SAĞLIK
03 Mayıs 2026 Pazar - 15:43 Küresel sağlık diplomasisinde Türkiye vurgusu Türkiye, sağlık turizmi ve küresel sağlık diplomasisi alanında önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 14-15 Mayıs 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek "Uluslararası Sağlık Turizmi Zirvesi", dünyanın dört bir yanından üst düzey katılımcıları bir araya getirecek. Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) öncülüğünde, Genel Başkan Prof. Dr. Aysun Bay liderliğinde gerçekleştirilecek zirveye, 50’den fazla ülkeden sağlık bakan yardımcıları, büyükelçiler, uluslararası yatırımcılar, akademisyenler, sağlık yöneticileri ve sektör temsilcilerinin katılması bekleniyor. Türkiye’den ise Sağlık, Ticaret ile Kültür ve Turizm bakanlıkları nezdinde üst düzey katılım öngörülüyor. Zirvede, sağlık turizminde kalite ve akreditasyon, uluslararası hasta güvenliği, yatırım modelleri, kamu-özel iş birlikleri (PPP), dijital sağlık çözümleri ve yapay zeka destekli sağlık sistemleri gibi başlıklar ele alınacak. Organizasyon kapsamında ayrıca ülkeler arası iş birliklerini geliştirmeye yönelik B2B görüşmeler ile stratejik protokol imza süreçleri de gerçekleştirilecek. Prof. Dr. Aysun Bay yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin sağlık turizminde sadece bir hizmet sağlayıcı değil, aynı zamanda küresel sağlık diplomasisinin merkezlerinden biri olma yolunda ilerlediğini belirterek, "Antalya Zirvesi ile amacımız; ülkeler arasında sürdürülebilir iş birlikleri kurmak, yatırım süreçlerini hızlandırmak ve sağlıkta kalite standartlarını uluslararası düzeyde güçlendirmektir" dedi. Zirvenin, Türkiye’nin sağlık turizmindeki güçlü altyapısını, nitelikli insan kaynağını ve stratejik coğrafi konumunu uluslararası kamuoyuna tanıtması açısından önemli bir platform olması bekleniyor.
03 Mayıs 2026 Pazar - 12:25 Migrenle mücadelede ilk adım: Hastalar önce tetikleyicileri bulmalı Nöroloji Uzmanı Dr. Nuray Can Uluğ, migren tedavisinde en kritik aşamanın hastaların kendi ataklarını tetikleyen unsurları belirlemesi olduğunu vurgulayarak, hastalığın sadece bir baş ağrısı değil, yaşam kalitesini düşüren ciddi bir sağlık sorunu olduğunu belirtti. Eskişehir Özel Ümit Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Nuray Can Uluğ, migren hastalığının yönetimi, tedavi yöntemleri ve yaşam tarzı değişiklikleri hakkında açıklamalarda bulundu. Dr. Uluğ, migrenin çocukluk çağlarından itibaren görülebilen, günlük hayatı sekteye uğratan ve doğru tanı konulması gereken bir süreç olduğunu ifade etti. "Doğru tanı büyük önem taşıyor" Her baş ağrısının migren olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Dr. Nuray Can Uluğ, tanı sürecinin titizlikle yönetilmesi gerektiğini söyledi. Uluğ, "Öncelikle migreni taklit eden damarsal hastalıklar gibi durumların olup olmadığı araştırılmalı; gerekirse görüntüleme ve kan tahlilleri yapılmalıdır. Ayda bir veya iki kez görülen seyrek ataklarda sadece ağrıyı dindirmeye yönelik tedaviler yeterli olabilir. Ancak ağrılar haftada birkaç güne yayılıyor ve kişi sık sık acil servise başvuruyorsa, koruyucu ve daha kapsamlı bir tedavi planlanmalıdır" dedi. Migren botoksu ve aşı yöntemi Güncel tedavi seçeneklerine de değinen Dr. Uluğ, halk arasında "migren aşısı" olarak bilinen uygulamalar ile migren botoksunun rutin tedaviler arasına girdiğini ve başarılı sonuçlar verdiğini kaydetti. Migrenin sadece ağrıdan ibaret olmadığını; ışığa hassasiyet, kusma ve keyifsizlik gibi belirtilerle sosyal yaşamı felç edebildiğini hatırlattı. Lodos, açlık ve mayalı gıdalara dikkat Atakları tetikleyen çevresel faktörlere karşı hastaları uyaran Dr. Uluğ, son olarak şunları söyledi: "Adet dönemleri, uzun süreli açlık, lodoslu hava, mayalı içecekler ve aroması yüksek gıdalar migreni tetikleyebilir. Hatta şeker tüketimi ile migren arasında doğrudan bir bağlantı görülebilmektedir. Tedavide asıl amacımız, hastaların bu tetikleyicileri fark ederek kendi sorunlarıyla başa çıkma yöntemlerini öğrenmelerine yardımcı olmaktır."
Muğla’da bağımlılıkla mücadele için işbirliği
25 Temmuz 2025 Cuma - 18:33 Muğla’da bağımlılıkla mücadele için işbirliği Muğla’da bağımlılıkla mücadelede basının desteğini artırmak amacıyla yeni bir iş birliği protokolü hayata geçirildi. Protokol, Yeşilay Muğla Şubesi ile Muğla İletişim Başkanlığı Bölge Müdürlüğü arasında imzalandı. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi VIP Salonunda düzenlenen törende İletişim Başkanlığı Bölge Müdürü Erol Kütahya, "Anlamlı bir protokole imza atacağız. Bağımlılıkla mücadelede ailenin bilinçlendirilmesi ve kamuoyunda farkındalık oluşturması çok önemli. Bu doğrultuda basının katkısı büyüktür" dedi. Yeşilay Muğla Şube Başkanı Şenol Şengür ise konuşmasında, "Bağımlılıkla mücadelede kimsenin destek almaktan çekinmemesi gerektiğini vurguluyoruz. Bu protokol, toplumsal farkındalık açısından çok kıymetli" ifadelerini kullandı. Basın desteğiyle bağımlılıkla mücadele güçleniyor Protokol kapsamında, yerel basın mensuplarına bağımlılıkla mücadele konusunda periyodik eğitimler verilmesi planlanıyor. Eğitim içeriklerine basın mensuplarının kolayca erişebilmesi için dijital ve fiziki ortamlar oluşturulacak. Aynı zamanda Yeşilay ve YEDAM’ın tanıtımını desteklemek amacıyla bilgilendirici broşür ve afişler medya kuruluşlarıyla paylaşılacak. Yeşilay Haftası başta olmak üzere yıl içindeki özel günlerde sosyal medya içerikleri ortak şekilde yayımlanacak. Tüm bu çalışmaların koordinasyonu için ortak bir birim kurulacak ve projeler bu birim üzerinden yürütülecek. Ayrıca şehrin farklı noktalarında sanatsal ve sportif etkinliklerle farkındalık oluşturulması hedefleniyor.
Niğde Belediyesi’nden hastalara ’Geçmiş Olsun Çantası’
25 Temmuz 2025 Cuma - 16:05 Niğde Belediyesi’nden hastalara ’Geçmiş Olsun Çantası’ Niğde Belediyesi; ’Hastalıkta, sağlıkta, Niğde Belediyesi olarak her zaman yanınızdayız’ sloganıyla başlattığı yeni sosyal sorumluluk projesi çerçevesinde, hastanede yatan vatandaşlara temel ihtiyaçlarını karşılayacak malzemelerin bulunduğu ’Geçmiş Olsun Çantası’ hediye ediyor. Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir; Niğde İl Sağlık Müdürü Dr. Doğan Bahadır İnan ve Niğde Ömer Halisdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Dr. Ramazan Kürşat Zor ile birlikte hastaları ziyaret ederek hem geçmiş olsun dileklerinde bulundu hem de hazırlanan çantaları takdim etti. Başkan Özdemir ziyaret sırasında yaptığı açıklamada; " Niğde Belediyesi olarak, hastaneye yatan vatandaşlarımıza ihtiyaç duydukları temel malzemelerin yer aldığı bir ‘Geçmiş Olsun Çantası’ hazırladık. Bu çanta, hastaların ilk anda yaşadığı telaş içerisinde eksik kalan ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlıyor. Bugün bu projenin ilk dağıtımını gerçekleştirdik. Bundan sonraki süreçte de hastaneye yatan her hastamıza bu çantalar ulaştırılacak. Amacımız, onların yanında olduğumuzu hissettirmek ve bir nebze de olsa destek olabilmek" dedi. Başkan Özdemir; tüm hastalara acil şifalar dileyerek projenin hayırlı olmasını temenni etti. Niğde Belediyesi’nin bu duyarlı yaklaşımı, hasta ve hasta yakınları tarafından memnuniyetle karşılandı.
İmplant vidası ciğerine kaçan hasta ölümden döndü
25 Temmuz 2025 Cuma - 15:23 İmplant vidası ciğerine kaçan hasta ölümden döndü Van’da diş tedavisi sırasında implant vidası soluk borusuna kaçan hasta, başarılı müdahale sonucu sağlığına kavuştu. Van’ın İpekyolu ilçesinde ikamet eden F.T. isimli hasta, dış merkezli bir diş kliniğinde implant tedavisi gördüğü sırada, implant vidası yanlışlıkla soluk borusuna kaçtı. Nefes borusuna kaçan vida nedeniyle hasta, ileri tetkik ve tedavi amacıyla Van Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildi. Göğüs Cerrahisi uzmanları Dr. Sadullah Aksoy ve Dr. Beniz İrem Ersoy Şığva tarafından hastaya bronkoskopi işlemi uygulandı. Sol akciğerin üst lobunda saplanmış şekilde tespit edilen vida, vidalı yapısı ve bulunduğu konum nedeniyle güçlükle yerinden oynatılabildi. Yapılan uzun ve titiz müdahale sonrası vida yerinden çıkarılamasa da hasta bir süre sonra geçirdiği öksürükle birlikte implant vidasını midesine gönderdi. Vida, daha sonra doğal yollarla vücuttan atıldı. "İmplant tamamen çıkarılamadı ancak yerinden oynatılabildi" Konuya ilişkin konuşan Göğüs Cerrahi Op. Dr. Sadullah Aksoy, bir diş merkezinde diş tedavisi sırasında hastanın çenesine yerleştirilen implantın vida kısmının işlem esnasında yanlışlıkla aspire edildiğini belirtti. İlk olarak hastanenin ek hizmet binasında çekilen tomografi sonucunda, vidanın sol akciğerin hava yollarının yaklaşık dördüncü dalına kadar ilerlediği tespit edildiğini ifade eden Op. Dr. Aksoy, "Geçtiğimiz cumartesi günü öğle saatlerinde tarafımıza ulaşıldığında, hastanın Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne yönlendirilmesini istedik. Burada acil bronkoskopi planı yapılarak hasta kabul edildi. Hasta geldiğinde genel durumu iyiydi; solunumunu tamamen engelleyen bir bronş tıkanıklığı söz konusu değildi. Aynı gün hastamızı hazırladık. Bronkoskopi sırasında, implant vidasının sol üst lobun anterior segment bronşuna saplanmış pozisyonda olduğunu gördük. Üroloji bölümünde taş çıkarma işlemlerinde kullanılan cihazla müdahale ettik. İlk denemede implant tamamen çıkarılamadı ancak yerinden oynatılabildi. Bunun üzerine bir süre bekleyip hastayı yeniden bronkoskopi için hazırlamaya başladık. İşlem yaklaşık 3,5-4 saat sürdü ve saat 18.30 civarında hasta işlemden çıkarıldı" dedi. "İmplant vidası öksürük sonrası akciğerden çıktı" Daha sonra hasta için yeniden bronkoskopi planladıklarını ancak bu süreçte hasta şiddetli bir öksürük geçirdiğini anlatan Aksoy, "Şiddetli öksürük sonrası yapılan kontrol akciğer filminde implant vidası görünmedi. Bunun üzerine toraks ve batın BT (bilgisayarlı tomografi) görüntülemesi istedik. Sonuçlarda implantın akciğerden çıktığı ve vücutta herhangi bir yerde bulunmadığı tespit edildi" diye konuştu. "İyileşme süreci sorunsuz tamamlandı" Göğüs Cerrahi Op. Dr. Beniz İrem Ersoy Şığva ise merkezde ilk kez böylesi bir vakayla karşılaştıklarını ifade ederek, "Vidanın dişe özel ve vidalı yapıda olması, ayrıca bronşların küçük dallarına saplanması nedeniyle çıkarma işlemi beklenenden uzun sürdü. Ancak hasta takiplerinde herhangi bir komplikasyona rastlanmadı ve iyileşme süreci sorunsuz tamamlandı" şeklinde konuştu.
Elazığ İl Sağlık Müdürü Dr. Gecekuşu, "Uzun süre güneş altında korunmasız kalınmamalıdır"
25 Temmuz 2025 Cuma - 14:56 Elazığ İl Sağlık Müdürü Dr. Gecekuşu, "Uzun süre güneş altında korunmasız kalınmamalıdır" Vatandaşları aşırı sıcak havalar ve güneş çarpmasına karşı uyaran Elazığ İl Sağlık Müdürü Dr. Emrah Gecekuşu, " Hastaların, doktorunun önerisi doğrultusunda sıvı almaları gerekmektedir. Mide kramplarına neden olabileceği için çok soğuk ve buzlu içecekleri önermediğimiz gibi dışarıda ve açıkta satılan yiyeceklerin tüketiminden kaçınılmalıdır. Uzun süre güneş altında korunmasız kalınmamalıdır" dedi. Elazığ İl Sağlık Müdürü Dr. Emrah Gecekuşu, yaz aylarında yurt genelinde olduğu gibi Elazığ’da da sıcaklıkların giderek artması üzerine vatandaşları sıcak hava ve güneş çarpmasına karşı uyardı. Aşırı sıcakların çeşitli sağlık problemlerine neden olduğunu belirten İl Sağlık Müdürü Dr. Gecekuşu, aşırı sıcaklarda, özellikle dört yaşından küçük çocuklar, gebeler, 65 yaş ve üzeri yaşlılar, şeker, kalp-damar, beyin-damar, hastalığı olanlar, solunum sistemi, karaciğer ve böbrek gibi kronik hastalığı olanların yanı sıra sürekli ilaç kullananlar ve açık alanda çalışanların daha fazla risk altında bulunduklarını ifade etti. "Uzun süre güneş altında korunmasız kalınmamalıdır" Güneş çarpmasının daha çok görüldüğü 10.00 ile 16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmaması gerektiğini vurgulayan Dr. Gecekuşu, " Güneş normalde D vitamini sentezinin ana kaynağıdır. Bağışıklık sistemimiz destekleyen, onun dışında mutluluk hormonunun sentezlenmesine kadar birçok faydası bulunmaktadır. Ancak bu faydalarının yanı sıra uzun süre güneş altında korunmasız kalınmamalıdır. Güneş’e maruz kalmanın uzun vadeli etkiler arasında güneş çarpması, ciddi cilt yanıkları haricinde cilt kanseri riskini de taşımaktadır. Güneş çarpmasına maruz kalmanın başlıca belirtileri halsizlik, bitkinlik, bulantı, kusma, yarım saat dinlenmekle geçmeyen yoğun çarpıntı, baş ağrısı olarak ortaya çıkmaktadır. Bu gibi durumlarla karşılaştığımızda ve özellikle bu kişiler bebek, çocuk ve yaşlı bireyler ise mutlaka acil servise başvurmalarını öneriyoruz. Güneş çarpması beyin ödemi ve ölüme kadar ilerleyebilecek sonuçlar doğurabilmektedir" dedi. "Mide kramplarına neden olabileceği için çok soğuk ve buzlu içecekleri önermiyoruz" Aşırı sıcak havalarda beslenmenin önemine dikkat çeken Gecekuşu, " Terleme ile artan sıvı ve mineral kaybının önlenmesi için her zamankinden daha fazla sıvı tüketilmelidir. Susuzluk hissi olmasa bile her gün en az 2-2,5 litre su tüketilmelidir. Kahvaltıda az yağlı peynirler, zeytin ve taze sebzeler bulunmalı, kafein içeren içecekler yerine de süt, meyve suyu, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çayları tercih edilmelidir. Vücut direncini artırmak ve vücudun yeterli miktarda vitamin ve mineral almasını sağlamak için bol miktarda sebze ve meyve tüketilmelidir. Bunun ile birlikte doktor tarafından sıvı alımı kısıtlanmış veya idrar söktürücü ilaç kullanılması söz konusu olan hastaların da doktorunun önerisi doğrultusunda sıvı almaları gerekmektedir. Mide kramplarına neden olabileceği için çok soğuk ve buzlu içecekleri önermediğimiz gibi dışarıda ve açıkta satılan yiyeceklerin tüketiminden kaçınılmalıdır" şeklinde konuştu.
12 yıldır içtiği sigarayı Sağlıklı Hayat Merkezi desteğiyle bıraktı
25 Temmuz 2025 Cuma - 14:48 12 yıldır içtiği sigarayı Sağlıklı Hayat Merkezi desteğiyle bıraktı Denizli Merkezefendi Sağlıklı Hayat Merkezi Sigara Bırakma Polikliniği’ne başvuran 30 yaşındaki Evren Yılmaz, yıllardır mücadele ettiği sigara bağımlılığından kurtulmayı başardı. Sigara Bırakma Polikliniğindeki multidisipliner yaklaşımla sigarayı bırakan Yılmaz; "Artık kendimi daha sağlıklı hissediyorum, sigara bırakmak isteyenleri Sağlıklı Hayat Merkezlerine davet ediyorum" dedi. 12 yıldır günde bir paket sigara kullanan 30 yaşındaki Evren Yılmaz, Merkezefendi Sağlıklı Hayat Merkezi Sigara Bırakma Polikliniğinden aldığı destekle sigarayı bıraktı. Sigaraya başlama ve bırakma sürecini anlatan Yılmaz; "18 yaşında ergenliğin de verdiği stresle arkadaş ortamında sigaraya başladım. Bu süreçte sigarayı bırakmak istedim ama hep başarısız oldum. 4 ay önce yakınımızın tavsiyesiyle Sağlıklı Hayat Merkezi’ne başvurdum. Bazı tahlil ve tetkikler yapıldıktan sonra nasıl bir yol izleyeceğimizi kararlaştırdık. İlaç tedavisiyle de birlikte sigarayı bıraktım 4 aydır kullanmıyorum. Sigara bırakmak benim hayatımda kırılma noktası oldu. Spora başladım, bedenen ve fiziken zihnim açıldı, eskiye göre daha güzel uyuyorum. Yediğim yiyeceklerde daha çok tat alıyorum. Önceden sigaranın stresimi azalttığını düşünürdüm. Ama şimdi sigaranın varlığının bana daha çok zarar verdiğini anladım" dedi. Merkezefendi Sağlıklı Hayat Merkezi Sigara Bırakma Polikliniğinde görevli Dr. Eylem Küçükebe de sigara bırakma polikliniğinde multidisipliner bir yaklaşımla danışanlara hizmet verdiklerini söyleyerek; "İlk poliklinik başvurusunda tansiyon, kilo ölçümü, karbonmonoksit ölçüm cihazı ile tek bir soluk verme havasındaki CO miktarı belirlenmesi ve akciğer grafiği değerlendirmesi sonucunda bireye özgü ilaç tedavisi uyguluyoruz. Yine bunun yanında danışanımızın ihtiyaçlarına göre Sağlıklı Hayat Merkezimizde çalışan psikologlardan motivasyon arttırıcı görüşme, diyetisyenlerden sağlıklı beslenme eğitimi, fizyoterapistlerden de fiziksel aktivite alışkanlıklarını kazandırmaya yönelik yardım alıyoruz. Tedavide kullandığımız tüm ilaçlar Sağlık Bakanlığımız tarafından ücretsiz olarak bireye verilmektedir. Tütün ve tütün ürünlerinden kurtulmak isteyen tüm vatandaşlarımızı Alo 171 Sağlık Bakanlığı Sigarayı Bırakma Danışma Hattını arayarak randevu alarak Sigara Bırakma Polikliniklerimize bekliyoruz" diye konuştu.
Sağlıklı Hayat Merkezi desteğiyle 30 yıldır tiryakisi olduğu sigarayı bıraktı
25 Temmuz 2025 Cuma - 13:17 Sağlıklı Hayat Merkezi desteğiyle 30 yıldır tiryakisi olduğu sigarayı bıraktı Hemşire Selda Ürtiş, Yalova Sağlıklı Hayat Merkezi desteğiyle 30 yıldır kullandığı ve tiryakisi olduğu sigarayı bıraktı. Toplum Sağlığı Merkezi Eğitim Biriminde görevli Selda Ürtiş, sigara tiryakiliğini 30 yıl sonra bırakabildi. Yalova Sağlıklı Hayat Merkezi’ne başvuran kişileri gördükten sonra, "Ben de bırakabilir miyim" düşüncesiyle Sigara Bırakma Polikliniğine başvurduğunu anlatan Ürtiş, "Doktorumuz ve psikoloğumuz eşliğinde sigarayı aralık ayında bıraktım. Bırakmama sebep tabii ki çocuğum, annem, çevremdeki insanlardı. Acile gelen ya da KOAH krizlerine yakalanarak gelen hastaları düşündüğümde nefes alamamanın ne kadar kötü ve zor bir şey olduğunu düşünerek kendim o KOAH krizinde olmamak için sigarayı bırakmaya karar verdim. Aralık ayında bıraktım" dedi. Günde 1 paket içiyordu Sigaraya liseyi bitirdikten sonra 18 yaşında başladığını anlatan Ürtiş, şöyle konuştu: "Yaklaşık 30 yıldır düzenli olarak günde 1 paket içiyordum. Şimdi daha rahat nefes alıyorum. Merdiven inip çıkarken çok daha rahatım. Çarpıntım, nefes darlığım olmuyor. Sabah daha dinç, dinlenmiş oluyorum. Sigara içtiğimde gerçekten vücudumun oksijen oranının düşmesinden mi, bilmiyorum tam olarak ama sabah kalkarken yataktan yorgun ve bitkin kalkıyordum. Şu anda öyle bir durumum yok. Tabii ki buna en çok sevinen yine oğlum ve annem. Herkesin bırakması için tavsiyede bulunabilirim. Sağlıklı Hayat Merkezine tamamen ücretsiz şekilde randevu alarak gelebilirler." "Gerekirse ilaç tedavisine başlıyoruz" Sigara Bırakma Polikliniği Doktoru Volkan Çiftçi ise verilen hizmet hakkında bilgi verdi. Sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara ücretsiz bir şekilde hizmet verdiklerini belirten Çiftçi, "Burası Yalova Toplum Sağlığı Merkezine bağlı, haftanın her günü mesai saatleri içinde hizmet veren bir birim. Vatandaşlarımız buraya ister aile hekimlerinden direkt randevu alarak ya da Sağlıklı Hayat Merkezimizin telefonlarını arayarak ulaşabilirler. Buraya gelen vatandaşlarımızı öncelikle muayene ediyoruz. Muayene sonucunda kendilerine gerekirse ilaç tedavisine başlıyoruz. Ek olarak psikososyal destek vererek psikoloğumuzla görüşme sağlayıp tedavinin daha etkin bir şekilde yapılmasını sağlıyoruz" diye konuştu. "Sigara bırakmada büyük bir başarı gösterebiliyoruz" Psikolog Aslıhan Meral Bayram da Sigara Bırakma Polikliniğine başvuranlarla psikolojik destek görüşmeleri yaptıklarını belirterek şunları kaydetti: "Motivasyonel görüşme, kişinin sigara bırakma isteklerini değerlendirme, bunu zaman zaman artırmaya yönelik görüşmeler yapıyoruz. Sigara bırakmanın en önemli kısmı aslında sadece nikotin bağımlılığı değil, davranışsal bağımlılık kısmı. Biz bu davranışsal bağımlılığa dair yönlendirmelerde ve önerilerde bulunuyoruz. Gelen danışanın kendi özelinde, nelere dikkat etmesi gerektiği, hayatında sigaranın nasıl bir rol aldığı ve bunu artık nasıl değiştirmesi gerektiğiyle ilgili yönlendirmelerde birlikte yol alıyoruz. Davranışsal bağımlılığı yendiğimizde ve hekimimizin reçete ettiği ilaç doğrultusunda veya yönlendirmeleri doğrultusunda kombine bir çalışmayla sigara bırakmada büyük bir başarı gösterebiliyoruz."
Akdeniz Üniversitesi AMBAUM’dan bağımlılıkla mücadelede yıllık binlerce tedavi
25 Temmuz 2025 Cuma - 13:01 Akdeniz Üniversitesi AMBAUM’dan bağımlılıkla mücadelede yıllık binlerce tedavi Akdeniz Üniversitesi Alkol ve Madde Bağımlılığı Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde (AMBAUM), yıllık yaklaşık 2 bin ayaktan ve 200 yatarak tedavi hizmeti veriliyor. Merkez, psikiyatrik değerlendirme, medikal tedavi, bireysel ve grup terapileri ile aile terapileri gibi hizmetler sunuyor. Ayrıca, tedavi gören hastaların topluma kazandırılması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve İŞKUR ile iş birliği yapılıyor. Merkez, 23 yatak kapasitesine sahip ve 2006 yılından beri hizmet veriyor. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Hastane Başhekimi Prof. Dr. Yıldıray Çete, başhekim yardımcılarıyla birlikte Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Alkol ve Madde Bağımlılığı Araştırma ve Uygulama Merkezi’ni ziyaret ederek bilgi aldı. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’ı, AMBAUM Müdürü Doç. Dr. Burak Kulaksızoğlu ve merkez çalışanları karşıladı. Rektör Özkan, hastalarla ve merkez çalışanlarıyla sohbet etti. Kişileri topluma kazandırmayı amaçlayan bir merkez AMBAUM’da tedavi görenler hakkında ve merkezin kapasitesi ile ilgili bilgiler alan Prof. Dr. Özkan, "AMBAUM alkol ve madde kullanım problemi yaşayan ve tedavi olmak isteyen, bu konudaki problemleri ile ilgili çözüm arayan kişi ve yakınlarının başvurduğu, kişileri topluma kazandırmayı amaçlayan bir merkezimizdir. Akdeniz Üniversitesi’nin en önemli merkezleri arasında yer alıyor. Akdeniz Üniversitesi olarak bağımlılığın nasıl bir hastalık olduğu konusunda toplumun bilgilendirilmesi ve önleyici tedbirlerin alınması, kültür ve toplumsal yapımıza uygun olan tedavi protokolleri geliştirilmesini de merkezimiz aracılığıyla hedefliyoruz" dedi. Yıllık 2 bin ayaktan 200 yatarak arındırma ve tedavi Rektör Özkan, "Merkezimizde sağlanan arındırma hizmetlerinden yararlananların geçmiş yıllar ortalamasına bakıldığında senelik bazda 2 bin ayaktan 200 civarında da yatarak arındırma ve tedavi sayılarına ulaşıldığının bilgisini merkez müdürümüz verdi. Merkezimiz, Akdeniz Üniversitesi akademik birimleri başta olmak üzere diğer sağlık kuruluşları ve kurumlarla iş birliği halinde çalışmalarını sürdürmektedir. Akdeniz Üniversitesi, Antalya Valiliği koordinesinde yürütülen çeşitli etkinliklere birlikte çağımızın en önemli sorunlarından birisi haline gelen bağımlılıkla mücadeleye üst düzey katkı sağlamak için elinden gelenin fazlasını yapmaktadır. Merkezimi tedavi sürecinin yanında hastalarımızın topluma kazandırılması sürecinde de hasta ve ailelerini, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve İŞKUR aracılığıyla kamusal, toplumsal hizmet ve kaynaklara yönlendirmektedir" şeklinde konuştu. 20 yıla yakındır bağımlıları topluma kazandırıyor Alkol ve Madde Bağımlılığı Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin 20 Mayıs 2006 tarihi itibarıyla hizmet vermeye başladığını ifade eden Müdür Doç. Dr. Burak Kulaksızoğlu ise, "Merkezimiz toplam 23 yatak kapasiteli olup; 6’sı ile detoksifikasyon hastalarına medikal tedavi uygulanmakta, 17’si ile erişkin hastalara rehabilitasyon hizmeti verilmektedir. Merkezimizde bulunan iki poliklinikte alkol ve madde kullanıcılarına ayaktan muayene ve tedavi hizmeti verilmektedir. Polikliniklerimizden randevusuz ve başvurulduğu gün hizmet almak mümkündür. Tedavi ekibimiz psikiyatrik değerlendirme ve medikal tedavi; bireysel ve grup terapileri, aile terapileri, bağımlılık danışmanlığı ve gerekli diğer hizmetleri sağlamaktadır" ifadelerini kullandı. Ziyaretin sonunda Alkol ve Madde Bağımlılığı Araştırma ve Uygulama Merkezi çalışanlarıyla toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirildi.
Nilüfer’de halk hastanelerine sahip çıkmak için toplandı
25 Temmuz 2025 Cuma - 12:57 Nilüfer’de halk hastanelerine sahip çıkmak için toplandı Bursa’nın Nilüfer ilçesi, sağlık hizmetlerinde yaşanacak muhtemel bir eksilme nedeniyle endişeli. Fethiye Mahallesi sınırları içinde bulunan Yüksek İhtisas Hastanesi Ek Hizmet Binası’nın kapanacağı yönündeki söylentiler mahalle halkında büyük bir tedirginliğe sebep oldu. Hastanenin kapatılacağı iddiaları üzerine bölge halkı ve sivil toplum kuruluşları, tepkilerini hastane önünde pankart açıp slogan atarak dile getirdi. Yapılan basın açıklamasında söz alan Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın, söz konusu ek binanın uzun yıllardır mahalleliye acil servis, dahiliye polikliniği, cerrahi konsültasyon, laboratuvar ve radyoloji gibi temel sağlık hizmetleri sunduğunu, Fethiye, Işıktepe, Bağlarbaşı, Barış, Cumhuriyet, Esentepe, Ataevler ve İhsaniye gibi mahallelerde binlerce kişinin sağlık hizmetine bu hastaneden ulaştığını vurguladı. Ek hizmet binasının yalnızca fiziksel bir yapı olmadığını, aksine bölge halkı için bir sağlık güvencesi olduğunu belirten Aydın, "Nüfusu artan ve yaş ortalaması yükselen Nilüfer için bu bina çok önemli. Kapatılması durumunda özellikle yaşlılar, kronik hastalar, kadınlar, çocuklar ve hamile bireyler ciddi mağduriyet yaşayacaktır" diye konuştu. Hastane önünde toplanan kalabalık hastaneyi kapatmadan ziyade binanın kadın doğum, çocuk sağlığı gibi eksik branşlarla güçlendirilmesini istedi. Yapılan konuşmalarda, kamuoyunu aydınlatma sorumluluğu olan yöneticilere bu konuda net ve hızlı adım atılması çağrısı yapıldı.