaşayan hasta, 30 dakikalık ameliyatla sağlığına kavuştu
5
29 Nisan 2026 Çarşamba- 11:40
Milletvekili Çalışkan: "Türkiye fizyoterapi için en çok rağbet gören ülke konumunda"
08 Ağustos 2025 Cuma - 14:32
Bayburt’ta hiç dişi olmayan hasta implant tedavisiyle yeni dişlerine kavuştu
Bayburt Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde tamamen dişleri olmayan bir hastaya implant tedavisi uygulandı. Tedavi sonrası hasta, yeni dişlerine kavuştu. Merkezde görevli Uzm. Dt. Sefa Merve Arıkan tarafından gerçekleştirilen ameliyatta hastaya 13 adet implant yerleştirildi. Diş implantı, çene kemiğine yerleştirilen ve eksik dişlerin işlevini üstlenen yapay diş kökleri olarak biliniyor. Genellikle dişini kaybetmiş veya hiç dişi bulunmayan hastalara uygulanan bu yöntem, hem estetik görünüm hem de çiğneme fonksiyonunun yeniden kazanılmasını sağlıyor. Tedavinin ardından hastanın, iyileşme süreci tamamlandığında normal beslenme ve konuşma yetilerini rahatlıkla kullanabileceği öğrenildi.
08 Ağustos 2025 Cuma - 14:15
Iğdır’da pasta zehirlenmesi vakası daha: 7 kişi hastanelik oldu
Iğdır’da iki hafta önce yaşanan yaş pasta kaynaklı gıda zehirlenmesi olayının ardından benzer bir vaka daha yaşandı. Iğdır’da iki hafta önce aynı işletmeden pasta aldıktan sonra mide bulantısı, kusma ve karın ağrısı şikayetleriyle Iğdır Devlet Hastanesi’ne başvuran 40’ı çocuk, 39’u yetişkin toplamda 79 kişi gıda zehirlenmesi yaşadı. Iğdır’da iki hafta önce yaşanan yaş pasta kaynaklı gıda zehirlenmesi olayının ardından benzer bir vaka daha yaşandı. Edinilen bilgilere göre, bu kez farklı bir pastaneden alınan yaş pastayı tüketen 7 kişi, mide bulantısı, kusma ve karın ağrısı şikayetleriyle Iğdır Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Rahatsızlanan vatandaşlar, acil serviste tedavi altına alındı. Hastanede yapılan ilk tetkikler sonucu gıda zehirlenmesi tanısı konuldu. Zehirlenen kişilerden 4’ü ayakta tedavi edilerek taburcu edilirken, 3 kişinin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve hastanedeki tedavilerinin üçüncü gününde sürdüğü öğrenildi. Yediği pastadan dolayı zehirlenen ve küçük çocuğu olan Zeynep Özdemir; "Pazartesi günü gassalık kursundan çıktıktan sonra arkadaşım ve çocuklarım ile 12.30 gibi pastaneye gittik. Pastanede her birimiz, dilim pasta alarak çocuklarımla beraber yedik. Eve gidince, saat gece 24.00 gibi hafif rahatsızlanmaya başladım. Saat gece 3 3 buçuk gibi fenalaşmaya başladım. Sabaha karşı kimse olmayınca çocuklarımı evde bırakıp hastaneye geldim. Hastanede ilk teşhis olarak salgından hastalandığım düşünülerek herhangi bir şey yapılmadı. Emzirme durumum nedeniyle sadece serum verilerek beni eve gönderdiler. Gönderdikten sonra saat 7 gibi gelince tekrar eve gittim. Saat 12 gibi yine rahatsızlandım. Hastaneden yine emzirme durumumdan dolayı ve salgın düşünülerek geri gönderildim. Ondan sonra arkadaşım beni arayarak, ’Zeynep sen pasta yediğin halde kötü oldun mu, hasta mısın’ Bende ’evet’ deyince bana ’neden beni aramadın, ben hasta olduğum için arayamadım. biz şu an hastanedeyiz’ dedi. Arkadaşım öyle deyince bende tekrar hastaneye gittim. Doktora zehirlendiğimi söyledim. Benden ilk iki gidişte tahlil alınmamıştı. Üçüncü sefer benden tahlil alındı. Tahlil sonuçlarımdan zehirlendiğim anlaşıldı. Beni daha sonra yatırdılar. Üç gündür burada hastanede tedavi görüyorum. Serum ve antibiyotik ile kanım temizleniyor. Kanım zehirlenmişti. Nabzım, ateşim vardı. Tansiyonum çok düşmüştü. Ateşim yükseldiğinde dolayı sürekli tedavi almak için şu an yatırılmış durumdayım. Ben bu durumdan şikayetçiyim" dedi. Zehirlendiğini öğrendikten sonra İl Tarım Müdürlüğü’nü arayarak pastaneden şikayetçi olduğunu söyleyen Özdemir, daha sonra müdürlüğün kendisine kimsenin aramadığını söylediğini belirterek; "Ben kendim Tarım İl Müdürlüğü’nü arayarak Sevgi Pastanesi’nden şikayetçi olduğumu söyledim. Daha sonra bu olay çıkınca İl Tarım Müdürlüğü bize benim aramamın olmadığını söylediler. Şu an telefon arama kaydımda onları aradığıma dair kayıt var. Bu numara çünkü oraya ait. Nasıl aramadığımı söylüyorlar. Bu numara işte onlara ait. Bu olayın üzerini kapatsın istemiyorum. Ben bu durumdan şikayetçiyim. Benim çocuklarım ben ve arkadaşların perişan olduğu halde bu olayı kapatıyorlar" dedi. Iğdır’da benzer bir zehirlenmenin önceki haftalarda olduğu halde düzenli denetim yapılmadığı için kendilerinin bu durumda olduğunu dile getiren Özdemir; "Bundan 2-3 hafta önce haberlerde ve sosyal medyada Köşem Pastanesi’nde bir zehirlenme olduğunu gördüm. Bu zehirlenmeler olduğu halde neden denetimler iyice yapılmıyor. Tekrar bu durumlar yaşanıyor, insan hayatı bu kadar mı ucuz. Ben Iğdır İl Tarım Müdürlüğü’ne, Iğdır Valiliği’ne, Iğdır Belediyesi’ne sesleniyorum. Gerçekten bir şeyler yapsınlar. Bu kadar pastane var. Yaz sıcaklığında 3 hafta pastalar bekletiliyor. Bunlar neden imha edilmiyor. Hijyen olsaydı biz bu durumda olmazdık. Kimse sessiz olmasın sizlerde bizim durumumuza düşebilirsiniz" dedi. Iğdır’da iki hafta önce yaşanan zehirlenme vakasında resmi sonuçlara göre 79 kişi zehirlenişti. Zehirlenme olayından sonra pastaların alındığı yer işlemeye devam ettiği halde alınan tahlil sonuçları ile ilgili herhangi açıklama yapılmadı.
08 Ağustos 2025 Cuma - 14:10
Iğdır’da bir yaş pasta zehirlenmesi vakası daha: 7 kişi hastanelik oldu
Iğdır’da iki hafta önce yaşanan yaş pasta kaynaklı gıda zehirlenmesi olayının ardından benzer bir vaka daha yaşandı. Iğdır’da iki hafta önce aynı işletmeden pasta aldıktan sonra mide bulantısı, kusma ve karın ağrısı şikayetleriyle Iğdır Devlet Hastanesi’ne başvuran 40’ı çocuk, 39’u yetişkin toplamda 79 kişi gıda zehirlenmesi yaşadı. Iğdır’da iki hafta önce yaşanan yaş pasta kaynaklı gıda zehirlenmesi olayının ardından benzer bir vaka daha yaşandı. Edinilen bilgilere göre, bu kez farklı bir pastaneden alınan yaş pastayı tüketen 7 kişi, mide bulantısı, kusma ve karın ağrısı şikayetleriyle Iğdır Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Rahatsızlanan vatandaşlar, acil serviste tedavi altına alındı. Hastanede yapılan ilk tetkikler sonucu gıda zehirlenmesi tanısı konuldu. Zehirlenen kişilerden 4’ü ayakta tedavi edilerek taburcu edilirken, 3 kişinin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve hastanedeki tedavilerinin üçüncü gününde sürdüğü öğrenildi. Yediği pastadan dolayı zehirlenen ve küçük çocuğu olan Zeynep Özdemir; "Ben Pazartesi günü gassalık kursundan çıktıktan sonra arkadaşım ve çocuklar ile 12.30 gibi biz pastaneye gittik. Biz oraya gittikten sonra her birimiz bize dilim pasta aldık. Çocuklarım biraz yedikten sonra ben de yedim tabi. Biz eve gidince işte saat gece 24:00 gibi hafif rahatsızlanmaya başladım. Saat gece üç, üç buçuk gibi fenalaşmaya başlayınca, sabaha doğru kimse olmayınca çocuklarımı evde bırakıp hastaneye geldim. Hastanede ilk teşhis olarak salgından hastalandığım düşünülerek herhangi bir şey yapılmadı. Emzirme durumunum nedeniyle sadece serum verilerek beni eve gönderdiler. Gönderdikten sonra işte saat yedi gibi gelince tekrar eve gittim. Saat 12 gibi yine rahatsızlandım. Hastaneden yine emzirme durumumdan dolayı ve salgın düşünülerek geri gönderildim. Ondan sonra arkadaşım beni aradı. Zeynep dedi, sen pasta yediğin halde kötü oldun mu, hasta mısın? Bende evet deyince bana neden beni aramadın, dedi. Ben hasta olduğum için arayamadım. biz şu an hastanedeyiz" dedi. Arkadaşım öyle deyince bende tekrar hastaneye gittim. Doktora zehirlendiğimi söyledim. Benden ilk 2 gidişte tahlil alınmamıştı. 3.sefer benden tahlil alındı. Tahlil sonuçlarımdan zehirlendiğim anlaşıldı. Beni daha sonra yatırdılar. Üç gündür burada hastanede tedavi görüyorum. Serum ve antibiyotik ile kanım temizleniyor. Kanım zehirlenmişti. Nabzım, ateşim vardı. Tansiyonum çok düşmüştü. Ateşim yükseldiğinde dolayı sürekli tedavi almak için şu an yatırılmış durumdayım. Ben bu durumdan şikayetçiyim" dedi. Zehirlendiğini öğrendikten sonra İl Tarım Müdürlüğünü arayarak pastaneden şikayetçi olduğunu söyleyen Özdemir daha sonra müdürlüğün kendisine kimsenin aramadığını söylediğini belirterek; "Ben kendim Tarım İl Müdürlüğünü arayarak Sevgi Pastanesinden şikayetçi olduğumu söyledim. Daha sonra bu olay çıkınca İl Tarım Müdürlüğü bize benim aramamın olmadığını söylediler. Şu an telefon arama kaydımda onları aradığıma dair kayıt var. Bu numara çünkü oraya ait. Nasıl aramadığımı söylüyorlar. Bu numara işte onlara ait. Bu olayın üzerini kapatsın istemiyorum. Ben bu durumdan şikayetçiyim. Benim çocuklarım ben ve arkadaşların perişan olduğu halde bu olayı kapatıyorlar" dedi. Iğdır’da benzer bir zehirlenmenin önceki haftalarda olduğu halde düzenli denetim yapılmadığı için kendilerinin bu durumda olduğunu dile getiren Özdemir; " Bundan 2-3 hafta önce haberlerde ve sosyal medyada Köşem Pastanesinde bir zehirlenme olduğunu gördüm. Bu zehirlenmeler olduğu halde neden denetimler iyice yapılmıyor. Tekrar bu durumlar yaşanıyor, insan hayatı bu kadar mı ucuz. Ben Iğdır İl Tarım Müdürlüğüne, Iğdır Valiliğine, Iğdır Belediyesine sesleniyorum. Gerçekten bir şeyler yapsınlar. Bu kadar pastane var. Yaz sıcaklığında 3 hafta pastalar bekletiliyor. Bunlar neden imha edilmiyor. Hijyen olsaydı biz bu durumda olmazdık. Kimse sessiz olmasın sizlerde bizim durumumuza düşebilirsiniz" dedi. Iğdır’da iki hafta önce yaşanan zehirlenme vakasında resmi sonuçlara göre 79 kişi zehirlenişti. Zehirlenme olayından sonra pastaların alındığı yer işlemeye devam ettiği halde alınan tahlil sonuçları ile ilgili kamuoyuna herhangi resmi kurumdan açıklama yapılmadı. (SY-NK)
08 Ağustos 2025 Cuma - 14:08
Tunceli’de sorunlara hızlı müdahale
Tunceli’de, vatandaşlar tarafından dile getirilen sorunlar Vali Şefik Aygöl’ün talimatıyla son derece hızlı şekilde çözüme kavuşturuluyor. Geçtiğimiz günlerde Munzur Çayı kıyısında bulunan Mameki Parkı’nı ziyaret eden Vali Şefik Aygöl, vatandaşların lavabo ihtiyaçlarını giderme konusunda sıkıntı yaşadıklarını belirtmeleri üzerine ilgililere talimat vererek parka, seyyar lavabo konulmasını sağladı. Öte yandan sosyal medya üzerinden 15 Temmuz Şehitler Parkı’ndaki eksikliklerin giderilmesi konusunda çağrı yapan vatandaşların bu çağrısı Tunceli Valisi Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl tarafından anında karşılık buldu. Vali ve Belediye Başkan Vekili Aygöl, parktaki çimlerin biçilmesi ve bakım çalışmalarına başlanması için ekiplere talimat verdi. Yürüyüş yolunu daha güvenli ve konforlu hale getirmek için titizlikle çalışan ekipler, parkta genel temizlik ve düzenleme çalışması da gerçekleştirdi. Belediyeden yapılan açıklamada, "Her bir geri bildiriminiz, şehrimizi birlikte güzelleştirme yolunda bize ışık tutuyor. Tunceli’yi birlikte koruyor, birlikte geliştiriyoruz" denildi.
08 Ağustos 2025 Cuma - 13:28
Dr. Mert Müslehiddinoğlu: "Anne sütü en kıymetli besinimizdir"
Niğde Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mert Müslehiddinoğlu; 1-7 Ağustos Emzirme Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, anne sütünün bebek sağlığı açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Anne sütünün dünyadaki en değerli, en doğal ve bebek gelişimine en fazla katkı sağlayan besin olduğunu vurgulayan Dr. Müslehiddinoğlu, "Anne sütü hala bizim en kıymetli besinimizdir. ‘Altın Bebek Dostu Hastane’ unvanına sahip hastanemizde doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrasında hem anne hem de bebeklerimiz için gerekli eğitim ve teşvikler sağlanmaktadır. Unutmayın ki en değerli besin maddesi anne sütüdür" dedi. Dr. Müslehiddinoğlu, anne sütünün doğumdan hemen sonra gelen ve antikor bakımından çok zengin olan ilk süt ile bebeğin ilk aşısı niteliğinde olduğunu belirtti. Anne sütünün enfeksiyonlara, özellikle solunum yolu, mide ve bağırsak hastalıklarına karşı koruyucu etkisine dikkat çeken Müslehiddinoğlu, içerdiği özel yağ asitleri sayesinde beyin gelişimini desteklediğini ifade etti. Emme refleksinin çene kaslarını çalıştırarak ağız ve diş gelişimine katkı sağladığını aktaran Müslehiddinoğlu, anne sütüyle beslenen bebeklerde ilerleyen yıllarda obezite ve diyabet riskinin daha düşük olduğuna vurgu yaparak anne sütünün hem fiziksel hem de zihinsel gelişim açısından vazgeçilmez olduğunu söyleyerek tüm annelere bebeklerini emzirmeleri konusunda çağrıda bulundu.
08 Ağustos 2025 Cuma - 13:14
Dr. Mert Müslehiddinoğlu: "Anne sütü en kıymetli besinimizdir"
Niğde Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mert Müslehiddinoğlu; 1-7 Ağustos Emzirme Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, anne sütünün bebek sağlığı açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Anne sütünün dünyadaki en değerli, en doğal ve bebek gelişimine en fazla katkı sağlayan besin olduğunu vurgulayan Dr. Müslehiddinoğlu; "Anne sütü hala bizim en kıymetli besinimizdir. ‘Altın Bebek Dostu Hastane’ unvanına sahip hastanemizde doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrasında hem anne hem de bebeklerimiz için gerekli eğitim ve teşvikler sağlanmaktadır. Unutmayın ki, en değerli besin maddesi anne sütüdür" dedi. Dr. Müslehiddinoğlu; anne sütünün doğumdan hemen sonra gelen ve antikor bakımından çok zengin olan ilk süt ile bebeğin ilk aşısı niteliğinde olduğunu belirtti. Anne sütünün enfeksiyonlara, özellikle solunum yolu, mide ve bağırsak hastalıklarına karşı koruyucu etkisine dikkat çeken Müslehiddinoğlu, içerdiği özel yağ asitleri sayesinde beyin gelişimini desteklediğini ifade etti. Emme refleksinin çene kaslarını çalıştırarak ağız ve diş gelişimine katkı sağladığını aktaran Müslehiddinoğlu; anne sütüyle beslenen bebeklerde ilerleyen yıllarda obezite ve diyabet riskinin daha düşük olduğuna vurgu yaparak anne sütünün hem fiziksel hem de zihinsel gelişim açısından vazgeçilmez olduğunu söyleyerek tüm annelere bebeklerini emzirmeleri konusunda çağrıda bulundu.
08 Ağustos 2025 Cuma - 12:31
Elazığ’da Dünya Emzirme Haftası etkinlikleri
Dünya Emzirme Haftası kapsamında Elazığ’da çeşitli etkinlikler düzenlendi. Elazığ İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Dünya Emzirme Haftası kapsamında anne sütü ve emzirmenin önemine dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak üzere etkinlikler düzenlendi. Bu çerçevede İl Sağlık Müdürlüğü girişinde ve müdürlüğe bağlı sağlık tesislerde kurulan stantlarda anne ve anne adaylarına emzirmenin önemi anlatıldı.
08 Ağustos 2025 Cuma - 12:25
‘Obezite ömrü 10 yıl kısaltıyor’
Bilimsel yayınlara göre obezite tedavisine erişemeyen kişilerin yaşam süresinin yaklaşık 10 yıl süreyle kısaldığını söyleyen Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Recep Aktimur, "Özellikle son yıllarda başarı oranlarının artması ve sonuçlarının gayet olumlu olması nedeniyle en çok tercih edilen yöntemlerin başında obezite ameliyatları gelmeye başladı. Fakat ameliyatlarla ilgili yanlış bilgiler nedeniyle ameliyata ihtiyacı olan çok sayıda insanın uygun tedaviye ulaşamıyor" dedi. Uzmanlar günümüzdeki en ciddi sağlık sorunlarının başında gelen obezitenin hem dünyada hem de ülkemizde görülme sıklığının arttığına dikkat çekerek sık sık önlem alınması konusunda uyarılarda bulunuyor. Liv Hospital Samsun Genel Cerrahi Kliniği’nden Prof. Dr. Recep Aktimur, Dünya Obezite Günü dolayısıyla bilgilendirmede bulundu. "Yanlış bilgiler nedeniyle çok sayıda kişi obezite tedavisine ulaşamıyor" Sağlık sektöründeki yeni gelişmeler ve artan teknolojik imkânların obezite ile baş etmek için tedavi seçeneklerini artırdığını ifade eden Liv Hospital Samsun’dan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Recep Aktimur, "Özellikle son yıllarda başarı oranlarının artması ve sonuçlarının gayet olumlu olması nedeniyle en çok tercih edilen yöntemlerin başında obezite ameliyatları gelmeye başladı. Fakat ameliyatlarla ilgili yanlış bilgiler nedeniyle ameliyata ihtiyacı olan çok sayıda insanın uygun tedaviye ulaşamıyor" açıklamasında bulundu. Prof. Dr. Aktimur, bilimsel yayınlara göre tedaviye erişemeyen kişilerin yaşam süresinin yaklaşık 10 yıl süreyle kısaldığını söyledi. "Safra kesesi ameliyatı kadar riski var" Bilimsel yönden obezite ameliyatlarının başarısının ve gerekliliğinin çok uzun yıllar önce ispat edildiğini ve bu ameliyatların bir safra kesesi ameliyatı ile benzer riski taşıyarak yapılabildiğini belirten Prof. Dr. Aktimur, oluşturulan korkunun insan hayatına mal olduğunu söyledi. Bu ameliyatların aslında dünyada yapılması gerekenden çok daha düşük sayıda yapıldığını belirten Prof. Dr. Aktimur, "Obezitenin ortaya çıkardığı kronik hastalıkları tedavi etmek adına ülkelerin sağlık bütçelerinin ciddi şekilde yara aldığı ispat edilmiştir. Ayrıca bu hastalıkların artışı ülkemizin sağlık bütçesini de ciddi şekilde sarsmaktadır" diye konuştu. "Ameliyat, obezite ile yaşamaktan çok daha güvenli" Obezite ameliyatlarının obezite ile yaşamaktan çok daha güvenli olduğunu sözlerine ekleyen Prof. Dr. Aktimur, "Hem toplumu obezite ve obezitenin neden olduğu kronik hastalıkların pençesinden kurtarmak hem de ülkemizin sağlık harcamalarını daha verimli kullanabilmek adına obezitenin bilinen en başarılı ve kalıcı tedavisi olan obezite cerrahisine karşı olan önyargının otoriteler tarafından önlenmesi gerekir" ifadelerini kullandı.
08 Ağustos 2025 Cuma - 12:24
Evde sağlık hizmetleri hastalara umut oluyor
Mardin’in Midyat İlçe Devlet Hastanesi Evde Sağlık Hizmetleri Birimi, sağlık hizmetlerini evlere taşıyarak hastaların yaşam kalitesini artırıyor. Hastalar, evlerinde ziyaret edilerek gerekli tetkik, tedavi ve sağlık yardımlarını alıyor. Midyat Devlet Hastanesi Evde Sağlık Hizmetleri Birim Sorumlusu Uzm. Dr. Ali Çiftçioğlu, hizmetler hakkında bilgi verdi. Çiftçioğlu, "Birimimiz bünyesinde 2 mobil araç, 2 hasta nakil ambulansı, 2 doktor, 3 hemşire ve 3 evde sağlık teknikeri arkadaşımız ile birlikte görev yapıyoruz. Başta merkez mahalleler, 56 köy ve 6 belde olmak üzere toplam 72 mahallede yaklaşık 580 hastamıza ulaşmaktayız" dedi. Sağlıklı Türkiye yüzyılı hedefleri kapsamında yapılan çalışmalara da değinen Uzm Dr. Çiftçioğlu, "Yatağa bağımlı ve 80 yaş üzeri hastalarımız için hasta alt bezi ve mama raporu düzenlenmekte, ayrıca kronik hastalıklar için kullanılan ilaç raporlarının hastaneye gelmeden, uzaktan muayene ile çıkarılması çalışmalarımız tamamlanmak üzere" diye konuştu. Bağlar Mahallesi’nde yaşayan evde bakım hastası Abdullah Yurduseven ise "Evde bakım hizmeti özellikle Midyat’taki arkadaşlarımız sayesinde çok büyük kolaylık sağlıyor. Allah razı olsun, bazı günlerde 3-4 kez gelip gidiyorlar. 1 buçuk senedir hizmet alıyorum, hiçbiri bir gün bile yorgunluklarını dile getirmedi. Ne dediysem her zaman yardımcı oldular" şeklinde konuştu. Midyat’ta sağlık hizmetlerinin evlere taşınması, özellikle yaşlı ve yatağa bağımlı hastalar için büyük bir destek olmaya devam ediyor.
08 Ağustos 2025 Cuma - 12:23
Uzmanı uyardı: "Burun ameliyatı olanlar yazın sıcaktan korunmalıdır"
Burunu yeniden şekillendirme ameliyatı olanları uyaran Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Soner Kadıköylü, "Burun estetiği düşünen bir hastanın eş zamanlı olarak burun tıkanıklığı da varsa, buna sebep olan durumlar muayene veya görüntülemeyle tespit edilerek fonksiyonel, sağlık amaçlı yaklaşım göz önünde tutulmalıdır. Yaz veya kış aylarında operasyonun yapılmasında herhangi bir fark bulunmamaktadır. Ancak yaz aylarında burun cildini güneşten ve sıcaklardan korumaya dikkat edilmelidir" dedi. Medical Park Seyhan Hastanesi’nden Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Soner Kadıköylü, rinoplasti (burun estetiği) hakkında açıklamalarda bulundu. Kadıköylü, "Rinoplasti, burunu yeniden şekillendirme ameliyatıdır. Hastanın eş zamanlı olarak burun tıkanıklığı varsa, buna sebep olan durumlar muayene veya görüntülemeyle tespit edilerek fonksiyonel, sağlık amaçlı yaklaşım göz önünde tutulmalıdır" diye konuştu. "İsteğe bağlı ve zorunlu olabilir" Burun estetiğinin çoğu zaman hasta isteği ile yapıldığını dile getiren Kadıköylü, "Bazı durumlarda ise hastanın isteği olmadan da yapılması gerekebilir. Örnek olarak, burunda oluşan çökme, aşırı burun eğriliği, aşırı burun ucu düşüklüğü gibi nedenler gösterilebilir"ifadelerini kullandı. Burun estetiğinin kemik ve kıkırdak gelişimi tamamlandıktan sonra yapılabildiğini, bu nedenle 18 yaşından itibaren yapıldığının altını çizen Op. Dr. Kadıköylü, "Fiziksel gelişimini tamamlamamış bireyler, ciddi kronik rahatsızlığı olanlar, kanama bozukluğu olanlar veya cerrahın önerilerini takip edemeyecek durumda olan kişiler rinoplasti ameliyatı için uygun aday değillerdir. Ameliyat planlanan hastalar genel anestezi tetkiklerine göre değerlendirilirler. Kan tetkikleri (kanama zamanı, kan sayımı, duruma göre Hepatit markerlar), EKG ve akciğer röntgeni rutin istenen tetkiklerdir. Hastada guatr veya farklı bir ek hastalık varsa bu doğrultuda gerekli tetkiklere de ayrıca bakılmalıdır" şeklinde konuştu. Ameliyat süreci ve sonrasından bahseden Kadıköylü, şu bilgileri paylaştı: "Ortalama ameliyat 2-3 saat kadar sürmektedir. Genel anestezi altında yapılmaktadır. Ameliyat sonrasında ilk gün hastada genellikle hafif kan sızıntısı, ağrı, ödem az da olsa görünür. 3. gün gözaltı şişliği maksimum düzeye çıkarak sonra hızlıca inmeye başlar. 10. güne kadar minimal düzeye ulaşmış olur. Bu süreç içerisinde buz uygulaması, baş kısmı yüksekte tutarak uyumak, oluşan şişliği belirgin düzeyde azaltmaktadır. Hastanın özellikle ilk bir ay dolana kadar, hatta üçüncü aya kadar burun travmalarından kendisini koruması son derece önemlidir. Gözlük kullanıyorlarsa 6. Haftadan sonra kullanabilirler. İlk üç ay hastanın kendisini güneşten de koruması gerekmektedir. Ortalamada 10 günlük bir sürede hasta kendisine verilen önerilere tam uyum sağlaması durumunda etkiler geçmeye başlar. Burun son halini operasyondan 6-12 ay sonra almaktadır. Bu süre özellikle hastanın cilt kalınlığıyla orantılıdır. İnce cilt yapısına sahip hastalarda iyileşme süreci daha kısa sürmektedir." "Açık veya kapalı ameliyat uygulanabilir" Rinoplastinin açık veya kapalı yöntem ile yapıldığını dile getiren Kadıköylü, "Her iki yöntemin de artı ve eksileri mevcuttur. Doktor hangi yöntemle kendisini daha rahat hissediyor ve başarılı oluyorsa, o yöntemi kullanmaktadır. Rinoplasti ameliyatı sürekli ilerleyen teknoloji ve tekniklerle bağlantılı olarak gelişmekte olan bir operasyondur. Birçok tekniğin bir arada kullanılması da mümkündür. Doktorlar bu gelişmeleri takip ederek hastalarına daha iyi sonuçlar verebilmek adına çoğu zaman değişiklikler yapmaktadırlar"diye kaydetti. Yazın ya da kışın operasyon olmanın hasta konforu açısından bir farkı olup olmadığı konusunda bilgi veren Kadıköylü, "Yaz veya kış aylarında operasyonun yapılmasında herhangi bir fark bulunmamaktadır. Ancak yaz aylarında burun cildini güneşten ve sıcaktan korumak açısından ekstra dikkat edilmesi gerekmektedir"diyerek sözlerini tamamladı.
08 Ağustos 2025 Cuma - 12:10
Van’da 800 yataklı şehir hastanesinin inşaatı sürüyor
Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi yerleşkesinde inşa edilecek 800 yataklı şehir hastanesinin inşaat çalışmaları aralıksız devam ediyor. Doğu Anadolu Bölgesi’nde yaklaşık 3 milyon hastaya hizmet veren SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin hemen yanında inşa edilen yeni hastane binası tamamlandığında, mevcut hastaneyle birlikte bölgenin en büyük sağlık üslerinden biri haline gelecek. Toplam 240 bin metrekarelik alana kurulacak olan dev sağlık kompleksinin temel kazı çalışmaları geçtiğimiz ay başlamıştı. Hummalı çalışmanın sürdüğü alanda Van Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ozan Balcı, İl Emniyet Müdürü Murat Mutlu, İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Muhammed Tosun ve İl Müftüsü Mehmet Sırrı Şık incelemelerde bulundu. Yetkililer, yürütülen çalışmalarla ilgili bilgi aldı. Van’da sağlık altyapısının güçlendirilmesi adına önem taşıyan proje, tamamlandığında sadece Van’a değil, çevre illere de hizmet verecek bir sağlık merkezi haline gelmiş olacak. Konuya ilişkin gazetecilere açıklamalarda bulunan İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Muhammed Tosun, 240 bin metrekarelik kapalı alana sahip 800 yataklı şehir hastanesinin inşaat alanında incelemelerde bulunduklarını belirtti. İl Müdürü Tosun, "Hayırlı olsun amacıyla bir kurban kesimi yapıldı. İnşaat çalışmaları yaklaşık bir ay önce başladı. İnşaatı 2028 yılda tamamlanması bekleniyor. Van halkına hizmet edecek bir kampüs haline getirmeyi planlıyoruz. İlimizin çeşitli noktalarında hastane ve aile sağlığı merkezi yatırımlarımız devam etmektedir. Önümüzdeki 3 yıl için bu yatırımları tamamlayıp Van’ı tamamen bir sağlık üssü haline getirmeyi kendimize hedef edinmiş bulunmaktayız" dedi.
08 Ağustos 2025 Cuma - 12:05
Kan bağışı kampanyasına destek
Düzce Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) ile Kızılay Düzce Kan Merkezi arasında, oda üyeleri başta olmak üzere Düzcelilerin düzenli kan bağışı bilinci kazanması ve farkındalığın artırılması için protokol imzalandı. Protokol imza törenine; DTSO Başkanı Erdoğan Bıyık ve Kızılay Düzce Kan Merkezi Müdürü Hakan Bahadır Bozkurt katılım sağladı. Başkan Bıyık, "Kan bağışı çok önemli bir konu. İhtiyaç anında hayati bir mesele. Bizler de sivil toplum kuruluşları arasındaki dayanışmayı artırmak, üyelerimizi ve vatandaşlarımızı düzenli kan bağışına teşvik etmek ve kan bağışı bilincini aşılamak amacıyla kan merkezi ile protokol imzaladık. Bu vesileyle hem üyelerimizi hem de Düzceli hemşerilerimizi düzenli kan bağışçısı olmaya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı. Kan Merkezi Müdürü Bozkurt da projeye olan katkılarından dolayı Bıyık’a teşekkür ederek, "Kendisi bizim düzenli kan bağışçılarımızdan biri. Projeye olan duyarlılığı ve kamuoyunun bu konudaki bilincini artırmaya yönelik çalışmaları dolayısıyla sayın Başkanımıza teşekkür ediyoruz. Tüm Düzcelileri düzenli kan bağışçısı olmaya davet ediyoruz" şeklinde konuştu. İmzalanan protokol kapsamında; DTSO önderliğinde geniş katılımlı kan bağışı kampanyaları düzenlenmesi, farkındalık ve tanıtım çalışmaları yapılması, üye işyerlerinde tanıtıcı materyallerin kullanımına teşvik edilmesi hedefleniyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder