Son Dakika
|
Çekmeköy’de lisede bıçaklı saldırı!
Peskov: "İran yönetimiyle sürekli temas halindeyiz"
Kapıköy Gümrük Kapısı’nda sessizlik
Suudi Aramco rafinerisine İHA'lı saldırı
İran Kızılayı: "3 günde 555 kişi hayatını kaybetti"
Güney Kıbrıs’taki İngiliz üssüne İHA saldırısı
ABD'ye ait F-15 savaş uçağı Kuveyt'te düştü
Lübnan Sağlık Bakanlığı: "İsrail saldırılarında 31 kişi öldü, 149 kişi yaralandı"
İran’dan BM’ye mektup: "Hamaney’in öldürülmesi uluslararası hukuka yönelik bir saldırı"
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "Orta Doğu, uzayan bir savaştan büyük zarar görecektir"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Ecuador Prison Crisis and the Rise of Criminal Control
İran Savunma Bakanı Seyyid Majid ibn al‑Reza oldu
Peskov: "İran yönetimiyle sürekli temas halindeyiz"
Bursa’da kadın sürücüden motosikletliye tekme ve tokatlı saldırı
Galatasaray kupada Alanyaspor deplasmanında
Suudi Aramco rafinerisine İHA'lı saldırı
Çin’den saldırıya kınama
Japonya Başbakanı Takaichi'den diplomasiye dönme çağrısı
SAĞLIK
Muğla’daki hastanede yeni tedavi dönemi
02 Mart 2026 Pazartesi - 15:01:48
Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi, modern tıbbın en güncel cerrahi yöntemlerinden biri olan HoLEP (Holmium Lazer Enükleasyon Prostatektomi) yöntemini bünyesine katarak üroloji alanında yeni bir dönem başlattı. Halk arasında "iyi huylu prostat büyümesi" (BPH) olarak bilinen rahatsızlığın tedavisinde altın standart olarak kabul edilen bu yöntemle ilk başarılı operasyon gerçekleştirildi. Özellikle büyük prostat hacmine sahip hastalar için geleneksel olarak uygulanan açık cerrahi, yerini tamamen kapalı (endoskopik) bir yöntem olan HoLEP’e bırakıyor. Prof. Dr. Hüseyin Tarhan ve Doç. Dr. İlker Akarken öncülüğünde gerçekleştirilen ilk ameliyatla birlikte, hastanenin teknolojik altyapısındaki güçlenme de gözler önüne serildi. Operasyon sonrası açıklamalarda bulunan Üroloji Klinik Sorumlusu Prof. Dr. Hüseyin Tarhan, HoLEP yönteminin hastalara sunduğu kritik avantajları şu şekilde özetledi: "Karın bölgesinde hiçbir kesi yapılmadan, doğal idrar yollarından girilerek operasyon tamamlanır. Minimum Kanama Riski: Lazer teknolojisi, dokuyu ayırırken aynı anda damarları mühürlediği için kanama riski yok denecek kadar azdır. Bu durum, özellikle kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalar için büyük bir güvenlik sağlar. Hastalar genellikle operasyondan sadece bir gün sonra taburcu edilir; sonda kullanım süresi ise minimuma iner. Tekrarlama riski ortadan kalkıyor. Prostat dokusu kapsülünden tamamen sıyrılıp çıkarıldığı için geride parça kalmaz ve hastalığın nüksetme ihtimali neredeyse sıfırlanır" dedi. Hastanenin teknolojik gelişimine vurgu yapan Prof. Dr. Tarhan, "Hastanemizin teknolojik altyapısını güçlendiren bu önemli cihazın temininde desteklerini esirgemeyen Sağlık Bakanlığımıza teşekkürlerimizi sunarız" açıklamasında bulundu. Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi yönetimi ise, başarılı geçen ilk operasyonun ardından emeği geçen tüm sağlık ekibini tebrik ederek, bölge halkına sunulan sağlık hizmeti kalitesinin artarak devam edeceğini belirtti.
02 Mart 2026 Pazartesi - 14:52
İdeal sahur öğünleri nasıl olmalı? Uzmanından Ramazan için sağlıklı öneriler
Beslenme ve Diyet Uzmanı Hilal Şahin Güneşsu, Ramazan ayında oruç tutanların gün boyu enerjik kalabilmesi ve vücut dengesini koruyabilmesi için sahur öğününün mutlaka yapılması gerektiğini vurguladı. Dyt. Güneşsu, sahurun kahvaltı niteliğinde planlanmasının en doğru yaklaşım olduğunu belirterek, bu öğünde uzun süre tok tutan ve susuzluk hissini artırmayan besinlerin tercih edilmesi gerektiğini ifade etti. Protein açısından zengin besinlerin tokluk süresini uzattığını söyleyen Güneşsu, özellikle şu gıdaların sahur için ideal olduğunu dile getirdi. Güneşsu, Süt, Yumurta, Az tuzlu peynir çeşitleri, Çiğ kuruyemişler ve Yulaf. Bu besinlerin hem dengeli enerji sağladığı hem de gün içinde kan şekeri dalgalanmalarını önlemeye yardımcı olduğunu kaydetti. Sahurda haşlanmış yumurta veya az yağlı omlet tüketiminin kaliteli protein kaynağı olması nedeniyle önemli olduğuna dikkat çeken Güneşsu, fındık, ceviz ve bademin de sağlıklı yağ ve protein içerikleri sayesinde besleyici bir alternatif sunduğunu söyledi. Domates, salatalık ve yeşilliklerin hem posa içerikleri hem de vitamin-mineral katkılarıyla sahurda mutlaka yer alması gerektiğini belirten Güneşsu, bu besinlerin sindirimi desteklediğini ve gün boyu daha dengeli bir tokluk hissi sağladığına dikkat çekti. Tok tuttuğu düşünülse de hamur işleri, tatlılar, beyaz ekmek, pilav, makarna ve ağır et yemeklerinin sahur için uygun olmadığına hatırlatan Dyt. Hilal Şahin Güneşsu, bunun yerine; tam buğday ekmeği ile hazırlanmış sandviç veya tost, süt ya da yoğurt içine eklenen yulaf, çiğ kuruyemiş ve tarçın ilavesi gibi seçeneklerin daha dengeli bir öğün oluşturduğu belirtti. Dyt. Güneşsu, "Sahur sonunda tüketilen kuru meyvelerin tatlı isteğini sağlıklı şekilde karşılıyor, aynı zamanda lif içeriği sayesinde sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkı sağlıyor. Sahurda da iftarda olduğu gibi porsiyon kontrolünün ihmal edilmemesi gerekiyor. Dengeli bir sahur planının hem kilo kontrolü hem de daha rahat bir oruç sürecine destek oluyor" dedi.
02 Mart 2026 Pazartesi - 14:34
Samsun Şehir Hastanesi’nde kadın doğum ve çocuk klinikleri hizmette: İlk bebekler dünyaya geldi
Samsun Şehir Hastanesi Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları birimleri hizmet vermeye başladı. Hastanede ilk bebekler de dünyaya geldi. Samsun Şehir Hastanesi’nde taşınma süreci hız kesmeden devam ediyor. Kadın doğum ve çocuk hastalıkları birimlerinin açılmasıyla birlikte ilk hastalar kabul edilirken, polikliniklerde ilk günden yoğunluk yaşandı. Hizmetin başlamasıyla birlikte hastanede ilk doğumlar da gerçekleşti. Emine ve Ümit Bilecik çifti ilk bebekleri Ülkü Asya’yı kucaklarına almanın mutluluğunu yaşarken, Ferhat ve Fatma Kaya çifti de ikinci bebekleri Zeynep’e kavuşmanın sevincini yaşadı. Samsun Şehir Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mahmut Ulubay, yeni doğan bebeklerin sağlıklı bir şekilde dünyaya geldiğini belirterek, "Yeni doğan bebekleri Allah analı babalı büyütsün. Sağlıklı dünyaya geldiler. Bizim için de ilk olduğu için önemlidir" dedi. "Samsun’a ve tüm Karadeniz halkına hayırlı olsun" Samsun İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras ise taşınma sürecinin planlı şekilde sürdüğünü ifade ederek, "Samsun Şehir Hastanesi’nin taşınma süreci devam ediyor. Bu hafta kadın doğum ve çocuk hastalıkları binamızı da şehir hastanesine taşıdık. Gerek acil servis gerek poliklinik servisi olarak hizmet vermeye başladık. Kadın doğum ve çocuk biriminde 40 poliklinikte hizmet verilmektedir. Aynı zamanda 250 servis yatağı, toplamda 50’ye yakın yeni doğan yoğun bakım yatağı ile hizmet vermeye başladık. Eski binaya göre çok daha temiz ve konforlu bir binada hizmet sunuyoruz. Samsun’a ve tüm Karadeniz halkına hayırlı olsun" diye konuştu. "İlk günden 900 hastaya hizmet" Samsun İl Sağlık Müdürlüğü Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Bekir Şahin de ilk gün yoğun bir tempoyla çalıştıklarını belirterek, "Samsun Şehir Hastanesi Kadın Doğum ve Hastalıkları ile çocuk acil biriminde ilk günde 900 hastamıza hizmet verdik. Acil servisimizde hem fizik altyapı hem de araç gereç altyapısı genişletilerek başta Samsun ve bölge halkımıza daha nitelikli hizmet vermeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
02 Mart 2026 Pazartesi - 14:23
Tekirdağ’a 30 yeni hekim ataması
Tekirdağ’a 17 uzman hekim ve 13 pratisyen hekim olmak üzere toplam 30 yeni hekim ataması gerçekleştirildi. Sağlık Bakanlığı’nın son dönem atamaları kapsamında il genelinde hekim kadrosu güçlendirilmeye devam ediyor. Yapılan açıklamaya göre daha önce 289 hekimin atandığı Tekirdağ’a, 127. Devlet Hizmeti Yükümlülüğü kurası ile 17 uzman hekim ve 13 pratisyen hekim daha kazandırılacak. Son 6 ayda 92 uzman hekim ve 227 pratisyen hekim olmak üzere toplam 319 hekimin görevlendirilmesiyle ildeki sağlık hizmet kapasitesinin önemli ölçüde arttığı belirtildi. 127. DHY kurasının 4 Mart tarihinde gerçekleştirileceği, hekimlerin mart ayı içerisinde görevlerine başlamasının beklendiği bildirildi. Atama kapsamında Tekirdağ Dr. İ.F. Cumalıoğlu Şehir Hastanesi’ne 1 Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı ile 1 Klinik Nörofizyoloji Uzmanı görevlendirilecek. Çorlu Devlet Hastanesi’ne 2 Acil Tıp Uzmanı, 1 Göz Hastalıkları Uzmanı, 1 Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, 1 Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, 1 Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ile 1 Kardiyoloji Uzmanı atanacak. Çerkezköy Devlet Hastanesi’ne 1 Acil Tıp Uzmanı, 1 İç Hastalıkları Uzmanı, 1 Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı ile 1 pratisyen tabip görevlendirilecek. ÇOSB Kapaklı Devlet Hastanesi’ne 3 pratisyen tabip, 1 Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı ile 1 Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı ataması yapılacak. Hayrabolu Devlet Hastanesi’ne 1 İç Hastalıkları Uzmanı ve 1 pratisyen tabip, Hayrabolu İlçe Sağlık Müdürlüğü’ne 1 pratisyen tabip, Malkara Devlet Hastanesi’ne 1 Göz Hastalıkları Uzmanı, Muratlı Devlet Hastanesi’ne 2 pratisyen tabip, Saray Devlet Hastanesi’ne 2 pratisyen tabip, Şarköy Devlet Hastanesi’ne 1 Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ile 2 pratisyen tabip, Süleymanpaşa ilçesinde 1 No’lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’na ise 1 pratisyen tabip görevlendirilecek. Yetkililer, yapılan atamalarla birlikte il genelinde sağlık hizmetlerinin daha etkin ve hızlı sunulmasının hedeflendiğini belirtti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
01 Mart 2026 Pazar- 11:03
Kapalı damarı Almanya’da açılmayınca, Elazığ’a gelip sağlığına kavuştu
2
01 Mart 2026 Pazar- 09:47
Ramazan’da böbrek sağlığı hakkında önemli bilgiler
3
02 Mart 2026 Pazartesi- 09:53
Sahurda ile iftarda fazla tüketilen çay ve kahve zararlı
4
01 Mart 2026 Pazar- 12:16
Dr. Öztaş’tan gebelik döneminde oruç tutma konusunda önemli uyarılar
5
01 Mart 2026 Pazar- 12:52
Eskişehir’de mobil sigara bıraktırma aracı taraftarla buluştu
04 Şubat 2026 Çarşamba - 17:32
Nazilli’de sağlık hizmetleri kalitesini artırmak için toplandılar
Nazilli Devlet Hastanesi’nde sağlık hizmetlerinin daha etkin, verimli ve kaliteli sunulması amacıyla çalışanların beklenti ve görüşlerinin değerlendirildiği toplantı düzenlendi. Nazilli Devlet Hastanesi’nde sağlık hizmetlerinin daha etkin, verimli ve kaliteli şekilde sunulabilmesi amacıyla çalışan memnuniyetini artırmaya yönelik toplantı düzenlendi. Hastane yönetimi ile çalışanlar arasındaki iletişimi güçlendirmeyi hedefleyen toplantıya farklı meslek gruplarından personeller, birim sorumluları ve hastane yöneticileri katıldı. Toplantıda, sağlık hizmetlerinin kalitesinin artırılması, çalışanların kurumsal aidiyet duygusunun güçlendirilmesi ve çalışan memnuniyetinin yükseltilmesine yönelik beklenti, istek ve görüşler karşılıklı olarak değerlendirildi. Nazilli Devlet Hastanesi yönetimi, çalışanların görüş ve önerilerinin hizmet kalitesinin geliştirilmesinde önemli rol oynadığını vurgularken, toplantıların belirli aralıklarla sürdürülmesinin planlandığı belirtildi.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 17:05
Öğrencilere ikinci dönemin ilk beslenme çantaları ulaştırıldı
Kuşadası Belediyesi, yarıyıl tatilinin sona ermesiyle birlikte kentte yaşayan ihtiyaç sahibi ailelerin 6-14 yaş arası okula giden çocuklarına haftalık beslenme desteğini yeniden sağlamaya başladı. Beslenme çantalarını alan öğrenciler Başkan Ömer Günel’e teşekkür etti. Kuşadası Belediyesi tarafından dar gelirli kesimlerin çocukları için yaşama geçirilen beslenme çantası desteği, okullarda ikinci dönemin başlamasıyla birlikte devam ediyor. Bu kapsamda Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ekipleri, belirlenen dağıtım noktaları üzerinden ikinci dönemin ilk beslenme çantalarını öğrencilere ulaştırdı. İçerisinde çiğ kuruyemiş, mevsim meyveleri, meyve suyu, su, süt ve sandviç ekmeğinin bulunduğu beslenme desteğine, çocukların bağışıklığını güçlendirmesi ve enerji vermesi için tahin ve pekmez paketleri de eklendi. Beslenme paketlerini alan öğrenciler sosyal belediyecilik çalışmalarıyla takdir toplayan Başkan Ömer Günel’e teşekkürlerini iletti.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 16:42
Uzmanı uyardı: "Meme kanseri riskini artırıyor"
Genel Cerrahi ve Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Yol, meme kanserinin nedeni tam olarak bilinmese de gelişen teknoloji, değişen yaşam koşulları, çalışma şartları, yetersiz beslenme ve kilo gibi birçok etkenin bu hastalığa yol açabildiğini söyledi. Meme kanserinin dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olarak bilindiğini ifade eden Liv Hospital Samsun Genel Cerrahi ve Onkoloji Cerrahisi Kliniği’nden Prof. Dr. Serdar Yol, hastalığın en çok 40-50 yaş ve sonrasında ortaya çıktığının altını çizdi. Prof. Dr. Yol, "Yaşın ileri olması (45-55 yaş arası en sık görülen yaş aralığıdır, yaş ilerledikçe görülme sıklığı artar), annede 50 yaş altında meme kanseri görülmesi veya annenin her iki memesinde de meme kanseri olması, hiç doğum yapmamış olmak veya ilk doğumunu 35 yaşın üstünde yapmak (20 yaş altında doğum yapanlarda meme kanseri daha az görülür), emzirememek, ilk âdetin 12 yaş altında görülmesi, geç menopoza girmek (55 yaş üstü), menopoz sonrası dönemde gelişen şişmanlık, yumurtalık ya da rahim kanseri olmak, beslenmede doymamış yağların aşırı kullanımı (margarinler) meme kanseri riskini artırıyor" diye konuştu. Meme kanserinin en sık 50 yaş üzerinde görüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Yol, "Ancak bu gençlerde meme kanseri olmayacağı anlamına gelmez. 20 yaş itibarıyla kişinin ayda bir kendisinin, yılda bir doktorunun yapmış olduğu muayene çok önemlidir. Erken teşhis hayat kurtarır. Günümüzde meme kanseri belirtilerinin çoğu kişinin kendisi tarafından bulunuyor. Kanserli kitleler nispeten sert, düzensiz kenarlı, yüzeyi pürtüklü görünüyor ve meme dokusu içinde rahatça oynatılamıyor. Memede veya koltuk altında ele gelen kitle (sertlik, şişlik), meme başında içe doğru çekilme, çökme veya şekil bozukluğu, meme başı derisinde değişiklikler (soyulma, kabuklanma), meme cildinde yara veya kızarıklık, meme cildinde ödem, şişlik ve içe doğru çekintiler olması (portakal kabuğu görünümü), memede büyüme, şekil bozukluğu veya asimetri ya da renginde değişiklik (kızarıklık vs.), bu belirtilerden en az biri var ise hemen doktora gösterilmesi gerekmektedir" şeklinde konuştu. Erken tanının meme kanserinde yaşamı etkileyen en önemli faktörlerden biri olduğunun altını çizen Prof. Dr. Yol, erken tanı sayesinde günümüzde meme kanserinden ölümlerin yarıya indiğini söyledi. Bu hastalığın tedavi yöntemlerinden de bahseden Yol, şu bilgileri verdi: "Meme kanseri tespit edilmiş hastaların kanserin boyutuna göre tedavi yöntemleri değişmektedir. Erken dönemde gelen hastaların tedavisinde memesinin tamamı alınmamakta, sadece tümörlü kısım etrafındaki sağlam doku ile çıkartılmaktadır. Eğer koltuk altında yayılma varsa, tedaviye radyoterapi veya kemoterapi ilave edilmektedir."
04 Şubat 2026 Çarşamba - 16:03
Ankara İl Sağlık Müdürü Kurtcebe: "Vatandaşlarımızla aile sağlığı merkezlerimizin ilişkilerini çok daha sıkı hale getirmeye çalışıyoruz"
Ankara İl Sağlık Müdürü Kurtcebe: "Aile sağlığı merkezlerimizi çok daha güvenilir hale getirmeye ve vatandaşımızla aile sağlığı merkezlerimizin ilişkilerini de çok daha sıkı hale getirmeye çalışıyoruz" dedi. 4 Şubat Dünya Kanser Günü kapsamında Ankara Etlik Şehir Hastanesi’nde ‘Bütünleşik ve Önleyici Onkoloji Sempozyumu’ düzenlendi. Sempozyumda; kanser hastalarına multidisipliner ve bütünleşik yaklaşımlar, önleyici kanser merkezleri amaçları, geriatrik kanser hastalarında onkolojinin önemi ve hasta deneyimleri konuları ele alındı. Düzenlenen programda açılış konuşmasını yapan Ankara İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Ali Niyazi Kurtcebe, onkoloji hastanelerinde kanser hastalarına uygulanan onkolojik tedavilerde sınır olmadığını belirterek, "Bu saydığım hastanelerde en güncel, en modern tedavilerin tamamı gerçekleştiriliyor. Dünyada hangi tedavi varsa bu hastanelerin hepsinde bu tedaviler burada çalışan meslektaşlarımız tarafından hastalarımıza verilmeye çalışılıyor" diye konuştu. "Vatandaşımızla aile sağlığı merkezlerimizin ilişkilerini çok daha sıkı hale getirmeye çalışıyoruz" Erken tanı ve önleyici yaklaşımın önemine vurgu yapan Kurtcebe, "İl Sağlık Müdürlüğü olarak, Sağlık Bakanlığı olarak vatandaşımıza sunduğumuz hizmetler var. Bizim geniş basamak sağlık hizmetleri dediğimiz aile sağlığı merkezlerimiz ve sağlık hayat merkezlerimizde verilen hizmetlerin sayısı, özelliği ve kapasitesi çok fazla arttı. Aile sağlığı merkezlerimizin çok daha güvenilir hale getirmeye çalışıyoruz ve vatandaşımızla aile sağlığı merkezlerimizin ilişkilerini çok daha sıkı hale getirmeye çalışıyoruz. Aile hekimlerimizin gerçekten vatandaşımızın bütün sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştıran bir ilk giriş kapısı, bütün sağlık hizmetlerine ulaşımını sağlayan ilk basamak olmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Geçtiğimiz sene başında Ankara’da 9 olan sağlıklı hayat merkezi sayısını şu anda 12’ye çıkarttık" Kurtcebe, sağlıklı hayat merkezlerinde pek çok alan olduğunu söyleyerek, "Geçtiğimiz sene başında Ankara’da 9 olan sağlıklı hayat merkezi sayısını şu anda 12’ye çıkarttık. İnşallah bu sene sonuna kadar bu sayı 15’e çıkacak. Bu sağlıklı hayat merkezlerinde kanser, erken teşhis ve tedavi merkezi tarama merkezlerimiz var. Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezlerimiz (KETEM) var. Şu anda Ankara’da sayısı 20. KETEM’ler vasıtasıyla geçtiğimiz yıl boyunca yaklaşık 900 bin vatandaşımızın kanser taramasını gerçekleştirdik" şeklinde konuştu.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 15:36
Medical Point Gaziantep’ten ’Dünya Kanser Günü’ farkındalık etkinliği
Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla farkındalık etkinliği düzenlendi. Etkinlikte, kanserle mücadelede erken teşhisin hayati önemi vurgulandı. Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde ‘4 Şubat Dünya Kanser Günü’ dolayısıyla farkındalık etkinliği düzenlendi. Program kapsamında yapılan bilgilendirmelerde, erken tanının tedavi sürecindeki rolüne dikkat çekilirken, farkındalık etkinliğinin ardından pasta kesildi. Etkinlikle hastalara moral ve motivasyon verilmesi amaçlandı. Düzenlenen programa hastanede tedavi gören kanser hastalarının yanı sıra Şehitkamil Belediye Başkanvekili Hülya Kılıç, Medical Point Gaziantep Hastanesi Başhekimi Ekber Şahin ve hastanede görevli doktorlar katıldı. "Hastalarımızla birlikte iç içeyiz" Dünya kanser günü dolayısıyla farkındalık oluşturmak adına güzel bir organizasyon yaptıklarını belirten Medical Point Gaziantep Başhekimi Prof. Dr. Ekber Şahin, "Bugün 4 Şubat, Dünya Kanser Günü. Dünya Kanser Günü’ne dikkat çekmek, farkındalık oluşturmak için böyle bir organizasyon düzenledik. Kanser asrımızın vebası. Veba çok eskilerde kaldı ama bu artık bizim vebamız. Fakat çokta korkulacak bir hastalık değil bu. Zamanında yakalanmış, zamanında uygun tedavi verilmiş hastalarımızda sağ kalım oranlarımız son derece yüksek. Bu olaya farkındalık oluşturmak adına güzel bir organizasyon yaptık. Başkanımız da sağ olsun bize destek verdi. Hülya Hanım kırmadı bizi geldi. Hocalarımızla birlikte, hastalarımızla birlikte iç içeyiz, el eleyiz. Biz bu hastalığın üstesinden hep birlikte geleceğiz" dedi. "Düzenlenen etkinlikler hastalarımıza şifa ve umut oldu" Düzenlenen etkinliğin ses getirdiğini, hastalara umut ve şifa olduğunu aktaran Şehitkamil Belediye Başkanvekili Hülya Kılıç, "Burada hastalarımızla tanıştık, hocalarımızla tanıştık. Ben böyle bir etkinlik düzenlendiği için başhekimimize, müdürümüze, doktorlarımıza, hepinize buradaki çalışanlara çok teşekkür ediyorum, bir farkındalık oluşturmuşuz. Biz daha önceki yıllarda da 4 Şubat kanser günü dolayısıyla etkinlikler yapmıştık. Görüyorum ki o etkinlikler ses getirmiş. Hastalarımıza şifa olmuş, derman olmuş, umut olmuş. Ben çok teşekkür ediyorum böyle güzel bir organizasyon yaptığınız için" ifadelerini kullandı. Dünya kanser gününde erken tanıya dikkat çeken Medical Point Gaziantep Hastanesi İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Alper Sevinç, belli bir yaşın üzerine gelen vatandaşların doktor kontrollerini yaptırması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Sevinç, "Hastalar bazen bize ilk geldiklerinde çok ciddi zorluklarla geliyorlar. Bazen öyle oluyor ki bir inkar dönemi oluyor. Bazen öyle bir dönem oluyor ki bir isyan dönemi oluyor. Bazen öyle bir dönem oluyor ki üzüntü dönemi oluyor. Ama bu dönemler geçtikten sonra da işte o dördüncü dönem dediğimiz bir dönemde de artık hayata sımsıkı sarılıp bilimsel veriler ışığında doktorlarımızın çabasıyla beraber bu tedavilere hastalarımız başlıyor. Ben buradan tüm ülkemize seslenmek istiyorum. Kanser konusunda dikkatli olmamız gerekiyor. Mutlaka belli bir yaşın üzerinde kontrollerimizi yaptırmamız gerekiyor. Antep özelinde kilolarımızı vermemiz gerekiyor ve özellikle egzersiz konusunu gündeme getirmek istiyorum. Yürümeliyiz, belki biraz tempolu yürümeliyiz. Kilolarımızdan kurtulmalıyız. Eğer sigara alkol tüketiyorsak bunları azaltmalıyız" ifadelerine yer verdi. "Yeni araştırmalar, yeni ilaçlar, yeni bilimsel çalışmalar tedavi şansını arttırıyor" Yeni araştırmaların, yeni ilaçların, yeni bilimsel çalışmaların tedavi şansını arttırdığını söyleyen Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Kalender, "Kanser ismi çok korkunç ama artık yeni tedavi yöntemleriyle, erken tanılarla artık ölümcül bir hastalıktan çok artık kronik bir hastalığa dönüşmek üzere. Her gün yeni araştırmalar, yeni ilaçlar, yeni bilimsel çalışmalarla tedavi şansı daha artmaktadır. Ben de bu etkinlik düzenlendiği için başhekimimize, başkanıma bu vesileyle çok teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. "Psikolojik destek almaktan da çekinmemek gerek" Kanser hastalığı sürecinde psikolojik destek almaktan çekinmemek gerektiğini anlatan Kln. Psk. Selin Seda Koçakgöl, "Kanser öncelikle, bedensel anlamda insanı yorduğu gibi ruhsal anlamda da bir mücadele gerektiren bir süreçtir. Bu yolculuk inişlerin çıkışların olduğu bir yolculuk ama bu yolculukta yalnız olmadığımızı sizlere hatırlatmak isteriz. Psikolojik destek almaktan da çekinmemek ve bu yükü paylaşmak gerektiğini de tekrar hatırlatmak isteriz" dedi. "Her geçen gün çok daha iyi sonuçlar alıyoruz" Doktorlar, sağlık çalışanları ve toplum olarak hastaları destekleyince daha iyi sonuçlar alındığını aktaran Doç. Dr. Gökmen Aktaş ise, "Bugün 4 Şubat Dünya Kanser Günü. Hastalarımızla birlikte kutladık. Aynı pastamızda yazdığı gibi birlikte güçlüyüz. Bugün aslında bir birlikte güçlenme günü. Biz doktorlar, sağlık çalışanları, yöneticilerimiz ve toplum olarak hastalarımızı destekledikçe ve birlikte kanserle savaştıkça her gün, her geçen gün çok daha iyi sonuçlar alıyoruz. Bugün burada olan hastalarımız da bunların en güzel kanıtı ve göstergesi. Hepsine çok teşekkür ediyorum ve kanser farkındalığının artmasını umuyorum" diye konuştu.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 15:28
3 temel alışkanlık kanser riskini azaltıyor
Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Birol Ocak, sağlıklı beslenmenin, hareketli yaşamın ve tütün gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durmanın kanser riskini azalttığına dikkat çekti. Dünya Kanser Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Ocak, kanserin dünyada ve Türkiye’de önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini belirtti. Erken tanı, doğru tedavi ve düzenli takip ile birçok kanser türünde başarılı sonuçlar elde edildiğini vurgulayan Ocak, "Kanserle mücadelede en etkili silahlarımızın başında erken tanı gelmektedir. Meme, rahim ağzı, kalın bağırsak ve akciğer gibi kanser türlerinde tarama programları sayesinde hastalık henüz belirti vermeden belirlenmekte ve tedavi şansı önemli ölçüde artmaktadır. Bu nedenle vatandaşlarımızın düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemesi, vücutlarındaki değişiklikleri ciddiye alması büyük önem taşımaktadır" dedi. Ücretsiz taramanızı yaptırın Sağlık Bakanlığı’nın kanserle mücadelede önemli bir rol üstlendiğine dile getiren Ocak, "Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen ulusal kanser tarama programları, ülke genelinde ücretsiz olarak sunulmakta erken tanı, tedaviye erişim ve hasta takibi sistemli bir şekilde sürdürülmektedir. Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) aracılığıyla toplumun her kesimine ulaşılması hedeflenmektedir" şeklinde konuştu. Sağlıklı yaşamak önemli Kanserden korunmada sağlıklı yaşam alışkanlıkları da büyük önem taşıdığının altını çizen Ocak, "Tütün ürünlerinden uzak durmak, sağlıklı beslenmek, fiziksel olarak aktif olmak ve ideal kiloyu korumak kanser riskini azaltan temel faktörlerdir. Bu konuda toplum bilincinin artırılması, hepimizin ortak sorumluluğudur. Dünya Kanser Günü vesilesiyle bir kez daha vurgulamak isterim ki kanser şansa bırakılmaz. Erken teşhis, doğru bilgi ve güçlü bir sağlık sistemiyle kanserle mücadelede umut her zaman vardır" diye konuştu.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 15:02
Doç. Dr. Çolak: "Aile desteği yolculuğu güçlendiriyor"
Güven Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Dilşen Çolak, kanser hastalarında aile desteğinin tedavi sürecini güçlendirdiğini belirtti. 4 Şubat Dünya Kanser Günü nedeniyle değerlendirmelerde bulunan Güven Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Dilşen Çolak, kanserin toplumda hala tek bir hastalık gibi algılandığını ancak bu yaklaşımın günümüz tıbbını yansıtmadığını belirtti. Kanserin köken aldığı organa, hücre tipine ve biyolojik özelliklerine göre çok farklı seyirler gösterebilen bir hastalık grubu olduğunu vurgulayan Çolak, "Bugün kanseri tek başına bir tanı olarak değil, kişiye özel değerlendirilmesi gereken bir süreç olarak ele alıyoruz" dedi. Erken tanı tedavinin seyrini doğrudan etkiliyor Kanserde erken tanının hayati önem taşıdığını ifade eden Çolak, tanı sürecinde doğru zamanda yapılan tetkiklerin ve multidisipliner değerlendirmenin hastalığın gidişatını belirlediğini söyledi. Erken evrede tespit edilen kanserlerde tedavi başarısının ve yaşam kalitesinin belirgin şekilde arttığını belirten Çolak, düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiği konusunda uyarılarda bulundu. Kanser tedavisinde bütüncül yaklaşım öne çıkıyor Günümüzde kanser tedavisinin yalnızca ilaç ya da cerrahi girişimlerden ibaret olmadığını belirten Çolak, "Bütüncül yaklaşım hastayı fiziksel, psikolojik ve sosyal yönleriyle bir bütün olarak ele almak anlamına geliyor" diye konuştu. Çolak, tedavi sürecinde psikolojik destek, beslenme, yaşam tarzı düzenlemeleri ve yan etki yönetiminin de en az tıbbi tedaviler kadar önemli olduğuna dikkat çekti. Aile desteği tedavi yolculuğunu güçlendiriyor Kanser tedavisinin yalnızca hastayı değil, ailesini de kapsayan bir süreç olduğunu dile getiren Çolak, aile desteğinin hastanın motivasyonunu ve tedaviye bağlılığını olumlu yönde etkilediğini ifade etti. Çolak, ailenin doğru bilgilendirilmesinin hastanın duygusal yükünü hafiflettiğini ve süreci daha yönetilebilir kıldığını belirtti. 4 Şubat Dünya Kanser Günü vesilesiyle topluma mesaj veren Çolak, kanserle ilgili en yanlış algının ’çaresizlik’ olduğunu söyledi. Çolak, farkındalığın ve bilginin kanserle mücadelenin en güçlü unsurları olduğunu vurgulayarak, "Kanser, erken tanı ve doğru tedavi yaklaşımlarıyla yönetilebilen bir hastalık grubudur" dedi.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 14:22
Kanserde erken teşhisin önemine dikkat çekildi
Aydın Atatürk Devlet Hastanesi, Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında meme, rahim ağzı ve kalın bağırsak kanseri taramalarının belirli yaş gruplarına ücretsiz olarak yapıldığını hatırlattı. Aydın Atatürk Devlet Hastanesi, yaptığı bilgilendirme paylaşımıyla kanser taramalarının Türkiye’de tamamen ücretsiz olarak gerçekleştirildiğini hatırlattı. Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında belirli yaş gruplarındaki vatandaşlar, hiçbir ücret ödemeden kanser taramalarından yararlanabiliyor. Paylaşımda yer alan bilgilere göre, meme kanseri taraması 40-69 yaş arası kadınlara 2 yılda bir yapılırken, rahim ağzı kanseri taraması 30-65 yaş arası kadınlara 5 yılda bir uygulanıyor. Kalın bağırsak kanseri taraması ise 50-70 yaş arası kadın ve erkeklere 2 yılda bir gerçekleştiriliyor. Öte yandan kanser taramalarının, Aile Sağlığı Merkezlerinde (ASM), Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezlerinde (KETEM), Sağlıklı Hayat Merkezlerinde (SHM) ve mobil kanser tarama araçlarında yapılabildiği belirtildi. Aydın Atatürk Devlet Hastanesi’nden yapılan açıklamada erken teşhisin hayat kurtardığı vurgulanırken, vatandaşları düzenli taramalarını yaptırmaları konusunda uyardı.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 13:38
Uzmanlardan kanser uyarısı: "Erken tanı hayat kurtarıyor"
Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Kliniğinde görev yapan uzman hekimler, Dünya Kanser Günü dolayısıyla kanserden korunma, erken tanı ve güncel tedavi yöntemlerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Kliniğinde görev yapan uzman hekimler, Dünya Kanser Günü kapsamında kanserden korunma, erken tanı ve tedavideki güncel gelişmeler hakkında bilgilendirmede bulundu. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Feyza Fırat Atay, kanserin vücuttaki hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalması sonucu ortaya çıkan kötü huylu kitleler olduğunu belirterek, Türkiye’de her yıl yaklaşık 250 bin yeni kanser vakasının teşhis edildiğini söyledi. Dr. Atay, dünya genelinde ise 2030 yılına kadar yaklaşık 27 milyon yeni kanser vakası görülmesinin beklendiğini ifade etti. Koruyucu sağlık önlemlerinin önemine dikkat çeken Atay, obezitenin önlenmesi, tütün kullanımının azaltılması, alkol tüketiminin sınırlandırılması ve güneşin zararlı ultraviyole ışınlarından korunmanın kanser riskini önemli ölçüde azalttığını vurguladı. Erken tanının hayati önem taşıdığını belirten Dr. Atay, tarama programlarının herhangi bir şikayeti olmayan bireylere uygulandığını ve kanserin erken evrede tespit edilmesini sağladığını söyledi. Erken teşhis edilen kanserlerde tedavi başarısının oldukça yüksek olduğunu ifade etti.Kanser taramalarının KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri) ile Aile Sağlığı Merkezlerinde ücretsiz olarak yapıldığını hatırlatan Atay, vatandaşları düzenli taramalara katılmaya davet etti. Akciğer kanserinde en büyük risk faktörünün tütün kullanımı olduğunu belirten Atay, tütün kullanımının azaltılmasıyla akciğer kanserlerinin büyük bölümünün önlenebileceğini söyledi. Meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu vurgulayan Atay, düzenli kendi kendine meme muayenesi ve mamografinin erken tanıdaki önemine dikkat çekti.Kolon kanserinin genellikle belirti vermeden ilerlediğini ifade eden Atay, 50 yaşından sonra düzenli taramaların erken tanı açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Serviks kanserinin HPV ile ilişkili olduğunu aktaran Atay, aşılama ve düzenli taramalarla bu kanser türünün büyük ölçüde önlenebileceğini söyledi. Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Furkan Günen ise, kanser tedavisinde kişiselleştirilmiş yaklaşımların öne çıktığını belirtti. Günen, akıllı ilaçlar ve immünoterapilerin, bağışıklık sistemini kanser hücrelerine karşı harekete geçirerek bazı hastalarda uzun süreli yanıtlar sağladığını ifade etti. Kanserin artık birçok türde kronik bir hastalığa dönüşebildiğini belirten Günen, erken tanı ve doğru tedaviyle kanserle mücadelede umutların her geçen gün arttığını kaydetti.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 13:20
Sinop’ta Dünya Kanser Günü farkındalık etkinliği
Sinop’un Boyabat ilçesinde İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından, 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla kanserle mücadelede farkındalık oluşturmak amacıyla çeşitli etkinlikler düzenlendi. Etkinlikler kapsamında vatandaşlara kanser türleri, erken teşhisin önemi ve korunma yolları hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Sağlık personelleri tarafından broşürler dağıtılırken, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kanser riskini azaltmadaki rolüne dikkat çekildi. Boyabat İlçe Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, kanserle mücadelenin en etkili yolunun erken tanı ve düzenli taramalar olduğunu vurgulayarak, vatandaşları sağlık kuruluşlarında ücretsiz olarak yapılan kanser taramalarından faydalanmaya davet etti. Düzenlenen farkındalık faaliyetleriyle toplumda bilinç düzeyinin artırılmasının hedeflendiği belirtildi.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 13:05
Diyarbakır’da ev hemodiyalizi ile hastalara konforlu tedavi imkanı
Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji Kliniği, böbrek yetmezliği yaşayan hastalar için yaşam kalitesini artıran ev hemodiyalizi uygulamasıyla dikkat çekiyor. Hastane bünyesinde iki yılı aşkın süredir sürdürülen uygulama sayesinde hastalar, hastane ortamına bağlı kalmadan kendi evlerinde diyaliz tedavisi alabiliyor. İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk ise Diyarbakır’da sağlık hizmetlerinin yalnızca hastane duvarlarıyla sınırlı kalmadığını vurguladı. Asiltürk, ‘’Sağlık hizmetini vatandaşımızın ayağına götürmek, yaşam kalitesini artıran uygulamaları yaygınlaştırmak temel önceliğimizdir. Ev hemodiyalizi uygulaması, hastalarımızın hem tedavi konforunu hem de günlük yaşamlarını doğrudan olumlu etkileyen çok kıymetli bir hizmettir. Bu hizmetin ilimizde başarıyla uygulanıyor olması bizim için gurur vericidir’’ dedi. İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enver Yüksel, böbrek yetmezliği gelişen hastalarda renal replasman tedavilerinin zorunlu hale geldiğini belirterek, "En iyi tedavi seçeneği böbrek naklidir. Ancak nakil şansı olmayan hastalarda diyaliz tedavileri devreye girer. Bu noktada ev hemodiyalizi, hastalarımıza hem tıbbi hem de sosyal açıdan önemli avantajlar sunmaktadır" diye konuştu. Ev hemodiyalizinin, hastaların haftanın üç günü merkeze gitme zorunluluğunu ortadan kaldırdığını ifade eden Doç. Dr. Yüksel, hastaların eğitim sürecinin ardından tedaviyi kendi evlerinde, hekim ve hemşirelerin rehberliğinde güvenle uygulayabildiğini vurguladı. Doç. Dr. Yüksel, "Ev hemodiyalizinde seanslar hastanın ihtiyacına göre daha sık ama daha kısa süreli yapılabiliyor. Bu sayede kan daha iyi temizleniyor, sıvı kontrolü daha etkin sağlanıyor ve hastaların ilaç ihtiyacı belirgin şekilde azalıyor. Merkezimizde ev hemodiyalizi uygulayan hastalarımızda böbrek yetmezliğine bağlı ilaç kullanımının yok denecek kadar azaldığını gözlemliyoruz" şeklinde konuştu. Uygulama kapsamında hastaların evlerine ücretsiz olarak su arıtma cihazı ve diyaliz cihazı kurulduğunu belirten Doç. Dr. Yüksel, şu ana kadar 5 hastanın eğitim sürecini tamamlayarak evde diyalize başladığını, yeni hastalar için de değerlendirmelerin sürdüğünü kaydetti. Ev hemodiyalizi hakkında bilgi almak veya bu tedaviye geçiş yapmak isteyen hastaların, hastanenin diyaliz ünitesine başvurabilecekleri belirtildi.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 13:05
Kızının karaciğeri ile hayata tutundu
Bursa’nın Orhangazi ilçesinde uzun süredir karaciğer yetmezliği yaşayan 55 yaşındaki Recep Özcan, 31 yaşındaki sağlık görevlisi kızı Ayşenur Gürleyen’den alınan karaciğer ile hayata tutundu. Edinilen bilgiye göre, Bursa’daki Özel Acıbadem Hastanesi’nde, yapılan 10 saatlik operasyon sonrası genç kadından alınan karaciğer babasına nakledildi. Gerekli tüm kontrolleri ve tedavileri tamamlanan Ayşenur Gürleyen sağlıklı bir şekilde taburcu edilirken, Orhangazi’de ikamet ettiği öğrenilen Recep Özcan ise doktorlarının yakın gözetiminde hastanedeki tedavisine devam ediyor. "Kızım bana canından can verdi" Duygularını paylaşan Recep Özcan, yaşadığı mutluluğu şu sözlerle dile getirdi: "Evladım bana canından can verdi. Onun sayesinde bugün yeniden nefes alıyorum. Başta Doç. Dr. Hikmet Aktaş ve Dr. İmam Bakır Batı olmak üzere, bu operasyonu gerçekleştiren tüm sağlık ekibine ve Özel Acıbadem Hastanesi’ne sonsuz teşekkür ediyorum. Allah hepsinden razı olsun. Hepsi bizim için birer kahraman."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder